Değişim Yayınlarının desteği ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Tarih Kurumu (TTK) Ermeni Masası Sorumlusu Prof. Dr. Enis Şahin'in editörlüğünde, Türk-Ermeni ilişkilerini tüm yönleriyle ele alan 24 ciltlik ansiklopedi hazırlandı. Prof. Şahin, "Bu eserin ne Türkiye'de ne dünyada bir örneği yok" diye konuştu.
Yakın tarihin arınma ve yok etme politikaları
Murat Güzel
Soykırım ve katliam araştırmaları alanında dünya çapında bir şöhrete sahip Fransız tarihçi ve siyaset bilimci Sémelin, kitabında yakın tarihteki arındırma ve yok etme politikalarını ele alıyor… Katledenleri niye katlettikleri anlamamız beklenir handiyse. Sormak gereklidir, anlamak gereklidir; katlettiler ama niye katlettiler? Aslında söylem tam böyle kurgulanmaz. Tecavüz eylemine bulaşan sanığı anlamamızı isteyenlerin, “bakalım mağdure neler yaptı da kışkırttı sanığı?” diyenlerin anlama çabasına yön veren saiklerdir belki de geçerli olan: Tecavüz eyleminde suçlanan mağdur gibidir katliama tabi olanların konumu da. Onlar da kuyruk sallamasalardı, dekolte giymeselerdi vb. Aslında bu söylemlerin ortak noktası ortadaki suçun varlığını inkar etmekten çok, o affedilemez suçu varlığıyla birlikte kabul edip affettirme güdüsü, sanıkları suçlarıyla birlikte aklama girişimidir.
Dedemin İnsanları
Kürt meselesi günümüzde fazlaca tartışılır hale gelmişken Çağan Irmak, bir başka azınlık grubun Rumların arasından bir hikayeye uzanmış. Anadolu’da bir kasabanın saygı duyulan Rum ‘dede’sinin gözünden yürüyen dramatik damar, politik açıdan doğru, ihtiyacımız olan ve alegorik bir görüntü sunmuş. “Dedemin İnsanları” da ilginç bir şekilde yönetmenin ‘Yeşilçam melodramı’ algısını reddeden bir tarihi-dram olmak için yola çıkmış. Biraz daha zamansal çerçeveyi genişletse “1900”ün Türk versiyonuna dönüşebilecek eserin, daha çok Türkiye’de azınlık olma meselesinin üzerinden ‘boşluklarla yürüyen hayatlar’a bakışıyla bütününü kalkındırdığı söylenebilir. Bunu da teknik ekibin katkısıyla ‘anlatı’ eksiklerini kapatan Çağan Irmak’ın yönetmenlik yetisiyle yapmış. “Dedemin İnsanları”nın bu ruhuna samimi oyunculuklar da eklenince, sinemamızda konuyla ilgili üretilmiş kalıcı yapıtlardan biriyle yüzleşiyoruz.
Dersim özrünün Türk-Amerikan ilişkilerine faydaları
Ali H. Aslan
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dersimli Kürt Alevi vatandaşlara 1930'larda yapılan katliam ve sürgünlerden dolayı devlet adına özür dilemesi, Türkiye'nin Batı ve ABD'deki imajına, özellikle Amerikan Kongresi'ndeki hareket kabiliyetine olumlu etkilerde bulunacaktır. Osmanlı kökenli gayrimüslim grupların bazı temsilcileri Amerika'da her vesileyle Türkiye'yi ve Türkleri kötülemeye çalışıyor. Diasporadaki bu yargısız infaz faaliyetlerinin merkezinde ise tarihi hesaplar ve önyargılar yer alıyor. Başta Ermeni tehciri olmak üzere coğrafyamızda yaşanan elim hadiseler bire bin de katılarak sürekli nazara veriliyor. Türkiye'nin tarihi hatalarını hep inkâr ettiği, o nedenle Batı ailesi içinde yer alabilecek düzeyde bir demokrasi olmadığı iddia ediliyor. Başbakan Erdoğan'ın devlet adına yaptığı Dersim özeleştirisi, böyle iddiaları zayıflatacak, Avrupa ve ABD'deki Türkiye dostlarının eline değerli bir argüman verecektir.
Dersim’in kayıp kızlarına ne oldu?
Dersim harekatı sırasında kaybolan kız çocukları için belirlenen amaç da kızların Türk kültürü içinde büyütülmesi ! Yani bu ülkedeki her insan Türk olmalı! Bunca yıldır bu topraklarda yaşanan kaosu, kördüğümü çözemeyişimizin yegane nedenlerinden biri de budur işte. Binlerce insan öldürülmüş, binlercesi kayıp, diller susturulmuş, dinler baskı altına alınmış, ne için? Herkesi Türkleştirmek için! Dersim’in kızları da “yoksul, eğitimsiz Kürt kızlarının okutulması, eğitilerek medenileştirilmesi” (!) için yurdundan, toprağından sökülerek alınıyor, medeni Türk Subayları’nın yanına kel beslemeler olarak veriliyor, ayaklarının ölçüleri de alınarak!.. 9 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen Soykırım Sözleşmesi suç teşkil eden eylemler de şöyle sıralanmış; a) Grup üyelerini öldürmek, b) Grup üyelerine ciddi bedensel ve zihinsel zarar vermek, c) Grubu, fiziksel varlığını kısmen veya tamamen yok olmasına yol açacak hayat şartlarına tabi tutmak, d) Grup içinde doğumları önlemek amacıyla önlemler almak, e) Grubun çocuklarını bir başka gruba zorla nakletmek. Sözleşmenin 3. maddesine göre, soykırım suçuna teşebbüs etmek bile cezalandırmayı gerektirir.
Bir özür modasıdır gidiyor, ya diğer özürler?
Ruhat Mengi - rmengi@gazetevatan.com
Moda başladı ya, duygu sömürüsüne, öne atılıp tribünlere oynamaya bayılırız, özür dileyen dileyene.. Elbette araştırılıp ortaya çıkarılmalı ama hiç kimse bir başkasını kafadan suçlamamalı.. Tekrarlayalım, zira kafadan suçlarsanız birileri de sizi “Ermeni İddiası” için kafadan suçlar, nitekim “2009 Kasım’ında Avrupa Parlamentosu’nda ‘Dersim Soykırımı’ toplantısı düzenlendiğini, bunun Ermeni Soykırımı’ndan ve Yahudi Soykırımı’ndan farkı olmadığının söylendiğini” dün Yılmaz Özdil yazmıştı. Tarihe bakmadan “isyan yoktu” der çıkarsınız, onlar da tarihe bakmadan “Türkiye durup dururken tek taraflı soykırım yaptı” der çıkarlar. “İsyan yoktu, talep vardı” derseniz birileri de “Terör yok, talep var” diyebilir. Bugüne kadar devletin suçlu olduğuna dair bir mahkeme kararı yokken tazminat ve toprak talebini de alırlar.
Tarihten bir yaprak meselesi
Mıgırdiç Margosyan / mmargosyan@hotmail.com
Bin sekiz yüz seksenli yılların başlarında, Van ve çevresinde hüküm süren “kıtlık” yüzünden yöre halklarının, yani o yıllarda, mesela 1871 Erzurum Salnamesi’ne göre yaklaşık üçte ikisi Ermenilerden oluşan nüfusun yanı sıra, keza geriye kalan kısmını teşkil eden Müslümanların da neredeyse hemen hepsi açlık, çaresizlik, sefalet içinde aynı “kader”i ister istemez paylaşırken, feryat figan haykırıyorlardı: “Ekmek… Ekmek… Açlıktan öldük… Yardım edin…” …Bir gün bir grup Kürt, “Baba”nın huzuruna çıkıp, kıtlıktan kurtulmak için Hıristiyan olmak istediklerini beyan ediyorlar; onların bu yaklaşımı karşısında bir an için suskun kalıp hüzünlenen Hırimyan Hayrig, şöyle cevaplıyor: “Bundan böyle Kürtlerin de, bizim ‘Kıtlıkla Mücadele Komisyonunun ekmek ve para yardımlarından faydalanmaları için gerekenleri yapacağım, bu konuda müsterih olun. Hıristiyan olma konusundaki teklifinizi kesinlikle kabul etmiyorum; çünkü şu anda kıtlık nedeniyle böyle davranıyorsunuz, kalbinizin sesiyle değil."
