Etiketler

Farklı inanç gruplarının temsilcileri, iftarda buluştu

Vakıflar Genel Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan ise bu tür iftar programların ülkede kardeşliğin, barışın ve birlikte üretmenin en büyük sembolleri olduğunu dile getirerek, kendilerinin de bu toprakların büyüttüğü kardeş halklar olduğunu aktardı.  Alcan, bu anlamda kutsal ramazan ayının birlikte yaşama ülküsünü sağlamada önemli olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: "Bahçesinde bulunduğumuz bu hastane Sultan 2. Abdulhamid'in inayeti ve emriyle kuruldu. Yahudi doktorlar, bu toprakların insanlarına 117 yıldır sağlık dağıtıyorlar. Anadolu'nun bir barış yarımadası olarak kalması, kavramsal değildir. Bütün kurucu atalarımızdan bize miras bırakılmıştır. Yenilenen yeni Türkiye'de sorunlarımızın azalacağı inancını taşımaktayım. Bizim acil çözülmeyi bekleyen sorunlarımız var. Biz 7 farklı inanca mensup cemaatler; yani Ermeniler, Rum, Museviler, Süryaniler, Keldaniler, Bulgarlar ve Gürcüler seçim yapamıyoruz. Bunun acil bir şekilde çözülmesini bekliyoruz. Çünkü bizim hastanelerimizi, vakıflarımızı, okullarımızı yönetecek başka da mekanizmamız yok."

Ermeni milletvekilleri hakkında partilerinin ve Yargı’nın dikkatine:

Koalisyon ayak oyunlarının birbirini izlediği şu günlerde, Erdoğan Rejimi’nin devamı için utanç verici bir kampanya başlatıldı. Utanç verici, çünkü yine, 19. Yüzyıl ortasından itibaren yok ede ede bitiremediğimiz Ermeni kardeşlerimiz malzeme yapılıyor. Ani harabelerinde ataları için dua eden Ermeni kadının karşısına geçip ezan okuyanlar. Sokaklarda Ermeni avına mı çıkalım diye soran Kars Ülkü Ocakları. Vergi vermeyen yandaşlardan bin kere daha namuslu vergi rekortmeni merhum  genelev işletmecisi M. Manukyan’a gönderme yapmak gibi parlak yöntemler kullanan MHP’li Adana belediye başkanı bunun son örnekleri.
Şimdi de üç ayrı partiden Meclis’e seçilen Ermeni milletvekilleri hedefe kondu.

Ermenistan’da Batı Ermenistan’ın bölgelerini simgeleyen 10 orman dikilecek

“ATP” Hayırsever Fonunun Ermenistan Ağaç Dikimi programı çerçevesinde  hayata geçirilecek ‘Kenats Dar’ (Hayat Yüzyılı) girişimi sayesinde Ermeni Soykırımının kurbanlarının anısına ağaçlar dikilecek. “ATP” İcra Direktörü Jenmari Papelyan “Bu girişim sayesinde Ermenistan Cumhuriyeti’nde  Soykırım sırasında Batı Ermenistan’ın vahşetlere uğramış olan bölgelerini  simgeleyen 10 orman dikilecek” diye konuştu. Papelyan dünyanın her bir köşede yaşayan Ermenileri akrabalarının şerefine ve atalarının anısına ağaç dikerek bu girişime destek vermeye çağırdı.

Mirzoyan: Azerbaycan’la doğrudan müzakereler durumunda her şey görüşülebilir

ʺ Dağlık Karabağ’ın uluslararası tanınması durumunda, mülkiyetini kaybetmiş mültecilere toplu tazminat programına veya muhtemel Azeri azınlığı kabule hazır mısınız?ʺ sorusuna bakan şu yanıtı verdi:ʺAzerbaycan’la doğrudan müzakereler durumunda her şey görüşülebilinir. Azerbaycan bizimle müzakerelerde bulunmaktan feragat etmekte, Ermenistan’la müzakerelerde bulunmakta. Her iki taraftan da mülteciler var. Buraya gelenlere Ermenistan ve Diaspora dışından uluslararası yardım olmadı. Bu savaşın sonucu olan insani bir sorun. Savaşın sebepleri çözülmeden çatışmanın yarattığı sorunları çözmek mümkün değilʺ.

AB’ye Ne Kadar Güvenilir

Prof. Dr. Ata Atun / Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi
Avrupa Birliği’nin ne kadar tarafsız olduğunu veya da bir başka tanımlamayla tarafsız olabilmeye ne kadar yaklaşabildiğini son yayınlanan Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raporunda açık ve net olarak görmek mümkün. Taraflı AB Adaleti Avrupa Birliği nerede tarafsızmış, nasıl tarafsızmış, kim demiş, neden söylemiş pek de anlamış da değilim, nerede yazdığını da hiç bulamadım. Zaten Avrupa Birliği’ne inanmamak için onlarca, yüzlerce neden var ortada. Yakın tarihte kim ve hangi tıynette olduklarının tümünü bulmak mümkün.

Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Ateşyan Şanlıurfa'da

Ateşyan, şunları kaydetti: "Katliam vuku bulan bir ülkeden hayatlarını kurtarmak için yaşam limanı olarak kabul ettikleri Türkiye'ye sığınanlar arasında bizim milletten üç aile bulunuyor. Bu üç aile 18 kişiden oluşuyor. Bugün onları ziyaret ederek hem ruhani anlamda hem manevi anlamda onlara destek vermek istedik. Rahat ve mutlu olduklarını ifade ettiler. Gerçekten din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan herkese kucak açmış bir toplum Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları. Özellikle Türkiye Devleti, bir kez daha anladım, gerçekten büyük bir devlet."

Paros Temmuz sayısı Çıktı


ՈՒԽՏԻ ՀԱՐԻՒՐԱՄԵԱԿ, ՅԵՏՈՅ Ի՞ՆՉ Դ. ԺԱՄԱՆԱԿԱՎՐԷՊ ԿՈՒՍԱԿՑՈՒԹԻՒՆՆԵՐ

Ոչ փող զարկինք, ոչ արձագանգ լեռնասոյզ, 
Սարէ ի սար չարաշշուկ տարին լուր.
Ու չերգեցինք ողբոց երգեր սրտայոյզ,
 Երբ պատանւոյն բացինք մռայլ փոսին դուռ:
 (Մկրտիչ Պէշիկթաշլեան)
Վերջին հարիւրյիսուն տարիներու ընթացքին մեր ազգային կեանքը լեցուն է յեղափոխական շարժումներով, որոնք արդիւնք էին հայերու դէմ կատարուած անմարդկային բռնութիւններու, կողոպուտին ու անողոք սպանդներուն եւ կոտորածներուն: 19րդ դարու հայ իրականութեան ամենէն տիրական դէմքերէն Խրիմեան Հայրիկ՝ Պերլինի վեհաժողովէն ստացած իր յուսախաբութենէն ետք,  բողոքի ձայն բարձրացուց եւ իր «երկաթէ շերեփ»ի անփոխարինելի պատգամով բացայայտ կոչ մը ըրաւ իր ժողովուրդին՝ իր փրկութիւնը յեղափոխութեան եւ զէնքի մէջ փնտռելու:

Elberon Parish Celebrates Milestones

St. Stepanos Church of Elberon, NJ, celebrated two milestones last month: the 20th anniversary of the ordination of their pastor and the ordination of five altar servers. On Saturday evening, June 20, the Rev. Fr. Daniel Karadjian was honored during a banquet in the church hall. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), presided.

