Etiketler

Ermenistan'ın işgal ettiği hayalet şehir Şuşa’dan 23 yıl sonraki görüntüler

23 yıl sonra Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan şehirlerinden ve Kafkasya’da müziğin başkenti olarak anılan Şuşa’nın fotoğrafları yayınlandı. Azerbaycan’da sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan bu fotoğraflar oldukça büyük ilgiyle karşılansa da aradan geçen 23 yıl sonra müziğin başkenti olarak anılan Şuşa’nın hayalet şehre dönüştüğünü de gözler önüne sermiş bulunuyor.

Հայ Դատը Նեցուկ Կը Կանգնի Խաչօ Աշաճեանի Ընտրապայքարին

ԼՈՍ ԱՆՃԵԼԸՍ.- Ամերիկայի Հայ Դատի յանձնախումբը որոշած է նեցուկ կագնիլ 2016ի քոնկրեսական ընտրութեանց իր թեկնածութիւնը առաջադրած Խաչօ Աշաճեանի ընտրապայքարին։ Սան Լուի Օպիսպոյէն երեք անգամ Քալիֆորնիոյ խորհրդարանի անդամ ընտրուած Աշաճեան մեծապէս յարգուած քաղաքական անձնաւորութիւն մըն է։

Assyrian Community Commemorates Centennial of the Assyrian Genocide

On August 4, 2015, the Diocesan Primate H.E. Archbishop Hovnan Derderian participated in an ecumenical service commemorating the Centennial of the Assyrian Genocide. His Eminence was accompanied by five Diocesan clergy including the Very Rev. Fr. Dajad Dz. V. Yardemian, Archpriest Fr. Hovsep Hagopian, Archpriest Fr. Shnork Demirjian, the Rev. Fr. Avedis Abovian and the Rev. Fr. Khajag Shahbazyan. Organized by the Assyrian Genocide Centennial Committee of Los Angeles, the service was held at St. Mary's Assyrian Church of the East and was presided by His Grace Mar Aprim Khamis, Bishop of the Western Diocese of the Assyrian Church of the East.

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan Milletvekili'ne: “Ne kadar oy o kadar hizmet”

Erzurum’un Hınıs ve Tekman ilçelerine bağlı bazı köylerin muhtarları giderilmeyen sorunları için CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan’a başvurdular. Sorunları yerinde görmek ve bizzat Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e iletmek amacıyla Doğan, bugün Erzurum’a gitti. Muhtarlarla CHP İl Başkanlığında toplantı yaptı. Ardından Sekmen’le görüşmek için belediye binasına gitti. Doğan’ı yarım saatten fazla bekleten Sekmen, sorunları bile dinlemeden “CHP’nin vekili olarak İstanbul’dan buraya boşuna gelmişsiniz. Biz Kürt, Laz, Türk ayrımı yapmadan hizmetlerimizi sunuyoruz. İki ay önce de muhtarların sorunlarını dinledim. Onlarla görüşmem gerekmiyor. Hizmet için oy verselerdi...” ifadelerini kullanmaktan çekinmedi. Belediye meclis toplantı salonunda giderilemeyen sorunlarını belediye başkanı ile konuşmak için bekleyen muhtarlar ise “Bizim belediyede çapulculara yer yok” denilerek belediye binasının dışına çıkarıldılar.

İzmir gerçekten gavur mu?

Bünyamin Ertekin / b-ertek@hotmail.com
İzmir’e neden “Gâvur İzmir” derler bilir misiniz? Aslında “Gâvur İzmir” sözünün gayet masumane İzmir’in tarihine atfen söylenen bir söz olduğunu biliyor musunuz? Tarihi vesikalardan da anlaşıldığı üzere İzmir bir dönem “Müslüman İzmir” ve “Gâvur İzmir” olarak İki ayrı yönetimle idare edilmiştir. Bu yönüyle Osmanlıca gazete ve evraklardan da anlaşılacağı üzere “Gâvur İzmir” söylemi doğru bir söylemdir çünkü Tarihte bir dönem bu isimle anılmıştır. Dolayısı ile bu söz kimsenin üstüne alınmasını gerektiren bir söz değil tarihe mal olmuş bir sözdür. İşler istedikleri gibi gitmeyince, sıkıştıklarında ve söyleyecek sözleri kalmadığında Maksatlı olarak bu sözü alışkanlık haline getirenler artık bu söylemi dillerine dolamayı bıraksınlar. Ben inanıyorum ki bu yazımızdaki bilgilere göz gezdiren ehli vicdan kimse bir daha bu palavralara inanmaz, inanması için insanın gözünün kör, kulağının sağır olması lazım.

120 İmzalı Bildiri: Ölümler Son Bulsun, Süreç Yeniden Başlasın

Adalet Ağaoğlu, Gülten Kaya, Murat Belge, Rakel Dink, Tarık Ziya Ekinci silahlı çatışma ve ölümlerin son bulması, çözüm sürecinin hemen başlamasını talep ediyor. Son dönemde gelişen çatışma ortamına karşı Adalet Ağaoğlu, Gülten Kaya, Murat Belge, Rakel Dink, Tarık Ziya Ekinci'nin çağrıcı olduğu bildiriye aydın ve sanatçılardan oluşan 120 kişilik grup imzaladı. Bildiride karşılıklı sürdürülen silahlı çatışmaların ve ölümlerin son bulması, çözüm sürecinin acilen yeniden başlamasını talep edildi. (!!! HYETERT)

Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunan Eren Keskin ırkçıların hedefinde

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
 Devlet Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunan insan hakları savunucusu Eren Keskin tehdit ediliyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “HDP’ye oy veren şerefsizler” açıklaması hakkında suç duyurusunda bulunan insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin sosyal medyada ırkçıların hedefi haline geldi.Eren Keskin’in de üyesi olduğu Özgürlükçü Hukukçular Derneği’ne bağlı avukatlar tarafından, Bahçeli hakkında “hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” iddiasıyla dün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda suç duyurusunda bulunulurken, avukat Eren Keskin, twitter hesabından tehdit edildi.

PKK'nın Ermenistan'da Yeni Kandil Yaratma Çabası

PKK'nın geride bıraktığımız bir ay boyunca eylem sahasını ağırlıklı olarak Van, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Erzurum'un içerisinde bulunduğu alan itibarıyla seçmesi örgütün "özerkliğe" atıf yaparak çıktığı yoldaki stratejisini ele veriyor. Anlaşılan o ki, PKK bu alanlara doğru kaymaya, tutunmaya, burada merkezlenerek "devrimci halk savaşı" dediği modele olanak sağlayacak imkânlar bulmaya çalışıyor. Dahası Kandil'de merkezlenmiş olan iskeletini Ermenistan'a doğru kaydırarak hedef çoğaltmanın arayışı içinde de olabilir. Uzun süredir Ermenistan'ın PKK'ya verdiği destek bilinen bir gerçektir. Hatta geçmiş dönemlerde örgütün Ermenistan'da da kamplarının bulunduğu da ifade edilmekteydi. Şimdi Ermenistan'da örgüte ait yeni alanlar oluşturma çabası zor olsa da Türkiye'nin elini zayıflatmak yada onu kendi hesaplarına mecbur bırakmak isteyenlerin yapabileceği mümkün bir hamledir. (Neresini düzeltmeli bu hezeyanın? Ermenistan kendi derdinde, hangi güçle PKK’ya destekleyecek? Ne diyelim Ermenistan kadar başınıza taş düşsün. HYETERT)

Ermenilerin gözünden 1915

Yitik Kuşlar (Lost Birds), Ermeni tehcirini anlatan Türkiye’de çekilmiş ilk uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyor.  Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle Ermeni tehcirini anlatan Türkiye'de çekilmiş ilk uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyan Aren Perdeci ve Ela Alyamaç'ın yönettiği 'Yitik Kuşlar', sonbaharda gösterime girecek. 1915 olaylarını ailesini bir gecede kaybeden iki kardeşin hüzünlü hikayesi üzerinden anlatan filmin yayımlandığı günden bu yana ilgi gören masalsı fragmanının 113 ülkeden seyredildiği açıklandı.

Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar

Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora yaptı. İngilizce doktora çalışması, “Ermenistan’a Harbord Askeri Misyonu: Amerikan Hakikati Araştırma Komisyonu’nun Hikâyesi ve Türk-Amerikan İlişkilerine Etkileri” başlığını taşıyor. ABD’li General James G. Harbord’un liderliğindeki heyet, 1. Dünya Savaşı sonrasında ABD Başkanı Thomas Woodrow Wilson tarafından bağımsız bir Ermeni devletinin kurulup kurulamayacağı, sınırlarının nasıl olacağı ve soykırım iddialarının araştırılması için görevlendirilmişti. General Harbord, Washington’a soykırım iddialarının “gerçeği yansıtmadığını” rapor etmişti. Orgeneral Akar tezinde, “Harbord heyetinin raporu, Türk-Amerikan ilişkilerinin Ermeni lobisinin etkisinden bağımsız olarak sürdürülebilmesini sağladı” görüşünü ortaya koydu.

ANCA Makes Case for US-Armenia Tax Treaty in Meeting with US Treasury Secretary

The ANCA met today with Treasury Secretary Jacob Lew to personally thank him for leading President Obama's April 24th delegation to the international Armenian Genocide Centennial remembrance ceremony in Yerevan, and also to discuss the Treasury Department's role in the further growth of the U.S.-Armenia economic relationship.  During the meeting, the ANCA raised a number of policy priorities, including the mutual benefits of a new U.S.-Armenia Tax Treaty.

Hangi Çözüm Süreci, hangi savaş

Çözüm Süreci değil ülkede, bölgede paradigma değiştirecek bir barış projesi olarak ilerlerken ona ölümüne düşmandılar. Ama ne zaman ki Öcalan'ın bahsettiği darbe mekaniği tarafından zehirlendi, o zaman sürecin destekleyicisi oldular. İlk haliyle süreç, Türkler ile Kürtlerin bin yıl sonra ikinci ittifakı ile Sykes-Picot'nun panzehiri olacaktı. Ortadoğu ve tüm mazlum ülkelere çıkış modelini gösterecekti. Ülke yüklerini atıp havalanacaktı.İşte süreç bu yönde ilerlerken ondan nefret ettiler. Kendilerini Kandil'e, Diyarbakır'a attılar. Sırrı Süreyya Önder ile Öcalan'a “Beyaz Türk eliti rahatsız” mesajı gönderdiler. Gezi ve 17/25 Aralık operasyonu için “darbedir, ateşe odun taşımayın” dediğinde Öcalan'a çok bozuldular, önce tehdit ettiler sonra fişini çektiler, Demirtaş'ı parlatmaya başladılar. 

Ermenistan ve Türkiyeli belediye başkanlarından dostluk mesajı

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Van Belediye Eşbaşkanı Hatice Çoban, Yerevan Belediye Başkanı Daron Markaryan’ı Van’a davet etti. Bu yıl altıncı kez düzenlenen ‘Pan-Armenian’ Ermeni Olimpiyatları’nın resmi davetlisi olarak Ermenistan’a giden Türkiyeli belediye başkanlarından oluşan heyet, Ermenistan’ın başkenti Yerevan (Erivan) Belediye Başkanı Daron Markaryan ile bugün bir araya geldi. Konuk heyette yer alan Van Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya ve Hatice Çoban, Bitlis Belediye Başkanı Hüseyin Olan, Mutki Belediye Başkanı Özkan Birlik, Norşen (Güroymak) Belediye Başkanı Mehmet Emin Özkan, Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Fatma Şık Barut’u makamında kabul eden Yerevan Belediye Başkanı Daron Markaryan, yerel yönetimler arasında dostluk ve kültürel bağların güçlendirilmesinden yana olduklarını söyledi.

KONDA: Gayrimüslim azınlıkların sadece yüzde 21'i sosyal medyada özgürce yazıyor

Hazal Özvarış
KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Sosyal Medya ve Azınlıklar” projesi kapsamında yaptıkları araştırmanın sonuçlarını açıkladı. KONDA, Türkiye’deki gayrimüslim azınlıkların sosyal medya kullanımını ölçmek amacıyla yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır'ın sunumunu yaptığı basın toplantısında, katılımcıların sadece yüzde 21'inin sosyal medyada "Özgürce paylaşım yapabiliyorum, rahatım" dediği aktarıldı. Araştırmaya göre, gayrimüslim azınlık mensuplarının yüzde 41'i "Bazen tedirgin oluyorum", yüzde 15'i "Çekiniyorum, aslında çoğu zaman gerçek düşüncelerimi paylaşamıyorum", yüzde 23'ü de "Paylaşım ve yorum yapmıyorum, sadece izliyorum" dedi.

Sibil, Ermenistan Cumhurbaşkanı tarafından ödüllendirildi / Պոլսահայ երգչուհին պարգևատրվել է ՀՀ նախագահի երախտագիտության մեդալով

İstanbul’lu Ermeni şarkıcı Sibil, “Hamahaykakan olimpiyatların” (PanArmenian Games) organizasyonuna sağladığı katkı için Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan tarafından minnet madalyası ile ödüllendirildi.

Ezidi Meclisi Sözcüsü Faris: Katliamlara örgütlenerek yanıt vereceğiz

Ezîdi Meclisi Sözcüsü Hıdır Faris, katliamın birinci yılında ETHA'ya konuştu. Ezîdiler örgütlü olmadıkları için büyük bir katliamla karşılaştıklarını belirten Faris, "Şengal'de 200 bine yakın Ezîdi silah kullanabilecek yaştaydı. Ancak hem örgütsüz olduğumuz hem de gençlerimiz eğitimsiz olduğu için öz savunma yapamadık" dedi… Örgütlülüğün önemine vurgu yapan Faris, Şengal Direniş Birlikleri'nin (YBŞ) öz savunma ihtiyacından doğduğunu belirtti. Faris'in verdiği bilgiye göre, katliamın ardından kurulan YBŞ, 20 savaşçısını Şengal'in savunmasında kaybederken, Şengal'in en önemli silahlı güçlerinden biri olarak dikkat çekiyor. IŞİD'e karşı etkili eylemler düzenleyen YBŞ, Ezîdi Meclisi'ne bağlı olarak savunma görevini yerine getiriyor.

Bahçeli'den zehir zemberek açıklamalar!

MHP lideri Devlet Bahçeli Twitter hesabı üzerinden zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Hırsıza hırsız demekten korkmamak ne kadar zorunluysa, şerefsize şerefsiz demek o kadar yüksek ve milli bir sorumluluktur. Şahsen bu sorumluluğu yerine getirmenin huzurunu yaşıyorum." dedi… Mazlumların feryadını duymak yerine, Kandil-İmralı ve Oslo havarisi kesilerek değerlerine sırt dönenler şerefin karşı kıyısıdır. Şeref için fedakarlık yapmak yerine keyif için şerefe diyen bir avuç kaymak tabaka HDP ve PKK’nın kuyruğuna tutunmakla kaybetmişlerdir. Şeref; yanlışa direnmek, hakkın ve hakikatin yanında durmaktır. Bohem tavırlar, bozuk fıtratlar, basit hevesler şerefle bağdaşmaz… (Bilmem hala AKP olmasın da kim olursa olsun ya da  MHP, CHP, HDP koalisyon kurmalıdır diyenler var mı? Varsa şaşılmaz ya. HYETERT) 

Ermeni Kadın, Her Yılın Yaz Mevsimini Mereto Dağında Geçiriyor

İstanbul'da ikamet eden Ermeni Kadın Bessé Kabak, Batmanın Sason İlçesinde bulunan Mereto Dağında, yılın 3 ayını geçiren Ermeni yurttaş Bessé Kabak, "Sason ve özellikle Mereto Dağı benim için kutsaldır" dedi. Mereto Dağı yürüyüşüne katılan aktivistlere ev sahipliği yapan Kabak, "İstanbul ve dünyanın birçok yerinde yaşayan Ermeniler, Sason'u çok seviyor. Ben de İstanbul'da ikamet ediyorum ve yılın 2-3 ayını Mereto'nun zirvelerinde geçiriyorum" dedi.

Eygi: Ayasofya müze kalmaya devam ederse...

