On Tuesday, May 13, Diocesan Primate Archbishop Khajag
Barsamian hosted an ecumenical gathering at the Diocesan Center in honor of His
Holiness Mor Ignatius Aphrem II Karim, the former Metropolitan of the Syriac
Archdiocese of the Eastern United States who was recently elected as Patriarch
of the Syriac Orthodox Church. Leaders of the Roman Catholic, Oriental Orthodox,
Episcopalian, and Eastern Orthodox churches came together at St. Vartan
Armenian Cathedral for a prayer service, followed by a reception to honor
Patriarch Ignatius Aphrem.Church Leaders Honor Syriac Patriarch
On Tuesday, May 13, Diocesan Primate Archbishop Khajag
Barsamian hosted an ecumenical gathering at the Diocesan Center in honor of His
Holiness Mor Ignatius Aphrem II Karim, the former Metropolitan of the Syriac
Archdiocese of the Eastern United States who was recently elected as Patriarch
of the Syriac Orthodox Church. Leaders of the Roman Catholic, Oriental Orthodox,
Episcopalian, and Eastern Orthodox churches came together at St. Vartan
Armenian Cathedral for a prayer service, followed by a reception to honor
Patriarch Ignatius Aphrem.Politik Duruş Olarak Anti-Militarizm -Dünya Vicdani Retçiler Günü
Güven Gürkan Öztan
Bugün Dünya Vicdani Retçiler Günü. Kimsenin bir diğerini
öldürmek zorunda bırakılmadığı, çocukların katledilmediği bir dünya için
anti-militarizmi bir politik eylem biçimi olarak savunmak şart... 15 Mayıs,
yirmi yılı aşkın süredir vicdani ret ve barış aktivistlerinin müthiş gayreti
ile Dünya Vicdani Retçiler Günü olarak
takvimlerde yerini aldı ve her yıl vicdani reddi ve anti-militarizmi konu alan
etkinliklerle kutlanıyor... Vicdani ret ile anti-militarizm aynı şey değiller
ama aralarında çok sıkı bir bağ var. Anti-militarizm vicdani redde indirgenemez
şüphesiz ancak vicdani ret, anti-militarist politik hattın çok önemli bir
bileşeni. Vicdani ret, çok temelde bireysel bir tutum alış olarak tarif edilir.
Asıl belirleyici olanın bireyin vicdanı ile “kolektif iyi” olarak sunulan
arasındaki gerilimde vicdanını dinlemesidir. Bireyin kendine hesabını
veremeyeceği bir şeyi (örneğin silah tutmak, insan öldürmek) yasa gereği olsa
dahi yapmama seçimidir.
Dünyadan taziye mesajları yağıyor
Soma'da yaşanan maden kazası sonrası dünyadan Türkiye'ye
taziye mesajları gelmeye başladı. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından
Twitter üzerinden yayınlanan başsağlığı mesajında, "Manisa'da maden
kazasında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyoruz. Bütün iyi
duygularımız, halen madende kurtarılmayı bekleyenlerle ve Türkiye halkıyla
birliktedir" denildi. (Ermenistan'ın taziye mesajı sanırız henüz ajanslara düşmemiş. HYETERT)
Serj Sarkisyan’dan, Türk mevkidaşı Abdullah Gül’e taziye telgrafı
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün 14 Mayıs’ta
Türk mevkidaşı Abdullah Gül’e, Türkiye’nin Soma'da meydana gelen ve
yüzlerce yurttaşın hayatını kaybettiği elim maden kazası vesilesiyle taziye
mesajı iletti. Cumhurbaşkanı Sarkisyan, olayda hayatını kaybedenlerin
yakınlarına teselli, yaralılara acil şifalar dileyerek, cumhurbaşkanı Gül ve
Türkiye halkına samimi başsağlığı dileklerini iletti.
Sayat Nova Korosu
Şişli Spor Kulübünden Haberler
2013-14 sezonu Şişli spor Kulübü "Ananevi Kış Bakırköy spor
okulları kapanış töreni " Cumartesi günü Bakırköy Dadyan derneğinde
yapıldı. Kulüpten 2.başkan Alen Tekbıçak, genel sekreter Jirayr Kılıçdağı, okullar
müdiresi Talin Boğosyan, basketbol antrenörleri Barkev Kılıncıoğlu ile Garen Palancı
hocalar ve voleybol antrenörleri Özer Tunalı ile Rafi Kalk hocalar katıldılar.
ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ
13 Մայիս երեքշաբթի երեկոյեան Առաջնորդ Գարեգին Սրբազան, ընկերակցութեամբ Տէր Հրաչի, Պոննի Մարիթիմ հիւրանոցի մէջ մասնակցեցաւ
Յոյն Ուղղափառ Առաջնորդութեան պաշտօնական ընդունելութեան, զոր տեղի ունեցաւ Կ.Պոլսոյ
Ն.Ս. Բարթուղիմէոս Ա. Տիեզերական Պատրիարքի Գերմանիայ այցելութեան առթիւ:
Derneklerarası Tatyos Günter Tavla Turnuvası
Nisan ayında oynanmaya başlayan turnuvanın bu hafta gurup
maçları tamamlandı ve yarı final
karşılaşma sıralaması belli oldu. Bu yıl turnuvaya 12 dernek takımı katılıyor.
Maçlar iki gurup halinde oynandı. Gurup maçları sonunda dereceye giren ilk dört
takım karşı guruptaki takımlarla eleme usulü maçlar oynayarak birinciliğe
ulaşmaya çalışacaklar.
Mor Kiryakus Manastırı’nda tarih katliamı!
Ferhat Arslan
3. yüzyılda yapılan ve Yukarı Mezopotamya’nın ilk
üniversitesi konumuna sahip olan Mor Kiryakus Manastırı, şimdi hayvan gübresi
deposuna dönüştürülmüş. Kilisede çevre düzenlemesi ve kazı çalışmaları
arkeologlarla değil, İş Kur’dan temin edilen geçici işçilerle kazma kürekle
yapılıyor.
Patrik Bartholomeos, Türkiye'nin AB Üyeliğini Desteklediğini Söyledi
Fener Rum Patriği Bartholomeos, 10 günlük Almanya ziyaretinde Stuttgart'ın ardından Bonn kentinde temaslarda bulundu. Ziyaretleri kapsamında Berlin, Münih ve Frankfurt'ta da gidecek olan Bartholomeos, dini törenlere katılacak...Fener Rum Patriği Bartholomeos, Almanya'da, Türkiye'nin
Avrupa Birliği (AB) üyeliğine tam destek verdiğini söyledi. Bartholomeos,
“Ekümenik Patriklik, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini istiyor, destekledi ve
destekleyecek” dedi.
Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın taziye mesajına ilişkin Batı Ermenileri Ulusal Kongresi’nin bildirisi
Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan 2014’te, Birinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı Ermenilerin varislerine taziyede bulundu: “20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz.” Batı Ermenileri Ulusal Kongresi bu açıklamayı bir ilk adım olarak değerlendiriyor, tıpkı Çinli filozof Lao Tzu’nun dediği gibi; “Binlerce millik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlar.” ( Bu da diyasporanın beklenen farklı sesi. HYETERT)
Ermeni oyuncu kıymete bindi!
Adı Galatasaray ile anılan Aras Özbiliz için Beşiktaş da
istekli. Dış transfer çalışmalarına Atletico Madrid'te top
koşturan Diego Ribas ile başlayan Beşiktaş, Aras Özbiliz'i de listesine aldı. Siyah-beyazlı yönetimin ismi daha önce de gündeme gelen
Aras ile yeniden temasa geçtiği ortaya çıktı. Rus kulübü Spartak Moskova'da
forma giyen 24 yaşındaki genç futbolcunun transfer şartlarının masaya
yatırıldığı belirlendi.
Kilise partisi
Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'ne bağlı Alibey (Cunda)
Adası, 31 Mayıs'ta yerli ve yabancı jet sosyeteyi ağırlayacak. Rahmi Koç
Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından müze olarak restore edilen Cunda
Adası'ndaki Taksiyarhis Kilisesi (Aya Nikola), VIP davetle açılacak. Davet için
18 özel uçak kalkacak ve dünyanın her yerinden jet sosyeteyi açılışa taşıyacak.
Yedi kıtanın en güzelleri!
Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde düzenlenen Miss 7 Continents
(7 kıtanın güzeli) yarışmasında kraliçe tacı yapılan oylama ile 19 yaşındaki
Portekizli Catarina Sikiniotis'e verildi...Ermeni modacı Ashot Khachatryan ve
Jolly Tur tarafından düzenlenen Miss 7 Continents güzellik yarışması, Belediye
Meydanı'nda yapıldı.
Women’s Guild Presents “Woman Of Wonder” Award
By Florence Avakian
Under a huge tent on the St. Vartan Cathedral plaza,
decorated with palm plants, a special luncheon was held on Saturday afternoon,
May 3, honoring 91-year-old Diana Burggraf for her lifelong, dedicated service
to the Women's Guild, her parish of the Holy Cross Armenian Church in Union
City, N.J., and the Diocese of the Armenian Church. The occasion marked the 5th
annual "Woman of Wonder" event organized by the Diocesan Women's
Guild Central Council (WGCC).
Clergy Gather For Annual Conference
The 112th Diocesan Assembly was preceded by a clergy
conference, held April 28 to April 30, at the Seminary of the Immaculate
Conception in Huntington, N.Y. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the
Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), presided at the event
where members of the clergy gathered for prayer, services, and a series of
presentations on various aspects of the ministry. In a written message, His Holiness Karekin II, Supreme
Patriarch and Catholicos of All Armenians, encouraged clergy of the Eastern
Diocese to remain firm in their calling and to continue their service to the
Armenian people.
Erdoğan’ın mesajı : Bundan sonra neler yapılabilir?
Raffi Bedrosyan / rb@gmail.com
Akmerkez Paskalya Yumurtalarıyla Renkleniyor!
İstanbul’un en eski okullarından Özel Tarkmanças Ermeni
İlkokulu ve Ortaokulu’nun İstanbul’daki 16 Ermeni okulu ile düzenlediği
“Paskalya Yumurtası Tasarım Festivali”nin rengarenk dev yumurtaları, şimdi AKMERKEZ’de.
Serginin açılışı 12 Mayıs Pazartesi günü, Beşiktaş Belediye Başkanı Av. Murat
Hazinedar tarafından yapılmıştır.
Serj Sarkisyan, Françoise Hollande’ı övünç nişanıyla ödüllendirdi
Hollande: Fransa, her zaman Ermenistan’ın yanında olacaktır
Fransa bölgedeki tüm 3 ülkeyle de iyi ilişkilere
sahiptir. Paris, özellikle Ermenistan’la barış ve dostluk istiyor. Fransa her
zaman Ermenistan’ın yanındadır. Açıklama bugün 13 Mayıs’ta Erivan’da Ermenistan
ve Fransa cumhurbaşkanları ortak basın toplantısı esnasında Fransa
cumhurbaşkanı Françoise Hollande’dan geldi.
Ermenistan, AB’yle ilişkilerini ve RF’yle ticari birliğini bir arada yürütebilir.
Hollande ″Ermenistan AB’yle ilişkilerini ve Rusya’yla
ticari birliğini bir arada yürütebilir. Benim için bu sorun değil. Bu senaryo
üzerinde çalışma gerek″ dedi... Hollande, bunun Ermenistan için özel bir model
olması gerektiğini kadetti.
Soykırım çekişmesi yüzünden bu maç olmadı
Rusya'nın Yaroslavl şehrinde devam eden turnuvalara
"Ermeni soykırımı" tartışmaları damga vurdu... Ermenistan'ı temsil
eden Davit Khaçatıryan, ringe "soykırım kurbanların anısına"
hazırlanan bir tabelayla girmek isteyince rakibi olan Türk sporcu tepki
gösterdi ve ringe girmedi. Ermeni Haber Ajansı'nın haberine göre, Türk
sporcunun antrenörü Hasan Gencbey, Khaçatıryan'dan "soykırım
tabelası"nı kaldırma talebinde bulundu. Yarışmaya katılmama uyarısında
bulunan antrenör, "Siz gerçekten yaşanmamış siyasi olayların
propagandasını yapıyorsunuz" ifadelerini kullandı.
Patrik: Dua Türkçe Yapılacak Süryanice Yok
Erkan Metin
Yıl 1937, yer Elazığ. Vatandaş Türkçe Konuş kampanyasının
sürdüğü yıllar. Gazeteci Elazığ'daki Süryani Kilisesi'ni ziyaret ediyor ve
manzarayı tarihe not ediyor. Manzara özetle şu: Süryaniler gene bir adım önde.
Patrik, Süryanice dua etmeyi yasaklamış anlatılana göre... Cumhuriyet Gazetesi'nin 2 Nisan 1937 tarihli haberini
aynen aktarıyorum: "Elâzizdeki Süryanii kadim Kilisesi, Bütün Dualarını
ve Vazilerini Öz Türkçe İle Yapıyor. Elâziz (Hususi)- Yurdumuzdaki ekalliyetler arasında güzel
türkçemize asırlardan beri bağlı kalarak onu öz dillerinden daha ileride tutmuş
olan tek bir müessese vardır. O da Elâziz Süryanii Kadim kilisesidir.