Azınlık Cemaatleri İftarda Bir Araya Geldi

Azınlık Cemaatlerinin düzenlediği iftar programında bir araya gelen azınlık cemaatleri birlik ve hoşgörü mesajları verdi. Musevi cemaatinin düzenlediği iftar programında bir araya gelen azınlık cemaatleri birlik ve hoşgörü mesajları verdi. İftara Rum, Türk, Musevi, Süryani, Bulgar ve Gürcü cemaatinden temsilciler katıldı. Musevi cemaati, Or-Ahayim Balat Hastanesi’nin bahçesinde iftar yemeği verdi. İftara İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ekümetik Patrik Bartholomeos, Başpiskopos Levan Zekiyan, Metropolit Yusuf Çetin ve çok sayıda azınlık cemaati lideri ve temsilcisi katıldı.

Armenian Survival and Creativity in Bourj Hammoud

By Florence Avakian
Bourj Hammoud—the region in northeast Beirut, Lebanon, which Armenian survivors from the Armenian Genocide built into a dynamic center for shopkeepers, craftsmen and artists—came alive on Tuesday evening, June 9, during a talk by photographer Ariane Ateshian Delacampagne. Close to a hundred attended the event at the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern) which was sponsored by the Krikor and Clara Zohrab Information Center, the Department of Armenian Studies of the Armenian Diocese, and AGBU Ararat magazine.

CHP'den 70 maddelik kanun teklifi

Cumhuriyet Halk Partisi, (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu 70 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu… Pakette yer alan düzenlemeler şöyle:
* “Milletvekili genel seçimlerinde baraj yüzde 3'e indirilecek.
* Siyasetteki dil yasakları sona erdirilecek.
* Siyasi partilere devlet yardımı tüm siyasi partileri kapsayacak şekilde adil bir hale getirilecek.
* Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir "Toplumsal Mutabakat ve Ortak Akıl Heyeti Komisyonu” oluşturulacak.
* Geçmişte yaşanan acı ve travmaları hatırlatan isimleri taşıyan; meydan, bulvar, cadde, yol, sokak, park ve benzeri alanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait işletme, tesis, bina ve benzeri tüm yapıların ve kışlaların tespit edilmesi ve bu isimlerin değiştirilmesi amacıyla TBMM'de komisyon kurulacak.
* Adları değiştirilen köy, bucak, ilçe ve diğer yerleşim yerleriyle coğrafi yerlerin eski adları, yeni adlarıyla birlikte kullanılacak.
* Dersim olaylarının tüm boyutlarıyla araştırılması için Dersim arşivlerinin devletin ilgili tüm kurumlarından alınıp TBMM'de toplanarak halka ve araştırmacılara açılacak.
* 21 Mart günü Nevruz Bayramı olarak tatil ilan edilecek.
* Eski Diyarbakır Cezaevi "İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi"ne dönüştürülecek.
* Koruculara kamuda başka alanlarda istihdam olanağı getirilerek, koruculuk sistemi kaldırılacak.
* Mayınlı araziler temizlenip, yoksul köylüye tarımsal faaliyetler için tahsis edilecek.
* Uzun tutukluluk süreleri kısaltılacak.
* Faili meçhul cinayetlerde zaman aşımının kaldırılacak.
* Hrant Dink'in adı İstanbul Şişli'de bir caddeye verilecek.

PYD’nin iktidar alanı nasıl oluştu?

Orhan Miroğlu
PYD’nin iktidar alanlarında ciddi bir meşruiyet sorunu var, bu sorunu gidermek için azınlıkların yönetime dahil edilmesi bir çare olarak düşünüldü ama bu çarenin yarar sağladığı söylenemez. Kantonlarda yaşayan Ermeni nüfus, Katolik Süryani halk, Kanton yönetimine değil, Esad rejimine bağlı. Kantonların bir ‘Toplum Sözleşmesi’ var. O sözleşmede şöyle deniliyor: ‘Özgürlük ve inanca saygı için bizler Kürtler, Araplar ve Süryaniler (Asuri ve Arami) Türkmenler ve Çeçenler olarak bu sözleşmeyi kabul ediyoruz.’ Bu ifadeler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor. Rojava bölgesinde yaşayan Araplar ve Türkmenler yerlerinden yurtlarından ediliyor. Ermeniler’in eski rejime sadakati ise sürüyor. ‘Toplum Sözleşmesinde’ onlardan tek kelimeyle söz edilmemesinin nedeni bu.

Kamp Armen'in Geri Verilmesi İçin Yürüyüş Düzenlendi

Tuzla'daki Ermeni Yetimhanesi 'Kamp Armen'in Ermeni toplumuna iade edilme için düzenlenen yürüyüşte konuşan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş,"Kamp Armen sevgili Hrant'ın gençlere mirasıdır. Bu miras gerçek sahiplerine verilmeli ve hak gasbı önlenmelidir" diye konuştu. (Umarız CHP iktidara gelirse diğer hak gasplarını da önler. HYETERT)

Bir hapishane ziyaretinin hüznü ve sevinci...

Hasan Cemal / hsncml / hsncml@t24.com.tr
Yenipazar Kapalı Cezaevi, AYDIN
Sevan Nişanyan’ı ilk defa nerede, nasıl, hangi tarihte tanıdığımı şimdi hatırlamıyorum.
Kalın çerçeveli yuvarlak gözlüklerinin arkasından insanı delecekmiş gibi bakan, hatta yuvalarında fır fır dönerken biraz da deli bakan gözlerini tabii hiç unutmadım.
Tanıştığımda, ilk sohbetlerimde, ulan amma da ters adam, sanıyorum, sevgili Sevan’dan edindiğim ilk izlenimdi.
Aykırıydı.
Muhalifti.
Neredeyse resmi olan her şeye itirazı vardı.

Hamasyan’ın Vakıflı durağından

1915’in 100. yılında 100 kilisede konser vermek üzere piyanosuyla yollara çıkan dünyaca ünlü caz piyanisti Tigran Hamasyan, Şef Harutyun Topikyan yönetimindeki Yerevan Oda Korosu’yla birlikte çıktığı ‘Luys i Luso’ turnesi kapsamında Ani, Akhtamar, Diyarbakır ve Kayseri’nin ardından, 29 Haziran Pazartesi akşamı Vakıflıköy’de dinleyiciyle buluştu. Tabii, Anadolu’nun diğer kiliselerinde verdiği konserlerine gelenlerden farklı bir dinleyici kitlesiyle…Hamasyan ve ekibi 27 Haziran Cumartesi günü Kayseri’de verdikleri konserden sonra rotayı Vakıflı’ya çevirdi. Ekibi, kilisenin bahçesinde onlar için hazırlanmış bir sofra bekliyordu.

Մուշի հայկական հետքերը շարունակում են ջնջել

Մուշ, Սուրբ Մարինե եկեղեցի
Վերջին օրերին ներկայիս Թուրքիայի Մուշի Քալե (Բերդ) թաղում լայնածավալ շինարարություն է ընթանում: Ժամանակին այս հատվածում էր Մուշ քաղաքի հայկական թաղը՝ իր պատմական հայկական տներով, որոնք, ցավոք, վերջնականապես ոչնչացվում են: Քաղաքային իշխանությունները հայկական տների փոխարեն ներկայում բազմահարկ շենքեր են կառուցում:

Nalbandyan: Soykırımların tanınması ve kınanması oldukça önemli

Ermeni Soykırımının tanınması sadece Ermenistan ve Ermeni halkı için değil, insanlığa karşı yeni suçların, soykırımların önlenmesi açısından uluslararası toplum için de önemli. Açıklama Brezilya’nın «Estadao» gazetesine bir röportaj veren Ermenistan Dışişleri bakanı Edvard Nalbandyan’dan geldi. Bakan Nalbandyan, 100 yıl önceki Ermeni Soykırımının gereğince tanınması ve kınanması durumunda insanlığa karşı işlenen izleyen suçların belki de tekrarlanmayabileceğini kaydetti.

