Güney Osetya
Parlamentosu, 1915 olaylarının 'soykırım' olarak kabul edilmesi konusunu gündemine
alacak. Parlamentonun basın
sözcülüğünden bir yetkili Interfax'a yaptığı açıklamada, "1915 olaylarının
'Ermeni soykırımı' olarak tanınması, geçen yıl Güney Osetya parlamentosunda
tartışılmıştı ancak Ermeni diasporasının resmi başvurusu salı günü ulaştı"
dedi.Güney Osetya Parlamentosu'Güney Osetya, 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanıyabilir'
Güney Osetya
Parlamentosu, 1915 olaylarının 'soykırım' olarak kabul edilmesi konusunu gündemine
alacak. Parlamentonun basın
sözcülüğünden bir yetkili Interfax'a yaptığı açıklamada, "1915 olaylarının
'Ermeni soykırımı' olarak tanınması, geçen yıl Güney Osetya parlamentosunda
tartışılmıştı ancak Ermeni diasporasının resmi başvurusu salı günü ulaştı"
dedi.Kazlıçeşme ve Derinin Hikayesi
Öncelikle Kazlı çeşme bir bilgi kirliliğini düzeltelim. Zira bu coğrafyadaki dericilik tarihinde, Kazlı çeşme semtinin çok önemli bir yeri var. “Fatih sahile bakarken kaz gördü, oraya bir çeşme yaptılar, sonra kethüdalara seslenip dericiler gelsin burada tabakhane kursun dedi” diye başlayan hikayeler uydurmadan ibaret… Bilindiği gibi tarihi çeşmenin ön yüzündeki kaz figürü, 2002 yılında bulunduğu yerden tarihi eseri seven meraklı kişilerce çalındı. Kazın söküldüğü yerden yaklaşık bir metrelik bir haç figürünün çıkmasıyla, çeşmenin 7. yüzyılda, yani Bizans döneminde yapıldığı ortaya çıktı...17 yüzyıllarda ki Osmanlı Kayıtlarına göre "İstanbul'a çevre ülkelerden deri- kürk getirip, İstanbul'daki kürkçü esnafına satan 28 kişinin kayıtlı olduğu bunların içinde sadece Hacı Bekir, Hacı Mustafa, Hacı İbrahim isimli tacirler Müslüman olduğu, Geri kalan Maliyeden Müdevver 25 tacir ise gayrimüslim idi. Bu tacirlerin ise, 3 adeti Yahudi olup, geri kalanları Rum ve Ermeni menşeli idi.
RUHANİ MECLİS AÇIKLAMASI
Ruhani Meclisimiz, kadim teamül ve geleneklerimizin bir gereği olarak siyasi ve hukuki konularda fikir beyan etmemektedir. Bu gibi konularda cemaat adına beyanda bulunacak mercilerin yokluğu durumunda Türkiye Ermenileri cemaati adına beyanat verme sorumluluğunu dönemin Patriği üstlenmiştir. Kadasetli Patrik Mesrob II Hazretleri’nin rahatsızlığı nedeniyle, Patrik Genel Vekilliği makamını üstlenmiş olan Başepiskopos Aram Ateşyan bu sorumluluğu deruhte etmektedir. Sayın Patrik Genel Vekilimiz, cemaat vakıflarının bazı yöneticilerinin ve önde gelen hayırsever cemaat mensuplarının talebi üzerine taşıdığı bu sorumluluğun bir tezahürü olarak, Alman parlamentosunun kararına atfen söz konusu mektubu kaleme almış bulunduğu aşikârdır. Patrik Vekilimiz, Patriklik Makamı’nda daha önce hizmet etmiş dini önderleri örnek alarak davranmıştır.Prensip itibarıyla mektubun yazılmasını yerinde bir hareket olarak telakki etmekteyiz. Ancak gelecekte sorumluluk yükünün sadece Patriklik Makamı üzerine bırakılmaması amacıyla bu tarz beyanların bazı hassasiyetler göz önünde bulundurularak geniş bir katılımla yapılacak istişare ile kaleme alınmasının yerinde olacağı kanaatimizi saygıyla belirtiyoruz.
“Türkiye ahalisine Türk ıtlak olunur”
“Türk ulusu ve Kürt milliyeti eşit olamaz” diyen Birgül
Ayman Güler’i hatırlayan var mı? O zaman CHP milletvekiliydi. Artık değil.
Şimdi Aydınlık gazetesinde köşe yazıyor. Şahsen tanışmıyoruz, ama şu anda eski
partisinin başkanı ve pek çok milletvekili kadar, Doğu Perinçek kadar ve tabii
Tayyip Erdoğan kadar öfkeli olduğunu tahmin ediyorum. Hop oturup hop
kalkıyordur zavallı. Almanlara nefret kusuyordur. Öyle olur zaten. Türkiye
siyaset sahnesinde kanlı bıçaklı gibi görünen herkes, Kürt veya Ermeni
sorunları konu olduğunda ansızın kol
kola girer, omuz omuza durur.
Ermeni Soykırımı Michigan okullarının eğitim programına dahil edilecek
ABD Michigan eyaletinin valisi Rick Snyder Soykırım
hakkındaki eğitim HB 4493 yasa tasarısını onayladı. Amerika Ermeni Kongresinden
verilen bilgiye göre yasa tasarısı Ermeni Soykırımı konusunun Michigan
okullarının eğitim programına dahil edilmesini öngörüyor. Rick Snyder “Michigan okullarınn öğrencilerine soykırım
hakkında bilgilendirmek önemlidir, çünkü biz geçmişimizdeki korkunç olaylardan
ders alıp daha hoşgörülü bir toplum yetiştirmeye çalışmalıyız” şeklinde
konuştu.
Ararat’a gömün yüreğimi
Ragıp ZARAKOLU / 1@1.com
Mal sahibi mülk sahibi / Hani bunun ilk sahibi? Eski bir
deyiş. Büyük Ermeni Şairi Şiraz, en güzel şiirlerinden birinde, kalbinin Ararat
Dağı’na gömülmesini dileyen, bir anlamda bir vasiyet bırakmıştı… O vasiyeti
oğlu değil, ama, Raffi Hovannisian o kutsal dağa tırmanarak ve onun kalbini
oraya bizzat gömerek yerine getirdi. Raffi Hovannisian, SSCB çöktükten sonra
anayasal ayrılma hakkını, barışçıl biçimde kullanarak bağımsızlığını ilan eden
Ermenistan Cumhuriyetinin ilk dışişleri bakanıydı…
CHP’li Doğan’dan “Tarihi Yarımada” İçin Öneriler: “Tarihi Bölge Trafikten Arındırılsın”
CHP
İstanbul Milletvekili Selina Doğan, birçok tarihi ve mimari şahesere ev
sahipliği yapan Tarihi Yarımada’nın SOS verdiğini belirterek biran önce önlem
alınmasını istedi. Doğan, bölgede lastik tekerlekli ulaşımın terk edilerek
trafikten arındırılmasını önerdi.Doğan; Roma, Yunan, Bizans ve Osmanlı
mimarilerinin eşsiz örneklerini barındıran Tarihi Yarımada’nın sorunlarını TBMM
Genel Kurul’unda yaptığı konuşmada gündeme getirdi. İstanbul’a her yıl gelen
milyonlarca turistin geldiğini belirten Doğan bu turistlerin yüzde 95’inin
Yenikapı, Unkapanı, Kumkapı, Nişanca, Kapalıçarşı, Sultanahmet ve Eminönü’nü
kapsayan Tarihi Yarımada’yı ziyaret ettiğine dikkat çekti.
