Etiketler

Colorado Senatosu’nda “Soykırım” Tasarısı


İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
ABD’nin Colorado Eyaleti Senatosu’nda bir grup kanun koyucu, 25 Mart Pazartesi günü sözde Ermeni soykırımını tanıyan ve Türkiye’yi insanlık aleyhinde bir cürüm işlemekle itham eden SJR 12-022 ve SJR 13-023 kodlu iki kanun tasarısını senatoya sundu.

Gürün'deki tarihi kilise restore ediliyor


Sivas'ın Gürün ilçesindeki tarihi kilisenin restore edileceği bildirildi.Gürün Belediye Başkanı Mehmet Aktaş, yaptığı açıklamada, tarihi yapıların onarılarak turizme kazandırılmasına büyük önem verdiklerini söyledi. Bu kapsamda, Pınarönü Mahallesi'nde 19. yüzyıldan kalan, bir dönem cezaevi, sinema ve depo olarak kullanılan Ermeni kilisesini ayağa kaldırmak istediklerini dile getiren Aktaş, sahibinden satın aldıkları yapının etrafında kamulaştırma çalışmalarını tamamladıklarını ifade etti.

“Ermenistan, Azerbaycan Önünde Diz Çökmeye Mahkum”

Ekonomi profesörü ve Türkiye muhalefet partilerinden Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Gun.Az isimli haber ajansına Karabağ’a ilişkin açıklamalarda bulundu... Ermenistan’ın Karabağ’ı uzun bir süre işgal altında tutamayacağını söyleyen Karakaya, Ermenistan’ın güçlenen ve kalkınan Azerbaycan önünde diz çökmeye mahkum olduğunu belirtti.

İran - Ermenistan Yakınlaşması

Erivan — Batılı ülkeler, tartışmalı nükleer programı nedeniyle İran’ı yaptırımlar yoluyla tecrit etmeye çalışırken, doğu ve batı sınırları kapalı olan Ermenistan uluslararası yaptırımları ihlal etmeden komşusu Tahran’la ilişkileri geliştiriyor.

Ermeni Lobisinden Türkiye - İsrail İlişkilerine Sabotaj Girişimi

İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
İsrail’deki Ermeni lobisi, Netanyahu hükümetinin sözde Ermeni soykırımını tanıması için girişim başlattı. Ermenilerce sözde Ermeni soykırımının başlangıcı olarak kabul edilen 24 Nisan 1915 tarihinin 95. yıldönümüne yaklaşılırken, İsrail’deki “Ararat” Ermeni cemiyeti, İsrail’i sözde soykırımı tanımaya davet etti.

“Tiyatro özgürlükçüdür, özgürlüktür”

Her yıl farklı bir tiyatro sanatçısı tarafından yazılan  “Dünya Tiyatrolar Günü” bildirisi bu yıl Göksel Kortay tarafından hazırlandı. Kortay bildiride, tiyatronun özgür ve özgürlükçü olduğunu vurguladı.Anadolu toprakları üzerinde antik çağlardan beri tiyatronun hüküm sürdüğünü belirten Kortay, tiyatro geleneğinin Osmanlı İmparatorluğu döneminde de orta oyunu, meddahı, Karagözü-Hacivatı ile çok dilli, çok kültürlü dokusunu koruduğunu, saraydan halka, halktan saraya bir köprü olduğunu söyledi. 

Er Sevag'ın ölümüne 4.5 yıl hapis


Nizamettin Kaplan
Batman'da arkadaşının silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden er Sevag Şahin Balıkçı davasında Kıvanç Ağaoğlu 4.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Savcı, asker arkadaşını öldürmekle suçlanan Kıvanç Ağaoğlu için "taksirle adam öldürmek" suçundan 2 ila 6 yıl, Karakol Komutanı Sadrettin Ersöz için de "görevi kötüye kullanmaktan" 6 ay ila 2 yıl hapis cezası istemişti.

Ermeni Tezlerini Savunan Sözde Soykırım Uzmanları Erivan’da Toplandı


TurkishNY.com – Sözde Soykırım konusunda asılsız Ermeni iddialarını savunan dokuz ülkeden 40’tan fazla “Sözde Ermeni Soykırımı” Uzmanı 22-23 Mart tarihlerinde Erivan’da yapılan bir konferansta bir araya geldiler... Konferansın bir diğer katılımcısı olan İstanbullu Ragıp Zarakolu, Türkiye’deki “büyüyen inkar endüstrisine” değindi. Zarakolu bu “inkarın” Türkiye’de terörizme cesaret verdiğini savundu.

