Etiketler

Moskova Konservatuvarında Ermeni ArtVocalEnsemble Korosu konseri gerçekleşti

Moskova Çykovsky Konservatuvarı küçük salonunda II. Uluslararası Korolar Forumu çerçevesinde Ermeni ArtVocalEnsemble Korosu konseri gerçekleşti. Maestro ve sanat yönetmeni Arno Barkhudaryan yönetimindeki koro Ermenice eserler icra etti. Konserde Moskova Ermeni toplumu ve aydın çevreleri hazır bulundular.

Hüsün ve kubuh

Emrah Çelik
 Avrupa ülkeleri, Japonya, Kanada gibi “gayrimüslim” ülkelerin sadece teknolojide değil, ahlakın çeşitli alanlarında da bizim toplumlarımızın çok önünde olduğunun daha belirgin bir şekilde ortaya çıkması büyük bir şaşkınlığa neden oldu. Zira şimdiye dek Batı’nın “teknolojisini alıp ahlaksızlıklarını almama” konusunda titizlenilirken, son zamanlarda Batı ahlakı, teknolojisi kadar cazip gelmeye başladı. Ve doğal olarak, iyi ile kötünün tanımları, kaynakları, sonra da “İslami” olanın ne olduğu, İslam’ın hükümlerinin mutlak ve tek doğrular olup olmadığı soruları zihinleri meşgul eder oldu… İslami literatürde bu konu “Hüsün – Kubuh” (güzellik – çirkinlik, ya da iyilik – kötülük) başlığı altında çeşitli açılardan tartışılır. Benim işaret etmek istediğim kısım ise, ahlaki ve hukuki ‘hükümleri’ bilme aracı olarak vahyin ve aklın yerleri ile ilgili.

Hangi milliyetçilik?

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Son dönemde en hararetli konulardan biri AKP’nin değişimi… Genel kanaat partinin bir miktar İslamileşmekle birlikte milliyetçi yöne de kaydığı şeklinde… Dahası kendilerini milliyetçiliğe karşı gibi gösteren (örneğin) solcu aydınlarınız, ilkeleri araçsallaştıran bir tutum sergileyerek, saldırgan bir karşı milliyetçiliğin payandası olmanın peşine düşmüşse, buna tepki olarak yükselecek toplumsal milliyetçiliğin de ‘resmi’ ve militan bir nitelik arz etmesini önlemek kolay olmaz… Böyle bir ortamda AKP gibi partiler garip bir ikilemle karşı karşıya kalırlar: Bir yandan toplumun hislerine tercüman olan bir kitle partisi olma hasebiyle söz konusu tepkisel milliyetçiliği kuşatmak zorundasınız… Ancak diğer yandan da milliyetçiliğe esir düşmemek, ayrışmayı değil kaynaşmayı güçlendirecek bir tutum izlemek durumundasınız. Aksi halde kitle partisi vasfınızı yitirip, ideolojik bir marjinalleşmeye mahkûm kalabilirsiniz… Aynı anda hem milliyetçi olmak hem de olmamak nasıl mümkün olabilir? Bu ihtimali yaratmak ideolojiyi farklı bir zihniyetin içinde aramanızla bağlantılı…Ancak milliyetçiliği demokrat zihniyet içinde de tasavvur etmek mümkün. Var olanın çeşitliliğinden, birlikteliğinden ve paylaşımından sentezlenen bir milliliği, ‘bizler’ ne isek ona ait olanı sahiplenen bir milliyetçilik. Dolayısıyla değişken, tarih karşısında mütevazı ama yaşatma gücü olan bir bakış. Heterojenliği kuşatan, hiyerarşiyi kaldıran, devleti toplumu anlama ve takip etme zorunda bırakan özgüvenli bir sivil birlikteliğin ideolojisi.

'Nasıl Hıristiyan olacaktık?'

D. Ali Taşçı
Bugün, “Kâzım Karabekir Paşa’nın Hatıratı”ndan ( Sebil Dergisi, 2 Ocak 1976, sayı 1) bir bölüm aktarmak istiyorum… Mahmut Esat Bey ( Bozkurt- İktisat vekili ) söz aldı ve sertçe cevap verdi:  “ Evet, Hıristiyanlığı!.. Çünkü İslamlık terakkiye (yükselmeye) manidir!.. Bu dinle yürünemez, mahvoluruz… Ve bize de kimse ehemmiyet vermez.”  Ben de söz alarak dedim:  “ İslamlığın terakkiye mani olduğu Avrupalıların uydurmasıdır. Bu meseleyi istediğiniz kadar münakaşa edebiliriz. Fakat münakaşaya tahammülü olmayan bir mesele varsa, din değiştirmek gayretidir. Netice, İslam kalırsak, mahvolmayız; fakat bu din değiştirme oyunuyla bizi kolay mahvedebilirler.”  ( K. Karabekir Paşa biraz daha uzun konuştuktan sonra) Fethi Bey  ( Dahiliye- içişleri- vekili ) söz alarak, bana gayet sert cevap verdi: Evet, Karabekir!.. Türkler İslamlığı kabul ettiklerinden böyle kaldılar… Ve İslam kaldıkça da bu halde kalmaya mahkumdurlar… Bunun için İslam kalmayacağız!..”

Çetin Altan Hayatını Kaybetti

Gazeteci yazar Çetin Altan 88 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yazar, oyun yazarı olan Altan, 1965-1969 arasında Türkiye İşçi Partisi'nden milletvekilliği yaptı. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuydu. Çetin Altan köşe yazılarına Milliyet gazetesinde köşe yazıları kaleme alıyordu.

Endonezya'da Yakılan Kiliseler

Endonezya'nın Açe bölgesinde aşırılık yanlısı bir grub tarafından Hristiyanların çoğunlukla yaşadığı Suka Makmur köyüne ve kiliselere saldırı düzenlemesi olayı ile ilgili olarak açıklama yapan Endonezya Diyanet İşleri Bakanı Lukman Hakim Saifuddin halka sağduyu çağrısında bulundu.

6/7 Eylül'ün bilinmeyen fotoğrafları 2. baskısı ile raflarda

Kitapla ilgili bu hafta sonu sohbet toplantısı da düzenlenecek. 6/7 Eylül 1955’te yaşanan pogromun İstanbul’da bıraktığı izleri fotoğraflayan Patriklik Fotoğrafçısı Dimitrios Kalumenos'un arşivini ilk kez Türkiye’ye taşıyan kitap bir ayda ikinci baskısını yaptı. Kitapla ilgili sohbet toplantısıysa 24 Ekim’de.

