Etiketler

Armenian National Committee of America Press Release

Armenian National Committee of America (ANCA) Executive Director Aram Hamparian issued the following comment regarding Turkish Prime Minister Davutoglu's public remarks on the "deportation in 1915." "Facing a global wave of Armenian Genocide recognition - from the Pope to the European Parliament - Turkey's leaders are defiantly doubling down on denial. Prime Minister Davutoglu's fake apology today grants no recognition, accepts no responsibility, expresses no regret, and offers no reparations. "On April 24th, President Obama has a historic opportunity to reject Turkey's gag-rule, ending a shameful chapter of U.S. complicity in Ankara's denial, and moving Turkey, Armenia, and the region toward a better future based upon a truthful and just resolution of this crime."

Davutoğlu'ndan 1915 mesajı: Ermeni torunlarına taziyelemizi sunarız

Davutoğlu tarafından yapılan yazılı açıklamada "Osmanlı İmparatorluğunun son yıllarında, asırlardır barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşamış olan farklı etnik ve dini kökenden pek çok Osmanlı vatandaşı, hafızalarda derin izler bırakan büyük acılar yaşadılar. Birinci Dünya Savaşı koşullarında bu acıları yaşayan, farklı etnik ve dini kökene mensup milletlerin torunları olarak yaşananları anlıyor, hayatını kaybeden masum Osmanlı Ermenilerini saygıyla anıyor, torunlarına taziyelerimizi sunuyoruz. Osmanlı Ermenilerinin hatırasına ve Ermeni kültürel mirasına sahip çıkmak Türkiye için tarihi ve insani bir görevdir. Bu anlayışla, bu yıl 24 Nisan günü Ermeni Patrikhanesince düzenlenecek dini bir törenle, Osmanlı Ermenileri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de anılacaktır" ifadeleri kullanıldı.

Öyle Bir Şey Yaşatalım ki Kimse İnanmasın: Ermeni Soykırımı

Yazan: Can Ulusoy
Bu bir tehcir, katliam ya da mezalim değil en net tabirle ‘’soykırım’’. Ermeni soykırımının üzerinden 100 yıl geçti; gerçi daha uzun bir geçmişi var fakat 1915’le sembolleşti her şey. Jön Türklerin Balkan harbinden sonra içine girdiği paranoyak sapıklık, gayrimüslimlere karşı acımasız bir saldırganlıkla vücut buldu. Hasta adam Osmanlı’nın ayakta kalması artık sadece toplumun ve ekonominin Türkleşmesiyle mümkündü. ‘’ Her soykırım şiddeti vakıasının itaat ettiği ve onu eşsiz kılan bir iç mantık vardır. Osmanlının fiziksel imhasının da ayırt edici bir özelliği vardır. Bu fiziksel imha Jön Türklerin nihai hedefi olan Türk ulus devletinin kurulması için gerekli bir koşul olarak düşünülmüştür. Bir başka deyişle bu iki olgu birbiriyle ayrışmaz bir şekilde bağlantılıdır: Birini es geçerek diğerini anlayamayız’’( Kevorkian 2015:15)

Ermeni soykırımını tanımak için kaç soykırım daha lazım?

Dursun Ali Küçük
Kendinize yapılan soykırımı görürseniz Ermenilere yapılan soykırıma doğru yaklaşırsınız. Ermeni soykırımını görmezseniz, gün gün ve sürekli yaşadığınız soykırımınızı göremezsiniz. Türkiye, Yakındoğu Halklarının İmha Edilmesinin Adıdır. TC’ye sormak lazım..Kaç soykırım daha yaparsanız ancak Ermeni soykırımını tanırsınız?

Մոմավառութիւն Հսկում՝


Մոմավառութիւն Հսկում՝ Մեր 1.5 միլիոն Սուրբերուն Յիշատակին
Candlelight Vigil in Memory of Our 1.5 Million Saints

DurDe Ermeni Soykırımı'nı Anma Etkinlikleri

Sevgili Dostlar,
Bildiğiniz gibi, bu yıl Ermeni Soykırımı’nın 100’üncü yılı. Bu nedenle 24 Nisan günü ve öncesinde düzenlenecek çeşitli anma etkinliklerine yüzlerce Diaspora mensubu ve Avrupa’dan sivil toplum liderinin katılması bekleniyor. DurDe Platformu olarak biz de bu çerçevede 2010 yılından bu yana çeşitli etkinlikler düzenliyoruz.

Moskova’da Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümüne yönelik konferans

17 Nisan’da BDT Ülkeleri Enstitüsü, Rusya Toplumsal Meclisi ve Rusya Ermenileri Birliği (REB) inisiyatifiyle «President Oteli»nde «Zaman Aşımı Olmayan Suç: Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü Yaklaşırken» başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Konferansa Ermenistan’ın Moskova büyükelçisi Oleg Yesayan, REB Bşk. Ara Abrahamyan, BDT Ülkeleri Enstitüsü Direktörü Konstantin Zatulin, Moskova üniversite ve araştıra merkezlerinden uzmanlar, tanınmış siyasiler, diplomatlar ve medya mensupları katıldılar.

Bir gün biri başdanışman olmuş...

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Sonuçta ne Başbakan’ın fikirleri tümüyle bizleri bağlar, ne de bizlerin fikirleri onu. Benim söylediklerim tabii ki tümüyle bana aittir ve bazen hükumetin resmi tutumuyla aramda mesafe olmasından daha doğal bir şey de olamaz. Aynı bağlamda soykırım meselesinde de benim yıllardır yazdıklarım ve söylediklerim ortada. Bu terim hiçbir zaman benim anlam dünyamda önemli olmadı ve bu nedenle geçmiş yıllarda Ermeni diasporasının hiddetine epeyce mazhar oldum. Nitekim aynı diaspora kalemleri benim başdanışmanlığımı da ancak AKP hükumetinin ‘taktiksel’ hamlesi olarak anlama kapasitesi gösterebildiler. Diğer taraftan böyle bir tanım var ve o kadar geniş tutulmuş ki, bir kimliksel grubu hedef alan herhangi bir olayın söz konusu tanım dışında kalma ihtimali kalmamış. Diğer bir deyişle aslında tanımlayıcı niteliğini yitirmiş bir atıftan söz ediyoruz… Öte yandan eğer Başbakan’a soykırımı kabul etmesini tavsiye edip etmeyeceğim merak ediliyorsa, bir adım daha gidelim… Ben başbakan olsaydım soykırımı kabul etmezdim. Çünkü bir başbakan öncelikle bugün muhatap olduğu vatandaşlarının refahından ve yararından sorumludur ve onları bir bilinmezlik tüneline sokamaz.

