Etiketler

Meaningful World’ soykırım panelinde (1) söyleyemediklerim: 1915’te ne oldu?

Halil Berktay
* Olayın kendisi: Bir bütün olarak düşünüldüğünde Ermeni soykırımı, sırf “Ermenilerin yaptıkları”nın, yani erken dönem Türk milliyetçiliği ve İttihatçı yönetiminin özel olarak Ermeni milliyetçiliğinin gelişimine duyduğu tepkinin değil, “uzun 19. yüzyıl”ın biriken bütün öfke ve nefretlerinin tetiklediği bir vahşettir. Önce, genel olarak Ermenileri, başka herhangi bir neden veya gerekçeyle değil, sırf Ermeni oldukları için hedef alan tehcir kanunu çıkarıldı. Ardından alabildiğine katı ve haşin uygulamasına geçildi. Pek az istisnayla hemen bütün Osmanlı Ermenilerine 48 saatlik bir ültimatom verildi ve ne toplayabildilerse o kadarıyla, topraklarından koparılıp atılmacasına ve yeryüzündeki bütün varlıklarını arkada bırakmacasına, konvoylar halinde orta, doğu ve güneydoğu Anadolu üzerinden daha güneye, Suriye çöllerine, Deyr-i Zor bölgesine sevk edilmelerine girişildi. Terkettikleri bütün servetleri, mal ve mülkleri ise öncelikle savaşın finansmanına akıtılmak üzere devlet tarafından müsadere edildi. İllâ soykırım konuşacaksak, geçmişte de vurguladığım gibi, tek bir Ermeni öl(dürül)meseydi sırf bu kadarı bile 1948 BM Konvansiyonu’nun soykırım tanımına rahatlıkla girerdi ve girer, çünkü bütün bir halkın, bir etno-sosyal grubun salt kendi kimliği nedeniyle hedef alınması ve toplumsal varlığını sürdürme (yeniden üretme) koşullarından kısmen veya tamamen mahrum kılınması demekti(r).
Yazının Tamamı: http://serbestiyet.com/meaningful-world-soykirim-panelinde-1-soyleyemediklerim-1915te-ne-oldu/

'Ferman' mülga, 'sevkiyet' men

Seda Şimşek / sedasimsek@bugun.com.tr
"Mukatele"den, yani karşılıklı öldürmeden şahitler bahsedebilir de devlet bahsedemez. Her hayat, devlete emanettir ve kaybedilen her hayatın sorumluluğu onun omuzlarındadır. Devlet, zaruret halinde, tehcire tâbi tutacağı kişilerin mal ve can emniyetini sağlamak şartıyla tehcir kararı alabilir. Osmanlı'nın yaptığı tehcirde bunun sağlanamadığı tarihte sabit. Devletin, tehcir edilenlerin canına kastettiği veya kastı teşvik ettiği hususu ise sabit değil ve bir asırdır tartışılıyor. Bu tartışmanın, sürdüğünden daha fazla sürmesi beklenebilir. Ne yapılırsa yapılsın, tehcir esnasında devletin kusuru mu kastı mı olduğu hususunda bir mutabakat sağlanamayacaktır. Onlar, "dedeleriniz katildi" demekten, biz de "katillerin çocukları değiliz" demekten vazgeçmeyeceğiz... Samimiyetin bugün gündeme getirilebilecek en önemli göstergesi ise kitapları "Kılıç Artıkları" diye yazılan ve saklı kimlikleriyle yaşayan Türkiye Ermenileri'nin siyaseten ve hukuken tanınması olabilir. Kimilerince sayılarının milyonlara ulaştığı iddia edilen ve zor altında Müslüman Türk görünerek yaşayan vatandaşlara kendi kimlikleri ile yaşama hakkı tanınmalı... Ermeni idrakinde, "ferman" kendilerinin ölümü için Saray'dan emir çıkarılmasına, " sevkiyet" de çıkan emrin yerine getirilmesine denk gelmektedir. Cumhuriyet'in yahut Cumhuriyet'i de kapsamak üzere Batı Türk Devleti'nin, kimliği saklı Ermeni vatandaşlarına "ferman"ın mülga olduğunu ve "sevkiyet"in men edildiğini duyurma vakti geçmektedir.

Diaspora Türkiye‘deki Ermenileri kıskanıyor

Başbakan'ın Ermenilere taziye mesajının ardından işadamı Armanlı, teşekkür ilanı verdi. Armanlı, ilginç bir soru da sordu: Neden Ermenilerin yaşadığı ülkelerde sorun çıkıyor...Ne Ermenistan ne de diaspora bizi ilgilendirmiyor. Ben Türk vatandaşıyım. Burada yaşıyorum ve köklerim burada. Yurdumuz Ermenistan değil. Bu kadar senedir neden anlaşılmıyor enteresan. Ermenistan neyi paylaşamıyor? Kimin işine geliyor bu gerginlik. Başbakan karşısında iyi niyet görse eminim ki kapıları da yeniden açacak. (Atladığımız önemli(!) bir kişi ile ilgili yazı. Bizi değil ama böyle birini kim kıskanmaz? HYETERT) 

Ermenilerin yüreğine su serptiniz

Şimdi de, Ermeni cemiyet hayatından haberlerin yer aldığı haftalık Luys Magazin'de Erdoğan'a övgü yazısı yayımlandı. Derginin sahibi Aram Kuran, Başbakan'ın açıklamasının Ermenilerin yüreğine su serptiğini yazdı. Taziyenin her satırının insani olgularla bezeli olduğunu yazan Kuran, makalesinde şu ifadelere yer verdi: “Biz Ermeniler mezarlık ziyaretinde okunan dualardan sonra mezara su dökeriz. Bu basit bir toprağın sulanması değildir. Ruhların şad olması için simgesel bir su serpmedir. İşte siz de sevgili Başbakanım 23 Nisan'da vermiş olduğunuz mesajla bütün dünyadaki Ermenilerin yüreklerine su serptiniz." ( Bu da başka bir örnek. HYTERT)

California, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını tanıdı

Amerikanın California Eyalet Meclisi 8 Mayıs’ta Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin (DKC) bağımsızlığını tanıyan tasarıyı kabul etti.NEWS.am’in vediği haberde Tasarı №.32 sadece DKC’nin bağımsızlığını tanımakla kalmamakta, aynı zamanda ABD Fedaral Hükümetine DKC’nin egemen devlet olarak tanınması çağrısında bulunmakta. Tasarı California yasama organında ezici çoğunlukla 70 Kabul ve 1 Red oyuyla geçti.

Zarakolu'na Arjantin'den onursal yurttaşlık

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Belge Yayınevi’nin kurucusu, yayıncı ve yazar, İnsan Hakları aktivisti Ragıp Zarakolu, Arjantin’in başkenti Buenos Aires Otonom Kent Yasama Meclisi tarafından onur yurttaşı ilan edildi. Ragıp Zarakolu’na ayrıca, evrensel İnsan Hakları ve bu bağlamda azınlık hakları da dahil olmak üzere, düşünce ve yayımlama özgürlüğü alanında verdiği mücadeleden ötürü Arjantinli yetkililer tarafından cesaret madalyası takdim edildi. Ödül töreni, Kent Meclisi’ndeki Eva Peron Salonu’nda düzenlenen panelden sonra yapıldı.

Papa Franciscus Dünya Ermenileri Katolikosunu kabul etti

Papa Franciscus Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II’yi  8 Mayıs’ta kabul etti. «Catholic Culture»ün verdiği haberde Papa, Garegin II’ye hitaben şehitlerin kanının Hıristiyanlık birlikteliğinin tohumu olduğunu ifade etti. Papa Franciscus , bu beyanını  Osmanlı İmparatorluğunda 1.5 milyon Ermeninin kırıldığı Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümüne bir yıl kala yaptı.

Halaçoğlu : Ayasofya'nın Bir Hristiyan Dini Merkezi Gibi Kabul Edilmesini de Kabul Etmemiz Mümkün Değil

Halaçoğlu, bağımsız devletlerin, ülkelerinde neyi açıp kapatacaklarının kararını kendilerinin verebilmesi gerektiğini kaydetti. Teklifinde, "Ayasofya yeniden cami olarak ibadete açılmıştır" hükmünün yer aldığını belirten Halaçoğlu, bazı kişilerin, "Ne lüzum var, yanı başında camiler var" diyebileceğini söyledi. Halaçoğlu, bunun geçerli olmadığını, birçok mabedin birbirine çok yakın olduğunu kaydetti. Halaçoğlu, Ayasofya'nın sadece cami olarak ibadete açılacak yer değil, aynı zamanda İstanbul'un hakimiyetini simgeleyen önemli bir mabet olduğunu dile getirdi. Halaçoğlu, "Ayasofya'nın bir Hristiyan dini merkezi gibi kabul edilmesini de kabul etmemiz mümkün değil. Çünkü bizim Balkanlar'daki birçok mabedimiz kilise, lokanta, taverna haline getirildi, çok önemli paşa, akıncı beylerimizin türbeleri kilise haline getirildi. Batılıların buna itiraz etme hakkı bu çerçevede yoktur. (Bu adamdan başka ne beklenir? HYETERT)

Aktar: Heterogeneous Memory vs Homogeneous Nation

By Cengiz Aktar 
Memory Revisited in Turkey Special for the Armenian Weekly
Discussing memory and developing the politics of memory in a country like Turkey that is built on amnesia is no easy endeavor. As with all nation-building processes, modern Turkey was conceived through the invention of an artificial nation under duress. According to the national project, non-Muslims were never considered to be equal citizens. Popular idioms identified them as “Christians,” “non-Muslims,” or “giaour” (unbelievers) but seldom as Turks, as they lacked the necessary requirement of “Turkishness”: Islam.1The designation of Turk is inextricably linked to Islam. Even for secularist Turks, Christian missionary activities were dangerous by default, as conversion to Christianity would amount to the destruction of the nation.

