Etiketler

Kazı çalışmalarında 7 yıl geride kaldı

Sinop'ta yer alan Balatlar Kilisesi'ndeki arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarının bu sezon 7. yılını tamamlamak üzere olduğu bildirildi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Balatlar Kilisesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Gülgün Köroğlu, yaptığı açıklamada, Bizans döneminden kalma Balatlar Kilisesi'ndeki kazı ve restorasyon çalışmalarında bu sezon 20 kişilik ekibin yer aldığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2010 yılında başlayan çalışmaların bu yıl yedinci yılını doldurduğunu belirten Köroğlu, "Bu sezon 9 Temmuz'da başladığımız çalışmalar Eylül ayı sonuna kadar devam edecek.

Fransa'da Katalan Azınlık Protesto Gösterisi Düzenledi

Fransa'nın güneybatısındaki Perpignan kentinde Katalan azınlık üyeleri, kültürel miraslarının daha iyi korunması talebiyle protesto yürüyüşü düzenledi. Katalanların geleneksel kostümleri ve bayrakları ile kent merkezinde düzenlediği gösteriye yaklaşık 10 bin kişi katıldı… İspanya'daki Katalanlar, İspanya'dan ayrı özel devlet kurmak isterken Fransa'da sayıları 450 bini bulan Katalanlar, sadece kültürel miraslarının daha iyi korunmasını ve yaşadıkları bölgenin Katalan bölgesi olarak ilan edilmesini talep ediyor.

Anadolu`nun Fransız Çocuğu... Charles Aznavur...

O, Anadolu’nun çocuğu olarak Fransa’da doğan bir elit, sanatçı ve aktivist. Ermeni Asıllı Fransız Elit... Aznavour.
Mişa Aznavuryan Gürcistan'dan Fransa'ya göç etmiş bir şarkıcıydı. Aynı yıllarda Türkiye'den, Adapazarı'ndan da bir kadın Fransa'ya gitmek zorunda kalıyordu. Fransa'nın önemli oyuncularından Şahnur Varinag kısa zaman sonra Mişa ile evlendi. Bu iki Ermeni asıllı sanatçının 1924 yılının ilkbaharında oğulları dünyaya geldi. Çocuğa ‘Chales' adını verdiler.

28 Şubat ruhu hortlatılıyor

Nagehan Alçı / nagehan.alci@milliyet.com.tr
Türkiye’de 2011 öncesinde berbat bir askeri vesayet rejimi vardı. Batılı akademik literatürde buna Kemalist rejim dönemi deniyor ama Atatürk hakkındaki hassasiyet sebebiyle bizler buna Kemalizm demeyelim. Arada düz şekilde öyle diyerek hata yapıyoruz. Buna gerek yok. Atatürk’ün ortak bir değerimiz olarak kalmasına kimsenin itirazı yok. Fakat 2011 öncesinin askeri vesayet rejiminin suçları da örtülemez. Bu vesayet rejiminde bazen sağ darbeciler, bazen sol darbeciler egemen oldu ama bunların hepsi Kemalizm maskesi altında hareket eden alçak vesayetçilerdi. Bu rejim gayrimüslimlere, Alevilere, Kürtlere ve Sünni dindarlara büyük zulüm yaptı.  Elbette bu zulümler nüfus oranlarına göre değişiyordu. En küçük azınlık olan gayrimüslimler toptan imha edildi. Kürtler inkâr ve asimilasyon politikalarından geçirildi. Aleviler büyük katliamlar yaşadı. Toplumun büyük çoğunluğu olan Sünni dindarlara toplu katliam yapılamadı çünkü zaten bu kesim kahir ekseriyet idi. Öyle bir toplu katliam durumunda zaten rejim çoktan yıkılırdı. Ama İskilipli Atıf Hoca gibi cinayetler yaşandı. Genel olarak dindarları zorla laikleştirme politikaları izlendi ve bu da büyük zulümdü.

Smithsonian Institution to propagate Armenia history around the world

MassisPost -- Molly Fannon, Director of International Relations at Smithsonian Institution in Washington D.C., speaking to the Voice of America Armenian service, said Armenia has a rich culture. In her view, however, this is not only the cultural masterpieces, but the people’s lifestyle, oral stories, dance, and food. The Smithsonian Institution studies Armenia’s ancient and rich culture, and endeavors to preserve it and convey to the world. To this end, the Smithsonian Institution has launched the “My Armenia” project, with US government funding and in collaboration with the Government of Armenia.

11 Eylül saldırısının 15. yıldönümü

ABD'de 11 Eylül saldırılarının 15. yıldönümü anılıyor. ABD tarihinin en büyük terör saldırısı olan 11 Eylül'ün kurbanları, 15. yıldönümünde anıldı. Başta New York olmak üzere ülkenin pek çok yerinde törenler düzenlendi. El Kaide'nin 11 Eylül 2001'de New York'taki Dünya Ticaret Merkezi (İkiz Kuleler) ile ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'a yönelik terör saldırılarında hayatını kaybedenler anıldı. New York'taki tören, ilk uçağın İkiz Kuleler'e çarptığı saat olan sabah 08.46'da bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Törende, saldırılarda hayatını kaybeden 2 bin 900'den fazla kişinin isimleri yakınları tarafından okundu. Kurbanların adlarının yazıldığı anıt alanına gelen yakınları, anıta çiçek bıraktı.

Malumun ilanı: 28 belediye başkanının yerine KHK ile kayyum atandı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, cuma günkü konuşmasında ‘sinyalini’ verdiği ‘Belediyelere kayyum ataması’ bu sabah gerçekleşti ve görevlerinden alınan 28 belediyle başkanının yerine atamalar yapıldı. AA’nın duyurduğu habere göre İçişleri Bakanlığı, PKK-KCK ve ‘FETÖ’ye yardım ve destek verdiği gerekçesiyle, haklarında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında görevden alınan 28 belediye başkanının yerine kanun hükmünde kararname gereği 28 kişiyi görevlendirdi. Bu kişiler sabah 09.00 itibariyle görevlerine başladı.