Ermeni Soykırımı Tasarısı ve milliyetçiliğin dini
Sibel Schick
Türkiye Başbakanı tarafından 101 sene önce
gerçekleştirilen ve hâlâ tüm boyutları inkâr edilen bir kıyıma yapılan
sıradanlık yakıştırması, kuşkusuz bugün yaşanan ve istikrarlı biçimde inkâr
edilen kıyımı da sıradanlaştırmayı hedefliyor. Geçtiğimiz Perşembe Bundestag,
CDU/CSU, SPD ve Yeşiller Partisi tarafından hazırlanan Ermeni Soykırımı
Tasarısı’nı neredeyse oy birliğiyle kabul etti. Söz konusu tasarının Federal
Meclis’in gündemine gelmesiyle birlikte başlayan tartışmalar sürüyor.
Ortodoksların 50 yıldır hazırlığını yaptığı toplantı Girit'te
Fener Rum Patrikhanesi, Ortodoks Hristiyanların
katılımıyla 19 Haziran'da Girit Adası'nda yapılacak toplantının duyurusunu
yaptı… Elli yılı aşkın süre devam eden bu görüşmelerde tartışılacak konular
belirlenip, toplantının işleyiş şekli de oluşturuldu. Tüm Ortodoks
Hristiyanları ilgilendiren bu toplantının 19-27 Haziran 2016 tarihleri arasında
Girit Adası'nda yapılması kararlaştırıldı. Üçüncü bin yılın bu büyük ve önemli
toplantısına, müstakil (otosefal) Ortodoks Kiliselerin çoğu katılacaktır.
Toplantının koordinasyonunu hiyerarşik olarak birinci olan Ekümenik Patriklik
üstlenmiştir. Bu toplantıya Ekümenik Patrik Bartholomeos riyaset edecektir.
Ayrıca, diğer Hristiyan mezheplerinden gözlemciler de katılacaktır.
Türkiye’de Vatandaşlık Algısı araştırması açıklandı
Sultan Öncü Arslanoğlu
İPM ve KONDA’dan Türkiye’nin vatandaşlık algısı. İstanbul
Politikalar Merkezi (İPM), Denge ve Denetleme Ağı (DDA) ve KONDA işbirliğinde
gerçekleştirilen “Türkiye’de Vatandaşlık Algısı: Eşit Vatandaşlık ve Aktif
Vatandaşlık” araştırmasının ortaya koyduğu çarpıcı bulgular Prof. Fuat Keyman,
Prof. Ayşe Kadıoğlu ve KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır tarafından paylaşıldı.
Patrik Bartholomeos, Ortodoks Kilisesinin Sinod Toplantısı İçin Girit’e Gitti
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ortodoks Kilisesi’nin Kutsal
ve Büyük Sinod Toplantısı’na katılmak üzere özel uçakla Atatürk Havalimanı’ndan
Yunanistan’ın Girit Adası’na gitti. Havalimanında basın mensuplarına
açıklamalarda bulunan Bartholomeos, 50 yıldır hazırlık yaptıkları toplantıyla ilgili
"Hepinize iyi Ramazanlar. Allah dualarınızı, ibadetlerinizi kabul etsin.
Girit Adası’na hareket ediyoruz. Bazı kardeş kiliseler bu toplantıya
katılmayacaklarını bildirdiler. Biz ümit ediyoruz ki son anda kararlarını
değiştirip bu toplantıya katılırlar. Bir sorunları varsa gelsinler orada
konuşsunlar. Ortodoksları temsil edecek olan bu toplantı Hristiyanlar için çok
mühimdir. Asırlardan beri böyle bir toplantı yapamadık. Cenevre’deki
toplantımızda bunu kararlaştırdık. Maalesef 3-4 tanesi gelmeyeceklerini beyan
etti. Mesuliyet onlara aittir. Biz barış, birlik, beraberlik isteyen kiliseyiz.
Biz bu iyi niyetle toplantıya gidiyoruz" dedi.
Asimder'den İspanya Parlamentosuna Teşekkür
Uluslar Arası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği
(ASİMDER) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi İrfan Ermiş, Ermeni
soykırımı iddialarıyla ilgili karar tasarısını ret eden İspanya parlamentosuna
teşekkür etti. (İspanyollar faşistlerin teşekküründen haberdar olsa kim bilir ne
kadar sevinirler, falanjist hatıraları tazelenir. HYETERT)
Katledilişlerinin 101. Yılında Paramaz ve Yoldaşları
Nami Temeltaş
SDHP'nin Merkez Komitesi üyesi olan Paramaz (Madteos
Sarkisyan) ve partinin diğer önde gelen isimlerinin de olduğu 49 kişi
tutuklanır… Tutukluların Divan-ı-Harp'de 17 gün süren yargılanması 10 Mayıs
1915'de başlar ve 27 Mayıs 1915'de sonuçlanır. Yargılama sonucunda, Paramaz’ın
da dâhil olduğu 22 SDHP üyesi, ''Özgür ve bağımsız bir Ermenistan kurma
amacıyla silahlı eylemlerde bulunmak, yabancı devletleri Osmanlı'ya karşı
kışkırtarak, devletin bölünmez bütünlüğüne yönelik tehlikeli planlar yapıp,
Osmanlı halklarından bir kısmının Osmanlı hakimiyetinden ayrılıp kendi başına
devletler yaratma amaçlı, değişik yerlerde alenen ve gizli toplantılar
gerçekleştirmek, basın-yayın yoluyla bu amaçların propagandasını yapmak ve
kışkırtıcı çalışmalar örgütlemekle '' suçlanarak idama cezasına mahkum
edilirler… Paramaz'ı darağacına çıkardılar. İdam sehpasında "Siz, sadece
bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla... Yarın
Ermenilik, ülkenin Doğu'sunda özgür ve sosyalist Ermenistan'ı
selamlayacaktır" diye var gücüyle haykırdı.
Putin, 20 Haziran’da St. Petersburg’da Aliyev ve Sarkisyan’la Karabağ sorununu değerlendirecek
RF devlet başkanı Vladimir Putin 20 Haziran’da St.
