Los Angeles – Amerika’nın Los Angeles Vilayetinde on
binlerce Ermeni vatandaş dün 20. yy’ın başında Osmanlı İmparatorluğu dönemi
esnasında ecdatlarının maruz kaldığı soykırımın yüzüncü yıl dönümünü ihya etmek
üzere toplandı. AFP, Los Angeles’teki Ermenistan gurbetçilerinin düzenledikleri
yürüyüşte siyahlara bürünerek Ermenistan Bayrakları ile, “unutmayacağız”, “Ey
1,5 Milyon Kurban İnsan Rahat Uyuyun”, “Türkiye’nin Bunu Unutması Utanç
Vericidir” yazılı pankartlarla yürüdüklerini, Welshair Caddesindeki Türk
konsolosluğu merkezi önünde biten miting uzunluğunun 10 km’yi bulduğunu ifade
etti.
Binlerce Ermeni, Brüksel’de yürüdü
Ermeni olaylarının 100’üncü yılında,
binlerce Ermeni Brüksel’de geniş katılımlı bir gösteri düzenledi. Sabah erken
saatlerde, Elsene bölgesindeki 'soykırım anıtı'nda anma törenleriyle başlayan
tören, daha sonra yürüyüşle devam etti. Göstericiler, Brüksel Büyükelçiliği
önünde de Türkiye aleyhinde sloganlar atarken, polisin geniş güvenlik önlemleri
dikkat çekti.
Barcelona'lı Alves'ten "Türkiye, Ermeni Soykırımını Tanıyın"
İspanya'nın dev kulübü Barcelona'nın Brezilyalı yıldız
ismi Daniel Alves, 'sözde Ermeni Soykırımı'na destek veren fotoğraflar
paylaştı. Tüm dünyanın tartıştığı siyasi konu yeşil sahalara kadar sıçradı.
Dani Alves, Türkiye'nin sözde Ermeni Soykırımı'nı tanıması gerektiği mesajını
verdi. Alves'in bu fotoğrafı sosyal medyada hızla yayılırken bazı Türk
kullanıcılardan da tepki aldı.
Ermeni Soykırımı İzmir'de lanetlendi
Ermeni Soykırımı'nın 100. yılında İzmir'de anma etkinliği
düzenlendi. Oluşturulan İzmir 100. Yıl Komitesi'nin çağrısıyla Basmane Fuar
Kapısı'nın önünde buluşan kitle sessiz bir şekilde anma gerçekleştirdi. Ermeni
Soykırımı'nın 100. yılında İzmir'de anma etkinliği düzenlendi. Oluşturulan
İzmir 100. Yıl Komitesi'nin çağrısıyla Basmane Fuar Kapısı'nın önünde buluşan
kitle sessiz bir şekilde anma gerçekleştirdi.
Ermeni Diyasporası Moskova'da gösteri düzenledi
Rusya’da yaşayan Ermeni Diyasporası, 1915 olaylarında ölenleri anmak ve soykırım iddialarının kabul edilmesi için Moskova'da çeşitli gösteriler düzenledi...Rusya Ermenileri Birliği Başkanı Ara Abramyan, Türk halkının
Ermeniler için düşman olmadığını söyledi. Abramyan, “Bugünkü halk bizim
düşmanımız değil. Biz bugün kendi hayatlarını tehlikeye atarak Ermenileri
koruyan ve hayatlarını kurtaran Türkleri de hatırlıyoruz. Bugün Türkiye’de
birçok insan ‘soykırımın’ yapıldığını kabul ediyor. Türkiye’de aşırı
muhafazakârlar ve milliyetçiler olmasına rağmen ‘soykırımı’ kabul edenler az
değil. Zamanı gelecek Türkiye bunu kabul edecek. Çünkü yeni bir sayfa açmak
için tek ve en doğru yol bu. Kabul etmek ve suçluları kınamak gerekir.
Güvenliğin garantisi budur. Bölgemizde barış olacağından eminiz.
Türkiye-Ermenistan sınırı da açılacaktır. Tamamen farklı bir tarih başlayacak.”
iddiasında bulundu.
1915'de öldürülen Ermeni gazetecilerin isimleri açıklandı
Uzun süren araştırmalar sonunda Necati Abay, 32 gazetecinin ismini tespit etti
25 Nisan 2015 Cumartesi 16:57 19 16 0 Tutuklu Gazeteciler Dayanışma
Platformu’ndan Necati Abay 1915 Ermeni soykırımında öldürülen Ermeni
gazetecilerin isimlerini yayımladı. “Sosyalist bir gazeteci olarak, 1915 Ermeni
Soykırımıyla yüzleşmek amacıyla, 1998 yılı itibariyle 1915’te katledilen Ermeni
gazetecileri araştırmaya başladım” diyen Abay, araştırmalarını “Birkaç yıllık
bir araştırmayla 32 Ermeni gazeteci ve yazarın isimlerine ulaşabildim. Aslında
sayının daha fazla olduğunu düşünüyorum.
Ermeni diasporası İstanbul'da: Geçmişle barışmak istiyorum
Selin Girit
Ashkhen Haroutunian: Benim hikayem nefesimi kitliyor. "Sevgili
büyükannem, sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki… Doğduğun şehre, Van’a
giden ilk torunun olmaktan onur duyuyorum." Garo Sarajian, 22 yaşında bir
üniversite öğrencisi… Ermeni. ABD'de, Kaliforniya’da yaşıyor. Geçtiğimiz yıl
Kars'ı, Tunceli'yi, Harput'u, Van'ı gezmiş. Büyükannesine Van’dan bir mektup
yazmış. İstanbul’a ise ilk kez geliyor. 1915 olaylarının 100. yıldönümünde
Ermeni diasporasından İstanbul'a gelen 100'ü aşkın kişiden biri de o.
Gerçek 13. Zilciyan şirketi, dünyanın en eski ticari kuruluşlarından biridir.
“Zil”, “zilci” ve “-yan” son eki birleştiğinde
“Zilciyan”, Osmanlı Ermenicesinde ailenin zil imalatçısı olduğunu ilk bakışta
ortaya koyan bir soyad olarak çıkar karşımıza. Avedis adlı simyacının ordu
bandolarına, şenliklere ve muhteşem bir müziğe son derece uygun bir tınıya
sahip alaşımı bulduğunda dönem, 17. yüzyıl başlarıydı. Çalgıyı dinleyen Osmanlı
padişahı, Avedis’e 80 altın ve “Zilciyan” soyadını verdi. Dolayısıyla Zilciyan
zil üretim şirketinin kökleri Konstantinopolis’e ve 1623 yılına uzanır.
