Mahçupyan, bir panel için geldiği Erbil'de 1915 Ermeni
olayları iddialarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu…Ermeni
olaylarının yüzüncü yılında karşılıklı adımların atılması durumunda
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin "tedavi edici" yönde
değişebileceğini anlatan Mahçupyan, "Ermenistan ve toplumu, Türkiye ile
ilişkiye girmede diasporadan daha hazır. Ama devletin sesini duyduğumuz için ve
devlet de devlet gibi konuştuğu için sert gözüküyor. Yoksa Ermenistan'da
sokaklarda gezip insanlarla konuştuğunuz zaman öyle bir durum yok. Yani
Türkiye'de sokaklarda gezdiğinizde ne görüyorsanız aynı şeyi orada da
görüyorsunuz. İnsanlar yakınlaşmak istiyor" dedi.
Ermeni Patrikliği Vakıf Kurdu
Yasalar önünde tüzel kişiliği olmaması nedeniyle herhangi
bir etkinlik yapamayan, mali tasarruflarda bulunamayan Ermeni Patrikhanesi, ilk
Ermeni patriği Hovagim’in adı ve patrikliğe atanma tarihini birleştirerek
“Hovagim 1461” adıyla vakıf kurdu. İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tescil
edilen vakıf kütüğüne göre Hovagim 1461 Vakfı mütevelli heyetini, Başepiskopos
Aram Ateşyan’ın başkanlığındaki 10 kişilik Patrikhane Ruhani Kurul üyeleri
oluşturuyor.
Ermeni soykırımı: Almanya egemenleri, suç ortaklığına devam ediyor!
9 Aralık'ta Sol parti (Die Linke) milletvekilleri
tarafından cevaplandırılması talebiyle Almanya hükümetine Ermeni soykırımıyla
ilgili bir soru önergesi verildi. Hükümet, soru önergesini 23 Ocak'ta
"bunlar tarihçilere bırakılması gereken meselelerdir" anlamına gelen
ifadelerle cevaplandırdı.Bu şaşırtıcı bir durum değil, çünkü Ermeni soykırımı
esnasında İttihat ve Terakki Hükümeti'nin "silah arkadaşı" olan
Almanya İmparatorluğu, aslında dünün ve bugünün Alman sermayesi, suç
ortaklığını sürdürmeye devam ediyor.
Perinçek’in AİHM’deki savunması
(Türkiye) İşçi Parti Gn. Bşk. Doğu Perinçek’in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) başlayan
mahkeme oturumunda Perinçek savunmasına
″Sayın Yargıçlar,Sizleri saygıyla selamlıyorum″ sözleriyle başladı.
İsviçre temsilcisi: Yasa soykırımlara karşı mücadele ediyor
İnsanlığa karşı suçlar, ırkçı imhanın en marazi şeklidir.Avrupa Ermeni Adalet ve Demokrasi Fedrasyonunun verdiği bilgiye göre; İsviçre Hükümeti temsilcisi Frank Şturman ″uluslararası düzeydeki yalan″ın sadece hukuki meselelerle sınırlandırılamayacağını söyledi. İsviçre Hükümeti temsilcisi, başvurucunun bu meselede hiçbir bilimsel ve hukuki katkısı olmadığını, dahası asla pişman olmayacağını ifade ettiğini sözlerine ekledi. İsviçre temsilcisi, yasanın insanlığa karşı suçlar ve soykırımlarına karşı mücadele ettiğinin altını çizdi.
DurDe Platformu Kadıköy Aktivistler Buluşması
Tarih: 31 Ocak 2015, Cumartesi
Saat: 15.00
Yer: Akademi Kitabevi Cafe (Caferağa spor salonu ve Şifa Hastanesi karşısı)
Adres: Sakız sok. No: 12, Kadıköy – İstanbul
İletişim: 0533 447 97 09
Angela Merkel Hükümetinin ''Ermeni Soykırım Soru Önergesi'ne Verdiği Yanıtı Kınıyorum
Dr.med.S.Adam
Angela Merkel hükümetinin koalisyon ortağı SPD(Sosyal
Demokrat Parti)nin uhdesinde olan Dış
İşleri Bakanlığı,1915 Ermeni Katliamının 100.yılında, katliamla ilgili Alman
Parlamentosuna (Bundestag) verilen soru önergesine hükümet adına verdiği
yanıtta,1915/1916 Olaylarını ''Soykırım'' olarak adlandırılmasına karşı
olduğunu,1915/1916 Ermeni katliamı ve tehciri ile ilgili çalışmanın Türkiye ve
Ermenistan'ın konusu olduğunu ve değerlendirmelerin tarihçilere bırakılması
gerektiğini açıklaması,ayırımcılığa,halklar arasında kin ve nefrete karşı olan
çağdaş Almanya’nın zihniyetine
yakışmadığı gibi, en azından soykırım kurbanlarının anılarına,o kurbanların
yakınlarının ve torunlarının derin acılarına saygılı olmayan, acıları paylaşmayan bir tutum ve talihsiz bir açıklama
olarak niteliyor ve şiddetle kınıyorum.
Wolfgang Gust’un zorlu mücadelesi
Ragıp Zarakolu
Wolfgang Gust, Mihran Dabag, Taner Akçam ve Tessa
Hoffman, Ermeni soykırımını Almanya’da ilk dile getiren kişiler oldukları için
‘90’lı yıllarda ve 2000’lerin başlarında milliyetçi çevreler yanında, resmi
ideolojiye bağlı akademisyenlerin ve medya mensuplarının en sert saldırılarına
maruz kalmıştı. Bazen bu saldırılar iftira ve hakaret düzeyine kadar ulaşmıştı. Wolfgang Gust artık 80 yaşında. Nice üretken yıllara. Ermeni soykırımı bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyetinin
milli güvenlik siyasetinin önemli parçalarından biridir. Sadece Ermeni soykırımı
incelemeleri ve bu konuya ilişkin yayımlanan makaleler, düzenlenen akademik
konferanslar değil, Ermeni-Türk diyalog toplantıları bile, ulusal güvenliğe
yönelik bir tehdit olarak algılanmıştır.
The 56th International Art Exhibition, La Biennale Di Venezia - 2015
The National Pavilion Of The Republic Of Armenia On The
Island Of San Lazzaro Degli Armeni, Venice
Contemporary artists from the Armenian Diaspora
Haig Aivazian, Lebanon/France; Nigol Bezjian, Syria/USA;
Anna Boghiguian Egypt/Canada; Hera Büyüktaşçıyan, Turkey; Silvina
Der-Meguerditchian, Argentina/ Germany; Rene Gabri & Ayreen Anastas,
Iran/Palestine/USA; Mekhitar Garabedian, Belgium; Aikaterini Gegisian, Greece;
Yervant Gianikian & Angela Ricci Lucchi, Italy; Aram Jibilian, USA; Nina
Katchadourian, USA/Finland; Melik Ohanian, France; Mikayel Ohanjanyan,
Armenia/Italy; Rosana Palazyan, Brasil; Sarkis, Turkey/France; Hrair
Sarkissian, Syria/UK.
Curated by Adelina Cüberyan v. Fürstenberg*
Suçluluktan Sorumluluğa: Almanya Tarihinin İki Travması
Shoah Memorial
Konuşmacı: Étienne François
Nora Şeni’nin bilimsel sorumluluğunda; İstanbul Fransız
Enstitüsü, Mémorial de la Shoah (Paris), Université Paris 8 ve Anadolu
Kültür’ün katılımıyla yürütülen “Hafıza Politikaları ve Fransa” başlıklı
konferans serisinin yedinci bölümünde Prof. Etienne François konuşacak.
