Etiketler

Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-16

Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Ermenilerin yokluk durumuna düşürülmesi esas itibariyle politik ve ideolojik bir hedeftir. Dönemin iktidar partisi olan İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet yönetimine tevarüs eden Ermeniler’i hem yerinden etme hem de mülksüzleştirme planı devreye sokulurken kullanılan şiddetin en temel aracı bu planını gerçekleştirmeye dönük olarak çıkarılmış hukuksal mevzuattır. Ermenilere yönelik şiddetin ekonomik boyutunu belirlemek ve bu “ekonomik şiddetin” Ermeni soykırımında oynadığı temel ve yapısal parametreyi ortaya koymak aynı zamanda tehcir dediğimiz sürecin nasıl bir imha kastı/niyeti içerdiğini de göstermesi bakımından önemlidir.

Vatan Mahzun - Ben Mahzun

Muharrem Ergül
"Benim adım George Beyleryan. Bana burada Karabert Beyleryan derler, kuzum siz kimsiniz?" Biraz önce arkamızdaki bankta oturan çelimsiz yaşlı adam, bir ceylan çevikliğiyle yanımıza gelip elimizi sıkıyor ve “Hoş geldiniz” temalı sorusuyla bizlere gülümsüyordu. Anlattığım bu karşılama, 1995 yılının bir Ağustos günü sevgili dostum Kenan Işık'la bir tiyatro festivali için bulunduğumuz Marsilya'da gerçekleşiyordu. Güneşin adeta yaktığı, kavurduğu bir gündü. Marsilya eski limanda yanımızdaki bankta oturan yaşlı adam dikkatimizi hiç çekmemişti. Demek ki, o bizim konuştuklarımızı duymuş, bizleri iyice süzmüş; Türkiye'den geldiğimizi anladıktan sonra bize o soruyu sormuştu.

«Արեւմտյան Հայաստանի հայերի իրավունքների պաշտպանության իրավական-քաղաքական միասնական փաթեթ» ժողովածուի երկրորդ հրատարակության նախաբանը

 Հայկական Հարցի սկզբնավորումից (1878 թ.) եւ Հայերի ցեղասպությունից (1894–1923 թթ.) հետո ընկած ժամանակահատվածում Հայկական Հարցի վերջնական կարգավորման նոր օրակարգ (համազգային ծրագիր) չի ձեւավորվել, բացառությամբ 1973-1985 թթ. Նորագույն զինյալ-ազատագրական պայքարի գործունեության ու ծրագրի: Փոխարենը՝ Արտերկրի հայության օրակարգում տեղական համայնքների կազմավորման, Հայապահպանության, Հայերի ցեղասպանության ճանաչման եւ Խորհրդային Հայաստանի Հանրապետության ապագայի հետ կապված խնդիրներն էին:

Ermenistan açık hava laboratuarıdır

Gazetecilerle görüşen Ermenistan Bilimler Milli Akademisi Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü Müdürü Pavel Avetisyan “Ermenistan sadece dünyaya kiliseleriyle kendini tanıtabilen bir açık hava müzesi değil, insanlık tarihinin bütün dönemlerine ait izlerin bulması mümkün olan bir açık hava laboratuarıdır” diye konuştu.

Ermeni Soykırımını anlatan bir fotoğraf hikayesi

“Ermeni Soykırımı hakkında fotoğraflı 100  hikaye” özel proje çerçevesinde Ermeni Soykırımı müze-enstitüsünün resmi sitesinde, Rus ordusunun Trapizon (Trabzon)’a girmeden önce çekilmiş ve daha sonra Fransız “L’illustration” gazetesinin muhabiri Ernest Semie’ye teslim edilen bir fotoğraf yayınlandı. Sitede yapılan açıklamaya göre fotoğrafta, Türk polislerin, Ermeni mahallesine girdikleri, evlerde arama ve talan yaptıkları an kaydedildi.

