Etiketler

6-7 Eylül 1955 yağması ve 1964 sürgünleri

Ayşe Hür
6-7 Eylül olaylarında Türk basınına göre 11 kişi ölmüştü. Yaralı sayısı resmi rakamlara göre 30, gayriresmi kaynaklara göre 300'dü. Sadece Balıklı Hastanesi'nde 60 kadın tecavüz nedeniyle tedavi görmüştü. Resmi rakamlara göre 5.300'ü aşkın, gayriresmi kaynaklara göre 7 bine yakın bina saldırıya uğramıştı. En büyük tahribat Beyoğlu'nda yaşanmıştı. Bunu Eminönü, Fatih, Şişli, Beşiktaş, Sarıyer, Kadıköy, Adalar, Üsküdar, Bakırköy izlemişti.

6-7 Eylül Olayları İçin Anma Ayini Düzenlendi

İstanbul’da, 6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yılında, Rumlar tarafından ilk kez anma ayini düzenlendi. Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfında yapılan ayinde, hayatını kaybedenler için dua edildi.Türkiye’de yaşayan Rumlar başta olmak üzere gayrimüslim azınlıklara yönelik olarak 6-7 Eylül 1955’te gerçekleştirilen saldırılarda hayatını kaybedenler için 60’ıncı yılında Rumlar tarafından ilk kez anma ayini düzenlendi. Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfında düzenlenen ayine CHP İstanbul Milletvekili Selina Özuzun Doğan, Kudüs Patrikhanesi İstanbul Temsilcisi Nektarious, Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfından Laki Vingas ve Ermeni vatandaşlar katıldı. Rumlar tarafından 60 yıl sonra ilk kez düzenlenen anma ayininde, ilahiler eşliğinde dualar edildi.

CHP’li Doğan’dan TBMM’ye 6-7 Eylül Çağrısı

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, 6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yıldönümü dolayısıyla bugün Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı tarafından olaylar sırasında saldırıya uğrayan Aya Yorgi Kilisesi’nde düzenlenen ayine katıldı…6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yıldönümü dolayısıyla bugün Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı tarafından olaylar sırasında saldırıya uğrayan Aya Yorgi Kilisesi’nde düzenlenen ayine katıldı…Ayinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP’li Doğan da 6-7 Eylül’ün Türkiye tarihinde bir utanç sayfası olduğunu belirterek “Vatanını seven onbinlerce insan vatanını terk etmek zorunda kaldı. Biz bugün onlarsız çok eksiğiz. Hepimize çok büyük görevler düşüyor. Mağdurlar hala hayatta. Torunlar ve çocuklar. Ama failler yakalanmadılar. Bu cezasızlık kültüründen arınmamız lazım” dedi.

6-7 Eylül Olaylarının Pek Bilinmeyen İsyanı: Burgazada Direnişi

Heybeliada'da silah sesleri duyulmuştu, alevler yükselmeye başlamıştı. Burgazada yerel yönetimi ise direnişe hazırlanıyordu. Nahiye müdürü Zühtü, komiserleri Remzi ve Ahmet, tüm adalıları yağmaya karşı örgütlemeye başladı. Gayrimüslimler, Müslümanların evlerine alınarak korunmaları sağlandı. Yağmacılara karşı, silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla Ada'nın kritik bölgelerine yerleştirildi. Kararlılardı, direneceklerdi! Yağmacılara karşı, silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla Ada'nın kritik bölgelerine yerleştirildi. Kararlılardı, direneceklerdi! Burgazada'ya doğru gelen yağmacı motorlarını engellemek yine direnişçi motorlara düşüyordu. Burgazada'ya doğru gelen yağmacı motorlarını engellemek yine direnişçi motorlara düşüyordu. Ada'ya yaklaşmalarına bile izin vermeyerek uzun süre direndiler. Teknelerden zorla Ada'ya girmeye çalışanlar, taşlar ve sopalarla püskürtüldü Burgazadalılar, Müslüman’ıyla gayrimüslimiyle sonuna kadar direndi ve kimsenin canına zarar gelmeden yağmacıları uzaklaştırdılar. Belki de 6-7 Eylül'ün insana umut veren tek şeyi buydu, Burgazada direnişi...