Petersburg’da Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları Serj Sarkisyan ve İlham
Aliyev’le müstakil buluşmalar gerçekleştirecek. Daha sonra Karabağ temalı üçlü
buluşma gerçekleşecek.
Gallup: Ermenistanlıların %81.3’ü Türkiye’nin Karabağ çatışmalarını kışkırttığını düşünüyor
“Gallup
International” Ermenistan’da Nisan ayında Karabağ’da meydana gelen çatışmalar
ile ilgili bir anket gerçekleştirdi. Ankete katılanlara “Çatışmaları kim kışkırttı?”
sorulurken, onların yüzde 81.3’ü –“Türkiye”, yüzde 33’ü –“Azerbaycan”, yüzde
17’si –“Rusya”, yüzde 14.5’i –“ABD”, yüzde 1.1’i ise –“Avrupalı ülkeler”
cevabını verdi.
İranlı yetkili: Ermenistan Kuzey-Güney koridorunu bağlayan ülke olabilir
İran’ın Ardabil il eski valisi, Meclis’in Milli Güvenlik
ve dış politikası komisyonun Başkan yardımcısı Mansur Hağiğatpur, Bakü’nün
Ermenistan ile İran arasında vizesiz rejimin kurulmasına gösterdiği sert
tepkiye yanıt verdi. İran “ANAJ” haber ajansının bildirdiğine göre Azerbayacan
milletvekillerinin İran’a yönelik kınamalarını yanıtlayan Hağiğatpur “İran,
Azerbaycan vatandaşları için tek taraflı olarak vize rejimini kaldırırken Azerbaycan
neden aynısını yapmadı? Şimdi de yapmak istemiyor” ifadelerini kullandı.
Ezilen Müslüman, özgürlükçü Batı, anti-emperyalist Putin
Özgür Şen
Dinselleşme bu önemsizleşme nedeniyle gerçek bir
sorundur. Siyasetin ve mücadelenin dinselleştirilmesi, fikirler dünyası ve
toplumsal hayatın dinselleştirilmesi ile el ele gider. Tüm referanslar dinden
yola çıkarak tanımlandığında, cihatçı katillerin baş düşman olarak görüldüğü
bir dünyada ABD meşrulaşmazsa Putin'in Rusyası meşrulaşır… İslamcı çeteler ve
genel olarak dinsel ideoloji, fikirler dünyasında düzenin etrafına örülmüş öyle
bir büyük engel ki, kimse bu engeli aşıp dışarı çıkamıyor. ABD'ye karşıysanız
İslamcı, İslamcılara karşıysanız Amerikancı olabiliyorsunuz. Her ikisine de
karşıysanız Putin'in Rusyası kucak açmış sizi bekliyor ve her durumda bu
düzenin sınırları içinde kalıyorsunuz. Bu karanlığı yaratan düzen, aynı
karanlığın arkasına saklanmayı başarıyor… Ezilen Müslüman, özgürlükçü Batı,
anti-emperyalist Putin... Bu saçmalıklardan çözüm çıkmayacağı artık somut
olarak da görüldü. Bu karanlıktan çıkmamız için etnik veya inanç temelli
kimliklerin siyasetten tamamen tasfiye edilmesi gerekiyor.
Ermeni sporcu Avrupa Gençler Boks Şampiyonasının finalinde
Rusya Federasyonu'nun Anapa şehrinde devam eden Avrupa
Gençler Boks Şampiyonasında Ermeni boksör Gurgen Hovhannisyan (süper ağır
sıklet), Gürcistan'lı rakibini yenerek Finale geçti. Ermenistan Ulusal
Olimpiyat Komitesi'nin resmi sayfasında paylaşılan bilgiye göre Hovhannisyan,
şampiyonluk için finalde Rusya temsilcisi ile yarışacak.
Merhume Ofelya Hambartsumyan, Komitas Panteonuna defnedilecek
Halk sanatçısı Ofelya Hambartsumyan’ın Ayin-i Ruhanisi 15
Haziran’da Erivan Surp Hovhannes Kilisesinde icra edilecek. Sevilen sanatçının
cenaze töreni 16 Haziran’da saat 12:0014:00 arasında Aram Haçaturyan Konser
Salonunda icra edilecek. Merhume Ofelya Hambartsumyan «Komitas» Panteonuna
defnedilecek. Ünlü halk müziği sanatçısı Ofelya Hambartsumyan 13 Haziran sabahı
91 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Bana “Ermeni fahişesi” dediler ! “Erdoğan'da Dahil Tehdit Edenlerin Almanya’ya girişi yasaklansın”
Alman Federal Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen Alman
Bild gazetesine verdiği demecinde "Kim Türkiye'de Almanya'daki bir
milletvekilini tehdit ediyorsa Almanya'ya giriş yasağı verilmeli, buna Erdoğan
da dahil" dedi… Ermeni soykırımı yasa tasarısının Federal Meclis’te
onaylanmasının ardından ölüm tehditleri de aldığını ifade eden Dağdelen, sosyal
medyada kendisine “Ermeni fahişesi” şeklinde hakaret edildiğini söyledi.
Germany’s century-long struggle with the Armenian genocide
By STEFAN IHRIG
A month earlier the socialist parliament member Karl
Liebknecht had submitted a written question to the German chancellor in which
he mentioned that Armenians had been “butchered in the hundred thousands”:
would Germany would do something for the remaining Armenians now? Liebknecht’s
question had come on the heels of a similar request made a few weeks earlier by
the Catholic and Protestant Churches of Germany to the chancellor. He had
replied that Germany would ensure that nobody suffered from persecution on
religious grounds. Political Germany, the Churches and Liebknecht knew that
this answer was an outright rejection. People at the time understood what was
happening not so much as a religious matter, but rather in terms of national or
racial
persecution.When Liebknecht’s question was finally answered in
parliament, it turned into a rather disgraceful performance by Germany’s
parliamentarians… And yet, behind closed doors political Germany knew
Liebknecht was right. Since May 1915 German diplomats in the Ottoman Empire had
bombarded their Constantinople embassy and Berlin with reports of genocide in
progress; many of these diplomats begged their superiors to intervene for the
Armenians, to stop genocide, in vain.
Erdoğan ve Yıldırım’dan Putin ve Medvedev’e Mektup
"Rusya Günü” egemenlik deklarasyonunun 12 Haziran 1992'de
kabul edilmesi nedeniyle kutlanıyor. Sputnik News’ta yer alan habere göre
Erdoğan mektubunda, "Türk halkı adına tüm Rus halkının Rusya Günü'nü
kutluyorum. Ayrıca Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin yakın gelecekte hak
ettiği düzeye gelmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım
ise Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev'e bir mektup yazdı.