AKP, Cumhuriyet'i devralıyor
Etyen Mahçupyan
Henüz 2005 yılında Ermeni Konferansı'nı 'arkadan hançerleme' olarak nitelendirmiş olan Meclis Başkanı Cemil Çiçek ise aynı gün şöyle diyordu: "Özellikle 1915 olaylarıyla ilgili biz tarihimizle yüzleşmeye hazırız... Tartışmalı dönemleri tarihçilerin ortaya koyduğu çalışmalarla değerlendirmeye hazırız. Tarihimizle yüzleşmeye, eksiklerimiz yanlışlarımız varsa onlardan yola çıkarak gelecek inşasına mecburuz." Bu beyanların ima ettiği zihinsel dönüşümü görmemek mümkün değil. Kritik nokta AKP ve dindarlar için geçmişle yüzleşmenin aslında gelecekle yüzleşmek anlamına geldiğidir. Ama geleceği inşa etmek Cumhuriyet öncesini yeniden zihinlerde kurmayı gerektiriyor. Bu noktada AKP'ye gelebilecek en önemli eleştiri, Osmanlı'yı modernleşmeden ayırarak sahiplenmesi olurdu. İşte bu nedenle geçen haftaki 'Abdülmecit ve Dönemi' sempozyumu devrimsel nitelikte.
Türkiye kayıp tarihini arıyor ya da ‘miş gibi’ler ülkesi
Taner Akçam- Taraf - İstanbul
Yiğidi öldürüp hakkını vermek gerek. Başbakan Erdoğan, üzerinde daha çok konuşacağımız tarihi bir adım attı. Bir ülke Başbakanının, konuya ilişkin ciddi bir muhalefetin olmadığı, hatta muhalefet partilerinin kendi konuşanlarını susturmak istediği bir ortamda, tarihle yüzleşmeye önderlik etmesi çok önemlidir. Tuhaf bir ülke Türkiye. Demokrasilerde kural normal olarak bunun tam tersi biçimde işler. Muhalefet bastırır, hükümet ayak direr ve sonuçta, baskılara dayanamayan Hükümet bazı gerçekleri kabul etmek zorunda kalır. Bizde bunun tam tersi oluyor. Hükümet başı çekiyor, muhalefet ya ayak diriyor, ya da mecburen arkadan gelmek zorunda kalıyor. Bu ise, Başbakanın yaptığına başka bir önem ve anlam kazandırıyor.
Avustralya Hükümetine "Soykırım" Baskısı Artıyor
Avustralya Federal Meclisi'nde bir grup milletvekili, "Ermeni, Rum ve Süryani soykırımı" iddialarını gündeme getirerek hükümeti ve parlamentoyu "soykırımları" resmen tanımaya çağırdı Avustralya'da "Ermeni, Rum ve Süryani soykırımlarının" resmen tanınması amacıyla hükümete baskılar artırılıyor.
Özür literatüründe Almanya ve Japonya örneği
Ayşe Hür
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 1937- 1938’de Dersim’de devletin yaptığı korkunç katliam için özür dilemesi, Cumhuriyet tarihinde bir ilkti. Ancak birçok kişi gibi ben de, bu özrün CHP’yi köşeye sıkıştırmak için değil de samimi bir tarihle yüzleşme çabası olduğuna inanmak için sadece Dersim defterinin değil, 1915 Ermeni Tehciri’nden başlayarak Cumhuriyet tarihinin tüm karanlık sayfalarının açılmasını bekliyorum. Bu bağlamda, Dersim konusunda halk deyişiyle ‘yavuz hırsızlık’ yapan CHP’nin sırf AKP’yi köşeye sıkıştırmak için söylemiş bile olsa “Özür dilemek yetmez!” sözünü önemli görüyorum. Çünkü özür dilemenin de bir usulü var.
Fakirlik sanatın düşmanı değilmiş
Mutlu Tönbekici - mutlu.tonbekici@gmail.com
Ermenistan’da beni en çok ne etkiledi derseniz..Sanat oldu derim. Evet fakir bir ülke, evet etrafları “düşman”la çevrili, evet ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar biraz ama sanat tüm gücüyle devam ediyor. Daha önceki yıllarda Contemporary Art İstanbul’da da dikkatimi çekmişti. Beni en çok çarpan işler Gürcistan ve Ermenistan’dan gelen işlerdi. Contemporary Art İstanbul’da gördüğüm Daron Mouradian tekrar Erivan’da kaşıma çıkınca çok mutlu oldum. (daronmouradian.com)
After Dersim apology we are moving to 1915 events – Taner Akcam
Commenting on the statement of Turkish PM Recep Tayyip Erdogan regarding Dersim massacres, Akcam noted that many documents are preserved which assert that the massacres were aimed at the extermination of a nation.“It was one of the biggest taboos in Turkey. Many materials are preserved. Survivors of these events are still alive,” Akcam said.
Arat Dink ve arkadaşları: Sayın Başbakan size de yazıklar olsun!
Arat Dink, Garo Paylan, Hayko Bağdat, Markar Esayan ve Tatyos Bebek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ermeni Diyasporası"yla ilgili sözlerini bir açıklamayla kınadı… “Biz aşağıda imzası olanlar, iktidara sahip olan veya onun en yakın alternatifine bu tarihi süreçte belirtmek isteriz ki; peşine düştüğünüz itibar ancak insanlığın yaşamına, çocuklarımızın geleceğine, geçmişimizin huzuruna, katledilenlerin onuruna temas ederse kıymetlidir. Ermeni'ye benzeyenin değil, bilakis Ermeni olanın bu topraklarda eşit, mutlu ve onurlu bir yaşam sürdürebileceği bir siyasi üslup istiyoruz. Bir halkın adının anons edilme biçiminin Trabzon Pelitli'de nasıl tınladığını bir düşünün. Irkçılığın, ayrımcılığın normalleşerek görünmez hale geldiği, 'dil sürçmesi' gibi bile algılanmadığı bir iklimde kocaman bir suç işleniyor. Bu suç sizindir.”
Tarihimizle gerçekten yüzleşiyor muyuz?
Semih İdiz / sidiz@milliyet.com.tr
Meclis Başkanı Cemil Çiçek Dersim olaylarının önce tarihçiler tarafından ele alınması gerektiğini söylüyor şimdi. Kısa bir süre önce “Abdülmecit Sempozyumu”nun açış konuşmasını yapan Çiçek, “1915 olayları” için de benzeri sözler sarf etti. Güzel de, Adalet Bakanı olarak 2005 yılında Meclis’te yaptığı ateşli konuşmayla, Boğaziçi Üniversitesi’nde Ermeni konferansı düzenleyen “tarihçiler” ve diğer uzmanlar için “arkamızdan hançerliyorlar” diyen aynı Cemil Çiçek değil miydi?... İster “1915 olayları” ister “tehcir” ister “mukatele” ister “soykırım” deyin, yaşananları yerli ve yabancı kaynaklardan 30 yıldır incelemeye çalışan biri olarak, konunun bizde bilinmeyen çok fazla boyutu olduğunun farkındayım. Bugün komik gelebilir, ama lise yıllarımda, bırakın Dersim’i, bu topraklarda bir zamanlar “Ermeni” diye kadim bir milletin yaşadığını dahi bilmiyorduk.
İsrail Parlamentosu Knesset Komisyonu Ermeni Soykırımının tanınması konusunu değerlendirecek
Aralık başında İsrail parlamentosu Knesset’te Alex Miller’in başkanlığını yaptığı ″Kültür, Eğitim ve Spor Komisyonu″nda Ermeni Soykırımının tanınması konusu değerlendirilecek. IzRus’un verdiği bilgiye göre; Komisyon üyeleri arasında konuya ilişkin fikir ayrılıklar bulunmakta.
Ermenistan cumhurbaşkanı: Sorun henüz çözülmediğinden sınırda her zaman rahatsızlıklar olacak
Sorun henüz çözülmediğinden Ermeni-Azeri sınırında her zaman rahatsızlıklar olacak. Açıklama Gegharkunik eyaletinde gerçekleşen basın brifingi esnasında, son günlerde Azerbaycan tarafından ateşkes rejimi ihlalleri ve 2 Ermeni devre askerin ölümünü yorumlayan Serj Sarkisyan’dan geldi.
Ermenistan buna da el attı!
Ermenistan’ın UNESCO’ya başvurarak "aşıklık geleneği"ni kendilerine ait "somut olmayan kültür mirası" olarak tescil ettirmek istediği bildirildi.
