Etiketler

1915-2015

Ümit Kardaş
ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nin kabul ettiği 24 Nisan 2014’te Ermeni Soykırımı’nın yıldönümünün hatırlanmasına ilişkin karar metni,Başkan Obama’ya tüm gerçeklerin T.C. hükümeti tarafından tanınmasını içerecek şekilde adil, yapıcı, istikrarlı ve sağlam bir Türk-Ermeni ilişkisine yönelik çalışma yapma misyonu yüklüyordu.Türk yetkililer ise bu gelişmelere her zamanki gibi aynı duyarsız ve klişe laflarla cevap verdiler. Ancak metin Senato’nun gündemine alınmadığından içerik olarak kadük oldu.Buna rağmen Obama’nın 24 Nisan’da soykırım kelimesini kullanmadan metinde belirtilen hususlara değinmesi bekleniyor. 2015’e doğru giderken konunun ivme kazanarak gündemde olacağı açık. 2015 yaklaşırken bu konudaTürkiye’ye nasıl bir perspektif gerekiyor?

Parçalanmış Ermenistan

Arşaluys Mardiganyan
915’in karanlık günlerinde yaşananları dünyaya haykıran Arşaluys Mardiganyan’ın ibret verici hikâyesi neredeyse bir asır sonra Türkçede. Yazar Ayşe Kulin’in televizyon ekranından, “Biz Ermenileri, Almanların Yahudilere yaptığı gibi durup dururken kesmedik” deyip daha sonra da “yanlış” anlaşılmasını, “Maksadım bana atfedilen, ‘Ermeniler hak ettikleri için kesildiler’ demek asla değildi.

Süryaniler Paskalya Bayramını Kutlamayacak

Süryani Kadim Vakfı İkinci Başkanı Kenan Gürdal, "Suriye'de 22 Nisan 2013 tarihinde teröristler tarafından kaçırılan Halep Süryani Kadim Metropoliti Yuhanna İbrahim ve Halep Rum Ortodoks Metropoliti Paulus Yazıcı'nın kaçırılışının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hiç bir haber alınamadı. Kaçırılan Metropolitlerin kaçırıldıkları birinci yılı ve vefat eden Dünya Süryaniler Patriği Mor İgnatius Zakka'nın da vefatından sonraki ilk bayram olma münasebetiyle alınan bu kararı İstanbul Süryani Kadim Cemaati çok olumlu karşıladı. 22 Nisan günü İstanbul Tarlabaşı'ındaki Süryani Kadim Kilisesi'nde bütün cemaati katılacağı bir ayın ve dua yapılacak" dedi.

Yeni Türkiye ve 'Occupy CHP' Fuat Keymen

'Yeni Türkiye gerçekliği'yle karşı karşıyayız. Yeni Türkiye'nin güçlü ve etkin partileri, AK Parti ve BDP. Ve biraz da belki dönemsel, MHP. Yeni Türkiye'de, CHP'nin artık sırtını dayanacağı bir (asker, yargı, bürokrasi) devlet aktörü yok.  Yeni Türkiye, CHP'nin devletten dışlandığı ve kendini ilk defa toplumda bulduğu bir Türkiye. CHP, artık devlet değil, toplum içinde bir (orta) sınıf partisi. CHP'nin, bundan sonra kendinden başka kaybedeceği zincirleri yok. Ama CHP'nin, yeni Türkiye'de, bölünme ve zayıflama riski var. Demokrat Parti ve ANAP örneklerini unutmayalım. İkincisi, yeni Türkiye, dinsel, etnik, laik kimlikler temelinde kutuplaşmış ve birlikte yaşama kültürü zayıflamış bir Türkiye. 30 Mart, bize, kimliklere ve kutuplaşmaya CHP'nin etkin yanıt veremediğini gösterdi. CHP, Türkiye'ye yayılamıyor; kitle partisi olmaktan uzaklaşıyor; aksine, kıyılara daha da kapanıyor; zaten güçlü olduğu yerlerde oylarını yükseltiyor; dolayısıyla 'getolaşma riski' yaşıyor. Dahası, artık biliyoruz: Yeni cumhurbaşkanı, Erdoğan ya da Gül, AK Parti'den çıkacak; AK Parti, 2015 genel seçimlerini, güçlü çoğunluk hükümeti kuracak bir şekilde kazanacak. CHP, geleceği ile ilgili çok ciddi kararlar alması gereken bir kavşak noktasında.