Gerçek 12. 1890’lar ve 1920’lerde Ermeni katliamları ve tehciri uluslararası basında geniş yer bulmuştu.
Gerçek 11. İ.Ö. 6. yüzyılda kurulan Ermeni krallığı, Büyük Ermenistan’ın yıkıldığı İ.S. 428’ye kadar varlığını sürdürdü.
Gerçek 11.
“Ermenistan” adının en eski arkeolojik kaydı İ.Ö. 6.
yüzyıla aittir. Bölgede İ.Ö. 9. yüzyıla kadar hüküm süren Urartu kralları sık
sık komşu halklarla, özellikle Asurlular ve Medler, daha sonra da Partlarla
savaş halindeydi. O döneme ait tarih kaynaklarımız bugün çok sınırlıdır; ancak
İ.Ö. 330 yılları civarında Büyük İskender’in istilalarının bölgedeki
hükümdarlıkları zayıflatmasının ardından bağımsızlığını ilan etmiş bir Ermeni
krallığının İ.Ö. 585 yılı civarından itibaren varlığına ilişkin kayıtlara
rastlanıyor.
"1915 Soykırımında Süryanilerin Üçte İkisi Yok Oldu"
Nilay Vardar
100LEŞME / Tuma Çelik Anlatıyor.
100 yıl sonra Süryaniler ilk kez Türkiye’de soykırımın yıl
dönümünde açlık grevi yapacaklar. Tuma Çelik, Sayfo, yani 1915'teki Süryani
Soykırımı'nı anlattı.Süryaniler, 1915 Süryani soykırımı için Sayfo, yani kılıç
diyor. Ancak son 20 yıldır, konuşulmaya, tartışılmaya başlandı. Tartışma tabii ki Türkiye’de değil, Avrupa’ya göç etmek
zorunda kalan Süryanilerle başladı. 100 yıl sonra Süryaniler ilk kez Türkiye’de soykırımın yıl
dönümünde açlık grevi yapacaklar
"Ermenice'yi Oğlumdan Öğreniyorum"
Nilay Vardar
100LEŞME / Nazlı Esina Anlatıyor.
1915 Soykırımı’nda Müslümanlaştırılmış yüzbinlerce Ermeniden biri olan Nazlı Esina, 13 yaşında “kesin” olarak Ermeni olduğunu öğrendi, 35 yaşında vaftiz oldu. Şimdi 7 yaşındaki oğlundan Ermenice öğreniyor. Nazlı Esina, 1915 Soykırımı’nda Müslümanlaştırılmış yüzbinlerce Ermeniden biri. 13 yaşında “kesin” olarak Ermeni olduğunu öğrendi, 35 yaşında ise vaftiz oldu.Şimdi 38 yaşındaki Nazlı Esina, çocukken kendini Dersimli Alevi zannediyordu. Her ne kadar çocuklar köyde arkasından “fille” diye bağırsa da ailesi hiçbir şey anlatmamıştı.
1915 Soykırımı’nda Müslümanlaştırılmış yüzbinlerce Ermeniden biri olan Nazlı Esina, 13 yaşında “kesin” olarak Ermeni olduğunu öğrendi, 35 yaşında vaftiz oldu. Şimdi 7 yaşındaki oğlundan Ermenice öğreniyor. Nazlı Esina, 1915 Soykırımı’nda Müslümanlaştırılmış yüzbinlerce Ermeniden biri. 13 yaşında “kesin” olarak Ermeni olduğunu öğrendi, 35 yaşında ise vaftiz oldu.Şimdi 38 yaşındaki Nazlı Esina, çocukken kendini Dersimli Alevi zannediyordu. Her ne kadar çocuklar köyde arkasından “fille” diye bağırsa da ailesi hiçbir şey anlatmamıştı.
Flaman Parlamentosu Süryani Soykırımı'nı tanıdı
Parlamento,
1915 yılında Ermenilerin yanı sıra Süryani ve Pontus-Rumları'na da soykırım
uygulandığını kabul ediyor. Belçika
devletini oluşturan yerel parlamentolardan biri olan Flaman Parlamentosu, 1915
yılında Süryani halkına yapılan soykırımı tanıdı. Geçtiğimiz günlerde Merkez
Demokrat Hümanist Parti (cdH) Milletvekili Georges Dallemagne tarafından
verilen ve Belçika Federal Meclisi’nin 1998 yılında tanıdığı Ermeni
Soykırımı’nı tanıyan yasayı genişleten teklifi 23 Nisan'da yerel Parlamento’da
yapılan oylama ile kabul edildi.
Ermeni Soykırımı: Alnımıza sürülen kara leke
Emrah Altındiş
Türkiye toplumu 1915'de yaşanmış bu zulümle yüzleşmeden
şuradan şuraya adım atamaz, soykırım da dahil olmak üzere tüm katliamlarla
yüzleşmek, adalet istemek insanlık görevimiz, bir ahlaki zorunluluk. Nazım
Hikmet'in dediği gibi: "Affetmedin / Bu karayı sürenleri Türk halkının
alnına..."
Börcüyü Kavukçiyan'a Mektup
Elif Çelik
Sevgili Şefika Babaanne, …Dünyamız bir hassas, bir duyarlı
oldu ki sorma... Şimdi soykırım diye bir şey var Şefo’cum, birilerine
yaptıklarına bu ad verilirse ayvayı yiyorsun, bütün devletler seni ayıplıyor
falan. İşte Türkiye bunu yapmış diyorlar Ermenilere, ya; senin öz babana
olanlar falan meğer kocaman politik bir tanımın parçasıymış... Öyle ki bu
adlandırma, anasız babasız evsiz yurtsuz kalmış olmaktan sanki daha
önemliymiş... kızma, sustum… Biliyorum, “hepsinin ağzına sıçam” , “akılları
neredeymiş bunca zaman” diyorsun, haklısın. Ama moda diye bir şey var
Şefocum...