Reminder of OIA and Community Cultural Events

Reminder OIA and Community Events

Thursday November 5, 2015 at 7:00PM

 

Perinçek Türkiye'ye büyük iyilik etti

Baskın Oran
Perinçek kararı sayesinde İsviçre ve Fransa gibi ülkeler "Soykırım yoktur" diyenlere saldıramayacak, Türkiye de "Soykırım vardır" diyenlere. Bundan sonra oturup sadece günah işlese, bu sevabı yeter… Üç noktada özetleyeyim: Şimdi Perinçek kararı sayesinde İsviçre ve Fransa gibi ülkeler “Soykırım yoktur” diyenlere saldıramayacak, Türkiye de “Soykırım vardır” diyenlere… İkincisi, AİHM Büyük Daire kararı, hiçbir şeyi değiştirmeye yanaşmayacak ülkeleri çok zor durumda bırakacak. Özellikle de Türkiye’yi. Çünkü T. Erdoğan rejimi kötü’den berbat’a gitmekte… Üçüncüsü, AİHM’nin kararı bu uluslararası mahkemeye başvurmayı “vatana ihanet” ve “Batı emperyalizmi uşaklığı” saymakta olan milliyetçilerin ve ulusalcıların imanlarını yerle bir edecek. Bu “iman”, zaten Ergenekon tutuklusu Tuncay Özkan’ın 2009 başında AİHM’ye başvurmasıyla fena darbe almıştı. Ama şimdi çifte kaymaklı ekmek kadayıfı oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Şark Siyaseti ve 1915 Ermeni Soykırımın Yaratan Süreçler

Ayhan Işık - Başlangıç
Ermeni soykırımı gerçekleşeli bir asır oldu. Ermenistan’daki soykırım anıtını ziyaret ettiğinizde yürüyüş yolundaki duvarda Osmanlıda soykırımın gerçekleştiği -İstanbul’dan Diyarbakır’a- dönemin vilayet ve kazalarının isimleri yazılı. Bu kadar geniş coğrafyada aynı tarihlerde başlatılıp aynı tarihlerde, Ermeniler ‘tehlike’ olmaktan çıkınca, sonlandırılan bu büyük katliamla yüzleşilmediğinden etkileri ve sonuçları hala çok canlı olarak duruyor.

Mısır’da Ermeni muhacirlerin anısını ebedileştiren anıt açıldı

Mısır’ın Port Said kentinde Musa Dağ Kahramanlık Muharebesinden kurtulan ve 1915-1919 yıllarında Port Sait kentine sığınan Ermeni muhacirlerin hatırasını ebedileştiren anıtın açılış töreni gerçekleştirildi. NEWS.am’e açıklamada bulunan Mısır Hay Dat Komisyonu üyesi Armen Mazlumyan, anıtın Mısır Ermeni toplumu inisiyatifiyle açıldığı, açılışta Musa Dağ Kahramanlık Muharebesi 100. yıl Komisyonu Bşk. Yesayi Havatyan, Ermeni Apostolik kilisesi ruhani önderleri ve Ermeni toplumu temsilcilerinin hazır bulunduğunu kaydetti.

Patrik Bartholomeos Ruhban Okulu’nun açılmasını istedi

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Atina temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Pavlopoulos ile bir araya gelen Ekümenik Patrik Bartholomeos, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması talebini yineledi… Yunanistan’da yayımlanan Ekathimerini gazetesinin haberine göre, Ruhban Okulu’nun açılması için Türkiye hükümetine yaptığı çağrıyı yineleyen Patrik Bartholomeos, Patrikliğin din görevlisi, ruhani ve teolog ihtiyacının karşılanabilmesi için okulun açılmasının elzem olduğunu ifade etti. Ekathimerini haberinde, Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu’nun geçen hafta yayımladığı 2015 Faaliyet Raporu’nda, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması konusunda Ankara’nın gereken “siyasi iradeyi” göstermekte başarısız olduğunu kaydettiğini hatırlattı.

Maritsa Küçük davasında karar aşamasına gelindi

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Davaya konu olan ve isnat edilen suçlara ilişkin olarak, soruşturma aşamasında eksik ve yetersiz araştırma yapıldığını belirten Maritsa Küçük’ün davasında konuşan avukat Eren Keskin, “Suçun asıl failleri araştırılmamıştır” dedi. Türkiye’de kriminal suçlara karışan zanlıların DNA profillerinin karşılaştırılarak ipucu elde edilmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken Eren Keskin, “Türkiye’de kriminal DNA bankasının bulunmaması hak kaybıdır” dedi. Savcı, davaya ilişkin mütalaayı hazırlamak için dava dosyasının incelenmek üzere kendisine teslim edilmesini istedi. Mütalaanın hazırlanması doğrultusunda dava dosyasının savcıya verilmesine karar veren Mahkeme Heyeti, bir sonraki duruşmayı 19 Kasım 2015 tarihine erteledi.

Türk ordusunun gayreti Allah yolundadır

Cübbeli Ahmet Hoca / cubbeliahmethoca@gazetevahdet.com
Şu anda Türk ordusu Yahudi ve Ermeni ile savaşıyor. Aynı zamanda Alman ve Yunan ile savaşıyor. Yani yedi düvel ile savaşıyor. Orada bütün gavurların malı, malzemesi, adamları var. Onun için Müslüman Türk ordusunun, Müslüman Türk polisinin bu gayreti de Allah yolundadır. Çünkü vatan bölünmesin diye uğraşılıyor. “Ey Müslümanlar hafif olun, ağır olun yani genç olun, ihtiyar olun, zengin olun, fakir olun, hasta olun, sağlam olun benim yoluma çağrıldığınızda Allah için, din için, vatan için çıkın, çıkın, çıkın” buyruluyor. Yola çıkın, hicret edin, gayret edin, fedakarlık yapın, icabında savunmaya geçin, müdafaa edin, reddiyeler yapın Şia’ya, Vehhabi’ye, mezhepsizlere, kitapsızlara vs…(Senden Hoca olursa olanlara şaşılmaz. Bu da selefilerin yerli versiyonu şia'yı vehabileri de dinsiz sayıyor. HYETERT) 

ANC Australia Thanks Joe Hockey For Outstanding Public Service And Leadership On Armenian Issues

CANBERRA: The Hon. Joe Hockey today delivered his valedictory speech in the House of Representatives, bringing to an end a distinguished career as the Federal member of North Sydney, to which he was first elected in 1996. Hockey, who began his career as a junior minister in the Howard Government, built a strong working relationship with the local community in his electoral including the Armenian-Australian community. He had a very strong working with the Armenian National Committee of Australia (ANC Australia) and was a leader in advocating Armenian issues in the Australian Federal Parliament.

Almanya'da Türk Yazardan Skandal Konuşma

Cem Dalaman
“Batının İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar” kısa adıyla Pegida olarak bilinen hareketin geçen Pazartesi akşamki gösterisinde Türk kökenli yazar Akif Pirinçci'nin yaptığı skandal konuşmanın yankıları sürüyor…  Akif Pirinçci, Almanya’nın “Müslüman çöplüğüne dönüştüğünü ve mültecilerin işgali altında” olduğunu öne süren ve federal hükümetin mülteci politikasını sert cümlelerle eleştiren Pirinçci konuşmasında Hitler dönemindeki toplama kamplarına gönderme yaparak, “Tabii ki alternatifler mevcut ancak ne yazık ki, toplama kampları artık yok,” dedi. Pegida taraftarlarının büyük bölümü bu cümleyi alkışlarken, Pegidacıların lideri Lutz Bachmann, Akif Pirinçci'nin konuşmasını keserek sahneden uzaklaştırdı.

