Türkiye’de alkol satışına
ve alkol reklamlarına getirilen
sınırlamaları değerlendiren Financial Times gazetesi, “Türkiye’nin giderek
muhafazakarlaştığını” ve “Alkol ile ilgili yeni kuralların Türkiye siyaseti ve
milyarlarca dolarlık yatırım üzerinde ciddi etkileri” olabileceğini yazdı.
Uluslarası Af Örgütü'nden Gezi Parkı açıklaması: Polisler yargılanmalı
Uluslararası Af Örgütü Gezi Parkı'ndaki gösterilerde
polisin biber gazlı müdahalesini kınayan bir açıklama yayınladı. Uluslararası
Af Örgütü, Taksim Gezi Parkı'ndaki barışçıl göstericilere karşı aşırı güç
kullanılmasını kınadı. Yapılan açıklama şöyle: Uluslararası Af Örgütü, Taksim
Gezi Parkı’ndaki barışçıl göstericilere yönelik, biber gazı ve aşırı güç
kullanılması ile ilgili kaygı duymaktadır. En az bir gösterici ciddi şekilde
yaralanmış ve ameliyata alınmıştır.
Ruslar'ın Galataport endişesi
Karaköy'de 1200 metrelik sahil şeridini kapsayan
Galataport liman projesi kapsamında bölgede bulunan tarihi' Peygamber Ilya' Rus
Ortodoks Kilisesi'nin de yıkılma ihtimali Türkiye'de yaşayan Rusları ayağa kaldırdı.
Rusya'nın Sesi Radyosu'nun haberine göre Ruslar kilisenin yıkılmayıp restore
edilmesini talep ediyor. İstanbul'da bulunan Aya Panteleymon, Peygamber Ilya ve
Aya Andrey kiliselerinin Bolşevik Devrimi'nden kaçan Belaruslar tarafından
kullanıldığı, bu dönemde de Fener Rum Patrikhanesi'nin kontrolüne geçtiği
belirtiliyor.
O parkın ırzına 62 yıl önce geçildi
Fatih Altaylı
Daha önce de yazdım buraların hikâyesini, başka
vesilelerle. Hatırlatmakta beis yok. Bir daha yazalım.Taksim Parkı için uçkur
aslında 1951'de çözüldü. Aslına bakarsanız, bütün kabahat Henri Prost denen
mimarda. Bu belaları açan o. 1930'ların sonunda İstanbul Valiliği'ne "imar
danışmanı" olarak geldi Prost. Vali Lütfi Kırdar, ki adı Kongre
Merkezi'nde hâlâ yaşıyor, İstanbul'u "modern bir kent" yapmak üzere
getirdi Prost'u. Prost da İstanbul'un "Cumhuriyet dönemi imar
ilkelerini" belirledi. Sur içine kat sınırlamaları koydu, eski kenti
koruyacak önlemler almaya çalıştı. Bu arada elbette ki Taksim'e de el attı. Taksim'e
dev bir meydan, bu meydanının önünden Maçka ve Dolmabahçe'ye kadar inen dev bir yeşil park, şimdi The Marmara Oteli olan yere de büyük bir Boğaz seyir terası konumlandırdı.
Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney'in mezarlarında şarkı söyledi
Diyarbakır'da dünyaya geldikten sonra gittiği ABD'den 21
yıl sonra yeniden Diyarbakır'a dönme kararı alan Ermeni asıllı Udi sanatçı
Yervant Bostancı, dönüş öncesi Ahmet Kaya, Yılmaz Güney, ve Aram Dikran'ın
mezarlarını ziyaret ederek şarkılar söyledi. Diyarbakır'da dünyaya geldikten sonra gittiği ABD'den 21
yıl sonra yeniden Diyarbakır'a dönme kararı alan Ermeni asıllı Udi sanatçı
Yervant Bostancı, taşınma masraflarını Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın
üstlendiğini söyledi. (HYETERT ?)
Ayşe Hür: Diyarbakır cezaevi kırılma noktasıdır
Meclis’teki Çözüm Komisyonu’nda konuşan tarihçi-gazeteci
Ayşe Hür, Kürtlerin Lozan Antlaşması öncesi vaatlerle kandırıldığını belirtti. Meclis’teki Çözüm Komisyonu’nda konuşan tarihçi-gazeteci
Ayşe Hür, Kürtlerin Lozan Antlaşması öncesi vaatlerle kandırıldığını, Lozan
sonrasındaysa tamamen unutulduklarını belirterek, “1921-23 arası Ankara
hükümeti Kürtlere sözler verir. Bu bir uyutma harekatıdır aynı zamanda. Mustafa
Kemal 1921 de muhtariyet mesajları vermeye başlar; bu mesajlar aslında mavi
boncuktur. PKK ne olursa olsun kendi duruşu noktasında meşru bir talebi dile
getirdi. Kendi toplumsal gerçekliğini ortaya koydu. 1999 ile 2004 arasındaki
fırsat kaçırıldı. Umarım bu süreçte bu tekrarlanmaz.
Ermeni Soykırımında Nehirden Su Yerine Kan Akıyordu
Kendisine teklif edilen Konya Valiliği teklifini Ermenilerin göç ettirilmeyeceği sözünün verilmesi üzerine kabul ettiğini anlatan Celal Bey’in Konya Ermenilerini kurtarma girişimi İttihat ve Terakki Hükümeti’nin de tepkisini çeker. Kendisine “bu işin hafifletilmesi mümkün değildir ve Ermenilerin sevki milli mefkûreye uygundur. Dolayısıyla kendi kanaatini feda etmelisin” uyarısı gelir. Ardından da görevden alınır Celal Bey. Tehciri gerçekleştirenlerin Ermenilerin yollarda öleceğinin ve öldürüleceğini bilmemesinin imkânsız olduğunu söyleyen Celal Bey, sorumlu olarak ise İttihat Terakki Hükümeti’ni gösteriyor: “Maalesef, meseleyi inkâr ve çarpıtmaya imkân yok. Maksat imhaydı ve imha edildiler. Yine gizleme ve saklaması mümkün değildir ki, bu kararı İttihat ve Terakki umumi merkezinin bazı önde gelen mensupları aldı ve o umumi merkezin tabii azası olan hükümet tatbik etti.”
'Dinler karıştırılarak bir diyalog dini oluşturulamaz'
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Vatikan
Dinlerarası Diyalog Konseyi Sekreteri Miguel Angel Ayuso’yu makamında kabul
etti. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Dinlerarası diyalog kavramının bugüne
kadar kullanıldığı şekliyle devam etmesi mümkün değildir. Her bir dinin şahsi
manevisi hakikat fikrine dayanır. Hakikatlerin diyaloğu olmaz, dinler
karıştırılarak bir diyalog dini oluşturulamaz. Bu hem imkânsızdır, hem de doğru
ve ahlaki değildir. Doğru olan farklı din mensuplarının, din âlimlerinin ve
dini kurumların bir araya gelerek insanlığın sorunlarına çare aramalarıdır”
dedi.
Divan Oteli’ndeki Ermeni mezar taşlarına ne oldu?
BDP İstanbul Milletvekilli Sırrı Süreyya Önder,
Habertürk’te Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında ilginç bir iddia ortaya
attı. Divan Oteli’nin yapımından önce otelin arsasında bulunan ve oradan
kaldırılan Ermeni Mezarlığından sökülen mermer Mezar taşlarının Taksim Gezi
Parkı’nın yapıldığı sırada parkın yollarında kullanıldığını iddia etti. Beyoğlu
ve Taksim bölgesinin o dönemde Mezarlı olduğunu söyleyen Sırrı Süreyya Önder,
Koç Gurubunun aslında o Ermeni ölüler ve onların şu an yaşayan çocukları için
otelin bahçesine küçük bir saygı sütunu koyması gerektiğini söyledi.
Serj Sarkisyan, Prens Charles’la buluştu
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün 29 Mayıs’ta
«Sevgim Erivan» Hayri Fonunun davetiyle Ermenistan’da bulunan Büyük Britanya Veliaht
Prensi Charles’la bir buluşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Sekreterliğinden verilen bilgiye
göre; Sarkisyan buluşmada Veliaht Prensi
Ermenistan’da görmekten memnuniyetini belirtti, Prensin Ermenistan’ı, halkını,
tarihi-kültürel mirasını tanıma olanağına sahip olduğunu kaydetti.
