Etiketler

Gerçek 39. Tüm Ermeniler Katolikos’unun makamı Ermenistan’da, Eçmiyadzin’dedir.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


Ermeni Kilisesi, dünyada Hıristiyanlığın en eski geleneklerinden biridir. Ermenilerin, İ.S. 301 olarak kabul edilen tarihte, Surp Krikor Lusavoriç öncülüğünde Hıristiyanlığı benimsemesinden sonra – çoğu kez pagan ibadethanelerin yerine – kiliselerin inşası çalışmaları başladı. Hıristiyan dünyasında Meryem Ana’nın insanlara görünmesi oldukça sık olsa da, İsa ancak birkaç kez görünmüştür. Bunlardan birini Surp Krikor yaşamış, ona görünen İsa altın bir çekici yere vurarak oraya bir ibadethane inşa edilmesini istemiştir. Bu söylence, orada yapılan kiliseye “Tanrı’nın Tek Oğlu Yere İndi” anlamına gelen “Eçmiyadzin” adının verilmesine neden olmuştur.

Müslüman Olan Yabancılara İhtida Belgesi Uyarısı

Marmaris İlçe Müftüsü Hasan Ersöz, ilçede yaşayan ve İslamiyet’i benimsemiş yabancıların ihtida belgesi almaları gerektiğini, aksi takdirde Müslüman mezarlığına definlerde sorun yaşanabileceğini söyledi. Ersöz açıklamasında, “İlçemizde yaşayıp Müslüman olan ve ihtida belgesini alan yabancı kardeşlerimizin definlerinde herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Bu kişilerin aldığı ihtida belgesi dünyanın her yerinde geçerli bir belgedir… dedi… Müftülüğü’nden alınan bilgiye göre, ilçede 35 yılda İngiliz, Alman, Rus, Hollanda, Finlandiya, Romanya, İskoçya, Peru, Hindistan vatandaşı 150 kişi, inandıkları dini bırakarak İslamiyet’i seçti. Bunlardan 115’i kadın, 35’i ise erkelerden oluşuyor.

Ermeni meselesi ‘yerlileşirse’

Etyen Mahçupyan
Türkiye’nin resmi itirazı birkaç yıldan bu yana 1915’in tarihsel içeriğine değil, üçüncü tarafların işe karışmasına… Çünkü Türkiye’den bakıldığında ‘Ermeni soykırımı’ ile ilgili açıklamalar esas olarak yüz yıl önce Ermenilerin yaşamış oldukları ile ilgili gibi gözükmüyor. Aksine bu söylemin bugün Batı ülkelerindeki Türkiye ve AKP aleyhtarı popüler yaklaşımın parçası olarak kullanıldığı düşünülüyor… Diğer taraftan 1915’de yaşananlara yönelik olarak Türkiye’de hala ‘Ermeniler de rahat durmamıştı’ anlamına gelen gerekçeler öne sürülebiliyor. Ama bunlar devletin yaptıklarını ortadan kaldırmaktan ziyade, yapılanların kabulünü ima etmekte. Türkiye’de artık bir inkâr söylemi geçerli değil… Yapılanlar geniş bir çoğunluk tarafından açık yüreklilikle ve olduğu gibi kabul edilmek isteniyor ama hiçbir Türk kendisini bir tür Nazi olarak göstermeye kalkan değerlendirmeleri de kabul etmiyor… AKP iktidarı Ermeni meselesinin bir dünya gündemi olmasından ve Türkiye aleyhine kullanılmasından rahatsız… Ama bu meselenin bir Türkiye gündemi haline gelmesinden ve İttihatçılık aleyhine kullanılmasından hiç de rahatsız olmayacaktır.

AK Parti milletvekili adayı Markar Esayan SABAH'a adaylık sürecini anlattı

İsa Tatlıcan
AK Parti İstanbul milletvekili adayı Markar Esayan: "Ermeni Cemaati adaylığımı çok olumlu karşıladı. AK Parti İttihatçı olmayan, bu halkı temsil eden tek özgün hareket. CHP'den teklif alsaydım bu benim için bir yıkım olurdu; nerede hata yaptım diye kendimi gözden geçirirdim.

Aygün: Tüm Partiler 'Ermeni Kırımını Ret' Noktasında Birleştiler

Aygün, şunları kaydetti: “HDP Başkanı Selahattin Demirtaş birkaç gün evvel katıldığı bir televizyon programında, -geçmişte Ermeni Soykırımı konulu çok net beyanlarını adeta inkâr ederek- 'Biz hiç bir zaman Ermeni soykırımını tanıyoruz demedik, bir hakikat komisyonu kurulsun, olay araştırılsın, çıkacak sonuca biz de uyarız' demiş. Böylece HDP dahil tüm partiler Ermeni kırımını ret ve 'tarihçiler araştırsın' noktasında birleştiler. Türkiye'de çözümü istenmeyen bir meseleyi 'komisyona havale etmek' bir siyaset geleneğidir…”

Sayın Başbakanım; Ermeniler’deki İkazınız Hangi Ermeniler’e?...