Bostancıyan: Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki askeri dengeyi ihlal etti
Miras Partisi milletvekili Zaruhi Bostancıyan, Rusya’nın
Azerbaycan’a 5 milyar Doları aşkın tutarda silah satışı ve bunun devam
edeceğinin resmen açıklanması, 2014 öncesinde Ermeni ve Azeri tarafları
arasında olan askeri dengeyi bozduğunu kaydeden milletvekili ʺGeçtiğimiz yıl
anlaşma imzalanmıştı, buna göre Ermenistan’a güya 200 milyon Dolarlık imtiyazlı
kredi tahsis edilmekteydi. Bu meblağla modern silahlar satın alıp, bozulan
dengeyi düzeltecektik. Ancak bu silahların tedarikinin yapılıp yapılmayacağı
bariz değil.
Rus Ortodoks Kilisesi'nden Fener Rum Patrikhanesi'ne ret
Rusya Ortodoks Kilisesi Dış İlişkiler Başkanı Metropolit
Hilarion, Fener Rum Patrikhanesi'nin başkanlığında Yunanistan'ın Girit
Adası'nda 16 Haziran'da toplanması ve bin yıl aradan sonra ilk kez gerçekleştirilmesi
planlanan Ortodoks Konsili'ne katılmayacaklarını açıkladı. Russia Today'e (RT)
konuşan Hilarion, tüm Ortodoks Hristiyan kiliselerinin liderlerinin bir araya
geleceği tarihi buluşmanın, 14 kiliseden 5'inin çekilmesi nedeniyle ertelenmesi
gerektiğini kaydetti.
Yezidiler Birliği Başkanı: “Karabağ savaşı Ermeniler ile Yezidiler arasında güçlü bir dostluk olduğunu kanıtladı”
Ermeniler ile Yezidiler arasında güçlü bir dostluk olduğu
Karabağ savaşı sırasında bir kez daha kanıtlandı. Bu açıklama Dünya Yezidiler
Birliği Başkanı Aziz Tamoyan’dan geldi. Tamoyan’a göre Karabağ savaşı sırasında
36 Yezidi, bu yılın Nisan ayında meydana gelen 4 günlük savaşı sırasında ise 5
Yezidi asker şehit oldu. Yezidilerin Soykırımının tanınması hakkında yasa
tasarısını değerlendiren Aziz Tamoyan “Önemli bir girişim. Yasa tasarısının
hangi parti tarafından sunulduğu önemli değil.
Almanya'dan Türklere 'soykırım' tehdidi !
Soykırım kararını destekleyen Türk kökenli 11 milletvekiline
yönelik tepkilere karşı Almanya İçişleri Bakanlığı, tepki gösterenleri oturma
izinlerini uzatmamakla tehdit etti… Hristiyan Demokrat Birlik partili İçişleri
Bakanlığı Müsteşarı Günter Krings, Almanya'daki Türklere, 'Türk kökenli Alman
milletvekillerine yönelik kışkırtmalara katılmamaları' çağrısı yaptı. Krings
Rheinische Post gazetesine verdiği demeçte, "Bu şekilde düşünen ve konuşan
kişiler Almanya'ya ve Alman hukuk düzenine entegre olmamış demektir. Tabii ki
bu durum oturma izni ile ilgili kararlarda dikkate alınmalıdır" diye konuştu... Sosyal Demokrat Parti Genel Sekreteri Katarina Barley, Ermeni soykırım
kararının ardından gelen düşmanca tepkilerin demokrasiyi hedef aldığını
belirterek, "Siyasi eylemlerimizde ne şantaja ne de hakarete boyun
eğeriz" dedi.
Garipler Köyü’nde ki tarihi kilise restore edilecek
İlçemize bağlı Garipler köyünde bulunan tarihi kilise
restore edilecek. Yıllarca yöre halkı tarafından hem cami hem de eğitim amaçlı
kullanılan, daha sonra köydeki okulun kapanması ve yeni cami yapılmasıyla kendi
haline bırakılan kilisenin restorasyon çalışmalarına başlanılacağı öğrenildi. Sorgun
Kaymakamı Ali Arslantaş kilisenin, Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulu Müdürlüğü kayıtlarında kültür varlığı olarak yer aldığını ve
yapılan başvurular sonucunda kilisenin restorasyonunun yapılmasına karar
verildiğini belirtti.
İsveçli avukat: ''Almanya’nın Soykırım kararı olumludur, ancak henüz devlet politikası değil''
İsveçli avukat, uluslararası hukuk uzmanı Ove Bring Ermenistan kaynaklı “Panorama.am”e verdiğı
demeçte Bundestag tarafından Ermeni Soykırımının tanınmasını değerlendirdi. Almanya
hükümetinin üst düzey yetkililerin oylamaya katılmaması için üzüntüsünü dile
getiren Bring “Elbette Almanya Parlamentosunun 1915 yılı Ermeni Soykırımını
tanınması çok olumlu bir olay. Ancak, öte taraftan çok açık ki parlamentonun kararı devlet bir
politikaya dönüşmeyecek . Angela Merkel yasa tasarısının oylamasına katılmadı,
dış politikası ise bildiğiniz gibi hükümet değil parlamento belirliyor” dedi.
Papa Ermenistan’da Yerevan, Gümri, Etchmiadzin ve Khor Virap’ı ziyaret edecek
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco 24 -26 Haziran
tarihlerinde Ermenistan’a bir ziyaret gerçekleştirecek. Ziyaret çerçevesinde Yerevan'ın "Zvartnots"
Havalimanında yapılacak resmi karşılama töreninden sonra Papa, Ermenilerin
ruhani merkezi olan Ana Taht Kutsal Ejmiadzin'i ziyaret edecek. 24 Haziran akşamleyin Papa ile Ermenistan Cumhurbaşkanı
Serj Sarkisyan'ın görüşmesi yapılacak. Daha sonra Papa, ülkenin diğer üst düzey
yetkilileriyle de bir araya gelecek. Papa’nın Tüm Ermenileri Katolikosu 2. Garegin ile bir
araya gelmesi, ayrıca Gümri kentini ve Khor Virap kilisesini ziyaret etmesi
bekleniyor.
CHP'li Yılmaz'dan Almanya'ya Tepki, Ermenistan'a Uyarı
CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, TBMM'de
düzenlediği basın toplantısında, son dönemde dış politikada yaşanan gelişmeleri
değerlendirdi. Alman Federal Meclisi'nde onaylanan sözde soykırım kararına sert
tepki gösteren Yılmaz, "Sözde soykırım iddiaları Türkiye'ye karşı bir
şantaj, silah olarak kullanılıyor" dedi. Yılmaz, şunları söyledi:
"Bu, Türkiye'yi sevmeyen çevrelerin sürekli parlamentolarında gündeme
getirdiği, Türkiye'yi hizaya getirmek istedikleri bir şantaj aracıdır.
