Etiketler

Azeri soykırımı ABD'de tanındı

ABD'nin New Jersey  Eyalet Meclisi, 1918'de silahlı Ermeni grupların Azeri halkına karşı "soykırım işlediği" yönünde karar aldı. ABD'deki Azeri ve Türk toplumunun Pax Turcica kuruluşu aracılığıyla yürüttükleri çalışmalar sonucunda New Jersey Eyalet Meclisi, "1918'de silahlı Ermeni gruplarının Azerilere yönelik bir soykırım işlediği" ve eyalet genelinde 31 Mart'ın "Azerileri Anma Günü" olması kararını aldı.

“The New Yorker” İstanbulun cesur göstericilerinin çoğu Ermeni mezarlarının üstünde durmasını bilmiyorlar

Meydan sembolik anlamı taşıyor. Gezi’nin göstericileri son zamanlarda üzerine “Aziz Hakob 1551-1939 Ermeni mezarlığı. Siz bizden mezarlığımız alsanız, parkımız almazsınız” yazılan mezar taşını dikti. İstanbul'un cesur göstericilerinin çoğu yüzyıllar önce İstanbul'un Ermeni cemaatinin üyeleri tam onların durduğu yerlerde gömüldüğünü bilmiyorlar.( Yalan yanlış bilgiler maalesef böyle sonuçlar veriyor. Gezi mezarlık değil. HYETERT)

Bin 700 yıllık İncil'i satacaktı!

Bin 700 yıllık ceylan derisi üzerine yazılmış İncil olduğu değerlendirilen tarihi eser ele geçirildi. Tekirdağ'da düzenlenen operasyonda, bin 700 yıllık ceylan derisi üzerine yazılmış İncil olduğu değerlendirilen tarihi eser ele geçirildi.

Bize göre ırkçılık nedir?

Sevde Tuba Okcu
Türkiye’de ırkçılık denince akla Batı’da siyahilere uygulanan ayrımcı hareketler geliyor. Oysa Ermeni, Rum ve Yahudilere karşı hakaretler içeren tavırlar, bugün hâlâ hayatımızın bir parçası. Hal böyleyken ırkçılığın tanımının tekrar yapılması şart. Geçtiğimiz hafta gündemin en çok tartışılan konularından biri de milli güreşçi Rıza Kayaalp’in ırkçı ifadeler içeren tweetleriydi. Kayaalp’in Gezi Parkı eylemcileri ve Ermenilere yönelik nefret suçu içeren sözleri çok fazla tepki çekti. Kayaalp, attığı tweetlere rağmen hâlâ Milli Takım’da yer alıyor. Akdeniz müsabakalarında da kafileyi temsilen flamayı taşıyan sporcuydu. Maalesef ırkçılığı hâlâ üzerinden atamamış bir toplumda yaşıyoruz.

Güvenmek

Yücel Sayman / saymanyucel@yahoo.com
İçinde yaşadığımız ve resmi ideolojiyle belirlenmiş toplum yapısı, bu yapıyı kalıcılaştırmaya yönelik devlet örgütlenmesi ve işleyişi, var olan hukuk, yargı, özgürlük sistemi toplumun büyük çoğunluğunca güvence olarak görülmüyor. İnsanlar güvenceyi ait oldukları etnik, inanç vb. gibi kimlikler temelinde kurguluyor ve bu kurgu çerçevesinde arıyorlar. Örneğin Ermeniler, Rumlar kendi etnik ve dinsel kimlikleriyle değil de gayrimüslim, azınlık olarak tanımlanmalarını, bu tanımlamayla Lozan Antlaşması’nın güvencesinde kaldıkları için kabullenmek durumunda kalıyorlar. Ne hazin! Vatandaşı olduğun devletin yapısında, hukuk ve yargı, özgürlük sisteminde bulamadığın güvenceyi yabancı devletlerin de imzaladıkları sözleşmede bulmak… (Lozan takıntısı pek bir moda oldu. Bir de birileri çıkıp dinsel kimlikleriyle değil de gayrimüslim olarak tanımlanmak ne demek bir anlatsa. Lozan'ın sağladığı pozitif hakların nasıl verileceğini bir öğrensek de hemen Lozan'ı reddetsek. HYETERT)

Belçika Ermeni Demokratlar Derneği adına Brüksel Demokrasi ve Barış Konferansı'na tebliğ:

Yüzyılın Gerisindeki Ermeni Deneyimiyle Kürt Sorunu ve Çözüm Sürecine Bakış.
Değerli dostlar, Belçika Ermeni Demokratlar Derneği adına bu önemli konferansa katılıp dostane görüşlerimizi paylaşmaktan mutluluk duyuyor, hepinizi en içten duygularımızla selamlıyoruz. Dört ayrı yerde yapılan konferansların Brüksel ayağı özellikle diaspora kesitlerini kapsadığından ve Kürtlerle aynı coğrafya çıkışlı Ermeni, Süryani göçmenlerin Avrupa'da önemli bir ağırlığı bulunduğundan dolayı, söz konusu kimliklerin temsiline daha ciddi bir kontenjan ayrılması arzu edilirdi. Bunun eksikliği, ülkede son derece küçük azınlıklara indirgenmiş olan bizlerin diaspora kapsamında bile aynı azınlık algısıyla hesaba katıldığını göstermesi bakımından üzücüdür.

Hopes to Revive the Christian Area of Turkey

By Susanne Güsten
IDIL, TURKEY — Clambering over the rubble of what was once his hometown, Robert Tutus pointed to a spot just up the road from where his family’s house had stood. “This is where my father was assassinated,” he said. “Two men walked up to him as he was returning home one evening, and killed him with a bullet to his head.” His father, Sukru Tutus, was the last Christian mayor of Azeh, known as Idil in Turkish, a town in southeastern Anatolia that traces its Christianity back to the time of the Apostles.

Taksim'de gün sonu: Yer yer gazlı ve mermili

Polis saat 21.00'da kalabalığı dağılması yönünde uyardı. Polis megafonlarından " Taksim Dayanışması eylemi sonlandırdı, meydanı tahliye etmezseniz müdahale etmek zorundayız" uyarısı yapıldı... Taksim'de polisin kalkanlarla başlayan müdahalesi göz altılarla devam etti. Son olarak ara sokaklarda yine gaz bombası ve boyalı mermi kullanıldı... Gezi'nin yeni bir sloganı var: Lice'ye sahip çık! Taksim'de polisin "dağılın" uyarısına uymayan eylemcilere Sıraselviler ve İstiklal Caddesi'nin ara sokaklarında polis müdahale etti. Polis, sıkıştırdığı kalabalığın üzerine boyalı mermi attı. Polislerin kalabalıktakilerin bacaklarına doğru hedef aldığı görüldü.

'Ermeniliğe hakaret' suçuna 2 yıl hapis

Abdurrahman Şimşek
Ermeni kelimesini aşağılayıcı maksatla kullanma ilk kez suç oldu. Ermeni kökenli baba oğula "Ermeni gâvurları" diyen 2 kişi hakkında hakaretten dava açıldıİstanbul Cumhuriyet Savcılığı, 'Ermeni' kelimesinin Ermeni uyruklu birine karşı aşağılayıcı maksatla kullanılmasını ilk kez cürüm olarak kabul etti ve iki kişi hakkında 'aşağılama, hakaret ve tehdit' suçlarından dava açtı. Ermeni kökenli Türkiye vatandaşı Levon Balcıoğlu ile oğlu Artun Balcıoğlu'na 'Ermeni gâvurları' diyen Yusuf Polat, İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi'nde iki yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. Polat, yargılama sonucunda ceza alırsa Türkiye'de 'Ermeniliğe hakaret' olarak nitelendirilebilecek suçtan mahkûm olan ilk kişi olacak. 

Economist'ten 'Protesto' kapağı

Küresel finans ve siyaset çevrelerinin yakından takip ettiği İngiltere merkezli The Economist dergisi bu haftaki kapağını dünyanın dört bir yanında patlak veren protesto eylemlerine ayırdı... Geçtiğimiz ay İsveç’teki isyanlar ve 2011’de Londra’yı kasıp kavuran ayaklanma da listeye girdi. Türkiye’de de üniversite mezunlarının sayısının 1995’ten bu yana her yıl yüzde 8 arttığını belirten dergi, "Bunun yarattığı genç orta sınıflar, büyük aileler, alkole denetim isteyen Başbakan Erdoğan’ın, dinci muhafazakârlığına karşı öfkeli" diyor. Başyazının son cümlesinde "2013’te demokrasilerin sıkıntı çektiğini gören Pekin, Moskova ve Riyad’daki liderler rahatsız hissediyor olmalı" diyerek otokrat rejimleri uyardı.

Taksim’de Ermeni mezarları çıktı

Ali Ekber Ertürk
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, Taksim Meydanı’nrdaki kazıyla ilgili soru önergesine verdiği yanıtında, Taksim Meydanı’nın altından Ermeni mezarlarının çıktığını açıkladı. Çelik, Meydan’da kanal deplase çalışmaları sırasında 16 Ermeni Mezar Taşı bulunduğunu, 19. yüzyıla tarihlenen duvar kalıntıları ve atık su kanalına rastlandığını, yapılan çalışmalara İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü uzmanlarının da dahil olduğunu söyledi.

