ՈՒԽՏԱՒՈՐՆԵՐԸ , 3 ՊԱՏՄԱԿՆ
ՕՐԵՐ
ԱՊՐԵՑԱՆ
ՎԵՆԵՏԻԿԻ ՄՈՒՐԱՏ ՌԱՖԱԷԼԵԱՆ ՎԱՐԺԱՐԱՆԻ ՄԷՋ ԵՒ ԱՅՑԵԼԵՑԻՆ ՆԱԵՒ
Ս.ՂԱԶԱՐ ՎԱՆՔԸ.
'Yerli azınlıklar' ve 'yabancı biz'
Leyla İpekçi / Zaman
Geçtiğimiz günlerde Hıristiyan arkadaşlarımızın Paskalya'sını kutladık.
Geçtiğimiz günlerde Hıristiyan arkadaşlarımızın Paskalya'sını kutladık.
Kızılay'dan Ermeni cemaatine 'paskalya' yardımı
Türk Kızılayı, Paskalya Bayramı'nı kutlayan Ermeni cemaatine ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere gıda ve giyim yardımında bulundu. Genel Başkanı Ahmet Lütfü Akar, "Türk Kızılay din, dil, ırk ayrımı yapmaz" dedi.
Meclis Zabıtlarında Soykırım İzleri
Serdar Kaya / Taraf
Bu belge, üç gayrimüslim milletvekilimiz tarafından 2
Teşrinisani 1334 (1918) tarihinde Meclis-i Mebusan’a verilen ve iki gün sonra
Meclis’te okunup zabıtlara geçen bir soru önergesi. Önergenin tam metnini
aşağıda sunuyorum. Metindeki vurgular, sadeleştirmeler ve köşeli parantez
içindeki ifadeler bana ait. Önergenin sadeleştirilmemiş metnine, TBMM’nin web
arşivinden ulaşılabilir: http://j.mp/meclis1918.
1. Ermeni milletine mensup olmaktan başka hiçbir cürümleri bulunmayan bir
milyon nüfus, kadınlar ve çocuklar istisna edilmeyerek katil ve itlaf
edilmiştir.2. En az kırk asırdan [dört bin yıldan] beri memlekette gerçek
manada medeniyet sahibi olan Rum unsurlarından iki yüz elli bin nüfus, Osman
sınırları dışına sürülerek mallarına el konmuştur…
Ermeni Soykırımı Ve Toprak
Orhan Kemal Cengiz
Türkiye'nin Ermeni soykırımı konusunda hiçbir politikası
yok aslında. Konuyu gündeme getirenleri tehdit etmek dışında…1915’te
yaşananların soykırım olup olmadığı saçma bir tartışmadır. Soykırım hukuki bir
kavramdır ve gerek bu kavramı yaratan gerekse de BM Soykırım Sözleşmesi’ni
(BMSS) kaleme alan Raphael Lemkin, bütün bu tanımlamaları Ermeni soykırımı ve
Yahudi holokostunu göz önüne alarak hazırladığını beyan etmiştir. Türkiye’nin ‘tehcir’
dediği şeyi Lemkin, BMSS’nin 2. maddesinin c fıkrasında ‘grubun bütünüyle veya
kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını
kasten değiştirmek...’ diyerek soykırım olarak tanımlıyor. Yani BMSS, 1915’te
ne olduğuna bakılarak oluşturulmuş bir ‘soykırım’ tanımı üzerine inşa olmuştur.Dünyada
1915’te Türkiye’de olanların tanımına ilişkin bir tartışma yok… Birinci örneğimiz
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 1987 yılındaki kararı. AP bu kararında 1915’te
yaşananları ‘soykırım’ olarak tanımladı ve soykırımı tanımasının Türkiye’nin AB’ye
üye olması için bir koşul olarak getirilmesini istedi… İkinci örneğimiz, saygın
bir uluslararası kuruluşun değerlendirmesi. International Center for
Transitional Justice (Uluslararası Geçiş Dönemi Adaleti Merkezi) de 1948
tarihli BM Soykırım Sözleşmesi’nin, (1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi
nedeniyle) geriye yürütülmesinin mümkün olmadığını ama eğer geriye yürütmek mümkün
olsaydı, bu sözleşme çerçevesinde 1915 olaylarının ‘soykırım’ olarak
tanımlanması gerektiğini belirtmiştir.
