Yazarlar, İran’ın Kafkasya’daki nüfuzunun Rusya’dan
ziyade Türkiye’yi rahatsız ettiğini düşünüyor. Fakat aslında görünüm bundan
daha karmaşıktır. Moskova bölgede kendinden başka bir jeopolitik gücün mevcut
olmasını istemiyor. Mevcut durumda ise, bazı manevralar yapmak durumunda
kalıyor. Rusya’nın Kafkasya konusunda Türkiye ve İran’la ilişkileri ekseninde,
bu nedenle yeni açılar kendini gösteriyor. Bu bakımdan Türkiye-Rusya,
Rusya-İran ve Türkiye-İran ilişkilerine bakarsak, düşündürücü hususlar
görebiliriz.
Ermeni bilinçaltının kapıları mı açılıyor…
Prof. Dr. Sabri Eyigün
Türkiye'de yaşayan bir kısım Ermenilerin özellikle son
bir yıl içerisinde sarf ettiği sözler, kamuoyunun büyük bir kısmını ciddi
biçimde kaygılandırmaktadır. Konuşulanlar, yıllardır baskılanıp da dışa vurmayı
bekleyen Ermeni kolektif bilinçaltının, kapılarını açtığı izlenimini veriyor.
Bilinçaltında yatan önyargılar ve rahatsız edici düşünceler açılan kapıdan
etrafa saçıldıkça, 1915 öncesi olaylarından dolayı Anadolu insanında Ermeni
toplumuna karşı oluşan, ancak yok olmaya yüz tutan yargılar ve kaygılar da
yavaş yavaş uyanmaya başlıyor. En temiz ve masum zihinlerde bile “acaba…?”
sorusu cirit atıyor. Bunun en son örneğini, Ermeni Patrik Genel Vekili Aram
Ateşyan'ın bir yerlere mesaj gönderen haksız ve mesnetsiz sözleri oluşturdu.
Ateşyan, bir kısım Ermeni'nin 1950'li yıllarda zorla Müslümanlaştırıldığını(!),
dolayısıyla Türkiye'de Müslüman olarak yaşayıp da, gizli Ermeni olanların
sayıca çok fazla olduğunu, bunların Hıristiyanlığa dönemediklerini, eğer
dönerlerse ve devlet dairesinde çalışıyorlarsa işten atılacaklarını iddia etti.
Sayın Patrik, eniştesinin “eğer Müslüman
olmazsan seni öldüreceğiz “ denilerek zorla Müslüman yaptırıldığı gibi bir
suçlamayı da sözlerine ekledi.
Ermenistan için pazarlık
ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Türkiye'ye
gerçekleştirdiği sık ziyaretlerde gündemin sadece İsrail ve Suriye olmadığı
ortaya çıktı. ABD ile Ankara arasında Ermenistan ile Azerbaycan arasında sorun
yaratan Karabağ konusunda yeni bir açılım gerçekleşebileceği konuşuldu.
Ermenistan, Karabağ'da işgal ettiği 7 bölgenin en az birinden çekilirse iki
ülke arasında çözüm başlayacağı konusunda uzlaşıldı. http://www.takvim.com.tr/Siyaset/2013/04/28/ermenistan-icin-pazarlik
1915 Ermeni soykırımında kötüler ve iyiler

AYŞE HÜR / hurayse@hotmail.com»
İttihat ve Terakki Cemiyeti, tehcir ve imhayı
gerçekleştirirken, Kürt, Türk, Çerkes, Gürcü, Ermeni, Alevi, Sünni, Hıristiyan,
Ezidi toplumları arasındaki gerilimleri ustaca kullandı. 24 Nisan 1915’te bir grup Ermeni entelektüelinin Çankırı
ve Ayaş’a sürgünü ile sembolik olarak, 27 Mayıs 1915 tarihli ‘Savaş Zamanında
Hükümet Uygulamalarına Karşı Gelenler İçin Asker Tarafından Uygulanacak
Önlemler Hakkında Geçici Kanun’la resmen başlayan 1915 Ermeni soykırımı (niye
böyle adlandırdığımı bir başka yazıda anlatacağım), esas olarak İttihat ve
Terakki Cemiyeti’nde (İTC) örgütlenmiş olan Türk milliyetçiliğinin, dağılmakta
olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yerine Türk ulus devletini kurmanın ilk adımı
olarak ülkeyi gayrimüslim unsurlardan temizleme ve sermayenin
Müslümanlaştırılması/Türkleştirilmesi harekâtıydı.
Dün gibi, bugün ve yarın da insanlar olacaktır!
Raffi A. Hermonn
Sakın ama sakın, kalkıp
Sakın ama sakın, kalkıp
1.İyi güzel ama Ermeniler de Türkleri öldürdüler veya
2.Canım, geçmişte olan, karşılıklı öldürmeler vs olmuş,
önümüze bakalım veya
3.Tarihi, tarihçilere bırakmak lâzım, zaten bazı
tarihçiler şöyle diyor, diğerleri de böyle, bırakalım onlar kendi aralarında
tartışsınlar gibi laflar sarf etmeyelim…
Zira inançlı olanlar için söyleyelim: Sakın ha, zira
yukarıdan bakan var!
İnançsız olanlar için söyleyelim: Sakın ha, zira eninde
sonunda aynaya bakacaksınız!
Assyrian Genocide Memorial Erected in France
By Benjamin Daniali, AssyriaTimes
The Assyrian Genocide Research Center (Seyfo) reports, an
Assyrian Genocide Memorial is erected today in Arnouville, near Paris-France to
send a strong message to Turkey’s shameful act of genocide of 1914 in which
Turkey brutally wiped out and massacred its Christian population of three
ethnic groups Armenians, Assyrians, and Greeks, what is commonly known as a
forgotten Holocaust.
Ermeni Kültürünün Taş Tanıkları Ermeni Khaçtaşları .

Efsanelere göre, Ermeni Atalarının büyük babası Hayk, ölümünden önce soyuna, Ermenistan'daki kaba taşları düzeltip süsleyerek onlardan sanat eserleri yaratmalarını talep etmiş. Ermenistan gibi dağlık coğrafyaya sahip ülkelerin dağlara, kayalara, hatta taşlara olan yakın ilgileri ve saygıları, onların bir özelliği olarak bilinmektedir: Onlar, taş ve kayaların mistik bir gücü ve kavramı temsil ettiği inanmaktadırlar.
Tunceli'nin yüzde 90 Ermeni iddiası

