Etiketler

Berlin'de "soykırım" protestosu

2 Haziran'da Almanya Federal Meclisi'nde oylanacak olan "Ermeni soykırımı tasarısı" Berlin'de protesto edildi. 2 Haziran'da Almanya Federal Meclisi'nde oylanacak olan "Ermeni soykırımı tasarısını" protesto etmek için binbeşyüze yakın Türk, başkent Berlin'de bir araya geldi. Berlin Türk Cemaati (TGB), Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD), Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri, DİTİB Berlin Eyalet Derneği gibi 20 sivil toplum örgütü tarafından düzenlenen protestoya, Hamburg, Hannover, Frankfurt, Köln gibi Almanya'nın diğer kentlerinin yanı sıra Brüksel ve Türkiye'den de çok sayıda Türk vatandaşı katıldı.

Ercoşkun, ABD’den önemli mesajlar verdi

Ak Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkanlığı tarafından görevlendirilerek, AK Partili bir grup milletvekilleri ile birlikte gittiği ABD’de siyasi temaslarda bulunarak, Türkiye ile ABD arasında gerilime yol açan sorunlarda Türkiye’nin tavrını açık ve net mesajlarla ortaya koydu. Ercoşkun, iki ülke arasındaki tartışma başlıkları karşısında, “Suriye’de kardeş çatışmasına son verilmeli”, “PYD ve YPG’ye verilen destekler PKK terör örgütüne gidiyor”, “Ermeni meselesinde siyasi karar almaktansa, konuyu tarihçiler araştırmalı” ve “İsrail ilişkilerinin gerilmesinin sorumlusu Batı medyasıdır” ifadelerini kullandı.(Bu da hala Tarihçilerin soykırım konusunda karar verebileceğini sanıyor. HYETERT)

Çanakale Savaşı'nda Kimler Askerlikten muaftı

Azerbaycan Cumhuriyet Günü kutlamaları

Başbakan Yardımcısı Türkeş: "Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin devamı bakımından ülkemizin sorumluluğunun bilincindeyiz. Bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye de kararlıyız. Türk halkı iyi günde olduğu kadar kötü günde de Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu: "Ermenistan'ın bu haksız işgal ve tecavüzünün bir an evvel kayıtsız ve şartsız son bulmasını istiyoruz. Tüm dünyaya şunu ilan ediyoruz, Azerbaycan'ın eline diken batsa, Türkiye'nin yüreğine diken batar." dedi.

Soykırım endüstrisinin yeni müşterisi: Almanya

Enes Bayraklı
“Ermeni soykırımı” iddialarının bugün artık kârlı bir endüstri haline geldiği ve birçok devletin bu meseleyi uluslararası diplomaside bir manivela olarak kullandığı görülmektedir. Uzun zamandır Türkiye'nin üstünde Demokles'in kılıcı gibi sallanan bu iddiaların tarihte yaşanmış bir mesele ile ilgili adaleti tesis etmek ya da Türkiye ile Ermenistan arasındaki zaten sorunlu olan ilişkilerin tamir edilmesi gibi bir amacının olmadığı izahtan varestedir. “Ermeni soykırımı” endüstrisinin son müşterisinin ise Almanya olduğu görülmektedir. Almanya'nın bu meseleyi gündeme getiriş biçimi ve zamanlaması ise meseleyi bir siyasi manivela olarak kullanmak istediğinin kanıtıdır.

Almanya'daki Ermeni iddiaları oylaması

Almanya'nın başkenti Berlin'de, Federal Meclis tarafından 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını gündeme alınması, bu ülkede yaşayan Türkler tarafından protesto edildi. Türk sivil toplum örgütlerince düzenlenen gösteride PotsdamerPlatz Meydan'ında toplanan binlerce kişi, Wilhelmstrasse Caddesi üzerinden Federal Meclis'in yakınında bulunan tarihi Brandenburg Kapısı'na (Brandenburger Tor) kadar yürüdü. Türk, Alman, Azerbaycan ve Doğu Türkistan bayrakları taşınan gösteride, "Soykırım yapmadık vatan savunduk" ve "Yaşasın Türkiye" sloganları atıldı. Göstericiler, "Federal Meclis yetkili değildir", "Alman Meclisi nefret suçu işleme", "Alman Meclisi Mahkeme değildir", "Türk nefretine hayır", "Siyasetçiler  hakim değildir", "Yetkili değilsin, Türk-Alman dostluğuna zarar verme" şeklinde döviz ve pankartlar taşıdı.

Sevim Dağdelen (Bundestag): Bu tarihi gündür, adaletin zaferi olur

Parlamento Dışişleri Komisyonu üyesi, Sol Grup Siyasi işler sözcüsü Sevim Dağdelen, Bu tarihi bir oylama olacak. İlk kez Almanya Bundestag’ında parlamentonun ezici çoğunluğunun görüşü dikkate alınarak açık ve yanlış anlamalara mahal vermeyecek şekilde Ermeni Soykırımını tanıyan bir belge sunulacak. Bununla uzun bir süre sonra Sol Grubun talepleri dikkate alınmış olacak. Biz her zaman Türk resmi organlarının soykırımı inkar eden politikalarına yönelik iktidar koalisyonunun gösterdiği sahte saygıya karşı olduk. Bundestag’da büyük koalisyonunun, NATO çerçevesinde Türkiye’yle sıkı askeri işbirliğini tehlikeye düşürmemek için şu ana dek Soykırımın tanınmasına hazır olmaması bir skandaldır. Ermeni Soykırımı, tasarının başlığında yer alacaktır. Bu büyük bir başarır, adaletin zaferi, aydınlığın zaferidir.

Ermeni soykırım yasası geçerse Almanya belasını bulur!