"Yavuz Sultan Selim Alevi İmhasının Sembolüdür"
Nilay Vardar / nilay@bianet.org
Üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesi
tartışmalara neden oldu.Alevilik, din, Osmanlı tarihi üzerine çalışan yazar
Erdoğan Aydın, Yavuz Sultan Selim'in Anadolu'nun yarısını oluşturan Alevilere
karşı yapılan imha politikasının sembolü olduğunu söyledi.
100 for 100 Report
Berkeley, CA—Since its official launch in October 2011,
the Paros Foundation’s 100 for 100 Projects for Prosperity has had a
significant and meaningful positive impact on Armenia and her people. This initiative, designed to provide the
Armenian community with opportunities to recognize the upcoming centennial of
the Armenian Genocide through implementing 100 special projects in Armenia, is
on schedule to meet its goal of having these projects completed by the end of
2015.
Prens'e protestolu karşılama
Erivan’daki Maştots Caddesi üzerindeki Matenadaran
Elyazmaları Enstitüsü’nü ziyaret eden Prens Charles, ülkedeki İngiliz
firmalarını protesto eden çevreci gruplar tarafından ablukaya alındı. “İngiliz
Maden İşletmelerine Hayır!” ve “Çevreci Charles, Bizim Çevreci Hareketimize
Destek Ver!” yazılı pankartlarıyla gösterilerini sürdüren gruplara İngiliz
Büyükelçisi Jonathan Aves müdahil oldu ve çevrecilerin taleplerini Prens’e
ileteceğini söyleyerek. Aves, İngiliz firmalarının çevreye verdiği zararla
ilgili daha hassas olacakları sözünü verdi.
Zirve davasında çapraz sorguya devam
Malatya'daki 3 misyonerin öldürülmesine ilişkin görülen
Zirve Yayınevi davasının 77. duruşmasında gizli tanık İlker Çınar'ın çapraz
sorgusu devam etti.
Dink dosyası mahkemeye ulaştı
Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin dava dosyası İstanbul
14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Agos
Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 9 Ocak 2007 tarihinde
öldürülmesine ilişkin verilen karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından
bozulmuştu. Yargıtay, sanıkların "Silahlı terör örgütü" değil
"Suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına karar
vermişti.
İmrozlu Rumların hikayesi
Selim Evci'nin sesler üzerinden bugüne ve tarihe baktığı
yeni filmi Rüzgarlar, 21 Haziran'da vizyona giriyor. Rum azınlığın giderek
izlerinin silindiği Gökçeada'nın (İmroz) bugününü ve küllenmiş olsa da var
olanı belgelemek amacıyla yapılan ve geçtiğimiz ay İstanbul Film Festivali’nde
seyirciyle buluşan Rüzgarlar, 21 Haziran’da vizyona giriyor.
Belgium: Europalia Festival invites Turkey in 2015!
On May 23, 2013, the Board Europalia International chose
Turkey as the guest country in 2015. Turkish Arts will be honored for several
months in the fall of 2015.With a budget of 7 million euros, the Europalia
festival is supported by major corporate sponsors but also by the different
levels of government in Belgium. Administrators include the National Bank of
Belgium, but also the European Parliament and the Council of Europe, which,
respectively, have recognized the Armenian Genocide in 1987 for one and 1998
for the other ...
Avrupalı Milletvekillerin Büyük Hatası
Bugünlerde bir grup Avrupalı milletvekilinin
Ermenistan’ın işgali altında bulunan Dağlık Karabağ bölgesine Azerbaycan’ın
izni olmaksızın gezi düzenlemesi ciddi itirazlara neden oldu. Bölgede
jeopolitik durumun karmaşık olduğu bir dönemde bu hareket anlaşılır değildir.
Şüphesiz, bu tür adımlar bölgede var olan sorunların adil şekilde çözüm
olanaklarını yok ediyor.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 1918-1920 Hükümet Bildirilerinde Ulusal Güvenlik Anlayışı
Meclisin 22 Aralık 1919 tarihli 109’uncu toplantısında beşinci Bakanlar Kurulu’nun bildirisini ilan eden N. Usubbeyov, Karabağ meselesine değinerek, Ermenistan tarafından Zengezur bölgesinin ilhagının tehlikeli olduğunu not ediyordu: “Zengezur yüz, hatta bin yıllardan beri, Azerbaycan’ın ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle, bu entrikanın başarılı olmayacağı açıktır”. Burada Başbakan Azerbaycan’ın tüm tartışmalı meselelerin barışçıl yolla çözümüne sadık olduğunu hatırlatıyor ve bu amaca götüren yolun “Ermeni ulusal azınlığının kültürel haklarının tanınmasına ilişkin şartların kabul edilmesi ve hükümetin somut olarak himayesi altına alınması” olduğunu gösteriyordu. Bu yönde hükümetin aldığı önlemlere işaret eden Başbakan, “Azerbaycan ve Ermenistan’ın geleceğinin ulusal azınlıkların haklarının sağlanmasına bağlı olduğuna” değiniyordu[viii].
Şişli Spor Kulübü Selanik'te
Şişli Spor Kulünü Bayan ve Erkek veteran Voleybol
takımları geçen haftasonu Yunanistan ın Selanik kentinde Selanik Bayan ve Erkek Veteran Voleybol
takımları ile dostluk maçları yaptılar.Şişli Spor Kulübü eski başkanlar Haygaram
Karasu Ve Gazaros Unan'ın da dahil olduğu toplam 45 kişilik bir kafile ile
Selanik kentine turistik ve sportif bir seyahatte bulundu.
Catholicos of All Armenians and the First Lady Visit “Mer Hooys” Nakashian Children’s Home
On May 15, His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and
Catholicos of All Armenians; and Mrs. Rita Sargsyan, First Lady of the Republic
of Armenia; visited the "Mer Hooys" Nakashian Children's Home. His
Holiness was accompanied by His Eminence Archbishop Hovnan Derderian, Primate
of the Western Diocese of the Armenian Church of North America; His Eminence
Archbishop Natan Hovhannisyan, Head of the Monastic Council of the
Catholicosate of All Armenians an Director of the Publishing Department of the
Mother See; and Mrs. Hasmik Boghosyan, Minister of Culture of the Republic of
Armenia.
Üç millet dışlandı, diğerleri Türklük çatısında toplantı
Yrd. Doç. Dr. Şener Aktürk, 'Türkiye'nin Kimlikleri' adlı
kitabı ile dini ve etnik grupları büyüteç altına aldı... "Osmanlı'nın çöküşü
ile fiilî olarak tek dinli fakat pek çok etnik kökeni içeren bir Türklük tanımı
yapılmıştır. Mecazi olarak gözümüzde canlandırmamız gerekirse Osmanlı
kimliğinin dört ayağı olan dört ana millet arasından, Türkiye Cumhuriyeti
sadece İslâm milletini ulusu olarak kabul etmiş fakat o ayağa da İslâm milleti
yerine laik Türk ulusu demiştir. Osmanlı'nın diğer üç ana milletine (Rum,
Ermeni, Musevi) Türklük kapısını kapatmış ve ancak ikinci sınıf vatandaşlar
olarak yaşamalarına bir süre tahammül edilmiştir. Bu üç grubun 'resmî
azınlıklar' olarak tanınmasının fiilî karşılığı bir çeşit geçici ikinci sınıf
vatandaşlıktır." "Türklükten dışlanan üç gayrimüslim millet bu
durumdan şikâyetçi olduğu gibi, kendisine 'Türk' denilen İslâm milletinin bazı
unsurları da durumlarından pek memnun olmamıştır."
Ermenistan cumhurbaşkanı «Sardarapat» Anıt Kompleksini ziyaret etti
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan 28 Mayıs’ta I.
Cumhuriyetin ilanını 95. yılı vesilesiyle «Sardarapat» Anıt Kompleksini ziyaret
etti, Zafer Kompleksine çelenk koydu .
