Paskalya 1500 yıl sonra İstanbul dışında
Bilge Eser
Dünyanın farklı kentlerinde yaşayan yaklaşık 300 milyon
Ortodoks'un gözü dün Gökçeada'daydı. Türkiye'nin en batısındaki Gökçeada,
Ortodoks Kilisesi'nin kurulduğu 451 yılından bu yana ilk kez İstanbul dışında
düzenlenen Paskalya ayinini ağırlamanın heyecanını yaşadı. Fener Rum Patriği
Bartholomeos'un, Paskalya'yı doğduğu yer olan Gökçeada'da kutlayacağını
açıklaması adaya yüzlerce Ortodoks'u çekti.
Örgüt değil, nefret suçu var!
Son günlerde artan kiliselere yönelik saldırı haberleri
üzerine görüşlerinin aldığımız Radikal Gazetesi muhabiri ve “Nefret: Bir Milli
Mutabakat Cinayeti” kitabının yazarı, araştırmacı gazeteci İsmail Saymaz,
saldırıların örgütlü suç değil nefret suçu olduğunu belirterek, bir an önce
“Nefret Suçları Yasası”nın çıkarılması gerektiğini söyledi.Saymaz, kiliselere yönelik saldırılarda nefret unsurunun ön planda olduğunu belirterek, “Gerek Ermeni Patrikhanesi, gerek Ataşehir ve Samsun’daki Protestan kiliselerine yönelik eylemleri aynı örgütün eylemleri diye değerlendirmek doğru olmaz. Fakat bir başka bağlamda yani nefret suçları bağlamında değerlendirdiğimizde bağlantı görürüz. Türkiye’de okullarda derslerde bile aktarılan, öğretilen yaygın bir Hristiyanlık nefreti var. Bununla bağlantılı olarak misyonerlik çalışmaları da insanları harekete geçiriyor.” dedi.
Patrikhane’den Saldırı açıklaması

Patrikhane tarafından yapılan açıklamada şu bilgiler
verildi: “Patrikhane ve Patriklik Kilisesi üzerine herhangi bir silahlı saldırı
gerçekleşmemiştir. Edinilen son bilgilere göre, olay Pazar günü Gedikpaşa
Ermeni Kilisesi sokağında cereyan etmiştir. İki veya üç kişiler tabancalarını
havaya kuru sıkı ateşleyerek sokaktan geçmişlerdir. Olayın kilise ile ilgisinin
olup olmadığı henüz kesinlik kazanmış değildir. Gerekli soruşturmalara başlayan
güvenlik güçleri, zanlıların yakalanması için çalışmalarını yürütmektedirler.”
Ermeni kilisesine silahlı saldırı
Kumkapı’da, Gedikpaşa Surp Hovhannes Ermeni Kilisesi’nde ayin sırasında havaya yedi el ateş edildi. Kuru sıkı tabancayla ateş ettiği öğrenilen üç kişi kayıplara karıştı.
'Ermeni katliamı yok' diyen Halaçoğlu ve Alman belgelerindeki gerçekler

Serdar Dinçer
Halaçoğlu söyleşide baklayı en sonunda ağzından çıkarıyor.
Derdi tapu. Sahi Ermeni mülkleri, malları, zenginlikleri ne oldu? Tapular şimdi
kimin cebinde?21 Nisan akşamı internette gezerken “ölen Ermeni sayısı 8500’dü“
içerikli bir başlık dikkatimi çekti. Herhalde Taner Akçam’ın söyleşisini
alırken iki sıfırı unutmuşlar diye düşündüm. Ancak az sonra benzer bir başlığa
yine rastlayınca, merak edip açtım ve konuyu anladım. Meğer bu sözler Yusuf
Halaçoğlu’na aitmiş.
Dildilian Ailesi’nin ‘yitik’ geçmişi
Filiz Aygündüz Bir kahve içimi /
filiz.aygunduz@milliyet.com.tr
Dildilianlar, Osmanlı Türkiye’sinde yaşamış bir Ermeni
aile. Ailenin üyelerinden Krikor Dildilian, Yozgat’ın en ünlü kunduracısı.
Yangın ve kıtlık yüzünden Sivas’a göç eder abisiyle. Atölyesinin
pencerelerindeki sardunyalar nedeniyle Çiçekli Kunduracı diye tanınır. Yıl
1872. Krikor Dildilian’ın oğlu Tsolag Dildilian, baba mesleğini sürdürmek
istemez zira onun hayali ‘fotoğrafçılık’tır.
Ermeni mimardan cami ve cemevi projesi

Malatya'da doğan ve 6 yaşında İstanbul'a göç eden
Özkaragöz maddi karşılık beklemeden camii, cemevi ve kilise gibi yapıları
projelendirip inşa ediyor. Tamamladığı yapıların cemaatleri arasına karışmaktan
mutluluk duyan Özkaragöz son olarak Balıkesir Gönen'de Plevne Camii'ni inşa
etti. Bu yapıları çalıştığı belediyelerle ortak inşa eden eden Özkaragöz
Gönen'in belediye başkanı Hüseyin Yakar'ın teklifiyle projeye başladı.
Özkaragöz'e göre "Ermeni bir mimara camii projesi çizdirmek büyük cesaret
örneğiydi".
Dersim'i bombalayan Sabiha Gökçen mi, Hatun Sebilciyan mıydı?
Ayşe Hür / hurayse@hotmail.com»
"Çarpışma meydanında canlı hedef üzerine bomba atmak
insana hiçbir acımak hissi vermiyor. İnsan yalnız vazifesini görmek için
aramayı, vurmayı düşünüyor." (Sabiha Gökçen, Tan, 15 Haziran 1937) Sabiha
Gökçen Osmanlı’dan beri devlet tarafından bir ‘çıbanbaşı’ olarak nitelenen
Dersim’e (bugünkü Tunceli ve havalisi) Cumhuriyet döneminin ‘kat’i müdahalesi’
1937 yılının tam bu günlerinde yapılmıştı.
BDP'den çok sert soykırım mesajı!

