Etiketler

Adı üstünde azınlık kalmış!

Yazgülü Aldoğan / yaldogan@posta.com.tr
Günlerdir yazıp duruyorum, yeni bir icat çıkardılar, ‘Müslüman olmayanlarla dost olmayın, siz de Müslümanlıktan çıkarsınız’ diye; nasıl bir nefret söylemi, nasıl bir düşmanlık, anlatılır gibi değil. Kendilerinden olmayana düşmanlar zaten, kendi dinlerinden olmayana da düşmanlar! Ve tam bunun yanlışlığını anlatmaya çalışırken pek sayın Başbakan Davutoğlu azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle buluşup konuşuyor. Ne demesini beklersiniz? “Kendinizi kötü hissetmenizi anlıyorum, size karşı düşmanlık tehdit boyutlarına ulaştı.

ՈՒՐ~ ԵՆ ,ՄԵՐ ՍՈՒՐԲ ԵԿԵՂԵՑՒՈՅ ԱՒԱՆԴՈՒԹԻՒՆՆԵՐՈՒ ՊԱՇՏՊԱՆՆԵՐԸ:

Վերջերս , ընկերային լրատուական միջոցներու կողմէ Facebook ի էջերուն մէջ տեղադրուած է, տեսաելիզ մը որ, կը պատկերացնէ,Պոլսոյ Օրթագիւղ թաղամասի  Հայոց Սուրբ Աստուածածին եկեղեցւոյ Սուրբ խորանի առջեւ"Կանանց Դասավվուֆ" երգչախումբի ընկերակցութեամբ Թուրք Սուֆի կրօնականներու ''Շէպ-ի Արուս"ի, աղօթքի եւ պարի ելոյթը:Այս ելոյթը կը վայելէր,Թուրքիոյ Հայոց Պատրիարքական Ընդհանուր Փոխանորդի բարձր հանդիսապետութիւնը: Ըստ իս,այս ելոյթը  Հայաստանեայց եկեղեցւոյ անյարիր է եւ կարելի չէ բացատրել միջ-ժողովրդական , միջ-մշակոյթային փոխյարաբերութիւնով,միջ -կրօնական երկխօսութիւնով եւ նաեւ կրօններու մերձերցման միտող նախաձեռնութիւներով:

Vakıflı Ermeni Köyü

Musa Dağı'na sırtını, Akdeniz'e yüzünü dönen, serin, bol oksijenli, kendine has özellikleri olan Vakıflı Köyü, 35 hane ve 160 kişilik nüfusa sahiptir. Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı köyün ilçeye olan uzaklığı 3 kilometredir. Türkiye'nin, bütün nüfusu Ermenilerden oluşan tek köyüdür. Homojen bir yapı içinde tarihteki serüvenini devam ettiren köyde, gelenekler de yüzyıllardır bozulmadan süregelmektedir. Her yıl Ağustos ayının ikinci Pazar'ı kutlanan ve Hıristiyan alemince kutsal kabul edilen Meryem Ana Yortusu, dinsel bir şölen olmanın yanı sıra farklı din ve mezhepleri bir araya getiren, kaynaştıran bir zemine de ev sahipliği yapar.

Ermeni Diasporası Atatürke’ de İftira Atmıştı

Artık tarihi yüzüncü yıllar ve seçim dönemine girmiş bulunuyoruz. Bundan sonra kalemimizi bu üç konu; yani Çanakkale Muharebelinin ve Ermeni Zorunlu Göç (Tehcir) olaylarının 100ncü yıl dönümleri ve Cumhuriyet Tarihimizin dönüm noktası olabilecek Genel Seçim konuları hakkında kullanmak adeta bir mecburiyet halini aldı. Bu gün sizlerin dikkatini toplamak istediğiniz ve kamuoyunca pek az bilinen bir başka gerçeği gündeme getirmek istiyoruz. (Daha başlıkta bile imla hatası var, bırak içeriği. HYETERT)

Bir asırlık adalet halen uykuda ve halen tehdit var Ermeni halklarına

Bir yüzyıl geçti aradan adalet arıyor Ermeniler sadece yaşamak istiyor atalarının Kurban edildiği topraklarda. Sarılacak bir akrabaları olmasa da aynı toprağa gömülmek yetiyordur özlemlerine kavuşmaya. Bir yüzyıl geçti aradan iki hatta 3 nesil Türk oldular zorla dayatmayla ve katliamlarla. Yetmedi mi ödenen bedel artık Ermeni olmak gerekmiyor mu en azından bir gün yada bir Pazar? Herkes biliyor yaptığını ama yaptıklarının yanlış olduğunu kabullenmek istemiyor işte. Kim yanlışını kabullenmek ister bu halk ve sistemde her halde bunun derdinde. Yazının Devamı: http://blog.radikal.com.tr/turkiye-gundemi/bir-asirlik-adalet-halen-uykuda-ve-halen-tehdit-var-ermeni-halklarina-84758


