On Sunday, July 12, the Armenian Church will observe one
of its five major feasts: the Feast of the Transfiguration of our Lord Jesus
Christ. The observance recalls Christ’s ascent up Mount Tabor, accompanied by
his disciples John, James, and Peter. At the mountain’s summit, to the
disciple’s frightened amazement, Christ was transfigured in a blinding white
light; the Old Testament figures Moses and Elijah emerged from the mists of
time to confer with the Lord; and the voice of God boomed from out of the heavens
to affirm Jesus as his Son.
Wall Street Journal'a göre Suriye'de rejimi destekleyen 'azınlıklar' katledilebilirmiş
Wall Street Journal, Suriye'de hükümeti destekleyen
azınlıkların katledilebileceğini, Batı destekli grupların da onlardan hoşnut
olmadığını yazdı. Wall Street Journal'da yer alan bir yazıda, 2011'de Suriye'de
olaylar başladığından beri Şiiler, Hıristiyanlar, Dürziler, Aleviler ve
başlangıçta Kürtlerin hükümeti desteklediği, bundan dolayı katliama
uğrayabilecekleri söyleniyor.
Burnumuzda tütüyor ırkçı olmayan bir ülkenin ferah kokusu
Ezgi Başaran
Bahçeli'nin "Gençler işte..." deyip sevimli hale getirmeye çalıştığı kimseler göründüğünden çok daha geniş bir kitlenin zihin dünyasını yansıtıyor... Artık bazı
cümleleri eğip bükmemek gerekiyor. Biz yabancılardan korkan, zenofobik bir
toplumuz. Biz azınlıklarını hor gören, haklarını vermemek için takla üstüne
takla atan bir toplumuz. Bizim ‘misafirperverlik’ diye övündüğümüz şey aslında
bir tür ‘tahammül etme’ halinden öte değildir. Bugün bu topraklarda 1.5 milyon
Ermeni vatandaşın sadece 70 bini, 120 bin Yahudi vatandaşın 22 bini, 1.5 milyon
Rum vatandaşın sadece 1400’ü yaşıyorsa, onlara da her gün kötü ve eksik hissettiriliyorsa…Biz, Sünni
heteroseksüel erkekler dışında kalan toplumun geniş kısmı için ferah bir ülke
değiliz.
Almanya‘dan 'soykırım' açıklaması
Alman Federal Meclisi Başkanı Norbert Lammert,
Almanya'nın eski sömürgesi Namibya'da işlenen suçları ‘soykırım‘ olarak
nitelendirdi. Hristiyan Demokrat Birlik Partili Meclis Başkanı, “1915 yılında
Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermenilere soykırım yapıldığından bahsedenler, Alman
ordusunun Alman-Güneybatı Afrikası'ndaki yerli halka karşı işlediği suçları da
bu şekilde tanımlamak zorundadır“ dedi. (Doğrusu Almanya’nın –varsa- yaptığı diğer
soykırımları tanıması bizleri rahatsız etmez. HYETERT)
İsrail Parlamento Başkanı Edelstein, Ermeni iddialarının tanınmasını istedi
İsrail Parlamento Başkanı Yuli Edelstein, 1915 yılı
olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının tanınması çağrısında bulundu. İsrail
devlet radyosunun haberine göre, Knesset Başkanı Edelstein, parlamentoda
düzenlenen eğitim ve öğretim komisyonunda, 1915 yılı olaylarına ilişkin Ermeni
iddiaları hakkında açıklamalar yaptı.Söz konusu iddialara destek veren
Edelstein, İsrail'in Ermenistan ve diğer ülkelerle olan diplomatik ilişkileri
göz önüne alındığında bu durumu görmezden gelmesinin mümkün olmadığını savundu.
Türkiye’de 3 Milyon Gizli Ermeni Varmış
Ermenistan Diaspora Bakanı Hranush Hakobyan, Türkiye’de
kimliğini saklayan veya Müslüman görünen 3 milyon ‘gizli’ Ermeni’nin yaşadığını
iddia etti. Groong adlı sitede yer alan haberde, Hakobyan’ın 1915 olaylarının
100. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaşayan gizli
Ermenilerin bir kimlik krizi içinde olduklarını savundu. Hakobyan,
Müslümanlaştırılmış Ermeniler’in Hıristiyanlığa geri dönüş eğiliminde
bulunduğunu sözlerine ekledi. (!!! HYETERT)
İran'dan Ermenistan'a Büyük Yardım
Veskaniyan “İran bizi Türkiye ve Azerbaycan’ın
ablukasından kurtardı ve özgürleştirdi” yorumunda bulundu. Ermenistan demiryolu
İran’a bağlanıyor. İran Ermenistan’ın demiryolu'nu Türkiye ve Azerbaycan'dan
çıkartma peşinde.
Belçika Hükümeti 240 Ezidi ve Hıristiyan’ı Halep’ten tahliye etti
Belçika Hükümeti 240 Ezidi ve Hıristiyan’ın Halep’ten
tahliye ve Belçika’ya nakline yardımcı oldu. Operasyon gizli gerçekleştirildi. Belçika
Hükümetinden BBC’ye verilen bilgiye göre, tüm aileler daimi tehdit altında
bulunan kendi evlerini terk ettiler. Bazı Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri mültecilerin
Lübnan’a ulaşmasına yardım ettiler.
Ermeni avı
Orhan Kemal Cengiz
Bazılarının, bazı
sözlerin çirkinliğini, içerdikleri ağır tehditleri görebilmeleri için, o
sözleri başka bir ülkede edilmiş sözler olarak mı duymaları lazım? Mesela Almanya’nın aşırı sağcı bir örgütü “Ne yapalım,
Müslümanlar’ı sokakta avlayalım mı” diye sorarsa, bunun bir soru olmadığını
hemen anlardınız değil mi? Ya da Bulgar aşırı sağcı bir örgüt, “Türkler’i avlayalım
mı” dese, bu cümlenin ne anlama geldiğini anlamanın da ötesinde, infiale
kapılırdınız, Bulgaristan’da hak hukuk var mı diye sorardınız, değil mi? *
* *Çünkü basit bir muhakemeyle, bu tür sözlerin bir azınlık
grubunu hedef haline getirdiğini, bu tür sözlerin serbestçe dolaştığı bir yerde
bir süre sonra o sözlerin hedefindekilerin saldırıya uğrayabileceğini hemen
herkes anlayabilir... İşte bu yüzden dünyanın bütün medeni ülkelerinde, belli
insan gruplarını hedef alan “nefret söylemi” ciddi bir suç olarak kabul edilir. Bizde de bunun karşılığı TCK’nın 216. Maddesi’ndeki
“halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” suçudur.
Garni ve Geghard’da «Vardavar Uluslararası Festivali» düzenlenecek
Gençlik Kulüpleri Federasyonu (FYCA) 12 Temmuz’da II.
«Vardavar Uluslararası Festivali»ni düzenlenecek. Eğitsel ve kültürel bir
etkinlik olarak Festival Ermeni halkı ve Dünya maddi mirası hazinesinde yer
alan Geghard ve Garni anıt alanlarında düzenlenecek. FYCA 2014 yılında
«Vardavar Uluslararası Festivali»ni düzenleyerek, Vardavar’ın uluslararası
kontekste sunumu yönünde ilk adımı attı.