Egemen Bağış'tan Paskalya Bayramı mesajı
Bağış, şunları kaydetti:“İnsanlık için, barış için,
Türkiye için, Türkiye'nin birlik ve
bütünlüğü için dua eden tüm gönül insanlarına müteşekkiriz. Paskalya
Bayramı vesilesiyle bir kez daha bu birlikteliği
hiç kimsenin bozamayacağını, bu
kardeşliğe ve dayanışmaya hiçbir gücün kast edemeyeceğini vurguluyoruz.
Bizi birbirimize bağlayanlar bizi
ayıranlardan çok daha fazladır, çok daha güçlüdür. Tarih ve talih bizlere ortak bir yön
belirlemiş, bizleri bu coğrafyada bir sevgi
ve barış medeniyetinin mensupları haline getirmiştir. Şu hususun da
altının özellikle çizilmesi gerekir ki
74 milyon vatandaşımızın her biri Türkiye'nin asli unsurudur, birinci sınıf vatandaşıdır. Bu
ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan
her insan her türlü farklılığıyla birlikte bizim gönlümüzde her zaman
ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Hiç
kimsenin ötekileştirilmesini kabul edemeyiz. Bu çerçevede artık farklı inanç mensubu vatandaşlarımızın
da bayramları farklı bir coşku ve
heyecan içerisinde karşıladıkları günlere hükümetimiz döneminde
ulaşılmıştır.”
24 Nisan'dan önce
Lusine Istepanyan
Türkolog Ardak Şakaryan'a göre, Türkiye'nin tüm
komşularıyla sorunları var ve Türkiye toplumu ve hükümeti, kendini kandırmayı
sürdürdükçe normal ve iyi komşuluk ilişkileri kurmak mümkün değil…“Türkiye’de
Ermenilerle uzlaşı isteyip büyük şehirlerde ‘Hepimiz Ermeniyiz’, ‘Hepimiz Hrant
Dink’iz’ dövizleriyle gösteriler düzenleyenler azınlıkta. Hatta Türk
toplumundaki ezici azınlık denebilir! İşte bu yüzden Türkiye’nin önde gelen
siyasi odaklarının, partilerinin, elit tabakanın veya Ani’deki (Kars)
katedralin restorasyonu gibi sembolik adımlar atıldığında bile tarihi
değiştiren aydınların ezici çoğunluğunun uzlaşmaz tavırlarıyla ilerlemeliyiz”.
Hoşgörü ve azınlık hakları
İsmet Çiğit
Demokrasinin yerleşmesi için ikinci önemli konu ise,
azınlık haklarıdır. Yine yukarıda izahına çalıştığım kavramlarla yakın ilişkisi
vardır… Sağlıklı demokrasilerin olmazsa olmaz çok önemli iki kuralı vardır.
Biri hoşgörüdür. En uçta yaşayan bireylerin bile yaşam biçimine, düşüncelerine
saygı göstermektir. İşin bu yönünü bizim Atatürkçüler, laikler içlerine
sindiremiyor.İkinci kural, azınlık haklarına saygıdır. İşin bu yönünde de başta
Sayın Başbakan olmak üzere, AKP içinde güçlenip, önemli makamlara gelmiş bazı
siyasetçilerin ve bürokratların eksik olduğunu düşünüyorum. Hoşgörü ve azınlık
haklarına saygıyı öğrendiğimiz ve becerdiğimiz zaman, emin olun çok daha mutlu
çok daha demokrat bir Türkiye’de yaşama imkanı bulacağız.