2 milyon üzerinde Türk’ün yaşadığı Almanya’da, Federal Meclis’ten “Ermeni soykırım yasası” geçerse, Almanya belasını bulur. Alman Parlamentosu’nun 1915 olaylarına ilişkin yasa mahiyetindeki ortak açıklamasında soykırım ifadesini kullanması bekleniyor. Türk sivil toplum örgütleri, bunun Türk-Alman ilişkilerine ve Almanya’daki ortak yaşama zarar vereceğini, AİHM’nin, “Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen kanıt yok” anlamındaki kararına rağmen alınacak böyle bir kararın, Almanların Türklere karşı ırkçı bir yaklaşım içinde olduğunu göstereceğini savunuyor ve şöyle diyorlar:“Almanya’daki etnik gruplar içinde en barışçı grup olan Türkler, yasanın geçmesini kendilerine karşı ırkçı bir tutum olarak algılayacaklar ve Alman toplumuna karşı barışçı tavırları değişecek ve Alman-Türk ilişkileri hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır.” (Gel de Almaya'ya acıma. HYETERT)

Babayan: Azerbaycan Karabağ halkına karşı çok defa zehirli maddeler kullandı

Yerevan’da gezetecilerle buluşan Artsakh (Karabağ) Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Davit Babayan Azernaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’ın, Ermeni tarafının kimyasal silah kullandığına dair iddiaları ile ilgili soruyu yanıtlayarak, “Saldırgan kendisinin yaptığı birçok zehirlemelerini saklamaya çalışıyor. Azerbaycan, Artsakh halkına karşı çok kere zehirli maddeler kullanmış bir ülkedir” dedi.

Ermenistan Ombudsmanı: Azerbaycan’ın saldırıları doğrudan Karabağ sivil halkına yönelikti

Ermenistan Ombudsmanı (Kamu denetçisi) Arman Tatoyan Strasbourg’da Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muižnieks’i 2-5 Nisan’da Azerbaycan’ın silahlı kuvvetlerin Artsakh’a (Karabağ) karşı yaptığı barbarlıklarını anlattı. Tatoyan bu şiddetin Azerbaycan üst düzey yönetiminin desteğiyle Ermenistan’a karşı yürütülen politikalarının sonucu olduğunu vurguladı.

Almanya'nın İki Ayıbı

Birincisi, global bir felakete dönüşen mülteci sorununu Türkiye’ye karşı böyle bayat ve ucuz bir hamleyle pazarlık konusu yaptığı için... İkincisi, esas olarak Almanya’nın tarihi sorumluluğu olan 1915 Ermeni tehcirinde kendi rolünü unutturup, sorumluluğu Türklere yıkmak istediği için... 1915’teki Ermeni tehciri Alman komutanlarının kararıdır... Almanya 101 yıllık bir meseleyi neden şimdi gündeme getiriyor? Mülteci Anlaşması’nda Türkiye’yi sıkıştırmak ve bu konuda bastıran Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı yeni bir kozu sahaya sürmek için... (Bu da ulusalcı solcu (?) bir gazeteci olmalı. HYETERT)

Almanya’nın amacı nedir?

Almanya, aslında 1915 iddialarını parlamento kararı ile fiilen 2005 yılında kabul etti… Alman Meclisi Bundestag, 2005 yılında aldığı kararda devletler hukukunda kesin yeri olan ve ancak mahkemeler tarafından kullanılabilecek ‘Soykırım’ sözcüğüne yer vermedi... 2015 Nisan ve 2016 Şubat aylarında Alman Meclisi’nin gündemine aldığı “Ermeni Soykırım Tasarısı” ise, 2 Haziran 2016’da yeniden Alman Meclisi’nin gündeminde olacaktır. Burada Türkiye’nin yaşadığı sorun şudur: Birincisi, Amerika’dan etkilenenler ve ABD ile iyi ilişkileri olan Alman milletvekilleri devreye girmiş durumdalar. İkincisi, “Yahudi Soykırımı”nın sıradanlaştırılmasını arzulayan, Almanya’nın çıkarlarını düşünen Almanya yanlısı milletvekilleri de devredeler. İki koldan bir saldırıdan söz etmek mümkündür. Amerikanperverlerin amacı Türkiye’nin kuruluşunu ve toprak bütünlüğünü tartışmaya açarak, Kürdistan Projesi’nin hayata geçirilmesine hizmet etmektir. Almanların amacı ise, 1915 olaylarının Almanya’da eğitim müfredatına girmesi ile Almanya’daki genç kuşakların, ‘Soykırım’ suçunu işleyen tek ulusun Almanlar olmadığı politikasını içselleştirmeleridir. (Vay be neler oluyormuş kimsenin haberi yok. Zavallı Almanlar(!) HYETERT)

110 Eski milletvekilinden Alman Federal Meclisi üyelerine bir mektup gönderdi

Aralarında Onur Öymen ve Şükrü Elekdağ gibi önemli diplomatlarımızın da yer aldığı 110 eski milletvekili, Alman Federal Almanya Meclisi üyelerine bir mektup gönderdi. Federal Almanya Meclisi’nin 2 Haziran’daki toplantısında gündeme gelmesi beklenen “Ermeni Soykırımı Önergesi” ile ilgili olarak, 110 eski CHP milletvekili Alman parlamenterlere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’yle Fransız Yüksek Mahkemesi’nin kararlarını gözardı edecek bir hüküm vermekten kaçınmaları çağrısında bulundu. 110 milletvekilinin imzaladığı mektupta, “Ermeni iddiaları, bu konuda karar vermeğe yetkili olmayan Parlamentolar tarafından haklı bulunamaz” denildi. ( Bunlar da eski CHP'li Ulusalcı solcu aslanlarımız. HYETERT)

Almanya'daki Ermeni İddiaları Oylaması

Sefa Mutlu
Uluslararası Diplomatlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bozçelik: 'Bu tür girişimler, Almanya'daki Türkleri küstürecek. Oradaki halkımız 50 yıldan beri en kötü günlerinde onların yanlarında olmuş. 100 yıl önce neyin ne olduğunu bilmeden böyle bir suçlama, elbette ki oradaki Türkleri etkileyecek' 'Açıkça söylemek gerekir ki; Cem Özdemir bu tasarıyı siyasetine malzeme yaptı. Merkel'in Cumhurbaşkanımıza yakınlığı eleştiri konusu oluyor' dedi.