Gülenizm, Kemalizm’in çocuğudur!

Yusuf Kaplan
Yazının sonunda söyleyeceğim şeyi başında söyleyeyim: Gülenizm, İslâm'ı dönüştürme projesidir ve Kemalizm'in çocuğudur. Kemalizm, Gülenizm'e 40 yıl boyunca “can” verdi; Gülenizm ise, Kemalizm'e kan veriyor, önünü açıyor şimdi... Kemalizm, toplumu sekülerleştirme projesiydi. Bu toplumun bin yıl boyunca dünya tarihini yapmasını mümkün kılan İslâmî iddialarını terketme, inkâr etme fikri. Kemalistler-laikler, buna çağdaşlaşma projesi, diye geldiler. Oysa bu, ağdaşlaşma'yla sonuçlanacaktı kaçınılmaz olarak. Olmayacak duaya amin demekti bu! Köksüz ağaç meyve vermezdi, çünkü! Gülenizm ile Kemalizm'in yolu tam bu noktada kesişiyor: Gülenizm, İslâm'ı protestanlaştırarak dönüştürme, direnç noktalarını kırma, ruhunu yok etme, küresel sisteme boyun eğdirme projesidir ve Kemalizm'in çocuğudur. Kemalizm ile Gülenizm arasındaki tek fark şu: Kemalizm, (tıpkı Gülenizm gibi takiyyenin en büyüğünü yaparak) irticayı yok etmeye çalıştığını söyledi onyıllarca. Asıl hedefi, bu toplumu tepeden tırnağa laikleştirmek ve ülkenin İslâmî iddialar üzerinden yeni bir medeniyet yolculuğuna soyunmasının önünü tıkamaktı. Özetle, irtica takiyyesi yapsa da, Kemalizm, doğrudan İslâm'ı devre dışı bırakmayı hedeflemişti. Tutmadı. Püskürtüldü bu proje. Gülenizm ise, İslâm'ı içerden dönüştürme projesi. Bu da tutmayacak ve püskürtülecek inşallah. (!!!! HYETERT)

Armenian National Archives has digitized one million documents

Arka -- More than one million documents kept at the National Archives of Armenia have been digitized since 2010, the director of the establishment Amatuni Virabyan said. “Digitization not only ensures the safety of documents, but also accelerates the acquisition of necessary information by citizens. The National Archives have 350 million documents, and most important of them are first
to be digitized,” Virabyan said. According to him, they are death and birth certificates, documents relating to the history of the First Republic of Armenia, the Armenian Genocide of 1915, the
history of settlements and others. He said in the future the necessary information will be available online.

Türkiye’de Ermeni Soykırımının inkar safhaları

Lilit Gasparyan / Ermenistan editörü
Lilit Gasparyan bu makalede inkar safhalarını ve Türk yetkililerin Ermeni Soykırımını inkar etme konusunda başvurdukları stratejilerin farklı dönemlerde uğradığı önemli değişiklikleri ve ilgili hususları ele alıyor. O dönemlerden dördünün altını çiziyor: 1920’ler – “Böyle bir şey asla olmadı’, 1960’lar – “Biz kimseyi katletmedik”, 1970’ler ve 80’ler - “İhanete uğradık”, 2000’ler – “Savaş koşulları”, “Adil hafıza”, “Ortak acı”. Lilit Gasparyan’a göre, Türk inkarcılığı her ne kadar da coğrafik, tarihsel ya da toplumsal açıdan değişikliklere uğramış olsa da, yüz yıldır aktif ya da pasif bir şekilde varlığını sürdürmeye hep devam etti. Türkiye’de mevcut inkarcı politikayı iki kelimeyle şöyle özetlenebilir ‘değişemeyen değişim’.

Dink cinayeti ve özlenen hakikat…

Sevgili ağabeyim Hrant Dink’in katlinin üzerinden dokuz yıl geçti, onuncu yılına doğru ilerliyoruz. O günü hayatımın sonuna kadar hiç unutmayacağım. Anne ve babamın ölümünden daha fazla beni sarsmış, hayatımız adeta kararmıştı. Aslında bu cinayet benim hayatımın da kırılması olmuştu. O zaman şöyle düşündüm; ya bu cinayet ve tüm faili meçhuller aydınlanacak, bu ülke gerçekten şeffaf bir demokrasi olacak ya da ben ülkemle ilgili ümitlerimi tamamen kaybedecektim… Türkiye’nin eski derin devletinin yerini almaya, yeni derin devleti olmayan çalışan FETÖ’nün bu cinayetteki rolü gün be gün ortaya çıkıyor. Melih Altınok’un dediği gibi “Katil istedikleri kişi(ler) çıkmayınca sessizliğe bürünenlerden” olmadığımıza göre, gazetemizin ulaştığı son görüntülerle birlikte, eğer Hrant’ın paraziti değil, onun dostu olunacaksa ortalığı birbirine katmamız gerekiyor.

Ermeni Soykırımı’nı anlatan “The Promise” filminin fragmanı yayınlandı

Ermeni Soykırımı’nı konu alan “The Promise” (Söz) filminin ilk fragmanı, Toronto Film Festivali'nde 11 Eylül'de yapılacak prömiyerinden önce yayınlandı. Filmde başrolleri iki yıldız isim Oscar Isaac ile Christian Bale paylaşıyor. “Survival Pictures” tarafından yapımcılığı üstlenilen “The Promise” (Söz) filminin yönetmenliğini Hotel Rwanda filmiyle en iyi yönetmen Oscar’ını alan Terry George yapmış.
https://www.youtube.com/watch?v=zwut1DUXaZc

Ukrayna’nın Vinnitsa kentinde Ermeni Soykırımı Haçkar Anıtı açıldı

Analitikaua’nın verdiği habere göre, Surb Harutyun Kilisesi yakınına yerleştirilen Haçkar Anıtın açılış ve meshi Ermeni Apostolik Kilisesi Ukrayna Diyakozluğu ruhani önderi Piskopos Markos Hovhannsyan riyasetinde icra edildi. Ukrayna Ermenileri Birliği (UEB) İcra Direktörü Davit Mkrtiçyan açılış töreninde kent yönetimi, Ortodoks Kilise, UEB, Vinnitsa ve ülkenin diğer yöreleri Ermeni toplumu ve yöre ulusal azınlık temsilcilerinin de hazır bulunduğunu ifade etti.