"Anneannem Evinin Yıkılışını Alkışlayarak İzledi"

Nilay Vardar
Andon Parizyanos ve Taki Francis, ikisi de İstanbullu Rumlardan, biri hala İstanbul'da biri Atina'da yaşıyor. Çocuk hafızalarından 6-7 Eylül'ü ve bugüne yansımalarını anlattılar. Burgaz, Yunanca kale/burç anlamına geliyor. İsmini Yunanca’dan alan ve nüfusun yüzde 90’ını Rumların oluşturduğu Burgaz Adası’nda şimdi 6-7 Rum kalıyor.

Papa: Her kilise bir mülteci aileyi ağırlasın

Övgü Pınar / Roma, İtalya
Göçmenlerin kabul edilmesi için uluslararası topluma çağrılarda bulunsa da zaman zaman somut adım atmamakla eleştirilen Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco bu kez eyleme geçerek, Avrupa'daki tüm kiliselerden bir mülteci aileyi ağırlamalarını istedi. Her pazar Vatikan'da yaptığı Angelus duasının ardından, San Pietro Meydanı'nı dolduran binlerce kişiye seslenen Papa Francesco göçmenlere merhamet gösterilmesi mesajı verdi.

Azınlık Vakıfları İçin Yeni Yönetmelik Yolda

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan soru önergesinde azınlık vakıflarının seçim yapabilmesine olanak sağlayan yönetmeliğin neden iptal edildiğini sordu… Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, soru önergesini Vakıflar Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre yanıtladı… Arınç, Cemaatler Vakıflarının bu kapsamda ihtiyaçlarını daha iyi tespit ederek yeni bir yönetmelik hazırlanması amacıyla, cemaat vakıfları mensuplarından da alınan görüş ve öneriler doğrultusunda, yönetici seçimlerine ilişkin yeni bir yönetmelik hazırlama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Mirasçı Aranıyor

İstanbul Şişli'deki dairesi hazineye kalan HORASANCIYAN'ın varisleri aranıyor.
Adı           :    Nune Nina (Pelinia iken 1978 yılında değiştirilmiş)
Soyadı     :    Horasancıyan
Baba Adı :    Serkis
Anne Adı :   Perus
Doğum T:    22.10.1938
Doğum Yeri Sütlüce Beyoğlu

HDP: Geçmişle Yüzleşemeyen, Yeni Utanç Tablolarına Mahkum Olur

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, 6-7 Eylül olaylarının yıldönümü nedeniyle yayınladıkları açıklamada cezasızlık ve yüzleşmenin olmamasına dikkat çekti. “6-7 Eylül’ü unutmuyoruz...” başlıklı açıklamada kalıcı barış çağrısı yer aldı: “Unutturulmaya çalışılan 6-7 Eylül utancını bir kez daha hatırlatıyoruz. Farklı dillerden, kimlik, kültür ve inançlardan halklarımıza, tarihimizde yaşanmış olan ve bugün yaşanmakta olanlar karşısında barış, eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükselterek, halkların kalıcı barışını, eşitliğini ve kardeşliğini inşa edelim diyoruz.”

Geride kalan tek Ermeni köyü: Vakıflı

Halil İmrek
Vakıflı, Hatay’ın Samandağ ilçesine dört km uzaklıkta bir Ermeni köyü. Onca köyden onca yerleşim alanından sonra “Türkiye’nin tek Ermeni köyü” olma özelliğini sürdüren Vakıflı şimdi turistlerin, gazetecilerin uğrak yeri. Biz de Vakıflı köyünü ve doğanın kollarına bırakılmış civarındaki Ermeni coğrafyasını gezdik.

Kılıçdaroğlu'ndan 6-7 Eylül mesajı: Tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri

CHP Genel Başkanı'ndan açıklama. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 6-7 Eylül olaylarını "Tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri" olarak tanımladı. Kılıçdaroğlu twitter hesabından 6-7 Eylül olayları ile ilgili  şu mesajı paylaştı: "6 Eylül 1955'i 7 Eylül'e bağlayan gece tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri yaşandı. Kardeşçe yaşadığımız bir ülke diliyorum."

