Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına dair açıklamalarını,
Arjantin Ermeni diasporasında tanınan isimler yorumladı. Khatchik
Dergoghoussian, Avedis Hadjian, Ana Arzoumanian, Federico Hairabedian, Nelida
Boulgourdijan, ve Ana Karen, her birinin Başbakan'ın açıklamasına ortak yorumu
"Çok geç kalmış bir adım" oldu... San Andres Üniversitesi Siyasal Bilgiler Profesörü ve
gazeteci yazar Khatchik DerGhougassian: "Erdoğan'ın beyanı benim için
gerçekten sürpriz oldu. Ancak korkarım ki Erdoğan'ın niyeti soykırımın
yüzüncüyıl arifesinde rol çalıp kendi gündemini yaratmaktı..." "devlet
davranışının temeli, inkar politikası değişmedi, hatta Cumhurbaşkanı Gül ve
Dışişleri Bakanı Davutoğlu gibi devlet adamlarının diplomatik becerileri
sayesindedaha karmaşık hale geldi. Erdoğan'ın beyanı da aynı karmaşık inkarcı
çizginin tehlikeli bir devamıdır."
Başbakan'a ilham veren 1915 kahramanları
Daha önce yazdığım gibi 1915'te katledilen Ermenilere
taziyelerini gönderen Başbakan Erdoğan'ın bu vicdanlı devlet adamı duruşu
1915'te Büyük Felaket yaşanırken de şerefli ve ahlaklı duruş gösteren devlet
adamlarımızın devamıdır. Önceki günkü grup konuşmasıyla da 1915 kahramanlarının
ruhunu şad etmiştir Erdoğan. .. Tehcir kararı kendisine tebliğ edildiği anda
reddetme şerefini gösteren Kütahya Valimiz Faik Ali Bey'den bahsettim dün. Başka
şehirlerden sürgün edilip perişan halde Kütahya'ya varabilen Ermenilere sahip
çıkılması için maiyetine emir veren bu şerefli devlet adamımız... Kütahya
Ermenilerine din değiştirmelerini dayatan, "Ya topluca ihtida edersiniz ve
burada kalırsınız ya da tehcir kafilelerine katılırsınız" diyen şehrin
haysiyet yoksunu polis müdürünü görevden alan, "Ermenilere karşı mezalime
Kütahya Türkleri bugüne kadar katılmadı, bugünden sonra da katılmayacak"
diye şehrin idare meclisinde haykıran onur abidesi bir devlet adamıydı Faik
Ali.
Yazının Devamı: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/kutahyali/2014/05/01/basbakana-ilham-veren-1915-kahramanlari
Saray "U-Dönüşü" Yaparak "Ermeni Yetim Halısını" Sergileyebilir
Ermeni yanlısı ABD Kongre üyesi Adam Schiff, Beyaz
Saray'ın yakında yetim Ermeni kızlarınca dokunan "Ermeni Yetim
Halısını" sergileyeceğini söyledi. Schiff'in, bu açıklamasına dikkat çeken
Washington Post gazetesi, bu gelişmeyi "yönetim için bir U-dönüşü"
olarak nitelerken halının şimdiye kadar Türkiye'nin olası tepkisinden duyulan
kaygı nedeniyle sergilenmediğinin düşüldüğünü kaydetti. Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın "taziye" mesajına vurgu yapan gazete, Erdoğan'ın
mesajının"Beyaz Saray'ın kararında bir faktör olup olmadığı belli"
olmadığını da yazdı.
Ermeni ve Azeri diasporaları buluşuyor
Başbakan Erdoğan’ın Ermenilere 1915 olayları ile ilgili
taziye mesajından sonra ilişkilerin düzelmesi için dikkat çektiği Dağlık
Karabağ konusunda sürpriz bir gelişme yaşandı.Minsk Grubu’nun Eşbaşkanı
Amerikalı James Warlick, Dağlık Karabağ sorununun çözümü için ABD’de Ermeni
diyasporasının en yoğun olduğu Los Angeles’taki Ermeni dernekleri çatı kuruluşu
ile Houstan’daki Azeri diyasporası temsilcilerinin Mayıs ayında iki tarafın
ABD’de uygun bulacağı bir yerde buluşacaklarını duyurdu.
Turkish liberals should back Erdogan's message to Armenians
Author Rasim Ozan Kutahyali
Turks should come to terms with the Armenian genocide,
recognize the momentous step taken by Prime Minister Recep Tayyip Erdogan and
embrace the legacy of the many Turkish officials who saved Armenians from
death. A telling example is the reactions faced by Amberin Zaman, Turkey
correspondent for The Economist and fellow Al-Monitor contributor, for sharing
my article on social media. Here is what happened, in her own words, from the
Turkish daily Taraf: “Rasim Ozan Kutahyali, who is known to be close to Prime
Minister Erdogan, penned an article for Al-Monitor, where I also contribute, in
which he called the 1915 events genocide and said that those who deny it make
him nauseous. I shared his article on Twitter late on April 22 with the note 'A
good piece.' Many people were infuriated. In their view, I had 'betrayed' my
profession by 'polishing up' someone who did not deserve it. Moreover, they
believed Kutahyali had written the piece on Erdogan’s orders — to dupe
foreigners.”
Erdoğan beni ters köşeye yatırdı
Amberin Zaman
Dün Ermeni soykırımının 99. yıldönümünü andık. Farklı bir
anmaydı, çünkü bir gün önce bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti başbakanı ilk kez
soykırıma uğrayan Osmanlı Ermenilerinin torunlarına taziye dileklerinde
bulundu. Ermeni soykırımının Türkiye tarafından resmen tanınması, özür
dilenmesi ve mağdurların mümkün ölçüde tazmin edilmesi gerektiğine inanan bir
vatandaş olarak, beklentilerimden uzak olsa dahi, devletin yazılı bir
açıklamayla ilk kez Ermenilerin mağduriyetini resmen tescillemesini
önemsiyorum. Ne yazık ki memleketimiz o denli kutuplaştı ki Recep Tayyip
Erdoğan’a karşı olan herkes hükümete verdiğim bu payeyi “döneklik”, “yalakalık”
olarak görecektir.
24 Nisan taziye mesajına dair
Erdal Doğan
Ermenilerin yaşadıkları trajedi halen sürüp giderken,
soykırımın 100. yılına doğru yaklaşırken bile bu acıların iç ve dış politik
çıkarlara malzeme yapılıyor olunması bile bu acımasızlığın boyutlarını gösterir
niteliktedir. Bu minvaldeki en somut gösteriyi ABD ve Fransa sergilemektedir.
Özellikle ABD, sözleşmesel yükümlülüğü yerine getireceğine en az 30 yıldır
Ortadoğu ve Kafkasya’daki çıkarları için soykırım tasarısını masada en son kart
olarak saklamayı yeğlemekte, Fransa farklı dengelerle benzer yaklaşımla inkâr
yasasını elinde tutmakta, İngiltere ve Almanya ise tüm olup bitenlere en
hafifinden seyirci kalmakla yetinmekteler.
Azınlık okuluna kaydın önündeki 'soy kodu' engeli kalktı
Çocuklarını Ermeni okuluna gönderme mücadelesini sürdüren aile, İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla amacına ulaştı. Mahkeme’nin 15 Kasım tarihli yürütmeyi durdurma kararında şu ifadeler yer alıyor: “Davacı tarafından dava dilekçesine eklenen 17/12/2012 tarihli Türkiye Ermenileri Patrikliği tarafından davacının annesi N.E.B adına düzenlenen belgenin, davacının Ermeni soyuna mensup olduğuna karine teşkil ettiği, bunun yanında davacının dilekçesinde Ermeni asıllı olduğunu açıkça belirttiği de göz önüne alındığında, eğitim-öğretim hakkının kullanımı bakımından davacının Ermeni azınlığa mensup olduğunun kabulü gerektiğinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile korunan eğitim hakkını engelleyecek şekilde davacının Ermeni okuluna kaydının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Bu çok önemli karar umarız bu problemi tamamen ortadan kaldırır. Devlet ben Ermeniyim diyene değilsin demez. HYETERT)
Devlet 'Rum değilsiniz' dedi, iki Hristiyan genci okuldan uzaklaştırdı
Devlet, farklı etnik aidiyetten iki öğrenciyi Rum
olmadıkları gerekçesiyle okuldan uzaklaştırdı.Azınlık vatandaşlarını kodlayan devlet, bu kez “Rum
değilsiniz” diye iki Hristiyanı okuldan uzaklaştırdı. Geçen yıl devletin
azınlık vatandaşlarını etnik aidiyetlerine göre 1’den 5’e kadar verilen
sayılarla kodlayıp izlediği ortaya çıkmıştı. Taraf gazetesinden Sümeyra
Tansel'in haberine göre, bu yıl yaşanan bir olay ise, devletin azınlık
vatandaşlarını soy kodlarıyla izlemeye devam ettiği iddiasını güçlendirdi.
