İngilizce'de Halloween olarak
bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim Hristiyan dünyasında
neden kutlanıyor? Halloween kelimesi nereye dayanıyor? Cadılar bayramı nedir ve
neden Hristiyan dünyası için bu kadar önemli? İngilizce’de Halloween olarak
bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim, bütün Hristiyan
dünyasında kutlanıyor. Cadılar Bayramı'nın kökleri aslında Pagan döneme ve
sonrasında ilk Hristiyan uygulamalarına kadar gidiyor. Başlarda hasat zamanının
bitmesi ve kışın başlamasını temsil eden Cadılar Bayramı, Hristiyanlığın
etkisiyle beraber bambaşka bir anlama kavuşmuş özel bir gün.
Kısa Türkiye Cumhuriyeti tarihi
Yılmaz Murat Bilican / YBILICAN@aci.k12.tr
Cumhuriyet kurmak, bugünlere taşımak. Hem de hiç kolay olmadı, Önce bir millet yaratmak, millet
olmak gerekiyordu.Yüzyıl başlarında İttihat ve Terakkiyle filizlenmişti
milliyetçi düşünceler, topraklarımızın her şeyden önce “homojenleştirilmesi“
gerekiyordu. 1914-20 yılları arasında Süryani’lere, 1915’te Ermeni’lere yapılan
soykırım, bu doğrultuda yapılmış önemli ve başarılı olmuş projelerimizdi. İmparatorluktan
elde kalan topraklarda tam bir egemenlik sağlamak için, hem nüfus hem de
ekonominin Türk’leştirilmesi şarttı. Kurtuluş Savaşı sonunda, üç buçuk yıldan
sonra işgalden kurtardığımız İzmir’de, nüfusun çoğu gayrimüslimdi ve ekonominin
neredeyse tamamını ellerinde tutuyorlardı. Nooldu? Günlerce yandı İzmir, yangın
sonrası İzmir’in Rum; Ermeni ve levantenlerden oluşan gayrimüslim nüfusundan
kimse kalmadı.
Osman Baydemir’in hayali Erivan’da gerçekleşti
Osman Baydemir, "Çocukluğumdan beri hem ailemizde hem de çevremde Ermenilere yönelik Soykırım olduğunu duyduk. Dedelerimiz ve ninelerimizin Ermenilere yönelik Soykırıma ilişkin hikayeleriyle büyüdük. Aynı zamanda 1915 Soykırımı sonrasında Kemalistler aynısını Kürtlere yönelik olarak da devam ettirdiler. Ben şu anda ölümüme dek gerçekleştirmem gereken hayalimi gerçekleştiriyorum. Bunlardan biri Soykırım Müzesinde olmak; hayatını kaybedenlerin acısını hissetmek ve paylaşmak ve aynı zamanda Ermeni halkına mesajımı, kötü anlamda siyasi hüznümü nakletmektir... İlk elde tarihle yüzleşmeli ve Ermeni Soykırımını tanımalıyız; ikincisi özür dilemek, üçüncüsü tazminat koşullarını netleştirmektir, dördüncüsü Batı Ermenistan’da yaşayan tüm Ermenilerin torunları, torun çocukları atalarının topraklarına geri dönmeliler. Kin ve nefret hislerinden kendimizi uzak tutmalıyız. Ancak Ermeni katliamcılarını ve Soykırımını asla unutmamalıyız; mücadelemizi önemsemeliyiz. Bunun için gelecek nesillere çözülmüş meseleleri miras bırakacağız.
İsmail Beşikci’ye Ermenistan’da Gevorg Surenyants nişanı takıldı
Batı Ermenileri Kongresi ve Erivan Devlet Üniversitesi
İsmail Beşikci’ye Ermeni soykırımı üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı Gevorg
Surenyants nişanı taktı. Batı Ermenistan Kongresi’nin davetlisi olarak sosyolog
yazar İsmail Beşikçi, Diyarbakır eski Belediye Başkanı Osman Baydemir ve İsmail
Beşikci Vakfı Başkan Yardımcı Av. Ruşen Arslan, Ermenistan’a ziyarette
bulundular. Ziyaret sırasında Batı Ermenileri Kongresi ve Erivan Devlet
Üniversitesi Beşikci’ye Ermeni soykırımı üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı
Gevorg Surenyants nişanı taktı.
Harabeye dönen cami ve kiliseye restorasyon
Elazığ'ın Palu ilçesinde 8 asır önce 100 metre arayla
yaptırılan ancak günümüzde harabeye dönen cami ve kilise restore edilecek… Palu
Belediye Başkanı Dağoğlu, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, Ermeni
cemaatine 8 asır hizmet etmiş bir kilisedir. 1970'lere kadar girişi ve
resimleriyle Canlı olan kilise, daha sonra tahrip edilmiştir. Burada define
avcıları ciddi anlamda tahribat yapmış ve yerel halk olarak sahiplenmemişiz.
Ermeni cemaatiyle görüşerek 2015-2016 yıllarında buranın da onarımına
başlanacağını umuyorum. İnşallah bunu başarırız ve Ermeni komşularımızla,
dostlarımızla tekrar Palu'da buluşuruz.''
Dışişleri Ermeni Soykırımının tanınması yönündeki çalışmalarına devam edecek
Ermeni Soykırımının 100. Yılına ilişkin çalışmaların
büyük kısmı bu ve geçtiğimiz yıl gerçekleştirildi, bu yönde çalışmalara devam
ediyoruz. Açıklama 30 Ekim’de Millet Meclisinde 2015 Bütçe Tasarısına ilişkin
görüşmeler esnasında Ermenistan Dışişleri bakanı Şavarş Koçaryan’dan geldi. Koçaryan,
ancak bunun 24 Nisan 2015’ten sonra bu etkinliklerin sona ereceği anlamına
gelmediğini belirterek ″Tüm 2015 yılı esnasında ısrarlı çalışmalar
gerçekleştireceğiz″ dedi.
Büyükelçi Coşkun: Sözde Ermeni Soykırımı İddialarıyla Mücadelede Türk Diasporasına Büyük Görevler Düşüyor
Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi İsmail Alper Coşkun,
sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı mücadelede Türk diasporasına büyük bir
vazife emanet edildiğini söyledi.Azerbaycan merkezli Trend Ajansı’na konuşan Coşkun, “Batı
ülkelerinde hem Türkiye hem de Azerbaycan’ın tarihlerine ilişkin yanlış
anlaşılmaların en büyük sebeplerinden biri de bazı diaspora güçlerinin Türk
dünyası aleyhindeki aktiviteleridir” diye konuştu.
Dink Sanıkları "Suç Örgütü"nden Yeniden Yargılanacak
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Hrant Dink cinayeti
davasında Yargıtay kararına uymaya karar verdi. Bu durumda sanıklar cinayetten
sekiz yıl sonra "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmakt"an
yeniden yargılanacak.
Bir tarih hazinesi yok oluyor!
Adil Harmancî
Van (Rûdaw) - Hoşap Kalesi, Çavuştepe Höyüğü ve bölgenin
en büyük Açık Hava Müzesi’yle tanınan Van’ın Gürpınar ilçesi aynı zamanda Çil
Aş’larıyla da (40 değirmen) ünlüdür. Ancak üzerinde 3 yıldır su kesilen tarihi
değirmenler şimdi yok olmayla karşı karşıya. Tarihi kaynaklara göre, Ermeniler tarafından Gürpınar’ın
Değirmendüzü Mahallesi´ne yapılan 40 değirmen (Çil Aş) birkaç metre aralıklarla
yan yana duruyor. 2010 yılına kadar 15 tanesi faal olan değirmenler son 3
yılda üretim yapamaz duruma geldi. Bazı değirmenler evlere dönüştürülürken,
geri kalanlar ise yıkılmaya terk edilmiş durumda.