ABD’deki Türk Derneği'nde şok istifa
Razi Canikligil/New York
Merkezi New York’ta bulunan Türk Amerikan Ticaret ve
Sanayi Odası (TACCI)’nin başkanlığını yürüten Ermeni asıllı Türk vatandaşı Aret
Taşçıyan (63) üzerinden bir ay bile geçmeden seçimde usulsüzlük yapıldığı
iddialarının artması üzerine görevinden istifa etti. Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/26405256.asp
DKC Dışişleri Bakanlığının Ateşkesin 20. Yılı vesilesiyle Ateşkes Anlaşmasına ilişkin duyurusu
«Bugün DKC, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan
Cumhuriyeti tarafından Rusya Fedeasyonu aracılığıyla Azerbaycan-Karabağ
çalışmalı hatta Ateşkes Anlaşmasının imzalanmasının 20. Yılı dolmaktadır.
Azerbaycan-Karabağ çatışmasının çözüm sürecinde tek reel kazanım olan bu
anlaşma geniş ölçekli çatışmalara son verdi; bununla barışçı müzakereler için
ve aracıların faaliyeti için çatışmanın adil ve nihai çözüm yönünde koşullar
yaratarak zemin hazırladı.
"The oil and gas factor: Azerbaijan, Turkey, Ukraine"
|
The
Civilitas Foundation
invites you to a public forum entitled: "The oil and gas factor: Azerbaijan, Turkey, Ukraine" The guest speaker Bedros Terzian Director of Petrostrategies Energy Consulting Company (France)
The
event will take place on Thursday,
May 15, at 5:00 pm, at the Ani Plaza Hotel, Ani Hall.
Space
is limited.
Please call 500 119 to confirm your participation. Simultaneous translation will be provided. |
Սիվիլիթաս
հիմնադրամը
հրավիրում է Ձեզ մասնակցելու «Նավթի և գազի գործոնը․ Ադրբեջան, Թուրքիա, Ուկրաինա» թեմայով քննարկմանը
Հյուրն
է` ֆրանսիական Petrostrategies հետազոտական ընկերության տնօրեն Պետրոս Թերզյանը
Քննարկումը
տեղի կունենա Մայիսի
15-ին, հինգշաբթի, ժամը 17:00-ին, Անի հյուրանոցի Անի սրահում
Խնդրում
ենք զանգահարել 500
119
Ձեր մասնակցությունը հաստատելու համար: |
Mutlu mesut Ermeni
Talât Ulusoy
Ermenilerin çektikleri 1915’te başlayıp bitmedi. Nisan
1915’te başlayan, “Yüz Yıllık Harekât Planı”dır. O “lanetli” başlangıcın bu yıl
doksan dokuzuncusunu “idrak” ettik desem yalan olur. Ne 1915’i ve ne de 1915’in
zihniyet ve kurumlarının hâlâ yaşamakta olduğunu görebiliyoruz. Müslüman
olmayanlara uygulanan zulmü anlamış gibi görünenlerde bile; “Ama onlar da bize
yaptı”, “Osmanlı saltanatında olan olmuş, Cumhuriyetimiz tertemiz”; “1915 bir
avuç İttihatçı’nın suçu” ya da “Harekât Planı’nı Almanlar hazırladı,
İttihatçıları kullandı” deyip rahatlama eğilimi yaygın. Bu rahatlık insanı
yüzleşip “özür” dilemeye değil, daha çok “mazeret” üretmeye götürür.
“Mazeret”ler yüzleşmenin arkasından dolaşıp kaçmanın kapısını açar. Neden? Yazının Devamı: http://www.taraf.com.tr/yazilar/talat-ulusoy/mutlu-mesut-ermeni/29737/
Hollande'dan Türkiye'ye: Ermeni soykırımını tanımak bölmez birleştirir
Hollande, bundan önce Erivan’ı ziyaret eden diğer Fransız
cumhurbaşkanları gibi Türkiye’ye seslendi. Hollande, inkar yasasını gündeme
getireceğini söylemeden “İnkar bir fikir değil, kurbanlara ve gerçeğe
hakarettir. İnkara hiçbir kapı açık olamaz. Dünyanın her yerinde soykırımın
tanınması için inisiyatifler var. Tanımak bölmez, birleştirir” diyerek
Türkiye’den “artık soykırımı tanımasını” istedi. İsim vermeden Başbakan
Erdoğan’ın “Ermenilerin torunlarına başsağlığı dileyen” mesajına da atıfta
bulunan Hollande, “Nereden gelirse gelsin bütün iyi niyetli sağduyulu mesajlar
olumlu karşılanır” dedi. Hollande, 2015 yılında “Soykırımın 100’üncü yıldönümü
anma törenlerine Erivan’da katılacağı” açıklamasını da yineledi.
Serj Sarkisyan adına, Fransa cumhurbaşkanı onuruna resmi akşam yemeği verildi
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan adına, Fransa
cumhurbaşkanı Françoise Hollande onuruna
cumhurbaşkanlığı konutunda resmi akşam yemeği verildi. Protokol gereği iki ülke
cumhurbaşkanları karşılıklı konuşmaları gerçekleşti; konuşmalarda Ermeni-Fransız
asırlık dostluğu ve iki dost halkın tarihi bağlantıları, halihazırda sahip
oldukları devletlerarası yüksek düzey ve bunların gelişim perspektiflerine
değinildi.
Her zaman genç yıldız; 89 yaşındaki Charles Aznavour Erivan sahnesinde bir saat şarkı söyledi
Charles Aznavour’un Karen Demirciyan Spor ve Sergi
salonundaki solo konseri dop dolu solunda geçti. 89 yaşındaki şansonye
repertuvarnın en sevilen şarkılarını, seyirci eşliğinde icra etti ve hatta
sahnede dans etti. Konser, şansonyenin ricasıyla İnga ve Anuş Arşakyan
kardeşlerin Komitas’ın bir eserini icrasıyla başladı. Maestro seyirciy Ermenice
selamlarken, salonda Fransa cumhurbaşkanı Françoise Hollande’nin de bulunması
gerekçesiyle konuşmasını Fransızca sürdürdü.89 yaşındaki maestro şaşılası şekilde ‘kondüsyondaydı’,
sahnede sadece şarkı söylemekle kalmadı aynı zamanda dans da etti.Arkadaşım Berç Serkizyan
Emin Güven / misafirkalemler@hotmail.com
Berç’le, hiç unutamadığım, aklıma geldikçe içimin
sızladığı bir anımı anlatacağım.Acemi birliğindeki son günlerimizdi.Ordu
evlerinden asker seçmeğe subaylar gelirlerdi.Berç,Kastamonu doğumlu olduğu için
İstanbul Ordu Evi seçmelerine katılmıştı.Fiziği ve düzgün konuşmasıyla ilk
elemeleri kazanmıştı.Kendisini tanıtma seçmelerinde ise Ermeni asıllı olduğu
için seçilememişti.Bana ‘Emin Abi vergimizi veriyoruz,askerlik görevimizi her
Türk gibi gururla yapıyoruz, daha niçin ayrımcılık yapılıyor’,sözleri hala
kulaklarımda çınlıyor.Berç, inat etti,İzmir ve Ankara seçmelerini de
katıldı.Ama sonuç değişmemişti.Gayrimüslimler ordu evlerinde görev
yapamazdı.Dağıtım günlerinde ise 16 Ermeni asıllı gençle beraber Kars’taki usta
birliğine gittiler.