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, Ayasofya'nın camiye çevrilmemesini eleştirerek, "Fatihin vakfiyesidir, cami olması gerekir. Sen hâlâ müze kalmasında ısrar edersen elbette başın beladan kurtulmaz. Çünkü vakfiyede çok ağır şartlar var." dedi. Ayasofya’nın cami yapılmasının Müslümanların menfaatine ve lehine olduğunu belirten Eygi, "Müze kalmasını isteyenler azınlıktadır" şeklinde yazdı. (Bari ismini değiştirseler, Ayasofya isminde bir cami, Sultan Ahmet kilisesi gibi garip. Adam AKP’nin neden başının beladan kurtulmadığını bulmuş.Yap Ayasofya’yı cami,  kurtul bütün belalardan. Sen sağ, ben selamet. HYETERT)

Abdülhamit’in Şam Devleti

Prof. Dr. Anıl Çeçen
Abdülhamit, Osmanlı başkentini Balkanların yanı başındaki İstanbul’dan Orta Doğu’nun merkezi kentlerinden Şam’a taşımaya karar verirken, geride kalan iki yarımadayı bir arada tutabilmek üzere Anadolu yarımadasına yönelik önemli devlet yatırımlarını öne çıkarıyordu… Abdülhamit’in Yeni Osmanlı İmparatorluğuna başkent yapamadığı Şam kenti, Orta Doğu’da son dönemde sürüp giden savaşlar doğrultusunda Büyük İsrail’in mi, yoksa Lövanten kesimlerin Hristiyan devletlerin desteği ile gerçekleştirmeye çalıştıkları Lavant Federasyonunun mu başkenti olacağı daha belli olmamıştır. Bu arada, ABD-İsrail ikilisinin Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu ve Büyük Alman Birliği girişimlerine karşı İsrail-Fransa işbirliği ile yavaş yavaş gündeme getirilmeye çalışılan Akdeniz Birliği’ne mi Şam’ın başkent olabileceği de tartışma alanına girmiştir. Bölünecek Türkiye’den gelecekte ortaya çıkabilecek Trakya, İyonya, Likya ve Klikya gibi eski Bizans eyaletlerinin yeniden özerk ve bağımsız bir yönde gündeme getirilmesiyle birlikte Akdeniz Birliği’nin doğu bölgesi örgütlenmesinin tamamlanabileceği düşünülmektedir.

Barıştan Kaçış

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Yine de şiddetin devam edebilmesinin en az üç nedeni olduğunu söylemek mümkün ve bunları aklın kenarında tutmak şu anki ‘yeniden çatışma’ atmosferini belki anlaşılır kılabilir. İlk neden şiddet örgütlerinin birer sosyolojik ve ideolojik özne olmanın ötesinde, kendini yeniden üreten bir kurumsallaşma yaratmaları. Gerçekliği kendi eylemlilikleri bağlamında tanımlayan, gündelik hayatın işlevini bu misyon etrafında kurgulayan bir insan grubundan söz ediyoruz. Şiddetin zaman zaman kesintiye uğraması bu bakışı ortadan kaldırmıyor… İkinci neden zihniyetle ilgili ve her iki tarafı da aynı şekilde etkiliyor. Çatışma ortamları kaçınılmaz olarak çatışan tarafların otoriter zihniyete doğru kaymalarını, yaşanan pratiğin soruna ilişkin tutumu belirler hale gelmesini ifade eder…  Çatışmaya dönüşü teşvik eden bir diğer neden ise siyasi imkanların değişimidir. Barış her zaman zamansız bir gelecek için üretilmiş gibi sunulur. Oysa belirli bir tarihsel anda, tarafların somut imkanları çerçevesinde mümkün hale gelir.  

‘Korsan halife olmaz’

IŞİD, yaptığı gayr-i insani ve gayr-i İslami uygulamalara kılıf bulmak için İslam’ı kullanmaktadır. Bu konuda bazı örnekler verilebilir.  Meselâ, Hz. Peygamberin sözlerini araştırmadan ondan naklettikleri şu rivayete sarılıyorlar: “Her kim Allah yolunda bir gayrimüslimi öldürürse, Allah ona cehennemi yasak eder.”  Hâlbuki İslam’da bir kural vardır: “Etnik kimliği ve inancı ne olursa olsun bütün insanların insan hakları korunmuştur. ” Bunun en büyük kanıtı Hz. Peygamber dönemini Medine İslam toplumunda gayr-i Müslimlerin Müslümanlarla bir arada barış içinde yaşamasıdır. (Bu alçakların saçmalıkları önemli değil, önemli olan bu sahtekarlara inanan, onlara katılan binlerce insanın varlığı. HYETERT)

"Devlet Êzîdî Kamplarını Yok Saymaktan Vazgeçmeli"

İHD Mülteci Hakları Komisyonu, Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan Êzîdîlerin kaldıkları kamplarda ciddi eksiklikler olduğuna dikkat çekerek devletin bu kamplara belediyelerle koordineli şekilde yardım etmesi gerektiğini belirtti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Mülteci Hakları Komisyonu, geçen sene Irak’ın Şengal kentinden IŞİD saldırısı sonucu Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan Êzîdîlerin durumuyla ilgili bir rapor hazırladı.

Eylül ayında Viyana’da Ermeni Nükleer Santrali güvenliği değerlendirilecek

NEWS.am’e açıklamada bulunan Enerji bakan yardımcısı Areg Galstan, ″Viyana’da gerçekleşecek konferans çerçevesinde, biz periyodik olarak iki yılda bir donörlerle işletimdeki enerji blokuna teknik destek meselesini görüşüyoruz. Bunlar eski donörler, onlarla 10 yılı aşkın bir süredir çalışıyoruz.″ dedi.

Çünkü barış çok güzel

Tuğçe Çetin
Gezi’den sonra birçok kişiden şunu duyduk: “yıllardır medya bize başka gösteriyormuş, biz aslında doğruları duymamış ve görmemişiz”. Tam da öyle, peki şu an bir farkı var mı? Şu anda da sanki tek bir taraf suçlu gibi değil mi? Hep “Asala kuklaları, Rum tohumu, Çingen hırsız, Hain Kürt, Ermeni Dölü, fahişe kadın, dinsiz Alevi, ahlaksız eşcinsel” sorumlu olmadı mı her olumsuzluklarda? Yine aynı. Ama şu var ki, bir yerde birileri bir şeyleri araştırmak istemiyorsa orada kötülük vardır, orada faşizm vardır. Bize kalan ise, yıllardır sürdürülmeye çalışan “insanlık” mücadelesi altında haksızlıkları duymak ve görmek, elden geldikçe de ses çıkarmak. Çok sevdiğim bir dostum, o kendini bilir, bir yürüyüşte sessizlik olduğunda “Yarın çok geç olacaaaak” diye bağırdığında çok gülmüştük, hatta “teyzeler gibisin” bile demiştik ne yalan söyleyeyim. İşte o dostum o gün çok haklı bir tepki vermişti aslında, hatta belki hep beraber geç bile kalmıştık. Çünkü barış çok güzel, geldiğinde çok mutlu olacağız, hem de hepimiz.

8 Eylül'de Peçenek anıtında buluşalım!

Baskın Oran / Arşivi
Van Ahtamar Kilisesi var ya, ben orayı Ermeni kilisesi sanıyordum. Meğer Türk kilisesiymiş! Devlet bize yalan söylemiş. Hani 1951’de yıkımına girişilen, 2007’de de restore edilen Van Ahtamar Kilisesi var ya, ben orayı Ermeni kilisesi sanıyordum. Meğer Türk kilisesiymiş. Devlet bize yalan söylemiş. Şimdi hesap verecek. Yakında savcılarımız çok önemli üç dava açabilirler: 1) Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, bin küsur yıllık bir Türk anıtını 25 Haziran 1951’de yıkmaya fiilen girişmekten; 2) Başbakan Erdoğan hükümetine, bu Türk anıtını “Ermeni kilisesi” diye ilan ve restore ettirmekten; 3) Cumhuriyet döneminin bütün hükümetlerine, bu Türk anıtını yıkılmaya terk etmekten. Üç dava da, “Türklüğü alenen aşağılama”yı cezalandıran TCK Md. 301/1’den, tabii.

Resmi tarihin 'sözde' Kürt 'ayaklanmaları'

Ayşe Hür    
Reşat Hallı tarafından hazırlanan ve Genelkurmay tarafından basılan 'Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları I' kitabında 'resmi tarih'te ayaklanma olarak görülen olaylara yer veriliyor. Geçtiğimiz hafta Kürt Meselesi’nin 90 yıllık bir özeti yaparken, “Resmi tarihin ‘ayaklanma’ adını verdiği ancak yakından bakınca böyle olmadığı görülen bu ve benzeri 10 kadar olayı ayrı bir yazıya bırakıyorum” demiştim. Bu hafta bu sözümü tutacağım. Yazının dayanağı, Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları I adlı kitap. Reşat Hallı tarafından hazırlanan ve Genelkurmay tarafından basılan kitabın ilk baskısı 1972 yılında yapılmıştı ama kitabı piyasada bulabilmek imkansızdı.