Chicago Parish Marks 50 Years
Parishioners of the St. Gregory the Illuminator Church of Chicago, IL, celebrated their 50th anniversary at the church's current location, during the weekend of October 17-19. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), visited the parish to ordain acolytes, meet with community members, and take part in the celebratory banquet on Sunday.
Ermenilerin Osmanlı’daki Altınlarını Fransızlar Gaspetmiş!
Alman bankalarına yatırılan 6.5 milyon Osmanlı altın
lirasına konan müttefiklerden Fransa şimdi ne yapacak? Kimsenin parası
Osmanlı’da kalmadı. Ermenilere ait taşınmazlardan elde edilen 5 milyon Osmanlı
altınına İngilizlerin el koyduğunun ortaya çıkması büyük yankı uyandırdı. İngilizlerin
zorunlu göçe tabi tutulan Ermenilerin taşınmazlarının satışından elde edilen 5
milyon Osmanlı altınına el koymasının ortaya çıkması büyük yankı uyandırdı. Osmanlı’nın göç eden Ermenilere paralarını ödediğine
dair arşivlerde binlerce makbuz bulunduğunu belirten uzman tarihçiler
“Osmanlı’da kimsenin parası kalmadı” fikrinde birleşti.
23 yıl çalıştım 23 yıl sigortam çıktı; çünkü patronum Yahudi'ydi” dedi, Türklüğümden utandım
Kerim Korkut
Milletimle ilgili üçkâğıtçılık, dalavere söylentileri
öteden beri beni rahatsız eder… Yahu biz bu kadar hırsız bir millet miyiz? Yukarıdaki
ifadeyi bir Türk’ün yanında çalışan birinden bugüne kadar duymadım. Hep işte
“Ermeni bir patronum vardı, şöyle iyi adamdı…” diye anlatılır. Bu ülkede
Ermeni, Rum, Yahudi ne kadar işveren var ki… Gerçi onların hepsi işveren. Yine
de belli sayıdadır herhalde. Binlerce Türk patronun arasında birkaç Rum, Ermeni
veya Yahudi’nin namı yürüyorsa bilmem ki ne demeli… Dikkat ediyor musunuz,
sahipleri Rum, Yahudi, Ermeni olan (yabancı demiyorum; çünkü onlar da bizden,
bizim insanlarımız) iş yerleri kolay batmıyor; en büyük krizlerde bile
direniyorlar. Ya bütün bu durumların bir nedeni olmalı?
Akmescit’te 'Ermeni soykırımı' anıtı kuruluyor
Akmescit / Simferopol (QHA) - Kırım Ermeniler Derneği
Başkanı Vagarşak Melkonyan, Akmescit’te sözde Ermeni soykırım kurbanları
anıtının inşaatının başladığını bildirdi. Vagarşak Melkonyan, krymedia.ru sitesine yaptığı
açıklamada, anıtın Akmescit’te Russkaya sokağında bulunan Ermeni mezarlığı
içindeki şapel yanında inşa edildiğini belirtti.
Ermenistan yurttaşları daha kolay AB vizesi alıyor
AB ve Ermenistan arasında Vize Kolaylığı Rejimi
Anlaşmasının imzalanması sonrasında 3 önemli değişiklik geçekleşti. AB vizesi
almak Ermenisyan yurttaşları daha kolay, ucuz ve hızlı olmakta. Açıklama bugün
29 Ekim’de «Vize Kolaylığı Rejimi Anlaşması Gözlem Sonuçları Raporu»nun tanıtmı
esnasında Nikolay İsraelyan’dan geldi.
Sizinkiler Aşkale’ye sürüyordu bunlar ‘Başdanışman’ yapıyor!
Ahmet Kekeç / akekec@stargazete.com
Sizinkiler “Afedersiniz Ermeni” demezlerdi. Bodoslamadan
giderlerdi... “Saf Türk olmayanın bu ülkede hiçbir hakkı yoktur” derlerdi. Ve
eklerlerdi: “Onlar sadece hizmetçi ve köle olma hakkına sahiptirler.” Başbakanınız
daha da ileri giderdi: “Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları
Türkleştirecek, Türklere ve Türkçülere karşı çıkanları yok edeceğiz...” Sevinmeniz
gerekmez mi? Sizinkiler, Ermeniler için “Varlık Vergisi” salıyordu, vergisini
ödemeyenleri Aşkale’ye, çalışma kampına sürüyordu... Bunlar (yani “Afedersiniz
Ermeni” diyenler), Başbakan başdanışmanlığına getiriyor. Madem Etyen
Mahçupyan’ın kimliğiyle danışmanlığı arasında bir bağlantı kurdunuz, bu sonuca
sevinmeniz gerekmez mi? (Etyen'in pejoratif dediği solun ve entelektüelliği bir şarlatanlık pratiği haline getirmiş laik ve sol olarak nitelediği grupların saldırmasına şaşılmaz. HYETERT)
Erivan ve Amman kardeş kent oldular; Kardeş Kent Anlaşması imzalandı
Resmi ziyareti çerçevesinde Ürdün’de bulunan Ermenistan
cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve beraberindeki heyette bulunan Erivan Blediye Başkanı
Taron Margaryan ve Amman’lı mevidaşe Belediye Başkanı Akel Biltaj, Erivan ve
Amman’ın Kardeş Kent İlanına ilişkin
Anlaşmayı imzaladılar.
Serj Sarkisyan, Ürdün kralıyla buluştu
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Ürdün kralı Abdullah II bin
el-Hüseyin el-Haşimi’nin davetiyle bugün Ürdün’e resmi ziyarette bulundu.Kraliyet sarayında cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve Ürdün
kralı Abdullah II bin el-Hüseyin el-Haşimi’nin özel görüşmesi gerçekleşti.
Ermenistan cumhurbaşkanı, Kral Abdulah II’ye ziyarei esnasında Ermemi
Delegasyonuna gösterilen sıcak misafirperverlik için teşekkür etti.
Edward Nalbandyan’ın Paris sonrası basın brifingi
Bu buluşmanın Rusya cumhurbaşkanı inisiyatifi ve
katılımıyla Soçi’de gerçekleşen buluşmanın devamı olduğunu dikkate almalıyız;
bu (buluşma) sınır ve tampon hattaki gerilimi oldukça deşarj etti. Aynı zamanda
Newport’ta Birleşik Devletler Dışişleri Bakanlığı inisiyatifiyle gerçekleşen
buluşmanın devamıydı. Bu buluşmalar dizisi, AGİT Minsk Grubu Troyka eş başkanları
formatının, ortaya çıkan kimi güçlüklere karşın, oldukça işlevsel format olarak
kalmaya devam ettiğini göstermektedir. Troyka eş başkanları ortak çabalarına
devam etmekteler; bugünkü buluşmaya hem Ermenistan ve Azerbaycan
cumhurbaşkanları, hem de Ermenistan, Azerbaycan ve Fransa cumhurbaşkanları
buluşmalarına katılmak üzere, eş başkanların
da davet edilmesi bunu ortaya koymaktadır.
Minasyan: Türkiye, Ermenistan, Rusya, Almanya arasında köprü olmak...
Yerevan Üniversitesi Turizm Topluluğu Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Robert Minasyan; “Aktaş Sınır Kapısı’nın açılması ile Kars’ta 5-7 gün arası konaklama yapılabileceğini, Türkiye, İran, Suriye, Gürcistan, Ermenistan, Almanya tur operatörleriyle görüştüğünü ve Türkiye – Ermenistan-Rusya-Almanya arasında köprü olmak istediğini” vurguladı. Prof. Dr. Minasyan, Rusya ile Almanya arasındaki politik sorunun çözülmesi ile çok rahatlıkla gidip gelebildiklerini, Türkiye-Ermenistan içinde aynı temennilerde bulunduğunu ve herhangi bir siyasi kimliğinin olmadığını, turizm elçisi olmak istediğini dile getirdi.