Bagramyan Cad. tekrar trafiğe açıldı

Baghramyan Caddesinde 14 gündür devam eden elektrik zammını protesto edenlerin oturma eylemi polisin gerçekleştirdiği işlem sonrasında sona erdi. Baghramyan tekrar ulaşıma açıldı.  NEWS.am muhabirinin verdiği bilgiye göre, güvenlik güçleri kaldırımlarda güvenlik duvarı oluşturmuş durumda .

Ermeni Azınlıklar Derneği Başkanı Dağcı'dan, defineciler için suç duyurusu

Sayım Özmen
Ermeni Azınlıkları Derneği Başkanı Aziz Dağcı, define avcıları yüzünden Ermeni cemaatine ait kiliselerin köstebek yuvasına döndüğünü belirterek, Rum kökenli bir kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özellikle Batman’ın Sason ve Kozluk ilçeleri civarlarında bulunan kiliselerde hazine arandığını iddia eden Aziz Dağcı, define avcıları yüzünden Ermeni cemaatine ait kiliselerin köstebek yuvasına döndüğünü söyledi. Aziz Dağcı, "Duyduğum kadarı ile Efrim Bağ isimli bir kişi bu bölgede define avcılığı yapıyor. Bu işi ruhsatlı yapıp yapmadığını bilemiyorum. dedi.

Հայտարարություն

Ս.թ. հուլիսի 7-ին, ժամը 12:00-ին Հայոց ցեղասպանության թանգարան-ինստիտուտի գիտաժողովների սրահում տեղի կունենա Ցեղասպանագետների միջազգային ընկերակցության 12-րդ գիտաժողովի անցկացմանը նվիրված մամուլի ասուլիս:

Yunanistan'daki referandumu Avrupa basını böyle gördü

Yunanistan'daki referandumda "Hayır" oyu çıkması, Avrupa basınında, kreditörlerle müzakerelerde yeni ve zorlu bir dönemin başlangıcı olarak yorumlandı... İngiliz Financial Times gazetesi, kurtarma paketinin şartlarına ilişkin referandumun, kreditörler tarafından "Euro Bölgesi üyeliğinde kalmak ya da çıkmak" olarak algılandığını vurguladı… Guardian'ın ekonomi editörü Larry Elliott, "Kreditörler, nakitsiz kalmış bir ekonominin birkaç hafta boyunca nasıl ayakta kalacağını görmek isteyebilir. Çipras baskı altında kalır, istifa eder ve ekonomiye ilişkin haberler kötüleşirse erken seçim çağrısında bulunur ve seçimin sonucunda Avrupa'nın geri kalanına karşı daha yumuşak başlı bir hükümet oluşur... Independent gazetesi ise manşetinde, Avrupa'nın, 'Yunanistan halkının kararlı bir şekilde referandumda yıllarca sürecek yeni kemer sıkma önlemlerine 'Hayır' demesinden ve fiilen Brüksel'e bir ülkeyi ekonomik uçuruma sürüklemesi için meydan okumasından sonra Avrupa'nın, tarihin en büyük siyasi kriziyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Birleşmiş Milletler 70 Yaşında

Prof. Dr. Çağrı Erhan / Ankara Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler
BM hakkındaki tartışmalar iki soru etrafında yoğunlaşıyor: “Acaba, BM’nin olmadığı bir dünya bugünkünden daha mı barış dolu olurdu?” ve “BM nasıl daha etkin hâle getirilebilir?” İlk sorunun cevabı elbette “hayır”. Kurulduğu günden bu yana BM’nin birçok savaşı ve insanlık dramını engelleyememiş olması, bu yaşananların sebebinin BM olduğu anlamına kesinlikle gelmez. Olsa olsa, BM’nin bazı devletlerin uluslararası hukuk dışı hareketleri karşısında hareketsiz kalışının, etkisizliğinin, tutarsızlığının söz konusu hareketlerin daha büyük acılara sebep olmasına zemin hazırladığı değerlendirmesi yapılabilir. Şayet her şey kitaba uygun yürütülmüş olsaydı, BM varoluş amaçlarına ulaşacak şekilde işletilseydi, bugün artık kangrenleşmiş Filistin Sorunu olmazdı. Bosna’da 250 bin, Ruanda’da ve Irak’ta birer milyon insan katledilmez, yaklaşık 6.5 milyon Suriyeli mülteci durumuna düşmez, Myanmar’da, Darfur’da, Libya’da, Yemen’de, Afganistan’da süregiden acılar yaşanmazdı.

Avro Bölgesi liderleri olağanüstü toplanacak

Yunanistan'daki referandumda kreditörlerin şartlarının reddedilmesinin ardından avro bölgesi liderleri olağanüstü zirveye çağrıldı. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, avro bölgesi liderlerinden Yunanistan'ın durumunu görüşmek üzere 7 Temmuz akşamı Brüksel'de toplanmalarını istedi.

Irak’ta Kürtlerin yeni oyunu, azınlık kotası!

Irak’ta Kürtlerin yeni oyunu, azınlık kotası!Iraklı Türkmenler, Kürt yönetiminin azınlıklara uygulanan kotayı kaldırma girişimine tepki gösterdi… Irak’ın Erbil kentinde bir araya gelen azınlık topluluklarının temsilcileri, bazı partilerin azınlıklara uygulanan kotanın kaldırılması için parlamentoya yasa tasarısı sunma girişimlerine tepki gösterdi. Alınan bilgiye göre kuzey Irak’taki kukla yönetimi parlamentosundaki partilerden Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Goran Hareketi’nin, azınlıklara uygulanan kotanın kaldırılması için yasa tasarısı teklifinde bulunmaya hazırlandığı ifade edildi. Türkmen, Asuri, Süryani, Keldani ve Ermeniler ise parlamentoda kendilerine ayrılan kotanın devam etmesini istediklerini dile getirdi.

Ermenistran ve Fransa başbakanları Altforviller Ermeni okulunu açtılar

Ermenistan ve Fransa başbakanları  Hovik Abrahamyan ve Manulel Valls bugün 4 Temmuz’da Altforviller kentinde Ermeni okulunun açılış töreninde hazır bulundular. NEWS.am’in Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Dairesinden edindiği bilgiye göre, başbakan Abrahamyan okul imarı ve Ermeni değerlerinin korunmasına katkıları vesilesiyle hayırsever Gevorg Arabyan’ı Ermenistan Başbakanlık madalyonuyla taltif etti.

120 Yıllık Mezarlık Korunmayı Bekliyor

Kars Fevzi Çakmak Mahallesi Eski Erzurum Caddesi üzerinde bulunan Türk ve Ermeni mezarlığı bakımsızlık nedeniyle yok olmuş durumda. 1890’lı yıllarda kurulduğu iddia edilen mezarlıkta binlerce mezar taşı bulunmakta iddiaya göre bazı mezarların Ermeni bazılarının ise Türk mezarlığı olduğu çevre sakinlerinden öğrenildi. Dönemin eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu tarafından mezarlığın karsta bulunan diğer mezarlıklarla birlikte çevre ihate duvarları yeniden yaptırılmıştı ve o dönem Kars’ta bütün mezarlıklarla birlikte bu mezarlıkta ağaçlandırılmıştı. Ancak bugün geldiğimiz noktada duyarsız vatandaşların hayvan otlatmaları nedeniyle hem ağaçlar hem de duvarlar büyük tahribata uğramış durumda, 

Yakılacak çocuklar!