ABD’li senatör, Ermeni Soykırımı’nı tanıdığnı ve Soykırım kararlarını desteklediğini dile getirdi

ABD’li senatör Harry Reid, Ermenistan’ın Las Vegas’taki onur konsolosu Andy Armenian ile yerel Ermeni toplumunun  50 temsilcisini, Las Vegas Federal Binasında görüşmeye davet etti.  “Asbarez” gazetesinde yer alan habere göre, fırsatı değerlendiren Harry Reid, 23 Nisan 2015 tarihinde  Vaşington’da yapılan ABD Senatosu oturumu sırasında  okuduğu açıklamayı Ermenistan onur konsolosuna tanıttı.

Liberal Demokrasi Anlayışı

Yrd. Doç. Dr. Cennet Uslu / Kırıkkale Üniversitesi, Kamu Yönetimi
İlk olarak, liberal demokraside özgürlük, bireyin özgürlüğü ve bireysel özgürlük olarak anlaşılır. Özgürlük, bireyin kendi hayatını başkalarına zarar vermediği sürece dilediği gibi yönetmesine yetki veren doğal hak tarafından garanti edilen bir serbestlik halidir… İkinci olarak, liberal demokrasi anlayışında eşitlik en az özgürlük kadar önemli bir kavramdır… Üçüncü olarak, liberal demokrasi anlayışında cumhuriyetçi geleneğin aksine, sivil toplum (toplum) ve siyasi toplum (devlet) ayrımı yapılır… Dördüncü olarak, cumhuriyetçi demokrasi geleneğinde “biz” ve “ortak çıkar” vurgusu hakimken, liberal demokrasi anlayışında “farklılıklar” ve “çatışan çıkarlar-değerler” vurgusu vardır… Beşinci olarak, cumhuriyetçi anlayıştan farklı olarak, liberal anlayışında demokrasinin kendisi bir ideoloji veya özgür ve erdemli yurttaşlara uygun düşen bir tür yaşam biçimi olarak görülmez… Altıncı olarak, liberal demokrasi anlayışı cumhuriyetçi modelin aksine heterojen ve kozmopolit toplumlara da, büyük nüfus ve toprağa sahip geniş ülkelere de, zorlayıcı ve problemli coğrafyalara da, grift ve karmaşık sosyolojik yapılara da gayet uygun düşebilecek bir demokrasi kavramlaştırmasıdır. Son olarak, demokrasinin sadece cumhuriyetçi veya liberal uygulamalarının özgür ve tercih edilir örnekler olarak ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Sosyalizm veya İslamcılık gibi çok daha katı, radikal ve kapsayıcı ideolojilerle donatılmış demokrasi girişimlerinin özgürlükler bakımından birer felakete dönüştüğü ortadadır.

Hristiyanlar IŞİD'e karşı silahlanıyor

Uzmanlar, Hristiyanların uzun süredir devam eden 'müdahil olmama' politikasını bir kenara bıraktığına dikkat çekiyor. IŞİD'e karşı silahlı mücadelede artık Hristiyanlar da yer alıyor. Ancak uzmanlar, Hristiyan milis güçlerinin bu mücadelede başarılı olabilmesi için güçlü müttefiklere ihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor. Bağdat'taki El Mustansiriya Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Saad Sallum, Hristiyan milis güçlerinin kurulmasının bölgedeki genel eğilimle örtüştüğünü belirtiyor.

Ermenistan'ın nükleeri Aras Nehrini kirletiyor

Türkiye ile İran sınırlarında doğal yaşamı tehdit ettiği iddia edilen Ermenistan'ın nükleer santrali Metsamor, İran'da yeniden gündeme geldi. Nükleer santralin Ermenistan tarafından Aras Nehri'nin kirletildiğine dair raporların doğru olduğu ve bu kirliliğin Erdebil eyaletinde kanser hastalığına davetiye çıkardığı ifade edildi.

Demirtaş’tan PKK ve hükümete silahları “ama”sız susturma çağrısı

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Ben çağrımı yineliyorum. PKK amasız ancaksız eylemlerine son vermeli. Hükümet amasız ancaksız operasyonlarını durdurmalı ve yeniden diyaloğa müzakereye dönülmelidir” dedi. (Geç de olsa yerinde bir çağrı. HYETERT)

Dinler iklim değişikliğine bir çözüm olabilir mi?

