Teşkilat-ı Mahsusa’nın en resmi tarihi ve Ermeniler*
Ümit Kurt
Son günlerde oldukça ilginç tarih
kitaplarının yayın dünyasına kazandırıldığına şahit olduk. Bu kitapları ilginç
kılan özelliklerin başında içerdiği ve birçok tarihçinin rahatlıkla erişemediği
arşiv belgeleri geliyor. Bu kitaplardan ilki Murat Bardakçı
imzasıyla yayımlanan “İttihatçı’nın Sandığı” idi. İş Bankası Yayınları’ndan
çıkan bu çalışmasında Bardakçı İttihat ve Terakki Merkezi Umumî üyesi olan
önemli İttihatçıların özel arşivlerini yayımlamıştı. (Bardakçı’nın bu kitabına
ilişkin Serbestiyet’te bir kritik kaleme almıştım). Bu yazıya konu olan çalışma ise yine
aynı yayınevinden basılan Ahmet Tetik imzalı “Teşkilat-ı Mahsusa (Umûr-ı
Şarkıyye Dairesi) Tarihi Cilt I: 1914-1916)”. Üç cilt olarak tasarlanan
çalışmanın ilk cildi yayımlandı. Kitabın en dikkat çekici yanı ihtiva ettiği
arşiv belgelerin niteliği ile ilgili. Zira, kendisi de bir dönem Genelkurmay
ATASE (Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı) arşiv şube
müdürlüğü yapan Ahmet Tetik bu çalışmasında Teşkilat-ı Mahsusa’nın kuruluşundan
kapatılışına kadar tüm faaliyetlerini içeren resmi belgeleri mebzul miktarda
yayınlamış.
Aron Angel: Gezi’nin ilk direnişçisi olarak tarihe geçen bir Yahudi vatandaşın öyküsü Spor ve Sergi Sarayı’nın temel atma günü.
Olga Ünaydın Azizoğlu
Diken‘de
İsrail’in Hamas’la savaş hali karşısında bazı kitlelerin tepkilerini kontrol
etmekte zorlanmasına ve “İsrail devletiyle, Musevi inancını birbirine
karıştırmasına” başka bir açıdan yaklaşıyor. “Kimileri, Türkiye’de 500 yıldır
yaşayan Musevilere karşı nefret suçu işlemeye kadar vardırdı işi. Oysa
günümüzde olduğu gibi tarihimizde de Türkiye’ye büyük fayda sağlamış Musevi
inanca sahip vatandaşlarımız hep oldu” şeklinde vurgulayarak “bunlardan biri
de, Türkiye’nin ilk şehir plancısı Aron Angel’di” diyerek yaşam hikayesini
kaleme alıyor. ( Ön sıra sol baştaki Aron Angel, ön sıra sağdan ikinci, açık renk paltolu Henri Prost, onun yanındaki de Lütfi Kırdar. Spor ve Sergi Sarayı’nın temel atma günü.) (Bu yazıyı da bizim Gezicilere armağan edelim. HYETERT)
Kumkapı'da Türk, Rum Ermeni kardeşçe yaşıyorduk
Prokop Minaoğlu Kumkapı'da doğdu.
Zeki Müren'den Behiye Aksoy'a Türk müziğinin altın sesleriyle aynı sahneyi
paylaştı. 1975 yılında Atina'ya göç etse de kalbi İstanbul'da kaldı. Zeki
Müren, Orhan Gencebay, Gönül Yazar, Seçil Heper, Behiye Aksoy, Ferdi Tayfur,
Neşe Karaböcek, Göksel Arsoy, Akkor Kardeşler, Mediha Şen Sancakgil, Yaşar
Özel, Erköse Kardeşler, Bülent Şençalar, Mustafa Sağyaşar, Duyarlar Kardeşler
ve daha niceleri. Bu uzayıp giden liste Türk müziği tarihini anlatan bir
kitaptan değil. Kumkapılı Prokop Minaoğlu'nun çalıştığı ünlü Türk sanatçılardan
sadece bir kaçı. 1931'de Kumkapı'da doğan, müzikle de orada tanışan Minaoğlu,
ömrünü müziğe adamış bir sanatçı.
AK Partili Şahin: Hristiyan Aleminde Birbirinin Kanını Akıtan Var mı
"Hristiyan aleminde birbiriyle
uğraşan, kanını akıtan var mı?" diye soran Şahin, şöyle devam etti:
"Kendi aralarında geldiler birliklerini kurdular. İslam dünyası gibi Hristiyan dünyasında kavga etme, kan akıtma olmadığını görüyorsunuz. Onlar
başarıyor. Bir barış dini olan İslam alemi neden başaramıyor? Neden bir
boğazına 'Allah Allah' diye hücum ederek Müslümanları ve İslam dinini bir
vahşet dini ve insanları gibi göstermeye çalışıyorsunuz? Bütün bu yaşananların
herkesi uyandırmasını, birer ders olmasını, bizi şuurlandırmaya vesile olmasını
diliyorum. (İnşallah. HYETERT)
Ermenistan Yollarında
Mithat Tahtalı / muhmithat@mynet.com
Ermenistan, Dünya’ya Gürcistan üzerinden
açılıyor. Azerbaycan ve Türkiye ile olan sınır kapıları bilindiği gibi
kapalıdır. Benim tahminim bu kapıların
açılacağı da yoktur. Çünkü Ermenistan Karabağ’ı artık kendi toprağı yapmış
durumda. Haritalarına ve kafalarına bunu yerleştirmişler. Onlar orayı
boşaltmadığı sürece de bu kapılar asla açılmaz diye düşünüyorum. Bu yüzden
Ermenistan’ın beli de hayatta doğrulmaz. Bu ülke çok dağlık bir coğrafyaya
sahip. Tarım da yok, ticarette yok, endüstri de yok sayılacak kadar az. Petrol
dahil her şeyi dışarıdan alan bir ülkenin ekonomisi nasıl düzelebilir ki? Bana
göre de düzelemez. (Umarız tahminin gerçekleşmez. HYETERT)
Հարկահավա՞ք, թե՞ կաթողիկոս
«Zham. am»-ը նամակ է ստացել աշխարհի
տարբեր ծայրերում, այդ թվում` Հայաստանում ապրող հավատացյալներից, որոնք իրենց
դժգոհությունն են հայտնում Գարեգին Բ-ի գործելաոճից: Ամերիկայի Արևելյան թեմի Հայ
Առաքելական Եկեղեցին ամենահարուստն է Սփյուռքում և ազգանվեր շատ մեծ գործ է
կատարում հայապահպանման և քրիստոնեական դաստիարակության գործում։ Սակայն Նյու
Յորքի Հայ Ազգային Առաջնորդարանի պաշտոնյաները արդեն հոգնել են
«հարկահավաք-կաթողիկոսի» անվերջ այցելություններից, ինքնակոչ «հյուր գնալուց», որն
ավարտվում է տասնյակ հազարավոր դոլարներ գրպանելուց և հսկայական պարտքեր թողնելուց
հետո, արևելյան թեմի «գանձարանի» և բանկային հաշիվների վրա։
Urfa'nın eski Ermeni kiliselerine Ramazan rağbeti
Serdar Korucu
Cemaatin 11 ay rağbet etmediği
kiliseden çevrilen camiler, klimaları nedeniyle ilgi görüyor... Urfa’da cumhuriyet döneminde camiye
çevrilen iki eski Ermeni kilisesi, on bir ay boyunca neredeyse boş kalırken
sadece Ramazan ayında ilgi görüyor. Nedeni ise oruç tutan Urfalıların bu
“klimalı cami”lerde dinlenerek iftar vaktini beklemesi. Urfa’da 1915’teki Ermeni
Soykırımı’nın ardından boş kaldıktan sonra son 60 yılda camiye çevrilen
kiliselerin başında kent merkezinde yer alan Surp Asdvadzadzin (Meryem Ana) ve
Surp Arakelots (Havariler) geliyor. Ya da bugünkü adlarıyla Selahaddin Eyyubi
ve Yeni Fırfırlı camileri…
Dink Davasında Kamu Görevlilerine Soruşturma İzni
Dink ailesinin HSYK’ya başvurusu
üzerine, Hrant Dink cinayetinde adı geçen emniyet görevlilerine soruşturma izni
çıktı.HSYK 3. Dairesi'nin yaptığı inceleme sonucunda Hrant Dink'in ölümünde
görevlerini ihmal ettikleri iddia edilen, Ramazan Akyürek, Reşat Altay, Engin
Dinç, Faruk Sarı, Ercan Demir, Özkan Mumcu, Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan
hakkında soruşturma izni verilerek dosya Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'na
gönderildi.