Maritsa Küçük davası: Sanığın avukatı ‘Cinayet örgüt işi’ dedi
Samatya’da öldürülen Maritsa Küçük’ün cinayet davasında
yargılanan şüpheli sanığın avukatı Cafer Gül, cinayeti organize bir suç
örgütünün işlediğini söyledi… Küçük ailesinin avukatı Eren Keskin, sanığın
mahkemedeki savunmasında yakalandıktan sonra sivil polislerin kendisini sahile
indirdiğini söylediğini belirtti. Sanığa burada ne konuşulduğunun sorulmasını
istedi. Sanık Nazaryan da polislerin kendisini tehdit ettiğini söyledi.
Nazaryan, “Bize doğrusunu anlat yoksa seni denize atarız. Senin kanın tutuyor.
Suçunu kabul edeceksin dediler” diye konuştu.
Bursa'da 'sahibinden' satılık Bizans Kilisesi!
İnternete verilen ilanda kiliseye 1 milyon Amerikan
Doları fiyat biçildiği görülüyor. Bursa'nın Mudanya İlçesi'nde yer alan ve antik kent
yerleşimi olan Tirilye Kasabası’ndaki Kemerli Kilise adıyla bilinen Panagia
Pantobasilissa’ya yani Bakire Meryem’e adanan Bizans Kilisesi internetteki
ikinci el satış yapılan bir sitede satılığa çıkarıldı. Kiliseye 1 milyon
Amerikan Doları fiyat biçildi.Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbandian: Türkiye soykırım olmamış gibi davranıyor
Ermeni Soykırımı 100 yıl önce kınansaydı,
sonraki soykırımlar engellenebilecekti. Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward
Nalbandian, 2015 yılında Ermeni Soykırımı'nın tanınması için uluslararası
alanda yapılan çağrılara hakkında konuştu. Nalbandian, "Ermeni Soykırımı
yüz yıl önce tanınmış ve kınanmış olsaydı, belki de daha sonra gerçekleşen
insanlığa karşı suçların engellenmesi mümkün olacaktı" dedi. Türkiye'nin
tutumuyla ilgili olarak Nalbandian, "Türkiye ise soykırım olmamış gibi,
olanlar soykırım değilmiş gibi davranıyor" ifadesini kullandı.
MHP’li Halaçoğlu’nun ‘dinsiz parti’ çıkışına CHP’den yanıt: İstifa etsin
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekili
Yusuf Halaçoğlu’nun Deniz Baykal ve CHP’ye yönelik sözlerine Manisa’dan yanıt
verdi. Özel, “Sayın Halaçoğlu’nun partisi MHP’ye verdiği ağır rahatsızlıktan
dolayı ve siyasete kazandırdığı bu inanılmaz ayıptan dolayı bir derhal özür
dilemeye, iki görevinden derhal istifa etmeye davet ediyoruz” dedi. Halaçoğlu’nun
açıklamasının ‘utanç verici‘ olduğunu belirten Özel, “MHP Grup Başkanvekili
Halaçoğlu’nun açıklamaları kanımızı dondurdu açıkcası. Ne diyeceğimizi
bilemiyoruz. (Zulmün artsın demiştik, tuttu. Arandı buldu. HYETERT)
Armenia Fund Donor Trip 2015
Çinli sanıp Koreliyi dövmek, Roboski’de Kürt katırı öldürmek, Artvin’de doğaya ‘koymak’…
Oya Baydar / -@t24.com.tr
Ne alâkası var, demeyin; hepsi aynı ilkelliğin, aynı
kötücüllüğün, insan aklının ve ahlâkının evrim sürecindeki en aşağı
basamaklarının farklı alanlardaki dışavurumu; hepsi aynı zihniyetin parçası. Ve
hepsi, -başlığa sığmayan başka ilkel kötücüllükler: Mesela aşkı, cinselliği
farklı yaşayanlara, farklı cinsel yönelimleri olanlara reva görülen nefret ve
saldırganlık; mesela kadın aşağılaması,
kadına uygulanan şiddet; mesela, idamın, darağacının, ölüm cezasının
savunulması; her biri birer cinayet olan sözde iş kazaları, kamyonetlerde,
minibüslerde balık istifi, hayvan gibi taşınan ve ölüme sürülen mevsimlik tarım
işçileri katliamı… Hepsini, daha nicelerini her gün izliyoruz, yaşıyoruz;
öfkelenip, kahrolup, utanıp, sonra kanıksıyoruz.
Մամուլի հաղորդագրություն
«20-րդ դարի ցեղասպանությունների համեմատական վերլուծություն» Ցեղասպանագետների միջազգային ընկերակցության 12-րդ գիտաժողով 8-12 հուլիս 2015, Երևան. Այսօր, ժամը 18:00-ին Հայաստանի Ամերիկյան համալսարանի Մեծ դահլիճում
տեղի կունենա «20-րդ դարի ցեղասպանությունների համեմատական վերլուծություն» խորագիրը
կրող Ցեղասպանագետների միջազգային ընկերակցության (ՑՄԸ) 12-րդ գիտաժողովի հանդիսավոր
բացումը:
Mary Terzian's recent book
Author: Mary Terzian
E-mail: Nayri@aol.com
Web:
www.authorsden/maryterzian
Social circles: Facebook, Linkedin
Los Angeles –10 July 2015 - According the United Nations’
Department of Economic and Social Affairs’ 2013 Report, “More people live
outside their country of birth today than at any time in history, and the
numbers of people who move across international borders are expected to
continue to rise in the future.” Such reports present valuable statistics of
historical facts. However, the individual emotional and physical hurdles
endured by transplanted immigrants remain undisclosed unless expressed through
stories which are usually painful, diaries that are kept hidden, or through
written memoirs to lend voice to the integration process.
Tarihin en çok suikasta uğrayan lideri: Erdoğan...
Markar Esayan
Sayın Erdoğan, kimliklerin bir küfür olarak kullanıldığını, insanların korkudan Ermeniyim, Aleviyim, Kürdüm diyemediği dönemlerin yaşandığını ve kendi iktidarlarında buna son verildiğini ifade ederken, “döl” kelimesini kullanmamak için sarf ettiği “affedersiniz” sözcüğünü, konuyu bağlamından kopararak küfür olarak lanse ettiler. Hatta aklı başında aydınlar bile bu söylemin hiç araştırmadan “işlenmiş, hormonlu” biçimini gerçek kabul ettiler, yazdılar. “Affedersin, çok daha çirkin şekilde Ermeni diyen oldu” veya “Affedersin daha çirkinini söylediler, Ermeni dediler” gibi versiyonlarını kullandılar. Oysa kullanılan ifade “Çıktı bir tanesi affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu” şeklindeydi ve bağlamı yukarıda aktardığım şekildeydi. Bu iki olay sonrasında hala benim gibi Ermeniler ırkçılıkla infaza uğratılıyor. Konu bana ne yapıldığı değil; ben bu ülkede ırkçılığın hasını AK Parti öncesinde fiilen yaşamış birisiyim. Değil bir Ahmet Hakan, on kaplan gücünde Hürriyet'i üzerime salsalar doğru bildiğimi söylerim.