Demokratik İslam Kongresi Sonuç Bildirgesi ve Öcalan'ın Mesajı
Demokratik İslam Kongresi adı altında toplanan bizler
“Her kim bir insanı yaşatırsa bütün insanlığı yaşatmış gibi olur” (Maide/32)
ayetinden hareketle barış için çalışanları, barış için mücadele edenleri
Allah’ın selamı ile selamlıyoruz. Gittikçe yaygınlaşan şiddet sarmalı,
bölünmüşlük ve çatışmanın İslam coğrafyasını kaosun içine sürüklediği açıktır.
Oysa İslam, taşıdığı mesajla, adalet, barış ve insanlık adına söylenebilecek en
son evrensel ilkeleri temsil etmektedir. Kalıcı ve kabul edilebilir bir barışın
inşasında İslami ve insani duyarlılığı olan tüm toplumsal kesimlerin ne tür
katkılar yapabileceği ve nasıl bir çalışma yöntemi geliştirilmesi gerektiğine
yönelik değerlendirmelerde Medine Sözleşmesi referans olarak kabul edildi.
(Merak ettim bizim partili Ermeniler ile Müslüman Ermeniler bu kongrenin neresinde?)
Seyfo İçin Hikaye Yarışması
Kano Suryoyo Derneği bu uluslararası yazı yarışmasını başlattı. Projenin ana fikri Kano Derneği’nin Süryanilerin kültür ve eğitimini enternasyonal bir yazı yarışmasıyla teşvik amacına tamamıyla uymaktadır. Böylece Kano Derneği Seyfo’ya dikkat çekmek istemekte ve Süryaniler arasında bu konuda milli bir bilincin oluşmasına katkıda bulunmak istemektedir. Bizler Seyfo ile halkımızın sadece 1915 yılında yaşadıklarını tanımlamıyoruz. Bu zamandan önce ve sonra başımıza gelenleri de Seyfo kapsamına alıyoruz. Örneğin 1896, 1933 ve bugün halkımızın Irak ve Suriyede karşı karşıya kaldığı katliamlar. Bu yüzden Seyfonun mutlaka araştırılması, anlatılması ve üzerinde tartışılması gerekmektedir. Dolayısıyla projeyle 7 den 70 e kadar bütün insanların, aşağıda sıralanmış dillerde, yarışmaya tarihi hikaye yazıp göndermeleri umut edilmektedir.
Büyük Ermenistan Ülküsü
Prof. Dr. Ata Atun
Bizans Devletini yeniden kurmayı hedefleyen, adına
“Megali İdea” dedikleri Büyük Ülkülerinin bir benzeri de Ermenilerde
bulunmakta. Adına “Büyük Ermenistan”
veya “Birleşik Ermenistan” dedikleri toprakların bir kısmını Türkiye'nin
doğu bölgesi, bir kısmını da şimdiki Ermenistan sınırları içinde yer alan
topraklar oluşturmaktadır... Bu ülkü Ermeni Devrimci Federasyonu - Daşnaksutyun'un
1988 tarihli programı içindeki Hangervanum söylemi madde 10. A ve “Amaç"
bölümü A. maddesinde net bir şekil de belirtilmiş durumda... Birleşik
Ermenistan sınırları içinde Sevr Antlaşmasında belirtilen topraklara ilaveten
Artsakh 'Dağlık Karabağ', Javakhk "Gürcistan topraklarında yer alan
Samtskhe-Javakheti" ve Nahçıvan bölgesini de içermelidir."
(Ermenistan devlet başkanı defalarca toprak talebi olmadığını belirtti. HYETERT)
Tarihi kilise kaderine terk edildi
Aydın'ın Didim İlçesi Akbük Mahallesi'ndeki Rum Kilisesi
kaderine terk edilmiş görüntüsüyle çevre sakinlerinin tepkisine neden oldu. 19'uncu yüzyılda Ortodoks mezhebine göre yapılmış Akbük
Rum Ortodoks Kilisesi bakımsızlıktan çürüdü. Bir süre okul olarak, daha sonra
ilçedekiler tarafından depo olarak kullanılan tarihi kilisedeki asma kat,
yangın nedeniyle tamamen kullanılamaz hale gelmişti. Kilisedeki süsleme ve
sıvaların zarar görmesi üzerine AK Partili eski Akbük Belediye Başkanı İbrahim
Şam, 2007 yılında Mimar M. Fikri Aktan'a restorasyon yaptırarak kiliseyi
ziyaretçilere açtı. Ancak o tarihten bu yana kilise kaderine terk edildi.
Sevk ve İskanın 100. Yılında Türk-Ermeni İlişkileri' Kitabı Yayınlandı,
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk-Ermeni İlişkileri
Araştırma Merkezi, Türk-Ermeni ilişkilerini her yönüyle ele alan 'Sevk ve
İskânın 100. Yılında Türk-Ermeni İlişkileri' isimli bir kitap yayınladı. SAÜ
Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi’nin
yayına hazırladığı kitap, Orta Asya’dan Balkanlar’a bin yıllık bir geçmişe
sahip olan Türk-Ermeni ilişkilerini ele alıyor. (Yeni ve gerçekçi bir görüş ile hazırlandığını sanmıyoruz. HYETERT)
Tatyos Bebek: Erdoğan yüreğimize su serpti
Ermeni Cemaati’nin önemli isimlerinden Tatyos Bebek,
Erdoğan’ın taziye mesajı için Başbakan'ın kendilerini şaşırtmayı başardığını ve
açıklamasıyla yüreklerine su serptiğini belirterek; “Azınlık değil eşit
vatandaşlık, aynı topraklarda birarada özgürce yaşamak istiyoruz” dedi. (Bunlar da önemli isimlerden bir kanaat önderinin
görüşleri. HYETERT)
Taziye sunulan Ermeniler hâlâ hariciye sorunu mu?
Alin Ozinian / Ermenistan'da yaşayan araştırmacı-yazar
Özetle, bu mesaj, 1915'te gerçekten ne olup bittiğini,
sebeplerini, sonuçlarını ve yaraların nasıl sarılacağına dair uzun bir sürecin
girizgâhı ise ileride “kritik” ve “Türk-Ermeni tarih yazımı” açısından dönüm
noktası olarak bahsedilebilinecek öneme sahip olabilir. Fakat özellikle
muhalefetin dile getirdiği “uluslararası desteğini kaybetmiş bir Başbakan'ın,
dünya kamuoyunun gözünü boyamak, siyasi rant sağlamak ve 100. yılda dünya
kamuoyunu “sindirmek” amacı ile yapılmış bir “müsamere” ise soykırımın
inkârının yeni bir sürümüdür. Yusuf Halaçoğlu, Şükrü Elekdağ, Doğu Perinçek ve
Kemal Kerinçsiz gibi yılların eskitemediği inkârcılara “motivasyon” olmakla
beraber Abdullah Gül'ün, protokoller döneminde, “futbol diplomasisi” günlerinde
oldukça ses getiren Ermenistan ziyareti gibi kısa zamanda unutulup gidecektir.