Nazım Alpman / nazimalpman@birgun.net
İçinde bulunduğumuz yıl 87 yaşını süren bir kadın Türklerin iyi insanlar olduklarını anlatmak için bir örnek verdi:-Merzifon’da anneleri babaları götürülen küçük çocukları bir Ermeni evinin üst katına toplamışlar. Alt katına de odunlar yığıyorlarmış. Nasıl olduysa biri Doktor Ahmet Hamdi Beye haber vermiş. Doktor gelmiş. Onlara bir bağırmış: -Yaptığınız rezillikler yetmedi de bir de bunu mu yapacaksınız? Çocukları oradan kurtarmış. Bunu bana oradan kurtulan biri anlattı. Daha dört yıl öncesine kadar şurada yaşıyordu. Ben ondan duydum.Kurtarıcı Dr. Ahmet Hamdi’nin adı bugün Merzifon’da Ermeni Kilisesi’nin (Kültür Merkezi) bulunduğu sokağa verilmiş.Ermenilerin şükranla andıkları Dr. Ahmet Hamdi gibi vatandaşlarımız yüzümüzü ağartıyorlar.

IŞİD'e Karşı Hıristiyan Ordusu Kurdular.

ABD'li misyoner VanDyke sosyal medya hesabından IŞİD'e karşı savaşmak için ordu kurduklarını belirterek bütün Hristiyanlara bu orduya katılmaları için çağrısında bulundu. Birçok ülkede paralı askerlik yapan ve misyonerlik faaliyetleri yürüten ABD'li Matthew VanDyke, sosyal medya hesabından IŞİD'e karşı Hristiyan ordusu kurduklarını belirtti ve Hristiyanlara bu orduya katılmaları yönünde çağrıda bulundu.

Osmanlı/İstanbul mutfağı üzerine

Artun Ünsal
Osmanlı/İstanbul kent mutfağı derken sadece Müslüman halkının yaratıcılığından söz edilmemeli; yüzyıllardır birlikte yaşadığımız Hıristiyan ve Yahudi kökenli “hemşerilerimizin” de bu mutfağın oluşmasındaki önemli katkıları yadsınamaz. Ermenilerin “topik”in yanı sıra, bol soğanlı asma yaprağı sarması, Rumların balıklı “ papaz yahnileri”, fasulye “pilakileri”, Musevilerin “pırasa köfteleri” ilk akla gelenler. Ne var ki, “çokkültürlü ve çok dinli” İstanbul’da gayrimüslim azınlıkların geleneksel yemeklerinin; çeşitliliğine karşın, domuz eti gibi dinsel yasakların dışında, özünde Müslümanlarla birlikte aynı kentsel sentezi ve coğrafyayı paylaşmaları, dolayısıyla aynı çarşılardan ve pazarlardan alışveriş yapmanın doğurduğu ortak bir aidiyet duygusunu taşıdıkları açıktır.

Papa: “Hıristiyanlar Yahudi geçmişe ve kökene sahip”

Papa Francis geçtiğimiz salı günü Vatikan’da Uluslararası Hıristiyan ve Yahudi Konseyi örgütünün toplantısında yaptığı konuşmada tüm semavi dinlerin aynı Tanrı’ya inandığını belirterek tüm Hıristiyanlık aleminin kökeninin Yahudilikten geldiğini söyledi.“Ancak Hıristiyanlar gerçek ve doğruyu Hazreti İsa’da ararken Yahudiler Tevrat’ın öğretilerini esas almış,” şeklinde konuşan Papa Francis, Papa 6. Paul’un 1965 yılında kaleme aldığı  Nostra Aetate deklarasyonunun ana fikirlerinden oluşan bir konuşma yaptı.

Mor Petrus ve Mor Pavlus'u Anma Ayini

Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Bölge Metropoliti Griğoryos Merki Ürek'in konuşması Mor Petrus ve Mor Pavlus'u anma ayini- Adıyaman'da gerçekleştirilen Mor Petrus ve Mor Pavlus'u anma ayinine Türkiye'den ve yurt dışından çok sayıda kişi katıldı- İstanbul, Ankara ve İzmir Süryani Kadim Cemaati Metropoliti ve Patrik Vekili Çetin: "Ülkemizin birlik ve beraberliği, kalkınması, tanıtımı için hem dua ediyoruz hem de çaba harcıyoruz"- Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Bölge Metropoliti Ürek: "Bu ayine katılanlarla birlikte özellikle dünyanın huzurunu temenni ediyoruz"

Trabzonsporlular Patrik Bartholomeos'tan bakın ne istedi?

Hakan Karanis, Başkan ile patrikhaneye yaptıkları ziyaret sonrası sosyal medyada ilginç bir paylaşım da bulundu ve şöyle dedi; ‘Sayın Efkan Başkan'ın davetine katılarak Saygı değer Patrik Bartholomeos ile tanışma şerefine nail oldum... Saygı değer, Patrik Bartholomeos son günlerde dünyada yaşanan savaşlardan duyduğu üzüntüyü belirten bir konuşma yaptı... Sohbetin ilerleyen bölümünde söz alarak kendilerine Türkiye’de yaşanan şike olayından dolayı mağdur olduğumuzu, kupamızın alıkoyulduğunu ifade ettim ve bir Trabzonspor taraftarı olarak yardımlarını istedim. Kendileri de bana ‘sizin için dua etmekten başka yapılabilecek bir şey yok’ dediler. 

Kars ve Çevresindeki Ermeni faaliyetlerine tepki

Kars’ta Ermenilerin Anı’da konser vermesi ve ayin yapmasına tepki gösteren Ülkü Ocakları Başkanı Tolga Adıgüzel, bölücüler, şer odakları ve içlerine Ermeni kaçmışlar tarafından eleştirilerek, tehdit edildiklerini belirtti.  Adıgüzel, her karışı mübarek şehit kanıyla sulanmış olan vatan topraklarının üzerindeki sinsi, alçak ve şerefsiz planları boşa çıkaracaklarını söyledi. (Kimin ne haddine sizleri tehdit etme. Tehdit, şantaj, vurma, kırma sizinlerin işi. HYETERT)

Azerbaycan ordusu tarafından, Ermenistan'a ait 2 insansız hava aracının düşürüldüğü bildirildi

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan-Ermenistan cephe hattının Terter bölgesinde, Ermenistan'a ait 2 insansız hava aracı Azerbaycan mevzileri üzerinde keşif uçuşları yaparken belirlendi.

Siirt’teki Ermeniler

Ermenilerin geçmişte yoğun olarak yaşadıkları kentlerden Siirt’te, şimdilerde kültürel varlıklarından başka göze çarpan bir şey bulunmuyor. Türk birlikleri ve kimi silahlı Kürt milisleri Ermenileri öldürdü ya da zorla Müslümanlaştırdı. Siirt adı bazı kaynaklarda ‘Seert’ (üç yer) olarak geçiyor. Şemsettin Sami’nin Kamus’unda ‘Tiğrakert’ olarak da yer alıyor. Her ne kadar Sami kökenli olduğu söylense de Ermenice Tiğrakert’in halk ağzında sırasıyla Sigrakert, Sigirt ve sonunda Siirt’e dönüşmüş olabileceği düşünülüyor. Kentte, XVIII. yüzyılda, 5600 Ermeni hane bulunurken, bu sayı, XIX. yüzyılın başlarında 2500’e düştü. 1800-1830 yılları arasında 17.000 nüfusun 10.000’i Ermeni, 1830-1850 yılları arasında 15.000 nüfusun 6.000’i Ermeni oldu. Birinci Dünya Savaşı öncesinde 13.000 kişilik nüfusun 6.000’ini Ermeniler oluştururken; diğerleri ise Türkler, Araplar, Kürtler ve Süryaniler idi.