François, “Almanya’nın Shoah ve Sovyet işgaline dair çift hafıza politikası”
konusunu irdeleyecek.
Ermenistan cumhurbaşkanı: Soykırımın inkarı çifte suçtur
Soykırım kurbanlarının unutturulması ve özellikle devlet
düzeyinde inkarcılığı, bu suçun merhalelerinden biri olduğu kati bir
gerçekliktir. Bu sadece masum kurbanların değil aynı zamanda günümüz ve
geleceğe karşı çifte suçtur. Eğer
Birinci Dünya Savaşı yıllarında insanlığa karşı gerçekleştirilen suçlar
uluslararası tam bir kınamaya maruz kalsa idi, sorumluları gereken cezayı
görselerdi, II. Dünya Savaşı örtüsü altında gerçekleştirilen cinayetleri
engellemek belki de mümkün olabilirdi. Masum Holokost kurbanlarının anısı
önünde bir kez daha eğilerek, Yahudi halkına birliktelik ve dayanışma
hislerimizi ifade etmek isterim. Bu yıl Ermeni Soykırımının 100. Yıl dönümünü
anan Ermeni halkı, Yahudi halkının acılarını çok daha iyi anlamaktadır.
Ama biz de Çanakkale’de öldük!
Ayhan Aktar
2015 yılı, ‘devletlû’ takımı açısından zor geçecek.
Ermeni soykırımının tanınması için yapılan baskılar artacaktır. Baskılara karşı
direnmek için de ‘acıların yarıştırılması’ yöntemi devreye sokuluyor. 2015’te
dünya kamuoyuna ve Ermenilere şu söylenecek: “I. Dünya Savaşı hepimiz için
acılarla doludur. Evet, Ermenilerin başına kötü şeyler gelmiş olabilir, ama biz
de çok çektik. Biz de savaş meydanlarında can verdik. Biz de mağdur ve
mazlumuz!” Ermenilerin Büyük Felaketi varsa, bizim de savaş meydanlarında
kefensiz yatan yüzbinlerce şehidimiz var!
Holokost kurbanları Ermenistan'da da anıldı
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Auschwitz Toplama Kampı’nın kurtarılmasının 70’inci
yıldönümü vesilesiyle Ermenistan’ın başkenti Yerevan’da anma etkinlikleri
düzenlendi.Uluslararası Holokost Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle
Ermenistan’ın başkenti Yerevan’da üst düzey yetkililerin de katıldığı bir tören
düzenlendi. Anma vesilesiyle Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan resmi bir
açıklama yayımlayarak, insanlığa karşı işlenen suçların önlenmesine yönelik
olarak yürütülen mücadelede Yahudi halkıyla dayanışma içinde olacaklarını
belirtti.
California’daki Sözde Ermeni Soykırımı Anıtının Temeli Atıldı
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
ABD’nin California eyaletindeki Pasadena kentinde
yapılması uzun süredir tartışılan sözde Ermeni soykırımı anıtının temelleri
atılarak inşasına başlandı. Türk Amerikan toplumu ve ABD’deki Türk
temsilciliklerinin tüm ikaz ve tepkilerine rağmen geçtiğimiz yıl inşası
Pasadena Belediye Meclisi tarafından tasdik edilen sözde Ermeni soykırımı
anıtının temelleri, Pazar günü şehir yetkilileri, Ermeni STK temsilcileri ve
Ermeni din adamlarının da katılımıyla atıldı.
İHD’den Eren Keskin’e destek açıklaması
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Avukat Eren
Keskin hakkında verilen 10 aylık hapis cezasına ilişkin basın toplantısı
düzenledi. Toplantıda konuşan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilcisi
Ümit Efe, “Eren Keskin gibi düşünüyorum. Devlet katildir” dedi. Toplantıya İHD
Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilcisi
Ümit Efe ve insan hakları savunucusu Ahmet Demiray katıldı. Efe, “Eren Keskin gibi düşünüyorum onun cümlelerinin bende
tekrarlamak istiyorum. Devlet katildir. Çünkü devlet Kürt çocuklarını
öldürüyor” dedi.
ABD kar fırtınasını ucuz atlattı
ABD, Kuzeydoğu eyaletlerini etkisi altına alan ve
yüksekliği kimi yerlerde 80 cm'yi bulan kar fırtınasını ucuz atlattı. New York ve New Jersey'de, Pazartesi akşamı
23.00’da başlatılan seyahat yasağı kaldırılırken, ülkenin kuzeydoğusundaki bir
çok kentte kar fırtınasının etkisini sürdürdüğü bildirdi.
AİHM’de Kritik Soykırım Davası
İsviçre yargısının, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu
Prinçek’in “Ermeni soykırımını reddetmesi” üzerine verdiği cezayı “ifade
özgürlüğüne aykırı” bularak bozan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararıyla
ilgili temyiz duruşması 28 Ocak Çarşamba günü AİHM Büyük Daire’de görülüyor. Doğu
Perinçek ve kendisine destek veren 200 kadar partili duruşmayı izlemek için
Strasbourg’a giderken, İsviçre Hükümeti, Ermenistan ve Fransız Hükümeti’nin de
desteğiyle davaya katılacak.
IŞİD militanları Musul’da Ermeni kilisesini kundakladılar
BasNews’un verdiği habere göre; IŞİD militanları Irak’ın
kuzeyindeki Musul kentinde kadim Ermeni kiliselerinden birini kundakladılar.Kürdistan Demokrat
Partisi temsilcisi Sayed Mamuzin, IŞİD militanlarının kamusal öneme sahip binaları yakmaya, kutsal
yerleri tağyir etmeye devam ettiklerini ifade etti. IŞİD militanları Musul’un
Vahda yöresindeki Ermeni kilisesini
yaktılar.
Ermenistan ile ilişkilerimizde ufkumuz dostluk ve barıştır
Başbakan Yardımcısı Arınç, "Ermenistan ile
ilişkilerimizde ufkumuz dostluk ve barıştır" dedi.Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen BM İnsan
Hakları Konseyi Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması (EPİM) Çalışma Grubu
21. Oturumu'nda, uygulamada eşitliğin
sağlanması ve ayrımcılıkla mücadele, farklı dil ve lehçelerde eğitim, azınlık hakları,
din ve vicdan hürriyeti alanlarında Türkiye’deki durum ve son gelişmeler
hakkında bilgi verdi… Arınç, daha sonra Ermenistan'ın tavsiyelerine cevaben
yaptığı konuşmada, "Ermenistan üzerindeki blokajın kaldırılması"
hakkındaki tavsiye ile ilgili, Ermenistan temsilcisinin ifadelerinde geçen
"abluka" iddialarının temelsiz olduğunu söyledi.