Bugün TV de Erkam Tufan ile Analiz programında Ermeni
Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan önemli açıklamalarda bulundu. "Türkiye'de
100 binin üstünde gizli Ermeni var" iddiasında bulunan Ateşyan,
Tunceli'nin yüzde 90'ının Ermeni olduğunu savundu... Arama Ateşyan, ama
Hristiyanlığa dönmüyorlar çünkü dönerlerse devlet dairesinde çalışıyorlarsa
işten atılacaklar. Komşusu rahatsız edebilir. Bunlar yaşanıyor, benim ailem
orada halen Müslüman olarak yaşıyor Diyarbakır Silvan da benim ablamın
çocukları var. Bazıları köklerine döndüler. Bunlar 1950'li yıllarda baskıyla Müslümanlaştırıldılar,
dedi.
1915 Soykırımında Kürdlerin Sorumluluğu Nedir? Nasıl Bir Yüzleşme Olmalıdır?
Gencettin Öner
Kendi mağduriyeti için mücadele etmiş, ağır bedeller
ödemiş bir toplumun, kendi üzerine sinmiş başka mağdurların kanının gölgesinde,
hiç bir şey olmamış gibi yaşamına devam etmesi düşünülemez . Kürdleri temsil
ettiği iddiasında olan bütün parti ve örgütlerin (Özellikle PKK-BDP ye büyük
sorumluluklar düşüyor) 1915'te yaşatılan soykırımdan dolayı Kürdlerin aldıkları
rol nedeniyle bu acılı toplumlardan Kurumsal olarak samimi bir özür dilemeleri
şarttır . Şunu da biliyoruz ki; Kürtlerin büyük çoğunluğu bireysel olarak her
platformda özürlerini sunuyorlardır fakat bunlar yeterli değil . Osman
Baydemir'in, Abdullah Demirbaş'ın veya Ahmet Türk'ün özürleri anlamlı ve
değerlidir ama yeterli değildir.
A century on, Turkey's Muslim Armenians come out of hiding
They dropped their language and religion to survive after
the 1915 genocide, but close to 100 years on Turkey's "hidden
Armenians" want to take pride in their identity. Some genocide survivors
adopted Islam and blended in with the Kurds in eastern Turkey's Dersim
mountains to avoid further persecution.
Ermenistan-AB İlişkileri
Dr. Hatem Cabbarlı
Ermenistan-AB ilişkilerinin hukuki altyapısını Nisan
1996’da imzalanan ve Haziran 1999’da yürürlüğe giren ‘İşbirliği ve Ortaklık
Hakkında Anlaşma’ (Partnership and Cooperation Agreement-PCA) oluşturmaktadır.
Bu belgeye göre AB Ermenistan’ın piyasa ekonomisine ve demokrasiye geçmesine
yardım etmektedir. Bu antlaşmayla Ermenistan sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik,
ticari, bilim ve eğitim alanlarında bazı reformlar yapsa da, genel olarak
demokratikleşme sürecinde AB’nin talep ettiği standartları sağlayamamıştır.
ՀԱՅ ՄՇԱԿՈՅԹԻ ՔԱՐԷ ՎԿԱՆԵՐԸ ՀԱՅԿԱԿԱՆ ԽԱՉՔԱՐԵՐ:
Diocesan Assembly to Convene Next Week
The 111th Diocesan Assembly, hosted by St. David Church
of Boca Raton, FL, will convene on Thursday, May 2. The Assembly will be
preceded by the annual Clergy Conference, which will be held from April 29 to
May 1.
“Süryaniler İçin Seyfo’lar Bitmiyor”
Türkiye ‘Ermeni soykırımını’ tanırsa ne olur?
Cenap Çakmak / Doç. Dr. Osmangazi Üniversitesi
Türkiye ne yaparsa bu talebi kabul etmiş olur? Açık bir tanıma, özür vb. ifadeler de dâhil olmak üzere Türkiye'nin devlet olarak 1915 olaylarının soykırım olduğunu ima eder herhangi bir tutumu devlet sorumluluğunu da beraberinde getirebilir. Bir devletin tek taraflı kararları ve hatta açıklamaları kendisini bağlayabilir, yani hukuki sonuçlar doğurabilir. Yine mesela üst düzey bir devlet görevlisinin bir konuşması bile böylesine bir sonuca gidecek yolun ilk adımları olabilir. Herkes dilediğince özür dileyebilir; ama devlet adamları böylesi tercihi yaparken devleti sorumluluk altına sokacak bir süreci başlatabilirler.
Türkiye ne yaparsa bu talebi kabul etmiş olur? Açık bir tanıma, özür vb. ifadeler de dâhil olmak üzere Türkiye'nin devlet olarak 1915 olaylarının soykırım olduğunu ima eder herhangi bir tutumu devlet sorumluluğunu da beraberinde getirebilir. Bir devletin tek taraflı kararları ve hatta açıklamaları kendisini bağlayabilir, yani hukuki sonuçlar doğurabilir. Yine mesela üst düzey bir devlet görevlisinin bir konuşması bile böylesine bir sonuca gidecek yolun ilk adımları olabilir. Herkes dilediğince özür dileyebilir; ama devlet adamları böylesi tercihi yaparken devleti sorumluluk altına sokacak bir süreci başlatabilirler.
2015 - Ermenilerle Helalleşme’/ Biraz Şairce Cahit Koytak:‘
Bir avuç yezit
İttihatçının,
bir cinayet çetesinin torunları olduğumuzu kabul edip de,
onlar adına mı özür ve helalleşme dileyeceğiz?
Yoksa, peygamber ahlakına, yaratılış hukukuna, tevhit
inancına bağlı müminler, hanif seciye sahipleri olarak
bizler,
bu canilerle; bu, zulüm ve kıyım sürecinin hiçbir
döneminde
aynı yerde ve aynı safta olmadığımız, olmak istemediğimiz
hâlde,
aradan hemen hemen bir yüzyıl geçmesine,
suçun büyüklüğünü, korkunçluğunu görmemize
ve suçluları tanımamıza rağmen, işlenen bir suç
ve suçun tescilli failleri yokmuş gibi davrandığımız,
yahut öyle davrananlara ses çıkarmadığımız,
suçluların yargılanması ve ihkak-ı hak için
kılımızı kıpırdatmadığımız için mi helallik isteyeceğiz?
24 Nisan’ı Paylaşmak
Defne Gürsoy
Bir 24 Nisan’da daha Taksim’deyim. Her yıl elimden
geldiğince de burada olmaya gayret edeceğim. Çünkü Ermeni Soykırımını anmak
için olunacak en anlamlı yer burası. Ve bir kez daha Fransa’dan can dostlarım
bana, bize eşlik ediyor. Bu kez daha da kalabalıklar. Kendi ülkelerindeki anmalar
yerine tarihimizin belki de en kara lekesini reddetmekten utanç duyan bir avuç
Türkiyeli ile yan yana İstanbul’da durmayı tercih edenlerin sayısı giderek
artıyor.
Yüzleşmeyi başarabiliriz
Serkan Ayazoğlu / Bülent Onur Şahin / Taraf
Doksan sekiz yıl önce, yaklaşık 1.5 milyon Anadolu Ermenisi katledildi, asırlık yurtlarından sürgün edildi. Aradan geçen zaman acıları dindirmedi. Soykırıma uğrayan Ermenilerin torunları, atalarının acısını hâlâ yüreğinde, belleğinde taşıyor. Aydınlar, sanatçılar ve gazeteciler, Ermeni Soykırımı’nın 98’inci yıldönümü dolayısıyla Taraf ’a acıları paylaşmak ve karşılıklı helalleşmek hakkında konuşmaya devam ediyor.
Doksan sekiz yıl önce, yaklaşık 1.5 milyon Anadolu Ermenisi katledildi, asırlık yurtlarından sürgün edildi. Aradan geçen zaman acıları dindirmedi. Soykırıma uğrayan Ermenilerin torunları, atalarının acısını hâlâ yüreğinde, belleğinde taşıyor. Aydınlar, sanatçılar ve gazeteciler, Ermeni Soykırımı’nın 98’inci yıldönümü dolayısıyla Taraf ’a acıları paylaşmak ve karşılıklı helalleşmek hakkında konuşmaya devam ediyor.
Dersim'iz Ermeni Tehciri
Şeyma Kısakürek Sönmezocak /Haber 7
Osmanlı İdaresince bu kadar titizlikle ve hak yenmeden
yapılmasına dikkat edilen tehcirin nasıl bir katliama dönüştüğü de açıkça
tahmin edilebilinir. Bilmeyenler için yeniden, ve bilenler için tekrar tekrar
okunarak yer etmesi için tüylerimi diken diken eden bu müthiş diyaloğu tekrar
paylaşıyorum. Büyükelçi Morgenthau'nun günlüğünden alınan, Talat Paşa
arasındaki diyalog şöyledir. Talat Paşa ; "Üç Ermeni havalisini tahliye
ettik bile; Bitlis, Van ve Erzurum'da hiç kimse kalmadı. Türklerle Ermeniler
arasındaki nefret o kadar ziyade ki, irtibatı tamamen kestik …" der ve
ekler; "Anadolu'nun hiçbir yerinde Ermeniler kalmayacak, onlar sadece
çöllerde yaşayabilirler." "Büyük bir hata yapıyorsun." Dedim. "Evet
hata olabilir, lakin pişman olacağımızı zannetmiyorum." Diye cevap verdi.
Bir Ermeni Ailesinin Yitik Geçmişine Tanıklıklar