Siirtli Mehmet Emin Evin, özel mülkü olan arazide bulunan Süryani kilisesini satmak istiyor
Siirtli Mehmet Emin Evin, ailesinin 1980'lerde Siirtli Araplardan satın aldığı arazideki Mor Yakup Kilisesi'ni 1 milyon liradan satıyor. Tek şartı: Kiliseyi alan kardeşimi de bekçi olarak işe alsın...“1915’e kadar tüm bölge Hıristiyanlarındı sonra Müslümanların mülkiyetine geçti” diyen Evin, kendi ailesinin de aslen Keldani olduğunu fakat 1915’te zorla Müslüman yapıldığını ve Kürt gibi yaşamaya başladıklarını söyledi. ‘Defineciler de almak istedi’ Mehmet Emin Evin adına kayıtlı bulunan tapu belgesinin ‘gayrimenkulün niteliği’ kısmında ‘Kilise binası ve arsası’ ifadesi yer alıyor.
Atalay: Ermenistan'dan adım bekliyoruz
ABD'nin başkenti Washington'da bulunan Başbakan
Yardımcısı Beşir Atalay, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın
(SETA) düzenlediği, 'Türkiye'de Demokrasinin Geleceği' konferansta
katılımcıların sorularını yanıtladı... Atalay, sürprizleri seven hükümet olarak
böyle ileri bir adım attıklarını söyledi. 1915 olaylarının gelecek yıl 100'üncü
yılı olacağını hatırlatan Atalay, Türkiye'nin Ermenistan'la ilişkileri
normalleştirme noktasında son yıllarda attığı adımlardan söz etti. Atalay,
"Hem ABD'den hem uluslararası camiadan ve tabii hem Ermenistan'dan, Ermeni
diasporasından bu mesajın karşılığını bulma, değerlendirme ve bu sorunları
çözme yönünde doğrusu biz de hem açıklama hem adımlar bekliyoruz. Biz bunu
önemli görüyoruz, bizim bu noktada daha da önemli adımlarımız olacak" diye
konuştu.
Erdoğan, Ermeni Açılımında Kararlı
Hilmi Hacaloğlu
1915 olaylarının 99. yıldönümü vesilesiyle yazdığı
mektupla Türkiye’de özellikle milliyetçi ve ulusalcı çevrelerden tepki alan
Başbakan Erdoğan, açılımda kararlılık göstereceğinin işaretini TBMM Grup
Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gösterdi. Başbakan Erdoğan Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM grup
toplantısında yaptığı konuşmada, “Biz korkmayacağız. Biz tarihi çarpıtanlardan
olmadık olamayacağız. Gazi Mustafa Kemal tüm komşularıyla barış yapmıştır, kin
gütmemiştir. Bizim arşivlerimiz açık, bizim korkumuz yok. Büyük devletlerin,
büyük milletlerin korkusu olmaz. Bizim de yok.
Papa Francis: Yarı zamanlı Hristiyan olmayın, anlamlı hayatlar sürün
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki ünlü Copacabana plajında toplanan 3 milyondan fazla kişiye "Yarı zamanlı Hristiyan olmayın, anlamlı hayatlar sürün" tavsiyesinde bulundu. BBCTürkçe'nin haberine göre, şimdiye kadar düzenlenen en büyük Dünya Gençlik Günü kapsamında Brezilya'ya gelen Katolik gençlere hitap eden Papa, ülkede bir aydan beri devam eden protestolara değindi, "Sokaklardaki gençler, değişimin aktörü olmak istiyorlar. Başkalarının değişimin aktörü olmasına izin vermeyin" dedi.
Jonathan Kay: Turkey must accept the truth about the Armenian Genocide
Jonathan Kay
A family of Armenian deportees is seen in this undated photo taken by Armin Wegner, a German 2nd
Lieutenant stationed in the Ottoman Empire, who was investigating reports of
Armenian massacres by taking photographs of deportation camps, primarily in the
Syrian desert. United States Holocaust Memorial MuseumA family of
Armenian deportees is seen in this undated photo taken by Armin Wegner, a
German 2nd Lieutenant stationed in the Ottoman Empire, who was investigating
reports of Armenian massacres by taking photographs of deportation camps,
primarily in the Syrian desert.
Gürcistan Ortodoks Kilisesi Patriği Rizede
Gürcistan Ortodoks Kilisesi Patriği 2. İlia, Diyanet
İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in konuğu olarak ülkemize geldi. Patrik
2. İlia, burada yaptığı açıklamada, Türkiye topraklarında bulunmaktan duyduğu
memnuniyeti ifade ederek, "Biz aynı milletiz, damarımız bir, kanımız
birdir. Bunu herkes böyle bilecek" dedi.
Matiossian & Whitehorn: The Anne Frank of the Armenian Genocide
Vartan Matiossian and Alan Whitehorn, National Post
April is Genocide Awareness Month, an opportunity for
people around the world to remember the victims of such events as the Rwandan
Genocide, the Holocaust and the Armenian Genocide. Amidst the mass deportations and killings of Armenians
that began in April, 1915, some of the targeted civilian victims survived. One
was a young orphan girl, Arshaluys Mardigian (1901-1994), who lived just north
of the city of Harpout in the Ottoman Empire. While most of her family was
killed, she managed to flee the massacres and eventually immigrated as a
teenager to the United States, where she lived initially under the auspices of
an official of the American Committee of Armenian and Syrian Relief (later to
become the highly influential international aid organization Near East Relief).
Türkiye Ermenileri Patrikliği: Erdoğan'ın taziye mesajına 'amin' diyoruz
Türkiye Ermenileri Patrikliği, Başbakan Erdoğan'ın 1915
mesajına 'Başbakan'ın, hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmaları
dileklerine 'amin' diyoruz" sözleri ile karşılık verdi. Türkiye Ermenileri Patrikliği, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın
1915 mesajına, “Sayın Başbakanımızın hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur
içinde yatmaları dileklerine ‘amin’ diyor, iletilen taziyeyi sevgiyle kabul
ediyoruz” sözleriyle karşılık verdi. Patriklik tarafından yayımladığı mesajında
şunlar vurgulandı: Temel taşı olur: Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın
Recep Tayyip Erdoğan’ın 1915 olaylarına ilişkin mesajı Türkiye ve Ermenistan
halkları arasında tesis edilecek bir köprünün temel taşları olacak
niteliktedir.
My perilous journey from Aleppo to Turkey
I recently traveled the only way out of west Aleppo, via
the military route through Khanaser. It was quite an informative and at times
tense trip that I’ll admit had me filled with trepidation in the lead-up. The Khanaser
road is a makeshift track that winds across the Aleppo countryside down to
Salamiyeh, in Hama, and connects the north of the country to the interior and
the coast. It is also the only lifeline to the regime-controlled western part
of the city and was recaptured by regime forces in a hard-fought campaign last
summer.