Ermeni Soykırımı hakkında Dünyada ve Ülkemizde çıkan çeşitli yalanlar ve doğruları

Şükrü Server Aya,  
 Dünya’nın Onurlu ve Doğruları Savunan İnsanlarına; Çağrımız Milliyetçilikle değil, affedilmez Yalan ve İnsanlık Suçu’nun işlenmemesi ile ilgilidir! “Ermeni Soykırımı” hakkında Dünyada ve Ülkemizde çıkan çeşitli yayınlarda;  TV programları ile kitap, tartışma, konferans,  bildirilerde “akil/yetkili/bilge” otoriteleri, bir asır önceki olaylar için öncelikle yadsınamaz sağlam belgelere dayanmaları; bireysel olay, anlatım ve duyumları, “ispatı olmadıkça” genelleştirmemeleri gerekir! Tarih, hayal ve gönlünüzden geçenlere değil, gerçek ve tarafsız belgelere dayanılarak yazılır; aksi takdirde ortaya dökülenler bazılarının arzu ettiği masallar olur ki, işte bu tür hayallerle masum olanların karalanması affedilmez bir İNSANLIK SUÇUDUR! (Eğer soykırım gerçekse inkar da insanlık suçu olur. HYETERT)

Kars'ta Uluslararası Tarih Boyunca Türk İdaresindeki Ermeniler Konulu Sempozyum Düzenledi

Başkan Murtaza Karaçanta, 20.yüzyıl boyunca ulusal kimliklerini Türkiye karşılığına ve 1915 efsanesine dayandıran Ermeniler bağımsız bir devlet olmamanın ve dünyanın dört bir yanına yayılmanın da etkisiyle sürekli olarak mağduriyet ve hakların yenilmişlik hisleri içinde yaşadılar. Türklerden intikam almak istediler, fakat alamadılar. üstüne üstlük Türkler onlara göre işledikleri büyük suçu da kabul etmiyorlardı. İşin aslına bakılacak olur ise Türkleri suçlayan Ermeniler aslında kendilerinin suçlu olduklarını pek hale biliyorlardı. Bağımsızlık hayali ile Osmanlı Devleti'nde ayaklanma çıkaran Ermeni militanlarının öldürdüğü Müslüman sayısı yarım milyonun üzerindeydi. Ancak unutkanlığından mıdır, bağışlama gücünden midir, bilinmez Ermeniler konuyu gündeme getirmedikçe Türkler geçmişi hatırlamak istememişlerdir, dedi. (1.250.000 kişi olduğu iddia edilen Ermenilerin neredeyse yetişkin her bir Ermeni'ye bir cinayet demek olan 500.000 kişiyi nasıl öldürdüğü açıklanamaz. Unutmayalım Kurtuluş savaşında, savaş meydanlarında ölenlerin sayısı 9167.HYETERT)

The Pope Receives His Holiness Karekın II And Recalls Armenıa's 20th Century Martyrs

Vatican City, 8 May 2014 (VIS) – “In the person of Your Holiness I extend my respectful and affectionate thoughts to the members of the family of the Catholicate of All Armenians throughout the world. It is a special grace for us to be able to meet in this house, close to the tomb of the Apostle Peter, and to share a moment of fraternity and prayer”.

Ermeni çift, mirasını Türk sporuna bağışladı

Hayatını Türk sporuna adayan, Uluslararası Amatör Boks Birliği (AIBA) Hakem Komitesi üyesiyken katıldığı 2012 Londra Olimpiyatları'nda vefat eden Ermeni asıllı Türk vatandaşı Garip Erkuyumcu'nun tüm mal varlığı, vasiyeti üzerine Spor Genel Müdürlüğü'ne bağışlandı. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 1973 yılında Kayseri Beden Terbiyesi Bölge Başkanlığı’nda şef olarak çalışma hayatına başlayan Erkuyumcu, 2000 yılında emekli olana kadar Türk sporunun gelişimi için çalıştı. (ne diyelim bir bildikleri vardır. HYETERT)

Akçam: Sorry, But We’re No Longer Impressed: We’ve Changed.

By Taner Akcam 
 “The poor speak at length of the rich man’s possessions, but it benefits them not.” (Zenginin malı fukaranın çenesini yorarmış). So goes the Turkish expression, and thus is it is with the Turkish Prime Minister’s recent comments on the events of 1915. No doubt, they will be discussed and debated at length, because no Turkish Prime Minister before Mr. Erdoğan has ever given such a speech. But are his words really that earthshaking?

Ermeni soykırımı: Soykırımdan kurtulanların anıları (4)

Yalçın Yusufoğlu
Ermeni soykırımı hakkında canlı tanıklıkları içeren Türkçe'de birçok kitap bulunduğunu söylemiştik. Burada ise tanıklardan bazılarının isimleri var. Onların anlattıkları elektronik ortama da aktarılmış. Buradaki isimler tek tek arama motoruna (Google) taşındıklarında söylediklerine ulaşılabiliyor. Buyrun; dilediğiniz ismi Google'a yerleştirin ve karşımıza çıkan anıları, tanıklıkları birlikte okuyalım:

Hükümetin 1915 bildirisi vesilesiyle: Arşivlerimiz gerçekten açık mı?

Oktay Özel
Başbakan'ın ağzından okunan bildiri Türkiye’deki arşivlerin tüm araştırmacılara açık olduğunu söylüyor. Bu, kısmen doğru sayılır; Başbakanlık'a bağlı Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü bütün birimleriyle son yıllarda yerli-yabancı araştırmacılara tamamen açık ve uluslararası standartlarda hizmet sunuyor. Ancak diğer kurum arşivlerinde durum çok farklı. Bu 'sözde arşiv'lerden kimi tamamen kapalı, kimi tasnifsiz, kimi görünürde açık, kimi ise yarı-açık... Özellikle 1915 tehcir ve soykırımı açısından bunların en önemlilerinden biri olan Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Dairesi Başkanlığı’nın kısaca ATASE adıyla bilinen arşivi açık gibi görünmesine rağmen aslında 'kapalı'dır!

Eurovision 2014

EUROVISION 2014 - Ermenistan
Video: http://www.eurovisionvideo.com/element_video.php?eid=1366
Söz: Garik Papoyan
Beste: Aram MP3

Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan anlaştı iddiası

İbrahim Ali/ 
Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında gizli bir anlaşma yapıldığı iddia ediliyor. Azerbaycan’ın muhalif basınında yer alan iddialara göre Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında gizli bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırların açılması karşılığında Erivan yönetimi de işgal altında tuttuğu Ağdam ve Fuzuli ilçelerinden geri çekilecek.

Ağrı Dağı’nın taziye umudu

Helin Şahin/Ağrı
Başbakan Erdoğan’ın 1915’te hayatını kaybeden Ermeniler için taziye mesajı Ağrı Dağı’nın ‘Müslüman Ermeni’ sakinlerini de umutlandırdı. Vatandaşlar, “Tek umudumuz 100 yıl önce kaybettiğimiz akrabalarımızın izini bulabilmek” diyor... 1915 olaylarından önce Doğubayazıt’ta ise 2 binden fazla Ermeni yaşadığı belirtiliyor. Ağrı dağı eteklerindeki Ermenilerin yaşadığı söylenen köyler şunlar: Arzap, Mosun, Meryemana, Sarıbıyık, Yerenos, Çamırlı, Kazi, Kıhıdır, Mengeser, Mezire, Aşkhan, Yeritsu, Yoncalu ve Ziro, Sağlıksuyu, Dalbahçe, Suluçem,Yanoba.

'Genocide' Does Not Describe The Armenian Experience

By Jano Boghossian — Mr. Boghossian is a descendant of survivors of the Armenian genocide and a graduate of the University of California, Los Angeles.
April 2014 marked the 99th anniversary of the beginning of one of the greatest crimes against humanity. In the 20th century alone, more than 100 million perished through war and genocide. What makes the lives of the 1.5 million Armenians any more significant? The Armenian experience is as common as it is unique. Armenian history is a part of human history, thus the Armenian experience must be remembered as a significant part of the human experience.