Ermenistan I. Cumhuriyet Gününü kutluyor
Ermenistan bugün
I. Cumhuriyet Gününü kutluyor. 1918 yılında Ermeni düzenli birlikleri ve
milis güçler, hayatları pahasına sayıca üstün Türk birliklerine karşı zafer
kaydederek, onların Erivan’a sirayet etmelerini engellediler. Tam 95 yıl önce Tiflis’te bulunan Ermeni Ulusal Konseyi
Ermenistan’ın bağımsızlığını ve I. Ermenistan Cumhuriyetinin kurulduğunu ilan
etti.
Ermenistan Birinci Cumhuriyetinin 95. Yıldönümü
Dr.med.Sarkis Adam
28 mayıs 1918 Ermenistan 1. Cumhuriyetinin ilanı ve Sardarabad zaferi. 1917 in Ekiminde Rusya’daki devrimden hemen sonra, Şubat 1918 de Gürcistan, Azerbaycan , ve Ermenistan Transkafkasya Demokratik Federasyonunu kurdular, fakat bu Federasyon günün ağır siyasi şartları nedeniyle dağıldı , Pakt ülkeleri sıra ile bağımsızlıklarını ilan edince , 28 Mayıs 1918 de Ermenistan da, Erivan’ı Başşehir kabul ederek, birinci Cumhuriyetini kurdu ve bağımsızlığını ilan etti: Birinci cumhuriyetin kuruluşunda , 1918 tarihinde Sardarabad’da kahramanca ve cesurca sürdürülen kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlanması çok büyük bir rol oynamıştır denilebilinir.
28 mayıs 1918 Ermenistan 1. Cumhuriyetinin ilanı ve Sardarabad zaferi. 1917 in Ekiminde Rusya’daki devrimden hemen sonra, Şubat 1918 de Gürcistan, Azerbaycan , ve Ermenistan Transkafkasya Demokratik Federasyonunu kurdular, fakat bu Federasyon günün ağır siyasi şartları nedeniyle dağıldı , Pakt ülkeleri sıra ile bağımsızlıklarını ilan edince , 28 Mayıs 1918 de Ermenistan da, Erivan’ı Başşehir kabul ederek, birinci Cumhuriyetini kurdu ve bağımsızlığını ilan etti: Birinci cumhuriyetin kuruluşunda , 1918 tarihinde Sardarabad’da kahramanca ve cesurca sürdürülen kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlanması çok büyük bir rol oynamıştır denilebilinir.
Zirve Davası'nda 76. duruşma
Malatya'da görülen Zirve Yayınevi davasının bugünkü
duruşmasında İlker Çınar'ın çapraz sorgusuna devam edildi. Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının
kesilerek öldürülmesi olayına ilişkin davanın 76. duruşmasında, gizli tanık "Deniz Uygar" kod
adıyla bilinirken kimliği deşifre olan İlker Çınar'ın çapraz sorgusuna devam
edildi.
67 Yıldır Manastırda Yaşayan Bahe'nin Anne Özlemi Filme Konu Oldu
Mardin'deki Deyrulzafaran Manastırı'na 10 yaşındayken
bırakılan 77 yaşındaki Circis Kaplan'nın (Bahe) anne özlemi, belgesel filme
çekildi. 67 yıl önce Mardin'den Suriye'ye gitmek zorunda kalan 3
çocuklu Süryani bir annenin bakamadığı için manastıra bıraktığı küçük oğludur
Bahe. Manastırda rahip ve rahibeler tarafından büyütülen Bahe, yıllarca
manastırın bahçıvanlık, çobanlık ve temizlik işlerini yapar. Geçen yıllar
boyunca sürekli annesinin gelmesini bekleyen Bahe, sadece özel günlerde
manastırdan çıkar. Aradan geçen 67 yıl boyunca manastırda çok sayıda
metropolit, rahip, rahibe ve hizmetçiler gelir geçer ama Bahe hep orada kalır.
Mor Gabriel için temyiz başvurusu
Tülay Acar / Habertürk
Dünyanın en eski manastırı olarak bilinen Mor Gabriel
Manastırı ve 276 dönümlük arazisinin Hazine’ye devrinin iptali istemiyle temyiz
davası açıldı. Dünyanın ayakta kalan en eski Süryani Ortodoks Manastırı
olarak bilinen Mardin Midyat’taki Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur) için
köylülerin açtığı işgal davasında manastır adına Yargıtay’a temyiz başvurusunda
bulunuldu. Başvuruda, manastırın bulunduğu 276 dönümlük arazinin Hazine’ye
devrinin tescilinin iptal edilmesi istendi.
Ermeni Meselesi dokunulmazlığı
Suna Aras
Çocukluğumda bir insanın bir insana haksızlık yaptığında
“gaddar Veli” diye itham edilmesi beni
hep düşündürmüştü. Bir gün bunun ne anlama geldiğini anneanneme sorduğumda
şöyle bir “öykü” anlatmıştı bana. “Diyorlar ki bu gaddar Veli bir zamanlar
sınırın öte tarafına geçerek yedi tane Ermeni’nin başını kesmiş. En son gidip
bir baş daha kestiğinde, Ermeni’nin kesik başı onu sınırın bu tarafına geçene
kadar, yuvarlana sıçraya kovalamış.Kestiği başlarla övündüğü için de adı
“gaddar Veli” kalmış”. “Niye kesmiş bacı?” (anneanneme bacı derdim) “ne bileyim
ay kızım, gaddarlığından kesmiş. Soymak için kesmiş. Ehhh kes sesini de beni
günaha sokma” diyen anneannemin yüzünde, başı kesilmiş Ermeniler için bir
üzüntünün derinleştiğini hissetmiştim.
1500 yıllık Surp Kevok Ermeni Kilisesi sular altında kalacak
1500 yıllık Surp Kevok Ermeni Kilisesi (Dera Sor/Kırmızı
Kapı), Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak olan Hasankeyf ile birlikte
Europa Nostra’nın “en riskli 7 kültür varlığını koruma programı”na başvurdu. Avrupa
çapında 50 ülkeden 250 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Europa Nostra,
1963’ten beri tehdit altındaki tarihi mirasın korunması için çalışma yürütüyor.
Europa Nostra, geçen ocak ayında Avrupa Birliği Kültürel Miras Koruma
Ödülleri’nin yanı sıra“En riskli 7 kültür varlığını koruma programı” başlattı.
Demokrasi ve Barış Konferansı sonuç bildirgesinin tam metni...
BDP 25-26 Mayıs tarihleri arasında yapılan Demokrasi ve
Barış Konferansı'nın sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaştı. Müzakere
sürecini, Kürt sorununda çözüm ve barışla taçlandırmak için yapılması
gerekenleri değerlendirmek amacıyla toplanan ‘Demokrasi ve Barış
Konferansı’nda, Türkiye’deki farklı kesimler bir araya geldik. Konferans’ta
buluşan biz Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, Kürtler, Türkler, Sünniler,
Araplar, Romanlar; bir başka deyişle bu ülkenin farklı halkları ve inanç
grupları, inançsızları, aydınları, akademisyenleri, gençleri, kadınları,
LGBT’lileri, emekçileri, sendikacıları, siyasi parti ve grupları, başlatılan
müzakereleri doğru bir yönde ilerletmek, kalıcı bir barışı tesis etmek,
hepimizin hak ve özgürlüklerini kapsayacak eşit ve ortak bir demokratik gelecek
kurmak için birlikte hareket etmeye, çözüm inisiyatifini geliştirmeye ve
toplumsallaşan bir barış hareketini örmeye karar verdik.
İskoçya Parlamentosu 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etti
İskoçya Parlamentosu üyelerinin çoğunluğu 24 Nisan’ı
Ermeni Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan edilmesini öngören tasarıya
kabul oyu verdi. Milletvekili Marco Biagi tarafından sunulan tasarıyı 65
milletvekili imzaladılar. Belgede 24 Nisan tarihinin Osmanlı İmparatorluğunda
Ermeni aydınlarının resmi emirle tutuklanıp katledildiği tarih olduğu ifade edilmekte.
Kararda, anılan günün şiddet ve kırımların başlangıç tarihi olduğu, anılan
olaylar sonucunda 1.5 milyonu aşkın Ermeni'nin yaşamını kaybettiği
kaydedilmekte.
