Etiketler

İnkâr sonrası

Cengiz Aktar - caktar@gazetevatan.com
Adına ne derseniz deyin Ermeni ve Süryanilerin başına gelenler, şanlı inkâr ve örtbas tarihimizin beslendiği şahdamar olarak ruhumuzu ve şuurumuzu esir almış durumda… Ama inkârın kendisi şizofrenik, iki ruhlu. Ve o ölçüde de yaşanması çok yorucu bir ruh hali. Zira inkâr edilen madem olmadı neden aksini ispat etmek ve ettirmek için bu kadar çaba sarf edilir? Dışarıdan ve artık içeriden inkâr konusunda itirazlar yükseldikçe kızılır, köpürülür? Lobicilik için paralar harcanır, kitaplar yazdırılır, Azerbaycan’dan, Türk Dünyası’ndan, bölgede “denize düşmüş” olan Başkan Obama’dan medet umulur? Yaygın inkâr halinin giderek çözüldüğü kanısındayım. Onyıllardır biriken bilgiyle her akımdan, her cenahtan gençlerin sorguları bize ezberlerimizin, tabularımızın, mitlerimizin, masallarımızın, riyalarımızın şahdamarını kurutmanın vaktinin geldiğini söylüyor.

ՀՐԱՒԷՐ ՅԱՐԳԱՆՔ ԿԵԴՐՈՆԱԿԱՆՑԻՆԵՐՈՒ

Խնամակալ, հիմնադիր, տնօրէն, ուսուցիչ, սան 29 Ապրիլ 2012, ժամը՝ 14:30 Շիշլիի Գերեզմանատան Մէջ Շիրիմներու այցելութիւն և յիշատակի ոգեկոչում Հանգուցեալ կեդրոնականցիներու Եկէ՜ք միասնաբար ոգեկոչենք մեր վաստակաւորները:
 125ամեակի Կարգադիր Յանձնախումբ

Utanç kültürü’nden ‘suç kültürü’ne dönüşümün izleri mi?

İsmet Berkan
Araştırmacılardan biri, ünü sosyolog ve antropolog, Ruth Benedict’ti.Benedict, Japon halkının ‘utanç kültürü’ diye adlandırılan bir kültüre sahip olduğunu, Batılı Amerikalıların ise ‘suç kültürü’nden geldikleri için bu ‘utanç kültürü’nü anlayamayacaklarını söylüyordu. Sadece Japonlar değil, çoğu Asyalı halk, bana göre Türkler de utanç kültürüne mensuplar. Kabaca söylemek gerekirse, ‘utanç kültürü’ geçmişin suç ve kabahatlerinin çok konuşulmamasını arzulayan bir kültür. Oysa Batılıların ‘suç kültürü’ suçun veya kabahatin yüze vurulmasını, bir daha aynı suçun veya kabahatin işlenmemesi için bundan ders çıkarılmasını, suçlu veya kabahatli yaptıklarının cezasını çekmeden suçun veya kabahatin etkilediği insanların rahat edemeyeceğini varsayan bir kültür. Bu son yüzleşmeler, ‘utanç kültürü’nün yerine acaba ‘suç kültürü’nün ülkemizde ağır ağır yayılmakta olduğunu mu gösteriyor? Bazı şüphelerim var.

Ermeni meselesi ve çözüm

9-10 Nisan tarihlerinde Radikal’de peş peşe iki yazı yayımladım Ermeni meselesinin hukuki boyutu ve kendi çözüm önerilerim üzerine… İki amacım vardı bu yazılarda. Bir tanesi Türkiye’nin yaptırıma uğrama konusundaki korkusunun temelsizliğini göstermek ve ikincisi de çözüm için üzerine düşünülecek bir yol haritası ortaya koymaktı. Sonradan fark ettim ki yazdıklarım çözümsüzlük lobisinde büyük bir panik yaratmış, yazılı ve görsel medyada tezlerim orasından burasından çekiştiriliyor. Yüz yıl daha Türkiye’nin bu meselenin prangasında yaşamasını istiyorlar ve bunu da “vatanseverlik” kisvesiyle yapıyorlar. Gerçekten çok yazık...