“Barış Süreci” / Oyalama Süreci

Anjel Dikme    
Kürt halkını liderlerine inanarak kat ettikleri yolda ödediği bedeller, yine liderlerinin yapabileceği hatalarla hiç yol alınmamış gibi büyük bir kayba neden olabilir.“Barış Süreci” denen süreci ta başından beri oyalama süreci olarak değerlendiren ben tam da bu noktada Kürt halkı ve bölge halklarının geleceği için endişelenmeye devam ediyorum. Tarih boyunca esarete boyun eğmeyen, başkaldıran Kürt halkının, 1915’te Ermeni halkının maruz kaldığı soykırımdan, uluslararası çirkin oyunların kurbanı olarak asırlık topraklarından nasıl söküldüklerini, demografik yapının bir soykırımla nasıl kolayca(!) değiştirilebileceğini ve bu oyunda din faktörü kullanılarak Kürt halkının belli kesiminin de nasıl bir piyon olarak kullanıldığının bilincinde olarak tüm bu acılardan çıkartılması gereken dersleri çıkarttıklarına inanmak istiyorum.

60’ıncı yılında 6-7 Eylül Olayları: Unutmadık!

DurDe Platformu, 6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yılında İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu ile ortaklaşa bir dizi etkinlik düzenliyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin örgütlü bir şekilde düzenlediği bu pogromun mağdurlarını anmak ve adalet arayışımıza destek vermek üzere tüm dostlarımızı etkinliklerimize davet ediyoruz. » Basın Açıklaması Tarih: 5 Eylül 2015, Cumartesi; Saat: 16.30 Yer: Galatasaray Meydanı, Beyoğlu – İstanbul

Türkiye’den gelen konuklar Tsitsernakaberd’i ziyaret ettiler

Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyatlarının açılış törenine katılmak üzere Türkiye’den Ermenistan’a gelen onur konukları bugün 3 Ağustos’ta Panarmenyan Oyunlar Dünya Komitesi Başkanı İşkhan Zakaryan ve İcra Komitesi üyeleri refakatinde  Tsitsernakaberd Anıt Kompleksini ziyaret ettiler, anıta çiçekler koydular, Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsünü ziyaret ettiler.

MÜRON Kutsamasına Davet

Dr. Med. Sarkis Adam
Değerli Dostlar. İlk Ermenistan gezim 1994 yılında, deprem sonrası Ermenistan'a tıbbi yardım götürmekle başladı. O tarihten Eylül 2014 tarihine kadar 12 defa Ermenistan'a gittim,ortalama 3 senede bir giderim, her gidişimde küçük ama yeni bir gelişme gördüm. Son olarak ise 15/9/2014-25/9/2014 tarihleri arasında 22 Alman dostlarımla Ermenistan'da idim.

Serj Sarkisyan: Ermeni olmak hepimizin ana kimliğidir

Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyat Oyunları açılış töreninde, Vazgen Sarkisyan «Cumhuriyet»  Stadyumunda katılımcılara ve konuklara hitap etti. «Sevgili yurttaşlar! Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyat Oyunlarının tüm katılımcı ve konuklarını yürekten kutluyorum. Diasporadan gelen tüm hemşire ve kardeşlerimize, hepimiz adına vatana, ana Ermenistan’a hoş geldiniz diyorum.

Bernard Lewis’in Ortadoğu umudu: Kadınlar

Prof. Dr. Erol Göka
1916 doğumlu, Yahudi kökenli, bir dönem İngiliz istihbaratına çalışmış, uygarlık çatışması teorisyeni Samuel Huntington'a fikir babalığı da yapmış olan Princeton Üniversitesi Ordinaryüs Profesörü tarihçi ve Ortadoğu uzmanı Lewis, ülkemizde çok tanınıyor. Ermeni meselesinde Türk tezine, “Modern Türkiye'nin Doğuşu”nda resmi ideolojiye yakın görüşler savunması, 1988'de Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'ne layık görülmesinde pay sahibi. Tarihçiliğinin kalitesini tartışmak haddimizi aşar ama İslamcılara düşman, laiklikten ve modernlikten yana olduğu kesin. Kesin olan bir husus da Ak Parti'ye olan nefreti. Ona göre Ak Parti'nin “nihai hedefi İslami demokrasi diye adlandırdıkları şey. Bu demokrasinin tek yönlü sokak olması anlamına gelir. Bu yolla gelirsiniz ama aynı yolla gitmezsiniz.” Ak Parti nedeniyle Türkiye karanlık zamanlara geriye gidiyor. (Tarihçiliği de çok tartışmalı aslında. Bak sen meşhur Ermeni soykırımı karşıtı profesöre, nasılsa hükumete karşı. Bir şey eksik yapıldı galiba. HYETERT)

Hollanda Leiden Üniversitesinden Dengbejlik Tezi

Hollanda Leiden Üniversitesi Kültürel Antropoloji bölümünden Wendy Hamelink, Dengbejlik kültürü hakkında akademik tez hazırladı. Hazırlanan tez'de, Ermeni katliamından kurtulan kişilerin, halklar arasındaki iletişim bağının dengbejlik kültürü sayesinde kurulduğunu ve korunduğu belirtildi. Kürt halk şairleri (dengbêjler) üzerine bir doktora tezi yazmakta olan Wendy Hamelink, Sasonlu olan ve sonradan Müslüman olan Ermenilerin, geçmişleriyle ve bağlılık hissettikleri kimliklerle müzik aracılığıyla kurdukları ilişkileri anlattı. 

Tarihi Manastır Definecilerin Hedefi Oldu

Batmanın Sason İlçesinde bulunan 800 yıllık Ermeni Kilisesi, definecilerin hedefi haline geldi. Batman İli Sason ilçesi Mereto Dağı eteklerinde bulunan 800 yıllık manastır, tarihe meydan okuyor. Defineciler ve kaçak kazı yapanların yok ettiği manastırın geriye kalan eserleri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Mereto Dağına çıkan aktivistlerin gezdiği manastırın geriye kalan taş duvarları ve etrafa saçılan eski lahitlerin korunması gerektiğini ifade eden aktivistler, "Tarihi manastırın turizme kazandırılması ile bölgeye her yıl binlerce yabancı turist gelecektir" dediler.

Venedik'te kilise-cami davası

Venedik Bienali kapsamında İzlandalı organizatörlerin hazırladığı "Cami" isimli eser, Venedik yönetimi tarafından kapatılınca organizatörler kent yönetimini mahkemeye verdi. Geçen Mayıs ayında başlayan Venedik Bienali'ndeki İzlanda pavyonunda, camiye dönüştürülen yıllardır kullanılmayan Santa Maria della Misericordia kilisesi ziyaretçiler tarafından cami olarak kullanılmaya başlayınca Katolik kilisesinden tepki gördü.

Yahudi Soykırımı: Dokunan Yanmıyor

Burcu Karakaş
Bu memleket nasıl bir yerdir ki soykırım gibi korkunç bir olayı romantize eden ifadelerle tur paketi pazarlanabiliyor? Biz nasıl bir yerde yaşıyoruz ki soykırımı destekleyen insanlar yüzleri hiç kızarmadan toplum içine çıkmaya devam edebiliyor? İfade özgürlüğünün sınırları, tüm dünyada sıklıkla tartışmalara konu olan bir durum. Avrupa ile ABD’deki yaklaşımların oldukça farklı olduğu ise bilinen bir gerçek. Türkiye’de ise yasal bir çerçeveden ziyade dönemin muktedirleri tarafından belirlenen atmosfere göre yelken açıldığını söylersek çok da yanlış bir ifadede bulunmuş olmayız. Yasalara değil, siyasi konjonktüre göre mağdur kavramının değiştiği bir coğrafyadayız. Bunun sıkıntısını çok çektik, halen de çekiyoruz.

Türkiye yakın takibindeymiş

Hillary Clinton’ın mahkeme kararıyla halka açıklanan Dışişleri Bakanlığı dönemi e-maillerinde, Türkiye’de azınlıklara ilişkin şiddet olaylarını yakından takip ettiği, Azerbaycan lideri Aliyev’e, ‘Türkiye-Ermenistan barışını raydan çıkarma’ uyarısı yaptığı görülüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Hillary Clinton’ın güvensiz bir e-posta servisi kullanması nedeniyle halka açıklanmasına karar verilen ve toplamda sayfa sayısı 2 bin 200’ü aşan daha önce yayınlanmamış e-postalarını kamuoyuyla paylaştı.