( Bu Ermenistan'da yaşayan bir yazarın görüşü.HYETERT)
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/yorum_taziye-sunulan-ermeniler-hala-hariciye-sorunu-mu_2216513.html
Uzman: Dağlık Karabağ sorununun barışçı çözümü şu anda teknik ve siyasi anlamda imkansız
Amerikalı ve diğer meşum diplomatlar, Karabağ sorununda
status-quo’nun korunmasından başka alternatif olamayacağına yönelik iddiayı
tekzip etmek durumundalar, ancak kendileri de daha iyi öneride
bulunamayacaklarını çok iyi anlıyorlar.NEWS.am muhabirine benzeri görüş
Kafkasya Enstitüsü Direktör yardımcısı siyaset bilimci Sergey Minasyan’dan geldi.
Ermeniler, Beşparmaklar’daki Manastırı ziyaret edecek
Ermenilerin, Beşparmak dağlarının bulunduğu bölgedeki
“Agios Makarios Manastırı”nı (Sourp Magar Manastırı) ziyaret edeceği haber
verildi.Ermeniler, Beşparmaklar’daki Manastırı ziyaret edecek
1915’te Ermenileşmiş Türkler nerede?
Ferhat Kentel / ferhatkentel@gmail.com
Başbakanın geçtiğimiz günlerde yaptığı 24 Nisan
açıklaması tahmin edileceği gibi etkili bir ses çıkardı. Muhtemelen epey insan
kafa kafaya vermiş ve çok yönlü hesap güden iyi bir metin hazırlanmış. Erdoğan'ın etrafında örülmüş olan, onu kutsal bir ikona
haline getiren organik kitleden bir "uzman" bu hesabın bir yönünü
"Başbakan, Diaspora'ya çok iyi bir gol attı" sözleriyle çok net
aydınlatmış. İlginç bir yaklaşım... Dedeleri, nineleri 99 yıl önce
yurtlarını, evlerini, tarlalarını, işyerlerini, okullarını, beşiklerini
terketmek zorunda kalan ve bu yüzden 99 yıldır "vatansız" yaşayıp,
1915'i vatan kılan insanları "gol atılacak kale" olarak gören
zihniyet nasıl bir zihniyettir, pek anlamak mümkün değil. Ya da anlaşılabilir
ama anlaşılan şey pek de hayırlı bir şey çıkmaz.
The Armenian Past Of Taksim Square
Taksim Square, like Tahrir Square and Zuccotti Park
before it, is just another space in a city: it could have been one more spot to
meet friends, or to read a book under a tree. But Turkey’s Prime Minister,
Recep Tayyip Erdoğan, decided he’d like to replicate the Ottoman-era Taksim
military barracks on the site, and build it into a shopping mall and a mosque.
In late May, several dozen environmentalists began protesting Erdoğan’s designs
in Gezi Park, the island of trees within the Square, and were attacked by
Turkish police with tear gas and water cannons.
KKTC'deki Ermeniler'den 50 yıl ilk ayin
Ermeniler, 50 yıl sonra ilk kez Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) Ermeni Kilisesi'nde ayin düzendi... Yaklaşık 500
kişinin yer aldığı ayinde, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lisa
Buttenheim, Hala Sultan Cami İmamı Şevket Alemdar ve bazı büyükelçiler de
bulundu. Ayine katılan Ermeni asıllı Gora Terziyan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, 50 yılın ardından Ermeni Kilisesi’nde tekrar ayin yapılmasından
dolayı çok mutlu olduğunu belirterek "Kilisenin etrafında bulunan
okullarda okudum. Buralar bizim evimizdi. Evimize geldik" diye konuştu.
Eurovision Kazananı Conchita Wurst
2014 Eurovision Şarkı Yarışması'nı Avusturya temsilcisi olan drag queen* Conchita Wurst kazandı. "Rise Like A Phoenix" adlı şarkısıyla yarışmaya katılan Wurst 290 puan alarak birinci oldu. Şarkı, Wurst'un kırsalda yaşayan bir oğlan çocuğundan sakallı bir drag queen olmaya giden hayatını anlatıyor. Rusya, Bellarus ve Ermenistan’da, drag queen Conchita Wurst’un Eurovision’dan çekilmesi için kampanya başlatılmış, Ermenistan'ı temsil eden Aram MP3 "“Kadın mı erkek mi olduğuna karar versin" demişti.Շնորհավոր Մայրերու Օր / Anneler Günü Kutlu Olsun / Happy Mother's Day!
Türkiye Medyasının Ermeni Soykırımıyla İlk Tanışıklığı
Elif Akgül
Gazeteciler Serdar Korucu ve Aris Nalcı’nın soykırımın
50. yılında Türkiye medyasında yer alan haberleri mercek altına aldıkları
kitap, Ermeni Kültür Yayınları’ndan çıktı. Ermeni Soykırımı’nın 100. yıldönümünden bir yıl önce,
anmaların dünya çapında ilk başladığı 1965 yılında yaşananların Türkiye’ye
yansıması “1965” kitabında toplandı.
Patrik Bartholomeos Almanya'da
Bartholomeos, on günlük Almanya ziyaretine Stuttgart’tan
başladı. Fener Rum Patriği Bartholomeos, on günlük Almanya ziyaretine
Stuttgart’tan başladı. Bartholomeos, ziyaretleri kapsamında Bonn, Berlin, Münih
ve Frankfurt’ta temaslarda bulunacak ve dini törenlere katılacak.
Avustralya'da 'Ermeni Tasarısı'na protesto
Avustralya'da yaşayan Türkler, Yeni Güney Galler (NSW)
eyalet parlamentosunun geçen yıl kabul ettiği 1915 olaylarına ilişkin tasarıyı
protesto etmek için Sydney Hyde Park'ta başlayıp NSW parlamentosu önünde sona
eren bir yürüyüş düzenledi. Avustralya'da faaliyet yürüten sivil toplum
kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturdukları Avustralya Türk Savunma
İttifakı (ATA-A) tarafından organize edilen yürüyüşe, Avustralya'nın çeşitli
kentlerinden gelen binden fazla kişi katıldı.
1915'de Hırıstiyan Din Adamı Olmak Ölümle Dans Etmektir
Zeynep Tozduman
Size bu yazımda binlerce hatta yüz binlerce insanın, sırf
Hıristiyan din adamı olduğu için bu ülkede başına gelenlerden sadece Süryani
Papaz Matta Hrimo'yu anlatacağım... Yaşadığı onca işkencelerden ve zulümlerden sonra şans eseri sağ kalan Süryani papazın başına gelenler, insanım diyen herkesin ibret alması gereken bir hikayedir.