Ermeni asıllı ailelerden Papa'ya tepki

Batman'da yaşayan Ermeni asıllı aileler, Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus'un 1915 olaylarına ilişkin sözleri ile AP'nin 1915 olaylarına yönelik kararına tepki gösterdi. Batman'ın Sason ilçesindeki Mereto Dağı eteklerindeki 83 haneli 450 nüfuslu Çalışır köyü muhtarı İlhan Cin, annesinin Ermeni olduğunu anlattı. (Kambersiz düğün olur mu? Ermeni değiller ama Ermeni asıllılar. HYETERT)

‘Sevan Nişanyan’ın 1915’te belirsizliğe yollanan Ermeni aydınlarından farkı yok’

Yargıtay’dan Sevan Nişanyan’a 4 yıl 7 ay hapis cezasını onay. Nişanyan’a verilen cezaevi infaz süresi 11 yıl 1 aya ulaştı ....2 Ocak 2014’ten bu yana cezaevinde bulunan Sevan Nişanyan hakkında peş peşe verilen ceza infaz kararlarının takibi ve Nişanyan aleyhinde isnat edilen tartışmalı suçlamalar hakkında yetkililerin önlem alması talebiyle oluşturulan Uluslararası Sevan Nişanyan’a Adalet Komisyonu üyesi Sait Çetinoğlu, Sevan Nişanyan’ın 1915’te belirsizliğe yollanan Ermeni aydınlarından bir farkı olmadığını söyledi. Nişanyan’a verilen cezaevi infaz süresinin 11 yıl 1 aya ulaştığına dikkat çeken Çetinoğlu, Paris’te yayımlanan Ermenice gazete Nor Haraç’a verdiği mülakatta, Sevan Nişanyan’ı “itibarsızlaştırmak için suç icat edildiğini” ve devletin politik gerekçelerle doğrudan cezalandırmak istemediği Sevan Nişanyan’ın “izinsiz inşaat” bahanesiyle cezalandırıldığını söyledi. 

İspanya’nın San Sebastian kenti Ermeni Soykırımını tanıdı

Ermeni soykırımını resmen tanıyan kentler arasına İspanya’nın San Sebastian kenti de katıldı. Ermenistan’ın Madrid Büyükelçiliğinin verdiği bilgiye göre; dün 17 Nisan’da San Sebastian Kent Meclisi, Ermeni Soykırımını kınayan bir kararı oybirliğiyle kabul etti.

Gürcistan Parlamentosu’na Ermeni Soykırımı’nı tanıma teklifi

Gürcistan'da faaliyet gösteren Ermeni dini ve dünyevi kuruluşlar, ülkenin parlamentosuna başvurarak, 1915-1923 tarihlerinde gerçekleştirilen Ermeni Soykırımı'nı tanımaya yönelik çalışmalara Gürcüstan'da start verme talebinde bulundular. “1915-1923 tarihlerinde Türkiye tarafından işlenen cinayet, insanlığa karşı yapılan suç olup soykırım diye nitelendiriliyor. Ermeni Soykırımı gerçeğini dünyanın yirmi devlet, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve başka birçok uluslararası kurum ve kuruluş tarafından,  ayrıca ABD’nin 50 eyaletinden 46’sı tarafından tanınmıştır.

Ermeni Soykırımı Konferansı Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılacak

İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından iptal edilen Ermeni Soykırımı Konferansı’na Boğaziçi Üniversitesi kapılarını açtı. Konferans, 26 Nisan’da aynı isimle Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenecek. 2005 yılında düzenlenen Ermeni Konferansı, siyasi ve yasal engellemeler yüzünden Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılamamış, Bilgi Üniversitesi Konferansa sahip çıkarak ev sahipliği yapmıştı. 10 yıl sonra bu kez Bilgi Üniversitesi’nin iptal ettiği Ermeni Soykırımı Konferansı’na, bu kez Boğaziçi Üniversitesi sahip çıktı.

Ermenilerin mezarlarına da tahammül yok

Ergenekon operasyonları sırasında silahların bulunduğu Zir Vadisi'ndeki Stanoz Ermeni Mezarlığı AKP'nin iktidara geldiği 2004 yılından beri adeta talan edildi. O tarihten beri düzenli olarak saldırıya uğrayan, "altın arayan mezar soyucularının" hedefi haline gelen mezarlık, gelinen aşamada piknik alanına çevrildi… Özer, ilk 2004'te fotoğraflar ile gündeme getirdiği Stanoz Ermeni Mezarlığı'ndaki tarihi mezar taşlarının da sökülerek AKP'ye bağlı Sincan Belediyesi tarafından Belediye bahçesine "süs" aracı olarak kullanıldığını bildirdi. Fotoğraf taşların üzerine "Osmanlı döneminde Ankara'da yaşayan gayrimüslim yurttaşların mezar taşlarıdır" yazılarının ise halen durduğunu aktardı.

Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Kevorkyan Papa'nın açıklamaları ve Avrupa Parlamentosu kararına yanıt verdi

Avrupa'ya bir yanıt da Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran Kevorkyan'dan geldi. Kevorkyan, Papa'nın Katolik lideri olarak açıklama yapmasını eleştirdi. "Klisenin siyasetle buluşması Hazreti İsa'nın ruhuna aykırı" sözleriyle Vatikan'ı uyardı.( Aslanlar gibi kükremiş bizimki. Vatikan'ı uyarmış, Papa'ya da Hıristiyanlık dersi vermiş. Kim tutar onu? Sırada L.P. Debağyan ve Leon Armanlı olmalı. HYETERT)

Süryaniler, Seyfo Katliamı'nın 100. yılında İnwardo'da buluşuyor

Mardin - Ferhat Arslan / ANF
Mardin’in Midyat ilçesinde yaşayan Süryaniler açısından kutsal sayılan İnwardo köyünde, Osmanlı ordusunun saldırısı sonucu katledilen Süryaniler için 'Seyfo Anması' düzenlenecek. Yüz yıldır maruz kaldıkları katliamların devam ettiğini söyleyen Seyfo Komitesi Üyesi Sami Akyol, sahip oldukları anayurtlarını terk etmeyeceklerini belirtirken, Türk devletinden özür beklediklerini bildirdi. Ortadoğu'da sayısız katliama maruz kalan Süryani toplumundaki tedirginlik günümüze kadar geliyor. Hamidiye Alayları'nın saldırılarına karşı 65 gün direnen İnwardo köyü, 'kılıç' anlamına gelen 'Seyfo' anması gerçekleştirecek.