Meclis, lobi için atağa geçecek

Nevin Bilgin
2015, 1915 olaylarının 100. Yıl dönemi olması sebebiyle Ermeni lobisinin Ermeni Soykırım iddiları ve lobilerini arttıracağı bir dönem olacak.1915 olaylarının 100.yılı olması nedeniyle Meclis ve Dışişleri Bakanlığı alarma geçti. Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Meclis’teki dış komisyonların başkanlarıyla bir araya geldi. Toplantıya AB Uyum ve Dışişleri Komisyonu başkanları, Türkiye AB karma Parlamento Komisyonu başkanı ile uluslararası parlamenter asamblelerin Türkiye delegasyon başkanları katıldı. Soykırım iddialarının 100.yılı olması nedeniyle dünyanın pek çok ülkesinde Ermeni lobisinin başlatacağı atakları karşı Türkiye kapsamlı bir eylem planı yürütecek.

Yıllardır saklanarak yaşadılar!

Bakın onların akrabaları kim... Çok şaşıracaksınız!
İttihat Terakki’nin liderlerinden olan Talat Paşa’nın en yakın  akrabaları Pınarbaşı köyünde çiftçilik yapıyor. Ermeni tehcirini bilmiyorlar, Paşa suikasta uğradığı için hep saklanarak yaşadılar. Osmanlı’nın son döneminde İttihat Terakki Fırkası’nın üç paşasından biri olan ve sadrazamlık da yapan Talat Paşa’nın yakın  akrabaları Tekirdağ’ın Ergene İlçesi’ne bağlı Pınarbaşı Köyü’nde mütevazı bir köy yaşamı sürüyor. Talat Paşa’dan kendilerine sadece kostaklı saat ve birkaç siyah-beyaz fotoğraf miras kalan Altay ailesinin fertleri, çiftçilik ve hayvancılık yaparak geçimlerini sağlıyor.

Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları

Taner Akçam
1922 yılında Paris’te Ermenice bir kitap yayımlanır; kitabın adı Acı Çekenlerin Sesi (Tsayn Darabelots), yazarı B. Donabedian’dır. Aslında Donabedian’ın kitaba yazdığı önsözde söylediği gibi, kitabın tek bir yazarı yoktur. Yüzlerce farklı kişi tarafından yazılmış mektupların biraraya toplanmasından oluşmuştur. Mektupların hemen hepsi, soykırımdan kurtulmuş veya kurtulup kurtulamadıkları henüz daha belli olmayan Ermeniler tarafından 1916-1919 yılları arasında yazılmıştır. Her bir mektup, yaşananların sıcağı sıcağına anlatılmasından ibarettir. Birincil el tanıklar, daha olayların içinde iken, ümitsizce akraba, eş ve dost aramakta, onlara başlarından geçenleri tüm detayları ile aktarmakta ve yardım istemektedirler...Eğer bugün Sarıkamış’ta savaşanları saygıyla anacaksak, bunu o dönemde şehit düşen Hıristiyan, Müslüman tüm askerler, tüm Osmanlı vatandaşları adına yapmamız gerekiyor. Tabii ki Sarıkamış’ta can veren Rus askerlerini de unutmamak lazım.
Yazının Devamı: http://www.taraf.com.tr/yazarlar/sarikamista-savasan-ermeni-askerler-ve-esaret-mektuplari/

A Century of Silence / A family survives the Armenian genocide and its long aftermath.

By Raffi Khatchadourian
The church of Sourp Giragos, in old Diyarbakir, fell into ruins after 1915. A few years ago, the town rebuilt it. “Our grandparents,” the mayor said, “committed wrongs, but we, their grandchildren, will not repeat them.”

Davutoğlu'ndan Süryanilere kilise vaadi

Sedat Yiğit / Demokrat Haber
Gayrimüslimlerin ruhani temsilcileriyle bir araya gelen Davutoğlu, İstanbul’da yeni bir Süryani Kilisesi inşa edileceğini kararlaştırdı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun gayrimüslim toplumların ruhani temsilcileriyle yaptığı toplantıda, Cumhuriyet tarihinde bir ilk gerçekleştirilerek Yeşilköy’de yeni bir kilise yapılmasının kararlaştırıldığı açıklandı.