Eren Keskin: Soykırım ve resmi tarih…
Yüzyılın en büyük suçunun 100’cü yıldönümündeyiz. 1915 soykırımını
gerçekleştiren Türk-İslam Sentezci İttihatçı resmi ideolojiye inananlar
tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bu büyük suçu hala kabullenmiyor. Söz
konusu olan resmi ideoloji, coğrafyamızda yaşayan kimlikleri öylesine
belirlemiş ki, sağcısıyla solucusuyla herkes aynı kaynaktan beslenmiş. Ve hiç,
“yan çizmeye” gerek yok. Bu soykırım suçuna tüm toplum da ortak olmuş. Papa’nın
geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalardan sonra herkesin gerçek yüzü bir kez
daha ortaya çıktı. Meydanlarda birbirleriyle kıyasıya kavga eder gibi
görünen AKP, MHP ve CHP, nasıl da panik olup ortak söylem tutturdular. Hepsi,
aynı İttihatçı ve soykırımcı anlayıştan geldiklerini nasıl da ispatladılar. Soykırım demek suçtur! Her soykırım yok deyişinizde Ermeni ulusu bir kez
yaralanıyor, bir kez daha yaşam endişesi taşıyor.
19. ve 20. yüzyılın dünya basını manşetlerinde Ermeni kıyımı
Ermeni Soykırımı Müzesi Direktörü Hayk Demoyan’ın
hazırladığı “Armenian Genocide:Front Page Coverage In the World Press” (Ermeni
Soykırımı: Dünya Basını Manşetleri) kitabı 19. yüzyılın ortasından Türkiye
Cumhuriyeti’nin ilanına kadarki dönemde dünya basının Osmanlı’ya ve Osmanlı
Ermenileri’ne nasıl baktığını derledi.
ՀԱՅՏԱՐԱՐՈՒԹՅՈՒՆ
Ապրիլի 26-ին, ժամը
11:00-ին Հայոց ցեղասպանության թանգարան-ինստիտուտում տեղի կունենա Օսմանյան կայսրությունում
ԱՄՆ դեսպան Հենրի Մորգենթաուի հիշատակին նվիրված միջոցառում:
Armenian genocide: Turkey's day of denial amid remembrance for a genocide in all but name
As brave Turks dared to challenge the consensus to mark
the anniversary of the Armenian genocide, the President chose to look the other
way Istanbul. They were brave Turks and they were brave Armenians, the
descendants of the murderers of 1915 and the descendants of their victims.
Türkiye ve Ermenistan’a Büyük Görev Düşüyor
Semih İdiz
Türkiye’deki “Ermeni tabusu” kademeli olarak kalkıyor. Resmi
tarihçiliğin cenderesinden arınmış araştırmaların ve anıların sayısında da
artış var. Bugün özellikle İstanbul’da düzenlenecek olan ve katılımdan çok,
yapılıyor olmasının simgesel önemi büyük olan Ermeni tehciri, katliamı veya
soykırımı -isteyen istediği tabiri kullanır- anma törenlerini de bu çerçevede
görmek lazım. Fakat bunlar yeterli değil. Devletler cesur adımlar atmadıkça,
milletler arasındaki büyük husumetler kolay aşılamıyor. İsraillilerle Almanlar,
İrlandalılarla İngilizler, hatta Vietnamlılarla Amerikalılar arasındaki mevcut
ilişkiler de bunu gösteriyor. Türkiye ile Ermenistan’a bu yüzden büyük görevler
düşüyor. Ayrıca karşılıklı iyi niyet ve samimiyet gerekiyor.
Dışişleri'nden üç ülkeye '1915' tepkisi
Dışişleri Bakanlığı, yaptığı üç ayrı açıklamayla ABD Başkanı
Obama, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Almanya Cumhurbaşkanı Gauck'a 1915
olaylarına ilişkin açıklamaları nedeniyle tepki gösterdi. Dışişleri
Bakanlığı'ndan yapılan üç ayrı açıklamada, ABD, Rusya ve Almanya liderlerine,
1915 olaylarına ilişkin açıklamaları nedeniyle tepki gösterildi.
HDP'li Ertuğrul Kürkçü, Sevan Nişanyan'ı cezaevinde ziyaret etti
Tabi ki bir Ermeni'nin bürokrasi içinde bu kadar savunucusu
olmuyor. Türkiye'deki hakim fikriyatını biliyoruz. Ancak, biz avukatlarıyla
bakacağız. Tabi ki bu Şirince'deki Matematik Köyü'nü birlikte kurdukları Aziz
Nesin'le birlikte durumu değerlendireceğiz. Başka neler yapabileceğimizi, nasıl
destek olabileceğimize kafa yoracağız. Eninde sonunda bir çözüm yolu bulunur.
Böyle bir kültürel çaba içinde olan bir insanın yaptığı bu işten herhangi bir
ticari çıkar sağlamayan ama yeni bir ufuk açmak isteyen insanın bu kadar çok
eziyet çekmesi razı olunacak bir durum değil. Umarım buna bir çare bulacağız.
Kendisinin kanaati, hükümetin Adalet Bakanlığı'nın da bu durum için çıkış yolu
aradığı noktasındadır. Ancak, şu ana kadar bir gerçekleşme olmadı…
Diyarbakır'da 24 Nisan Anması
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır'da düzenlediği “100.
Yılında Ermeni Soykırımı Anması” Sur ilçesindeki harabe haldeki Surp Sarkis
Kilisesi'nde yapıldı… Anmada konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş
Başkanı Gültan Kışanak, 100. yılın simgesi unutma çiçeğine gönderme yaparak
"Biz hiçbir zaman unutmadık, hiçbir zaman da unutmayacağız. Yaşanan bu
acıyı, bu katliamı, bu soykırımın yarattığı trajediyi yüreğimizin en
derinliklerinde yaşıyoruz" dedi ve şöyle devam etti: Geleceğe bu yarayla,
bu sızıyla, bu trajediyle yolculuk yapmak istemiyoruz, artık yaralarımız
iyileşsin, travmamız ortadan kaldırılsın, bu trajedinin yarattığı sızı dinsin
istiyoruz. Hakikat ile yüzleşmek ve bir daha asla diyebilmek için bunu
başarmalıyız. Başarırsak soykırımı inkâr edenler daha fazla direnemeyecek."Bir
daha bu topraklarda hiçbir rengin solmasına izin vermeyeceğiz. Yaşanan bu
soykırımı lanetliyoruz demeliyiz, haykırmalıyız.