Levon Panos Dabagyan
Ermenilere yapılanlar için Çerkes Ahmet çok önemli bir belge niteliğinde idi. Bu kanlı olayın nasıl cereyan ettiğini bizzat onu yapanlardan dinlemek istedim Çerkes Ahmed’e doğu illerinde neler yaptığını sordum: (-: birader, şu harp namusuma dokunuyor. Ben bu vatana hizmet ettim. Gidin görün! Van ve havalisini Kâbe toprağına çevirdim. Bugün orada tek bir Ermeni’ye rastlayamazsınız.) -: Peki bu Zeharp – “Zohrap” filan ne oldu? (-: A!... Duymadınız mı? Hepsini geberttim!) dedi. .... Sözünü şöyle sürdürdü: (-: Halep’ten çıkmışlardı. Yolda onlara rastladık. Derhal arabalarını kuşatım. Gebereceklerini anladılar. Varteks – Vartges” dedi ki: “Peki Ahmed Bey, bize bunu yapıyorsunuz, acaba Araplara ne yapacaksınız? Sizlerden onlar da memnun değildirler.” -: O senin bileceğin iş değil, kerata! dedim ve bir mavzer kuruşunu ile beynini patlattım. Sonra Zehrab’ı yakaladım, ayağımın altına aldım. Bir taş alarak kafasına vurdum ve onu öldürdüm.) dedi. Bakınız: (İKİ KOMİTE İKİ KİTAL – II) Ahmet Refik Altınay Sayfa: 35’ten, 45’e kadar.

Dağlık Karabağ’da seçimin galibi ‘Özgür Vatan’ oldu

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Dağlık Karabağ’da altıncı kez yapılan parlamento seçimlerinde resmi sonuçlar açıklandı. 3 Mayıs’ta genel seçimlere giden Dağlık Karabağ’da, parlamentoda yer alacak olan siyasi partiler ve milletvekilleri belli oldu. Dağlık Karabağ Merkez Seçim Kurulu Başkanı Sırpuhi Arzumanyan, dün yapılan seçimleri Avrupa ülkeleri ve ABD’den gelen 110 uluslararası gözlemcinin takip ettiğini belirtti. Seçimleri ayrıca, Uluslararası Seçim Sistemleri Uzmanlık Merkezi heyeti de gözlemci olarak izledi.

Paros Mayıs Sayısı Çıktı


Sason'daki Ermeni kilisesi turizme kazandırılacak

Sason, Bitlis, Batman, Muş, Van, İstanbul Ermenileri Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültürel Derneği Başkanı Aziz Dağcı, Batman’ın Sason ilçesi Meşeli Turnalı Mezrası’nda bulunan Komk Kilisesi'nin restorasyon çalışmaları için gerekli adımları attıklarını söyledi. 1915’te yaşanan Ermeni olaylarına ilişkin Papa Francesco tarafından yapılan açıklamalar ile ilgili yorum yapmaktan kaçınan Dağcı, “Bu konuda bir yorum yapmam doğru olmaz görevim değildir” dedi.

Gerçek 38. Modern Ermeni dilinin iki edebi formu vardır: Doğu ve Batı Ermenicesi.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek





Bin beş yüz yıl Ermeni dilinde iletişimin yazılı mecrası olarak hizmet verdikten sonra Klasik Ermenice ya da Grabar (sözcük anlamı “edebi” – “harfler kullanılarak”, “yazılı”) 19. yüzyılda yavaş yavaş kayboldu. Bu süreçte doğal olarak konuşulan dil giderek değişti. Artık zaten, Orta Ermenice olarak anılan dilde çok sayıda yazılı ve basılı eser verilmekteydi. Bu dil, bölgeden bölgeye, dönemden döneme gramer ve sözcük dağarcığı açısından farklılıklar içeren bir evrim geçiriyordu.

Gerçek 37. Ermeni yetimlerin teşekkür için dokuyup armağan ettikleri halı Beyaz Saray’ın deposunda.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


Soykırım sonucu felakete uğramış Ermeni halkına hiçbir toplum Amerika Birleşik Devletleri kadar büyük yardımlarda ve bağışlarda bulunmamıştır. Yerel halktan toplananların yanı sıra, ülke çapında geniş kapsamlı kampanyalardan elde edilen paralar, yiyecek ve malzeme, doğu Akdeniz’de hayatta kalan Ermeni, Rum ve Süryanilerin bakımını üstelenen Near East Relief (Yakın Doğu Yardım Örgütü) tarafından kurulmuş yetimhanelere, okullara ve hastanelere aktı.

İsrail’deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü Rafael Sadi’den Suç Duyurusu

İsrail’deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü ve Odatv yazarı Rafael Sadi, “Türkiye’deki Yahudilere sesleniyorum, 5 saat veriyoruz, Türkiye’den defolun” sözleriyle gündeme gelen 1453 Karaman Gençlik Spor Kulüp Başkanı Şevket Göksu hakkında şikayetçi oldu. 1453 Karaman Gençlik Spor Kulüp Başkanı Şevket Göksu Gazze’ye yapılan operasyonlar sonrası yaptığı açıklamada “Türkiye’deki Yahudilere sesleniyorum, 5 Saat içinde Türkiye’yi terk edin (…) Çoluk, çocuk, kadın, yaşlı size 5 saat veriyoruz Türkiye’den defolun. Bu zulmün sorumlusu aşağılık olan İsrail” demişti.

Gerçek 36. 1770’ler – 1780’lerde Hindistan’da özgür Ermenistan için anayasa hazırlanmıştı.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


Ermeni tarihinin en ilginç bölümlerinden birisi Hindistan’daki Ermeni toplumu, bu bölümün en unutulmayacak sayfalarından biri de Madras Grubu’dur. Grup adını, Hindistan’ın güneydoğu sahilindeki önemli bir liman kenti ve ticaret merkezi olan Madras’tan (bugünkü adıyla Chennai) almıştır.