BDP Genel Merkezi, Dersim harekâtının bir soykırım
olduğunu iddia etti. BDP gerçek özürlerin yüzleşerek hesaplaşmayı, tekrarlanmayacağı
iradesinin açık ve inandırıcı beyanını, mağduriyetlerin giderilmesini, özrün
anıt gibi sembollerinin üretilmesini, yıldönümlerinde anma yapılmasını
gerektireceğini savunarak, “Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Dersim katliamından
ötürü özür dilemiş değildir. Devlet Dersim soykırımını tanımalı ve gereğini
yerine getirmelidir” açıklamasında bulundu.
Beni Yıkamadan Gömün: Kürtler Ermeni Soykırımını Anlatıyor
Yazar : Gülçiçek Günel Tekin
Hep bize şunu derdi: ‘Annem, babam, kardeşlerim, dedem, ninem, halalarım, teyzelerim, amcalarım, dayılarım, komşularım yıkanmadan öldü gitti. Ne oldukları, nerde oldukları belli değil. Öldüğümde, beni de onlar gibi yıkamadan gömün!’ Arop Bacı illah ki siyahlar giyerdi. Bir gün olsun onun renkli giydiğini görmedim. Hayatı boyunca hep ailesinin yasını tuttu ve vasiyeti üzerine yıkanmadan gömüldü.”
Tarihi kilise tinerciye kaldı!
İzmir’in Menemen ilçesinde geçen yıl restorasyonu
tamamlanan ve çevre düzenlemesi yapılması beklenen Agios Konstantinos Kilisesi,
alkol ve uçucu madde bağımlılarının meskeni haline geldi. Menemen Belediye
Başkanı CHP’li Tahir Şahin, “Kamulaştırma çalışmalarının tamamlanmasının
ardından çevre düzenlemesini yapıp yapıyı hizmete açacağız. Yapının şu andaki
durumu bizleri de rahatsız ediyor, korunması için gereken hassasiyeti
göstermeye çalışacağız. Ancak asıl çözüm, kamulaştırmaların bir an önce
tamamlanıp, hizmete açılmasında” dedi.
Մենք փոքրամասնություն ենք ու համագործակցում ենք փոքրամասնությունների հետ
Մայիսի 4-ին Գերմանիայի Քյոլն քաղաքում Դերսիմի համայնքների եվրոպական դաշնությունը նախաձեռնել էր ակցիա`
Դերսիմում
թուրքական
կառավարության
կողմից
1937-38 թթ.
կազմակերպված
ցեղասպանության
76-րդ
տարելիցի
առթիվ:
Գերմանահայոց
Կենտրոնական
Խորհուրդը
(ԳԿԽ)
համակազմակերպիչն
է
այս
միջոցառման
և
մեր
զրուցակիցն
է
Խորհրդի
նախագահ
Ազատ
Օրդուխանյանը:
Kumkapı Ermeni Patriklik Kilisesi'ne silahlı saldırı düzenlendi
Hıristiyan Ortodoksların Paskalya Bayramı'nı kutladığı bugün Gedikpaşa'daki Ermeni Kilisesi'nde ayin devam ederken kapıda havaya 7 el ateş açıldı. Saldırı kilisedekiler arasında korku yaratırken, olayda zarar gören olmadı. Polisin incelemelerini sürdürdüğü kilisede ve çevresinde panik yaşanırken, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu üyesi Garo Paylan olayı Twitter'da şöyle duyurdu: "Kumkapı'daki Ermeni Patriklik Kilisesi'ne ayin sırasında silahlı saldırı oldu. Yaralı yok. Korku... Kaygı... Hedeflenen gibi".
Patrik, halkın Paskalya bayramını kutladı
Patrik Kirill halkın Paskalya bayramını kutladı. Rus Ortodoks kilisesi Patriği Kirill, Moskova’daki 6 kiliseye giderek halkın Paskalya bayramını kutladı.
Hristos anesti, Şariroyith kom, Mesih kam
Rum, Süryani ve tüm Ortodoks Hıristiyan kardeşlerimizin paskalya yortusunu kutluyor mutluluklar diliyoruz.
'Alevileri devlet değil sol örgütler asimile etti'
BugünTV de yayınlanan Erkam Tufan ile Analiz programına
katılan Cafer Solgun, Kemalizm bir devlet ideolojisi olarak Alevilerin doksanlı
yıllara kadar asimile olmasında pek etkili olmamıştır. Ama radikal sol örgütler
devrim, sosyalizm, özgürlük, savaşın sömürünün olmadığı dünya Ankara İstanbul'a
okumaya gelen alevi gençleri son derece etkileyen sloganlarla bu potansiyeli
kendi yanlara çektikleri için bilmem kendi bünyelerinde işte din Afyondur, din
gericiliktir Alevilik daha da gericiliktir daha marjinal bir inanç grup olduğu için.
Böyle ideolojik bir eğitimden geçirildikleri için bu devrimci örgütlerin
aleviler üzerindeki asimilasyoncu etkisi devletinkinden daha fazla olmuştur.
(Bu fikre katılmamak mümkün değil.Bu örgütlerin biz Ermeniler ve diğer
azınlıklar üzerindeki benzer etkileri de incelemeye değer. HYETERT).
Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Gazeteciler özgürlük istiyor