Ermenistan'da düzenlenen “Aurora” İnsanlık Ödülü'ne 66 ülkeden 558 başvuru yapıldı

2017 yılında düzenlenecek “Aurora” İnsanlık Ödülü'ne (Aurora Prize for Awakening Humanity) aday gösterme süresi sona erdi. “Aurora” İnsanlık Ödülünün resmi sitesinde yapılan açıklamaya göre 1 Temmuz-9 Eylül tarihleri arasında 13 dilde 558 başvuru alındı… İsmini, 1915 Ermeni Soykırımı’nda akrabalarının öldürülüşüne tanık olan ve kendisi mucize eseri sağ olarak kurtulan Aurora Mardiganian’dan alan Aurora Ödülü, ilk kez Ermeni Soykırımının anma günü olan 24 Nisan 2016'te  Ermenistan başkenti Yerevan'da düzenlendi. Ödül, olağanüstü zor koşullar altında insanlık için mücadele edenlere veriliyor.

İzmir'li Dostlara Davettir !

11 Eylül 2016 İzmir Mezopotamya Kültür Merkezi'nde  Saat 14- 17 arasında ISHAK KARAKAŞ kitabını imzalayacaktır. İmza öncesinde kısa bir söyleşi de olacak. Yazar İSHAK KARAKAŞ, kitabının gelirini ROJAVA DERNEĞİNİ'NİN Kardeş Aile Kampanyası'na bağışlayacaktır bu yüzden katılım önemlidir.

Gökçek'ten bir kez daha İstanbul'da suni deprem iddiası

Ankara Büyükşehir Başkanı, Twitter hesabından "Ekonomimizi çökertmek için dış güçler İstanbul'da suni bir deprem planlıyor. Dünya bilsin. Ülkemizdeki pek çok yabancı ülke sismik araştırmalar yapıyor... Acil önlem olarak Marmara'da tüm yabancı ülkelerin sismik araştırma yapması ve denizaltıların geçişlerinin yasaklanması gerekiyor" yazdı. (Vay kez kağak... HYETERT)

Perinçek haddini aştı: Abdülhamit'in kaderini paylaşacaksınız!

Vatan Partisi’nin Maocu Genel Başkanı Doğu Perinçek fabrika ayarlarına döndü. “Milli Hükümet kurulacak” diyerek AK Parti’yi tehdit eden Perinçek, Silivri Cezaevi çıkışında “Bütün cemaatlerin kökünü kazıyacağız” dedi. Perinçek, köşe yazısında ise “Göreceksiniz, hepsi Abdülhamit’in kaderini paylaşacaktır” ifadesini kullandı. Perinçek’in kaos peşinde olduğu belirtiliyor. (Bu da aklınca bu ortamdan yararlanmak, pay almak istiyor. Cümbüşe bak. HYETERT)

Eduard Şarmazanov ve beraberindeki heyet Uruguay’lı Ermenilerle buluştu

Çalışma ziyareti çerçevesinde Uruguay Doğu Cumhuriyetinde bulunan Ermenistan Millet Meclisi Başkan yardımcısı  ve Ermenistan-Uruguay Parlamento Dostluk Başkanı Eduard Şarmazanov ve beraberindeki heyet 8 Eylül’de Montevideo «Armenia» Meydanını ziyaret ettiler ve Ermeni Soykırımı Haçkar Anıtına çiçekler bıraktılar.

Yayınlanmamış bölümleriyle kirli bir tarih!

Umur Talu / utalu@htgazete.com.tr
2007 yılındaki Hrant Dink Suikastı’nın 2016 yılında “ilk kez yayınlanan görüntüleri” ortaya çıktı. 9 yıl da değil; 9 yıl 7 ay sonra. Birinde, suikast gününden önce, “6 Jandarma İstihbarat elemanı”nın “muhtemel olay yeri”nde keşif yaptıkları ortaya çıkıyor. Yıllar yıllar önce, ömrü uzun olsun, çok çalışkan bir polis muhabirimiz vardı; sabahları Emniyet’i, karakolları arar “olması muhtemel olaylar”ı sorardı. Anlaşılan bu elemanlar daha da çalışkan. Çünkü cinayetten önce cinayet mahallindeler! İkinci görüntüde “Polis-Jandarma işbirliği”nin seçkin örneklerinden biri var: Bu kez suikasttan sonra, yani bir insan, bir gazeteci öldürülmüşken, “katili” aralarına almışlar, fotoğraf, video “çekiniyor”lar. Bir şeyden çekindikleri yok. “Aslanım benim, aferin oğlum, hadi poz ver, cebindeki bayrağı da çıkart” diye, aşırı keyifli bir gün idrak ediyorlar. Çünkü onlar için bir insan, bir gazeteci öldürülmemiş sanki; “bir Ermeni öldürülmüş!”

15 Temmuz'dan bir gün önce kritik mesajlar

15 Temmuz darbe girişiminden bir gün önce “nifaksavar” isimli kullanıcının attığı mesajlar dikkat çekti. Twitter’daki “nifaksavar” isimli kullanıcının 15 Temmuz darbe girişiminden bir gün önce attığı mesajlar dikkat çekti. Söz konusu hesabın darbe girişiminden önceden haberdar olduğu fark edildi. Cemaat’e yakın olduğu belli olan “Nifaksavar” adlı hesaptan, 14 Temmuz’da şu mesajların yazıldığı ortaya çıktı: “Rte kilicdaroglu bahceli perincek hepsi pakrodin. Pakrodin cetesinin ele geciremedigi bir tsk kaldi onumuzdeki gunler Tsk insiyatif alacak.” (Bu gidişle Yahudi ya da Ermeni olmayan lider kalmayacak Türkiye’de :) HYETERT)

Kerkorian’s movie on Genocide screened at Toronto International Film Festival

ARMEDIA -- ''The Promise'', the Armenian Genocide-themed feature produced by Kirk Kerkorian’s Survival Pictures will have its world premiere at the Toronto International Film Festival in September, PanArmenian reports. ''The Promise'' will be featured as one of the event’s coveted opening weekend galas on September 11. The film, which hails from award-winning director of ''Hotel Rwanda,'' Terry George, stars Golden Globe winner Oscar Issac, Academy Award winning actor Christian Bale and Charlotte Le Bon in the lead.

