Etiketler

Hrant Dink Anılıyor

19 Ocak 2007’de suikast sonucu öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink 19 Ocak’ta anılacak. Hrant Dink için hem Türkiye'de hem de yurtdışında etkinlikler düzenlenecek.Dink için Pazartesi günü yurtiçinde İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Çanakkale ve İskenderun’da, yurtdışında Lyon, Viyana, Massachusets, Ottawa, Toronto, Los Angeles, Perlin, Brüksel ve Paris’te  etkinlikler düzenlenecek.

Ceren Sözeri: Hrant Dink, Sabiha Gökçen haberinden sonra 'kötü' Ermeni oldu

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Ceren Sözeri, Hrant Dink'in katledilme sürecinde medyanın rolünü anlattı. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Ceren Sözeri, Hrant Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in,katledilme sürecinde medyanın rolüne dikkat çekti. Sözeri, Hrant Dink'in Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğuna dair haberi yapmasının ardından birden 'kötü' Ermeni ilan edildiğini hatırlattı. Medyanın, haberleştirirken Dink'ten bahsediş şekli ve Dink'le ilgili manşetlerde kullanılan ifadelerin cinayette doğrudan olmasa da önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri, Dink'in ölümüne giden süreçte medyanın rolünü ve daha sonra bu medyanın neden birden Dink'i sahiplendiğini söyledi.

24 Nisan yerine 19 Ocak tarihi mi seçildi

Ve bu sene 1915 Olayları'yla ilgili geleneksel başkanlık bildirisini 24 Nisan yerine 2007'de katledilen Ermeni kökenli Türk gazeteci Hrant Dink'in öldürüldüğü 19 Ocak'ta yayınlamasıydı. Neden? Çünkü bu tartışmada her iki tarafın durumunu da klinik vaka olarak gören ve "Ermenilerin Türklere karşı tarihsel bir travması var. Türklerin de paranoyası" diyen Hrant Dink'in bu sorunun aşılmasında bir sembol olacağı düşünüldü. Üstelik bu sene 19 Ocak gününün, tıpkı Dink gibi 1968'de bir suikasta kurban giden Amerikalı sivil haklar savunucusu Martin Luther King'in Amerika'daki anma gününe denk gelmesinin de böyle bir bildiriyi ayrıca anlamlı kılacağı dile getirildi.

"Ankara'nın Çanakkale manevrası utanç verici"

Haber: Serdar Korucu - serdarkorucu@hotmail.com
Prof. Taner Akçam ile "Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek" kitabını hazırlayan tarihçi Ümit Kurt'a göre Ankara'nın kararı "taziye mesajından bir geriye dönüş" niteliğinde… “Ve taziyeden sonra yapılan bu Çanakkale manevrası maalesef utanç verici bir durum. Tarihin çarpıtılmasından başka bir şey değildir bu. Eğer ‘adil hafıza’ diyorsanız, o zaman gidin Çanakkale’de Osmanlı ordusunda ülkesi için savaşırken ve hayatını kaybederken bir taraftan aileleri sürgün yollarında katledilen Ermeni askerler, subaylar ve aileleri için bir rahmet okuyun. Kocatepe camiinde Cuma namazından sonraki hutbede bu insanlar için bir Fatiha okutturun. Bakın “adil hafıza” nedir biliyor musunuz? 1915’te Osmanlı vatandaşı Ermenilerin başına gelen “olay”, Ermenilerin ne yaptıklarına bakılmaksızın, dönemin iktidar partisi İttihat ve Terakki’nin Ermenileri “toptan veya kısmen” izalesine (kökünü kurutma) yönelik bir karardır. Bu karar neredeyse Anadolu’nun tamamında uygulandı. Dolayısıyla burada “ama işte Ermeniler ayaklandılar”, “bizi arkadan vurdular” vs. gibi tarih dışı değerlendirmelerin göremediği nokta şudur: Ortada bir cinayet vardır ve tartışılması gereken esas konu buradadır.”

Maskeli Aranjman

Türk popunda hemen herkesin bildiği bazı şarkılar var. Sezen Aksu Yalnızca Sitem, Var Git Turnam; Cem Karaca Sevda Kuşun Kanadında; Seden Gürel Sebebim Aşk. Fakat bu şarkıların Türk pop müziğinin hitleri olmasının yanında bir ortak özelliği daha var. Bu şarkılar aslında Ermeni halk ezgileri olup aranje edilerek Türk popuna kazandırıldılar… Kaç neslin çocukluğu, gençliği geçti kim bilir bu tamamen Türkçe sandığı şarkılarla. Politik nedenler dedik. O politik nedenler ki neler etti Anadolu’ya. Şarkıların kimliğini gizleyerek yaşamak zorunda kalması politikanın bu topraklarda ettiği en küçük eziyet. İşte politikanın katıp karıştırdığı yerde, politikaya rağmen orijinal müzik yapan biri var bugün: Sibil Pektorosoğlu. Sibil bir İstanbul Ermenisi. Superman’ın aslında gazeteci olması gibi Sibil de aslında finansal danışman. Küçük yaşlarda Surp Vartanants kilise korosunda şarkı söyleyerek başlamış müziğe.