9 Mayıs 1945 Zafer Günü Kutlu Olsun !
II. Dünya
Savaşı, insanoğlunun tanık olduğu, dünya tarihinin en korkunç savaşlarından
biridir. Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, çok ağır yıkımların
olduğu,Yahudi soykırımı ile kitlesel ölümlerin yaşandığı en kanlı savaştır.100
milyondan fazla askeri personelin katıldığı,50 milyona yakın insanın hayatını
kaybettiği bu savaş onarılması çok büyük
yaralar açmıştır.1939-45 yılları arasında cereyan eden bu savaş, Almanya'nın
Polonya'yı işgal etmesiyle başladı.8-9 Mayıs 1945 yılında Adolf Hitler'in yer
altında, saklandığı sığınağında, Kızıl Ordu'nun Berlin'i ele geçirdikten sonra
kafasına kurşun sıkıp,intihar etmesiyle sonuçlandı. Alman birliklerinin
teslimiyet bayrağını çekmesiyle yenilgiyi kabul etti.
Ayşe Nur Zarakolu Ödülü
Beyza Kural
İHD'nin “Ayşe Nur Zarakolu Düşünce Özgürlüğü Ödülü” 12.
yılında Berkin Elvan ile birlikte Çağdaş Küçükbattal, Dr. Erenç Yasemin Dokudan
ile Dr. Sercan Yüksel, Yüksel Genç ve Erol Özkoray'a verildi.
Soykırım panelinde (4) bir soru: AKP’yi inkârcılıktan Gezi mi vazgeçirecekti?!
[18 Nisan - 4/5 Mayıs 2014] Uzattım, biliyorum —
eksiksiz, mufassal ve ansiklopedik olma tutkumdan ötürü. İllâ her şeyi tasnif
edecek, mantıkî sırasına sokacak, 1-2-3-4 ve a-b-c-d ve olmazsa i-ii-iii-iv
diye numaralayacak, anlatım tarzı itibariyle en genelden çentik çentik, basamak
basamak en özele ineceğim. Burçlara, yıldız falına vb inansam (ya da
geçerliliğine yüzde bir de olsa pay tanıyacak kadar bâtıl inançlarım
olabileceğini itiraf edebilsem), kendime dışarıdan bakıp şaka yollu işte Başak,
diyeceğim; Başaklar Başağı, Başakların en hakikisi, (çalışma odası ve masasının
haline bakmayın) zihinsel tertiplilik konusunda en obsesif-kompülsifi. Zaten
biraz o yüzden yıllardır bitmiyor kitaplar, kitapçıklar ve hattâ makale
dizileri.
Ermeni-Tehciri- Soykırım panelinde (3) son engel — nasıl aşılır(mış)
17 Nisan’da bu zincire şu son halkayı ekledim: (7) Kendi kazdığın kuyuya düşüp içinden çıkamaz olmak. Şöyle açıkladım (veya, belki hepsini söyleyemediysem de, açıklamak istedim): Asıl sistematik inkârcılık hemen 1920’lerde değil, ancak 1960’ların sonlarından itibaren ortaya çıktı. Uzun bir unutuş ve unutturuluş döneminden sonra maalesef Ermeni soykırımı kapımızı önce 1973-1985 ASALA (Armenian Secret Army for the Liberation of Armenia, Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu) saldırılarıyla çaldı. Üstelik bunların bir kısmı 12 Mart 1971 askerî rejimine, bir kısmı Milliyetçi Cephe hükümetlerine, sonra bir kısmı gene 12 Eylül 1980 askerî rejimine denk geldi. Havaalanlarında patlayan bombalarla, elçi ve konsolos cinayetleriyle uykusundan son derece hoyrat bir şekilde uyandırılan ve ne oluyor diye soran, hayli şaşkın ve kızgın bir topluma, bu terör eylemlerinin bir yakım “yalan” ve “iftira”lardan kaynaklandığını anlatmak, söz konusu faşizan yönetimlere düştü. Böylece, büyük ölçüde İttihatçı-Kemalist ideoloji öğelerinden, talî oranda da bu kurucu ideolojinin sivil topluma bulaşmış ve içselleştirilmiş “klasik sağ” unsurlarından oluşan ve “hiç olmadı”dan başlayıp “oldu ama sebepsiz değildi (dolayısıyla soykırım sayılamaz)”dan geçerek “arandılar, müstahaktılar, lâyıklarını buldular (dolayısıyla iyidir ve vatan savunmasıdır)”a kadar uzanırken tarihsel gerçeklerle bütün bir cephe boyunca didişen, bunları “Ermeni iddiaları”na dönüştürüp her bir noktada cevaplamaya kalkan bir inkâr söylemi vücut buldu.
Serkan Engin: İslam ve Ermeni Soykırımı
Serkan Engin
“Batı’da dile getirdiği gibi, Ermeni, Süryani, Keldani, Nasturi, Pontus Rum soykırımları, aslında birer “Hristiyan soykırımıydı”. Karşı cephede de zaten Müslüman Türkler ve Kürtler vardı. Bu soykırımların sosyal-vicdani dayanağı, İslam’ın Müslümanlara, tüm "kâfirleri" öldürme, onlara tecavüz etme, mallarına ve topraklarına el koyma hakkı tanımasına bağlıydı. Soykırımı fiilen işleyen teşkilat-ı mahsusa çetelerindeki caniler ve komşularını, yani gayrimüslimleri öldürüp kadınlarını seks kölesi yapan, mallarını, evlerini, dükkânlarını yağmalayan Türkler ve Kürtler, kendilerine soykırım emrini veren, devletin başındaki İttihatçiler gibi “milli şuur” ile dolu değillerdi henüz. Dolasıyla Ermeni, Süryani, Keldani, Nasturi, Pontos soykırımlarında aktif olarak rol alanlar, seve seve katliamları işleyenler, bütün bunları, “Türk nasyonalizmine” hizmet gereği yapmadılar. Kendilerini “Türk” veya “Kürt” olarak değil “Müslüman” olarak tanımlayan köylülerdi bunlar. Ticaret ve zanaat ise gayrimüslimlerin uğraş alanıydı ve dolasıyla onların paraları ve malları çoktu. İttihatçilerin katliam emri, 2 bin yıldır yağmacılıkla geçinen, Anatolya’da ise ancak çiftçilik ve hayvancılık yapmayı becerebilen Türkler için bulunmaz nimet oldu...Güya, “bin yıldır” kardeş kardeş yaşadıkları gayrimüslimleri, sırtlan sürülerinin iştahı ve vahşetiyle hiç acımadan, hatta zevkle parçaladılar Müslüman Türkler ve Kürtler. Göz koydukları, kıskanmakta oldukları Ermeni, Süryani, Keldani, Nasturi, Pontos mallarına, dükkânlarına, evlerine el koydular. Kadınlarını da İslam’ın emrettiği üzere “ganimet” malı saydıkları için ya seks kölesi ve domestik köle olarak kendi evlerine, haremlerine tıktılar ya da üç otuz paraya köle pazarlarında sattılar.