Sayın Erdoğan, kimliklerin bir küfür olarak kullanıldığını, insanların korkudan Ermeniyim, Aleviyim, Kürdüm diyemediği dönemlerin yaşandığını ve kendi iktidarlarında buna son verildiğini ifade ederken, “döl” kelimesini kullanmamak için sarf ettiği “affedersiniz” sözcüğünü, konuyu bağlamından kopararak küfür olarak lanse ettiler. Hatta aklı başında aydınlar bile bu söylemin hiç araştırmadan “işlenmiş, hormonlu” biçimini gerçek kabul ettiler, yazdılar. “Affedersin, çok daha çirkin şekilde Ermeni diyen oldu” veya “Affedersin daha çirkinini söylediler, Ermeni dediler” gibi versiyonlarını kullandılar. Oysa kullanılan ifade “Çıktı bir tanesi affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu” şeklindeydi ve bağlamı yukarıda aktardığım şekildeydi. Bu iki olay sonrasında hala benim gibi Ermeniler ırkçılıkla infaza uğratılıyor. Konu bana ne yapıldığı değil; ben bu ülkede ırkçılığın hasını AK Parti öncesinde fiilen yaşamış birisiyim. Değil bir Ahmet Hakan, on kaplan gücünde Hürriyet'i üzerime salsalar doğru bildiğimi söylerim.
14th Annual Graduate Student Colloquium in Armenian Studies
University of California, Los Angeles, Friday, February
12, 2016
We enthusiastically invite graduate students and recent
post-docs (Ph.D., within the last two years) in fields associated with Armenian
Studies (broadly defined) to present their recent research. Work in progress is
encouraged. Research papers are accepted on all aspects of Armenian studies,
including, but not limited to: literature, history, gender studies, sociology,
anthropology, economics, art history, and much more. We encourage comparative
themes and interdisciplinary approaches. Panel submissions are also welcome.
This year we are pleased to announce that thanks to a generous donation a $500
prize will be awarded for the best paper presented on an aspect of the history
and culture of the Armenian community of Salmast, Iran.
Türkiye, Helsinki’de sözde soykırımı metinden çıkarttı
Finlandiya’nın Başkenti Helsinki’de yapılan Avrupa
Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT-PA) toplantısında,
Ermenistan tarafından eklenmek istenen sözde soykırım önerisinin Türk
delegasyonun çabalarıyla reddedildiği belirtildi.
Farklı inanç gruplarının temsilcileri, iftarda buluştu
Vakıflar
Genel Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan ise bu tür iftar
programların ülkede kardeşliğin, barışın ve birlikte üretmenin en büyük
sembolleri olduğunu dile getirerek, kendilerinin de bu toprakların büyüttüğü
kardeş halklar olduğunu aktardı. Alcan,
bu anlamda kutsal ramazan ayının birlikte yaşama ülküsünü sağlamada önemli
olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: "Bahçesinde bulunduğumuz bu
hastane Sultan 2. Abdulhamid'in inayeti ve emriyle kuruldu. Yahudi doktorlar,
bu toprakların insanlarına 117 yıldır sağlık dağıtıyorlar. Anadolu'nun bir
barış yarımadası olarak kalması, kavramsal değildir. Bütün kurucu atalarımızdan
bize miras bırakılmıştır. Yenilenen yeni Türkiye'de sorunlarımızın azalacağı
inancını taşımaktayım. Bizim acil çözülmeyi bekleyen sorunlarımız var. Biz 7
farklı inanca mensup cemaatler; yani Ermeniler, Rum, Museviler, Süryaniler,
Keldaniler, Bulgarlar ve Gürcüler seçim yapamıyoruz. Bunun acil bir şekilde
çözülmesini bekliyoruz. Çünkü bizim hastanelerimizi, vakıflarımızı,
okullarımızı yönetecek başka da mekanizmamız yok."
Ermeni milletvekilleri hakkında partilerinin ve Yargı’nın dikkatine:
Koalisyon ayak oyunlarının birbirini izlediği şu
günlerde, Erdoğan Rejimi’nin devamı için utanç verici bir kampanya başlatıldı.
Utanç verici, çünkü yine, 19. Yüzyıl ortasından itibaren yok ede ede
bitiremediğimiz Ermeni kardeşlerimiz malzeme yapılıyor. Ani harabelerinde ataları için dua eden Ermeni
kadının karşısına geçip ezan okuyanlar. Sokaklarda Ermeni avına mı çıkalım diye
soran Kars Ülkü Ocakları. Vergi vermeyen yandaşlardan bin kere daha namuslu
vergi rekortmeni merhum genelev
işletmecisi M. Manukyan’a gönderme yapmak gibi parlak yöntemler kullanan MHP’li
Adana belediye başkanı bunun son örnekleri.
Şimdi de üç ayrı partiden Meclis’e seçilen Ermeni
milletvekilleri hedefe kondu.
Ermenistan’da Batı Ermenistan’ın bölgelerini simgeleyen 10 orman dikilecek
“ATP” Hayırsever Fonunun Ermenistan Ağaç Dikimi programı
çerçevesinde hayata geçirilecek ‘Kenats
Dar’ (Hayat Yüzyılı) girişimi sayesinde Ermeni Soykırımının kurbanlarının
anısına ağaçlar dikilecek. “ATP” İcra Direktörü Jenmari Papelyan “Bu girişim sayesinde
Ermenistan Cumhuriyeti’nde Soykırım
sırasında Batı Ermenistan’ın vahşetlere uğramış olan bölgelerini simgeleyen 10 orman dikilecek” diye konuştu. Papelyan dünyanın her bir köşede yaşayan Ermenileri
akrabalarının şerefine ve atalarının anısına ağaç dikerek bu girişime destek
vermeye çağırdı.
Mirzoyan: Azerbaycan’la doğrudan müzakereler durumunda her şey görüşülebilir
ʺ Dağlık Karabağ’ın uluslararası tanınması durumunda,
mülkiyetini kaybetmiş mültecilere toplu tazminat programına veya muhtemel Azeri
azınlığı kabule hazır mısınız?ʺ sorusuna bakan şu yanıtı verdi:ʺAzerbaycan’la
doğrudan müzakereler durumunda her şey görüşülebilinir. Azerbaycan bizimle
müzakerelerde bulunmaktan feragat etmekte, Ermenistan’la müzakerelerde
bulunmakta. Her iki taraftan da mülteciler var. Buraya gelenlere Ermenistan ve
Diaspora dışından uluslararası yardım olmadı. Bu savaşın sonucu olan insani bir
sorun. Savaşın sebepleri çözülmeden çatışmanın yarattığı sorunları çözmek
mümkün değilʺ.