Türk Amerikan Toplumunun Tertiplediği Konferans, Ermeni Diasporasını Rahatsız Etti
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
Türk Amerikan toplumuna ait kuruluşlar da Türkiye’nin
tarih tezlerinin de duyurulması yönünde yoğun gayret sarf ediyor. Bu çerçevede
geçtiğimiz günlerde Arizona Eyalet Üniversitesi’nde Arizona Türk Amerikan
Derneği (TAA-AZ) ve bu üniversitedeki Türk öğrencilerle işbirliği içerisinde
bir konferans tertipleyen ABD’deki en büyük Türk çatı kuruluşu Türk Amerikan
Dernekleri Asamblesi (ATAA), Türk tarih tezlerinin işlendiği bir programa imza
atmıştı. Marine Corps Üniversitesi’nden Prof. Edward J. Erickson’ın konuşacı
olarak katıldığı “Osmanlı ve Ermeniler: Kontragerilla Harekatı Üzerine Bir
Çalışma” başlıklı programda 1915 olaylarının askeri strateji açısından masaya
yatırılmıştı. Türk Amerikan toplumunun düzenlediği ve Ermeni diasporasının
rahatsızlığına yol açan konferansın ardından Ermeni diasporası da aynı
üniversitede Türkiye’yi soykırımla itham eden sözde uzmanların katılacağı bir
konferans tertipleme kararı aldı.
Ermeni birliği Azerbaycan askerlerini vurdu
Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında Ermeni askerlerin
açtığı ateş sonucu Azerbaycan ordusundan 3 asker hayatını kaybetti. Azerbaycan
Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, cephe bölgesinde Azerbaycan
mevzilerine saldıran Ermeni keşif ve sabotaj birliği ile Azerbaycan askerleri
arasında çatışma çıktı.
The ‘Half-Immigrant’: In Between California’s Generations
Richard Hovannisian, Adjunct Professor of History at USC
Dornsife College of Letters, Arts and Sciences, and Professor Emeritus of
Armenian and Near Eastern History at UCLA, will be the guest of the USC
Institute of Armenian Studies at a lunchtime conversation to be held on
Wednesday, January 28, 2015, at 12 p.m. at the USC Ground Zero Coffeehouse.
Serj Sarkisyan, Garegin II ve Aram I’le buluştu
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Dünya Ermenileri
Katolikosu Garegin II ve Kilikya Katolikosu Aram I’le buluştu. Cumhurbaşkanlığı
Basın Sekreterliğinden verilen bilgiye göre Sarkisyan, Garegin II ve Aram I’le
Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü Devlet Etkinlik Organizasyon Komisyonunun
içinde bulunduğumuz günlerde gerçekleşecek ilk oturumu öncesinde hem
uluslararası hem de kiliseler arası platformlarda devlet komisyonunun
çalışmaları, Diasporada Ermeni Apostolik Kilisesi tarafından bu çalışmalara
katılım konularını büyüteç altına aldılar.
Arınç BM'de "Türkiye'de LGBT'lere Ayrımcılık Yok" Dedi
Çiçek Tahaoğlu
Türkiye'nin durumunun görüşüldüğü BM Evrensel Periyodik
İzleme toplantısı Cenevre'de başladı. Türkiye’den insan hakları aktivisti,
gazeteciler ve sanatçılar toplantıyı İstanbul'da canlı yayından izliyor. Birleşmiş Milletler’e üye devletler tarafından
Türkiye’nin insan haklarına dair durumunun gözden geçirildiği Evrensel
Periyodik İzleme (EPİ) toplantısı Cenevre’de başladı.
Kılıçdaroğlu, Azınlıkların Dini Liderleriyle Görüştü
Kemal Kılıçdaroğlu çıkışta açıklama yaparak, büyük ölçüde
ruhani liderlerin sorunlarını dinlediklerini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu,
"Sorunların bir kısmının yasalardan, bir kısmının da uygulamadan
kaynaklandığını ifade ettiler... Aktardıkları sorunların bazıları önümüzdeki
günlerde milletvekillerimiz tarafından gündeme getirilecek. Uygulamadan
kaynaklanan bazı sorunlar var, onların çözümü için de hep beraber
uğraşacağız" dedi… CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu toplantıda hangi
sorunların dile getirildiğini sorusuna ise, "Pek çok sorun var aslında
dile getirilen. Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlar var, kullanılan dilde
yaşanılan sorunlar var. Nefret söylemi bağlamında ele aldıkları sorunlar var.
Aslında baktığımız zaman hepimiz, aydın olan insanların yüreğinde insan sevgisi
olan insanların bütün bu sorunlara karşı duyarlı olması gerek. Aynı duyarlılığı
biz de göstereceğimizi ifade ettik. Aslında medyanın da bu konuda duyarlılığı
var. Aynı duyarlılığı toplumun değişik kesimlerinin de sergilemesi
gerekiyor" diye yanıt verdi.
Tam zamanı
Ragıp Zarakolu
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul milletvekili
Sabahat Tuncel'in, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunduğu Ermeni
Soykırımı’nın tanınması ve 24 Nisan'ın ulusal yas günü olarak ilan edilmesini
talep eden yasa teklifine yönelik olarak, tam da çözüm sürecinde, şimdi bunun
sırası mıydı diye bir soru yöneltilebilir. Ben, evet, tam zamanı diyorum. Tarihi ile yüzleşmekten
kaçınan, "bir daha asla" demeyi beceremeyen bir Türkiye'nin kalıcı
bir barışa ulaşması asla mümkün olmayacaktır. Çözüm sürecinin en önemli
ayaklarından biri de tarihimizle yüzleşmektir.
Boğaziçi’nden Dolmabahçe’ye: Etyen Mahçupyan Röportajı
Cem Aksoy / Merve Dumanlı / Sinan Kırçova
Etyen Mahçupyan’ın Başbakanlık Başdanışmanlığı’na
atanması farklı kesimlerde farklı tepkiler, eleştiriler ve övgülerle
karşılandı. Biz de, Boğaziçi mezunu, Türkiye Cumhuriyeti’nde böyle bir vazifeye
atanan ilk Hristiyan vatandaş olan Etyen Mahçupyan’la görüştük. Hem kendisine
yönelik eleştirileri hem de Türkiye gündemi ve siyaseti üzerine konuştuk.
Ermeni müziği ve halk dansları şöleni
Ermeni müzisyen ve dansçılardan oluşan Maral Müzik ve Dans
Topluluğu, kuruluşunun 35. yılı vesilesiyle İstanbul Kongre Merkezi'nde sahne
aldı.Topluluğun Genel Sanat Yönetmeni Garbis Çapkan'ın koreografisini yaptığı
gösteride 130 dansçı ve 12 kişilik özel orkestra Ermeni müziği ve halk
danslarından örnekler sundu.
Dikran Kevorkyan – Kandilli Ermeni kilisesi vakfı başkanı – Ermeni sorunu üzerine söyleşi
Dikran Bey’e 24 Nisan’ı sorduk, hemen söze “100 sene
önceki olay” diye girdi ve üniversitelere tebliğ olarak sunduğu tezlerinde
temel aldığı iki öğeyi özetledi: “100 sene önce olan olay bir kere soykırım değil, onu
geçelim. Tehcir. Tehcirde vuku bulan üzücü hadiseler var. Burada mutlaka acılar
da çekilmiştir. Ama bu acıları genişletip bir soykırıma tahvil etmek tamamen
abesle iştigaldir. Tehcirden evvel ve sonra Ermenilerin uğradığı zulüm kadar
İslamların uğradığı zulümler de var. Camiye doldurup yakılan Müslümanlar
arasında, arkadaşımın dedesi var! Ermeniler de sütten çıkmış ak kaşık değil. Bütün
bunları gözönünde bulundurarak, 100 sene önce olmuş bir olayı bugün menfaat
peşinde koşarak Türklerle Ermeniler arasında nifak sokmanın alemi yok!” (Ne
diyelim soykırımı inkar karşıtı aslanların yanına soykırım karşıtı aslan. Yorumlar aşağıda. HYETERT)
Van Project'in Ermeni ezgileri büyüledi
Nuda Kültür Merkezi'nin, Ocak ayı etkinlikleri kapsamında
Erivan'dan gelen 13 kişilik Van Project grubu, tar, kemençe, şıvi ve duduk
ezgisi ile dinleyenleri büyüledi. Van Büyükşehir Belediyesi Nuda Kültür
Merkezi, Ocak ayının son etkinliklerini konserle sonlandırdı. Ermenistan'ın
başkenti Erivan'dan gelen 13 kişilik Van Project grubu, izleyenlere muhteşem
bir müzikal gece yaşattı.