Fotoğrafçı kardeşler Tsolag Dildilian ile Aram
Dildilian'ın objektifinden koskoca bir ailenin soykırıma ve tehcire karşı
hayatta kalma mücadelesi Tütün Deposu'ndaki sergide ziyaretçilerle buluşuyor... “Dildilian
Kardeşlerin Objektifi’nden Bir Ermeni Ailesinin Yitik Geçmişine Tanıklıklar”
Sergisi 26 Nisan - 8 Haziran arasında Karaköy Tütün Deposu'ndaki Depo'da
gezilebilir.
"Soykırım, gerçeği tespit çalışması değil artık"
Bu tartışmayı tarihçilere bırakıp geleceğin nasıl
kurulacağına odaklanmak gerektiğini savunan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik,
"Birileri sonsuza kadar soykırım diyecektir. Bu onları bağlar, biz de
soykırım olmadığını söyleyeceğiz. Burada hesaplaşmaya dönüştürülmesinden
kastettiğim, bunun bütün Ermeni diasporasının ve Ermeni kimliğinin resmi
politikası haline getirilip, başka ülkelerin parlamentolarından karar
çıkarmanın sürdürülmesi ve bunun uluslararası alanda Türkiye'nin köşeye
sıkıştırılması anlamında bir manivela olarak kullanılması; problem orada ortaya
çıkıyor. Yoksa, birilerinin ebediyen soykırım demesine yapacağımız bir şey yok,
biz de soykırım olmadığını söylüyoruz. Ermeniler içinde de, Türkler içinde de
farklı düşünceler olması gayet doğal...
TCA’dan Obama’nın 24 Nisan Açıklamasına Tepki
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
Amerika Türk Koalisyonu (TCA), ABD Başkanı Barack
Obama’nın her yıl 24 Nisan’da yaptığı “taraflı ve tarihi açıdan yanlış”
açıklamanın tekrarlanmasından hayal kırıklığı duyduğunu açıkladı.
İnanç Özgürlüğü Girişimi ve Norveç Helsinki Komitesi (NHC) işbirliği
İnanç Özgürlüğü Girişimi Mart 2013 itibariyle
çalışmalarına Norveç Helsinki Komitesi
(NHC) işbirliğiyle devam etmektedir. Türkiye’de herkes için düşünce, din
veya inanç özgürlüğünün korunmasının iyileştirilmesine katkıda bulunmak
amacıyla yeni bir izleme ve raporlama projesine başladık. NHC:İÖG Düşünce, Din
veya İnanç Özgürlüğünü İzleme Projesi bir insan hakları projesidir ve
çalışmaları izleme, belgeleme, raporlama ve çözüm önerilerinin sunulması
üzerine yoğunlaşacaktır. İlk raporumuzu Eylül 2013 tarihinde yayınlamayı
planlıyoruz.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi, Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında bulundu
Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi (AK PA) bir dizi
üyesi yayımladıkları bildiriyle Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında
bulundular, bunun Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine
katkıda bulunacağını kaydettiler. AK PA üyelerinin bildirisinde özellikle «Soykırımın
tanınması bir akittir, bu insan onuruna saygı ve insanlığa yönelik suçların
engellenmesine katkıda bulunmaktadır.
"Bilimsel" Ulusalcılık"
O halde ulusal
solun ideologlarından Güler’in “bilimsel” tezlerine yakından bakalım. Birkaç
hafta önce Habertürk’te Belkıs Kılıçkaya’nın sorularını yanıtlayan Güler’e göre
sorun anayasa sorunu (tırnak içindeki tüm alıntılar Güler’e ait). “Ulusal
devlet istiyor muyuz, istemiyor muyuz?” Nedir ulusal devlet? “Bir ulusal resmi
dil üzerinden bütün siyasi, idari yaşamını kuran devlet”. Peki anayasal
vatandaşlık? “Anayasal vatandaşlık ulusal devleti kırar” çünkü farklılıkları
öne çıkaran bir siyasi sistem kurar. “Eğer kimliğimi yaşamak benim için siyasi
hak … diyorsanız ulusal devleti reddettiniz demektir.” Bunun bizi götüreceği yer
parçalanmadır, bölünmedir, Yugoslavya’daki gibi bir “mezhepler mezbahasıdır”.
Türkmenistan-Ermenistan'ın şaşırtan yakınlaşması
Türkmenistan lideri, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj
Sarkisyan'ı ülkesine davet etti.
Türkleri görünce ağlayacaktım
Tuğba Tekerek – Taraf
82 yaşındaki Anahit Fransa’dan gelmiş. Neredeyse hiç durmaksızın anlatıyor: Soykırımı, kaybolan akrabalarını, geçmişini... Soyadını vermek istemiyor, küçüklükten beri bir korkuyla büyütülmüş, annesi “Ermeni olduğunu belli etme, Ermenice konuşma. Pencereden itiverirler, sonra da ‘düştü’ derler” diye tembihlermiş onu çocukken. Türkiye’ye iki haftalığına ziyarete geldiği Ermeni arkadaşı 24 Nisan anmasına gelmeye çekinmiş. “Ama Türkler nasıl bu kadar risk alıp da gelmişler” diye şaşkınlık içinde. Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Ozansoy’un mezarı başındaki anma için “Orada Türkleri görünce neredeyse ağlayacaktım” diyor... Fransa’dan gelen Ermeni Seta Papazian ise duygularını sorduğumda “Karışık ve yoğun, hem umutluyum hem üzgün” diyor ama bu duygu faslını kısa kesmek istiyor. “Biz siyasi amaçla buradayız” diyor ve anlatmaya başlıyor: “Burası bizim de vatanımız, Burada 1.5 milyon Ermeni öldü, biz kaybolan bir dünyayı anmaya geldik 21. yüzyılda Talat Paşa okulu olamaz, Talat Paşa Sokağı olamaz. Siz katilleri nasıl kahraman olarak sunabilirsiniz. Sizin kahramanınız mesela Faik Ali Bey olmalı.”
Kaçırılan Hıristiyan Din Adamlarından Haber Yok
Yaklaşık 1,5 aydır
Hatay'da bulunan Suriye Halep Süryani Ortodoks Metropoliti Mor Grigoriyos
Yuhanun İbrahim ile Rum Ortodoks Metropoliti Mor Grigoriyos Paulus Yazıcı,
pazartesi günü sabah saatlerinde İskenderun'dan özel şoförleriyle Lübnan'a
gitmek için Suriye'nin İdlip kentine doğru yola çıktı. İki din adamının yolu
Suriye'de kimliği henüz belirlenemeyen kişi yada kişiler tarafından kesildi.
Şoförü öldüren saldırganlar, 2 din adamını kaçırdı. İskenderun Hıristiyan
Ortodoks Kilisesi Papazı Dimitri Yıldırım, dün Suriye'de silahlı kişilerce
kaçırılan 2 din adamının serbest kaldığına dair
haberlerin Şam'daki patrikhane tarafından doğrulanmadığını söyledi.
Çağrı: "Süreç", inkarcılığı Soykırım'ın 100. Yıldönümü'nden önce gömmelidir
Türkiye aylardır adı, hedefleri, perspektiferi ve uygulama biçimleri sık sık değişikliğe uğrayan bir "süreç" yaşıyor... Ancak, barış ve demokratikleşme hamlesinin "islam kardeşliği" temelinde yürütülmesi, Türk-İslam fütuhatı öncesi bu topraklarda uygarlıklar kurmuş ama Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde sürekli baskı, dışlanma ve aşağılanmaya maruz bırakılmış olan farklı kökenlerden ve inançlardan halklarımızın yine dışlanmasından ve aşağılanmasından başka bir anlam taşımayacaktır. Bunun içindir ki, "süreç"in başlıca tarafları, yarın 98. yıldönümünü idrak edeceğimiz 1915 Ermeni ve Asuri Soykırımı'nı resmen tanıdıklarını, sayısı 1,5 milyonu bulan soykırım ve sürgün kurbanlarının ve ülkemizi terketmek zorunda kalan milyonlarca insanımızın gaspedilen tüm haklarının iade edilmesini taahhüt ettiklerini resmen açıklamalıdır,
Ermeniler'den Özür Dilemeliyiz
Hakan Albayrak
Binlerce veya on binlerce veya yüz binlerce masum
Ermeni'nin hangi sebepten olursa olsun Müslümanlar tarafından hunharca
katledilmiş olmasını katiyen mazur göremeyiz ve içimize sindiremeyiz. Mazur
görememeliyiz ve içimize sindirememeliyiz. Yakışmaz, Rahmet Peygamberi'nin
ümmetine... Başbakanımız veya cumhurbaşkanımız çıkıp diyecek ki... 1915'te masum Ermenilere yapılan soykırım
derecesindeki fenalıklar için özür diliyoruz ve Ermenilere tazminat ödemeye
hazır olduğumuzu ilan ediyoruz. Bu tazminatı tam olarak kimlere ve nasıl
ödeyeceğimizi Ermeni milletinin temsilcileriyle beraber belirlemeye hazırız.
İşgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi kaydıyla Ermenistan
Cumhuriyeti'ne de ödeyebiliriz."... 6-7 Eylül olaylarında barbar Kemalist
kitlelerin derin devlet kaynaklı terörü yüzünden İstanbul'u terk etmek zorunda
kalan Rumlardan -ve öldürülen Rumların çocuklarından, torunlarından- da özür
dileyelim, onlara da tazminat ödeyelim. Tabii, varlık vergisi terörünün
kurbanlarını da unutmamalıyız.
Ermeni katolikosları, Türkiye’de müsadere edilen Ermeni kilise ve mülklerinin iadesini talep ettiler

