Etiketler

Soykırım yalanını reddetti bakın başına geldi

Ermeni soykırımı yalanını inkâr etti okuldan kovuldu. Fransa'da yaşayan Kutlu ailesinin 14 yaşındaki oğlu İbrahim, tarih dersinde soykırım iddiasını kabul etmeyince öğretmeni ve arkadaşlarının hedefi haline geldi. Okul yönetimi siyaset yapmakla suçladığı İbrahim'e okuldan uzaklaştırma cezası verdi. (yalanın inkarı epeyce garip, yalan inkar edilmez. Gerçeği inkar etmiş olmasın. HYETERT)

Laodikya Kilisesi turizme kazandırılıyor

İncil’de adı geçen 7 kiliseden biri olan Denizli’deki Laodikya Antik Kenti’nde yer Loadikya Kilisesi’nin yıl sonuna kadar turizme kazandırılacağı belirtildi. Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Şimşek: “Bu yıl sonu itibarıyla Laodikya Kilisesi’nin üst örtü projesini tamamlamayı hedefliyoruz ve gerçekte tüm dünya bu kilisenin açılmasını bekliyor. Çünkü Laodikya Antik Kenti Anadolu’daki en eski 7 kiliseden birini barındırıyor”

Melih Gökçek: Kürt geçinen ateist Ermeniler

Dila Karam
Kürt geçinen Kürtlerin aslında Ermeni olduklarını Melih Gökçek ilan etmiş, hem de bu insanların sadece (çok affedersiniz) Ermeni değil, aynı zamanda ateist olduklarını da belirtmiş. "Vatanına bağlı Ermeni kardeşlerimiz" diye yeni bir grup yaratıp, onları tenzih etme inceliğini göstermiş. Her ne kadar tam bu noktada benim aklıma, acaba bu vatana bağlı Ermenilerin İslam'a hizmet için çalışmaları gerekiyor mu diye bir soru geliyorsa da, nefret söyleminin şiirselliğini bozmamak için boş veriyorum.

Nişanyan Davası

Can Başkent
Nişanyan Davası, özellikle sol cenahın kahraman yaratıp yakma kültürünün güncel bir örneği olarak sivriliyor. Bu durum, Nişanyan’ın nevişahsına münhasır özellikleriyle de birleşince ortaya çok katmanlı bir sosyopolitik tablo çıkıyor. İşte bu çok katmanlılık ve karmaşa da, iyimserleşelim, bu davaya nasıl yaklaşmamız gerektiğini kestirmede çoğumuz için bir derin bir zorluk ve puslu bir sis yaratıyor. Her ne kadar Nişanyan’ın yazdıklarını önyargısız okumanın bu pusu ortadan kaldırmada en pratik yol olduğunu düşünecek kadar naif olsam da, cezaevindeki bir aydın için toplumsal destek oluşturmanın kitap okutmaktan geçmeyeceğini de tahmin edebiliyorum. Bu nedenle, hala, karmaşık bir sosyopolitik Dava’nın daha geniş ve katılımcı bir mücadeleyle daha rahat çözüleceğine dair inancımı da koruyorum.

1915’in Hayaletleri...

Aslı Aydıntaşbaş / asli.aydintasbas@milliyet.com.tr
100 yıl önce Kobani ya da Kobane diye bir yer yoktu. Bazılarının ısrarla “orijinal ismi” dediği Ayn el-Arab ise hiç yoktu.100 yıl önce orada Arab Punar ya da Arap Pınarı denilen ufak bir mezra vardı. Bu ufacık köyün tarihi, bugün Rusya’dan New York’a dünya gündemine oturan Kobani direnişinin gölgesinde unutuldu, gitti. Ama yine de anlatmaya değer... Berlin-Bağdat demiryolu, Osmanlı’nın son dönem en önemli siyasi ve ekonomik projesiydi. Eski haritalarda Arab Punarı’na ilk referans, Alman mühendisler tarafından inşa edilen demiryolunun Konya-Halep ayağında ufak bir istasyon olarak... Yıl 1912. O dönemde Suruç, 10 bin nüfuslu bir kaza. Urfa, Ermeni ve Arap nüfusun yoğun olduğu büyük bir yerleşim alanı. Arab Punarı ise dağın başı bir istasyon ve barakalardan oluşuyor. Ama Arab Punarı’nın tarih sahnesine çıkışı, 1915 Ermeni katliamlarıyla oluyor. Arap Punar’ı, tıpkı, Suriye krizinin başından beri duymaya alıştığımız Resul Ayn, Rakka ve Deyr-u Zor gibi, Anadolu’dan göç ettirilen Ermeni kafilelerinin yerleştirildiği “kamplardan.” Daha doğrusu, Halep veya Deyr-u Zor ve Resul Ayn gibi daha “ölümcül”, pek kimsenin sağ çıkmadığı kamplar için bir “transit” merkezi. Ermeni asıllı Fransız tarihçi Raymon Kevorkian’in iki ciltlik ‘Ermeni Soykırımı’ kitabında, 25 Eylül 1915’de Sivas’dan Arab Punarı’ndaki kampa yerleştirilen 15 bin kişilik kafilede, salgın hastalıklar nedeniyle günde 120 ile 170 kişinin öldüğü anlatılıyor. Garabet Kapijian, kamp boşaltılana kadarki 6 haftada 4 bin kişinin öldüğü söyleniyor.
Yazının Devamı: http://www.milliyet.com.tr/1915-in-hayaletleri-/siyaset/ydetay/1953564/default.htm