Bol bol Hrant Dink yazısı okuyun, iyileştirir...
Markar Esayan
Bu sene kamuoyuna anma çağrısı “Hrant’la, soykırımla
yüzleş!” sloganıyla yapıldı. Bu slogan, “G Word”, yani soykırım sözcüğünü
telaffuz edip etmemenin ötesinde bir olgunluk kaybını ifade ediyordu… Cinayetin
sekizinci yılında, kurduğu ve önünde öldürüldüğü AGOS’ta yapılan anmada
kullanılan slogan da, yapılan konuşma da hiç Hrantça değildi. Hrant Dink’in
çabaları ve Türkiye’nin ulaştığı noktaya nazaran ciddi bir olgunluk/irtifa
kaybını ifade ediyor ve acı veriyordu. Samimi tavsiyem, Hrant Abi adına
yapılacak herhangi bir faaliyet öncesi onun yazılarının okunmasıdır. Hem
sakinleştirir, hem mahcup eder, hem de sağaltır.
Nalbandyan Davutoğlu'nu gerçekçi olmaya davet etti
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ifadelerini değerlendiren
Ermenistan Dışişleri Bakanı, Hrant Dink’in hatırasına saygı gösterilmesi için
niçin 2015 tarihinin beklendiğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti… Ermenistan
Dışişleri Bakanı, “Türkiye, maalesef tabularını yıkamadı. Fırsat kaçırmayarak,
Ermeni Soykırımı’nı inkâr etmeyi, Ermeni halkına ve Ermenistan’a karşı dostane
olmayan açıklama ve eylemlerini sürdürdü, bu durum aradaki güvensizliğin
derinleşmesine yol açtı” dedi.
İsveç'te soykırım protestoları
İsveç'te soykırım protestoları 6 kentte binlerce kişi, 1915
yılında Ermeni, Asuri-Süryani ve Pontus Rumlarına yapılan soykırımı protesto
etti. Dün İsveç’in 6 kentinde meydanlara çıkan binlerce Asuri-Süryani 1915
yılında Ermeni, Asuri-Süryani ve Pontus Rumlarına yapılan soykırımı protesto
etti ve Türk devletinin soykırımı kabul etmesini talep etti.
Soykırım, Ergenekon, Hrant’ın Arkadaşları
Orhan Bursalı / obursali@cumhuriyet.com.tr
Tarafsız Bölge’de “Hrant’ı anma töreninde ana slogana
Soykırım yazılması yanlıştır, büyük çoğunluğu dışlar bu yazı, Hrant olsa yazar
mıydı.. (yazmazdı, anlamında)” sormuştum. Hrant’ın Dostları’ndan, gazete
yazarımız “Evet yazardı, Hrant 1915 olayları soykırımdır, derdi” yanıtını
vermişti. Aradım taradım, Hrant’ın çeşitli gazetelerdeki Türkçe yazılarında
Soykırım söylemine rastlamadım. Kenarda köşede bir adet kalmış olabilir belki. Reuters haber ajansına verdiği bir demeç var: “Evet
1915’te olan bir soykırımdı, çünkü dört bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir
halk ve onun uygarlığı artık yok” dediğini biliyoruz. Ermeni diyasporasından
ayrı olarak diyor ki: “Yaşanan durumun esas sorumlusu Avrupa ülkeleridir.”
Yeni AB Stratejisi
Stratejinin yeni olan kısmının ise iki yönü bulunuyor. Bunlardan birincisi, sanki yarın tüm müzakere başlıkları açılacakmış gibi mevzuat uyumu yapmaya çalışmak… Stratejinin ikinci yönü ise, yeni bir iletişim stratejinin hayata geçirilmesi. Bu, bir yandan Türkiye’de AB farkındalığını yeniden yaratmayı, sürecin sadece devlet çabalarıyla olmayacağının, toplumsal katılım olmadığı sürece yol alınamayacağının hatırlatılmasını amaçlıyor. Kısacası sivil topluma sorumlulukları olduğu ima ediliyor. Öte yandan, bugüne kadar Türkiye’nin en zayıf halkası olan, yurt dışı iletişimin artırılması hedefleniyor. Kısaca AB ülkelerinde Türkiye lehine bir kamuoyu oluşturulması, lobi faaliyetleri yapılması, bağların geliştirilmesi öngörülüyor.
25 yıl sonra ilk kez bir patrik Duma kürsüsünde: "Kürtajı yasaklayalım"
Rusya’da Ortodoks Hıristiyanların dini lideri Patrik
Kirill dün parlamentonun alt kanadı olan Duma'da kürsüye çıkarak konuştu.
Kirill, milletvekillerinden kürtajın yasaklanması teklifini yineledi. 1990'da
Yeltsin'in davetiyle Duma'da konuşan Patrik Aleksey'den sonra, geçen 25 yılda
ilk kez Duma kürsüsüne patrik çıkmış oldu.
What We Talk About When We Talk About Genocide
By Paul Salopek
Ani, Turkey 40°30'41" N, 43°34'06" E
“It was a—how do you call it in English?—a genocide? Yes? It
was a genocide,” says Murat Yazar. “My grandmother told my mother about it.” My walking guide and I are wandering through Ani. What is Ani? It is the ruin of a vanished world in modern
Turkey: the remote and beautiful site of a forgotten civilization—the
1,100-year-old capital of a once powerful empire. (Eight-hundred-year-old laments: a church fresco in the proto-Armenian capital of Ani, Turkey.)
Temel sorun: Dini siyasette kullanmak
Emre Aköz
Peki, ifade özgürlüğünün siyasi sınırı yok mu? Elbette
var. Onu da Venedik Komisyonu ortaya koyuyor: "Şiddeti savunmayacak ve
desteklemeyeceksin, ırkçılık yapmayacaksın" diyor partilere. Bu temel
ilkeleri akılda tutarak gelelim güncel tartışmalara: Baş kesmeleriyle, vahşi
infazlarıyla ünlü IŞİD'in bayrağını hatırlayın.Neler yer alıyor o bayrakta? 1) Daire içinde Hz.
Muhammed'in mührü... 2) Onun üstünde "La İlahe İllallah Muhammeden
Resulullah" yazısı. (Allah'tan başka Tanrı yoktur, Muhammed Allah'ın
elçisidir.) IŞİD nedir? Irak ve Suriye'de bir İslam devleti isteyen... Bunun
için de dehşet verici düzeyde şiddete başvuran bir siyasi örgüt... Burada
anahtar kelime siyaset... İslamcı parti ve hareketler, hem "Allah, Kuran,
Peygamber" diyerek siyaset yapıyor... Hem de siyasette kullandığı bu yüce
değerlere laf edildiğinde, yaygara koparıyor. Siyasi söylemi İslami... Siyasi
sloganı İslami... Siyasi sembolü İslami... Bu durumda İslam'a dokundurmadan, o
hareketler nasıl eleştirilecek? Söyler misiniz?