Ermeni Kahvesi
Maxime K. Yevadyan
Kahvenin kökeni. Her şeyden önce bilmemiz gerekir:
kimilerinin gücüne gitse de, kahveyi Ermenilerin icat etmediği belli; hem zaten
Türklerin de buldukları bir şey değil. Bitkinin geldiği yer Etiyopya.
Ermenistan’dan (295) birkaç yıl sonra, 350’lere doğru Hıristiyanlığı kabul eden
bu kadim imparatorlukta kahve tüketimi gerçek bir kutsal törenselliğe sahiptir.
Bu ülkede kahve, boş yere ve hiçbir zaman hazırlığını dualar ve kutsal
davranışlarla süslemeksizin içilmez; telvesi sayesinde, içimden sonra sıra
kehanet meclislerine gelirdi.
Rene Pure: İzmir ’in Akıbeti
Fransız gazeteci, yazar Rene Pure 1922 ’de “İzmir ’in
Akıbeti” belgesel kitabını Paris’te yayınlamıştır. Bilindiği gibi Sevr
Anlaşması 10 Ağustos, 1920’de imzalanmış, ancak Kemalistlerin Ankara hükümeti
Anlaşmayı tanımayıp, ayrıca Fransa, İtalya ve özellikle de Bolşevik Rusya’dan
(10 milyon Ruble değerinde altın, silah ve cephane) aldığı destekle Kilikya’da
Ermenilere, Doğuda Ermenistan Cumhuriyeti ’ne, Batıda ise Yunanlılara karşı
saldırıya geçmişti. 1922’de Kuva-i Milliye güçleri İzmir’e girdi ve şehri ateşe
verdi. İzmir kıyımı nitelik ve vahşet bakımından Abdülhamid dönemi katliamları
ile Ermeni Soykırımının bariz bir uzantısıydı.Bu kıyımın gerçekleştirilmesine, niteliği itibariyle,
kuşkusuz, tamamen Ermeni karşıtı olan ve 16 Mart, 1920’de imzalanan Moskova
Anlaşması büyük olanak sağlamıştır.
1861 Şam Katliam
Mark Twain (1835 – 1910)
Amerikalı ünlü yazar. Eserleri dünyada, Ermenice de
dahil olmak üzere, birçok dile tercüme edilmiştir. 1867 ’de Mark Twain, henüz
32 yaşında genç bir gazeteciyken, “Sacramento Union” Gazetesinin muhabiri
olarak “Quaker-City” gemisiyle, altı aylığına Avrupa yolculuğuna çıkar… Twain’in
Şam (o dönemde Osmanlı sınırları içinde yer almaktaydı) hakkındaki makalesi,
1861 Şam Katliamı’na ayrılmıştır. Makalenin dikkatinize sunmakta olduğumuz
bölümü, yazarın 12 ciltlik “Toplu Eserlerinin” Rusça tercümenin birinci
cildinden (Moskova, “Gosizdat”yay, 1959, s. 436) alınmıştır… Daha sonra bize
Şam’da Türklerin 1861 ’de katletmiş olduğu beş bin Hıristiyanın mezarlıklarını
gösterdiler.
Fedon'dan bomba bomba açıklamalar
Rum ve Ermeni asıllı Türk şarkıcı Fedon Kalyoncu sosyal
paylaşım sitesinden kendisi hakkında yapılan eleştirilere çok sert yanıtlar
verdi. Fedon Kalyoncu açıklamalarında 'Bana duygu sömürüsü yapıyor diyorlar.
Duygu sömürüsü yapacak en son kişi benim. Çünkü ben Ermeni asıllıyım ve
Türklere en çok nefret duyan millet derseniz onlarda Ermenilerdir. Ben Ermeni
asıllı olmama rağmen 'TÜRKÜM' diyorum. Bu şerefsizler bana hala sataşıyor. Bu
arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun' ifadelerini kullandı.( Doğru söze ne denir? Ermeni değil ama Ermeni asıllı olduğu doğru. HYETERT)
Ermeni amcamın peşinden - III
Kalmak, gitmek, kaldığına ya da gittiğine pişman olmak;
gidilen yeri bırakılan yere, bırakılan yeri gidilen yere değişmek…Bu, buradaki
son yazım sevgili okur, ama neredeyse kendimden hiç bahsetmedim, değil mi? “Gündem”denen
ve kendimi bildim bileli sevdiklerimi alan vahşeti iyice koyulaştırmaya yarayan
gündelik gerçekliğe bulaştığımı görmedin, değil mi? 53 hafta boyunca seni “olay
mahalli”ne götürdüm, benim gözlerimle bakmanı istedim. Bu devirde kim kime gözlerini
verir ki?
Mahçupyan'dan Kürtlere flaş mesaj
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, "A Takımı"na
sürpriz bir şekilde dahil olan, kamuoyunun paralel yapıya karşı tavrı ile de
yakından tanıdığı Ermeni yazar Etyen Mahçupyan, Al Jazeera'den Gonca Şenay'a
verdiği röportajda “Kürtler için de başkaları için de bundan daha iyi bir
Hükümet bulma ihtimali yok” dedi. Özellikle Ermeni aydınlar ve yazarlar
tarafından oldukça eleştirilen Mahçupyan'a Başbakanlık Başdanışmanlığı teklifi
bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan geldi. (Eleştiren Ermeniler Mahçupyan’ın
palyaço ve parazit dediği Ermeniler ile pejoratif solun parçası olan Ermeniler. Bu da doğal. HYETERT)
ՅԱՆՈՒՆ ՃՇՄԱՐՏՈՒԹԵԱՆ
Մայր Աթոռի տեղեկատուական
համակարգի տնօրէն՝ Վահրամ Քահանայ Մելիքեան, ինչպէս անցեալին, նոյնպէս եւ այսօր, կը
փորձէ շփոթի մատնել հասարակութիւնը իր անճիշդ եւ իրականութեան չհապատասխանող յայտարարութիւններով,
չըսելու համար սուտերով: Յստակեցնենք մեր տեսակէտները, որպէսզի մեր ազնիւ ընթերցողները իմանան ճշմարտութիւնը:
What Happened and Why – The Denial of State Violence
Fatma MügeGöçek, Professor of Sociology and Women’s Studies at the University of Michigan, will be the guest of the USC Institute of Armenian Studies at a lunch-time conversation to be held on Wednesday, November 5, 2014, at 1:15 p.m. at the Ground Zero Coffeehouse, on campus. Entitled “What Happened and Why – The Denial of State Violence,”
USC INSTITUTE OF ARMENIAN STUDIES
USC INSTITUTE OF ARMENIAN STUDIES
"Kemalizmden Kopuş Yaşanmadıkça Yeni Bir Cumhuriyet Olamaz"
Haluk Kalafat
Doç. Dr. Vahap Coşkun dünden bugüne cumhuriyeti genel
perspektifler ve değişimlerle numaralandırma ve "Yeni Türkiye"
anlamında değerlendiriyor… Kemalist proje, yaklaşık bir asırdır bu topraklarda
tatbik ediliyor. Bu süre zarfında, kendi amaçları doğrultusunda, önemli
“başarılar”a ulaştığı göz ardı edilemez. Mesela, gayri-Müslimleri –çeşitli
yollarla- tasfiye etti. Türk olmayan Müslüman grupların önemli bir kesimini
Türklük dairesinin içine aldı, onların Türklüğü benimsemelerini sağladı.