Bireysel Özgürlüğün Katilleri; Kollektivizm, Örgütçülük ve Örgütsel Cemaatçilik

Doç. Dr. Bengül Güngörmez / Uludağ Üniversitesi, Sosyoloji
Geçtiğimiz günlerde Suruç’ta gerçekleşen canlı bomba eylemiyle sarsıldık. Ocaklara ateş düştü. Gencecik fidanlar hayatlarını vahşice kaybetti. Bu eylemi kanlı illegal örgütlerden birisi gerçekleştirdi. Hangisi olduğu fark etmez. Örgüt demek “kolektivizm” demektir. Kolektivizm ise baskı, şantaj, tecavüz, infaz ve cinayet demektir… Bugün bir takım cemaatler de bu türden bir kollektivist yapıya dönüşme tehlikesi içinde olabilir. Nitekim elimizden kayıp giden bir dünya var ve bu akışkanlıkta kimi cemaat yapılarının tabanını tutmak adına hızla kolektivist bir yapıya evrilebilmesi muhtemel. Açıkçası cemaatsiz bir toplum düşünülemez. Cemaatsiz bir toplum mümkün de değildir. Dini cemaatler olmasa seküler cemaatler olacaktır. Ulus kavramının kendisi de bir cemaati sembolize eder. Cemaatler çoğulluğu merkezi bir iktidarın mutlaklaşmasının panzehiridir. İnsanların cemaate ait olma ihtiyaçları yok sayılamaz, engellenemez.

Kozan’daki Kilikya Ermeni Manastırı’nın Sırları

Cezmi Yurtsever
Berkan hoca ile birlikte Kilikya ermeni Manastırının bulunduğu yere de gezi yaptık… Berkan hocanın “tel ile çevrili merdivenlerle aşağı doğru inilen yerde Ermeni kralları ve din adamlarının mezarları vardır. Burası Ermeni manastırıdır” sözleri… Ve arkasından da hemen yanı başında son parçası ayakta kalan ve iç kısmında incir ağacı bitmiş harabenin yanına geldik. Berkan hoca anlatmaya devam etti: “ Manastır ve yanındaki küçük Kilise burasıdır. Ahmet Cevdet Paşa, 1865 yılında Sis şehrine geldiğinde bu kiliseden bahseder”… Berkan hoca, Sis Ermeni manastırı, saray ve küçük kilisenin 1950’li yıllarda zamanın Belediye başkanı tarafından yıktırılıp taşları ile bina yapılması olayına çok kızıyordu. “Kozan tarihinin önemli eserleri arasında bulunan bu yapılar korunmuş olsaydı şimdi dünyanın gözleri burada olurdu ve turizm canlanırdı” açıklamasını yaptı.

6-7 Eylül Pogromu’nun yıldönümünde ‘Bir daha asla’ etkinlikleri düzenleniyor

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
60. yıl geçmesine rağmen devletin hâlâ özür dilemediği utanç tarihinin yıldönümünde, İstanbul ve Ankara’da “Bir daha asla” etkinlikleri düzenleniyor. Türkiye’de yaşayan Rumlar başta olmak üzere gayrimüslim azınlıklara yönelik olarak 6-7 Eylül 1955’te gerçekleştirilen talan ve yağma saldırılarında hayatını kaybedenler ve mağdur olanlar İstanbul ve başkent Ankara’da düzenlenen çeşitli etkinliklerle anılıyor. Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen ve 6-7 Eylül Pogromu olarak anılan örgütlü saldırıların 60. yıldönümünde, İstanbul, Atina ve Ankara merkezli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, “Bir daha asla” demek için ilk kez bir araya geliyor.   

1915 Sürecinde Pontos’ta Ermeni Kadın Olmak

Sait Çetinoğlu // Mail: cetinoglus@gmail.com
Osmanlı fethinden sonra Pontos radikal bir değişime uğradı. Türk göçebelerini bölgeye yerleştiremeyen saray, Batum’dan Sürmene’ye, Rize ve Of’a kadar, kıyı bölgelerindeki Ortodoks halklarına yönelik zoraki bir İslamlaştırma politikası uygulamaya koyuldu. Zorla İslamlaştırma, diğer Hıristiyan halklar gibi Ermenilerin nüfuslarında kan kaybına en büyük etmenlerden biridir. 1915 sürecinde Pontos’ta Ermeni kadından söz etmek tarihsel süreç içinde tükenişin son noktasını koymakla eş anlamlıdır. Pontos’ta Ermeni varlığının yok edilmesiyle birlikte kadınlar da yok edilmiştir. Kadınların büyük kısmı ölüm yolculuğunda tüketilirken bir kısmına el konmuş, Müslüman haremlerine yerleştirilmiş ruhu çalınmıştır.

6-7 Eylül, bir daha asla!