MHP'li Halaçoğlu başbakan'ın özrünü eleştirdi
MHP Kayseri Milletvekili, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Dersim özrünü eleştirdi. "Dedesi yaptıysa özür dilesin. Başbakan şahıstır. Başbakanlık adına yapamaz bunu" diyen Halaçoğlu, devlet adına özür dilenmesi için bunun Meclis’e getirilip kararının çıkartılması gerektiğini söyledi. (Bu tartışmalar Halaçoğluluğu’nun pek çok sözünü yalanlıyor. Öncelikle, Halaçoğlu parlamentoların soykırım, katliam gibi insanlığa karşı suçlar konusunda karar veremeyeceğini söylüyordu, şimdi parlamento bu konuda karar alsın diyor. Yıllarca bütün arşivlerimiz açık dedi, başta Genel Kurmay Arşivleri olmak üzere bir çok arşivin ya açık olmadığını ya da kısmen açık olduğunu siyasiler de yazarlar da söylüyor. Son olarak bu tartışmalar soykırım gibi objektif hukuk içinde yer alan insanlığa karşı suçların tarihçilere bırakılmasının söz konusu olmayacağını da kanıtlamıştır. Dünyada tarihçilerin karar verdiği ne soykırım, ne de başka insanlığa karşı suç vardır. Bir yazarın dediği gibi suçu tarihçilere bırakmak -amiyane tabirle-topu taca atmaktır. HYETERT.)
Tarih ve yalanlar
Ahmet Altan / TARAF
Bana Türkiye’de en tehlikeli üç mesleğini say deseniz, ben size, “bomba imha uzmanlığı, madencilik ve tarihçilik” derim. Diğer iki meslek yeryüzünün her yerinde tehlikelidir ama tarihçilik sadece bizim ülkede ya da bizimkine benzer ülkelerde tehlikeli bir meslek haline gelmiştir. Tarihçilik neden tehlikelidir peki?
Çünkü tarihî gerçekleri söylediğinizde “Kemalizm” denen diktatörlük sistemini havaya uçurursunuz. Kemalizm, üç büyük “sahte tehlike” üzerine bina edilmiştir. İrtica, Kürtçülük ve komünizm.
Dersim ve yalancı yüzleşmemiz!
Orhan Kemal Cengiz- Radikal
Yüzleşmek sadece olumsuz örneklere de bakmak değildir. Ermeni kırımları sırasında göğsünü Ermeni kardeşlerine siper etmiş, bu kalleş katliama din adına karşı çıkmış, bu ülkenin yüz akı Müslümanlarının geleneğini sahiplenebilmektir mesela... Yüzleşmek, Arjantin’in, Şili’nin, Güney Afrika’nın yaptığı gibi, bir ‘geçiş dönemi adaleti’ kurup, yakın geçmişe, devletin gadrine uğramış mağdurların gözüyle bakabilmektir. Yüzleşmek, darbe yaptı diye generalleri yargılamak değildir. 12 Eylül’de işkenceye uğramış sağcısının, solcusunun hikâyelerini kayıtlara geçmek, bu acıları ortak hafıza içinde kaydetmektir. Köyleri yakılan, çocukları kaybedilen Kürtlere adalet götürmektir.
Zurnanın zırt dediği yer: Tazminat
Engin Ardıç / Sabah
Benzer bir sıkıntı şu ünlü "Ermeni kırımı" konusunda da geçerlidir.Siz bakmayın "tarihçilere bırakalım" deyip topu taca atana hokkabazlara... Maçası sıkışan tarihçilere bırakıyor. Bırakmıyor da bırakırmış gibi yapıyor. Adına ister soykırım deyin, ister otkırım, ister botkırım, 1915 yılında bir "kırım" olduğunu en azgın faşist bile artık inkar edemiyor (onlar da "o dönemin şartları" lafazanlığıyla topu taca atmaya çalışıyorlar.) Çok düşündüm: Yüzde yüz bir "İttihatçı suçu" olan bu katliama, halkın temsilcileri olan, yani İttihatçı bürokrasiye rağmen ve hatta onunla çatışarak iktidara gelmiş olan bugünkü yöneticiler niçin sahip çıkmak zorunda hissederler kendilerini?...
Özür ve itiraf...
Ali Bayramoğlu / alibayramoglu@tnn.net
Bizim buralarda, Şarkta toplumsal homojenlik ile iç içe giden pek çok ulus-devlet oluşumu, dini-etnik temizlik üzerinden gerçekleşmiştir. Bu ülkelerin kimileri inkâr ve ret politikalarıyla, unutma, unutturma, belleksizlik üzerine kurulu yapılarıyla yola devam etmeye çalışırlar. İçe kapalılık, kendine aşk, buna eşlik eden denetim zihniyeti, otoriter yapı, endişe, gerginlik, baskı bu toplumların olmazsa olmaz varlık koşullarıdır. Duran ve korkan toplumlardır bunlar. Diğerleri "itiraf" ve "özür" kapısını açan, telafi etmeyi bilen, insanı değer kabul eden toplumlardır.
ABD Ermenistan Büyükelçisi: Ermenistan-Türkiye Mutabakatına İlişkin Çalışmaya Devam edeceğiz
Elçi Haffern ″Siyaset adamlarımızın ABD’de ne hakkında konuştuğunu görüyoruz, başlıca konulardan biri istihdam. Ben aynısının Ermenistan ve Türkiye’de de olduğunu biliyorum. Bu forumun amacı, ABD için önem arz eden Ermenistan ve Türkiye’de insanlar arasında ilişkilerin çözümlenmesine yardımcı olmak.″ dedi.
Foto Galatasaray Okuyucu ile Buluşuyor
Aras Yayıncılık ve SALT Araştırma işbirliğiyle üç yıldır yürütülen
Foto Galatasaray projesinin kitabı okuyucularla buluşuyor
Türkiye-Ermenistan İlişkileri Adana'da Tartışılacak
Adana'da, "Türkiye-Ermenistan İlişkilerini Adana’da Tartışmak" başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenleneceği bildirildi. Çukurova Üniversitesi'nden (ÇÜ) yapılan açıklamaya göre, ÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Dış Politika Programı ortaklığıyla 29 Kasım Salı günü "Türkiye-Ermenistan İlişkilerini Adana’da Tartışmak" başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek.
Trabzon-Malatya-İskenderun üçgenindeki rahip cinayetleri
Hürriyet’in uzman yargı muhabiri Ali Dağlar’ın üçüncü kitabı ‘Rahip Cinayetleri’ geçen hafta çıktı. İşte Trabzon’da Rahip Andrea Santoro, Malatya’da biri Alman üç misyoner ve ıskenderun’da Piskopos Padovese cinayetlerinin analiz edildiği kitaptan çarpıcı satırbaşları.Kitapta son beş yılda işlenen rahip cinayetlerine gelmeden önce; tetikçiler tarafından ağızbirliği etmişçesine gerekçe olarak gösterilen ‘misyonerler ve misyonerlik faaliyetleri’ kavramsal olarak açıklanıp, tarihsel arka plana iniliyor
Kilise Önünde Ateş Etme Davası Başladı
İzmir'in Alsancak semtindeki Diriliş Kilisesi önünde misyonerliğe tepki gösterip kuru sıkı tabanca ve av tüfeğiyle kilise derneği vaizi Andrew Cgraiv Burunson'a ateş edip öldürmek istediği iddia edilen Mustafa Ali Eren ve G.Ş.'nin 'Kasten öldürmeye teşebbüs, silahlı El Kaide terör örgütüne üye olmak' suçlarından müebbet ve 15'er yıl hapis cezası istemiyle yargılanmalarına başlandı. Sanıklardan E'nin akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için hastaneye sevkine ve tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, Ş'yi ise tahliye etti.
8TH ANNUAL CHRISTMAS BALL
Its that time of year again when sleigh bells ring, Christmas decorations glow in store windows, and candles light the way to the 8th Annual Christmas Ball of the Western Diocese of the Armenian Church. Under the auspices of His Eminence Archbishop Hovnan Derderian, Primate, this “Candlelight Christmas” gathering will be held on Saturday, December 3, 2011 at the Arshag and Eleanor Dickranian Complex, 3325 North Glenoaks Boulevard, Burbank. The festivities will begin at 7:00 p.m. with a Reception and Tree Lighting Ceremony on the Turpanjian Plaza followed by Dinner and an exciting program at 8:00 p.m. in the beautifully decorated Nazareth and Sima Kalaydjian Hall.