Bununla birlikte Kemalist Cumhuriyet hayal ettiği toplumu yaratamadı;
milliyetçi ve laikçi umdeler etrafında biraraya gelmiş mono-blok bir toplumu
meydana getiremedi… Kimileri ise, anayasa değişikliklerinden ziyade sistemin
temelinde yer alan ideolojiye odaklanmamız gerektiğini belirtiyorlar. Buna
göre, Cumhuriyet Kemalist ideolojiye dayanıyor ve Kemalizm halen anayasal
sistemin temeli olmaya devam ediyor. Dolayısıyla Kemalizmden tam manasıyla bir
kopuş yaşanmadığı müddetçe yeni bir Cumhuriyet’ten söz edilemez
Papa: Evrim teorisi yaratılışla çelişmiyor
Övgü Pınar
Vatikan’daki Papalık Bilim Akademisi’nde bir konuşma
yapan Papa Francesco, “Bugün dünyanın kökeninin dayandırıldığı Büyük Patlama
(Big Bang), ilahi bir yaratıcının müdahalesi fikriyle çelişmiyor, aksine bunu
gerekli kılıyor” dediPapa, “Doğanın evrimi, yaratılış kavramına ters düşmüyor,
çünkü evrim teorisi de evrimleşen varlıkların yaratılmış olmaları ön koşulunu
gerektiriyor” diye konuştu. Öte yandan bu Büyük Patlama ve evrimleşme süreçlerinin
tesadüfi olmadığını, ilahi bir iradenin ürünü olduğunu söyleyen Papa şöyle
devam etti: “Yaradılış hikayelerini okuduğumuzda Tanrı’yı elinde
sihirli değneği olan ve her şeyi yapabilen bir büyücü gibi hayal etme
yanılgısına düşebiliyoruz. Ama öyle değil. Tanrı varlıkları yarattı ve onları
kendisi tarafından her birine bahşedilen kurallar çerçevesinde gelişmeye açık
halde bıraktı, gelişmeleri ve kendi bütünlüklerine erişmeleri için. Yaratılış
süreci bu şekilde yüzlerce, binlerce yıl içinde ilerledi ve sonunda bizim bugün
bildiğimiz haline ulaştı.”
Brüksel buluşmasında Ermenistan-AB yeni müzakereleri söz konusu değil
AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı elçi Traian Hristea, ″Ermenistan-AB
ilişkileri yeni çerçevesi nasıl olacak?″ sorusuna elçi ″İlk elde söz konusu
olanın müzakerelere ilişkin olmadığını altını çizmek isterim. Biz Ermenistan’ın
yeni yükümlülükleriyle uyumlu alanlarda ikili ilişkileri incelemek arzusundayız.″şeklinde
yanıtladı.
Finalists Announced For ADAA 2014 Saroyan Prize
(Los Angeles) - The Armenian Dramatic Arts Alliance
(ADAA) is proud to announce the finalists for the 2014 $10,000 William Saroyan
Prize for Playwriting in Human Rights/Social Justice:
Carla Cooks The War, by Laura Maria Censabella
I Am Not Mine, by Sevan Kaloustian-Greene
Manahatta, by Mary Kathryn Nagle
Fransa'da Azarbaycan- Ermenistan zirvesi
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande Elyse Sarayında
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serge
Sarkisyan ile Dağlık Karabağ sorununa görüşmek için akşam yemeğinde bir araya
geldi.Fransa Cumhurbaşkanılığı resmi internet sitesinde görüşme ile ilgili
yapılan açıklamada, Paris Zirvesi ile Ermenistan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanları
arasında doğrudan diyaloğun yeniden başlatığı ve Cumhurbaşkanı Hollande'nin iki
tarafa da gerginliği azaltma çağrısında bulunduğu belirtildi.
Amacımız Ermenistan’ı global kuyumculuk merkezine dönüştürmek
Başbakan Hovik Abrahamyan bugün Meridian Expo-Merkezinde
«Ermenistan: Bölgesel Kuyumculuk Merkezi» Yatırım Forumunun açılışında hazır
bulundu… Başbakan Abrahamyan şahsı ve hükümeti adına forum organizatörlerini,
katılımcıları ve konukla kutladı, bunun Ermenistan kuyumculuk sektörünün
gelişimine ve yatırımların cezp edilmesine katkıda bulunacağını ifade etti.
Abrahamyan kuyumculuğun Ermenistan’da çok eski dönemlerden itibaren gelişmiş
olduğunu ve Ermeni kuyumcuların çalışmalarının tüm dünyada tanınmış olduğunu kaydetti…
Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğine (AEB) üyeliğinin Ermenistan’da
kuyumculuğun gelişimi için yeni bir teşvik unsuru olacağını, bunun yerel
firmalar için pazarlarını genişletme ve kaliteli hammadde teminine olanak
sağlayacağını ifade etti.
Azınlık okullarına pozitif ayrımcılık
İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, azınlık
okullarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 36'sı Ermeni, 18'i Rum,
5'i Musevi ve bu yıl açılan Mor Efrem Süryani Anaokulu dahil toplam 60 azınlık
okulunun İstanbul'da aktif olarak eğitim verdiğini söyledi. Azınlık
okullarının, ilkokullarda bin 154 öğrenciyle yüzde 30, ortaokullarda bin 123
öğrenciyle yüzde 47 doluluğa sahip olduğunu aktaran Yıldız, azınlıklara ait
liselerin ise 909 öğrenciyle yüzde 34 doluluğa sahip bulunduğunu açıkladı.
Yıldız, bu yıl uygulanan ve azınlık okulları ile bu okullara giden öğrencilerin
faydalandığı "teşvik" konusuna da işaret ederek, "12 mevcudun
üzerindeki şubelere teşvik verilir" şartının azınlık okullarında
uygulanmadığını, bu anlamda devletin pozitif ayrımcılık yaptığını ifade etti.
Küba'da 55 yıl sonra Katolik kilisesi
Küba hükümeti, 55 yıl aradan sonra ülkede bir Katolik
kilisesi inşa edilmesine izin verdi. Pinar del Rio bölgesinin batısındaki
Sandino'da inşa edilecek kilisenin finansmanı, Florida'nın Tampa kentindeki
Katolikler tarafından sağlanacak. Katolik Kilisesi yayınlarından
"Hristiyan Yaşamı"nda yer alan değerlendirmeye göre, 200 kişi
kapasiteli kilisenin inşasına izin verilmesi, Küba ve Katolik dünyası
arasındaki ilişkilerde yeni bir adım olarak görülüyor.
Ermeni filmleri «İpek Yolu» Film Festivalinde ödül kazandı
Çin’in Saanxi eyaleti
Xi’an kentinde sona eren
I.Uluslararası İpek Yolu Film Festivalinde Ermeni filmleri yeni başarılara imza
attılar. Vigen Çaldıranyan’ın «Sessizliğin Sesi» ve Jivan Avetisyan’ın
«Tevanik» filmleri ″Seyircinin sempatisi″ ödüllerini kazandılar.
Film et rencontre / Film ve söyleşi: "Un Ciel épicé" / "Bir tutam baharat"
Bir Tutam Baharat Film gösterisi ve söyleşi.
Fransız Kültür Merkezi 30 Ekim Perşembe günü saat 17:30
Fransız Kültür Merkezi 30 Ekim Perşembe günü saat 17:30
Giriş ücretsizdir. / Entrée libre.
Institut français de Turquie à Istanbul
İstanbul Fransız Kültür Merkezi
Istiklal Caddesi N°4 - Taksim - Istanbul
T : (00 90) (212) 393.81.11
www.ifturquie.org
Çok Kültürlülüğe Dönüş
Rahim Er /rahim.er@tg.com.tr
"Yurtta sulh, cihanda sulh", "Bir Türk
dünyaya bedeldir", "Ne mutlu Türk'üm diyene" gibi sloganların
arkalarda kaldığı zamanlardayız. Onların bugün Mehmet Emin Yurdakul şiirleri
kadar ağırlığı var. Şu gerçek şimdi net olarak görülmekte ki son bir asırda devlet,
kendi içine kapanmıştır. Herkes üstün ve herkes düşmandır. Böylece
"Türk’ün Türk’ten gayrı dostu yoktur!" iddiası dillere yerleşmişti.
Çok kültürlü zenginliğin yerini alan hamaset döneminin ömrü, 50 yıldan biraz
fazla sürdü… Unutmamalı biz, İslam âlemi son 3 asırda hiçbir keşfe imza
atamadık, fikir ihraç edemedik. Çok kültürlülüğümüzü muhafaza edebilseydik
bugün en namlı dünya markası yüksek teknoloji ürünleri bizim topraklarımızdan
dünyaya yayılacaktı.