Edirne'de Kakava-Hıdırellez Şenlikleri coşkuyla devam ediyor

Edirne'de Kakava ateşinin yakılmasıyla "Kakava-Hıdırellez Şenlikleri", başladı. Edirne Valisi Duruer gazetecilere açıklamarlada bulundu. Şenlikler sabaha kadar devam etti. Tarihi Sarayiçi'nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından, Edirne Valisi Hasan Duruer, şenlikler vesilesiyle bir gün Edirne Belediye Başkanlığı vekaleti verilen meclisin Roman üyesi Erkan Makas ve protokoldekiler, Kakava ateşini yaktı. 

Taner Akcam on eve of 100th anniversary of Armenian Genocide does not expect change in Turkey's policy

For the demolition of the wall of the Turkish denial of the Armenian Genocide and the Armenian issue, the importance of the activities of the Turkish intellectuals inside the country is especially immense. Like other Turkish intellectuals Taner Akcam was the first who voiced about the crime which in the early 20th century had been perpetrated against the Armenians by the Young Turk government. So far, in his various statements he calls on Turkey to face the historical reality and to recognize the Armenian Genocide. "Armenpress" held a conversation with the Turkish historian Taner Akcam on the improvement of the Armenian-Turkish relations, the possible changes in Turkey's denial policy on the eve of the 100th anniversary of the Armenian Genocide and the factors contributing to it.

Response to Turkish Prime Minister Erdogan's Message of April 23, 2014

Prime Minister Erdoğan:
Your official statement on April 23 acknowledging how “The 24th of April carries a particular significance for our [Turkey’s] Armenian citizens and for all Armenians around the world” and your message of condolence, “... we wish that the Armenians who lost their lives in the context of the early twentieth century rest in peace, and we convey our condolences to their grandchildren” constitute an unprecedented step from the Turkish Government and must be recognized as such.

“Türkiye’de İnanç Gruplarının Tüzel Kişiliği – Bir Yol Arayışı” Konferansı

30 Mayıs 2014- Cuma / Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü – Mahkeme Salonu. Bilgi Üniversitesi ve Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi İşbirliğiyle “Türkiye’de İnanç Gruplarının Tüzel Kişiliği – Bir Yol Arayışı” Konferansı

Bartev Konseri

Ermeni Müziği'ni, uzun yıllar yurtiçi ve yurtdışında, güçlü sesi ve etkili yorumuyla müzikseverlerle buluşturan sanatçı BARTEV GARYAN, iki yil aradan sonra:13 Mayıs 2014 Salı akşamı 21.00'de solo konseriyle sahnede...

Erdoğan, Gauck’la kapışırken Gül’ün suskunluğu; ve de ‘Ermeni Mes’elesi

Selahaddin Çakırgil
Önce, tarihten bir örneği hatırlayalım: Stalin’in 1953’de ölümünden sonra Sovyet lideri olan ve Kasım-1963’e kadar bu sıfatını sürdüren Nikita Kruşçef’in ‘Stalin’e ve stalinizm’e karşı müthiş bir mücadele başlattığı dönemdir. Hattâ, o kadar ki, onun Kremlin Sarayı duvarına mumyalı olarak muhafaza edilen cesedini bile oradan çıkartıp attırır.O günlerde, Mısır’ın o sıralarda bütün arab dünyasını derinden etkileyen ve sarsan lideri Cemal Abdunnâsır Moskova’ya gider ve görüşmeler esnasında, Nâsır da Stalin hakkında olumsuz birkaç söz söyler. Nâsır’ın Enformasyon Bakanı ünlü yazar Haseneyn Heykel’in hâtırâtında anlattığına göre, Kruşçef , Nâsır’ın bu sözlerine bozulur ve ’Onu biz eleştirebiliriz, ama, siz bir yabancı olarak asla..’ der.

Garegin II, Vatikan’ı ziyaret edecek, Papa Franciscus’la buluşacak

Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, 7 Mayıs’ta Vatikan’a hareket edecek; 8 Mayıs’ta Papa Franciscus’la buluşacak. Ana Taht Kutsal Etchmiatsin Enformasyon Dairesi’nden verilen bilgiye göre; Dünya Ermenileri Katolikosuna, Arjantin Ermen Diyakosluğu ruhani önderi Başepiskopos  Gisak Muradyan, ABD Doğu Yakası Diyakosluğu ruhani önderi Başepiskopos Khajak Barsamyan, Ana Taht  Kiliselerarası İlişkiler Bl. Direktörü ve Artik Diyakosluğu ruhani önderi Piskopos Hovakim Manukyan, asa taşııcı Abegha Anania Tsaturyan ve Ana Taht  Enformasyon Dairesi direktörü Papaz Vahram Melikyan refakat edecekler. Roma’da heyete  İtalya Ermenileri ruhani önderi Abegha Tovma Khaçatryan katılacak.

Paros Mayıs Sayısı Çıktı


Chelsea Winw Vault


Erdogan Claims it’s not Genocide Because not All Armenians were Killed

By Harut Sassounian
Within days of releasing a shrewdly-worded statement on April 23, misleading some into thinking that he was acknowledging the Armenian Genocide, Turkish Prime Minister Erdogan reversed course on a major American TV program, claiming that the 1915 mass killings of Armenians was not genocide. When asked by veteran reporter Charlie Rose if it would be possible for the Turkish Prime Minister to characterize these killings as genocide, Erdogan became the laughing stock of TV viewers worldwide by declaring: “It would not be possible, because if such a genocide occurred, would there have been any Armenians living in this country [Turkey]?”

Türk-Ermeni ilişkileri külliyat oluyor

Proje kapsamında 350 bilim adamı çalışmada bulunacak. Türk-Ermeni ilişkilerine yönelik insanların kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesi, konunun bilgi ve belgeler ışığında öğrenilmesi ve gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması için 350 akademisyen tarafından çalışma yürütülüyor. Türk Tarih Kurumu (TTK) tarafından yürütülen "Tarihte Türkler ve Ermeniler" adlı çalışma kapsamında Türklerin ve Ermenilerin tarihteki birliktelikleri ele alınıyor. Yaklaşık 350 akademisyen tarafından yürütülen çalışmayla ilk ve orta çağdan başlayıp, günümüze kadar Türk ve Ermeni ilişkileri belgeler ışığında araştırılarak, 35 ciltlik külliyat oluşturulacak.

Ermeni vatandaşlara Sayat Nova müjdesi!

Burcu Çalık
Başbakan Erdoğan'ın taziye mesajıyla başlayan süreçte Ermeni vatandaşları memnun edecek bir adım daha atılıyor. Ermeni ozan Nova'nın eserleri Ermenice ve Türkçe kitapta toplanacak.1915 olaylarının 99'uncu yıldönümünde Başbakan Erdoğan'ın taziye mesajı ile başlayan süreci Ermeni ozan Sayat Nova'yı Türk kamuoyuna tanıtarak devam ettirecek olan Kültür Bakanlığı'nın Sayat Nova ile attığı bu adım Türkiye tarihinde ilk kez Ermenice bir eserin devlet tarafından basılması anlamını da taşıyor. (Çok iyi de Ermenilerin bilmediği Sayat Nova eseri bulmak zor olacak. HYETERT)

Taner Akcam on eve of 100th anniversary of Armenian Genocide does not expect change in Turkey's policy

For the demolition of the wall of the Turkish denial of the Armenian Genocide and the Armenian issue, the importance of the activities of the Turkish intellectuals inside the country is especially immense. Like other Turkish intellectuals Taner Akcam was the first who voiced about the crime which in the early 20th century had been perpetrated against the Armenians by the Young Turk government.

Sokakları İnkardan Kurtaracaklar

Beyza Kural
İHD İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon’un başlattığı “Ermeni Soykırımı'nın 100. Yılına Doğru İnkara Son Kampanyası” hafıza mekanları, kent tarihlerini yeniden yazma gibi çalışmalar içeriyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon “Ermeni Soykırımı'nın 100. Yılına Doğru ‘İnkara Son’ Kampanyası" başlattı. Birkaç koldan yürüyecek kampanya hafıza mekanları çalışmaları, söyleşiler, Kent Tarihlerini Yeniden Yazalım Girişimi, Ermeni mirasının tanıtım seminerleri gibi etkinlikleri kapsıyor. Kampanya 2015 yılıyla sınırlı kalmayacak. Süryani, Rum, Keldani ve Ezidilere karşı soykırımları da kapsayacak. (Bu da İnsan Haklarının devamı. HYETERT)

İHD'den Başbakan'ın"Taziyesi"ne Cevap

Beyza Kural
İHD İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon Başbakan'ın Ermenilere taziye mesajı için "Metin bir soykırım inkarı metnidir” dedi.İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon Başbakan’ın Ermeni’lere yönelik taziye açıklamasına cevap verdi. Komisyon, Erdoğan’ın taziye açıklamasının Cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu belirtirken “Metin bir soykırım inkarı metnidir” dedi.  Cevap, Şube Başkanı Ümit Efe, Komisyon adına Ayşe Günaysu, Eren Keskin, Meral Çıldır ve Renan Akman’ın dernek binasında düzenledikleri basın toplantısında paylaşıldı. (Bu da İnsan Haklarının Sesi. Kıyaslayın. (HYETERT)

Suriyeliler Yardım Sergisi


Ermeni soykırımı: 24 Nisan haftası... / Prusya militarizmi suçun baş ortağıydı (1-2-3)

Yalçın Yusufoğlu
Cumhuriyet rejimi, şu günlere, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" diyor. Dinciler "Kutlu Doğum Haftası" diye uydurdukları haftayı sayısız camideki Mevlûtlerle,”Kur’an tilavetiyle”, naklen yayınlarla kutluyorlar. Bizlerse, herhangi bir bayramı değil, bir kara günü anıyoruz. 24 Nisan 1915 tarihiyle simgelenen 'Soykırım Kurbanlarını Anma haftası'nı yaşıyoruz, Ermeni soykırımının ve deportasyonunun suçlularını lanetliyoruz. Üstelik bu sene, 24 Nisan felaketi 100. Yıldönümü'ne girmiş oluyor. Adolf Hitler’in Propaganda Bakanı Göbbels, Führer’ine “Yalan söyleyin, yalanı ısrarla devam ettirin, zamanla insanlar o yalana inanmaya başlarlar” demiş. Ankara’nın politikacıları ve resmi tarihçileri bıkıp usanmadan yalan söylüyorlar. Bütün dünyanın gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar.