11 basın meslek örgütünden oluşan G-9 Gazeteci Örgütleri
Platformu 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’yle ilgili açıklama yaparak
“kısmen değil, tam özgür bir ülkenin gazetecileri olmak istiyoruz” dediler. G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu Dünya Basın
Günü'nde Türkiye'nin Freedom House'un Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda 120.
sıraya gerilediğini hatırlatarak 'kısmen değil, tamamen özgür' bir ülke
istediklerini söylediler.
Papa Türkleri ‘soykırımcı' ilan etti
Yeni Papa seçilen Mario Jorge Bergoglio, 2010'da yazdığı
yeni çıkan kitabında Türkler için ‘soykırımcı' diyor. Şubat ayında sağlık
sorunlarını gerekçe göstererek koltuğunu bırakan 16. Benedikt'in yerine seçilen
Papa Fransuva, 3 yıl önce yazdığı bir kitapta Türkleri Nazilere benzetmiş. Papa
seçilmeden önce Jorge Mario Bergoglio adını kullanan Arjantinli kardinalin,
2010 yılında Arjantinli Haham Abraham Skorka ile birlikte kaleme aldığı
“Cennette ve Yeryüzünde” (Sobre el Cielo y la Tierra) adlı kitabı, geçtiğimiz
günlerde gözden geçirilerek bir kez daha yayınlandı.
Asimder'den Ermeni Patriği Ateşyan'a Tepki
Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER)
Başkanı Göksel Gülbey, "O şehirde yaşayan Türk, Kürt ve Zazaları da yok
saymaktır. Ayrıca o şehirde yaşayan Ermeni vatandaşlarımızı da orada yaşayan
halkla karşı karşıya getirip çeşitli gerginliklere sebebiyet verebilir.
İnsanların ibadetgahlarını bile ırk ayrımına sokan kafatasçı zihniyet, her
Hıristiyan'ın Ermeni kilisesine kayıt olamayacağını, ancak Ermeni ise
olabileceğini söyleyerek dini inançta bile ne kadar ırkçı bir zihniyete hakim
olduklarını göstermektedirler. Osmanlıyı ırkçılıkla suçlayan bu zihniyet hiç
kendi yaptıkları işlere veya kararları göz önünde bulundurdular mı acaba. ASİMDER
olarak iftiracı ve faşist düşünceye sahip olan bu yönde çalışma yapan Ermeni
Patrikhanesi Genel Vekili Aram Ateşyan'ı şiddetle kınıyoruz. Devlet
yetkililerimizi bu patriğin çalışmalarını incelemeye ve kontrol altına
alınmasını istiyoruz" diye konuştu.
''İlk Taşı Günahsız Olanınız Atsın''
Anjel Dikme
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman,
Baydemir’in ‘hayırlı olsun’ temennisinin yerinde bir dilek olmadığını
vurgulayarak, “Burada kul hakkına girilmiştir. Hayırlı bir iş yapılmamıştır”
dedi. Müslümanların, rızaları olmadan Hıristiyanların paraları ile kendilerine
ibadethane kurmalarının söz konusu olmadığını belirten Yalman, Ermeni cemaatine
de çağrı yaparak, bu 1 trilyon parayı Belediye’ye iade etmesini tavsiye
etti." Okuduğum bu haberde ana soru: Müslüman vergisi Hıristiyan’a helal
mi? Peki simdi ben soruyorum; Hıristiyan’ın vergisi Müslüman’a helal midir? Yüz
yıldır Hıristiyan inancına mensup bireylerin, ödedikleri vergilerden; kendi
kiliseleri, okulları, hastaneleri için tek bir kuruş alma hakkına sahip
ol(a)mama halleri Müslüman inancının, nefsinin neresine sığıyor?
Israel: The Politics Behind The Armenian Genocide
Dersim Tertelesi Adalet Arayışında Yüzegelen Bir Iceberg’in Su Yüzünde Görünen Parçasıdır !

Sarkis Hatspanian
Ermeni Soykırımı sırasında tarihte ‘erken Dersimliler’
adlandırılan ve 'proto-Ermeni' olarak tanımlanan Dersimli Kırmanc Alevi Zaza
aşiretlerden bazılarının soydaşları Dersim Ermenilerini Osmanlı hükümetine
teslim etmeyi reddetmiş olduklarıyla, Ermeni kaynaklarına göre 20.000 ile
36.000 arası insanımızı vahşi katliamlardan kurtardıkları bilinen bir
gerçektir.
‘Çankaya Köşkü’nün gerçek sahibi Kasapyan ailesidir’
Cumhurbaşkanlığı Köşkü içerisinde bulunan Müze Köşk’ü
‘Ankaralılar Atatürk’e hediye etti’ ifadesine, ‘Gerçek sahibi Kasapyan
ailesidir’ diyen okurlardan itiraz var. Türkiye’nin kendi tarihiyle yüzleşmesi üzerine son birkaç
yıldır düzenlenen toplantılarda tarihçiler genellikle iki konuya dikkat
çekmekte: Birincisi her ülke kendi tarihinin hafızasını oluşturur. İkincisi
milli kimliklerimizin oluşmasında bu tarihin rolü büyüktür. Dolayısıyla geçmişe
ait birbiriyle çelişkili, zıt hafızaları ortak toplumsal bir bilince dönüştürme
çabası yüzündendir ki; bugün gerçek, inandırıcı, objektif çalışmalara olan
ihtiyacımız giderek artıyor.
ABD'den 'Ruhban Okulu' çağrısı
ABD Temsilciler Meclisi'nde, Heybeliada Ruhban Okulu'nun
yeniden açılması çağrısını içeren bir karar tasarısı sunuldu.Temsilciler
Meclisi Dışişleri Komitesi'ne sunulan 188 numaralı tasarı, "Türk
hükümetine, Heybeliada Ruhban Okulu'nun koşulsuz olarak ve gecikmeksizin
yeniden açılmasını kolaylaştırması çağrısı" başlığını taşıyor. Meclis'deki
Elen Grubu'nun Eşbaşkanlarından Cumhuriyetçi Parti Florida Milletvekili Gus
Bilirakis tarafından sunulan tasarıya, 12 milletvekili de ortak imzacı oldu.
Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/dunya_abdden-ruhban-okulu-cagrisi_2085444.html
«Soykırm Bilimi» master programı başlıyor
Erivan Devlet Üniversitesi (ECÜ), Ermenistan Ulusal
Bilimler Akademisiyle (EUBA) işbirliği içinde «Soykırım Bilimi» master
programının başladığını duyurdu. Ermeni Soykırımına yönelik her geçen gün artan ilgi
konuya hakim uzman ihtiyacını artırmakta. Ermeni Soykırımının 100. Yılı
yaklaşırken konu özellikle Ermeni eğitim kuruları açısından önem arz etmekte. Öyle ki bütün bunları dikkate alan EDÜ ve EUBA Soykırım
Müze-Enstitüsü insiyatifiyle «Soykırım Bilimi» master programı başlamış bulunmakta.
The Turkish Parliament and the Denial of the Armenian Genocide
On 28 April 2005, after months of preparation, the Turkish Grand National Assembly launched a new initiative to deny the Armenian Genocide thesis, with an attack on the 1916 British Parliamentary Blue Book, The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire, 1915-17. The Turkish effort soon turned into a debacle, raising questions about the judgment of Turkish Parliamentarians when dealing with Armenian issues.
28. Sevan Gölü savaşı
II. Aşot, 921 yılında küçük bir birlikle Sevan adasında
mevzilenir. Arap orduları komutanı Beşir adayı işgal etmeyi dener, fakat II.
Aşot sisli bir günde, en iyi savaşçılarını kayıklara yerleştirir ve daha kıyıya
varmadan Arapları aniden güçlü bir şekilde ok atışına tutar. Ermeni veliahdının
bu ani ve cesur ameliyesi sonucunda Araplar paniğe kapılır. Prens Gevorg’un
birliği, panik halinde kaçan düşmana saldırarak imha eder. Prens Gevorg’un bu
cesur adımı, yazar Muratsan’ın “Gevorg Marzpetuni” eserinde yer bulmuştur.
“Ermenistan’ın Ekonomisi Güçten Düşüyor”
TurkishNY.com - ″Çok Uluslu Gürcistan″ Partisi Genel
Başkanı Arnold Stepanyan gazetecilere yaptığı bir açıklamada, Dağlık-Karabağ
sorununa dair konuştu. APA’nın haberine göre Dağlık-Karabağ sorununun er ya da
geç çözüleceğini belirten Stepanyan, “Ermenistan’ın ekonomisi gittikçe güçten
düşüyor. Ekonomisi güçten düşen bir devletin geleceği nasıl olabilir?
Dağlık-Karabağ sorunundan dolayı Ermenistan, Güney Kafkasya’da yürütülen en
büyük uluslararası projelerin dışında kaldı. İş eksikliği ve zayıf ekonomi, özellikle
gençler olmak üzere, nüfusun göç etmesine neden oldu. Ermenistan’daki göç,
şimdiden rekor bir seviyeye ulaştı. Dolayısıyla, Dağlık-Karabağ sorununun en
kısa sürede çözüme kavuşturulması Ermenistan için yararlı olabilir” şeklinde
konuştu.
Richard Hovannisian and Elie Wiesel in Conversation on Genocide and the Obligation to Remember