Djşmarityan: Ermenistan, AB’yle işbirliğini derinleştirmeye kararlı

Ermenistan, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde üstlendiği yükümlülükleri hesaba katarak AB’yle işbirliğini derinleştirmeye kararlı. Beyanat, yeni atanan Almanya’nın Erivan elçisi Matthias Kiesler’i kabul eden Ermenistan Ekonomi bakanı Karen Djşmarityan’dan geldi.

Kanada Seçimlerini Liberal Parti Kazandı

Richard Green
Justin Trudeau Montreal'de zafer konuşmasını yaparken eşi Sophie Gregoire da yanındaydı. Kanada seçimlerini Liberal Parti’nin kazanmasından sonra Justin Trudeau Kanada’nın yeni başbakanı olma yolunda. Kanada’nın CBC kanalının tahminlerine göre Liberaller 338 sandalyeli parlamentonun 180 sandalyesine sahip olurken, şimdiki Başbakan Stephen Harper’ın Muhafazakar Parti’si 104 sandalyeye sahip olacak. Sol eğilimli Yeni Demokrasi Partisi ise 36 sandalye ile açık ara 3’üncü oldu.

Պիտի Շարունակեմ Զօրավիգ Կանգնիլ Հայ Դատին. Յունաստանի Նախագահ

ԱՆԹԻԼԻԱՍ.- Երկուշաբթի, Հոկտեմբեր 19ին, Աթէնք իր ժամանման յաջորդ օրը, Արամ Ա. վեհափառ հայրապետը հանդիպում ունեցաւ Յունաստանի Հանրապետութեան նախագահ Փրոքոփիս Փաւլոբուլոսի հետ: Վեհափառին կ՛ընկերանային Յունաստանի Հայոց թեմի առաջնորդ Խորէն արք. Տողրամաճեան եւ Ազգային վարչութեան ատենապետ Արա Մանկոյեան:

Atina’daki uluslararası konferansta Ortadoğu’daki dini çoğulculuk konuşuldu

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nın Atina’da organize ettiği "Ortadoğu'da dini ve kültürel çoğulculuk ve barış içinde bir arada yaşama" adlı uluslararası konferansa Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan çoğunluğunu Hıristiyan din adamlarının oluşturduğu üç dinin temsilcileri, dışişleri bakanları ve politikacılar katılıyor…Bütün dini liderlerin, din krizini idare çerçevesi oluşturması gerektiğini kaydeden İstanbul Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ise Ortadoğu’daki dini liderlere de diyalog çağrısı yaparak “Dinle ilgili krizlerle karşı karşıya kaldığımızda, dinî liderlerle işbirliği içerisinde diplomaside ince davranışlara ihtiyaç var” dedi. Ortadoğu’da tek Tanrılı dinlerin asırlardır uyumlu ve uzun birlikteliğinin sorunların aşılabileceğinin kanıtı olduğunun altını çizen Patrik Bartholomeos “Radikal terör güçlerinin İslam dinini trajik bir şekilde çarptırmasıyla şansız durumlar yaşıyoruz. Tanrı adına korkunç cinayetlere imza atıyorlar” dedi. “Halkımızın yaşamasına izin verin” ifadelerine konuşmasında yer veren Antakya Patriği “İnsanlarımız kanlarıyla bedel ödüyor. Bütün evrene, kendilerine yanlış şekilde bahar müjdesi verilen Suriyelilerin ve Lübnanlıların, bizim insanlarımızın acısını aktarıyorum. İnsanlarımız mülteci olarak ölmek, çocuklarımız da dalgalarla kıyıya vurmak için doğmadılar. Hepimiz aynı geminin yolcusuzuz…dedi.

Kilise tarihinde yüzyıllar sonra bir ilk

(SAT-7 TÜRK ÖZEL) Türkiye’deki kiliselerin temsilcilerini katılımıyla oluşturulan Kiliselerarası Ortak Komisyon tarafından 11 yıllık bir çalışma sonucu hazırlanan Temel İlkeleriyle Hristiyanlık isimli kitap Ekümenik Patrikhane’de düzenlenen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı. Katolik, Ermeni Ortodoks, Rum Ortodoks, Süryani Ortodoks ve Protestan Kiliseler tarafından oluşturulan 11 kişilik bir komisyonunu çalışmalarıyla hazırlanan kitap, İznik Konsülü’nden sonra tüm mezhepleriyle bir araya gelerek oluşturduğu ilk ortak dini eser olma özelliğini taşıyor. Eserde tüm mezheplerin üzerinde birlik olduğu Hristiyanlığın temel ilkeleri ele alınıyor. (Hayırlı olsun.Devamı gelsin. HYETERT)

ECP: AİHM Yüksek Dairesi Ermeni Soykırımını şüpheli duruma düşürmedi

ECP Basın sözcüsü ve Millet Meclisi Başkan yardımcısı Eduard Şarmazanov, Oturumda Perinçek İsviçre’ye Karşı davasının sonucunun değerlendirildiğini kaydeden Şarmazanov, AİHM Yüksek Daire kararının, Alt Daire kararına kıyasa daha olumlu olduğunu belirtti. Şarmazanov bunun kazanım olduğunun altını çizdi. Şarmazanov, Alt Mahkeme kararında kabul edilemez ifadeler olduğunu hatırlattı, Üst Mahkeme kararında ise yargıçların Ermeni Soykırımı gerçeğini şüpheli hale düşürmediklerini ifade etti.

Asalak siyasetinin kariyer yolları

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Şurası kesin ki AKP Türkiye’de çok fazla sayıda kişinin kimyasını bozdu. İslami hassasiyete sahip, taşradan veya büyük kentlerin orta alt mahallelerinden gelen, vasat eğitimli, modernlikten nasibini almamış, ‘maalesef görgüsüz’ bir takım insanların iktidarı ele geçirmeleri birçokları için zaten başlı başına bir travmaydı. Hem de 28 Şubat’ın henüz beşinci yılında ve yeni kurulan bir partiyle… Ama asıl travma bu partinin (aslında solculara yakışacak diye düşünülen) reformlara girişmesi, Kürt meselesini çözmeye soyunması, askeri vesayeti neredeyse bitirmesi ve (gerçekten belki de herkes için şaşırtıcı biçimde) ekonomiyi iyi yönetmesi oldu. Laik/sol kesimin çoğunluğunun içinden AKP’nin yaptığı olumlu işleri teslim etmek bir türlü gelmedi… Reformcu ve dönüşümcü yaklaşımın ‘geçici’ olduğu, ‘mecburen’ yapıldığı, partinin ‘asıl’ yüzünün eninde sonunda ortaya çıkacağı savunuldu ve giderek psikolojik açıdan bu beklentinin esiri olundu.