İznik Ayasofya / Iznik Ayasofia
Arınç, şunları kaydetti:
”Size bunları söyleyenleri bana söyleyin, bir görüşeyim. Ben bu işten sorumlu bakan olarak, ‘sokakta papaz görmek istemiyoruz’ diyen insanların bugün hangi noktaya geldiğini söylemek istiyorum. Rahmetli Menderes, 1952 yılında Patrikhane’yi ziyaret etmiş. 2010 yılının ocak ayında 50-60 yıl sonra Patrikhane’yi ziyaret eden ikinci devlet adamıyım. Türkiye’de bir kısım medya tarafından eleştirildim. ‘Papazları görünce coştu’ diye başlık atan gazeteler oldu. Gittim, bütün hastaneleri, okulları ziyaret ettim. Hepsi Türkiye’de doğmuş yetişmiş. İnançları, etnik kökenleri farklı, biz onlarla birlikte Türkiye’yiz. Böyle düşmanlığı reddeden partiyiz. Böyle hükümetiz. Ermeni Patrikliği’ni ziyarete ettim. Sadece Ermeni, Rum yok Türkiye’de. Suryani ve Keldani de var. Bir gün ‘Keldani nedir? dedim. ‘Biz Irak’ta yaşıyoruz, Türkiye’de de varız’ dediler, 600 kişiden bahsettiler. 6 kişi bile olsa önemlidir. Türkiye, birlikte yaşamın en güzel örneğini vermiş ülkedir.
″Ermenistan″ Fonu yıllık Teletonu bu akşam saat 20:00’de başladı
″Ermenistan″ Fonunun bu yıl 14. Teletonu bu akşam saat 20:00’de başladı ve sabah 08:00’e kadar devam edecek. Los Angeles’tan yayınlanacak Teleton, kablolu, uydu tv ve Internet aracılığıyla izlemek mümkün olacak. Teleton Ermenistan’da ″H1″, ″Armenia″, ″Shant″ ve ″Yerkir Media″ tarafından da nakledilecek. Arzu edenler Fon web sayfası http://www.armeniafund.org/telethon/telethon-2011/webcast.php aracılığıyla Teletonu takip edebilirler.
Özür, Ermeni iddiası, Öcalan ve Seyit Rıza!
Ruhat Mengi - rmengi@gazetevatan.com
Dersim konusu da, daha geriye giderek Osmanlı padişahları da, daha ileriye giderek “12 Eylül ve 27 Nisan” da tartışılabilir tabii.. Ama “tarihi saptırmadan, somut gerçeklerle” ..Sadece Dersim’e kilitlenerek değil, yakın tarihimizdeki darbe ve muhtıraları da unutmayarak.. Mesela siz “Ermeni Soykırım İddiası” konusunda “Tarihçilere bırakalım” derken, “özür ve tazminat isteyen” Ermenilere “önce tarihi, arşivleri incele” derken, Dersim konusunda “tarihçi kesilirseniz” ve TBMM’yi dışlayarak “devlet adına tek başınıza özür dilemenin kabul göreceğini” düşünürseniz yarın Ermeni İddiası için de “tarihe filan bakmadan, araştırmadan” özür dilemeniz beklenir. Ki beklenecektir, göreceğiz.
Ret, İnkâr ve Acı Gerçekler
Nurettin Değirmenci
Ret, inkâr ve asimilasyon politikalarına AK Parti iktidarının son verdiğini ifade eden Erdoğan, “Kendi tarihleriyle yüzleşmeyenler gelecek hakkında bir söz söyleyemezler, kendi tarihini sorgulamayanlar başkalarını eleştiremez, sorgulayamazlar” şeklinde konuştu.
Bedelli askerlik!
Ohannes Conkar
Bedelli askerlik ve vicdani red uygulaması hakkında getirilmek istenen yasa, bence yerinde olmakla birlikte, bazı sakıncaları da içermesi bakımından doğru tahlil edilmesi gerekmektedir.
"Ermeni Soykırımı"nı İnkara Hapis Cezası
Sözde Ermeni soykırımını 2004 yılında tanıyan Slovakya'da, 1915 Ermeni Tehciri'nin soykırım olduğunu kabul etmeyenler, hapis cezasına çarptırılacak.
Beykoz Surp Nigoğayos Kilisemizin Sevgi Yemeği
Kilisemizin isim günü 27 Kasım Pazar saat 10:30'da başlayacak olan ayinle, Sahag Srpazan Maşalyan ve sayın Hagop Mamigonyan yönetimindeki Lusavoriç Korosu'nun değerli katılımları ile kutlanacaktır. Servis Yeşilköy Kiler Önü:09:15 Bakırköy Migros Önü: 09:30
Kurutulmuş otlar gibi kurutulmuş anılar şehri
Mutlu Tönbekici - mutlu.tonbekici@gmail.com /Erivan
İki gündür Erivan’dan Ağrı’yı görmeye çalışıyoruz... “Bir gösterse kendini.. Hakikaten çok etkileneceksiniz” diyor rehberimiz Armen ve Katar. Fakat yazık ki hava çok puslu, heybetli dağ kendini bir türlü göstermiyor. “Görünse şurada olacak” diye bir boşluğu gösteriyor Katar. Her ev onu görmek istiyor. Her otel Ağrı yani Ararat’ı görüyor diye reklamını yapıyor. Her dükkânda, her işyerinde, her restoranda, her sanat galerisinde ve galiba her evde Ağrı’nın bir fotoğrafı, bir yağlı boya resmi, bir illüstrasyonu bulunuyor. Anlıyorum ki İstanbul için Boğaziçi ne demekse, Erivan için de Ağrı Dağı o demek. Erivan’ın boğazı Ararat... Bu şehir Ararat (Ağrı) Dağı için yaşıyor sanki. Tek tanrılı olmasalar, Allah’a inanmasalar, mutlaka Ararat’a taparlardı.
Tarihimizle Yüzleşmek Ermeni Diyasporasının Zorlaması mı?
Mehmet Barlas
Tarihimizle yüzleşirken ele alınması ve aydınlatılması gereken olaylar listesinde 1915'teki "Ermeni Tehciri" de yok mudur? Kılıçdaroğlu Ermeni Tehciri'nin sadece Ermeni diyasporasının zihnindeki bir haritada mı bulunduğunu düşünüyor? Veya "Varlık Vergisi" sadece Türk vatandaşı Yahudilerin ve diğer azınlıkların meselesi midir? "6-7 Eylül 1955"te İstanbullu Rumları hedef alan pogrom da, bizim yüzleşmemiz gereken bir tarihi ayıp değil midir?O dönemde Adnan Menderes Başbakan olduğu için, Demokrat Partililerin 6-7 Eylül faciasına sahip çıkmaları mı gerekir?Geçmişi hiç sorgulamadan "Bu bizim mirasımız" yaklaşımı ile Dersim faciasına sahip çıkmak da, Deniz Baykal'ın ayıplı bir kasetle tasfiyesini de hiç sorgulamadan mirasa oturmak da gerçekten tutarlı bir çizgiyi mi ifade eder? Dersim faciasını gündeme getiren yaklaşımı "Ermeni diyasporasının zihin haritası"na benzeten ifade, Kılıçdaroğlu'nun ayıbıdır. http://www.avim.org.tr/bultentekli.php?haberid=41205
Kiro Manoyan: Erdoğan Tarafından Dersim’de 14 bin Katledilen Kürt İçin Özür Dilenmesi Terbiyesizlik
Ermeni Devrimci Federasyonu-Daşnaksutyun Bürosu Siyasi Meseleler ve Ermeni Davası Ofisi bşk. Kiro Manoyan, ″Bu Erdoğan tarafından, o zamanki tek parti Cumhuriyet Halk Partisi’nin özür dilemesi gerektiğini söylediğinden, terbiyeli bir tutum değildi. Partinin devletten bağımsız gidip katliam yaptığı şeklinde sundu. Hem Ermeni Soykırımı olayında hem de Dersim’de yapılanlardan ötürü sorumlu olan Türkiye devletidir.″ dedi
Başbakan Erdoğan: "Ermeni Diasporası İle Aynı Yere Oturtanın Alnını Karışlarım"
Erdoğan Necip Fazıl'ın kitabında Kürt veya Ermeni ifadelerini kullanmadan "Dersim olayları"nda ölenleri din mazlumları sınıfına alarak onlara sadece insan gözü ile bakarak insani bir trajediyi aktardığını kaydetti. Erdoğan CHP Lideri Kılıçdaroğlu'un dün grup toplantısındaki konuşmasında Başbakan'a yönelik "Bu gidişle Ermeni diasporasının soykırım iddialarını da kabul edecek" sözlerine sert çıktı. Erdoğan "Bak ben bunu konuşmuyorum. Ama sen beni gelip Ermeni Diasporası ile aynı yere oturtmaya kalkıyorsun sana yazıklar olsun. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ı Ermeni diasporası ile aynı yere oturtacak olanın alnını karışlarım. Haddini bileceksin" diye konuştu.