by Jano Boghossian
Orange, CA – On April 17, Professor Richard Hovannisian,
First Holder of the AEF Chair in Modern History at UCLA and Distinguished
Visiting Scholar at Chapman University and the University of California,
Irvine, engaged in “Conversation” with Dr. Elie Wiesel, Nobel Laureate and
Holocaust survivor, regarding the moral obligation of mankind to honor and
preserve the memory of the victims of the Armenian Genocide and the Holocaust
by documenting and preserving witness and survivor testimonials, advocating for
recognition, and promoting education.
Ermeni tarihçiden Türkiye'ye övgü

Ermeni asıllı İngiliz tarihçi Türkiye'de yaşadıklarını
bir devrim olarak niteledi. 24 Nisan sözde Ermeni soykırımı seremonisi için
İstanbul'a gelen Ermeni asıllı İngiliz tarihçi Ara Sarafian İstanbul'da
yaşadıklarını bir devrim olarak niteledi.Çok memnun bir şekilde yaşadıklarını dile getiren tarihçi
Sarafian bir Ermeni mezarlığında yaptığı konuşmayı tarihi bir olay olarak
niteledi ve "Serbest bir şekilde konuşabiliyordum, istediğimi
söyleyebiliyordum ve bana kimse karışmıyordu" dedi.
Cemaatlerin hukuki statüsü masaya yatırılıyor
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları
Merkezi gayrimüslim cemaatlerin hukuki sorunlarını masaya yatırıyor. Konu, 13
Mayıs Pazartesi günü T.C. Cemaat Vakıfları’nın işbirliği ile ‘Gayrimüslim
Cemaatler ve Cemaat Vakıflarının Hukuki Statüsü ve Tüzel Kişilik Sorunu’
başlığı altında konuşulacak. Saat 10.30’da başlayacak konferansın açılış
konuşmasını Cemaat Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas yapacak. (AB tarafından din
ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınan, Venedik Komisyonu kararlarıyla da
desteklenen, Müslüman olmayan cemaatlerinin tüzel kişiliğinin tanınması ve
örgütlenmesine izin verilmesi hayati önemdedir. Umarız bizim pozitivist, laikçi
güçlü lobiye rağmen gerçekleşir.HYETERT)
"Soykırım Sadece Benim Değil, Türkiye Toplumunun da Meselesi"
Elif Akgül elif@bianet.org
Türkiye ve Ermenistan arasında ortak projeler yürüten
sivil toplum örgütü Civilitas'ın Direktörü Salpi Ghazarian bianet’e Civilitas’ı
ve toplumların değişim için neler yapılabileceğini anlattı. Civilitas 2008’de
kurulan Yerevan merkezli bir sivil toplum örgütü. Güçlü bir demokrasi için
sivil toplumu güçlendirmeyi amaçlayan Civilitas bunun için raporlar üreten,
halka açık forumlar düzenleyen ve kamuoyunu tartıştıran bir örgüt. bianet’e
konuşan Civilitas Direktörü Salpi Ghazarian “Önemli olanın topumun konuşmaya,
söylem üretmeye başlamasıdır” diyor.
Azınlıkların Luys Gazetesi çıktı
30 Nisan'da Piyasaya çıkan Luys gazetesi, Ermeni, Yahudi, Rum
ve Süryani toplumlarının cemiyet hayatını renkli karelerle okuyucusuyla
buluşturacak. Cemiyet hayatı, kültür sanat, spor ve sağlık haberlerinin yer
alacağı gazete, artık Ermeni, Yahudi, Süryani ve Rum toplumlarında gerçekleşen
etkinliklerin magazinini yapacak. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Şahnur
Kazancı, yarın bayilerde yer alacak gazete için “Hayatın gülen yüzüne
odaklanacağız” diyor.
Türkiye'nin 2015 stratejisi: “Soykırım” kelimesinden mutlak şekilde kaçınmak
By : Orhan Kemal
Cengiz for Al-Monitor Turkey Pulse
Bir tarafta, uzun yıllara dayanan bir tabuyu yıkmış, daha
önce hiç olmadığı kadar özgür bir şekilde 1915’de neler olduğunu tartışan bir
Türkiye var: Sadece 24 Nisan günü yapılan anma törenlerinde değil, yazılı ve
görsel medyada da 1915’den “soykırım” olarak bahseden insanlar özgürce
görüşlerini ifade edebiliyorlar. Ama diğer yandan Türk Hükumeti’nin resmi düzeyde verdiği
reaksiyonlara bakınca, en küçük bir değişikliğin bile olmadığı görülüyor. Peki
neden? Türkiye nasıl oluyor da kendi içinde özgürce tartışılmasına izin verdiği
bir sorunu, hala dünyanın tartışmasına izin vermemeye çalışıyor? Neden başkan
Obama’nın sözleri, içinde soykırım ibaresi geçmemesine rağmen, bu denli sert
bir reaksiyonla karşılaşıyor? Türkiye, Kürt meselesi gibi büyük sorunları
çözmek için ciddi adımlar atarken nasıl oluyor da hala, Ermeni sorunu konusunda
yüz yıllık katı kalıplarını tekrar edip duruyor?
Avustralya Parlamentosu Süryani soykırımını tanıdı
Murat Kuseyri - Stockholm
İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1
Mayıs’ta Avustralya Parlamentosu tarihi bir karar alarak Süryani ve Rumlara
soykırımı yapıldığını oy birliğiyle kabul etti. Böylelikle Avustralya, İsveç’ten sonra Asuri-Süryani ve
Rum soykırımını tanıyan ikinci ülke oldu. İsveç Parlamentosu 11 Mart 2010
tarihinde Ermeni, Rum ve Asuri-Süryanilere soykırım yapıldığını kabul etmişti.
Ermeni Patriği İsrail’e Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında bulundu
Ermeni Apostolik Kilisesi Kudün Patriği Başepiskopos
Nurhan Manukyan, Kudüs Konferansı
esnasında okunan mesajında 1.5 milyon Ermeni'nin kırımının Soykırım
olarak tanınmasına yönelik İsrail’in reddini anlayamadığını ifade etti.
Biz Ermeniler İyi Kalpli İnsanlara Minnettarız