ԽԱՂԱՂԱՐԱՐ ՆԱԽԱՁԵՌՆՈՒԹՅՈՒՆՆԵՐԻ ԿՈՎԿԱՍՅԱՆ ԿԵՆՏՐՈՆԸ ՀՐԱՎԻՐՈՒՄ Է /CAUCASUS CENTER OF PEACE - MAKING INITIATIVES INVITES
Ապրիլի 12-ին, ժամը 15:00 Ժուռնալիստների «Ասպարեզ» ակումբ Գյումրի, Պուշկինի փ., շ. 96 Կցուցադրվեն 2007-2008.թ.Ադրբեջանում նկարահանված 4 կարճամետրաժ ֆիլմեր (մեկ վավերագրական, երեք գեղարվեստական):
HDK'dan, Ermeni Patrikhanesine Paskalya ziyareti
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Fatih İlçe Meclis
Girişimi ve BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Ermeni halkının ve
Hristiyan toplumunun Paskalya Bayramı vesilesiyle Ermeni Patrikhanesi'ni
ziyaret etti. Önder, "Zenginliklerimiz diye nitelendirdiğimiz bu
halklarımız bu toprakların asıl sahipleri ve bizler de onların hoyrat
misafirleriyiz" dedi.
Rumlar geri dönsün de...
Enis Tayman
Yunan gazetecinin 'Türkiye'ye dönüş' çağrısı, Rum
cemaatte farklı yorumlandı. İlk tereddüt: Nefret söylemi ne olacak?.. İstanbullu
gazeteci Mihail Vasiliadis, Koskoca bakan ‘Rumlar, Ermeniler devam etseydi
bugünkü millet olabilir miydik?’ diyor. Nefret söylemi sürüyor. Bu söylem
kalkmadıkça huzur da olmaz.” Massevetas’ın çağrısının bu anlamıyla altının
doldurulması gerektiğine inanan Vasiliadis, İstanbul kökenli Rumların dönüşü
konusunda da şu öneriyi getiriyor: “Madem renkler bozulmasın deniyor kuvveden
fiile geçilsin. Rum Ortadoks olmak şartıyla camaate entegre olabilmesi için
daha önce bir gecede ülkeden çıkarılmalarına karar verilen kişilerin ailelerine
oturma ve çalışma izni verilsin.” Vasiliadis böyle bir durumda Türkiye’deki
Rumların da devreye girerek iade edilen vakıf mallarından bu kişilerin
yararlandırılması suretiyle teşvik yaratılabileceğini kaydediyor. Vasiliadis,
“Olacaksa böyle olur. Böyle olmayacaksa gazetelere manşet ve de reklam vesilesi
olur” diyor.
Protestan Din Adamına Saldırı
Dört saldırgan, Bahçelievler Protestan Lütuf Kilisesi
Pastörü Semir Sertek'ten kelime-i şahadet getirmesini istedi ve ardından
tekmeleyerek darp etti… Pastör,"Olay gecesi kilisenin kapısına birileri
hızla vurdu. Telaşlı halleri vardı. Kapıyı açtığımda 'Bize anlat' diyerek içeri
girmek istediklerini söylediler. Alaylı ve küçümseyici sözler sarf
ediyorlardı.""Bu durum bende tedirginlik yarattı. Sabah gelmelerini,
olumsuz konuşmamalarını ve burasının kilise olduğunu söylediğim halde hakaret
ettiler. 'Burası Müslüman mahallesi, burada kilisenin ne işi var?' diyerek son
dini kabul etmezsem toprağın altında gebereceğimi defalarca
tekrarladılar.""Başında beyaz takkesi olan genç, kelime-i şahadet
getirerek benim de söylememi istedi. Göğsüme tekme attı. Sonra kaçtılar. Ben
tekmenin şiddetiyle merdivenden düştüm." dedi.
Rusya'dan Türkiye'ye misilleme
Rusya’nın Malatya-Kürecik’e kurulan NATO radarına yanıt
olarak Ermenistan’da bir radar üssü kurmak için yetkililerle gerekli
anlaşmaları yaptığı öne sürüldü.