Divan Oteli’nin Kısa Hikayesi

Ersoy Dede / Yeni Akit  
Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise mezarlık ve kilisenin bulunduğu arazi herkesin iştahını kabartır.. İştahı kabaran sermaye çevrelerinin burayı ele geçirebilmesi için ise CHP ile işbirliği yapması gerekmektedir. CHP, bu süreçte üzerine düşeni yapar ve arazinin, Ermeni cemaatine değil, başka bir vakfa ait olduğunu ortaya koyar.. Bu vakıftan da tüm diğer metruk mezarlık arazilerinde olduğu gibi belediyeye devrini ister.. 3 yıl süren dava sonunda mahkeme, arazinin belediye devrine karar verir..  Sadece araziye el koymaz belediye, 3 yıllık mahkeme masraflarını da cemaatin üzerine yıkar.. Bundan sonra da çeşitli defalar davalar açılır ve fakat sonuç alınamaz.. Eski Galatasaray Başkanı Faruk Süren’in dedesi Arşag Surenyan (Adil Süren) cemaat adına İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ ile el sıkışır ve 850 bin metrekarelik arazi Belediye’ye geçer.. Bundan sonra, mezarlık dümdüz edilir. Mezar taşlarıyla İnönü Gezisi’nin (bugünkü Gezi Parkı) merdivenleri yapılır. Sonra da operasyon yapılmasına asıl sebep olan aileler gelir masaya.. Taç Sanayi’nin sahibi İzmirli Tatariler, bugünkü Divan Otel’in bulunduğu köşeyi 130 bin liraya alır.. Vehbi Koç da Tatariler’den 250 bin liraya...

Let's Support Koutoujian for Congress

You've got a great chance to help elect a new Armenian American to the U.S. Congress. Peter Koutoujian is a proud and principled Armenian American, and a respected public servant with a world-class record of achievement. With Ed Markey's election to the U.S. Senate on Tuesday, Peter has the opportunity to run for his House seat, which represents Watertown and other cities with large Armenian communities. (Peter Koutoujian, with his wife, Elizabeth and their children, Peter Jr., Christian and Isabel)

Ermeniler Ve İttihat Ve Terakki

Bu kitapta, “İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Ermeni Siyasi Partileri Arasındaki İlişkiler” başlıklı incelemesinde Arsen Avagyan, Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Osmanlı devletinde yasal olarak faaliyet göstermeye başlayan dört Ermeni siyasi partisinin, özellikle de diğerlerine nazaran çok daha etkili olan Taşnak ve Hınçak partilerinin İttihat ve Terakki ile olan inişli çıkışlı ilişkileri üzerinde duruyor. Gaidz F. Minassian ise “Birinci Dünya Savaşı Öncesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Ermeni Devrimci Federasyonu Arasındaki İlişkiler” başlıklı makalesinde, 1907-1912 yılları arasında sıkı bir siyasi ittifak içerisinde olan Taşnaklar ile İttihatçıların ilişkilerinin gelişimini ve sonrasında yaşanan kopmayı derinlemesine bir analize tabi tutuyor.

36. Bagratuni Krallığı’nın devlet sistemi, ordusu ve mahkemeleri

Ermenistan devletinin başında kral bulunmaktaydı. Kral, aynı zamanda Ermenilerin şahınşahı olarak da anılmakta, ülkenin iç ve dış siyaseti kral tarafından yönlendirilmekteydi. Vasal krallar ve Ermenistan’da oluşan birkaç Arap emirlikleri, Ani Bagratuni kralına bağlıydı. Kral, bir teşkilatlar sistemi teşkil eden saray vasıtasıyla devleti idare etmekteydi. Teşkilatlar, yüksek görevliler veya teşkilat liderleri tarafından yönetilmekteydi. Bu liderler genellikle hanedan üyeleri veya krala yakın olan feodal beylerden seçilmekteydi. En önemli mevkiler, beylerbeyi ve Ermenistan ordu komutanı görevleriydi. 

1915’te Sasun’da neler yaşandı? – Komk Kilisesi direnişi

Sofia Agopyan
Sasun’un Komk (Gomots) Manastırı ile ilgili birçok ilginç hikaye ve efsane var. Manastır 14. yüzılda inşa edilmiş. Bir efsaneye göre, Komk Köyü’nün Ermeni ağası, bu kiliseyi bedduadan kurtulmak için inşa etmiştir. 1915’te Komk Kilisesi direnişi, dünyanın  farklı ülkelerinde yaşayan Sasunlu Ermenilerde ve hatta  günümüzde de Sasun’da yaşayan halk arasında şimdiye kadar anlatılmaktadır.

Walking Alongside The Lord in The Holy Land

They stretched their heads above the crowd and peered through the heavy incense smoke rising in the sanctuary, as a rare ceremony unfolded before them. Here, in the dimly lit interior of Sts. James Armenian Cathedral, a group of 27 young pilgrims from the Eastern Diocese caught their first glimpse of the ancient Armenian presence in Jerusalem.

Tekin "ırkçı profesör"ü sordu

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Bir Üniversitede Bölüm Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Danışmanı Profesör Ahmet Atan’ın açıklamaları ile ilgili soru önergesi verdi. Bir üniversitemizde, Sanat Bölümü Başkanı olan bu kişinin, sosyal medyada yayımladığı mesajlar ile Ermeni-Rum ve Yahudi yurttaşlarımızı suçlu gibi göstererek, bu ülkenin asli unsurları olan bu vatandaşlarımızı aşağılamış, ırkçı ve ayrımcı bir anlayışı ülkemizin gündemine taşımıştır. Ayrıca, ülkemizde gerçekleşen eylemleri desteklemek için “kırmızı giyen “ İtalyan kadın milletvekillerini 'geceliklerini çıkarmaya vakit bulamamışlar' diyerek de terbiye sınırlarının dışına çıkarak, cinsiyete dayalı ayrımcılık yapmıştır. Bir üniversite mensubunun taşıması gereken sorumluluktan yoksun bir yaklaşımda bulunması yurttaşlarımızın, öğretim üyelerinin, üniversite emekçilerinin, öğrencilerin büyük tepkisine neden olmuş, kamuoyundan özür dilemesini ve istifa etmesini talep etmişlerdir. Bahse konu kişi kamuoyundan özür dilememiş ve istifa etmeyi de düşünmediğini belirtmiştir. (Sayın Tekin'i bu haklı girişimi nedeniyle kutluyor, başarılar diliyoruz. HYETERT)

Akil insanlar Marmara bölgesi raporu

Marmara raporunda Deniz Ülke Arıboğan'ın imzası var. Raporda batı bölgesinin istekleri ve olaylara bakışı çarpıcı bir şekilde analiz edildi... Akil Heyet Toplantılarında Diğer Gözlemler... 7- Akil Heyet toplantılarımızın en çarpıcı başlıklarından bir tanesi de Gayri Müslimler dosyasının açılması olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti kendi vatandaşlarına sırf dini inançları nedeniyle yıllardır yabancı muamelesi yapmakta, haklarını gasp etmekte, her yeni dönemle birlikte yeni mağduriyetler yaratmaktadır. Yüzlerce binlerce yıllık kendi yurtlarında diaspora gibi yaşamak zorunda bırakılan bu vatandaşlarımız, kendi devletlerinin şerrinden o kadar korkmaktadırlar ki, bir çok haklarını kısıtlayan Lozan anlaşması ile belirlenen statülerini bile korumaya çalışmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyeti devletinin güçlenmesine ve özgüveninin artışına paralel olarak gayri Müslimlerin inanç ve ibadet özgürlüklerini kollayan, onlara gelişme imkanını sunan, gasp edilmiş haklarını kendilerine teslim eden bir politika kurgulaması beklenir. Gayri Müslimlere Türkiye’nin vereceği hiçbir hak, dış politikadaki bir karşılıklılık esasına dayandırılmamalıdır. Gayri Müslimler Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi vatandaşlarıdır ve bir başka ülkede yaşayan Türklerin haklarını kollamak adına bir araç olarak kullanılmamalıdır. Kaldı ki, Türkiye’nin sadece halen anavatanında yaşayan gayri Müslimlere değil, aynı zamanda ülkesinden göç etmek durumunda kalmış olan eski Türkiyelilere de kucak açması onun güç algısına hizmet edecektir. Türkiye kökenli ve halen yurtdışında yaşayan tüm gayri Müslimlere çifte vatandaşlık uygulaması verilmesi kanımca güzel bir adım olacaktır. Bu adım son dönemlerde Türkiye’ye yüklenmek istenen “dinci ya da Sünnici” yakıştırmalarına karşı da antikor vazifesi görebilir. Bu bağlamda pozitif ayrımcılığa tabi tutulması gereken kesimlerimizden birisinin de gayri Müslim vatandaşlarımız olduğunu vurgulayabiliriz.

Talaat Killed the Ottoman Crown Prince For Opposing The Armenian Genocide?

By Harut Sassounian / Publisher, The California Courier
 It is not often that I cover murder mysteries, but I am making an exception given the unusual circumstances of an Ottoman Crown Prince's death in 1916 and its possible link to Talaat and the Armenian Genocide. The first clue was an article I came across in the April 3, 1921 issue of The Pittsburgh Press, titled: "Patiently Tracked to His Hiding Place and Killed: How the Bloodthirsty Turkish Grand Vizier, Talaat Pasha, Who Planned the Murders of a Million Armenians Met His Fate." This news report was occasioned by Soghomon Tehlirian's assassination of Talaat on March 15, 1921, in Berlin.

Türkeş'in ölüm sebebi Ermenistan mı?