Almanya
Ermeni Cemaati ruhani lideri Karekin Bekçiyan*, 2012'de Almanya'nın Hamburg
kentindeki St. Petri Kilisesi'nde düzenlenen 1915 Ermeni Soykırımını anma
etkinliğinde şu konuşmayı yaptı. "Biz şimdi dualarımızı 1915'teki 1,5 milyon
soykırım kurbanımız için ilahi pedere yönelteceğiz. Biz aynı zamanda bu
trajediyi benliğinde hisseden Süryani, Yunan, diğer Hıristiyan ve hem de
Müslüman halk grupları için de dua ediyoruz. Bu dua aynı zamanda, bizler için,
sayısız Ermeni'nin sürgüne gönderilmesini ve öldürülmesini engellemek için
yaşamını tehlikeye atan Türk devlet adamları ve bazı özel kişiler için de
geçerlidir. Birçok
Türk, Kürt, Arap ve diğerleri, insanlarımızı kurtarmak için, insanlıklarını ve
vicdanlarını ortaya koyarak bunun faturasını yaşamları ile ödediler.Biz
Ermeniler, bu iyi kalpli insanlara minnettarız.
ՏԵՍԱՆՔ ԼՍԵՑԻՆՔ « ՄԱՐՄԱՐԱ » Գ.
Ի՞ՆՉԵՐ ՄՏԱԾԵԼ ԿՈՒՏԱՅ ԱՐԱՄ ՍՐԲԱԶԱՆԻՆ ՀԵՏ ՀԵՌԱՏԵՍԻԼԷՆ ԿԱՏԱՐՈՒԱԾ ՀԱՐՑԱԶՐՈՅՑԸ
Արամ Սրբազանի հետ հարցազրոյցի հաղորդավարը, իր իսկ ունեցած
տուեալներուն
վրայ
հիմնուելով
ըսեր
է
որ
Հայերը
Օսմանեան
Կայսրութեան
շրջանին
ունէին
2170 գործօն
եկեղեցի
ու
աւելի
քան
2000 գործօն
վարժարան։
Ասիկա
մեծ
թիւ
մըն
է,
եւ
սակայն
անկասկած
այդ
շրջանի
Կրօնական
Առաջնորդներէն
կամ
Պատրիարքներէն
ո՜չ
մէկը
կրնար
ըսել
որ
այդքանը
շատ
էր
մեր
ժողովուրդին
համար։
Գ.
ՏԵՍԱՆՔ ԼՍԵՑԻՆՔ « ՄԱՐՄԱՐԱ » Բ.
Ի՞ՆՉԵՐ ՄՏԱԾԵԼ ԿՈՒՏԱՅ ԱՐԱՄ ՍՐԲԱԶԱՆԻՆ ՀԵՏ
ՀԵՌԱՏԵՍԻԼԷՆ
ԿԱՏԱՐՈՒԱԾ ՀԱՐՑԱԶՐՈՅՑԸ
Բ.
Արամ Սրբազանի հետ հեռատեսիլի կայանէն կատարուած զրոյցի նիւթերէն մէկն ալ« ըստ մեր մօտ հրատարակուած կրճատեալ ձեւին, Հայ համայնքին թիւն էր, նաեւ թիւը այժմու մեր եկեղեցիներուն եւ դպրոցներուն։
Արամ
Սրբազան
Հայ
համայնքին
թիւը
գնահատած
է
որպէս
70 հազար,
որուն
երկու
հազարը
կը
բնակի
Անատոլուի
մէջ։
ՏԵՍԱՆՔ ԼՍԵՑԻՆՔ « ՄԱՐՄԱՐԱ » Ա.
Ի՞ՆՉԵՐ ՄՏԱԾԵԼ ԿՈՒՏԱՅ ԱՐԱՄ ՍՐԲԱԶԱՆԻՆ ՀԵՏ
ՀԵՌԱՏԵՍԻԼԷՆ ԿԱՏԱՐՈՒԱԾ ՀԱՐՑԱԶՐՈՅՑԸ
Ա.
Շաբաթ օրուան մեր թիւով մանրամասնօրէն արձագանգ հանդիսացած էինք Պուկիւն Հեռատեսիլի Կայանէն Պատրիարքական Ընդհանուր Փոխանորդ
Գերշն.
Տ.
Արամ
Արք.
Աթէշեանի
հետ
կատարուած
հարցազրոյցի
մը։
1915: Zorluk nerede?
Önce
barış olacak, ardından demokrasi doğru gidilecek, bunun sonucunda ‘yeni' bir
devlet kurulacak ve ancak o zaman Türkiye'de 1915'e ilişkin sahici bir tartışma
yaşanacak. Öte yandan asıl önemli olanın ‘özür' değil, ‘tanıma' olduğunu
ekleyelim. Her iki tarafa da gerçekten iyi gelecek olan şey yapılanların ve
yaşananların tanınmasıdır. Böylece devletin özür dileme baskısından kurtularak
geçmişle ve gerçekle helalleşmesinin de önü açılabilir. Ne de olsa ‘tanıma'
akılla yapılacak bir eylem olduğu ölçüde devlete daha uygun. Özür ise bir
gönül, vicdan ve duyarlılık meselesi olduğu ölçüde devletlerin ağzında
araçsallaşmaya çok müsait… Devletten özür bekleyerek özrün muhtaç olduğu
tevazuyu ve samimiyeti anlamsızlaştırmaktansa, herhalde artık daha sahici,
eskiyi kucaklayan bir ‘yeni' birlikteliğin peşinden gitmeliyiz.
e.mahcupyan@zaman.com.tr
Her Şeyin Başladığı Yerdeydim”