AB’ye Ne Kadar Güvenilir
Prof. Dr. Ata Atun / Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi
Avrupa Birliği’nin ne kadar tarafsız olduğunu veya da bir
başka tanımlamayla tarafsız olabilmeye ne kadar yaklaşabildiğini son yayınlanan
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raporunda açık ve net olarak görmek mümkün. Taraflı
AB Adaleti Avrupa Birliği nerede tarafsızmış, nasıl tarafsızmış, kim demiş,
neden söylemiş pek de anlamış da değilim, nerede yazdığını da hiç bulamadım.
Zaten Avrupa Birliği’ne inanmamak için onlarca, yüzlerce neden var ortada.
Yakın tarihte kim ve hangi tıynette olduklarının tümünü bulmak mümkün.
Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Ateşyan Şanlıurfa'da
Ateşyan, şunları kaydetti: "Katliam vuku bulan bir
ülkeden hayatlarını kurtarmak için yaşam limanı olarak kabul ettikleri
Türkiye'ye sığınanlar arasında bizim milletten üç aile bulunuyor. Bu üç aile 18
kişiden oluşuyor. Bugün onları ziyaret ederek hem ruhani anlamda hem manevi
anlamda onlara destek vermek istedik. Rahat ve mutlu olduklarını ifade ettiler.
Gerçekten din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan herkese kucak açmış bir toplum
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları. Özellikle Türkiye Devleti, bir kez daha
anladım, gerçekten büyük bir devlet."
ՈՒԽՏԻ ՀԱՐԻՒՐԱՄԵԱԿ, ՅԵՏՈՅ Ի՞ՆՉ Դ. ԺԱՄԱՆԱԿԱՎՐԷՊ ԿՈՒՍԱԿՑՈՒԹԻՒՆՆԵՐ
Ոչ փող զարկինք,
ոչ արձագանգ լեռնասոյզ,
Սարէ ի սար չարաշշուկ տարին լուր.
Ու չերգեցինք ողբոց երգեր սրտայոյզ,
Երբ պատանւոյն բացինք մռայլ փոսին դուռ:
(Մկրտիչ Պէշիկթաշլեան)
Վերջին հարիւրյիսուն
տարիներու ընթացքին մեր ազգային կեանքը լեցուն է յեղափոխական շարժումներով, որոնք արդիւնք
էին հայերու դէմ կատարուած անմարդկային բռնութիւններու, կողոպուտին ու անողոք սպանդներուն
եւ կոտորածներուն: 19րդ դարու հայ իրականութեան ամենէն տիրական դէմքերէն Խրիմեան Հայրիկ՝
Պերլինի վեհաժողովէն ստացած իր յուսախաբութենէն ետք, բողոքի ձայն բարձրացուց եւ իր «երկաթէ շերեփ»ի անփոխարինելի
պատգամով բացայայտ կոչ մը ըրաւ իր ժողովուրդին՝ իր փրկութիւնը յեղափոխութեան եւ զէնքի
մէջ փնտռելու:
Elberon Parish Celebrates Milestones
St. Stepanos Church of Elberon, NJ, celebrated two milestones last month: the 20th anniversary of the ordination of their pastor and the ordination of five altar servers. On Saturday evening, June 20, the Rev. Fr. Daniel Karadjian was honored during a banquet in the church hall. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), presided.
Azınlık Cemaatleri İftarda Bir Araya Geldi
Azınlık Cemaatlerinin düzenlediği iftar programında bir araya gelen azınlık cemaatleri
birlik ve hoşgörü mesajları verdi. Musevi cemaatinin düzenlediği iftar
programında bir araya gelen azınlık cemaatleri birlik ve hoşgörü mesajları
verdi. İftara Rum, Türk, Musevi, Süryani, Bulgar ve Gürcü cemaatinden
temsilciler katıldı. Musevi cemaati, Or-Ahayim Balat Hastanesi’nin bahçesinde
iftar yemeği verdi. İftara İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ekümetik Patrik Bartholomeos, Başpiskopos Levan
Zekiyan, Metropolit Yusuf Çetin ve çok sayıda azınlık cemaati lideri ve
temsilcisi katıldı.
Armenian Survival and Creativity in Bourj Hammoud
By Florence Avakian
Bourj Hammoud—the region in northeast Beirut, Lebanon, which Armenian survivors from the Armenian Genocide built into a dynamic center for shopkeepers, craftsmen and artists—came alive on Tuesday evening, June 9, during a talk by photographer Ariane Ateshian Delacampagne. Close to a hundred attended the event at the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern) which was sponsored by the Krikor and Clara Zohrab Information Center, the Department of Armenian Studies of the Armenian Diocese, and AGBU Ararat magazine.
CHP'den 70 maddelik kanun teklifi
Cumhuriyet Halk Partisi, (CHP) Genel Başkan Yardımcısı
Sezgin Tanrıkulu 70 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu… Pakette
yer alan düzenlemeler şöyle:
* “Milletvekili genel seçimlerinde baraj yüzde 3'e
indirilecek.
* Siyasetteki dil yasakları sona erdirilecek.
* Siyasi partilere devlet yardımı tüm siyasi partileri
kapsayacak şekilde adil bir hale getirilecek.
* Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir "Toplumsal
Mutabakat ve Ortak Akıl Heyeti Komisyonu” oluşturulacak.
* Geçmişte yaşanan acı ve travmaları hatırlatan isimleri
taşıyan; meydan, bulvar, cadde, yol, sokak, park ve benzeri alanlar ile kamu
kurum ve kuruluşlarına ait işletme, tesis, bina ve benzeri tüm yapıların ve
kışlaların tespit edilmesi ve bu isimlerin değiştirilmesi amacıyla TBMM'de
komisyon kurulacak.
* Adları değiştirilen köy, bucak, ilçe ve diğer yerleşim
yerleriyle coğrafi yerlerin eski adları, yeni adlarıyla birlikte kullanılacak.
* Dersim olaylarının tüm boyutlarıyla araştırılması için
Dersim arşivlerinin devletin ilgili tüm kurumlarından alınıp TBMM'de toplanarak
halka ve araştırmacılara açılacak.
* 21 Mart günü Nevruz Bayramı olarak tatil ilan edilecek.
* Eski Diyarbakır Cezaevi "İnsan Hakları ve
Demokrasi Müzesi"ne dönüştürülecek.
* Koruculara kamuda başka alanlarda istihdam olanağı
getirilerek, koruculuk sistemi kaldırılacak.
* Mayınlı araziler temizlenip, yoksul köylüye tarımsal
faaliyetler için tahsis edilecek.
* Uzun tutukluluk süreleri kısaltılacak.
* Faili meçhul cinayetlerde zaman aşımının kaldırılacak.
* Hrant Dink'in adı İstanbul Şişli'de bir caddeye
verilecek.
PYD’nin iktidar alanı nasıl oluştu?