Արամ Ա. Կաթողիկոսի Հայոց Ցեղասպանութեան 100ամեակին Նուիրուած Կոնդակը

2015 տարին հարիւրամեակն է Հայոց Ցեղասպանութեան: Հետեւաբար, իր խոր-քով ու իմաստով, իր նպատակով ու պատգամով տարբեր թուական մը պէտք է դառնայ 2015 տարին իւրաքանչիւր հայու ու ողջ հայութեան կեանքին մէջ: Հայ ժողովուրդի հաւաքական յիշողութեան մէջ իր անջնջելի դրոշմն է ձգած Հայոց Ցեղասպանութիւնը: Աշխարհի վրայ չկայ հայ, որուն արեան հետ չէ թրծուած ու կեանքին հետ չէ շաղախուած Հայոց Ցեղասպանութիւնը: Աշխարհի վրայ չկայ հայ, որուն ընտանիքը ենթարկուած չըլլայ ցեղասպանութեան, տարագրումի, հայրենազրկումի կամ սփիւռքացումի:

Diyarbakır Hava Alanı Benim

ABD'de yaşayan Ermeni Sudjian, Diyarbakır Havaalanının arazisinin kendisinin olduğunu iddia ederek dava açtı. ABD’de yaşayan Ermeni Sudjian, Diyarbakır Havaalanı’nın arazisinin ailesinden kaldığı iddiasıyla dava açtı. Yargıtay, davacının hak sahibi olmadığına hükmeden mahkemenin zaman aşımı kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozdu. Sudjian davası diaspora Ermenileri için örnek olabilir.

1915, er Sevag ile anılacak...

Burcu Karakaş İstanbul
Tehcir kararının alındığı 1915’in yüzüncü yılında İstanbul’da yapılacak etkinlikler er Balıkçı’nın anılmasıyla başlayacak…. İttihat Terakki’nin aldığı tehcir kararı üzerine 24 Nisan 1915’te İstanbul’da aralarında mebusların, gazetecilerin, doktorların, sanatçıların olduğu Ermeni aydınları tutuklanmış, pek çoğu Ankara’nın Çankırı ve Ayaş İlçesi’ne sürülmüştü. Bu tarih, Ermeniler tarafından ‘büyük felaket’in başlangıcı  olarak tanımlanıyor. 24 Nisan’ın 100. yıldönümünde ABD’de kar amacı gütmeyen kurum “Project 2015” ile Türkiye’de insan hakları platformu “DurDe”, 22-24 Nisan 2015 tarihleri arasında, bir dizi etkinlik için kolları sıvadı.

MHP'li Vural'dan 'kilise' çıkışı

Hasan Bölükbaş
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun gayrimüslim azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle yaptığı toplantı sonrasında Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise yapılması kararı alındığı yönündeki çıkan haberler hatırlatılan Vural, böyle bir ihtiyacın nereden kaynaklandığını bilemediğini belirterek şöyle devam etti: "Ama zaten Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde apartman kiliseleri oldukça artmıştır. Misyonerlik çalışmaları da oldukça artmıştır. Dolayısıyla Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde anlaşılan o ki, kilise ihtiyacı artmış olacak ki, bir ihtiyaçtan dolayı bunu açma durumuna geldiler. Doğrusu zaten birçok kiliseler ihya ediliyor. Ama bunun bir ihtiyaçtan mı, yoksa siyasi bir amaç için mi gerçekleştiriyorlar bilemiyorum. Eğer bir ihtiyaç söz konusu ise, siyasi amaç ise bunun hangi siyasi amaçla gerçekleştirildiğini öğrenmemiz gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi zannederim yeni seçim döneminde, bir kilise açmayı seçim vaadi olarak göstermiş olabilir. Kendi takdirleridir. Söyleyecek bir şeyimiz yok."

Davutoğlu'ndan flaş karar: Yeşilköy'e yeni kilise

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun gayrimüslim azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle yaptığı toplantıda, Cumhuriyet tarihinde bir ilk gerçekleştirilerek Yeşilköy'de yeni bir kilise yapılmasının kararlaştırıldığı öğrenildi...Tek tek söz alan dini azınlık temsilcileri, 10 yılda Türkiye'de  azınlıklara bakışın değiştiğini anlatarak, daha önceki dönemlerde yaşanan  olumsuzluklardan örnekler verdi.
Papaz ya da ruhban sınıfından birisinin azınlık okullarında ders  vermesine izin verilmemesi, bu kişilere pasaport verilmemesi, verildiğinde de en  fazla 6 ay süreyle verilmesi, kiliselerin sinema ya da farklı amaçlara  kullanılması gibi yaşananlar anlatıldı.