Ayça
Söylemez / ayca@bianet.org
Ermeni
oyuncu Arsinee Khanjian bu yıl katıldığı 24 Nisan anması için “Her şeyin
başladığı gün, başladığı yerdeydim” diyor. Khanjian ile soykırımı, ailesini,
kimliklerini, çözüm için neler yapılması gerektiğini konuştuk. “Buraya sizinle
karşılıklı oturup konuşmak için geldim. Karşılıklı konuşmamız, kavga da etsek
düşüncelerimizi, duygularımızı paylaşmamız çok önemli. Sorunu ancak birlikte
çözebiliriz.” Sanatçı Arsinee Khanjian “Ani” rolünü canlandırdığı Ararat filmi
için, “O bir soykırım filmi değil, soykırımın inkarı filmiydi” diyor. Ermeni
oyuncu Khanjian’ın çocukluğu Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta geçti, orada
soykırımı büyükannesinden dinleyerek büyüdü. Şimdi Kanada’da yaşıyor.
Büyükbabası ve büyükannesinin tüm ailesi soykırımda öldürülen Khanjian, “Biz
hayatta kalmayı başaranlarız” diyor.
Parliament of NSW Recognized Assyrians and Greeks Genocide
Assyrian
Universal Alliance-Australian Chapter
Today,
Wednesday 1st May 2013, in a historically unprecedented move at the request of
the Assyrian Universal Alliance, the Australian Hellenic Council and the
Armenian National Committee, the Parliament of NSW Legislative Council passed
unanimously a motion recognizing the Assyrian, Greek and Armenian genocide.
Uydurma haberin kara lekesi: 6-7 Eylül Olayları

M.
Latif SALİHOĞLU / latif@yeniasya.com.tr
Yakın
tarihimizde yer alan "6-7 Eylül Olayları", temel insan hak ve
hürriyetleri noktasında tam bir yüzkarası mahiyetini taşıyor. Zira, gayr-ı
müslimlerin, bilhassa Rum asıllı vatandaşların ev, işyeri ve kiliselerine
yönelik olarak 6-7 Eylül 1955 tarihinde
yapılan vahşiyane saldırı ve yağmalama vak’ası—sonradan açıkça anlaşıldığı
üzere—tümüyle yalan ve uydurma bir habere dayanıyordu. Evet, düpedüz yalan ve
provokatif maksatlı habere göre, Selanik'teki Mustafa Kemal'in doğduğu eve
bomba atılmış imiş...
Mor Gabriel Manastırına 24 Nisan’da Yine Bir Acı Düştü
Zeynep
Tozduman / zeynoege@mynet.com
Türkiye
kamuoyu Süryanileri, Mor Gabriel manastırına yapılan haksız uygulamalar ve hukuksuzlukla
tanıdı. Süryanilerin; bu ülkenin yerli halkı olduğunu, yaklaşık altı bin yıldır
bu topraklarda yaşadıklarını, basın-medya yoluyla yüzyıl aradan sonrada olsa eh
nihayet öğrenebildik. Nihayet öğrenebildik diyorum. Çünkü resmi tarih Süryani
halkını yüzyıldır ya hiç görmemezliğe geldi, ya da yok saydı. 1924
Lozan antlaşmasında azınlık kabul edilen ama azınlık haklarından
yararlandırılmayan tek halktır.
Ո՞ՒՐ Է ԵՐԻՏԱՍԱՐԴՈՒԹԻՒՆԸ

Մամուլի մէջ կարդացի որ
Արեւմտեան
թեմի
Ազգային
երեսփոխանական
ժողովը
իր
41րդ նստաշրջանը գումարած
է
Ուրբաթ
եւ
Շաբաթ,
Ապրիլ
19-20ին, Ֆրեզնոյի Ս.
Երրորդութիւն
մայր
եկեղեցւոյ
յարկին
տակ: Անմիջապէս հետաքրքրութիւնս
գրաւեց
հաղորդագրութեան
հետ
դրուած
նկարը,
զոր
նոյնութեամբ
կը
վերարտադրեմ
այստեղ,
ընթերցողներուն
ուշադրութիւնը
անգամ
մը
եւս
սեւեռելու
համար
այս
կարեւոր
իրողութեան
վրայ:
Eruh'ta Ermeni kilisesi yurt yapılıyor
Tarihi Kilisesi’nin taşlarını inşaatta kullanmışlar… İHD
Siirt Şubesi, Eruh'ta Ermenilere ait kilise ve mezarlıkların tahrip edilmesine
ilişkin yaptığı incelemede, Ermenilere ait tarihi Surp Hovhannes Yuhanna
Kilisesi'nin arazisinde bir cemaat tarafından Eruh Belediyesi'nden imar izni
alınmadan bir kız yurdunun yapımına başlanıldığını kaydetti. "Bu Ermeni
halkının inanç ve yaşam hakkına tecavüzdür. Mevcut durum içerisinde sorumluluğu
olanlar hakkında idari ve adli soruşturmalar başlatılmalıdır" denildi.
Ahmet Altan: Ecdadımız palavraları
Bizim "ecdadımız" dediğimiz halifelerimiz
efendilerimizin, o "attan inmeyen" padişahlarımızın hemen hemen
hepsinin dedesinin Hıristiyan olduğunu hatta bir kısmının da papaz olduğunu
biliyorsunuz değil mi? Aranızdan bir kişinin, Başbakan da dâhil, Kanunî'nin
dedesinin adını bilmediğine eminim. II. Bayezid diye öyle öyle bilgiç bilgiç
gülümsemeyin, o babasının babası, annesinin babası kimdi? Peki, halife
efendilerimizin sarayı Topkapı'nın bahçesinde neden bir kilise var? Peki, bizim
ecdadımız dediğimiz Osmanlı'dan önceki atalarımız kimler? Osmanlı kim peki? Osmanlı'nın Kayı Aşireti'nden çıktığını biliyorsunuz
diyelim, Kayı Aşireti hakkında ne biliyorsunuz? Çok fazla bir bilginiz olamaz
çünkü tarihte de çok fazla bir bilgi yok, Kayı Aşireti'nin varlığı bile
kuşkulu.
Batman-Bişerili Ermeniler