100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Antranik Matevosyan

NEWS.am’in Osmanlı Türkiye’sinde 1915-1923 yıllarında gerçekleştirilen Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü çerçevesinde «Sağ kurtulanlar» dizisine devam etmekte. «Sağ kurtulanlar» çocukluklarını ve vatanlarını kaybeden sıradan insanların hikayelerini içermekte. «Sağ kurtulanlar» 100 yıllık telafi beklentisinin 100 yıllık acı ve belleğidir. «Sağ kurtulanlar» tanınmayı, kendi acılarının tanınması umudunu kaybetmeyen, sayıları her  geçen gün seyrekleşen insanlar topluluğudur. «Sağ kurtulanlar»dan  biri 103 yaşındaki Antranik Matevosyan’dır.
http://moevideo.net/video/08557.0e7e0d2a6f870738a2081bd6c92c #moevideo_snet

Ermeni Devrimci Paramaz ve yüz yıllık giz!

Ender İmrek
1915’te Beyazıt’ta idam edilen Ermeni devrimcilerinin, Mustafa Suphilerle birlikte “bizim tarihimiz” olarak literatüre geçmemiş olmalarının altındaki ‘tarihsel’ nedenleri hakkıyla irdelemekte yarar var. Her iki devrimci girişim de Osmanlı Devleti içinde ortaya çıkmış olmasına karşın, Müslüman ve Türk olanın “bizim tarihimiz”, Hıristiyan ve Ermeni olanın ise ‘öteki’ haline getirilmiş olması üzerinde kapsamlı biçimde durmayı hak ediyor... Kadir Akın’ın yeni çıkan kitabı “Ermeni Devrimci, Paramaz”  bu sorunlara güçlü bir projektör tutuyor.  “Abdülhamid’den İttihat Terakki’ye Ermeni Sosyalistleri ve Soykırım” alt başlığıyla ‘dipnot yayınları’ndan çıkan kitap, Soykırımı’nın 100. yıl dönümüne olan 24 Nisan’a yetiştirildi. Kitabın tanıtımı 18 Nisan’da İstanbul’da Cezayir Restorant’ta yapıldı. Kitabın tanıtım toplantısına, kitabın hazırlanmasında önemli katkılar sunan Beyrut Sosyal Demokrat Hınçak Partisinin Temsilcisi Alex Keushkerian da katıldı.

Magic Under the Stars at The Roofbar on May 13th.


Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı


Taner Akçam
İki resim paylaşmak istiyorum. Birisinde ABD Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Samantha Power, New York’ta Aziz Vartan Ana Kilisesi’nde Soykırım için yapılan dinî ayinde… Diğeri ise ayin sonrası verilen resepsiyonda, ayaküstü sohbet sırasında… Bu resimlerin soykırımın yüzüncü yılında ABD Hükümeti’nin pozisyonun anlaşılması açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Samantha Power’ın resmî bir sıfatı var; Birleşmiş Milletler’de ABD’yi temsil ediyor. Dinî tören sırasında tüm kameralar onun üzerindeydi. Başta gazeteciler, birçok insan resim çekiyordu. Törene belki kişisel tercihi ile katıldı ama bunun resmî bir anlamı olduğunu da bilmemesi mümkün değil. Beyaz Saray’dan izinli bir katılım olduğu açık; istenmeseydi, katılmazdı. Samantha Power’in tutumunun son derece temsili bir niteliği var. Amerikan yönetiminin ve siyasi erkinin soykırım konusunda ne düşündüğünü gösteriyor. Soykırım olduğuna inanmanın ötesinde, üst düzey yetkililerinin bazı anma törenlerine katılmalarına da sıcak bakılıyor. Power’in tutumu ortada oynananın bir komedi olduğunu da gösteriyor. En çok ise Türk hükümetlerinin tavrına üzülüyor ve acıyorum.

Apoizmin Tatsız Meyveleri

Garbis Altınoğlu:
Kapital,st Modernite ve Ermeni Soykırımı başlıklı yazı…Kaba bir anlatımla, Ermeni soykırımının sorumluluğunu soyut ve ne idüğü belirsiz bir “kapitalist modernite”nin üzerine yıkan Karasu, Ali ve kafadarlarının bu yaklaşımı, jenosit ve benzer insanlık suçlarının sorumlularını aklamaya ve onların suçlarının üzerinin örtülmesine yarar. Objektif koşulları tanrılaştıran, etnik farklılıkların önemini abartan ve ulus inşası sürecinin kural olarak büyük-ölçekli kıyımlarla el ele gideceğini öngören bu görüş yanlıştır…  Öcalan’a göre, burada bir ezen ulus-ezilen ulus ilişkisi değil, birbirini öldürmeye kalkışan aynı ölçüde haksız iki karşıt taraf vardır. Osmanlı daha güçlü olduğu için Ermenilerin ve Pontus Rumlarının işini bitirmiştir. Ona göre, iki taraf da “haksız” olduğuna göre, hiç kimsenin olanlardan yakınma hakkı yoktur! “Kendi düşen ağlamaz!” Ermenilerin ve Pontus Rumlarının emperyalistlere güvenerek hareket edip oyuna geldikleri yolundaki tartışmalı sav ise, Osmanlı-Türk gericilerinin Kürt halkı ve ulusal hareketine karşı da sürekli olarak kullandıkları bir argümandır... Aslında burada daha da tuhaf olan bir şey var; kapitalist modernite ve “ulus-devlet fitnesi” olarak niteledikleri olguların Ermenilerin bir kısmını da etkilediğini söyleyen ve bu etkiyi olumsuz olarak niteleyen Öcalan ve PKK/ KCK aynı şeyi TÜRK ulusal devleti için yapmıyorlar. Yani onlar TÜRK ulusal devletini DE kapitalist modernitenin ürünü olan bir “ulus-devlet fitnesi” sayarak mahkum etmiyorlar. Dahası onlar Kürtlerin, Türk ulus devletinin “kurucu öğesi” ve bu devletin “asli unsuru” olduğunu ileri sürüyorlar.