Yeter ki mültecileri göndermeyin! Almanya soykırım tasarısını askıya aldı

Bugün üst üste AB ülkelerinden Türkiye hakkında haberler geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın böyle devam ederse kapıları açacağız restinden sonra sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Şimdi de Almanya soykırım tasarısını askıya aldı. Alman parlamentosu, 1915 olaylarının soykırım olarak tanınması ile ilgili kararını belirli bir süre askıya aldı. Alman Der Spiegel dergisinin haberine göre, Meclis'te grubu olan partiler söz konusu tasarının ikinci ve üçüncü okumasının belirsiz bir tarihe kadar ertelenmesine oybirliği ile karar verdi. (Almanya da soykırımın damokles kılıcı gibi işe yarayacağını öğrendiğine göre ABD gibi onlar da durmadan erteleyecektir. HYETERT).

Avrupa Ermeni Federasyonu’ndan 1 Kasım öncesi HDP’ye destek

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Adalet ve Demokrasi için Avrupa Ermeni Federasyonu, 1 Kasım’daki genel seçimler öncesi HDP’yi desteklediklerini açıkladı. Avrupa’daki etkin diaspora kuruluşlarından biri olan Adalet ve Demokrasi için Avrupa Ermeni Federasyonu (EAFJD), 1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimler öncesi, Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) desteklediklerini açıkladı.

Special Public Gathering with Rev. Haroutune Selimian

Wednesday October 21st













Hrant Dink suikastında 25 şüpheliye dava

Hrant Dink’in 17 Ocak 2007’de öldürülmesinde ihmalleri oldukları gerekçesiyle bir süredir haklarında soruşturma yürütülen kamu çalışanları hakkındaki soruşturma tamamlandı. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinde ihmalleri oldukları gerekçesiyle kamu çalışanlarına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı.

AKP'yi nasıl devireceğiz?

Özgür Şen
AKP Gerilesin de, o gerilerken kim ilerlesin? Kasım'dan sonra AKP'nin koltuk değneği olarak iktidara hazırlanan CHP mi ilerlesin? Bu ülkenin kurtuluşunu her kritik virajda hırsız ve katiller karşısında geri adım atan Kılıçdaroğlu ve ekibine mi emanet edeceğiz? Ankara Garının önünde yatan cenazelerine sahip çıkamayan, laikliğin çanına ot tıkılırken bırakın izlemeyi attığı her adımla süreci hızlandıran, patronların bir dediğini iki etmeyeceğine seçim öncesinde TÜSİAD'ın huzurunda söz veren CHP'nin ilerlemesi, ne bu ülkenin ilerlemesi, ne de AKP'nin gerilemesidir. CHP böyle de HDP farklı mı? Baraj üstü bir parti olarak parlamenter sistemin tam ortasına yerleşen HDP'nin bu konumundan şu ana kadar kim faydalanmış, HDP'nin seçim başarısı kimin için iyi olmuştur? … AKP'yi biz devireceğiz. Siz devireceksiniz. Kimsenin şüphesi olmasın bu halk devirecek. İşe önce kendi örgütlü gücümüze güvenerek başlayacağız ve kendi işimizi kimseye havale etmeyeceğiz… AKP sandıkla gitmeyecek ve AKP'yi bir azınlık devirecek.  (Aslan solcularımız kim tutar sizi. HYETERT)

Kisebükü'nde Tarih Talanı

Bodrum'daki cennet Kisebükü Koyu'ndaki 1600 yıllık tarihi geçmişe sahip Anastasios Kilisesi'ndeki Azize Mozaiği'nin talan edildiğinin ortaya çıkması, 15 yıldır koyu korumak için hukuk mücadelesi veren çevrecilerin tepkisine neden oldu.

AB elçisi: Sovyet sonrası ülkeler safında Ermenistan’ın eğitim düzeyi yüksek düzeyde

AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı Piotr Antoni Świtalski, ʺ Sovyet sonrası ülkeler safında Ermenistan’ın eğitim düzeyi yüksek düzeyde bulunmaktadır ʺ ifadesini kullandı. Taraflar buluşmada yükseköğretim, uzmanlık eğitim ve öğretimi, ek, sürekli eğitim yanı sıra formel eğitim alanlarında işbirliğinin sürdürülmesinin önemini vurgulandı.

'Azınlık Hakları, Jeopolitik ve Seküler Yönetim' konferansı

Antropolog Prof. Dr. Saba Mahmud, konuşmasında dini azınlıkların hala modern Ortadoğu toplumlarında ayrımcılıkla karşı karşıya olduklarının görüldüğünü söyledi… Din ile siyaset arasındaki ayrımın yapılabilmesi meselesinin sürekli olarak liberal yönetim biçimlerinde ortaya çıkan bir durum olduğunu anlatan Mahmud, "Sekülerizmin kaçınılmaz niteliği bir anlamda modern liberal devletin yapısından kaynaklanıyor. Bu taahhüt esas olarak bir eşitsizlik kritiğiyle de bağlantılı. Daha modern siyasi öznelerin ulusal devlete sadakatinin dinine veya ait olduğu toplum sadakatinin önüne koyması her zaman beklenmiştir" diye konuştu... "Osmanlı Devleti idaresi altında Müslüman olmayanların statüsü, çok büyük bir çeşitlilik gösteriyordu. Osmanlı idaresinin öne çıkan özelliği, farklılıkları ayrılıklara dönüştürmemesi ve farklı dini toplulukların da bir arada olmasına yer vermesiydi... dedi.

Holding Aliyev Accountable

By Nora Hovsepian, esq. and Steve Mesrobian
Azerbaijani dictator Ilham Aliyev fears accountability. He wants to keep killing Armenians, inciting hatred, and playing to the most hateful anti-Armenian elements of his own population. At home, he wants to continue crushing dissent, jailing the opposition, and shutting down the free press. But, like so many bullies, he’s a coward at heart – one that wants, at all costs, to avoid having to take any responsibility for his actions.

Başbakan Çipras, Bartholomeos ile görüştü

Başbakan Çipras, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile başbakanlık konutunda bir süre görüştü. Çipras, farklılıklar arasında köprü kurabilmenin tek yolunun diyaloga inançtan geçtiğini söyledi. Görüşmenin Çipras'ın yeniden seçilmesi dolayısıyla tebrik etme fırsatı da verdiğini söyleyen Bartholomeos ise Çipras'a zor görevi ve Yunan halkının verdiği yetki sorumluluğunu üstlenmesi sebebiyle başarılar diledi. Patrik, Çipras'a ve ekibine dua ettiklerini belirtti.