Hatay’da Hristiyanlar Fişlenmiş

(SAT-7 TÜRK – Özel Haber) Genelkurmay Başkanlığı Seferberlik Tetkik Dairesi’ne bağlı Özel Kuvvetler’in Trabzon ve Malatya’nın yanı sıra önemli üslenmelerinden biri olan Hatay’da da geniş bir fişleme yaptığı ortaya çıktı. Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından TBMM’ye gönderilen belgeler fişlemeyi ortaya koydu. MİT’in gönderdiği belgeler arasında yer alan bir ihbar mektubunda Özel Kuvvetler’e bağlı Beyaz Birim’in Trabzon’daki Rahip Santoro Cinayeti ve Malatya Zirve Katliamı’nın ardından Hatay’da da Hristiyanlaa yönelik provaskon yaratacak eylemler planladığı açıklanıyor. Bilindiği gibi Antakya’da görev yapan Rahip Padovese de 2009′da öldürülmüştü.

Bir Açıklama, Bir Talep Ve Bir Özür

Armenak Taçyıldız
18 Mart'ta B. Berberyan'ın "Ermenistan'da Bir Türkiyeli" kitabında geçen, rahatsız edici bulduğum ifadeleri derleyerek not haline getirdim ve paylaştım. Hiçbir yorum eklemedim. Cümlelerinin noktasını virgülünü bile değiştirmeden, sayfa numaralarını da belirterek paylaştım. Notun gördüğü ilgi oldukça büyük oldu. Tanıdığım tanımadığım pek çok insan notu yaymayı görev bildi ve not 2-3 gün içinde oldukça yayıldı. Derlemeyi yayınladıktan 3 gün sonra, nota bir ek ekledim.

Kürt "Çözüm" Süreci ve Ermeni Heyulasi

Hovsep Hayreni
Kürt sorununda yaşanan evreler ve bugün içine girilen süreç, yaklaşık yüz yıl önce jenosid yoluyla bertaraf edilen Ermeni sorunundan bağımsız düşünülemezdi ve düşünülemez. Sağlıklı çözüm için, Kürt sorununun bu kadar gecikmeli, uzatmalı ve sancılı yaşanmasının da zemini olan 1915'le yüzleşmek, onun günahlarından arınmak öncelikli olmalıydı. Kürt hareketi bunu kendi sorumluluğu açısından ikirciksiz şekilde yapmış olsaydı, büyük bir ayak bağından kurtulmuş olarak bu sürece çok daha özgüvenli ve tutarlı girebilirdi. Tersi durumda inkarcı muhatabını zihniyet değişimine zorlamada zayıf kalacağı gibi, bu noktadan onun yapabileceği gerici dayatmalara da açık olacaktı. Şimdi yaşanmakta olan bu ikinci durumdur. Öcalan'ın verdiği mesajlar 1915'in izdüşümüyle dolu.

Savcı: "Sevag'ın öldürülmesinde kasıt yok"


Sevag Balıkçı'yı öldürdüğü iddia edilen asker Kıvanç Ağaoğlu'nun yargılanmasına Diyarbakır Askeri Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya görevi kötüye kullanmakla suçlanan astsubay Sadrettin Ersöz de katıldı.Sadrettin Ersöz, olay günü askerlerle, kaza hakkında bilgi almak için toplantı yaptığını söyledi. Onları yönlendirdiği iddialarını yalanladı. Duruşmaya katılan Sevag Balıkçı'nın ailesi ise suçluların bulunmasını istedi. Daha sonra mahkeme esas hakkındaki mütalaasını açıklamak üzere savcıya söz verdi. Askeri savcı sanığın, Sevag Balıkçı'yı kasten öldürdüğüne ilişkin bir emareye rastlanmadığını belirtti.

Yeni Papa 'kiliseyi onarabilecek mi?'

Erdal Doğan / Demokrat Haber
Yeni Papa'nın isim babası Aziz Frencesco, İsa'nın kendisinden kilisesinin onarılması görevi verdiğine inanılan Azizdir. Aziz Francesco aynı zamanda tevazuluğu, fakirliği ve ruhbanlığı ile bilinen ve İtalya'nın koruyucu Azizidir... Yeni Papa sanırım şimdiden birçok mesajı birden vermişe benziyor. Yeni Papa'nın bir başka dikkat çeken yanı ise 2006 yılında Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te 24 Nisan kurbanlarının anması için düzenlenen törende Türkiye’ye yaptığı çağrıda. Papa bu çağrısında Türkiye'yi Ermeni soykırımını tanımaya davet etmişti.Papa'nın bu çağrısını 1.2 milyar nüfuslu Katolik Dünyasının ruhani lideri olmasının yanı sıra aynı zamanda Birleşmiş Milletlerde gözlemci devlet statüsü bulunan Vatikan Devleti'nin de başkanı olarak sürdürüp sürdürmeyeceği merak konusu. Şimdilik bir köşe için çok uzun ama Papa ve etkileri konusuna dair çok kısa denebilecek bu yazıda bence asıl merak edilen yeni Papa'nın kiliseyi onarıp, onarmayacağı ve insancıl hukuktan yana tavır alıp almayacağıdır. Çünkü dünyadaki kıyım görmüş ve görmeye devam eden tüm mazlum halklar çok haklı olarak Papa'yı yanında görmek ister.