Londra’da Soykırımın 100. Yılına yönelik yürüyüş düzenlenecek

18 Nisan’da Londra’nın merkezinde Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümüne yönelik yürüyüş gerçekleştirilecek. Yürüyüş; Büyük Britanya Ermeni Soykırımı 100. Yıl Etkinlik Komisyonu tarafından düzenlenmekte.Komisyon Facebook sayfasından gelen bilgiye göre; yürüyüş katılımcıları Soykırımı tanıyan ülke bayraklarıyla yürüyecekler. Yürüyüş St. Paul Katedrali yakınında son bulacak.

Gerçek 10. İlk Ermeni Cumhuriyeti 28 Mayıs 1918’de ilan edildi.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek
Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında, Hapsburglar, Romanovlar ve Osmanlıların egemenlik alanlarında meydana gelen büyük değişiklikler nedeniyle dünyanın çok geniş bir bölgesinde muazzam bir altüst oluş yaşandı. Ermeni Soykırımı, Anadolu ve Küçük Asya’da ve – etkileri Rus devriminin gölgesinde kalan – güney Kafkaslarda demografik ve politik açıdan büyük bir değişime yol açtı.

Gerçek 9. Rusya’da resmi Ermeni varlığı 18 yüzyıla kadar uzanıyor.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek
Dağıstan’ın güney bölgesindeki eski bir Ermeni kilisesi, bugünkü Rusya topraklarında Ermeni yaşamının İ.S. 4. yıla kadar geriye gittiğini kanıtlıyor. Bölgede Hıristiyanlığı yayan Aziz Grigoris’in (Ermeni kilesesinin kurucusu “Aydınlatıcı” Aziz Grigori – Surp Krikor Lusarovitç’in torunu) şehit düştüğüne inanılan yerde bulunan kilise, yerel Ermeni toplumunun çabaları sayesinde restore edildi. Ermenilerin Rusya ile bir başka bağlantısı, 15. yüzyılda Kuzey Kafkasya’ya yerleşen Çerkesogai ya da Çerkesçe konuşan Ermenilerin varlığıdır.

Հրավեր / Invitation

Հայաստանի Հանրապետության Գիտությունների ազգային ակադեմիան ու Ռազմավարական եւ ազգային հետազոտությունների հայկական կենտրոնը
հրավիրում են Ձեզ մասնակցելու 
Ակադեմիկոս ՌԻՉԱՐԴ Գ. ՀՈՎՀԱՆՆԻՍՅԱՆԻ
«ՀԱՅԱՍՏԱՆԻ ՀԱՆՐԱՊԵՏՈՒԹՅՈՒՆ. ՎԵՐՍԱԼԻՑ ԼՈՆԴՈՆ, 1919-1920»

1915 Soykırım Süreci Aynı Zamanda Hıristiyanların Gasp Edilme Sürecidir!

Sait Çetinoğlu
Bu kısa yazı Soykırım sürecinde el değiştirilen Hıristiyan zenginliğine odaklanmıştır. Aynı zaman diliminde bütün Osmanlı Hıristiyanları aynı muameleye, yani aynı soyguna konu olduklarından Ermeniler için söylediklerimiz, Asuri-Süryani, Elen, Pontus... halkları içinde geçerlidir. Başta işaret edilmesi gereken bir başka nokta da; Emperyal isteklerle savaşa giren Osmanlı'nın savaş sırasında müttefiklerinden aldığı askeri ve maddi yardımlar sınırlıdır. El koymalar, Bütçesi iflas etmiş devletin kendi halkını yağmalamaktan başka çaresinin kalmadığının ifadesidir. Bunu ikinci fetih yani ülkenin yeniden fethi olduğunu ifade etmekten de çekinilmemiştir.

Başbakan'dan muhalefete 'Ermeni Açılımı' eleştirisi!

Ceren Kenar-İstanbul
Ermeni meselesinde mesafe aldık. Türkiye bu konuda çok mesafe kat ettik. Boğaziçi Üniversitesi'nde 2005 yılında yapılan konferans bir dönüm noktasıydı. İlk defa entelektüel zihinde açık bir şekilde tartışıldı. Hükümet olarak karşı değiliz, yapmanızı da tavsiye ediyoruz, bunların tartışılması lazım dedik. Biz AK Parti iktidarı olarak bunun önünü açtık. O zaman bir grup entelektüelin bile tartışması problemdi, şimdi herkes tartışıyor… Etyen Mahçupyan'ı ben bilerek, Ermeni kimliği dolayısıyla, entelektüel kimliğine saygı duyduğum için başdanışman yaptım, hiçbir sınır da getirmedim. Markar'ı aday yaptık. CHP de şimdi Ermeni aday yapmaya başladı, HDP de! Biz adım attığımız için cesaret alıyorlar. Türkiye'de bu tür konuları bu cenah çözer, karşı cenahın çözmesi çok zor.

İnkar’ın 100 yılı: Yeter!»; Brüksel’de yürüyüş

24 Nisan’da Belçika’nın başkenti Brüksel’de 1915 yılında Ermeni ve diğer milletlerin soykırımlarının 100. Yılı vesilesiyle bir yürüyüş gerçekleştirilecek. Etkinlik «İnkar’ın 100 yılı: Yeter! Soykırım işlemiş Türk devletini kınayalım» ortak sloganını kullanacak. Etkinlik aralarında Belçika Ermeni Soykırımı 100. Yılı Koordinasyon Konseyi yanısıra Süryani, Ezidi, Slav ve Türk kuruluşlarının yer aldığı ortak bir komisyonca gerçekleştirilmekte. Ortak Komisyon ilgili açıklanmasında ″AB kurumları ve üye devletler tarafından Soykırımın tanınmasını talep ediyoruz″ denmekte.