Sacred Treasures From the Armenian Churches of Constantinople


SACRED TREASURES FROM THE ARMENIAN CHURCHES OF CONSTANTINOPLE By Dr. Ronald Marchese

When: October 16, 2014 @ 7:30 PM
Where:ZORAYAN MUSEUM
3325 N. Glenoaks Blvd. Burbank
CA 91504
 
Categories:
Cultural Committee
  

ՀԱՅԱՍՏԱՆԵԱՅՑ ԱՌԱՔԵԼԱԿԱՆ  ԵԿԵՂԵՑՒՈՅ ՀԻՒՍԻՍԱՅԻՆ ԱՄԵՐԻԿԱՅԻ ԱՐԵՒՄՏԵԱՆ ԹԵՄ

Kafa kesmenin kısa tarihçesi

 Ayse Hür
Bu yazı sadece ve sadece 'kafa kesme'ye dair. Kılıçtan geçirme, çarmıha germe, yakma, boğma, zehirleme, işkence ile öldürme, ölüme terketme, kitle imha (fiziksel olsun kimyasal olsun) silahlarla öldürmenin tarihçesine dair değil... İşgal ettiği bölgelerde, soygun ve talan yapmak, Şeriat kanunlarını katı bir şekilde uygulamak, toplu tecavüz etmek, kadınları seks kölesi olarak satmak, çocukları askerler yapmak için toplamak ve kendi görüşlerine uymayanları halkın gözü önünde işkence ederek öldürmek, kafalarını kesmek, ciğerlerini, yüreklerini söküp yemek, organlarını kaynatıp çorba yapmak, cesetlerle, kesik kafalarla fotoğraf çektirmek… IŞİD’den ya da kısa adıyla İD’ten (İslam Devleti) bahsettiğimi anlamışsınızdır.

Ermenistan’da AB yanlıları sokakta

Ermenistan’ın Avrupa entegrasyonu politikasına noktayı koyarak Avrasya Ekonomik Birliği’ne imza atması, AB yanlılarının tepkisini çekti. Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan'ın 10 Ekim'de Avrasya Ekonomik Birliği'ne imza atması ülkede büyük protesto gösterilerine neden oldu. Başkent Erivan’daki Özgürlük Meydanı’nda bir araya gelen 10 bin AB yanlısı, hükümetin Rusya’ya yakınlaşmasını protesto etti.

ADD Rhone Başkanı Ordulu: Fransa'da Yaşayan Türkler Dikkatli Olmalı

Fransa'nın Villefranche sur Saone kentinde faaliyet gösteren Atatürkçü Düşünce Derneği'nde (ADD) yapılan toplantıda Fransa'daki Ermeni diyasporasının 2015 hazırlıkları anlatılarak, Türklerin bunlara karşı dikkatli olması gerektiği belirtildi. ADD Rhone Başkanı Ramazan Ordulu, 2015 sözde Ermeni soykırımının 100'üncü yılı nedeni ile Ermeni diyasporasının bölümünün, Fransa'nın çeşitli şehirlerinde büyük  hazırlık içinde olduğunu ve 1 yıl boyunca Türkiye ve Türk imajına zarar vermek için her şeyi yapacaklarını söyledi.