Վարդավառ
Տօքթ. Սարգիս Ատամ
Տօն Պայծառակերպութիւն Տիառն Մերոյ
Յիսուս Քրիստոսի։ Վարդավառի տօնը հին հայկական տօներէն մին է, որի ժամանակ մարդիկ
իրարու վրայ ջուր կը սրսկէն, վարդավառը ժողովուրդական լեզուով յայտնի է, նաև,
"Ջրնոցի" անունով, Հայ եկեղեցին այս տօնը կը կոչէ "Այլակերպութեան
Տօն" կամ "Քրիստօսի Պայծառակերպութիւն Տօն" :
Süryaniler: IŞİD'e karşı birleşelim
Bethnahrin Ulusal Konseyi, IŞİD'e karşı ortak mücadele
çağrısı yaptı...Bethnahrin Ulusal Konseyi Başkanlık Kurulu (MUB), IŞID'in 9
Haziran günü Musul’u ele geçirmesinden sonra bölgede yaşayan
Asuri-Süryani-Keldani ve Kürt halklarına saldırılarını yoğunlaştırdığına dikkat
çekerek, saldırı ve katliamlara karşı Asuri ve Kürt Halkının temsilcilerine bir
araya gelmeleri ve birlikte mücadele etmeleri çağrısında bulundu.
Musul’un Düşmesinden Sonra Türkiye ve Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin İlişkileri
Sardar Aziz, Gorran Stratejik
Araştırmalar Merkezi Üyesi
Yüzyıl önce, Osmanlı
İmparatorluğu’nun yönetiminde Irak üç vilayete ayrılmıştı. Haziran ayında
Musul’un düşmesinden sonra ülke bu duruma geri dönüş yolunda ilerledi. Bu kısa
makalede Musul’un düşmesinin, Türkiye ve Kürt Bölgesel Yönetiminin ilişkisine
olumlu yöndeki katkılarından bahsedeceğim. Musul’un düşüşü, Türkiye ve Kürt
Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) ilişkilerini sağlamlaştıracak ve
derinleştirecektir. Geçmişte barış, ticaret ve güç dengesi gibi faktörler
Türkiye’nin ve IKBY’nin ilişkilerini şekillendirdiyse, Musul’un düşüşü de bu
faktörlerden biri olarak yerini alacaktır.
50 milyon tazminat ödemesinde sorumluluğu olan kamu görevlileri kimlerdir?
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve
İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Lütfi Elvan'ın cevaplaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığını yazılı soru önergesi verdi. İstanbul Anadolu Yakas’nın en değerli
yerinde bulunan Üsküdar Burhaniye’deki Çalık Holding’e ait Şehrizar Konakları’nın
yükseldiği arsanın gayrimüslim sahiplerinin, yıllardır verdikleri hukuk savaşını
kazandığını dile getiren Tanrıkulu, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin, dava
sonucunda Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Yunan asıllı 7 gayrimüslim vatandaşa
toplam 50 milyon 668 bin 127 lira tazminat ödemesine karar verdiğini söyledi.
Haberin Devamı: http://www.haberimport.com/haber/50-milyon-tazminat-odemesinde-sorumlulugu-olan-kamu-gorevlileri-kimlerdir-397607.htm
12 saatlik ateşkes başladı
İsrail ile Hamas'ın kabul ettiği ateşkes bugün saat 8 itibariyle başladı...
"Hristiyan Filistinliler de zulüm görüyor"
Fener Rum Patrikhanesi Bursa Metropoliti ve Heybeliada Ruhban Okulu Başrahibi Prof. Dr. Elpiduforos Lambriniadis, “Kudüs Patrikhanemiz de bütün Hristiyan Filistinliler, Filistinli Müslümanlar gibi zulüm görüyor. Biz Filistinli Müslümanların acısını biliyoruz. Onun farkındayız. Bizim de Müslümanlarla acımız aynıdır. Çünkü orada zulüm gören sadece Müslüman halkı değil Filistin Ortodoks halkı da aynı zulmü görüyor. Din adamları olarak sadece dua edebiliyoruz” dedi.
Nefret İdeoloji Halini Alıyor"
Murat
Bardakçı
MARİO
Levi ile hiç karşılaşmadım, tanışmadım; sadece bir romanını, "İstanbul Bir
Masaldı"yı okudum ve birçok sayfasında çocukluğumun İstanbul'unu
hissettim. Birileri,
Gazze'de yaşanan faciaların ardından başlatılan "İsrail mallarını
boykot" kampanyasına Mario Levi'nin ismini de koymuş, yani bu toprakların
çocuğu olan Levi'yi akılları sıra İsrailli yapmışlar ve "Okumayın, aforoz
edin!" diyorlar. İsrail'in
politikasıyla mücadele ile İsrailliler'e karşı mücadele farklı işlerdir.
İlkinde muhatabınız karşı çıktığınız politikayı belirleyip uygulayan bir
devlettir, diğerinde ise karşınıza o devletin insanını alıyorsunuz demektir ve
meseleyi o devletin dinine mensup kendi vatandaşlarınıza kadar götürdüğünüz
takdirde de "nefret", yani bir çeşit insanlık suçu işlemeye
başlamışsınız demektir.
Mario Levi'ye Destek
TYS ve PEN sosyal medyada Türkiyeli
yazar Levi'nin “boykot edilecek İsrail ürünleri” listesinde hedef gösterilmese
tepki gösterdi. Türkiyeli yazar Mario Levi’nin
sosyal medyada “boykot edilecek İsrail ürünleri” listesinde hedef gösterilmesi
üzerine Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve PEN Türkiye de yazara destek veren
açıklamalar yaptı. TYS: Levi hedef tahtası değil
Türkiye yazarı. “İsrail devletinin Gazze'ye yönelik
katliamı devam ederken, güç karşısında yüksek perdeden konuşmayı adet edinmiş
anlayışın şiddet okları ülkemiz yurttaşlarını da hedef göstermektedir. “Türkiye'nin ve Türkçenin
yazarlarından Mario Levi'nin ırkçı saldırılara maruz kalarak kitaplarının,
İsrail ürünleri ile birlikte, protesto edilmesi fikri insanlık adına sürülmüş
kara bir lekedir.
Sunday School Superintendents Gather For Summit
Sunday School superintendents from parishes across the Eastern Diocese gathered for the first-ever National Sunday School Superintendents Summit held last weekend in New England. The three-day event, from July 18 to 20, was organized and sponsored by the Diocese's Department of Christian Education. Sessions were facilitated by department director Elise Antreassian, staff member Eric Vozzy, and Nancy Basmajian, director of Adult Christian Education at Holy Trinity Church of Cheltenham, Pa.
Osmanlı’nın tarihini kim yazdı?
Ragıp
Zarakolu- Albatros
Şu
sıralarda dostum Toros Haşhaşyan sayesinde, güzel Türkçesi ile Haycadan tercüme
ettiği, H.S. Yeremyan’ın ‘İstanbul
İzlenimleri/1910-12’ adlı, 1913 yılında Venedik’teki Sen Lazar adasında
basılmış olan kitabını keyifle okuyorum. Devr-i Hürriyet’ten sonraki çelişkili
gelişmelerle dolu dönemden, Tiflis’ten bir gözlemci olarak, yani biraz
‘dışarıdan’ bir bakışla verdiği, hem İstanbul Ermeni toplumuna, hem genel
olarak Osmanlı toplumuna, hele o günlerin İstanbul’una ilişkin verdiği
gözlemler son derece ilginç.
İki Türk yönetmen Venedik'te ana yarışmada
Sinema
dünyasının en prestijli etkinliklerinden 71. Venedik Film Festivali'nin
programı açıklandı. Fatih Akın'ın Mardin'de 1915 Olayları sırasında ailesini
kaybeden Ermeni bir demircinin hikayesini anlattığı 'Aşk, Ölüm ve Şeytan' ile
Kaan Müjdeci'nin ilk filmi 'Sivas' ana yarışmada Altın Aslan için yarışacak.
Türkiye sinemasının başyapıtlarından Lütfi Akad'ın 'Gelin'i de restore edilmiş
kopyasıyla Venedik'te.