Ermeni bir ruhaninin gözünden aymazlıklarımız

Krikor Balakyan bugüne de ışık tutuyor…
Ragıp Zarakolu / Demokrat Haber
Ermeni, Türk ya da Kürt ortak noktamız aymazlık galiba. Tüm “ötekilerin” de diye ekleyebiliriz belki. Örneğin Krikor (Grigoris) Balakyan’ın Ermeni Golgotası adlı kitabı, önemli bir kaynak olmasına karşın, kitabın İngilizce ve Fransızcaya çevrilmesi için 2000’li yılları beklemek gerekti. Bunun nedenlerinden biri, kitabın son derece çarpıcı tanıklıkları barındırmasına karşın o dönemde İstanbul Ermeni aydınlarının içinde bulunduğu aymazlığı da yansıtması.

Öldürülen Gazeteciler Sarkis Minasyan'ı Anıyoruz

Azadamard yazarlarından gazeteci Sarkis Minasyan 24 Nisan 1915'te tutuklandı, 5 Mayıs'ta Teşkilat-ı Mahsusa'nın emriyle öldürüldü.Sarkis Minasyan 1873 Yalova’da doğdu. İstanbul’da Getronagan Ermeni Lisesi’ndeki eğitiminin ardından Cenevre’de yayımlanan ve Ermeni Devrimci Federasyonu’nun resmi yayını olan Droshak gazetesinde çalışmaya başladı.

Ermenistan Meclis Başkan yardımcısı.’dan Türkiye Dışişleri bakanına: Ermeni Soykırımı Türk İmparatorluğunun rezaletidir

Ahmet Davutoğlu’nun makalesini yorumlayan  Ermenistan Millet Meclisi Bşk. yard., Ermenistan Cumhuriyetçi Parti Basın sözcüsü Eduard Şarmazanov’dan geldi. Şarmazanov acının sağaltımı ve sonuçlarının giderilmesi için Türkiye’nin şekli mahiyet taşıyan açıklamalar yerine, Almanya örneğini takip ederek, Ermeni halkının kendi ülkesi sathında Soykırım kurbanına dönüştüğünü algılaması gerektiğini belirterek ″Türkiye, bunun Ermeniler için yurt kaybı olduğunu algılamalı ve komşularla ültimatomlar diliyle konuşmaya son vermelidir. Ve en önemlisi Türkiye, Ermeni Soykırımı tarihi gerçekliğini şüphe altında bırakmaya son vermelidir. Uluslararası toplum bunu çoktan kabul etmiştir″ dedi.

Taziye mesajı

 Mete Göktürk
 Başbakanlık’tan, Recep Tayyip Erdoğan imzası ile Ermenice de dâhil olmak üzere dokuz dilde yayınlanan 1915 Ermeni olayları sırasında yaşamlarını yitirenlerle ilgili taziye mesajı, demokrasimiz, Türkiye’nin dünyadaki imajı, dünya barışı açısından küçümsenmeyecek bir kazanım olmuştur...Birinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddetiyle sürüyor olmasını fırsat bilen iktidar partisi 1915 yılında korkunç bir etnik temizlik politikası başlattı. Gayrimüslimlere yönelik bu uygulamadan Pontus Rumları, Süryaniler de paylarına düşeni almış olsalar da, zarar görenlerin başında o tarihte ülke içindeki sayları iki milyona ulaşan Osmanlı Ermenileri geliyordu. Tehcir Kanunu ile Ermeniler zorunlu sürgüne tabi tutuldular. Bu sürgünler sırasında Teşkilat-ı Mahsusa’nın (İstihbarat Örgütü) organize ettiği saldırılar sonucu yüzbinlerce savunmasız Ermeni, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapılmaksızın katledilerek yok edildi. Geride kalanların büyük bölümü açlıktan ve sefaletten yollarda can verdi. Yaşama tutunabilen pek az sayıda Ermeni ise dünyanın dört bir yanına savruldu. Bu olaylar sırasında bir milyonun üzerinde Ermeni’nin öldüğü kabul ediliyor.

Sevag Balıkçı İçin İmza Kampanyası

Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde öldürülen Sevag Balıkçı için change.org üzerinden imza kampanyası başlatıldı.Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde 24 Nisan 2011’de zorunlu askerlik yaparken er Kıvanç Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Balıkçı için change.org’ta imza kampanyası başlatıldı. Sevag Balıkçı’nın ölümüyle ilgili dosya şu an Yargıtay’da. Yargıtay başsavcısı dosyaya ilişkin mütalaasında Sevag Balıkçı’nın kasten öldürüldüğüne dair yeterli delil olmadığını ileri sürmüştü. İmzalar Yargıtay’a ve Adalet Bakanlığı’na gönderilecek.

13-30 Mayıs, Azınlık Öldürme, Darbe!

Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat
Türkiye, önümüzdeki 13-30 Mayısta tarihinin en karanlık kumpasıyla karşı karşıya kalabilir: İstanbul'da, kirli yeşil anarşistler-cemait takımı- artı kızıl kaos kuduzları, bir milyon kişiyi toplar, ayaklandırılma moduna getirir, derken, saldırı ve yağma... İyi de düşman kim? Kim olacak canım azınlıklar. (Sürü psikolojisi böyle emrediyor. Bir de Sahte Mehdinin dibi kırık laga-lugaları ötüverirse!)...Ancak kazın ayağı öyle, Menderes dönemine misal çok onursuz ama çok kontrollü darbe oyunundaki gibi gözükmüyor! Tamam ilk azınlık kurban, iyi yurttaş can yahut masif mal kaybına uğradığında dünya hemen ayağa kalkar; düğmelere basılır, müdahale gelir. Fakat peşin tahribat önce cemaitin tam imhası, sonra sol anarşistlerin bir daha dik duramayacağı siyasal felçle noktalanır.

İstanbul Harbi: Azınlık Ölümü!

Prof. Dr. Mustafa Erdoğan Sürat
1 Mayıstan bir önceki gece Saman-Kafa TV'si disksel, savaşçı komünistleri Taksim Muharebesine çağırdı. Daha önce Menderes döneminde-6/7 Eylül olaylarında-böylesi çağrılar yapılmış, çıkan derin planlı hadiselerde Rum ve Yahudilerin malları yağmalanmış canlarıysa İstanbul'u terk etmek koşuluyla bağışlanmıştı. Yok edilen ekalliyetin mülkü üzerinde şimdi kimler oturuyor? Zürriyet-i bellisiz-Gazete "Türkiye Türklerindir" dediğine göre üzülmeye gerek yok, İstanbul'dan kaçırtılmış Rum, Yahudi vesaire azınlığın işyeri, evi, arsası beyaz Türk tabir edilen sahtekar çetesine bırakılmıştır.

'Küçük Ermeni kız' ödülle döndü

Oyuncu Derya Durmaz’ın yazıp yönettiği kısa filmi Ziazan, "SEE a Paris Festival Jüri Özel Ödülü"nü aldı.Güney Doğu Avrupa Sinemaları Festivali her yıl, her kategoride bir filme ödül vermenin yanı sıra, tüm kategoriler arasından, özellikle genç ve yeni sinemacılar tarafından ortaya koyulan, dikkat çeken ve ödüle değer bulunan bir eseri "Jüri Özel Ödülü" ile ödüllendiriyor. Derya Durmaz ödülünü 60 ve 70'lerde yaptığı sosyo-politik gerilim filmleriyle tanınan ünlü Fransız yönetmen Yves Boisset'nin elinden aldı. Jüri tören sırasında, ödüllendirmeye layık bulduğu Ziazan filminde, Derya Durmaz'ı çocuk oyuncuları yönetme ve onlardan iyi performans alma konusundaki başarısından dolayı ayrıca tebrik etti.