“Batı’da dile getirdiği gibi, Ermeni, Süryani, Keldani, Nasturi, Pontus Rum soykırımları, aslında birer “Hristiyan soykırımıydı”. Karşı cephede de zaten Müslüman Türkler ve Kürtler vardı. Bu soykırımların sosyal-vicdani dayanağı, İslam’ın Müslümanlara, tüm "kâfirleri" öldürme, onlara tecavüz etme, mallarına ve topraklarına el koyma hakkı tanımasına bağlıydı. Soykırımı fiilen işleyen teşkilat-ı mahsusa çetelerindeki caniler ve komşularını, yani gayrimüslimleri öldürüp kadınlarını seks kölesi yapan, mallarını, evlerini, dükkânlarını yağmalayan Türkler ve Kürtler, kendilerine soykırım emrini veren, devletin başındaki İttihatçiler gibi “milli şuur” ile dolu değillerdi henüz. Dolasıyla Ermeni, Süryani, Keldani, Nasturi, Pontos soykırımlarında aktif olarak rol alanlar, seve seve katliamları işleyenler, bütün bunları, “Türk nasyonalizmine” hizmet gereği yapmadılar. Kendilerini “Türk” veya “Kürt” olarak değil “Müslüman” olarak tanımlayan köylülerdi bunlar. Ticaret ve zanaat ise gayrimüslimlerin uğraş alanıydı ve dolasıyla onların paraları ve malları çoktu. İttihatçilerin katliam emri, 2 bin yıldır yağmacılıkla geçinen, Anatolya’da ise ancak çiftçilik ve hayvancılık yapmayı becerebilen Türkler için bulunmaz nimet oldu...Güya, “bin yıldır” kardeş kardeş yaşadıkları gayrimüslimleri, sırtlan sürülerinin iştahı ve vahşetiyle hiç acımadan, hatta zevkle parçaladılar Müslüman Türkler ve Kürtler. Göz koydukları, kıskanmakta oldukları Ermeni, Süryani, Keldani, Nasturi, Pontos mallarına, dükkânlarına, evlerine el koydular. Kadınlarını da İslam’ın emrettiği üzere “ganimet” malı saydıkları için ya seks kölesi ve domestik köle olarak kendi evlerine, haremlerine tıktılar ya da üç otuz paraya köle pazarlarında sattılar.
Berlin'de 1915 Soykırımı ve Kürt, Ermeni, Asuri/Süryani İlişkileri Konferansı
Gelawej / Berlin'de "1915 Soykırımı, Kürt, Ermeni,
Asuri/Süryani İlişkileri, Toplumsal Sorumluluk ve Roller" konulu bir
konferans düzenleniyor. 10 Mayıs 2014 Cumartesi günü Werkstat de Kulturen'de
yapılacak olan Konferans özgün olarak 1915 soykırımın Kürt toplumu, aydın ve
politikacıları tarafından nasıl görüldüğü, Soykırımdaki sorumluklar ve birlikte
yaşanan toplumlarla ilişkiler bağlamını tartışmayı esas alıyor. Berlin KOMKAR ve IKMG (Le Monde Diplomatique Kurdî)
tarafından desteklenen Konferansa, Abut Can, Bilgin Ayata, Hovsep Hayreni,
Erdem Özgül, Recep Maraşlı, Ali Haydar Koç, Nilay Özok-Gündoğan, Rûken Şengül
ve Yavuz Aykan katılacaklar.
"Ermeni Açılımı"?
Cengiz Aktar
Başbakan’ın 23 Nisan beyanı sonrasında açılımı
somutlaştırmak için katledilen Ermenilerin torunlarına vatandaşlık verilmesi
lafı medyada epey yankılandı. Önemli, ama torunlara gelmeden Türkiye vatandaşı
olan Ermenilerin eşit vatandaşlık hakkına sahip olması daha acil değil mi? Bu
amaçla hızla ve basitçe birçok iyileştirme yapılabilir. Gayrimüslim okulları,
dolaşımdaki ders kitapları, memur sınavında pozitif ayrımcılık, vakıf
seçimlerinin yapılmasının engellenmemesi, vakıf malları iadesi... Kaldı ki şu
geri verilecek vatandaşlık 1964’te kovulan ve vatandaşlıktan atılan İstanbul ve
İmroz-Bozcaada Rumları için, daha yakın zamanda ise 12 Eylül darbesi sonrasında
gizli genelgeyle vatandaşlıktan atılan Gayrimüslim vatandaşlar için dahi tam
manasıyla uygulanamıyor. Askerlik vs, bir dolu engel çıkarılıyor. Zihinlerde bu
toprakların Gayrimüslimlerin de vatanı olduğu yerleşmedikçe vatandaşlık iadesi
ve eşitliği havada kalmaya mahkûmdur.
Ermenistan-Türkiye ilişkilerinde sivil adım
Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin düzene girmesi için
sivil toplum kuruluşları, devreye girdi.Başbakan Erdoğan’ın 1915 olaylarına
ilişkin, taziye mesajının ardından, Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin düzene
girmesi için sivil toplum kuruluşları, devreye girdi. Türkiye ve Ermenistan’dan
sekiz sivil toplum kuruluşu tarafından yürütülen Ermenistan-Türkiye Normalleşme
Süreci Destek Programı, projelere hibede bulunacağını açıkladı. Program
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine ve kapalı sınırın açılmasına
yönelik sivil toplum faaliyetlerini destekliyor. Toplam bütçesi 200 bin Euro
olan hibe programı, yaklaşık 20 farklı proje teklifine 5 bin ilâ 30 bin euro
arasında bir hibe desteği sunmayı hedefliyor.
Vatikan'dan Ermeni olaylarıyla ilgili geri adım
Katolik aleminin ruhani lideri Papa Francesco, 1915
Ermeni olaylarıyla ilgili daha önce söylediği 'Soykırım' ifadesi yerine 'trajik
olaylar' ifadesini kullandı. Katolik aleminin ruhani lideri Papa Francesco, tüm
dünya Ermenilerinin ruhani lideri ve Ermeni Apostolik Kilisesi Katolikosu 2.
Karekin ile Vatikan´da bir araya geldi. Daha önceki açıklamalarında Ermenilere karşı `soykırım´
yapıldığını dile getirmiş olan Papa Francesco'nun, bu görüşmede ise 1915
yılında yaşananlar için `trajik olaylar´ demesi dikkat çekti.