Agirî’de 1953’ten kalan pişmanlık

Agirî’nin (Ağrı) Diyadin ve Taşlıçay ilçeleri arasındaki Taşteker (Sê Dêr) Köyü’nde 1953 yılında devlet eliyle yıkılan Ermeni kilisesinin yıkımında çalışanlar, şimdi derin bir pişmanlık duyuyor. Önemli inanç merkezlerinden olan kilise, Ermenilerin soykırımdan geçirilmesinin ardından devletin ve devlet yanlısı şeyhlerin fetvaları ile yıkıldı. Ancak, hala ihtişamıyla anlatılıyor. İki yıl süren yıkım işleminin ardından buradaki taşlar Agirî’ye götürülerek Merkez Cami’nin yapımında kullanılmış. Dün gibi hatırladığı günleri anlatan Maruf Yaşar (95) da kilisenin yıkımında çalışanlardan biri. 10 bin metrekare araziye sahip kilisenin bin 500 metrekare genişliğinde inşa edildiğini söyleyen Yaşar, kilisenin çok güzel ve görkemli bir görüntüsü olduğunu, köylü olarak karşı çıkmalarına rağmen devletin yıkım emri verdiğini, kendilerinin de para karşılığı yıkımda çalıştığını anlattı.

Stockholm yolcusu kalmasın! Garo Paylan'ın Markar Esayan'ı hedef alan sözlerine ateş püskürdü

HDP'li Garo Paylan'ın Hürriyet'e verdiği röportaja ve Marka Esayan'ı hedef alan sözlerine bir eleştiri de Serbestiyet yazarı Tuncer Köseoğlu'ndan geldi. Garo Paylan'ın ‘Türkiye Türklerindir’ gazetesinde Ermeni bir milletvekilini hedef tahtasına oturtmasına sert tepki gösteren Köseoğlu, "Paylan, verdiği röportajda bu memleketi babalarının çiftliği sanan Hürriyet ve temsil ettiği İttihatçı zihniyetin yaktığı ateşe odun taşıdı. Bir Ermeni vekil olarak başka bir Ermeni vekilin linçine isteyerek/istemeyerek ortak oldu." diye yazdı. İşte o köşe yazısı:

Sarkisyan, ABD Bağımsızlık Günü vesilesiyle elçiliği ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ABD Bağımsızlık Günü vesilesiyle ABD Erivan Elçilik konutunu ziyaret etti. Cumhurbaşkanı, elçi Richard Mills, elçilik çalışanları ve ABD halkını kutladı.

Rusya'dan, Ermenistan'a silah kredisi

Rusya Ermenistan’a silah alımı için 200 Milyon dolar verecek. Ermenistan Savunma Bakanı Ara Nazaryan parlamentoda yaptığı konuşmada Rusya'nın kendilerine vereceği 200 milyon dolar ile, modern silahlar satın alacaklarını, bunun da bölgedeki askeri güç dengesini ciddi biçimde etkileyeceğini söyledi.

Ermenistan polisinde şiddet soruşturması

Ermenistan’da sokak gösterilerine sert müdahale ettikleri gerekçesiyle emniyet teşkilatı içerisinde soruşturma başlatıldı. Ülkede 1 Ağustos’tan itibaren elektriğe yüksek oranda zam yapılması kararı binlerce kişinin katıldığı gösterilerin fitilini ateşlemişti.

Garo Paylan; Fikir Sefaletinde Son Nokta

Fuat Uğur / fugur1864@gmail.com
İnanmayacaksınız ama Garo Paylan “AK Parti’nin ilk döneminde Ermeniler rahatlamıştı ama son iki yıllık dönemde otoriter dilden nasiplerini aldılar” diyor bir de. Hakikaten bu kadarını beklemiyordum. İnsan AK Parti’nin iktidara geldiği yıllarda ulusalcıların nasıl azıttıklarını, o röportaj verdiği gazetenin, yani Hürriyet’in tıpkı “şerefsiz” diye hakaret ettiği Ahmet Kaya gibi Hrant Dink’i de ulusalcılara hedef gösterdiğini hatırlamak bile o dönem hakkında yeterli ipucu verebilir. Bugün 1915’i “soykırım olarak anmak” üzere binlerce kişinin Taksim Meydanında gösteri yapabildiğini sen rüyanda görürdün AK Parti’nin ilk yıllarında. Ermeni konferanslarının bile yasaklandığı yıllardan bu yana AK Parti demokrasiyi ilmek ilmek ördü senin başına çorap örülmek istenirken.

Yumuşak geçişin önünde

Etyen-Mahçupyan / emahcupyan@gmail.com
Türkiye’nin önünde Kemalizm’den post Kemalizm’e yumuşak bir şekilde geçme, kesimler arası geçişliliği artırma, ülkenin büyük kimliksel meselelerini çözme, arkaik bir modernlik anlayışının ayaklarımıza vurduğu prangalardan kurtulmamızı sağlama imkanı duruyor. Böyle bir işbirliğinin bu yumuşak geçişi bir anayasal metin olarak düzenleme ve topluma onaylatma şansı çok yüksek. Türkiye yeni bir meşruiyet zeminini farklılıkları buluşturarak, bugüne dek en yüksek seçmen temsiline sahip bir meclis sayesinde hayata geçirebilir.  Eğer bu imkan kullanılamazsa nedeni AKP kadroları, teşkilatı, tabanı veya seçmeni olmayacak. Çünkü onların büyük hedefi zaten buydu. Mesele laik kesimin demokratik, özgürlükçü ve paylaşımcı yeni bir dünyaya ne denli hazır olduğu…

Pan-Armenian Oyunları organizasyonu değerlendirildi

Pan-Armenian Oyunları Dünya Komitesi Başkanı İşkhan Zakaryan başkanlığında bugün çalışmaların seyrini değerlendiren istişare toplantısı değerlendirildi. Buluşmada spor salonlarının onarım çalışmalarının gidişatı, gerekli spor malzemelerinin temini, yabancı delegasyonlar ve onur konuklarının gelişi, ulaştırma amaçlarının temini, Panarmenian 6. Yaz Oyunlarının açılışı ve meşale yakma töreni, müsabakaların düzenlenmesine ilişkin diğer konular irdelendi.

Belçika Meclisi'nde Ermeni soykırımı iddiaları için yeni karar teklifi

Belçika'da ana muhalefet partisi, Ermeni soykırımı iddialarının 100. yıl dönümüne ilişkin parlamentoya yeni bir karar teklifi gönderdi.Karar teklifinde, 1915 olaylarının Osmanlı İmparatorluğu döneminde işlenen bir soykırım olarak nitelenmesi gerektiği belirtiliyor. Ermeni soykırımından Türkiye'nin sorumlu tutulamayacağına da vurgu yapıyor.

"KAMP ARMEN İADE EDİLSİN!" FOTOĞRAF SERGİSİ

4 Temmuz Cumartesi, 17:00

Tuzla, İstanbul'da Kamp Armen Yıkılmasın

Beyrut’ta, Kilikya Ermeni Katolikosu’nun hayırduasıyla Pan Ermeni 6.Oyunları başlatıldı

28 Haziran 2015’te Lübnan’daki Surb Grigor Lusavoriç Ana Katedralide , Kilikya Ermeni Katolikosu 1. Aram Hazretleri’nin hayırduasıyla  Pan Ermeni 6. Oyunları’nın başlangıcını simgeleyen meşalenin yakma töreni gerçekleştirildi. Törene, Lübnan’daki Ermenistan büyükelçisi Aşot Koçaryan ile Ermenistan heyetinin yanısıra, birçok sivil-toplum eylemcileri ve dini adamların da katıldığı dikkat çekti.