Türkiye-Ermenistan: Sınır Kapısı Sorunu
Elbette, Ermenistan hükümeti Azerbaycan’a karşı
militarist politikaları ve Türkiye’ye karşı sözde soykırım iddialarından
vazgeçip mantıklı ve yakın komşuluk politikası hayata geçirirse, Avrupa Birliği
ülkeleri ve Rusya’dan minnetle kabul ettiği mali yardımlara gereksinimi kalmaz.
Bölgede gerçekleştirilen projelerde eşit bir ortak olarak yer alarak, ekonomi
ve ticaretini geliştirebilir... Ermenistan hükümeti böyle bir ortamda
Türkiye’den protokolleri koşulsuz şartsız TBMM’de onaylamasını talep ediyor.
Anlaşılan, Ermenistan hükümeti günümüzün gerçeklerini tam anlamıyla kavramakta
ciddi sorunlar yaşamaktadır. Türkiye hükümeti yukarıda sayılanlara rağmen
protokolleri onaylasa bile, Türkiye ve Ermenistan, Azerbaycan hükümetinin buna
vereceği tepkiyi dikkate almalıdır. Türkiye daha önce bu girişimde
bulunduğunda, Azerbaycan hükümetinin verdiği tepki unutulmamalıdır.
Nişanyan: Şimdilerde İslami bağnazlık dalgası yükselişte
Liana Aghajanian’ın Sevan Nişanyan röportajı:
Sevan Nişanyan yaşadığı süreci değerlendirdi…Yazılarınız
ve düşüncelerinize yönelik eleştiri almak geçmişte tecrübe kazandığınız bir
durum, bunun nasıl üstesinden geliyorsunuz? Bu tehditlerin herhangi birini
ciddiye aldınız mı, bu tehditler sizi korkutuyor mu? Günlük bazda sağanak
halinde had safhada canlı ve net hakaretler ve ölüm tehditleri alıyorum. Bir
süre sonra bunlara alışıyorsunuz gerçi. Beni artık korkutmuyorlar. Bildiğim
kadarıyla bu ülkede yukarılardan emir verilmedikçe hiçbir politik sebepli
suikast hiçbir zaman meydana gelmemiştir. Mevcut atmosferde mevcut güçlerin bir
diğer Ermeni şehit yaratacak cesarete veya eğilime sahip oldukları konusunda
şüphelerim var.
Burjuvazimizin kanlı tarihi
Bülent Falakaoğlu / falakoglu@hotmail.com
“Bir varmış, bir
yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kırk haramiler namıyla ün
salmış bir haydutlar çetesi varmış… Kırk haramiler sadece masallarda mı kaldı? Hayır. Kılık
kıyafetleri, silahları, yöntemleri değişse de kırk haramiler bugün de var.
Uzaklara bakmaya gerek yok: Kırk haramiler her kapitalist toplumda olduğu gibi Türkiye’de de var.” Böyle demişti ve büyük holdingleri kastetmişti Ekonomist
Mustafa Sönmez… 1987 yılında ilk basımı yapılan “Türkiye’de Holdingler; Kırk
Haramiler” başlıklı kitabında. Geçen hafta birkaç gün arka arkaya gündeme getirilen bir
cinayet haberi üzerine aklıma geldi Sönmez’in sözleri… Haberler Taraf gazetesinden Mehmet Baransu imzalı…
Türk ve Azeri Diasporalarından Ermeni Yanlısı Hocalı Tasarısına Tepki
TurkishNY.com - ABD’deki Azeri ve Türk diasporaları, ABD
Senatosu incelemesine SR 960 sayılı bir yasa tasarısı sunan Rhode Island Senatörü Maryellen
Goodwin’in girişimine karşı bir kampanya başlattılar. News.Az’ın haberine göre
kararda, Azerbaycan’a dair ispatlanmamış suçlamalar yer alıyor.Ermeni lobisinin
etkisi altında düzenlenen kararda, Hocalı trajedisini Azeri kuvvetlerinin
yaptığı ve Ermenileri rahatsız ettikleri
ve öldürdükleri iddia ediliyor.
Ermeni Mezarlığı'ndaki yanlışlık telafi edildi
Telafi 157 bin lira tuttu… Malatya'da Ermeni mezarlığı
içine yapılan gasilhane, bekçi konutu ve son dua yeri inşaatı tamamlandı. Kiltepe
Mahallesi'nde bulunan Ermeni mezarlığına Malatyalı Hayırsever Ermeniler
Derneği'nin (HAYDER) talebiyle, Malatya Belediyesi tarafından; gasilhane, bekçi
konutu ve son dua yeri yapıldı.
Ne mutlu insanım diyene!
Blçiçek İlter /balcicek@htgazete.com.tr
"Dedem
hiç Ermenice bilmezdi. O zaman yanılmıyorsam, sadece kilisedekiler bilirmiş Ermenice'yi... Tamamı
Kürtçe bilir tabii. Özellikle Sason,
Kulp, Muş, Lice Bölgesi buralardaki Ermenilerin geneli Kürtçe bilir, Ermenice bilmez. O yüzden bizim
de anadilimiz Ermenice değil Kürtçe
oldu. Kürtlerde 'lo' vardır, Ermenilerde 'zo'. Mehmet Uzun bir kitabında iki subayın kendi aralarındaki
konuşmalarını aktarır. Subaylar 'Zo'ları
bitirdik, sıra lo'larda' diyorlarmış."Yukarıdaki satırlar "Diyarbakırlı
Ermeniler Konuşuyor" isimli kitaptan...Sözlü tarihin önemine
inananlardanım. O yüzden çok kıymetli anlatılar
olduğunu düşünüyorum. Tanıklıklar, kulaktan kulağa aktarılanlar,
yakın tarihimizde "acaba" sorularının
kalmayacağı güne kadar etrafımızda dönüp
dolaşacak... Ne zaman kulak vereceğiz, ne zaman
gerçekten öğrenmeyi isteyeceğiz o zaman durulacağız inanın, yoksa tükenip gideceğiz.
301. madde kılık değiştirdi 'dine hakaret' oldu
Ezgi Başaran / ezgi.basaran@radikal.com.tr
Sevan Nişanyan, Fazıl Say ve Canan Arın davalarını bir
bütün olarak mı görmek lazım? İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Emma
Sinclair-Webb, bence öyle. Dediğim gibi yeni bir trend bu. Yakın zamana kadar
eleştirel sözü Türklüğe hakaret sayan 301. madde vardı, şimdi de dine hakaret
var. Yani 301. madde kılık değiştirdi, ‘dine hakaret’ oldu. Esas olarak aynı
zihniyetin devamı. Eski Kemalistlerin devamı. Ben böyle görüyorum. İstiyorlar
ki, vatandaş devletle yahut devletin önemsediği şeylerle ilgili konuşmasın,
eleştirmesin. Bu zihniyetin vatandaşa vermek istediği mesaj belli: Haddinizi
bilin. Zaman zaman bu mesaj 301 gibi bir maddeyle veriliyor, zaman zaman da
dine hakaret gibi son derece muğlak, her sözü kapsamına alabilecek maddelerle.
Evet, bu Türkiye devletinin çok eski ve köklü bir alışkanlığı ama AK Parti de
bunu büyük bir rahatlıkla devam ettiriyor. Çok büyük bir hayal kırıklığı benim
için.
Demokrasi ve Barış Konferansı'nın potansiyeli
Pınar Öğünç / pinar.ogunc@radikal.com.tr
Farklı partilerden, örgütlerden, sendikalardan, sol
siyasetten 500’e yakın katılımcıyı buluşturan Demokrasi ve Barış Konferansı,
çokça ortak fikrin yanında ‘sürece’ dair farklı düzeylerde ve başlıklarda
kuşkuları olanları da buluşturmasıyla önemliydi... Yarı latifeyle Türklerle
Kürtlerin barıştığı her dönemde Ermenilerin canının yandığını; Ermeni
soykırımını dahil etmeyen bir yüzleşmenin eksik kalacağını anımsatanlar...
Mağduriyetlerin tekilleşmemesini, Alevilerin, Süryanilerin sözlerinde yalnız
bırakıldığını söyleyenler...
Darbeler Ve Resmi İdeoloji
Mustafa Elveren (Em. Öğrt.)