Dünya Ermeni Katolikosu Garegin II ve Kilikya Katolikosu Aram I, Türkiye’ye Ermeni Soykırımını tanıması ve müsadere edilen Ermeni kiliseleri ve kiliselere ait mülklerin iadesi çağrısında bulundukları ortak bir duyuruda bulundular... Sonuç olarak Türkiye devletine çağrıda bulunmakta ve şunları talep etmekteyiz:
1.Ermeni Soykırımının tanınması,
2.Ermeni halkının kayıpları, insani ve ulusal ihlal edilen haklarının tazmin edilmesi,
3. Ermeni kiliseleri, manastırları, kilise mülkleri ve manevi-kültürel değerlerin, hukuki sahibi olarak Ermeni halkına gecikmeksizin iade edilmesi.
Ermeniler Brüksel’de bir yürüyüş düzenlediler; etkinliğe Belçikalı bakanlar da katıldı
24 Nisan’da Brüksel Surp Mariam Magdaghenatsi Kilisesinde
Ermeni Soykırımının 98. yılı vesilesiyle bir dini ayin gerçekleştirildi. Ayin
sonrasında kitle Brüksel’in merkezi meydanlarından birinde bulunan Ermeni
Soykırımı kurbanlarının anısını ebedileştiren haçkar yönünde yürüyüşe geçtiler.
Ruhaniler haçkar yakınında bir ayin gerçekleştirdiler, bunu Belçika Ermeni
Toplumu Komitesi Bşk. Michel Mamuryan ve Ermenistan’ın NATO misyonu nezdinde
daimi temsilcisi, elçi Armen Yedigaryan’ın konuşmaları izledi.
24 Nisan 1915: Türkiye’nin karanlık ve kirli geçmişinin adı
Gözaltına alınan Ermenilerin, Haydarpaşa’dan Anadolu’nun
içlerine ve oradan da ölüme gönderilmeden önce tutuklandıkları gün olan 24
Nisan 1915’in yıldönümünde İzmir’de 1915 olaylarının adının konulması çağrısı
yapıldı. İzmir Dersimliler Derneği, Ege 78’liler Derneği, Irkçılığa ve
Milliyetçiliğe Dur De Girişimi, İzmir Süryani Dostluk Platformu, İzmir Kadın
yazarlar Derneği, İnsan Hakları Derneği (İHD), Mazlum-Der, Yüzleşme Atölyesi,
Felsefi Muhalefet, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve ÖSP’nin çağrısıyla
1922 yangını öncesinde İzmir’deki Ermenilerin yaşadığı Haynots mahallesinin
bulunduğu yer olan Basmane’de bir araya gelenler, 1915 olayları ve devamında
yaşanan kırımda yaşamını kaybedenleri andılar.
Tahran’da sessiz yürüyüş: İran Ermenileri, İran Parlamentosundan Ermeni Soykırımının tanınmasını talep ediyor
Ermeni Soykırımının 98. yıldönümü vesilesiyle düzenlenen
sessiz yürüyüş, 24 Nisan sabahı Surp.Sarkis kilisesinden başladı.Tahran «Hayeli» portalının verdiği bilgiye göre;
Tahran’ın merkezindeki sokaklardan geçen yürüyüş katılımcıları Türkiye
Büyükelçiliği önüne ulaştılar, burada katılımcıların attıkları sloganlar
sonrasında İran Parlamentosu Tahran ve Kuzey İran Ermenileri milletvekilleri
Karen Khanlaryan bir konuşma yaptı.
Lübnan Ermenileri 24 Nisan’da Beyrut’ta büyük bir kitle gösterisi gerçekleştirdi
Beyrut’ta gerçekleştirilen ve binlerce kişinin katıldığı
protesto gösterisinde Türkiye’ye Ermeni Soykırımını tanıması çağrısında
bulunuldu. Lübnan Ermeni toplumunun yaklaşık 200 bin nüfusu olduğunu ve hükümette 5 bakana sahip olduğunu kaydedelim.
Taksim'de Ermeni Soykırımı için anma töreni
1915 sözde Ermeni Soykırımı'nın 98. yıldönümü nedeniyle
saat 19.15'te Taksim Meydanı'nda bir anma etkinliği düzenlendi. Anmaya Prof.
Dr. Gencay Gürsoy, BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, gazeteci Ali
Bayramoğlu ve çok sayıda kişi katıldı. Ermeni türkülerinin çalındığı anmada 1915'te 23 Nisan'ı
24 Nisan'a bağlayan gece İstanbul'da evlerinden alınarak tutuklanan ve bir daha
pek çoğundan haber alınamayan Ermeni aydınlar anıldı.
BDP: Soykırım tanınmalı, Ermenilerden özür dilenmeli
Mihran Pilikoğlu: Milyonları kaybetmişim dava etmedim
Ali Dağlar
Dayısı İttihat ve Terakki tarafından devrilen Osmanlı
kabinesinin Ermeni kökenli Hariciye Nazırı'ydı. (Dışişleri Bakanı) O 1977'de
Süleyman Demirel ünlü "70 sente muhtacız" sözünü söyleyince
Almanya'daki iş yerini kapatıp tüm sermayesiyle yurduna, Türkiye'ye döndü. İşte
o isim Mihran Pilikoğlu 1915 Tehcir'inin yıl dönümünde Hürriyet'e konuştu.
Kimsenin bilmediği detayları anlattı. ( !!! HYETERT)
Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23123113.asp
Paris’teki Ermenilerden 24 Nisan yürüyüşü
PARİS (CİHAN)- Fransa'nın başkenti Paris'te toplanan
Ermeniler, "soykırım" iddialarının 98. yıldönümü için anma töreni
düzenledi. Ülkedeki Ermeni dernekleri tarafından düzenlenen tören, Champs
Elysee'de bulunan Meçhul Asker anıtına çelenk bırakılmasıyla başladı. Sözde
soykırımı anma törenine çok sayıda Fransız politikacı katıldı. Fransa Kürt
Dernekleri Federasyonu ve Fransa Kıbrıslılar Derneği adına da çelenk bırakıldı.
BDP: Soykırım iddiaları için komisyon kurulsun
Namık Durukan / Ankara
1915 Ermeni soykırımı iddiaları ve faili meçhullerin
araştırılması için komisyon kurulmasını isteyen BDP, Türkiye’nin yaşananları
araştıracak adımları atmaktan uzun süre sakındığını belirtti.
Fransız vekil Ermenistan’da
Anıta çiçek bırakan ve fotoğraflar çeken Boyer’e
Fransa’nın Ermenistan büyükelçisi Henri Reynaud eşlik etti. Boyer, salı günü
Ermenistan meclisinde yaptığı konuşmada, Ermeni “soykırımı”nın inkârının suç
sayılacağı yasa tasarısının kabul edilmediğini, ancak konuyu yeniden gündeme
taşıyacaklarını açıkladı.
CHP'li Kuşoğlu, Kilise, Sinagog ve Havranın Giderlerini Sordu
Ankara (Anka)-CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu,
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a, ibadethanelerle ilgili genel aydınlatma
giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılandığını belirterek,
"2012'de kaç kilise, sinagog ve havranın bu tür harcamaları Diyanet İşleri
Başkanlığı tarafından karşılanmıştır?" diye sordu. (Sayın Milletvekili
Sinagog ile Havra'nın aynı anlama geldiğini bilmediği gibi, Bütçe kanunundan da
haberdar değil galiba. HYETERT)
"Diaspora Ermeniler'e zarar veriyor"
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ABD Başkanı
Barack Obama'nın, Ermenilerin 1915'teki olayların yıl dönümü olarak kabul
ettikleri 24 Nisan günü dolayısıyla yaptığı açıklamaya ilişkin, "Bu konuya
açıklama ve kelimelerin ötesinde bakmak lazım. Ortak çıkarlara odaklanmalıyız.
Bugün ne yazık ki Ermeni diasporası, Ermenistan'ın gerçek ulusal çıkarlarını
gasbediyor" dedi. ( Sayın bakan izin verin de Ermenistan'ın çıkarlarını da
Ermenistan gözetsin. HYETERT)
İsrail'den Ermeni iddiaları için yasa hazırlığı
"Ermeni katliamının acısını paylaşıyoruz"
Kürtçe tercüman vasıtasıyla tüm sanıklar adına savunma yapan tutuklu gazeteci Ertuş Bozkurt, "Bugün 24 Nisan Ermeni katliamının yıl dönümü. Bu acıyı paylaşıyoruz" dedi. Küreselleşme ile birlikte tüm toplumsal, kültürel ve tarihi doğal miraslarının yok edildiğini belirten Bozkurt, haberlerinin suç delili olarak dosyaya konulduğunu, iddia makamının ayrıca kendilerine normal gazeteci olmayı, yani ana akım medya gibi iktidardan bilgi alıp yaymak yerine bilgiyi toplumdan saklamalarını istediğini söyledi.
Ermeni olaylarını anma töreninde arbede
İzmir’de 24 Nisan 1915 tarihinde meydana gelen Ermeni
olaylarında hayatını kaybedenleri anma etkinliğinde iki grup arasında olaylar
çıktı. İZMİR Basmane Meydanı’nda toplanan bir grup, 24 Nisan
1915 tarihinde meydana gelen Ermeni olaylarında hayatını kaybedenleri andı.
Anma töreni, kaldırıma dizilen mumların yakılması ile başladı. Daha sonra alana
gelen Halkın Kurtuluş Partisi üyesi grup ile alandaki grup arasında olaylar
çıktı.
ABD Başkanı Barack Obama, 1915 yılı olaylarıyla ilgili olarak "büyük felaket (Meds Yeghern)" ifadesini kullandı.
"1915 yılında neler olduğuna dair kendi görüşlerimi
tutarlı şekilde ifade ettim" diyen ABD Başkanı Barack Obama, buna dair
görüşünün değişmediğini belirtti. ABD Başkanı Barack Obama, başkanlık koltuğuna
oturmadan önce 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendirmişti.
Sevag da ölümünün ikinci yılında anıldı
.jpg)
Sevag Şahin Balıkçı, ölümünün ikinci yılında mezarı
başında anıldı. Sevag Balıkçı'nın mezarının bulunduğu Şişli'deki Gregoryan Ermeni
Mezarlığı'ndaki törene babası Garabet, annesi Ani, ablası Lerna Özder'in yanı
sıra Avrupa Irkçılık Karşıtı Hareketler Ağı Delegasyonu'ndan Benjamin Abtan,
İHD İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe, Irkçılığa Karşı Dur de Girişimi üyeleri ile
Ermeni tarihçi Ara Sarafian'ın da aralarında bulunduğu bir grup katıldı. Mezar
başında okunan duaların ardından, katılanlara helva dağıtıldı.
Obama Commemorates ‘Meds Yeghern’ with Statement
By Weekly Staff //
Today we commemorate the Meds Yeghern and honor those who
perished in one of the worst atrocities of the 20th century. Ninety-eight years ago, 1.5 million Armenians
were massacred or marched to their deaths in the final days of the Ottoman
Empire. We pause to reflect on the lives
extinguished and remember the unspeakable suffering that occurred. In so doing, we are joined by millions
across the world and in the United States, where it is solemnly commemorated by
our states, institutions, communities, and families. We also remind ourselves of our commitment
to ensure that such dark chapters of history are not repeated.
Dersim Ermenileri Derneği, 98 yıl sonra ilk kez Tunceli'de basın açıklaması yaparak, 1915 olaylarını protesto etti.

Dersim Ermenileri Derneği üyesi yaklaşık 15 kişi Tunceli
Cumhuriyet Meydanı'nda toplananlara karanfil dağıttı. Dernek yöneticisi Serkan
Sarıateş, 98 yıl önce Ermenilerin yazgısına dünyadaki herkesin üzüldüğünü
belirterek, Tunceli'de Ermenilere karşı işlenen suçu lanetlemek ve kurbanlarını
anmak için toplandıklarını söyledi. Sarıateş, "Biz Dersim'in iki kadim
halkı, Ermeni ve Kızılbaş Alevi halkı soykırım hikayeleri ile büyüdük. Bu kadar
çok kötülüğü, katliamları, sürgünleri, asimilasyonları, devlet terörünü yaşamış
insanların hatıralarını, belleğini, türkülerdeki ağlatıyı kazırsanız, altında
soykırım gerçeğini görürsünüz" dedi
Soghomon Tehlirian ve Talat
Eren Keskin
İstanbul’un İstiklal Caddesi her gün binlerce insanın, geçip gittiği bir caddedir. Bu caddeye her çıktığımda bu topluluğu oluşturan bireylerin, büyük çoğunluğu ile “hiçbir yakınlığımın” bulunmadığını düşünürüm. Umarsızca dolaşan, kendinden başka bir şey düşünmeyen, televizyon dizileri, futbol, moda dışında hiçbir ilgi alanı olmayan binlerce insan… Bu insanların çok büyük bir bölümü “Türklük”lerinden gurur duyarlar. Devletlerine laf söyletmezler. Böylece çok uzun yıllardır işlenmiş insanlık suçlarının ortağıdırlar her biri. Ve ben çoğunlukla, bu toplumun içinde yaşıyor olmaktan utanç duyuyorum. En büyük utancımın tarihi 1915 yılıdır.
İstanbul’un İstiklal Caddesi her gün binlerce insanın, geçip gittiği bir caddedir. Bu caddeye her çıktığımda bu topluluğu oluşturan bireylerin, büyük çoğunluğu ile “hiçbir yakınlığımın” bulunmadığını düşünürüm. Umarsızca dolaşan, kendinden başka bir şey düşünmeyen, televizyon dizileri, futbol, moda dışında hiçbir ilgi alanı olmayan binlerce insan… Bu insanların çok büyük bir bölümü “Türklük”lerinden gurur duyarlar. Devletlerine laf söyletmezler. Böylece çok uzun yıllardır işlenmiş insanlık suçlarının ortağıdırlar her biri. Ve ben çoğunlukla, bu toplumun içinde yaşıyor olmaktan utanç duyuyorum. En büyük utancımın tarihi 1915 yılıdır.
Bu coğrafyada işlenen, SOYKIRIM suçuna bu toplumun büyük
bölümü inanmadığı, geçmişi sorgulamadığı için, biz bu suçu yeterince
anlatamadığımız için utanç duyarım…1915 bir utanç yılıdır.
Soykırım kurbanları anıldı

İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri tarafından planlanan ve dönemin Osmanlı devlet adamları tarafından uygulanan Ermeni Soykırımı kurbanları katledilişlerinin 98. yılında tüm dünyada anıldı. Anma törenlerinin merkezi Ermenistan’ın başkenti Yerevan’daki Soykırım Anıtı oldu... İnsan Hakları Derneği, Ermeni Soykırımı kurbanlarını geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Sultanahmet’te, Ermeni aydınlarının 24 Nisan 1915′te tutuklanarak konulduğu günümüzde Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan yapının önünde andı.
Diyarbakır Ermenileri Dicle Nehri'nde Çiçeklerle Anıldı
"Tehcirin Yıldönümünde Diyarbakır Ermenileri”
konferansından sonra Ara Sarafian ve katılımcılar On Gözlü Köprü üzerinden 635
Diyarbakırlı Ermeninin keleklere bindirildiği noktada Dicle Nehri’ne çiçek
bıraktı. Diyarbakır Barosu’nun ev sahipliğinde, Büyükşehir
Belediyesi’nin de katkılarıyla Gomidas Enstütüsü Direktörü ve Mavi Kitap’ın
editörü tarihçi yazar Ara Sarafian, “Tehcirin Yıldönümünde Diyarbakır
Ermenileri” adıyla katliamının 98’inci yıldönümünde bir konferans verdi.
1915’de Osmanlının Etnik-Dinsel Haritası Nasıl Değiştirildi
Yervant Özuzun / yervanto@gmail.com
Adına “Ermeni tehciri” dediler. Resmi söylemde adı
böyleydi. Sonra “sözde Ermeni soykırımı” oldu. Ermeniler için bunun adı “Ermeni
Soykırım”ıydı. Doğrusu neydi? 1915’de Ermenilere ne oldu?
‘Ermeni Soykırımı’ tanıma tasarısı görüşülmedi

Washington, hemen
hemen her yıl Nisan aylarında yoğun olarak yaşadığı ‘Ermeni Soykırımı’nı tanıma
yasa tasarısı’ mücadelesini bu yıl yaşamadı.Tam aksine,
şimdiye kadar Temsilciler Meclisi'nde de, Senato’nun ilgili Dışilişkiler
Komiteleri’nde de, Amerikan Kongresi’nin soykırım iddialarını tanımasını talep
eden bir tasarı görüşmeye açılmadı. Başkentteki Ermenistan Büyükelçiliği’nden bir
diplomatın BBC Türkçe’ye verdiği demece göre, ‘şimdiye kadar bir tasarının
gelmemiş olması, 24 Nisan’dan sonra gelmeyeceği anlamına gelmiyor.’
1915’in abc’si: soykırım sorunu
Halil Berktay
Birinci soru: 1915’te (veya 1915-16 yıllarında) olup biten, gerçekten soykırım mıdır? Kısa cevap: Evet, aşağıda ve ileride anlatacağım nedenlerle, yerden göğe kadar soykırımdır; 1948 BM Soykırım Sözleşmesi’ndeki soykırım tanımına dört dörtlük uymakta, tam göbeğinde yer almaktadır.
1915: Türkiye ne yapabilir?
Etyen Mahçupyan
Bu sürece mesafe alarak, nesnel bir biçimde yaklaşmak, her aktörün
neyi niye yaptığını anlamaya çalışmak mümkün. Diğer taraftan devlet adına
yapılanların ‘bilinçli' olduğu gerçeği ile de yüzleşmek durumundayız. Tehcirin
sadece kadınlar, yaşlılar ve çocuklardan oluşan bir milyonun üstünde kişiyi
kapsadığını düşünürsek, Ermeni toplumunun birkaç yüz bin erkeğine ne olduğunu
sormak zorundayız. İttihatçılar ve Mahsusacıların niçin bütün belgeleri imha
ettikleri üzerinde düşünmek zorundayız. Nihayet Ermenilerin şahıs ve vakıf
mallarının şimdi kimlerin elinde olduğunu da görmek zorundayız… Ermeni meselesi
bir hukuki mesele değil. Hukuki tarafı işin aslını göz ardı etmekten başka işe
yaramıyor. Esas mesele kendimizle barışmak… Ve Türkiye bu samimiyeti
yaşayabilecek ve hatta bunun keyfini çıkarabilecek olgunluğa çok yakın.
(Doğrusu soykırım gibi bir insanlık suçunu hukuki
bir mesele olarak görmemek değişik bir görüş. HYETERT)
Ermeni Soykırımı anısına Paris’te geleneksel anma etkinliği gerçekleştirilecek

Fransalı Ermeni gençler her yıl olduğu gibi 23 Nisan akşamı,
Ermeni Soykırımı kurbanlarını anma töreni düzenliyor; etkinlik Paris Panteon
Meydanında başlayacak.«Nouvelles d'Arménie» dergisinin verdiği habere göre; anma
etkinliğine katılanlar Soykırıma ilişkin bilgilerini artırmak yanısıra,
etkinliğe katılan birçok sanatçı da konuşmalar yapacak.
Arapgir 1915 ve Ermeni Kadınının Golgotası