Katledilen 350 bin Pontos Rum’undan haberdar mısınız?

Haber Merkezi-Ermeni, Asuri-Süryani-Keldani, Ezidi ve Rum soykırımlarının 100. Yılında “yüzleşme” çalışmalarımız kapsamında Siyasi Haber olarak Pontus Rumlarının tarihini görünürleştirme çabasındaki “Devrimci Karadeniz” yazarlarından Tamer Çilingir’le görüştük. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Pontus Rumlarına yaşatılan katliamlar ve asimilasyon çabalarıyla yüzleşmek aynı zamanda Kemalizmle, şovenizmle ve İslamcılıkla bir kez daha yüzleşmenin önünü açıyor.

Azınlık okullarına öğrenci kaydı

Milli Eğitim Bakanlığı, azınlık okullarına öğrenci kaydının veli beyanı ve okul müdürlüğünün uygun görüşüyle gerçekleştirileceğini bildirdi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı imzasıyla İstanbul ve Çanakkale valiliklerine gönderilen yazıda, "Lozan Antlaşması'nın 40 ve 41. maddeleriyle ilgisi bulunan okulların özellik göstermesi gereken konularının yönetmelikle tespit edildiği" anımsatıldı. Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda yönetmeliğin, ilgili ülkelerin bu konulardaki karşılıklı mevzuat ve uygulamaları dikkate alınarak hazırlandığı bildirilen yazıda, yönetmelikte belirtilmeyen konularda resmi okulların mevzuatının uygulandığı kaydedildi.

Mağdurlara Saygı

Sevan Nişanyan
“Ülkede sistemli olarak ayrımcılığa uğramış olan başlıca üç grup var: Dindarlar, Kürtler ve gayrimüslimler” demiş Serdar Kaya, beni izana davet eden yazısında. http://derinsular.com/tartisilmazlari-tartisabilmek/  Bu, şaşırtıcı bir iddia. Öncelikle memlekette siyasi baskı ve ayrımcılık deyince ilk akla gelen grup unutulmuş. Solcular nerede? 1920’lerden 1990’lara dek aralıksız olarak polis baskısı altında tutulan, yasaklanan, fişlenen, işinden kovulan, vatan haini sayılan, tutuklanan, işkence gören, idam edilen, evlerine girilip kitapları “yakalanan” onlar değil miydi?

Kul hakkı, yetim hakkı mı dediniz?

Özcan Yaman /@ozcan62yaman / ozcanyaman@gmail.com
 “…Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi
Artık ister dolu yağsın ömrümüze isterse kar.
Biz ki bildikten sonra sevmeyi
Bütün sabahlar acı renginde olsa ne çıkar?” Adnan Yücel
  “Yetim hakkı, kul hakkı, insan hakkı… Tüm inançlarda kutsaldır. Ne var ki bu kutsallık muktedirler tarafından sürekli “Tek vatan-tek millet-tek bayrak… hatta tek din…” söylem ve eylemleriyle faşist, ötekileştirici zihniyetler tarafından çiğnenmekte. Bir çok insan hakkı ihlali yaşandığı ülkemizde son aylarda duyduğumuz gördüğümüz bir yüzleşme yaşanmakta. “Kamp Armen İade edilsin!” ya da “Kamp Armen geri verilsin!” İstekleri hak, hukuk ve adalet arayışında karşımızda duruyor.

Tartışılmazları Tartışabilmek

Serdar Kaya
Sevan Nişanyan’ın cevabı, uzlaşma kabul etmez niteliği itibariyle diğerlerinden ayrılıyor. Nişanyan’a göre, (1) tehditlere kulak asmamak, (2) fazlasıyla açık bir dille eleştirilere devam etmek ve (3) bu şekilde nisbeten daha kısa bir zaman zarfında bazı kulakları eleştiriye alıştırmak gerekiyor. Nişanyan’ın böyle davranmaktaki amacı, insanları alıştıra alıştıra kendi düşüncesine ikna etmek değil. Zira çoğunluğun (en azından daha epey bir zaman) kendisi gibi düşünmeyeceğini zaten kabullenmiş. Yapmak istediği şey, her düşüncenin aynı derecede saygıdeğer (ve saygıdeğmez) olduğunu ve fikirlerin serbest piyasasında1 hiçbir argümanın herhangi bir diğerine karşı dokunulmazlığı olamayacağını (gerekirse insanların kafalarına vura vura) göstermek. Nişanyan bu çerçevede (sözgelimi) “Tanrı’yı saçmalık, vahyi soytarılık, peygamberi de fırsatçı” olarak nitelendirmekten ve bunu sıklıkla yapmaktan çekinmemek gerektiğini söylüyor.

Karabağ Sorununa Faklı Açılardan Bir Değerlendirme

Mehmet Fatih Öztarsu –
Kitap değerlendirmesi : Ethnicity, Nationalism and Conflict in the South Caucasus
Yazarı : Ohannes Geukjian
Değerlendirme : Mehmet Fatih Öztarsu
Ohannes Geukjian’ın yazdığı “Ethnicity, Nationalism and Conflict in the South Caucasus” adlı kitap bu konulara Güney Kafkasya perspektifinden yaklaşarak aslında genel anlamıyla Sovyetlerin sorunlu yaşama kültürünü tarihi kökenleriyle irdeliyor.

Senin de Mahmut’tan farkın yok birader!

Ahmet Kekeç / akekec@stargazete.com
Paylan cevabı yapıştırıyor: “Çünkü Markar Esayan’ın son dönem performansına baktığımızda bir Mehmet Metiner’den çok farkı yok. Yalnızca Ermeni kimlikli olması benim için çok da bir şey ifade etmiyor.” Demek ki, makbul insan, makbul vatandaş, makbul Ermeni, makbul Kürt, makbul Ezidi sayılabilmeniz için, AK Partili olmamanız gerekiyor. Ben röportajı yapan şahsın yerinde olsam, “Mehmet Metiner’in nesi var ki?” diye sorardım. Peşinden de şunu eklerdim: Markar Esayan’ın Mehmet Metiner’den farkı yok... Tamam, anladık da. Son dönem performansına baktığımızda senin de Mahmut Tanal’dan farkın yok birader. Fethullah Gülen’den farkın yok. Gezi yiğidi Sırrı Süreyya Önder’den farkın yok. Hasan Cemal’den farkın yok. “Tayyip Erdoğan, siyaset dışı yollarla mutlaka indirilmelidir” diyen Ömer Laçiner’den farkın yok... Ötekine bakışta ise Emin Çölaşan’dan, Bekir Coşkun’dan, Yılmaz Özdil’den farkın yok!

Baghramyan Caddesi: Gün 12.Oturma eylemi devam ediyor

Elektrik enerjisine yönelik protesto gösterileri bugün 12. gününde Baghramyan Caddesinde devam etmekte. Emniyet güçleri bugün Baghramyan Caddesindeki su tazyik cihazlarını ve diğer zırhlı araçları uzaklaştırdı. Erivan İl Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Valeri Osipyan, göstericilere kamusal alanda ortak yaşam kurallarına saygı gösterilmesini, zira yakın binalardan gürültüye yönelik şikayetler olduğunu kaydetti. Bugün oturma eyleminin 12. gününde katılımın oldukça azaldığını kaydedelim.