Papa, Vatikan'da 'soykırım' dedi, Adana'daki Ermeni vatandaş işsiz kaldı

Michelle Demishevich
Papa'nın 'Ermeni soykırımı' açıklaması, Türkiye'de yaşayan Ermenilerin hayatını etkiledi.Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco'nun, 1915 olaylarında ölenleri anmak için Vatikan'da düzenlediği ayindeki konuşmasında "soykırım" ifadesini kullanmasının ardından Türkiye'de yaşayan Ermeniler endişeli. Bunlardan biri de Adana'nın Ceyhan ilçesine bağlı Dumluyan Köyü'nde yaşayan 59 yaşındaki Vannis Çetinyan. Çetinyan, Önce Ceyhan Kaymakamlığı'ndan aldığı sosyal yardım kesildiğini sonra da işsiz kaldığını iddia etti. Sosyal Yardımlaşma Müdürü'nün kendisine "Gidin bundan sonra size Ermeni Diasporası yardım etsin" dediğini söyleyen Vannis Çetinyan, "Soykırımı kabul etsinler başka türlü barış olmaz" dedi. Eşi Hayat Çetinyan ve iki oğlu Pier Çetinyan ve Paul Çetinyan ile birlikte Vannis Çetinyan, köylülerin kendilerini sözlü taciz ettiklerini ve mahalle baskısına maruz kaldıklarını söyledi. Baba Çetinyan, "Çocuklarımı okulda din dersine katılmaları için zorluyorlar ve arkadaşları da siz gavur musunuz siz düşman mısınız gibi sorularla taciz ediyor. Çocuklar her gün eve ağlayarak geliyor" dedi.

Ermeni aydınlar için söyleyecekler

1915 yılında ölüme gönderilen Ermeni yazarların, şairlerin ve aydınların anısına 22 Nisan’da konser düzenlenecek. Osman Kavala ile Hasan Saltık, gecede Kardeş Türküler, Ara Dinkjian ve Onnik Dinkjian ile Jordi Savall’ın da sahnede olacağını ayrıca konserde müzik dışında 1915’te sürgüne gönderilen yazarların, şairlerin eserlerinin de Ermenice okunacağını söylediler… Anadolu Kültür ve Kalan Müzik işbirliğiyle düzenlenen konser 22 Nisan saat 20.30’da İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılacak. Gecede Kardeş Türküler, Ara Dinkjian ve Onnik Dinkjian, Erkan Oğur, Ertan Tekin, Hasmik Harutyunyan, Karine Hovhannisyan, Haig Yazdjian, Şahan Arzruni, Erman İmayhan, Eileen Khatchadourian, Henning Schmiedt, Haïg Sarikouyoumdjian, Gaguik Mouradian, David Mayoral ve Jordi Savall sahnede olacaklar.

Dünya Keldanileri Patriği: 1915 Olaylarında 160 Bin Keldani de Katledildi Ancak

Diyarbakır'da restore edilen Mar Petyum Keldani Kilisesi'ni 100 yıl sonra ilk kez bir Keldani Patriği ziyaret ederek ayin düzenledi. Dünya Keldanileri Patriği Mar Luis Rafail 1'inci Sako, Ermeni katliamının yapıldığı iddia edilen 1915 olaylarıyla ilgili olarak, "Eskiden bu zulüm, katliamlar oldu. 1915 yılında 160 bin Keldani'de bu topraklarda öldürüldü. Ama bu yeni Türkiye'nin sorumluluğunda olan bir şey değil. Bugün biz bunlara dayalı politika da yapamayız. Biz geleceğe bakmalıyız. Bugün sevgi, barış günüdür ve buna Türkiye öncülük edebilir" dedi.

Erdoğan: Ekonomideki patinaj uzun sürmez

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa Parlamentosu böyle bir kararı alsa ne yazar almasa ne yazar. Daha önce de söyledim, bir kulağımızdan girer, öbür kulağımızdan çıkar; olay budur. Buradan tüm dünyaya bilhassasa da Ermenilere sesleniyorum. Bu meseleyi tarihi bağlamından kopararak siyasallaştırmak en çok Ermenilere zarar verir. Bu hasmane kampanyadan hiçbir şey çıkmaz. Yel kayadan ne götürebilir ki, ama bu işten Ermeniler çok zararlı çıkar." Erdoğan, Ermenistan'a defalarca el uzattıklarını ama Ermenistan'ın diasporanın güdümünden çıkamadığı için bunlara yanıt vermediğini belirtti. "Ermenistan'a kapımız hâlâ açık" derken, Karabağ sorununu hatırlattı: "Sözde soykırım iddiaları ve Karabağ'ın işgali konusunda olumlu adımlar atmaları halinde kendileri ile her türlü işbirliğine varız. Bu iradeyi, bu cesareti gösterecek Ermeni siyasetçileri ile Ermenistan yöneticileri ile görüşmeye, konuşmaya daima hazırız ama önce Karabağ sorunu hallolacak."

Elibol: "HDP Seçim Propagandasını Gitsin Ermenistan'da Yapsın"

AK Parti Ankara Milletvekili Adayı Nuri Elibol, Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen sözde Ermeni tasarısına ilişkin TBMM Başkanı Cemil Çiçek öncülüğünde hazırlanan ve AK Parti, CHP ve MHP’nin imza attığı bildiriye imza atmayan HDP’yi eleştirerek, “Türkiye’nin ulusal çıkarlarını ilgilendiren bir meselede Türkiye’deki tüm toplumla beraber hareket etmeyenler gitsinler kampanyalarını Ermenistan’da yapsınlar” dedi. (Sayın Aday Cemil Çiçek’in, Vecdi Gönül’ün yokluğunu aratmayacak, belli. Öneri de çok zekice(!)  HYETERT)