Nobel Ekonomi Ödülü Tirole’nin

Nobel Ekonomi Ödülü'ne piyasa gücü ve regülasyona yönelik analizleriyle tanınan, Fransız ekonomist Jean Tirole layık görüldü. 2014 Nobel Ekonomi Ödülü’nü piyasa gücü ve regülasyona ilişkin analizlerinden dolayı Toulouse Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Jean Tirole kazandı.

Osmanlı'nın Uygulamadığı Bir Proje: Karekin Pastermadjian [Armen Garo]'ın Anadolu Şarki Şimendifer Projesi

Doç.Dr. Mehmet Okur*
Bu dönemde gündeme gelen ve Berlin-Bağdat projesi kadar ses getiren en ciddi projeler ise Chester Projesi(20) ve Dr. Karekin Pastermadjian [Armen Garo]'ın "Şarki Anadolu Şimendifer Projesi(Doğu Anadolu Demiryolu Projesi)"dir. Erzurum Mebusu Dr. Karekin Pastermadjian(21) ve mebus arkadaşları tarafından hükümete sunulan bu proje Sivas, Erzurum, Trabzon, Ma’müretü’l-aziz, Diyarbakır ve Bitlis vilayetlerinin demiryolu ile hem birbirlerine ve hem de İstanbul'a bağlanmasını öngörüyordu.

Ben Bir Kürt'üm

Mehmet Zafer
Bunlar neyin hakkını savunuyorlar anlamadım. Aslında biliyorum. Zamanında Osmanlıyı yıkan, Türkiye cumhuriyetinin de başına defalarca bela olan Ermenilerin çirkin intikam oyunudur. Bunu hepimiz biliyoruz. Kim ki kürt olduğunu söyleyip bu ülkenin polisine, askerine silah çekiyorsa bilin ki Kürt değildir, Ermeni taşeronudur. Bu ülke asırlardır İngiliz ve Ermeni oyunuyla uğraştı, halen de uğraşıyor ve uğraşacak ta. Ama hiçbir zaman onların çirkin emelleri bu ülkeyi bölmeye yetmeyecektir. (Bu da ırkçıların yeni oyunu. Ve ilk değil. Amaç Hedef şaşırtmak, sokağı Ermenilerle özdeşleştirmek ve Ermenileri hedef haline getirmek. Tabi bazı Ermeniler de bunlara kaşık tutmaktan geri kalmıyor. Ne diyeyim başınıza Ermeniler kadar taş düşsün. HYETERT)

Atina’ya Süryani Soykırım Anıtı dikiliyor

Yunanistan’ın başkenti Atina’da 19 Kasım Pazar günü düzenlenecek bir törenle Süryani Soykırım Anıtı’nın açılışı yapılacak. Böylelikle 1915 yılında soykırıma uğrayan Asuri-Süryani-Keldaniler için Soyırım Anıtı dikilen ülkelerin sayısı altıya yükselecek. Daha önce ABD, Rusya, Ermenistan, Fransa ve Belçika’ya Süryaniler için soykırım anıtları dikilmişti. İsveç’in başkenti Stockholm’de ise anıtın dikilmesi  için hazırlıklar sürüyor.

Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ı makamında ziyaret etti

Patrik I. Bartholomeos, 9 Kasım'da yapmayı planladıkları ayin için Silivri Değirmenköy'de bulunan Gеrmiyan Ortodoks Kilisesinde incelemelerde bulundu. Patrik I. Bartholomeos (Dimitrios Arhondоnis), Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ı makamında ziyaret etti. 250 milyon Ortodoks'un ruhani önderi olan Bartholomeos, Işıklar'ın tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarılması ve korunması ile ilgili çalışmalarını yakından takip ettiğini ifade ederеk, 'Tekrar sеçilmenize çоk sevindim. Silivri'dе tarihi yaşatmak konusundaki çabalarınız takdire şayan. Bu konudaki çalışmalarınızı ilgiyle takip ediyor ve teşekkür ediyorum' dedi.

