Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Orgeneraller Şener
Eruygur ve Hurşit Tolon ile Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Dursun Çiçek ve Veli
Küçük ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldı. Ergenekon Davası'nın bugünkü duruşmasında
karar okunmaya başladı. Mahkeme 21 kişi hakkında beraat kararı verdi. Duruşmada
arbede çıktı, avukatlar salonu terk etti.
Ermenistan Süryanileri 7 Ağustos’ta «Süryani Soykırımı Günü»nü anacak
7 Ağustos «Süryani Soykırımı Günü» sadece 1915’te değil,
1895’ten beri Osmanlı İmparatorluğunda onlara yönelik eziyetler ve acımasız
tutumu yansıtmaktadır. Açıklama 5 Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında
Ermenistan Süryanileri Birliği Bşk. Arsen Mikhailov’dan geldi. ″Hepimiz
etrafımızda süregiden, bu güne dek son bulmayan Süryani Soykırımına ilişkin
yüksek sesle ifade etmeli ve bu korkunç olaylardan insanlığı haberdar
etmeliyiz.″ diyen Arsen Mikhailov, kimi ülkelerde hala etnik temelde Süryani
katlinin devam ettiğini kaydetti.
Ermenistan Süryani Toplumu: Türkiye’ye Soykırıma ilişkin talep sunulması durumunda Süryaniler ellerini katlayıp oturmaz
Süryani Soykırımına ilişkin olarak Khosroev ″Biz hepimiz
Ermeniler ve Süryaniler, özellikle devleti olmayan Süryaniler aşağılık
kompleksinden muzdaribiz. İnşaallah Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü sadece
etkinliklerle sınırlı kalmaz″ dedi. Khosroev, tüm dünyayı silkelenme zorunda
bırakacak bir olayın gerçekleşmesi umudunu ifade etti. Sanatçı, ABD’nin Ermeni
Soykırımını tanıması durumunda, ki bu Süryanilerle de ilgili olur, zira son 5-6
yıldır Süryanilerin, Yunanlıları soykırımları, Ermeni Soykırımı çerçevesinde
gözlemlenmekte olduğu kanaatini belirterek
″Dünya Türkiye’ye talepler sunarsa, Süryaniler de buna kayıtsız
kalmazlar″ dedi.
Բ Ն. Ս. Օծութիւն Տ. Տ. Գարեգին Կաթողիկոս Ամենայն Հայոց Մայր Աթոռ, Ս. Էջմիածին՝Հայաստան,
Վեհափառ Տէր, իպուածով ձեռքս անցաւ, տակաւին երէկ տեղի ունեցած ԳերագոյնԴ Հոգեւոր Խորհուրդի Հաղորդագրութիւնը, ուր մասնակից
ժողովականները »Յետ քննարկութեան ընդունած են Նորվան Արք. Զաքարեանի հրաժարականը եւ ... խնդրանք ներկայացուցած են Վեհիդ
հաստատելու
զայն
Նորվան Սրբազանը հակադարձում է Մայր Աթոռին
Նորվան Արքեպիսկոպոս Զաքարյանը հայտարարություն է տարածել,
ուր
ասվում
է.
«Յուլիս
30-31ին
Մայր
Աթոռ
Ս.
Էջմիածնի
մէջ
Գերագոյն
Հոգեւոր
Խորհուրդի
ժողովէն
ետք
հրապարակուած
հաղորդագրութիւնը
կարդացինք։
Այնտեղ
գրուած
էր
ի
միջի
այլոց
մեր
հասցէին
ուղղուած
հետեւեալ
տողերը.-
«Գերագոյն
Հոգեւոր
Խորհուրդը
նաեւ
ափսոսանք
յայտնեց
հրաժարականում
Մայր
Աթոռ
Սուրբ
Էջմիածնի
եւ
Ամենայն
Հայոց
Կաթողիկոսի
հասցէին
ուղղուած
անհիմն
գնահատականների
առնչութեամբ»։
'Devlet Müslüman Ermenileri 1916'da nüfus kâğıtlarıyla fişledi'
Akçam, "Bu uygulamanın en azından Müslümanlaşmış Ermenilere yönelik 1916'da başladığı biliyorum. Uygulama Ermeni soykırımı sırasında başladı" dedi. "Hükümetin din değiştirmiş olmalarına rağmen Ermenilere hâlâ güvenmediğini" belirten Akçam, "Ermenilerin serbest dolaşımını engellemek için nüfus kâğıtlarına, Ermeni olduklarının anlaşılmasını sağlayacak bir kayıt düşme kararı alındığını" yazdı. Akçam'ın alıntıladığı 22 Mayıs 1917 tarihli bir telgrafa göre "din değiştiren Ermenilerin nüfus teskerelerinin arkasına ikamet ettikleri kasaba ve mahallenin isimleri yazılarak zâbıta idârelerince mühürlendi."