Eser Karakaş: Cami, kilise, dindarlık ve vergi
Çok farklı iki laiklik ya da sekülerlik modeli: Türkiye
ve ABD Türkiye, malum, anayasasının ikinci maddesinde laiklik ilkesinin bir
anayasal ilke olarak yer aldığı ama aynı zamanda bu ilkenin iyi tanımlanmadığı,
anayasanın ilgili maddesinin de, 24. Madde, bir dizi boş laf ettiği bir ülke… ABD
türü laiklik ise, onlar laiklik kelimesinden çok sekülerlik kelimesini tercih
diyorlar, 18. Yüzyılın sonundan kalma bir anayasal ek (first amendment), ile
işi götürüyorlar ve laiklik ya da sekülerlik kavramını kamu parasının herhangi
bir inanca tahsis edilememesi konusuna indirgiyorlar… Çok net ifade ediyorum,
benim de laiklik ya da sekülerlik tercihim, yani vatandaş-din-devlet ilişkisi
tercihim kamu kaynaklarının, parasının inançlar karşısında MUTLAK TARAFSIZLIĞI ilkesine
çok daha uyuyor…2015 seçimleri sonrası yapılacağını umduğum yeni anayasa önemli
bir fırsat olabilir.
Politik azınlıklar ve matematik azınlıklar
Ulusun resmi dili olmaz; herkesin ana dilinde eğitim hakkı
olur (ana dilini öğrenme hakkı değil, bu bir azınlık hakkıdır) okullarda
herhangi bir dilin edebiyatı değil; tüm dillerden eşit sayıda temsilcinin bir
araya gelerek belirlediği bir kurulun hazırladığı (yani ne Türk, ne Kürt, ne
Ermeni, ne Çerkez, ne Süryani, ne Rum vs. ama hepsinden biraz.) bir edebiyat
kitabı okutulur. Herkes kendi ana dilinde ama aynı edebiyat kitabını okur.
Tarih kitabı da öyle hazırlanır. Her dilden, dinden, kültürden tarihçilerin
ortaklaşa hazırladığı ne Türk, ne Kürt, ne Yunan, ne Ermeni vs. tarihi olmayan
bir Tarih. Tabii herkes bu aynı tarihi, tıpkı aynı fiziği kendi ana dilinde
okuduğu gibi, kendi ana dilinde okur. Dil sadece bir araçtır, içeriği
belirlemez. Bu sistemde okullar ayrı değildir. Bu fiziksel bir ayrılık olarak
anlaşılmamalıdır, içeriksel bir ayrılık yoktur. Herkes aynı eğitimi kendi ana
dilinde görür. Dilin (aynı şekilde dinin, kültürün vs.) politik bir anlamı
yoktur. Devlet Dil körüdür veya diller karşısında tarafsızdır. Böyle bir ülkede
politik azınlık olmaz; çünkü artık politik olarak tanımlanmış bir çoğunluk
yoktur.
Volınkin, "Ermenistan'ın Avrasya Ekonomi Birliği'ne üye olması doğru bir stratejik karardır
Rusya Büyükelçisi Volınkin, "Ermenistan'ın Avrasya
Ekonomi Birliği'ne üye olması doğru bir stratejik karardır. Bu karar diğer
ülkelerle işbirliği yapma imkanının tamamen kapatılması anlamına gelmiyor.
Örneğin, Rusya hem Avrupa Birliği ülkeleriyle hem de Avrasya Ekonomi Birliği
üyeleriyle işbirliği içerisindedir."dedi… Ter-Petrosyan'ın sözleri hakkında yorum yapan Rusya Büyükelçisi,
"Bir kişi dışında muhalefetten kimse bu duruma karşı değil" dedi.
Ermenistan’da Yunanistan Ermenileri Günleri düzenlenmesi önerildi
Diaspora bakanı, ″Diaspora Bakanlığı Ermenistan’da farklı
ülkeler Ermeni Toplumları Günleri düzenlemektedir; bunlar farklı ülkelerde
yaşayan soydaşlarımız tarafından Ermeni değerlerinin muhafazasına katkıda
bulunan faaliyetlere ilişkin özgün bir bilançodur″ dedi. Bakan Hakobyan,
Yunanistan elçisine Ermenistan’da «Yunanistan Ermenileri Günleri»
düzenlenmesini önerdi. Bakanın samimi kabulü için teşekkür eden elçi Ioannis
Taghis, Diaspora’yla yürütülen çalışmalarda iki ülke deneyim paylaşımının
önemine dikkat çekti. 2015 yılında Ermeni Soykırımının 100. Yılına yönelik
etkinliklere Yunanistan Heyetinin katılımı değerlendirirken, bakan Hakobyan,
Ermeni Soykırımının tanınması, kınanması ve sonuçlarının giderilmesi her şeyden
evvel dünyada herhangi bir diğer millete ve ülkeye yönelik benzeri cürümlerin
işlenmesini engelleyeceğini belirtti.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, Hollande’la görüştü
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Fransa
Cumhurbaşkanı François Hollande’la Elysee Sarayı’nda bir araya geldi. Fransa
Cumhurbaşkanı François Hollande, temaslarda bulunmak üzere Paris’e gelen
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ı Elysee Sarayı’nda resmi törenle
karşıladı.
Yukarı Karabağ zirvesi
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, bugün Elysee
Sarayı'nda önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ardından Ermenistan
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüşecek. Fransa, Ermeni işgali altındaki
Yukarı Karabağ sorununun görüşüleceği zirveye ev sahipliği yapıyor. Gün boyu
devam edecek görüşmelerin ardından üç lider, akşam Elysee Sarayı'nda verilecek
kapanış yemeğine katılacak.
’40 Kapılı Şehir’ UNESCO Dünya Miras listesi için hazırlanıyor
Kültür ve Turizm
Bakanlığı, Ermeni hükümdarlarına başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti’nin, UNESCO
Hayat Miras Listesi’ne girmesi amaçlı çalışmaları hızlandırdı. Bakan Ömer
Çelik: “Kültürel ve tarihi değerlere, hayat tarihinin Geçmiş zamanda
ehemmiyetli bir kısmını yaratan ve geleceğe değin kısmında ehemmiyetli bir rol
üstlenen bir ulus olarak sahip çıkıyoruz.” Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermeni
hükümdarlarına başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti’nin, UNESCO Hayat Miras
Listesi’ne girmesi amaçlı çalışmalarını hızlandırdı. Bakanlığın
çalışmaları sonucunda, ’1001 Kilise’ ve ’40 Kapılı Şehir’ olarak adlandırılan
Ani Tarihi Kenti, 2012 seneninde UNESCO Hayat Miras Geçici Listesi’ne
alınmıştı. Son Olarak hedef 2016′da asıl listeye girerek insanlık mirasında hak
ettiği yeri bulması.