Sivas'tan 1915'e hafızaya saldırı

Bu bir iktidar taktiğidir. Sivas'tan 1915'e ortak bir taktik: “Şöyle hatırlayın” diyorlar. “Şöyle hatırlamıyorsanız unutun” diyorlar. Unutmayana “terörist, hain” diyorlar... özetle, hafızaya saldırıyorlar. Hafızaya saldırı bir iktidar yöntemidir daima. Hafızayı emreder, saptırır, tahrip eder. Resmi eğitim, resmi yayın buna çalışır. Benlik çünkü sadece hafızayla sürdürülebilir. Devlet taleplerine uygun hafızaya ve ona uygun söze, söyleme sahip olmayan “terörist, hain, ideolojik davranan kişi” oluverir hemen. Bir amacı ve sonucu daha var hafızaya saldırmanın: Saldırılanı korumak için var gücünle saldırılana sarılırsın. Ona yapışırsın, ona gömülürsün. Böylece yaşayan ölüye dönebilirsin.

Statement by the Prime Minister to the ArmenianCanadian Community

Prime Minister of Canada Stephen
Harper declared a speech on 97th Commemoration of Armenian Genocide. ''On this day we remember the terrible loss of life during the demise of the Ottoman Empire in 1915, and in particular the horrific suffering endured by the Armenian people.Both houses of Parliament have adopted resolutions referring to these events as ''the first genocide of the twentieth century".

Fransız Başkan Adayları Ve Türkiye

Ömer Engin Lütem
Her iki adayın Ermeni görüşlerini desteklemesi Ermeni oylarının ikisi arasında paylaşılması sonucunu vermiştir. Diğer bir deyimle ortada ayrıca kazanılması gereken Ermeni oyu kalmamıştır. Hal böyle iken her iki adayın da 24 Nisan günü Paris’te Ermeni anıtını, alışılmışın dışında bir jestle, ziyaret etmeleri açıklanması gereken bir durum yaratmaktadır… Ermeniler lehine yapılan her hareket, Ermeni olmayanların da takdiri toplamakta ve bir kısmının oylarını etkilemektedir. İkinci bir olgu olarak Fransa’da gitgide yayılan İslam korkusunu (islamofobi) ve bunun bir parçası olan ve Türkiye’nin AB üyesi olması ihtimalinden kaynaklanan bir tür Türk korkusunu dikkate almamız gerekmektedir.

Ermeniler şimdi de Norveç'te iş başında

Norveç'te Ermeni asıllı bir grup vatandaş, soykırım iddialarının parlamentoya taşınması için imza topladı.  Ülkenin güneyindeki Vegårshei Belediyesi'ne yapılan başvurunun ardından Norveç Dışişleri Bakanlığı'ndan konuyla ilgili görüş istendi. Bakanlık ise soykırımın cezalandırılmasına dair BM kararının 1948 yılında alındığını hatırlatarak, bu tarihten önceki olayların 'soykırım' diye ele alınmasının uygun bulunmadığı cevabını verdi.

Cami, kilise ve havraya bağış vergiden düşecek

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Yozgat'ta yaptığı açıklamada ibadethanelere (cami, kilise, havra) yapılan yardımların vergi giderinden düşeceğini açıkladı.

Ungor: Turkey Has Acknowledged the Armenian Genocide

Posted by Ugur Ungor (*)
“Turkey denies the Armenian Genocide” goes a jingle. Yes, the Turkish state’s official policy towards the Armenian Genocide was and is indeed characterized by the “three M’s”: misrepresentation, mystification, and manipulation. But when one gauges what place the genocide occupies in the social memory of Turkish society, even after nearly a century, a different picture emerges. Even though most direct eyewitnesses to the crime have passed away, oral history interviews yield important insights. Elderly Turks and Kurds in eastern Turkey often hold vivid memories from family members or fellow villagers who witnessed or participated in the genocide.