Başbakan Erdoğan, Boehner ile 'soykırım' konuştu

Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner ile görüşmesinde, ABD Senatosu’ndaki  “Ermeni soykırımı” oylamasına ilişkin olarak "söz konusu meselenin ikili ilişkileri olumsuz etkilemesine müsaade edilmemeli" dedi. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Başbakan Erdoğan ABD Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner ve beraberindeki heyetle bugün Başbakanlık Resmi Konutu'nda yaptığı görüşmede, ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası sorunlar da ele alındı.

Mahkeme Samast Davasının Ana Davayla Birleşmesini İstedi

Elif Akgül
Dink'i öldüren Samast'ın ''terör örgütüne üye olmak'' suçundan yargılandığı davada mahkeme, savcının davayı ana davayla birleştirme talebini kabul ederek İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazı yazılmasına karar verdi.

Serj Sarkisyan, Ezidi toplumunu Yeni Yıl «Melek-i Tavus» bayramı vesilesiyle kutladı

Cumhurbaşkanının mesajında özellikle şunlar ifade edilmekte: «Ermeni ve Ezidi halkları hem saadet hem de badire anlarında asırlarca birlikte oldular. Atalarımız bu birliktelik ve kardeşliği muharebe meydanına da taşıdılar. Bugün Ermenistan’ın hukuken eşit tüm yurttaşları olarak, ortak evimiz olan ülkemizi inşa ediyoruz ve bu yurtsever işte katkılarınız hissedilmektedir.

Değişen rüzgarlar

Ragıp Zarakolu
Washington. Amerikan Senatosu Dış İlişkiler Komitesi 25 yıldır ilk kez Ermeni Soykırımının Türkiye tarafından tanınması doğrultusunda bir karara imza attı. Komitenin evet diyen 12 üyesinden 10’u Demokrat, 2’si ise Cumhuriyetçi idi. Hayır diyenlerin 5’i de Cumhuriyetçi. Her zaman Ankara’dan yana oy kullanan senatör Mccain’in tavrı değişmişti artık. O da evet dedi. Bu kararın alınmasında en etkili olaylardan biri de; Türkiye/Suriye sınırında yaşanan ve birbirini izleyen şüpheli olaylardı.

Ermeniler ve Türkiye Cumhuriyeti Yöneticileri

Nurettin Değirmenci
“Ulusların üstünde insanlık vardır.” Goethe. Çocukluğumda; ailede, okulda ve çevrede Ermeniler ile ilgili hiç bilgim olmadı. Sanki aileler, öğretmenler ve çevrede yaşayanlar ağızbirliği yapmışlardı; Ermeniler ile ilgili tek sözcük konuşulmuyordu. Gençlik yıllarımda, sözüm ona devrimci olduk; ama, azınlıklardan, zayıflardan, baskı görenlerden söz açmamayı geçerli kural belledik. İlerici olmanın temeli kuralı: insan olmaktır. İnsanlar, zayıfları korur, güçlüleri dizginlemeye çalışır, haklıya yargıçların karar vermesini savunur.  Kısaca: Çocukluğum ve gençliğim, “Türklere ve Kürtlere Türkçülüğün pazarlandığı, Müslümanlara Müslümanlığın satıldığı, Kürtlere, ‘Yoksunuz!’ denildiği ortamlarda” geçti.

99 Yıldır Yüzleşilemeyen Acı: 24 Nisan 1915

Murat Aksoy
Protokoller iki ülkenin görünür olmayan önşartlarının devreye girmesiyle akut hale geldi. Ermenistan’ın soykırım, Türkiye’nin Karabağ hassasiyeti iktidarların sığındıkları birer “gerekçe” oldu. Her iki ülke de protokollerin dondurulmasını iradi olarak tercih ediyor. Oysa Türkiye’nin 1915 ve sonrası ile yüzleşmesi kaçınılmazdır. 24 Nisan 1915'de Ermenilerin yaşadıkları yerlerden tehcir edilmeleri bir insanlık trajedisi olarak tarihe geçmiştir. Yaşanan trajedinin izlerini Ermenistan'daki müzede en açık biçimde görüyorsunuz. Yaşanan sadece suçsuz yüz binlerce insanın ölümü değil, bir zihniyetin ‘öteki’/‘tehlikeli’ varsaydığını sistematik bir yok etme ve kamusal alanda görünmez kılma stratejisidir... Türkiye 1915 ile yüzleşmeden kaçtıkça, devleti bu yüzleşmeye davet eden girişimlerin, aydınların ve kanaat önderlerinin, STK’ların sayısı artıyor. Siyasi iktidarların sorunlarla yüzleşme ve çözüm iradesinden kaçındığı noktada devreye, çözüme inanmış siviller giriyor. 