Dink davasında kriz çözüldü
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Hrant Dink davasını gören mahkemenin talebi üzerine telefon kayıtlarını gönderdi.
Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Bu gün öğretmenler günü, tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, saygıyla selamlıyoruz. Okul ne bina, ne laboratuar, ne bilgisayardır, okul öğretmen demektir.
Google Öğretmenler Gününü Unutmadı
Kalfayan Cemaran-Semerciyan Okulumuzun Sevgi Yemeği
145. kuruluş yıldönümümüz 27 Kasım 2011 Pazara günü Surp Astvadzadzin Kilisesi’nde kutlanacaktır.
Kongre'den Obama'ya "Fener Patriğine Destek" Mektubu
ABD Başkanı Obama'ya 89 Senatör ve 291 Temsilciler Meclisi üyesinin imzasıyla gönderilen iki ayrı mektupta "Ekümenik Patrik" olarak adlandırılan Rum Fener Patriği Bartolomeus için "dini özgürlük" istendi.
Ermeni oyları için Fransız solundan yeni hamle
Kayhan Karaca / ntvmsnbc
Fransa'da gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi perspektifinde "Ermeni soykırımı"nı inkarın cezalandırılmasına yönelik yasal girişimler yeniden ısıtılıyor.
Ben Ermeni'yim ne ırkçılığı!
Beşiktaş'ın tribün lideri Alen Markaryan: '21 senedir tribündeyim. Benim Ermeni olarak lideri olduğum bir tribünde ırkçılık olabilir mi?' Benim adım Alen Markaryan... 21 senedir o tribünde liderlik yapıyorum ve herkes kimliğimi biliyor. Benim Ermeni olarak lideri olduğum bir tribünde ırkçılık olabilir mi?
CHP heyeti Süryanilerle görüştü
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Prof Dr. Haluk Eyidoğan başkanlığındaki heyet, yeni anayasa çalışmaları öncesinde Mardin'in Midyat ilçesindeki Süryanileri ziyaret görüştüler… CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir de, şöyle konuştu: “Ortaöğretim 10'ncu sınıflarda okutulan tarih kitaplarında Süryanileri inciten ve vatan haini oldukları yönünde ciddi ithamlar var. Bu durum Türkiye'ye yakışmayan bir ayıptır. Süryani yurttaşlarımızın hak etmediği bu ithamı yapan ve ders kitaplarına koyan devletin yöneticileri ve ilgili bakanı kimse bunların aleyhinde yaptırım yapılması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Önümüzdeki süreçte eğer Milli Eğitim Bakanlığı bu ayıbı ortadan kaldırmak için bir girişimde bulunmazsa meclis araştırması önergesi vereceğiz.”
'Erdoğan Ermeni Soykırımı iddiasını da dayatacak'
Dersimli olmaktan gurur duyduğunu belirten CHP Lideri, hiçbir Dersimlinin Türkiye Cumhuriyeti ile derdi olmadığını belirterek, 'Ne acıdır ki Erdoğan'ın zihin haritası Ermeni diasporasının zihin haritasıyla aynıdır' dedi.
Ermeni Soykırımını İnkara Ceza Yasa Tasarısı Tekrar Fransız Senatosunda
Paris yakınlarındaki Clamart şehrinin Sosyalist parti senatörü Ermeni asıllı Philippe Kaltenbach 'Ermeni soykırım inkarına ceza' yasa tasarısını tekrar senatonun gündemine getirdi.
Açık Mektup: Sayın Doç.Dr. İlkay Orhan Gazi Üniversitesi Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü.
Anladığım kadar tarihçi değilsiniz ama, ögretim üyesi bir bilim adamısınız, “ABD eski Başkanı Reagan'ın danışmanı Feın , Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlıyı katlettiği ortaya çıktı,Ermeniler kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyorlar” şeklinde yayılan , altında imzanız bulunan haberi , sanırım bir bilim adamı ciddiyetiyle araştırmış ve incelemişsinizdir, bu bağlamda Beyaz Saray, bu araştırmada yararlandığı kaynakları da beliritmişdir,lütfedip bu kaynakları açıklarsanız , bizleri de bilgilendirmiş olursunuz.
Küllerinden Doğan Bir Halk Süryaniler
Hepimiz kuşların hükümdarı Simurg Anka kuşunu biliriz. Bilmeyenlere kısaca hikâyesini paylaşmak istiyorum. Zümrüd-ü Anka kuşu bilgi ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Rivayete göre bilge bir kuşmuş. Tüm kuşlarda Simurg’a inanır ve onu bir kurtarıcı olarak görürlermiş.
Ermeni ve Türk işadamları İşbirliği ve Sınırın açılması yönünde Lobi çalışmalarında bulunma amaçlı memorandum imzaladılar
Ermeni ve Türk işadamları İşbirliği Memorandumu imzaladılar. 22-23 Kasım’da Erivan’da çalışmalarını sürdüren Ermeni-Türk İş Forumu çerçevesinde imzalanan Memorandum iki ülke sanayicileri arasındaki bağların canlandırılması yanı sıra Ermeni-Türk sınırının açılması konusunda lobi çalışmaları yürütülmesini öngörmekte.
Soğuk bir kış günü Erivan’da olmak
Mutlu Tönbekici - mutlu.tonbekici@gmail.com
Tabii Erivan deyince aklıma dökük bir şehir geliyor. Dökük bir şehir beklerken muhteşem bir havaalanına indik. Dört yıl önce geliş açılmış, sadece on gün önce de gidiş bitmiş. Pırıl pırıl bir havaalanı. Yeni bir hava alanına inmek ne kadar etkiliyormuş insanı... İkinci şokum heryerde kumarhane görünce oldum. Şehrin girişi Las Vegas gibi. Sonradan öğrendik meğer yasa bunu emrediyormuş. Kumarhaneler şehir merkezinde olamazmış...Üçüncü şokum Stefanel’den Baby Dior’a, Victoria’s Secret’dan Armani, Gucci’sine kadar her markanın dükkanını görmek oldu.
Armenians And Assyrians To Act Together For Recognition Of “Genocide”
One more claim has been added to the genocide claims against Turkey.APA reports quoting Nouvelles d’Armenie website that the representatives of the Assyrian communities of various countries held a meeting in Yerevan. International Assyrian Center for Culture and Studies was founded at the end of the meeting.Armenian Prime Minister received the delegation after the event. They offered to act together with the Armenians for the recognition of the “genocide”. Head of the Assyrian Forum Elias Yalda said:“Assyrians have no state. We are trying to restore our state in our historical lands. We hope the Armenian government will help us.”
Reagan’ın danışmanı Fein: :“Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlı’yı katlettiği ortaya çıktı.