Büyükada Ada Vapur İskelesi Mimar Minas Azaryan ve 1915 Ermeni Aydınların Sürgünü
İstanbul'un
Prenses Adalarından Büyükada'ya her gidişimde vapur iskelesi bana, 1915 Ermeni
aydınların İstanbul'dan sürgününü hatırlatır. Bilindiği gibi 1915'te İstanbul'
dan yaklaşık 260 Ermeni aydını sürgün edilmiş, çoğu sürgün yolunda kaybolmuş
bir çoğu da sağ olarak evine dönememiştir. Ermeni bir aydın olan İzmitli Mimar
Minas Azaryan, genç yaşında önemli
yapıların tasarımını üstlenmiştir. Bunlar arasında İzmit Saat Kulesi
(1900-1901), Büyükada İskelesi (1914-1915) yapımı da yer almaktadır.Yapımı
Mihran Azaryan tarafından üstlenilen Büyükada İskelesi yapımının, bitim
tarihinin 1915 Ermeni Aydınların Sürgünü tarihine rastlaması da ilginçtir.
Ermenistan’da Komitas Müze-Enstitüsü kurulacak.
İlgili
karar Bakanlar Kurulu’nun 24 Temmuz tarihli oturumunda kabul edildi. Müze,
ünlü Ermeni kompozitörün yapıtlarının araştırılması ve tanıtılmasıyla
uğraşacak. Müze aynı zamanda genç kompozitörler için çalışma koşullar
yaratacak. Komitas’ın
yapıtları ve şahsi eşyalarının bu güne dek farklı kuruluşların arşiv ve
depolarında bulunduğunu kaydedelim. Komitasın eserlerinin büyük kısmı şahsi
″Royal″ piyanosu da dahil olmak üzere «Yeghişe Çarents» Edebiyat ve sanat
Müzesinde bulunmakta.
Feast of the Transfiguration of Our Lord Jesus Christ
On
Sunday, July 27, the Armenian Church will observe one of its five major feasts:
the Feast of the Transfiguration of our Lord Jesus Christ. The
observance recalls Christ’s ascent up Mount Tabor, accompanied by his disciples
John, James, and Peter. At the mountain’s summit, to the disciple’s frightened
amazement, Christ was transfigured in a blinding white light; the Old Testament
figures Moses and Elijah emerged from the mists of time to confer with the
Lord; and the voice of God boomed from out of the heavens to affirm Jesus as
his Son.
Niçin 'Hepimiz Ermeniyiz' diye yürümüşlerdi
Hrant
Dink için yapılan cenaze töreni de uygulanan tertibin bir parçasıydı.
Aydınlık'ta 4 Şubat 2007 günü yazdığımız başyazı o konuya ayrılmıştı. Bugün
daha anlamlı oldu. Bu
kez CIA düdüğü yerine, ellerine Derin Devlet'in "Hepimiz Ermeniyiz"
pankartları tutuşturulmuş. Burada kastedilen Ermeni, milletimizin Ermenileri
değil. Ne demeli bunlara "Neoermeniler" mi demeli, yoksa
"Antitürkler" ya da "Mavitürkler" mi? Türkiye'ye
kurşun sıkılıyor. Türkiye'ye kurşun sıktıranlar, kurşunun faturasını da
Türkiye'ye ödetiyorlar. Meğerse Türkiye, kendi kendisine kurşun sıkmış!
SüperNATO'nun çakalları, boğazlarını yırtarcasına bağırıyorlar: "Katil
devlet!". Ve o çakalların köşeleri tutmuş ağbileri, "Derin
Devlet" edebiyatı döktürüyorlar. (Gel de gülme bu Maocu mu, ulusalcı mı ne olduğu belli olmayan bu tipe. HYETERT)
Mor Yakup Kilisesi’nde Kazı Çalışmaları Sona Erdi
MARDİN
- Türkiye’den Zeynel Abidin Camii ile birlikte ‘İnanç Parkı’ projesi kapsamında
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren Mor Yakup Kilisesi’nde kazı çalışmaları
sona erdi.Muhabirine bilgi veren Arkeolog Abdurrahman Oruç, Mardin Müze
Müdürlüğü tarafından yapılan 2014 kazı çalışmalarının sona erdiğini söyledi. Mor
Yakup Kilisesi’ndeki kazıların 2000 yılından Nusaybin Belediyesi ile Diyarbakır
Müzesi tarafından başlatıldığını, 2002 yılından bu yana da Mardin Müze
Müdürlüğü tarafından sürdürüldüğünü aktaran Oruç: ’12 yıldır Mardin Müzesi’nin
çalışmaları ve çabaları sonucunda kazılarda sona gelindi. Bu yıl kazı
çalışmaları sonlandırdık.
Halep'ten Ermenistan'a Lüks Yaşamadan Çingene Yaşam Tarzına
Sako
Halep’te 15 kişinin çalıştığı araba
tamir işine sahipti. Halep’li Ermeni şimdi küçük büfesinde falafel ve döner
satıyor. «The
Christian Science Monitor»de yer alan makalede , Halep’te işadamının yaşamını
altüst eden çatışmalar başlamadan önces satın aldığı eski akılı telefonu bugün
de kullandığını yazmakta. Burada eski geçmiş yaşam, neler olacağından şüphe
eteyen iyi döşenmiş evinde poz veren büyük Suriye’li Ermeni ailenin
fotoğrafları yer almakta.
IŞİD, Yunus Peygamber türbesini havaya uçurdu!
IŞİD'in
Musul'daki Yunus Peygamber türbesini havaya uçurması Iraklıların tepkisini
çekti. Haziran'dan
beri Irak'ın ikinci büyük kenti Musul'un kontrolüne ele geçiren Irak Şam İslam
Devleti (IŞİD) Hz. Yunus’un türbesini havaya uçurdu. Daha
önce Musul, Telafer ve Kerkük'te din adamlarına ait türbeleri ve Şii camilerini
dinamit kullanarak patlatan IŞİD, bu kez Musul'da peygamber Hz. Yunus'un
türbesi olarak bilinen tarihi mekanı aynı yöntemi kullanarak havaya uçurdu.
Yemek yiyen Hıristiyan'ın dudaklarını yaktılar
İran’ın Kirmanşah kentinde ramazan
ayında sokakta yemek yediği gerekçesiyle İranlı bir Hıristiyan’ın dudakları din
polisi tarafından sigarayla yakıldı. Olayı doğrulayan Kirmanşah Vali
Yardımcısı Ali Eşref Kerami’nin açıklamasına göre, adı gizli tutulan ve İran
vatandaşı olan bir Hıristiyan erkek, ramazan ayı olmasına rağmen açıkta yemek
yediği gerekçesiyle dudaklarının sigarayla yakılması cezasına çarptırıldı.
Bakan Çelik: Levi'ye Yapılan Nefret Söylemi
Bakan Çelik Twitter hesabından şunları paylaştı:“Gazze'deki mazlumları katledenlere duyulan tepki her bakımdan haktır. İnsanlık gereğidir. Vicdan ve namus gereğidir. Zalime karşıdır. “Bu haklı tepkiyi, genelde Musevilere, özelde ise Musevi vatandaşlarımıza ve sinagoglara tepki haline getirmeye çalışanların yaptıkları ise asla hak değildir. Hiçbir şekilde kabul edilemez. Her bakımdan reddedilmelidir.. İnsanlık adına yanlıştır... “Bu bağlamda Türkçe'nin güzel yazarlarından Mario Levi'ye dönük provakatif tepkiler büyük yanlıştır. Bu nefret suçudur. “Musevi vatandaşlarımız, kültürleri ve sinagogları bu memleketin ayrılmaz bir parçasıdır. Hep öyle kalacaktır...
Hıristiyanlar, Erbil'deki BM ofisi önünde IŞİD'i protesto etti
Musul'dan Irak Şam İslam
Devleti(IŞİD) tehdidinden kaçan Hıristiyanlar, Erbil'in Birleşik Milletler(BM)
ofisi önünde gösteri yaptı. Hıristiyanlara çok sayıda Müslüman din adamı da
gösteriye katılarak destek verdi. IŞİD'ın saldırılarını kınayan göstericiler,
BM'nin sessiz kalmasına tepki gösterdi. Göstericiler, "BM bizi koruman
lazım" , "IŞİD bizi evimizden kovdu" sloganları attılar.
Gösteriye katılan Cercis Yakup isimli bir Hıristiyan, BM'in Irak'ta
Hıristiyanları koruyamadığını söyledi.