Հայաստանեայց Սուրբ Եկեղեցին եւ Աւագ Շաբաթը

Հայ եկեղեցին , Սփիւռքահայ  տարածքի վրայ, ամէնէն կարեւոր  այն լծակն է որ, հայը , հայ կը պահէ: Եկեղեցին մեզի համար ունի  երկու շատ կարեւոր ու գլխաւոր բովանդակութիւն: Հաւատքի բովանդակութիւն ու տոհմիկ ինքնութեան բովանդակութիւն: Հայաստանեաց եկեղեցին մեզի կը ներկայանայ, իր այս  երկու երեսակներով ու իր երկու բովանդակութիւններով:

Çiçek‘ten kritik Ermeni görüşmesi

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner ile bir araya geldi... TBMM Başkanı Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: Şahsım açısından da ifade edeyim ki Ermeni terör örgütü ASALA tarafından bir yakını ve kocası öldürülmüş bir ailenin mensubu olarak ifade ediyorum. Aksi halde böylesine dost yemeğinde böylesine tatsız bir konuyu açmak istemezdim. Ama onların da ruhları, bu konuyu, burada gündeme getirmemi bekliyor onun için bunu söylemek mecburiyetindeyim.  Bu bizim nezaketimize, misafirperverliğimize de aykırıdır ama söylemezsem de kendimi sorumlu hissedeceğim. Parlamentolar, bugünü ve geleceği inşa etmeli, geçmişi tarihçilere bırakmalıyız. Biz tarihimizle yüzleşmeye hazırız. Kim ne biliyorsa, kim ne söyleyecekse, bilim adamları, tarihçiler bu konuyu araştırsın. Biz bunu kabule hazırız. Dünyaya ilan ettik. Ama parlamentolar tarihi olaylarla ilgili karar verme sürecini başlatırsa, bu barışa, dostluğa, ikili ilişkilere zarar verir."

Bahçeli - Ermeni karar tasarısına tepki -

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her Nisan ayı geldiğinde Ermeni diasporanın kuklaları anında siyaset podyumuna çıkmakta ve soykırım ezberiyle gösteriş yapmaktadır. Sözde soykırım kozunu tehdit ve gözdağı olarak kullanan çevreler artık bayatlamış ve miadı dolmuş bu oyundan vazgeçmelidir. ABD, 24 Nisan'da, 1915 tarihli Ermeni tehcirine ister soykırım desin, isterse de demesin, bizim açımızdan hiçbir meşruiyet ve ehemmiyeti yoktur. Bu ülkenin siyasetçileri, Türkiye'ye ister tümden soykırımcı suçlamasını yöneltsin, isterse de 'Hepimiz Ermeniyiz' diyenlere yeşil kart dağıtarak kucak açsın. Bize göre bunların hepsi fasa fiso ve teneke gürültüsüdür. Bundan böyle canları ne istiyorsa, keyifleri neyi gerektiriyorsa öyle yapmazlarsa hepsinde gönlümüz kalacaktır. Türk milletini soykırımcı olarak görenler, şayet tutarlıysa, şayet insan hak ve şerefine saygı duyuyorlarsa yüzlerce yılda Amerika kıtasında katledilen milyonlarca insanın, Irak'ta, Afganistan'da yok edilen din kardeşlerimizin günahını çıkarsınlar, sonra da yüzleri kaldıysa gelip bize laf yetiştirsinler."

A new era for Assyrian political representation

Assyrian Christians are asserting their democratic rights in Turkey after a century of exclusion, with a historic number of Assyrian candidates winning local office just three years after the first Assyrian deputy was elected to parliament. Februniye Akyol -- who prefers to go by her Assyrian name, Febronia Benno -- was elected Mardin metropolitan co-mayor. Diba Gabriel and Anto Nuay were elected to Midyat city council, and Gebro Tokus was elected to the city council in Sirnak's Idil town.

ABD'deki Ermeni tasarısına Türkiye'den karşı atak

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen tasarının ardından, Türkiye karşı hamlelere başvuracak. 1915 olaylarının 100. yıldönümünde ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımıyla ilgili tasarının ardından, Türkiye de karşı hamle için çalışmalara başladı. Başbakanlık'ta bu konu için özel bir ekip kurulurken, akademik ve politik alanda Ermeni diasporasının tezlerine karşı çalışmalar yapılacağı öğrenildi. Başbakan Erdoğan'ın başdanışmanı İbrahim Kalın'ın başında olduğu özel birim ile 1915 olayları ile ilgili dünya çapında paneller, konferansların ve toplantıların düzenleneceği, 'Aslında ne oldu' temasıyla gerçeklerin anlatılacağı belirtildi.