Değerli Okurlar, çeşitli kaynaklardan gönderilen haber bütün dünyada dolaşıyor. Gönderen Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümünden Doç. Dr. İlkay Orhan. Habere göre eski başkan Reagan’ın danışmanı Fein: “Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlı'yı katlettiği ortaya çıktı. Ermeniler, kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor…” demiş. Bu haber Ermenileri üstün ırk olarak gösteren bir ırkçılık olduğunu düşünüyoruz. Kısaca nedenini açıklayalım. I.Dünya Savaşında toplam 65 milyon kişiyi seferber eden tarafların, insan kaybı 9 milyon kişidir. Osmanlı’nın kaybı ise 1 (bir) milyon kişidir.(Anabritanica Cilt 4 Sayfa 203); Kurtuluş Savaşında şehit sayısı 9.167 kişidir. http://www.yeniasya.com.tr/2007/05/23/gorus/default.htm )
Diğer taraftan 1.200.000 kişi olduğu söylenen Ermeniler nasıl becermişler ise Dünyanın en büyük devletlerinin uçaklarla, savaş gemileri ile, tanklarla, hardal gazıyla ve makineli tüfeklerle yapamadığını yapmış, av tüfeği ve ekmek bıçağıyla 2 (İki) milyon Türk’ü katletmişler. Nasılsa bu rakam istatistiklere de hiç yansımamış. Bu nüfusun 400.000 kişisinin silah kullanacak durumda olduğun kabul edersek adam başına beş cinayet düşüyor.Rahmetli emekli büyük elçi Gündüz Aktan bu sayıyı yanlış hatırlamıyorsak 598.000’e kadar geri çekmişti, biz de kendisine adam başına bir cinayete indirdiği için teşekkür etmiştik(!) Bu konuda Hyetert’de 2007 yılında yayımlanan yazıyı okuyabilirsiniz: http://www.hyetert.com/prnyazi3.asp?s=&Id=300&Sayfa=0&DilId=1&AltYazi= Söz konusu yazıyı aşağıda aynen yayımlıyoruz.HYETERT
CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
Ergun Babahan / Star
Dersim Katliamı’nda Atatürk’ün rolünü tartışıyoruz ve bundan Kemalistler son derece rahatsız oluyor. Haklılar, çünkü bir din mertebesine yükseltilen Kemalizm’in bu tartışmadan ağır yara alacağını biliyorlar… Burada 1915’te yaşanan Ermeni Tehciri veya Soykırımı’na yönelik tepkinin benzeri söz konusu.Yani, iki olay da doğrudur Kemalistler açısından. Birini zamanında Mustafa Kemal’in de üyesi olduğu İttihatçılar yapmıştır, diğerini Mustafa Kemal.Ancak, ikisinde de savunma aynıdır: İsyan eden, ihanet eden cezasını bulur.Yani, Ermeniler 1. Dünya Savaşı sırasında Ruslarla işbirliği yapıp bizi arkadan vurdukları için çoluk-çocuk, kadın-yaşlı demeden ölüm yolculuğuna çıkarılmayı, mallarının yağmalanmasını hak etmiştir.Olay, saldırı değil, nefs-i müdafaadır.Eğer, sadık bir halk, birden yaşadığı toprakların yöneticisine karşı ayaklanır, bir kısmı onun düşmanı ile işbirliği yaparsa, tehciri de, kıyımı da hak eder. (Bu bakış açısından, Beşar Esad’ın ülkesindeki isyancılara gayet insani davrandığını iddia edebiliriz aslında.) Aynı tutum Dersim için de söz konusudur. Onur Öymen bu tavrı Meclis kürsüsünden neredeyse açıkça ilan etmiştir: Söz konusu vatansa, analar ağlar.
Sadece Dersim değil, Ermenileri de konuşalım
Mehmet Ali Birand / mabirand@e-kolay.net / CNNTURK
Oysa ülke olarak, sadece Dersim olayları değil, tarihimizle yüzleşmemiz gerekiyor. Bütün ülkeler eninde sonunda geçmişlerindeki karanlıklarla yüzleşirler. Bundan kurtulamazlar. Bizler şimdiye kadar, geçmişimizdeki umacılardan hep çekindik. Açık gönüllülükle ve cesaretle, eski hatalarımızı tartışmadık. Üç maymunları oynadık.Ne oldu? Hiiç, suçlamalar hala orada duruyor, hayatını kaybedenler bizi gözlüyor. Tarihimizde işlediğimiz hatalarla, sorumluluklarımızla yüzleşmekten başka çaremiz yoktur. Ermeni sorunu da bu çerçeveye girer. Ortada korkunç bir olay dururken, görmezden gelemeyiz. İnkâr ederek, sadece kendi kendimizi aldatırız. Yeter ki, bu hesaplaşmayı ciddi şekilde yapalım. Oyun oynamayalım. Göz boyamayalım.
181 azınlık malı verildi
Önder Yılmaz
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2008’de yapılan düzenlemeden sonra cemaat vakıflarının 1410 taşınmaz için başvuru yaptıklarını, bunlardan 181 taşınmaz için olumlu, 347 taşınmaz için olumsuz yanıt verildiğini bildirdi. Arınç, 893 taşınmaz başvurusunun ise belge ibraz edilmediğinden reddedildiğini söyledi.
Kürtlere azınlık statüsü verilsin''
Vedat Denizli / Zaman
Avrupa Birliği (AB)'ye ev sahipliği yapan Belçika'da en büyük parti konumunda olan milliyetçi Yeni Flaman İttifakı'nın iki üyesi, PKK'nın şehir yapılanması KCK tutuklularının serbest bırakılmasını isteyen bir önerge sundu.Senato'nun Dışişleri Komisyonu'nda bugün görüşülmesi beklenen önerge, PKK elebaşısı Abdullah Öcalan'ın da Kürtlerin 'meşru temsilcisi' olarak muhatap alınması ve "ezilen Kürtlerin azınlık statüsüne sahip olması" talep ediliyor.
Ermeni «Vardavar» bayramı UNESCO Maddi olmayan kültürel miras listesine alınabilir
Kanada «British Columbia»nın France Presse kaynaklı haberine göre; Moğol hat sanatı mı, Ermeni kutlaması mı yoksa Fransız atçılığı mı? UNESCO temsilcileri bu hafta, 84 gelenekten hangisinin Manevi Kültürel Miras Listesine gireceğine karar vermek üzere toplanacak.
Edward Nalbandyan,Davutoğlu’nu bilgisizlikle itham etti
Emeni Soykırımının uluslararası tanınması sürecine ilişkin gazetecinin sorusuna yanıt olarak Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan, ″1915 yılına ilişkin Tarihçiler Komisyonu kurulmasına yönelik Türkiye Dışişleri Bakanının beyanatları, fiilen, Fransa ve diğer birçok ülke ve uluslararası kurum tarafından Ermeni Soykırımının tanınması gerçeğini şüphe altına düşürme çabasıdır. Bu hakkında Fransa cumhurbaşkanı Nicola Sarkozy’nin Ermenistan’da eşdeğer beyanatta bulunduğu inkar siyasetinin devamından başka bir şey değildir.″ dedi.
Dersim Ayaklanmaları
Altemur Kılıç
Cumhuriyetten hemen önce, Milli Mücadele sürerken 1920 Ekim’inde, Dersim’deki Koçgiri başkaldırısı Kürt sorununun Cumhuriyet’in başına bela olacağının ilk işareti oldu. Ermeni intikamı korkusu dolayısı ile Türkler ve Türkiye ile dayanışma içinde olan Kürt aşiretlerinin dışında, yabancı tahriklerine en müsait olan Kürtler Alevi Kürtlerdi.
‘Zarakolu derhal serbest bırakılmalıdır’
Stockholm’da bir grup Süryani yazar, aydın, iş sahibi ve emekçinin imzasını taşıyan bir bildiri yayınlandı. BDP Mardin Milletvekili Erol Dora’nın da imzacısı olduğu bildiride “Başta Sayın Ragıp Zarakolu ve Prof. Dr. Büşra Ersanlı olmak üzere bütün aydın, akademisyen, yazar, gazeteci ve politikacıların tutuklanmasını protesto ediyor ve derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz” denildi.
Ermenistan, Ermeni Soykırımını tartışma düşüncesinde değil
Hiçbir Fransız resmi kaynağı Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe’nin Türk medyası aracılığıyla duyurulan ve Fransa’nın Ermeni Soykırımı konulu bir toplantı düzenlenmesine aracılık etmeye hazır olduğunu teyit etmemekte... ECP basın sekreteri Ermenistan’ın Ermeni Soykırımını tartışma düşüncesinde olmadığını, zira bunun tartışılmaz bir gerçeklik olduğunu , tarihçilerin burada yapacakları birşey olmayıp, bunun siyasi bir sorun olduğunu kaydederek ″Zamanında Alman Hükümeti kendinde güç bularak Holokost için özür diledi ve tarihçilerin yardımına başvurmadı.
İşte Kars’ın Hali Bu!
Tacettin Durmuş
Bu yıl içerisinde 1000 dolarlık ihracat bile yapamadık! Kars, sınır ili olup da var olan sınır kapısı kapalı olan tek il! Ermenistan’a her türden malı Karslılar değil de, başkaları satıyor! Kars'ın ihracat rakamları belli oldu. Bu yılın ilk 10 ayında Kars, Gümüşhane ve Bayburt’un ardından 948 dolarlık ihracatla, en az ihracat yapan üçüncü il oldu.
Dışişleri Bakanlığı alarma geçti
Bir heyet Rusya’ya giderek Türk tezlerini güçlendirecek belgeleri arşivlerden çıkaracak.
1915 Ermeni soykırımı iddialarının 100’üncü yıldönümü arifesinde Dışişleri Bakanlığı‘nın Rusya’ya bir heyet göndererek Türk tezlerini güçlendirecek belgeleri arşivlerden çıkarması planlanıyor.
Erivan’da, Ermenistan’ın Avrupa’ya entegrasyonuna ilişkin forum devam ediyor
Erivan’da «Avrupa’ya entegrasyon yolunda iki engel: Değerler ve İşlemler» Forumu devam ediyor.