Çiçek:Ermeni Meselesi Arkasında Kim Varsa Terörün Arkasında da Aynı Ülkeler Var

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, şurada çok açık iddia ediyorum Ermeni meselesinin arkasında kim varsa 40 yıldır 50 yıldır uğraştığımız terör meselesinin arkasında da aynı ülkeler var bunu görmemiz lazım. Kimsede kim bu ülke demesin. Bu kadar acıdan bu kadar tecrübeden sonra kimin kim olduğunu bilemiyorsak o zaman da o da bizim zihni ayıbımızdır. Bunu ortaya çıkarmamız gerek." diye konuştu. (Sayın Çiçek Papa’yı, Avrupa’yı ve Ermeni soykırımını tanıyan,destekleyen ülkeleri terörizm destekçisi kısacası terörist ilan etmiş. Koskocaman Meclis başkanı muhakkak bir bildiği vardır.HYETERT)

Zirve Yayınevi Baskınında Öldürülen Uğur Yüksel Anıldı

18 Nisan 2007 tarihinde Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ve Necati Aydın ile birlikte öldürülen Uğur Yüksel için Elazığ'ın Mansuruşağı mezrasında bulunan mezarı başında Hristiyan geleneklerine göre anma töreni yapıldı. Törene Ankara Kurtuluş Kilisesi Pastörü İhsan Özbek, Tilman Ekkehart Geske'nin eşi Suzan Geske, Mardin, Diyarbakır, İstanbul kiliseleri üyeleri, yabancı uyruklu vatandaşlar, Yüksel'in yakınları katıldı. (Canilerin hala hak ettikleri cezayı almamaları vicdanları sızlatmaktadır. Geciken adalet adalet olmaz. HYETERT)

Soykırım 100. yıldönümü etkinlikleri uydudan yayınlanacak

22-24 Nisan’da Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümüne yönelik tüm etkinlikler Eutelsat 10A veya Eutelsat 7 uyduları aracılığıyla yayınlanacak. 100. Yıl dönümü Devlet Etkinlik Koordinasyon Komisyonunun verdiği bilgiye göre; Kuzey ve Güney Amerika sathında yayınların izlenebilmesi için çalışmalar sürdürülmekte. Konuya ilişkin bilahare bilgi verilecektir.

Demograftan uyarı: Ermenistan nüfusu her yıl %1 eksiliyor

Ruben Yeganyan, Yurtta ölenlerin sayısının doğanlardan fazla olacağı günün çok uzakta olmadığını ifade eden uzman ″Hala olumlu eğilime sahibiz. Doğanlar ölenlerden 14 bin daha fazla. 5-10 yıl esnasında durum değişir. Göç hesabına nüfus genel düzeyi azalıyor. Her yıl Ermenistan yurttaşlarının %1’i eksiliyor. Çalışma çağındaki nüfus sayısı azalıyor, yani çalışma kaynakları eksiliyor″dedi. (Bu sorun diaspora için de geçerli daha kötüsü ise doğal asimilasyon sonuçlu olması. HYETERT)

1915 Süryani Soykırımı’nın (Seyfo) 100. yıldönümü

Suphi Aksoy-Yakup Nuhomu
Türkiye’de ve dünyada katliamlar yılı dendiğinde akla ilk 1915’te Ermeni, Süryani (Asurî- Keldani-Nasturi-Arami) ve Helen halklarına karşı yapılan tarihin en büyük soykırımları gelir. Bu dönemin iki büyük katliamı olan Ermeni ve Sayfo soykırımlarında 2 milyona yakın Hıristiyan katledildi. Osmanlı İttihat ve Terakki yönetimi öncülüğünde 1915’te Süryani (Asurî-Keldani-Nasturi-Arami), Ermeni ve Helen halklarına karşı tarihin en büyük soykırımlarından birisi gerçekleştirildi. Her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti tarafından hala kabul edilmese de, uluslararası alanda gittikçe kabul gören bu insanlık suçu halkların vicdanında hak ettiği mahkumiyeti çoktan almış durumda.

HDP'li Faysal Sarıyıldız AP'nin Ermeni soykırımı kararını yorumladı

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız,"Şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti'nin 100 yıllık geçmişinde büyük acılar, büyük soykırımlar ve katliamlar var. 24 Nisan Ermeni soykırımı bunlardan bir tanesi, 1938 Dersim katliamı bunlardan bir tanesi. Hakeza Süryanilere ve diğer toplumsal kesimlere tek ırk, tek din, tek devlet, ulus devlet zihniyeti ile özellikle İttihatçıların eli ile büyük acılar, büyük soykırımlar yaşatıldı. Biz bunu hep kabul ettik. Çünkü bu acıları yaşadık. Kürdistan da bölgede yaşayan bizler Ermeni soykırımını, Dersim soykırımını anne babalarımızdan, dedelerimizden duyduk ve ortalık halen o zamanın toplu mezarları ile dolu.

TBMM'den Ermeni tasarısını kabul eden Avrupa Parlamentosu'na yanıt

TBMM'den AP kararı ile ilgili: "Kararı her bakımdan fevkalade sorumlu buluyor ve esefle karşılıyoruz. Sadece Ermenilerin acılarını yücelttiği bu yakışıksız karar, bizim açımızdan yok hükmündedir. Bu tarafgir yaklaşımı şiddetle kınıyoruz" açıklaması yapıldı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile AK Parti, CHP ve MHP Grupları, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 1915 olaylarıyla ilgili aldığı karara karşı ortak basın açıklaması yayımladı. HDP bildiriye imza atmadı.

Gerçek 7. Ud ve duduk: Ermenilerin zengin müzik geleneğinin iki önemli enstrümanı.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek
Ermeni müziğinin tarihsel mirası çok, çok eskilere uzanır ve zengin içeriği, litürjik, başka bir deyişle dini müzikten, popüler ve modern müziğe kadar çok çeşitli türler barındırır. Sayısız çeşitlilikteki geleneksel çalgıları arasında, dol ya da dümbek gibi davul türleri, kanun ve kemençe gibi yaylı çalgılar, şve ve zurna gibi ahşap nefesliler ailesinin çeşitli üyeleri yer alır. Ermeni halk müziğinin en yaygın şekilde tanınan iki enstrümanı duduk ve uddur.

Gerçek 8. Krikor Zohrab 1915’te Osmanlı Meclisi üyesiydi.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek
Krikor Zohrab, Ermeni Soykırımı’yla ilgili en tanınmış kişiler arasındadır. Her ne kadar 24 Nisan günü tutuklananlar arasında olmasa da, çok geçmeden sıra ona da gelmişti. Onu da alıp götürdüklerinde, ünlü bir kamusal şahsiyet, Osmanlı parlamentosunun bir üyesi, tanınmış bir hukukçu ve gazeteci olarak, tutuklanmış olan Ermeniler için girişimlerde bulunmaktaydı.