Bugün '2 Ağustos Dünya Çingene Soykırımı'nı anma günü'

Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı "2 Ağustos Dünya Çingene Soykırım günü" nedeniyle bir açıklama yaptı. Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, 2 Ağustos'un "Dünya Çingene Soykırım günü" olduğunu belirterek Nazi Almanyası'nda 500 binden fazla Çingene'nin fırınlarda yakıldığını, tıbbi deneylerde kullanıldıklarını ve aç bırakılarak yok edildiklerini belirtti.

Nalbandyan: LAP’nunkabul ettiği tasarı medeni dünyaya mesajdır

Latin Amerika ve Karayip havzası 23 yasama organını bir çatı altında toplayan Latin Amerika Parlamentosu (LAP) tarafından Ermeni Soykırımını tanıyan tasarının kabulü  Soykırımın 100. Yılında medeni dünyaya inkarcılığa karşı mücadelede bir dayanışma ve destek mesajıdır.

Bitirme tezi (olgun, yaratıcı, ahlâklı tarihçi)

Halil Berktay / yazarlar@serbestiyet.com /@HalilBerktay
Ayşe Hür, seçim kampanyası boyunca HDP’ye gelen bütün saldırıların hükümet ve/ya AKP’den geldiğini; Diyarbakır mitingini de gene AKP’nin bombaladığını; nihayet Suruç intihar saldırısının da AKP’nin işi olduğunu, kesin ve tartışılmaz bir gerçeklik sayıyor… Şimdi lütfen,  yukarıda, başlık resmi yerinde göreceğiniz tweet’i dikkatle inceleyin. Bunu, son kuşakların üstün beyinlerinden Ayşe Hür yazmış; bir diğer üstün beyin olarak Aslı Aydıntaşbaş da retweet’lemiş.  Ne iyi etmiş; bu sayede, etrafımızı saran zifirî karanlıklarda çok nadir çakan dahiyane bir gerçek şimşeği, eskilerin deyimiyle barika-i hakikat, muttasıl akıp giden zamanın derinliklerinde kaybolmaktan kurtulup ebediyete kazanılmış.

Ezidi Kültür Vakfı, BM ve Türkiye’yi Ezidi soykırımını tanımaya çağırdı

Ezidi Kültür Vakfı, Şengal’in IŞİD tarafından işgal edilmesinin yıl dönümünde Türkiye ve Birleşmiş Milletleri ‘Ezidi soykırımı’nı tanımaya çağırdı. Ezidi Kültür Vakfı, Şengal’in IŞİD tarafından işgali ve katliamın yıl dönümüne ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Daha önce buradan göç ettirdiğimiz Ezidiler adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bu soykırımı ilk tanıyan ülke olmaya ve bu soykırımın tüm devletler tarafından kabul edilmesi için Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunmaya çağırıyoruz” denildi.

Bir grup 'Akil'in barış çağrısına 'HDP hatalı; PKK silah bıraksın' diyen 'Akiller' kimler?

'Akil İnsanlar Heyeti'nden bazı temsilciler bir araya gelerek toplantı düzenlemiş ve 'derhal silahlar susmalı' çağrısı yapmıştı. Çözüm Süreci’nin başında bölgelere giderek temaslar yürütmek amacıyla kurulan 'Akil İnsanlar Heyeti'nden bazı isimler dün bir araya gelerek biten çatışmasızlık sürecini ve alınabilecek önemleri değerlendirdi. Basına “akiller heyetinde yer alan bir grup insanın inisiyatifi” olarak duyurulan ve yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından yapılan açıklamada, 'kapıya gelen savaşı durdurmak için derhal silahlar susmalı' çağrısı yapıldı.

ԼԵՒՈՆ ԼԱՃԻԿԵԱՆԻ ԱՅՑԵԼՈՒԹԻՒՆԸ

Հայաստանցի նկարիչ եւ բանաստեղծ Լեւոն Լաճիկեան, ընկերակցութեամբ Մայտա Սարիսի, 30 Յուլիս 2015, Հինգշաբթի, այցելեց Պատրիարքարան եւ ընդունուեցաւ Պատրիարքական Ընհանուր Փոխանորդ Բարձր. Տ. Արամ Արքեպս. Աթէշեանի կողմէ։

Dadyan Okulu’nun Yeni Binası Açılmak Üzere

Bakırköy Dz. Surp Asdvadzadzni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu başkanı Mesut Özdemir, Dadyan Okulu müdürü Alis Bayram ve Hermine Benliyan, 28 Temmuz 2015, Salı, Patrikhane’yi ziyaret ederek, Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan tarafından kabul edildiler. Ziyaretçiler, yeni okul binasının yapım çalışmalarında sona yaklaştıklarını müjdelediler. Çalışmalar hakkında bilgiler vererek, 14 Eylül sabahı gerçekleşecek resmi açılış törenine Başepiskopos Aram’ı davet ettiler.

İstanbul'da Fetihten Sonra Camiye Çevrilmiş 13 Kilise

Kostas Papadopoulos / Onedio Editörü
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış İstanbul dini yapılarıyla da dikkat çekiyor. İstanbul medeniyetlerin kaynaştığı yer olarak nitelendirilse de egemen olan kültürün bir başka kültürü ister istemez asimile etmesi kaçınılmaz son. İşte tam da bu sebepten Bizans Dönemi'nde kilise olan birçok yapı, şehir Türklerin eline geçtikten sonra zaman içinde camiye çevrilmiş.

İşte Pkk’nın Kaos Planı ! İşin İçinde Ermenistan’da Var

Bölücü terör örgütü PKK'nın son günlerde Doğu Anadolu'da terör eylemlerini tırmandırması dikkatlerden kaçmıyor. PKK, Ağrı, Kars-Kağızman, Iğdır, Doğubayazıt, Ardahan, Göle ve Erzurum'un bir bölümünde faaliyetlerini artırıp sözde kanton bölge oluşturmaya çalışıyor. Ayrıca sözde kanton bölgesinin bu hatta planlanmasının ardında Ermenistan'ın desteği ve bu ülkeden gelecek askeri yardımı sağlanmasının önünün açılması isteniyor. (Yalanın da, palavranın da bir derecesi vardır ya da olmalıdır. Ermenistan kendi derdinde, bunlar çamur atmakla meşgul. HYETERT)

Sizin masallarınız, bizim hikâyemiz

Etyen Mahçupyan  / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Doğan Akın geçen hafta başı T24 sitesinde bir karalama yazmış. Nefretin kuluçka döneminin epeyce uzun sürebildiğini gösteren ‘Hansel ve Gretel ve Ali Bayramoğlu’ başlıklı makalenin özü şu: Albayraklar’ın gazetesinde çalışan Bayramoğlu, patronunun olumlu işlerini anlatırken onun bu parayı nasıl hükümet sayesinde kazanmış olduğunu sorgulamıyor. Herhalde Doğan Akın kendi sitesini finanse edenlerin o parayı nasıl kazanmış olduğunu biliyordur… Ayrıca herhalde kendi çevresinin bugüne dek çeşitli patronlardan aldığı salt transfer parasının ne kadar olduğunun da farkındadır. Bu bir yozlaşma dünyası ve medyadaki herkesi dolaylı da olsa kirletiyor. Belki bu nedenle Akın yazısını doğrudan Ali’ye hakaretle bitirmiş. Nefretini yansıtmak açısından yazılanın ‘yeterli’ olmadığını hissetmiş…

Latin Amerika ‘soykırım’ dedi

Latin Amerika Parlamentosu, Ermeni soykırımı iddiasını tanıyan yasa tasarısını kabul etti. Türkiye, Osmanlı yönetimi altında Anadolu'da yaşayan Ermenilere 1915'te soykırım yapıldığı iddialarını resmi olarak kabul etmiyor. Latin Amerika Parlamentosu (Parlatino) Ermenilerin 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak nitelendirilmesi yönündeki iddialarını kabul etti.

Prof. Daron Acemoğlu dünyanın zirvesinde

ntv.com.tr
Ermeni asıllı Prof. Daron Acemoğlu, dünya çapındaki en önemli ekonomistleri içeren listenin zirvesinde yer aldı.Ekonomi alanındaki araştırmaların yayınlandığı “RePEc” (Research Papers in Economics) platformu, dünya çapındaki en önemli ekonomistleri içeren bir liste hazırladı. Akademik platforma üye 2 bin 223 ekonomistin değerlendirmeye alındığı listede, Ermeni profesör Daron Acemoğlu ilk sırada yer aldı. (Ermeni asıllı değil ERMENİ. Dönmelere Ermeni asıllı denir. HYETERT)

Göç sebebiyle Ermenistan sakinlerinin sayısı geçen yıla kıyasla azaldı

Resmi istatistiklere göre, 1 Temmuz 2015 itibarıyla 1 yıl süreli yurtta mevcut olmayanlar da dahil olmak üzere yurt sakinleri sayısı 3.005.500 kişi. Bir yıl önce aynı gün itibarıyla yurt sakinleri sayısı 3.009.800 idi. Azalış 4300 kişi.