İZMİR’DEN, İSVEÇ’TE YAŞAYAN SÜRYANİLERLE DAYANIŞMA

Zeynep Tozduman
Yine bahar geldi... Kurtlar, kuşlar, çiçekler, tabiat ana bahara durdu. Ama yüreklere bir türlü bahar gelmiyor yüzyıldır. Yine aylardan Mayıs... Miski amber kokularıyla Mayıs güllerinin katmer, katmer açtığı güneşin doğayla cıvıldaştığı bu ay, bizim tarihimizde kan demek, gözyaşı demek, zulüm demektir. Aynı zamanda bahar; bu ülkede yüreği soldan atanlar için acı demektir, direniş demektir, hüzün demektir. Kanla sulanan fidanların kızıl karanfiller açtığı yüreğimin kırık penceresinde, katliamlar böyle devam ederse eğer ne Süryani ne Ermeni kokusu kalmayacak. Ondandır hüznüm, acılarım.  Çorak bir toprağı çatlatıp fışkıran, nadide çiçeklerdir,  bu ülkede yüzyıldır koruyamadığımız. Yüreğimin kuytusunda bir saklasam, bir saklasam sizleri,  kimseler dokunmasa! Süryanilere; Türkiye'de dokunuyorlar, Suriye, Irak, Lübnan'da dokunuyorlar. Şimdide İsveç'te dokunmak istiyorlar nar tanelerine.

Ermeni meselesi Sofra‘da

Mahmut Gürer  
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sofrasında bu kez Ermeni meselesini masaya yatıracak. Konusunda uzman, tarihçi ve akademisyenlerle 7 Mayıs Perşembe günü bir araya gelecek olan Cumhurbaşkanı, olayla ilgili tüm hususları içeren ayrıntılı bir çalışma yapılmasının önemini vurgulayacak.

Soykırım meselesi (1-2)

 Mıgırdiç Margosyan /mmargosyan@hotmail.com
“Ecdadımız soykırım yapmamıştır!” deyu ferman buyuran cumhurumuzun başı, bu hükmünü zaten peşinen verip, bunu da kendi “mührüyle” onayladıktan sonra, öte taraftan dönüp dolaşıp ardından da bu “iş”i tarihçilere bırakmak lazım diyerek dünya aleme seslenirken, mil pardon, affedersiniz, çok özür dilerim ama, bu ne menem bir çelişki, ne menem bir perhiz, keza ne menem bir lahana turşusudur acaba? Nitekim başımızın başı, hani nasıl derler, Ali’ye kızıp durup dururken tıpkı Veli’yi haşlarcasına, hepsi de eninde sonunda bu topraklardan sürgüne, tehcire, kafileler halinde postalandıktan sonra, içlerinden hasbelkader geride kalan “kılıç artıkları”nın torun ve torbaları olarak yaban elleri mesken tutmuş, “diaspora”da yaşayan Ermenileri her defasında lisanı keyifle sigaya çekerken, diğer yandan hepsi de bu ülkenin sözde “birinci sınıf” olan Ermeni vatandaşları, keza kaçak yollarla gelip buralarda çalışan “gariban” Ermenileri “deport” etmekten ya da “emanet” diye nitelemekten dem vurmak fazlasıyla ayıp olmuyor mu, “reis” hazretleri! No! Soykırım sadece kılıçla olmuyor, unutmayalım ki dil yaresi kılıçtan keskindir!

Belçika Parlamentosuna, Soykırımın inkarını cezalandıran bir tasarı sunuldu

«Demokratik Federalist Frankofonlar» Grubu, 1995 yılında kabul edilen Soykırımların inkarını cezalandıran yasanın genişletilmesine ilişkin bir değişiklik tasarısı sundular; tasarı yasanın Ermenistan ve Ruanda’da gerçekleştirilenler yanı sıra mahkemeler aracılığıyla uluslararası düzeyde tanınmış diğer soykırımları da içerecek şekilde genişletilmesini öngörmekte.

Kayseri - TBMM Eski Başkanvekili Uluç Gürkan: 'Ermeni Soykırımı' İddiasında

TBMM eski Başkanvekili Uluç Gürkan, , "İki çok önemli nokta var. Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'nin 4'üncü maddesi soykırım suçlamalarının ancak ve ancak gerçek kişilere yöneltilebileceğini ön görüyor. Yahudi Soykırımı, arkasında bir mahkeme kararı da var, tartışılmıyor. İzlediğimiz bir filmde veya dizide, okuduğumuz bir kitapta Almanya'nın ülke, Alman halkının ulus olarak suçlanmıyor. Suçlanan kişilerdir, Hitler ve arkadaşlarıdır. En fazla Nazi rejimidir. Eski Yugoslavya'da da suçlanan Sırp halkı değil, Milisoviç'tir. Ancak, konu Ermeni Soykırımı iddiaları ve muhatap olarak bize gelince, Türkiye ve Türk halkı suçlanıyor. Bu çifte standarttır, aynı zamanda bir suçlama değil, kendisi olarak bir suçtur. Dünyanın yüzüne vurmamız gereken bir olaydır. Bu bir tarihsel kökleri olan nefret suçudur dedi. (Gürkan, dürbüne tersinden bakıyor herhalde, İttihat ve Terakki’ye sahip çıkanlar, Türk halkı ile özdeşleştirenler sizlersiniz, biz değil. HYETERT)

Gerçek 35. “Ermeni Kağıdı” Ermenilerin Batı Avrupa’daki uzun geçmişinin yalnızca bir göstergesidir.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


Ermenilerin Batı Avrupa’daki varlığının eski ve köklü olması hiç de şaşırtıcı değildir. Diyaspora kültür, eğitim ve teknoloji alanında son birkaç yüzyıldır dünyanın en ön saflarında yer alan bu coğrafyadan nasıl uzak durabilir ve katkıda bulunmaktan kaçınabilirdi ki?