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ:Perinçek kararı aleyhte olursa AB karşımıza gelmesin
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AİHM’deki Perinçek-İsviçre
davasına değinerek, “Çarşamba günü büyük dairede görüşülecek. Türkiye’yi ifade
hürriyeti bakımından batı sürekli eleştiriyor. Ermeni soykırımı yoktur diyen
birisine ceza veren bir ülke ve yasası var. AİHM çarşamba yapacağı
değerlendirmede bence kendi kendisiyle büyük bir sınama içerisinde olacak,
büyük bir sınav verecek. Daire bu konuda yapılan temyizi haklı görür,
Türkiye’nin aleyhine karar verirse Türkçesi çok net söylüyorum; AB’nin üzerine
bina edildiği değerlerin AİHM tarafından reddi, inkarı anlamına gelir. Bizim
karşımıza ondan sonra kalkıp sizin ülkenizde öyle böyle diye bir konuşma
yapamamaları gerekir. Türkiye’de Ermeni soykırımı yoktur, vardır dedi diye
hakkında soruşturma açılan, yargılanan kimse yoktur. O ülkeyle ilgili AB
yetkililerin raporlarına bunu yazmalarını beklerim” dedi.
ABD’de Ermeni Lobisinden Fransız Büyükelçiye “Soykırım” Baskısı
İbrahim H. Aydoğan
- Turkishny.com
Büyükelçi Araud, “Aslına bakarsanız Fransa’da Ermeni
Soykırımı’nın inkarına ilişkin bir kanun bulunmuyor. Sadece Holokost’un
inkarına ilişkin bir kanun bulunuyor. Çünkü Yahudi Soykırımına ilişkin bir
görüş bildirilebilmesi söz konusu değil. Holokost vuku bulmuştur. Bu nedenle de
Holokost olmadı diye bir görüş öne sürmeniz söz konusu olamaz. Bu bir
gerçektir” diye konuşmuştu… Yoğun baskı sonrasında geri adım atan Büyükelçi
Araud, Fransa’nın sözde Ermeni soykırımını tanıdığını ve daha önce sözde Ermeni
soykırımına ilişkin olarak yaptığı açıklamaların yanlış yorumlandığını ileri
sürdü. İlk açıklamasıyla tamamıyla zıt beyanatında Büyükelçi Araud, 1915 olaylarından
modern tarihin ilk soykırımı şeklinde söz etti.
‘The Armenians want an acknowledgment that the 1915 massacre was a crime’
In 1915 Britain was determined to expose the Armenian
genocide, so why have we since downgraded it to a ‘tragedy’? Just before the invasion of Poland, Adolf Hitler urged his
generals to show no mercy towards its people – there would be no retribution,
because “after all, who now remembers the annihilation of the Armenians?” As
the centenary of the Armenian genocide approaches – it began on 24 April 1915,
with the rounding up and subsequent “disappearance” of intellectuals and
community leaders in Constantinople – remembrance of the destruction of more
than half of the Armenian people is more important than ever. (Armenians mark the anniversary of the massacre of their people, in 2014. Photograph: Karen Minasyan/Getty Images)
ՍՔԵՄԻ ՊԱՇՏԱՄՈ՞ՒՆՔ ...
Թէեւ քիչ մը ուշացումով՝ երեւի մխիթարուելով «աւելի լաւ է ուշ, քան երբեք» ասացուածքէն, Ռամկավար
Ազատական Կուսակցութիւնը իր 12 Յունուար 2015 թուակիր մամլոյ հաղորդագրութեամբ հրատարակած
է «Նամակ Զոյգ Կրօնապետերուն» խորագրով կոչ
մը: Առաջին նայուածքով՝ զարմանք պատճառեց խորագիրը, եւ պահ մը մտածեցի թէ ովքե՞ր
են այդ կրօնապետները, կարծէք ոչ-հայ կրօնապետներու մասին է խօսքը, մինչդեռ նամակը ուղղուած
է Ս. Էջմիածնի եւ Երուսաղէմի նուիրապետական զոյգ աթոռներու գահակալներուն: Անցնինք
մեզ յուզող հարցին:
Yüzleşme yerine acıları yarıştırma hamlesi: Ankara ‘biz de mağduruz’ diyecek
Ayhan Aktar
2015 yılı, ‘devletlû’ takımı açısından zor geçecek.
Ermeni soykırımının tanınması için yapılan baskılar artacaktır. Baskılara karşı
direnmek için de ‘acıların yarıştırılması’ yöntemi devreye sokuluyor. 2015’te
dünya kamuoyuna ve Ermenilere şu söylenecek: “I. Dünya Savaşı hepimiz için
acılarla doludur. Evet, Ermenilerin başına kötü şeyler gelmiş olabilir, ama biz
de çok çektik. Biz de savaş meydanlarında can verdik. Biz de mağdur ve
mazlumuz!” Ermenilerin Büyük Felaketi varsa, bizim de savaş meydanlarında
kefensiz yatan yüzbinlerce şehidimiz var!
“Bir Ermeni için sokağa çıkan Türkler olabileceğini gördük”
Güliz Arslan guliz.arslan@milliyet.com.tr
Hrant Dink’in sekizinci ölüm yıldönümü... Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın Çanakkale Savaşı’nın 23-24 Nisan’daki anma törenlerine Ermenistan
Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ı daveti... Sarkisyan’ın cevabı... Türkiye-Ermenistan
ilişkilerindeki gündemi Türkiye’de yaşayan Ermeni gençlere sorduk.
Savaş, Zorunlu Göç ve Patriyarka Mağduru Ezidi Kadınlar Konuşuldu
Çiçek Tahaoğlu
“Ortadoğu’da göç
ve kadına yönelik şiddet paneli” bugün avukat Eren Keskin, psikiyatrist Evindar
Karabulut, Şengal Kampı gönüllü çalışanı Ümran Baturay ve Avrupa Ezidi
Federasyonu Eş Başkanı Dr. Leyla Ferman’ın konuşmalarıyla bugün İstanbul’da
gerçekleşti. Eren Keskin, IŞİD nedeniyle zorunlu göçe maruz kalan kadınlar
hakkında yapılan ve Şubat ayında kamuoyuyla paylaşılacak satırbaşlarını
paylaştı. Göç mağduru kadınların tamamının ortak sorununun gelecek kaygısı
olduğunu belirten Keskin, kadınların hem zorunlu göç hem erkek egemen değer
yargılarının hakim olduğu Ezidi inancı hem IŞİD’in yaşattıkları hem de Türkiye
devletinin yaklaşımı nedeniyle birçok sorun yaşadıklarını ifade etti.
Avrupa Parlamentosunda Türkiye raporu tartışıldı
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Kati Piri, acil
reformlar için yargı ve temel haklar ile ilgili fasılların müzakerelere
açılması çağrısı yaptı. Hollandalı
Sosyalist Piri, tarafından hazırlanan Türkiye taslak raporu AP Dışişleri
Komisyonu'nda tartışıldı. Kati Piri, oturumda yaptığı konuşmada AB'nin 23'üncü
fasıl olan yargı ve temel haklar ile 24'üncü fasıl olan adalet, özgürlük ve
güvenliği açarak Türkiye ile daha fazla angajmana girilmesi gerektiğini
vurguladı.
Ermeni Tehciri'nin 100. Yılında Korkmalı mıyız?
Türkiye de 24 Nisan’a odaklanmış durumda. Bu yıl devlet,
sadece 18 Mart’ta değil, 24-25 Nisan’da da Çanakkale’ye büyük önem verecek.