BDP’den ’Soy kodu’ önergesi!
Tan, Başbakan Erdoğan'a yönelttiği "İçişleri Bakanlığı, Osmanlı dönemi belgelerinden yararlanılarak, soy durumlarının Milli Eğitim Bakanlığı'na verilmekte olduğunu açıkladı. Toplanan verilerin, Milli Eğitim yetkililerinin açıkladığı gibi 1, 2, 3 olarak kodlandığı doğru mudur? Bu kodlar neden 'gizli' tutulmaktadır? Kendi soyuna ait koda sahip olmayan bir vatandaşın Rum, Ermeni veya Yahudi okullarına kayıt yaptıramayacağı doğru mudur? Söz konusu iddialar doğru ise, bu kodlar hangi amaçlarla verilmektedir? Söz konusu bu kodlara sadece Milli Eğitim Bakanlığı çalışanları mı ulaşmakta yoksa Emniyet, MİT ve Jandarma gibi kurumlar da ulaşabilmekte midir?Laiklik, demokrasi ve ayrımcı kodlama
Soli Özel/ sozel@htgazete.com.tr
Her şey dalga dalga toplumun üzerine geliyor aslında. Bunca zaman olmayan bir gerçekliğe yani devletin gerçekten laik olduğuna inandıktan sonra işin aslını öğrenmek vicdan sahibi olanlara zor geliyor. Böyle dertleri olmayanlar, ki herhalde sayıları küçümsenmeyecek kadar yüksek, bu türden tatsız sürprizlere şaşırmıyorlar. Türkiye'nin Müslüman olmayan vatandaşlarına uygulanan kodlamadan bahsediyorum.
Her şey dalga dalga toplumun üzerine geliyor aslında. Bunca zaman olmayan bir gerçekliğe yani devletin gerçekten laik olduğuna inandıktan sonra işin aslını öğrenmek vicdan sahibi olanlara zor geliyor. Böyle dertleri olmayanlar, ki herhalde sayıları küçümsenmeyecek kadar yüksek, bu türden tatsız sürprizlere şaşırmıyorlar. Türkiye'nin Müslüman olmayan vatandaşlarına uygulanan kodlamadan bahsediyorum.
Assyrian Genocide Monument Unveiled in Belgium
AINA) -- A monument to the victims of the Turkish Genocide of Assyrians in World War One was unveiled on August 4 in Belgium, on the site of the Sanctuary of Banneux, near Liege. The monument was carved from a 12 ton stone by renowned Assyrian artist Moushe Malke. The monument was a joint initiative of of the Syriac Institute of Belgium and Assyrian Genocide Research Center. The Turkish genocide of Assyrians occurred between 1915 and 1918 and claimed the lives of 750,000 Assyrians (75%), as well as 1.5 million Armenians and 500,000 Pontic Greeks.
Ermeni Cemaati'ni üzen 'ocakbaşı' tartışması
Erhan Öztürk
Malkara'daki tarihi Ermeni mezarlığının yerine ocakbaşı yapılması tartışma yarattı. Mazlum-Der'in raporuna göre alandan çıkarılan kemikler çöpe atılıyor. Tekirdağ Malkara'da "Meşatlık" adı verilen ilçeye 1.5 kilometre uzaklıktaki tarihi Ermeni mezarlığının bulunduğu arazi, 2010'da belediyenin meclis kararı ile hizmet ve tesis alanı olarak kullanıma uygun görüldü. Tekirdağ Müze Müdürlüğü de projede sakınca görmeyip herhangi bir tarihi eser bulunduğunda haber verilmesi gerektiğini belirtti.
Malkara'daki tarihi Ermeni mezarlığının yerine ocakbaşı yapılması tartışma yarattı. Mazlum-Der'in raporuna göre alandan çıkarılan kemikler çöpe atılıyor. Tekirdağ Malkara'da "Meşatlık" adı verilen ilçeye 1.5 kilometre uzaklıktaki tarihi Ermeni mezarlığının bulunduğu arazi, 2010'da belediyenin meclis kararı ile hizmet ve tesis alanı olarak kullanıma uygun görüldü. Tekirdağ Müze Müdürlüğü de projede sakınca görmeyip herhangi bir tarihi eser bulunduğunda haber verilmesi gerektiğini belirtti.