Gerçek 34. 17. yüzyılda Israel Ori’nin Ermenistan’ı özgürleştirme planı vardı.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


Ermenistan tarihinin dikkat çekici bir siması, Aydınlanmacı düşünürlerin Avrupa’yı siyaset ve toplum alanında yeni fikirlerle tanıştırdığı erken modern dönemin devrimci ikliminde yaşayan ve çalışmalarını yürüten Israel Ori’dir. Birçok Ermeni, özellikle tüccarlar, o dönemde ticari faaliyetlerini yürütürken, yepyeni bir keşifler dünyasıyla, uzak denizlere açılmalarla ve yeni buluşlarla karşılaştılar.

Istanoz: Bir soykırımın sessiz ve unutulmuş tanığı…

Atilla Dirim
Bir vakitler TBMM I. Dönem Sinop mebusu Dr. Rıza Nur, Topal Osman ile görüştüğü zaman, ona faaliyetlerinin nasıl gittiğini sormuştu. Topal Osman, her şeyin yolunda gittiğinden, Pontos köylerini yakıp yıktığından söz etmiş, sadece taş binalar ile kiliseleri ileride işe yarar diye sakladığını anlatmıştı. Bunun üzerine Rıza Nur ona öyle yapmamasını, bunları da yıkması, hatta taşlarını uzaklara göndermesi gerektiğini öğütlemiş, aksi takdirde ileride birilerinin gelip bir zamanlar burada bir kilise vardı diyebileceğini belirtmişti. Topal Osman da ona hak vermiş, bu kadarını düşünemediğini söylemişti. Pontos soykırımının baş uygulayıcılarından Topal Osman işini iyi yapmış, Karadeniz'de taş üzerinde taş bırakmamıştı gerçekten de… Istanoz da Hıristiyanların yaşadığı diğer yerler gibi yok edildi. Taş üzerinde taş bırakılmadı. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen erkekler 1915'te askere alındı, iki gün zarfında öldürüldü.

'Ortak bir tarih anlayışı geliştirmeli'

Strasbourg - Bilal Müftüoğlu
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri, 1915 olaylarına karşı Türkiye'nin hassasiyetinin farkında olduğunu belirten Piri, parlamentonun kararında özellikle son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun attığı adımlardan övgüyle bahsedildiğini vurguladı. Piri, bu yıl Ermeni iddialarıyla ilgili ayrı bir kararın çıkartılmasına ilişkin, "Olayların 100. yıl dönümü olduğu için birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinde yaşanan acıları anma ihtiyacı doğmuştu" yorumunu yaptı. Piri, AP'nin 1915 olayları konusunda yetkili merci olmadığına işaret ederek, "Nihayetinde bu mesele Türkiye ile Ermenistan arasında halledilmeli, Ermeni ve Türk vatandaşları, sivil toplumları ve tarihçileri ortak bir tarih anlayışı geliştirmeli" dedi.

İçimizdeki Ermeni

"Bu projeye katkıda bulunan edebiyatçılar olarak bizler, 1915'te siyasi bir kararla bu topraklardan sürülen ve yok edilen Ermeni yurttaşlarımızın anısına hep birlikte sahip çıkıyoruz." Can Yayınları Ermeni Soykırımı'nın 100. yılı dolayısıyla çok yazarlı bir derleme kitap yayınladı: "İçimizdeki Ermeni (1915-2015)".

Klikya Ermeni Krallığı ve Zeytun

Ümit Kardaş
1080-1199 arası Çukurova bölgesi içinde yer alan Klikya’da beylik olarak yaşayan Ermeniler, 1199‘da bir krallık kurdular. Bu devlet, Ruben I isimli bir Ermeni beyi tarafından Bizans İmparatorluğu’ndan alınan toprak üzerine kuruldu ve zamanla Doğu Anadolu’ya yayıldı. Leon I devletin ilk kralı oldu. Başkenti ve kilisenin merkezi şimdiki Adana Kozan ilçesinin bulunduğu Sis şehriydi.

Ermeni futbolcudan şok talep: Beni satın

"Ben bir Ermeni olduğum için ve hocalar da Türk olduğu için beni oynatmıyorlardır" şeklinde bir demeç verdiği iddia edilen Aras Özbiliz, satış listesine kondu.Ülke basınında çıkan haberlere göre Spartak'ın Türk teknik adamı Murat Yakın'la aralarında sorun olduğu iddia edilen iki Ermenistanlı futbolcu yönetimle görüşerek takımdan ayrılmak istediklerini söyledi. Yönetim de bu isteği kabul ederek iki yıldızı satış listesine koydu ve gelecek teklifleri beklemeye başladı.