Türk Musevi Cemaati'nden ırkçılık uyarısı
Yapılan açıklamada, ''Gazze’de vuku bulmakta olan insanlık dramının kimi basın yayın organlarında ve sosyal medyada ülkemizdeki Musevi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı ve ayırımcı söylemlere vesile edilmesinin günümüzde ulusal edebiyatımızın usta ve üretken kalemi yazar Mario Levi’yi de hedef almakta olduğunu esefle gözlemliyoruz. Bu bağlamda kendini; "Kimilerinin gözünde boykot edilmesi gereken "Yahudi ürünleri" arasında benim kitaplarım da varmış. Canım ve güzel ülkemde bunu da yaşadım” şeklinde ifade eden ve duygularını bizim de paylaştığımız yazar Mario Levi’ye karşı bu tavrı günümüzde kimi çevrelerce üretilen ve tüm Musevi inançlıları da içine alan ırkçı ve ayırımcı söylemlerle tahriklerin ulaştığı tehlikeli boyutun son günlerde de benzerlerini gördüğümüz gibi müdahale edilmesi gereken bir nefret suçu örneği olarak değerlendiriyor ve yetkili mercilere çağrımızı yineliyoruz.
Van'da Ermenice tabela
DBP'li (Demokratik Bölgeler Parti'li) belediyelerin 'Çok dilli yaşam' çalışmaları kapsamında, Türkçe ve Kürtçe isimlerin tabelalarda kullanılmasından sonra şimdi de Edremit Belediyesi bir ilke imza atarak tabelalar ve yön levhalarına yazıları Ermeni alfabesiyle yazdırdı. Belediye Meclis kararıyla Edremit İlçe girişine Kürtçe, Türkçe, Ermenice ve İngilizce yazılı tabelayı diktiren DBP'li Belediye Başkanı Sevil Rojbin Çetin, amaçlarının Ermeni halkına yönelik halka empoze edilmeye çalışılan düşmanlığın kırılması olduğunu söyledi. (Sağ ol başkan, iyi ki varsınız. HYETERT)
Patlama Zaporojye Ermeni kilisesine zarar vermedi
Zaporojie Ermeni toplumu başkanı Mikhail Pavlov, patlayıcı cihazın Dört Havariler Ermeni Kilisesi yakınındaki, Ekstrem Tıp Merkezi 5. Kent Hastahanesi yakınına yerleştirildiğini belirterek ″ bu durumda hedef Ermeni kilisesi değildi. Ancak ajanslarda patlayıcı maddenin Ermeni kilisesi maahaline yerleştirildiği yönünde bilgi sağlandı, bu gerçeklikle uymamakta. Patlama sonucunda Ermeni kilisesi zarar görmedi.
Commemoratıon of The Armenian Genocide Centennial Planned in The Nation’s Capıtal
Leaders of the Armenian Church in the United States have joined to plan a special remembrance of the Armenian Genocide next year. Commemorating the passage of 100 years since the start of the first genocide of the 20th century, a schedule of events including an ecumenical prayer service at the National Cathedral, a memorial concert, public exhibitions and a Pontifical Divine Liturgy will take place from May 7 to 10, 2015, in Washington, D.C. His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians, and His Holiness Aram I, Catholicos of the Great House of Cilicia, will both journey to the United States to lead and participate in the commemorative events.
Perinçek davasında taraf Ermenistan
Ermenistan'ın
başkenti Erivan'da bulunan Fransa Büyükelçiliği, Ermenistan'da yayınlanan
Hayots Achkhar gazetesinin haberini sitesinde paylaştı. Habere göre Ermenistan,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yüksek Dairesi, İsviçre-Ermeni Derneği'nin
itirazı üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Doğu Perinçek
hakkında verdiği 'Ermeni Soykırımı olmamıştır' kararının yeniden incelenmesi
kararı sonrasında taraf olarak bulunacak.
Çokdilli Müzik Kolektifi Türkiye ve Ermenistan Turnesinde
Paris’te
buluşan Ermenistanlı, Türkiyeli, Fransalı ve Amerikalı müzisyenlerin pek çok
dilde eserleri seslendirdiği Collectif Medz Bazar’ın Türkiye'den Ermenistan'a
ulaşacak yaz turnesi yarın başlıyor. Paris’te bir araya gelen Ermenistanlı,
Türkiyeli, Fransalı ve Amerikalı sekiz müzisyenin oluşturduğu Collectif Medz
Bazar Türkiye ve Ermenistan'ı kapsayan yaz
turnesine çıkıyor.Yarın başlayacak turnede Collectif Medz Bazar 30
Temmuz’a dek İstanbul’da olacak. Elazığ, Dersim, Diyarbakır ve Mardin'in
ardından ardından Ermenistan’a ulaşacak. Yerevan'ın yanı sıra Ermenistan'ın
başka şehir ve köylerine ulaşacak turne 18 Ağustos'ta sonlanacak.
Ermenilerin Kars Kalesi’nde bayrak açmasına tepki
Ermenistan
sınırının kapalı olmasına rağmen, Ani Harabelerinde tören yapan, Kars
Kalesi’nde bayrak açıp marş söyleyen Ermenilere vatandaşlar tepki gösterdi. Ermenilerin
bayrak açmasına bir tepki de ASİMDER’den geldi. Birtakım ziyaretlerde bulunmak
üzere Kars’ta bulunan Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği
(ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenilerin ellerini kollarını
sallayarak Kars Kalesi’nde bayrak açıp marş okumasına tepki göstererek,
yetkilileri göreve çağırdı.(O garipler bu ülkenin faşistlerini, ırkçılarını tanımadıklarından yapmışlar bir münasebetsizlik, elbette münasebetsizlik, densizilik konusunda kimse elinize su dökemez. HYETERT)
‘Eyaletlerin 1915 Olaylarını Soykırım Olarak Tanımaları Anayasaya Aykırı’
İbrahim H. Aydoğan - Turkishny.com
Avustralya
Dışişleri Bakanı Julie Bishop, Avustralya dış politikasının Ermeni meselesini
‘Soykırım’ olarak tanımlamadığını ve ülkesindeki eyaletlerin bu yönde kendi dış
politikalarını oluşturmaya çalışmalarının anayasaya aykırı olduğunu söyledi.
Սիպիլի «Սէր» ալպոմը՝ երաժշտութեամբ հաղորդուելու արարողութիւն մը
Սիպիլի նոր հրապարակուած «սէր»
խտասալիկը կը բաղկանայ 12 երգերէ: Ան տպուած է գեղեցիկ պրակով եւ երեք լեզուներով
հոն կը ներկայացուին երգերու բնագիրները։ Սիպիլի մեկնաբանութեամբ առաջին անգամ
լսած էինք «Տեսնեմ Անին» երգը եւ շատ լաւ տպաւորութիւն ձգած էր ունկնդիրներուն մօտ
իր հոգեպարար մեկնաբանութեամբ եւ գեղատիպ ձայնով։
Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi? Kitabı
Sayın Rıfat Bali kitabın 4 Ağustos haftası dağıtılacağını bildirdi. HYETERT
Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi?.. Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi? Kitabı kitabının kısa özeti. Son on beş yıl zarfında Türkiye’nin tarih anlatımında yer almış yeni deyimlerden biri, “Türkleştirme” deyimidir. Özellikle sol ve liberal görüşlü tarihçi, araştırmacı ve köşe yazarları tarafından olumsuz bir anlamda kullanılan “Türkleştirme” deyimi ile kastedilen Devlet’in, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, asimilasyon ve/veya şiddet unsuru içeren olaylarla gayrimüslim nüfusu “yok etmeyi” amaçlayan bir siyasî iradeye sahip olduğu iddiasıdır...Yazar: Rıfat N. Bali. Yayınevi: Libra Kitap
Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi?.. Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi? Kitabı kitabının kısa özeti. Son on beş yıl zarfında Türkiye’nin tarih anlatımında yer almış yeni deyimlerden biri, “Türkleştirme” deyimidir. Özellikle sol ve liberal görüşlü tarihçi, araştırmacı ve köşe yazarları tarafından olumsuz bir anlamda kullanılan “Türkleştirme” deyimi ile kastedilen Devlet’in, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, asimilasyon ve/veya şiddet unsuru içeren olaylarla gayrimüslim nüfusu “yok etmeyi” amaçlayan bir siyasî iradeye sahip olduğu iddiasıdır...Yazar: Rıfat N. Bali. Yayınevi: Libra Kitap
Süryaniler: Ortadoğu'da IŞİD vahşetine seyirci kalmayalım
Bethnahrin
(Mezopotamya) Ulusal Konseyi, IŞİD'in Irak (Musul)'da yaptığı soykırıma karşı
mücadele çağrısı yaptı. Bethnahrin
Ulusal Konseyi (MUB) Başkanlık Kurulu tarafından yapılan açıklamada şöyle
denildi:Ortadoğu coğrafyasında yaşayan halklar ve dinsel-mezhepsel gruplar
tarihin değişik dönemlerinde farklı saldırılara maruz kalmışlardır. Semavi üç
dinin doğup yayıldığı bu coğrafyadan Hıristiyanlık inancına mensup olanlar yok
edilmeye çalışılmaktadır. İnkârcı, imhacı ve karanlık zihniyet sahipleri
Yahudileri, Ezidileri, Dürzîleri, Alevileri, Mandeileri yok etmeyi amaç
edinmişlerdir.