Bazı “SOL” örgütlerin 27 Mayıs ihtilalını, kimi “SAĞ”
etiketli cemaatlerin de 12 Eylül darbesini desteklediği artık biliniyor. Bu iki
çizgi birbirine karşıymış gibi görünmesi bizi aldatmasın. Aslında temel
görüşleri aynıdır. Her ikisi de darbeciliği savunuyor.Ulusalcı-milliyetçi “ULUSOLCU”ların(1) 27 Mayıs darbesini
meşru göstermelerini her zaman eleştirdim. Çünkü hangi amaçla yapılırsa
yapılsın, askeri ya da sivil tüm darbelere karşı olmak, kişinin demokratlık
ölçüsünü belirler. Dolayısıyla 27 Mayıs darbesini de bu çerçevede
değerlendirmek gerekir.
Mungan: Ermenilere yapılan bir soykırımdır ve devlet Ermenilerden özür dilemelidir
Helin Alp/ Ankara
Demokrasi ve Barış Konferansı
çağrıcılarından yazar ve şair Murathan Mungan : Şimdi barış ve günahlarını ödeme zamanı. Barış ve
yüzleşmeden bahsediyorsak gazeteciler de geçmişleriyle yüzleşmelidirler. Bu
ülkede özellikle ana akım medya yıllarca bu savaşı kışkırtmakta, hafızaları
kirletmekte, zihinleri bulandırmakta ve algıları yönlendirmede çok günah
işledi. Şimdi barış zamanı... Lütfen gazeteciler mesleklerinin gerekleriyle
barışsınlar. Ermenilere yapılan bir soykırımdır ve devlet Ermenilerden özür
dilemelidir.
Türkali: Kürt ve Ermeni meselesini birlikte çözmek lazım
"...Şunu iyi bilmek lazım; Türkiye'de Kürt meselesinin
çözümü yalnız başına bir çözüm olarak net bir sona varmaz. Türkiye'de özellikle
Ermeni meselesini de birlikte çözmek lazım. Bugün mesela Diyarbakır Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş
Ermenice kurslar açtılar. Ermeni dilini öğretmek için de çaba sarf ediyorlar.
Ve yalnızca Kürtlere yönelik değil Ermenilere de aynı itinayı gösteriyorlar. Bu
bence çok önemli bir şey. Hükümete düşen Kürt ve Ermeni sorununu, yani
Türkiye'de yaşayan tüm insanların sorununu çözmektir. Bu ülkede yalnızca Türk
olarak değil Ermeni, Yahudi, Çingene, Kürt, Gürcü, Lazlar olarak yaşıyoruz.
Bugün biz hepimiz, bu ortak vatan içerisinde hep birlikte bu vatana sahip
çıkmalıyız. Bunun temeli de mutlaka ve mutlaka demokrasi, özgürlük ve bunların
dayandığı sağlam bir anayasa ile oluşur..."
"Ermeni İşgali Sona Ermediği Sürece..."
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Dağlık Karabağ’daki Ermeni
işgali sona ermediği sürece Türkiye’nin Ermenistan’la "hiçbir şekilde,
hiçbir zaman ilişkiye girmeyeceğini" söyledi. .. Azerbaycan'ın Gebele
şehrinde düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan İş Forumu'nun ardından
gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Çağlayan, "Biz her toplantıda
olduğumuz her yerde şunu ifade ediyoruz ve bunu şükrederek ifade ediyoruz, tek
millet, iki devletiz. Azerbaycan'ın üzüntüsü, bizim üzüntümüz, Azerbaycan'ın
sevinci, bizim sevinci. Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'daki Ermeni işgali
bitmediği sürece, Ermeniler tarafından işgal edilmiş Karabağ meselesi
çözülmediği sürece Türkiye hiçbir şekilde, hiçbir zaman Ermenistan'la hiçbir
ilişkiye girmeyecektir.
Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı Ermenilerin elinde bulunmuştur
Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı, Ermenilerin elinde
bulunmuştur. Sadece, korunmuş olan fotoğraflar ve çeşitli tarihi gerçekler
değil, bunları toplamış olan şarkiyatçı Hasmik Stepanyan’ın, “Osmanlı
İmparatorluğu’nda Ermenilerin Katkıları” adlı monolojisi ve fotoğrafçı Vahan
Koçar’ın,“Ermeni Fotoğrafçılar” kitabı da bunu kanıtlamakta. Tarihi gerçeklere
göre, Ermeniler, padişahların favori fotoğrafçıları olarak Osmanlı Hanedanı’nın
yakın ve güvenilir adamları olmuşlardır.
Vakıf Seçim Çevresi Sorunu -Murat Bebiroğlu
Sevgili Okurlar, Cemaat Vakıflarının seçimi ile ilgili son
yazımı yazmıştım. Ancak seyahat dönüşü duyduklarım sonun sonu bir yazı daha
yazmamı gerektirdi. Yine demokrasi havariliği taslamakla suçlanacağım ama yine
de yazayım. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi demokrasinin de güçlenmesi
anlamına gelir. Hem katılımcılığı artırır hem de halkın istek ve önerilerini
daha kolay ulaştırabileceği için aidiyeti güçlendirir. Demokrasilerde, hizmeti
alanların, hizmetten yararlananların kendi yönetimlerini seçme esastır. Bu
nedenle muhtarı mahalle, ilçe belediyesini ilçe halkı, il belediyesini il halkı
seçer.
Cengiz Aktar Yazdı: Cuma Notları
Demirören haberi Sıradan bir vak’a değil. Haberdeki
iddialarda sözü edilen işlerin benzerleri 20. yüzyıl başındaki ulus inşasıyla
başlar. Gayrimüslim mallarının yağması vasıtasıyla gerçekleştirilen ulusal
sermaye birikimidir bu. Matthias Bjørnlund The 1914 cleansing of Aegean Greeks
as a case of violent Turkification ya da “Şiddet Yoluyla Türkleştirme Örneği
Olarak Egeli Rumların 1914’te Temizlenmesi” başlıklı 2008 tarihli makalesinde,
daha soykırım ve mübadeleden önce İttihat Terakki’nin Ege’de Osmanlının
gayrimüslim vatandaşlarını bölgeden temizleme çalışmalarının ayrıntılarına
girer. Radikal’de Ayşe Hür (31 mart) hatırlatıyor: “hedef Ayvalık’taki 12.000,
Çanakkale’deki 90.000, İzmir’deki 190.000, Urla ve Çeşme’deki 130.000 Rumun
kaçırtılması ve bölgenin tamamen Türkleştirilmesi, Müslümanlaştırılmasıydı.
B.M.O.Y.D Sohbet Toplantısı
Bomonti Mıhitaryan Okulundan Yetişenler Derneği, Hayr
Tatul Anuşyan'ın "Dil ve Kültür arasındaki ilişki,kültürün hayatımıza
yansıması ve Ermenicenin kullanılması " konulu ilk sohbet toplantısı: Tarih: 30 Mayıs Perşembe; Saat : 20.30
Yer: Dernek salonu. Arpasuyu Sok. No.20 Bomonti- Şişli
“Bu Topraklarda Yaralanmayan Kalmadı”
Seher Dilovan Kürtçe türkü okuyamayan bir sanatçı olarak
yaşadıklarını, Takuhi Tovmasyan Ermeni tehcirinde ailesinin yaşadıklarını
anlattı. Emine Uçak Erdoğan ise “insana rağmen insan için” çalışan iktidarları
eleştirdi.Ortak Geleceğin İnşasında Buluşan Kadınlar toplantısının ikinci
oturumunda, “yaralarımızı nasıl sarmalıyız” sorusu tartışılmaya devam etti.
Necla Koytak moderatörlüğündeki oturumda Emine Uçak Erdoğan, Takuhi Tomasyan ve
Seher Dilovan konuştu.
XXIV. Rupen Semerciyan Basketbol Turnuvası - 2
Turnuvanın ilk haftası geride kaldı. Yine heyecan devam
ediyor. Haftanın sonuçları şöyle.
Zirve tanığı: Bana çekilmek için baskısı yapıldı
ZİRVE Yayınevi davasında çapraz sorgusu süren davanın hem
tanığı hem de sanığı olan İlker Çınar, TUSHAD halen aktif olarak çalıştığını
iddia ederek, kendisine davadan çekilme baskısı yapıldığını ileri sürdü...