Türkiye'ye çağ atlatan ve Türk dünyasının ortak hareket etmesi noktasında attığı adımlarla adını tarihe kazıyan Turgut Özal'ın ölümü ile ilgili şüpheler bir türlü aydınlatılamazken yeni bir iddiaya ortaya atıldı. "Özal'ın hep Orta Asya ziyaretinden sonra öldürüldüğünü konuşuruz ama hiç Alparslan Türkeş'in Ermenistan'la yaptığı temastan sonra öldürüldüğünü konuşmayız" diyen Fatih Tezcan'a göre emperyalizm bizim asimetrik politika izlememizi hiç istemez, önemsemez. Emperyalizm monopolik, yani tek taraflı, bağnaz, yobaz ve önüne bakan bir politika istiyor.

Unknown Heroines of Mush

By Joseph Dagdigian
In Venice, in 1512, manuscript lover Hagop Meghapart printed the first Armenian book, the Urbatagirk prayer book, giving birth to the art of Armenian printing. Prior to this Armenian manuscripts were laboriously hand written, copied, and illustrated by scribes. Last year, 2012, Armenians celebrated the 500th anniversary of Armenian printing with a number of events. One of these events was the establishment of a monument commemorating the heroic rescue of the Msho Jarntir, Homilies of Mush, manuscript in Armenia's capital of Yerevan. 

EU Still Upbeat on Association Agreement With Armenia

Armenia - EU officials hold talks on a Deep and Comprehensive Free Trade Area with their Armenian counterparts in Yerevan, 18Apr2013. Armenia remains on track to finalize a wide-ranging Association Agreement with the European Union by next November, a senior EU diplomat said on Monday.

İzmir'de Ermeniler'e BAKmak

Murat Türker
BAK kapsamında 27 Haziran 2013 Perşembe 18.30’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde Ermenistan Türkiye Sinema Platformu’yla ortaklaşa düzenlenen film gösterimi ve söyleşi gerçekleşecek. Batman, Çanakkale, Diyarbakır ve İzmir’den gençlerle şehirlerin hafızasına odaklanarak ortak fotoğraf ve video projeleri üretilmesini amaçlayan Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezi’nin yeni projesi Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK kapsamında 27 Haziran 2013 Perşembe 18.30’da İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde Ermenistan Türkiye Sinema Platformu’yla ortaklaşa düzenlenen film gösterimi ve söyleşi gerçekleşecek.

Vatanlarında Yok Olanlar

Yervant Özuzun
Osmanlı toplumunu oluşturan farklı etnik ve dinsel topluluklar günümüzdeki gibi iç içe değil yan yana yaşarlardı. Millet düzenindeki cemaatleri içinde dışa kapanık, sosyal mekanları, kültürleri, hukukları ayrı bir yaşam tarzıydı bu. Hepsi aynı trenin yolcularıydı; fakat vagonları ayrıydı.Şehirde kilise çevresinde Hıristiyan mahalleleri, bölgeleri, sokakları ayrı, cami çevresinde Müslümanların ayrıydı, kırsalda ise köyleri ayrıydı. Müslüman’ın, Alevi’nin Kürt’ün köyü ayrı, Ermeni’nin, Rum’un, Süryani’nin ayrıydı. Mahallelerin ve köylerin sokakta, çarşı pazarda konuşulan dili ise orada yaşayanların diliydi.

Panel: 100. Yıldönümü Yaklaşırken Ermeni Soykırımı Günümüzde Neden Hala Güncel?

6 Temmuz 2013 • Taxim Hill Oteli • İstanbul 14.00 – 15.30:
Moderatör: Cengiz Alğan, DurDe
Sunum: Ümit Kurt, (Clark Üniversitesi öğretim görevlisi ve “Kanunların Ruhu, Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek” kitabının yazarlarından)

HEPİMİZ ERMENİYİZ

Hıristiyan (çoğumuz gibi) ya da Müslüman (Hemşinli kardeşlerimiz gibi) ... Bir kısmı Kürt, bir kısmı Süryani, bir kısmı her ne olursa olsun: Siz kalıtımınızın her bir parçasının %100'üsünüz, %100 Ermeni olmak da dahil ! Doğuştan, seçimle, vatandaşlıkla, ruhsal olarak, evlilik yoluyla... ya da kaza ile Ermeni olanlar ... Hepimiz Ermeniyiz. Her birimiz - yıldızlar gibi çok sayıda ve bazen yıldızlar gibi gizemli sebeplerle- Ermeni denklemine eşsiz bir şeyler taşıyoruz. (Ben Ermeni'yim diyene kimse Ermeni değilsin diyemez derse abes olur.Ancak Hemşinliler gibi biz Ermeni değiliz diyene sen Ermeni'sin demek de aynı oranda abestir. Türkiye'de Müslüman Ermeni olsa olsa Hıristiyan Ermenilerden ayrı bir cemaat olur. Buna da kimse bir şey demez. Ancak Türkiye'de Müslüman olan bir Ermeni tekrar Hıristiyan olmuyorsa yüzde doksan dokuz  asimile olmuş demektir. HYETERT)  

Süryaniler 1914-1915’te Neler Yaşadı? Dönemin Tanıkları 1914/15 Yaşananları Nasıl Anlatıyor?

Köyünde hiçbir şeyden habersiz yaşayan yüz binlerce insan en vahşi biçimde katledildi. Süryani köyleri ve kentleri yerle bir edildi. Binlerce genç kız ve kadın kaçırıldı. Yüzlerce çocuk devşirildi. Süryanilerin sahip olduğu bütün zenginlikler talan edildi. Bu vahşetten kurtulan binlerce insan, dünyanın çeşitli yerlerine kaçtı.

Avrupa Süryaniler Birliği’nden Egemen Bağış’a tepki

Avrupa Süryaniler Birliği, AKP’nin AB’den sorumlu devlet bakanı Egemen Bağış’a tepki olarak bir basın açıklaması yayınladı... "Türkiye Cumhuriyeti Adalet ve Kalkınma Partisi, AKP hükümetinin Avrupa Birliği’nden sorumlu devlet bakanı Egemen Bağış her fırsatta Süryani halkına ve onun değerlerine hakaret etmektedir. Egemen Bağış’ın bu “kraldan daha kralcı” yaklaşımları altında sahiplerinin güvenini kazanma çabası olduğunu göstermektedir. Egemen Bağış, Siirt’e bağlı Tılo kasabasındandır. Müslümanlaşmış, Araplaşmış bir sülaleden gelmektedir. Ancak kendisi Türkleşme ve başka halklara da Türkleşmedikleri için hakaret etme yarışına girmiştir. Egemen Bağış büyük bir ihtimalle Süryani kökenlidir. Onun içindir ki, bir dönmenin psikolojisiyle hareket etmektedir..."

İkinci bir Ermeni devletine müsaade etmeyeceğiz

Yukarı Karabağ'ın tarihi ve ezeli Azerbaycan toprağı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, "Asırlar boyu halkımız o topraklarda yaşadı. Bugün de Karabağ Azerbaycan'ın ayrılmaz bir parçasıdır ve dünyada herkes burayı Azerbaycan toprağı olarak kabul ediyor. Sadece Karabağ değil, şu anki Ermenistan bile tarihi Azerbaycan toprakları üzerinde kuruldu. Revan Hanlığı, Göyçe, Zengezur bölgeleri bizim tarihi topraklarımızdır. Azerbaycan devleti ve halkı, Azerbaycan topraklarında ikinci bir Ermeni devleti oluşturulmasına asla müsaade etmeyecek" diye konuştu.

‘Türk’ kavramının aslına bakış

Resmî tarihe yönelik itirazlar, umumiyetle yakın dönemlerdeki bazı gelişmelerin gizlendiği şeklindedir. Aslında aynı gizlemeler, bütün tarihimizi Batılı anlamda millet anlayışına uydurmak maksadıyla da yapılmıştır... O dönemlerde yapılanmaya başlayan sosyal birlik (Türk), önemli ölçüde Türkmenler, Kürtler ve Kafkasyalı kavimlere mensup Müslümanlardan müteşekkildir. Osmanlı’da Rumeli’ye geçilince, Arnavutlar, Pomaklar ve Boşnaklar da aynı yapıya eklenmiştir. Hazar Denizi’nden Avrupa içlerine kadar uzanan alandaki bütün fetih ve devletlerimiz, bu “Türk”lerin eseridir. Ne yazık ki resmî tarih, sadece Oğuzlara mal etmiştir... Orta Asya’dakiler de dâhil olmak üzere Abhaz, Arnavut, Boşnak, Çeçen, Çerkez, Gürcü, Kürt, Laz, Lezgi, Türkmen, Pomak, Tatar gibi Türkçe’yi müşterek dil olarak kullanan Müslüman kavimler “Türk” diye anılmıştır. O anlayışın gelişimini, yukarıda mümkün olduğunca anlatmıştık. Yahya Kemal de anadil-soy esaslı Türkçülüğe itirazında, “Türk” kavramının Türkçeyi müşterek lisan olarak kullanan farklı dilli Müslümanları ifade ettiğini belirtmiştir.

Dedem Vartan: Bir Ermeni ailenin öyküsü

Mahmut Konuk
 “Gidelim ağabey !.. Buradan Yerevan’a gidelim. Gündüzleri mağaralarda, dağların kuytuluk yerlerinde saklanır, geceleri ıssız yerlerden yol alarak gider, kendimizi kurtarırız… Koyunları da sahiplerine götürme şansımız yok. Onları da yanımızda götürür, kendimize sermaye yaparız…” diyordu Xaçik. “Ben karımı ve çocuklarımı almadan hiçbir yere gitmem, gidemem…” diyordu Vartan.