Milletvekili: NATO, Türk helikopterleri için Ermenistan’dan özür dileyecek

NATO Parlamenterler Asamblesi Ermenistan Delegasyonu üyesi Tevan Poğosyan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in Kafkasya ve Merkezi Asya özel temsilcisi James Appathurai nezdinde konuyu gündeme getirdiğini kaydederek ʺ Başlangıçta şaşırdı, saha sonra gelişmeleri takip etme sözü verdi ʺ dedi. Poğosyan, konuyu yazılı olarak ilettiğini ve Kasım başına dek yanıt edinme umudu taşıdığını kaydederek ʺErmenistan, NATO’nu en aktif partnerlerinden biri. Biz benzeri olayların tekrar etmemesi arzusundayız. NATO, helikopterlerin gerçekten kötü hava koşulları sebebiyle sınırı ihlal etmişlerse özür dileyecek ʺ dedi.

Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-20

Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Talat Paşa'nın düzeltilmiş rakamlarına göre, 1914 ile 1917 arasında, 1.150.000 (toplam Ermeni nüfusunun %77'si) dolayında Osmanlı Ermenisi yok olmuştur. Bu yazıda Ermeni Soykırımı’nın kısa bir bilançosunu çıkarmaya çalışacağım. Bunu yaparken çeşitli eserlere ve kaynaklara atıfta bulunacağım. Kévorkian-Paboudjian'ın (Les Arméniens Dans L’Empire ottoman a la veille du génocide, Paris: Arhis, 1992, s. 53-7) verilerine göre--ki bu verileri yazarlar Ermeni Patrikanesi'nin nüfus istatistiklerine dayandırmaktadır—1914’te Osmanlı İmparatorluğu topraklarındaki Ermeni nüfusu: 1.915.873'tür. Bu veriler, Katolik ve Protestanlar da dahil tüm Ermeni nüfusunun vilayetlere göre dağılımını, Ermeni nüfusunda meskun köy, kilise ve okul istatistiklerini vermektedir.

‘Çözümün’ üç ekseni

Etyen-Mahçupyan / emahcupyan@gmail.com
Kürt meselesi ile İrlanda ve İspanya örnekleri karşılaştırıldığında, esas olarak PKK’nın İRA ve ETA ile benzerlik ve farklılıkları üzerinde durulur. Ancak Türkiye’nin bu iki ülkeye hiç benzemeyen bir tarihsel dönemden geçtiği nedense unutulur… Sorunu laik kesimden gelen CHP çözmeye kalkmış olsaydı her şey çok daha kolay olurdu, çünkü rejimin kurumsal yapısı ve yönetici sosyal sınıflar bu politikayı meşru bulup onaylarlardı. Ama AKP’nin ‘özne’ olduğu bir Çözüm Süreci bizzat o rejimin kurumsal yapısı ve yönetici sosyal sınıflar için tehlike işareti taşıyor. Kürt meselesini çözen bir AKP’nin iktidar şansını uzatacağından ve devlete ‘yerleşeceğinden’ korkuluyor. Bu nedenle de bugün laik kesimin önemli bir kısmı içten içe savaşın yeniden başlamasından ‘siyaseten’ memnun…İrlanda ve İspanya karşılarındaki ayrılıkçı ve bağımsızlıkçı örgütle mücadele ederken ne rejimlerinin değişeceği kaygısını taşıdılar, ne de kültürel bir ayrışma yaşayacakları… Oysa Türkiye’de bu iki unsur da mevcut… İrlanda ve İspanya’da mesele tek eksenli: Bir kimliksel grubun devlet karşısında hak, özgürlük ve siyasi alan arayışı… Ancak Türkiye’de üç eksen üst üste oturuyor. Birincisi PKK’nın ayrı devlet kurmaya yönelik alan hakimiyeti hedefi karşısında devletin mücadele ve reform arasındaki gelgitlerinden oluşuyor. İkinci eksen çözüm stratejisinin çeperden gelen AKP tarafından yürütülmesi sonucu, varılacak barışın kaçınılmaz olarak bir rejim değişikliğini ifade etmesi. Kürt meselesinin çözümü Kemalizmin de sonu olacak… Üçüncü eksen ise AKP’nin ‘İslami’ niteliğinden hareketle bunun sosyal gruplar arasındaki hiyerarşiyi tersyüz edecek olması. Eğer AKP barışı sağlarsa, o noktadan sonra laik kesimin seksen yıldır sürdürdüğü imtiyazlı konum da sona erecek.

ECP: AİHM Yüksek Dairesi Ermeni Soykırımını şüpheli duruma düşürmedi

ECP Basın sözcüsü ve Millet Meclisi Başkan yardımcısı Eduard Şarmazanov, Oturumda Perinçek İsviçre’ye Karşı davasının sonucunun değerlendirildiğini kaydeden Şarmazanov, AİHM Yüksek Daire kararının, Alt Daire kararına kıyasa daha olumlu olduğunu belirtti. Şarmazanov bunun kazanım olduğunun altını çizdi. Şarmazanov, Alt Mahkeme kararında kabul edilemez ifadeler olduğunu hatırlattı, Üst Mahkeme kararında ise yargıçların Ermeni Soykırımı gerçeğini şüpheli hale düşürmediklerini ifade etti.

Ermeni Konseyi'nden CTP'ye ziyaret

Kıbrıs Ermeni Ulusal Konseyi, bu sabah Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Merkezi’ni ziyaret ederek Dış İlişkiler Sekreteri Muhittin Tolga Özsağlam ile görüştü... . Aynacıyan ve Kasapyan, Kıbrıs Türk toplumu ile geçmişte olan iyi ilişkilerini yeniden kurmak istediklerini ve bu bağlamdaki Kuzey Kıbrıs’taki kültürel ve siyasal oluşumlarla diyalog içerisinde ve ortak projelerde yer almak istediklerini söyledi… CTP’yi Dış İlişkiler Sekreteri Muhittin Tolga Özsağlam, CTP olarak adada yaşayan farklı kültürlerin ve etnik grupların adamızın zenginliği ve renkliliği olduğuna inandıklarını, bu bağlamda azınlıkların hassasiyetlerine de önem verdiklerini ifade etti. Özsağlam, ilerleyen günlerde de Ermeni toplumu temsilcileriyle diyalog içerisinde bulunmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Avrupa'ya 'Ermeniler'i Katlettik' Diyen İlk Türk, Bir Sadrazamın Oğullarıydı

Bugünlerde sık sık gündeme gelen 1915 olayları hakkında özür dilenmesi konusunun geçmişi daha eski senelere, bundan 98 yıl öncesine dayanır. Türkler’i “Ermeni kıyımı” yapmakla suçlayan ilk kişi Kemal Midhat Bey’dir ve Kemal Midhat Bey tarihimizdeki ilk anayasamızın mimarı olan ve hürriyet kahramanlarından kabul edilen Midhat Paşa’nın oğludur. Türkler’i suçlamanın temelinde üstelik öyle o zamanın Ermeni tezlerini destekleme yahut o tarafı haklı bulma gibisinden bir düşünce değil, sadece bir siyasi mücadele, muhalefette olan bir partinin iktidara karşı yönelttiği gereksiz iddialar vardır. (Doğruyu söyleyince hak aramak değil, gereksiz iddia oluyor. Bardakçı'nın gerçeği bildiği şüphesiz. HYETERT) 

Müzik Keşfi: 10 Mükemmel Parçasıyla İpek Sesli Lena Chamamyan

Erdal Ceylan /Onedio Editörü
İpek sesli, melek sesli, merhem sesli, oha sesli, enfes sesli, mis kokulu sesli, kısacası onun sesini betimlemek isteyenler farklı farklı birçok benzetmelerde bulundu. Öylesine farklı bir sesi var ki, bir kere dinleyenler sesindeki tınının kalitesini anlayabiliyor. Daha 5 yaşındayken ilk konserini veren Lena Chamamyan, bir diğer deyişle Lina, fırtınalı bir coğrafyanın sanatçısı. Parçalarında da Ortadoğu coğrafyanın bütün acısını, kederini, hüznünü bizlere sunabiliyor. İşte Anadolu'nun bağrından kopup Şam'da büyüyen sanatçı gibi sanatçı, Lena Chamamyan ve 10 parçası...