Ermenistan’da vatandaşlar Başbakan Erdoğan’ın “1915 açıklaması”na odaklandı

-Ermenistan'daki vatandaşlar Başbakan Erdoğan'ın "1915 açıklaması"nı tartışıyor -Toplumun büyük bölümünün haberdar olduğu mesajın ardından, Ermeniler şimdi sınırların açılıp açılmayacağını merak ediyor -Ermeni vatandaşlar Türkiye ile düşmanlıkları olmadığını vurguluyor[...]

Ermeni patrikhanesini kim kurdu?

Abdurrahman Dilipak  
Bilmem biliyor musunuz, Süryani Patrikliği’nin kurucusu Hz. Ömer’dir.. Kudüs’ün fethinde, Hz. Ömer’i ziyarete gelen Süryani papazları ile görüştükten sonra kendilerine bir baş seçmelerini, onunla bir akit yapılmasının doğru olacağını, Süryani milletini kendilerine karşı o başın temsil edeceğini, aynı şekilde o kişinin aynı zamanda kendi milletine karşı bu ahitten sorumlu olacaklarını söylemişti.. Osmanlı Millet sistemi, Hz. Ömer’in Kudüs’te kurduğu Millet sistemi üzerinde yükselir.. Fatih Sultan Mehmed ise aynı yaklaşımla, Ermeni Patrikliği’ni kurdu ve İstanbul’un Fethi’nden hemen sonra, Bizans İmparatoru oldu..

Dünyaya dağılmış kayıp çocuklar

Ayça Örer
Kamp Armen, kapılarını eski sakinlerine açtı…Kapatıldıktan sonra Tuzla’nın bir köşesinde unutulan Kamp Armen, kapılarını eski sakinlerine açtı. Çocuklarıyla kampa gelen sakinler geçmiş günleri yad etti ve “Kampı geri istiyoruz” çağrısını yineledi.İstanbul Tuzla’da kapalı kapıların, sık ağaçların arkasında kalan bir bahçe var: Kamp Armen. Gedikpaşa Yetimhanesi’nin 1972’de kapanmasının ardından Kamp Armen, başka bir deyişle Tuzla Yetim Kampı, 1983’e kadar birçok çocuğun evi, okulu oldu. 

Başbakan’ın Ermeni Açıklaması ve Düşündürdükleri (1-2-3)

Anadolu coğrafyasının yerlileri Kürtler, Araplar, Ermeniler ve Rumlardır...Doğu Anadolu bölgesinde, yoğun olarak yaşayan Ermeniler arasında, milliyetçilik zehiri artmaya başladı. Ruslar ve İngilizler tarafından desteklenen, Hınçak ve Daşnak adlarındaki örgütler vasıtasıyla, Doğu Anadolu’da özellikle Birinci Dünya Savaşı dönemlerinde, bölgede kargaşa çıkarmaya; Müslüman ahaliye saldırmaya başladılar. Müslüman ahali de tepki vermeye başlayınca; bölgede büyük bir huzursuzluk ve kargaşa yaşanmaya başladı. İttihat ve Terakki içerisindeki milliyetçi akımlara, gün doğdu. Doğu Anadolu’da yaşayan Ermenilere karşı, sindirme ve yıldırma olaylarını körüklediler. Birinci Dünya Savaşı döneminde başlayan sindirme ve yıldırma politikaları, Cumhuriyet döneminde, artarak devam etti.Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti döneminde; devletin ana politikası, milliyetçilik ve özellikle de Türk milliyetçiliği üzerine oturtulduğu için; azınlıklara karşı, büyük bir nefret oluşturulmaya başlandı.

Armenian National Committee, Merrimack Valley

Dear Senator Markey:
I am writing on behalf of the Armenian National Committee of America,  Merrimac Valley. You are a long-time friend of the Armenian American community, particularly of Massachusetts.  On April 11, for example, the Senate Foreign Relations Committee approved Resolution 410, which you co-sponsored.  It calls upon Turkey to acknowledge the Armenian genocide of 1915... We ask that you tell Suffolk University President James McCarthy that you will not attend its law school’s commencement unless he first withdraws the invitation to Anti-Defamation League National Director Abraham Foxman to speak and receive an honorary law degree.

İnkara Son Basın Toplantısına Çağrı

Başbakan’ın Ermenilere taziyesine yanıt veriyor ve “inkâra son” kampanyamızı başlattığımızı duyuruyoruz.İnsan Hakları Derneği Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon’umuzun, Başbakan Erdoğan’ın Ermenilere “taziye” açıklamasına yanıt vereceği ve “Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılına Doğru İnkâra Son” kampanyasını duyuracağı basın toplantısına basın mensuplarını ve konuya duyarlı herkesi davet ediyoruz. Tarih : 5 Mayıs 2014, Pazartesi; SaatT : 13:00; Yer : İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Toplantı Salonu. Çukurluçeşme Sokak Bayman Apt. No: 2/1 Beyoğlu - İSTANBUL

Başbakan'ın Diplomatik 1915 Taziyesi ve Yankıları Üzerine

Hovsep Hayreni
Başbakan Erdoğan 12 yıllık iktidar deneyimi içinde zaman zaman resmi kalıpları çatlatan sürpriz çıkışlarıyla farklı bir lider olarak göründü. Kuru kafalı bir devlet adamı gibi tekdüze değil, zamanın gereklerine uygun değişik ve akıllı hamleler yapmasıyla dikkat çekti. Despot ve reformist yüzünü sık sık dönüşümlü ve birarada gösterdi. Esasen ikinci yönü oldukça sahte, gerçek değişimleri sağlamaktan uzak ve reel işlevinden fazla psikolojik algılar yaratan birşeydi. Toplumun nabzını iyi ölçerek kendi politik geleneğini yeniden biçimlendirmeyi ve taban genişletmeyi başardı. Güven kazandıkça ülkenin tabu sorunlarına dokunma ve eskisi gibi gidemez olan yönlerini kısmen revize etme cesareti buldu. Ama temsil ettiği devletin kuruluş temellerini hiç tartışma konusu yapmadı ve stratejik çıkarlarını titizlikle gözetti. Zaten “milli” meselelerde yenilik olarak ne yapsa bu doğrultuda yapacaktı. Örneğin Kürt meselesinde açılıma yönelirken “tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak” vurgusunu hiç ihmal etmedi.

1915 konuşmasının tahlili

Baskın Oran
Hiç beklenmedik bir anda, Ermeni konusunda bir bahar havası estirdi Erdoğan. O kadar ki, “Annesi İtalyan, babası Ermeni, Türkiye aşığıyım, 1915 olaylarını hep duyarım!!!!” (dört ünlem işareti) diyen ve yurt dışına gittiği zaman otomobiline Türk bayrakları asarak dolaştığını söyleyen Leon Armanlı adlı İtalya-TC çifte vatandaşı bir işadamımız, “Siz hakikaten ADAM gibi ADAMSINIZ ve DELİKANLISINIZ” diye Hürriyet’e ilan verdi. “Asılsız iddialarla huzurumuzu bozmasınlar. Türkiye'de yaşayan Ermeni vatandaşlar çok mutlu. Burada olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Soykırım diye bir şey olmadı"  diye pankart da astığı bildirilen işadamı, bunun için tebrik telefonları almaya başladığını söyledi.

Kelime oyunları meselesi I-II

Mıgırdiç Margosyan
Bu coğrafyadan kökleri silinip neredeyse yer ile yaksan edilmiş, dünyanın dört bucağına çil yavrusu misali dağılmış Ermenilerin bu acılarıyla sanki alay edilircesine yıllar yılı “sözde” soykırım ifadesiyle baş vurulan bu” kelime oyunları”nın ardından, şimdilerde siyasi, politik hesaplardan yola çıkıp, bunu da “taziye” adı altında, ama özünde “Birici Cihan Harbi’nin savaş koşulları”nı usturuplu bir ifadeyle öne çıkarıp, böylece kendi tebaasının bir kısmını sırf Ermeni, Süryani, Keldani oldukları için, kafileler halinde çoluk, çocuk, kadın, yaşlı demeden tehcire, sürgüne, kıyıma gönderen  Osmanlı’nın bu adaletsizliğini cafcaflı kelime oyunlarıyla sanki kamufle edercesine “ortak acı”yla geçiştirmek sadece lafı güzaf!

Türkeş’ten, Bahçeli’ye... MHP’nin Ermeni meselesine bakışı!

Hasan Karakaya  
Sayın Bahçeli’yi; “Alparslan Türkeş’in 12 Mart 1993’teki Paris girişimi” ile baş başa bırakıyorum... Ama, merak da ediyorum; “Ermenilerle diyalog”da ilk adımı atan Alparslan Türkeş de mi “kozmopolit ve köksüz”dür... Türkeş de mi “nankör”dür, Türk tarihine, o da mı “zehirli ve bölücü bir nazar”la bakmıştır?.. O girişimi ile, Türkeş de mi “millete eziyet” etmiştir?.. Sayın Bahçeli; “Türkeş’in 12 Mart 1993’te Ter Petrosyan ile yaptığı görüşmenin notları”nı Tuğrul Türkeş’ten istesin, okusun ve “Erdoğan’ın girişimi”ni bir daha gözden geçirsin!.. İnsanlar unutsa da, “Arşiv”ler unutmuyor!..