Orhan Miroğlu
PYD’nin iktidar alanlarında ciddi bir meşruiyet sorunu
var, bu sorunu gidermek için azınlıkların yönetime dahil edilmesi bir çare
olarak düşünüldü ama bu çarenin yarar sağladığı söylenemez. Kantonlarda yaşayan
Ermeni nüfus, Katolik Süryani halk, Kanton yönetimine değil, Esad rejimine
bağlı. Kantonların bir ‘Toplum Sözleşmesi’ var. O sözleşmede şöyle deniliyor: ‘Özgürlük
ve inanca saygı için bizler Kürtler, Araplar ve Süryaniler (Asuri ve Arami)
Türkmenler ve Çeçenler olarak bu sözleşmeyi kabul ediyoruz.’ Bu ifadeler hiçbir
şekilde gerçeği yansıtmıyor. Rojava bölgesinde yaşayan Araplar ve Türkmenler
yerlerinden yurtlarından ediliyor. Ermeniler’in eski rejime sadakati ise
sürüyor. ‘Toplum Sözleşmesinde’ onlardan tek kelimeyle söz edilmemesinin nedeni
bu.
Kamp Armen'in Geri Verilmesi İçin Yürüyüş Düzenlendi
Tuzla'daki Ermeni Yetimhanesi 'Kamp Armen'in Ermeni
toplumuna iade edilme için düzenlenen yürüyüşte konuşan CHP İstanbul
Milletvekili Barış Yarkadaş,"Kamp Armen sevgili Hrant'ın gençlere mirasıdır.
Bu miras gerçek sahiplerine verilmeli ve hak gasbı önlenmelidir" diye
konuştu. (Umarız CHP iktidara gelirse diğer hak gasplarını da önler. HYETERT)
Bir hapishane ziyaretinin hüznü ve sevinci...
Hasan Cemal / hsncml / hsncml@t24.com.tr
Yenipazar Kapalı Cezaevi, AYDIN
Sevan Nişanyan’ı ilk defa nerede, nasıl, hangi tarihte
tanıdığımı şimdi hatırlamıyorum.
Kalın çerçeveli yuvarlak gözlüklerinin arkasından insanı
delecekmiş gibi bakan, hatta yuvalarında fır fır dönerken biraz da deli bakan
gözlerini tabii hiç unutmadım.
Tanıştığımda, ilk sohbetlerimde, ulan amma da ters adam,
sanıyorum, sevgili Sevan’dan edindiğim ilk izlenimdi.
Aykırıydı.
Muhalifti.
Neredeyse resmi olan her şeye itirazı vardı.
Hamasyan’ın Vakıflı durağından
1915’in 100. yılında 100 kilisede konser vermek üzere
piyanosuyla yollara çıkan dünyaca ünlü caz piyanisti Tigran Hamasyan, Şef
Harutyun Topikyan yönetimindeki Yerevan Oda Korosu’yla birlikte çıktığı ‘Luys i
Luso’ turnesi kapsamında Ani, Akhtamar, Diyarbakır ve Kayseri’nin ardından, 29
Haziran Pazartesi akşamı Vakıflıköy’de dinleyiciyle buluştu. Tabii, Anadolu’nun
diğer kiliselerinde verdiği konserlerine gelenlerden farklı bir dinleyici
kitlesiyle…Hamasyan ve ekibi 27 Haziran Cumartesi günü Kayseri’de
verdikleri konserden sonra rotayı Vakıflı’ya çevirdi. Ekibi, kilisenin
bahçesinde onlar için hazırlanmış bir sofra bekliyordu.
Մուշի հայկական հետքերը շարունակում են ջնջել
Մուշ, Սուրբ Մարինե եկեղեցի
Վերջին օրերին ներկայիս Թուրքիայի Մուշի Քալե (Բերդ) թաղում
լայնածավալ շինարարություն է ընթանում: Ժամանակին այս հատվածում էր Մուշ քաղաքի հայկական
թաղը՝ իր պատմական հայկական տներով, որոնք, ցավոք, վերջնականապես ոչնչացվում են: Քաղաքային
իշխանությունները հայկական տների փոխարեն ներկայում բազմահարկ շենքեր են կառուցում:
Nalbandyan: Soykırımların tanınması ve kınanması oldukça önemli
Ermeni Soykırımının tanınması sadece Ermenistan ve Ermeni
halkı için değil, insanlığa karşı yeni suçların, soykırımların önlenmesi
açısından uluslararası toplum için de önemli. Açıklama Brezilya’nın «Estadao»
gazetesine bir röportaj veren Ermenistan Dışişleri bakanı Edvard Nalbandyan’dan
geldi. Bakan Nalbandyan, 100 yıl önceki Ermeni Soykırımının gereğince tanınması
ve kınanması durumunda insanlığa karşı işlenen izleyen suçların belki de
tekrarlanmayabileceğini kaydetti.
Ermeni Azınlıklar Derneği Başkanı Dağcı'dan, defineciler için suç duyurusu
Sayım Özmen
Ermeni Azınlıkları Derneği Başkanı Aziz Dağcı, define
avcıları yüzünden Ermeni cemaatine ait kiliselerin köstebek yuvasına döndüğünü
belirterek, Rum kökenli bir kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özellikle
Batman’ın Sason ve Kozluk ilçeleri civarlarında bulunan kiliselerde hazine
arandığını iddia eden Aziz Dağcı, define avcıları yüzünden Ermeni cemaatine ait
kiliselerin köstebek yuvasına döndüğünü söyledi. Aziz Dağcı, "Duyduğum kadarı ile Efrim Bağ isimli bir kişi bu
bölgede define avcılığı yapıyor. Bu işi ruhsatlı yapıp yapmadığını bilemiyorum. dedi.
Yunanistan'daki referandumu Avrupa basını böyle gördü
Yunanistan'daki referandumda "Hayır" oyu
çıkması, Avrupa basınında, kreditörlerle müzakerelerde yeni ve zorlu bir
dönemin başlangıcı olarak yorumlandı... İngiliz Financial Times gazetesi,
kurtarma paketinin şartlarına ilişkin referandumun, kreditörler tarafından
"Euro Bölgesi üyeliğinde kalmak ya da çıkmak" olarak algılandığını
vurguladı… Guardian'ın ekonomi editörü Larry Elliott, "Kreditörler,
nakitsiz kalmış bir ekonominin birkaç hafta boyunca nasıl ayakta kalacağını
görmek isteyebilir. Çipras baskı altında kalır, istifa eder ve ekonomiye
ilişkin haberler kötüleşirse erken seçim çağrısında bulunur ve seçimin
sonucunda Avrupa'nın geri kalanına karşı daha yumuşak başlı bir hükümet
oluşur... Independent gazetesi ise manşetinde, Avrupa'nın, 'Yunanistan halkının
kararlı bir şekilde referandumda yıllarca sürecek yeni kemer sıkma önlemlerine
'Hayır' demesinden ve fiilen Brüksel'e bir ülkeyi ekonomik uçuruma sürüklemesi
için meydan okumasından sonra Avrupa'nın, tarihin en büyük siyasi kriziyle
karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Birleşmiş Milletler 70 Yaşında
Prof. Dr. Çağrı Erhan / Ankara Üniversitesi, Uluslararası
İlişkiler
BM hakkındaki tartışmalar iki soru etrafında
yoğunlaşıyor: “Acaba, BM’nin olmadığı bir dünya bugünkünden daha mı barış dolu
olurdu?” ve “BM nasıl daha etkin hâle getirilebilir?” İlk sorunun cevabı
elbette “hayır”. Kurulduğu günden bu yana BM’nin birçok savaşı ve insanlık
dramını engelleyememiş olması, bu yaşananların sebebinin BM olduğu anlamına
kesinlikle gelmez. Olsa olsa, BM’nin bazı devletlerin uluslararası hukuk dışı
hareketleri karşısında hareketsiz kalışının, etkisizliğinin, tutarsızlığının
söz konusu hareketlerin daha büyük acılara sebep olmasına zemin hazırladığı
değerlendirmesi yapılabilir. Şayet her şey kitaba uygun yürütülmüş olsaydı, BM
varoluş amaçlarına ulaşacak şekilde işletilseydi, bugün artık kangrenleşmiş
Filistin Sorunu olmazdı. Bosna’da 250 bin, Ruanda’da ve Irak’ta birer milyon
insan katledilmez, yaklaşık 6.5 milyon Suriyeli mülteci durumuna düşmez,
Myanmar’da, Darfur’da, Libya’da, Yemen’de, Afganistan’da süregiden acılar
yaşanmazdı.