1915… 2015…
Ercan Jan Aktaş / sertavciya@gmail.com
24 Nisan 2015 tarihinde mesela Diyarbakır’da büyük bir
buluşma düzenlenebilir. Buluşma öncesinde Ermeni Soykırımı’na dair sözü,
çalışması, eylemi, etkinliği olan kişi, yapı ve de grupların katılacağı iki
günlük bir sempozyum olabilir. Bu sempozyum ile “evet Kürtlerden kimileri de bu
soykırımda yer almıştır, yanlıştır, özür dilenmelidir”in ötesinde pratik/somut
atılması gereken adımların konuşulması ve de bütün bunların pratik seyri için
mekanizmaların oluşturulması gerekir. Kobani’de başlayan ve Rojava ile bir
statüye bürünen halkların ve de inançların bir arada özgür yaşaması bütün bu
coğrafyanın bir parçası olan ve korkunç bir soykırım ile yaşadıkları
topraklardan koparılan Ermenilerin yaşadıkları kentlerin, sokakların tekrardan
bir parçası olması ile mümkündür. 1915 tarihinde bu coğrafyada yaşanan Ermeni
Soykırımı ile hepimiz kaybettik, bir yüz yıl sonra bu sefer halkaların özgürce
bir arada inşa edeceği bir hayat ile ancak özgürleşebiliriz. Bu coğrafyanın bu
adıma, söze, eyleme ihtiyacı var; bunun öncülük adımı da HDK ve de HDP’ye
düşer…
ASİMDER’DEN Etyen Mahçupyan’a Tepki
ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, "Sözde Ermeni
soykırımını tanıyan ve her köşe yazısında Türk halkını özür dilemeye davet
eden, Türk milletini her yazısında sözde Ermeni soykırımı yaptığını yazıp
gündeme taşıyan ve AGOS denen gazetede yazarlık yapmış ve ‘devlet içinde devlet
kuruyorlar, hükümeti devirecekler’ denen paralel yapının gazetesinde köşe
yazarlığı yapmış olan Ermeni asıllı Etyen Mahçupyan’ın Başbakan Başdanışmanlık
görevine getirilmesi üzücü ve endişe vericidir. (Yakında palyaçolar ve parazitle ile onların destekçisi yazar ve akademisyenler de ASİMDER'in yanında yer alırlarsa şaşılmaz. HYETERT)
Vatandaşlıktan Çıkarılan Ermeni Asıllı İki Kardeş, Asker Kaçağı Diye Aranıyor
Muğla'nın Marmaris ilçesinde yaşayan Ermenistan asıllı Türk
vatandaşı Susanna Margaryan'ın 30 yaşındaki Aras ve 24 yaşındaki Erkan Üstün
isimli iki çocuğu, vatandaş olduktan yedi yıl sonra herhangi bir talepleri
olmadan vatandaşlıktan çıkarıldı. Şimdi de asker kaçağı olarak aranan iki
kardeş, silinen vatandaşlıklarını geri almak için mücadele ediyor.
“Bız Bız Çur” veya Papazı dövdürtmeyecektik!
Cumhurbaş(ba)kanı Erdoğan Estonya dönüşü yine pejoratif
devlet aklıyla konuşmuş: "Kobani ile alakalı olarak, orası aslen,
Kürtlerin mi yoksa Arapların mı tartışmasına girmek istemiyorum. Ama işin
aslına bakarsanız, adı üzerinde, Ayn'el Arap'tır." Bu tarihsel dinamikleri hiçe sayan üstenci akıl ve
kolonyal rejim ağzının nasıl bir toplumsal yarılmaya yol açtığının
kavran(a)madığının en üst perdeden telaffuzudur. Ursula K. Le Guin'in "Yerdeniz Büyücüsü"
romanında, her şey ve herkesin bilinen ismi dışında sahih bir adı vardır ve bu
sahih adıyla çağırdığınız kişi veya nesne her koşul ve şartta çağrınıza yanıt
verir. Hadi biz de mağdur ve maktulün zalimle yer değiştirdiği
coğrafyamızda sahih adları çağıralım.
Office of Armenia’s Honorary Consul opens in Fresno
FRESNO -- The Office of the Honorary Consul of the
Republic of Armenia was solemnly opened in Fresno on October 20. Attending the
event were Armenian Ambassador to the US Tigran Sarkisian, Armenian Consul
General in Los Angeles Sergey Sarkisov, NKR Deputy Prime Minister Arthur
Aghabekian, Armenia’s Permanent Representative to Washington Robert Avetisian,
more than 400 representatives of community organizations, religious leaders.
Orhan Kemal Cengiz: Sevan Nişanyan neyin cezasını çekiyor?
Burası milyar dolarlık imar yolsuzluğu iddialarını içeren
dosyaların küt diye kapatıldığı bir ülkedir. Peki bu ülkede, nasıl oluyor da
bütün bunlara göz yuman yargının gözleri, söz konusu olan Nişanyan’ın eserleri
olunca fal taşı gibi açılıyor; savcılar, yargıçlar Nişanyan’ın sözde hukuka
aykırı inşaatlarını bir kuyumcu hassasiyetiyle ölçmeye başlıyor? Nişanyan bir
Ermeni olduğu için mi oluyor bütün bunlar? Dine hakaret ettiği iddiasıyla
açılan başka davalardan verilemeyen cezalar görünmez bir kanaldan bu tarafa mı
aktarılıyor? Yoksa o, arkasında bir
dayısı olmadığı halde hâlâ sivri dillilik yapanların başına neler geleceğini mi
temsil ediyor? Sahi Nişanyan neyin cezasını çekiyor?
Ermeni tarihçi: Bugün Kürtlerin durumu 100 yıl önceki Ermeniler gibi
Raymond Kevorkian, şu sıralar tüm dünyanın gözlerinin
üzerinde olduğu Kobani'nin de tarihini 2011'de yazdığı kitapta anlattı. “1915,
Diyarbekir ve Kürtler” konferansı için gelen Ermeni tarihçi Raymond Kevorkian,
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırısı altındaki Kobanê’yi 100 yıl önceki
Ermenilere benzetti. Kevorkian, “Kürtler kendi yaşadıklarının 1915 öncesinde
Ermenilerin başına gelenle aynı olduğunu fark ettiler. Kendilerinin de sosyal
yapıdan bir iç düşman olarak dışlandıklarını gördüler” dedi.
"Kürt Halkı Ermenilerin Mirasçısı Oldu"
Elif Akgül
İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve
Kürtler Sempozyumu'nda konuşan tarihçi Raymond Kevorkian Ermeni ve Kürt
halkları arasında çok eskiye dayanan ilişkiyi anlattı… “Ben 1979 ile 1980
arasında İran’da bir Kürt köyünde yaşadım. Burada altı Ermeni aile vardı ama
hepsi yaşlı ailelerdi. Bu köyün özelliği şuydu. 50 yaşlarında olan Kürtler
Ermenice yazıp konuşuyor, Tahran’da çıkan Ermenice gazeteyi okuyorlardı. Çünkü
babaları vaktiyle Ermeni çiftçilerin yanında çalışmıştı ve köydeki tek okul
Ermeni okuluydu. Bu köy örneği de gösterdiği gibi Kürt halkı Ermenilerin
mirasçısı oldu.”
Ahmet Hakan: Artık kimse ‘Affedersin Ermeni’ diyemeyecek!
Başbakan’a başdanışman olmuş Etyen Mahçupyan. Bir tek
nedenden dolayı çok ama çok sevindim bu olaya. Etyen Mahçupyan’ın başbakan
danışmanı olmasından sonra… Sanırım artık hiçbir devlet yetkilisi…“Ermeni” kelimesini telaffuz etmeden önce “Affedersin”
falan demeye gerek duymayacaktır. “Affedersin Ermeni” demenin en azından
başbakanlık çalışanı Etyen Mahçupyan’ı rencide edeceğini düşünecektir. Etyen Mahçupyan’ın “Başbakan Başdanışmanı” olması, sadece
ve sadece bu işe yaraması nedeniyle bile çok önemli bir gelişmedir.
Milliyetçilikle barışın savaşı...
Hasan Cemal / hsncml@t24.com.tr
Hiç unutmam, bir Kürt aydını bir seferinde demişti ki: “Türkiye’de uzun yıllardır Kürtler yaşadıklarını,
Ermeniler de öldürüldüklerini anlatmaya, ispat etmeye çalışırlar.” Türkiye’de
devlet böyle bir devlettir. Kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na, Enver-Talat-Cemal
üçlüsünün İttihat Terakki diktasına uzanan bir anlayış yatar bu devletin
mayasında. Bu milliyetçi devlet anlayışının özeti şudur: Müslümanlara ilişkin
farklılıkları Türk kimliği altında silmek... Müslüman olmayanları da ya Anadolu’dan zorla sürmek ya da
1915 örneğindeki gibi etnik ve kültürel temizliğe tabi tutmak...