Musul'daki trajedi, 1915 Ermeni jenosidine benzetiliyor
2003
yılına kadar 200 bine yakın Hıristiyan'ın yaşadığı Musul'da artık tek bir
Hıristiyan'ın bile yaşamadığı açıklandı. IŞİD'in saldırıları ve ölüm
tehditlerinden kaçan Hıristiyanlar, Şabak ve Ezidî Kürtlerinin çoğu Federe
Kürdistan'a sığınırken, Hıristiyan dünyasının gözlemcileri Musul'daki trajediyi
1915'teki Ermeni jenosidine benzetiyor...2003 yılında ABD öncülüğündeki Irak
savaşının başlamasından önce Irak'ta 1,5 milyona yakın Hıristiyan yaşıyordu.
Bunlardan 200 bine yakın Musul'daydı. Şu anda bütün Irak'ta 300 bine yakın
Hıristiyan'ın kaldığı tahmin ediliyor. Hıristiyanların en çok sığındığı bölge
ise Federe Kürdistan.
IŞİD, faşizm ve devrim
Foti
Benlisoy
IŞİD ve türevlerinin “panzehiri” tam da bu anlamda soyut bir sekülarizm vurgusu ya da küresel veya bölgesel güçlerin kuracağı bir IŞİD karşıtı “cephe” falan değil. “Bölgede” şimdilik kaydıyla akamete uğramış toplumsal kabarış yeniden ve yeni bir dalga halini almadan, ayaklanmaların hürriyet ve ekmek talebi yeni bir güç kazanmadan IŞİD’in olası bir yenilgisi ancak geçici olacak, IŞİD’in temsil ettiği karanlık gerçek bir tehdit olarak kalmaya devam edecektir. Bugün IŞİD’in karşısında tam da “bölgeyi” sarsan devrimci sürecin bir uzantısı sayılması gereken Rojava’nın en etkin biçimde duruyor olması, bu bakımdan bir tesadüf değil. Faşizmin olduğu gibi, IŞİD’in de gerçek alternatifinin devrim olduğu açık çünkü.
İsrail şaşkın: IŞİD neden bize saldırmıyor?
Batı
tarafından 'İslami terör örgütü' olarak gösterilen IŞİD'in İsrail'e yönelik
keskin bir açıklamasının olmaması ve Gazze katliamıyla ilgili hatırı sayılır
çıkışlar yapmaması İsrail'i de şaşkına çevirmiş durumda. İsrail'in önde gelen
gazetelerinden Haarets'te yer alan bir soru ve aranan cevap IŞİD'le ilgili farklı
yorumlara neden oldu. Haarets, 'IŞİD neden İsrail'e saldırmıyor' sorusunu
sordu... IŞİD militanları twitter üzerinden bir mesaj yayınlayarak İsrail’e
neden saldırmadıklarını açıkladı. Mesajda “İsrail fitneye karışmadığı sürece
onlara dokunmayacağız” denildi
Sen yoksa İsrail uşağı mısın?
Ayşe
Günaysu
Irkçılıkla
uğraşanların kaderidir. En yakınındaki muhalif çevrelerin gözünde bile
haddinden fazla marjinal olmak, biraz “lüks” görünen şeylerle uğraşıyor olma
durumunda kalmak. 1990’lı yılların ilk yarısında var gücümüzle “azınlık”
mallarına el konulması, resmi tarihin yalanları, Hıristiyan düşmanlığı,
antisemitizm konularıyla uğraşırken bize “takıntılı”, hatta hafif çatlak
muamelesi yapılırdı. Aradan
bir 10 yıl geçip de, Avrupa Birliği ve dolayısıyla “Azınlık Hakları” gündeme
gelince, hele bir de AB projeleri devreye girince, bu kelaynak kuşluğundan bir
dereceye kadar kurtulduk. Ama bu alanda, bir tek konuda dışlanmaktan, giderek
düşmanlaştırılmaktan kurtulamadık: Antisemitizm.
Musul Şimdi Yitip, Giden Evlatlarına Ağlıyor!
Zeynep
Tozduman
Orta
Doğu yanıyor, yanıyor ve düşüyor. Yakanlar ve yananlar… Tıpkı ezenler ve
ezilenler gibi. Yananlar hep aynı. Yüzyıl evvel yazılmış bir senaryo 1990'lı
yıllardan bu yana Orta Doğu'da gösterimde. Emperyallerin rant savaşı uğruna it
izinin, at izine karıştığı kanlı coğrafyada, İslam ve Arap olmayan her halka,
her inanca kan kusturuyorlar. Zengin petrol yataklarına sahip bu yaralı
coğrafyada şimdi kadim halklar ve inançlar son nefeslerini vermek üzere yok
ediliyor. Son dönemlerde sosyal medyaya düşen dehşet fotoğraflarında görünen o
ki Orta doğu adeta ölüm makinesine dönüşmüş. Öğütmediği halk yok gibi.
Boyacıköy Çeşmesinin Restorasyonu Bitmek Üzere
Boyacıköy
yönetiminden bildirildiğine göre, 2013 yılında tapusu alınan çeşmenin
restorasyonu bitmek üzere. Çeşme,1853 yılında Misak Amira tarafından babasi Eğinli
Haci Bedros'un ruhuna kilisenin arka
sokağına yaptırılmıştı. 1949 yılında belediyeye verilen çeşmenin tapusu uzun
bir mücadele sonunda 2013 yılında vakfa verilmişti.
'Ötekinin ötekisi' Müslüman Ermeniler
Vercihan
Ziflioğlu
Türkiye'de
pek kimse varlıklarından haberdar değil. Kendileri bile geçmişlerini yeni
öğreniyor. Müslüman Ermeniler yaşadıklarını anlattı. Hem Hristiyanlar hem de
Müslümanlar tarafından ötekileştirilmekten yakındılar. Türkiye onların
varlığını yeni duyuyor. 1915 yılındaki trajik olaylardan kurtulduktan sonra
Anadolu'da kaldılar. Yaşamlarını sürdürebilmek için Müslüman oldular. Ama
yıllarca çocuklarına bile geçmişlerini anlatmadılar. Çok azı evde kapalı kapılar
ardında Ermeni kültürünü yaşadı. Bugün çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgesi'nde yaşıyor, Türkçe ve Kürtçe konuşuyorlar. Çoğu aslen Ermeni olduğunu
yeni öğreniyor. (Bence en doğrusu bu, yeni öğrenme, gerisi olsa olsa temenni sanırım. HYETERT)
Bir Müslüman ülke demokratik olsaydı
Bir
tanecik olsun Müslüman ülkede dört dörtlük bir demokrasi olsaydı... Bir
tanecik olsun Müslüman ülkede gücü eline geçirenler adaletle, bütün halkı
kucaklayarak, iç barışı sağlayarak ülkelerini yönetiyor olsaydı... Bir
tanecik olsun bir Müslüman ülke, Müslümanların da yaptıkları dahil her türlü
katliamı, mezalimi amasız kınayabilseydi... Bir
tanecik olsun, bir Müslüman ülke dünyada katliamlara, soykırımlara uğramış
halklar için anıtlar dikebilseydi; Yahudi, Filistinli, Boşnak, Ermeni ve diğer
mağdurlar için ortak bir insanlık müzesi kurabilseydi...
Kutsal Etchmiatsin'in Tiflis'deki Olayla ilgili Açıklaması
«Gürcistan Ermeni Diyakosluğunun sunduğu bilgiye göre; 19 Temmuz’da Tiflis’te aşırı milliyetçi 50 kadar şahıs Havlabar Surp Etchmiatsin Kilisesine yönelik saldırıda bulundular, bu esnada saygısız ve küfürlü ifadelerle kilise hizmetkarı Papaz Manuk Zeynalyan, Diyakosluk görevlileri ve ilgili zamanda kilisede bulunanlar dayağa maruz kaldılar. Ana Taht Kutsal Etchmiatsin olaya ilişkin derin endişesini ifade etmekte ve etnik husumet ve dini hoşgörüsüzlüğü tahrik eden bu işlemi kınamaktadır. Provokatif bu tecavüz son yıllarda Gürcistan’da aralarında kimi Gürcü ruhaniler tarafından da olmak üzere farklı kuruluşlar ve bireylerce yayılan Ermeni karşıtı ortamın acı sonucudur.