Assemblymember Adrin Nazarian to be Named 2016 Legislator of the Year at ANCA-WR Annual Gala

The Armenian National Committee of America - Western Region announced earlier today that Assemblymember Adrin Nazarian will be honored with the 2016 ANCA-WR Legislator of the Year Award in recognition of his unwavering and strong leadership in the California State Legislature and ongoing commitment to passionately defending and advancing issues critical to Armenians worldwide. Nazarian will accept the award at the Gala Banquet on Sunday, October 16 at the Westin Bonaventure Hotel in Downtown Los Angeles.

61 yıl önce bugündü..

6, 7 Eylül'ün yıl dönümünde 61 yıl önce basın olayları işte böyle görmüştü. 1950’li yılların ortalarında Türkiye’nin önemli gündemlerinden biri Kıbrıs meselesi idi. Rum çeteleri Adada Türklere karşı terör eylemelerine girişmesi ve bu haberlerin basında yer alması ile Türk halkında Kıbrıs hassasiyeti hızla artmaktaydı.İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesinin Kıbrıs’ta yaşananlara karşı herhangi bir tepki göstermemesi ve bu konunun gazetelerde sıkça işlenmesi hatta Kıbrıs’taki teröre destek olduğu yolundaki yayınlar ise ülkedeki atmosferi gitgide ağırlaştırıyordu. Gazetelerde çıkan yazı ve haberlerde kimi zaman satır aralarında kimi zaman ise açıktan azınlık vatandaşları hain olarak gösteren değerlendirmeler yapılıyordu.

6-7 Eylül tarihimizde solmuş bir sayfa değil, hala canlı…

Murat Sevinç
Hrant Dink’in katledilmesine dair yeni görüntülerin yayınlanmasından, bir gün sonra. Geçenlerde telefonlaştığım, sayıp sevdiğim Ermeni kökenli büyüğüm, sohbetin bir yerinde şunu anlattı: Yazlıkta, havuzdan çıkmış evine gelen bir tanışına (o da Ermeni) “Bu havuza biz de girebiliyor muyuz?” diye sormuş birileri. Kadın “Tabii ki” diye yanıtlayınca, o birileri “Yakında yalnızca biz gireceğiz, merak etmeyin!” deyivermiş. Bunu anlatan insan, “Alışığız böyle laflara, pek aldırmıyoruz” diye de ekledi. Biliyorum alışık olduklarını, affedersiniz Gayrimüslimlerin. Altmış bir yıl önce, 1955 yılının 6 ve 7 Eylül günlerinde Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en yüz kızartıcı olaylarından birini yaşadı.

Hrant Dink cinayeti Ermenileri kullanarak planlanmış

Murat kelkitlioğlu Hrant Dink suikastı tetikçisi Ogün Samast'ın daha önce hiç yayınlanmamış görüntülerini 24'te değerlendirdi. Kelkitlioğlu, Fethullahçı Terör Örgütü ile Ermeni Diasporasının arasında inanılmaz bir organik bağ vardır dedi... Hrand Dink cinayetinde FETÖ önümüzdeki günlerde çıkacaktır. FETÖ-Ermeni Diasporası çok nettir. Hrand bu toprakların insanıydı Hrand Dink üzerinden Ermenileri de kullanarak Türkiye içerinde bir kaos ortamı oluşturmak amacıyla planlanmış FETÖ- Ermeni Diasporası planlarından bir tanesidir. Çok iddialı söylüyorum önümüzdeki günlerde göreceksiniz, bir kaç ay içerisinde bütün bunlar bütün netlikleri içerisinde ortaya çıkacaktır. (Utanmasalar cinayeti Ermeni diasporasına mal edecekler. HYETERT)

Karen Karapetyan iki etaptan oluşacak Kalkınma Programını sunacak

Ermenistan başbakan adayı Karen Karapetyan, yakın gelecekte iki etaptan oluşacak Kalkınma Programını sunacak. Beyan, Ermenistan Cumhuriyetçi Parti (ECP) Konsey oturumunda başbakanlık adaylığı görüşülen Karen Karapetyan’dan geldi. Karapetyan, cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve ECP Konsey oturumu katılımcılarına güven için teşekkür etti. Güvenlerinie layık olmak için elinden geleni yapacağı teminatını verdi. Karpetyan, başbakan Hovik Abrahamyan’a da çalışmaları için teşekkür etti.

Ogün Samast Görüntüsünün Hatırlattıkları

Kadir Akın
Devletin bütün kademelerinin gözü önünde işlenen, dahası işlensin diye elden gelenin yapıldığı ve delilleri yok etmek için üzerinde anlaşılan, yakaladıkları katille fotoğraf çektirme yarışına girilen, “aslanım” diye sırtı sıvazlanan kaç katil, kaç siyasi cinayet biliniyor? Aslında Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın ilk görüntülerini, yakalanıp götürüldüğü Samsun Emniyet Müdürlüğü’nün altındaki çay ocağında çekilmiş fotoğrafta görmüştük. Samast kendinden emin rahat tavrıyla iki elinin arasında gerdiği bir Türk bayrağı tutuyordu. O dönem bunun üzerinde durulmadı değil, duruldu, ama davanın seyri içinde devletin izine her uğrakta o kadar çok rastlandı ki, Samsun Emniyeti’nin çay ocağında çekilmiş o fotoğraf zihinlerin gerisinde kaldı. Kuşkusuz o görüntü, bu devletin aklını ve “devamlılığını” bilenler için bugün olduğu gibi o gün de şaşırtıcı bulunmamıştı.