Soykırımla Silinen Batı-Ermenistan'ın Tarihsel Gerçekliği İnkar Edilemez!
Hovsep Hayreni
Belçika Ermeni Demokratlar Derneği adına katıldığımız Brüksel Konferansı'nda yüz yıl önceki tarihin dersleriyle mazlum halklar arası birlik ve dayanışmayı teşvik eden mesajlar vermiştik [1]. 1915 öncesi Batı Ermenistan-Kuzey Kürdistan bileşkesine atıfta bulunan ve Kürt aydınlarından o tarihsel gerçekliğe saygılı yaklaşım talep eden bir cümlemiz, daha sonra Radikal yazarı Ayşe Hür'ün yaptığı değinme [2] vesilesiyle, hem kendisine hem bize yönelik haksız suçlamalara yol açtı. Konferans tebliğimizi belki de hiç okumamış bazıları, o sözleri “gelecekte Kürtleri kovma yoluyla büyük bir Ermenistan kurma arzusu”na yordular. Ve tam da duyarlılık beklentimizin tersine etik ölçüleri hiçe sayarak tarihsel Batı Ermenistan gerçekliğini inkara devam ettiler. O coğrafyada Kürtlerin “hancı”, Ermenilerin “yolcu” olduğunu söyleyecek kadar alaya aldılar tarihi.
Belçika Ermeni Demokratlar Derneği adına katıldığımız Brüksel Konferansı'nda yüz yıl önceki tarihin dersleriyle mazlum halklar arası birlik ve dayanışmayı teşvik eden mesajlar vermiştik [1]. 1915 öncesi Batı Ermenistan-Kuzey Kürdistan bileşkesine atıfta bulunan ve Kürt aydınlarından o tarihsel gerçekliğe saygılı yaklaşım talep eden bir cümlemiz, daha sonra Radikal yazarı Ayşe Hür'ün yaptığı değinme [2] vesilesiyle, hem kendisine hem bize yönelik haksız suçlamalara yol açtı. Konferans tebliğimizi belki de hiç okumamış bazıları, o sözleri “gelecekte Kürtleri kovma yoluyla büyük bir Ermenistan kurma arzusu”na yordular. Ve tam da duyarlılık beklentimizin tersine etik ölçüleri hiçe sayarak tarihsel Batı Ermenistan gerçekliğini inkara devam ettiler. O coğrafyada Kürtlerin “hancı”, Ermenilerin “yolcu” olduğunu söyleyecek kadar alaya aldılar tarihi.
Ermeni katliamlarında Kürtlerin rolü üzerine bir tartışma
Alişan Akpınar
Ayşe Hür, Kürt-Ermeni ilişkileri üzerine üst üste üç yazı kaleme aldı. Bu yazılardan ilki Radikal gazetesinde 14.07.2013 tarihinde, ikincisi 21.07.2013’te, üçüncü yazı ise 28.07.2013 tarihinde yayınlandı. Bu yazıların, Kürt-Ermeni ilişkileri üzerine canlı ve yaratıcı bir tartışma ortamı yaratacağına dair bir umut beslesem de maalesef böyle bir şey olmadı. Birkaç karşıt yazı ve sanal alemdeki ölçüsüz bazı tepkiler dışında pek bir şey çıkmadı. Uzun yıllardır Türkiye’de, her hangi bir konuda yaratıcı bir tartışma ortamı oluşturmak veya izlemek imkânsız hale gelmiş durumda.
Ayşe Hür, Kürt-Ermeni ilişkileri üzerine üst üste üç yazı kaleme aldı. Bu yazılardan ilki Radikal gazetesinde 14.07.2013 tarihinde, ikincisi 21.07.2013’te, üçüncü yazı ise 28.07.2013 tarihinde yayınlandı. Bu yazıların, Kürt-Ermeni ilişkileri üzerine canlı ve yaratıcı bir tartışma ortamı yaratacağına dair bir umut beslesem de maalesef böyle bir şey olmadı. Birkaç karşıt yazı ve sanal alemdeki ölçüsüz bazı tepkiler dışında pek bir şey çıkmadı. Uzun yıllardır Türkiye’de, her hangi bir konuda yaratıcı bir tartışma ortamı oluşturmak veya izlemek imkânsız hale gelmiş durumda.