2014 İstanbul Körleme Satranç Turnuvası 19 Temmuz Cumartesi günü başladı
Merakla
beklenen ve bugüne kadar Türkiye'de yapılan en güçlü turnuvalardan biri olan bu
şampiyona maceralarla başladı. Sabah saatlerinde ansızın yağmaya başlayan sağanak
yağmur pek çok sporcunun yolda kalmasına ve gecikmesine, bir sporcunun da
turnuvaya katılamamasına neden oldu. IM Umut Atakişi, hava muhalefeti nedeniyle
turnuvaya katılamadı. Onun yerine İzak Romi turnuvaya dahil oldu.
Çankaya adaylarının gözüyle Ermeniler
Elif Atalay /elifatalayposta@gmail.com
Cumhurbaşkanlığı seçine
günler kala, üç cumhurbaşkanı adayının azınlıklar ve Ermeni Soykırımı
hakkındaki söylemlerinin fotoğrafını çektik.‘Müslüman soykırım yapmaz’dan Taziye’ye giden
yolda Erdoğan 12. Cumhurbaşkanı seçilmek
için aday olan Erdoğan, gayrimüslim azınlıkların bazı önemli kazanımlarının
altında imzası olan bir isim. Bunların başında, cemaat vakıflarının mülklerinin
kısmi iadesini öngören kanun hükmünde kararname var. Cumhurbaşkanlığı adaylığı
ilanından birkaç ay önce 1915 için yayınladığı taziye mesajı ile pek çok kesimi
şaşırtan Erdoğan'ın, Türkiye vatandaşı olmayan Ermenileri sınır dışı etme
tehdidi ise siyasi geçmişinde unutulmayan bir leke olarak duruyor.
Konuşmalarında Türkiye halklarını sayarken Ermeniler, Rumlar, Yahudiler ve
Süryanileri hiç zikretmeyen Erdoğan’ın “Affedersiniz Rum” deyişi de akıllarda.
2015'e doğru Ermenistan: 'Soykırım' demeden asla
Ermenistan'da herkes Türkiye ile daha iyi ilişkiler
kurmaktan yana. Tayyip Erdoğan'ın 'taziye' konuşmasını yetersiz ve inandırıcı
olmayan bir adım gibi görüyorlar. Ermeniler açısından Türkiye'nin 'soykırım'ı
kabul etmesinden başka bir seçenek yok. 1915'deki tehcirin 100. yılında
dünyanın her yerinde dikkat çekecek etkinlikler düzenlemeyi planlıyorlar.
Sevag Balıkçı Davası Usul Yönünden Bozuldu
Sevag Balıkçı’nın öldürülmesine ilişkin davada Askeri
Yargıtay kararı usulen bozdu. Yalan ifade vermekle suçlanan tanık Ekşi’nin
yargılandığı davada ise ailesi tanığın tehdit edildiğini anlattı. Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde, 24 Nisan 2011’de
zorunlu askerlik yapan Sevag Balıkçı’nın ölümüyle ilgili yargı sürecinde
geçtiğimiz hafta iki gelişme oldu. Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre Askeri Yargıtay
duruşma tutanaklarının üzerinde mahkemenin adı yazılı olmadığı"
gerekçesiyle Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ni
kararını bozdu.
Sen de bilme Lavinya
Gülsen Feroğlu'nun yazısı
Bugünde, ulus devletin yoldaşı Türk de, ötekileştirdiği de farkındadır; aralarında çoktan bitmiş bir ilişki vardır. Velakin nokta konulup yeni cümleler, kelimelerle eşit bir ilişkinin temeli atılacağına, yetiştirildikleri ırkçı ideolojinin etkisinde; nefret, öfke saçan neredeyse herkesin, her kesimin bazen kendi çapında bir faşiste dönüştüğüne tanıklık edilecektir. Öyle ki kendini ötekileştirenle birlikte bu defa da gücün yettiği; “ pis Suriyeli’ler”, “bütün İsrailliler yok edilse…” , “ AKP’ ye oy veren teneke”, “Gezi zekâlı”, “ züppe”, “bizim mahalle”, “onların sokak”la ötekileştirilecektir. Şimdi 301 madenci Soma’da katledildikten sonra 18., 19. yüz yıl şartlarında çalıştırıldıklarının anca gün yüzüne çıkabildiği bu cennet vatanda; kazanmak, seçilmek uğruna fikrini, kendini sıfırlayarak aynı anda; hem ilerici hem muhafazakâr, hem demokrat hem faşist, hem batılı hem batı düşmanı olabilen Demirel figürlü siyasetçilerin saf dışı bırakılması, ulus devletin kendini yenilemesinin, demokratlaşmasının da yolunu açacaktır...Sonra. Sonrası Özdemir Asaf “Sana gitme demeyeceğim/Ama gitme Lavinya/Adını gizleyeceğim/Sende bilme Lavinya”
A Perspective Concerning Turkey-Armenia Relations in the 100th Anniversary of the Genocide
Sait Çetinoğlu
Even if I start my talk, saying
what I will express at the end of my speech, I’d like to underline an
issue before beginning my speech. I was
asked to give a presentation about the relations between Turkey and Armenia,
but this is nothing but shouting towards the empty space. In the 100th Anniversary of the
Genocide, The Turkish Government enunciated during the 2014 budget discussions
that they drew up a budget aiming to support
the denial industry in the framework of a 4-year-project. At the same
time, Sevan Nişanyan, an Armenian intellectual, journalist, writer, linguist
and experimental architecture master, who is outspoken about every matters, was
sent prison for 4 years under the allegations of an abuse of law and various
intrigues against him. Sevan Nişanyan is in the jail since January 2nd.
Chakhalyan: Ermeni kutsal mekanına yönelik saldırı hukuken suçtur
Javakhetili Ermeni aktivist Vahagn Chakhalyan, 19 Temmuz’da
Tiflis Surp Etchmiatsin Ermeni Apostolik Kilisesi yönelik saldırıyı kınayıcı bir
bildiri yayımladı. Bildiride şunlar ifade edilmekte: «Bu bildiriyle Javakheti Ermenileri adına 19 Temmuz’da Tiflis
Surp Etchmiatsin Ermeni Apostolik Kilisesine yapılan saldırıyı kınıyoruz. Gündüz gözüyle birkaç düzine yurttaş tarafından Ermeni
kutsal mekanına yönelik gerçekleştirilen benzeri tecavüz sadece kabul edilemez
ve kınanır değil aynı zamanda yasal olarak ta suç teşkil etmektedir.
Tolon: Zirve cinayetini denk getirdiler
Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Zirve Yayınevi katliamıyla
ilgili "Malatya'da olacağımı bildikleri için o cinayeti denk getirmiş
olabilirler" dedi. Ergenekon davasından tahliye olan ve Zirve Yayınevi cinayet
emrini verdiği iddia edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Habertürk'ten Kübra
Par'a konuştu. Zirve cinayetinin
arkasında 'paralel yapı'nın olduğuna dikkat çeket Tolon, dış mihraklı grupların
da cinayete destek verdiğini söyledi.
Asimder'in istanbul'da iftar yemeği
ASİMDER İstanbul İl Temsilcisi Gündüz Kişi de, Ermeni
lobisinin desteklediği tüm dernek ve teşkilatların İstanbul'da yAuvalandığını,
onun için ASİMDER olarak kendilerinin İstanbul'u çok önemsediklerini ifade
etti. (Bu ırkçı tipler artık bir karar versin Malatya'da mı İstanbul'da mı yuvalanmış destekleyen teşkilat. HYETERT)
Süryanilerin Artık Kadın Merkezi Var
Midyat'ta ilk kez Süryani Kadın Merkezi açıldı. Ayrıca
Süryanice ve Türkçe dillerinde üç ayda bir yayımlanacak "Neshe"
(Kadınlar) dergisi çıktı. Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Mardin Midyat'ta
Süryanilerin ilk Kadın Merkezi açıldı.Süryani Kadın Merkezi, dil ve din farkı
nedeniyle diğer kadınlara kıyasla daha da içe kapatılan Süryani kadının
toplumsal yapı içerisindeki konumunu güçlendirme ve görünürlüğünü arttırmayı
hedefliyor. Merkez, Güneydoğu (Turabdin) Süryani Kültür ve Dayanışma Derneği
tarafından, Avrupa Birliği ve İnsan Hakları Programı'nın desteklediği proje
kapsamında açıldı.