Sait Çetinoğlu: Türkiye “Sol” Hareketlerindeki Milliyetçi Virüs

 “Acı gerçek,… ‘bizi yükselten’ yalandan daha yararlıdır” (V.İ.Lenin)
Bu yazı Türkiye sol hareketinin tahlilinden ziyade, yazının seyri içinde Türkiye sol’una (Türk “solu” demek daha doğru olur) ve zaaflarına değinilmekle birlikte,  Türkiye sol hareketinin bir parçası olan fakat unutulan yada unutturulan bu coğrafyanın kadim halklarının sol hareketlerine özelliklede Ermeni devrimci hareketine odaklanmıştır. Amacımız bu coğrafyadaki Sosyalist Hareketlerin TKP öncesine denk gelen tarihine değinerek unutulan sosyalist önderlerini hatırlatmaktır.

‘I’ll squeeze those Armenians like lemons’

By Garen Kazanc
It was one of those receptions that had taken months to organize. The tables were fitted with fancy decor topped with bouquets of tulips picked from all parts of the country. The hall was unlike most other halls in the city; elaborately embellished with handmade ornaments, it had the capacity to dazzle one’s eye. Throughout the night, couples mingled, announcers made long speeches, and others danced. It was the place to be. The reception took place in Istanbul and was hosted and organized by a local Armenian church. The leading figures of Istanbul’s Armenian community were present. Among those invited were various government dignitaries, including Ismet Inonu, then president of the Republic of Turkey. Inonu was accompanied by his wife, who was impressed by the decorations and the preparation that went into the event. “My goodness, such beautiful decorations!” she said gleefully. “Where do they come up with the money to finance all this wonderful decor?”
“Don’t ponder about that too much,” Inonu replied sternly. “Pretty soon, I’m going to squeeze them like lemons so hard that they’ll run dry.”

Geoffrey Robertson puts the case against Turkey for 1915 Armenian genocide

Louis Nowra  / The Australian
On April 24, 1915, the day before the Anzacs landed at Gallipoli, the Turkish government in Constantinople rounded up hundreds of Turkish 
 Armenian artists, intellectuals, academics, priests and community leaders and killed most of them. At the time there were 15 million Turkish Muslims and about two million Christian Arm¬enians in Turkey (or Anatolia as it was then). The Armenians were better educated and wealthier than most Turks and because of that were envied and hated, so much so that the government instituted a program of ethnic cleansing. The Turks had had practice runs before. Between 1894 and 1896, 200,000 Armenians were massacred by soldiers and armed mobs.(Nobel laureate Orhan Pamuk barely escaped jail for discussing the Armenian genocide.)

Yeni bir dinamiğin eşiğinde

Etyen Mahçupyan  / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Seçimler siyasi partilere kendilerini topluma yeniden anlatma fırsatı verirken, aslında kendini değiştirme imkanı da sunar. 2015 seçimleri bir dönemin sonunu ifade edecek. AKP’yi devirme zemininde ortaya konulan söylem ve eylemlerin ‘siyaset’ olmaktan çıktığına ve AKP ile birlikte daha epeyce uzun bir zaman yaşanacağı gerçeğine adapte olunduğuna tanık olacağız. Söz konusu kayma muhakkak ki iktidar partisini de etkileyecek. Daha rahatlamış, özgüveni derinlik kazanmış, ‘öteki’ ile ilişki kurmaya daha istekli ve yetenekli bir AKP ile karşılaşacağız.

Gayrimüslim Ruhani Liderleri Ağırlayan Başbakan A. Davutoğlu, “Türkiye Toprakları ile Musevi İnancı Arasında da Bağ Kurdu”

Başbakan: İslamofobi’ye getirilecek eleştirel yaklaşımın aslında yalnız Müslümanlara yönelik ayrımcılığa değil tüm dini kimliklere yapılan ayrımcılığa karşı ses yükseltmek anlamına geleceğini belirtti… Anadolu topraklarının hem Hristiyan geleneğinin hem de İslam geleneğinin çok sembolik merkezlerini barındırdığını söyleyen Davutoğlu, şunları ekledi:‘Hele ŞanlıUrfa’ya giderseniz, ŞanlıUrfa Hazreti İbrahim’le birlikte bütün etrafındaki İbrahimi geleneğin doğduğu ve orada hala her bir köşesinde kendi izini bıraktığı bir peygamberler şehridir. Ülkemizin neresine giderseniz gidin bu anlamda bu birlikteliği görürsünüz ve bu birlikteliğin getirdiği o manevi havayı hissedersiniz. Dolayısıyla ben bu sofrayı İbrahimi sofra olarak nitelendiriyorum’ . VOA muhabiri, Hilmi Hacaloğlu‘na göre Başbakan bu beyanları ile; “Türkiye topraklarıyla Musevi inancı arasında da bağ kurmuş oldu”.