HDP'li Garo Paylan'dan barış isteyenlere 'seferberlik' çağrısı

Paylan, 'Barış isteyenleri seferberliğe çağırıyorum' dedi. HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Avcılar Kemal Bozan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen anma etkinliğinde konuştu. Barış isteyen kesimlere çağrıda bulunan Garo Paylan, şunları söyledi: "Hrant Dink’in ‘Güvercinlerin tedirginliğini yaşıyoruz. Ama biliyorum ki bu ülke güvercinlere dokunmaz’ sözünü hatırlayın. Ne yazık ki Ankara’da barış diye haykıran güvercinleri parçaladılar. Barış isteyenleri seferberliğe çağırıyorum."

Kuraklıkta tarihi kilise ortaya çıktı

Meksika'daki 16. yüzyıldan kalma kolonyal kilisenin kalıntıları, baraj gölünün olduğu bölgede yaşanan kuraklıktan ötürü ortaya çıktı. 1500'lerin ortasında keşişlerce yapılan binayı su basmıştı ve 1966'da bir baraj yapıldığında da sular altında kaldı. Meksika'daki 16. yüzyıldan kalma kolonyal kilisenin kalıntıları, baraj gölünün olduğu bölgede yaşanan kuraklıktan ötürü ortaya çıktı.  

Aram I, Hıristiyan ve Müslüman Önderler Forumu için Atina’ya hareket etti

Kilikya Katolikosu Aram I, Yunanistan Dışişleri bakanının davetiyle Yunan devletince düzenlenen Hıristiyan ve Müslüman Önderler Forumuna katılım için Atina’ya hareket etti. Forumun genel başlığı ʺOrtadoğuda Dinler ve Kültürlerin Barış içinde Birarada Varlığıʺ genel başlığını taşımakta. Aram I, Forumda bir konuşma yapacak.

Davutoğlu, ‘Ermeni soykırımını tarihçilere bırakalım’ söylemini yineledi

Açıklamada, Doğu Perinçek’in Ermeni Soykırımı’nı inkâr eden ifadeleri nedeniyle yargılanmasının, “ifade özgürlüğü” ihlali olduğu yönünde karar veren AİHM’nin bu kararının çarpıtılarak lanse edilmesi dikkat çekti…Davutoğlu, “AİHM’in son aldığı karar da göz önüne alınıp, bu konuda Avrupa’daki tartışmaların artık daha akademik düzeyde cereyan etmesi gerektiğine inandıklarını” söyledi. Davutoğlu, arşivlerin de kullanılması konusunda bugün uzman tarihçilerin de içinde olduğu bir tarih komisyonu oluşmasının Türkiye için her zaman atılması gereken bir adım olarak değerlendirildiğini, bu konuda da kendilerinin yapacağı, geliştireceği her türlü inisiyatife destek vereceklerini belirtti. (Dünyada soykırım karar veren ve kararının bir değeri olan tarihçilerden kurulu bir komisyon var mı? En büyük insanlık suçu konusunda kesin kararı mahkemeler verir. Elbette parlamentoların kararları da hukuki sonuç doğurur. HYETERT)

Azerbaycan Ermeni Mkhitaryan'a vize vermedi

UEFA'nın korktuğu başına geldi... Almanya'nın Borussia Dortmund ile Azerbaycan'ın Kabala takımları arasında oynanacak UEFA avrupa ligi maçı öncesi siyasi kriz patlak verdi. Krizin sebebi ise Borussia Dortmund'da oynayan Ermeni asıllı yıldız futbolcu Henrikh Mkhitaryan. Azerbaycan'ın, Ermenistan vatandaşlarına ülkeye giriş izni vermiyor olması sorunun başlıca sebebi. İki ülke arasındaki tarihe dayanan gerginliğin, futbol mücadelesine yansımış olması ise bir başka sorunu doğuruyor. O da UEFA'nın bu ve benzeri konulara yaklaşımı… UEFA'nın siyasi yaklaşımlardan dolayı kulüplere ağır cezalar verdiği biliniyor.

Perinçek gibi suçlanan Halil Paşa ne demişti?

Murat Bardakçı / Gazete Habertürk
Doğu Perinçek’in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kazandığı davanın Türkiye için ne kadar önemli olduğunu önceki gün yazmıştım, bugün tehcirin ne olduğu konusunda geçmişte açık şekilde konuşmuş tek kişi olan bir askeri hatırlatacağım: Kut Kahramanı Halil Paşa’yı... Halil Paşa, kendisini tutuklayıp suçlayan İngilizler’e “Çetelerin imhasında ve tehcirde ölümler oldu, ölenlerin adedi üçyüz binden eksik mi, fazla mı, tesbit edemedim” demişti. (Paşa tam tespit edememiş ama Üç yüz bine yakın olduğu anlaşılıyor. Hem bir milyon nüfustan söz edeceksiniz hem de üç yüz bin kişilik çeteden? Gel de inan. Perincek’e benziyorsa zaten başka izaha gerek yok. HYETERT)

'Hoşgörü Kenti'nde Ekonomiye Terör Darbesi

Terör örgütü PKK'nın saldırıları, hoşgörü ve kardeşliğin sembolü Mardin'de kazaziye, telkari ve bakırcılık gibi el sanatları sektörü başta olmak üzere esnafa ağır darbe vurdu… Esnaf Bekir Varlık da Mardin'in tarihi dokusu ve manzarası ile güzel şehir olduğunu ancak terörün esnafı yıprattığını dile getirdi. İşlerinin düzelmesi için huzur ortamı gerektiğini belirten Varlık, "İnşallah bu olaylar bir an önce biter. Turistler, Mardin'e gelsinler birliği, beraberliği, dostluğu görsünler. Dinlerin, dillerin buluştuğu tek nokta burası. Burada hiçbir ayrım yapılmıyor. Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Çerkez'i, Süryani'si, Ermeni'si hepimiz iç içeyiz, mutlu ve huzurluyuz" diye konuştu.