‘Meğerse ben Ermeni’ymişim’

Jülide Güngör
Türkiye’nin ‘Öteki’leri Çok. Salt Galata’daki “Onlar” adlı video sergisinde bazıları konuşma şansı buluyor. Fakat konuşanların fotoğraflarının çekilmesi yasak, sadece izlenebilir. Yaşını hiç göstermeyen sarı elbiseli bir hanımefendi var ekranda. Hemşinli. Anneannesi yöreye dini öğreten, Müslümanlığı anlatan biri. Kendisi çok zaman sonra gezmeye gidiyor memleketine, ararken tararken bir de bakıyor ki; meğer Ermeni’ymiş, anneannesi de öyle! Onun gibi çok var: Okulda bayrak direği tutturulmayan Yahudi çocuğu, annesiyle Kürtçe konuşturulmayan asker...

100. yılda Ermenilere mektup

Ermeni Soykırımı’nın yıldönümünde P24 sekiz Türkiyeli yazardan Ermeni kardeşlerine bir mektup iletiyor… Ermeni Soykırımı’nın kurbanlarını o büyük felaketin 100. yıldönümünde saygı ve mahcubiyetle anarken, Punto 24 Bağımsız Gazetecilik Platformu olarak sekiz Türkiyeli yazardan Ermeni kardeşlerine bir mektup iletiyoruz. P24’ün yapımcılığını, Enis Rıza’nın yönetmenliğini üstlendiği Mektup’ta Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, Oya Baydar, Murat Belge, Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Perihan Mağden ve Bejan Matur’un 24 Nisan mesajları var. (Gerçek aydınlar her zaman vardır. İyi ki varsınız. HYETERT)

Aydınlardan Ermeni soykırımı iddialarına karşı bildiri

"Ermeni soykırımı" iddialarının 100. yıl dönümü gerekçesiyle; birçok ülke parlamentosu tarafından Ermeni soykırımını tanıyan deklarasyonlar yayınlanmasına karşı, aydınlar ortak bir bildiri yayınladı. Soykırım dayatmalarının 100 yıllık emperyalist hırsların sonucu olduğunun belirtildiği açıklamada "Çanakkale ve Lozan ile hesaplaşmakta kararlı emperyalist devletlerin, gerçeklikleri çarpıtarak, bilim dışı iftiralar ile Türk milletini soykırım yapmak ile suçlayan her türlü anlayışını reddediyoruz." ifadeleri kullanıldı. (Aydınları  (!) bak sen. Kim aydın, kim değil görelim. HYETERT)

Diocesan Assembly to Convene Next Week

Next week St. Mary Church of Washington, DC, will host the 113th Diocesan Assembly, bringing together Armenian Church leaders from throughout the Eastern Diocese. The Assembly will convene from May 6 to 8, and will be preceded by the annual Clergy Conference, which will be held from May 4 to 6. The Diocesan Women's Guild General Assembly also convenes during the week.

Demirtaş, 'Soykırım' Konusunda Geri Adım Attı

Selahattin Demirtaş:Elbette, hiç tereddüt etmeden! Milletvekili olduğumdan beri, ondan önce insan hakları avukatlığı yaptım. Bu konudaki yaklaşımım hiç değişmedi. Kimse kusura bakmasın. Çok acı tarihi bir olayı birileri resmi tarihi örttü diye ben de buna boyun eğecek değilim. Gündeme bomba gibi düşen ve hükümet cephesinden de yoğun eleştirilere neden olan bu sözlerden günler sonra Demirtaş bu kez yine CNN Türk'te katıldığı başka bir programda, soykırım ifadesini kullanmadı. Gazeteci Levent Gültekin'in soykırım iddiaları konusundaki sorusunu cevaplayan Demirtaş, "Soykırım gibi bir ifadelerinin bulunmadığını", parti programında bunun için hakikatler komisyonu kurulmasını istediklerini söyledi.

Little Known Genocide History to Be Exhibited at Washington Centennial

By Florence Avakian
Virtually unknown are two documented and compelling events that are a significant part of the genocide story. Even Armenians are not aware of them. These will be displayed together for the first time since they were issued digitally, and will be exhibited during the Armenian Genocide Centennial Commemoration to be held in Washington, D.C., from May 7 through May 9. They are being released by the Armenian National Institute (ANI), the Armenian Genocide Museum of America (AGMA), and the Armenian Assembly of America.

Gerçek 33. Batının bazı Hıristiyan azizlerinin kökeni Ermenistan’dadır.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


İsa’nın elçiliğinin ardından gelen yüzyıllar onun, bugün Ermeni Hıristiyanlığının dışında da kabul gören bazı izleyicilerinin köklerinin Ermenistan’la bağlantılı olduğuna tanık olmuştur. Bu azizlerin bizlere ulaşan öyküleri somut tarihsel olgulardan çok söylencelere dayansa da, Ermenistan’la olan bağlantıları Hıristiyanlığın çoğu kez aşılması zor sınırların ötesine yayılışını açıklayan ilginç bir halkayı oluşturuyor.

Gerçek 32. Söylenceye göre Hayk Bel’i İ.Ö. 11 Ağustos’ta yenmişti.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


Ermeni halkının tam olarak kökleri zamanın sisleri arasında belirsizleşmiştir. Modern tarih bilimi “Ermeni ulusu ne zaman, nerede, nasıl oluştu?” sorusuna bir takım cevaplar vermiyor değil; ayrıca arkeolojinin de katkılarını belirtmemiz gerek. Ama hiç kuşkusuz, gerek bugünün Ermenistan’ında, gerekse Türkiye’de daha fazla çalışma soruya daha net cevaplar vermemize yardımcı olacaktır. Öte yandan mitoloji de kimi zaman tarihsel gerçekleri yansıtarak, kimi zaman da geleneksel söylencelerden ilham alarak, bize kendi öyküsünü anlatmakta.