Ankara, Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan da dahil olmak üzere tüm dünya
liderlerini Çanakkale’ye davet etti… Görünürdeki amaç, barış mesajları vermek.
Ancak hemen herkesin ortak kanaati Çanakkale ile soykırım iddialarına cevap
vermek olduğu…Aslına bakarsanız hiç de kötü bir fikir değil, ancak oldukça geç
kalınmış durumda… Türkiye’nin dış ilişkilerindeki sıkışmaları da dikkate
aldığımızda işimizin bir hayli zor olduğunu belirtmek isterim…
Almanya'dan örnek karar: Ermeni olaylarını tarihçilere bırakalım
Almanya’da hükümet, Ermeni meselesiyle ilgili
parlamentoya verilen bir soru önergesine cevap verdi. Alman Federal Parlamentosu’ndaki ana muhalefet partisi
Sol Parti, parlamentoya Ermeni meselesiyle ilgili 1915/1916 olaylarının
100’üncü yılı vesilesiyle bu olayları bir soykırım olarak görüp görmediği
yönünde bir soru önergesi verdi.Almanya Dışişleri Bakanlığı hükümet adına soru önergesine
verdiği cevapta, 1915/1916 olaylarının soykırım olarak adlandırılmasına karşı
olduğunu açıkladı. Almanya Dışişleri Bakanlığı bu olayların
değerlendirilmesinin tarih bilimcilerine bırakılması gerektiğini belirterek,
Türkiye’nin tezini benimsedi.
Պոլսո հայոց պատրիարքարանը զգալիորեն թանկացրել է պսակադրության, մկրտության և հուղարկավորության արժեքը
Պոլսո հայոց պատրիարքարանի եկամտի հիմնական աղբյուրը մկրտության, հարսանեկան և թաղման արարողությունների կազմակերպման համար վճարվող գումարն է. Թուրքիայում իրավաբանական անձ չհամարվող պատրիարքարանը ֆինանսական այլ աղբյուրներ չունի։ Եկեղեցում անցկացվող վերոնշյալ արարողություններն իրականացնելու համար սահմանված գները 2015 թվականի համար աճել են ոչ ստանդարտ կերպով։
Depo’da yıl boyunca 1915’e yolculuk
İstanbul Tophane’deki Tütün deposundaki Depo sergi
mekanı, 2015 boyunca, 1915 Ermeni olaylarının yüzüncü yılı için özel olarak
hazırlanmış sergilere ev sahipliği yapacak. Bir seneye yayılmış 10 farklı
serginin büyük bir kısmı, Diaspora’dan sanatçıların aile köklerini keşfe
çıktığı ve geçmişle yüzleştiği işlerden oluşuyor. Halen devam etmekte olan Helen Sheen’in ‘Kayıp Mekânlar’
sergisinden başlayarak, Aralık 2015’e kadar devam edecek olan seçkide yer
alacak sergiler şöyle:
Garip Dayı ya da Ermenilere Ne Oldu?
Doğan Şahin
Bize derlerdi ki Arapgir’in Birinci Dünya Savaşı öncesi
30-40 bin nüfusu vardı. O yıllarda nüfus 6-7 bin gibi bir şeydi. Ben sanırdım
ki, bu kadar insan Yemen’de, Trablusgarp’ta savaşta ölmüş. Babam 1911
doğumluydu, Babamın babası 1888, Annemin babası 1900 doğumluydu. Onlardan şunu
öğrendim. Arapgir’den en az on bin Ermeni toplanmış. Annemin babası şöyle
anlatırdı: Ermeniler sormuşlar “Nereye
götürüyorsunuz bizi?” Askerler, “Murat
Paşa’ya götürüyoruz” demişler. Murat’a yani, Fırat’ın büyük koluna. Dedem derdi
ki, Fırat günlerce kan aktı.
İHD ve Hafıza Merkezi ‘Soykırım Davası’na müdahil oluyor
Avukat Eren Keskin şunları söyledi: “AİHM, Perinçek’in Talat Paşa Komitesi liderliğini,
soykırımın uluslararası bir yalan olduğu açıklamasını Lozan’da yapmış olmasına
rağmen sözlerinin, Türkiye Ermenileri üzerindeki doğrudan etki doğuran etkisini
göz ardı etmiştir. “Bu nedenle de biz dosyamızda Perinçek’in açıklamalarının
sadece olayların tanımına ilişkin olmadığını, ayrımcılık suçu işlendiğini;
kararın, Perinçek’in tanınmış bir Türkiyeli politikacı ve İşçi Partisi Genel
Başkanı olduğu; Talat Paşa Komitesi’nin liderliğini yürüttüğü ve Komite’nin
amaçları ve faaliyetleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi
gerektiğini savunduk. “Bu nedenle Ermeni Soykırımı’nın inkarının, Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, ‘demokratik
toplumlarda felaket kurbanlarının yakınlarının duygu ve haysiyetlerini korumak’
ilkesini ihlal ettiğini belirttik” (Bak sen, bizim inkar karşıtı İstanbul Ermenileri çok rahatsız olacak. HYETERT)
Las Vegas’a Sözde Ermeni Soykırımı Anıtı Dikiliyor
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
Las Vegas Ermeni Amerikan Kültür Cemiyeti (AACS),
Perşembe günü bir açıklama yayınlayarak Las Vegas’ın güneydoğusundaki Sunset
Park’ta bir sözde Ermeni soykırımı anıtı dikilmesi için gerekli izinleri
aldıklarını duyurdu.
İslam ve ideoloji
Emre Aköz
Başka türlü
söylersek: Köşeli İslamcılar, İslam'ı, adeta din olmaktan çıkarıp bir ideoloji
haline getirmiş durumda: Toplum siyaset
düzeyinde, kâh milliyetçilikle el ele yürüyen, kâh onun yerini alan bir
ideoloji... Birey ve topluluk düzeyinde
ise günahlar ve suçlar dahil, her türü davranışı meşrulaştıran bir ideoloji... İdeolojiler
söner gider Dinler kolay kolay ölmez...İdeolojiler ise sönüp gider, esamisi
okunmaz hale gelir. (Örnek: Bir ara dünyayı altüst eden sosyalizmin bugünkü
hali...) Ancak İslam bir ideoloji haline getirilirse (ki getiriliyor)... Çağ
değiştiğinde, insanlar bir ideolojiden uzaklaşırcasına, dinden uzaklaşacaktır. Bu
yüzden din ile siyaseti birbirinden özenle ayırmak gerekir. Bunları söylüyoruz
da bir şey değişiyor mu? Ne gezer... Köşeli İslamcılar dediğim kesimde muazzam
bir coşku var. Kendilerini dev aynasında görüyorlar. Bir medeniyetler savaşının
sürdüğünü ve bu mücadeleden galip çıkacaklarını düşünüyorlar. Halbuki
kaybedecekler:
Canlı canlı çengellere asılan Patrik Grigorius’un korkunç sonu ve öldürülen Piskoposlar, yakılan Kiliseler
Küçük bir şehir olan Mora isyanı çıktığı zaman II Mahmut
Rumları "yediden yetmişe kadar kesin" emrini verir. Etrafındakiler
eline, eteğine düşerler ama Sultan kararından bir türlü vazgeçmek istemez.
Nitekim bu tür eylemler için önce cihat gereklidir; yani şeyhülislam'ın kutsal
savaş için kesin fetvası. Şeyhülislam her nedense böyle bir fetva çıkartmaktan
çekinir. İşin en ilginci de Patrik ile görüştükten sonra padişahın bu talebini
geri çevirmesidir. Korkunç facia bu sefer şeyhülislamın sağduyusu sayesinde
atlatılmış olur.