Avro Bölgesi liderleri olağanüstü toplanacak
Yunanistan'daki referandumda kreditörlerin şartlarının
reddedilmesinin ardından avro bölgesi liderleri olağanüstü zirveye çağrıldı. AB
Konseyi Başkanı Donald Tusk, avro bölgesi liderlerinden Yunanistan'ın durumunu
görüşmek üzere 7 Temmuz akşamı Brüksel'de toplanmalarını istedi.
Irak’ta Kürtlerin yeni oyunu, azınlık kotası!
Irak’ta Kürtlerin yeni oyunu, azınlık kotası!Iraklı
Türkmenler, Kürt yönetiminin azınlıklara uygulanan kotayı kaldırma girişimine
tepki gösterdi… Irak’ın Erbil kentinde bir araya gelen azınlık topluluklarının
temsilcileri, bazı partilerin azınlıklara uygulanan kotanın kaldırılması için
parlamentoya yasa tasarısı sunma girişimlerine tepki gösterdi. Alınan bilgiye
göre kuzey Irak’taki kukla yönetimi parlamentosundaki partilerden Kürdistan
Yurtseverler Birliği (KYB) ve Goran Hareketi’nin, azınlıklara uygulanan kotanın
kaldırılması için yasa tasarısı teklifinde bulunmaya hazırlandığı ifade edildi.
Türkmen, Asuri, Süryani, Keldani ve Ermeniler ise parlamentoda kendilerine
ayrılan kotanın devam etmesini istediklerini dile getirdi.
Ermenistran ve Fransa başbakanları Altforviller Ermeni okulunu açtılar
Ermenistan ve Fransa başbakanları Hovik Abrahamyan ve Manulel Valls bugün 4
Temmuz’da Altforviller kentinde Ermeni okulunun açılış töreninde hazır
bulundular. NEWS.am’in Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler
Dairesinden edindiği bilgiye göre, başbakan Abrahamyan okul imarı ve Ermeni
değerlerinin korunmasına katkıları vesilesiyle hayırsever Gevorg Arabyan’ı
Ermenistan Başbakanlık madalyonuyla taltif etti.
120 Yıllık Mezarlık Korunmayı Bekliyor
Kars Fevzi Çakmak Mahallesi Eski Erzurum Caddesi üzerinde
bulunan Türk ve Ermeni mezarlığı bakımsızlık nedeniyle yok olmuş durumda. 1890’lı yıllarda kurulduğu iddia edilen mezarlıkta binlerce mezar taşı
bulunmakta iddiaya göre bazı mezarların Ermeni bazılarının ise Türk mezarlığı
olduğu çevre sakinlerinden öğrenildi. Dönemin eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu tarafından
mezarlığın karsta bulunan diğer mezarlıklarla birlikte çevre ihate duvarları
yeniden yaptırılmıştı ve o dönem Kars’ta bütün mezarlıklarla birlikte bu
mezarlıkta ağaçlandırılmıştı. Ancak bugün geldiğimiz noktada duyarsız
vatandaşların hayvan otlatmaları nedeniyle hem ağaçlar hem de duvarlar büyük
tahribata uğramış durumda,
Yakılacak çocuklar!
Nazım Alpman / nazimalpman@birgun.net
İçinde bulunduğumuz yıl 87 yaşını süren bir kadın
Türklerin iyi insanlar olduklarını anlatmak için bir örnek verdi:-Merzifon’da
anneleri babaları götürülen küçük çocukları bir Ermeni evinin üst katına
toplamışlar. Alt katına de odunlar yığıyorlarmış. Nasıl olduysa biri Doktor
Ahmet Hamdi Beye haber vermiş. Doktor gelmiş. Onlara bir bağırmış: -Yaptığınız
rezillikler yetmedi de bir de bunu mu yapacaksınız? Çocukları oradan kurtarmış. Bunu bana oradan kurtulan
biri anlattı. Daha dört yıl öncesine kadar şurada yaşıyordu. Ben ondan duydum.Kurtarıcı
Dr. Ahmet Hamdi’nin adı bugün Merzifon’da Ermeni Kilisesi’nin (Kültür Merkezi)
bulunduğu sokağa verilmiş.Ermenilerin şükranla andıkları Dr. Ahmet Hamdi gibi
vatandaşlarımız yüzümüzü ağartıyorlar.
IŞİD'e Karşı Hıristiyan Ordusu Kurdular.
ABD'li misyoner VanDyke sosyal medya hesabından IŞİD'e
karşı savaşmak için ordu kurduklarını belirterek bütün Hristiyanlara bu orduya
katılmaları için çağrısında bulundu. Birçok ülkede paralı askerlik yapan ve
misyonerlik faaliyetleri yürüten ABD'li Matthew VanDyke, sosyal medya
hesabından IŞİD'e karşı Hristiyan ordusu kurduklarını belirtti ve Hristiyanlara
bu orduya katılmaları yönünde çağrıda bulundu.
Osmanlı/İstanbul mutfağı üzerine
Artun Ünsal
Osmanlı/İstanbul kent mutfağı derken sadece Müslüman
halkının yaratıcılığından söz edilmemeli; yüzyıllardır birlikte yaşadığımız
Hıristiyan ve Yahudi kökenli “hemşerilerimizin” de bu mutfağın oluşmasındaki
önemli katkıları yadsınamaz. Ermenilerin “topik”in yanı sıra, bol soğanlı asma
yaprağı sarması, Rumların balıklı “ papaz yahnileri”, fasulye “pilakileri”,
Musevilerin “pırasa köfteleri” ilk akla gelenler. Ne var ki, “çokkültürlü ve çok dinli” İstanbul’da
gayrimüslim azınlıkların geleneksel yemeklerinin; çeşitliliğine karşın, domuz
eti gibi dinsel yasakların dışında, özünde Müslümanlarla birlikte aynı kentsel
sentezi ve coğrafyayı paylaşmaları, dolayısıyla aynı çarşılardan ve pazarlardan
alışveriş yapmanın doğurduğu ortak bir aidiyet duygusunu taşıdıkları açıktır.