İslam Barış Dini midir?

Deniz Kavukçuoğlu / dkavukcuoglu@superonline.com
Yeni Akit yazarı Faruk Köse, 12.1.2015 tarihli, “Kim Demiş ‘İslam Barış Dinidir’ Diye?” başlıklı yazısının bir bölümünü noktasına, virgülüne, vurgulamalarına dokunmadan aşağıya alıyorum… “İslam barış dinidir” söylemi, “İslam barışı önerir/önceler”in önemini vurgulamaya yönelik değil. Bu tür söylemleri genelde “Müslüman olmayanlar”ın veya “gayrimüslimlere hoş görünmek isteyenler”in kullandığına dikkat etmenizi isterim. Bu, “cihad ve kıtal ayetleri olmayan bir uysallaştırılmış ve vicdanlara hapsedilmiş İslam” tarifinden başka bir anlama gelmiyor.  İslam sadece “barış dini” ise, Kur’ân-ı Kerim’deki “savaş ve cihad ayetleri” ne oluyor? Kur’an’da “Savaş” anlamına gelen “kıtâl” kelimesi 13 yer-de, “karşılıklı savaş” anlamındaki “mukatele” ve türevleri 57 yerde, bu kavramların kökü olan “katl” kelimesi ve türevleri 170 yerde, “harb” kelimesi ve türevleri 11 yerde, “cihad” kelimesi ve türevleri 41 yerde geçiyor. “Barış” anlamındaki “silm” kelimesi ise, “barış” anlamında sadece 6 yerde geçiyor. Bu noktada sormak istiyorum: Müslüman Kur’an’ın tamamına muhatapken, savaşmayan bir Müslüman tipi, Kur’an’ın önerdiği bir Müslüman tipi olabilir mi?

Uzlaşmak hala mümkün

Mensur Akgün
Umudum Türkiye’nin bu çıkış yolunu kullanarak Ermenistan’a makul bir cevap vereceği yönünde. Ve bana öyle geliyor ki en makul cevap iki ülke dışişleri bakanlarının karşılıklı biçimde birbirlerinin törenlerine katılması, davetli bulunan cumhurbaşkanlarını temsil etmesi olacaktır. Ermenistan açısından Gelibolu çıkartmasının yıl dönümü törenlerine katılmasının sorun yaratacağını sanmam. Türkiye açısında da eş zamanlı yaşanmış büyük bir trajedinin anma törenlerine katılmanın sorun yaratmaması gerekir. 23 Nisan 2014’te yayınlanan taziye mesajıyla Türkiye zaten kendini aşmış, adil bir hafıza yaratılması yolunda adım atacağını dünyaya Başbakan’ı Erdoğan imzasıyla açıklamıştır. Unutmayalım ki törenlere katılmak 1915 trajedisinin soykırım olarak tanındığını göstermez.

"Avrupa'da Artık Müslümanlar Çoğalıyor, Hristiyan Nüfusu Azalıyor"

Bunun İslam düşmanlığı, Müslümanların terörist olarak kabul edilmesi gibi anlamları bulunduğunu dile getiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, şöyle konuştu:"Bu manada son derece kritik gelişmeler var. Bu korkunun iki nedeni var; birincisi Avrupa'da artık Müslümanlar çoğalıyor, buna karşılık Hristiyan nüfusu azalıyor. Fransa, 2050 yılı Avrupa'sında çoğunluğu Müslüman bir ülke olacak. Fransa'da bugün nüfus yükselme oranı 1,6 iken Müslümanların nüfus artışı hızı 8,1'dir.  

Ermenistan'la ilişkilerin güncel parametreleri

Prof. Dr. Çağrı Erhan / cagrierhan@yahoo.com
Konunun uzmanlarının çeşitli platformlarda sürdürdükleri tartışmalara göre, 2015’te Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde şu gelişmelerin yaşanması muhtemeldir:
1-2009’da imzalanan fakat yürürlüğe girmeyen protokollerin güncellenerek uygulamaya konulabilmesi için yeni bir diplomasi trafiği başlatılması.
2-Ortak Tarih Komisyonu’nun kurulması.
3-Türkiye’nin, geçen yıl 23 Nisan’da yaptığı açıklamaya benzer bir açıklama yaparak, 1915 olaylarından üzüntü duyduğunu teyid etmesi.
4-Türkiye-Ermenistan sınır kapısının açılması.