Ermenistan halkı ile bir sorunumuz yoktur. Bizim sorunumuz soykırım kelimesi
ile. Bize toprak ve tazminat olarak rücu ettirilebilecek uluslararası bir
terminoloji ve sonuçları olan bir terimin bize zorla kabul ettirilmeye
çalışılmasıdır."
Sözde Soykırımı Onayan Almanya’ya İlginç Misilleme Hazırlığı
Kardeş kent protokolü ile Gaziantep'teki bulvara verilen Duisburg adının değiştirilmesi, meclis gündemine alındı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi Haziran Ayı 1. Dönem Toplantısı birinci birleşiminde gündemdeki 70 maddenin görüşülmesinin ardından CHP'li Belediye Meclis Üyesi Mehmet Sucu söz aldı. Sucu, Almanya'nın sözde soykırım kararını onamasının kendisini ve tüm bölge vatandaşlarını derinden üzdüğünü belirterek, Gaziantep'teki Duisburg bulvarının isminin değiştirilmesini istedi.
(:) HYETERT)
Ortak Havuz
Murat Bebiroğlu
Son yıllarda Türkiye Ermenilerin sorunlarıyla ilgili tartışmalarda en sık duyduğum söz “ortak havuz” oldu dersem yanlış olmaz sanırım. Bu söz ne zaman ortaya çıktı, nasıl yayıldı doğrusu bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa ortak havuz sözü var da, ortak havuz sözüyle ne kastedildiğini, nasıl bir cemaat yönetiminden söz edildiğini anlamak kolay değil. Tek bildiğim pek çok hayırsever, yönetici, genç, yaşlı, yazar, çizer ve kanaat önderinin bu konuda anlaşmış gözüktüğü.
Ermenistan’dan Orlando saldırısına kınama
Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, ABD Başkanı Obama’ya
gönderdiği taziye mesajında Orlando saldırısını kınadıklarını açıkladı. Ermenistan
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, ABD’nin Orlando kentindeki ‘Pulse’ adlı gece
kulübünde meydana gelen ve en az 50 insanın hayatını kaybettiği saldırıyı
kınadı. ABD Başkanı Barack Obama’ya taziye mesajı gönderen Ermenistan
Cumhurbaşkanı Sarkisyan, “tahammülsüzlüğün görünürleşerek masum insanların
yaşamına mal olan terör saldırısını esefle kınadıklarını” açıkladı.
CHP’den ’Sözde Soykırım’ Önerisi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, sözde Ermeni
soykırımı konusunda, "Türkiye uzun soluklu bu konuda kurumsal yapılanmaya
gitmedi. Farklı dillerde yayın yapabilecek yayın merkezi oluşturulmalı"
dedi… Yılmaz, "Ben bunu üniversitede olan tartışmalardan öğrendim. Bu
konuyla mücadele edebilmek için bunu öğretmemiz lazım. Bizim ne ile itham
edildiğimizi, niçin haklı olduğumuzu çocuklarımıza öğretmemiz lazım. Münferit
yayınlar çıkıyor. Türkiye uzun soluklu bu konuda kurumsal yapılanmaya gitmedi.
Farklı dillerde yayın yapabilecek yayın merkezi oluşturulmalı. 29 ülke oldu,
bunun sayısı artacak. Amerika'da da 44 eyalet kabul etmiş" dedi…"Türkiye
akıllı yaptırıma geçmeli. Karşı taraftan Türkiye'nin aleyhine adım atıldığı
zaman benim de buna karşılık vermem lazım. Burada bizim akıllı bazı adımlar
atmamız gerekir..."
'Namaz kılmayan hayvandır' sözüne ilk suç duyurusu Bursa'dan
TRT ekranından "Namaz kılmayan hayvandır" diyen
AÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aşkar hakkında suç
duyurusuna bulunuldu. Atılım Akdeniz ve Umut Beyaz, Bursa Cumhuriyet
Başsavcılığı'na başvurarak, Aşkar'ın Türk Ceza Yasası'nın 216 ve 125'inci maddeleri
uyarınca cezalandırılmasını talep etti. (Profesörü buysa gel de olanlara şaşır. HYETERT)
''Ermenistan hazrol! '' inisiyatifinden Ban Ki-Moon’a açık mektup
Bir grup ''Ermenistan hazrol! '' sivil inisiyatifi üyesi
bugün 13 Haziran’da BM Erivan Daimi Temsilciliğine giderek, örgüt Gn. Sekreteri
Ban Ki-Moon’a yazılmış bir mektubu
teslim ettiler. İnisiyatif üyeleri mektupla beraber sundukları görüntü kaydıyla, Azerbaycan Cumhuriyetinin 14 Nisan 2016’da BM
Güvenlik Koseyine (A/70/830-S/2016/346)
mektubuyla Ermenistan’ın agresör olduğuna dair aksi iddialarına rağmen 2 Nisan
tarihinde gerçek agresörün kim olduğunu
gözler önüne serdiler.
Ermeni Barış Gücü personeli Almanya’ya hareket etti
56 kişiden oluşan
Ermeni Barış Gücü personeli, Afganistan’da Uluslararası Güvenlik Destek Kuvvetleri (ISAF) bünyesinde
NATO misyonuna katılım amacıyla 12 Haziran’da Almanya’ya hareket etti.
2016 «Eve gel» programı başladı 42 katılımcıdan 20’si Suriye Ermeni'si
13 Haziran 2016’da «Eve gel» programı 2016 Yılı I. Devre
açılış töreni gerçekleştirildi, törende Diaspora Bakanı Hranuş Hakobyan,
Bakanlık çalışanları ve konuklar da katıldılar. Diaspora Bakanlığından
NEWS.am’e verilen bilgiye göre 2016 yılında 1100 Diasporalı Ermeni genç ve
ergenin yurdu ziyaret etmesi öngörülmekte.
Ermeni yazarla fotoğrafı hakimin başına dert açtı
İsmail Saymaz
İstanbul İstinaf Mahkemesi üyeliğine atanan Hakim Kemal
Şahin’e, bu atama kararından beş gün sonra, Facebook ve Twitter’daki
paylaşımlarından ötürü Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından
soruşturma başlatıldı. Kanıt olarak gösterilen paylaşımlarda; Şahin’in iki kızı
ile birlikte Ermeni yazar Mıgırdiç Magrosyan’ı kitap fuarında ziyaret edip
çektirdiği fotoğraf, Cizre ve Sur’da sivillerin hayatını kaybetmesine, devlete
ve yargı kuruma yönelik eleştiriler yer alıyor.