‘Türküm diye bağırtılan azınlık öğrencilerine her fırsatta Türk olmadıkları hatırlatıldı’
Azınlık okullarındaki sorunlar ve çözümler üzerine
çalışan hukukçu Nurcan Kaya devletin bu okullardan esirgediği bütçeyi, statü
sorunlarını, materyal eksiklerini ve uygulamaları anlatıyor. “Galatasaray da
Manchester United’ı elemişti, oradaki maç 3-3, buraki maç 0-0 bitmişti. Ali
Sami Yen’deki maçtan çıkışta çok kalabalık olduğu için arka sokaktan ve şansa
bizim okulun önünden geçtik biz. Ve çocukların bir kısmı, tribünden çıkanların
bir kısmı bizim okulu taşlamaya başladılar milli maç çıkışı; hani Ermeni,
İngiliz bilmem ne, bunların hepsi aynı, hepsi kötü, hepsi gâvur, hepsi işgalci,
hepsi her neyse bildiğimiz resmi tarih… Ve mesela bizim sınıfın camı kırıktı ve
sabah o tarih desinde ‘Hepimiz Türküz’ü işlediğimiz bir konuydu, ama üşüdük
biraz, soğuk geliyordu oradan! Anlatabiliyor muyum?”Yukarıdaki cümleler, bugün
sadece 22 tane kalan azınlık okullarının birinden mezun olan bir Ermeniye ait.
'Yerli-yabancılar' olarak gayrimüslimlerin vatandaşlık halleri
Av. Nazım Tural / turaltr@yahoo.com
Lozan ile getirilen eşit vatandaşlık ilkesinin, uzun
zaman siyasiler, bürokratlar ve daha üzücü olan yanı, hukukçular ve yargıçlarca
benimsenemediği görülmektedir... Cumhuriyet’in kuruluş döneminde yeni ulus
devletin kuruluşu, ulusal bütünlük ve ulusal kimliğinin oluşturulması sürecinde
gayrimüslimler idealize edilen ‘Türklük üzerine kurulacak ulusal bütünlük’’
için tehlike oluşturan unsurlar, ötekiler, güvenilmez gruplar olarak görüldüler.
Çoğu zaman da yabancı olarak anıldılar veya tanımlandılar... . Lozan’ın
gayrımüslim azınlıklara eşit vatandaşlık statüsü getirmesine, bunun temel yasa
olarak kabul edilmesine, aykırı hiçbir yasal düzenleme yapılmayacağının kabul
ve taahhüt edilmesine karşın Cumhuriyet’in gayrimüslim vatandaşlarına açık
biçimde ayrımcılık yaptığı, ayrımcılığın bazı mevzuat ve yargı kararlarına
yansıdığı görülmektedir.
'Küçük Ermeni kız' Paris yolcusu
Ziazan filminin dünya prömiyeri Paris'te
gerçekleştiriliyor...Oyuncu Derya Durmaz’ın yazıp yönettiği, Türkiye’den
Giyotin Film’in yapımcılığını üstlendiği kısa film Ziazan’ın dünya prömiyeri
Paris'te gerçekleştiriliyor. Ermenistan Türkiye Sinema Platformu ve Kültür ve
Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen filmin dünya
prömiyeri 30 Nisan Çarşamba günü Paris'te See a Paris - Güney Doğu Avrupa
Sinemaları Festivali'nde yapılacak. Çok sevdiği tüpte çikolata kremasından
alabilmek için amcasının valizine saklanarak, Ermenistan’dan Türkiye’ye geçmeye
çalışan, 4 yaşında küçük bir Ermeni kızın hikâyesinin anlatıldığı Ziazan'ın
çekimleri geçtiğimiz sene haziran ayında Erivan’da gerçekleştirildi.
Acıyı paylaşmanın sorumluluğu
Cafer Solgun
Başbakan Erdoğan’ın Ermeni soykırımının 99. yıldönümü vesilesiyle yayınladığı “taziye” mesajı, şaşkınlık ve yanı sıra konuyla ilgili çevrelerde temkinli bir memnuniyetle karşılandı. Doğrusu, Erdoğan’ın bu tür bir çıkış yapması beklenmiyordu... Tarihî kökleri bulunan “yüzleşme” sorunlarımızda atılan hiçbir adımı küçümseme lüksümüz yok. Bu, öncelikle kendi emeğimizi küçümsemek olacağı için. 99. yıldönümünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ermeniler için “taziye” mesajı yayınlamıştır ve bundan sonra atılacak her adım buna göre atılacaktır... Unutmayacak ve hep hatırlatacağız: İnkâr zihniyet ve siyasetinin yıllardır kanatmaya devam ettiği acıları “paylaşmak”, gerekleri, sorumlulukları olan bir yüzleşme iradesiyle birlikte asıl anlamını bulur.
Başbakan Erdoğan’ın Ermeni soykırımının 99. yıldönümü vesilesiyle yayınladığı “taziye” mesajı, şaşkınlık ve yanı sıra konuyla ilgili çevrelerde temkinli bir memnuniyetle karşılandı. Doğrusu, Erdoğan’ın bu tür bir çıkış yapması beklenmiyordu... Tarihî kökleri bulunan “yüzleşme” sorunlarımızda atılan hiçbir adımı küçümseme lüksümüz yok. Bu, öncelikle kendi emeğimizi küçümsemek olacağı için. 99. yıldönümünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ermeniler için “taziye” mesajı yayınlamıştır ve bundan sonra atılacak her adım buna göre atılacaktır... Unutmayacak ve hep hatırlatacağız: İnkâr zihniyet ve siyasetinin yıllardır kanatmaya devam ettiği acıları “paylaşmak”, gerekleri, sorumlulukları olan bir yüzleşme iradesiyle birlikte asıl anlamını bulur.
Başbakan Erdoğan: 'Aynı cesur tavrı Ermenistan'da bekliyoruz'
Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, başkasının özgürlük alanının ihlal etmediği müddetçe
özgürlükleri yaşamanın herkesin hakkı olduğunu söyledi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1915 olaylarıyla ilgili
yayımladığı mesajın ardından Ermeni vatandaşlarından teşekkürler ve tebrik
telgrafları aldığını belirten Başbakan Erdoğan, “Umut ediyorum ki gerek
Ermenistan devleti gerek Ermeni diasporası bizim bu yürekli adımımızı görürüz.
Aynı yürekli aynı cesur tavrı onlardan da görür ve bekleriz. Biz geçmişin
acıları, acı hatıraları üzerine değil, umut üzerine barış, dostluk dayanışma
üzerine bir gelecek inşa etmek istiyoruz” dedi. Bundan kimsenin korkmasına
gerek olmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, “77 milyon hepimiz aynı devletin
vatandaşları, aynı milletin mensuplarıyız. Aynı devletin sahipleri mensupları
olarak hepimiz biriz beraberiz birlikte Türkiye’yiz” dedi.
Bir 24 Nisan tahlili
Baskın Oran
Ben bir “gri”yim. Bu yüzden, beyazlar ve siyahlar beni
pek tutmaz. “Ermeni Kırımı” deyişim (ayrıca, devletin özür dilemesini ve
tazminat ödemesini isteyişim) nedeniyle Türkler, “Ermeni Soykırımı” demeyişim
nedeniyle de Ermeniler ve şimdi kimi Türkiyeliler.
'Ermeniler, 1 milyon Türk'ü katletti...'
Necdet Sivaslı
Ermeni Tarihçi-Yazar Levon Panos Dabağyan, yazdığı
yazılarında,verdiği uluslararası konferanslarda,hem Ermenilerin,hem de Batı
çevrelerini “Ermeni soykırımı” iddialarını şiddetle reddediyor. Bu nedenle ünlü
Ermeni tarihçi-yazar adı geçen çevrelerce hedef tahtasına oturtulmuş. Buna rağmen
Dabağyan “Türkiye tarihinde Ermenilere karşı bir soykırım kesinlikle olmadı”
diyor. “Aksine Ermeniler Anadolu’da 1 milyon Türk’ü katletti” açıklamasını
yapıyor. Bunu da tarihi belgeler ışığı altında açıklamaktan çekinmiyor.
(Çukurlar çukuru bulur. HYETERT)
'Ermeni Soykırımıyla ilgili arşivlerin hepsi açık değil'
Nilay Vardar / bianet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 Ermeni soykırımı
ile ilgili açıklamasında "arşivlerin açık" olduğuna dair sözlerine
araştırmacılardan yanıt geldi. Boğaziçi Üniversitesi doktora öğrencisi Mehmet
Polatel, Genelkurmay arşivlerinin kağıt üstünde açık ancak fiilen kapalı
olduğunu söyledi. Ayrıca açık olan arşivlerde de tasnif, belge eksikliği
nedeniyle sorunlar yaşandığına dikkat çekti.