Rio 2016 Paralympics: Armenia is represented by 2 athletes

The delegation from Armenia also participated in the opening ceremony of the 2016 Summer Paralympics in Rio de Janeiro, Brazil. Swimmer Margarita Hovakimyan, 21, and weightlifter Greta Vardanyan, 30, will represent Armenia in the fifteenth Summer Paralympic Games.

Muğla'da Dünyanın Tek Zurna Festivali Başladı

Dünyanın tek zurna festivali olan "Muğla 2. Uluslararası Zurna Festivali" başladı.Üç gün sürecek festival kapsamında 11'i yerli ve 6'sı yabancı olmak üzere 17 zurna ustası kendi yöre ve ülke kültürlerini izleyiciler ile paylaşacak… Zurna festivalinin ilk gününde zurna ustaları Halil Çokyürekli, Ertan Tekin, Tibet Var, Naci Peri, Ömer Parlak, Tevfik Karalar, Hasan Çakan, Veli Akay, Mesut Külahlı, Metin Öğe, Ömer Altuntaş, Ermenistan'dan Vardan Hovanissian, Yunanistan'dan Christos Karakostas, Bulgaristan'dan Samir Kurtov, Azerbaycan'dan Shırzad Fataliyev, İngiltere'den Hussein Zahawy, Fransa'dan Ellenore Fournıau, orkestra eşliğinde Türkiye ve dünyadan ikişer eser seslendirdiler.

Türkiye ile AB arasında kritik görüşme

Türkiye-Avrupa Birliği diyalog toplantısı sonrası açıklama yapıldı. Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, 23 ve 24. fasılların açılması gerektiğini söylerken, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi/AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini terörle mücadele konusunda silahların bırakılması ve diyalog sürecinin başlaması gerektiğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu konuşmasında Türkiye'nin terörle mücadele konusunda Avrupa Birliği'nden destek beklediklerini belirtti. Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn, Avrupa Birliği olarak Türkiye'ye Suriyeli mülteciler konusunda taahhütlerde bulunduklarını söyledi.

İranlı Bakan: Yeni demiryolu Zincan ve Tebriz’i Ermenistan’a bağlayacak

İran Ulaştırma ve Şehircilik Bakanı Abbas Ahundi, İran güneyindeki Reşt şehrini demiryolu ile Türkiye’ye ve Ermenistan’a bağlamak istediğini açıkladı. Ahundi “Biz Reşt’ten Zincan ve Tebriz’e bütün demir yolları geliştiriyoruz. Söz konusu demiryolu bu şehirleri Türkiye, Ermenistan ve Nahçıvan ile bağlayacak” ifadelerini kullandı.

1st Musical on Armenian Genocide "I AM ALIVE" Headed to Los Angeles This Weekend

ANCA Western Region is proud to stand as a partner for the Groundbreaking Musical on the Armenian Genocide comingto LA this weekend! Join us on opening night of I AM ALIVE on Saturday, September 10 at 7:30 p.m. and matinee showing on Sunday, September 11 at 3 p.m. at the Alex Theatre in Glendale. Denver-based Emmy Award winning composer Denise Gentilini and writing partner, internationally celebrated singer/songwriter Lisa Nemzo, bring their original production, I AM ALIVE to Los Angeles for an exclusive showing for one weekend only this September.

Ermenistan ve ABD uyuşturucuyla mücadeleye yönelik mutabakatlar sağladılar

Ermenistan Teftiş Komitesi Daire Enformasyon ve Halkla İlişkiler Bölümünden bültenle yapılan açıklamaya göre, buluşmada yasa dışı uyuşturucu dolaşımıyla mücadele  vakalarında işbirliğine ilişkin meseleler değerlendirildi, taraflar bilgi değişiminde bulundular, operatif  bilgi değişiminin önemini vurgulayarak önümüzdeki işbirliğine değindiler, mutabakatlar sağladılar.

Nativity of the Holy Mother-of-God

The Armenian Church styles her Sourp Asdvadzadzin: the “Holy Mother-of-God”: a cosmic title which has elicited reverent love from generations of Armenian Christians, and is honored as the name of many of our churches. In more common parlance she is St. Mary: the girl of humble piety who carried the Hope of the world within her body, and delivered Him as a baby in Bethlehem.

Bir 6-7 Eylül hikâyesi: ‘Çok içli dışlıydın o Rum kızla’

ALİN OZINIAN*
İstanbullu bir ailenin en küçük kızı olan, lise edebiyat öğretmeni Hülya Hoca ile “Türk romanında gayrimüslim kadının imajı” hakkında konuşacaktık, o bana Herkül Millas’ın yayıladığı makaleyi okumamı salık verecekti. Sonra 6-7 Eylül’de azınlıkların başına gelenleri, evlerinin bulunduğu Tarlabaşı’ndaki bir Rum evinden aşağı atılan eşyaları, çok sevdikleri kasap Hüseyin’in nasıl yağmacıların arasına karıştığını, en sevdiği arkadaşı, kaderi hatta kadersizliği paylaştığı Eleni’nin gidişini… Kendi hikâyesini anlatmayı kafasına koyup koymadığını bilemiyorum. Ama seneler önceki ilk karşılaşmamızda anlatmıştı başına gelenleri. Anlattı, ağladı, anlattı, ağladık… Geçmişin herkes için karanlık köşeleri olabileceğini ben o gün öğrendim…

Bu toprakların gördüğü en büyük utanç günlerinden biri: 6-7 Eylül olayları

6-7 Eylül 1955, bu toprakların gördüğü belki de en acı günlerden ikisi. Bu kapkara günlerde; ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen binlerce kişi gayrimüslimlere ait ev ve işyerlerini yakıp yıkmış, tecavüz ve darp olayları yaşanmıştı. 6-7 Eylül utanç günlerinden sonra bu topraklarda hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Kutsal Haç'ın Özgürlük Ve Yüceltilme Yortusu--Khaçveratz anlamı ve gelenekleri /

Ermeni  Kilisesi, her sene ''Kutsal Haçın Bulunuşu'', ''Kutsal Haçın Kudüs’te Zuhuru'','' Varaka Dağı Kutsal  Haçı'' (bu yortu  yalnızca Ermeni Kilisesi  tarafından  kutlanmaktır, Varaka Dağı, Van  gölü yakınlarında bulunan bir dağın adı).''Kutsal Haçın Özgürlük Yortusu'' adlarıyla, ''Kutsal Haç''a atfen  4 defa  kutlar. Varaka  Kutsal Haçı yortusu dışındaki diğer 3 yortuyu aynı zamanda, diğer Hristiyan kiliseleri de kutlamaktadırlar. Ermeni kilisesi ''Kutsal Haç''ın özgürleşme yortusunu(Khaçveratz), her sene 11-17 Eylül tarihleri arasında  Pazar günü  kutlar.