Levent Kırca'dan skandal sözler

"Ben Londra'ya İşçi Partisi'nin düzenlediği organizasyonla yarın akşam oyun oynamaya geldim. Geldiğimde dün gece duydum ki Türkiye'de Türk halkı ayaklanmış. Cumhuriyet için Atatürk için Türk halkı ayaklanmış durumda. Şu anda az önce yönettiğim Ulusal Kanal'dan edindiğim bilgilere göre İstanbul Türk halkı tarafından ele geçirilmiş durumda. İstanbul'da sadece Atatürkçüler ve cumhuriyetçiler var. Şu anda Taksim meydanı tamamıyla cumhuriyetçilere açılmış. Polis barikatları kaldırmış ve geri çekilmiş durumda. Ancak her şeyi başaran Kurtuluş Savaşı'nı başarıp düşmanı denize döken Mustafa Kemal'in askeri olan Türk halkı bu kadarla elbette ki yetinmeyecek. Türk halkı Türkiye'yi tekrar ele geçirecek ve cumhuriyet ilelebet payidar olacaktır.Şu ana kadar bu hiç konuşulmadı ama bir iki gün içinde Silivri'de, Hasdal'da, Sincan'da yurtseverler hapishaneleri boşaltacaklar, Atatürk'ün askerleri dışarı çıkacak. (Allah akıl fikir versin. HYETERT)

Are We "Righteous Turks"?

By Ayşe Günaysu
 Ayşe Günaysu is an Istanbul-based author, journalist and human rights worker. For years she has battled to spread the words about the veracity of the Genocide of Armenians to the Turkish and Kurdish public. She wrote the article specially for Keghart.com-Editor. I come across here and there that some call us, those who demand recognition of the Genocide of Armenians, Assyrians and Greeks, the Christian peoples of what is now Turkey, "righteous Turks". I would not call myself and my friends "righteous", because for me "righteous" is someone who protects victims and risks his/her life for this purpose. In Turkey nearly a hundred years had to pass before we, a small number of people, realized that we were all part of the ongoing lies.   

CHP Bursa milletvekili Doç.Dr. Aykan Erdemir’in Gökçeada’da Rumca eğitim için verdiği kanun teklifi

“Gökçeada’da bir Rum İlkokulu’nun açılması için geçtiğimiz mart ayında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından izin verilmiş ancak 1964 yılında çıkan ve hâlen yürürlülükte olan kanunun adalarda Rumca eğitimi yasakladığı oraya çıkmıştı... CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir dün konuyu Meclis gündemine taşıyarak, yasakçı maddenin kaldırılması için kanun teklifi verdi. Taraf’a konuşan Erdemir, güncelliğini yitirmiş, anlamsız, mevzuat maddelerinin temel hak ve özgürlüklerin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu belirtti..." (İnsan ve Azınlık haklarına aykırı bu kanunun kaldırılması  için yapılan girişim nedeniyle Sayın Milletvekilini yürekten kutluyor ve başarılar diliyoruz. HYETERT)

Tapumuz Toplumumuza Hayırlı Olsun

21 Haziran 2013 tarihinde Üsküdar İcadiye Mah. Cemil Meriç Cad. (Eski Çamlıca Cad.) üstünde bulunan 1808 m2 arsanın tapusu Üsküdar Tapu Müdürlüğü Tarafından Yönetim Kurulu Başkanımız’a verilmiş ve vakfımıza kazandırılmıştır. Yönetim Kurulumuz vakfımızın kalkınması için bundan sonra da çalışmalarına hızla devam edecektir. Daha önce de açıkladığımız gibi taşınmazlarımızı en iyi şekilde değerlendirip gelir fazlamızı cemaatimizle paylaşacaktır. Cemaatimize Hayırlı Olsun... Patrikhane Yargısız infaz yoluna gidip Kilisemizi Cezalandırıp Ruhani göndermemektedir. (Bu konuda Patrikliğin bir açıklama yapması gerektiğini düşünüyoruz. HYETERT)

Murat Nazaryan: “Ben kimseyi öldürmedim.”

Mahkeme heyeti, Nazaryan’ın avukatının duruşmaya katılmadığını belirterek savunmasını bir sonraki celse alacağını söyledi. Bir diyeceğinin olup olmadığının sorulması üzerine Nazaryan, “Diyecek bir şeyim yok. Ben kimseyi öldürmedim” diye vurguladıi.Müşteki ifadelerine karşı beyanı sorulan sanık Murat Nazaryan, "Diyecek bir şeyim yok. Ben kimseyi öldürmedim" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

New at the Faculty of Medicine and the Faculty of Science: Prof. Vartan Kurtcuoglu

Vartan Kurtcuoglu is a double professor at the Faculty of Medicine and the Faculty of Science. His research is within NCCR Kidneys and deals with the oxgen transport in the human kidney. Kurtcuoglu is married and a father of two schoolaged sons.

Brüksel’den görünen Türkiye

Cemal Uşşak / Rotahaber
19-20 Haziran tarihlerinde, EPC (European Policy Center) ile TUSKON Brüksel Temsilciliğinin ortaklaşa organize ettiği “Türkiye-Ermenistan İlişkileri” toplantısına katılmak üzere Brüksel’de idim... Kısacası entelektüel sermayemizle de iftihar ettim... Hiç kuşkusuz ki, ülkemiz çok daha ileri seviyelere gelmeye layık. Ancak üç temel  “kırılgan nokta”, buna engel teşkil ediyor:
a)Temel hakların hukuki teminat (ve elbette ki uygulama) altına alınamamış olması. (Kürt Meselesi, Alevi ve gayrimüslim Vatandaşlarımızın bekleyen talepleri başta olmak üzere çoğunluğu teşkil eden vatandaşın taleplerinin henüz AB normlarında karşılanamamış olması)

Bu kadar olur muhafazakarın demokratı: Ahmet Kekeç ırkçılığa kılıf buldu

İşte Ahmet Kekeç'in o yazısı: "Milli güreşçi Rıza Kayaalp'e tepki gösterenler haklıdır. Bu sporcu terbiyesizlik yapmıştır. Dahası, suç işlemiştir. Bu suçun adı, nefret suçudur. Üstelik bu suç, İsmet Paşa mamulü Rum Masasının yaptıklarını temizleyen, Gayrimüslimin gasp edilen mallarını iade eden bu hükümet döneminde işlenmiştir. Bu, mevcut hükümet için de züldür. Üzülerek söylemek gerekirse, eskiden bu topraklarda, kimi mahfillerde, Ermeni, Rum ve Yahudi sözcükleri, hakaret yerine kullanılırdı. Böyle ayıplı dönemlerimiz oldu. Kimi cühela takımı da, Ermeni dendiğinde Ermenistan'ı, Rum”dendiğinde Yunanistan'ı, Yahudi dendiğinde İsrail'i anlardı. Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu büyük milli devletimiz, bu ülkeleri resmi düşman ilan etiği için, Ermeni, Rum ve Yahudi vatandaşlarımız düşman  sayılırdı. En hafif ifadesiyle, içimizdeki hain...”

AB Yeni fasıl açıyor

AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları Lüksemburg’da yaptıkları toplantıda Türkiye ile yürütülen tam üyelik müzakerelerinde yeni bir faslın açılmasında uzlaştı. Türkiye ile AB arasında üç yıldan bu yana durağan bir görünüm sergileyen müzakere süreci, yeni bir faslın açılması kararı ile yeniden ivme kazandı. Lüksemburg'da bir araya gelen AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, bazı fikir ayrılıklarına karşın, Türkiye ile müzakerelerde 22. fasıl olan Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslının müzakereye açılması üzerinde uzlaştı. 

“Türkiye ile Ermenistan Arasındaki Normalleşme Süreci İlerliyor”

TurkishNY.com - Van Gölü’nde yer alan Akdamar Adası’nı ziyaret eden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Francis Ricciardone ve eşi, adadaki Surp Haç Ermeni Kilisesi’ne uğradılar. Surp Haç Ermeni Kilisesi’ni ziyareti sonrasında gazetecilerle izlenimlerini paylaşan Ricciardone, kiliseyi ilk kez 33 yıl önce ziyaret ettiğini ve kilisenin geçirdiği restorasyon sonrasında artık daha güzel bir hale gelmiş olduğunu belirtti. Ayrıca siyasi konulara da değinen Ricciardone, Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi sürecinin ilerlediğini belirtti. (Ada ismi yanlış olsa da en azından kilisenin ismi doğru yazılmış.Akdamar değil Ahtamar ya da Ağtamar olacak HYETERT) 

Rusya Ve Ermenistan Güvenlik Alanında İşbirliğini Güçlendiriyor

Rusya Güvenlik Kurulu Sekreteri Nikolay Patruşev, Ermenistan’ın başkenti Erivan'a düzenlediği çalışma ziyareti çerçevesinde Ermeni mevkidaşı Arthur Bagdasaryan ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından Rus ve Ermeni yetkililer, askeri alanda çok sayıda güvenlik işbirliği anlaşmasına imza attı. Anlaşmaların imzalanmasının ardından konuşan Patruşev, Rusya ve Ermenistan'ın "stratejik ilişkilere" sahip olduğunu belirterek, "İlişkilerimiz en üst seviyede. Amacımız, güvenliğe ilişkin kurumlar arasındaki faal ve etkili işbirliğini sürdürmektir" dedi.