Etyen Mahçupyan yeni Türkiye’ye iyi gelecek
Melih Altınok / melih.altinok@tg.com.tr
Ermeni danışman en çok solcuları ve gayrimüslimleri rahatsız etti
Bir Ermeni olan Etyen Mahçupyan’ın Başbakan baş danışmanı olmasının muhafazakârlar ve milliyetçilerden ziyade solcuları ve gayrimüslimleri rahatsız etmesi aslında bu tercihin ne denli doğru olduğunun da göstergesi. Zira Mahçupyan, ülkenin demokratikleşmesine ve sivilleşmesine katkı yapacak kesimlerin değiştiği tezinin doğrulanması anlamına gelecek bu örneği ilk görenlerdendir. Ülkede yaşanan değişim sürecinin karakteristiğini, ideolojik bariyerlerini ve cemaat ilişkilerini aşan bireylerin fikri etkinliğinde arayan Mahçupyan bu yeni dönemin cesur mimarlarındandır...
Başkan Topbaş resim sergisi gezdi
Kumkapı Meryem Ana Ermeni Kilisesi’nde açılan sergiyi
gezen Başkan Topbaş, ressam Erol Sarrafian’dan çalışmaları hakkında bilgi aldı.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ressam
Erol Sarrafian’ın Kumkapı Meryem Ana Ermeni Kilisesi’ndeki sergisinin açılışına
katıldı. Sergi açılışı öncesinde Başkan Topbaş, Ermeni Patrikhanesi Patrik
Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Nadya
Taşel’le birlikte kahve içti.
Müthiş bir karar: Etyen Mahçupyan
Rasim Ozan Kütahyalı
Dün sabah eşim Nagehan beni güzel bir haberle
uyandırdı... Çok sevdiğim ve Türkiye'nin en büyük beyinlerinden biri olarak
gördüğüm Etyen Mahçupyan Başbakanlık Başdanışmanı olmuştu. Hem şaşırdım ve
heyecanlandım hem de Mahçupyan'la ilgili bu tür bir gelişme olacağını da uzun
süredir bekliyordum.Başbakan Davutoğlu çok isabetli ve belki de tarihi bir
karar verdi.
Bundan 5 yıl sonrasının Türkiye'sinde ne demek istediğimi
herkes daha iyi anlayacaktır...
Ermeni Mallarının Gaspı
İsmail
Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu’ nda 1915
Ermeni Soykırımı na hazırlanan süreç toprak ve mal gaspları tartışmalarıyla ele
alındı.
‘An ve Markar Esayan’
Faruk Aksoy
Sevgili Markar’ın çıkarımları, bir bütün olarak ‘katılma’
ya da ‘reddetme’ şeklinde değildi, anladığım kadarıyla. Daha çok ‘bir tercih
etme’ durumuydu sanki. Cumhuriyet tarihini, CHP üzerinden okuduğunda, özellikle
gayrimüslimlere karşı ‘asimilasyon ve inkar’ politikalarının uygulandığı bir
dönem olarak gördü ve özetledi. “Peki, İslamcıların ve Ulusalcıların, bir
noktadan sonra Ermeni meselesine ‘ortak tavır’ alarak bakmalarını ve belki de,
aynı dille Ermenileri suçlamalarını nasıl değerlendiriyorsun?” diye sorduğumda;
“İslamcılar, en azından ‘taziyelerini’ bildirerek, durumu sahiplendiklerini ve
üzüntülerini gösterdiler.” dedi.
Fransa, çarşaf ve peçe konusunda 122 yıl sonra Abdülhamid ile aynı noktada
Murat Bardakçı / mbardakci@htgazete.com.tr
Devlet 16. yüzyılda kadınların bağlı oldukları dinî
cemaatlerin elbiselerine bakılarak fark edilebilmeleri için birbirlerinden
farklı şekilde giyinmeleri gerektiğinin üzerinde dururken, konu 18. yüzyılda
giysilerin açıklığı ve inceliği tartışmasına gelmişti. Müslüman ve gayrimüslim
kadınlara birbirlerinden farklı renklerde elbiseler giymeleri zorunluluğu
getirilmişti ve bu kurala hemen her kadın uyuyor, uymadıkları takdirde sert
şekilde uyarılıyor ve gayrimüslim kadınların Müslüman kadınlara benzememelerine
çalışılıyordu. Meselâ, 1556 ve 1568 yıllarında çıkartılan iki ferman ile Yahudi
ve Hristiyan kadınların feracelerinin kumaş yerine kara çuhadan yapılması,
kuşaklarının otuz-kırk akçeyi geçmeyen ipekten dikilmesi ve feracelerinin de
Müslüman kadınlarının kullandıklarına benzememesi emredilmişti. Gayrimüslim
kadınların saçaklı elbiseler giyip iyi kalite tülbentler sarmaları yasaktı ve
sadece “kutnî” denen ipek ve pamuklu karışımı kumaştan yapılma elbise
giyebilirlerdi. Kadınların giyimi 18. asırda daha da önemli bir problem haline
geldi ve elbiselerin açık-saçık olmalarının önüne geçilmesine çalışıldı.
Kur’an’dan bölümler okuttum
Alin Taşçıyan / atasciyan@stargazete.com
Kunduralarımı İstanbul’da Bıraktım adlı belgeseliyle
sinemaseverlerin tanıdığı Lübnanlı Ermeni sinemacı Nigol Bezjian, bu defa iki
farklı projeyle karşımızda. Bezjian ile sinema ve çocukları konuştuk. Lübnanlı Ermeni sinemacı Nigol Bezjian Kunduralarımı İstanbul’da Bıraktım adlı belgeseliyle
sinemaseverlerin tanıyıp sevdiği bir sima. Yıllardır Türkiye’ye gidip geliyor
ve ilginç çalışmalar yapıyor. Aslen Halepli Bezjian’ın Türkçesi de oldukça
iyi. 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Lübnan’daki
Suriyeli bir mülteci kampındaki gündelik hayatın trajedisini anlattığı
Teşekkürler Bayanlar ve Baylar adlı belgeselin dünya prömiyeri yapıldı.
İsveç Dışişleri Bakanı: Soykırım gündemimizde yok
İsveç Dışişleri Bakanı:Soykırım kararı konusunun
hükümetin şu andaki gündeminde olmadığını, Dağlık Karabağ sorununun da barışçıl
yollarla çözülmesini istediklerini söyledi… Bir gazetecinin sözde soykırımın
yüzüncü yılında İsveç hükümetinin, parlamentonun dört yıl önce sözde Ermeni
soykırımı konusunda neler yapacağı yolundaki sorusu üzerine bakan, İsveç
Meclisi’nin dört yıl önce kabul etmiş olduğu sözde soykırımı tanıma kararı
doğrultusunda girişimlerde bulunmanın hükümetinin şu anda gündemde olmadığını
açıkladı.
IRAK’TA SÜRYANİ HALKINA YARDIM ETMEK İÇİN VİCDAN ÇAĞRISIDIR
Zeynep Tozduman
2014 Haziran ayında İŞİD tarafından katledilip kaderine
terk edilen bir halktır Süryaniler.
Bu yazım Irak / Musul ve Ninova'da İŞİD ( İSİS = DAİŞ )
tarafından zorla evlerinden, toprağından koparılıp Duhok- Erbil- Ankawa'ya sürgün edilen Süryani
halkına yardım etmek için bir vicdan çağrısıdır. İŞİD hepimizin bildiği üzere geçtiğimiz 9 Haziran 2014'de
ilk katliamlara, Süryani halkıyla başladı... O kadar çok katliam yaşadı ki
kadim halklar, o günden bu yana. Ermeniler, Şiiler, Şebekler, Ezidiler,
Türkmenler, Aleviler, Kürtler... Bu gün, Musul- Ninova- Erbil’de Süryani, Şengal’de Ezidi,
Kobane’de Kürt, Karatepe’de Alevi olma zamanıdır.