Derleme-çeviri: Hovsep Hayreni
Bu kazadaki Ermenilerin mevcudiyeti şehirde
yoğunlaşmıştı. Arapgir merkezinde 9.500 Ermeni yaşıyordu. Köylerinden
Ambırga'da 250, Şepik'de 468, Vank'da 129, Ançırti'de 510 Ermeni yaşıyordu.
Arapgir'e yakın olan Ermeni nüfuslu başka köyler idari olarak Egin'e bağlıydı.
Arapgir'de ipek dokumacılığı başta olmak üzere zanaat işleri ve ticaret
Ermenilerin elindeydi. 1895 kırımında Arapgir Ermenileri 3000'e yakın kurban
vermiş, sonraki 20 yıl zarfında Amerika ve Mısır başta olmak üzere dışarıya
çokça göç vermiş olmasına rağmen şehirde böyle bir yoğunluk ve etkinliğe
sahipti.
Dear Friends / Հարգելի բարեկամ,
On April 24, 2013,
CivilNet.am will be on LIVE from 10am
Yerevan time (GMT+4) to 9:00 pm Yerevan time. During that time, part of the CivilNet team will offer live feed from various places in Istanbul where for several years, groups of Turks and Armenians have gathered to commemorate the Genocide and advocate recognition by the Turkish government. In Armenia, the government and political leadership will be at Tsitsernakaberd between 10 am and noon. During that time, and throughout the day, CivilNet will offer nearly two dozen interviews with genocide scholars, writers, journalists from the US, Germany, Israel, Canada, France, Spain, Lebanon, Italy, and elsewhere.
Yerevan time (GMT+4) to 9:00 pm Yerevan time. During that time, part of the CivilNet team will offer live feed from various places in Istanbul where for several years, groups of Turks and Armenians have gathered to commemorate the Genocide and advocate recognition by the Turkish government. In Armenia, the government and political leadership will be at Tsitsernakaberd between 10 am and noon. During that time, and throughout the day, CivilNet will offer nearly two dozen interviews with genocide scholars, writers, journalists from the US, Germany, Israel, Canada, France, Spain, Lebanon, Italy, and elsewhere.
Yarın bir ilk yaşanacak!
Habertürk Gazete / Bülent Günal
1915 faciasının yıldönümünde yarın düzenlenecek etkinlikler arasında, o dönem valisi olduğu Kütahya'da binlerce Ermeni'yi tehcirden kurtaran Faik Ali Bey'in mezarını ziyaret de eklendi. Ancak ailesi tepkili. Torun Fuat Ömer Anamur, "Anılması ince bir davranış. Ancak siyasi amaçlara alet edilirse bu bizi fazlasıyla üzer, dedemin de ruhu sızlar. Ölüm gününde ansınlar" dedi.
Ermeni Vatandaşlarımız!
Nurettin Değirmenci
*24-4-1915 tarihinde Başkent
İstanbul’da Ermeni aydınları, düşünürleri, etkili politikacıları, gazetecileri,
yazarları… Evlerinden alınıp değişik bölgelere ölüme gönderildi;
*Anadolu’da yaşayan
Ermeniler, yaşlı-kadın-çocuk-hasta ayrımı yapılmadan yaşadıkları il, ilçe ve
köylerden zorla toplanarak, Deir-zor çöllerine sürüldü;
*Sürülenler soyuldu,
yaralandı, taciz edildi ve öldürüldü;
BETHNAHRİN VE DÜNYA KAMUOYUNA
Biz, Bethnahrin halkının
(Süryani-Asuri-Keldani-Arami) politik örgütleri ve yurtsever aydınları olarak,
Türkiye’nin doğusunda ve anavatanımız Bethnahrin’de silahlı çatışmaların
bitmesini selamlıyoruz. Biz her zaman barışı destekledik ve destekliyoruz, ama bu
barış “bin senelik Türk-Kürt Sünni kardeşliği” temelinde gerçekleşemez.
Tarihimizdeki Sünni Ümmetçiliği temelinde yeniden tesis edilmeye çalışılan bu
kardeşlikten kaynaklanan toplumsal yaralar ve acılı deneylerimiz, böyle bir
“bin senelik kardeşliği” reddetmeyi zorunlu kılıyor.
SKD: 1915 Soykırımını kabul edin!
1915 Ermeni katliamının
98’inci yıl dönümüne ilişkin açıklama yapan SKD, Türk devletinin 1915
soykırımını tanımasını istedi. SKD, TBMM’de bulunan milletvekillerine, “Türkiye
toplumunun yüz karası soykırımın inkârına, mağdur halklara her gün yeniden
üretilen kin ve nefrete son verin. TC devleti çatısı altındaki azınlık hakların
haklarını anayasal garanti altına alın!” diye seslendi.
Ermeni ve Süryaniler eşit haklar istiyor
Murat Kuseri - Stockholm
24 Nisan Ermeni,
Asuri-Süryaniler için kara bir gün. 24 Nisan 1915’de İttihat ve Teraki hükümeti
İstanbul’da 200’ü aşkın Ermeni doktor, hukukçu, yazar ve aydını tutukladı.
Trenlere doldurularak Çankırı ve Ayaş’a sürülen bu aydınların çoğu vahşi bir
şeklide katledildi.
İsrail 'Ermeni Soykırımı' iddiasını görüşecek
Kürtlerin soykırım tanıklığı
Albatros /Ragıp Zarakolu
Gülçiçek Günel Tekin, önemli
bir sözlü tarih çalışması daha gerçekleştirdi, ‘Kürtler Ermeni-kırımı
anlatıyor’ konulu çalışması ile. Bu çalışmayı, Amed, Urfa,
Sason, Botan ve Serhat yörelerinde farklı yerleşim bölgelerinde gerçekleştirdi.
Kitap, olgunun Kürt yöresinde artık halk bilincinde kabul edildiğini ve halk
vicdanında mahkum edildiğini gösteriyor.
Kilise faturalarına tepkiler büyüyor…
Türkiye Cami ve Kuran
Kursları Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Recep Kıyak, 23/05/2002 tarih ve
24763 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/04/2002 tarihli 2002/4100 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı’nın eki Kararın 3. Maddesi (f) fıkrasında
‘İbadethanelerin (cami, mescit, kilise, havra ve sinagog) elektrik enerjisi
yıllık giderlerinin Diyanet İşleri Bakanlığı’nın takip eden yılı bütçesine
konulacak ödeneklerden karşılanır’ hükmünün biran önce değiştirilmesini
istiyoruz. Cami önlerinde toplanan paralarla eğer ki Kiliselerin elektrik
faturaları ödeniyorsa bunu şiddetle kınıyoruz... " dedi.(Bizim ödediğimiz vergilerin nereye gittiğini biliyor musunuz? HYETERT)
23 Nisan Çocuk Bayramı ne zaman oldu....
Tesadüfen
bir TV kanalı izliyorum... TV'de bir emekli tarih öğretmeni... Saçı sakalı
ağarmış... Diyor ki: "Dünyada ilk çocuk bayramı olan ülke biziz...
Atatürk, 23 Nisan'ı çocuklara armağan etmiştir..." Diyen
tarih öğretmeni ha... Emekli... Yani en az 25 yıl çocuklarımıza TARİH öğretmiş
kişi...Yanılıyor...
Resmi tarih ve duygusal tarih arasında, o duygusal tarih seçiyor.....
Soykırımı Laboratuvarında incelemek: Mardin 1915
Sait
Çetinoğlu
Bir tıp doktoru olan Yves Ternon’un 1915 Soykırımı sürecindeki
Mardin incelemesini “Bir Yıkımın
Patolojik Anatomisi” olarak adlandırır.
Mardin’in soykırım sürecinde bir laboratuvar olmasından dolayı Mardin’in anlaşılması Soykırımın
anlamlandırılması açısından son derece önemli olduğu gibi, Soykırım sürecinin günümüze uzanan bir izlerini
taşıması bakımından ve günümüzde Soykırımın anlaşılması bakımından da bir
laboratuvar derecesinde önemlidir.
Palu 1915 ve Kanlı Köprüsü
Derleme-çeviri: Hovsep Hayreni
Eski Palu kazası Dersim-Çarsancak'ın güney-doğu sınırlarında bugünkü Palu'dan başka Kovancılar ile Karakoçan'ın büyük bölümünü de kapsayan geniş bir kazaydı. Palu şehrinin yarı nüfusu (10.000 kişiden 5.250'si) Ermeniydi. 1914'de kazanın 37 yerleşkesinde resmi verilerle 15.753 Ermeni yaşıyordu. Soykırımdan sağ çıkanların kaleme aldıkları anılar Palu ve köylerine adanmış bir dizi Ermenice kitapta ayrıntılı olarak mevcuttur. Fazlasını kitap çalışmasına bırakarak bu 24 Nisan için Palu'nun insan mezbahasını tanıtacağım.
Eski Palu kazası Dersim-Çarsancak'ın güney-doğu sınırlarında bugünkü Palu'dan başka Kovancılar ile Karakoçan'ın büyük bölümünü de kapsayan geniş bir kazaydı. Palu şehrinin yarı nüfusu (10.000 kişiden 5.250'si) Ermeniydi. 1914'de kazanın 37 yerleşkesinde resmi verilerle 15.753 Ermeni yaşıyordu. Soykırımdan sağ çıkanların kaleme aldıkları anılar Palu ve köylerine adanmış bir dizi Ermenice kitapta ayrıntılı olarak mevcuttur. Fazlasını kitap çalışmasına bırakarak bu 24 Nisan için Palu'nun insan mezbahasını tanıtacağım.
2015’te Ermeni halkının mücadelesi sona erir diye kimse ümit beslemesin!

Prof. Hovhannisyan
“Türkiye’de Ermeni Soykırımı 100. yılına hazırlanmak amacıyla bir devlet
komisyonu kurulmuştur. Demek ki biz, her şey pek çabuk ve iyi organize ederek,
çeşitli kültür etkinlikleri aracılığıyla sesimizi uluslararası topluma
duyurmalıyız” şeklinde konuştu. Hovhannisyan’a göre, bu açıdan benzer
konferansların yapılması pek önemlidir, zira bu gibi konferanslar adımlarımızı
sistemleştirme imkanını sağlayacaktır. R. Hovhannisyan, Türkiye’de yaşayan çok
sayıda bilim adamının, Ermeni Soykırımının tanınmasıyla ilgili olarak Türkiye
hükümetinin pozisyonunu kabul etmeyerek, Soykırım’la ilgili yeni detaylar açığa
çıkarmak için sürekli araştırmalar yapmaktadır... Türkiye hükümeti, Ermeni
tarafına karşı tepki vermekle beraber, geçmişi unutma ve hoşgörülü olma
çağrılarıyla kısmen Ermenileri kandırmaya çalışmaktadır. Hovhannisyan “Hiç bir
Ermeni, bu gibi çağrıları asla kabul etmemelidir!” deyip, Türkiye’nin Ermeni Soykırımını
resmen tanımadığı müddetçe, Ermenistan’ın bu devlet ile ilişkilerini soğuk
tutması gerektiğini de vurguladı.
Հայկական Վերածնունդ Փարիզ - Հաղորդագրութիւն
Վերջերս հիմնուած Հայկական Վերածնունդ Շարժումը, ներշնչուած
Հայաստանի քաղաքացիական շարժումներէն, կ’ընդլայնէ իր համահայկական բնույթը, աշխուժօրէն
գործելով Ֆրանսայի, ինչպէս նաեւ Լիբանանէն, Հիւսիսային Ամէրիկա եւ Եվրոպայէն Ռուսաստան
տարածուած իր մասնաճիւղերով, նեցուկ կանգնելով հայկական այս զարթոնքին:
Pasadena’daki Sözde Ermeni Soykırımı Anıtı Tanıtıldı

TurkishNY.com - California, Pasadena’ya
dikilmesi planlanan sözde Ermeni soykırımı anıtı, Pazar günü yapılan bir
törenle tanıtıldı. Pasadena Star-News’un haberine göre Art Center College of
Design isimli sanat okulunun öğrencisi Catherine Menard (26) tarafından
oluşturulan tasarım, okulda gerçekleştirilen bir törenle gözler önüne serildi.Yapılan
tasarıma göre, 4.8 metrelik üç ayaklı bir sehpanın üzerinden altındaki bir
çanağa her 21 saniyede bir su damlaları düşecek. Bir yıllık bir zaman dilimi
içerisinde çanağa düşmesi planlanan toplam 1.5 milyon damlacığın sözde Ermeni
soykırımında öldükleri iddia edilen kurbanların sayısını temsil edeceği ileri
sürülüyor.
24 NİSAN ERMENİ VE SÜRYANİ SOYKIRIMINI ANMA ETKİNLİKLERİMİZ ÇERÇEVESİNDE
1915 ÖNCESİ OSMANLI’DA
SÜRYANİ YAŞAMI SERGİMİZİ AÇIYORUZ
Süryani dilinde “Seyfo” olara
anılan 1915-16 soykırım sürecinde Osmanlı topraklarının en eski, yerli
Hıristiyan halklardan Süryanilerin yaşamından kesitler sunan sergimiz yarın, 23
Nisan saat 19:00’da açılıyor. Çukurluçeşme Sokak, Bayman Apt. No.2/1 - Beyoğlu
Macaristan’da Sözde Soykırım Anıtı Dikildi