Fisk: Türkiye Ermeni soykırımını tanımalı
İthaki Yayınları'nın davetlisi olarak İstanbul'da bulunan İngiliz Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, Nahda Network tarafından düzenlenen "Sıradan Kahramanların Sıradışı Devrimleri" toplantısının ikinci gün açılış konuşmasını yaptı. Robert Fisk, Türkiye'deki insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Türkiye'ye Ermeni Soykırımı'nı tanıma çağrısında bulundu.
ABD Barış Gönüllüleri Ermenistan’da «İnsan Hakları Parkı» kuracak
ABD Barış Gönüllüleri (Peace Corps) Vanadzor’da «İnsan Hakları Parkı» kuracak. İnisiyatif sahibi Barış Gönüllülerine göre Vanadzor’da yapılan araştırmalar Ermenistan yurttaşlarının şu anda en çok insan hakları ve hukuki destek konusunda desteğe ihtiyaç duyduklarını göstermekte.
Exterminators Yok Ediciler Ve Erdemli Müslümanlar
Sait Çetinoğlu'nun Patrik Zaven’in Ermeni Soykırımı Örgütleyicilerinin Listesi kitabı Peri Yayınlarından çıktı.
Türkiye-Kızılderili Ticaretini Engellemek İsteyen Ermeni ve Rum Lobileri Yenildi
ABD Temsilciler Meclisi'nin Doğal Kaynaklar Komitesi, ABD'deki Kızılderili kabileleri ile ticarette Türkiye'ye imtiyaz sağlayan yasal düzenlemeyi, Ermeni, Yunan ve Rum lobisinin tüm çabalarına rağmen kabul etti.
Ermenistan Başbakanı Sarkisyan Gürcistan'da
Ermenistan Başbakanı Tigran Sarkisyan, Ermenistan-Gürcistan Hükümetler arası Ekonomi Komisyonu Toplantısı'nın 9'ncu oturumuna katılmak üzere Gürcistan'a geldi.
Dinler ve Diller Diyarı Midyat
Rıdvan Badur / Dünya Bülteni
Çok eski bir maziye sahip olan Midyat'da kültürler, lisanlar, dinler uyum içinde yaşamakta... Bölgede 19 kilise bulunmaktadır.
Ermeni olaylarını komisyon araştıracak
Bakan Davutoğlu, Fransa Dışişleri Bakanı Juppe'nin 1915 olaylarının araştırılmasına ilişkin Türkiye'nin teklif ettiği ortak tarih komisyonu ile ilgili çağrı yaptığını açıkladı. Juppe ile bakanlıkta başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerinin ardından ortak bir basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Juppe ile görüşmelerinde 1915 olaylarının da gündeme geldiğini ifade etti.
ARŞİVLERİMİZİ AÇARIZ
Pınar Çıtak Koygun - Yaşar Kaçmaz
Çiçek, "Sultan Abdülmecid ve Dönemi Uluslararası" sempozyumunda açıklama yaptı. Çiçek, Ermeni soykırımı iddialarına da değinerek, "Bu bin yıllık süre içinde iftihar ettğimiz dönemler olduğu gibi ithamlarla karşılaştığımız zamanlar da oldu. Hala bu ithamlarla dünya çapında karşı karşıyayız. Özellikle 1915 olaylarıyla ilgili biz tarihimizle yüzleşmeye hazırız. Kim ne söylüyorsa arşivlerimizi açarız ve tartışmalı dönemleri tarihçilerin ortaya koyduğu çalışmalarla değerlendirmeye hazırız. Biz tarihimizle yüzleşmeye eksiklerimiz yanlışlarımız varsa onlardan yola çıkarak gelecek inşaasına mecburuz. Bu toplantıların bundan sonra yapılmasını isteriz. Ben şahsen fayda görüyorum. Eksik yanlış bilgiyle hüküm tesis etmek yerine bilim adamlarımızın ortaya koyduğu gerçekler üzerinde konuları tartışmak ve gelecek inşa etmenin doğru olduğuna inanıyorum" diye konuştu.
AKP Patriğe "ekümenlik" sıfatı vermeye çalışıyor
MHP Akçay, " Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı, yetimhaneyle ilgili yaşananlar Rum Patrikhanesine tüzel kişilik sağlamanın ve Vatikan benzeri bir yapılanmanın yolunun açılmak istendiğini göstermektedir. Yine Başbakan Erdoğan bir Yunanistan ziyaretinde Fener Rum Patriğine " ekümenlik " sıfatı verilmesi konusunda " Bu tanım beni rahatsız etmiyor. " demiştir. Halbuki, Yargıtay 2007 tarihinde verdiği kararında " Patrikhane tamamen Türk hukukuna tabidir. (Biz Ekümenik diyelim demeyelim, Müslüman ülkeler bile Ekümenik Patrik diyor. HYETERT)
Tarihi Kilise Yıkılma Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Zonguldak'ın Kozlu Beldesi'nde bulunan ve geçen kış şiddetli rüzgar nedeniyle ön tarafı çöken tarihi kilise binası yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.
Bu iddia Meclis'i karıştırdı 'Atatürk Köşkü'nde ayin yapıldı'
CHP ve MHP’li milletvekilleri Fener Rum Patriği Bartholomeos’un İstanbul Florya’daki Atatürk Köşkü’ndeki yemek sırasında ayin yapıldığı iddiasını Genel Kurul’a taşıdı. Meclis sosyal tesisi olarak kullanılan Köşk’teki yemeği, Meclis’e taşıyan ilk isim MHP Millet vekili Lütfi Türkkan oldu. Bartholomeos’un, patrik seçilişinin 20. yılını ilahilerle kutladığını söyleyen Türkkan, Meclis Başkan vekili Güldal Mumcu’ya “Meclis Başkanlığı’ndan izinleri olduğunu söyleyen bu grup izinsiz ayin yapmış tır. Meclis Başkanı’nın izni var mı ” diye sordu. Mumcu ise konunun inceleneceğini belirterek “Ben şu anda cevap veremem” dedi.
AB temsilcisi Ermenistan'da
Güney Kafkasya ziyareti çerçevesinde Ermenistan'ın başkenti Erivan'ı ziyaret eden Avrupa Birliği'nin (AB)Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan ile görüştü. Ermeni Armenpress ajansının haberine göre, ikili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Ashton, AB'nin doğu ortakları ile ilişkilerini geliştirmeye gayret gösterdiğini belirterek, AB-Ermenistan ilişkilerinden de memnun olduklarını söyledi.
SOYKIRIM VEYA "TARİHLE YÜZLEŞMEK"
Türkiye'yi asılsız belgelerle soykırım yapmakla suçlayan Fransa'nın tarihi, yaptığı soykırımlarla dolu. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Dünya, "soykırım" ifadesini İkinci Dünya Savaşı ile tanıdı. Alman işgalinden nasibini alan ülkelerden biriydi Fransa ve halkın önemli bir kısmının Nazilerle işbirliği yapmasıyla biliniyor. Fransız yöneticilerinin savaş boyunca Naziler tarafından Yahudilere uygulanan soykırıma ortak olduklarını bilmeyen var mı? Almanların yenilmesinin ardından bağımsızlık ümidine kapılan Cezayirlilere karşı Fransız yönetiminin yaptığı nedir peki? (Siz de Kızılderileri öldürdünüz savunma değil. İki yanlış bir doğru etmiyor. HYETERT)
Süryanilere azınlık statüsü talebi AB’ye taşınıyor
Brüksel - İsveç’te Hükümet ortağı “Hıristiyan Demokratlar”ın milletvekili Robert Halef, Türkiye’de yaşayan Süryanilerin azınlık statüsüne tabi tutulmalarını talep etti. İsveç’te yaklaşık 100 bin Süryani’nin yaşadığını belirten Robert Halef, İsveç Parlamentosu’na verdiği önergede Türkiye’de yaşayan Süryanilere azınlık statüsü verilmesi için Avrupa Birliği nezdinde girişimde bulunmasını istedi.
41 yıl sonra iade-i statü
Türkiye, vakıf olma hakları iptal edilen cemaatlere 'vakıf tüzel kişilik statüleri'ni geri veriyor… Kararı SABAH'a değerlendiren Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, azınlık cemaatlerinin tapuya kayıtlı tüzel kişilik olarak tanımlanan mallarının bulunduğunu ve bunların ya dernek ya da vakıf olarak tescillenmesi gerektiğini belirtti. Söz konusu malların Lozan Anlaşması'yla tanınan cemaatlerin adına kayıtlı olduğunu belirten Ertem, "Mal sahiplerinin statülerinin vakıf olması daha uygun. Üstelik 1970 öncesinde vakıf olarak tescil edilmiş. Fakat belli bir müddet sonra 'siz vakıf değilsiniz' denilmiş. Şimdi bu hukuk garabetini ortadan kaldırıyoruz" dedi.