Devlet Bahçeli'den Ermeni taziyesine çok sert sözler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İkaz ediyorum, coğrafyamız tartışılırsa milletimiz, milletimiz tartışılırsa devletimiz, devletimiz tartışılarsa bayrağımız ve bayrağımız tartışılırsa varlığımız ve bağımsızlığımız ateşe atılacaktır" dedi. Başbakan Erdoğan'ın Ermenilere yönelik taziye mesajına atıfta bulunan Bahçeli, "Ermeni diasporasına, yüzbinlerce Müslüman-Türk'ü vahşice katleden şerefsizlere taziyede bulunuyorlar"diye konuştu.(Bizim Ermeni MHP adayları ne diyor acaba. HYETERT)

“Türkiye’nin tapusunu da verelim mi?”

Sadi Somuncuoğlu / sadisomuncuoglu@yahoo.com
 Toplantının, Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ve Batı Ermenileri Ulusal Kongresi (BEUK) tarafından düzenlenen Toplantıda, 1915’e hazırlık olarak alınan kararlar şöyledir: 1)Gayrimüslimlerin vatandaşlıktan çıkarılma kararları iptal edilip vatandaşlık hakları iade edilsin.  2)İsteyenlere T.C. nüfus cüzdanı ve pasaportu verilsin. 3)Tarihsel topraklarına dönmek isteyenlere izin verilsin.  4)Osmanlı tapu kayıtları herkese açılsın.  5)Askeri arşive erişim sağlansın.  6)Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak kullanılan Kasapyan ailesinin evi ve Trabzon’daki Atatürk Köşkü Kabayannis ailesine iade edilsin. 7)Başbakanlık bünyesindeki  “Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Koordinasyon Kurulu” lağvedilsin.  8)Soykırımın inkârına yönelik yürütülen faaliyetlere son verildiği açıklansın ve 2014 Başbakanlık bütçesinden ayrılan pay iptal edilsin.  9)Emval-i metruke yasalarıyla el konulan mülklere ilişkin 35 bölgedeki komisyonlar tarafından kaydı tutulan defterler açığa çıkartılsın.  10)Devlet kuruluşlarının el koyduğu mülkler hak sahiplerine geri verilsin.

Bir Türk-Ermeni uzlaşmasına doğru

Didier Billion / Paris Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü
Başbakan’ın 9 dilde yayınlanan ve Türkiye adına “20. yüzyıldaki koşullar nedeniyle hayatlarını kaybeden” Ermenilerin torunlarına taziyelerini sunan resmî beyanı çok önemlidir... Türkiye Başbakanı da son beyanıyla öne geçmeyi ve 2015 yılında Türkiye nezdindeki baskılardan kaçınmayı hedefliyor. Dünyadaki birçok siyasi yetkili ise François Hollande dâhil, Ankara üzerindeki baskılarını artırmak için 2015 yılını bekliyor. Bunun iyi bir yöntem olduğu kuşkulu ve zaten hiç kimse de Türkiye’nin dışarıdan kendisine -aslında yapması zorunlu olan- hafıza çalışmasını empoze etmesine izin vereceğini düşünmüyor. 
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/yorum_bir-turk-ermeni-uzlasmasina-dogru_2214700.html

1915 açılımı neyi değiştirebilir?

Cenap Çakmak - Doç. Dr. Osmangazi Üniversitesi
Tam da bu nedenle Türkiye’nin Ermeni soykırımını tanıması ve buna bağlı olarak resmen özür dilemesi mümkün olmayacaktır. Böylesi bir tanıma ve özür Türkiye’nin devlet olarak Ermeni soykırımından sorumlu olduğu anlamına gelecek ve uluslararası hukuktan kaynaklanan bu sorumluluk nedeniyle de yüklü bir tazminat ödemek zorunda kalacaktır. Peki Türkiye madem bu soykırımı tanımayacak ve resmi bir özür sunmayacak ise sorun nedir? Sorun, Türkiye’nin, kendisi tanımasa bile bu soykırım iddialarının tanınmasına engel olamamasıdır. Bugün sayısı giderek artan soykırımı tanıyan devletler veya parlamentolar bu nedenle Türkiye için ciddi bir soruna işaret etmektedir. Elbette ki soykırımı tanıyan ülke sayısı ne olursa olsun Türkiye resmen böyle bir sorumluluğu kabul etmeyecektir. Daha da önemlisi, herhangi bir devletin soykırımı tanımış olması Türkiye’nin uluslararası hukuk önünde soykırımdan sorumlu olduğu anlamına da gelmeyecektir. Ancak bu ortada sorun olmadığı veya olmayacağı anlamına gelmemektedir... Daha bütüncül ve kapsamlı bir stratejinin küçük bir parçası ve belki bir ilk adımı olabilecek bu hamle doğru ve temkinli ilave politikalar ile desteklendiği takdirde düşük bir ihtimal de olsa çözüme yönelik bir menfez açılabilir. Aksi takdirde sorun ile ilgili zaten dar olan mevcut siyasi manevra alanı iyice daralabilecektir.

Buenos Aires’te Ermeni Soykırımı müzesi inşa edilecek

Arjantin başkenti Buenos Aires’te 40. uluslararası kitap sergisi devam etmekte. 40 fazla ülkeler arasında Ermenistan’ın da kendi standı var. 1 Mayıs’ta geleneksel olarak Ermenistan Cumhuriyeti günü  kutlanıyor... Ermeni Soykırımının uluslararası tanınması ve kınanmasına ve buna yönelik Arjantin iktidarının ele aldığı adımlara gelince Buenos Aires Belediye Meclisi’nin insan hakları ve kültürel çeşitliği sekreteri yardımcısı Claudio Arvruh,  soykırımın 100. yıldönümü arifesinde Buenos Aires Belediyesi’nin kararıyla şehrin  Palermo mahallesinde  Ermeni Soykırımı’nın müzesi inşaatı için bedava alanın tahsis edileceğini bildirdi.

Ermeni ustalar gitti, ve her şey değişti

Remzi Budancir
Diyarbakır’da ayrı bir öneme sahip olan demircilik mesleği tehdit altında. Sayıları 10’a kadar düşen ustaların becerileri gençlerin ilgisini çekmiyor.  En son Ermeni ustaların 1980’de burayı bırakıp gittiğini belirten son ustalar, “Teknoloji gelişti. Demire şekil vermemin önemi kalmadı. Ekonomik kazancı olmayanınca gençler öğrenmek istemiyor. Bazıları bu mesleği bıraktı, bazıları da kepenk kapatacak. Birkaç usta ile ayakta duran bu meslek artık yok olacak” diyor.

Dildilian’ların Tarihe Bıraktıkları

Şeyhmus Diken / seyhmusdiken@gmail.com
Basit ve sadece anı poz’layan küçük fotoğraf makinemi Armen Tsolag Mersobyan’ın eline tutuşturup bir fotoğrafımı çekmesini istediğimde kelimelere dökülmemiş ve geleceğe kalacak olan bir sözün karesi olacağını biliyordum. Fotoğraf, sanat dalları içinde kelimelere dökülmemiş söz sanatı’dır. İnsan bunun farkına ancak en uzak geçmişe dair karelerde varabiliyor.2014 Paskalya Bayramında Diyarbakır Surp Giragos Ermeni Kilisesinde Marsovan-Merzifonlu Dildilian Ailesinin Yitik Geçmişe Tanıklık sergisi açıldı. Sergi hâla dolaşılabiliyor.

"Fenerbahçe" Ermeni futbolcuyu transfer etmek istiyor

İstanbul'un "Fenerbahçe" kulübü Moskova "Spartak" ının iki futbolcusunu transfer etmek niyetinde. verdiği bilgiye göre, bunlar Serdar Taşçı ve Ermeni asıllı Aras Özbiliz. 27 yaşındaki Taşçı göre 8,5 milyon, 24 yaşındaki Aras Özbilizə göre ise 7 milyon Euro teklif edildi.

İlk Süryani anaokulu dersbaşı yapacak

Volkan Yanardağ
Lozan Anlaşmasına göre azınlık sayılmadıkları için Türkiye’de okul açamayan Süryaniler, Ankara 13. İdare Mahkemesi’nde açtıkları davayı kazandı. 2012’de Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) karşı açılan davada, mahkeme Süryani cemaatini haklı buldu. MEB, Danıştay kanalıyla temyiz yoluna başvurmayınca da Süryanilerin okul açmalarının önünde engel kalmadı. Süryani cemaati, eğitimcilerle bir araya gelerek, ilk aşamada anaokulu açma kararı aldı. Bu amaçla Süryanilerin yoğun olarak yaşadıkları İstanbul Yeşilköy’de bir bina kiralandı. Süryani dili eğitimi için hazırlanan kitapların listesi onay için MEB’e gönderildi.