Ogün Samast'ın Samsun Terörle Mücadele'deki anları

Hrant Dink suikastinden 9 yıl sonra olayla ilgili yeni görüntüler ortaya çıkıyor. Son görüntüler, tetikçi Ogün Samast’ın, yakalandıktan sonra götürüldüğü Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nin çay ocağında yaşananları gösteriyor. Ogün Samast'la poz veren polisler meslekten ihraç edildi. blob:http://www.cnnturk.com/8699bfb0-6027-4ae2-a8cc-e62ebcc9a11a

Selina Doğan, dedelerinin izini sürdü

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, partisinin bünyesinde kurulan Göçmen ve Sığınmacıların Sorunlarını Araştırma Komisyonu'nun yayına hazırladığı "Sınırlar Arasında" kitabının imza ve tanıtım günü dolayısıyla Amasya'nın Merzifon ilçesine gitti. Doğan, memleketi Amasya'da dedelerinin izlerini sürdü. Amasya'nın son Ermenisiyle de görüşen Doğan, izlenimlerini yazdı.

Serj Sarkisyan, hükümetin istifasının kabulünden sonra 10 günlük sürede başbakanı atayacak

Ermenistan Anayasası md.55 gereği cumhurbaşkanı yeni başbakanı, hükümetin istifasının kabulünden sonra 10 günlük zaman zarfında atar. Hükümet, başbakanın atanmasından sonra 20 gün zarfında kurulur. Cumhurbaşkanı tarafından hükümetin istifasının kabulü sonrasında hükümet üyeleri, görevlerini yeni hükümet kurulana dek sürdürürler.

Ermenistan'da bakanlar artık görevlerini vekaleten yürütüyor

Ermenistan hükümetinin bugünkü oturumun ardından gazetecilere konuşan Dışişleri Bakan yardımcısı Shavarsh Kocharyan, başbakanın istifa ettiğini ve bütün bakanların artık görevlerini vekaleten yürüteceğini açıkladı.Gazetecin "Dışişleri Bakanı da istifa edecek mi?" sorusunu yanıtlayan Kocharyan ''Yeni hükümeti artık parlamento belirleyecek, şundan sonra da bir yorum yapabiliriz''.

Ogün Samast'la poz veren 2 polis meslekten ihraç edildi

Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast'la birlikte poz veren polisler meslekten ihraç edildi. Hrant Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast'la birlikte poz veren polisler Metin Balta ve İbrahim Fırat, ‘FETÖ soruşturması’ kapsamında meslekten ihraç edildi. 19 Ocak 2007 tarihinde Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast, cinayetin ardından 22 Ocak'ta Samsun Otogarı'nda yakalandı. Samast'ın, götürüldüğü Terörle Mücadele Şubesi'nin çay ocağında elinde Türk bayrağı ile fotoğrafı çekildi.

Ermenistan Başbakanı istifa etti

Ermenistan hükümetinin 8 Eylül oturumunda Ermenistan Başbakanı Hovik Abrahamyan istifasını açıkladı. İstifa edip Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’a yeni bir hükümet oluşturma imkanını sağladığını açıklayan Abrahamyan “Samimi ve gerçekçi yaklaşımlar sonuçları verdi, ancak toplumdaki kutuplaşma devam ediyor.Toplum ile hükümet arasında birleşmiş çabalar önemli. Bunun için ise yeni bir başlangıç gerekiyor. Yeni hükümete şans verilmeli. 

Ermeni öğrenci, Selanik’te düzenlenen Dünya Modern Yunanca Olimpiyatında ikinci oldu

Erivan Devlet Üniversitesi Yunan Filolojisi Bölümü öğrencisi Narine Hakobyan, Selanik’te yapılan Dünya Modern Yunanca Olimpiyatında ikinci oldu.

Ermeni kuklaları, Japonya Dünya Kukla Festivaline katılıyor

Ermeni kuklaları, Japonya Dünya Kukla Festivaline katılacak.  Festival 28-30 Ekim’de Higasikagava kentinde yapılacak. Asbarez’in verdiği habere göre, Festivale 71 ülkeden  14’ü Ermenistan’dan olmak üzere 1500 kukla katılmakta.

Ermenistan siber dolandırıcılık şüphelilerini Çin'e iade etti

129 şüpheli, 50 farklı soruşturma dosyasında bir milyon 200 bin dolar tutarında dolandırıcılıkla suçlanıyor. Şinhua ajansının haberine göre, 51'i Çin, 78'i Tayvan'dan olmak üzere 129 kişilik telefon ve internet dolandırıcılığı çetesi, Çin emniyet güçleri tarafından yargılanmak üzere Ermenistan'dan Çin'e nakledildi.

CHP’Lİ Doğan Mahkumların İbadet Hakkını Sordu

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, cezaevlerindeki Alevi ve Hıristiyan mahkumların ibadet hakkını kullanmalarına ilişkin kendisine gelen çok sayıda şikayet üzerine konuyu Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu. Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi veren Doğan, tutuklu ve hükümlülere inançlarını yaşama hakkı ve mensubu olduğu inanç grubunun din adamlarıyla görüşme imkanının tanınmasının en temel insan hakları arasında olduğunu anımsattı.

6-7 Eylül: Bir travmayı şifalandırmak mümkün mü?