Soykırım tasarısı Kürdistan Parlamentosu’nda
Irak Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’na Ermeni
Soykırımı’nın soykırım olarak tanınması için yasa tasarısı sunuldu. Rudaw’ın
haberine göre, Kürdistan Parlamentosu Ermeni bloğunun tek milletvekili olan
Yurwant Nisan Markos Bıtrs, 1915’te yaşanan Ermeni Soykırımı’nın soykırım
olarak tanınması için parlamentoya bir yasa tasarısı sundu.Our 100th Year of Remembrance
On this historic 100th anniversary, please join us in a
prayer for the intercession of our new saints of the Armenian Genocide. Christ our God, you crown your saints with triumph and
you do the will of all who fear you, looking after your creatures with love and
kindness.
80 yılda 24 gayrimüslim milletvekili
Sinan Onuş / BBC Türkçe
BBC Türkçe'nin araştırmasına göre,1964 yılından bu yana
ilk kez birden fazla gayrimüslim adayın seçilme şansı yüksek. Listelerdeki
azınlık kökenli isimler içinde şansı en yüksek görülen aday Selina Özuzun
Doğan. 38 yaşındaki aday, İstanbul'da 2. bölgede ilk sırada. Halkların
Demokratik Partisi ise, azınlık ve gayri müslim adaylar konusunda en zengin
listeye sahip parti. Ermeni cemaatinden Garo Paylan İstanbul'da 3. bölge,
ikinci sıradan aday. Filor Uluk Benli, 2. bölge onuncu sıradan, Murad Mıhçı da
1. bölge 11. sıradan HDP listesine girdiler. Avrupa Parlamentosu eski
milletvekili, Ezidi aday Feleknas Uca da Diyarbakır'da 4. sırada yer alıyor. Adalet
ve Kalkınma Partisi'nde ise Ermeni gazeteci Markar Esayan 2. Bölge 12. sıradan
aday.
Yeni Türkiye’nin ‘Kültür Emperyalizmi’ aygıtı: Diyanet
Kadri Gürsel
Türkiye’de
122 bin personel ile 85 bin camiyi yöneten Başbakanlık’a bağlı dev kuruluş
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın AKP dış politikasındaki rolü de giderek artıyor. Kısa adıyla “Diyanet”, ezici çoğunluğu Sünni-Hanefi inancının
devletten maaş alan imamları olan 122 bin kişilik kadrosuyla ülkedeki 85 bin
camiyi dolduran cemaate merkezde yazılan hutbelerle ulaştırdığı Ankara’nın
mesajını, artık çok daha öteye, dünyaya da taşıyan bir kurum haline getirildi. Diyanet’in
internet sitesine bir göz atmak bile kurumun uluslararası alanda ne kadar da
faal olduğunu görmek için yeterli. Diyanet’in bu sitede yer alan 2013 yılı
faaliyet raporunda kurumun sınır aşan amacı “Dünyada objektif İslam algısı
oluşturmak ve bu anlayışı yaymak” şeklinde ifade ediliyor. Hedef olarak da
“İslam’ın bilimsel temellerine dayalı bir İslam anlayışı sunmak ve
yaygınlaşmasına öncülük etmenin” benimsendiği kaydedilmiş. Bu doğrultuda yurtdışında
200.267 adet konferans, panel ve sempozyum düzenlendiği bilgisi raporda yer
alıyor.
Paşa Babanın Pantolonu, Ağır Hüzün ve Ereğlili Ermeni Ustalar
100LEŞME. Hakan Kurtuldu, Deniz Keskin ve Melih Dalbudak 100.
yılında Ermeni soykırımı için yazdılar. Paşa dedenin dizindeki deri yama,
hüznün nedeni ve Ereğlili Ermeniler... "Bir Türkiyeli olarak tarihimizde Ermeni Soykırımı'nın yaşandığını
nasıl öğrendiniz? Bu yüzleşme hayatınızı nasıl etkiledi?"Ermeni Soykırımı'nın 100. yılı vesilesiyle bu soruyu
soykırımı kendine çeşitli düzeylerde dert edinen ve yüzleşmenin gerekliliğini
düşünen bu topraklarda yaşayan Ermeni olmayanlara sorduk. Herkesin anlatacak
bir hikayesi, bir anısı, açıklayacağı bir fikri olmalıydı ve öyle de oldu...
Erdoğan'dan 'üzüntü verici hadiseler' mesajı
Erdoğan'ın mesajında , "Ermeni vatandaşlarımız için
özel bir anlam taşıyan bu günde, Birinci Dünya Savaşı şartlarında hayatını
kaybeden tüm Osmanlı Ermenilerini bir kez daha saygıyla anıyor, çocuklarına ve
torunlarına taziyelerimi sunuyorum. Osmanlı İmparatorluğu'na ve Cumhuriyetimize
yaptıkları ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi katkıları daima takdirle
hatırladığımız Ermeni toplumunun, coğrafyamızın her köşesindeki hatıralarını
güzel duygularla yâd ediyorum. Bu vesileyle, rahatsızlığı sebebiyle tedavi
gören Patrik Sayın Mesrob Mutafyan'a da şifa temenni ediyorum. Değerli Ermeni
vatandaşlarım, İnsanlığın en büyük felaketlerinden olan Birinci Dünya
Savaşı'nda, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde de her milletten milyonlarca
insan ebediyete intikal etti. Bu savaş sırasında, etnik ve dini kimliği ne
olursa olsun, benzer şartlar altında hayatlarını yitiren Osmanlı
vatandaşlarının tamamını da rahmetle ve hürmetle anıyorum. Türkiye Cumhuriyeti
devletini, bu acıları unutmadan ama bunlarla baş etmesini de bilerek kurmayı
başardık. Bugün de, huzur, barış ve kardeşlik temelinde daha güzel günlere
ulaşmak için, etnik ve dini kimliğine bakmaksızın, tüm vatandaşlarımızla,
dostlarımızla birlikte çalışıyor, mücadele ediyoruz.