Eren Keskin ve Reyhan Çapan'a "Propaganda"dan Hapis Cezası

Eren Keskin ve Reyhan Çapan Özgür Gündem'in 19 nüshasında “örgüt propagandası” yaptıkları gerekçesiyle yargılandıkları davada toplam 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.(İnsan Hakları Aktivisti Eren Hanıma ve arkadaşına geçmiş olsun diyoruz. HYETERT)

Erken seçim yine CHP'yi kurtarmasın

Özgür Şen
Bakmayın siz Kemal Bey'in esip gürlemesine, beni dinlemeyeni atarım demesine... Dokunulmazlık oylaması sırasında yaşanan kriz de gösterdi ki, CHP bu şekilde devam edemez. Kriz, dokunulmazlık tartışmasında zirve yapmış olabilir, ama CHP'nin sorunu bu başlıkta yaşanan tartışmadan ibaret görülemez. Dokunulmazlık meselesi etrafında süren problem bir neden değil sonuç aslında. CHP, bir “şeyi” bekliyor gibi siyaset yapıyor ve işin kötüsü CHP'de kimse neyin beklendiğini de bilmiyor. Ama bekliyorlar... Bu bekleyiş halinden dolayı da AKP karşısında yaptıkları muhalefet iniş ve çıkışlar gösteriyor. Kemal Bey bir gün Erdoğan'a sözünü sakınmadan yükleniyor, ertesi gün mecliste dokunulmazlık konusunda olduğu gibi AKP'nin dümen suyunda hareket ediyor. CHP bir gün laiklik için kitlesini sokağa dökmekten bahsediyor, ertesi gün imam hatiplere sahip çıkıyor.

Erivan’ın Mucizeleri

Aykan Sever
Erivan bir süre sonra fazlasıyla sıradanlaşan bir kent. Kolay kolay değişen bir şey yok. Sıklıkla iflas eden ve yenisi açılan dükkanlar dışında. İşin doğrusu Erivan bir süre sonra fazlasıyla sıradanlaşan bir kent. Kolay kolay değişen bir şey yok. Sıklıkla iflas eden ve yenisi açılan dükkanlar dışında. Ama kendi doğasına ait mucizeleri hepten de yok değil. Ağrı dağı bunlardan biri. Sisin dumanın olmadığı havalarda karlı tepesi epey yakınınızda. Bu günlerde denizin ortasında bir ada görünümünde.

Aliyev'den Ermenistan'a sert mesaj: Aklınızdan geçirmeyin

Ermenistan-Azerbaycan çatışması ve Dağlık Karabağ sorununa da değinen Aliyev, sorunun Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözülmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Azerbaycan halkı ve devleti, hiçbir zaman topraklarımızda ikinci bir Ermeni devletinin kurulmasına müsaade etmeyecek" dedi. Ordunun güçlendirilmesinden, ekonomik reformlardan, Güney Gaz Koridoru'ndan bahseden Aliyev, "Azerbaycan hiçbir zaman şimdiki kadar güçlü olmamıştı. Kendi kaderimizin sahibi, bağımsız ülke, özgür halkız. Dünya çapında kendi yerimiz var ve bağımsızlık, kalkınma yoluyla yürümeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 

12 Renkli Fotoğrafla 100 Yıllık Bir Kilisenin Graffitilerle Dolu Bir Kayak Pistine Dönüşümü

Dilek Üğüden / @sarisinbiriyim
İspanya-Ilanera’da bulunan tarihi bir kilise, geçen yılın başlarında “La Iglesia Skate” isimli bir grup tarafından “Kaos Tapınağı” isminde bir kayak pistine dönüştürülmüştü. Ve şimdi de bu pist, Okuda San Miguel isimli sokak sanatçısı tarafından renklere büründü. Redbull işbirliğiyle gerçekleştirilen proje için sanatçı Okuda, kilisenin dört bir yanını parlak ve izometrik resimleriyle doldurdu. 

Senator McCain Sends Letter on Assyrians to Kurdish President

Assyrian delegation meets Senator McCain in Phoenix, Arizona. (AINA). Former Republican presidential candidate and current Senator from Arizona, John McCain, sent a letter to Kurdish President Massoud Barzani regarding Assyrians in the Kurdish region in north Iraq. In the letter, dated May 25, McCain expresses "...concerns regarding alarming new reports that allege the mistreatment of the Christian Assyrian community in the Nineveh Plains region by the Kurdistan Regional Government (KRG)." Senator McCain states in the letter that "...it remains essential to not only protect, but also respect the fundamental rights and freedoms of the Assyrian community and similarly vulnerable peoples in Iraq."

Umut Oran'dan Soykırım çıkışı

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran, Soykırımın Alman parlamentosu tarafından oylanılacak olmasını "hukuk tanımazlık" olarak adlandırdı… SE üyesi olan SPD’nin Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısına mektup yazan Umut Oran, “Türkiye’nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi, kaynağı neresi olursa olsun ‘tarihi tersyüz eden ve düşmanlık yaratan’ her türlü hukuksuzluğun karşısında olacaktır. Gerek ulusal düzeyde gerekse de uluslararası arenada ‘Türkiye’nin haklarını savunmak’ her birimiz için vazifedir. CHP, tarihin siyasallaştırılmasına asla izin vermeyecektir” dedi.(Yakışır. Kim tutar sizi? HYETERT)

Olay Patagonya’da geçiyormuş

Engin Ardıç
Rıfat Serdaroğlu demiş ki: "Atatürk Cumhuriyeti'nde kimseye etnik kökeninden, inancından dolayı ayırım yapılmamıştır. Herkese fırsat eşitliği tanınmıştır." Hay yaşa. Ağzına sağlık. Biz de, "gayrımüslimlerin devlet memurluğuna kabul edilmemesi" skandalının Atatürk devrinde Türkiye'de yaşandığını sanıyorduk. Fakat askere alınıyorlardı. Meğerse olay Patagonya'da geçiyormuş. "Yahudiler para işlerinden anlarlar" diye Yahudi yedeksubayların yalnızca levazım okuluna gönderilmeleri, gayrımüslim erlere "kullanmayı öğrenmesinler" diye silah verilmemesi, Arjantin ordusunda gözlenen bir uygulamaymış."Bu ülkede azınlıkların bir tek hakkı vardır: Uşaklık etme hakkı, hizmetçilik etme hakkı" diyen de, anlı şanlı Mahmut Esat Bozkurt değil, Juan Peron çıktı."Ulan öküz Anadolulu" diyen de, Nevzat Tandoğan değil, Meksika diktatörü Porfirio Diaz... Zaten "Anadolulu" dememiş, "ulan öküz Aztekli" demiş. Sayın Serdaroğlu, "cumhuriyet laiklik ilkesiyle herkesin inancına saygılı olmuştur" diyor. "Din adamlarının ibadethane dışında, çarşıda pazarda dini kıyafetleriyle dolaşmalarının yasaklandığı" ülke Türkiye değilmiş, Papua Yeni Gine'ymiş.