Gerçek 31. Zabel Yesayan, 24 Nisan 1915’te tutuklanacaklar listesindeki tek kadındı.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


Osmanlı İmparatorluğunda ilerici düşünceler ve faaliyetler genellikle azınlıkların öncülüğünde gerçekleşmişti. Ne de olsa sonuçta yönetimde ve toplumdaki ilerlemeden en çok onlar yararlanacaktı. Zabel Yesayan, adanmış bir Ermeni, adanmış bir kadın ve gerçekten de Osmanlı İmparatorluğu’nun adanmış bir bireyiydi.

'Soykırım tepkisi' Türkiye'yi AB yolunda zorlayabilir

Avusturya'da yayınlanan Der Standard gazetesine konuşan Avrupa Komisyonu Komşuculuk ve Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, ‘Ermeni soykırımı‘ tartışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Ankara'nın "çok sert tepkisini" yaklaşmakta olan Haziran seçimine bağlanması gerektiğini vurgulayan Hahn "Bu Türkiye'nin bazı kesimleri arasında çok rağbet gören bir mesele olabilir. Fakat konunun uzun vadeli sonuçları beni endişelendiriyor." dedi. Hahn sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa ve batı karşıtı duruşun tohumları böyle ekilir ki, bugünün bakış açısıyla gelecekteki bir AB üyeliği zor görünüyor."

ORC’nin Ermeni Meselesi Anketi

ORC Araştırma’dan 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri öncesi yayınladığı en son ankette seçmenin ‘Ermeni Meselesi’ne bakışı analiz edildi. ORC Araştırma, 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’ne 39 gün kala kamuoyunda tartışmalara neden olan 1915 olaylarını masaya yatırdı. “1915 olaylarının 100. yılında toplumun ‘Ermeni’ meselesine bakışı” anketi 17-20 Nisan tarihleri arasında 38 ilde 1420 vatandaş ve akademisyenin katılımıyla yapıldı.

Siyaset ve Tarih Yazıları İslamın Faydaları

Sevan Nişanyan
İslam aleminin insanlığa katkıları deyince ilk aklımıza gelen şey alkol. Şaraptan saf alkol damıtmayı 11. yüzyılda Müslüman İspanya’da icat etmişler. Avrupalılar oradan öğrenmiş. Adı Arapçadan, al-kuhl, yani (göze sürülen cinsten) “sürme”. Neden sürme? Hiçbir yerde sağlıklı bilgi bulamadım. Sanırım o devirde kimyasal maddelerde bir çeşit kod adı verme geleneği var, belki meslekî sır kaygısıyla ya da başka nedenle. Boraks, antimuan, arsenik, zincifre gibi bazı kimyasal maddeler de o devirde Araplardan Avrupalılara geçmiş.

130,000 March in Los Angeles to Commemorate the Centennial of the Armenian Genocide

More than 130,000 took part in the March for Justice on April 24, 2015 to mark the centennial of the Armenian Genocide according to the Los Angeles Police Department. Demonstrators started the march from the Little Armenia neighborhood in Hollywood and proceeded to walk six miles to the Turkish consulate on Wilshire Boulevard, in the second largest march in the history of the State of California. Leading the supporters were clergy, members of congress, state, civic and foreign officials as well as community leaders.

Saklı Konak Müzesi

Gaziantep'te 2011 yılında faaliyete geçen Saklı Konak Bakır Eserleri Müzesi ile ilgili olarak daha önce bir yazı göndermiştim ve sitenizde yayınlanmıştı. Saklı Konak Bakır Eserleri Müzesi Türkiye'de Ermeni ustalarına ait eserleri müze adı altında sergileyen tek mekan olmasına rağmen hiç bir ermeni vatandaşı dört yıldır müzemde göremedim.

Türkiye AP kararını iade etti

Türkiye, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına destek veren kararını, kapak yazısı ekleyerek aynen iade etti… Türkiye'nin AB Daimi Temsilciliği'nden yapılan açıklamada, "1915 olayları hakkında 15 Nisan'da AP Genel Kurulu'nda kabul edilen ve 29 Nisan'da resmi olarak Daimi Temsilciliğimize iletilen karar, 30 Nisan'da AP'ye iade edilmiştir" ifadesi kullanıldı. AP'nin bağlayıcı nitelik taşımayan kararında, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına destek verilerek Türkiye'ye geçmişiyle yüzleşmesi ve bu iddialarını kabul etmesi çağrısı yapılmıştı.

Farklı İnanç Grupları ve İnançsızlar Diyanet İçin Ne Diyor?

Ekin Karaca
Diyanet, 47 kamu idaresi arasında en fazla pay ayrılan 14. idare. Peki, herkesten alınan vergilerle çalışan ama sadece Sünni Müslümanlara hizmet veren bu kurum hakkında farklı inanç grupları ve inançsızlar ne diyor? Diyanet İşleri Başkanlığı’na ilişkin sürmekte olan tartışmaları matematikçi Ali Nesin, yazar Roni Margulies, siyasetçi Mehmet Bekaroğlu, Azınlık Vakıfları eski temsilcisi Laki Vingas, HDP İstanbul milletvekili adayı Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği eski başkanı Ali Kenanoğlu ve işletmeci Mari Esgici ile konuştuk.

Serj Sarkisyan, Sb. Anna Kilisesinin mesh töreninde hazır bulundu

Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve eşi Rita Sarkisyan bugün 30 Nisan’da Erivan Katoghike Surp Meryem Ana Kilisesi bitişiğinde yeni inşa edilen Surp Anna Kilisesinin mesh ayininde hazır bulundular; ayin Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II riyasetinde icra edildi.