Romanya’ya Ermeni uyarısı
Romanya Temsilciler Meclisi Başkanı Zgonea ile biraraya
gelen TBMM Başkanı Çiçek, “Ermeni diasporası tarafından Türkiye aleyhine
karalama kampanyası yürütülüyor. Romanya parlamentosunun Türkiye’yi rencide
edecek bu tür girişimlere izin vermeyeceğine inanıyoruz” dedi.
"Türkler ve Ermeniler Geri Dönülemeyecek Karar İleri Adımlar Attı"
Ermenistan'daki Bölgesel Çalışmalar Merkezi'nin Başkanı
Giragosian, Başbakan Erdoğan'ın "1915 olayları" açıklamasının cesur
bir adım olduğu görüşünde- Giragosian:-"Bu açıklama beklenmeyen ve eşi
görülmemiş bir açıklamaydı. Bu açıdan bakınca Türk tarafından gelen iyi bir
jest olduğu söylenebilir"- "Ben bu konuda iyimserim ve her iki
tarafın da geri dönemeyecek kadar ileri adımlar attığını düşünüyorum"-
"Ermeni hükümeti için Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinden başka bir
alternatif yok"- "Türkiye'de Atatürk dönemindeki kadar derin bir
devrim yaşanıyor"- "Ermenistan'ın Türkiye ile bu normalleşme
fırsatını değerlendirmesi için daha dayanıklı ve güçlü bir demokrasiye ihtiyacı
var"
Ermeni Aydınlarının Son Yolculuğu
Hamit Erdem
Üzerinden geçen bir asırlık zamana rağmen Türk-Ermeni
ilişkilerinin bu denli sancılı, birbirinden uzak ve düşmanlık üreten
politikalarla devam ediyor olması, tüm taraflar için uzun erimde ‘kaybetmek’
anlamına gelmektedir.Üzerinden geçen bir asırlık zamana rağmen Türk-Ermeni
ilişkilerinin bu denli sancılı, birbirinden uzak ve düşmanlık üreten politikalarla
devam ediyor olması, tüm taraflar için uzun erimde ‘kaybetmek’ anlamına
gelmektedir. 24 Nisan 1915 tarihinde İstanbul’da Ermeni aydınlarına
karşı yapılan geniş çaplı tutuklamalar, Ermeni halkının yaşayacağı büyük
felaketin simgesel olarak başlangıç tarihi kabul edilmektedir.
Taverna Night – 2014
When: May 3, 2014 @ 7:30 PM
Where:George Deukmejian Grand Ballroom of Ararat Home
15105 Mission Hills Road Mission Hills,CA 91345 USA
ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ
Առաջնորդ Գարեգին Սրբազան 20 Ապրիլ Կիրակի օրը, Ս. Յարութեան Տօնին, կէսօրէ ետք այցելեց Պիլէֆէլտի Հայ Համայնքը, ուր յետ համայնքի Զատկական Ս. Պատարագի նախատեսուած էր շքանշանի եւ օրհնութեան գրի տուուչութիւն: Գարեգին Սրբազան Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսութեան Ս. Ներսէս Շնորհալի բարձր շքանշանով պարգեւատրեց համայնքի ատենապետ Տոքթ. Այհան Թուրանօղլուն եւ Վեհափառ Հայրապետի Օրհնութեան Գիրով` Տիկին Անահիտ Թուրանօղլուն, իրենց նուիրեալ երկարամեայ ծառայութեան համար:
Bahçeli: Başbakan'ın taziyesi bir nevi soykırım özrüdür
Türkiye’yi 12 yıldır yöneten başbakan ve hükümetin en
büyük problemi tarih cahili olmalarıdır. Başbakan Erdoğan’ın 23 nisan günü 1915
olaylarına ilişkin mesajı. Mesajı yayınlanır yayınlamaz aynı anda tepkimizi
gösterdik. Yazılan mesajda adil duruştan, o dönemde yaşanan acıları anlamaktan
bahsetmiştik. Biz kendi acılarımızın yasını hala tutarken, ne hakla hangi
yetkiyle karşılıksız taziyelerde bulunuyorsun? Doğrudur, acıları yarıştırmak,
kategorik ayrımlar yapmak insani ve İslami değildir. Fakat ermeni çetelerinin
katlettiği 518 bin 105 Müslüman Türkü nereye koyacağız?“Oldu bir kere ne
yapalım, ölenle ölünmez” diyerek şahadetlere sırt mı çevireceğiz? Haksız yere
suçsuz yere ölen her kim olursa olsun üzülmek insanlık gereğidir. İstanbul’da
hepimiz Ermeni’yiz demek haktır da, Erivan’da hepimiz Türk’üz demek niçin
imkansızdır? Empatiyi sadece Türk milleti mi yapacaktır? (İstiklal Savaşlarında toplam 9500 Şehit, 1.200.000 olduğu söylenen Ermenilerden 518.00 cinayet. Neredeyse adam başına bir cinayet düşüyor. Hem de azınlıkta oldukları halde. HYTERT)
St. Thomas Parishioners Honored For Lifetime Of Exemplary Service
By Madlen E. Setian
On Palm Sunday April 13, the St. Thomas Church of Tenafly, N.J., celebrated the 49th anniversary of its consecration. The parish was once again honored by the presence of Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), who participated in the Divine Liturgy, delivered the homily and presided over the celebratory dinner.
Kültürel Çoğulcu Tiyatro Günleri 2014
Kültürel Çoğulcu Tiyatro Günleri 1: Yervant Odyan Anısına
(3 Mayıs Ctesi 15.00-17.00 / İstanbul Ü. Konferans ve Kongre Salonu)
Mardin'de Hristiyan olmak isteyen genç ölümden döndü
Mardin'de geçen yıl Hristiyan olan D.G. akrabaları
tarafından öldürülesiye dövüldü. Mardinli
D.G. geçen yıl inanç değiştirip Hristiyan oldu. Yılbaşına iki gün kala,
29 Aralık’ta akrabaları tarafından kaçırıldı ve boğazına bıçak dayanarak,
tekrar Müslüman olması söylendi. D.G. de ölüm korkusu nedeniyle Kelime-i
Şehadet getirdi. Hristiyan olduğu tüm çevresine yayılınca kilise önderi
E.P.’den yardım istedi.
Etyen Mahçupyan: Ermeni meselesi Türkiye'nin iç sorunu, Ermenistan muhatap değil
Mahçupyan: Açıklama ile Ermeni meselesi siyasi bir mesele
olmaktan toplumlar arası bir tarihi mesele olmasına doğru bir adım atılmış oldu. Zaman gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan “Ermeni
söykırımı”nın Türkiye’nin iç sorunu olduğunu söyledi. Mahçupyan, “Kesinlikle
hiçbir ilgisi yok. Ne Ermenistan devleti ne de başka bir devlet… Tabi bütün
yurt dışındaki Diaspora'yla manevi bir ilgisi var elbette, onların dedeleri, babaları
yaşadılar bunu sonuçta. Ama ben hiçbir devletin Ermenistan dâhil bu konuda
taraf olarak muhatap alınması gerektiğini düşünmüyorum” dedi. (Ne zamandan beri insanlığa karşı işlenmiş suçları iç mesele oldu? HYETERT)
'Erdoğan Atatürk'ten sonra en büyük...'
Başbakan Erdoğan'ın Ermenilere taziye mesajının yankıları
sürerken bugün Hürriyet Gazetesi'nde ilginç bir ilan yer aldı. Dün, Leon Armanlı'nın Hürriyet Gazetesi'ne verdiği
Teşekkür ilanının ardından bugün de İşadamı Bedros Şirinoğlu Başbakan'ın
Ermenilere taziye mesajına ilişkin bir teşekkür ilanı verdi.