Margaryan: Panarmenyan Oyunlardan beklentimiz büyük bir spor şöleni olması

Erivan Belediye Başkanı Taron Margaryan, Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyatlarına katılan Erivan Takımı teknik direktörlerini kabul etti. Margaryan direktörlere adil rekabet ve sportif başarılar diledi. Margaryan Panarmnyan Oyunlarının özelliğinin tüm takımların Ermeni sporculardan oluşması, rekabetin de rekabet olmakla beraber her şeyden evvel dostane olduğuna dikkat çekerek ″Büyük oranda hepimizin beklentisi bunun büyük bir spor şöleni olmasıdır″ dedi.

Sinan Oğan: PKK TIR'ları yakıyor çünkü...

Müyesser Yıldız
Oğan: PKK, aslında Büyük Ermenistan haritasının bire bir örtüştüğü bir coğrafyayı kendisine “yurt” edinmeye çalışmakta, bunun için silahlı ve siyasi mücadeleyi paralel yürütmektedir. Bir ucu Akdeniz’de, bir ucu Kafkasya’da, bir ucu ise Karadeniz’de olan bir “Büyük Kürdistan” veya “Büyük Ermenistan” kurma hedefine doğru ilerlemektedirler. PKK aslında “Büyük İsrail ve Büyük Ermenistan” projelerinin taşeronluğunu yapmaktadır. Bilindiği gibi, Büyük Ortadoğu Projesi aslında İsrail’in güvenliğini sağlama projesidir. (Yazarın başına güneş geçmiş olmalı. PKK hem büyük İsrail’i, hem büyük Ermenistan’ı hem de büyük Kürdistan’ın taşeronluğunu yapıyormuş. Haklı (!) bir büyük yetmez, en az üç olmalı. HYETERT)

Öcalan: ‘Ben yerliyim Demirtaş proje’...

Bu köşenin müdavimleri bilirler ki; Demirtaş’ın Uluslararası bir proje olduğunu ve HDP’nin barajı geçeceğini defalarca yazdım. Bu projenin en açık göstergesi ise Demirtaş’ın yaptığı bir açıklamaydı. Ne diyordu Demirtaş: ‘Türkiye’de Ermeni soykırımı yapılmıştır. Bu soykırımı tanımak gerekir’ işte bu cümlelerden dolayı Demirtaş’ın Ermeni Lobisinden destek alacağını ve ABD’lilerin bu partiyi ve Demirtaş’ı destekleyeceklerini yazmıştım. Hatta yazımın başlığı da şuydu: ‘Ermeni Soykırımı var diyen Demirtaş barajı aşar’. Demirtaş daha sonra uluslararası bir takım medya kuruluşlarına ülkemiz aleyhine beyanatlar verdi… Barış sürecini PKK ve HDP bitirdi. Öcalan’ın deyimiyle uluslararası proje haline gelen Demirtaş yazık ki, barışa dinamit koydu. Ama karamsarlığa gerek yok. Biz çözüm sürecine Kürt halkıyla devam ederiz. Ancak bu sefer bir farkla. Türk Devletini de zayıflatmadan. Aciz duruma düşürmeden…  (İddialar çok tartışmalı bir yana Ermenilerin bu kadar gücü olsa ABD de BM de çoktan soykırımı kabul etmişti. HYETERT)

Akil İnsanlar Heyeti'nden bir grup: Çatışmasızlık haline dönülmeli

Grup adına yapılan açıklamayı Ali Bayramoğlu okudu: "Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki çözüm süreci ölümcül bir kopuş yaşamaktadır. Silah ve şiddet perdesi yeniden açılmış ve savaş kapımıza yeniden gelmiştir. Bizler vicdani ve demokratik sorumluluk içinde şu çağrıyı yapıyoruz. Derhal silahlar susmalı ve mutlak çatışmasızlık haline dönülmeli. Meydan okuyucu, ayrımcı tahkir dilden uzak durulmalıdır. Basından kanaat önderlerine, siyasi iktidardan muhalefet partilerine kadar her anlamda siyasetin hareket alanını boğacak tüm önerilerden kaçınılmalıdır. Çözüm çabalarına geri dönmek için diyalog kurulmalıdır. Bizler üzerimize düşen tüm sorumluluğa hazırız" dedi.

İşte Kürt bilinen Ermeniler

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu
PKK 35 bin kişinin kanını ellerinde taşıyan PKK lideri Artin Agopyan (APO) ermenidir. “Parmaksız Zeki” kod adlı Şemdin Sakık, Ermeni’dir. Nenesinin Ermeni olduğunu kendisi açıklamıştır. Bölücü Kürt partisi milletvekili Sırrı Sakık Ermeni’dir. Bölücü Kürt partisi sözde “eş başkanı” Emine Ayna, katıksız bir Ermeni’dir. PKK’nın önderlik ettiği, şimdi pek adı duyulmayan “sürgünde Kürdistan hükümeti” delegesi, 1959-Silvan doğumlu Semra Bakır, Ermeni’dir. Semra’nın kardeşi Orhan Bakır’ın asıl adı Armenak’tır. Ermeni terör örgütü TİKKO mensubu idi, Örgütün merkez komitesine kadar yükselen Orhan Bakır, güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada Bingol’de öldürülmüştür. 1977-Silvan doğumlu Bülent Bakır Ermeni’dir. (Ne diyeyim Ermeniler kadar başına taş düşsün. HYETERT !!!)

Çin'de Haçlar, Kilise Tepelerinden Kaldırılıyor

Çin'in batı bölgesinde geçen yıl yasa dışı yapılan bir kilisenin yıkılmasıyla başlayan süreçte devlet görevlileri çatıların en üstüne konan haçların kaldırılması için kiliselere süre vermişti. Aynı zamanda papazlar, haçları çatı başlarından kaldırıp, kilise önlerine koyabileceklerdi. Bölge kilisesinin açıklamasına göre; şimdilik 135 kilisenin haç'ı kaldırılırken, küçük kilisedeki haçların neredeyse tümü kaldırıldı. Hükümet haçların kaldırılması için 20 Eylül'e kadar zaman tanırken, bir kısım kilise papazlarıysa henüz resmi bir talimatın gelmediğini ifade ettiler. (Haçla dertleri neyse. HYETERT)

10’uncu yüzyıldan kalma kilise

Bursa’nın İznik ilçesinde, Nilüfer Hatun İmarethanesi ve Müştemilatı Yapımı Teşhir Tanzimi ve Çevre Düzenlemesi Projesi kapsamında çalışma yapan arkeologlar, 10’uncu yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Bizans dönemine ait şapel buldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Müzeler Genel Müdürlüğü, Bursa Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından 2012’de ihalesi yapılan halen restorasyonu devam eden İznik Nilüfer Hatun İmarethanesi ve Müştemilatı Yapımı Teşhir Tanzimi ve Çevre Düzenlemesi Projesi kapsamında ek bina temel kazıları sırasında 10’uncu yüzyıla ait olduğu sanılan Bizans dönemi Şapel ortaya çıktı.

Tarihi kilise üzerine gerilim hattı direği

Sevim Dabağ / Gümüşhane
Gümüşhane’de yüksek gerilim hattı direği tarihi kilise kalıntısının temelleri üzerine dikildi. TEİAŞ tarafından yaptırılan, Gümüşhane-Torul Enerji İletim Hattı evlerinin üzerinden geçen Dibekli Mahallesi Bağ sakinleri projeye tepki gösterdi. Edinilen bilgiye göre, 154kV’lık yüksek gerilim hattı evlerinin ve bahçelerinin üzerinden geçecek olan Bağ mahallesi sakinleri, direk yerlerini kazıyan taşeron Karpa şirketi çalışanlarının yanına giderek, çalışmaların durdurulmasını istedi. Bu sırada, iş makineleri tarlada direk yeri açarken tarihi kilise kalıntısının üzerini düzleyip, tahrip etti.

Horoz dövüşüyle kazanılan kilise

Ermeni cemaati ve Rum Ortodokslar, kilisenin inşasında anlaşamayınca zamanın padişahına müracaat eder. Sultan da kiliseyi kimin yapacağına karar vermek için iki cemaatin horoz dövüştürmesini ister... 