Belçika'da Asuri-Süryani Soykırım Anıtı dikildi
Ali Güler - Liege
Belçika'nın Liège bölgesine bağlı Sprimont belediyesinde, Asuri-Süryani, Soykırım Anıtı (Seyfo) dikildi. Avrupa'nın birçok ülkesinden yüzlerce kişinin katılımıyla yapılan açılışa katılan Ermeni, Kürt kurum temsilcileri ile Belçikalı siyasetçiler, dayanışma mesajı verdi. Burada yapılan konuşmalarda, Türkiye'nin 1915 yılında, Ermeni, Asuri-Süryani halklarına yönelik yaptığı katliam ile yüzleşme çağırısı yinelendi.
Belçika'nın Liège bölgesine bağlı Sprimont belediyesinde, Asuri-Süryani, Soykırım Anıtı (Seyfo) dikildi. Avrupa'nın birçok ülkesinden yüzlerce kişinin katılımıyla yapılan açılışa katılan Ermeni, Kürt kurum temsilcileri ile Belçikalı siyasetçiler, dayanışma mesajı verdi. Burada yapılan konuşmalarda, Türkiye'nin 1915 yılında, Ermeni, Asuri-Süryani halklarına yönelik yaptığı katliam ile yüzleşme çağırısı yinelendi.
Öldürmek mi? Yaşatmak mı?
Ohannes Conkar
Haydi şimdi barış zamanı. Tüm halkların kardeşliği için, barış ve kardeşlik zamanı. Kalplerimizin vicdanını görünür kılma zamanı. Bu toprakların ne dinci gençliğe ihtiyacı var. Ne de eli silahlı ülkücülere. İnsan olma zamanı, insanlık zamanı. Önemli olan, ne ölmek, ne de öldürmek. Yaşama, yaşatma ve yaşatmak zamanı. Halkların demokrat olma zamanı. Başkalaştırmadan, ötekileştirmeden, halkının yaşam standını yükseltme. Fikir ve düşünce hürriyetini, vicdanımızı insanların kalbine yerleştirme zamanı. Bu dünya hepimize yeter. Yeter ki o kardeşliği yakalayalım. Yaşayalım ve yaşatalım.
Haydi şimdi barış zamanı. Tüm halkların kardeşliği için, barış ve kardeşlik zamanı. Kalplerimizin vicdanını görünür kılma zamanı. Bu toprakların ne dinci gençliğe ihtiyacı var. Ne de eli silahlı ülkücülere. İnsan olma zamanı, insanlık zamanı. Önemli olan, ne ölmek, ne de öldürmek. Yaşama, yaşatma ve yaşatmak zamanı. Halkların demokrat olma zamanı. Başkalaştırmadan, ötekileştirmeden, halkının yaşam standını yükseltme. Fikir ve düşünce hürriyetini, vicdanımızı insanların kalbine yerleştirme zamanı. Bu dünya hepimize yeter. Yeter ki o kardeşliği yakalayalım. Yaşayalım ve yaşatalım.
Erdoğan'a soy kodu sorusu
Tanrıkulu, Başbakan Erdoğan’dan “soy kodu” uygulamasıyla
ilgili şu soruların yanıtını istedi: “Toplanan veriler, Milli Eğitim
yetkililerinin açıkladığı gibi 1, 2, 3 olarak mı kodlanmaktadır? Bu kodlar
neden gizli tutulmaktadır? Azınlık
vatandaşların ırk ve milliyet bilgileri hazır bir veri tabanında kayıtlı mıdır?
Kayıtlı değilse başvuru sonrasında mı araştırma yapılmaktadır? Nüfus kayıtlarında yer alan bu bilgilerin
sadece Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanıldığı bilgisi şüpheli değil
midir? Bu kayıtların kullanıldığı her türlü işlemde, emniyet, tapu, yargı,
istihbarat gibi alanlarda da bu bilgiler kullanılmakta mıdır? Bu bilgilere Emniyet Müdürlüğü, MİT, Jandarma
İstihbarat kurumları tarafından ulaşılabilmekte midir?