TurkishNY.com - Macaristan’ın
Szeged şehrindeki bir parka, sözde Ermeni soykırımına ilişkin bir anıt dikildi.APA’nın
Macar medyasından alıntıladığı habere göre söz konusu utanç abidesi, Szeged
katedralinin civarındaki Park of Christian Solidarity isimli parka
yerleştirildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Ermenistan’ın Macaristan
Büyükelçisi ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın kardeşi Levon
Sarkisyan, Macaristan’a böylesi bir anıtın dikilmesini memnuniyetle
karşıladığını belirterek, Ermenistan ve Macaristan’ın güçlü bağları olduğunu ve
bazı sorunların geride bırakıldığını söyledi.
Kayıp Ermeni aile aranıyor

1915 yılında Harput ve
Dersim’den dağılmış bir ailenin öyküsü bu. Baba Ohanis, anne Margeret’in çocuğu
olan Tumacan Tumacayan. Elazığ – Harput’a bağlı Ermenice adıyla Kulvenk, Kürtçe
adıyla Gulveng ve Türkçe adıyla Şahinkaya Köyünde dünyaya gelmiştir. Kız
kardeşi yani Abbas Tan’ın babaannesinin adı Varter Tan’dır Kayseri Sarız’da
ikamet etmektedir. 1915 yılında Tumacan yani büyük dede ve ismini bilemediği
kız kardeşi Amerika’ya gitmişler. Tumacan’ın Chicago’da ayakkabıcılık yaptığı,
diğer kardeşin ise havayollarında çalıştığı bilgisi edinilmiştir.
Ermenistan "Sözde Soykırımın 100. Yıldönümü" İçin Çalışmalarını Sürdürüyor

TurkishNY.com – Asılsız
Ermeni iddialarına dayanan Sözde Ermeni soykırımının, “100. yıldönümü” olduğu
ileri sürülen 2015 yılına ithaf edilen etkinliklerin düzenlemelerinden sorumlu
Ermenistan Devlet Koordinasyon Komisyonu, 2015 yılına ilişkin en önemli
meselenin sözde soykırımın tanınmasına dair birlik olmuş bir Pan-Ermeni gündemi
oluşturulması olacağını düşünüyor.
Ortak Acımız: 24 Nisan 1915 Soykırımı