Fransa’nın Washington elçisi: Ermeni Soykırımının gerçekleştiğine eminim

Fransız elçi şunları kaydetti: «Son dönemde yaptığım birkaç beyanatımın yanlış yorumlandığını ve benim güya Ermeni Soykırımının inkarını hukukileştirdiğim şeklini almıştır. Bu düşünce benim dışımdadır. Ermeni Soykırımını sadece Fransa resmen tanımamıştır, aynı zamanda ben kendim de, aktif bir Ermeni toplumunun bulunduğu, birçok arkadaşımın olduğu Marsilya kentinde büyüdüm. Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni cefasının modern tarihin ilk soykırımı olduğuna her zaman emin oldum. Bu açıklamanın bu meseleye ilişkin sizde oluşmuş olabilecek her tip şüpheyi dağıtacağı umudundayım».

Nijer'de Charlie Hebdo protestoları: 2 kilise yakıldı

Nijer'in başkenti Niamey'de, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Muhammed Peygamber'in karikatürünü yayımlamasını protesto için yapılan eylemlerde en az iki kilise ateşe verildi. Protestolar, başkentteki büyük caminin önünde başladı.Polis kalabalığa göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
Ülkenin ikinci büyük kenti Zinder'deki protestolarda dün 4 kişi ölmüştü.

Ermeni köyünden Perinçek’e destek

Hüseyin Güler / Hatay
En anlamlı çağrı ise Ermeni köyü Vakıflar Muhtarı Berç Kutrun’dan geldi. Kutrun, “Perinçek’in yurtdışı yasağının kaldırılmasını isterim. Yasaklarla bir yere varılmayacağını anlamamız lazım” diye konuştu. Kutrun ayrıca şunları söyledi: “Osmanlı döneminden bu yana Ermenilerle Türkler ortak yaşamışlardır. Bu dönemde bazı olaylar olmuş olabilir. Ama biz ortak yaşamaya devam etmişiz. İki halkın düşmanlığından yana değiliz. Türkiye’de olmaktan memnunuz. Şimdiye kadar kimse bize düşmanlık yapmadı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in özgürlük hakkını kullanmasını isteriz. Bu anlamda da yurt dışı yasağının kaldırılmasını özgürlükler açısından da önemli buluyorum.” ( Diplomat muhtarımız bir de susmayı bilse. HYETERT)

Ermeni iddialarına karşı bizim de çalışmalarımız var

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2015'in sadece Ermeni iddialarının değil, "centilmenler savaşı" olarak bilinen Çanakkale Savaşı'nın da yıldönümü olduğunu ifade etti… Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Osmanlı ordusunun içinde Ermeni askerler de vardı. Bir taraftan 1915 yılında doğuda bu ayaklanmalar olurken, diğer taraftan cephede Türk, Boşnak, Suriyeli, Yemenli, Mısırlı, Kürt, Laz herkes işgal güçlerine karşı mücadele verdi. Etkinliklere herkesi davet ettik, geleceğini şimdiden teyit eden başbakanlar var. Davetiyeler yeni ulaştı, davet bizden, katılıp katılmamak o ülkelerin liderlerinin bileceği şey. Önümüzdeki süreçte bahsedilen isimlerin katılıp katılmayacağını da göreceğiz."

Halaçoğlu ve Öymen’den 24 Nisan davetine tepki!

Haber: Fatih Erboz
Halaçoğlu, “Türk ordusuna karşı savaşanların yarısına yakını Ermeniydi. İngiliz ordularında 8 bin gönüllü Ermeni vardı. Ermeniler bize karşı savaştı. Düşman ile işbirliği yapmıştı” diye konuştu. Ermenilerin haklı olarak davet sırasında “Mademki vatanı birlikte kurtardık. Bizi neden sürgün ettiniz” sorusunu dillendirebileceklerini vurgulayan Halaçoğlu,  Erdoğan’ın tarihi bir yanlış yapmak üzere olduğunu söyledi… CHP’li Öymen, şöyle konuştu: “Çağıracağınız ülkelerin hepsi, yarın sözde Ermeni soykırımı iddialarını kabul ederse ne olacak? Bunun bir garantisi var mı? Öte yandan Birleşmiş Milletlerdeki oylamalarda size çıkan destek ortada. AB’deki konumuz ortada. Böyle bir durumda siz nasıl oluyor da bu çağrıyı yapıyorsunuz. Ermenistan Hocalı Katliamını yapmış bunu dile getiriyor musunuz? (Al birini vur ötekine. HYETERT)