'Devlet Dersimlilerden özür dilemeli'
Dersimliler, dün akşam Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edilişinin yıl dönümü sebebiyle Alibeyköy'de basın açıklaması düzenledi. Eylemde, devletin Dersimlilerden özür dilemesi istendi.
AİHM'de ceza almamak için 'uzlaştırma Komisyonu'
Türk devleti, AİHM’de açılan davaların fazlalılığı nedeniyle harekete geçti. Davalar AİHM’e taşınmadan önce adil yargılama hakkının ihlaline ilişkin davalar "uzlaşma komisyonun"da görüşülecek.Komisyonda öncelikle, adil yargılama hakkının ihlalinden doğan davalar ele alınacak. AİHM’den önce bu ‘uzlaşma komisyonunda’ çözüm aranacak. Uzlaşma komisyonunda yapılacak ‘çözüm’ önerisinin kabul edilmemesi halinde AİHM’e gidilecek.
Akdamar'da deprem çatlağı
Murat Çağlar-Tahsin Güner
VAN’da 23 Ekim’de meydana gelen Richter ölçeğine göre, 7.2 ve 9 Kasım’daki 5.6 büyüklüğündeki depremlerden tarihi Akdamar Kilisesi’de etkilendi. (Adanın isimi Ahtamar ya da Ağtamar; Kilisenin isimi Ahtamar Surp Haç Ermeni Kilisesidir.HYETERT)
Dink cinayeti soruşturmasında 'görevi ihmal' yok
Dink cinayetinde ihmali olduğu iddia edilen 30 kamu görevlisine ilişkin yürütülen soruşturmada, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin kesinleşen "görev ihmali yok" kararı doğrultusunda takipsizlik kararı verildiği, soruşturmanın "yardım ve yataklık" suçlamasıyla yürütüldüğü öğrenildi.
Konuşma: Tanzimat'tan 20. Yüzyıl Başına dek İstanbul'da Modern Ermeni Edebiyatı
Kevork B. Bardakjian, Tarih: 19 Kasım Cumartesi Saat 19.00
Yer: Cezayir Toplantı Salonu
Detayli bilgi icin: 05332415998 ya da 05353602191
AZINLIKLARI ÖTELEMEK…
Arif ARSLAN
*40-50 yıl önce bölgenin olmazlarındandılar azınlık topluluklar; Süryaniler, Yezidiler, Ermeniler, Keldaniler…Mezopotamya’nın zanaatkar kesimini oluşturuyordu. Azınlıklar öyle güzel eserlere imza attılar ki, halen o yapıları görmek mümkün. Fakat şimdiki kuşak geçmişe ne varsa kırmış, yok etmiş… Aslında azınlıkların sorunlarını buraya yazarsak roman çıkar. Artık onların da yaşamaya hakları olduğunu herkes bilmesi gerekiyor, insanlar farklı kültürlere sahiptir. Kafatasçı yaklaşımlarla kültürleri yok edemeyiz. Gelenek ve görenekleriyle toplumun azınlık kesimleriyle alay etmek bu çağın toplumuna yakışmıyor, onlar da bir zamanlar bu coğrafyanın güzel renkleriydiler.
ABD Kongre Kütüphanesi Ermeni Matbaacılığının 500. Yılını anacak
Nisan 2012’de ABD Kongre Kütüphanesinde ilk Ermenice basılı kitap (Venedik’te Hakob Meghapart’ın yayımladığı «Urbatagirk») ve ilk Ermenice baskıda kullanılan matbaa tezgahının 500. Yılına ilişkin bir sergi gerçekleştirilecek. ″Asbarez″in vediği habere göre; sergide Erivan’ın UNESCO 2012 Dünya Kitap başkenti olarak ilan edildiği kaydedilecek.
Veli Küçük hakkında şok iddia!
Veli Küçük'ün köyü olan Bilecik Gölpazarı'na bağlı Türkmen köyü hakkında ilginç bilgiler ortaya çıktı. Osmanlı vergi arşivine göre, bu köy bir Ermeni köyü. Ergenekon davasının kilit isimlerinden Emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün köyü olan Bilecik Gölpazarı'na bağlı Türkmen köyü hakkında ilginç iddialar var.
Library of Congress to Mark ‘The Birth of the Armenian Printed Heritage’
The first page of the first printed Armenian Bible, known as Oskan Bible in 1666.
In April 2012, the Library of Congress will open an exhibition in commemoration of the 500thanniversary of the first printed Armenian book and the first printing press dedicated to the publication of works in the Armenian script [Urbatagirk, The Book of Fridays, printed by Hakob Meghapart in Venice, Italy]. The exhibition will also celebrate the designation by UNESCO of Yerevan, as the Book Capital of the World, 2012.
Can Turks and Armenians be Agreed on Genocide Claim?
I can not find a clear answer to that question in my mind: Each nation and each community who speaks a different language may establish a state, should they do? In the past, state-building experience poor Kurds and Armenians were the ones whose ideal of an independent state, has to be constantly postponed. Armenians, in 1991, Armenia got this dream with a dead birth.
Pamuk’a Yargıtay Tokadı
Trakyanet Haber / Salim Yavaşoğlu
Yargıtay, “Türkler, 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürdü” yalanı nedeniyle tazminata mahkum edilen Orhan Pamuk’un itirazını reddetti. “Türkler, bu topraklarda 30 bin Kürt’ü ve 1 milyon Ermeni’yi öldürdü” iftirasının ardından Avrupalılar tarafından Nobel’le ödüllendirilen yazar Orhan Pamuk, kendisine “Türk vatandaşı” ve “şehit ailesi” sıfatıyla dava açan 6 kişiye, toplam 12 bin 527 lira 93 kuruş tazminat ödedi.
CDU’lu Kauder Erdoğan’a çaktı: Türkiye’deki Hıristiyanlar da kilise inşa edebilmeli!
Almanya’da CDU’nun parti toplantısında konuşan CDU grup sözcüsü Volker Kauder konuşmasının son bölümünü Türkiye ve Erdoğan eleştirisine ayırdı. Türkiye’de Hıristiyan azınlıklara kötü muamele yapıldığını öne süren Kauder, Erdoğan’ın Almanya’da yaptığı entegrasyon konuşmalarını da eleştirdi. Kauder "Müslümanlar nasıl Almanya’da cami yapabiliyorsa, Hıristiyanların da Türkiye’de kilise yapabilmesi“ gerektiğini öne sürdü ve bundan taviz verilemez" dedi… Daha önce 'İslam Almanya'ya aittir' diyen Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff da, 'Biz burada imam yetiştiriyorsak, Türkiye'de de rahip yetiştirilebilmeli.' demişti.
WebKayısı ilk Tüm Ermeni Online Film Festivali başlıyor; 35 film gösterilecek
Erivan’da bugün 15 Kasın’da «Webtv.am» Internet televizyonunda I. Tüm Ermeni Online Film Festivali başlıyor. 20 Aralık 'tan 25 Aralığa kadar sadece WebTV.am Internet televizyonundan her Cumartesi sayısı 6-8 arasında değişmek üzere 7’den 20 dakkikaya kadar farklı tarzlarda 35 filmin gösterimi gerçekleştirilecek. Film gösterimlerine ilişkin grafik çalışmalar WebTsiran, ″Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali″, WebTV.am Internet TV Facebook sayfalarında yer alacak. Filmler jüri tarafından değil, WebTV.am portalındaki elektronik oylama aracılığıyla gerçekleştirilecek.
Avrupa Konseyi'nden vicdani ret açıklaması
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Tharbjorz Jagland, Avrupa’da vicdani ret hakkının bulunduğunu belirterek, "Bu hakkın tanınması askeri gücü tehdit etmiyor, askeri güce zarar vermiyor. Tam tersine hem ülke kamu düzeni hem de bireylerin hakkının korunması bu alanda mümkün olabiliyor" dedi.
Şişli Spor Kulübünden
Geçtiğimiz günlerde Ermenistan bayan ve erkek satranç milli takımları 3-11 Kasım da Yunanistan da yapılan Avrupa şampiyonasına katıldılar. Erkek milli takım Avrupa 3’sü olurken bayan milli takımı ise Avrupa 7’si oldu. Levon Aronyan süper turnuva Tal Memorial a katılacagından İstanbul'a gelemedi. İstanbul da Artur Çubukcuyan başkanlığındaki tüm kafıle Majak Ohanyan Çakır tarafından ağırlandı.