Müdahil avukatlarından Erdal Doğan da tanık Çınar'a sorular yöneltti. 8 gün
boyunca ifade veren İlker Çınar'a, çapraz sorgusunda sanık ve avukatlarının
yüksek sesle konuşarak baskı yapıldığını iddia eden avukat Doğan, yorum
katılarak manipülatif sorular sorulduğunun da altını çizdi. Meclis kayıtlarına
geçen MİT raporu ile tanık beyanlarına göre, 1990'lı yılların başından itibaren
Özel Harp Dairesi'nin yeniden yapılanmaya gittiğini anlatan Doğan, bunun
ardından misyonerliğin öncelikli tehditler arasında algılanarak buna yönelik
çalışmalar yapıldığının belirtildiğini anımsattı.
Yıllar Sonra Hasret Giderdi
1960 yılında Ordu’dan İstanbul’a göç eden Hırant Bakır,
Eyüp Feshane’de gerçekleşen Ordu Tanıtım Günleri’nde hemşerileriyle hasret
giderdi. Kabadüz’ün Çambaşı Yaylası’nda Ermeni bakır ustası Vartan
Bakır’ın oğlu Hırant Bakır (81) Kabadüz ve Yokuşdibi stantlarını ziyaret ederek
hem memleket özlemini giderdi hem de eski günleri hemşerilerine anlattı. 81 yaşındaki Hırant Bakır, her akşam uyumadan önce
Çambaşı Yaylası’nı ve eski günleri düşünerek uyuduğunu söyledi.
Din İle İfade Özgürlüğünü Barıştırmak
Elif Akgül / elif@bianet.org
FIDH'in düzenlediği Siyasal Dönüşümler ve İnsan Haklar
Forumu'nun ikinci günündeki çalışma grubunda Azhar, Spees, Tubiana, Hummaida ve
Özipek din özgürlüğünü ifade özgürlüğü bağlamında tartıştı... “Tüm bu inanç
alanına şiddet ve şiddet tehdidiyle donatılmış bir program uygulandı. Cemaatler
yasa dışı ilan edildi, Sünni ve Alevi dergahları kapatıldı, Şeyhlik, Dedelik,
Babalık suç haline getirildi, ayinler yasaklandı. “On senelik AKP iktidarında
Müslüman ve gayri-Müslim dinlere yönelik bazı özgürlük alanları açıldı ancak
hala yapılması gereken çok şey var. İnanan, inanmayan ve farklı inana herkes
için devletin din ve vicdan özgürlüğünü sağlaması, kimlikler karşısında kör
olup kimseyi mağdur etmemesi gerekiyor. Din ve vidan özgürlüğünün anayasada yer
alması, laikliğe de yer verilecekse bu özgürlüklerle çelişmeyecek şekilde
tanımlanması gerekiyor.”
Çözüme Evet Yürüyüşü
26 Mayıs Pazar günü, saat 14.00'da Saraçhane
30 yıldır, her gün yürek çarpıntılarıyla uyanmamıza sebep
olan…Nerede olursak olalım, hayatımıza damgasını vuran dev bir sorun çözülmek
üzere. Kürt sorunu konusunda tarihi adımlar atılıyor. İlk kez çözüm kapısının
net bir şekilde aralandığına tanık oluyoruz. Bizler, çözüm sürecine gözümüz
gibi bakmamız gerektiğine inanıyoruz. Biliyoruz ki çözüm yönünde atılan her
adım, ölümün bu topraklarda yarattığı kasvetli havanın bir kader olmadığını
herkese, hepimize gösterecek.
Sevan Nişanyan’ı Linç Girişimine Karşı Acil Önlem Çağrısı
Soykırım Karşıtları Derneği
Aşağıda gördüğünüz ifade 1915’ten bu yana ve hatta çok
daha ileriki tarihlere uzanan Osmanlıdan miras TC devletinin zihniyet
aynasıdır. Bu zihniyetin açığa çıkması için biraz egemenlik damarına basmanız,
yani gerçekleri konuşmanız gerekir. Sevan Nişanyan, sözünü evirip çevirmeden
dobra dobra konuştuğu, engizisyon yasalarına rağmen, gözünü daldan budaktan
sakınmadığı, yazdıklarını kamuoyu ile paylaştığı için sık sık egemen zihniyetin
damarına basmaktadır. Her defasında karşısına “aklını başına alması, tehcir
edilmesi, ortadan kaldırılması” vs. özü aynı olan soykırımcı egemenlik
zihniyetinin “Sevan sorununa” çözüm konseptleri ile karşılaşmaktadır.
Ermeni Diasporası Yüksek Mahkeme’nin Kararını Bekliyor
ABD’nin California eyaletinde Ermenilerin sigorta
şirketlerine tazminat davası açabilmelerine izin veren yasa, ABD Yüksek
Mahkemesi tarafından değerlendiriliyor. Yüksek Mahkeme’nin Beyaz Saray’dan da konuyla ilgili
görüş talep ettiği değerlendirme sürecinin önümüzdeki aylarda sonuçlanması
bekliyor.
Aydınlar: Sevan Nişanyan yalnız değildir!
Bir grup aydın Nişanyan'a sahip çıktı… Aralarında İsmail Beşikçi, Fikret
Başkaya, Ali Nesin ve Ragıp Zarakolu’nun da olduğu bir grup aydın ‘Sevan
Nişanyan yalnız değildir!’ başlıklı bir bildiri yayınladı. " Sevan
Nişanyan’ın İslam mitolojisini İslamcılar gibi yorumlamıyor diye 13, 5 ay
cezaya çarptırılmasını protesto ediyoruz. Ayrıca Fazıl Say’ın Ömer Hayyam şiirinden
dolayı cezalandırılmasından sonra, yazar, dilci ve araştırmacı Nişanyan’ın
cezalandırılması Türkiye’de Sünni İslam toleranssızlığının sadece
yaygınlaştığını değil devlet kademesinde resmi görüş haline geldiği
anlaşılıyor..."
"Nişanyan'a Verilen Ceza Laiklikle Çelişiyor"
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) yazar Sevan Nişanyan'ın
kişisel blogunda Muhammed peygambere hakaret ettiği suçlamasıyla 13,5 ay hapis
cezasına çarptırılmasını kınadı.Nişanyan'ın hapis cezasına çarptırılması ifade
özgürlüğünün feci bir ihlalidir ve ülkedeki gazeteci ve bloggerlara tehdit
mesajı niteliğindedir. Ceza temyiz mahkemesinde mutlaka bozulmalıdır.
İslamiyet'e karşı eleştirel görüşlerin baskı altına alınması Türkiye gibi laik
bir ülkeye yakışmamaktadır...” “Türkiye'deki yasa yapıcıları acilen Türk Ceza
Kanunu'nun 216. maddesinin üçüncü fıkrasının feshetmeye çağırıyoruz. Bu
acımasız hüküm gittikçe artan soruşturmaların temelini oluşturmaktadır.”
Nişanyan'ın ifade özgürlüğü
Eyüp Can / eyup.can@radikal.com.tr
Sevan Nişanyan'ın sözleri de ifade özgürlüğüne ilişkin
tezi de problemli. Ama 13,5 ay hapis cezası alması da öyle. Ne zaman ifade
hürriyeti ile ilgili bir yazı yazsam “O hakaretler sana, karına, annene, babana
yapılsa yine ifade hürriyeti der misin?” sorusu geliyor.
Belediye Başkanlığı Seçimlerini Ermeni Yanlısı Eric Garcetti Kazandı
21 Mayıs’ta yeni belediye başkanını seçmek için sandık
başına giden Los Angeles, Eric Garcetti dedi. Annesi Yahudi olan ve bu inanca
göre yetişen Garcetti Los Angeles’in ilk Yahudi belediye başkanı olmakla dikkat
çekiyor. Sendika dostu Wendy Greuel ile girdiği başkanlık yarısını % 53.1 oyla
kazanan Garcetti, aynı zamanda tam bir Ermeni dostu. ANCA, ACA-PAC gibi güçlü
Ermeni kuruluşları tarafından sonuna kadar desteklenen Garcetti’nin yeni
dönemde Ermeni isteklerine duyarsız kalmayacağı biliniyor.