2015 Yılı Cumhurbaşkanlığı ödülleri sahiplerini buldu

Ermenistan cumhurbaşkanlığı konutunda bugün 2015 Yılı Cumhurbaşkanlığı ödül dağıtım töreni gerçekleştirildi.
Soykırımının tanınmasına katkıları vesilesiyle:
Peter Balakian (ABD)- 
Romanları için
Myriam Zaki-Mohamed Hanafi- «Ermenileri kim öldürdü» belgesel filmi için.

Türk-Ermeni dostluğunun tarihte eşi yoktu

Mahmut Çebi / mcebi@eurozaman.de
Birbirine bu kadar benzeyen bu iki halk on yıllardır birlikte oturup konuşup anlaşmak yerine batılı ülkelerin ahlaki bir zemine oturmayan, çifte standart kokulu itme ve çekmeleriyle ortak bir zeminde buluşmaya çalışıyor. Şu ana kadar dostluk adına alınmış bir mesafe olmadığı gibi, bu gerginlikler ne yazık problemi daha da büyütüyor...Bunu başarabilir miyiz? Bir Ermeni’nin kaleme aldığı aşağıdaki metinde anlaşabilirsek bence rahat başarabiliriz: “1915’te bu topraklarda Ermeniler, vatandaşı oldukları devlet, onu yönetenler ve komşuları olan insanlar tarafından öldürüldü. Stop. Tek suçları etnik ve dini kimlikleriydi. Stop. Bu büyük bir insanlık suçuydu. Stop. Bu suçu mahkûm ediyoruz. Stop. Tekrarlanmaması ve gelecekte bir arada barış içinde yaşayabilmek için üzerimize düşenleri yapma sözü veriyoruz. Stop. Bundan böyle, cinayetlerin faillerini değil, kurbanları ve onları kurtarmaya çalışan atalarımızın anısını yücelteceğiz. Full stop.”

28 Մայիս 1918 Սարտարապատի Յաղթանակօ օր եւ Հայաստանի Առաջին Հանրապետութեան Հռչակումը

Տոքթ.Սարգիս Ատամ.
1917 թուականին Հոկտեմբերեան Ռուսական հեղափոխութիւնէն յետոյ Ռուսական զօրքերը Հայաստանէն քաշուելով  մերկածուցին Կովկասեան ճակատը, Փետրուար 1918 թուականին Վրաստան, Ատրպէյճան և Հայաստան միասնաբար Անդրակովկասեան Տէմոկրաթական - Ժողովրդավարական- Դաշնակցական - (Ֆէտէրաթիվ) Հանրպետութիւնը կազմեցին սակայն կարճ ժամանակի մէջ այս Հանրպետութիւնը քայքայուեցաւ և փլաւ։ 28 Մայիս 1918 թուականին Հայաստան անկախացաւ ու Երևանի մէջ հռչակեց Հայաստանի Հանրապետութիւնը։

#MyArmenianLegacy

Last year’s centennial observance of the Armenian Genocide affirmed the importance of the memory of the Armenian Genocide as a unifying and identifying factor for Armenian-Americans across the country. Even after 100 years, the generation of 1915, and the legacy they passed down, remain deeply meaningful to our people.  As the descendants of survivors, we are inspired by the spiritual foundation their example provides for future action. Now, a year after the centennial observance, the Eastern Diocese invites Armenian-Americans from different walks of life to share their stories of inheritance, pride, and personal history with other Armenians and with the broader American society.

Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir: Tüm Hristiyan dini cemaatlere mektup yazdım

Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Federal Meclis (Bundestag) gündeminde bulunan ‘Ermeni Soykırımı' tasarısı konusunda Almanya'daki Hristiyan dini cemaatlerden destek istediğini söyledi… Bu arada tasarının desteklenmesi hususunda Katolik ve Protestan kiliselerinin temsilcilerine mektup yazdığını açıklayan Özdemir, "Tüm Hristiyan dini cemaatlere mektup yazdım ve destek vermelerini istedim. Onlar da şunu yaptı, Hristiyan Birlik partilerine ve SPD'ye, özellikle de isminde C (christlich) taşıyan Hristiyan Birlik partilerine mektup yazarak bu konuda Yeşiller Partisi'nin önergesine destek vermelerini istedi" ifadesini kullandı.

Cenevre'de 'Ermeni Soykırımı' Anıtına Belediyeden İzin Çıktı

Cenevre'de yılladır Ermeni Diasporasının soykırım anıtı yapmak istemesi üzerine, Moilebeau semtinde bulunan 230 metre karelik Trembley Parkı'ndaki alanın anıta tahsis edilmesi için, belediyeden inşaat ruhsatı alındığı açıklandı. Cenevre'de yılladır Ermeni Diasporasının soykırım anıtı yapmak istemesi üzerine, Moilebeau semtinde bulunan 230 metre karelik Trembley Parkı'ndaki alanın anıta tahsis edilmesi için, belediyeden inşaat ruhsatı alındığı açıklandı.İsviçre Halkçı Partisi (SVP) milletvekili Avukat Yves Nidegger ise belediyenin bu konuda almış olduğu karara mahkeme aracıyla 20 Haziran'a kadar itiraz hakkını kullanacaklarını duyurdu.

Putin Yunanistan yolcusu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in iki günlük Yunanistan ziyareti bugün başlıyor. Ziyaret nedeniyle olağanüstü güvenlik önlemleri alındı… Yunan hükümet çevreleri, görüşmelerde ekonomik işbirliği, enerji konuları ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin öne çıkmasının beklendiğini bildirdi… Putin, ziyaretinin ikinci gününde Halkidiki yarımadasındaki Aynoroz Özerk Bölgesi'ni ziyaret edecek… Athos Dağı'ndaki kutlamalarda Rus Ortodoks Kilisesi lideri Patrik Kirill'in de hazır bulunacağı belirtildi.

Almanya’daki Türkler Protestoya Hazırlanıyor

Cem Dalaman
Almanya Federal Meclisi’nde, koalisyon ortağı Birlik Partileri ve SPD ile muhalefetteki Yeşiller'in birlikte hazırladıkları “Ermeni Soykırımı Tasarısı” 2 Haziran’da görüşülüp karara bağlanacak. Tasarının mecliste büyük bir çoğunlukla kabul edileceği tahmin ediliyor… Alman Federal Meclisi’ndeki oylama öncesinde, Almanya’da etkin bir dizi Türk dernek ve çatı örgütü Cumartesi günü Berlin’de protesto yürüyüşü düzenleyecek. Organizatörler“Alman Meclisi Soykırım Kararı Alamaz” sloganı altındaki yürüyüşe 10 bin kişinin katılmasını bekliyor. Söz konusu yürüyüş Berlin’in merkezi Postdam Alanı’ndan başlayacak ve Federal Meclis Reichstag önünde son bulacak. Yürüyüş sözcülerinden Berlin Türk Cemaati Başkanı Bekir Yılmaz, Alman Meclisi’nin tartışmalı bir konuda siyasi bir karar alarak Türk toplumunu inciteceği uyarısında bulundu.