Kılıçdaroğlu ruhani liderlerle bir araya gelecek
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Rum, Ermeni, Süryani
ve Musevi ruhani liderleriyle 26 Ocak Pazartesi günü İstanbul'da bir araya
gelecek. CHP Basın Biriminden yapılan yazılı açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun 26
Ocak Pazartesi günü Rum Ortodoks Patriği, Kadasetli Patrik Bartholomeos, Ermeni
Patrik Genel Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan, Süryani Katolik Patrikvekili
Yusuf Sağ, Süryani Ortodoks Kilisesi Mor Filiksinosu Metropolit Yusuf Çetin ve
Türkiye Museviler Hahambaşı İzak Haleva ile İstanbul'da Sait Halim Paşa
Yalısı'nda bir araya geleceği bildirildi.
Osmanlı arşivleri Vatikan’a mı satıldı?
"Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi'nin ocak sayısında
Osmanlı arşiv belgelerinin 1931 yılında Bulgaristan'a hurda kağıt fiyatına
satılmasını yeniden gündeme getirdi. Eski Devlet Arşivleri Müdürü Prof. Dr.
Atilla Çetin, dergiye yaptığı açıklamada bu konuda önemli bir iddiada bulundu.
Dergi, Prof. Dr. Çetin'in iddiasını, "Osmanlı Arşivleri Vatikan'a mı
Satıldı?" başlığı ile kapağına taşıdı. " Osmanlı arşiv belgelerinin
1931 yılında hurda kâğıt fiyatına satılması işinin, Bulgaristan tarihi ve
Ermeni meselesi ile ilgili belgelerin Bulgaristan’a oradan da Vatikan’a
kaçırılması ile ilgili bir tezgâh olduğu iddia edildi.
AGBU Honored - Bishop Mushegh Babayan Celebrant at St. Leon Armenian Cathedral
As our entire nation prepares to commemorate the
Centennial of the Armenian Genocide, the Ambassadors of Faith of the Western
Diocese has planned a series of Thanksgiving ceremonies to recognize and honor
countries, humanitarian missions, Armenian and non-Armenian organizations,
which have helped Genocide survivors, especially the orphans. The first
organization to be recognized for its enormous philanthropic work was the
Armenian General Benevolent Union. St. Leon Armenian Cathedral of the Western
Diocese was filled to capacity on Sunday, January 18, 2015.
'Yeni Türkiye'nin kahramanları!!': 'Erdoğan, Perincek, Öcalan'
Neval Kavcar
Doğu Perincek Ergenekon davasından yargılandı,
içerde yattı. 17-25 Aralık sonrası dışarı salındı. Hemen hepsi gibi 'AKP'nin
işine yarayan yorumları ile İşçi Partisi adeta AKP'nin arka bahçesi konumuna
girdi… Perincek'in önümüzdeki günlerde davası görülecek. Bakın Allah'ın işine
ki "yurt dışına çıkış yasağı 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oybirliği
ile kaldırıldı." Türk tezlerini savunmak Doğu Perincek'e mi kaldı? … .
Erdoğan'ın Ermenilerden dilediği özür neydi sahi? AKP iktidarı döneminde
'Ermeni tezlerine' karşı bir çalışma yapıldı mı? Gül "tarihçilere
bırakalım' demişti. Peki, hangi tarihçiye bırakalım? 'Türkler Ermenileri kesti'
diyen birine elbette. Velhasılı kelâm, AKP iktidar olduğundan beri onlarca
devlet 'Sözde soykırımı' kabul eden yasalar çıkardı. AKP ne yaptı? Ermeni
tezlerini destekler tarzda davrandı. Uzun uzun anlatmaya gerek yok yapılanları.
Özetlersem: 'Yeni Türkiye'nin kahramanları. 'Recep Tayyip Erdoğan, Doğu
Perincek ve Abdullah Öcalan.' (Bu da aşırı sağ görüş. HYETERT)
Yaşar Aksoy’dan “barışçı” iki kitap…
Kıbrıs ve Ermeni Sorunları’nda çözüm için iki dev
inceleme Kıbrıs’ta sürekli barışı amaçlayan “Yeni Müzakere Süreci” nasıl
başarıya ulaşır?... 100 yıllık Ermeni Sorunu’nda ve Ermenistan’la sürekli barış
yolunda nasıl akıllı sonucu gidilebilir?...
Hrant’ın Düştüğü Yere Karanfil Bıraktım
Ufuk Kekül
Hrant Dink, Türkiye Cumhuriyeti’nin Ermeni
yurttaşlarından birisiydi. Onurlu, namuslu, dürüst bir gazeteciydi…Bir Ermeni
olarak kendi cemaatinin sorunlarını, kimliğinden ötürü yaşadıkları uygulamaları
elbette dile getirdi. Ama yaşamı boyunca hiçbir zaman etnik kimliğini öne
çıkaran faşist, ırkçı bir söylem geliştirmedi. Tersine, halkların kardeşliği
duygusuyla yazdı; sevgi, barış, özgürlük, insan hak ve özgürlüklerine katkı
sağlayan demokrat-yurtsever bir çizgide durdu. 1915’te yaşanan ve tehcirle
sonuçlanan sürece “Soykırım” demedi. “Türkler Ermenileri kesti, öldürdü,
katletti” demedi. ‘Yıkım’ dedi… Bu niteliğinden ötürü sadece devlet içinde
örgütlenmiş derin yapıların değil, aynı zamanda Ermeni Diasporası’nın da hedefi
oldu. Onlar gibi düşünmediği için anlaşmazlığa düştü.
Osmanlı'nın Halıları Arkas'ta Sergileniyor
İzmir Arkas Sanat Merkezi'nde asırlık Osmanlı Saray
halıları sergilenmeye başlandı. Toplam 56 halının yer aldığı ve 14 Haziran'a
kadar açık kalacak sergi büyük ilgi görüyor…Sergide Türkiye'deki son Ermeni
ustası 78 yaşındaki Avak Şirinoğlu'na bir oda ayırdıklarını aktaran Arkas,
"Kendisini Bursa ipliği ile el emeği halılar üretiyor. Hatta sergide
santimetrede 400 ilmekle 3 yılda üretilen halıları sergiliyor. Ben böylesi
önemli bir değerimizi tanıtmak istedim. Tıpkı Dolmabahçe Sarayı'nı da yapmaları
gibi Ermeni ustaların bu ülkede çok emeği var" ifadelerini kullandı
Alman Hükümeti, Erivan’ın 100. Yıl Törenine Davetini Değerlendiriyor
Alman hükümeti, Ermenistan’ın 24 Nisan 2015’te
düzenleyeceği sözde Ermeni soykırımının 100. yıl anma törenlerine katılma
imkânını değerlendirdiğini açıkladı.Açıklamasında 1915 olaylarını "katliam ve
tehcir" olarak nitelendiren Alman hükümeti, "Federal hükümet, Osmanlı
İmparatorluğu bünyesindeki Ermenilere yönelik 1915 ve 1916’da yaşanan katliam
ve tehcirin 100. yılındaki anma törenine katılma imkanını gözden
geçirmektedir." ifadeleriyle Erivan’dan resmi davet geldiğini kaydetti.