Akbar to William, the Armenian connection

Joanna Lobo
The prince's Indian-Armenian ancestors revives interest in Indo-Armenian history.So, Britain’s Prince William is Indian. Okay, he’s at least 1/256th Indian from his mother’s side, as reports said last week. For those hiding under a rock when the news broke, researchers have traced Lady Diana’s family line back six generations to a woman named Eliza Kewark, whose father was an Armenian trader and whose mother may have been Indian.

Ermenistan-Türkiye sinema hattı

Ermenistan ve Türkiye’den sinemacıların ortak üretimlerini ve ilişkilerini geliştirmeyi amaçlayan Ermenistan Türkiye Sinema Platformu, 2008 yılında İstanbul’dan Anadolu Kültür ve Erivan’dan Altın Kayısı Film Festivali’nin girişimiyle kuruldu. Platform, kuruluşundan bu yana 11 filmin üretimine destek sundu. Sinemada Ortak Yapım, Projeler ve Deneyimler: Ermenistan Türkiye Sinema Platformu, İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde 27 Haziran 2013 Perşembe saat 18.30’da platform tarafından desteklenen filmlerden ikisinin gösterimini yapacak, filmlerin ardından yönetmenler ile söyleşi de gerçekleştirilecek. 

Transfiguration

The Eastern Diocese of the Armenian Church of America is pleased to announce the release of its latest iBook for the iPad: Transfiguration. We invite you to download this free book, and to embark on a journey through the story of Christ’s miraculous transformation on Mt. Tabor.The iBook relates the Gospel story of the Transfiguration and introduces the ways in which the feast is celebrated in the Armenian Church (this year, the observance will take place on Sunday, July 7). 

CONDENSED SUMMER COURSES FOR THE YOUTH - "ENHANCE THE ARMENIAN IDENTITY"

Begins Friday, June 28
Ends Sunday, June 30
Contact: mksachikyan@armenianchurchwd.com
Location: Western Diocese of the Armenian Church of North America

Akdamar Kilisesi'nde İkinci Restorasyon

Cemal Aşan - Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda bulunan ve her yıl çok sayıda turist ağırlayan Akdamar Kilisesi'nin manastır ve şapel bölümleri ile çevre duvarlarını kapsayan ikinci restorasyona başlandı. Akdamar Adası'nda, Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında yaptırılan Akmadar Kilisesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2006'da tamamlanan restorasyonun ardından anıt müzeye dönüştürüldü.Kültür ve Turizm Bakanlığının 2010 yılında aldığı kararla yılda bir kez ayin yapılmasına izin verilen kilisenin manastır ve şapel bölümlerinde bu yıl ikinci restorasyon başlatıldı. u adaya Ahtamar, kilisesine Surp Haç demeyi öğretemedik. HYETERT)

Assyrian American War Hero Honored in Chicago

Chicago (AINA) -- The late Saul J. Joseph was honored in Chicago yesterday, June 23, with an honorary street name, near his life time home in Chicago. Mr. Joseph served as a technical sergeant with the 35th Infantry division of the United States Army in World War Two. He was awarded Silver and Bronze Stars for bravery and a Purple Heart for wounds suffered in action. He received medals from France and Britain as well.

Sevan Nişanyan Berlin Toplantısı

Değerli Dostlar, Sevan Nişanyan'la dayanışma amacıyla, 5 Temmuz 2013 Cuma günü akşam 18.30'da Kom-Kar Berlin'de bir toplantı düzenliyoruz. "Türkiye'de ifade özgürlüğü" konulu toplantıya Nişanyan konuşmacı olarak katılacak. İlgi duyan dostlarımızın katılımını bekliyoruz.  İçten selam ve iyi dileklerimle.
Recep Maraşlı

Los Angeles ABD'deki Ermenilerin Kalesi Konumunda

Bir asırdan fazla bir süredir Ermeni göçünün kalbi konumunda olan Los Angeles, son kırk yılda Orta Doğu’dan ve 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra bağımsızlığını ilan eden eski Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti’nden artan orandaki göçmenleri kendisine çekti... Bu yeni yeni güçlenen göçmen grubun ayrıca, sözde Ermeni soykırımının resmi tanınması ve kendi Ermeni nüfusunun özerkliği ilkesine dayanacak şekilde Dağlık-Karabağ sorununun barışçıl ve adil bir şekilde çözüme kavuşturulması gibi meselelerde Kongre’yi ve Başkan Obama’yı etkileyerek ABD’deki Ermeni lobisine destek olabilecekleri savunuluyor.

Mardin Şehrinin Son Ermenileri

Tomas Çerme
Mardin kenti fiziki görünüm olarak, yüksek tepenin üstünde Masis savaş kalesine dayanmaktadır. En yüksek noktasında kalesi yer almaktadır. Mardin dört mevsimi de birbirinden güzel olan bir kenttir. Eski çağlarda oldukça hareketli bir geçmişi olduğu bilinen şehir kısa aralıklarla çeşitli birimlerin yönetim dönemlerini yaşamıştır. Sırasıyla Arşakuniler, Persler, Dikranlar, Romalılar, Bizanslılar… M. S. 640 ‘ ta Arap İslam ordusu, Hamdaniler, M. S. 873 Mervaniler, Büyük Selçuklular ve onların ardından Artukoğulları (1109) uzun bir süre bu bölgeye egemen olmuşlardır. Mardin'in Osmanlı egemenliğine girişi 1517 yılıdır.

'Bana Ermenilerin yüzkarasısın diyorlar!'

Habertürk'te konuşan Markar Esayan, "Görüşlerimi beğenmeyenler Hrant'ın kemikleri sızlıyordur, cemiyetin yüzkarasısın gibi şeyler söylüyorlar” dedi...Türkiye'de yaşayan Ermeni toplumu tek bir birey gibi algılanıyor. Ben Ermeni toplumunu da başka bir şeyi de temsil etmiyorum. Benim temsiliyetim sadece kendimle sınırlı olabilir. Birey budur. Gezi'deki ilk grup gencin karşı çıktığı şey tam da buydu: Bana cemaat dayatmayın. Benim ırkımla benim görüşlerimin ne alakası var? (Bir de büyük toplum sayın yazarın da sözü geçen grupların da Ermenileri temsil etmediğini anlasa sorun kalmayacak. HYETERT)

Yeniköy muhtarı Engin Cevahiroğlu’a tepkiler artıyor

Geçtiğimiz gün Yeniköy’deki halk forumuna fiziksel saldırı düzenlediği ve Allahuekber sloganları arasında Ermeni ve Rumları hedef gösteren ifadeler kullandığı bir çok tanık tarafından öne sürülen muhtar Engin Cevahiroğlu’na tepkiler artıyor. Haberde, darp edilenlerin ve muhtarın açıklamalarına yer veriliyor.Darp edilenler: “Muhtar insanları kışkırttı. ‘Cami yapılmasını engellemek için geldiniz, niyetinizi biliyorum’ deyince yanındakiler üzerimize yürüdü.” Sarıyer Belediyesi: “Cami ihyası İBB’nin projesi, bize sorulmadı“... Haberde bahsedilen Yeniköy Cami projesinin iptaline destek olmak için: http://www.change.org/tr/kampanyalar/tc-%C3%A7evre-ve-%C5%9Fehircilik-bakanli%C4%9Fi-yenik%C3%B6y-parki-na-camii-projesi-iptal-edilsin  adresinden oy verebilirsiniz.

Rumlar yıllarca o muhtarı destekledi

Yeniköy’de Muhtar Engin Cevahiroğlu’nun “Rumların peşine takılıp gelmişsiniz” sözleri ile saldırıya uğrayan park forumuyla ilgili tartışma sürüyor... Yeniköylü Rumlardan, Vakıflar Meclisi Üyesi Laki Vingas Yeniköy’de 45 Rum’un kaldığını, bunlardan 20’sinin 70 yaşının üzerinde olduğunu, son gerginlik nedeniyle bir ailenin kendisini arayarak endişelerini aktardığını anlattı. Şöyle devam etti, Mahallede 45 kişi kaldı. Bazı insanlar mezarlarını bile hazırladılar. Kimi hedef gösteriyor, neyi ima ediyorsunuz? Nefret tohumlarını neden ekiyorsunuz diye soruyorum.” Eski Yeniköy Spor Klübü’nün Başkanı, halen Amatör Spor Klüpleri Federasyonu Başkanı ve AKP’den İl Genel Meclis Üyesi Ali Düşmez ise “Rumların (Muhtarın iddia ettiği gibi) bir şey oluşturacaklarını hayal bile etmem. Bizim Rum ve Ermeni arkadaşlarımızla ayrımız gayrımız yoktur. Muhtarın da böyle bir şey söylememesi gerekir diye düşünüyorum” dedi

Türk Basınında İslamlaşmış Ermeniler Sorununun Ele Alınması

Meline Anumyan / Tarih Doktoru
Türkiye’de tabu olan bazı konular, Türkiye’nin AB üyeliği süreci ve daha başka faktörlerden dolayı, son yıllarda tartışılmaya ve kısmi serbesti içinde Türk basınında ele alınmaya başlanmıştır. Tabu konulardan biri de, Ermeni Soykırımı sonrasında Doğu Anadolu’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nin diğer bölgelerinde kalmış olan Batı Ermenilerin, kripto ve mühtedi kırıntılarının sorunudur. Çağdaş Türk basını, mühtedi Ermenilerin dağılımı, sayısı ve iştigal alanları konularına belli düzeyde yer vermekte, kripto Ermenilerin, köklerine dönme ve din değiştirme olaylarından örnekler vermektedir.