Ermeni Soykırımının 100. Yılına yönelik Tüm Rusya Komisyonu ilk oturumu gerçekleşti
22 Mayıs’ta Rusya Federasyonunda Ermeni Soykırımının 100.
Yıl Etkinlikleri Tüm Rusya Komisyonu (TRK) ilk organizasyon amaçlı oturumu
Ermenistan’ın Moskova Büyükelçiliği konutunda gerçekleşti. Oturumu Ermenistan’ın RF Büyükelçisi Oleg Yesayan, Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü
Direktörü Hayk Demoyan ve Ermeni Apostolik Kilisesi Yeni Nahçivan ve Rusya
Diyakosluğu ruhani önderi Piskopos Yezras Nersiyan yönettiler.
Azerbaycan: Ermenistan'ın Yaptığı Açıklamalar Umut Verici
Azerbaycan’la Ermenistan arasındaki buzlar eriyor mu?
Karabağ sorunu çözülecek mi? Bu sorulara sıcak cevaplar geliyor. Azerbaycan
Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan’ın son günlerde yaptığı açıklamaları umut
verici olarak değerlendirdi. Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan’ın, Karabağ
sorununun çözümü için AGİT Minsk Grubunun önerdiği maddeleri kabul etmeye
hazırız ifadesi Azerbaycan’da memnuniyetle karşılandı.
Ermeniler Yalanlarını Kongre'ye Kabul Ettirmek İçin Kampanya Başlattı
ABD’deki Ermeni diasporası, Başbakan Erdoğan’ın ABD
ziyareti sırasında Kongre’ye sunulan yasa tasarısına destek için kampanya
başlattı. Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) tarafından
başlatılan kampanya çerçevesinde Ermeni Amerikalılar, ABD Kongresi’nde
bölgelerini temsil eden Kongre Üyelerine elektronik posta göndererek Ermeni
tasarısına destek çağrısı yapıyor.
ABD Jeoloje Enstitüsü, Ermenistan’ın kaya gazı kaynaklarını araştırdı
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), Ermenistan’ın
kaya gazı kaynaklarını araştırmak üzere Ermenistan’a ziyarette bulundular.
Açıklama bugün 22 Mayıs’ta düzenlenen basın brifinginde Ermenistan Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakan yard.
Areg Galstyan’dan geldi. Galstyan ″Bizim için kendi enerji kaynaklarımızın
tesbiti, ithal edilen enerjiye paralel kendi kaynaklarımızın kullanımı önemli″
dedi.
Haziran’da Fransız-Ermeni Mükemmeliyet Haftası gerçekleştirilecek
«Marseille Provence 2013-Avrupa Kültür Başkenti»
etkinliği çerçevesinde 17-23 Haziran’da Fransa’da, Ermenistan’ın Marseille Başkonsolosu Vardan Sırmakeş
himayesinde Fransız-Ermeni Mükemmeliyet Haftası
gerçekleştirilecek.
Uzlaşma Kültürü Ve Ermeni Cemaati- Murat Bebiroğlu
Sevgili Okurlar,
cemaatimizde uzlaşma kültürünün geliştirilmesinin cemaatimizin geleceği
açsından büyük önemi olduğu açıktır. Ancak hakim zihniyetin ve etkili bazı
yöneticilerin uzlaşma anlayışı genel anlayıştan epeyce farklı. O kadar ki
bazıları herkesin kendi fikri etrafında toplanıp yumruk gibi olmasını,
neredeyse ulus devlet gibi homojen bir topluluk arayışını uzlaşma sanıyor. Bir
başkası temel görüşlerinde hiçbir ortak yanı olmayan zıt fikirlerden cemaat
yararına çözüm aramaya, karşılıklı tavizler vermeye uzlaşma diyor. Dahası bir
çoğu uzlaşmayı bir yandaş artırma, önemli ve meşhur olma yolu olarak görüyor.
El Nusra Ermeni aydını kaçırdı
Suriye Ermeni toplumunun önde gelen isimlerinden AGBU
(Ermeni Genel Hayırseverler Birliği) Halep Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hagop
Mikaelyan, el-Nusra örgütü tarafından kaçırıldı.
Bir Tarih Yok Oluyor!..
Yunus Boztimur
Kiğı’da 1800’lü yıllara ait tarihi yapılar yok oluyor.
Kiğı ilçesi Eskikavak Köyünde (Arek) bulunan Surp Hovhannes Kilisesi restore
edileceği günü bekliyor. Bingöl’deki tarihi yapılar bir bir yok oluyor. İl
genelinde yüzlerce tarihi eser doğa koşullarına terk edilmiş durumda... 1.Dünya
Savaşı öncesinde Kiğı'da Ermenilere ait olan 45 kiliseden biri olan Eskikavak
Köyündeki (Arek) Surp Hovannes Kilisesi kendi kaderine terk edilmiş. 1800'lü
yıllarda inşa edilen Ermeni kilisesi kötü koşullara rağmen günümüze kadar
ayakta kalmış. 1.Dünya Savaşı öncesinde Eskikavak Köyünde yaşayan 170 aile ve
bin 165 kişiye hizmet veren Surp Hovannes Kilisesi restore edileceği günü
bekliyor.
Bu ülkede güvercinler bitmez
Cevat Sinet
Sevan Nişanyan’a verilen 13,5 ay hapis cezasına hepimiz
ortağız. Sevan düşünmekle suç işlemişse, biz de her gün bu suçu işleyeceğiz.
Türkiye’de ve dünyada aydın ve demokrat, yargıya ve hukuka inanan, evrensel
insan haklarına saygılı olan her kesim Sevan Nişanyan’a destek olmalı.
Türkiye’de bu tetikçi ve hedef gösteren gazete kültürünü, silahın mermisi gibi
kullanan Yeni Akit Gazetesi yine Sevan Nişanyan’ı hedef göstererek gerek yargı
yoluyla cezalandırılmasını, gerekse yargının yapamadığını radikal örgütlere
havale ederek, görünen o ki Sevan’ı öldürtmek istiyorlar.
Sürgünde ölen Ermeni ressam sergiyle anılıyor
Bilge Eser
Sürgünde yaşamını yitiren Ermeni ressam Jak İhmalyan'ın
"90'ıncı doğum günü", Yunanistan Konsolosluğu'nda sergi ve kitapla
kutlanıyor. "Bir gün İstanbul'da olmak düşüydü. Hele de bir
sergi açmak orada. Hey gidi Jak, sevgili kardeşim. Nihayet İstanbul'da sergin
açıldı ama sen yoksun. Eski sözle 'ba'sü ba'd-el-mevt'; yani ölümden sonra
dirilme cinsinden bir geri dönüş seninki. Resimlerin artık İstanbul'da. Hoş
geldin sefa geldin memleketine..." Dünyaca ünlü ressam Abidin Dino, bu
satırları Ermeni asıllı İstanbul doğumlu dostu ressam Jak İhmalyan için 1993'te
kaleme almıştı.
Ermenistan ve İran arasında enerji takası yapılacak
Ermenistan Enerji Bakanı Armen Movsisyan İran’la enerji
konusunda sürdürülen ortaklığın yeni dönemde büyük önem kazandığını
açıkladı.Ermenistan-İran Ortak İşbirliği Komisyonu’nun enerji takası yoluyla
işbirliğini güçlendireceğini belirten Movsisyan, İran’dan alacakları gaz
karşılığında bu ülkeye elektrik satacaklarını, fakat bunun tamamen takas
usulüyle gerçekleştirileceğini belirtti.
Los Angeles’da Anadolu Havası
İvo Molinas
16-19 Mayıs tarihlerinde ABD’nin Los Angeles şehrinde
düzenlenen ve Türk kültürünü dünyaya daha yakından tanıtmayı amaçlayan Anadolu
Kültürleri ve Yemek Festivali büyük ilgi çekti... Orange County fuar merkezinde
düzenlenen festivale Türkiye’den on bir milletvekili ve on altı belediye
başkanının yanı sıra Türkiye Musevi Cemaat Başkanı İshak İbrahimzadeh, Türk
Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan, Azınlık Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas ile
Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Derneği Başkanı Dinçer Türkmen de katıldı...
Misafirleri de Uygarlıklar Yolu’nda dönem giysileri giyen oyuncular karşıladı...