Eyyüp Güven
İlçemizin kuruluşundan günümüze kadar sürekli iç içe
yaşadığımız ve hiçbir zaman ayrı bir millet olarak görmediğimiz, adeta
vücudumuzun beş duyusu kadar önemli olan unsurlardan biri Ermenilerdir. Dünya
tarihinde, bugün hâlâ yeryüzünde yaşayan en eski kavimlerden biri olan
Ermenilerin tarihi ve geçmişlerinden ziyade, onların ilçemizdeki var oluşları
ve ilçemizde yaptığı çalışmalar ve yenilikler hiçbir zaman azımsanamayacak
düzeydedir.
Acef Continues to See Steady Growth
The Armenian Church Endowment Fund has continued to see
steady growth throughout 2012, and remains at the heart of investment
strategies for parishes across the Diocese. Thanks to its uninterrupted annual
distribution, the fund helps parishes maintain vital programs that benefit
ministry, youth and the elderly, as well as look forward to future projects.
Turkey Should Acknowledge The Armenian Genocide
By: Yavuz Baydar for Al-Monitor Turkey Pulse
Human rights activists hold up pictures of Armenian
victims at Taksim Square in central Istanbul, April 24, 2013, during a
demonstration to commemorate the 1915 mass killing of Armenians in the Ottoman
Empire. (photo by REUTERS/Osman Orsal)
2015 թ.` 100-ամյա տարելիցի սինդրոմի շուրջ
Ինչպես «Ակունքի» խմբագրությունը նախապես տեղեկացրել էր, այսօր, ժամը 14:00-ին հանդիպում էր կազմակերպվելու թուրք հայտնի
պատմաբան
Սայիթ
Չեթինօղլուի
հետ:
Սակայն
Չեթինօղլուն
հարկադրված
է
եղել
հարգելի
պատճառներով
ավելի
վաղ
հեռանալ
Հայաստանից,
որի
համար
այսօրվա
հանդիպումը
չի
կայանա:
Հայցելով
հանդիպմանը
մասնակցելու
բոլոր
ցանկություն
ունեցողների
ներողամտությունը`
ստորև
թարգմանաբար
ներկայացնում
ենք
Չեթինօղլուի
այն
ելույթը,
որ
նա
պետք
է
այսօր
ունենար
Արևմտահայոց
հարցերի
ուսումնասիրության
կենտրոնում:
Սայիթ Չեթինօղլու
Diocese Helps Mark 50th Anniversary of “Letter From Birmingham Jail”
It was a letter written by a young pastor, at a time of trial, 50 years ago. And this month it received a special response. Leaders of the ecumenical group Christian Churches Together gathered in Alabama on April 14-15 to formally respond to the "Letter from Birmingham Jail"—one of the most important documents written by the Rev. Martin Luther King, Jr. The Very Rev. Fr. Aren Jebejian, pastor of the St. Gregory Armenian Church of Chicago, took part in the ecumenical event, speaking on behalf of Orthodox Christian communities.
Hartford Parish Celebrates Pastor’s Milestone
On Sunday, April 14, parishioners of St. George Church of
Hartford, Conn., gathered to celebrate a special milestone—the tenth
anniversary of the ordination of their pastor, the Rev. Fr. Gomidas Zohrabian,
to the holy priesthood of the Armenian Church.
Dünya Dans Günü Kutlu Olsun
Papaz Doğum: Metropolitlerimiz serbest kalmadıkça bayram kutlamayacağız
Kimlik önerisi
Ali Bulaç
Her ne kadar gayrimüslimler “azınlık” kategorisinde ayrı
tutulduysa da, bu statü onlara mutluluk getirmedi. Osmanlılar zamanında özerk
cemaatler iken, hukukun batılılaştırılmasıyla “azınlık derekesi”ne
düşürüldüler. “Azınlık” onların psikolojik gettoları ve mahrumiyetlerinin
sebebi oldu... Benim önerim şu:
Gayrimüslimler dışındaki bütün etnik gruplar ve kavimler Müslüman’dır.
Gayrimüslimleri de diğerleriyle “eşit yurttaş” kabul etmek şartıyla “İslam” üst
kimlik seçilir. Buradaki “İslam” Müslümanlara bakan yüzüyle “din kardeşliği”,
gayrimüslimlere bakan yüzüyle “hukuk temelinde eşitlik ve yurt birliği”
anlamında kullanılır. Tarihte görüldüğü üzere İslam üst kimliği gayrı
Müslimleri Müslüman yapmaya veya Müslüman gibi yaşatmaya mecbur etmez.
(Sosyolojik azınlıkların hukuki azınlık olmalarında bir sorun yok. Sorun
cemaatlerin tüzel kişiliği tanınmadığı için özerk cemaatler oluşturulamaması. Sorun azınlık haklarında değil. HYETERT)
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/ali-bulac/kimlik-onerisi_2083651.html
Abhazya Demiryolu Sorunu: Gürcistan’ın Stratejik Çıkarları Ve Gerçekler

Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın 11 Mart’ta,
Rusya gezisinden birkaç gün önce Abhazya’nın Başkanı Aleksandr Ankvab’ın da
Rusya’ya gezi düzenlemesinin bir rastlantı olmadığına ilişkin çeşitli görüşler
dile getiriliyor. Bu takdirde, Gürcistan’ın meseleye nasıl yaklaştığı oldukça
önemlidir. Gürcistan, toprak bütünlüğünün sağlanmasından sonra Abhazya
demiryolunun açılmasının mümkün olduğunu bildirse de, toprak bütünlüğünün
sağlanması mümkün görünmüyor. Gürcistan’ın Rusya ile sadece ekonomik
ilişkilerin kurulmasına karşılık, Abhazya demiryolunun açılmasına izin vermesi
İvanişvili hükümetinin çöküşü ile sonuçlanabilir.
Ermeniler İncirlik davasını kaybetti