ARF125 Concert: Ruben Sasunci, Gohar Hovhannisyan, Aghasi Ispiryan in Sydney

Contact Details
Organiser: ARF Australia
Venue Name: North Sydney Leagues Club
Venue Address: 12 Abbott Street Cammeray NSW , 2062

AİHM, İNSANLIĞA KARŞI KASTI KOLAYLAŞTIRAN, TARİHİNİN EN YANLIŞ KARARINI ALMIŞTIR!

Soykırım Karşıtları Derneği -Almanya
Vakti zamanında Küçük Asya ve Doğu Trakya Hıristiyanlarının ve Ezidilerinin, katline seyirci kalan suç ortağı olan Avrupa devletlerinin en saygın yargı kurumu İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “Türk özel harbi”nin ırkçı provokatörü Doğu Perinçek’e, soykırım mağduru halklara karşı alenen hakaret etme, iftira atma, onları egemen topluma hedef gösterme “özgürlüğü” tanıdı. Bu kararın, uluslararası alanda etki niteliği ve örnek teşkil etmesi bakımından, zaten Türkiye’de her gün her saat kin ve nefrete, ipe sapa gelmez iftiralara, fiili saldırılara maruz kalan, katledilen soykırım mağduru halklar, bundan sonra “fikir özgürlüğü” adına sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda dünyanın her yerinde daha kolay ırkçı kalkışmaların hedefi olacaklar.

Ahlâksız Teklif (Indecent Proposal)

Halil-Berktay / yazarlar@serbestiyet.com / @HalilBerktay
Selâhattin Demirtaş da kendini iki ayrı kadını, pardon iki ayrı dünyayı birden idare edebileceği illüzyonuna kaptırmış olduğundan, şimdi hayatın kayalarına toslamaya çok yakın ve yatkın gözüküyor… Sözlerin bence iki ilginç boyutu var. Birincisi, Demirtaş suçlama sözcüğünün de tam ifade etmediği, içinde bol bol “katil” ve “alçak” geçen çok aşırı bir düşmanlık dili kullandı. İkincisi, bir yenilik getirdi. Bir arada yaşama projesi veya tasavvurunu, sadece başvurduğu nefret söyleminin uyandırması kaçınılmaz reaksiyonlar itibariyle değil, açık ve belirtik olarak da red ve sabote etti. Yukarıda italiklediğim yere dikkat edin: Bizim alçaklarla bir arada yaşama, dayanışma gibi isteğimiz yoktur. (…) Haysiyetini yitirmiş olanlarla birlikte yaşam da olmaz. PKK’nın gerilla savaşını başlattığı 1984-85’ten Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye getirildiği 1999’a kadar dahi böyle bir dil kullanılmış mıdır, doğrusu hatırlamıyorum.

Polonya’lı tanınmış yazar kitabında Ermeni Soykırımını anlatan ilklerden biriydi

Polonya edebiyatı üzerinde derin izler bırakmış en tanınmış yazarlardan biri olan Zofia Nałkowskaya, daha 1925 yılında yazdığı öyküde Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni soykırımını tasvir etmişti…25 yıldır Ermenistan ve Ermeni Soykırımı araştırmalarında bulunan Polonya’lı bilim adamı Zbignev Szmurło’ya göre Nałkowskaya Avrupa’da Ermeni Soykırımı meselesini yüksek sesle dillendiren ilklerden biri ve bunu eserlerinde yansıtmakta. 1926 yılında yerel dergilerden birinde yayımlanan öykü, 1937 yılında kitap olarak Fransızcaya çevrildi.1939’da kitap Lehçe olarak tekrar yayımlandı.

Fotoğraf Günleri Sona Erdi

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve DİFAK tarafından "sınır" temasıyla düzenlenen 3. Uluslararası Diyarbakır Fotoğraf Günleri, gösteri ve söyleşilerle sona erdi. Üç gün süren etkinliklere fotoğraf sanatçıları ve fotoğraf gönüllüleri yoğun ilgi gösterdi… Kadınların farklı yaşam tarzlarını fotoğraflayan Ermeni Sanatçı Anush Babajanian da, “İçeride” adlı çalışmasında yer alan kadınların hikayelerini anlattı. Proje sırasında ve sonrasında kadınların kendilerini ifade biçimlerinden çok etkilendiğini belirten Babajanian, “Çalışmayı yaparken etrafımdaki diğer kadınları ve ilişkileri sorgulayınca üzerlerindeki yoğun baskı ve kalın duvarları daha iyi görmeye başladım” dedi.

Papa ilk defa bir çifti aziz ilan etti

Papa Francis, 19’uncu yüzyılda Fransa’da yaşayan ve Katolik dünyasında tanınmış bir isim olan Azize Therese’in anne-babası Louis ve Marie-Zelie Guerin Martin çiftini aziz ve azize ilan ilan etti. Papa, Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’nda düzenlenen törende, “Louis Martin ve Marie-Zelie Guerin aile içinde Hıristiyanlığı yaşatarak çocuklarına Tanrı sevgisini öğretti” dedi.

Clergy Conference: Preparing for the 90th Anniversary of the Western Diocese

This year's fourth and last clergy conference was held at the Western Diocese on Tuesday, October 13th. With the Diocesan Primate Archbishop Hovnan Derderian presiding, all Diocesan clergymen participated in the conference. 

Merkel, Ermeni dosyası ile geliyor!

Ali Gülen /Frankfurt
Angela Merkel'in çantasında sözde Ermeni soykırımı ile ilgili dosyanın da olduğu öğrenildi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, göçmen politikası konusunda “ikna için” Türkiye’ye Ermeni dosyasını da getiriyor. O dosyalara göre; Ermeni soykırımı yasası bekletilecek. Türkiye güvenli ülke ilan edilecek, istenmeyenler bize geri verilecek ama Kürt ilticacılar iade edilmeyecek.

Orban: İslam Hiçbir Zaman Avrupa'nın Bir Parçası Olmadı

Göçmen akınından dolayı “Avrupa’nın kendi kültüründen uzaklaşacağı, İslamlaşacağı veya Hristiyan toplumun yanında paralel Müslüman toplum oluşacağı” endişesi Macaristan’ı bir hayli korkuttu. Avrupa’da göçmenlere karşı sert ifadeleriyle öne çıkan Macaristan Başbakanı Viktor Orban, bazı Avrupalı liderlerin söylemlerinin aksine, İslam’ın hiçbir zaman Avrupa’nın bir parçası olmadığını söyledi. Orban, Alman Focus dergisine verdiği röportajda, “İslam Avrupa’nın bir parçasıdır” diyen Avrupalı bazı liderlerin ideolojik ve dogmatik bir dil kullandığını ifade etti ve “İslam hiçbir zaman Avrupa’nın bir parçası olmamıştır.” dedi.

The Rubin Happy Hour!