San Lazzaro degli Armeni: A slice of Armenia in Venice

Teresa Levonian Cole explores a monastery dedicated to Armenian culture
It's not your usual complement of gondola- hailing tourists that board Vaporetto No 20 from San Zaccaria, at 3.10pm. Most are Italian, with a smattering of American art historians and visitors of a more Levantine countenance. All exude an air of gravitas. Some disembark at the university island of San Servolo, leaving a small phalanx to continue to journey's end: the Armenian monastery island of San Lazzaro.

Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-10

Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Muhakkak ki, Balkan Savaşları’ndaki büyük yenilgi ve toprak kaybı İttihat ve Terakki’nin (İT) Ermenilere yönelik siyasalarında belirgin bir radikalleşmenin de önünü açtı. Bu siyasalardaki milliyetçi dozajın da artmasıyla birlikte İT’nin Ermenilerin reform taleplerini yerine getireceğine dair inançları ciddi ölçüde sarsılan Ermeni siyasi örgütleri, son tahlilde bu reformların gerçekleştirilmesi adına uluslararası camianın dikkatini çekmeye karar verdi.

Biz Lanet Olasıca “Gavur Dölleri”

By Yorgo Angelopoulos
Şimdi adının “Yorgo” olduğunu düşün! ve öyle oku lütfen…Bir “gavur dölü” olarak adlandırıldığım büyüdüğüm topraklarda hakkımı, hakları savunmaya çalıştım. Bu topraklarda yaşayan nefes alan herkesin yapması gerektiği gibi. Adı Hasan, Hüseyin, Ahmet, Mehmet olan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi. Tek farkımız isimlerimizdi Yorgo, Dimitri, Yanni…Bizi bu kadar ayıran, sizi bu kadar kızdıran Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Kağıtlarımızdaki din hanesinde yazan “Hristiyan” kelimesi mi? Bizler yaratılanı, yaratandan dolayı sevdiğinizi sanmıştık?...Osmanlı Teşkilatı Mahsusası’nın başında bulunan Eşref Kuşcubaşı der ki: Şu gerçeği tarih önünde tekrarlamak isterim; Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içinde yaşayan bütün Rumlar, Ermeniler, Yahudiler asla hain değillerdir.

Համահայկականին՝ Գերազանց Մասնակցութիւն Թուրքիայէն

ԱՐԹՕ ԹԷԶԷԼ
Այս տարի վեցերորդ անգամ կայացող Ողիմպիականին մասնակցութիւնը զգալիօրէն բարձր է բաղդատմամբ նախորդ խաղերուն: Նշենք, որ հայրենակցական միութիւններու համար բարի նախանձ ըլլալով ընկալուած սասունցիներու յաջողութիւնը ուրիշ շրջանակներուն մեծ անհանգստութիւն պատճառած էր:Արդարեւ, Համահայկական խաղերու կեդրոնական վարչութեան անդամ Մաժակ Չաքըր Օհանեան «Ժամանակ» թերթին մէջ երկու օրեր լոյս տեսնող գրութիւնով մը փորձած էր խանգարել այլ խումբերու մասնակցութիւնը: Ան յայտարարած էր, թէ յատուկ նամակով պիտի դիմէ Կեդրոնական վարչութեան անդամներուն, որպէսզի այս վերջիններս մերժեն Իսթանպուլէն զատ խումբի մը մասնակցութիւնը:

Söz konusu olan vatan mı gerçekten?

Erdoğan Aydın / erdoganaydin@t24.com.tr
İttihatçı muktedirlerden Cemal Paşa, "bizim biricik amacımız, Umumi Harp sayesinde içteki bağımsızlığımıza darbe niteliği taşıyan tüm dayatmalardan kendimizi kurtarmaktı" diye yazıyordu Hatıralar’ında. Kastettiği şey, mecburen kabul ettikleri 8 Şubat 1914 tarihli Ermeni Reform Anlaşmasını, dünya savaşı sayesinde uygulamaktan kurtulmaktı. Osmanlının aynı zamanda Ermenilerin de yurdu olduğunu bir türlü hazmedemeyen devlet aklı, Abdülhamit despotizmini demokrasi vaadiyle devirmiş İttihatçıları da belirler hale gelmişti. Bunun bedeli ise, Turan hayalleri yanı sıra Ermenileri de ortadan kaldırma fırsatı yaratacağından memleketi savaşa sürüklemek olacaktı.

Erivan merkezinde Irak Ezidileri Soykırımının 1. Yılına yönelik sergi

Erivan Cumhuriyet Meydanı Metro istasyonu yakınında bulunan parkta bugün 31 Temmuz’da Ezidi bayan yükseköğrenim öğrencileri inisiyatifiyle Irak Ezidileri Soykırımının 1. Yılı çerçevesinde bir açık hava sergisi açıldı. Sergide Irak’ta IŞİD  tarafından hunharca işlenen katliam ve kötü muameleye ilişkin fotoğraflar yer almakta.

Yalıtım

Doğan Gündoğan
Yalıtılan bu kez çocuklarını yalıtıyordu. Tüm olumsuzluklardan koruyordu çocuk kendini. Yalıtım kalıtsal olarak devam ediyordu…Yalıtılıyordu anne baba. Bak kızım bunlarda ermeni. Bunlar sünnetsiz. Bunlar kâfir Türkiye düşmanı. Bunlar Kürtlerin dostu. Neden anne. Sorma kızım. (oysa anne bilmez Kürtlerle Ermenilerin Osmanlı oyunlarıyla nasıl birbirini kırdırdıklarını. ) Sormadan inanırlar bizimkiler.
Devlet parti kaymakam vali hoca üniversitede profesör okulda öğretmen ne derse tartışmadan inanır kabullenir sonra yalıtırız kendimizi. Ne Kürt dostumuz olur.
Ne ermeni.

HDP’nin Ermeni Şırnak İl Eş Başkanına facebook'tan ölüm tehdidi!

Beyar Özalp /Şırnak
Şırnak’ın HDP İl Eş Başkanı Ermeni Asmin Kıraç 25 ve 26 Temmuz tarihlerinde facebook hesabına atılan mesajlarda ölümle tehdit edildi. Gazetemize konuşan Kıraç bu tehditlerin yeni olmadığını seçim döneminde de tehdit edildiğini belirtti … 26 Temmuz tarihinde Şerwanen Bagok adlı kullanıcı tarafından yazılan mesajda ise “ çözüm süreci denen siz PKK lıların gaflet içinde rahat suç işleyebileceği ortam son buldu şimdi hesap zamanı Asmin Kıraç! Gafletteydiniz bekledik uyanmadınız ihanete geçtiniz bekledik dönmediniz. Şimdi hesap zamanı. Siz bölücülerin kanı yer yüzünün  en son tabakasını işleyinceye hesap verişiniz devam edecek. Seni iman ettiğin haçın üzerine oturtacağız” şeklinde tehditler içeriyordu.

Utanç ve Onur 1915 - 2015 Ermeni Soykırımı'nın 100. Yılı

Ermeni Soykırımı gerçeği, yüz yıl sonra, sorumluların çaresiz siyasal ve ideolojik saldırılarla bir kez daha kapatmak istedikleri yalan mahzenini parçalayarak hayatımızdaki yerini alıyor. Bu kitap, Ermeni halkının maruz bırakıldığı kapsamlı ve çok boyutlu yok etme politikasının asla başaramadığı bir sonucu sergilemek istiyor. Bu coğrafyanın sosyal ve kültürel tarihine derin kökleriyle etkide bulunmuş olan Ermeni halkının kaybedilmiş olması, onların yarattığı eserleri, arkada kalanlara emanet ettikleri büyük sanatsal, edebi ve siyasal zenginliği yok edememiştir.

Ermeniler

Nuran Akkaya'nın Alef Yayınları tarafından yayımlanan foto-belgesel kitabı ‘Ermeniler’ bu soruları görsel olarak cevaplayan, tek kelimeyle “olağanüstü” bir çalışma. Yine kısa süre önce okurla buluşan '1916 Ankara Yangını’ adlı kitaplarında Taylan Esin ve Zeliha Etöz 1915-1919 arası Anadolu'nun farklı şehirlerinde çıkan yangınlarda tarihe karışan/karıştırılan Ermeni mahallelerine odaklanıyorlardı kimi sayfalarında. Öyle ki saydıkları şehirlerin sayısı ve yayıldığı geniş coğrafi alan, bu toprakların binlerce yıllık sakinleri Ermeniler'in “talihsiz serüven"inden bir kesiti de gözler önüne seriyordu. Bugün Anadolu'nun hangi şehrine giderseniz gidin karşınıza çıkacak kilise, cami, köprü, konut mimarisinde mutlaka bir Ermeni mimarın, ustanın imzasını görmemiz bu topraklardaki silinmeyecek izlerinin bir diğer ispatı. Uzun lafın kısası böyle yüklü bir geçmiş mirasından söz ediyoruz ve kimileri bundan şikâyetçi olsa da, onları anarken “affedersin” diyerek söze girse de Anadolu coğrafyasında yüzyıllardan bugüne varlığını sürdüren Ermeni toplumunun “bugününe”, bugünkü haline odaklanıyor Nuran Akkaya.