'Tarihi bir adım'
Türk-Ermeni ilişkileri uzmanı Samson Özararat, NTV'ye
yaptığı değerlendirmede Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin
açıklamasını "Tarih bir adım" şeklinde nitelendirdi.Türk-Ermeni ilişkileri uzmanı Samson Özararat, Başbakan
Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin açıklamasını NTV canlı yayınında
değerlendirdi. Mete Çubukçu'nun sorularını yanıtlayan Özararat, yeni
ilişkilerin başlangıcı olabileceğini söylediği açıklama için "Tarihi bir
adım" nitelemesinde bulundu.
Ermeni Evleri Yok Edilerek “Ermeniler Tarihsizleştiriliyor”
Ermeni soykırımında katledilen veya yurtlarından edilen
Ermenilere ait evler yıkılıp, yerlerine oteller dikiliyor. Tarihsizleştirme
uygulamaları ile halen devam eden soykırıma karşı çıkan ve kendisi de bir
Ermeni evinde yaşayan Yazar İbrahim Halil Aycan, halkların kültürel mirasına
sahip çıkmaya çağırdı. Tarih sayfalarına dünyanın en büyük soykırımlarından biri
olarak geçen Ermeni soykırımında, 100′üncü yıldönümüne girilirken, kültürel
soykırım Ermenilerden arta kalan yapılar üzerinde halen devam ediyor. Antep’te,
Ermenilerin soykırım döneminde terk ettiği, Bey Mahallesi’nde bulunan evler
yıkılıp, yerine oteller yapılıyor.
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
Başbakan Erdoğan’ın 23 Nisan günü 1915 Ermeni tehciriyle
ilgili yaptığı açıklama yaygın biçimde tartışılıyor. Doğal olarak buna ilişkin
değerlendirmeler de çok farklı.“Doğal olarak” dedim, aslında “bu ülkeye özgü biçimde”
demek daha uygun olurdu. Çünkü bu ülkede, önemli-önemsiz nerdeyse her konuda,
uzlaşmaya kapalı, bir birine taban tabana zıt uç görüşler çatışma halinde.
Özellikle de AK Parti ve Erdoğan’la ilgili olarak. Bir kesime göre AK Parti ve lideri Erdoğan ne yapsa iyi.
Bu kesime göre Erdoğan tarihi ve toplumsal büyük bir dönüşümün öncüsü. Diğer
kesime göre ise ne yapsa kötü. Hatta Erdoğan bir diktatör ve faşizmi getirmiş
bile! Bu kanatlar için bu işin ortası yok.
Ermeni Asıllı Vatandaşın Sinop'ta Duygulu Anları
İstanbul'da yaşayan Ermeni asıllı Türk vatandaşı 82
yaşındaki Verjin Sarı, doğduğu ve gençlik yıllarına kadar kaldığı Sinop'a 64
sonra gelince duygulandı Doğduğu köyü, evini ve okulunu ziyaret eden Sarı:
"Yıllardır Sinop'a gelmeyi çok istiyordum ancak bugüne nasip oldu.
Ermeniler, Macondo Köyü ve yüzyıllık yalnızlıklar
Orhan Miroğlu / omiroglu@stargazete.com
Başbakan 1915’in tarihsel koşullarına atıfta bulunarak, bu koşulların Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan halklara getirdiği acıları hatırlatıyor ve bu acıları yaşamış Ermeniler’in bugün yaşayan torunlarına taziye dileğinde bulunuyor..Önyargılarla hareket edenler, daha işin başında, bu tarihi açıklamayı itibarsızlaştırmaya ve konjonktürel şartlarla, mecburiyetten yapılmış bir açıklama olduğunu göstermeye çalışıyorlar. Oysa Batı’nın bir bütün olarak Ermeni sorununda, Türkiye’yi , böyle bir açıklama yapmaya zorlayacak bir tutum içinde olmadığı besbellidir. Ermeni sorunu ve Ermenilerin geçen yüzyılın başında yaşadığı acılar, Batı’yı düne göre, bugün daha fazla meşgul ediyor değildir. Ermeni diyasporası, ABD’den AB’ne varıncaya kadar, hiçbir zaman dünyadaki Yahudi diyasporasının siyasi ve entelektüel gücüne ulaşamadı. Amerikan Başkanlarının, büyük felaketin yıldönümünde ‘soykırım’ demeleri yıllarca beklenir durur. Ama bu beklenti hiçbir zaman gerçekleşmez. Bu kelimeye yüklenen tılsımlı anlamın çözümü kolaylaştıracağı düşünülür.
Ayık : Taziye İlk Adımdır
Röportaj: Mehmet KAYAHAN
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1915 yılında ölen Ermeniler
için yayınladığı taziye mesajını, hümanist bir açıklama olarak değerlendiren
Diyarbakır Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vartkes Ergün Ayık,
“1915 kurbanı Ermeniler için taziyenin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı tarafından
ilk defa yapılmış olması, bu acıların ileride giderilmesinin bir ilk adımıdır”
dedi.
'Ermeni soykırımı ulus devlet politikalarının sonucudur'
Ermeni soykırımını
konu alan panelde konuşan Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ferda
Keskin, o dönem farklı dini ve etnik grupların da soykırıma uğradığını
belirterek, “Tüm soykırımlar, ulus devlet politikalarının bir sonucu"
dedi. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Şişli Gençlik
Meclisi, 24 Nisan 1915 Ermeni soykırımına ilişkin Tatavla Tiyatrosu'nda,
"2015'e 1 Kala: Soykırım ile Nasıl Yüzleşeceğiz" adlı panel
düzenledi. Moderatörlüğünü HDK Gençlik Meclisi üyesi Jennifer Rachel Dyan'ın
yaptığı panele, Çevirmen-Yazar Ayşe Berktay, HDP MYK üyesi ve Tarihçi Mutlu
Öztürk ile Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ferda Keskin konuşmacı
olarak katıldı.
Dedeler, Torunlar, ‘Bizim Ermeniler’ ve Lobiler- II -Özge L. İspir
Hülya Yetişen
“Biz kırıldık daha da kırılırız. Ama katil de bilmiyor
öldürdüğünü hırsız da bilmiyor çaldığını”
Cemal Süreya Hrant Dink’in öldürülmesinden sonra, kendilerine
“Hrant’ın Arkadaşları” diyen gruptan bir kısım akademisyen/gazeteci/sanatçı
Türkiyeli aydının inisiyatifinde gelişen “Ermenilerden Özür Diliyorum”
kampanyası başladı (1). Marc Nichanian’ın Edebiyat ve Felaket isimli kitabında
bu tarz bir özürün özür olamayacağını söyleyerek eleştirdiği; inkar
politikasının daha incelikli bir biçimiyle karşılaştığımız ve soykırımdan
“Büyük Felaket” diye söz eden bu kampanya sadece inkar politikasını devam
ettirdiği için değil, çok tepeden ve antidemokratik bir metni, kampanyaya
destek vermek isteyen katılımcılara dayattığı için de eleştirilebilir.
Ermeni çift, 65 yıl sonra resmi nikahlarını kıydı
Diyarbakır'da yaşayan Ermeni çift, 65 yıllık
birlikteliklerinin ardından bugün düzenlenen törenle resmi nikahlarını kıydı. Sur ilçesinde, 30 yıldan bu yana daha güvenli olduğu
gerekçesiyle Meryem Ana Kilisesi'nin bahçesindeki tek odalı evde yaşayan Ermeni
çift Beyzar Alata (85) ve Sarkis Eken'in (84) resmi nikahları, Diyarbakır
Büyükşehir Belediyesi Nikah Memuru Esin Güleker tarafından kıyıldı.
İki Halk İçin Tarihi İlk
Emre Öztürk
Diasporanın öncülerinden, Ermeni asıllı İngiliz Tarihçi
Prof. Sarafyan ‘Başbakan Erdoğan’ın taziye mesajı İki halk için de önemli bir
ilk’ dedi. Sarafyan mesajın Ermenistan'da da karşılık bulacağını söyledi.