Süryani Ortodoksları ruhani önderi Erivan Devlet Üniversitesini ziyaret etti

Erivan Devlet Üniveritesi (EDÜ) Bilim Kurulu oturumlar salonunda Antakya ve Tüm Doğu yeni seçilen  Patriği Moran Mor Ignatius Aphrem II’le buluşma gerçekleşti.  Süryani Ortodoks Kilisesi ruhani önderine Tripoli ve Dağlık Lübnan Başepiskoposu, Kutsal Sinod Gn. Sekreteri Mor Teopilos Saliba, Homs Başepiskoposu Mor Silvanoc Butros al Nahmeh, Patrşkhane sekreteri Mor Dimoteos Matta al Khuri, Peder Carlos Bab ve Peder Joseph Bali refakat etmekteler.

"Dear Supporters of Hye Geen"

We hope that you are well. As the new secretary of  Hye Geen ,  I am in the process of updating our records to make sure that we have your contact information listed correctly. Some of you approached me previously and informed me that you are not being notified of our events.  We have some exciting events planned this year and  would like to keep you informed. Would you please be kind enough to e-mail me your mailing address and Telephone number so that I can update my file accordingly. Thank you for your prompt attention to this matter and we look forward to seeing you. Respectfully,

Tanya Moukhtarian

Ermeni diasporası 2015'e sabit stratejilerle girecek haberi

Dr. Fuad Hilalov Region+ Dergisi siyaset masası başkanı, Ermenistan uzmanı
Geçen haftalarda Ermenistan’da yapılan 5. Ermeni Diasporası ve Ermenistan Zirvesi, 2015 öncesinde diasporanın ne tür hazırlıklar içinde olduğunu göstermesi bakımından önemliydi. 100 yıl önce olduğu gibi bugün de Ermeni milliyetçiliğinin ana silahının kilise ve dini kurumlar olduğunu anlaşılıyor. Yüzyılların geçmesine rağmen bazı stratejiler sabittir.

16 bin metrekarede Ermeni-Rum savaşı!

Mert İnan
Ermeni ve Rum cemaatleri arasında yıllardır tartışma konusu olan Zeytinburnu’ndaki 16 bin metrekarelik arazinin Balıklı Rum Hastanesi Vakfı’na iadesine Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı tepki gösterdi. Vakıf Başkanı Bedros Şirinoğlu, arazinin 2. Mahmut tarafından Ermeni cemaatine hibe edildiğini söylerken, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Dimitri Karayani “Onlar yokken biz vardık” dedi...

Erzurum İçin A.S. Safrastian'ın Tanıklık İfadesi*

Geçen Ekim ayından beri,Ermenilere karşı yapılan zulmün tüm dünyada duyulmasından sonra,gerçekler apaçık ortada olduğu halde,söylenenlerin hepsinin doğru çıkmayacağını umduk. Türkiye Ermenistanı'nda, bazı  ücra köylerde Ermenilere dokunulmadığını, büyük yollara yakın yerlerdeki köylerin yakılıp yıkıldığını sanmıştık. Ne yazık ki,Erzurum ve Bitlis'in kapladığı bütün bölgeden Türkler çekilip gittikten sonra,neler olup bittiğini kendi gözlerimizle gördüğümüzde, bu büyük katliamın boyutlarını daha net bir biçimde kavrayabildik. Bu iki vilayette ve buradaki köy ve kasabalarda, Ermeniler tarihte benzeri görülmemiş bir zalimlikle yok edilmişlerdi.

Ben insan olduğumdan utanıyorum!

Ohannes Conkar
Nefret etmek, isyan etmek yeter mı? Bu hayat yaşamaya değer mi? Müslümanım diyenlerin insanların tekbir getirerek kafalarının kesilmesi, evet Müslümanlık buysa ne mutlu bana Ermeniyim. Daha önceleri böyle düşünmezdim. Bir insan nerede doğduysa oranın ırkına tabi olmasını isterdim. İnsanların, ne doğumu, ne ölümü elinde değil. Ama insanları öldürmek, kafalarını kesmek, sağ kalanların yerlerinden, yurtlarından vatanlarından edilmesi, bir daha yaşadığı, doğduğu toprakları görememesi, evinden, işinden olması, ailesinden uzaklaştırılması, kadınları, kızları çırılçıplak soyulup köle gibi satılması, 21. yy. dahi bu insanlık dışı vahşi, hayvanlaşan insanların olması, bunlara yardım edenlerin, silah, cephane, sağlık malzemeleri göndermesi, sınırları bu gibi terör gruplarına açılması, bir yerde göz yumulması, yaralanların tedavi edilip tekrar gönderilmesi kabul edilemez bir insanlık suçudur.