Obama 'Soykırım' Demedi
Alparslan Esmer
Başkan Barack Obama yıllardır 24 Nisan mesajlarında 1915
olaylarını Ermenice 'Büyük Felaket' anlamına gelen 'Medz Yeghern' ifadesiyle
tanımlıyor… Obama, mesajında Papa Françesko’nun ‘soykırım’ tanımlamasını
memnunlukla karşıladığını söylüyor, ‘Meds Yeghern’ diye adlandırdığı 1915
olaylarını “20’inci yüzyılın ilk kitlesel zulmü” diye tanımlıyor, 1915’te
Amerika’nın İstanbul Büyükelçisi Henry Morgenthau’nun ABD Dışişleri
Bakanlığı’na çektiği ve “Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni ırkının imha
edilmekte olduğuna” dair resmi telgrafına yer veriyor ve ‘soykırım’ ifadesini
tarihte ilk kez kullanan hukukçu Raphael Lemkin’in çalışmalarına dikkati
çekiyor… Obama açıklamasında, “Bu yıl, 20’inci Yüzyıl’ın ilk kitlesel zulmü
olan Meds Yeghern’i yüzüncü yılında anıyoruz. 1915 yılının başlarında Osmanlı
İmparatorluğu’ndaki Ermeni halkı sınır dışı edildi, katledildi ve ölümlerine
yürüdü. Tarihi yurtlarının kültürleri ve mirasları silindi. Tüm tarafların
çektiği acılara tanık olan korkunç şiddet olayları içinde, 1,5 milyon Ermeni
yok oldu” ifadelerine yer veriyor…‘Soykırım’ 1940 ve 50’li yıllarda Polonya
asıllı Amerikalı hukukçu Raphael Lemkin tarafından ortaya atılan bir ifade.
Lemkin, açıklamalarında Ermeniler’in de Yahudiler’le birlikte 20’inci Yüzyıl’da
soykırıma maruz kaldığını savunmuştu. Bu tanımlama o döneme kadar 1915
olaylarını ‘Meds Yeghern’ olarak adlandıran Ermeniler ve tüm dünya tarafından
hızla benimsendi. Lemkin 1951’de “Birleşmiş Millletler Soykırım Suçunu Önleme
ve Cezalandırma Sözleşmesi”nin yürürlüğe girmesini sağladı.
Ahmet Rıza Bey'in kemiklerini sızlatıyorsunuz
Yavuz Baydar
27 Mayıs 1915'te, Tehcir Kanunu bir 'Kanun-ı Muvakkat' (Geçici Kanun) olarak Meclis-i Mebusan'dan geçirilir, Ermeniler’i yerinden yurdundan edip ölüme sürme kararı yürürlüğe girer... 'Geçici' kanunu 'kalıcı' kılmak için 30 Mayıs'ta Meclis-i
Vükela kararıyla tehcir süresiz -yani ucu açık- hale getirilir. Türkiye'yi
yüzyıllık bir insanlık suçu karanlığına sokacak süreç için bu da yetmez. Talat
ve çetesi,10 Haziran 1915'te 'Ermeniler’e Ait Mülk ve Arazilere Dair
Tedbirler'i de kararname olarak yayınlatır. Bu bir yağma talan kararıdır. Ermeni
mülküne el koyma konusunda tartışmalar esnasında, tek bir Osmanlı aydını,
İttihat Terakki'nin kurucuları arasında yer alan büyük istibdat muhalifi, Ayan
Meclisi üyesi (senatör) Ahmet Rıza Bey (ruhu şad olsun), söz alır ve tarihe
şerefle geçecek şu sözlerle Meclis'e seslenir: “Beni kolumdan tut, köyümden
dışarı at, malımı mülkümü de sonra sat, bu hiçbir vakitte caiz değildir. Bunu
ne Osmanlı vicdanı kabul eder ne de kanun!” 'Osmanlı vicdanı', öyle karmaşık
bir zamanda ve tek bir kişide bile olsa dile gelmiştir.
Soykırım Yürüyüşü’nden Görüntüler
100. Yıl İnkara Son Girişimi’nin Sultanahmet’ten
Haydarpaşa’ya uzanan Soykırım Yürüyüşü’nden görüntüler. 100. Yıl İnkara Son
Girişimi’nin Sultanahmet’teki1915’te düşünürler başta olmak üzere tutuklanan
Ermenilerin getirildiği cezaevi binası
olan Türk ve İslam Eserleri Müzesi önünde başlayan Soykırım Yürüyüşü, Ermeni tutukluların
birçoğunun geri gelmediği yolculuğa çıkarıldıkları Haydarpaşa’da son buldu.
Erivan'da Ermeni Soykırımı anması
Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Soykırım Anıtı önünde
kitlesel anma töreni. Ermeni Soykırımının 100. yıldönümü dolayısıyla
Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Soykırım Anıtı önünde kitlesel anma
törenleri düzenlendi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Fransa
Cumhurbaşkanı François Hollande'ın da aralarında olduğu çok sayıda ülke
liderinin de katılımıyla devlet töreni düzenlendi. Devlet temsilcileri
Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan'a taziyelerini iletirken, anıta
yaprakları Ermeni diasporasını, orta bölümü ise 'Soykırım Anıtı'nı temsil eden
çelenk bırakıldı.
İnsan Hakları örgütlerinden Ermeni Soykırımı manifestosu
İnsanlığın ortak belleğinden hiç çıkmayan Ermeni
Soykırımı’nın mağdurlarının aziz hatırası önünde saygıyla eğilir. Aynı zamanda
soykırım sırasında Ermenilerin hayatlarının kurtarılmasında rolü olan “vicdan”
sahiplerini de saygıyla selamlar; Doğası gereği soykırım suçu zaman aşımına
uğramadığını belirtir; Türkiye’yi Osmanlı İmparatorluğu Jön-Türk (İttihat ve
Terakki) hükümeti tarafından örgütlenen ve gerçekleştirilen Ermeni nüfusun
soykırıma maruz bırakılması suçundaki sorumluluğunu resmi olarak kabul etmeye
davet eder; Türkiye’yi resmi inkâr politikasını terk etmeye ve mağdurlar,
soylarından gelenler ve bir bütün olarak Ermeni toplumunun yaşamakta olduğu
acıların ve sürmekte olan zararlarının giderim maliyetini yüklenmeye çağırır; Türkiye’nin
Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmeye yönelik olarak, önkoşul olmaksızın
ortak sınırı açmasını tavsiye eder, Türkiye’yi soykırımı inkâr etme
politikasını sürdürmesine yardımcı olan, Ermenilere yönelik damgalama ve nefret
söylemi ile mücadele etmesini tavsiye eder,
Kayserili İlk Gökbilimci Prof. Dr. Arakel Garabet Sivaslıyan
Arsen Arşık
Cumhuriyet öncesi, Osmanlı İmparatorluğunda doktoralı ve
Kayserili ilk gökbilimci Prof. Dr. Arakel Garabet Sivaslıyan'ın tehcirle son
bulan kısa hayat hikâyesi. Dr. Arakel Garabet Sivaslıyan, 22 Ekim 1858'de
Kayseri Mancusun Köyü’nde (şehir merkezine 10 km) doğmuş. İlkokulu Mancusun'da
okumuş ve Kayseri merkezde bulunan Ermeni Protestan Argeus (Erciyes)
Koleji'nden mezun olduktan sonra matematik öğretmenliği yapmıştır.