Tarih dersinde 'Ermeni soykırımı' yalanı

Düsseldorf kentinde dün bir araya gelen Türkler, Almanya'da bazı okullarda tarih dersi olarak 'Türkler 1915 yılında Ermenilere karşı soykırım uyguladı' şeklinde anlatılmasını topladıkları 8000 imza ile protesto etti... Mitingde açıklama yapan Dr. Ali Söylemezoğlu, Alman okullarında 'Türkler 1915 yılında Ermenilere karşı soykırım uyguladı' şeklinde anlatılmasına karşı çıkmış ve 2011 yılında topladığımız 8000 imzalı dilekçeleri de, şimdiki eyalet başbakanı Hannelore Kraft'a teslim ettik. Aradan üç yıl geçti, bu asılsız ders anlatımın kaldırılıp kaldırılacağına dair henüz bir cevap alamadık" diye konuştu.

Kadıköy'de Binler Madımak'ı Andı

Sivas’ta 2 Temmuz 1993 yılında Madımak Oteli’nin yakılması sonucu katledilen 35 kişinin anma etkinliğinde binlerce kişi Kadıköy'de bir araya geldi. Sivas Madımak Katliamı’nın 20. yıl dönümü Kadıköy’de yapılan ve binlerce kişinin katıldığı miting ile anıldı. Kadıköy Meydanı’nda dün (23 Haziran) yapılan mitingin çağrıcılığını Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Federasyonu yaptı.

Bugün kritik bir gün: Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde yeni bir döneme mi giriliyor?

3 yıldır tek faslın açılmadığı Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde yeni bir durgunluk dönemine mi giriliyor yoksa yeni bir sayfa mı açılıyor? Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları işte bu kararı vermek üzere bugün Lüksemburg'da bir araya geliyor. Uzun sürenin ardından açılması planlanan fasla Almanya karşı çıkıyor, Avrupa Birliği'nin genelinden ise, “Türkiye’nin ilerlemesini bloke etmek hata olur” mesajları yükseliyor.

Merkel'den Ankara'yı kızdıracak adım

Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkılan hükümet programı kabul edildi... Programda şu ifadeler yer alıyor: "Türkiye’nin stratejik ve ekonomik olarak Avrupa için önemini görüyoruz. Türkiye ve Almanya’daki insanlar arasında çok yönlü ilişkiler var. Bu nedenle Türkiye ve AB ilişkilerini derinleştirmek istiyoruz. Yakın bir işbirliği hem AB’deki hem de Türkiye’deki insanların çıkarınadır. Türkiye ve AB arasında mümkün olduğu kadar yakın işbirliği ve dış ve güvenlik politikasında ise stratejik işbirliği istiyoruz. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini reddediyoruz. Çünkü Türkiye üyelik şartlarına sahip değil. Ülkenin büyüklüğü ve ekonomik yapısı AB’ye ağır gelecektir." Başbakan Merkel, bu zamana kadar ısrar ettiği "imtiyazlı ortaklık" fikrinden de vazgeçip ilişkileri stratejik işbirliği kapsamında geliştirmek istiyor.

Turkey’s protests Erdogan cracks down

Vicious police tactics have reclaimed Taksim Square and other places of protest, but at a high cost to Turkey’s reputation. THE protests that have convulsed Turkey since May 31st are gradually dying down. Calm has returned across most of the country. Recep Tayyip Erdogan, the prime minister, seems firmly in control. To judge by the huge turnout at weekend rallies in Ankara and Istanbul of his Justice and Development (AK) party, his base is more loyal and adoring than ever.

Yavuz’un Torunları, Kemal’in Askerleri ve Madımak Katliamı

Mustafa Elveren (Em. Öğrt.)
Yavuz’un torunları, imamın ordusu ve Kemal’in askerleri iktidarı ele geçirmek için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Hatta danışıklı dövüş bile yapıyorlar. Binlerce Alevi-Kızılbaş’ın katliamından sorumlu olan Yavuz’la övünen başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın fetvaları nedeniyle Taksim Meydanı halkların eylem yapma alanı haline dönüşmüştür.

Ermeni diasporasına kötü haber!

Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan Ermeni diasporasına karşı ortak hareket edecek. Azerbaycan Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi Başkanı Nazim İbrahimov, "Bir milletin iki sorunu olamaz, sorunlarımız da aynıdır. Sözde Ermeni iddialarına yönelik Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sorunlar, aynı zamanda bizim de sorunlarımızdır. Karabağ konusunda da Türk diasporası Azerbaycan'ı destekliyor ve dünya kamuoyuna bu konuda sağlıklı bilgi veriyor" diye konuştu. Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) üye ülkelerinden Kazakistan ve Kırgızistan'ın da Azerbaycan ve Türkiye'nin tezlerini desteklediğini söyleyen Nazim İbrahimov, bundan sonra bu ülkelerle daha sıkı işbirliği içerisinde olacaklarını ifade etti.

Gezi Parkı ve AKM’den Sonra Muş’daki Yıkıma da Dur! de

Artık Yeter! Sa Sufi! It’s Enough! Es ist Genug! Edi Bese!
Ragıp Zarakolu
Muş’ta AKP’li Belediye, Tarihi Ermeni evlerini yıkarak TOKİ’ ye peşkeş çekiliyor. Hepimizin bildiği üzere Sermayenin bir amacı karını maxime etmesi diğer bir amaç da Toplumsal bellekleri yok etmek amaçlıdır. Bu gün anayurtları olan bu bölgede Ermeni halkının bütün izlerini silmek isteyen Kemalizm, Muş’ta AKP Kemalizm ile bunu yapmaya çalışmaktadır. MUŞ BÖLGESİNDE özellikle Halkların kardeşliğini savunan BDP' ye, İHD’ye, HDK' ye ve de Çevre örgütlerine bu anlamda çok iş düşüyor. Bu gün ERMENİ EVLERİ talan edilirse, Kemalist Cumhuriyet gün gelir Kürt halkının da evlerini başına yıkar. Bir kültürü yok etmek, insanlığı yok etmektir. Bu bir tarih katliamıdır. Halkların kardeşliği/Eşitliği adına bu YIKIMA bir imzayla sende dur de.

The last of the Armenians

Photo: Anisur Rahman
Once a flourishing community in Bengal, Armenians have dwindled in number to such an extent that only one man now represents the entire community in Dhaka. He is known by his Anglicised name of Michael Joseph Martin. When Martin, now in his late seventies, dies, it will throw into doubt the future of the Armenian Apostolic Church of Holy Resurrection, one of Dhaka’s most beautiful churches.

BDP komisyonları işe yaramadı Süryaniler, Manastır arazilerini BDP'li ailelerden geri istiyor

Ramazan Yavuz
Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne bağlı Eskihisar (Marin) Köyü'nde bulunan ve 30 yıl atıl kaldıktan sonra restore edilerek 2008 yılında yeniden ibadete açılan Mor Avgin Manastırı'na ait olduğu iddia edilen ancak tapuları BDP'li bazı yönetici ve ailelerin üzerinde olan arazileri alabilmek için Süryaniler harekete geçti. İsveç'te bulunan Mor Avgin Derneği yöneticilerinin BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mardin Milletvekili DTK Genel Başkanı Ahmet Türk'e arazilerin iadesi için başvurduğu, sorunun uzlaşıyla çözülmesi için komisyonlar kurulduğu çözüm bulunamadığı için hukuki yola başvurulduğu belirtildi. Süryaniler, sorunun arazileri ellerinde bulunduran BDP'li yönetici ve ailelerin tutumu nedeniyle uzlaşma ile çözülemediğini öne sürerken, BDP Genel Başkanı Demirtaş ise, bu ailelerden BDP'li olanlar olsa bile gayrimüslimlerin hak ve hukukunun yanında olacaklarını söyledi.

Ermenilerden, kim özür dilemeli?

“ Değerli sanatçımız Yahya Akengin Panelin açış konuşmasını yaparken, ‘Ermeni Meselesi’ne; hem bizler, hem de Ermeniler adına yepyeni, aydınlık bir ufuk açtı. Ermeni Diasporası’nın en güçlü olduğu ABD’de sanatçımız dünyaya şöyle seslendi: “Eğer özür dilenecekse, özür de bir şeyleri değiştirecekse, özrün adresi bellidir. 20. yüzyıl başında Türk ve Ermeni topluluklarını birbirine karşı getiren, kırdıran o günün küresel odaklarıdır, aktörleridir. Gelsinler, Ermeni dostlarımız, birlikte bir kampanya yürütelim. O odaklar hem Türk milletinden hem de Ermeni halkından özür dilesinler. Bu kampanyada biz varız. ( Bu olsa olsa soykırımı yapan, milyonların yok olmasına neden olan İttihat ve Terakki'yi ve Osmanlıyı aklama yolu olur ve kimseye bir şey kazandırmaz. HYETERT)  

Haydi!!! Hep Birlikte Bir kez Olsun Süryani Halkı İçin Direnelim

Zeynep Tozduman / zeynoege@mynet.com
Türkiye gündemini yaklaşık 25 gündür işgal eden ''Gezi parkı'' eylemliği ve protestolar  hala devam ederken, gözlerinizi bir de  Süryanilerin kutsal mekanı olan Deyrulzafaran ve Mor Gabriel manastırına çevirmenizi istiyorum bu kez. Kamu oyundan herkesin bildiği üzere 2008'den beri süregelen 1610 yıldır Süryani halkının bir eseri olan Mor Gabriel Manastırı; toprak davası ile ilgili hukuksuzluk halen pazarlık konusu olmaya devam ederken bu kez başka bir manastırda yaşanan acı gerçekle karşılaşıyoruz.