Trabzon’a yapılan haksızlık ve Ermeniler
Ahmet Hakan
Söz konusu Trabzonspor olduğunda alabildiğine genellemeler yapılabilmekte, bunda da hiçbir beis görülmemektedir. Fakat bakıyoruz, Trabzonspor’un başındaki isim, bu haksızlığı da gayet sakil bir şekilde ifade etmeyi tercih ediyor. “Bize üvey evlat muamelesi yapamazsınız” diyeceğine... “Ne yani? Biz Rum takımı mıyız, Ermeni takımı mıyız?” diyor. Sanki “Rum takımı” olsa, “Ermeni takımı” olsa...Haksızlığa uğramayı, üvey evlat muameleyi görmeyi hak etmiş olacak. Dışlaya dışlaya memleketimizde az sayıda bıraktığımız kalan son Rum ve Ermeni vatandaşlarımızı fena halde rencide ediyor. Bir haksızlığa isyan ederken başka bir haksızlığa imza atıyor. Kim ne derse desin! Bu tutum, Trabzon’a ve Trabzonspor’a hiç mi hiç yakışmıyor.
Söz konusu Trabzonspor olduğunda alabildiğine genellemeler yapılabilmekte, bunda da hiçbir beis görülmemektedir. Fakat bakıyoruz, Trabzonspor’un başındaki isim, bu haksızlığı da gayet sakil bir şekilde ifade etmeyi tercih ediyor. “Bize üvey evlat muamelesi yapamazsınız” diyeceğine... “Ne yani? Biz Rum takımı mıyız, Ermeni takımı mıyız?” diyor. Sanki “Rum takımı” olsa, “Ermeni takımı” olsa...Haksızlığa uğramayı, üvey evlat muameleyi görmeyi hak etmiş olacak. Dışlaya dışlaya memleketimizde az sayıda bıraktığımız kalan son Rum ve Ermeni vatandaşlarımızı fena halde rencide ediyor. Bir haksızlığa isyan ederken başka bir haksızlığa imza atıyor. Kim ne derse desin! Bu tutum, Trabzon’a ve Trabzonspor’a hiç mi hiç yakışmıyor.
Kış gelmeden Ermenistan'a bahar gelir mi?
Mehmet Fatih Öztarsu
Navasardyan gibi pek çok bürokratın ülkede inanılmaz yatırımlara sahip olduğunu belirten medya organları, bu durumun bir nebze kabul edilebilir olduğunu ancak Navasardyan ve diğer elitlerin toplu taşıma ücretlerine yapılan zam konusunda ısrarcı olmasının halk tarafından hazmedilemeyeceği vurgulandı... Başta Başbakan Tigran Sarkisyan olmak üzere pek çok bakan ve belediye başkanının istifasını isteyen halk, kendilerini ekonomik darboğazda tutan yöneticilerin görevlerini başarısızlıkla sürdürmeleri halinde farklı açılımlar yapabilir. Yazının Devamı: http://yenisafak.com.tr/yorum-haber/kis-gelmeden-ermenistana-bahar-gelir-mi-03.08.2013-549627
Navasardyan gibi pek çok bürokratın ülkede inanılmaz yatırımlara sahip olduğunu belirten medya organları, bu durumun bir nebze kabul edilebilir olduğunu ancak Navasardyan ve diğer elitlerin toplu taşıma ücretlerine yapılan zam konusunda ısrarcı olmasının halk tarafından hazmedilemeyeceği vurgulandı... Başta Başbakan Tigran Sarkisyan olmak üzere pek çok bakan ve belediye başkanının istifasını isteyen halk, kendilerini ekonomik darboğazda tutan yöneticilerin görevlerini başarısızlıkla sürdürmeleri halinde farklı açılımlar yapabilir. Yazının Devamı: http://yenisafak.com.tr/yorum-haber/kis-gelmeden-ermenistana-bahar-gelir-mi-03.08.2013-549627
The Sorry State of Turkish Media
Author Daron Acemoglu
And James Robinson
We are still optimistic that what started as peaceful
protests in Istanbul’s Gezi Park in Taksim Square and then turned into
widespread protests against the Justice and Development Party’s increasingly
authoritarian rule can strengthen Turkish democracy. But before this part
protest part political movement can achieve this, it has to overcome a huge
barrier: the Turkish media.
Trabzonspor Başkanı'ndan skandal açıklama: Trabzonspor Rum takımı mı? Ermeni takımı mı?
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, yaptığı
skandal açıklamalar bugün bir yenisini daha ekledi. Hacıosmanoğlu, CHP'ye
yüklendiği açıklamasında "onların takımları Fenerbahçe de Trabzonspor Rum
takımı mı? Ermeni takımı mı? İsrail takım mı? Demek ki Trabzonspor sizin
takımınız değil" dedi. (Ne yazık ki 21. Yüzyılda bu kafalar hala var. HYETERT)