Papa: “Hıristiyanlar Yahudi geçmişe ve kökene sahip”
Papa Francis geçtiğimiz salı günü Vatikan’da Uluslararası
Hıristiyan ve Yahudi Konseyi örgütünün toplantısında yaptığı konuşmada tüm
semavi dinlerin aynı Tanrı’ya inandığını belirterek tüm Hıristiyanlık aleminin
kökeninin Yahudilikten geldiğini söyledi.“Ancak Hıristiyanlar gerçek ve doğruyu Hazreti İsa’da
ararken Yahudiler Tevrat’ın öğretilerini esas almış,” şeklinde konuşan Papa
Francis, Papa 6. Paul’un 1965 yılında kaleme aldığı Nostra Aetate deklarasyonunun ana
fikirlerinden oluşan bir konuşma yaptı.
Mor Petrus ve Mor Pavlus'u Anma Ayini
Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Bölge Metropoliti
Griğoryos Merki Ürek'in konuşması Mor Petrus ve Mor Pavlus'u anma ayini-
Adıyaman'da gerçekleştirilen Mor Petrus ve Mor Pavlus'u anma ayinine Türkiye'den
ve yurt dışından çok sayıda kişi katıldı- İstanbul, Ankara ve İzmir Süryani
Kadim Cemaati Metropoliti ve Patrik Vekili Çetin: "Ülkemizin birlik ve
beraberliği, kalkınması, tanıtımı için hem dua ediyoruz hem de çaba
harcıyoruz"- Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Bölge Metropoliti Ürek:
"Bu ayine katılanlarla birlikte özellikle dünyanın huzurunu temenni
ediyoruz"
Trabzonsporlular Patrik Bartholomeos'tan bakın ne istedi?
Hakan Karanis, Başkan ile patrikhaneye yaptıkları ziyaret sonrası sosyal medyada ilginç bir paylaşım da bulundu ve şöyle dedi; ‘Sayın Efkan Başkan'ın davetine katılarak Saygı değer Patrik Bartholomeos ile tanışma şerefine nail oldum... Saygı değer, Patrik Bartholomeos son günlerde dünyada yaşanan savaşlardan duyduğu üzüntüyü belirten bir konuşma yaptı... Sohbetin ilerleyen bölümünde söz alarak kendilerine Türkiye’de yaşanan şike olayından dolayı mağdur olduğumuzu, kupamızın alıkoyulduğunu ifade ettim ve bir Trabzonspor taraftarı olarak yardımlarını istedim. Kendileri de bana ‘sizin için dua etmekten başka yapılabilecek bir şey yok’ dediler.
Kars ve Çevresindeki Ermeni faaliyetlerine tepki
Kars’ta Ermenilerin Anı’da konser vermesi ve ayin
yapmasına tepki gösteren Ülkü Ocakları Başkanı Tolga Adıgüzel, bölücüler, şer
odakları ve içlerine Ermeni kaçmışlar tarafından eleştirilerek, tehdit
edildiklerini belirtti. Adıgüzel, her
karışı mübarek şehit kanıyla sulanmış olan vatan topraklarının üzerindeki
sinsi, alçak ve şerefsiz planları boşa çıkaracaklarını söyledi. (Kimin ne
haddine sizleri tehdit etme. Tehdit, şantaj, vurma, kırma sizinlerin işi. HYETERT)
Azerbaycan ordusu tarafından, Ermenistan'a ait 2 insansız hava aracının düşürüldüğü bildirildi
Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre,
Azerbaycan-Ermenistan cephe hattının Terter bölgesinde, Ermenistan'a ait 2
insansız hava aracı Azerbaycan mevzileri üzerinde keşif uçuşları yaparken
belirlendi.
Siirt’teki Ermeniler
Ermenilerin geçmişte yoğun olarak yaşadıkları kentlerden
Siirt’te, şimdilerde kültürel varlıklarından başka göze çarpan bir şey
bulunmuyor. Türk birlikleri ve kimi silahlı Kürt milisleri Ermenileri öldürdü
ya da zorla Müslümanlaştırdı. Siirt adı bazı kaynaklarda ‘Seert’ (üç yer)
olarak geçiyor. Şemsettin Sami’nin Kamus’unda ‘Tiğrakert’ olarak da yer alıyor.
Her ne kadar Sami kökenli olduğu söylense de Ermenice Tiğrakert’in halk ağzında
sırasıyla Sigrakert, Sigirt ve sonunda Siirt’e dönüşmüş olabileceği
düşünülüyor. Kentte, XVIII. yüzyılda, 5600 Ermeni hane bulunurken, bu
sayı, XIX. yüzyılın başlarında 2500’e düştü. 1800-1830 yılları arasında 17.000
nüfusun 10.000’i Ermeni, 1830-1850 yılları arasında 15.000 nüfusun 6.000’i
Ermeni oldu. Birinci Dünya Savaşı öncesinde 13.000 kişilik nüfusun 6.000’ini
Ermeniler oluştururken; diğerleri ise Türkler, Araplar, Kürtler ve Süryaniler
idi.
Agirî’de 1953’ten kalan pişmanlık
Agirî’nin (Ağrı) Diyadin ve Taşlıçay ilçeleri arasındaki
Taşteker (Sê Dêr) Köyü’nde 1953 yılında devlet eliyle yıkılan Ermeni
kilisesinin yıkımında çalışanlar, şimdi derin bir pişmanlık duyuyor. Önemli
inanç merkezlerinden olan kilise, Ermenilerin soykırımdan geçirilmesinin
ardından devletin ve devlet yanlısı şeyhlerin fetvaları ile yıkıldı. Ancak,
hala ihtişamıyla anlatılıyor. İki yıl süren yıkım işleminin ardından buradaki
taşlar Agirî’ye götürülerek Merkez Cami’nin yapımında kullanılmış. Dün gibi
hatırladığı günleri anlatan Maruf Yaşar (95) da kilisenin yıkımında
çalışanlardan biri. 10 bin metrekare araziye sahip kilisenin bin 500 metrekare
genişliğinde inşa edildiğini söyleyen Yaşar, kilisenin çok güzel ve görkemli
bir görüntüsü olduğunu, köylü olarak karşı çıkmalarına rağmen devletin yıkım
emri verdiğini, kendilerinin de para karşılığı yıkımda çalıştığını anlattı.
Stockholm yolcusu kalmasın! Garo Paylan'ın Markar Esayan'ı hedef alan sözlerine ateş püskürdü
HDP'li Garo Paylan'ın Hürriyet'e verdiği röportaja ve
Marka Esayan'ı hedef alan sözlerine bir eleştiri de Serbestiyet yazarı Tuncer
Köseoğlu'ndan geldi. Garo Paylan'ın ‘Türkiye Türklerindir’ gazetesinde Ermeni
bir milletvekilini hedef tahtasına oturtmasına sert tepki gösteren Köseoğlu,
"Paylan, verdiği röportajda bu memleketi babalarının çiftliği sanan
Hürriyet ve temsil ettiği İttihatçı zihniyetin yaktığı ateşe odun taşıdı. Bir Ermeni
vekil olarak başka bir Ermeni vekilin linçine isteyerek/istemeyerek ortak
oldu." diye yazdı. İşte o köşe yazısı:
Sarkisyan, ABD Bağımsızlık Günü vesilesiyle elçiliği ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ABD Bağımsızlık Günü
vesilesiyle ABD Erivan Elçilik konutunu ziyaret etti. Cumhurbaşkanı, elçi
Richard Mills, elçilik çalışanları ve ABD halkını kutladı.