Emre Uslu: PKK benim için Ermeni uşağıydı


Emre Uslu, Habertürk'te Balçiçek İlter'in hazırlayıp sunduğu Söz Sende'nin konuğuydu. Uslu, polis akademisi yıllarından gazeteciliğe geçiş sürecinde yaşadıklarını ve hakkında bilinmeyenleri anlattı.... Türkiye'nin dünyanın en önemli ülkesi olduğunu düşünürdüm. Tipik bir milliyetçide hangi tür hastalıklar varsa bende de vardı. Mesela PKK'nın Ermeni uşağı olduğuna inanırdım. Aşağıdaki çocukların kandırılmış olduğuna, yukarıdakilerin de dış güçlerin maşası olduğuna inanırdık. Daha sonra bu konuda akademik çalışma yapınca bunun faydasını da fark ettim. Türkler böyle inandığı için Kürt komşularıyla bir çatışmaya girmediler, bir iç savaş çıkmadı. Bu yalana özellikle Türk milliyetçileri o kadar inandı ki Kürtler ve PKK'yı ayırdılar ve Kürtleri asla öteki görmediler. Çünkü Kürtler bizden, kandırılmış, masum insanlardı.

Kutsal Hafta

Ermeni dünyasında, Diriliş (Paskalya) yortusu öncesi haftaya Kutsal (Büyük) Hafta denir. Kutsal Hafta bize, İsa Mesih'in dünyevi yaşamının en önemli dönemini, çarmıha gerilişini, işkencelere maruz kalışını, Ölümünü ve Dirilişini betimler. Bu haftanın her bir günü kutsal (büyük) olarak adlandırılırken, her biri kendine özgü anlam,gizem ve ifade taşır.

Dersim Ermenileri Öze Dönüş Paneli


30 Mart Cumartesi günü saat 17.00. Cezayir Konferans Salonu

Ermeni şarkıcı Erdoğan'ı suçladı

Ermeni Kökenli Fransız Şarkıcısı Charles Aznavour, isim vermeden Türkiye Başbakanı’nın "Ermeni ve Yunan’lardan nefret ediyorum" dediğini öne sürdü.

Avak Şapat Ve Surp Zadik- Kutsal Paskalya Haftası


Ay
Gün
2013



M




A




R




T




Nisan
24
Pazar
ZAĞGAZART SABAHI
08:30
"
"
SURP BADARAK
10:30
"
"
TIRINPASEK - İKİNDİ
17:00
26
Salı
DASIN GUSANAS
17:00
27
Çarşamba
AVAK ÇOREKŞAPTİ VE AVEDUM

28
Perşembe
GARK ABAŞHAROĞATZ
08:30
"
"
AVAK HİNKŞAPTİ SURP BADARAK
(Der Hisus Kristos'un Son Akşam Yemeği)
10:30
"
"
VODINLIVA
(Der Hisus Kristos'un öğrencilerinin ayaklarının yıkanması anısı)
17:00
"
"
GARK HAVARMAN
(Der Hisus Kristos'un ele verilmesi ve eziyetlerinin anısı)
20:30
29
Cuma
GARK HAÇELUTYAN    
11:00
"
"
AVAK URPAT GARK TAĞMAN
(Der Hisus Kristos'un gömülme anısı)
18:00
30
Cumartesi
CIRAKALUYTS İKİNDİ (Sabah Duaları 08:30)
(Der Hisus Kristos'un diriliş yortusu arifesi)
16:30
"
"
AVAK ŞAPAT SURP BADARAK
17:30
31
Pazar
HIRAŞAPAR HARUTYUN ve SURP ZADİK
08:00
"
Pazar
SURP ZADİK  SURP BADARAK
(Der Hisus Kristos'un Ölülerden Diriliş Yortusu)
10:30
01
Pazartesi
HİŞADAK MERELOTS
10:00

Uluslararası Irk Ayrımı İle Mücadele Günü


İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti” olarak ifade ediliyor ırk ayrımı... Birleşmiş Milletler 1966 yılında 21 Mart gününü “Uluslararası Irkçılıkla Mücadele Günü“ ilan etti... Irkçılık, milliyetçilik ve soykırım kelimelerinin sözlük anlamları birbirinden bağımsız olsa da milliyetçiliğin aşırısının sonu her zaman ırkçılığa ve soykırıma uzanıyor... Türkiye’de de etnik kimliklere baskı uygulanmaktadır. Aşırı milliyetçilikten kaynaklanan bu baskıların hatırı sayılır bir geçmişi vardır. Ermenilere, Kürtlere, Lazlara yönelik baskılarla asimilasyon politikası el ele yürümüş ve bundan da Türkiye’deki bütün etnik gruplar nasibini almıştır.

Diyarbekir 1915: Deportations, Massacres, and New Alliances Among the Local Elites

A lecture by Ayhan Aktar, Bilgi University (Istanbul, Turkey)
Wednesday, March 27, 2013; 4 - 6 PM 10383 Bunche Hall UCLA
Ayhan Aktar, professor of International Relations at Bilgi University in Istanbul, will speak on the tragic events that took place in Diyarbekir from 1914 to 1919.