Türkiye gayrimüslim azınlıklarını temsilen Vakıflar Meclisi üyeliği görevini
yürüten Laki Vingas, Türk Ermenilerini temsilen piskopos Sahak Mashalian ve
akademisyenler Levon Marashlian, Ömer Taşpınar, Philip Clayton ve İsrailli
gazeteci Faye Levy birer konuşma yaptılar.
Sevan Nişanyan'a da 'peygambere hakaret' cezası
Yazar Sevan Nişanyan, kendi blog’unda yer alan ve Hz. Muhammed'e hakaret ettiği iddia edilen bir yazısı nedeniyle İstanbul 14. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 13.5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha önceden de sabıkası olması dolayısı ile aldığı ceza para cezasına çevrilmeyen Nişanyan’ın sadece kararı temyiz etme hakkı bulunuyor... Sevan Nişanyan kararı eleştirdi: “Burada sistemli bir politika var. Bu, marjinal bir mahkemenin aldığı bir karar değil. Aynı zaman zarfında bir dizi davanın açılması ve bunun hızlı bir şekilde sonuçlanması burada politika değişikliği olduğunu gösteriyor. Ve bunun hükümet kaynaklı olduğundan eminim. İkincisi burada yapılan şey göz göre göre açıkça, fütursuzca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarına ve kararlarına meydan okuma niteliğindedir.
Ermeni korosu 310 yaşında
Ahmet Cirik
İstanbul’da kuruluşunun resmi olarak 310. yılını kutlayan bir koro var: “Sahakyan Muganni Heyeti Korosu.’’ Aslında koronun tarihi çok daha eskilere, 6 asır öncesine dayanıyor. Ermeni Patriklik makamının kurulduğu Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi bünyesinde kurulan Sahakyan Muganni Heyeti Korosu’nun ilk ilahisini seslendirdiği tarih 1461’di ve Osmanlı tahtında Fatih Sultan Mehmed oturuyordu. Koro, Sarraf Sarkis Taşçıyan tarafından oluşturulan tüzükle 1703 yılında resmiyet kazandı. Muganni Heyeti, kuruluşunun 310. yılını çeşitli etkinliklerle kutlarken, bünyesine 1938 yılında katılan Sahakyan Korosu da 75. yılına ulaştı.
"Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Yukarı Karabağ sorununun mevcut durumu devam edemez"
Rusya Dışişleri
Bakanı Sergey Lavrov, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Yukarı Karabağ
sorununun mevcut durumunun devam edemeyeceğini söyledi... "Yukarı
Karabağ'daki mevcut durum hiçbir taraf için kabul edilebilir değildir. Mevcut
durumun devam etmesi demek, Azerbaycan topraklarının geri verilmesi sorununun
ve Ermenistan'ın ekonomik ambargosunun devam etmesi demektir" diye
konuştu.
Syrian Orthodox Archbishop Speaks on the Situation of Christians in Syria
On Saturday, May 18, Eustatius Matta Roham, the Archbishop
of the Syrian Orthodox Church of Antioch for Northern Syria, met activists of
the newly formed European Christian Relief Organization (ECRO) in Munich, where
he came to visit the White Fathers and other Catholic organizations asking for
support for the Syriac (also known as Assyrian and Chaldean) Christian people.
This was the second meeting with the Archbishop in Germany and the situation in
Syria was the main topic of discussion... During the recent meeting Archbishop
Roham gave an authentic assessment of the recent situation of the Christians in
Syria in general and in the Province of Al-Hassake in particular, where he
resides. In addition, the talk evolved around the security and humanitarian
crisis in the country and options for supporting the suffering Christians in
Northern Syria and the refugees in the neighboring countries of Syria.
‘İlker Çınar'ın söyledikleri ciddiye alınmalı'
İddiaları Cihan Haber Ajansı'na değerlendiren davanın
müdahil avukatlarından Erdal Doğan, "... 16 klasörü sanık olarak
yargılanan ekibin hazırlamış olduğu misyoner karşıtlığı, misyonerleri
Hıristiyanları kriminilize edici, düşman edici ve itibarsızlaştırmayı amaçlayan
belgelerle doluydu ve çoğu sahte belgelerdi. İlker Çınar'ın söylemiş olduğu
beyan ve iddialar da bu konuyla ilgili ciddiye alınması gereken ve dikkatle
kayda alınması gereken hususlardır. Sanıkların yapmış olduğu bu gibi
manipülasyonlar çoktu. Dosyalarda açıkça vardı. Zaten sanıkların yargılanma
konusu olduğu şeyler, psikolojik hareketti. İşlenen cinayetler içinde ortam
oluşturma, algı değiştirme ve manipülasyon amaçlı birçok faaliyeti içeriyor.
Haliyle cinayetler işlendikten sonra da bu cinayetlerin istedikleri ve karşı
oldukları kesime rahatlıkla yükletebilme ortamı da hazırlıyorlardı.
TT Arena ve Saraçoğlu'na kilise yapılsa...
Mevlüt Tezel
Futbolu kadar Müslüman kimliğiyle de öne çıkan Ribery, kulübü Bayern Münih'ten; Allianz Arena stadının içine namaz kılabileceği bir oda yapılmasını talep etmiş. Kulüp de bu isteğe, büyük bir jestle karşılık verip odadan çok daha geniş bir alana bir cami yaptırma kararı almış. Caminin büyüklüğü ne kadar olur bilinmez ama içinde İslam kütüphanesi de yer alacakmış, sürekli bir imam atanacakmış... TT Arena'ya, Şükrü Saraçoğlu'na kilise yapma kararı çıksaydı ne olurdu? Aynı hoşgörüyü gösterir miydik? Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Almanya'da, Allianz Arena'ya cami yapılacak olmasını eleştiren bile yok! Çünkü orada lafta değil, özde inanç özgürlüğü var ve bu, her din için geçerli.
Futbolu kadar Müslüman kimliğiyle de öne çıkan Ribery, kulübü Bayern Münih'ten; Allianz Arena stadının içine namaz kılabileceği bir oda yapılmasını talep etmiş. Kulüp de bu isteğe, büyük bir jestle karşılık verip odadan çok daha geniş bir alana bir cami yaptırma kararı almış. Caminin büyüklüğü ne kadar olur bilinmez ama içinde İslam kütüphanesi de yer alacakmış, sürekli bir imam atanacakmış... TT Arena'ya, Şükrü Saraçoğlu'na kilise yapma kararı çıksaydı ne olurdu? Aynı hoşgörüyü gösterir miydik? Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Almanya'da, Allianz Arena'ya cami yapılacak olmasını eleştiren bile yok! Çünkü orada lafta değil, özde inanç özgürlüğü var ve bu, her din için geçerli.
ԻՆ՞ՉՆ Է ԶԱՐՄԱՆԱԼԻՆ
ՈՍԿԱՆ
ՄԽԻԹԱՐԵԱՆ
Լոս Անճէլըսի «Ասպարէզ» օրաթերթը արտատպած է «Հրապարակ»ի կողմէ կատարուած հարցազրոյցի մը կարգ մը հատուածները, որոնք երբեք
զարմանալի
չեն
ինծի
համար,
բայց
եւ
այնպէս
լուրջ
մեկնաբանութեան
եւ
վերլուծումի
կը
կարօտին:
Հարցազրոյց
կատարող
խմբագիրը,
Լեւոն
Սարգսեան,
անծանօթ
չէ
իր
խօսակցին՝
Արարատեան
Թեմի
Առաջնորդ
Գերշ.
Տ.
Նաւասարդ
Եպս.Կոճոյեանին,
թէեւ թերացած է անոր տալու
եկեղեցականի
պատշաճ
տիտղոսները
(ներելի
է.
համայնավարութենէն
մնացած
սովորութիւններ
են…):
Western Diocese of the Armenian Church
We were devastated to learn of the deadly and destructive
tornado which ravaged through the city of Newcastle, Moore and parts of
southern Oklahoma City. More than two dozen have lost their lives including
nine children. Seven of those children died at Plaza Towers Elementary School
in Moore, a pre-kindergarten through sixth-grade school.













