Ապրիլ 24ի ժամը 20ին, Արժանթինի մայրաքաղաք՝ Պուէնոս Այրէսի մէջ



'Ermeni Lobisi'nin Yüz Senelik Balayı Bitmiştir'

Alparslan Esmer | Washington
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) Başkanı Ergün Kırlıkovalı, Ermenilerin 1915 iddialarının yüzüncü yılı için yapacağı girişimlere hazırlıklı olduklarını açıkladı. Kırlıkovalı, Amerika'nın Sesi'ne konuştu..  Kongre’deki Türk dostları sayısı, tarihimizde ilk defa olarak 137’ye ulaştı. Biz halbuki 135’e ulaşmayı bile büyük bir mutluluk sayıyorduk, çünkü Ermeni dostu sayısı 135. Yani onları geçtik. Bu o kadar önemli bir olay ki. Tarihimizde ilk defa, bu işte yeni olmamıza rağmen arkadan geldik, daha süratle koştuk ve onları geçtik. 137 tane Türk dostu var (Amerikan Kongresi’nde). Bu açıklayabilir neden 80’de kaldıklarını. Niyetimiz, Haziran sonuna kadar bu rakamı 150’ye çıkarabilmek.

Kanadalı milletvekili: Benzeri bir şeyin tekrar etmemesi için Ermeni soykırımını hatırlamalıyız

Kanada-Ermenistan Milletvekili Dostluk Grubu  bşk. Harold Albrecht, Kanada Parlamemtosu alt kanadında yaptığı konuşma esnasında Ermeni soykırımı kurbanlarını andı. Albrecht konuşması esnasında yaklaşık 100 yıl önce 1.5 milyon Ermeninin Türkiye tarafından ısrarlı bir imha siyaseti sonucu katledildiğini belirtti. Milletvekili Kanada Parlamentosu her iki meclisinin 1915 olaylarını «20. yy.’ın ilk soykırımı» olarak nitelendiren tasarılar kabul ettiğini hatırlattı.Albrecht ″ Biz bu günü geriye bakmak için değil, tarihten ders almak ve benzeri trajedilerin artık gerçekleşmemesi için hatırlıyoruz″ dedi ve sözlerinin devamında Kanada Ermenilerinin kendi kültürlerini muhafaza ettiklerini kaydetti.

Aya İrini'de üç semavî dinin korolarından ilahi şöleni

Zeynep Özonar 
Aya İrini Müzesi önceki akşam dinlerin ve kültürlerin beşiği Anadolu'ya yakışır bir organizasyona ev sahipliği yaptı. "Music For The One God" (Tek Tanrı'ya Müzik) konserlerinde bir araya gelen 3 semavî dinin koroları, ilahiler seslendirdi. Türk, Ermeni, Yahudi ve Süryani solistlerin 'amin' diyerek söylediği eser büyük alkış aldı… Eyüp Musiki Vakfı'nın koordinatörlüğünde gerçekleşen konserde Ahmet Özhan, Lombardi Mazzuli, Bizans Korosu, Yahudi Hazan Yaka Taragano ve Korosu, Ermeni Muganni Nişan Çalgıcıyan ve Korosu, Süryani solist Sarah Ego, Chamber Choir of Europe Korosu ve İstanbul Tasavvuf Müziği Korosu, Mehmet Yeşilçay yönetmenliğinde buluştu.