'Vatikan taziyeyi umut verici buldu'
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Papalık Doğu
Kiliseleri Kongregasyonu Başkanı Kardinal Leonardo Sandri ile Vatikan'da bir
araya geldi. İşler, Başbakan Erdoğan'ın 1915 olayları için taziye mesajı
yayınlamasının Vatikan nezdinde de olumlu karşılandığını belirterek,
"Sayın Kardinal bu mesajın gelecek için umut verici olduğunu ifade
etti" dedi.
Ermeniler'in Başbakan'la imtihanı...
Belda Gürsel
Sadece ihtiyaç halinde azınlıklar üzerinden siyaset yapan
Başbakan'ın yeni limanı malumunuz, Ermeniler. Günlerdir 9 dilde yayınlanan
taziye mesajını konuşuyoruz. Samimi mi değil mi, maksadı farklı mı, bu bir adım
sayılır mı, şimdi ne olacak ve daha nice sorunun cevabını ilerleyen günlerde
hep beraber öğreneceğiz. Açıklamayı yapan kişi Erdoğan olunca daha önceki
deneyimlerimizden mütevellit arkasında bir şeyler aramadan yorumlamak pek
mümkün olamıyor ne yazık ki. Ben bu mesajla ilgili çok fazla şey söylemeyeceğim
fakat sizlere AKP'nin ve Başbakan'ın geçmiş dönemlerde (ki çok da geçmemiş
aslında üç-beş yıllık mevzular) Ermeni Halkına ve Soykırım iddialarına karşı
tutumunu hatırlatmak istiyorum. Üzerinde bayağı çalışılmış bir taziye mesajının
dillendirilmesiyle sonuçlanan bu sürece nasıl geldik, bir bakalım...
Musa Dağı'ndan Cassa Bella'ya sessiz ağıt
Fehim Taştekin
Beyrut'ta uzun yıllar kunduracılık yaptıktan sonra Keseb'e
yerleşen Papken'in gencecik oğlu Kevork'u sırf giydiği botlar nedeniyle
öldürmüşler. Devletin 'uzaktan ilgilendiği', bölge sakinlerinin ise seferber
olduğu Vakıflı'daki misafirhanede kalan Papken acısını 1 ay boyunca eşinden
sakladı. Gözyaşı sürmez ebediyyen; ya durulur ya kurur. Kasketinin
altına gizlediği göz pınarlarında yaş kalmamış Papken Curyan'ın.
Hikmet Kıvılcımlı,Deniz Gezmiş, Said Nursi ve Necip Fazıl Ermeni meselesi için ne dedi
Haksızlık ve adaletsizliğe karşı tavizsiz tavırlarıyla
tanınan Nazım Hikmet ve Said Nursi, 'Ermeni' konusunda çok ilginç sözler
söylemişler. Aynı şekilde Hikmet Kıvılcımlı ve Deniz Gezmiş'te bu konuda
sözlerini sakındırmadı. “24 Nisan Ermeni Soykırımını Anma Platformu" üyesi
yaklaşık bin kişi 24 Nisan'da, Taksim Meydanı girişinde 1915 olaylarında
hayatını kaybedenler için anma etkinliği gerçekleştirdi. Sosyalist Halkın
Kurtuluş Partisi üyesi bir grup da, Ermeni soykırımının yalan olduğunu
söyleyerek, karşı eylem yapmıştı. Grup, "Ermeni katliamı yalanı
emperyalizm yalanı", "Soykırım yalanı ABD yalanı",
"Kahrolsun Emperyalizm" şeklinde sloganlar atarken, Deniz Gezmiş’in,
Hikmet Kıvılcımlı’nın ve Mustafa Suphi’nin Ermeni meselesi üzerine sözlerinin
yazılı olduğu dövizleri taşıdı. Bütün bunlar yanında özellikle Said Nursi ve
Nazım Hikmet'in sözleri de öne çıkıyor...Darbe Günlükleri nedeniyle kapatılan
Nokta Fergisi konuyu gündemine taşımış ve Nazım Hikmet'e sansür uygulandığını
ortaya çıkarmıştı. (Şaşırdım dersem yalan olur. HYETERT)Heybeliada Ruhban Okulu'nda Film Gösterimi
Yönetmenliğini Filistinli Robert Savo'nun yaptığı
"The Savior/Kurtarıcı" filminin Türkiye özel gösterimi, Paskalya Bayramı
kapsamında Heybeliada Ruhban Okulu'nda yapıldı. Filmin gösterimi öncesinde Ruhban Okulu'nun bahçesinde
basın mensuplarına açıklama yapan Bursa Metropoliti ve Ayatriada Manastırı
Başrahibi Elpidophoros Lambriniadis, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yavaş yavaş
açılmaya başladığını söyledi. Okul olarak bu mekanı açma yetkisine sahip olmadıklarını
ancak başka etkinliklere açmaya yetkileri olduğunu belirten Lambriniadis,
"Zaten Ruhban Okulu manastır olarak faal. Kütüphanesi açık, kongrelere,
müzik veya diğer kültürel etkinliklere açık" dedi.
Edward Nalbandyan Davutoğlu’na, Protokollerin imza günündeki ayrıntıları hatırlattı
Türk tarafı herkes tarafından 4.5 yıl önce reddedilenin
bugün yenden canlandırılabileceğini
sanıyorsa bu sonuçsuz ve vizyonsuzdur. Açıklama bugün 26 Nisan’da
Finlandiya’nın tanınmış «Paasikivi» Dış Politika Birliği Heyetiyle buluşması
esnasında Dışişleri bakanı Edward Nalbandyan’dan geldi; heyet bünyesinde
Finlandiyalı siyaset ve toplumsal isimler, diplomatlar ve analistler yer
almakta.
Taziye'nin İçini Doldurmak / ՑԱՒԱԿՑՈՒԹԵԱՆ ԱՆԿԵՂԾՈՒԹԻՒՆԸ ՀԱՄՈԶԵԼ
Ermenilerin ulusal yas günü arifesinde , T.C Başbakanının
diplomatik bir atakla ''Taziye'' yayınlamasının amacı ne olursa olsun,99senedir
bir ilk olması nedeniyle ve insani açıdan atılmış önemli ve anlamlı bir adım
olarak görmek ,sanırım yanlış olmaz:Ancak,yayınlanan ''Taziye''de,1915
kırımında öldürülenlerle, birinci dünya savaşında ölenleri eşitlemek ve aynı
torbaya koymak ,bence büyük bir yanlış,çünkü
1915'te ölen insanların ölüm sebepleri farklı ve failleri de belli,oysa
savaşta ölenlerin durumu tamamen
farklı,tarihe sorumlulukla bakmalıyız,savaşta ölenleri, kırımda öldürülenlerle
eşitlersek,kırımda ölenlerin anısına saygısızlık ediliyor, gibi bir algı doğar:
Ermeni işadamı Erdoğan için Hürriyet'e ilan verdi
Başbakan'ın Ermenilere taziye mesajına karşılık Hürriyet'e bir teşekkür ilanı veren Ermeni işadamı, Erdoğan'a, "Siz adam gibi adamsınız, delikanlısınız" dedi...2 çocuk babası işadamı Leon Armanlı, daha önce de soykırım iddialarına pankartlı tepki göstermişti... Dedem Leon Agopyan, Atatürk'ün diş doktoruydu. Asılsız iddialarla huzurumuzu bozmasınlar. Türkiye'de yaşayan Ermeni vatandaşlar çok mutlu. Burada olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Soykırım diye bir şey olmadı" demişti. (Bilmediğimiz ne cevherler var. HYETERT)
Ermenistan’la ilişkiler şimdi düzelir mi?
Sami Kohen /
skohen@milliyet.com.tr
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “24 Nisan jesti”
Ermenistan ile kesik olan ilişkilerin normalleşmesine yol açabilir mi?...