Serkan Ocak
Bu sorunun cevabını henüz bilmiyoruz ancak dini liderler son birkaç aydır uğraşıyor. Önce Papa Francis, iki ay önce bir ‘ferman’ yayımladı. Şimdi de İslam dünyasının dini liderleri İstanbul’da bir araya gelerek bir ‘deklarasyon’ açıkladı. ‘İslam Deklarasyonu’nun kısa halinin cuma hutbelerinde de okutulması planlanıyor. Tam adı ‘Uluslararası İklim Değişikliği İklim Sempozyumu’. Onlarca dini temsilci İstanbul’da 17-18 Ağustos tarihleri arasında bir çağrı metni hazırlamak için toplandı. Küresel ısınmayla ilgili yıllardır çeşitli organizasyonlar yapılıyor. Ancak ilk kez ‘İslam’ adı altında böyle bir toplantı düzenlendi.

Etiyopyalı Hristiyanların 'Merhametli Meryem Orucu'

Etiyopyalı Ortodoks Hristiyanların, 15 gün boyunca hayvansal ürün tüketmeyerek tuttuğu "Merhametli Meryem Orucu"nun son gününde törenler düzenlendi.Etiyopyalı Hristiyanlar, hayvansal ürünlerin yanında alkollü içeceklerin de yasak olduğu ve 15 gün süren "Merhametli Meryem Orucu"nu bugün sona erdirirken, birçok kilisede düzenlenen törenlere yüzlerce kişi katılımda bulundu.

Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-15

Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
1915 ile birlikte, Ermenilerin geride bıraktıkları malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunma ve işlem yapma hakkı kanunen yasaklanır. Bir önceki yazımda Ermeni mallarına el konulması ile ilgili, Ermeni soykırımına özgü bir kaç unsurdan söz edeceğimi belirtmiştim. Birincisi,1913–8 döneminde malları tasfiyeye uğrayan topluluk sadece sürgün edilen Ermenilerdir. Sürgün edilmeyen Ermenilerin mallarına el konulmaz. Bölgelere yollanan çeşitli telgraflarla, sadece sürgün edilenlerin mallarının tasfiye edileceği özel olarak belirtilir.

Rum mezarlığında istenmeyen üç patrik!

Şişli'deki Rum Ortodoks Mezarlığı'nda bulunan Türk-Ortodoks Patrikhanesi kurucusu Papa Efthim ve sonraki patrikler Turgut Erenerol ile Selçuk Erenerol'un mezarlarının Şişli'deki Rum Ortodoks Mezarlığı'ndan kaldırılması talep ediliyor. Apoyevmatini Gazetesi sahibi Mihail Vasiliadis ise, “Bu mezarlık Rum-Ortodoks mezarlığı. Bu insanlar bırakın Rum’u, Ortodoks bile değiller. Bunların kurduğu yalancı bir kilise var. Bir kilisenin, kilise olabilmesi için Ekümenik kilise ve diğer 17 kilise tarafından anılması ve kardeş kabul edilmesi gerekir. Ben annemin, babamın mezarını ziyarete geldiğimde, Rumlara kötülük yapan bu milliyetçi insanların mezarlarını, mezarlığın ortasında görmek zorunda mıyım? Biz Rumlar olarak bu mezarların kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi. (Bu kilise gaspçılarının dünyada da ahrette de yatacak yerleri yok. Rum Ortodoks toplumuna hakaret olan bu mezarlar derhal kaldırılmalıdır. HYETERT)

İlk Türkçe Romanı Ermeni Bir Paşa Yazdı

Hulusi Köse / Adil Hafıza İnisiyatifi |
Bu süreçte farklı etnik kimliklere ve inançlara mensup milletler ortak bir kültürün ve medeniyetin inşasında önemli roller üstlendiler. Mimariden sanata, zanaattan diplomasiye, edebiyattan ticarete birçok alanda bu katkıyı görmek mümkündür. Ancak ne yazık ki ulus devlet anlayışının da etkisiyle unutturulan ya da çarpıtılan bir tarih algısı geçmişe “hakkıyla” bakmamızı engellediği gibi inkâr üzerine inşa edilen bir anlayışı da zihinlerimize empoze etti. Bu çarpık anlayışı reddedip geçmişe tekrar baktığımızda önümüze farklı bir tarih çıkar. Örneğin; ilk Türkçe roman denildiğinde Şemsettin Sami’nin yazdığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanı akla gelir hep. Bu bilgi doğru değildir, ondan yaklaşık 20 yıl önce Osmanlı Ermenisi Hovsep Vartanyan’ın yazdığı “Akabi Hikayesi” Ermeni harfleriyle yazılan ilk Türkçe romandır. Fakat bu gerçek sürekli görmezden gelinmiştir.