Rusya'dan, Ermenistan'a silah kredisi
Rusya Ermenistan’a silah alımı için 200 Milyon dolar verecek.
Ermenistan Savunma Bakanı Ara Nazaryan parlamentoda yaptığı konuşmada Rusya'nın
kendilerine vereceği 200 milyon dolar ile, modern silahlar satın alacaklarını,
bunun da bölgedeki askeri güç dengesini ciddi biçimde etkileyeceğini söyledi.
Ermenistan polisinde şiddet soruşturması
Ermenistan’da sokak gösterilerine sert müdahale ettikleri
gerekçesiyle emniyet teşkilatı içerisinde soruşturma başlatıldı. Ülkede 1
Ağustos’tan itibaren elektriğe yüksek oranda zam yapılması kararı binlerce
kişinin katıldığı gösterilerin fitilini ateşlemişti.
Garo Paylan; Fikir Sefaletinde Son Nokta
Fuat Uğur / fugur1864@gmail.com
İnanmayacaksınız ama Garo Paylan “AK Parti’nin ilk
döneminde Ermeniler rahatlamıştı ama son iki yıllık dönemde otoriter dilden
nasiplerini aldılar” diyor bir de. Hakikaten bu kadarını beklemiyordum. İnsan AK Parti’nin
iktidara geldiği yıllarda ulusalcıların nasıl azıttıklarını, o röportaj verdiği
gazetenin, yani Hürriyet’in tıpkı “şerefsiz” diye hakaret ettiği Ahmet Kaya
gibi Hrant Dink’i de ulusalcılara hedef gösterdiğini hatırlamak bile o dönem
hakkında yeterli ipucu verebilir. Bugün 1915’i “soykırım olarak anmak” üzere
binlerce kişinin Taksim Meydanında gösteri yapabildiğini sen rüyanda görürdün
AK Parti’nin ilk yıllarında. Ermeni konferanslarının bile yasaklandığı
yıllardan bu yana AK Parti demokrasiyi ilmek ilmek ördü senin başına çorap
örülmek istenirken.
Yumuşak geçişin önünde
Etyen-Mahçupyan / emahcupyan@gmail.com
Türkiye’nin önünde Kemalizm’den post Kemalizm’e yumuşak bir
şekilde geçme, kesimler arası geçişliliği artırma, ülkenin büyük kimliksel
meselelerini çözme, arkaik bir modernlik anlayışının ayaklarımıza vurduğu
prangalardan kurtulmamızı sağlama imkanı duruyor. Böyle bir işbirliğinin bu
yumuşak geçişi bir anayasal metin olarak düzenleme ve topluma onaylatma şansı
çok yüksek. Türkiye yeni bir meşruiyet zeminini farklılıkları buluşturarak,
bugüne dek en yüksek seçmen temsiline sahip bir meclis sayesinde hayata
geçirebilir. Eğer bu imkan
kullanılamazsa nedeni AKP kadroları, teşkilatı, tabanı veya seçmeni olmayacak.
Çünkü onların büyük hedefi zaten buydu. Mesele laik kesimin demokratik,
özgürlükçü ve paylaşımcı yeni bir dünyaya ne denli hazır olduğu…
Pan-Armenian Oyunları organizasyonu değerlendirildi
Pan-Armenian Oyunları Dünya Komitesi Başkanı İşkhan
Zakaryan başkanlığında bugün çalışmaların seyrini değerlendiren istişare
toplantısı değerlendirildi. Buluşmada spor salonlarının onarım çalışmalarının
gidişatı, gerekli spor malzemelerinin temini, yabancı delegasyonlar ve onur
konuklarının gelişi, ulaştırma amaçlarının temini, Panarmenian 6. Yaz
Oyunlarının açılışı ve meşale yakma töreni, müsabakaların düzenlenmesine
ilişkin diğer konular irdelendi.
Belçika Meclisi'nde Ermeni soykırımı iddiaları için yeni karar teklifi
Belçika'da ana muhalefet partisi, Ermeni soykırımı
iddialarının 100. yıl dönümüne ilişkin parlamentoya yeni bir karar teklifi
gönderdi.Karar teklifinde, 1915 olaylarının Osmanlı İmparatorluğu döneminde
işlenen bir soykırım olarak nitelenmesi gerektiği belirtiliyor. Ermeni
soykırımından Türkiye'nin sorumlu tutulamayacağına da vurgu yapıyor.
Beyrut’ta, Kilikya Ermeni Katolikosu’nun hayırduasıyla Pan Ermeni 6.Oyunları başlatıldı
28 Haziran 2015’te Lübnan’daki Surb Grigor Lusavoriç Ana
Katedralide , Kilikya Ermeni Katolikosu 1. Aram Hazretleri’nin
hayırduasıyla Pan Ermeni 6. Oyunları’nın
başlangıcını simgeleyen meşalenin yakma töreni gerçekleştirildi. Törene,
Lübnan’daki Ermenistan büyükelçisi Aşot Koçaryan ile Ermenistan heyetinin
yanısıra, birçok sivil-toplum eylemcileri ve dini adamların da katıldığı dikkat
çekti.
Katledilen 350 bin Pontos Rum’undan haberdar mısınız?
Haber Merkezi-Ermeni, Asuri-Süryani-Keldani, Ezidi ve Rum
soykırımlarının 100. Yılında “yüzleşme” çalışmalarımız kapsamında Siyasi Haber
olarak Pontus Rumlarının tarihini görünürleştirme çabasındaki “Devrimci
Karadeniz” yazarlarından Tamer Çilingir’le görüştük. Osmanlı ve Cumhuriyet
döneminde Pontus Rumlarına yaşatılan katliamlar ve asimilasyon çabalarıyla
yüzleşmek aynı zamanda Kemalizmle, şovenizmle ve İslamcılıkla bir kez daha
yüzleşmenin önünü açıyor.
Azınlık okullarına öğrenci kaydı
Milli Eğitim Bakanlığı, azınlık okullarına öğrenci
kaydının veli beyanı ve okul müdürlüğünün uygun görüşüyle gerçekleştirileceğini
bildirdi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı imzasıyla İstanbul ve
Çanakkale valiliklerine gönderilen yazıda, "Lozan Antlaşması'nın 40 ve 41.
maddeleriyle ilgisi bulunan okulların özellik göstermesi gereken konularının yönetmelikle
tespit edildiği" anımsatıldı. Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda yönetmeliğin, ilgili
ülkelerin bu konulardaki karşılıklı mevzuat ve uygulamaları dikkate alınarak
hazırlandığı bildirilen yazıda, yönetmelikte belirtilmeyen konularda resmi
okulların mevzuatının uygulandığı kaydedildi.















