Nokta Dergisi yazarı Gökhan Özgün, AKP, CHP ve MHP için 'Milli Damar Koalisyonu' ifadelerini kullandı
Nokta Dergisi yazarı Gökhan Özgün, Alman
Parlamentosu'ndan geçen 'Ermeni Soykırımı' tasarısını "siyasi bir
karar" olarak niteleyen bir bildiri yayımlayan AKP, CHP, ve MHP için
"Milli Damar Koalisyonu" ifadesini kullandı. Nokta yazarı Özgün,
partilerden ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan Ermeni olaylarının
siyasileştirildiğine dair yapılan değerlendirmelere ilişkin olarak,
"Hayatta kalmayı başaran Ermenilerin, 100 yıldır yaptığı siyaset
olmasaydı, bugün Ermeni Soykırımı’ndan kimse söz ediyor olmazdı. Bu gerçek
tarihe gömülür, yaşayan bir hakikat olmaktan çıkardı. İnsanlık tarihine geçmez,
sosyolojik bir arkeoloji haline gelirdi" diye yazdı.
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde normalleşme mümkün mü?
Recep Demircan / AjansHaber
Patlak veren uçak krizinin ardından Türkiye, Rusya'ya
olan ihracatını Ermenistan üzerinden yapmaya başladı. Türkiye'ye gelen Ermeni
düşünce kuruluşları bu durumu normalleşme süreci olarak yorumladı. Dağlık
Karabağ bölgesinde tansiyonların artmasının ardından Rusya, Azerbaycan'a silah
satışını artırdı. Düşünce kuruluşları bölgede nihai bir çözüme Türkiye
öncülüğünde ulaşılabileceğinin altını çizdi. Peki, bu yorumlar ne kadar
gerçekçi? Yaşanan krizlere rağmen Türkiye ve Ermenistan arasında bir yumuşama
söz konusu mu? BİLGESAM Rusya, Kafkasya ve Orta Asya Araştırmacısı Elnur
İsmayıl, “Türkiye ile Ermenistan arasındaki ticari verilen resmi açıklamalara
dayanmıyor. İstatistik bir veri olduğu için ciddiye alınacak bir yanı yok.
Türkiye, Azerbaycan’ı ezip tekrardan adım atmaz. Ermeni halkı genel olarak
Türkleri tehlike olarak görüyor. Ermenistan’la Rusya’nın arasının bozulmasında
Sovyet Rusya’ya karşı savaşan bir Ermeni askerinin heykelini Erivan’da
dikilmesi yer alıyor.” İfadelerini kullandı.
Ermenistan, "National Geographic"in daha çok ziyaretçi hak eden ülkeler listesinde
Ünlü "National Geographic" dergisi, dünyanın farklı yerlerinde bulunan
ve daha fazla turist tarafından ziyaret edilmeyi hak eden ülkeler listesini
hazırladı. 10 ülkeden oluşan listede Ermenistan da yerini buldu.
Gazeteci Tara İsabella Burton, Ermenistan hakkında şöyle yazıyor: Ermenistan deyince çoğunlukla ilk akla gelen çatışma olsa
da, bu ülke şuanda gelişen turizme sahip olan gayet rahat ve güvenilir bir
yerdir. Ülkenin, genellikle pek
bilinmeyen doğal ve mimari güzelliklerinin peşinde olan maceracıları çeken köy
turizmi, burada en gelişmiş olan turizm çeşididir.
Serj Tankian Almanya parlamentosunun 11 Türk kökenli milletvekiline teşekkür etti
Dünyaca ünlü “System Of a Down” rock grubunun solisti
Serj Tankian Almanya Bungestag’ın Türk milletvekillerine Ermeni Soykırımı
tanınması lehine oy kullandıkları için teşekkür etti.
Zorunlu Dinsizlik Dersleri
Mehmet Kuzulugil
Mütedeyyin okurun yaşananları anlamasını istiyorum.
Zorunlu din derslerinin, zorunlu din öğretiminin yarattığı acayiplikleri,
ailelerin yaşadığı sorunları, din dersinde öğretmenin anlattıklarından sonra
dehşet içinde eve gelen, ağlayarak annesine o gün kendisine söylenenlerden
sonra nasıl korktuğunu anlatan çocukları...Düşünsenize, zorunlu dinsizlik
dersleri konulmuş. Çocuğunuz bir gün ağlayarak eve geliyor ve derste kendisine
anlatılanları dehşet içinde size aktarıyor. “Anne” diyor, “üst kattaki
komşumuz, başı açık dolaştığı için cehenneme gitmeyecek ve görünen her bir saç
teli ayrı ayrı alev alev yanarak ona tarifsiz acılar çektirmeyecekmiş! Öğretmen
öyle dedi.” Korkunç değil mi!
Ermeni soykırımına Alman katkısı*
Gerçekten de Alman subayları en azından belli bölgelerde
Ermeni soykırımına bizzat katıldılar. Osmanlı Ordusu’nun von Bronsart von Schellendorf tarafından
yönetilen başkomutanlığı, 27 Mayıs 1915’te kararlaştırılan ve tüm Ermenilerin
Suriye çöllerine sürülmesini esas alan tehcir yasasının taslağını hazırladı.
Bazı tarihçiler von Bronsart von Schellendorf’un tehcirlerin ardındaki yönetici
kişi, ‘kafa’, olduğunu iddia ediyorlar. Alman askerleri sadece Ermeni
ayaklanmalarını silah gücüyle bastırmakta görev almadılar… Federal Almanya,
şimdiye kadar Osmanlı İparatorluğu’nda Ermenice konuşan azınlığa soykırım
yapıldığını kabul etmeyi reddetmişti. Nisan 2015’te bile Federal Hükümet sözcüsü,
Cumhurbaşkanı Gauck’un; ‘biz Almanlar olarak Ermeni soykırımında taşıdığımız sorumluluğu,
hatta suçu kabul etmek ve yüzleşmek zorundayız’ sözünü görelileştirerek; ‘
Cumhurbaşkanı’nın sözleri kendini bağlar.’ demişti. Bunun nedeni soykırımın
zaman aşımına uğramayacak bir suç olduğu idi.
Önemli olan Almanya’nın Ermeni soykırımındaki sorumluluğu ve hatta
suçunu kabul etmesi halinde kurbanların tazminat talepleriyle karşı karşıya
kalıp kalmayacağı sorusuydu. Alman hükümeti hangi olay olursa olsun tazminat
ödemekten sürekli olarak kaçındı ama Berlin, hiçbir maliyeti olmayan bağlayıcı
özellik taşımayan kararları almaya her zaman hazırdı!
‘Ermenilerin neden Romanya'da yaşadığını anlamak benim için elzemdi’
Romanyalı foto muhaberi Andrea Tanase’nin ‘Romanya'daki
Ermeniler’ projesi; röportajlar, kitap lansmanları ve fotoğraf sergileriyle
Bükreş, Kaloşvar, Yerevan ve Gümrü'de tanıtıldı. Ülkesindeki Ermeni topluluğun
tarihinde çıktığı yolculuğu, dünden bugüne soykırımın izlerinin belgelendiği
özel bir çalışma hakkında Tanese ile konuştuk.