Feast of Holy Etchmiadzin

On Sunday, May 29, the Armenian Church will celebrate the Feast of the Catholic Church of Holy Etchmiadzin (canonically known as Don Sourp Etchmiadzini Gatoghiguh Yegeghetzin). The cathedral of Holy Etchmiadzin was built in A.D. 303, after St. Gregory the Illuminator had a vision in which Christ struck the ground with a golden hammer and instructed Gregory to erect a church on the site.

Karabağ’da çözüm ihtimali

Araz Aslanlı
Azerbaycan ve Ermenistan arasında nisanda yaşanan gerginlik sorunun çözümüne katkı sağlayabilir. İki husus önemli: Ermenistan’da kendilerine bekledikleri desteği vermeyen Rusya’ya yönelik tepki ve çözümsüzlüğün riskinin ve çıkabilecek bir savaşın herkesin çıkarlarını tehdit edeceğinin anlaşılması.

İşgal edilmiş Azerbaycan topraklarına giden Bulgaristan milletvekilleri “istenmeyen kişi” ilan edilecek

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hikmet Hacıyev, Bulgaristan Vatansever Cephe milletvekillerinin Azerbaycan'ın işgal edilmiş topraklarına yasadışı ziyaretini yorumlayarak, ziyaretin, Azerbaycan'ın Ermenistan tarafından işgal edilmiş topraklarına işgal ve kanlı etnik temizleme sonucu kurulmuş yasa dışı rejimin teşvikine hizmet eden girişim olarak değerlendirildiğini bildirdi.

Ünlü Amerikalı Ermeni yazar: Ermenistan tüm dünya için gerçek bir ilhamdır

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Ermeni Soykırımı’nın tanınmasına önemli katkıları için 2015 yılı ödülleri sahiplerine teslim etti. Amerikalı Ermeni yazar, akademisyen ve şair Peter Balakian Ermeni Soykırımı’nı küresel bir soru olarak edebiyat aracılığıyla dünyaya tanıtmak için ödülüler arasında yer aldı.Ödülünü Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın elinden alan Balakian, konuşması sırasında büyükbabası kardeşini Grigoris Balakian'ı hatırlatarak şunları kaydetti: “Büyükbabam 24 Nisan 1915 yılında Bolis’te (İstanbul) tutukalanan 250 Ermeni aydınlar arasındaydı. Ölüm yürüyüşünde ıstırap, açlık çekti, yüz binlerce vatandaşının ölümüne tanık oldu. 

İsrail’de, Yahudileri kurataran Aznavourlar’ın anısına pul basılacak

Son günler New York’ta  Raoul Wallenberg Fonu temsilcileri ile bir araya gelen dünyaca ünlü Fransız Ermeni şarkıcı Charles Aznavour, kardeşi Aida ve anne babaları Knar ile Misha’nın Fransa’nın Nazi işgali sırasındaki bazı faaliyetlerini anlattı. Aznavourlar, evlerinde nazilerden kurtulmaya çalışan Yahudileri ve Ermenileri barındırmış. Raoul Wallenberg Fonu başkanı Eduardo Ernekyan ve kurucusu Baruch Tenembaum , Aznavour’a, 92. doğum günü vesilesiyle kutlama mektubu gönderip, İsrail Postası’nın  Misha ve Knar Aznavourları anısına özel pul basacağını bildirdi. Charles Aznavour ve kardeşi Aida ise Raoul Wallenberg Fonu tarafından madalyalarla ödüllendirilecek.

Halep’e yapılan roket saldırısı sonucu Ermeni yaşlı bakım evi zarar gördü

Suriye’nin Halep kentinin Ermeni mahallelerini yine roket saldırısına uğradı. Ermeni yaşlı bakım evinin bulunduğu sokak hedef alındı. Şiddetli patlamadan tüm bölge sarsıldı. Roket mermisinin üzerine düştüğü ev tamamen yıkıldı. İyi ki binada yaşayan ve biri de Ermeni olan aileler arasında insan kaybı kaydedilmedi. Çevredeki zarar gören binalar arasında Ermeni yaşlı bakım evi de var. Binanın tavanların büyük kısmı yıkıldı, camlarını kırıldı.

Dink cinayeti davasında üçüncü gün

Dink cinayeti davasının üçüncü gününde sanık savunmalarına geçildi. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay savunma yapmaya başladı. Altay, Dink’in öldürüleceği bilgisinin istihbarat görevlilerinde olduğunu ancak kendisine ne önceki emniyet müdürü Ramazan Akyürek’in ne de Mehmet Kurt kod adlı Yasin Hayal’den bilgi almadığını iddia etti.

Ziraat Türkiye Kupası'nda kazanan belli oldu

Futbolda Ziraat Türkiye Kupası'nı, finalde Fenerbahçe'yi 1-0 yenen Galatasaray kazandı. Finale, rakibine göre daha istekli ve baskılı başlayan Galatasaray, 6. dakikada Podolski'yle net bir fırsatı değerlendiremedi. Podolski'nin uzaktan şutlarıyla gole yaklaşan sarı-kırmızılılar, aradığı golü 30. dakikada Alman yıldızıyla buldu. Korner organizasyonu sonrası Podolski'yle öne geçen Galatasaray'ın golden sonra temposu düştü. Skoru koruyan sarı-kırmızılılar, soyunma odasına 1-0 önde gitti.

Hrant Dink davasında tahliye talepleri reddedildi

Hrant Dink cinayetinde Kamu görevlilerin yargılandığı 35 sanıklı dava 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin açılan davanın duruşmasında mahkeme heyeti, tahliye taleplerini reddederek duruşmayı 20 Haziran tarihine erteledi.

Kenan Pars Kimdir?