Amacımız Türk milletinin milli davasını anlatmak"

Hükümet yanlısı yayın yapan bazı medya organları şimdi de ABD’de gündeme gelen Ermeni tasarısı sebebiyle Hizmet Hareketi’ni hedef aldı. Camia’ya yönelik karalama kampanyalarına son olarak, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu'ndan geçen Ermeni tasarısı alet edildi. Sabah Gazetesi’nin manşetten duyurduğu “Paralel Yapı’dan milli davaya ihanet” başlıklı haberde, Hizmet Hareketi’ne bağlı kurumların, tasarının mimarı Senatör Robert Menendez'e yaptığı 9 bin 500 dolar bağışla konunun senato gündemine taşınmasını sağladığı iddia edildi.

Ermeni iddiaları gelişmelerini yakından takip ediyoruz

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 1915 olaylarına ait ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi tarafından kabul edilen ermeni tasarısıyla alakalı, "Türkiye hiçbir şekilde bu tür politik istismarlara müsaade etmez. Gelişmeleri yakından izliyoruz" diye konuştu... “Senato veya Temsilciler Meclisi genel heyetine gitmesi veyahut idareden bir izah gelmesi halinde önceden gösterdiğimiz reaksiyonu gösteririz ve son manada rastgele bir şekilde kabul edilmesi halinde ise tabii ki Türkiye’nin suskun kalması beklenmez. Böyle bir ihtimali öngörmüyoruz” ifadesini kullandı.

Kolektif Suçluluk ve Ermeni Soykırımı Üzerine Sosyal Psikolojik Bir Analiz: Suçlu Olan Kim: Hepimiz Suçlu Muyuz?

Roza Kamiloğlu
Hannah Arendt meşhur Heidegger eleştirisinde suçluluk duygusu üzerinde yoğunlaşır ve şu cümleyi kurar: “Herkesin suçlu olduğu noktada, kimse suçlu değildir.” [1]İnsan hissiyatı ceddinin geçmişini düşündüğünde, suçluluk hissedebilir mi? Bireylerin suçluluğu hissetmesi için yapılan yanlışta kişisel bir payı olması, ki ulusların geçmişi konu olduğunda çoğu zaman imkansızdır, şart mıdır?... Geçmişi meşrulaştırmak suçluluk duygusunu hafifletmek, dış grubu, ötekini suçlamak için kullanılan stratejilerden birisi. Geçmişte olanlar basitçe “onların” bize yaptıklarından ötürüdür: Onlar kendi davranışlarından ötürü bunu “hak etmiştir”. Türk milliyetçiliğinin karakteristiklerinden biri de ötekileri potansiyel tehdit olarak gören tehdit anlatısıdır.[10] 

Vatansızlık ve Tarihsel Gerçekler...

Serra Karaçam
1915'te Ermenilerin göçe zorlanmasının bu sene 99. yıldönümü... Yüzüncü yıldönümü yaklaşmışken ABD'de Paskalya tatili öncesi dış ilişkiler komisyonundan geçen Ermeni tasarısı, Senato gündemine alınmadı... Bu arada bu milli ihanet demek de bu konuyu iç siyasete alet etmek demek olmuyor mu? 2005'te Ak Parti hükümeti ve Gülen hareketi aleyhine Washington'da, Los Angeles'ta lobi yapanlar, bazı diplomatlar dahil başköşelerdeyken bugün bu birbirini yeme manzarasında da yüce Allah'ın adaletinin bir hikmeti vardır muhakkak. İnsanlara yardım veya komisyon baskısı yapıldıysa mesela... .  1915 soykırım tanımına uymuyor. Ancak 'yerinden etme' de önemli bir olay. Tanım kabul edilemese de Türkiye Ermenilerine bir takım haklar verilebilir. Dönüş bu torunların hakkı. Kimsenin geleceğini sanmasam da... ( Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği (IAGS) ve Uluslararası Geçiş Dönemi Adaleti Merkezi (ICTJ) kararı 1915'in soykırım olduğunu belirtmektedir . HYETERT)

Ermeniler Hollanda'da anıt açıyor!

Ermeniler Hollanda’nın Almelo şehrinde 24 Nisan 2014 tarihinde Ermeni “soykırım” anıtını açmak için hazırlıklarını tamamladı. Türk Meclis üyeleri haricinde tüm meclis üyelerine L. Haroutiounian imzası ile gönderilen davetiyenin duyulması Hollanda Türk Toplumunda huzursuzluk yaşanmasına vesile oldu. Daha önce de Assen şehrinde bir mezarlıkta anıt diken Ermenilerin bu girişiminin, İddia edilen “soykırım”ın önümüz sene 100. yılı olması nedeniyle bir hazırlık niteliğinde olduğu öne sürülüyor.