AGBU Summer Interns Visit Diocesan Center

Close to 30 participants in the AGBU New York Summer Internship Program visited the Diocesan Center on Wednesday evening, July 29, where they received a tour of St. Vartan Armenian Cathedral and enjoyed dinner with Diocesan Primate Archbishop Khajag Barsamian.

Eskişehir'de Ermeni Kilisesi Restore Ediliyor

Ermeni kilisesi kültürevi oluyor . Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde 1881 yılında yaptırılan Ermeni kiliselerinden Surp Yerortutyun, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore ettiriliyor. Anadolu'daki en büyük Ermeni kiliselerinden Surp Yerortutyun, uzun süre depo olarak kullanıldı. Kesme taşla inşa edilen kilisenin arka kısmında vaftiz, güney kısmında papaz odası bulunuyor. Restorasyon çalışmaları tamamlandığında kilisede sergi, konser ve toplantı salonlarının yer alacağı Kültür Evi'ne dönüştürülecek. (Hiç olmazsa senede bir defa ayin yapılacak şekilde restorasyon yapılmalı ve senede bir defa ayine izin verilmeli. HYETERT)

UNESCO Bizi de Al!

Meral Yıldız
Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesinin ardından bölge illerinde umutlu bekleyiş başladı... Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesinin ardından bölge illerinde umutlu bekleyiş başladı. Özellikle tarihi ve kültürel yapısı ile Doğu ve Güneydoğu’nun tarihteki önemli kentlerinden biri olan Van’ın geçici miras listesine girme ısrarı sürerken geçtiğimiz aylarda geçici miras listesine alınan Akdamar’ın miras listesine alınmasıyla beraber Van Kalesi ve Şamram kanalı gibi simge olmuş tarihi mekanların da UNESCO tarafından tescillenmesi bekleniyor.

Ermenistan bayrağı Ağrı dağı zirvesinde dalgalanacak

Açıklamayı “Tigran Mats” Vakfı başkanı Srapion Gevorgyan yaptığı kaydedildi.
“Karin” geleneksel Dans Grubu da sanat yönetmeni Gagik Ginosyan başkanlığında Ağrı dağının zirvesinde dans edecek. Türkiye’nin Ağrı topraklarını Batı Ermenistan diye niteleyen Vakıf Başkanı Ginosyan, Ağrı dağını kastederek şu anda grubun adak ziyareti için 5165 metrelik Ararat’ın zirvesine tırmandıklarını ve bu zirvede dans ederek 100 metrelik Ermenistan Bayrağını dalgalandıracaklarını belirtti. (Bu paranoya başka bir şey değil. Ne olmuş dansçılar bayrak asmışsa, Ağrı’yı mı fethettiler? HYETERT)

Kürdlerin sorunu...

Şerif Kaplan / skaplan@tigrishaber.com
Tam bu noktada sözüm meclisten içeri bir noktaya değinmek istiyorum. Zira az çok, herhangi bir alanda “ben Kürdün bilmem neyiyim...” diyen her kes Kürd halkı “adına” konuşuyor! Ama durduğu noktaya baktığınızda, kendisine bile faydası yokken, bir halkın geleceği, varlığı adına nasıl konuşma rahatlığını kendinden buluyor anlaşılmaz bir durum. Hiç uzatmadan net bir tespitle devam edelim. Kürd halkı adına ancak Kürdistan sevdası olmazsa olmazı durumunda olan siyasi bir duruşa sahip olanların söz hakkı olabilirler. Tıpkı diğer ülkelerdeki siyasiler gibi. Mesela Almanya’yı savunmayan bir Alman, Alman halkı adına konuşamaz… Savaşı görmüyor musunuz? Savasın sadece Kürdlerin tepesinde dolaştığının farkında değil misiniz? Kürdler bir bütün olarak hareket etmezlerse, ulusal bir noktada buluşmazlarsa, korkunç katliamlarla karşı karşıya kalabilirler ve en önemlisi çocuklar katillerle bir arada yaşamak zorunda kalacaklar.

Amerika Kürtleri ‘sattı’ mı?

Amberin Zaman
Amerika bölgede kendi çıkarlarını kolluyor.  IŞİD’e karşı mücadelede öncülüğünü koruduğu sürece YPG’yle işbirliği sürecek. Hatta en ufak şüpheniz olmasın, artacak da… Üstelik ABD Türkiye’nin YPG’ye karşı herhangi olası bir askeri müdahalesine de karşı çıkacak. Herhangi bir güvenli bölgede de Türk askeri bulunmayacak… Ve her ne kadar kamuoyu önünde PKK’yı kınasalar da ABD’li yetkililer Türk mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde operasyonları uzatmamaları için uyarıyor. Sonuçta YPG ve PKK aynı gövdenin parçaları. Tabanları da aynı. Birine verilen zarar öbürüne dokunuyor. ABD’nin muhalefeti yüzünden YPG’yi  vuramayan Türkiye PKK’yi vuruyor. Bakalım nereye kadar.

HDP'den önemli açıklama

Halkların Demokratik Partisi Merkez Yürütme Kurulu yaptığı açıklamada, "Yapılması gereken, çatışma politikasını bir kenara bırakıp, barışçıl çözüm yollarını yeniden devreye koymaktır. Çözüm sürecinin askıda tutulduğu her bir günün halklarımıza maliyeti çok ağırdır. Bir kez daha ülkeyi yönetenleri sorumluluğa çağırıyoruz. HDP, üzerine düşen olumlu rolü her zaman olduğu gibi oynamaya hazırdır. Biz çatışmaların durdurulması için çabalarımızı yoğun bir biçimde sürdürmeye devam edeceğiz. Size savaş yaptırtmayacağız. (!!! HYETERT)

Ermenistan-Irak Kürdistanı: Eğitim işbirliği perspektifi

Ermenistan Eğitim ve Bilim bakanı Armen Aşotyan bugün 30 Temmuz’da  çalışma ziyareti çerçevesinde Ermenistan’da bulunan Kuzey Irak Kürt Özerk Yönetimi Planlama bakanı Ali Sindi’yi kabul etti. Konuk bakan Irak Kürdistanı’ndaki eğitim sistemine ilişkin bilgi verdi, Ermenistan ziyaretinin esas amacının ortak işbirliği alanları bulmak olduğunu, bu açıdan özellikle yüksek öğrenim alanında ikili bağların gelişmesinin önemini vurgulayarak eğitim alanında işbirliğini önemsediklerini kaydetti.

'Hristiyan Taliban'ı kuracağız'

Ukrayna'daki ‘gönüllü' taburlardan birinin lideri olan Korçinskiy, bir 'Hristiyan Taliban' kurmayı istediklerini ifade etti. Dmitro Korçinskiy, Ukrayna'nın doğusundaki bağımsızlık yanlısı milislere karşı Kiev güçlerine 'yardım eden' 'Azize Meryem' adındaki 'gönüllü' taburlardan birinin lideri… Emirleri, İçişleri Bakanlığı'ndan aldığını söyleyen Korçinskiy, ''Emir gelmesi halinde taburum savaşmayı bırakır'' dese de şunları ekledi: ''Ancak ondan sonra devletten bağımsız bir biçimde kendi yöntemlerimizle devam ederiz.''.. Korçinskiy, 'tam olarak ne istedikleri' sorulduğunda ise Ukrayna'nın doğusundaki bölgeleri ve Kırım'ı 'geri almak için' bir 'Hristiyan Taliban' kurmak istediğini söyledi. ''Ukrayna'nın Haçlı Seferleri'ne liderlik etmesini isterdim'' diyen Korçinskiy şöyle devam etti: ''Görevimiz sadece işgalcileri kovmak değil, intikam da almak istiyoruz. Moskova yanmalı.'' (Matah bir şeymiş gibi Taliban’a özeneceğinize, Hıristiyanlığa özenin. HYETERT)