Asıl adı Kirkor Cezveciyan olan Kenan Pars, 10 Mart 1920'de İstanbul Üsküdar'da doğdu. Zonguldak'ta bir buçuk yıl kaldıktan sonra ailesiyle İstanbul'a döndü. Liseyi bitirmeden okuldan ayrıldı. Ermeni asıllı Türk vatandaşı, sinemamızın sevilen kötü adamı Kenan Pars Bir dönem Yeşilçam filmlerinin sert mizaçlı karakterlerini canlandırdı. Kenan Pars, Türk filmlerinin klişe senaryolarındaki kötü adam rollerinin vazgeçilmezlerindendi. Hem sarışın hem mavi gözlü olması, Erol Taş misali değil de kent soylu, mevki sahibi zengin kötü adam rollerini canlandırmasını sağladı. Askerliğimi Balıkesir'de yaptı, Kendi tabir ile Gayrimüslim olduğu için eline silah yerine kazma kürek verdiler.

HDP’li Doğan’dan ''Tekke, Zaviye ve Türbe'' yasağının kaldırılması için teklif

HDP'li Müslüm Doğan teklifinde "Bu kanun teklifi ile yalnızca Alevi inancının sorunları değil tüm inançların yaşadığı mağduriyet ortadan kalkacak ve inançlar özgür kılınacaktır" dedi. HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanunun yürürlükten kaldırılması için kanun teklifi verdi.

Almanya Parlamento Başkan Yardımcısı Balmahn “Soykırımın tanınması bölgedeki barış ile istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak’’

Almanya Parlamento Başkan Yardımcısı Edelgard Bulmahn Erivan’da. Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan ile bir araya gelen Bulmahn 2 Haziran’da Bundestag’da tartışılacak Ermeni Soykırımını ile ilgili yasa tasarısına değinip, “Soykırımın tanınması bölgedeki barış ile istikrarın sağlanmasına, Ermeni ve Türk hakların uzlaşmasına katkıda bulunacak” dedi.

ABD'de Ermeni-Amerikan müzesinin inşası için 5 milyon dolar ayırmaya öneriyorlar

ABD Kaliforniya Eyaleti Meclisi 4. bütçe alt komitesi başkanı Andrin Nazaryan Glandale'de Ermeni-Amerikan müzesinin inşası için 5 milyon dolar ayırmaya önerdi.

Investing in our Future, One Child at a Time

"We are the Armenian Cause!" - (Մենք ենք Հայ Դատը - Menk Enk Hai Tad-uh!)
That has been the message of every Armenian School 8th grade class that's visited the ANCA in Washington, DC this year. It's become a treasured tradition for over two decades - a two hour interactive discussion of Armenian American advocacy efforts and the importance of civic participation.  We talk about what they can do today, as students, and how the ANCA can help them later, through our internship and job placement programs.

Turkey's Islamists, nationalists both silent on Israeli weapons flow to Azerbaijan

Author Pinar TremblayPosted
In early April, as renewed fighting between Azerbaijan and Armenia over the disputed Nagorno-Karabakh region made headlines in Turkey, there was little talk of the crucial role of Israeli weapons in the clashes. Only the daily Hurriyet reported on Azerbaijan's use of the Israeli Harop armed drone, which generated Armenian protests… Justice and Development Party (AKP) spokesperson Omer Celik summarized why the issue should be important to the press: “Azerbaijan’s battle is our battle; their martyrs are our martyrs.” Indeed, Azerbaijan consistently scores as Turkey's closest friend in Turkish public opinion polls, while Israel maintains its status as a serious threat in the same polls.

Yorum: Erdoğan'ın göstermelik tiratları

DW'den Gunnar Köhne, Ankara'dan yapılan açıklamaların tüm sertliğine karşın, göstermelik olduğu kanaatinde. Bazen "Mülteci anlaşmasını feshedeğiz" tehdidinde bulunuyor, bazen de ciddi ciddi"Onlar bizim barajlarımızı, metrolarımızı kıskanıyor" iddiasını ortaya atıyor. Avrupa'da, gelecek haftalarda daha da artacak Recep Tayyip Erdoğan'ın hakaretlerine alışmak gerekiyor. Ta ki Türkiye Cumhurbaşkanı'nın hedefine ulaşacağı güne kadar: Başkanlık sistemini hayata geçirdiği zaman. Bu hedefe ulaşmak için Erdoğan'ın AB'yi şamar oğlanı olarak kullanmaya ihtiyacı var. Ülkede yükselen milliyetçilik açısından böylesi bir durum çok yardımcı olacaktır ve başkanlık sistemini getirecek anayasa değişikliğine yönelik muhtemel bir referandumun kazanılmasını sağlayacaktır. Tek adam devleti kurulduğu an, ses tonu yumuşayacaktır.

"Zirve Yayınevi cinayetinde Gülen cemaatinin rolü vardır"

Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın hem tanığı hem de sanığı İlker Çınar, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) müfettişine "şikayetçi" sıfatıyla ifade verdi. Çınar, ifadesinde "Şunu açıkça söyleyebilirim ki Zirve Yayınevi cinayetinin işlenmesinde de Gülen cemaatinin rolü vardır" dedi. Çınar, "Gülen cemaatine hizmet eden birisi olmadığını" belirterek başladığı ifadesinde, Zirve Yayınevi'ndeki cinayetler işlendikten sonra bu cinayetleri gerçekleştirdiğini düşündüğü kişilere karşı resmi ve gayrı resmi tepkileri gösterdiğini ileri sürdü. (Ne yazık ki insanlığın yüz karası bu caniler hala mahkum edilememiştir. HYETERT)

Tarihi Yedi Kilise Manastırı Harabeye Döndü

Van'ın önemli tarihi değerlerinden biri olan Tarihi Yedi Kilise Manastırı bakımsızlıktan harabeye döndü. Koruma altına alınmadığı için, uzun zamandır tahrip edilen manastır tarihi bir mekandan çok harabeyi andırıyor. Yedi Kilise 8’nci ve 11’inci yüzyıllar arasında inşa edilen bir yapı. Günümüzde harap da olsa ayakta kalan kısmı ise Aspurakan Kralı Senekerim Hovhannes 1003-1021 tarihleri arasında inşa ettirdi. Kilise şimdi harabeye dönmüş halde. Bu muazzam tarihi yapının yerini ise artık harabe ve ahıra yer bırakmış durumda. Yıllardır ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle kendi haline bırakılmış olan kilisenin çatısı kuşlar için yuva olurken, kilisenin içi bir çamur deryasını andırıyor. (Muhabir Ermeni kralı ve Ermeni kilisesi olduğunu söyleyemiyor, nedense. HYETERT)