10 Ermeni aile Halep’ten Kesab’a gitti
Halep'te yaşayan Ermeni 10 aile şehirden ayrılıp
Suriye’deki Ermeni kasabası olan Kesab’a yerleşti. Ailelerin yerleşmesi bir
panik sonucu olmadığı, ailelerin Kesab’da kendi evleri olduğu ve her yaz orada
geçirdikleri vurgulandı.
ABD'deki katliamı IŞİD üstlendi
ABD'de 50 kişinin yaşamını yitirdiği gece kulübü
katliamını IŞİD üstlendi. ABD'nin Florida eyaletinin Orlando kentinde eşcinsellerin
gittiği gece kulübüne düzenlenen saldırıda 50 kişi öldü, 53 kişi yaralandı. Saldırganın
kimliği Afgan asıllı Amerikan vatandaşı Omar Mateen olarak açıklandı. 20
yaşlardaki saldırganın ABD'de silah eğitimi aldığı belirtiliyor. ABD'nin terör
listesinde ismi bulunmadığı kaydedilen Mateen'in saldırı sırasında acil servisi
arayarak IŞİD'e bağlılık yemini ettiği ortaya çıktı. Çok geçmeden saldırının
arkasındaki örgüt de belli oldu. Saldırıyı
terör örgütü IŞİD üstlendi.
Orlando’daki katliamla ilgili Obama’dan açıklama
En az 50 kişinin hayatını kaybettiği Florida eyaletine
bağlı Orlando’daki saldırıyla ilgili ABD Başkanı Barack Obama açıklama yaptı.
Saldırıyı ‘Terör eylemi’ olarak nitelendiren Obama, “Saldırılan yer sadece bir
gece kulübü değildi. Bir topluluğun dayanışma simgesiydi” dedi.
Türk kökenli Alman parlamenterlere polis koruması
Alman parlamentosunun 1915 olaylarını soykırım olarak
nitelendiren tasarıya evet oyu kullandıkları için ağır eleştirilere maruz kalan
Türk kökenli Alman parlamenterlere polis koruması verildi.Alman basınında yer
alan haberlere göre, eleştirilerin tehditlere dönüşmesi üzerine 11 Türk kökenli
vekil yakın koruma ile gezmeye başladı. Parlamenterlere yönelik koruma
kararının federal polis, Berlin polisi, Federal Asayiş Dairesi ve parlamento
polisinin katıldığı güvenlik toplantısında kararlaştırıldığı belirtiliyor.
Little Armenia, New York 4
By Bhavna Patel
Walking through the neighborhood today, you would find it
hard to believe that a few decades ago, Curry Hill went by a different
nickname: Little Armenia… Armenians began to arrive in the state by the
mid-19th century. Many of those who came were educated, paving careers in
business and medicine. Shortly after the 1894-1896 massacres of Armenians by
Sultan Abdul Hamid II in Ottoman Turkey, Armenian immigration to the United
States increased. According to the U.S. Bureau of Immigration figures, from
1899 to 1931, 81,729 Armenian immigrants entered the U.S. From the Hamidian
massacres to the years after the Armenian Genocide, there was a stream of
Armenian immigration to the United States. As with many immigrants during those
years, the first glimpse of their refuge was Ellis Island. Exact numbers from
the influx are difficult to determine. Barry Moreno from the Ellis Island
Immigration Museum says, “Prior to 1899, Armenians would only have been
recorded by their nationality. Thus most of them would have been recorded as
Turkish.” According to the U.S. Bureau of Immigration figures, from 1899 to
1931, 81,729 Armenian immigrants entered the U.S.; seventy percent of whom
entered through Ellis Island at the Port of New York.
Alman Meclisinin Ermeni İddialarına İlişkin Kararı
Türkiye'nin Berlin geçici Maslahatgüzarı Ufuk Gezer,
Ermeni karar tasarısının Alman Meclisi'nde kabul edilmesinin ardından Türkiye
ile Almanya arasındaki mevcut gerginliklerin Almanya'da yaşayan Türk toplumunu
derinden etkilediğini söyledi.Berlin Büyükelçiliği'nde verilen iftar programında konuşan
Gezer, "Türkiye Almanya siyasi ilişkilerinde sıkıntılı bir süreçten
geçiliyor. Mevcut gerginlikler buradaki toplumumuzu derinden etkiliyor.
Özellikle Alman Federal Meclisi'nin 1915 olaylarına ilişkin aldığı son karar,
bu ülkede yaşayan 3 milyon insanımızda büyük hayal kırıklığına yol
açmıştır." dedi.( Demek ki soykırımı kabul eden 11 milletvekiline oy veren
Türk yokmuş. HYETERT)
Ya Ermeniler Sürgün Edilmeseydi?
İbrahim Bekiroğlu / ibratas@gmail.com
Ermeni tehciri menfur ölümleri saymazsak belki de iyi
oldu. Çünkü İttihatçı şahs-ı manevi hâlâ yaşıyor ve tahrip etmeye devam ediyor.
Şayet Anadolu’da birkaç milyon Ermeni yaşasaydı muhtemelen ASALA da faal
olacaktı ve Türkiye ikiye değil birkaç parçaya bölünme riskiyle karşı karşıya
kalacaktı. Çünkü bu ülkede şehide kurşun sıkan teröristleri hapislerde ziyaret
eden muhalefet liderleri ile devletine karşı teröristin önüne siyasi hendekler
kuran muhalefet partileri var. Böyle bir muhalefet Ermenileri de hükümete karşı
kışkırtıp ikinci bir terör cephesi açtırırdı. Geçmişin ve bugünün sorunlarının
müsebbipleri olan İttihatçı/CHP/Cumhuriyetçi/laik kesim habis ur gibi hem
sağlıklı hücrelere zarar veriyor, hem de vücutta diğer hastalıkları tetikliyor.
Ur yerinde durduğu sürece bir hastalığı iyileştirdiniz mi diğer biri başlar.
100 yıl önce Ermeni meselesi vardı, bugün Kürt meselesi. Değişmeyen tek şey
kendini asrına sabitleyen İttihatçı zihniyet.
İslam karşıtı, gayrimüslim sevdalısı CHP
İslam esaslarına ve kutsallarımıza bulduğu her fırsatta
saldıran CHP zihniyeti, söz konusu gayrimüslimler olunca tavrı değişiyor.