Sahibinden satılık kilise

Kayseri'nin Melikgazi ilçesindeki tarihi Rum kilisesi, sahibi tarafından 2 bin metrekare arsasıyla 450 bin euro'ya satışa çıkarıldı. Ömer Sicimoğlu, sahibi olduğu Tavlusun Mahallesi'ndeki tarihi Rum kilisesini satabilmek amacıyla,  internet sitesine ilan verdi. Sicimoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gayrimenkul alım satımıyla uğraştığını belirtti. Kiliseyi de 2013 yılında özel kullanım amacıyla satın aldığını ifade eden Sicimoğlu, şöyle devam etti: "Daha sonra Kayseri Büyükşehir Belediyesi burayı almak istedi. Biz de devretmeye hazırdık ancak sonra vazgeçtiler. Bunun üzerine satmaya karar verdik. İnternet sitesine ilan verdik. 2 bin metrekare arsası var. İmar planında da kilise olarak yer alıyor. 400-450 bin euro istiyoruz. Teklifleri değerlendireceğiz."

Լոյս Տեսաւ Ռ. Հատտէճեանի Նոր Գիրքը «ՊՏՈՅՏ ՄԸ ՀԱՅՈՑ ԼԵԶՈՒԻ ԲԱՌԱՐԱՆԻՆ ՄԷՋ»


Լոյս տեսաւ ու ընթերցողներու տրամադրութեան տակ դրուեցաւ մեր Խմբագրապետ  Ռ. Հատտէճեանի « Յուշատետր » սիւնակէն « Պտոյտ Մր Հայոց Լեզուի Բառարանին Մէջ» շարքի 6րդ հատորը։ Այս հատորն ալ կ'ընդգրկէ շարքին 406րդ յօդուածէն մինչեւ 488րդ յօդուածը։ Հատորը տպուած է Արի Հատտէճեանի կողմէ պատրաստուած շատ գեղեցիկ կողքով մը։ Ըստ թուագրական կարգի, այս հատորը կը դառնայ   « Յուշատետր » շարքի 83րդ հատորը։

'AİHM'nin kararı Ermeni soykırımı iddialarını tamamen bitirebilir'

İsmet Özçelik
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ‘28 Ocak’ta görülecek Perinçek davası için 3 siyasi partinin temsilcilerinden oluşan bir heyeti Strazburg’a gönderme kararı aldık. TBMM heyeti orada gözlemci olacak’ dedi...TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Aydınlık’a yaptığı açıklamada, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in İsviçre aleyhine AİHM’de açtığı davada verilen kararın son derece önemli bir karar olduğunu bildirdi. Bu kararla Ermeni soykırımı iddialarının çöktüğünü kaydeden Çiçek, “İsviçre bu karara itiraz etmeyeceğini söylemişti. Ama ne olduysa oldu, sonradan karara itiraz etti... ” dedi.

Hem Panislamizm, hem Panturanizm...

Altan Öymen / altan.oymen@radikal.com.tr
İkisinin de sakıncaları tecrübeyle görülen bu iki akım, eşzamanlı olarak sahneye konuluyor. Yeniden ‘büyük devlet’ olmanın yolu, Osmanlı Devleti’nin son döneminde de aranmıştı. O yol bazen 'Panislamizm’de aranmıştı, bazen de ‘Panturanizm’de...

'Çözüm gerçek yüzleşmeden geçer'

EÜ Felsefe Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Zerrin Kurtoğu ise, soykırımın hiç islami bir vurgu ile ortak bir zeminde ele alınmadığını ve soykırımın teolojik bir kaynaktan da beslendiğini kaydetti... İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Kentel, adalet duygusunun yitirildiğini ve Ermeni sorununun temel olarak bir adalet sorunu olduğunu belirtirken, Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Zerrin Kurtoğlu ise, EÜ Felsefe Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Zerrin Kurtoğu ise, soykırımın hiç islami bir vurgu ile ortak bir zeminde ele alınmadığını ve soykırımın teolojik bir kaynaktan da beslendiğini kaydetti.

Charlie Hebdo's humor upsets Turkish Islamists

On Jan. 11, when Turkish Prime Minister Ahmet Davutoglu marched alongside world leaders in Paris to honor the victims of the Charlie Hebdo attacks, back in Turkey, members of the Aczimendi religious order performed funereal prayers to honor the perpetrators of the attacks. Other religious groups tweeted public invitations to prayer sessions for the perpetrators. Referred to as the “Kouachi brothers,” these men were not terrorists in the eyes of several religious sects in Turkey.