Pınar Doğu / @pinardogu / pinardogu81@gmail.com
Bir yara kapanmadan yenilerinin açıldığı, her birinin hızla unutulduğu bir yerde geçmişin ertelenen hesabını gelecek kuşaklar adına sormanın yolu evvela hatırlamaktan ve hatırlatmaktan geçiyor. Hatırlamak için önce anlamak, anlamak için ise sorgulamak gerekiyor. Bugün yaşadıklarımız geçmişte yaşanan acı olayların zincirine takılmış birer halka. Zincir uzadıkça esaretimiz artıyor. Bu zinciri kırmak için evvela gerçeğe ulaşmak şart. Menfaatler doğrultusunda şekil alan, mevsimine göre değişen geçici hakikatten söz etmiyorum. Sözlü tarihe de söz hakkı verilerek ortaya çıkartılan, sahte olmayan belgelerin ışığında bilimsellik kazanan gerçeğe ulaşmayı kastediyorum. Yıllardır 6-7 Eylül olayları hakkında yazılanlara bile burun kıvıran, iki dakikasını ayırıp okuma zahmetine katlanmayan bir güruhtan konuyla ilgili, internetten bile ulaşabilecekleri bilimsel makaleleri, tezleri okumalarını ve hatta bunları tartışmalarını beklemenin safiyane bir tutum olduğunu bile bile.

Taner Akçam’ın kitabı Ermenice’ye çevrildi

Türk tarihçi Taner Akçam’ın ‘Zorla Müslümanlaştırılmış Ermeniler: Sessizlik, İnkâr ve Asimilasyon’ kitabı Doğu Ermenicesine çevrildi. Kitap, Ermenistan’daki okuyucularıyla buluşmaya hazırlanıyor. Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri Sorunları Araştırma Merkezi tarafından yayına hazırlanan kitabın baskısına Jirayr Nışanyan Vakfı sponsor oldu. Kitabın Türkçeden çevirisini Meline Anumyan yaptı, editörlüğünü ise Haykazun Alvrtyan üstlendi.

6-7 Eylül... Gitmeyeceğiz dediler, zorla gönderildiler

Umur Yedikardeş
6-7 Eylül olaylarından sonra Rumların İstanbul’u terk etmemesinde Patrik Athenagoras’ın sözlerinin yanı sıra, dönemin Rum gazetelerinin aldığı ‘Yerimizde kalacağız’ tavrı etkili oldu. Türkiye tarihine iki kara gün olarak geçen 6-7 Eylül olaylarında, sanılanın aksine Rumlar İstanbul’dan ayrılmadı. Bu durumun oluşmasında; dönemin Patriği olan Athenagoras’ın “Yıkıntılardan kalan malzemeyle yuvamızı yeniden kuracağız” sözü ile Apoyevmatini ve Embros gazetelerinin çağrıları etkili oldu. Eleftheri Foni gazetesi ise diğer iki gazetenin tersi tavır alarak, ayrılığı savunan bir çizgideydi.

Başpiskopos Bekçiyan’dan İstanbul'lu Ermenilere çağrı

Ermenistan’da Batı Ermenicesi diliyle yayın yapan arevelk.am adlı haber sitesi, Almanya Ermenileri Ruhani Önderi Başpiskopos Karekin Bekçiyan’la bir söyleşi yaptı. Bekçiyan, İstanbullu Ermenilere bir çağrıda bulunarak, Patrik seçimi konusunda daha kararlı bir tutum almaları gerektiğini ifade etti. 28 Ağustos’ta yayınlanan haberde Bekçiyan, muhabirin Başpiskopos Ateşyan’la ilgili sorusuna, “Şu açıkça görülüyor ki Aram Ateşyan, kendi kişisel çıkarlarından yola çıkarak, ‘hizmetleri’ çerçevesinde ‘Patriklik oyunu’ oynuyor ve sallantıdaki koltuğunu korumak için her türlü bedeli ödemeye hazır. Patrik seçimi yapmak için devlete gönderdiği ünlü mektup bunun kanıtı. Böylece devlete sadık biri olduğunu kanıtlamaya çalışıyor” yanıtını verdi.

Avustralya’lı parlamenter Tim Wilson, Ermeni köklerine ilişkin anlattı

Wilson şunları kaydetti: ″Anne tarafından büyük babam halkının soykırımını gördü. Onu görmedim, çünkü ben doğmadan önce ölmüştü. Ancak hala her gün, aynaya baktığımda onunkoyu ve derin gözlerini görüyorum″.

"Made in Armenia 2016" sergisi, 19-22 Eylülde Yerevan'da gerçekleştirilecek

Ermenistan Gelişim Fonu'nun  inisiyatifi ile 19-22 Eylül tarihlerinde  "Meridian Expo Center"inde,  "Made in Armenia 2016" ("Ermenistan'da üretilmiştir") sergisi düzenlenecek. Bugün gazetecilere konuşan Ermenistan Gelişim Fonunun icra direktörü Karen Mkrtiçyan, sergiye Ermenistan ile Artsakh'ı (Dağlık Karabağ) temsil eden ve gıda, kuyumculuk, alkollü içki, hafif sanayi, eczacılık, madencilik, inşaat malzemeleri, hassas mühendislik ve enformasyon teknolojileri alanında faaliyet gösteren  320'den fazla kurum ve kuruluş katılacak.

Arjantin Senato Bşk: Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısını hazırlayanlardan biri olmaktan gururluyum

Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısını hazırlayanlardan biri olmaktan gururluyum. Beyan, çalışma ziyareti çerçevesinde Arjantin’de bulunan Ermenistan Millet Meclisi Bşk. yardımcısı ve Ermenistan-Arjantin Parlamento Dostluk Grubu Başkanı Eduard Şarmazanov’la buluşması esnasında Arjantin Senatosu Başkanı Federico Pinedo’dan geldi. Millet Meclsiinden NEWS.am’e verilen bilgiye göre, Şarmazanov Arjantin’i dost ülke olarak kabul ettiklerini ve kısa bir süre önce başkan Serj Sarkisyan’ın Ermenistan’da Brezilya’nın 200. Bağımsızlık yılı çerçevesindeki ziyaretini hatırlattı.

