ABD Başkanı Obama'nın, Seul'de Başbakan Erdoğan'la
yaptığı ortak basın toplantısındaki sözleri Atina'da heyecan yarattı!ABD
Başkanı Obama'nın, Seul'de Başbakan Erdoğan'la yaptığı ortak basın
toplantısındaki, "Başbakan'ı Türkiye'de dini azınlıkları koruma konusunda
sarf ettiği çabalar için tebrik ettim. Büyükada Ruhban Okulu'nu yeniden açma
kararını duymaktan memnun oldum. Tartışmalarımız açıksözlü ve dürüsttü,
işbirliğimizi de çok takdir ediyorum" sözleri Atina'da heyecan yarattı.
Yunan basını bu açıklamaya geniş yer ayırdı.
'Ruhban Okulu Türkiye'ye tehdit değil'
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Heybeliada
Ruhban Okulu'nun açılmasını Türkiye için bir tehdit olarak görmediğini söyledi.
Papa Benediktus Küba ziyaretine başladı
Papa 16. Bendiktus, Meksika'nın ardından üç günlük bir
ziyaret düzenleyeceği Küba'ya ulaştı. Kilise, papanın ziyaretinin ülkede
Hıristiyan inancını canlandırmasını umuyor.Papayı havaalanında Cumhurbaşkanı
Raul Castro karşıladı.
Obama'ya 24 Nisan Uyarısı
Her yıl 24 Nisan’da ABD Kongresi’nde gündeme gelen sözde
Ermeni iddialarıyla ilgili görüştüklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Minsk Üçlüsü olarak 20 yıldır bu işi sürdürdüklerini, ancak bugüne kadar bir
netice alamadıklarını kendilerine söyledim. Çözüm için Azerbaycan üzerinde çaba
göstermek gerekiyorsa, biz üzerimize düşeni yapalım. Rusya, Fransa ve siz de,
Ermenistan üzerinde çaba gösterin dedim. Ayrıca kongreleri, meclisleri,
tarihçilerin adeta sıraları haline getirmeyelim, yani siyasetçileri,
tarihçilerin yerine koymayalım dedik. Bunu makul gördü. O da bu işten rahatsız.
Kongredeki tasarıdan rahatsız olduğunu belli etti. ‘Cumhuriyetçiler geliyor,
aynı şeyi yaşıyoruz, siz demokratlar geliyorsunuz aynı şeyi yaşıyoruz. Artık
biz bu işten bıktık’ dedim. Artık bu iş her nisanda gündeme gelmemeli dedik.
Kararlı, irade koyabilen siyasetçilere uymuyor bu iş dedik. Artık bizim de geri
adım atmamızın mümkün olmadığını belirttim.
US Recognized Armenian Genocide In 1951, World Court Document Reveals
By Hye
While President Bush and several of his predecessors have
avoided characterizing the organized mass killings of Armenians in 1915 as
genocide, it has recently come to light that 57 years ago the United States
government officially recognized the Armenian Genocide in a document submitted
to the International Court of Justice (ICJ), also known as the World Court.
Kemalist milliyetçiliği bünyemizden atmalıyız
Murat Aksoy
Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan
Bülen Kahraman, Türkiye'nin demokratikleşme yönünde değiştiğini ve bunu taşıyan
toplumsal kesimin de Müslümanlar olduğunu söyledi. Müslümanlarda demokratik
bilincin yükseldiğini ifade eden Kahraman, kötü milliyetçiliğe dikkat çekerek;
"Bununla sadece İslami kesimin değil, Türkiye'nin yüzleşmesi gerekiyor.
Türkiye'nin Kemalist milliyetçiliği bünyesinden çıkartması gerekir" dedi.
"Türkiye'de Kültür Mirasının Sesi Toplantıları"
Avrupa - Europa Nostra Derneği tarafından düzenlenmekte
olan "Türkiye'de Kültür Mirasının Sesi
Toplantıları", 29 Mart 2012 Perşembe günü, saat 17:30'da, Vortvots Vorodman Kilisesi Mesrop
Mutafyan Kültür Merkezi'nde yapılacak ikinci etkinlik ile devam ediyor.
‘Ermeni tehciri’ ilk kez sahnede
Ahmet Hakan
Tiyatro pek sevmem. Fakat Yeşilköy Ermeni Okulu’ndan
Yetişenler Derneği Başkanı Arev Cebeci, “Bu tiyatro değil, başka şey” diye
davet edince gittim. İyi ki gitmişim. Çünkü tarihi olaya bir tanıklık ettim:Türkiye’de
ilk kez “Ermeni Tehciri” meselesi, Ermeni bakış açısıyla sahnede oya gibi
işlendi. Oyunun adı: Nar Taneleri... Sahnelendiği yer: Bakırköy
Yunus Emre Kültür Merkezi.