Sosyal medya hesabından Edirne'ye iftar çadırı kurmayacaklarını söyleyerek
mübarek ramazan ayına bile tahammüllerinin olmadığını gösteren Edirne Belediye
Başkanı Gürkan, Yahudi ve Hristiyanlara saygıda kusur etmiyor. CHP'nin İslâm'a mesafeli, gayrimüslimlere sevdalı genleri
Edirne'de depreşti. Bulgaristan'da Hristiyan motiflerinin yer aldığı haçlı
tablonun önünde el pençe divan duran, Edirne'de sinagogda nikah kıymak isteyen
Yahudilerin ayağına kadar giderek törenlerine katılan CHP'li Edirne Belediye
Başkanı Recep Gürkan, Müslümanlara iftar çadırını dahi çok görüyor. Gürkan,
mübarek Ramazan ayında Twitter'da takipçileriyle rakı muhabbetleri yapmaktan da
kaçınmıyor.
Bazen özür dilemek de bir erdemdir
Tarihler 7 Aralık 1970’i gösteriyordu. Bu tarih, Batı
Almanya Başbakanı Willy Brandt’in,Varşova Gettosu Anıtı’nın önünde diz çöktüğü
ve özür dilediği tarih idi. Brandt, Yahudi Soykırımı için özür dilemişti.
Brandt’in yaptığı sadece çevresindekileri değil o gün tüm dünyayı şaşırtıyordu.
Brandt çok önemli bir adım atmıştı. Brandt’tan sonra bazı ülkeler ve devlet
başkanları, siyasetçileri; geçmişleriyle yüzleşmeye ve geçmişte yapılanlar
yüzünden mağdurlardan özür dilemeye başlamıştı.
https://youtu.be/QTHft_6HjpA
Talat Paşa Komitesi soykırım yalanına karşı yeni yol haritası belirledi
Talat Paşa Komitesi, Almanya Federal Meclisi’nin 1915
olaylarını soykırım olarak kabul etmesine karşı mücadele etme kararı aldı.
Komite yol haritasını belirlemek için toplandı. Komite Başkanı İsmail Hakkı
Pekin, sözde Ermeni soykırım iddialarına karşı mücadele için iki yol
belirlediklerini söyledi. Pekin, “Hem tarihi aydınlatmalıyız hem de siyasi
çabaları artırmalıyız” dedi. (http://hyetert.blogspot.com/2016/06/ermeni-soykrm-iddialarna-kars-ckmay-suc.html#more HYETERT)
Beş Kiliseler'den Azis Sarkis de yok olmak üzere
Kars'ın Digor ilçesinde Beş Kiliseler olarak adlandırılan
tamamı kubbeli ve kesme taştan yapılmış Aziz Karapet, Meryem Ana (Surp
Astvatsatzin), Aziz Krikor ve Aziz Stefanos kiliseleri bakımsızlık ve
ilgisizlik nedeniyle tamamen yok olurken, Beş Kiliseler'den geriye kalan son
kilise olan Aziz Sarkis Kilisesi'de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İlçeye
5 kilometre uzaklıkta bulunan bir vadide üç kaya çıkıntısı üzerine kurulu Beş
Kiliseler'den günümüze kadar kalmayı başaran Aziz Sarkis Kilisesi, hazine
avcılarının talanı ve yetkililerin ilgisizliği nedeniyle kaderine terk edildi.
Gündeliğe sızıp yüzleşmeye mecbur eden tökezleme taşları
Yazar: Osman Oğuz
Bizim memleketin dört bir yanı da, katledilmiş veya
sürgüne yollanmış Ermenilerin, Rumların, Êzîdîlerin, Süryanilerin ve başka
gayrimüslim halkların hatıralarıyla dolu. Şu günlerde birçok kentin övünerek
“turistik mekâna” dönüştürdüğü, “Antep Evi” gibi tarihi görmezden gelen
isimlerle broşürlere taşıdığı mekânlar, bu halkların artlarında bıraktığı
mirastan başkası değil… Oysa mutfağından zanaatlarına, taş oymacılığından kent
planlamasına kadar birçok şehrin kültürü, başka halkların etkisi bugüne uzanan
katkılarıyla dolu. “Köyümüzün eski adı” diye andığımız, Kürtçe veya Türkçe
sandığımız isimlerin çoğunun Ermenice veya Rumca olduğunu da uzun süredir
öğrenmiş bulunuyoruz. İnsan, komşularıyla birlikte bir kültür inşa etmekten,
renklilikten, dayanışmadan utanır mı? Tarihindeki “birlikte yaşam” pratiklerini
dahi gizleyip saklamaya çalışır mı? Evvelde birlikte yaşadığı halkların adını
küfre dönüştürür mü? Eğer “günahla yüzleşme” konusunda tek bir adım atılmamış
ve günahlar işlendiği tazeliğiyle bugüne ulaştırılmışsa, evet… Ne de olsa,
siyasi hasımlarına “Ermeni”, “Alevi”, “Zerdüşt” gibi siyasal bir odağı değil
doğrudan bir halkı işaret eden ithamlarla “küfrettiğine” inanan bir reisin
cumhuruyuz!
Soykırımlara tepki insan olmaya çağrıdır
Faik Akçay- Aydınlanma
Ermeni Soykırımı sürecinde, Osmanlı İmparatorluğu’nda
yaşayan Ermenilerle ilgili bazı sayısal veriler şöyledir: “Uygulama sonucunda,
operasyonun beyni Talat Paşa’nın özel defterinde 972 bin 246 Ermeni’nin o ana
kadarki topraklarından koparıldığını göstermektedir. 1911 yılında 1 milyon 256
bin 403 olan Osmanlı Ermenileri’nin kayıtlı nüfusu, tehcir sonrası 284 bin 157’ye
düşürülmüştür.”(1)
Ermeni asıllı Türk vatandaşları, Kayseri'deki kilisede düzenlenen ayine katıldı
Ermeni asıllı (Ermeni demek istiyor kendince HYETERT) Türk vatandaşları, Kayseri'deki tarihi Surp
Krikor Lusavoriç Kilisesi'nde ayin yaptı. Caferbey Mahallesi'nde bulunan
kilisedeki ayine, Beyoğlu Ermeni Kilisesi Başpapazı Miron Ayvazyan ile
İstanbul'dan gelen 50 Ermeni asıllı Türk vatandaşı katıldı. Yaklaşık 2 saat
süren ayinde, bir çocuğun vaftiz töreni de gerçekleştirildi.Uzman: Halep, Suriye Ermenilerinden kurtulmak için Türkiye’nin emriyle bombalanıyor
Arabist Armen Petrosyan, “ Niçin aynı Cebet
El-Nusra, gene IŞİD’e karşı savaşan
Suriye hükümet güçlerine karşı savaşıyor. Türkiye’nin onlara yardım ettiği
barizdir″ dedi. Türkiye’nin Suriye Ermenilerinden kurtulmayı arzuladığını
kaydeden uzman, Mayıs sonunda Ermeni mahallelerine yönelik yeni operasyonlara
teşebbüs edilmesine dikkat çekti.













