Ermenistan’da ne gibi gelişmeler olabilir-Washington’da tartışma

Ermenistan’da ekonomik gelişimin olmaması, yetersiz demokratikleşme derecesi ve yüksek dış göç düzeyi Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığını artırıyor. Görüş, Ermenistan’da son gelişmeler ve bunların olası jeopolitik sonuçlarına ilişkin Washington’da gerçekleşen tartışma esnasında ABD eski elçi, Atlantik konseyi analisti John Herbst’ten geldi.

13 Maddede Yakın Tarihimizin Kırılma Noktası: 6-7 Eylül Olayları

Burçak Cürül Öztürk / Onedio Üyesi
İstanbul'da yaşayan başta Rumlara olmak üzere azınlıklara yönelik tahrip ve yağma hareketinin üzerinden 61 yıl geçti. O dönemde ülkedeki toplumsal çeşitliliği belirtmek için yaygın olarak yapılan "mozaik "benzetmesine atıfta bulunarak, 6-7 Eylül Olayları "mozaik çatladı" betimlemesiyle tarihimizde yer aldı.

6/7 Eylül Anılarım

Murat Bebiroğlu
Sevgili Okurlar, değerli bir dostun isteği üzerine anılarımı Hyetert'e yazmaya karar verdim. Aradan çok zaman geçti, anılarım altmış bir yıl öncesi ile ilgili. Bu nedenle anlatacaklarımda eksik ve yanlışlar bulunabilir. 1955 yılı 6/7 Eylül olaylarını Karagözyan’da yaşayan kardeşim Tekin Demirciyan ile de konuştum ama o da 1956 Eylülü ile ilgili fazla bir şey hatırlamadı. 

DurDe Platformu 61’inci yıldönümünde 6-7 Eylül mağdurlarını andı

DurDe Platformu, 6-7 Eylül olaylarının mağdurlarını, saldırıların 61’inci yıl dönümünde Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdiği bir etkinlikle andı. Galatasaray Meydanı’ndan toplanan DurDe aktivistleri, ellerinde Türkçe ve Rumca “6-7 Eylül Irkçı Kışkırtma: Devlet Özür Dilesin” pankartı ve “Bir daha asla!” dövizleriyle mağdurları anarken, Platform adına basın açıklamasını İdil Ügüt okudu. Ügüt, farklı etnik grupları barındıran Anadolu’nun homojen hale getirilmesi, 1913 yılından itibaren ulus-devlet inşasında temel bir politika olarak uygulandığını belirtti. Ügüt daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizzat devlet tarafından örgütlenen meslek yasakları, Amele Taburları, Varlık Vergisi, 1964 tehciri, fişlemeler, gasplar, tehditler ve pogromlar ile bu politikalar kurumsallaştırıldı ve bunun sonucunda günümüzde, Anadolu’nun kadim Müslüman olmayan halklarından Ermeniler, Rumlar, Yahudiler ve Süryani toplumundan geriye sadece on binler kaldı.”

Sabri Yirmibeşoğlu da Fetullahçı mı?

Rasim Ozan Kütahyalı
Kemalizm bu toplumda demokratik arenada yarışan siyasi ideolojilerden biri olarak varlığını sürdürmeye hep devam edecek ama çeşitli versiyonlarıyla Kemalizmin yeniden resmi ideoloji olmasını istemek açık bir manyaklıktır... Tam 61 yıl önce bugün Türkiye'de yaşanan utancın incelenmesi yani 6-7 Eylül 1955'te eski derin devlet tarafından tertiplenen olayların detaylı irdelenmesi geride bırakmaya çalıştığımız Eski Türkiye rejiminin de şifrelerini veriyor aslında. Bu korkunç hadise Eski Türkiye zihniyetinin bu toprakları gayrimüslimlerden tamamen arındırma siyasetinin bir parçası olarak ele alınmalıdır...6-7 Eylül 1955 felaketi eski rejim ve eski derin devlet açısından tekil bir olay olarak görülemez. Herhalde bu zulümleri de FETÖ'ye mal edip kurtulacak halimiz yok. 1915'te Ermenilerin zorunlu olarak göç ettirilmesi ve ciddi bir kısmının da katledilmesi, 1924'te başlayan mübadele süreci, 1930'lardaki gayrimüslimleri yıldırma amaçlı kanunlar ve uygulamalar, 1942'de Varlık Vergisi denen ırkçı kanunla gayrimüslimlerin servetinin talan edilmesi, ardından 1955'te 6-7 Eylül olayları ve özellikle Rum yurttaşları ülkeyi terk etmek zorunda bırakan 1963 kararnamesi gibi hadiseler "arındırma ve temizleme" siyasetinin bir bütün oluşturan parçalarıdır.

Kim bu Ermeniler?

Onur Kotan
Çocuklar için hazırlanmış “Kim Bu Ermeniler” kitabı Aras Yayınlarından çıktı. Rakel Dink söylemişti, “Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim” diye. Aslında katil değil ama en azından düşman yaratan karanlığı sorgulamak için bir şeyler yapılabilir. İlkokul sıralarından itibaren bizlere verilmeye çalışılan, ‘dört tarafımızın düşmanlarla çevrili’ olduğu, tarihimizde Kürt, Ermeni, Rum’un nasıl bizleri içeriden vurduğu gibi bilgilerle halklara düşman nesiller yetişiyor. Anadolu’da birçok yerde halklar bir küfürmüş gibi telaffuz ediliyor. Hatta bu halklar yok sayılıyor. Dili, dini, müziği yokmuş gibi öğretiliyor. Londra’daki The Armenian Institute’ün (Ermeni Enstitüsü) direktörü Susan Paul Pattie’nin Gagik Stepan-Sarkissian ve Maral Kerovpyan’la beraber hazırladığı Aras Yayınlarından çıkan “Kim Bu Ermeniler” kitabı aslında çocuklar için hazırlanmış ama bu kitabın Türkiye’de 7 den 70’e okutulması gerek.