ՔՐԻՏՈՍ ՅԱՐԵԱՒ Ի ՄԵՌԵԼՈՑ / ՕՐՀՆԵԱԼ Է ՅԱՐՈՒԹԻՒՆՆ ՔՐԻՍՏՈՍԻ
the resurrection of Christ! !
Happy Easter
Joyeuses Paques
Frohe Ostern
Schöni Oschtere
Христос воскресе - воистину воскресе
Χριστός ἀνέστη - Ἀληθῶς ἀνέστη
Buona Pasqua
Kristo leviĝis! Vere Li leviĝis! (Esperanto)
Hiç tanımayıp çok konuştuğumuz Ermeni Diasporası 1-2
Alin Ozinian*
Türkiye'de Ermeni Diasporası hakkında ne yazık ki hâlâ
basmakalıp, kulaktan dolma ve gerçekle çok da örtüşmeyen bilgiler dolaşmakta. Türkiye'de basının da yardımıyla üç gruba (Ermenistan,
Türkiye Ermenileri, Diaspora) ayrılmış Ermenilerden biri olan Diaspora, belki
en tanınmadığı, tanıtılmadığı halde "en sevilmeyen" ve ilişkilere taş
koyan taraf olmaktan sıyrılamayan grup. Bugün, hâlâ "yekpare" ve
"diyalog düşmanı" olduğu zannedilen Diaspora'nın, aslında Osmanlı'nın
eski yurttaşlarından ve torunlarından oluştuğu düşünülecek olursa, onun doğru
anlaşılması ve ilişkilerin sağlıklı geliştirilmesi Türkiye için çok önemli.
Obama yine 'soykırım' demeyecek
24 Nisan açıklamasında 1915’te yaşananları Ankara’yı
rahatsız edecek "o kelimeyi kullanmadan" özetleyecek.ABD Başkanı Barack Obama, 1915 trajik olaylarının
yıldönümü olması nedeniyle 24 Nisan günü yayımlayacağı açıklamada “soykırım”
ifadesine yer vermeyecek. Obama, Ocak 2009’da Beyaz Saray’da göreve
başlamasından bu yana yaptığı hiçbir açıklamada 1915 olayları için “soykırım”
nitelemesinde bulunmadı.
Erdoğan'dan Paskalya Yortusu'na kutlama
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Yüz yıllardır aynı
coğrafyada yan yana, barış içinde birlikte yaşamakta olduğumuz Hristiyan
vatandaşlarımız başta olmak üzere, tüm Hristiyanların Paskalya Yortusunu tebrik
ediyor; kendilerine huzur ve esenlikler diliyorum'' dedi.
Gül, Paskalya Bayramı'nı kutladı
''Aziz
milletimizin ayrılmaz bir parçası olan Hıristiyan vatandaşlarımızın Paskalya
heyecanını yürekten paylaşıyorum. Karşılıklı sevgi, saygı, hoşgörü ve kardeşlik
duygularının en katıksız haliyle vücut bulduğu bayramlar, şüphesiz birlik ve
beraberlik ruhunu da pekiştirerek yarınlara güven içinde bakmamızı
sağlamaktadır. Milletimizin içinde barındırdığı müstesna çeşitlilikler, kültür
mirasımızı oluşturan en büyük zenginliğimizdir. Geçmişten geleceğe büyük bir
iftiharla taşıdığımız bu zenginlik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin harcındaki
asli faziletlerden biridir. Etnik kökeni, dili, inancı ve siyasi görüşü ne
olursa olsun herkes bu ülkenin eşit vatandaşları, devletimizin eşit oranda
sahipleridir. Kültürler ve medeniyetler beşiği Anadolu'nun birleştirici
ruhundan beslenen bu anlayış, halkımızın tüm renkleriyle bir arada yaşama iradesinin
en güzel tezahürüdür.Bu duygu ve düşüncelerle, her gelenekten Hristiyan
vatandaşlarımızın, Paskalya tatillerini ülkemizde geçiren yabancı
misafirlerimizin ve tüm Hristiyan dünyasının Paskalya Bayramlarını bir kez daha
tebrik ediyor, esenlik ve mutluluklar temenni ediyorum.''