Mersovan’daki (Merzifon'daki) American Anatolia College'ından Bachelor of
Divinity (=BD) diplomasını alarak
ilahiyatçı eğitimini de tamamlamıştır. Dr. Sivaslıyan, Merzifon College'da
profesörlüğe yükseltildikten sonra, gökbilim öğrenimi için 1890 yılında ABD'ye
gönderilmiş ve Carleton College’inde, Northfield Minnesota ve Goodsell
Gözlemevi'nde Prof. Dr. Herbert C.Wilson'ın yanında çalışmalarına başlamıştır.
Cem Özdemir: Ermenilerin acısını paylaşmak için insan olmak yeter
Elmas Topcu / @topcuelmas Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Cem Özdemir’le konuştuk I-II… Geçen ay Ermenistan’daydınız ve oradayken, “Ermenilere yapılan soykırımın 100’üncü yılını anıyoruz... ” diye bir tweet attınız. Sert tepkiler geldi. Onlardan biri de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Melih Gökçek’ten. “Cem, sen Ermeni misin” diye sordu. Önce netliğe kavuşturalım. Ermeni misiniz? “Hakkaniyet veyahut vicdan sahibi olmanın herhangi bir köken, dini aidiyet ve cinsiyet gerektirdiğini düşünmüyorum. İstanbullu bir annenin, Kafkas göçmeni Çerkes bir babanın oğlu olarak, Ermeniler başta olmak üzere Anadolu’da yüzyıllardır birlikte yaşamış bütün kadim hakların uğradığı katliamların, yaşadığı sürgünlerin acılarını paylaşmak ve yaşanmış insanlık trajidelerini yüreğimin derinliklerinde hissetmek için insan olmam yetiyor. Ama bilirim ki Türkiye’de Ermeni olmak sabır ister. ‘Ermeni’ olmanın hâlâ küfür olarak algılandığı, yaşanan acılar dillendirildiğinde ısrarla yok sayılmaya, ‘sözde’ addedilmeye götürdüğünü gördük."Aram Ateşyan: "Türkiye Ermenileri Bu Ülkenin Ayrılmaz ve Sadık Bir Parçasıdır"
Ermeni Patrik Genel Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan: -
"Türkiye Ermenileri bu ülkenin ayrılmaz ve sadık bir parçasıdır.
Vatandaşlık sorumluluklarının tamamen farkındadır. Halkımızın tarihindeki bu
acı ve sızlayan yaranın ancak yüz yıl sonra bu kadar vurgulanabilmesi bize acı
vermektedir. Hiç kimsenin eski deneyimlerimizi anmaksızın bugünkü durum
karşısında sevinmemizi beklemeye hakkı yoktur"- "İfade özgürlüğü
sınırları içerisinde herkes istediğini söyleme özgürlüğüne sahiptir. Birçok
devlet, adalet adına yaralı halkımıza destek olmaktadır. Ancak bir gün acımızın
siyasi malzemeye çevrildiğini görmek bizlerin acısını katbekat
artıracaktır"- "İmanları için hayatlarını yitirmiş şehitlerimizi
anmak için düzenlenen törenlerin, insanların cesaretlerini sınamak amacıyla
kurulmuş bir yarış alanı olmadığına inanıyoruz"- "Bugün bir başka
davete daha icabet ediyoruz. Yüreklerimizden çıkan dualardan bir payı da,
Çanakkale Savaşı'nda hayatlarını kaybeden Osmanlı ordusu askerlerinin
ruhlarının esenliği için ayırıyoruz"
Sainted!
eNewsletter of the Eastern Diocese
Armenian Church history was made today, when the martyrs
of the Armenian Genocide were ceremonially recognized as holy saints. The
splendid service took place at the Mother See of Holy Etchmiadzin, under the
leadership of His Holiness Karekin II, the Supreme Patriarch and Catholicos of
All Armenians, and His Holiness Aram I, the Catholicos of the Great House of
Cilicia.
Soykırım tasarısı Kürdistan Parlamentosu’nda
Irak Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’na Ermeni
Soykırımı’nın soykırım olarak tanınması için yasa tasarısı sunuldu. Rudaw’ın
haberine göre, Kürdistan Parlamentosu Ermeni bloğunun tek milletvekili olan
Yurwant Nisan Markos Bıtrs, 1915’te yaşanan Ermeni Soykırımı’nın soykırım
olarak tanınması için parlamentoya bir yasa tasarısı sundu.
Rusya'dan son dakika Ermenistan şoku
Rusya Parlamentosu Duma, Ermeni olayları ile ilgili
bildiriyi "Soykırım" ifadesini kullanarak kabul etti. Putin ise
Erivan'da Ermeni anmalarına katıldı ama orada 'soykırım' demedi…Rusya'nın
ardından Bulgaristan parlamentosu da 1915 olaylarının 100'üncü yıldönümünde ilk
kez ‘katliamı tanıma’ kararı aldı. 1915 olaylarını ‘katliam’ olarak tanımlayan,
özel bildiri parlamentoda 157’ye karşın 36 oyla kabul edildi. Oylamada
'Soykırım' ifadesinin kullanılmaması dikkat çekti.
Meryem Ana Kilisesi’ndeki ayinde 100 kere çan çalındı
Ermeni Patrikhanesi’ndeki ayinde barış güvercinleri
uçuruldu, 100 kere çan çalındı… Cumurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının
da okunduğu törenin ardından barış güvercinleri uçuruldu… Bakan Bozkır, kilise
girişinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Ermeni Patrik Genel Vekili
Başepiskopos Aram Ateşyan’ın yöneteceği ayine katılmaktan büyük bir onur
duyduğunu belirterek, “1916 yılından beri ilk defa resmi olarak yapılan bir
ayin. Türk hükümetinin bir temsilcisi ilk defa böyle bir ayine katılacak” dedi.