Vali Mutlu: Olay karanfil bırakma değil

İstanbul Valisi Mutlu:  "Taksim Dayanışması, Taksim bölgesinde bir süredir sağlanan huzurlu ortamın yeniden bozulması için çağrı yapmış oluyor. Bunlar şehrin ve herkesin huzuruna da bozan hareketler oluyor. Grup, bir saat Taksim Meydanı'nı bloke etmiştir. Olayın karanfil bırakmanın ötesinde kamu düzenini bozacak noktaya gelmesi, Taksim'de akmakta olan rutin trafiğin bir saate yakın engellenmesi, toplu ulaşım, normal ulaşım, taksiler, dolmuşların erişiminin engellenmesi dolayısıyla bu şekilde uygun müdahale yapılmıştır. Taksim Dayanışması'nın yaptığı çağrılar demokratik hakların kullanılmasının ötesinde kamu düzenini, trafik akışını bozmuştur. Bunlar yasal olarak suçtur."

Türkiye’de Ermeni anıtlarının yıkımını durdurmak!

Ermenistan Cumhuriyeti Ulusal Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Müdürü Ruben Safrastyan “Hayots Aşkharh” gazetesi muhabiri Armine Simonyan’a konuştu... İlk önce, Türkiye’nin, Ermeni kiliselerini kültür anıtları listesine alması talep edilmeli. Kiliselerimiz, devlet himayesi altında bulunarak, yıkılmaz, patlatılmaz. Dolayısıyla bugünkü en önemli işimiz, Ermeni anıtlarının nihai yıkımını durdurmamız olmalı. Bundan sonra ise uluslararası kurumlara başvurup, Türkiye’ye kendi vazifelerini hatırlatmalarını sağlamalıyız.Ancak çalışmalarımız bununla tamamlanmamaktadır. İkinci etapta ise Ermeni halkı tarafından bin yıllar esnasında yaratılmış olan maddi ve manevi kültür değerlerinin gerçek sahiplerine iade etme imkanlarını düşünmeliyiz. Bu adım, Soykırım sonuçlarının kaldırılması çerçevesinde ele alınmalı. 

Der Spiegel’den Türkçe manşet

Almanya'nın saygın haftalık dergilerinden Der Spiegel, ilk kez kapak konusunu hem Türkçe hem de Almanca sunuyor. Pazartesi sayısının kapağında ‘Beugt euch nicht / Boyun eğme’ başlığı yer alıyor... Der Spiegel’in genel yayın yönetmen yardımcısı Klaus Brinkbäumer, yayınladığı basın bildirisinde, “Tabii ki Almanya’da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk’ün Almanca bilgisinin eksik olduğuna inanmıyoruz. Biz sadece Türkiye’deki olayların Alman, Türk, Avrupalı herkesi ilgilendirdiği sinyalini vermek istiyoruz“ dedi.

Almanya-Türkiye krizi büyüyor...

Bağış'ın bu açıklamaları Almanya'da büyük tepkiye neden oldu.  Türk Büyükelçi Hüseyin Avni Karslıoğlu, Berlin'de Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Almanya Dışişleri Bakanı Westerwelle de Ukrayna’da olduğu için Karslıoğlu’na Berlin’in sözlü uyarısını Alman Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Emily Haber iletti.Alman yönetimi, Türkiye’de siyasilerin Merkel ve Almanya’ya yönelik kullandıkları üslubun diplomatik nezaketten yoksun, iki ülke ilişkilerini zedeleyici olduğunu vurguladı. Türkiye’de protestoculara uygulanan aşırı şiddetin kabul edilemez olduğu da Karslıoğlu’na iletilirken, medya organlarına yönelik baskıya da dikkat çekildi... Türkiye de misilleme olarak Almanya'nın Ankara Büyükelçisinin Dış Işleri Bakanlığına çağırdı. Ahmet Davutoğlu, Berlin’in bu tutumuna karşılık Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl’ün bakanlığa çağrılması talimatını da verdi. 

Dakika dakika... Taksim ve Ankara'da polis saldırısı

00:16 Ahmet Saymadi: Polis meydana çekildi. İstiklal Caddesi'ndeki inşaatlarda bulunan kum torbalarıyla dev bir barikat kuruldu. Caddede 10 bin kişi var.
00:14 İstanbul Tabip Odası’ndan Ali Özyurt’un tespitlerine göre polis saldırısı sonucu şu ana kadar 42 kişi yaralandı.
00:09 Yabancı muhabir Tom Barton Ankara Kennedy Caddesi'nde çekim yaptığı sırada TOMA'nın saldırısına maruz kaldı.
00:03 Polis saldırısı devam ederken İstiklal Caddesi'nde vatandaşlar gözaltına alınıyor.

Sporcunun ırkçı ve terbiyesiz olanı

Mehmet Y. Yılmaz
Olimpiyatlarda ve Akdeniz Oyunları gibi uluslararası spor organizasyonlarında kafilenin önünde bayrak taşıyacak sporcunun seçimi önemlidir. Sadece sportif başarı yetmez, başka iyi özellikleri nedeniyle liderlik kapasitesi olan, kamuoyunda sevgi gören sporcular aranır.Bizimkiler bu sefer Rıza Kayaalp isimli güreşçiyi seçmişler.Sportif başarısı Olimpiyat üçüncülüğü, önemlidir. Ama geri kalan vasıfların hiçbirini haiz değil.Çünkü terbiyesi bozuk bir ırkçıdan daha fazla bir kişiliğe de tekabül etmiyor! Bakın Gezi Parkı’na alışveriş merkezi yapılmasını protesto etmek üzere başlayan gösteriler sırasında yazdığı tweet’lere:“Ermenilere bıraktınız meydanı, Allah belanızı versin eylemci çapulcuları.”“Ermenistan halkı kutlama yapıyormuş taksimi işgal ettik türkiyeye rahatça hakaret edebiliyoruz diye.”“Sizin yaptığınız eylemi s.... Vatan hayinleri.”

Pontus Kırımı 2-3

Nevzat Onaran
Çeteler seferber edildi- ‘Tehcir ve taktil’ itirafı
1921 sonunda Nurettin komutanlıktan alındıktan ve Merkez Ordusu tasfiye edildikten sonra Ankara hükümetinin gündeminde ‘affedilecek’ çeteden yararlanma vardır. Ankara hükümeti, 1922 başında 1915’lerde İttihatçıların yaptığına benzer bir uygulama içinde oldu, resmi askeri gücü yanı sıra çeteleri Pontoslulara karşı kullanmak için Meclise bir yasa teklifi sundu. Teklifin yasalaşmasıyla hükümet, resmen çeteleri seferber etti.Oysa bir yıl öncesinde seyyare birliklerine veya milislere gerek olmadığı gerekçesiyle ocak 1921’de Çerkez Ethem’i tasfiye ettikten(1) sonra, Çerkez Ethem gibi seyyare birliği bile olmayan doğrudan çeteleri affetmek ve ‘değerlendirmek’ amacıyla yasa hazırlandı.

Topçu Kışlası'nda çok önemli ayrıntı


Taksim Gezi Parkı eylemleriyle ilgili tartışmalar sürerken Sözcü gazetesi yazarı Necati Doğru çarpıcı bir ayrıntıyı gözler önüne serdi. Doğru, Topçu Kışlası’nı Padişah Vahdettin’in, kaçmadan 5 ay önce Fransız sermayeli şirkete, üstünde apartmanlar, dükkanlar, deniz gören villalar yapılmak üzere, sattığını ve kışlanın bakımsızlıktan yıkıldığını öne sürdü. İddialarını Charles Harington’un kitabındaki belgelere dayandıran Doğru, "Topçu kışlası tamamı taklittir. Hiçbir mimari özgünlüğü yoktur.” dedi.

Uzman: Rusya, Ermenistan’ı kaybetmek istemiyor ve bu konuda kararlı

Rusya tarafından Azerbaycan’a kara silahı satışına ilişkin haberleri yorumlayan  siyaset uzmanı Ara Papyan, büyük ölçekli silah satışının Azerbaycan ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti tampon hattında askeri işlemlere tekrar başlanmasına sebep olmayacağı ve bunun sebebinin Rusya’nın buna mani olacağı hususunun olmadığını kaydederek ″Savaş Batı için elverişli değil, zira savaşın sonuçlarından bağımsız olarak sadece BP firması büyük kayıplara uğrar. Ancak stratejik ortağımız Rusya’nın düşmanımıza silah sevkiyatında bulunduğunu unutmamak gerekiyor; bu Azerbaycan için olduğu gibi Ermenistan için de yıkıcı olabilir.″ dedi.

Two Interns Join Diocesan Team

The Diocese of the Armenian Church of America (Eastern) is pleased to announce that two interns—Anthony Aram Antreasyan and Alexander Calikyan—have joined the Diocesan team for a hands-on summer program. The interns will assist with projects in the Diocese's accounting department and at the Krikor and Clara Zohrab Information Center.

Davutoğlu'ndan Nalbantyan'a tebrik

Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü dönem başkanlığına seçilen Ermenistan'in Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan'ı kutladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hedeflenen projelerin gerçekleşebilmesi için Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü üye ülkelerin ortak fona daha fazla katkı yapması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, Birliğin dönem başkanlığına seçilen Ermenistan'in Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan'ı da tebrik etti.