Ermenistan’da Uluslararası Modern Sanatlar ve Manevi Filmler FRESCO Festivali

İçinde bulunduğumuz günlerde Erivan ve yurdun farklı eyaletlerinde, Viva.Cell-MTS ana sponsorluğunda Uluslararası Modern Sanatlar ve Manevi Filmler FRESCO Festivali gerçekleşmekte. Festivalde savaşlar, şiddet, ulusal, dini ve her tip ayrımcılığın kınandığı, insan kaynaklı çevre sorunları, tolerans, hümanizm ve evrensel diğer değerlerin mercek altına alındığı sanatsal, uzun ve kısa metrajlı filmler, belgeseller yer almakta.

Eğitimde 'soy kodu' uygulaması kaldırıldı

Gayrimüslim okullarına girmek isteyen öğrencilerin belirlenmesinde kullanılan devlet kayıtlarındaki "soy kodu" uygulaması kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından yayımlanan genelgeyle, gayrimüslim okullarında her yıl sıkıntı yaratan "soy kodu" uygulaması kaldırıldı. Bundan böyle, öğrenci kayıtlarına okul müdürleri karar verecek. Ayrıca, atamayla görev yapan Türkçe kültür dersleri için görev yapacak öğretmenleri de okul müdürleri önerecek. MEB, önerilen listeden atama yapacak ve başmüdür yardımcısı da yine bu listeden seçilecek. (Bizim aslanlara sorarsan bu konjonktürel bir gelişme. Yani iktidarda CHP de olsa MHP'de olsa aynı karar çıkacakmış. HYETERT)

Galiba bize büyü yaptı!

Haber: Güldehan Aysan - guldehanaysan@gmail.com / Arşivi
'Luys I Luso' projesiyle dün gece 22. İstanbul Caz Festivali kapsamında Aya İrini'de sahneye çıkan Ermeni piyanist Tigran Hamasyan 5'nci yüzyıldan 19'uncu yüzyıla geleneksel Ermeni müziklerinin yorumlarıyla galiba büyü yaptı hepimize! Tigran Hamasyan ve Ermenistan Devlet Oda Korosu, dünyanın dört bir yanındaki 100 kilisede gerçekleştirecekleri projeleri ‘Luys I Luso’yla dün gece 22. Istanbul Caz Festivali kapsamında Aya İrini’de sahne aldı. Hamasyan ve ekibi, 5’nci yüzyıldan 19’uncu yüzyıla geleneksel Ermeni müziklerinin yorumlarıyla galiba büyü yaptı hepimize.

‘Soykırım’ önerisinde Türk imzası

Güven Özalp / Brüksel 2 Temmuz 2015
BELÇİKA Federal Meclisi’ne 1915 olaylarının “soykırım” olarak tanınması için hükumeti oluşturan partilerin destek verdiği belgenin ardından muhalefet tarafından da bir karar tasarısı sunuldu. Valon Soyalist Parti (PS) tarafından sunulan tasarıdaki dört imzadan biri Türk kökenli federal parlamenter Özlem Özen’e ait. Tasarıda Osmanlı İmparatorluğu’nun son hükumetinin sorumlu olduğu 1915-1917 arasındaki trajik olayların, “soykırım” olarak nitelendirilmesi gerektiği savunuluyor.

Türk-Ermeni dostluğuna adanmış bir kitap: “Alman Cihadı ve Ermeni Sürgünü”

Gökçe Hubar
Gazeteci yazar Kerem Çalışkan’ın “Alman Cihadı ve Ermeni Sürgünü” adlı kitabı, kimi araştırmacıların “soykırım” kimilerinin “tehcir” olarak tanımladığı 1915 olaylarının yüzüncü yılında tarihimize ışık tutmayı hedefliyor. Kitabın şoven bir etnik milliyetçilik duygusuyla ya da Türk-Ermeni dostluğunu incitici bir üslupla yazılmadığını, yapıcı eleştiriler içerdiğini gözlemliyoruz. Kitabı “insani anlayışla ve barış özlemiyle” yazmış olduğunun altını çizen yazar, kitabının sonunda şu açıklamayı yapma zarureti duyuyor[1]: “100 yıl sonra tüm bölgede, Kafkaslarda ve Ortadoğu’da yaşayan tüm halkların, öncelikle Türklerin ve Ermenilerin kalıcı barışı ve dostluğu yeniden inşa etmesi, geçmişte yaşananların doğru, eksiksiz ve komplekssiz olarak anlaşılmasına ve kabul edilmesine bağlıdır.”

Nalbantyan: Ülkemizde 14 bin Suriyeli Ermeni var

Suryeli Ermenilerin durumuna ilişkin açıklama yapan Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbantyan, 14 bin Suriye Ermeni’sinin ülkelerinde olduğunu belirtti. Suryeli Ermenilerin durumuna ilişkin açıklama yapan Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbantyan; ʺBu gün Ermenistan’da yaklaşık 14 bin Suriye Ermeni’sine sahibiz. Diğer bazı ülkelerde mültecilerin sayısı çok daha fazla olabilir, ancak küçük Ermenistan için bu çok büyük bir sayı." ifadelerini kullandı.

Happy Independence Day

On behalf of Archbishop Khajag Barsamian and the entire Eastern Diocese of the Armenian Church of America, we wish all of our readers a happy Independence Day. For well over a century now, Armenians have been blessed to merge our way of life with the bounty and liberty of this great nation of America. On these shores our people found a refuge from persecution, but also a land that would sustain and strengthen us as we sought to honor our heritage, and worship our Lord.

İHD: 2 Temmuz Artık İnsanlığa Karşı Suçları Kınama Günü

İnsan Hakları Derneği, Sivas Katliamı’nın gerçekleştiği gün olan 2 Temmuz’u “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü” olarak anacak. Resmi olarak da bu günün kabul edilmesini talep ediyor. İnsan Hakları Derneği, 17. Olağan Genel kurulunda alınan karar uyarınca Sivas Katliamı’nın yapıldığı gün olan 2 Temmuz’u “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü” olarak anacak.

"CHP ve HDP kendi kendilerine gelin güvey oldu

"MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, "MHP'nin HDP ile aynı kulvarda yer almayacağı baştan belliydi. Buna rağmen CHP ve HDP kendi kendilerine gelin güvey olmuşlardır" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, "Kendilerini MHP üzerinden öne çıkarmaya ve lokomotif olup çekmek istedikleri siyaset trenine katar olarak eklemeye çalışanların Meclis Başkanlığı seçiminin sonuçları belli olur olmaz koro halinde MHP'yi suçlamaya başladığını" belirterek "MHP'ye yönelik haksız suçlamaların nedeni, partimizin yanlış bir tutum takınması değil AKP karşısında siyasi bir blok vehmedenlerin yanlış yola sapmaları ve hedefledikleri çıkar istasyona ulaşamamalarıdır" ifadesini kullandı.( Doğru söze ne denir? Bunlar daha taze öğrenirler zamanla. HYETERT)

İtalya’da Ermeni Soykırımından kurtulanlara ilişkin nadide sahneler

İtalya’nın Bologna kentinde keşfedilmiş veya az bilindik filmler 29. «Cinema Ritrovato» Festivalinde Perşembe günü 1915 Ermeni Soykırımından kurtulmuşlara ilişkin nadide sahneler içeren filmler gösterilecek. France Press Ajansı, tarihi önemi olan sessiz filmin ABD Kongre Kütüphanesinde rastlantı sonucu bulunduğu ve 1923 yılında çekilmiş olduğunu kaydetmekte.