ՈՉ ԵՒՍ Է Հ. ՕԳՈՍՏԻՆՈՍ ՎՐԴ. ՍԵՔՈՒԼԵԱՆ
Սրտի դառն
կսկիծով, խոր վրդովմունքով, ահագնագոչ զայրոյթով կը գուժենք մահը Վիեննայի միաբան,
Մխիթարեան Միաբանութեան երիցագոյն անդամ, Հայր Օգոստինոս Վրդ. Սեքուլեանի:Արադարեւ
չեմ կրնար սանձել գրիչս այս պահուս, որովհետեւ կանգնած եմ յոգնաբեկ ու անթաղ մարմնի
մը առջեւ եւ չեմ կրնար զինք պարուրել եւ պարփակել մարդկային ձեռքերով շինուած դագաղի
մը մէջ:
Armenia: Christianity’s forgotten cradle
Wonderful article on Armenia by Ruth Hill of Washington
Times, who writes columns about contemporary Christian travel destinations. Ancient stone walls hang off
cliffs overlooking the beautiful Azat River Gorge in Armenia. Grounds of the
Geghard Monastery hold monastic cells and several small churches, cut from
surrounding rock during the 11thcentury. Visitors can almost hear the chanting
monks whose pious steps have worn valleys into the stone steps.
Cemaat Vakıflarının seçim çevresi ile ilgili önerideki Önemli Yanlış
Murat Bebiroğlu
Öğrendiğime göre Cemaat
yöneticileri, Vakıflara Genel Müdürlüğüne son bir öneri göndermiş. Öneride ortak
vakıflar dışında kalan vakıfların seçim çevresi, İstanbul'un milletvekili seçim
çevresi olan üç bölgeye göre belirlenmiş.Yanlış dediğime bakmayın, bunun
birileri tarafından bilerek yapılmış bir kurnazlık, bir haksızlığı kapatma
girişimi olduğunu düşünüyorum. Bölge esas
alınacaksa nüfusa göre belirlenmiş olan, milletvekili seçim çevresi yerine,
Ermeni nüfusun ve vakıflar dağılımı dikkate alınarak coğrafi bölgelerin (Haliç'in
güney yakası, Haliç'in kuzey yakası ve Anadolu yakası ve Adalar gibi) seçilmesi
gerekirdi. Böyle bir seçim hem çok daha doğru, hem de daha haklı olurdu.
'Dink cinayetine bazı polis şefleri göz yumdu'
Dönemin İstihbarat Başkanı Sabir Uzun'un Hran Dink cinayet
davası kapsamında verdiği ifadede çarpıcı itiraflar...Hrant Dink’in öldürüldüğü dönemde, Emniyet İstihbarat Daire
Başkanı olan Sabri Uzun, cinayet davası kapsamında 8 Mayıs’ta ‘şüpheli’
sıfatıyla ifade verdi. Uzun Hrant Dink Cinayeti hakkında alınan istihbaratın
kendisinden gizlendiğini ve bazı polis şeflerinin cinayete göz yumduğunu
söyledi.
'Musul tarihte ilk kez Hıristiyansız kaldı'
IŞİD’in tehdidi sebebiyle Musul’daki son Hıristiyan grubunun
da bugün kenti terk ettiği açıklandı...Geçtiğimiz ay Musul’u ele geçiren
Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) kentte yaşayan Hıristiyanlara, bir hafta süre
vererek "Müslüman olmak, kenti terk etmek veya öldürülmek"
seçenekleri dayatmasının ardından Musul’da artık hiçbir Hıristiyan’ın kalmadığı
bildirildi.
IŞİD, Hristiyanların evlerine el koydu
IŞİD, Musul’u terk eden Hristiyan ailelerin evlerine ve
diğer bazı eşyalarına el koydu. IŞİD militanları, Hristiyan vatandaşlara ait
evlerin üzerine "İslam Devleti Emlakçısı" yazdı ve Nasara’nın
(Hristiyan) baş harfi "N"yi evlere işaretledi. Irak Şam İslam Devleti
(IŞİD), Hristiyanların, Musul’u terketmesi için bugün saat 11.00’e kadar süre
vermişti. IŞİD'in tehditleri üzerine Hristiyan aileler dünden beri Musul'u
terkediyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre dün akşam 100 aile,
Musul'dan kaçarak Ninova ve Erbil'e sığındı. Kaçışlar, bugün de devam ediyor.
Türk Kızılayı'nın, Cemile Sultan Korusu iftarı.
Türk Kızılay'ının Üsküdar Cemile Sultan Korusu'ndaki
iftarına Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in yanında , İstanbul Valisi
Hüseyin Avni Mutlu, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Ermeni Patrik vekili Aram
Ateşyan ve çok fazla sayıda davetli yer aldı .
Müslümanlık bağnazlıkla, fanatizmle, Yahudi düşmanlığıyla, Hitler hayranlığıyla özdeş mi?
Halil Berktay Serbestiyet.com
Gazze’de
kara harekâtı da başladı ve kim bilir neye; yaşlılar, kadınlar ve çocuklar
dahil daha kaç Filistinlinin hayatına mal olacak. Ama ben, İsrail’in ve işgal
altındaki toprakların iç gerçekliği hakkında gene muhalif İsrail aydınlarının
(ABD’nin liberal Doğu Kıyısı entelektüel basınında çıkan) tanıklıklarını
aktarmayı iki gün daha erteleyip, gene biraz Yahudi düşmanlığı üzerinde
duracağım. Çünkü sahneye, son yıllarda bu gibi durumlarda hep rastladığımız
gibi, gene Yeni Akit çıkmış bulunuyor.Sırf başbakanın tek-yanlı öfkesinden
hareketle Türkiyeli Yahudilerin endişeleri’ne ancak hafifçe değinmiştim ki,
inanılmaz zehirli dili ve nefret söyleminin en aşırısıyla Yeni Akit devreye
girdi ve herkese Nazi tipi antisemitizmin ne demek olduğunu bir kere daha
hatırlattı. Aynı zamanda, bu ülkenin gayrimüslim “azınlık”larının ne gibi
açık-örtük tehditlerle yaşamaya zorlandığını; 1915’teki veya 6-7 Eylül
1955’teki gibi, her an başlarına neler gelebileceğini (en azından, bunu sürekli
isteyen ve özleyenlerin varlığını), hem de kendi mantığıyla, efelenerek ve
böbürlenerek, bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.
Gazze Tepkisi Nefret Söylemini Pekiştiriyor mu?
Sokaklara yansıyan
tepkilerde şiddet eğilimi gözlemlenmeye başlanırken, özellikle sosyal medyada
Yahudi karşıtlığı da tartışma doğurdu. Twitter'da siyasetçiler ile sanatçılardan bazıları,
İsrail'e karşı duruş sergilenmesi gerektiğini ancak Yahudi karşıtlığı
yapılmaması yönünde mesajlar paylaştı. Buna rağmen sosyal medyada Yahudi
soykırımı mimarı Adolf Hitler'e övgüler içeren paylaşımlar sayısal olarak ciddi
artış gösterdi... Erdoğan, "Ben vatandaşlarıma sesleniyorum; vatandaşımız olan, Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı ben doğru bulmuyorum. Niye? Onlar bu ülkenin vatandaşıdır, bu ülkenin vatandaşı olmaları hasebiyle onlar şu anda bizim güvencemiz altındadır. Bizim hedefimiz İsrail'in zalim yönetimidir, terör estiren yönetimidir, biz onu hedef alarak konuşmalıyız, onu hedef alarak uluslararası çalışmalarımızı yönetmeliyiz ve İsrail halkını kendi yönetimine karşı tavır almaya davet etmeliyiz" diye konuştu.
Atatürk ve Ermeniler
Ahmet Gürel / ahmet@kocaelipusulagazetesi.com
Yahudi 'Artin Penik' mi bekleniyor?