Lazkiye'ye sığınan Kesebliler konuştu

Hediye Levent
"Sabah 5'te uyandım. Oğlum aradı, 'Keseb'e saldırı olacak diye konuşuyorlar' dedi. Böyle söylentileri bazen duyarız, 'Doğru mu?' diye bakmak istedim, evden çıktım. Sınıra yakın 2 karakol vardı, içinde 3-4 asker olurdu. 2 karakola roketlerin düştüğünü gördüm. Sonra 'Allahu ekber!' diye tekbir sesi duydum. Her taraftan [sınırdan] çok sayıda siyah kıyafetler giyinmiş silahlı adam Keseb tarafına giriyordu. Türk askerleri öndeydi. Gördüm. Hepsi telsiz telefonlu komandolardı. Biz gördük, Türkiye tarafından 2 füze geldi, havada bir süre durdu sonra indi. Muhaliflerin bu teknolojileri var mı? Türk hükümeti 'Biz Keseb'e müdahale etmedik' diyor olabilir ama biz gördük, o füzeler Türkiye'den geldi."

40th International Book Fair in Buenos Aires,

April 24th to May 12th. Armenian Ambassador Melikyan, Deputy Secretary Claudio Avruj and Turkish  intellectual,  human rights activist Ragip Zarakolu.talked to more then 1600 people Zarakolu demanded freeedom for writers in prison in Turkey. Freedom for   Sevan Nisanyan, Yuksel Genc,  Fusun Erdogan and Dursun Yildiz!

ՀԱՅՈՑ ՑԵՂԱՍՊԱՆՈՒԹՅԱՆ 100-ԱՄՅԱԿԻՆ ԸՆԴԱՌԱՋ

Արևմտյան Հայաստանի դրացի տարագիր ազգերը Գերմանիայում ուխտակցում են իրենց նորօրյա պայքարում. Արդեն մայիսի սկիզբն է: Հայկական աշխարհը ավարտեց Հայոց ցեղասպանության 99-րդ տարելիցին նվիրված ապրիլյան միջոցառումների տարվա կարևոր փուլը:

Armenian Church of Las Vegas Hosts 87th Annual Diocesan Assembly

The Armenian Church of Las Vegas hosted the 87th Annual Assembly of the Western Diocese of the Armenian Church of North America on Friday, May 2, 2014. The year’s biggest convention was presided by His Eminence Archbishop Hovnan Derderian, Diocesan Primate.

Yetmez ama peki

Engin Ardıç
Kelimenin tam anlamıyla bir "Müslüman aydın" ve pırıl pırıl da bir kafaya sahip bir yazar kardeşime bir zamanlar şu soruyu sormuştum: "1915 yılında İttihatçılar'ın yemiş olduğu haltlara siz niçin sahip çıkıyorsunuz?" ... Dişe dokunur bir cevap vermemişti. Cevap basitti oysa: Artık sırtlarında "devlet sorumluluğu" vardı, muhalefette değillerdi. Bir de, Ermeniler'in tazminat istemelerinden çekiniyorlardı tabii. Ekonomi tıkır tıkır yolunda giderken, ara sıra vakıflara, kiliselere ve münferit vatandaşlara "sembolik" paralar, birkaç milyon, birkaç milyar ödemek başka şeydi, kitle halinde bir Ermeni talebine trilyonlar dökmek başka...Çünkü iş dönüyor dolaşıyor, "el konulmuş, yağmalanmış Ermeni mülklerine" dayanıyordu. Anadolu eşrafı, bu nedenle kurtuluş savaşında bürokrasiye destek vermişti. "Hesap sorulmasından" ve Ermeni mallarının elinden alınmasından korktuğu için. Keçi gibi iddia ederim: Ermeniler "toprak istemedikleri gibi para da istemeyeceklerini" açık seçik beyan etsinler ve bunda da inandırıcı olsunlar, bu yönetim İttihatçılar'ın soykırımını da kabul eder! Şimdilik küçük adımlar atıyor... 99 yıldır ilk kez bir Türk başbakanı, öldürülenlere "taziyelerini" sundu. Bu, insanlık için küçük ama Türkler için büyük bir adımdır. (Bu da bir başka köşe yazarı. HYETERT) Yazının Devamı: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2014/05/03/yetmez-ama-peki





Gezi ruhu Talat Paşa'nın yolunda mı?

Rasim Ozan Kütahyalı
Kimlerin manevi torunlarıyız? Kimleri bugün saygıyla ve rahmetle yâd ediyoruz? Kimlerin isimlerini caddelerimize veriyoruz? Kimlerin heykellerini meydanlara dikiyoruz? Kimleri şehit diye anıyoruz? Onurlu direnişleri gereği İttihatçılarca katledilen Hüseyin Nesimi ve Sabit Beyleri mi? "Ermeni varlığına son verene kadar, hissiyata kapılmaya, vicdanın sesini dinlemeye yer olmayacaktır" diyebilen Talatları mı? "Bayrağını al, gel" çağrısıyla Avrupa başkentlerinde "Talat Paşa Yürüyüşü" yapıp böyle deme hakkımız olamaz. Bu alenen "Evet, yaptık, haklıydık, gerekirse gene yaparız" demektir. Bu ahlak ve insanlık düşmanı tutumu alan tüm Türklerden utanıyorum. (Bu da 2014 Türk köşe yazarlarından birinin görüşü. HYTERT) Yazının Devamı: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/kutahyali/2014/05/03/gezi-ruhu-talat-pasanin-yolunda-mi


Süryaniler de 'Seyfo' için taziye bekliyor

Haber: Serdar Korucu / Arşivi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın ‘1915 taziyesi’ ile ilgili tartışmalar sürerken, Süryaniler mesajda yer almamalarına tepkili. Aynı tarihte ‘Seyfo’ adını verdikleri soykırımdan geçtiklerini belirten Süryaniler de devletten benzeri bir adımı, taziye mesajını bekliyor. Başbakan’ın açıklamasının ardından gözler Türkiye ’deki Ermeniler, Ermenistan yönetimi ve Ermeni diyasporasına çevrilirken 1915’te nüfuslarının büyük bölümünü kaybeden Süryaniler unutulmaktan şikâyetçi. 

Davutoğlu'ndan Guardian'a 'Ermeni' makalesi

Davutoğlu tarafından kaleme alınan ve İngiliz The Guardian gazetesinin internet sitesinde yayımlanan "Türkler ve Ermeniler - Başbakan Erdoğan'ın Liderliğini Takip Etmeli ve Ortak Acımızı Gömmeliyiz" başlıklı makalede, Türkler ve Ermeniler arasındaki ilişkilerin yüzyıllara dayandığını kaydetti.Osmanlı İmparatorluğu'nun gücünün 19. yüzyılda sürekli olarak azaldığını ve ortalama 5 milyon Osmanlı vatandaşının Balkanlar, Kafkaslar ve Anadolu'daki yurtlarından uzaklaştırıldığını belirten Davutoğlu, "Aynı dönemde Ermenilerin de büyük ölçüde acı çektiği yadsınamaz bir gerçek. Ermeni toplumunun büyük bir kısmının tehcir edilmesinin sonuçları kabul edilemez ve insanlık dışı" ifadesine yer verdi.

Türkiye Ermenileri uzatılan eli tutabilirse sorun çözülür

Türkiye Ermenileri Cemaati Başkanı Şirinoğlu, Başbakan Erdoğan’ın 1915’te hayatını kaybeden Ermeniler için taziye sunmasının önemine işaret etti. Şirinoğlu, “Türkiye Ermenileri biraraya gelsek, bir iklim oluştursak sorun çözülür” dedi. (Türkiye Ermenileri Cemaat Başkanlığı unvanlı legal bir statü yoktur. Vakıf başkanları cemaati değil seçildikleri vakfı temsil ederler. HYETERT) 

Bütün dünya Ermeni “soykırımını” kabullenmiş: Türk Milletine doğru söyle

Ümit Özdağ / uozdag61@gmail.com
Başbakan Erdoğan’ın 23 Nisan 2014’te yaptığı Ermenilerin acılarını tanıma ve tehciri insanlık dışı olarak nitelendirme açıklaması, Ermenilerin Tanıma-Tazminat-Toprak şeklinde ortaya koydukları taleplerinin ilk aşaması konusunda çok önemli bir kazanım elde ettiklerini, göstermektedir. Erdoğan esasen TBMM’de AKP grubunda yaptığı konuşma ile “tarihimizle yüzleşmek” diyerek, soykırımcı psikolojik operasyoncularının istediği adımı atmış ve tarihimizde utanılacak bir husus olduğunu kendince itiraf etmiştir. Şimdi AKP Hükümeti, Türk kamuoyuna  “soykırımı biz yapmadık, İttihat ve Terakki yaptı”  söylemi ile kabul ettirmeye çalışacaktır. Aslında AKP’nin İttihat ve Terakki’ye saldırması kendi ideolojik yapısı ile de uyum içindedir. AKP felsefesine göre Türkiye Cumhuriyeti, İttihat ve Terakki’nin devamıdır. Bundan dolayı, AKP Hükümeti için İttihat ve Terakki’yi suçlamak hiç de zor olmayacaktır. AKP Hükümetinin ikinci adımının Türkiye’den ayrılan Ermenilerin torunlarına vatandaşlık vermek olacakmış. Ermeni diasporası, bu hakkı “anavatana dönüş ve anavatanın yeniden fethinin başlatılması” şeklinde siyasal bir propaganda için değerlendirecektir. (Bu 2014 yılında Ermeni ve hükumet karşıtı  bir uzmanın görüşü: HYETERT)

Haberciliğin 100 Kahramanından İkisi Türkiye'den

Sınır Tanımayan Gazeteciler'in 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü için yayınladığı Haberciliğin 100 Kahramanı listesinde Hasan Cemal ve İsmail Saymaz da yer alıyor. 