Ermenistan'da her yıl nüfusun yüzde 1' göç ediyor

Ermenistan'da her yıl nüfusun yüzde 1'i göç ederken ülkenin GSYİH'sının yaklaşık yüzde 20’sinin dışarıda çalışanların gönderdiği paralardan oluştuğu açıklandı. Konu ile ilgili açıklama Uluslararası Para Fonu (IMF)’nin Ortadoğu ve Orta Asya Dairesi Başkanı Mesut Ahmet’ten geldi… Açıklamada "Ermenistan yeterince hızlı istihdam oluşturamıyor, bunun yanında özellikle Rusya'ya göç edenlerin sayısı halen yüksek seviyelerde devam ediyor. Her yıl Ermenistan nüfusunun yüzde 1’inden fazlasını oluşturan 40 bin kişi ülkeyi terk ediyor. Ülke GSYİH'sının yaklaşık yüzde 20’si işte bu göçmen işçilerin gönderdiği paralardan oluşuyor” denildi.

Çok Renkli, Çoğulcu Bir Meclis!..

Levon Panos Dabagyan
Geçici Meclis Başkanımız Sayın Baykal, “Milliyet” Gazetesine şöyle buyurmuşlar: (-: Yemin töreninde Meclis’teki tabloyu herkes gördü. Yüksek teslimiyet var. Çok renklilik var. Çoğunluk var. Demokrasimize sıçrama yaptıracak yeni bir durum var. İnce Demokrasiye geçiyoruz şimdi. Bunun gereğini yapmalıyız. Türkiye’nin bir çok sorunu çözülebilir. Avrupa yapıyor. Biz de yapabilmeliyiz. Başarırsak muhteşem olur.) Evet! Sayın Baykal’ın hakları var. Büyük Millet Meclisi, dünlere nazaran, hayli farklı bir görünüm sunmaktadır. Gazetelerin sıralamasına göre: “Roman, Ermeni, Süryani, Ezidi, Engelli ve Başörtülü” vekillerden oluşmaktadır. (Nerem doğru ki dedirtecek bir yazı. Meşhur yazar Arakelagan Uğğapar yani Apostolik ve Ortodoks sözlerini duymamış olmalı. Vay Kez Kağak… HYETERT)

Bugünden itibaren Ermenistan’da asgari ücret: 55 bin Dram

Bugün 1 Temmuz’dan itibaren Ermenistan’da asgari ücret 55 bin Dram (50 bin Dramdı). Bu 55 bin dramın altında ücret olmayacağı anlamına gelirken, halihazırda ortalama devlet memuru maaşı olan 293.000 Dram 300.000 Drama çıkacak. 

Patrik’in güvenliğini yakından takip etmiş

Hillary Clinton’ın 2009 yılına ait yazışmalarında, Patrik Bartholomeos’un CBS televizyonuna verdiği röportajdan sonra hayatından endişe ettiği aktarılıyor. Clinton ekibine olayı yakından izlemesi talimatı veriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Hillary Clinton’un bakanlık yaptığı döneme ait yayınladığı yeni e-posta yazışmalarında Türkiye ile ilgili detaylar gün ışığına çıktı. 3 bin sayfa yazışmaya göre Fener Rum Patriği Bartholomeos, 2009’da Amerikan CBS televizyonuna verdiği röportajda “Çarmıha gerilmiş gibi hissediyorum” dedikten sonra can güvenliğinden endişe etmeye başladı. Clinton gelişmelerden haberdar edildiğinde konunun yakından takip edilmesini istedi.

Tarihi Ermeni müziği Aya İrini’de canlandı

Selay Sarı
İKSV’nin düzenlediği 22. İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olan Ermeni piyanist Tigran Hamasyan, 1600 yıllık Ermeni ilahi ve halk ezgilerine Aya İrini müzesinde hayat verdi… Cazın yeni dehalarından, ancak bu sıfatı kabul etmeyen Ermeni piyanist Tigran Hamasyan, ‘Luys i Luso’ (Işıktan Işık) ismini verdiği projesi çerçevesinde 22. İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak, önceki akşam Aya İrini Kilisesi’nde bir konser verdi. Harutyun Topikyan yönetimindeki Erivan Devlet Oda Müziği Korosu’nun eşliğinde yarattığı projede Hamasyan, Ermenistan’dan İstanbul’a uzanan bir rotada, kendi deyimiyle ‘hacca’ çıkmış.

Şam Maruni Başpsikoposu: Suriye'de 91 kilise 1400 cami yok oldu

Şam Maruni Başpsikoposu Samir Nassar, Batı'daki Hıristiyanlardan yardım istedi. Nassar, 2011'den beri Suriye'de 91 kilise, 1400 cami yok olduğunu söyledi. Şam Maruni Başpsikoposu Samir Nassar, yazdığı bir mektupla Batı'da bulunan Hıristiyanlardan yardım istedi. Nassar, 12 milyon insanın mülteci haline geldiğini ve yerinden edildiğini söyleyerek, 2011 yılından beri ülkede 1400 cami ve 91 kilisenin yıkıldığını belirtti.

IŞİD, Kobani'nin 'son Ermenileri'ni de katletti

Haber: İdris Emen - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi
IŞİD'in Kobani'ye yaptığı son saldırıda kardeşi ölen Agop Tomasyan, "Eylüldeki IŞİD saldırısından önce, Kobani'de bulunan 8 Ermeni aile de kenti terk etmişti. Kardeşim bir hafta önce geri döndü ve çarşamba günü 14 yaşındaki oğlunun gözü önünde katledildi. Artık Kobani bizim vatanımız değil" diyor… Eşinin ölmesi üzerine 4 çocuğunun yetim kaldığını söyleyen İlona Tomasyan ise Ermeni cemaatlerine sitem ediyor: “Eşim oğlumun gözü önünde öldürüldü. Babasının ölümü oğlumu çok etkiledi. Benim 4 çocuğum var. Dördü de yetim kaldı. Eşimin ölümüyle kimsesiz kaldık. Artık beni ve ailemi Kobani’ye bağlayan hiçbir şey kalmadı. Bundan sonra Kobani’ye dönmeyi düşünmüyoruz. Nereye gideceğimizi de bilmiyoruz. Pasaportumuz olmadığı için Avrupa veya Ermenistan’a gidemiyoruz. Ne yapacağımızı, nereye sığınacağımızı bilmiyoruz. Kobanili Ermeniler olarak bu süreçte çok sıkıntı çektik. Fakat hiçbir Ermeni cemaati veya Hristiyan topluluğu bizimle ilgilenmedi. Onları yanımızda göremedik. Bir başımıza kaderimize terk edildik. Artık onları yanımızda görmek istiyoruz. İnsanların bize kucak açmasını istiyoruz.” (Bu sese kulak vermeliyiz. Türkiye Ermenileri bu insanlar sahip çıkmanın bir yolunu bulmalı,Patriklik bu konuda gereken girişimleri yapmalıdır. HYETERT)

İsrail elçisi: Parlamentonun büyük kısmı Ermeni Soykırımının tanınmasına taraftar

İsrail’in Ermeni Soykırımı meselesindeki tutumunda gerçekten değişiklik fark edilmekte. NEWS.am muhabirine açıklama İsrail’in Erivan büyükelçisi Shmuel Meirom’dan geldi. ʺİsrail’in tutumunda özellikle Knesset Başkanı Yuli Edelstein’in duyurusu sonrasında belli bir değişiklik olduğunu düşünmek mümkün mü?ʺ sorusuna elçi parlamentoda çoğunluğun Ermeni Soykırımının tanınmasına taraftar olduğunu belirtti. Meirom ʺAncak buna parlamento değil hükümet karar vermeli. Öyle ki gelecekte kimi şeylerin değişmesi olasıdırʺ dedi.