Kan Ve Gözyaşı Ülkesinde

Türk Hükümeti’nin Ermenistan Muhalefetiyle Gizli Londra Görüşmesi İddiası

Dün bölge basınında ‘Anonymous’ hacker internet grubunun 2012 yılı başlarında Türkiye, İngiltere ve Meksika Dışişleri Bakanlıklarının enformasyon ağına yönelik hacker saldırıları sonucunda elde ettikleri bilgiler paylaşıldı. Bu bilgiler içerisinde konumuz bakımından önemli olan İngiltere’nin arabuluculuğuyla Türk Dışişleri Bakanlığının Ermenistan muhalefeti ile görüştükleri iddiasıdır.

İçimizdeki ses


Ekim ayında yayın hayatına başlayan Paros Dergisi’nin genel yayın yönetmeni Mayda Saris, toplumun farklı inanç gruplarını tanımadığına dikkat çekiyor. Paros’un çok kültürlü yaşama değer verenleri hedeflediğini anlatan Saris, “Bu dergi, farklı kimliklerin doğru algılanmasını sağlamak için tasarlandı. Amacımız toplumların sosyal, kültürel, sanatsal yaşamını belgeleyerek görünür kılmak” diyor.

Acıyı paylaşabilmek: 1915'te geride kalan kadınlar

Alin Ozinian* 
Soykırım, insanların hayatlarını etnik kökenleri sebebiyle kaybetmeleri, anlatılamayacak kadar büyük bir acı. Ölenlerin yasını tutamamak kalanlar için çok trajik. Ama belki de 1915 ile ilgili en acıklı ve bilinmeyen kısım, bu toplum mühendisliği yapılırken gözleri önünde tüm aileleri katledilmiş küçük kız çocuklarının durumu. Her kızın hikâyesi farklı zorluklar ve ruh hallerini barındırsa da aslında hayatları benzer bir çizgi takip etmiş. 1915 yılında zaten Ermeni ailelerin çocukları dışındaki erkek üyeleri çoğu ilden toplanmış ve götürülmüş durumda. Kalan kadınlar katledilirken bazı küçük kız çocuklarına ve genç kızlara özellikle güzel olanlarına dokunulmuyor, kaçmalarına göz yumanların yanı sıra onları evlerine, eşlerine yardımcı veya evlatlık alanlar da oluyor.

Ermeni diasporasını THY uçakları taşısın!

Hakan Çelik / hakan.celik@posta.com.tr
Başlıkta söylediğim şey ilk bakışta size şaşırtıcı gelebilir. Ne demek istediğimi biraz açayım: Ben, Türk Hava Yolları’nın (THY) İstanbul ile Ermenistan’ın başkenti Erivan arasında sefer düzenlemesinin iyi bir fikir olacağına inanıyorum. “Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkiler çok kötü seviyede” diyebilirsiniz. Bu doğru ama diplomatik görüşmeler belli bir kanaldan sürdürülüyor. Yani bütün köprüler atılmış değil. Örneğin, şu anda Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler de en alt seviyede; ancak THY’nin İstanbul-Tel Aviv uçuşları devam ediyor. Üstelik yüksek doluluk oranıyla...

24 Nisan

Fatih Polat / fpolat@evrensel.net
24 Nisanda Ermenistan’da gerçekleştirilen anma eylemlerini bile Ermenilere dair nefret söyleminin izlerini taşıyan bir tarzda sunan medya organları ya da gözünü resmi argümanların ötesindeki gerçeklerden esirgeyenler açısından bunun sorumlusu Ermeniler ve onların “dış destekçileri”nden başkası değil.Böyle bakanlar açısından ABD Başkanlarının 24 Nisanın yıldönümlerinde doğrudan soykırım kelimesini kullanmak yerine, ‘büyük felaket’ demesi “Bu yıl da atlattık” duygusu yaratıyor. Oysa eski takvimle 11 Nisanda gerçekleşen soykırımdan mucize sonucu kurtulan Gazeteci ve Yayıncı Teodik’in  11 Nisan Anıtı adıyla kaleme aldığı ve Belge yayınları tarafından yeniden basılmış olan kitapta o tarihte can veren 761 aydın tek tek sıralanıyor.