Başta Rumlar olmak üzere binlerce insanın Türkiye'yi terk etmesine sebep olan 6-7 Eylül olayları, 60. yılında Dur De platformu ve İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu tarafından Galatasaray Meydanı'nda yüzleşme ve adalet talebiyle basın açıklaması yapılarak anıldı.

"Yüz Yıllık Ah" hepimizin ahıdır hâlâ!

Roşan Lezgîn / Yazar
"Yüz Yıllık Ah! Toplumsal Hafızanın İzinde 1915 Diyarbekir" (İBV Yayınları, İstanbul, 2015) adlı kitap, bir proje çalışması olarak Adnan Çelik ve Namık Kemal Dinç tarafından kaleme alınmış. On altı bölümden oluşan kitapta, 1915 Ermeni katliamı-tehcirini konu alarak Diyarbekir özelinde, 1915'in kolektif hafızasını ortaya çıkarmaya, kuşaklararası aktarım ve sessizleştirme süreçlerini anlamaya ve 1915'in şimdide nasıl kurulduğuna, anlaşıldığına, anlatıldığına ve gerekçelendirildiğine odaklanmaya çalışılmış. Kitapta, ağırlıklı olarak Kürtlerin 1915'e dair hafızasından beslenmeye çalışılırken güncel Kürt edebiyatından da yararlanılmış.

Uluslararası Mültecilerle Dayanışma Yürüyüşü – Sınırlar Açılsın: Mülteciler, Hoşgeldiniz!

Mültecilerle Dayanışma Eylemi - Aktivistler Forumu: Sığınmacılarla Dayanışma Perspektifleri. 2011 yılında savaşın başlamasından bu yana Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin sayısı 2 milyonu aştı. Suriyeli sığınmacılar korkunç bir savaş ortamından, Baas diktatörlüğünün bombardımanlarından, IŞİD’in katliamlarından, infazlardan, tecavüzlerden, açlıktan kaçıyor. Türkiye’ye sığınan mülteciler, tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerde tanımlanan “mülteci” statüsüne ve en temel insan haklarına sahip olmadan yaşıyor; artan oranda ırkçı saldırılara maruz kalıyor. En son geçtiğimiz günlerde 3 yaşındaki Aylan Kurdi‘nin kıyıya vuran cesedi ise devletlerin mülteciler konusundaki ikiyüzlülüğünü çok açık bir şekilde gözler önüne sererken, Avrupa halkları ve mülteciler arasındaki dayanışmayı yükseltti. Avrupa kıtası şu günlerde “Mülteciler, Hoşgeldiniz” sloganlarıyla sokağa çıkan halkların dayanışma gösterilerine sahne oluyor.

HDP'li AB Bakanı'na Ak Parti'den Sert Tepki!

Geçici Hükümette AB Bakanı olarak görev alan HDP'li Ali Haydar Konca'nın gazetecilerin Ermeni soykırımı sorusuna yaptığı "Bir katliam yapıldığı çok açık ve nettir. Bunu herkes kabul ediyor" şeklindeki açıklamaya AK Parti’nin akademisyen kökenli Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’dan sert cevap geldi. “Bir Ermeni soykırımı var mıdır, yok mudur sualinin cevabı siyasetçilerden çok tarihçilere aittir” diyen Özdağ, “Bir gün Ermeni ile el ele bir gün Rum ’la bir başka gün Yunanla el ele olan geçici seçim hükümetinde AB Bakanlığı görevini yürüten Ali Haydar Konca ve diğer HDP’li Milletvekilleri şunu iyi bilsinler ki kendi ülkesine kendi milletine ihanet edenler iflah olmaz” şeklinde konuştu. (MHP’nin Halaçoğlu’su varsa Ak Partinin de Özdağ’ı var. Al birini… HYETERT)

'Kervan 1915'in Adıyaman Çekimleri Tamamlandı

Türkiye’nin bir çok bölgesinde çekimleri gerçekleştirilen ve Ermeni tehcirinin anlatıldığı ‘Kervan 1915’ filminin Adıyaman çekimleri tamamlandı. İsmail Güneş’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği ‘Kervan 1915’ adlı sinema filminde, Ermeni tehciri gerçek bir hayat hikayesi üzerinden anlatıyor. 2016 yılında gösterime girmesi planlanan sinema filminin 20 Haziran’da başlayan çekimlerinin Adıyaman ayağı tamamlandı. Adıyaman’da çekimlerini tamamlayan film ekibi Konya’ya gitti.