Almanya 1915 Olaylarına Ne Diyecek?

Cem Dalaman
1915 olaylarının 100. Yıldönümü öncesinde Avrupa Parlamentosu’nun yaşananları "Ermenilere yönelik soykırım" olarak tanımlayıp, Türkiye’nin bunu tanımasını talep etmesinin ardından, gözler AB’nin lokomotifi Almanya’da bu konuda devam eden tartışmalara döndü. Ülkede haftalardır "1915'te yaşananlar soykırım olarak tanınmalı mı, tanınmamalı mı?" tartışması sürürken, Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier Federal Hükümet adına konuyla ilgili ilk kez görüş belirtti ve ‘soykırım’ kavramını kullanmadan "Ermeni halkına yönelik zulüm, bir kavram ya da bu kavrama ilişkin tartışmayla sınırlandırılmamalıdır" şeklinde konuştu.

Ankara Soykırımın 100. Yılı Anma Etkinlikleri

















UCLA and Lark: First ever Requiem in Armenian in Los Angeles on April 22, 2015

Dear Friends, we thought you should know.
World Premier Ian Krouse’s Armenıan Requıem
UCLA, Royce Hall Wednesday, April 22, 2015, 8:00 P.M. Pre-Concert Lecture at 7:00 P.M.
340 Royce Drive, Los Angeles, CA 90095
Celebrated composer, Ian Krouse, dedicates his latest work to the Centennial of the Armenian Genocide. With the centennial of the Armenian Genocide around the corner, Lark Musical Society and UCLA’s Herb Alpert School of Music will premier Ian Krouse’s Armenian Requiem, on April 22, 2015 at 8PM. There will be a pre-concert lecture by the composer, Ian Krouse, and the conductor, Neal Stulberg, at 7PM.

24 Nisan yaklaşırken!

Taner Akçam
Soykırım sadece bir grubun imha edilmesi değildir. Soykırım, imha edilenin üzerine, yeni bir toplumun da inşa edilmesidir. Bu inşanın harcında imha eyleminin kurumları ve ideolojisi de yer alır. Bu nedenle, bu “yeni” toplumların kendilerini “var eden” imha ile yüzleşmeleri çok önemlidir. İnkârcılık bir sistemdir, ideolojisi, siyaseti ve kültürü ile tüm toplumun kılcal damarlarına işlemiş bir olgudur. Belki abartılı gibi gelecek ama ülkenin tüm sorunlarıyla doğrudan ilişkisi vardır!... Tarihle yüzleşmek bir tek geçmişteki bir olay hakkında kanaat bildirmekle ilgili değildir; bugünü ve yarını ile ne tür bir toplum kurmak istediğinizle doğrudan ilgilidir. Bu yüzleşme, bir tek devletin veya geniş anlamla siyasi erkin yapması gereken bir iş değildir. Her birey, her kolektif topluluk ve başta siyasi partiler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların yapması gereken bir iştir. Kitlesel katliamlar, emir verenler ve planlayanlar kadar, gönüllü uygulayıcıları da şart koşar. Bu nedenle bazı Kürt siyasi liderlerinin “biz kullanıldık” tezleri hiç inandırıcı değil! Açık ve dürüst olalım! Başta Türk ve Kürdü olmak üzere bu ülkenin Müslüman çoğunluğu gönüllü katılarak yaptılar bu katliamları. Direnen ve karşı çıkan da Müslüman’dı, dinî inancı gereği, vicdanı gereği karşı çıktı ama onların sayısı çok azdı. Yoksa olmazdı bu iş!... Önce şunu kabul edelim, bu ülkede komşusunu dahi öldürmeye hazır ve öldürmüş olan çok Türk ve Kürt vardı! Ve onlar hazır olmasaydı, soykırım da olmazdı!

1925 Ermeni Tehciri ve Katliamı ile Kürt Siyaseti

Sıdkı Zilan
(Yazar 1915 demek istemiş sanırız. HYETERT). Osmanlıya mensup, ona itaat eden memur ve asker Kürtler ise bu çerçevede olaylara müdahil olmuşlardır ki bundan Kürdistan halkını veya Kürtleri sorumlu tutmak imkânsızdır. Avamdan bazı insanların yaptığı da Kürtleri bağlamaz; zira merkezi bir karar ve işleyişle Ermenilere yönelik bir girişim yoktur. Hiçbir Kürt örgütü, partisi, aşireti, önderi bu katliama katılmamıştır. Durum bu iken bazı nevzuhur Kürt aydınları, örgütlerinin Ermenilerden özür dilemesi siyaseten ve tarz olarak yanlıştır. Özür dilenecekse karşılıklı dilenir ve bunun zemini siyasidir. Bugün bile Ermeniler ve Ermenistan devleti Alevilerin Kürt olmadığını, Zazaların Kürt olmadığını, Zazaca’nın Kürd dili içerisinde mütalaa edilemeyeceğine dair yoğun bir faaliyet içerisindedirler. Amaçları Kuzey Kürdistan’ın Kuzeyini bir şekilde elde etmek ve Kürtlerin milli birliğini bozmaktır… Neticede 1915 yılında tehcir ve katliam olmuştur, hukuken ve siyaseten bundan Kürtleri sorumlu tutmak imkânsızdır. Lakin Ermenilerin mülklerinden bir kısmı şu anda Kürtlerin elinde bulunmaktadır ve bence isteyen Ermeni Kürdistan’a yani kendi evine gelebilmeli, mülk edinebilmelidir. (Hoş geldin ortak acı. Utanmazsa ettiler buldular diyecek. Böylesi de var. HYETERT)  

FROM VICTIMS TO VICTORS THE HOLY MARTYRS OF THE ARMENIAN GENOCIDE

Michael Daniel Findikyan
By decision of the synod of bishops of the Armenian Apostolic Church, under the auspices of His Holiness Karekin II Catholicos of All Armenians and His Holiness Aram I Catholicos of the Great House of Cilicia, the countless martyrs of the Genocide of the Armenians will be formally recognized as martyrs and canonized as saints of the Armenian Church on April 23, 2015. The official declaration of canonization reads as follows:

Amerika Ermeni Ulusal Komite Başkanı'ndan Demirtaş'a tam destek

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, , Papa'ya tepki gösteren hükümete yüklendi. "Hükümetin geçmişte yaşanan olaylarla ilgili hakikatleri araştırma konusunda hareket etmesi lazım. Papa bir şey söylüyor çocukça tepki veriyorlar. İnsan anlamakta zorlanıyor. Ermeni gerçeğiyle nasıl yüzleşmesi gerektiğini topluma bir anlatın. Bu resmi olarak açıklığı kavuşmamış bir konudur. Papayı tanımıyoruz diyerek bu sorun çözülemez."... Demirtaş'ın Türkiye'de büyük tepki toplayan sözlerine ABD'de faaliyet gösteren Ermeni lobisinden tam destek geldi. ABD'deki Ermeni Ulusal Komite Başkanı Aram Hamparian Twitter'dan gönderdiği mesajda "Selahattin Demirtaş'ın 1915 Ermeni olaylarını hiç tereddüt etmeden soykırım olarak niteledi" ifadelerine ver verdi.

Benim Ermenim…

Bekir Coşkun / bekrcoskn/ bcoskun@sozcu.com.tr
“Benim bir milyon Ermeni’nin ne olduğu konusunda bilgim yok… Benim bir tek Ermenim vardı…Annemiz öldükten sonra devlet memuru olan babam, atının arkasına beni ve kız kardeşimi alıp anneannemize götürdü… Urfa’ya yakın Tülmen’in bağları içindeki o büyük evde anneannemiz bizi karşıladı… Çocukluk anıları silinmiş olsa bile, onun bize çok özen gösterdiğini hatırlıyorum…Anneannemiz o büyük evdeki teyzelerime, öbür kadınlara benzemezdi… Uzun boyu, incecik bedeni, sarı saçları, çakır gözleri vardı, adı Ümmühan’dı…Bütün aile ona saygı duyar, bütün aile onu severdi. Ona danışılır, görüşü alınırdı… Özellikle sert yapılı ve çok okumuş babamın ona duyduğu güven ve saygı dikkatimi çekerdi… Biz büyüdük… Büyüdükçe onun asıl anneannemiz olmadığını, anneannemizin öldüğünü, onun sonradan oraya geldiğini öğrendik… O bir Ermeni kızıydı… Dedem onu Fırat Havzası içinden, Suriye’ye sevk edilen (tehcir), yer yer yok olan Ermeni kafileleri içinden alıp evlenmişti… Dedem, teyzelerim, yengelerim, kısaca herkes onu sevmiş, ailenin en büyüğü saymışlardı…

Ermeni sorununda Azerbaycan etkisi

Haftalık Economist dergisi son sayısında başyazılarından birini, 1915 olaylarının 100. yılında Türkiye-Ermenistan ilişkilerine ayırdı. Dergi “İyileştirme zamanı” başlıklı yazıda, “Türkler, soykırım kelimesi üzerinde tartışmaktansa Ermeniler ile ilişkilerini düzeltmeli” yorumunu yaptı… Dergi ABD Başkanı Barack Obama’nın daha önce bu göreve adayken Ermeni lobisine 1915’te olanları “soykırım” olarak nitelendirme sözünü verdiğini ancak daha sonra sadece “Meds Yeghern” (Ermenicede “Büyük Felalet” anlamına geliyor) ifadesini kullandığını belirtiyor. Economist bu duruma karşın gerçeklerin Papa’nın sözünün doğru olduğunu gösterdiği görüşünde. Dergi bu noktada, “soykırım” kavramını 1943’te literatüre kazandıran Polonyalı Raphael Lemkin’in de Ermeni tezine destek verdiğini hatırlatıyor.

Meclis, Enfal ve Ermeni Soykırımlarını Unutmadı

Van Büyükşehir Belediyesi Meclisi üçüncü oturumunu gerçekleştirdi. Meclis oturumunda Enfal ve Ermeni soykırımı kınanarak, yaşamını yitirenler anıldı... DBP Grubu Eş Sözcüsü Ramazan Alver, 1915’te yaşananların bir insanlık dramı olduğuna vurgu yaparak, bunun tam anlamıyla bir soykırım olduğunu söyledi.  Üzerinden yüz yıl geçmesine rağmen yaşanan soykırımın yansımasının günümüzde de derin bir şekilde hissedilmekte olduğunu belirten Alver, DBP grubu olarak yaşananları bir soykırım olarak kabul ettiklerini söyledi. 

Kiev'in Sokaklarını Sözde Ermeni 'Soykırımı' ile İlgili Afişler Süsledi

Ukrayna’nın başkenti Kiev’in en işlek cadde ve meydanlarına, Ermeni diasporası tarafından basılan sözde ‘Ermeni soykırımının’ 100'üncü yılını anma afiş ve görselleri asıldı. Kiev’in en eski meydanlarından Kontraktova Meydanı , Avrupa Meydanı, Taras Şevçenko Bulvarı, havalimanı yolu olmak üzere şehrin en gözde yerlerindeki reklam panolarına asılan afiş ve billboardlarla, Ermeni asıllılar Ukrayna halkının dikkatini çekmeye çalışılıyor.

Ermeni Soykırımı’nda Katledilenlerin Anısına

Füsun Erdoğan
Hollanda Gezi Dayanışması’ndan Ohannes Karakaş geçen ay, soykırımın 100. yılında yaşamını yitiren 85 yaşındaki babasının öyküsünü anlattı. Baba Ali Karakaş’ın sıcak öyküsüyle başlayan acılara yolculuğumuz... Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı vesilesiyle, geçtiğimiz Pazar günü Hollanda Gezi Dayanışma “İmparatorluktan Cumhuriyete Ermenilerin Ayakizlerinde” başlıklı bir atölye çalışması düzenledi. Saat 13.30’da Dayanışma’dan Kubilay Başcı ve Ohannes Karakaş’ın sunumuyla program başladı. İlk bölümde, Hollanda Gezi Dayanışması katılımcılarından Demet Altun “Osmanlı Dönemi Ermeni Harfli Türkçe Edebiyat”, ben “Ermeni Sosyalistler: Levon Ekmekçiyan ‘78’liler Federasyonu” ve Nil Çelik “Türkiyeli Ünlü Ermeniler ve Bilinmeyen Hikayeleri” başlıklı sunumlarımızı yaptık.