Ermenistan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü dönem başkanlığını üstlendi

Bugün 21 Haziran’da Odessa’da Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİÖ) üyesi ülkeler Dışişleri Bakanları Konseyi 28. Buluşması gerçekleşti; zirvede Ermenistan Dışişleri bakanı  Edward Nalbandyan örgütü dönem başkanlığını 6 aylığına üstlendi.Bakan Nalbandyan zirvede yaptığı konuşmada KEİÖ’nün, yeni ekonomik işbirliği gündemiyle,  22. faaliyet yılına girdiğini ifade etti.

Bakan Bağış'tan Almanya açıklaması

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Almanya'nın söz konusu faslın açılmasını engellemeye yönelik tavırları tarafımızca hayal kırıklığıyla karşılanmıştır. Bu hayal kırıklığımızı dile getirmeyi biz samimiyetimizin bir gereği olarak düşünürüz. Yaptığımız tamamen Almanya'nın Türkiye'nin AB sürecinde her fırsatta vurguladığı "ahde vefa" ilkesini hatırlatmaktır. Kaldı ki Türkiye'yi ifade özgürlüğü konusunda haksızca eleştirip faslın açılmaması gerektiğini söyleyen Alman dostlarımızın, bizim samimi uyarılarımıza tahammülsüzlükleri ve bunları farklı yönlere çekmesi de bizi üzmüştür. Bunların ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesini ve tehdit yerine demokratik mekanizmaların vurgulanması olarak algılanmasını beklerdik." dedi. (Baş müzakereci, kriz çıkarıyorsa gel de bu müzakereden hayır bekle. HYETERT)

İspanyol yazar Gonzalo Guarch, Garegin II’ye Ermeni Soykırımına ithaf edilen kitaplarını sundu

Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, İspanyol yazar Gonzalo Guarch’ı kabul etti, yazara Ermenistan Yazarlar Birliği Bşk. Levon Ananyan eşlik etti. Katolikos, Ermnilerin ruhani merkezini ziyaret eden yazarı ve buluşmada hazır bulunan aile üyelerine iyi dileklerini iletti ve onları kutsadı.Gonzalo H. Guarch, Garegin II’ye samimi kabul için teşekkür etti ve Katolikos Hazretlerine Ermeni Soykırımına ithaf edilen «Ermeni vasiyeti», «Beyaz Dağ», «Ermenilerin ağacı»  kitaplarının Rusça tercümelerini sundu.

CHP'li Oktay Ekşi'den CNN'e: Utanmalıdır

Eski Basın Konseyi Başkanı ve CHP İstanbul milletvekili Oktay Ekşi, Gezi Parkı olaylarını canlı yayınladığı için 'Gezi' eylemcilerinin övgüsünü kazanan CNN International'i 24 Nisan öncesi Ermeni örgütlerin kampanyasını yaptığı için topa tutmuş. Gezi Parkı olaylarında yaptığı manipülatif yayınlarla eylemi destekleyen kesimlerin kalbini kazanan CNN International, geçmişte 'Ermeni Katliamı yapıldı' diye kampanyalar yaptığı için aynı kesimlerin tepkisini çekmişti.

Türk Dünyası Diaspora Temsilcileri Bakü'de Toplandı

Diaspora temsilcileri dünyada ortak hareket etmenin yollarını arıyor. Türk Dili Konuşan Ülkeler Konseyi'ne (Türk Konseyi) üye ülkelerin diaspora işlerinden sorumlu bakan ve kuruluş başkanları Azerbaycan'da toplandı.Türk Konseyi'ne üye ülkelerin diaspora işlerinden sorumlu yetkililerinin 1. forumu başkent Bakü'de başladı. Azerbaycan Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi organizasyonunda düzenlenen foruma, dünyanın 44 ülkesinden 500'den fazla diaspora temsilcisi katıldı. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'den diaspora kurumlarının başkan ve üst düzey yetkililerinin ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Halil Akıncı'nın katıldığı forumda, Türkiye'yi Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kemal Yurtnaç temsil ediyor.

Asuriler konferansa hazırlanıyor

Brüksel'de yapılacak Halkların Demokrasi ve Barış Konferansı'nın bileşenlerinden biri de Avrupa'da yaşayan Asuri-Süryani kurumları. Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu Başkanı Sabo Akgül, Asuri-Süryani halkının geçmişte karşılaştığı haksızlıkların gündeme gelmesi; halklar arası kardeşlik ve barış köprüsünün kurulmasında konferansı önemli bir platform olarak değerlendiriyor. Sabo Akgül, yeni tanımlar yaparken, geçmişin unutulmaması gerektiğini dile getiriyor. Her zaman barıştan yana olduklarını belirten Sabo Akgül, ancak barışın salt 'bin senelik Türk-Kürt Sünni kardeşliği' temelinde gerçek bir barış olamayacağını da açık ve net bir dille ifade etti.

Dikkat Gezi Parkı Direnişinin Suçlusu Aranıyor

Zeynep Tozduman / zeynoege@mynet.com
Geçtiğimiz Birkaç gün içersinde basında yer alan bir haberle sözde Sanat hocası olan ırkçılık ve nefret suçu işleyen  Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Sanat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Atan’ın Gezi Parkı eylemlerine katılanlar için Twitter’da yaptığı yorum,  tek tipçiliğin/ ırkçılığın / nefretin hala  bu ülkede egemen olduğunun bir göstergesidir. Sözde profosör  Atan, Twitter’da “Yahudi, Ermeni ve Rum’sanız Gezi eylemlerinde aktif rol almanızı anlayışla karşılıyorum. Lütfen soyunuzu araştırın” diyerek fotoğraf paylaşımında bulunmuştur. Bu profösörü kınıyor ve sanat; böylesi ırkçı beyinlerin ellerinde şekil verdiği sürece bu ülkeye ne barış gelir ne de demokrasi.

21 Haziran 1934: Bir asimilasyon aracı olarak Soyadı Kanunu

İttihat ve Terakki'den devraldıkları yöntem, kadro ve usullerle bir ulus-devlet inşa etmeye çalışan Kemalistler, projelerinin önünde engel olarak gördükleri "Türk-olmayan" unsurları asimile etmek için çeşitli teknik ve taktikler geliştirdiler. Bunların en önemli ve ağırlarından biri, "Soyadı Kanunu" adı verilen uygulamaydı. Kürtler ve Anadolu'nun katliamlardan kurtulabilen Hıristiyan halkları bu şekilde zorla Türkleştirilmeye çalışıldı.

XXIV. Rupen Semerciyan Basketbol Turnuvası - 5

Turnuvanın yarı final ve final maçları hafta sonu yağmur ve bölgedeki miting nedeniyle ertelendi. Ancak bu hafta sonu oynanabilecek olan turnuvanın finali Sahakyan sahasının inşaat çalışmaları nedeniyle Cuma Ve Cumartesi günleri oynanacak. Ödül töreni Cumartesi günü saat 19.00'da.

Erdoğan's fall from grace in Turkey is pure Shakespearean tragedy

Fiachra Gibbons
Turkey's PM has become the personification of the corrupt despotism of the regime he was elected to sweep away... scrubby little park into a national emergency.' Photograph: Adem Altan/AFP/Getty Images
As the protests in Turkey continue, spare a thought for the man whose personal tragedy few have the grace to acknowledge – Recep Tayyip Erdoğan. Until three weeks ago Erdoğan was destined to go down as one of the greatest reformers in Turkish history alongside Ataturk and Suleiman the Magnificent, despite all the bullying and the backsliding of the past three years. Here was a man who seemed to have the power to tackle Turkey's century of conflict with the Kurds, Armenians and Greeks, and to lead it to a peaceful, prosperous, and democratic future – a model not just for Muslim countries but for other rising economic powers shaking off less than perfect pasts.

ՄԻԱՍՆԱԿԱՆՈՒԹԵԱՆ ԿԱՆՉԵՐ

Անկասկած որ մեր Եկեղեցւոյ ղեկավարութիւնն ալ անվերապահօրէն նման կանչերու կարիքն ունի, որովհետեւ միասնականութեան կոչերը, որոնք միայն շրթնային ծառայութիւններ եղան վերջին յիսնամեակին, մեզ ոչ մէկ տեղ հասցուցին եւ ընհակառակը մեզ մխրճեցին այնպիսի հանգոյցներու մէջ որ անագորոյն յուսալքութեան մատնած է հայ ժողովուրդը:

Benim hiç Ermeni arkadaşım olmadı anne!

Nesrin Yılmaz / nesrin.yilmaz@internethaber.com
Hayatım boyunca ailemden, insanların kimliklerine ait tanımlamalar, ayrıştırmalar duymadım...İnsan sevgisiyle büyütüldüm, ırkçılıkla değil çok şükür...Ama çevreden, sokakta uluorta konuşanlardan o iğrenç lafı çok duydum!"Ermeni dölü" diyorlardı "büyükler" birilerine kızdıkları zamanlarda!Ne demekti ki diye düşündüğüm çok oldu aklımın ermediği o anlarda! Ve hep hayıflanırım hala... Neden benim Ermeni arkadaşım olmadı baba?

Pilgrimage Journal: A Warm Farewell

We spent the last 10 days following in Christ’s footsteps across the Holy Land. Our incredible journey came to a close at the very site from which Jesus ascended into heaven after giving his disciples the Great Commission. Here, at the Church of the Ascension, which is shared by Christians and Muslims, we attended a prayer service. We reflected on what Christ calls us to do, and thought about ways we can inspire others in our parishes once we return home.