CHP'nin Ermeni adayı Taksim'deki anmaya katılamayacak
Haber: Serdar Korucu / Arşivi
CHP'nin Ermeni milletvekili adayı Selina Doğan,
İstanbul'daki 24 Nisan anmalarına katılamayacağını açıkladı. Selina Doğan,
mesajında şu ifadelere yer verdi: “24 Nisan 1915’te sırf Ermeni oldukları için
öldürülen ve ölüm yolculuğuna çıkarılan Ermeniler’in her birini derin bir
sessizlikle anıyorum. Partimin Almanya Mitingi’nde yer almam nedeniyle 24
Nisan'da İstanbul'da Taksim'de yapılacak olan 24 Nisan anma etkinliklerine
katılmayı düşünürken ne yazık ki katılamayacağım. Ancak Almanya'da Anadolu
Ermenileri’nin gerçekleştireceği dini ayine katılıp dualarımla anacağım.”
1.5 Million Martyrs of the Armenian Genocide Canonized into the Sainthood
WD Newsletter
On April 23, 2015, 1.5 million martyred Armenian souls will rest in the abode of the heavenly saints. On Thursday, His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians accompanied by His Holiness Aram I, Catholicos of the Great House of Cilicia officiated the biggest canonization service in history. The two hour ceremony, held outside of the Cathedral of the Mother See of Holy Etchmiadzin, proclaimed the martyrdom of those killed for their faith and homeland. The historic day marked the first time in 400 years that the Armenian Church has used the rite of canonization. The ceremony was attended by Armenian President Serzh Sargsyan and other high-ranking dignitaries and ecumenical guests. Twelve bishops and archbishops of the Armenian Apostolic Church participated in the ceremonial rite.
On April 23, 2015, 1.5 million martyred Armenian souls will rest in the abode of the heavenly saints. On Thursday, His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians accompanied by His Holiness Aram I, Catholicos of the Great House of Cilicia officiated the biggest canonization service in history. The two hour ceremony, held outside of the Cathedral of the Mother See of Holy Etchmiadzin, proclaimed the martyrdom of those killed for their faith and homeland. The historic day marked the first time in 400 years that the Armenian Church has used the rite of canonization. The ceremony was attended by Armenian President Serzh Sargsyan and other high-ranking dignitaries and ecumenical guests. Twelve bishops and archbishops of the Armenian Apostolic Church participated in the ceremonial rite.
Cumhuriyet'ten Ermenice başlık: Bir daha asla
Ermeni
Soykırımı'nın 100. yıl dönümünde 3 gazete Ermenice başlıkla çıktı. Cumhuriyet’in,
Ermeni Soykırımı’nın 100.yılı olan 24 Nisan tarihli nüshasının
manşetinde Ermenice “Bir daha asla” başlığı kullanıldı. Haberde, “Osmanlı
İmparatorluğu döneminde yaşanan felaketin acısı hâlâ taze. İnsan aklını,
vicdanını, hak ve adalet duygusunu felç eden bu yarayla yüzleşme zamanı; bir
daha asla olmasın diye!” denildi. Ermeni Soykırımı'nın 100. yılında
Cumhuriyet'in yanı sıra Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri de Ermenice
başlıkla çıktılar.
Bıktırdınız gerçekten!
Bir şeyi lütfen aklınızda
tutun: “Türk stratejisi” diye adlandırılan bir strateji vardır. Adını ben
koymadım; buralarda böyle adlandırılıyor bu… “Türk Stratejisi”nin özeti şu:
“zamandan çalmak” ve “zaman kazanmak”; eğer bir sorunla karşılaşıyorsanız, ana
amacınız, sorunu çözmeden ertelemeyi becerebilmek ve peşinden de “öf! bu sefer
de kurtulduk”, deyip bir dahaki dalgaya hazırlanmak olmalıdır. Bunun için her
türlü yola başvurmanız mubahtır… Dışişleri Bakanlığı kapsamlı bir kampanya
başlatmış görülüyor. Bu kampanyanın bir ayağını, benim kitaplarımın sahteliğini
ispat etmek oluşturuyor… Konsolosların telefon etmekle yetinmedikleri durumlar
da var. Üniversitelere resmî yazılar yazmaktan da çekinmiyorlar. Üniversiteleri, yaptıkları ve yapmayı
düşündükleri mali yardımları kesmekle tehdit ediyorlar… Bu da stratejinin bir
parçası, bağır- çağır tehdit et; bunun yetmediği yerde bir şeyler yapıyormuş
gibi görün ama sonuç aynı olsun: zamandan çal! Zaman kazan! Bıktırdınız
gerçekten!
Soykırım: İnkârdan olumlamaya
Cengiz Aktar
“Eğer gerçekten soykırım varsa, o soykırımı planlı bir
şekilde Ermeniler yapmıştır.” Böyle hükmetti başbakanın bir eski yardımcısı. Kritik haftaya doğru, HDP dışındaki siyasî partileri,
Diyaneti, Dışişleri, İçişleri, yasaması, yürütmesi, yargısı ile resmî Türkiye
soykırım konusunda fabrika ayarlarına geri döndü. “Ortak acı” teşebbüsünden en
kaba pozisyonlara hızla rücu etti. Yekvücut soykırımın yüzüncü yılını
savuşturmak ve şu dönemi kazasız belasız atlatmak için kolları sıvamış gibi
duruyor. Oysa Osmanlı vatandaşı Ermenilerin 1915-16’da başlarına gelen yurtdışında,
birkaç çatlak ses dışında, soykırım olarak anlaşılıyor. Yani Türkiye’nin çabası
beyhude
"Ermeniler İyi Komşu Olmak Zorundaydı"
Nilay Vardar
100LEŞME / Tatyos Bebek Anlatıyor
Tatyos Bebek, Musa Dağı "masalı"ndan, hep
"iyi" olmuş Ermeni komşulara kadar, Türkiye’de Ermeni olmanın satır
başlarını anlatıyor. Tatyos Bebek’in yolculuğu Türkiye’nin tek Ermeni köyü
olan Vakıflı’dan başlıyor, tek Ermeni’nin olmadığı Karabük’te devam ediyor.
Yolculuğun şimdiki durağı İstanbul. Diş hekimi aynı zamanda Türkiyeli Ermenilerin sorunları
üzerine çalışan Düşünce Platformu üyesi.
Başbakan Davutoğlu: İstanbul'un en zenginleri Ermeniler
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türk Ermeni ilişkilerine dair
yaptığı açıklamada "Ermeniler bizimle birlikte bir tarih inşa ettiler.