Bahçeli'den 'Ermeni Soykırımı' Açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi'nin lideri Devlet Bahçeli, AP'nin tasarıyı kabul etmesi ve Mahçupyan'ın sözlerine ateş püskürdü. MHP Lideri Devlet Bahçeli, 1915 olayları için 'soykırım' diyen Etyen Mahçupyan'a sert çıktı. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başdanışmanlığından yaş haddi nedeniyle ayrıldığı açıklanan Etyen Mahçupyan için "Köksüz şahsiyet" dedi. (Avrupa’yı cahil ilan eden Bahçeli yetmezmiş gibi Sayın Mahçupyan’a bir de bizimkiler saldırıyor. Hadi hayırlısı. Bu arada MHP üyesi Ermeniler nerede acaba. HYETERT)

From Victims to Victors

Next Thursday, April 23, at the Cathedral of Holy Etchmiadzin, the martyrs of the Armenian Genocide of 1915 will be canonized as saints of the Armenian Church, in a history-making Divine Liturgy. His Holiness Karekin II, the Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians, and His Holiness Aram I, Catholicos of the Great House Cilicia, will preside. Bishops from across the diaspora—including our Primate Archbishop Khajag Barsamian and Diocesan Ecumenical Director Archbishop Vicken Aykazian—will take part in the service.

Gerçek 6 Eski Ermeni takviminde ayın 30 gününe ayrı bir ad verilirdi.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek
Zamanın geçişini belirlemek için kime yalnızca sayılar yeterli gelir? Haftanın her geçen gününün adını tekrar etmek bir süre sonra sıkıcı gelmez mi? Eski Ermeni takviminde her şeyin – saatlerin, günlerin, ayların birer adı vardı! Eski çağlarda Ermenilerin takviminde ayda otuz gün, yılda on iki ayın bulunması kulağa tanıdık gelebilir; ancak hızlıca bir hesapla bunun toplamda 360 gün ettiğini görürüz. Geri kalan beş ya da altı güne “avelyats”, yani “artık günler” denirdi. Bir ya da iki ay rakamla ifade edilse de, geri kalanlara tanrıların, örneğin ateş tanrısı “Ahgekan”ın adı, ya da günlük yaşamdan esinlenerek “Kaghots”, yani “hasat” adı verilirdi.

Gerçek 5. Antik çağda Olimpiyatlardan modern dünya şampiyonalarına kadar spor dünyasında Ermeniler.

Spor ve oyunlar doğal olarak tarih boyunca Ermeni kültürünün bir parçası olmuştur. Tarihi belgelerde, sonradan kral olacak iki Ermeni prensinin, bugünün Olimpiyat oyunlarının atası olan antik çağ Olimpiyatlarına katıldığını görüyoruz. Bunlardan III. Trdat İ.S. 281 yılında 265. Olimpiyatlarda bir güreş maçını kazanmış, 385 yılında yapılan 291. Olimpiyatlarda da Varazdat boksta rakibini yenmişti.

Patrikhane’den ‘ortak acı’ vurgusu

Okan Konuralp
Türkiye Ermenileri Patrikhanesi’nden edilen bilgilere göre, 100’üncü yıl anması kapsamında Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın yöneteceği bir ayin düzenlenecek. Ayin, 24 Nisan sabahı Surp Asdvadzadzin Patriklik Kilisesi’nde saat 9.30’da başlayacak. Tüm Ermeniler Katolikosu II. Karekin’in de  kamuoyuna açıkladığı gibi 1915 sürecinde hayatını kaybedenler, 24 Nisan’da Patriklik Kilisesi’nde yapılacak ayinde “Aziz” olarak anılacak… Başepiskopos Aram Ateşyan ayinde yapacağı konuşmada “Soykırım” kavramını kullanmayacağı ancak “Ortak acı” vurgusu yapacağı öğrenildi.

Most Rev. Jose H. Gomez Hosts Ecumenical Prayer Service Commemorating the Centennial of the Armenian Genocide: LA Mayor Eric Garcetti Delivers Keynote Address

A historic ecumenical gathering was held at the Cathedral of Our Lady of the Angels on Tuesday, April 14, 2015. The service was hosted by the Most Reverend José H. Gomez, the Archbishop of the Roman Catholic Archdiocese of Los Angeles. The evening's keynote message was delivered by LA Mayor Eric Garcetti, who courageously reaffirmed the importance of recognizing the Armenian Genocide. "Today, in solidarity with the people of Armenia and the Armenian Diaspora, we speak of a Genocide" said Mayor Garcetti. "We heard what Pope Francis said and the courage that he had. But it shouldn't take courage to speak the truth," he continued. "In Los Angeles we can speak the truth that a genocide occurred...that 1.5 million souls were erased from this earth...that we have a responsibility to make sure that everybody on this earth recognizes it.

Ermeni Soykırımı konusunda Kılıçdaroğlu'ndan hükümete destek

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'na çağrı yaparak, 'Avrupa Parlamentosu'nun son aldığı karar dolayısıyla ortak bir metin hazırlayabiliriz' dedi… CHP lideri, "Katolik Hıristiyan dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus’ın 1915’te yaşanan acı olayları, 1915’te henüz kullanılmayan bir kavram olan ‘soykırım’ sözcüğüne hapsetmesinin hem kavramsal olarak yanlış olduğunu hem de iki toplum arasındaki barışa hizmet etmeyeceğini" savundu.  Açıklamasında, AKP hükümeti yetkililerinin 1915 konusunda sık sık ifade ettiği "ortak acı" söylemine yer veren Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: "1915 yılında gerek Ermenilerin, gerek Müslümanların hafızasında büyük bir travmaya neden olan bir trajedi, büyük bir felaket yaşanmıştır. Bu büyük felaketten kaynaklanan travmanın giderilmesi suçlayıcı, itham edici siyasi açıklamalarla mümkün olmayacaktır. Bu bakımdan başta dini önderler olmak üzere herkese düşen geçmişteki bu trajediyi yeni kuşakların çatışmasına değil, acının ortaklaştırılarak yaranın sarılmasına çalışmaktır." dedi.