Banned books Exhibition

Sigtuna Literatur Festival 
22-23 August 20015
Free Word / Banned Books Exibition in Sigtunastiftelsen
Curator , Ragıp Zarakolu
August 22 - 23 at 10:00-16.00, Sigtunastiftelsen Library

Karakoca'daki 150 yıllık Rum kilisesi restore edilecek

Büyükşehir Belediyesi’nin kent ziynetlerinin ortaya çıkarılması noktasında imzasını attığı çalışmalara, Karacabey ilçesinin Karakoca Köyü’ndeki Rum kilisesi restorasyonu ile yepyeni bir halka daha ekleniyor. Bursa’yı tüm yönleriyle geleceğe taşıyan hizmetleri bir bir gerçekleştiren Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, bürokratlarıyla birlikte Karacabey ilçesinde Karakoca Köyü’nde bulunan Rum kilisesinde incelemelerde bulundu.

Kimin Çocuğu Ne İçin, Kimin İçin Ölsün!

Ülkemiz etnisiteye dayalı kültür armonisinden oluşan, dünyada ender bir kültürel yapıya sahiptir. Ülkemizin kültürel yapısını oluşturan kültürler, dünya medeniyetlerine ışık tutmuş kadim Süryani, Keldani, İbrani, Arap ve Arami Sami halk toplulukları ve Ermeni - Kürt ari kültürleriyle Mezopotamya kültürünü, ege yunan ve Laz Karadeniz antik yunan kültürünü, Türk ve Türkmen orta Asya kültürünü, Çerkez, Gürcü, Azeri Kafkaslar kültürlerini yansıtmıştır. Müslümanı, Hiristiyan’ı, Yahudi’si, Alevi’si, Êzidi’si, Nesturî’si, Nusayri’si ve Marunî’siyle bir gönül bahçesidir. İşte bu kültürel ve dinsel zenginliği özgünlükleriyle, ötekileştirmeden, tekçi anlayışla yok saymayan bir mutabakata varabildiğimiz takdirde bir çözüm sürecinden, kalıcı bir barış sürecinden, halkların kardeşliğinden ve demokratik bir geleceği kurabilmekten bahsedebiliriz. Unutmayalım ki, her renk kendini yansıtır. Hiçbir renk başka rengi yansıtamaz. Gride beyaz vardır ama gri beyaz değildir.

Kardeş Türkülerden Didim konser

Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi Ve Cem Evi Derneğinin her yıl yapılan geleneksel yaz konserleri çerçevesinde dün Kardeş Türküler ile devam edildi. Kardeş Türküler bu yıl Cemevinde ilk kez vereceği konser tarihinden hemen önce Suruç katliamı yaşanması nedeniyle 20 Ağustos'a ertelenmişti. Halay parçalarının çalınmadığı konser dün Cemevinde gerçekleştirildi.

İsveç'ten Türkiye'nin Terörle Mücadelesine Destek

İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, Türkiye'nin terör örgütü PKK'nın kamplarını bombalamasının meşru bir durum olduğunu ve teröre karşı kendini savunma hakkı bulunduğunu söyledi. Wallström, Türkiye'nin koalisyon güçleri ile işbirliğine devam etmesi ve hava sahasını, askeri havalimanlarını koalisyon güçlerine açmasını pozitif bir gelişme olarak değerlendirdiğini ifade etti. " Öte yandan Wallström, 1915 olayları ile ilgili Ermenilerin "soykırım" suçlamasının doğru olup olmadığını ortaya çıkarmak için tarihçilerden oluşan bir komisyon kurulduğunu bildirdi.