Ankara AB ile ipleri daha da gerecek

Ankara, Türkiye vatandaşlarına vize muafiyetini 2017’ye sarkıtmaya çalışan AB’yle ipleri koparma noktasına kadar getirdi. Hükümet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla en sert açıklamalarını yapıyor. Sığınmacı krizinin çözümü için AB ile 18 Mart’ta bir mutabakata varan Ankara, mutabakat gereği haziran sonunda beklediği vize muafiyetini elde edemeyeceğini anlayınca yine sığınmacı krizi üzerinden AB’ye yüklenmeye karar verdi. DW’nin ulaştığı kaynaklar, Ankara’nın önümüzdeki süreç için yol haritasının ‘sığınmacı krizi’ üzerine şekillendiğini belirtirken harita için “AB’ye tam üyelik hedefimizden şaşmayacağız ancak sığınmacı krizinin yükünü de tek başına kaldırmayacağız. Bu mesaj da AB’ye hem Türk hem de Avrupa kamuoyunun anladığı dilden verilecek” özeti yapıyor.

Dışişleri: Ermenistan Silahlı Kuvvetleri hiçbir zaman kimyevi silah kullanmadı

İstanbul’da Dünya İnsani Zirvesi çalışmalarına katılan Ermenistan Dışişleri Bakan yardımcısı Aşot Hovakimyan şunları kaydetti «Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri tarafından son dönemde aralarında sivil sakinler özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar yanı sıra aralarında okullar ve ana okulları olmak üzere sivil yapılara yönelik de olmak üzere, maksatlı ve toplu hedef gütme, cinayetler, baş kesmeler, işkenceler ve kayıpların bedensel bütünlüklerine zarar verilmesi  gibi gerçekleştirilen korkunç hunharlıklar medeni dünyanın temel ilkeleriyle bağdaşmaz. Bütün bunlar Ermenilere yönelik uzun süreli ırkçılık, hoşgörüsüzlük ve nefret politikalarının sonucudur, ki bu doğrudan Azerbaycan yönetiminin göz yumması koşullarında gerçekleştirilmektedir. Azerbaycan tarafından uluslararası insancıl hukuka yönelik kaba ve düzenli ihlaller ve işlenen suçlarda doğrudan yer alan şahısların yüksek siyasi düzeyde yüceltilmesinin bilfiil kendisi insanlığa karşı işlenmiş olup ve savaş suçudur».

Kars Ülkü Ocakları Başkanı’na nefret söylemi cezası

Garo Paylan'ın Ülkü Ocakları Kars İl Başkanı Tolga Adıgüzel'e Ermenilere yönelik nefret söylemi nedeniyle açtığı dava sonuçlandı. Ülkü Ocakları Kars İl Başkanı Tolga Adıgüzel, Ermenilere yönelik kullandığı nefret söylemi nedeniyle “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan 7 ay 15 gün hapis cezasına ve 11 bin lira para cezasına çarptırıldı. 21 Haziran 2015 tarihinde, Kars Ani Antik Kenti’nde dünyaca ünlü Ermenistanlı piyanist Tigran Hamasyan ve Erivan Devlet Oda Korosu’nun verdiği konserin ardından "Bizler de Kars caddelerinde Ermeni avına mı çıkalım" diyen Ülkü Ocakları Kars İl Başkanı Tolga Adıgüzel’e ceza verildi. Adıgüzel'e ayrıca TCK 125/1-3-a maddesi uyarınca 11.240 TL adli para cezası da verildi. Adıgüzel'in başka bir mahkumiyeti bulunmadığından hükümlerin açıklanması ertelendi.

PYD Impose Kurdish Education Curricula on Assyrians, Arabs in Syria

By Bar Daisan
Teacher Jacob Lahmo explains Assyrians fonts. The language of the Assyrian Christians is now taught again in Syria but its speakers fear being marginalized. (Sebastian Backhaus/Welt). The Syrian Kurdish Democratic Union Party (PYD), which is the Syrian branch of the Kurdish Workers Party (PKK) from Turkey, and some attached allied non-Kurdish groups, declared a so-called autonomous federation in the northern part of Syria in March 2016. The PYD was strengthened by support from the Syrian regime to safeguard the northern border corridors to Turkey and recent military support by the U.S. led coalition to fight the ISIS. It seized the opportunity to establish a Kurdish state in the shadow of the Syrian crisis, at the expense of the rights of the non-Kurdish majority in the region. (??? HYETERT)

49 ülke imzaladı ev sahibi Türkiye imzalamadı

İlk kez düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye, zirve sonrası çatışma bölgelerinde uluslararası insani hukukun uygulanması çağrısında bulunan ve 49 ülkenin katıldığı bildiriye imza vermedi… Diken’in haberine göre, Türkiye’nin imza vermediği bildiride, uluslararası toplumun en önemli gündeminin çatışma bölgelerindeki sivillerin korunması olması gerektiği belirtilip ülkelere ve çatışan silahlı gruplara uluslararası insani hukuka uyarak sivillerin korunmasını sağlama mesuliyetleri hatırlatıldı. Çatışma bölgelerinde sivillerle silahlı taraflar arasında kesin bir ayrım yapılması gerektiği kaydedilen metinde, sivillere doğrudan saldırıların uluslararası hukuk ilkelerinde kesinlikle yasaklanmış olduğu hatırlatıldı.  (Bildirinin İngilizce tam metni:Ekli).

Ermenistan'ın başkentinde Yezidilerin milli kahramanı adına sokak adlandırılacak

Ermenistan başkenti Yerevan'ın Avan belediyesine bağlı Shahinyan soğaının 4. yan sokağı Yezidilerin milli kahramanı Jahangir ağanın ismiyle adlandırılacak. Yerevan belediye meclisinin, 25 Mayıs’ta gerçekleşen oturumda konu ile ilgili karar aldığı bildirildi. Karar alındığında Jahangir ağanın askerleriyle birlikte Ermeni Soykırımı yıllarında Doğu Ermenistan’a geçen Ermeni ve Yezidi göçmenlerinin güvenliklerini sağladığı vurgulandı. 1918 yılında da Jahangir ağa 1500 kişilik grupla Sardarapat ve Baş-Aparan muharebelerine katıldı.