M. Serdar Korucu /
serdarkorucu@hotmail.com
Sonunda Ermeni toplumundan biri, Artin Penik, 10 Ağustos’ta
Taksim Meydanı’nda kendini yaktı.... Sonunda kamuoyu beklediği “şehidi”
almıştı. Artık “iyi Ermeni”lerin varlığından kamuoyu emindi. Üzerinden zaman
geçti. Bu kez bu toprakları yönetenlerin günahları nedeniyle doğan silahlı
hareket ülke dışında değil, 80 darbesinin yumruğunu en ağır hissettirdiği doğu
bölgelerinde doğdu. Adı, Kürdistan İşçi Partisi yani PKK’ydi. Artık gözler
Ermeniler’in üzerinden çekilmiş, Kürtler’e yönelmişti. “İyi Ermeni” gibi “iyi
Kürtler” aranıyordu bu kez de. Artin Penik gibi Taksim’de kendini yakan çıkmasa
da, bu kez askere alınan ve çatışmalarda ölen askerler arasında “Kürt şehitler”
öne çıkartılıyor, annelerin Kürtçe ağıtları kamuoyuna yansıtılıyordu. Ankara’nın
politikalarına destek veren Kürtler de hızla göz önünde beliriveriyordu. Hem de
hayatın her alanında…Bugünse hedefte ne Ermeniler ne de Kürtler bulunuyor. Sıra
Türkiye’deki Yahudiler’de…
Garegin II’den Diasporalı Ermeni öğretmenlere: Dile yönelik titiz olunuz
Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, bugün 19
Temmuz’da Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’de meslek içi eğitim ve hızlandırılmış
Ermenice dil öğretimi kurslarına katılan
«Diaspora» Yaz Okulu Diasporalı
Ermeni öğretmenlerini kabul etti. Buluşma başlangıcında
Ermenistan Diaspora Bakanlığı Panarmenyan Programlar Dairesi Bşk. Armen
Andreasyan, programın amaçları ve yapılan çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Garegin II, buluşmada öğretmenlere öğretmenlik hizmetleri
ve sorumlu görevlerini titizlik, meşakkat ve inançla, Ermeni çocuk ve ergenleri
ata miras Ermeni değerleriyle eğitmeye devam etmeleri tavsiyesinde bulundu.
Papa, IŞİD'in Hıristiyanları tehdit etmesinden endişeli
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, terör örgütü
Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) tehditleri üzerine Musul'da yaşayan
Hıristiyanların kenti terk etmek zorunda kalmalarına ilişkin konuştu. Kötülüğün
kazandığını söyleyen Papa, Irak'ın Musul kenti ve Ortadoğu'daki Hıristiyan
toplumundan gelen haberlerin endişe verici olduğunu söyledi.Papa Francesco, geleneksel Pazar duası Angelus'un
ardından, Aziz Petrus Meydanı'nda toplanan inananlara hitaben bir konuşma
yaptı. Papa, başta İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının şiddetlenerek
arttığı Ortadoğu ve Ukrayna olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerindeki
çatışmaların sona ermesi için dua ettiğini söyledi.
Ermenilerin Washington’a Yapacakları Soykırım Müzesi, Yılan Hikayesine Döndü
Turkishny.com
Washington D.C.’de mahkeme, Beyaz Saray'dan 3 blok ötede
yer alan ve Ermeni diaspora kuruluşlarının Ermeni Soykırımı müzesi yapmaya
çalıştıkları tarihi bir mülkün bağışçıya iadesine karar verdi. 20 yıl önce birçok Ermeni kuruluşuyla birlikte Washington
D.C.’de bir sözde Ermeni soykırımı müzesi yapmak için harekete geçen Amerika
Ermeni Asamblesi (AAA), Beyaz Saray’a birkaç blok uzaklıktaki 14th ve G Streets
adresindeki Washington Ulusal Bankası binasını satın alma yoluna gitmişti. Satın alım sürecinde devreye giren Ermeni asıllı
bağışçılardan Gerard Kafesciyan da sözde Ermeni Soykırımı müzesinin geniş bir
sahaya inşası için banka binasının bitişiğindeki binaları satın almıştı. Lakin
aradan geçen 20 yıla rağmen Ermeni diasporası kuruluşlarının soykırım müzesi
projesinde kaydadeğer ilerleme sağlayamaması nedeniyle Kafesciyan ve Ermeni
kuruluşlarının yetkilileri arasında başlayan gerginlik, ilerleyen yıllarda
mahkemeye taşınmıştı.
Sevan Nişanyan'dan mektup var: 'Ütopya inşa etmek'
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Sevan Nişanyan, kurmaya çalıştıkları yapıyı ve yaşam alanlarını bir mektupla dile getirdi... Dilbilimci, mimar, turizmci ve muhalif yazar Sevan Nişanyan’ın, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyünde yaptığı yenileme çalışmalarıyla inşa etmek istediği ütopya, İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen iki günlük sergi ve dün yapılan bir panelle ele alındı... Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Kulübü’nün (BÜSOS) girişimleriyle düzenlenen panelde BÜSOS’tan Ozan Erkovan ve Batuhan Avakado, Boğaziçi mezunlarından biri olan Sevan Nişanyan’ı tanıtan konuşmalar yaptı.
Azerbaycan yönetimi, Kızıl Haç’a şantaj Yapıyor
APA Ajansının verdiği bilgiye göre, başbakan yardımcısı,
Devlet Mülteciler ve Göçürülmüşler Komisyonu Başkanı Ali Hasanov ″kısa sürede
kaçırılanlarla buluşma düzenlenmezse Uluslararası Kızıl Haç Komitesi (UKHK)
Bakü temsilciliğine yönelik, ülkeden çıkarılması dahil olmak üzere ciddi
tedbirlere teşebbüs edilecektir″ duyurusunda bulundu. Hasanov, UKHK Bakü
Ofisine ciddi uyarıda bulunulduğunu ifade ederek , bir hafta zarfında
«Karvadjar’dan kaçırılanlar»la buluşma tertiplenmemesi durumunda, UKHK’nin
objektifliğinin şüpheli olduğunu kaydetti.
İsrail Ulaştırma Bakanı Katz: Devlet Terörü Suçlaması ...
Gazze'ye kara operasyonu kararına veren İsrail ile bu
karara sert karşılık veren Türkiye arasındaki ilişkiler iyice kötüleşirken
İsrail Ulaştırma Bakanı İsrael Katz, Türk hükümetinin "Ermeni
soykırımı"na tanımadıkça İsrail'e yönelttiği "devlet terörü" suçlamalarını
"cüretkar" olduğu iddiasında bulundu.
The Armenian Woman in Self-Defense During the Genocide
Begins:Sunday, July 27 at 6:00pm
Contact: info@armenianchurchwd.com
Location: Nazareth and Sima Kalaydjian Hall. Address:3325 N. Glenoaks Blvd. Burbank CA, 91504
St. Leon Armenian Cathedral and St. James Armenian Church in Los Angeles Host 2-Day Deacons’ Training Seminar
Under the auspices of His Eminence Abp. Hovnan Derderian,
Primate of the Western Diocese of the Armenian Church of North America, a
special 2-day Deacons’ training seminar was organized by the Rev. Fr.
Haroutioun Tachejian, Pastor of St. James Armenian Church in Los Angeles. The first session was held on Friday, July 11 at the
Diocesan Headquarters in Burbank. The Primate delivered the welcoming remarks
to the twenty-four acolytes, sub-deacons and deacons who participated in the
training seminar.
The Centenary Of The German-Armenian Society, 1914-2014
The German-Armenian Society was founded on June 16, 1914 immediately before the outbreak of the First World War. Johannes Lepsius, the driving force, had previously worked for decades for the beleaguered Armenians in the Ottoman Empire. In the Republic of Armenia, he is highly revered. At the Genocide Memorial in Yerevan, he has an honorary grave. 100 years after its foundation the Society is still very active. Its interests include conferences, lectures and publications, such as the quarterly magazine ADK.
Diasporalı öğrencilerin Ermenistan intibaları
Ermenistan sakinleri konuksever, iyi ve yardımseverler.
NEWS.am muhaberine benzeri görüş «Eve Gel» programıyla ilk kez Ermenistan’ı
ziyaret eden Diasporalı Ermeni gençlerden geldi.Gençlerden bir kısmı Ermenistan’ı tanıdıktan sonra artık buradan uzaklaşmak istemediklerini söylediler.Program katılımcılarının büyük kısmının Rusya’dan olduğu
gençler en çok Erivan gecelerini, Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’i, Ermenistan’ın
güzel doğasını beğendiklerini belirttiler.
Hıristiyanlar Musul’u terk ediyor
Iraklı Hıristiyanlar, IŞİD militanlarının kontrolünde
olan Musul kentinden toplu bir şekilde kaçmaya başladı. Haberi Keldani Katolik
Kilisesi piskoposu Luis Sako yaptı.Arap medyası Piskoposun “Hıristiyan aileler Irak’ın
kuzeyinde bulunan Dohuk ve Erbil kentlerine yöneliyor. Musul, tarihinde ilk
defa Hıristiyansız kalacak” dediğini bildirdi.











