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ankara-Erivan ilişkilerinin düzelmesinin,
Bakü-Erivan uyuşmazlığının giderilmesine bağlı olduğunu öne sürdü. Onun
deyişiyle “bu üç sütun” bir arada olmadan, sadece iki sütunun ayakta durması mümkün
değil... Bu olayda bu tezin geçerliliği tartışılabilir. Ama biliyoruz ki
aslında Ankara Karabağ ön şartını, Aliyev’den gelen sert tepki üzerine
Azerbaycan’ı “kaybetmemek” için öne sürmüştür.Eğer Bakü’nün nabzı başından
itibaren iyi ölçülseydi veya Aliyev zamanında ikna edilebilseydi, bu noktaya
gelinmezdi.Ankara’nın Erivan ile ilişkiler konusundaki pozisyonu halen de
budur. Dolayısıyla Dağlık Karabağ sorununun yakında halledilmesi olasılığı pek
görülmediğine göre, 24 Nisan jestinin ikili ilişkilere fazla bir etkisi olamaz.
Ermeni tarihçiden Başbakan Erdoğan'a destek
Ermeni asıllı İngiliz Tarihçi Prof. Sarafyan Başbakan
Erdoğan'ın taziye mesajına destek verdi. Diaspora Ermenilerinin öncülüğünü yapan ve kurucularından
olan, Ermeni asıllı İngiliz Tarihçi Profesör Ara Sarafyan, Erdoğan'ın
açıklamalarının iki halk içinde çok önemli ve bir ilk olduğunu vurguladı. Lobilerin Ermenistan halkının tamamını temsil
etmediklerinin altını çizen Sarafyan, "Başbakan Erdoğan Ermeni soykırımı
meselesini tarihçilerle ve barışçıl bir diyalogla çözmek istiyor. 2015 yılına
kadar bu tartışmanın iki halk tarafından ciddiyetle kamuoyunda tartışılacağına
inanıyorum" şeklinde konuştu.
30 Mart Yerel Yönetim Seçimleri Ve Sonrası Yuvarlak Masa/Panel
Tarih: 2 Mayıs 2014
Yer: Cezayir Restaurant Toplantı Salonu
Adres: Hayriye Caddesi 12, Galatasaray, Beyoğlu, 34425 İstanbul Tel: 0 212 245 9980
Kutsal devlet miti
Türkiye Cumhuriyeti devleti üzerindeki mitin dağılmasını
AK Parti sağlamıştır. Değeri kendinden menkul, şanlı bir geçmiş üzerinde
yükselen devlet imajını yıkmıştır. Yeni Türkiye’nin kurulma sürecinde, devlete hükmetmiş
aktörlerin modernleşme tarihimiz boyunca yaptıkları kıyımları hatırlamış ve
sürecin failleriyle hesaplaşılması, sürecin mağdurlarıyla helalleşilmesi
gerektiğini belirtmiştir. AK Parti karşısında bürokratik oligarşinin, CHP, MHP ve
Gülen Hareketi vb. sağcı ve solcu oluşumların kolaylıkla ittifak
kurabilmelerinin altında, söz konusu değeri kendinden menkul devlet mitinin
yıkılmasından duyulan rahatsızlık yatmaktadır.
Avrupa Irkçılık Karşıtları Hareketi EGAM: Bugün hangi Ermeni Soykırımını inkar eden bir ülkenin yurttaşlığını kabul eder?
Soykırımını resmen inkar eden bir ülkede Ermenilere
yuttaşlık önermenin ne anlam ifade ettiğini anlamak güç. Açıklama bugün 26
Nisan’da düzenlenen basın toplantısında, Soykırım kurbaları varislerine
Türkiye’nin yurttaşlık vermeye hazır olduğu konusuna değinen, Avrupa Irkçılık Karşıtları Taban Örgütleri
Hareketi Başkanı (EGAM) Benjamin Abtan’dan geldi. Benjamin Abtan, bugün hangi Ermeninin yaklaşık 100 yıl
Soykırım gerçeğini inkar eden bir ülkenin yurttaşlığını kabul edeceği yönünde
sorun olduğunu ifade etti.
Amerika'da Ermeni iddiaları protesto edildiNew York'taki Times Meydanı'nda, Ermeni iddiaları protesto edildi.
New York'taki Times Meydanı'nda ''Ermeni Soykırım
Yalanına Son ve Şehit Diplomatlarımızı Anma'' mitingi düzenlendi. 42’nci Sokak ve 7’nci Cadde arasındaki alanda yapılan
mitinge, Tennessee Teknik Üniversitesi’nden siyasi bilimler profesörü Prof. Dr.
Michael Gunter de katılarak bir konuşma yaptı.
1915'ten 28 Şubat'a zulüm tarihi
Rasim Ozan Kütahyalı
En azınlık olana en sert ve gaddar zulümler uygulandı
Kemalistler tarafından. Gayrımüslimler direkt imha edilme ve kovulma
politikasıyla yüz yüze geldiler. Şunu da unutmayalım ki İttihatçı arındırma
politikası 1915'te bitmedi, bugünlere kadar "tehcir" sürmeye devam
etti. Askeri vesayet rejimi bu toprakları sistematik olarak gayrımüslimlerden
arındırdı.Herhalde Hasan Celal Güzel de bu gerçeği inkar etmeyecektir. Çünkü 28
Şubat'ın kahramanı Hasan Abi de gayrimüslim kardeşlerimizi mahveden aynı
İttihatçı-Kemalist zihniyet tarafından zulüm gördü ve içeri atıldı...
Yazının Devamı: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/kutahyali/2014/04/27/1915ten-28-subata-zulum-tarihi
Devlet 'soykırım' diyebilir mi?
Gülay Göktürk / gokturkgulay@yahoo.com
Doğru olan, devletin gerçeği belirlemenin kendi tekelinde
olduğu iddiasından vazgeçmesidir. Siyasi partilerin, STK'ların, tek tek
kişilerin görüşleri olabilir ama devletin tarihi bir olay hakkında "resmi
görüşü" olamaz.Unutmayalım ki, resmi bir görüş beyan etmek, beraberinde farklı
görüşleri suç saymayı ve yasaklamayı da getirir. Eğer devlet "bu bir
soykırımdır" derse, bundan böyle "soykırım değildir" demeyi de
yasaklaması gerekir ki, bugün Fransa gibi bir ülke bile bu "resmi
görüş" tuzağına düşmüş ve vatandaşların düşünce özgürlüğünü yok ederek
soykırım inkârını suç saymıştır.
"Ermenistan için başka alternatif yok"
Başbakan Erdoğan'ın Osmanlı vatandaşı Ermeniler için
yayınladığı tarihi taziye mesajı Ermenistan'da da yankı buldu. Ermenistan'ın
önde gelen düşünce kuruluşlarından Bölgesel Çalışmalar Merkezi'nin Başkanı
Richard Giragosian, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 olayları ile ilgili
açıklamasının çok cesur bir adım olduğunu söyledi. Giragosian, "Türklerle
Ermeniler arasında yeniden artan bir iletişim ve birbirini tanıma süreci
başladı. Ben bu konuda iyimserim ve her iki tarafın da geri dönemeyecek kadar
ileri adımlar attığını düşünüyorum" dedi.
Milletimi lekeden kurtarmak istiyorum
Haber: Zeki Sarıhan / Arşivi
Mehmet Celal Bey'in yazıları, 'fiilin mesuliyetini bütün
Türklere teşmil etme' çabasına da cevap niteliğindedir. 30 Ekim 1918’de
Mütareke'nin imzalanmasından 70 gün sonra, bir Osmanlı valisinin, Mehmet Celal
Bey’in 1915 olayları hakkında ilginç saptama ve görüşleri, bir gazetede ‘Ermeni
Olayları ve Sebepleri ve Tesirleri’ üç bölüm halinde yayımlandı. Ermeni
olaylarının tartışılmasına bir katkı olmak üzere, Vakit gazetesinin 10, 12 ve
13 Aralık 1918 tarihli sayılarından bu yazının tamamını yeni yazıya çevirdik.
Paragraf düzenine dokunmadık. Aslını yazmak zorunda kaldığımız bazı sözcüklerin
en yakın karşılığını parantez içinde gösterdik. Ara başlıklar tarafımızdan
konulmuştur.