Ermeni tehciri ve 1915 olayı

Sadullah Çağlar
Dünya genelinde mezhep çatışması geçmişten günümüze kadar yaşanmıştır. Irkçı anlayış, halkların yaşamında unutulmaz acılar yaşanmasına neden olmuştur. Şimdi günümüzde dünya genelinde tartışılan Ermeni tehciri yada Ermeni soykırımı olmadı mı? Geçmiş tarihi kısaca incelediğimiz zaman tehcir soykırım olayı yaşanmıştır. Gerçeğin üzerine kırmızı şal örtmenin anlamı yoktur. Osmanlı nüfusunun önemli bir halkı olan Hıristiyan kavimi, nereye gittiler söyler misiniz? Onların kiliseleri, okulları, kütüphaneleri ne oldu?...Genelde ülkenin aydın geçinen başta büyük elçi Şükrü Elekdağ, yada Örsen Öymen, CHP eski milletvekili Birgül Ayman Güler, konuşmalarında Ermeni tehciri yada soykırım diye yaşanmış bir tasfiye yoktur. Bu batı devletlerinin Türkiyeyi parçalamaya yönelik bölücü uygulamalardır. Peki o zaman Mezapotamya'nın yerleşik kavimin aynı zamanda Anadolu'nun en eski kavimi bir buçuk milyon Ermeni, resmi kayıtlara göre nereye gitti? Bu topraklarda Araplar, Kürtler sonra tüm halklar yaşarken Ermenilere ne oldu? Uzaya mı gittiler? yoksa yoksa yerin altında mı yaşıyorlar?

Vedat Türkali: Sözde aydınlara göre Ermeni Soykırımı olmadı

Yazar Vedat Türkali, yeni romanı “Bitti Bitti Bitmedi”nin son hazırlıklarını yapıyor. Yeni romanında Ermenilerin ve Kürtlerin yakın tarihte yaşadıkları acıları kaleme alan Türkali, “Romanımda bahsedilen Kürtlerin ve Ermenilerin hepsi yaşamış kişiler. Ermeniler ve Kürtlere yapılanları, zulmü ve işkenceyi anlatabilecek bir roman yazmayı düşündüm. Hâlâ, Ermeni soykırımının gerçekten soykırım olmadığını öne süren sözde aydınlar var” dedi.

Pasadena’da Ermeni Soykırımı anıtının temel atma töreni gerçekleştirildi

ABD California Eyaletinin Pasadena şehrinde Ermeni Soykırımı Anıt kompleksinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Ermeni ruhani lideri, 2015’te Ermeni  Soykırımının 100. yıldınımü arifesinde  açılacak anıt kompleksini kutsadı. 27 Nisan’da gerçekleştirilen etkinliğe 700’ü aşkın kişi katıldı. Kompleks Pasadena Anıt parkında yerleştirilecek. Kutsama törenine Pasadena okulunun Ermeni öğrencileri, Federal, devlet ve yeli seçilmiş yetkililer katıldı.

ABD Kongre üyesi: Türkiye Ermeni Soykırımını tanımalı; Erdoğan’ın sözleri resmi özür olmaktan uzak

NEWS.am ABD Kongresi Temsilciler Meclisi üyesi Elliot Engel «The Riverdale Press»e yolladığı mektuptan kimi pasajları çevirerek sunuyor. "Türkiye en azından Ermenilerden özür dilemeli ve atalarının suçlarını kabul etmelidir. Türkiye başbakanı Recep T. Edoğan uzun beklenmiş bir adımı attı, ancak sözleri resmi özür değildir. Türkiye bunu kendi için de yapmaya yükümlüdür, zira Türk toplumu gerçekliği tanıyarak daha güçlü olur. Ermeni halkına derin taziylerimi ifade etmek isterim. Ve ben alışılageldiği üzere Holokost için söylendiği gibi «Artık asla» derim.».

Davutoğlu, Başepiskopos Aram Ateşyan’la buluştu

«Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Ermeni Patriği Genel Vekili Aram Ateşyan ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Bakan Davutoğlu, İşçi Bayramı ve Regaip Kandili’ni kutladı. Ateşyan’ın kendisiyle yaptığı görüşmeden önce Başbakan Erdoğan tarafından kabul edildiğini belirten Davutoğlu, görüşmenin dostane geçtiğini söyledi. Davutoğlu, "Ermeni cemaatinin şükranlarını Başbakanımıza ifade ettiler. Son taziye mesajı vesilesiyle ve Türkiye’de son 10 yıl içinde, daha önceki dönemlerden intikal eden vesileler dahil olmak üzere her zaman hükümetimizden anlayış gördüklerini ifade ettiler" şeklinde konuştu.

Ermeni toplumundan Başbakan'a: Taziye lafta kalmasın

Başbakan'ın 1915 taziyesini değerlendiren Türkiye Ermeni toplumunun önde gelen isimleri, 'olumlu bir gelişme' olarak değerlendirdikleri mesajın devamının gelmesi gerektiği görüşünde Türkiye’deki Ermeni toplumunun önde gelen üyeleri, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Ermeni katliamına yol açan 1915 olaylarının 99. yıldönümünden bir gün önce yayınladığı taziye mesajını Agos gazetesine değerlendirdi. (Bunlar 2014 yılında Türkiye Ermenilerinin önde gelenlerinin, yöneticilerinin görüşleri. HYETERT)

Ahçik’in Düğünü

Abuzer Yalçın
Çözüm sürecinin en önemli ayaklarından birisi de “Ermeni Meselesi”dir. Ermeni toplumu Anadolunun en eski ve kadim halkıdır. Kürtlerden ve Türklerden daha eski olan bir halktır...Ermenilik, millet ile mezhebin özdeşleşmesini taşıyan bir özelliği bulunuyor. Ayrıca Ermeniler isteyerek Hristiyan veya Müslüman olmuş, inancını özgürce yaşamayı isteyen bir toplumdur. İnancını aidiyeti yapan ender milletlerden biridir. Zoru sevmezler… Tarihte en büyük sıkıntılarını İmparatorluk ve gücün çıkarına göre yorumlanmış, tahrif edilmiş Hristiyanlık anlayışından gördüler. (Ben Ermeniyim diyen hiç bir Ermeni isteyerek ve bilerek Müslümanlığı seçmez. Ermeni milleti Hıristiyanlıkla özdeşleşmiştir. Hıristiyanlığına tahrif edilmiş demek de dine hakarettir. HYETERT)

Diyarbakır Ermeni Surp Giragos Kilisesi'nin serüveni

Başlıktan da anlaşılacağı üzere; Diyarbakır'da kurulan Ortadoğunun en büyük tarihi Ermeni Kilisesi'nden bahsedeceğim. Resmi kayıtlarda tarihi tam olarak bilinmemesine rağmen kilisenin giriş tabelasında 1376'da kurulduğu yazılıyor. Kuruluşundan bu yana çok fazla kötü olaylara maruz kalmasına rağmen, günümüze kadar gelebilmiş. Kilisenin tarihine kısa bir yolculuk yaptığımızda, içler açısı olan sayıca örnek görürüz; bunların en önemlisi herkesinde bildiği 1915 yılında Ermeniler için çıkarılan "Tehcir Kanunu''. Bu kanunla, Ermenilerin bulundukları topraklardan çıkarılıp, Suriye topraklarına yerleştirildiklerini hepimiz biliyoruz.

Ermeni Cemaati temsilcileri Erdoğan ile görüştü

Aram Ateşyan Başkanlığındaki heyette, Surp Kırgiç Ermeni Hastanesi Vakıf Başkanı Bedros Şirinoğlu, Karagözyan Okulu Başkanı Dikran Gülmezgil ve Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Aram Ateşyanın yardımcısı Din adamı Ayk Mürzoğlu yer aldı... Görüşmenin ardından açıklama yapan Ateşyan, "Uzatılan zeytin dalını görmezden gelemeyiz, atılan ilk adımı cemaatimiz takdirle karşıladı" dedi... Vakıf mallarının iadesinin bu hükümet döneminde başladığını ancak daha iadesini bekledikleri mallar olduğunu söyleyen Ateşyan, tehcire uğrayan Ermenilerin torunlarına vatandaşlık verilmesi konusunun ise görüşülmediğini, bunları zamanın göstereceğini söyledi.