Ermeni Paranoyası Ve Emperyalizm…
Dr.Kıvanç / BUHARAdr.kivancbuhara@gmail.com
Sovyetler Birliğini oluşturan ulusal topluluklar içinde;Ukraynalılar,
Beyaz Ruslar ve Ruslar dışında Slav kökenli olmayan diğer iki Hristiyan ülkeden
biri Ermenistan diğeri ise Gürcüstandır! Sibirya’nın uzak steplerinde Şaman ya
da Budist topluluklar yaşamaktadır. Geriye kalan ulusal topluluklar, Türkçe
konuşmayan Tacikistan dahil Müslümandırlar! Müslüman Türki Cumhuriyetlerde oturanlar, soy adlarını
Rus soy adlarına uyacak şekilde değiştirirken, Ermeniler ve Gürcüler
soyadlarının sonuna “yev’liovlu” ekleri almadılar...Batının bu Ermenistan tutkusu, bu Ermeni sevdası nedendir öyleyse? Emperyal emeller için gene hazır bekletiliyorlar! Emeni Soykırım Yalanının yüzüncü yıl şenlikleri başlamak üzere…Üçüncü dünya savaşı buradan başlatılacak her halde! (Bu paranoyadan da öte bir şaşkınlık. Üçüncü Dünya savaşıymış. HYETERT)
Ermeni Başpiskoposu Nareg kutsal mekanları ziyaret etti
Emine Davut Yitmen
Ermeni Başpikoposu
Nareg, Kuzey Kıbrıs’taki Ermeni ibadet yerlerine din amaçlı özel ziyarette
bulundu. Başpiskopos Nareg ve beraberindeki Kıbrıs Ermeni
Apostolik Ortodoks Kilisesi üyeleri, 10’uncu yüzyıldan kalma ve bakımsız halde
bulunan Alevkayası’ndaki Sourp Magar Manastırı’na düzenlenen özel hac
ziyaretinde, bu önemli eserin durumuna şahit olarak, eserin ağır durumuyla
ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başpiskopos Nareg, ayrıca Lefkoşa’da Arabahmet bölgesinde
yenilenmiş olan St. Virgin Mary Katedrali ve Manastır Kompleksi’ni gezdi.
Ուրուկուէյի Նախագահը Մաս Պիտի Կազմէ Ցեղասպանութեան 100ամեակի Յանձնախումբին
ԿԱՐՕ ՀԷՔԻՄԵԱՆ
ՄՈՆԹԷՎԻՏԷՕ.- Աննախադէպ քայլով մը, Ուրուկուէյի նախագահ Խոսէ Մուխիքա,
իր նախագահական պաշտօնի աւարտէն ամիս մը առաջ, իբրեւ հրաժեշտի արտայայտութիւն՝ նախագահական
պալատին մէջ ընդունեց մեր համայնքին թէ՛ աշխարհիկ եւ թէ կրօնական կառոյցներու ներկայացուցիչները:
An Orphan's Story
He was a child of war: born to a kingdom under siege. His
high-born parents died at the point of an Arab invader’s sword, and little
Vahan was taken into custody, brought in bondage to Damascus, and instructed in
the tenets of an alien religion. Life in the emir’s court was all he would know
as he matured.
24 Nisan'a üç ay kaldı
Emre Aköz
Bugün ayın 24'ü... 24 Nisan'a
sadece üç ay kaldı. Bu tarihin anlamını kısaca hatırlayalım:İttihat ve Terakki
yönetimi Osmanlı topraklarını Ermenilerden temizlemeye karar vermişti... Öte yandan Ankara'nın içeride izleyeceği
strateji az-çok biliniyor: Soykırıma karşı 'Çanakkale Savaşı' öne çıkarılacak. Çünkü
Çanakkale üzerinden hem Türkçülük, hem İslamcılık, hem de Batı karşıtlığı
yaparak halkın büyük bölümünün hislerine dokunmak mümkün. ("İyi de
Çanakkale'nin komutanı Alman'dı" diyerek pişmiş aşa su katmayın lütfen.)
Mesela iki yıl önce Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Konseyi... Bütün
üniversitelerden, 18 Mart günü, yemek olarak öğrencilerine buğday çorbası,
hoşaf ve ekmek vermesini istemişti. 1915'te Çanakkale'de savaşan askerler, o
gün bunları yemişti. Şimdi de öğrenciler aynısını yiyerek, Çanakkale
şehitlerinin anısını yaşatacaktı. Tabii asıl amaç 2015'e hazırlıktı. 24 Nisan
geldiğinde bilhassa Ermeni diasporası, "Soykırımcı Türkler" diye
bağırırken... Ankara da buna "Askerimiz şehit olurken, Ermeniler bizi
arkadan vurdu" diyecek. Bu tartışmada canımı en çok sıkanlar,
"Kestik, yine keseriz" diyenler.
Hrant Dink sanığı polis Zenit: Amirlerim beni yem olarak kullandı
İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
Dink cinayeti tutuklusu polis Muhittin Zenit, cinayet
günü Yardımcı İstihbarat Elemanı (YİE) Erhan Tuncel ile görüşmesini isteyen
dört amirini suçladı. Zenit'in 'beni yem yaptılar' dediği dört amir arasında
Cizre Emniyet Müdürü iken tutuklanan Ercan Demir de var.
Yıllar sonra 301'den mahkûmiyet: Eren Keskin'e 10 ay hapis
İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
/
Avukat Eren Keskin, 2005 yılında Mardin’de 12 yaşındaki
Uğur Kaymaz’ın babasıyla birlikte öldürülmesi sonrası Çerkezköy’de katıldığı
panelde, “Devlet 12 yaşında bir çocuğu katledecek kadar vahşi bir anlayışa
sahip. Türkiye hesap vermek zorunda... Türkiye’nin tarihi kirli bir tarihtir”
dediği için Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi gereğince “Türkiye Cumhuriyeti
Devleti’ni alenen aşağılamak” suçlamasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.(Değerli insan hakları savunucusu, aktivist sayın Eren Keskin'e verilen ceza toplumumuzda büyük bir üzüntüye neden oldu. Umarız karar Yargıtay tarafından düzeltilir. HYETERT)
Ermeni Soykırımı, Mustafa Kemal ve devletin devamlılığı
Mustafa Kemal'in fiziki ve siyasi olarak Ermeni soykırımıyla ilgisi bulunmadığı anlatılır. Osmanlı İmparatorluğu'nu tüm kurumlarıyla birlikte tasfiye etmiş, eskiyi kaldırmış, yeniyi var etmiştir. Anlatılan budur, ancak gerçek daha farklıdır...16 Mart 1923'te Adana'da esnaf ile konuşurken sarf ettiği sözler, Mustafa Kemal'in Ermeni meselesiyle ilgili görüşlerini olanca çıplaklığıyla açığa vuruyordu: "Arkadaşımız beyanatında demişlerdi ki, Adana'mızı idaresi altına alan diğer unsurlar, şunlar, bunlar, Ermeniler sanat ocaklarımızı işgal etmişler ve bu memleketin sahibi gibi bir vaziyet almışlardır. Şüphesiz haksızlık ve küstahlığın bundan fazlası olamaz. Ermenilerin bu feyizli ülkede hiçbir hakkı yoktur. Memleketiniz sizindir, Türklerindir. Bu memleket tarihte Türk'tü, o halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşıyacaktır (...) Memleket en nihayet yine sahibi aslilerinin elinde kaldı. Ermeniler vesairenin burada hiçbir hakkı yoktur. Bu bereketli yerler koyu ve öz Türk memleketidir..."













