24 Nisan’a sayılı günler var.
Siyasetçiler o gün Obama’nın “Ermeni Soykırımı” ifadesini kullanmamasını
dileyecekler. Obama “soykırım” demezse içimiz ferahlayacak(!) 1.500.000 insan
eceliyle öldü, diye düşüneceğiz, herhalde! Ermeni Soykırımı ile ilgili arkadaşlarınızla
hiç tartıştınız mı? Tartışmanın ilk bölümünde kıyasıya bir inkâr etme vardır.
Sonraki aşamalarda “ama önce onlar başlattı” denir. Yüz binlerce insan, çoluk
çocuk demeden öldürülürken bir ‘nefsi müdafaa’ mıymış yani Osmanlı Devleti’nin
yaptığı? Tarihin bilinen ilk soykırımı olan Ermeni katliamı (Büyük Felaket)
soykırıma zemin hazırlama anlamında da uzun bir plan ve çalışma gerektirmişti.
Avedian: Ermenilerin diasporada olmalarının nedeni soykırımdır, ‘Türkiye soykırımı inkardan vazgeçmeli’ diyor
Murat Kuseyri – ANF / Stockholm
Ermeni tarihçi Vahagn Avedian Türkiye’nin soykırımı inkar
politikasının temelinin soykırımda katledilen, sürgün edilen Ermenilerin el
konulan mal varlıkları ve tazminat sorunu olduğunu, Ankara’nın
soykırımı inkardan vazgeçmesi gerektiğini söyledi... Avedian, Eğer biz olanları unutursak soykırımını yapanlar amacına ulaşmış olur... eğer soykırımı kabul ederseniz, tazminat ödemeyi de kabul edersiniz. Bence Türkiye’nin soykırımı reddetmesinin en büyük nedeni budur, dedi. Soykırım konusunda yaptığı
çalışmalarla tanınan Vahagn Avedian İsveç’in Lund Üniversitesi’nde Tarih
Doktoru olarak görev yapıyor.
Anayasa Ermenileri de kapsayacak
Burcu Karakaş
Akdeniz bölgesi Akil İnsanlar Heyeti, Hatay’ın Vakıflı
köyünde Ermeni cemaati ile bir araya geldi. Heyetten Kadir İnanır, çözüm
sürecinin sonunda hazırlanacak anayasanın her kesimi kapsayacağını belirterek
Ermeni vatandaşlara, “Rahat yaşayın, anayasa sizi de kapsayacak” dedi... Lale
Mansur, vatandaşları Ermenice “Sizi çok seviyoruz. Merhaba ve hoş geldiniz” sözleri
ile selamladı. Mansur, “Bu kilisede yakılan mumlar tutarmış” diyerek, İHD Genel
Başkanı Öztürk Türkdoğan ile kilisede barış temennisiyle mum yaktı.
Florida’lı Türklerin soykırım tepkisi
ABD'de Güney Florida’nın 4 farklı noktasına yerleştirilen
siyah beyaz olarak yazılmış “Resmi olarak Ermeni Soykırımı’nı tanıdıkları için
teşekkür ederiz” pankartları bölgede ikamet eden Türkler tarafından tepkiyle
karşılandı... Florida Türk Amerikan Derneği eski Başkanı Fuat Ornarlı ise açıklamasında billboardları henüz görmediğini fakat konunun siyasallaşmasından hoşnut olmadığını ifade ederek, “Bu tarz konular çok fazla politik olduğu için çevremizde böyle reklam panoları görmek beni oldukça üzmektedir.” dedi. (Henüz görmemiş ama tepki ile karşılamış:) HYETERT)
Patrik ‘Paskalya’ için Gökçeada’da
Ermeni diasporasından THY’ye çirkin saldırı
Türk Hava Yolları’nın(THY), Güney Amerika’da en büyük ve
en etkili Ermeni nüfusuna sahip Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e uçuş
başlatmasının ardından burada yaşayan Ermeniler, THY reklam afişlerine
saldırdı. THY Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e uçması ve burada büyük ilgi
görmesi Arjantin’de yaşayan Ermenileri rahatsız etti. THY reklam panolarına
sözde Ermeni soykırımı çıkartmaları yapıştıran Ermeniler, insanları boykota
çağırdı.
Prof. Dr. Taner Akçam“Tehcir sırasında 800.000 Ermeni öldü”
Röportaj: Samet Altıntaş
Sözü geçen listeye bakılırsa, İstanbul, Edirne, Aydın
(İzmir), Bolu, Kastamonu, Çanakkale, Kütahya ve Urfa başta olmak üzere
Ermenilerin sürgün edildiği 15’e yakın yerleşim yerinin isimlerinin olmadığı
görülecektir. Bu şehirlerden yapılan sürgünleri de eklediğimizde 1,2 milyon
civarında Ermeni’nin sürülmüş olduğunu söyleyebiliriz. 1918 Kasım’ında, İttihatçıların yerine göreve gelen yeni
Osmanlı Hükümeti, Ermeni kayıpları ile ilgili bir komisyon kurar. Bu komisyon
Mayıs 1919’da elde ettiği sonuçları açıklar. Buna göre, hayatını kaybeden Ermenilerin
sayısı 800,000’dir. 1928 yılında Türk Genel Kurmay Başkanlığı, Birinci Cihan
Harbinde kayıplar üzerine bir kitap yayınlar. Genel Kurmayın verdiği sayılara
göre, Birinci Cihan Harbi sırasında, “800.000 Ermeni ve 200.000 Rum katl ve
tehcir yüzünden veya amele tabularında ölmüştür.” denir. Bu ölümlere 1918
sonrası açlık, hastalık ve katliamlar sonucu Kafkasya’da hayatlarını
kaybedenler dâhil değildir. Tüm rakamlar eklendiğinde 1.000.000’un üzerinde bir
kayıp sayısına ulaşılır.
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/pazar_ermeni-tehcirinde-soykirim-oldu-mu_2080729.html
Soykırıma Giden Yol (1)
Serdar Kaya
Osmanlı döneminde farklı kimliklerin asırlarca bir arada huzur içinde yaşadıkları yönündeki argümanlar Türkiye’de son derece yaygın. Ne var ki, bu argümanlar gerçeği yansıtmıyor.Her şeyden önce, Osmanlı devletinde Müslüman çoğunluk ile gayrimüslim azınlıklar birlikte değil, yan yana yaşadılar. Yani, farklı renklerden oluşan tek bir Osmanlı toplumundan ziyade, farklı mahallelerde yaşayan ve farklı sosyal statülere sahip olan farklı Osmanlı toplumları söz konusuydu.Dahası, gayrimüslimler kendi mahallelerinde dahi özgür değildiler. Örneğin, kiliselerinde çan çalmaları yasaktı. (Kuran’da yer almasa da) geleneksel İslam hukukunda bulunan zımmilerin evlerinin Müslümanlarınkilerden daha alçak olması kuralı da, Osmanlı Devleti’nde (her zaman olmasa da) uygulanmıştı.
Osmanlı döneminde farklı kimliklerin asırlarca bir arada huzur içinde yaşadıkları yönündeki argümanlar Türkiye’de son derece yaygın. Ne var ki, bu argümanlar gerçeği yansıtmıyor.Her şeyden önce, Osmanlı devletinde Müslüman çoğunluk ile gayrimüslim azınlıklar birlikte değil, yan yana yaşadılar. Yani, farklı renklerden oluşan tek bir Osmanlı toplumundan ziyade, farklı mahallelerde yaşayan ve farklı sosyal statülere sahip olan farklı Osmanlı toplumları söz konusuydu.Dahası, gayrimüslimler kendi mahallelerinde dahi özgür değildiler. Örneğin, kiliselerinde çan çalmaları yasaktı. (Kuran’da yer almasa da) geleneksel İslam hukukunda bulunan zımmilerin evlerinin Müslümanlarınkilerden daha alçak olması kuralı da, Osmanlı Devleti’nde (her zaman olmasa da) uygulanmıştı.
Soykırımdan geriye kalan kaval ve Hübre çarşaf
Hermine Hanımın üç oğlu vardır. Çocuklarından Dikran ve
Nişan 1915 soykırımında Dîyarbekir’in Gêl (Eğil) kazasından yitişe doğru yola
çıkarılan Ermeni qefle’sinde kaybolurlar. Bir daha da izlerine rastlanamaz.
Hermine Hanım, diğer tüm ölü ve kayıp yakınlarının acısıyla birlikte, kaybolan iki
çocuğunun acısını yüreğine gömer. Tek kalan üçüncü oğlunu yanına çağırır ve der
ki; “Evladım senin adın Hugas Anna Bederyan’dır, biliyorsun. Ama iki kardeşin
artık yok, kayboldu. Bu sebeple sen bundan böyle eski adını unutacaksın. Artık
kardeşlerin senin yeni adınla birlikte yaşayacak. Adın bundan böyle Dikran
Nişan’dır.” Ve ikisi kayıp üç evlat bir yeni isimde Dîyarbekir’de bir ustanın
adında nam olur o günden sonra: Dikran Nişan…
Ermeni Diasporasından Coca-Cola ve Citigroup’a Çağrı
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
Ermeni soykırımı iddialarının tanınması amacıyla faaliyet
gösteren ABD merkezli Ermeni yanlısı kuruluşlar, Coca Cola ve Citigroup’a Türk
Amerikan Dernekleri Kurulu (ATAA) tarafından tertiplenecek Ulusal Liderlik
Konferansı’na katılmama çağrısı yaptı. Türkiye karşıtı Ermeni iddialarını
reddetmesi ve Ermeni iddialarının yayılmasına karşı yürüttüğü faaliyetleri
nedeniyle ATAA’yı “Türk hükümetinin inkar kampanyasını destekleyen” bir kuruluş
olarak niteleyen United to End Genocide, Investors Against Genocide, Genocide
Watch, Massachusetts Coalition to Save Darfur, Jewish World Watch ve ANCA adlı
kuruluşlar, Coca-Cola ve Citigroup’u ATAA ile tüm bağlarını koparmaya çağırdı.
“Tehcir Sırasında 8.500 Civarında Ermeni Öldü”
Eskiden sadece 23 Nisan’ı bilir ertesi gün bizim için bir
anlam ifade etmezdi. Bugün ise 24 Nisan, Ermeni meselesini hatırlama günü
olarak hayatımızda yerini aldı. Ermeni lobisinin tehcirin 100. yılı olan 2015’e
hazırlandığı ve bu sembolik yılda Türkiye’ye karşı yoğun bir uluslararası
kampanya yürüteceği biliniyor. Yumurta kapıya dayanmadan neler yapılması
gerektiğini Ermeni meselesinde farklı görüşlere sahip Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu
ve Prof. Dr. Taner Akçam ile konuştuk. Akçam, Ermeni meselesi yerine Türk
meselesinden bahsetmek gerektiğini söylerken; Halaçoğlu, “Gizli Ermeniler yavaş
yavaş ortaya çıkıyor, Türkiye’nin bu konuda çok dikkatli olması lazım.” diyor...
Tehcir sırasında kaç kişi hayatını kaybetti? Bir kafile, 5 yüz kişi ile 2 bin
kişi arasında değişiyor. Bazı Kürt ve Arap aşiretlerin kafilelere saldırması
sonucunda, -en yükseğini ele alırsak- 8.000, 8.500 kayıp olduğunu
söyleyebiliriz. Ama bu yüzde yüz doğru olan bir rakam değil. (Yalandan kim
ölmüş? HYETERT)
1915 ve Nefret Suçları, İttihat Terakki ve Günümüze Yansımaları
28 Nisan 2013 Pazar; 14:00 - 18:00 Bodrum Belediyesi Meclis
Salonu. Düzenleyen: Bodrum Demokratik Düşünce Platformu (BDDP) 24 Nisan İnisiyatifi Ayşe Erdem
Ermenistan sınırında miting düzenlenecek
Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği
(ASİMDER) Başkanı Göksel Gülbey, 1915-1918 yıllarında Ermeni çetelerince
yapılan katliamlara dikkat çekmek için Ermenistan sınırında miting
düzenleneceklerini bildirdi... Gülbey, şunları kaydetti:"Yarın saat
11.00'de Ermenistan sınırındaki Alican köyünde, 1915-1918 yıllarında yaşanan
olaylara dikkati çekmek için 'Hepimiz Mehmetçik, Hepimiz Karabağlıyız' mitingi
düzenleyeceğiz. Bunu Ermenistan sınırında yapmamızın amacı özellikle dünya
kamuoyuna mesaj vermek istiyoruz. (Yavuz hırsız misali bastıracak. HYETERT)
Economist: Say'a ceza veren savcılar Hristiyan ve Ermenilere nefret suçunu görmüyor
Economist: Savcılar, konu Yahudiler ya da Ermenilere geldiği zaman aynı nefret suçu yasalarını uygulamaya koymaktan imtina ediyor
Bugün orada bir tek Ermeni'ye tesadüf edemezsiniz...
Pınar Doğu / T24 Blog
Bir adam, 31 Temmuz 1908’de, Taksim Belediye Bahçesi’nde, Meşrutiyet-i Osmaniye Kulübü adına on bin kişilik bir güruha şöyle seslenmişti: “Ey hür Osmanlılar! Hür Vatandaşlar! Dinimiz muhtelif, mezhebimiz birdir. Hepimiz hürriyet mezhepdaşlarıyız.
Bir adam, 31 Temmuz 1908’de, Taksim Belediye Bahçesi’nde, Meşrutiyet-i Osmaniye Kulübü adına on bin kişilik bir güruha şöyle seslenmişti: “Ey hür Osmanlılar! Hür Vatandaşlar! Dinimiz muhtelif, mezhebimiz birdir. Hepimiz hürriyet mezhepdaşlarıyız.
Kilise ve havraların elektriği Diyanet'ten
Akil İnsanlar Ermeni köyünde halay çekti
Akil İnsanlar Akdeniz Bölgesi Heyeti, Samandağ'da Ermeni vatandaşların yaşadığı köyde halk oyunları ekibinin gösterisini izleyip halay çekti.
SOYKIRIM YAŞAYAN ANADOLU HALKLARINDAN VE İNANÇLARINDAN ÖZRÜMDÜR
Zeynep Tozduman
• Sizlerden,
soykırımdan günümüze değin, sessiz kaldığımız
her gün için özür dilerim.
• Anayurtlarınızdan, Deir-zor çöllerine tehcir adı altında
sürdürüldüğünüz için özür dilerim.
• 1,5 milyon insan Anadolu coğrafyasında
hunharca katledilirken, dedelerimizin katillerle işbirliği yaptığı için özür
dilerim.
Armenian National Committee of Canada | Comité National Arménien du Canada

This April 24th, Let's all remember together. For more
information, please visit the Armenian National Committee of Canada website or
Facebook page or send us an email. http://anccanada.org/
24 NİSAN 1915 ERMENİ SOYKIRIMINI ANIYORUZ BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu olarak, Şube Yöneticilerimiz, aktivistlerimiz ve tüm soykırım karşıtlarıyla birlikte bu yıl da 24 Nisan Ermeni Soykırımını anıyoruz. Anma programımız dahilinde 23 Nisan 2013 Salı günü saat 19:00’da “1915 Öncesi Osmanlı’da Süryani Yaşamı” başlıklı bir sergiyi Dernek salonumuzda açacağız. 1915 yalnızca Ermeni soykırımını değil, aynı zamanda Süryanilerin de Seyfo adını verdiği Süryani soykırımını temsil ediyor.
Commemorating the 98th Anniversary of the Armenian Genocide
On April 24, Armenians around the world will commemorate
the 98th anniversary of the Armenian Genocide. Armenian Martyrs’ Day will be
observed at St. Leon Armenian Cathedral with the celebration of the Divine
Liturgy at 6:30 pm. “April 24, 1915, has been our people’s woeful path to
Golgotha. However, April 24th is also the Armenian people’s vision of the
nation’s Resurrection,” said His Eminence Archbishop Hovnan Derderian, Primate
of the Western Diocese of the Armenian Church of North America.
Yakup Tahincioğlu Vefat Etti
Tahincioğlu Holding ile Kent Gıda Maddeleri Sanayi ve
Ticaret AŞ’nin Onursal Başkanı Yakup Tahincioğlu, hayatını kaybetti...Tahincioğlu,
25 sene Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu üyeliği de yaptı.
MAREV (Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı), Deyrulzafaran Manastırı Bakım, Onarım
ve Yaşatma Derneği başta olmak üzere pek çok vakıf ve dernekte muhtelif
görevler de aldı. Ayrıca İstanbul Süryani Ortodoks Vakfı'nın Yönetim Kurulu
Başkanı olan Tahincioğlu 2011’de yayınlanan ‘Tarihleri, Kültürleri ve
İnançlarıyla Süryaniler’ kitabını da kaleme aldı.