Ermeni cemaati: Erdoğan Nobel adayı olabilir
Ermeni Cemaati Başkanı Bedros Şirinoğlu: Sayın Başbakanımız ilklere imza atan bir lider. Cemaatin üst yöneticilerinden biri olarak söylüyorum, sayın Başbakan bütün dileklerimizi, bütün arzularımızı yerine getirmiştir. Geri çevirmemiştir. Bundan önce mülklerimizi iade etmişti. Önceki gün de taziyelerini sundu. Allah razı olsun. Türkiye tarihinde bir ilkti. Kendisine her bakımdan minnettarız. Bu adımları ile ilerde Nobel'e aday olabilir. Bence olması lazımdır. Ben ona içimden 'güzel adam' demek istiyorum. Şu anda gözlerim doldu. (Yoka artık. HYETERT)
Akademisyenlerin gözünden Ermeni tarihi
Cengiz Çatal
Türk Tarih Kurumu 35 ciltlik 'Tarihte
Türkler ve Ermeniler' başlıklı kitap hazırladı. 350 akademisyenin katkı yaptığı
kitaplarda, Ermeni sorununun uluslararası gündeme taşınmasında kilisenin rolü
de sorgulanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın 1915 olaylarına ilişkin
taziye mesajının ardından dün de Türk Tarih Kurumu (TTK) ‘Tarihte Türkler ve
Ermeniler’ adlı 35 ciltlik kitapları tanıttı. TTK Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü,
350 akademisyenin kitaplara katkıda bulunduğunu belirterek, “Kitaplarda Türk ve
Ermenilerin birlikteliğinden bahsediliyor. Bizim kültürümüzde savaşmak en son
tercihtir. Başbakan’ın yaptığı açıklama da insani duyguları öne çıkaran bir
açıklamadır” dedi.
Anadolu’nun kadim halkı: Ermeniler
1915 öncesi Ermeni halkının Anadolu'da çok
önemli kültürel, dini, sosyal, ekonomik faaliyetleri, kurumları vardı.
Anadolu'da ilk Ermeni yerleşimleri MÖ.6.yüzyılda başlamıştır. MS.1071'de
Anadolu'ya gelen Türk kavimleri ondan sonraki yaklaşık 900 yıl boyunca
Ermenilerle birlikte yaşadılar. Ve özellikle Osmanlı idaresi altında 600 yıl
süren bir Ermeni-Müslümanlar kardeşliği dönemi oldu.
100 Yıllık Acının Belgeseli
Elif Nas Ünal
Ermeni soykırımının 100. yılı için Kanada CBC televizyonu ve Kanada Radyosu ortak yapımıyla Ermeni soykırımı üzerine bir belgesel hazırlanıyor. Belgeselde Ermenistan, ABD, Fransa ve Türkiye’den akademisyenler, politikacılar ve soykırım mağdurlarıyla görüşülecek. Belgesel, farklı görüşleri bir araya toplayıp, Ermeni soykırımı konusunu kapsamlı bir şekilde incelemeyi planlıyor. Kanada’nın ünlü televizyon ve radyo programcısı, Ermeni Patrick Masbourian’ın ana karakter olduğu belgesel, 24 Nisan 2015’te yayınlanacak.
Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir
Şeyhmus Diken
Artlarından ne bir tas su dökenleri ne
mendil sallayanları ne el sallayanları ne de güle güle diyenleri olmuştu.
Çaresiz ve umarsızdılar. Can havliyle yaban ellere sığınmışlardı. İşte, 99
Sürgün portreleri onları anlatıyordu...Yaşı hayli ilerlemiş aksakallı piri fani
torunuyla gelmişti Diyarbakır Sümer Park Sergi Salonundaki 99 Sürgün Portreleri
sergisine. 1922 ile 1926 yılları arasında İstanbul’dan gemiyle Fransa’nın
Marsilya limanına inen gemiden ellerinde Fransız hükümetinin belgelediği vize
ile yeni bir ülkeye giriş yapan Anadolu ve Mezopotamya Ermenilerinden 99’unun
portrelerinden oluşan sergiye.
Ermeni soykırımı ve Müslüman milliyetçiliği
Mücahit Bilici
Belki on yıl kadar önceydi. Amerika’da
emekli bir Ermeni akademisyenle sohbet ediyordum. Ermenilere yapılan şeyin bir
zulüm olduğunu, Türk devletinin bunu inkârının bu gerçeği değiştirmeyeceğini ve
Kürtlerin sözlü tarihinden görebildiğim kadarıyla Müslüman Türk ve Kürtlerin bu
İslam’a aykırı zulmü irtikap ettiklerini söyledim. Ermeni muhatabımın tepkisi
ilginçti. Şaşkınlığı gizlenemeyen bir takdir hissi içinde dönüp şunu söyledi:
“Sen zaten bizden birine benziyorsun.” İçimden “yazık” dedim, “ne kadar da
zavallı bir tepki”. Bu tepkiyi hiç unutmadım. Çünkü bu bir “milliyetçi”nin
tepkisiydi.
Diyarbakır’ın 84 yaşındaki Ermenisi, Erdoğan’dan özür bekliyor
Ermeni soykırımında ailesi Bismil
ilçesinde bir ağa tarafından kurtarılan ve kendilerine kimlik çıkartılan
Amed’in son Ermenilerinden 84 yaşındaki Sıtkı Eken, Ermeni halkı olarak kimseye
zulüm etmediklerini, ama çok zulüm gördüklerini söyledi. Eken, Başbakan’ın
taziye açıklamasını yeterli bulmadığını belirterek, "çok fazla şey
istemiyoruz, bir özür bekliyoruz" dedi. (İşte halkın sesi . HYETERT)
Ermenistan bayrağı yaktılar
Iğdır'da bir grup, dün Erivan'da Türk
bayrağı yakılmasına tepki göstererek, Soykırım Anıtı önünde Ermenistan bayrağı
yaktı. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da dün Türk bayrağının yakılmasına
Iğdır'dan tepki geldi. Kentteki Soykırım Anıtı önünde dün akşam saatlerinde
toplanan 10 kişilik grup, yoldan geçen bir traktör sürücüsünden aldıkları
mazotla ellerindeki Emrenistan bayraklarını yaktı. (Aferin onlara(!) iki yanlış
bir doğru yaptı. HYETERT)
''Erdoğan'ın Açıklaması Küçük, Yavaş ama Olumlu''
Elif Akgül Erivan'da
Başbakan Erdoğan'ın 24 Nisan
açıklamalarını bianet'e değerlendiren Ermenistanlı siyasetçiler Akhoyan ile
Balabanyan açıklamanın "yavaş" ama soykırımın tanınması yönünde
"olumlu" bir adım olduğunu ifade etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 23
Nisan’da Ermeni Soykırımı’na dair açıklamasını Ermenistanlı politikacılar Batı
Ermenileri Kongresi Başkanı ve Ermenistan Parlamentosu Milletvekili Arakats
Akhoyan ile Ermenistan Kıpçak Partisi Milletvekilleri Hrant Balabanyan bianet’e
yorumladı.
Rusya’da yaklaşık 200 bin Ermeni göçmen var ve büyük kısmı yurttaşlık edinmek ister
Rusya’da şu anda yaklaşık 200 bin Ermeni
ekonomik göçmen var ve büyük kısmı kolaylaştırılmış prosedürle yurttaşlık
edinmek ister. Açıklama düzenlenen basın toplantısında, RF’deki yasa
değişikliğini yorumlayan nüfus bilimci Ruben Yeganyan’an geldi. Uzmanın
ifadesyle bunların sayısı, Haziran-Temmuz 2013’te gerçekleştirilen
araştırmalara göre 200-220 bin civarında.
Ermenistan'da Vatandaşlar Başbakan Erdoğan'ın "1915 Açıklaması"Na Odaklandı
Ermenistan'daki vatandaşlar Başbakan
Erdoğan'ın "1915 açıklaması"nı tartışıyor Toplumun büyük bölümünün
haberdar olduğu mesajın ardından, Ermeniler şimdi sınırların açılıp
açılmayacağını merak ediyor Ermeni vatandaşlar Türkiye ile düşmanlıkları
olmadığını vurguluyor.












































.png)