Erol Dora: Süryaniler için açılım değil, tam demokrasi istiyoruz
Olgu Kundakçı/Birgün
Lozan Antlaşmasında gayrimüslim vatandaşlar azınlık olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla hukuken bütün gayrimüslimler azınlıktırlar. Süryaniler de diğer azınlıklar gibi vakıflara sahiptirler Lozan Antlaşması’ndan kaynaklanan. Cemaat vakıfları, azınlık vakıfları vardır. Ancak hukuken azınlık olmalarına rağmen fiiliyatta eğitim ile ilgili haklardan yararlandırılamamışlardır. Diğer azınlıkların, Ermeni, Rum ve Yahudilerin ilkokuldan başlamak üzere lise düzeyine kadar kendi anadillerinde eğitim ve öğretim yaptıkları kendi özel okulları vardır. Ama Süryanilerin okulları mevcut değildir. Bu uygulamayla ilgili bir çelişkidir.
«Ermeni Ekmeği» filmi Teksas Eyaletinde Hıristiyan Filmleri Festivalinde gösterilecek
Ermenistan Kültür bakanlığı desteğinde rejisör ve yapımcı
Armen Gasparyan «Ermeni ekmeği» uzun metrajlı belgesel filmi (Ermenistan,
Rusya, İtalya ortak üretimi, 2010)31 Mart 2012’de ABD’nin Teksas eyaleti Austin
kentinde gerçekleştirilecek Hıristiyan Filmleri Festivalinde gösterilecek.
Doğu Avrupalı gençler Erivan’da toplanacak
26-28 Mart tarihlerinde Erivan’da Avrupa Komisyonu «Doğu
Ortaklığı IV. Platformu Gençlik Konferansı» gerçekleştirilecek. Açıklama bugün
26 Mart’ta düzenlenen basın toplantısında
Ermenistan Spor ve Gençlik Bakan yardımcısı, Başbakan bünyesindeki
Ulusal Gençlik Siyaseti Konseyi başkan yrdımcısı Arsen Karamyan’dan geldi.
Ermeni Matbaacılığının 500. Yıldönümü vesilesiyle yurt dışında eski Ermenice kitaplar sergisi
Ermeni Matbaacılığının 500. Yıldönümü kutlamaları
çerçevesinde Nisan 2012’de Almanya, Danimarka ve ABD’de Ermeni kitap ve matbaacılığına
yönelik sergiler gerçekleştirilecek.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun çektiği fotoğraf
Bakırköy Belediyesi ve Yeşilköy Ermeni Okulundan
Yetişenler Derneği katkılarıyla hazırlanan ve Nar Taneleri isimli 2 perdelik
oyun Aram Gostanyan'ın özgün hikayesinden yola çıkarak yazıldı. Hagop Ari
Güleç'in yazdığı, Aytekin Özen'in oyunlaştırıp-yönettiği Nar Taneleri oyununda;
özünde dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin, tüm farklı inançların, değişik
kültürlerin yan yana, dostluk-kardeşlik içinde yaşanabileceğinin önemli
ipuçlarını sunuyor… Kılıçdaroğlu oyundan sonra verilen kokteylde ise eline
aldığı fotoğraf makinası ile ilgi odağı oldu. CHP lideri, karşısında oturan
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan ile fotoğrafın usta ismi Ara Güler'in fotoğraflarını
çekti.
Tuvalu
Yılmaz Özdil
Hürriyet’te dün manşetti.Ermenistan, işgal altında
tuttuğu Dağlık Karabağ’ı bağımsız ülke olarak tanıması için, teee Pasifik
Okyanusu’ndaki adacık devleti Tuvalu’yla diplomatik ilişki kurmuş... Meğer,
nüfusu sadece 12 bin olan ve dokuz mercan adacığından oluşan Tuvalu, avanta
karşılığında her şeyi yapıyormuş. Mesela geçen sene, Rusya’dan para alarak,
Abhazya’yı ve Osetya’yı tanımış.Şeytanın aklına gelmez yani.Halbuki...Bizden
öğrenildi!Dünyanın neredeyse adını bile bilmediği bu Tuvalu’ya ilk avanta’yı
Türkiye vermişti…100 tane nizami futbol topu göndermiştik. Şişirsinler diye
pompa bile vermiştik… Çünkü...2009-2010 dönemi için, Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği’ne aday olmuştuk
Bediüzzaman ve Ermeniler
Mehmet Arif Koçer - Hukukçu
"Gayrimüslimlerle nasıl müsavi
(denk) olacağız?" sorusuna insan hakları alanında eşitlik ilkesinin esas
olduğuna vurgu yaparak, "Müsavat ise fazilet ve şerefte değildir,
hukuktadır. Hukukta ise şah ve geda birdir. Acaba bir şeriat karıncaya ayak
basmayınız dese, tazibinden (azap vermekten) men' ederse, nasıl benî-Âdem'in
(insanoğlunun) hukukunu ihmal eder?" diyerek devlet başkanı olduğu
dönemde, Hz. Ali'nin halktan bir Yahudi ile eşit koşullarda yargılanmasını ve
Kürtlerin övüncü olan Salâhaddin-i Eyyubî'nin yine halktan bir Hıristiyan ile
karşılıklı muhakemesini buna delil olarak getirir…"Ermeniler bize
düşmanlık edip hile ve hıyanet ediyorlar. Nasıl dostluk üzerinde ittifak
edeceğiz?" sorusuna, "Düşmanlığın sebebi olan istibdat (baskıcılık,
saltanat) öldü. İstibdadın zevaliyle dostluk hayat bulacak. Size bunu kat'iyen
söylüyorum ki, şu memleketin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost
olmaya vabestedir (bağlıdır). Fakat mütezellilâne (zillet içinde) dost olmak
değil, belki izzet-i milliyeyi (milli onuru) muhafaza ederek, musalâha (barış)
elini uzatmaktır.
‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri
Ayşe Hür / hurayse@hotmail.com
Geçtiğimiz günlerde, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen
Bağış, “Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporları katılım sürecine katkı
sağlamak bir yana, Türkiye düşmanlarının kinlerini kusmaya çalıştıkları bir
belgeye dönüşmeye başladı” dedi. Türkiye’de ifade ve örgütlenme özgürlüğüne
yönelik uygulamaların Avrupa Birliği’nin çeşitli organları tarafından
eleştirilmesini “kin kusma” olarak görmek bence gayet sağlıksız bir tutum. Ama
bunda şaşılacak bir durum da yok. Çünkü neredeyse 200 yıldır, bu ülkenin
yöneticilerinden edebiyatçılarına, askerlerinden diplomatlarına tüm kamuoyu
yapıcıları Batı konusunda son derece olumsuz mesajlar verirler. Özel olarak Batı’ya,
genel olarak da “öteki”ye karşı tutumumuzu edebiyat üzerinden izlemek
ilginçtir. Hele bu yolculukta bize Herkül Millas’ın değerli doktora çalışması
Türk ve Yunan Romanlarında ‘Öteki’ ve Kimlik (İletişim Yayınları, 2005) adlı
eseri kılavuzluk ediyorsa...
Tuvalu toplarımızı geri ver!
Deniz Zeyrek /Radikal
Türkiye BM'de oyunu almak istediği Tuvalu'ya yüzlerce
futbol topu göndermişti. Bakalım Tuvalı, Dağlık Karabağ'ı para karşılığı
tanırsa, Ankara "Toplarımızı geri verin" mesajı gönderecek mi?
"Ey Rum çocuğu 'kavga etme'"
Oral Çalışlar
Yıllar sonra gerçek sahiplerine geri verilen Galata Rum
İlkokulu'nun duvarları bize yakın tarihimizi anlatıyor… Okuldaki dikkat çekici
görüntülerden birisi de, merdiven başlarına konan uyarıcı sözler: “Yurtta
barış, dünyada barış...” “Sağlık kurallarına uy...” ve “Kavga etme...” gibi
uyarılar dikkat çekiyor. “Kavga etme” doğal olarak ilgimizi çekti. Ne anlama
geldiği üzerine değişik yorumlar yaptık. Bu okulun yeniden gerçek sahiplerine
verilmesi, Türkiye gerçekliğini düşündüğümüzde, bir mucize gibi. Vakıflar
Kanunu’nda yapılan değişikliğin çok anlamlı olduğu açık. Atılan adımlar elbette
yeterli değil, ama yapılanı küçümsememek gerekiyor. İşin diğer boyutu da, bu ülkenin
yurttaşları üzerindeki akıl almaz ideolojik baskı. Kemalizm adı altında yapılan
dayatmanın, azınlıklar üzerinde katmerleştiğini, okulun duvarlarına asılan
tablolar, marşlar, fotoğraflar, sözlerden net bir şekilde görebiliyoruz.
İlk tapu
Binasına ve gelir kaynaklarına Hazine tarafından el
konulduğu için hayalete dönen Galata Rum Okulu dün asıl sahiplerine iade
edildi.Meri Komorosano, Galatasaray
Meydanı’na 100 metre uzaklıktaki Beyoğlu Kaymakamlığı’na seğirtirken
“Heyecanlandım ya, bu yol gözümde daha da büyüyor” diyor. O 100 metre, 23
yıllık bir haksızlığa ve nihayet bir hakkın teslimine denk düşüyor.