Ayasofya meselesi
Orhan Dede
Türkiye’nin gündemi az kalabalıkmış gibi şimdi de
Ayasofya açılsın/açılmasın konusu gündeme geldi.
İddialara göre Fetulah Gülen cemaati ‘Ayasofya açılsın’
diyormuş. Hükümet cephesi ise ‘Ayasofya açılsın diyenler paralel’ iddiasında.Konu 17 Aralık operasyonunun ardından AKP’den istifa eden
Burdur bağımsız milletvekili Hilmi Yıldırım, Ayasofya’nın “Ayasofya Camii”
adıyla camii olarak yeniden ibadete açılması için kanun teklifi vermesiyle
gündeme geldi. Hükümete yakın Yeni Şafak Gazetesi dün Cemaat’in
‘Ayasofya ibadete açılsın’ kampanyasının asıl amacının Ayasofya’yı ibadete
açacak olası ihtimalleri ortadan kaldırmak olduğu iddia etti. Ayasofya’nın açılması konusunda ne hükümet ne de cemaat
samimidir…
Erivan
Ufuk Uras
Ermenistan’la Azerbaycan arasındaki Karabağ sorunu
nedense bizim de sorunumuz varsayıldı. Halbuki yoğun Azeri nüfusu olan İran’ın
Ermenistan’la ilişkisi sürüyordu. Irak, Kazakistan, Türkmenistan, vd. birçok
ülkenin diplomatik ilişkileri varken, bu itirazın inandırıcılığı yoktu. Konu
buzdolabına kondu ve geldik bugüne. 24 Nisan’da bir hafta boyunca 2. kez
Erivan’daydım. Batı Ermenileri Ulusal Kongresi’nin davetiyle Yeşiller ve Sol
Gelecek Partisi olarak ortak sempozyum düzenledik... İnsanların diyalog ve
müzakerelerin yeniden başlaması özlemi bıraktığımız yerde duruyordu. Maalesef
Türkiye’deki ana akım medya, 24 Nisan soykırım anmasına kendi temsilcilerini
yollamadığı için münferit ve herkesin kınadığı bazı olayları öne çıkararak
tamamıyla palavra yayınlar yapıp Ermenistan’daki havayı kendi olmasını
istedikleri gibi yansıttılar.
Bartholomeos'tan Erdoğan'a övgü
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ı gayri müslimlerin haklarının iyileştirilmesi önünde attığı adımlar
nedeniyle övdü ancak yapılanların yeterli olmadığını söyledi.Uluslararası haber ajansı Associated Press'e konuşan
Fener Patriği Bartholomeos, "Türk vatandaşıyım. Burada doğdum, Türk
ordusunda iki yıl görev yaptım. Bir Türk vatandaşı olarak sadece kendimin
değil, kilisemin ve cemaatimin de tüm haklarını istiyorum" dedi.Başbakan Erdoğan'ın Heybeliada Ruhban Okulu'nu
açmamasından duyduğu hayal kırıklığını dile getiren Bartholomeos, "Bu
insan hakları ve inanç özgürlüğü meselesidir" ifadesini kullandı.
CHP'li Erdemir, İnce'nin 'gayrimüslim ismi' açıklamaları için özür diledi
CHP Bursa Miletvekili Aykan Erdemir, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin 'Atatürk olmasaydı adınız Dimitri, Yorgo olurdu' sözleri için özür diledi. CHP Bursa milletvekili Aykan Erdemir, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin “Atatürk olmasaydı, adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu” sözlerinden ötürü özür diledi. Erdemir, “İncinen her bir yurttaşımızdan özür diliyorum” dedi....Doç. Erdemir, bir siyasetçi olarak da yaşadığı süreci sorgulamayı ve duygudaşlık kurmak için çaba harcamayı bir görev bildiğini kaydetti Erdemir sözlerine şöyle devam etti: "Sosyal demokrasiyi savunan tüm partiler gibi biz de istisnasız herkesin eşit yurttaş haklarına sahip olduğu ve kendini tam anlamıyla eşit yurttaş hissettiği bir ülke için mücadele ediyoruz. Tek bir yurttaşımızın dahi kendini ötekileştirilmiş ya da dışlanmış hissetmediği bir geleceği hedefliyoruz. Unutmamalıyız ki eşitlik ve sosyal içerme politikaları ancak dil ve söylem değişikliğiyle beraber yürütüldüğünde sonuç verebilir.”
Değerli Hyetert Okurları,
Sizlere, çok güzel ve bizler için çok önemli bir haberi
vermek için yazıyoruz. Hyetert kendi okur rekorunu kırdı. Hyetert'i yeni bir
rekora taşıyan bütün okurlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz. 24 Nisanda ilk
kez Hyetert okur sayısı 5979 oldu. Bundan önceki rekorumuz 3802 idi. Bu sayı sosyal medyada çok küçük bir rakam
olmakla birlikte bizim gibi arkasında maddi desteği, gazetesi, destekçileri
olmayan üstelik hakim zihniyetle bağdaşmayan bir grup için bu bir başarı. 6000
kişi tarafından bilinir olmak da çok önemli. Hyetert sadece dört yönetici
tarafından yönetilen bir blog.
Patrik Bartholomeos Almanya'ya Gidiyor
Fener Rum Patrikhanesi Patriği Bartholomeos, 10 - 19
Mayıs tarihleri arasında Almanya'da olacak. Almanya turuna 10 Mayıs' ta
Stuttgart'tan başlayacak Patrik Bartholomeos için aynı gün Baden-Württemberg
Başbakanı Winfried Kretschmann, Stuttgart'ta Neue Schloss Sarayı'nda karşılama
töreni tertip edecek. Patrik Bartholomeos Neue Schloss Sarayı'ndaki programının
ardından akşam Yunan Ortodoks Kilisesi'ni ziyaret edecek.
Serj Sarkisyan: 9 Mayıs 1992’de biz tekrar adalet ve özgürlük siperindeydik
Serj Sarkisyan: 9 Mayıs 1992’de biz tekrar adalet ve
özgürlük siperindeydik Ermenistan devlet başkanı Serj Sarkisyan Zafer ve Barış
Bayramı vesilesiyle bir kutlama mesajı yayımladı.
Ermenistan Zafer Gününü kutluyor
Ermenistan II. Dünya Savaşı Zaferinin 69. Yıldönümünü
kutluyor. Esas etkinlikler Zafer Parkında gerçekleştirilecektir. Savaş
muharipleri, gaziler, savunma sektörü temsilcileri, okul öğrencileri burada
toplanacaklar. Ebediyet Ateşi yakınına çiçek koyma töreni gerçekleştirilecek.
Saat 17:00-20:00 arasında Erivan Zakyan Sokağında bulunan Çocuk Parkında bayram
konseri gerçekleştirilecektir.




.jpg)








