Sevgili Tarık Ziya Ekinci Ağabeyim! Keşke haklı olmasaydın

Oya Baydar  / -@t24.com.tr
Bağımsızlığı Batı dünyasından kopmak, kendi ceberrut devleti ve diktatörüyle içine kapanmak sanan sağlı sollu milliyetçilerin/ulusalcıların aksine, yaşadığımız şu dönemde Batı’nın ve parçası olmaya çalıştığımız Avrupa’nın Türkiye’ye sıkıca sarılması ve denetimini artırması gerektiğini düşünüyorum. Artık çok aşınmış da olsa AB çıpasını çekip su alan Türkiye teknesinin batmasına göz yummak, Avrupa’nın yüzlerce yıllık insan hakları ve demokrasi mücadelesinin sonucunda kazanılmış kendi değerlerini de hiçe sayması, harcaması olur. Biliyorum; çözümü dış güçlerde arıyorsun, diyenler olacaktır. Utanç verici bir durum ama ne yazık ki: evet. Çünkü içerde çoğulcu, demokratik, barışçı, çağdaş devlet anlayışını ve evrensel değerleri özümsemiş bir güç yaratamadık.

Dink davasında eski emniyet müdürleri hakim karşısında

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davanın 3. duruşması yapılıyor. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de öldürülmesine ilişkin eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, eski İstihbarat Daire Başkanlığı Personel Şube Müdürü Coşgun Çakar ve eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile Yargıtay'ın bozduğu ana davanın 8 sanığının da aralarında bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması başladı.

Bartholomeos: "Müzakereler iyi yolda; bu büyük çabada dualarımız sizinle"

Nicos Anastasiades'le İstanbul Fener'de görüşmesinden sonra bir açıklama yapan Bartholomeos, Kıbrıs sorununa bir çözüm için yapılmakta olan müzakerelerin geçmişte olduğundan daha iyi bir yolda olduğuna inandığını söyledi. Ekümenik Patrik, “Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin gelecekte uyum içerisinde yaşamasını diliyoruz ve dua ediyoruz. Bu büyük çabada dualarımız sizinledir” dedi. Nicos Anastasiades de, soruna kalıcı ve daimi bir çözüm bulmak için Kıbrıslı Türk liderle gerçek bir diyalog yürütmeyi taahhüt ettiğini, ilerleme olduğunu ancak aynı zamanda engeller de olduğunu ifade etti.

Karabağ Cumh. Dışişleri Bakanlığı Duyurusu, BM Güvenlik Kurulu ve Genel Kurula sunuldu

«17 Mayıs’ta Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı bir kez daha, 2-5 Nisan’daki askeri operasyonlar esnasında yasaklı savaş mühimmatı, özellikle beyaz fosfor içeren roketlerin farazi kullanımına ilişkin sanal duyuruda bulundu. Uluslararası toplumun manipülasyonuna yönelik geleneksel kampanyasına devam eden Azerbaycan çarpıtma ve aleni entrikalara başvurmaktan beis görmedi. Propaganda işlemlerine sıklet kazandırmak amacıyla Azerbaycan tarafı bu işlere Azerbaycan’a akredite yabancı diplomat ve askeri ataşeleri de çekme gayretindedir…”

Ermenistan Satranç Federasyonu: ''Bakü'deki Olipiyatlara katıp katılmama konusunda kararımızı henüz vermedik"

Ermenistan Satranç Federasyonu Eylül ayında Bakü'de düzenlenecek Olipmyatlara katılıp katılmama konusunda henüz kararını vermedi. Azerbaycan basınındaki ''Ermenistan Bakü Olimpiyatlarına katılacak '' diye haberleri yorumlayan  Ermenistan Satranç Federasyonu başkan yardımcısı Smbat Lputyan ''Ortada henüz bir karar yok. Biz bu konuyu tartışıyoruz. Bize Olipiyatlara katılma teklifi geldi, ancak bir karar henüz vermedik'' diye açıkladı.

Dünya İnsani Zirvesi’ne G7 ülkeleri İlgi Göstermedi

Hilmi Hacaloğlu
İstanbul’da iki gün süren Birleşmiş Milletler Dünya İnsani Zirvesi’ne Almanya dışında hiçbir G7 ülkesinin lider düzeyinde katılım göstermemesi tepki çekti. Genel Sekreter Ban, bu durumun hayal kırıklığı yaratığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise vize muafiyeti sağlanmaması halinde Geri Kabul Anlaşması’nın TBMM’de onaylanmayacağını mesajını verdi.

ATAA'dan Washington, DC'de 1915 Konferansı

ATAA 25 Mayıs Çarşamba günü, Washington DC de "The Politicization of Armenian Issue: Examining the Uses and Abuses of History” – “Ermeni Meselesinin Siyasallaşması: Tarihin Suistimal Edilmesi” adlı konferans düzenleyecek. Konferans Orta Doğu Tarihi çalışmaları ile bilinen, Tennessee Technological University ‘den Professor Michael Günter ve Coastal Carolina University ‘den Dr. Christopher Gunn ‘in katılımı ile gerçekleşecek.

Asimder'den Şili Alt Meclisi'ne Tepki

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Şili Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliğine mektup yazarak, 1 ile 2 Nisan tarihlerinde Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan toprağı Karabağ bölgesindeki çatışmalarından dolayı Azerbaycan’ı kınayan Şili Alt Meclisi’ne tepki gösterdi. (Alt Meclis eminim bizim faşistlerden çok korkmuştur. HYETERT)

Başımıza bir de sınır tanımayan tarihçiler çıktı!

Ragıp Zarakolu / 1@1.com
Sınır Tanımayan Doktorlar ve Sınır Tanımayan Gazetecilerden sonra, şimdi bir de Sınır Tanımayan Tarihçiler çıktı başımıza!...  Resmi tarih yıllardır, münazara kulübü gibi tartışmayı 15’in ne olup olmadığına kilitliyor da, Ermeni halkının nasıl buharlaştığını, bunun nasıl yapıldığını anlatmaya yanaşmıyor. Sunumu sırasında asabi bir Türk diplomatın “tacizine” uğrayan Baskın Oran, İskenderyan ile birlikte son derece aklı başında, soğukkanlı ve örnek bir sunum yaptı. Ermeni soykırımı hâlâ T.C.nin bir milli güvenlik konusu, iken, Allah aşkına hangi diplomat başka bir görüşü savunabilir. Ermeni-Türk diyaloğu konusunda T.C.nin ciddi bir niyeti var ise, güven yaratıcı ilk adım, MGK’nin bir uzvu olan ASİMKK’nin kaldırılması ve TCK’den 301 ve 302. Maddelerin kaldırılması olacaktır.