Osmanlı medeniyeti diye bir medeniyet varsa eğer, Ermenilerin çok büyük
katkıları var. Ama İstanbul'un birçok semtinin en zenginleri, tahmin edilenin
aksine Ermeniler'dir, Rumlar'dır, Yahudiler'dir ve miras dolayısıyla Müslüman
kadınlardır" diye konuştu. (Sanırız Başbakana verilen bilgi çok doğru
değil. İstanbul’da yaşayan binlerce fakir Ermeni olduğu gibi, Türkiye’nin
dolar milyarderleri ve ilk bin zengini arasında da Ermeni -maalesef- yok.
HYETERT)
100. Yıl Dönümü UNUTMA UNUTTURMA BENİ ÇİÇEĞİ
Unutma Beni çiçeğinin, her biri soykırımdan sonra Ermeniler tarafından yerleşilen, beş kıtayı temsil eden beş adet taç yaprağı bulunuyor.Siyah renk korkuyu ve Soykırım anılarını temsil ediyor. Sarı renk, yaşama ve yeniden başlama umudunu veren güneş ışığını temsil ediyor. İçteki açık mor halka, Ermeni Soykırımı’nı tanıma ve kınama hareketine katılımı temsil ediyor. Ve hakim mor renk, Ermeni Apostolik Kilisesinin memurları tarafından giyilen cübbede Ermenilerin öz bilincinin temelinde yatıyor.
Bakan Volkan Bozkır, Ermeni Patrikhanesi'nin ayinine katıldı
İstanbul Kumkapı'da bulunan Meryem Ana Kilisesi'nde bu
yıl bir ilk yaşandı. 1915 olaylarının 100'üncü yılında Ermeni Patrikhanesi'nin
ev sahipliğinde Kumkapı Meryem Ana Kilisesi'nde ayin düzenlendi. Ayine bu yıl
ilk kez Türkiye'den resmi düzeyde bir katılım gerçekleşti. Meryem Ana
Kilisesi'nde bu sabah 10:30'da başlayan ayine hükümeti temsilen AB Bakanı ve Başmüzakereci
Volkan Bozkır katıldı.Almanya Cumhurbaşkanı "soykırım" dedi
Cumhurbaşkanı Gauck, Berliner Dom katedralinde
Almanya'daki kiliselerin ortak düzenlediği "Ermenilere, Süryanilere ve
Pontus-Rumlarına uygulanan soykırımı anma töreni"ne katılarak bir konuşma
yaptı… "Bu planlı ve hesaplı caniyane eylem Ermenileri sadece bir sebepten
dolayı vurdu: Ermeni oldukları için. Benzeri şey de aynı kaderi paylaşan Pontus
Rumlarını, Asurileri ve Süryanileri de vurdu" diyen Gauck, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Bugünkü bilgilerimiz ve son on yıllardaki siyasi ve insani
felaket olayları gözümüzün önüne açıkça ortaya koyuyor ki, Ermenilerin kaderi
20. yüzyıla dehşet veren bir şekilde damgasını vuran toplu kıyım, etnik
temizlik, tehcirler ve evet soykırım tarihi için bir örnektir."
Putin: Soykırımın haklı gerekçesi olamaz
Rusya Devlet Başkanı Putin mesajında, “24 Nisan 1915
insanlık tarihinin en korkunç ve dramatik olaylarından ve Ermeni halkının
soykırımı ile ilgili kederli bir tarih” ifadelerini kullandı. Rusya’nın bu
trajediyi kendi acısı ve sorunu olarak gördüğünü belirten Putin, 100 yıl sonra
söz konusu trajedinin kurbanları önünde saygıyla başlarını eğdiklerini
kaydetti. Rusya’nın objektif ve tutarlı olmaya devam edeceğini vurgulayan Rus
lider, “Etnik kimliklere göre toplu katliamın haklı gerekçesi olamaz.
Uluslararası toplum, bu tür vahşetlerin hiçbir zaman ve hiçbir yerde
tekrarlanmaması için her şeyi yapmakla yükümlü.”
1915: Soykırım mı tehcir mi?
Yüzyılın Ağıdı
Bu dağlar yüksek Ermeni Yaylası,
Eski haritaların Plateau Arménien'i,
Yüzyıllık acıyı resmetmek için,
Daha uygun bir fon düşünemezdim.
Bir yurt ki boydan boya kan kesmiş,
Üçbin yıllık halkına mezar edilmiş,
Onsuz bu acının tasviri köksüz,
Ve onsuz şiir de öksüz olurdu...
Ve onsuz şiir de öksüz olurdu...
1915 Ermeni Soykırımı ile yüzleşmek neden zor ama önemli?
Murat Paker / muratpaker@gmail.com
Şimdi önünüzde, bütün farklılıklarını eşdeğerlilik
çerçevesinde kucaklayan demokratik bir zemin kurma görevi vardır. Bu zemini
kurdukça 1915 Ermeni Soykırımı ile daha iyi yüzleşebileceğiz; 1915 ile
yüzleşebildikçe bu zemini daha sağlam kurabileceğiz; zira bu devlet yapısının
ve de egemen politik kültürümüzün harcında bol miktarda 1915’in kıyıcı ruhu yer
alıyor. Bu yıl, 2015, 1915’in 100. yıl dönümü. Bir asır geçmiş ve
biz Türkiyeliler olarak hala 1915’te komşularımız / yurttaşlarımız olan
Ermenilere ne olduğuna dair gereken yüzleşmeleri yapmış ve bu konuda ne toplum
olarak kendi içimizde ne de 1915’te öldürülen Ermenilerin çocukları /
torunlarıyla barışık bir noktaya gelebilmiş değiliz.
Sevgili Ermeni Kardeşlerim! Sevgili Süryani Kardeşlerim! Sevgili Hıristiyan Kardeşlerim!
Kemal Yalçın
Sizin Acılarınız, benim de acılarımdır! Sizlerden ve
insanlıktan ÖZÜR DİLİYORUM!... Yüzyılımızın büyük acısı, insanlığın
yüz karası SEYFO’da, AĞET’te, katliamlarda, kırımlarda, soykırım sırasında
katledilmiş, öldürülmüş, hayatını kaybetmiş Ermenilerin, Süryanilerin,
Nasturilerin, Kildanilerin, Ezidilerin, Rumların ve tüm Hıristiyanların ve
Musevilerin anıları önünde saygıyla eğiliyor; sizlerin acılarınızı kendi
acılarım kabul ediyorum. Sünni Müslüman bir aileden gelen bir Türk yazarı
olarak, kendi adıma, sizlerden ve insanlıktan özür diliyorum.











.png)


