"300 bin Ermeni kurbanın listesi hazır"
Kasım Cindemir / HT Gazete
Ermenistan, soykırım iddialarını uluslararası bir
mahkemeye taşımaya hazırlanıyor. Ermenistan Ulusal Arşivi, 1915 olaylarında
öldürülen 300 bin kişinin ismini tek tek belirlediğini açıkladı. Arşiv başkanı
Virabian, “Dava açmak için yeterli belgemiz var” dedi. 1915 olaylarının 100’üncü yıldönümü yaklaşırken,
Ermenistan uluslararası kamuoyuna karşı Türkiye’yi zor durumda bırakacak bir
adım atmaya hazırlanıyor. Mediamax adlı Ermeni haber sitesine göre, Ermenistan
uluslararası bir mahkemede Türkiye’ye karşı soykırım iddialarıyla ilgili olarak
bir dava açmaya hazırlanıyor. Ermenistan Ulusal Arşiv Direktörü Amatuni
Virabian, “Uluslararası bir mahkemede Türkiye’yi dava etmek için yeterli
soykırım belgesi mevcut” dedi.
Diyarbakır'ın Belleğindeki 1915
Elif Akgül
İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve
Kürtler Sempozyumu İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü’nde gerçekleşti.
Konferansın İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Bülent
Bilmez moderasyonundaki “Belleklerdeki 1915” oturumunda Namık Kemal Dinç,
İsmail Beşikçi Vakfı olarak gerçekleştirdikleri projeyi ve 1915 öncesi
ilişkilerde toplumsal bir kurum olarak kirveliği anlattı. Adnan Çelik’in
1915’in Kürtçede dile geliş biçimlerini aktardığı oturumda Seda Altuğ Bugünden
Geçmişe Ermeni Soykırımı Kürtler Toprak ve Devletler tebliğini sundu.
St. Petersburg Vasileostrovski yöresine bir haçkar dikildi
Erivan ve kardeş ve dost kentler arasında İşbirliği Programı
çerçevesinde bölgeler arasında
partnörlük bağları ve işbirliğine ilişkin meseleler, çalışma ziyareti
çerçevesinde RF’nin kuzey başkenti St. Petersburg’da bulunan Erivan Arabkir
ilçesi yöneticisi Hrayr Antonyan ve St. Petersburg Vasileostrovski yöresi
idarecisi Yulia Kiselyova buluşmasında değerlendirildi.
seVan nişanyan: Beni cezalandırdıklarını zannedenlerin boynu bükük karşıma gelip benden af dilemesini bekliyorum
(Aykırı bir Ermeni Entelektüeli Orantısız Zeka seVan
nişanyan başlıklı seVan nişanyan davası’nı paylaşma toplantısı 21 Ekim 2014). 10 aydır cezaevinde bulunan ve bu süre içinde dört
cezaevi dolaşan tarihçi, yazar, dilbilimci, gazeteci, turizmci… seVan nişanyan
için arkadaşları ve dostları Getronagan lisesinde yetişenler derneği lokali
salonunda bir toplantı düzenlediler. Toplantı seVan’ın Şirince’deki mimari çalışmaları içeren
bir fotoğraf sersisi ve Gazeteci, yazar, tarihçi Ayşe Hür, Gezi Fenomeni adlı
kitabından yargılanıp acilen cezalandırılan gazeteci, yazar, siyaset bilimci
Erol Özkoray, Can Şenliği Tiyatro gurubu adına Haldun Açıksözlü (Laz Marx
Emice) ve Tarih Vakfı Başkanı akademisyen Bülent Bilmez’in katıldığı bir de
panel eşlik etti.
Mahçupyan'dan ilk açıklama
Mahçupyan: Başbakanlık danışmanlığı, benim için
reddedilmesi mümkün olmayan bir teklifti... "Sayın Başbakan ile geçtiğimiz hafta akil
adamlar toplantısında görüştük ve kendisinden böyle bir teklif geldi.
Haberlerde yer aldığı gibi herhangi spesifik bir konuda danışmanlık yapacağım
konuşulmadı. Ermeni meselesi konusu hiç geçmedi. Kategorik olarak herhangi bir
konu üzerinde durmadık. Bugün çok önemsiz görünen bir sorun yarın memleket
meselesi haline gelebilir.
AKŞAM Yazarı Etyen Mahçupyan Başdanışman oldu
'Akil insanlar' heyetinde de yer alan AKŞAM Gazetesi
yazarı Etyen Mahçupyan önemli bir göreve atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın geçen yıl 24 Nisan 1915'in yıldönümünde yayımladığı mesajın ardından
Başbakan Ahmet Davutoğlu da Türkiye ile Ermenistan arasındaki 'normalleşme
sürecini' geliştirecek önemli bir adım attı. 'Akil insanlar' heyetinde de yer
alan gazeteci- yazar Etyen Mahçupyan, Başbakanlık Başdanışmanı oldu. (Hayırlı Olsun. HYETERT)
Armenian Origin of the Etruscans
From Wikipedia, the free encyclopedia
A map showing the extent of Etruria and the Etruscan
civilization. The Armenian Origin of the Etruscans shows a link between
the Armenians and the Etruscans. Some scholars also see in Urartean art,
architecture, language and general culture traces of kinship to the Etruscans
of the Italian peninsula.[1] Dr. Bugge, a learned Norwegian, had made a
suggestion presented a while ago by the late Dr. Robert Ellis of London, that
the Etruscan was an Armenian dialect.[2]
Papa'dan Türkiye Açıklaması
'Türkiye' kelimesini sarf etmeyen ruhani lider, “Roma
Piskoposu'nun (Papa), Ekümenik Patrikhane'ye ziyareti ve şahsımın yeniden
Patrik Bartholomeos ile buluşması, Roma ve Konstantinopol (İstanbul) kiliseleri
arasındaki derin bağın ve halen bizi ayıran engelleri, sevgi ve gerçeklikle
aşmak arzusunun bir işareti olacak" ifadelerini kullandı. Doğu ve Batı
kiliselerinin 1054 yılında tamamen ayrılmasının ardından, ilk kez 1962-1965
yılları arasında düzenlenen 2. Vatikan Konsili'nde iki kilisenin birleşmesi
dillendirilmişti.
Historic Day for St. Apkar Armenian Church in Arizona
St. Apkar Armenian Church in Scottsdale Arizona marked
its 5th anniversary of consecration on Sunday, October 19, 2014. On the
auspicious occasion, the Primate travelled to the Arizona Parish where he
celebrated the Divine Liturgy and delivered the sermon. Archbishop Derderian
was assisted at the Holy Altar by the Rev. Fr. Zacharia Saribekyan and the
deacons of the host parish.
Victors Not Victims
Prof. Maxwell Johnson states the case for canonizing the Armenian Genocide martyrs.
By Florence Avakian
In the spring of 2015, stated Dr. Maxwell E. Johnson, "the victims of the Armenian Genocide will become victors in Christ." The Professor of Liturgy at Notre Dame University offered this conclusion during his fascinating lecture on Thursday evening, October 9, at the Krikor and Clara Zohrab Information Center of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern).
Grassroots Stars to Be Honored at Annual Gala
|
|
|
Ani Tarihi Kenti UNESCO için hazırlanıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermeni hükümdarlarına
başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti'nin, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve
Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Listesi'ne girebilmesi için yürüttüğü
çalışmaları hızlandırdı.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Bakanlığın
çalışmaları sonucunda, "1001 Kilise" ve "40 Kapılı Şehir"
olarak adlandırılan Ani Tarihi Kenti'nin, 2012'de UNESCO Dünya Miras Geçici
Listesi'ne alındığı hatırlatıldı.









.jpg)
.jpg)










.jpg)





