Maocu Bozkurt Ve İsviçre Kahramanı Doğu Perincek

Devir devir Doğu Perinçek
Fuat Akyol 
Doğu Perinçek, Türkiye Marksist-Leninistlerinin mirası üstüne kurduğu Aydınlık hareketiyle hâlâ devrine göre siyaset güdüyor. Dev-Genç'ten ihtilal liderliğine, Maocu çizgiden 28 Şubat'taki tahrik edici üsluba; son olarak ulusalcı çizgiye uzanan Perinçek hareketi tam bir başarısızlık örneği aslında. O devrimci, Maocu, Apocu, Darbeci, Ulusalcı... Şimdi sırada ne var dersiniz?

Amal Clooney'den Perinçek açıklaması

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Doğu Perinçek lehine verdiği kararı konuşurken bir açıklama da davada Ermenistan'ın avukatlığını yapan Amal Clooney ve Geoffrey Robertson'dan geldi. İki isim davada karar Perinçek lehine çıksa da asıl kazananın kendileri olduğunu iddia ettiler.  İki avukat Perinçek hakkında ise "Perinçek, o çok istediği kahramanlık mevkisine oturmaması gereken bir provokatördür. Mahkemenin, kendisinin talep ettiği 120 bin euro tazminatı reddettiğini ve kişisel adli harcamaları da dahil ona hiçbir ödenek aktarmadığını belirtiriz." ifadelerini kullandı.

İşitme Engelliler Avrupa Güreş Şampiyonası

İşitme Engelliler Avrupa Güreş Şampiyonası'nda mücadele eden Türk Milli Takımı, serbest stilde iki altın madalya kazandı. Ermenistan'ın ev sahipliğindeki şampiyonada, serbest stilde mindere çıkan Türk sporculardan Onur Arı, 61 kiloda, İlhan Çıtak ise 96 kiloda Avrupa şampiyonu oldu.

Halep’te 2 Ermeni hayatını kaybettid

Halep’te roket saldırısı sonucu ana ve oğul 2 Ermeni yaşamını kaybetti. Arevelk’in verdiği bilgiye göre Halep Kabri mahallesinin roket saldırısına maruz kalması sonrasında Vera ve Harut Kirtimyan’lar hayatını kaybettiler.

ՀԱՅ-ԳԵՐՄԱՆԱԿԱՆ ԲԱՐԵԿԱՄՈՒԹՅԱՆ ԱՅԳԻ ԵՂԵԳՆԱՁՈՐՈՒՄ

2015 թվականին Գերմանիայի Հայ Ակադեմիականների Միությունը (ՀԱՄ) նշում է իր հիմնադրման 155-ամյակը: Այն հիմնադրվել է 1860 թվաանին Լայպցիգ քաղաքում, այնուհետև իր նստավայրը տեղափոխել է Բեռլին, Երկրորդ համաշխարհայինի տարիներին մասնաճյուղ բացել Ավստրիայի մայրաքաղաք Վիեննայում: Հետպատերազմյան տարիների որոշակի դադարից հետո, 2001 թվականին, կազմակերպությունը Բոխում համալսարանական քաղաքում ստանում է նոր գրանցում և այն դարձնում իր վարչական նստավայրը:

PKK’nın ‘Ya Hep Ya Hiç’ Yolu

Etyen Mahçupyan
Gelinen dengeler hesaba katıldığında Suriye’deki imkânın PKK lehine kalıcı bir çözüm yaratabilmesi, örgütün Türkiye ile ‘birlikte’ davranabilme stratejisi geliştirmesine bağlı gözüküyor. Oysa HDP/KCK halen tam tersi bir tutum içinde. Bunun tek bir anlamı var: Örgüt ‘ya hep ya hiç’ mantığını güdüyor ve bu hedefe yönelik olarak sadece iki muhtemel dayanağı var: ABD ve bölge halkı… ABD’nin güvenilmezliğini kanıtlamak için ilave bir çabaya ihtiyaç yok. Böylece asıl meseleye geliyoruz: Bölge halkının PKK’nın stratejisine ne derece destek verdiğine… Soru önemli, çünkü eğer ‘ya hep ya hiç’ mantığıyla giderseniz ve bölge halkının desteğine sahip olamazsanız, bir sonraki hamlede ABD’nin mültefit bakışını de yitirme ihtimali çok yükselir ve sonuç bir ‘hiç’ olur…

Avrasya Ekonomik Birliği, İsrail ile Serbest Bölge Kuracak

Kazakistan’ın Baravoy kentinde toplanan Yüksek Avrasya Ekonomik Birliği(AEB) Konseyi, İsrail ile serbest ticaret bölgesi kurulmasına karar verdi. Kırgızistan ve Ermenistan’ın tam üyeliğe geçmesiyle ekonomik coğrafyasını genişletmek isteyen AEB, ilk açılımını İsrail ile yapacak. Baravoy kentinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in ev sahipliğinde yapılan toplantıya Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belerus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan katıldı.

Ermeni Soykırımı

Alberto Manguel
 Adolf Hitler, 1939'da Polonya'nın istilasından kısa süre önce askeri bakanlar kuruluna şunu soruyordu: "Yani bugün artık Ermenilerin imha edilmesinden söz eden kaldı mı?"
 Hitler'in retorik sorusunun binlerce cevabı var; çünkü Osmanlı Türk hükümetinin emriyle bir buçuk milyon Ermeni'nin kıyıma uğradığı korkunç onyıldan beri, dünyadaki Don Quijote'lar tekrarlayıp duruyor: "İşte affedilmez bir zulüm, işte unutulamaz kötülük, işte son derece adaletsiz, korkunç bir eylem. İmkansıza inanmak isteyebilirsiniz, büyük suçun asla işlenmediğine. Ama işlendi. Söyleyebileceğiniz hiçbir şey bu trajik olayı silemez."

Nobel'in Gizli Eli; Pamuk'un 'Ab'ileri

Son günlerde Nobel 'Barış' Ödülü'nün gündemde olması akla 2006 yılında Nobel'in skandal bir açıklama ve hadiseler bütünüyle kendisine sipariş edildiği Orhan Pamuk'u getirdi. O gün neler yaşandı? Orhan Pamuk'un 'AB'ileri Ermeni tartışmalarına neden ve nasıl müdahil oldu? Pamuk o açıklamayı neden yapma gereği duydu?

Osmanlı ile Amerika Arasında Bir Garip Deve Ticareti Öyküsü: İzmir'li Hacı Ali, Nasıl 'Hi Jolly' Oldu?

Arslan Ural Karabağlı / Onedio Editörü
1. Hikayenin Başlangıcı: Batıya Göç Dalgasının Yarattığı Sorunlar
1830'lu yıllara gelindiğinde, Amerikalı öncülerin ve yerleşimcilerin batıya doğru göç hareketi, coğrafi koşulların zorluğu, iklim ve güvenlik tehditleri yüzünden özellikle güneybatı'da ciddi problemlerle karşılaşmaktadır. Kurak çöller, engebeli arazi ve geçilmez nehirler, hem insanların hem de yük/binek hayvanlarının ilerlemesinde büyük engel teşkil etmektedir.