ABD’de üç Ermeni’nin 100 milyon dolarlık İncirlik
davasında karar çıktı. Hakim, ‘Dava siyasi, mahkemenin işi değil’ dedi.
Davacılar bu kez Antep’teki müzeyi delil gösterdi.ABD’de yaşayan üç Ermeni’nin
2010′da California’da açtığı dava, uzun mahkeme sürecinin ardından sonuçlandı.
Adanalı Osmanlı vatandaşı Dikran Efendi ile Kalina Hatun’un torunlarının 4
parsel arazi için Türkiye Cumhuriyeti, Merkez Bankası ve Ziraat Bankası
aleyhinde açtığı davaya bakan ABD’li yargıç Dolly M. Gee, ‘Siyasi Doktrin’
gerekçesiyle Türk tarafının ‘Mahkeme bu konuda yetkili değildir’ iddiasını
yerinde gördü.
300 yıllık Süryanice kitap ele geçirildi
Oryort Agavni’nin yetimhanesinde yeniden kurulan hayatlar

Nadya Uygun
Viktorya, Tokat’ta annesi, ba bası, küçük kardeşi Hagop ve bekar halası
Maritsa ile yaşamaktadır. Aile Tokat’ın
dışında Çengel boğazı denen mevkide bir han-otel işletmektedir. Adı,
Çengel Han’dır.. Bir serin sonbahar sonu
akşamı, birtakım insanlar gelip Babası Hacadur’u götürürler. Bu, babalarını son görüşleri
olur… Neye uğradıklarını anlamadan, iki gün sonra evlerini terk edip yola revan
olmaları emredilir. Genç bir kız olan halası Maritza’yı Türk komşular
sahiplenip saklar.
Türkiye tarafından ceza ödenmesi için platform kurulacak
Fransa Ermeni Meseleleri Bürosu ve Ermeni Meseles Komitesi, 1915 yılında Ermeni Soykırımı esnasında Ermeni halkına verilen zararın Türkiye tarafından tazminini hedefleyen bir platform kurulması yönünde ortak duyuruda bulundu...« Fransa Ermeni Meseleleri Bürosu ve Ermeni Meselesi Komitesi, iki katolikosun insiyatifini tamamıyla desteklemektedir; bu bildirinin devamı olarak dünya üzerinde faaliyet gösteren tüm «Ermeni Davası» (Hay Dat) kuruluşları Ermeni halkına tazminat ödenmesi yönünde platformlar kuracaklardır, şu anda bu yönde uluslararası uzmanlarla çalışmaktalar. Biz Ermeni Soykırımının yüzüncü sene-i devriyesine kadar Türkiye’nin Ermeni halkına verilen zararın tazmini sürecinde tüm çabayı hayata geçireceğiz, bu Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin istikrar, barış ve gelişimi için tek araçtır.»
Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?

Şeyma Kısakürek Sönmezocak
Son yazdığım yazıdan ötürü benim Ermenilere çalıştığımı
iddia edenlerden tutun da, beni aşağılama kaygısıyla “Ermeni'sin” diyenler
oldu. Bu mantıkla konuşan ve bir kimliği aşağılama taktiğiyle konuşan hiçbir
zavallı benim muhatabım olmaz ve olamaz. Rabbinin, “İnsanları küçümseyip, yüz
çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme!” buyruğundan habersiz, içinde yaşadığı
ve bir türlü yüzleşemediği acziyetinin hararetiyle, “tarihimizle yüzleşelim” demenin
hissettirdiği kin ve nefretle konuşan hiç kimse muhatabım olamaz!
Ermeni diasporasından Türkiye'ye teklif
Ermeni lobisinin en güçlü adamı Aleksi Gövciyan, Sadece
‘evet bir soykırım oldu’ denmesi yeterli. Bu kadar. Biz de sonra affederiz.
Affetmek meselesi yanlış anlaşılmasın. Affedeceğimiz zaten bugünkü Türk insanı
değil. Onlarla bir sorunumuz yok ki. Affedeceğimiz şey geçmişte yapılanlar.
Türk tarihinin özel bir döneminden bahsediyoruz. İttihat ve Terakki dönemi ile
bizim sorunumuz. Talat Paşa’nın, Enver Paşa’nın bunu planladığı söylenebilir.
Elbette bir gün bu olursa, o zaman o kişilerin isimlerini taşıyan sokak ve
caddelerin değiştirilmesi de gerekmez mi? Mesela Ankara’daki Talatpaşa Bulvarı.
Düşünsenize Avrupa’da herhangi bir şehrin göbeğinde Goebbels meydanı olsa ya da
Göring bulvarı. Şakasını bile yapamazsınız. (Göveciyan bütün diaspora ve Ermenistan adına konuşabilir mi? Bu
tartışmalı. HYETERT)
International Genocide Conference

The Assyrian Center for Genocide Studies, the Armenian
National Committee, and the Asia Minor and Pontos Hellenic Research Center
invite you to attend a major international academic conference entitled The
Ottoman Turkish Genocide of Anatolian Christians: A Common Case Study. The
Conference will be hosted by the prestigious Illinois Holocaust Museum and
Education Center in Skokie, Illinois, on May 10-11, 2013.
'Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni var'
Yusuf Uyanık/STAR Batman
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Batman’da yaptığı
konuşmada, “Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni var. Biz bu kadar hoşgörü
içerisindeyken Ermenistan'da bir tane Türk vatandaşı bulamazsınız. Onlar bizi
mahkum etmeye çalışıyor, biz 100 bin tanesini besliyoruz.” dedi. (BBP
Başkanının yanlış bilgilendirildiği açık. Türkiye'de 100.000 kaçak Ermeni
olduğu sözünün yanlış olduğu, sayının 10-15.000 'i[i]
geçmediği açıklandı. Ermenistan'da bir tane Türk Vatandaşı bulamazsınız sözü de başka bir
yanlış. Her isteyen Türk kapıda vize alarak Ermenistan'a giriyor ve her zaman
orada buluna Türk Vatandaşları var. HYETERT)


