Mardin Surp Kevork Kilisesi için Kitap Kermesi ve Söyleşi

Mardin Surp Kevork Ermeni Katolik Kilisesi ve Manastırı'nın rölöve ve restorasyon çalışmalarına katkı sağlamak için 2 Mayıs Cumartesi günü TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nde kitap kermesi ve söyleşi düzenlenecek. Mardin Surp Kevork Ermeni Katolik Kilisesi ve Manastırı'nın rölöve ve restorasyon proje çalışmaları için oluşturulan fona katkı sağlamak amacıyla düzenlenen Kitap Kermesi, 2 Mayıs 2015 Cumartesi günü, 11.00 – 18.00 saatleri arasında, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy binası giriş katında yapılacak.

Edebiyatta Ermeniler ve Ermeni edebiyatı

Türkiye Yazarlar Sendikası, 1915’ten önce ve sonra Ermeni edebiyatı ve edebiyatta Ermenileri konu aldığı bir panel düzenledi. Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası’nda bulunan Yazarlar sendikasında yapılan panelde şair C. Hakkı Zariç, Nükhet Eren ve Tahir Şilkan, 1915’te öldürülen edebiyat eleştirmeni, yazar ve şairler Taniel Varujan, Siamanto, Rupen Sevag, Ardaşes Harutyunyan, Yerukhan, Tigadintsi, Melkon Gürcüyan, Rupen Zartanyan, Dikran Çögüryan Krikor Zohrap, Keğam Parseğyan, Smpad Pürad olmak üzere çok sayıda edebiyatçıdan bahsettiler.

OIA Social Events Reminder


OIA Social Events Reminder

Պոլսահայ Միութեան «Տարեկան Ընդհանուր Ժողով»ը

տեղի պիտի ունենայ, Հինգշաբթի, Մայիս 14, 2015ին,

Միութեան «Գրիգոր եւ Աւետ» Քիւրքչիւօղլու» սրահին մէջ

երեկոյեան ժամը 7:00ին


———————————
To all OIA members,

Our annual General Assembly
will take place on May 14, 2015 at 7 PM  .
If the quorum is not met at that time,
present members will constitute the quorum
and
the assembly will take place at 8 PM.

Kripto Ermeni' Rahatsızlığı

Vahdet’in özel haberleri gayri milli çevreleri rahatsız ediyor. Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel adlı yazar “PKK yönetiminde kripto Ermeniler var” haberimizden dolayı gazetemize saldırdı ve Vahdet’i “müptezellikle” suçladı. Bu yazarın 24 Nisan günü sözde soykırımı anmak için Ermenistan’a gittiği ortaya çıkarken, bu bile tek başına rahatsızlığının nedenini ortaya koymaya yetti.

ABD'de yeni Ermeni tasarısı

Kongre'ye ABD Başkanı Obama'yı, "Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin, gelecek 100 yılda, iki ülkenin ortak çıkarlarına dayanan adil, yapıcı, istikrarlı ve kalıcı yönde ilerlemesine çalışmaya çağıran" karar tasarısı sunuldu. ABD Kongresi'ne, ABD Başkanı Barack Obama'yı, "Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin, gelecek 100 yılda, iki ülkenin ortak çıkarlarına dayanan adil, yapıcı, istikrarlı ve kalıcı yönde ilerlemesine dönük çalışmaya çağıran" karar tasarısı sunuldu.

Gerçek 30. Ermeni Soykırımı, bilim insanları, akademisyenler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların yanı sıra birçok parlamento, hükümet ve devlet başkanı tarafından resmen tanınmıştır.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


1960’lardan bu yana dünyanın her yerindeki örgütlü Ermeni Diyasporası toplumlarının en önemli etkinliklerinden birisi Ermeni Soykırımı’nın yaşadıkları ülkede kamusal alanda kabul görmesi için çalışmak olmuştur. Kabul görme, bir siyasinin bu konuda konuşma yapmasından, yerel meclis ya da parlamentonun karar almasına, mitingler düzenlenmesine, kamusal alanda bir yer tahsisine, anıtlar, müzeler ya da araştırma enstitüleri gibi Ermeni Soykırımı konusunda kurumların oluşturulmasına kadar çok çeşitli biçimler alabilir.

Gerçek 29. Lübnan Ermeni Üniversitesi’nın roket fırlatma kulübü 1960’larda stratosfere ulaşmıştı.

Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı anısına 100 Yıl, 100 Gerçek


1960’lar hiç kuşkusuz bizlere Soğuk Savaş’ın dönüm noktalarını yaşatmıştı: İşte Küba füzeleri krizi, Prag Baharı ve Sovyet lideri Nikita Kruşçef’in Birleşmiş Milletler’de ayakkabısını çıkarıp kürsüye vurduğu haberleri… Bütün bunlar, Washington ve Moskova’nın komutası altında giderek daha da ölümcül hale gelen bir silahlanmanın durmadan artırdığı gerilim koşullarında yaşanıyordu. Üstelik Uzay Yarışı’nda öne geçecek olan taraf silahlanmayı daha da hızlandıracak ve çıtayı yükseltecekti.

DurDE


100 yıl sonra Ermenilerin acısını anlamak bu değil…

Alin Ozinyan
Acının, eziyetin, talanın, ölümün, katliamın olduğu yerde suç ve suçlular vardır. Suçlu bulunmadıkça, suç saklandıkça, suçlu ve mağdur ayırt edilmedikçe, trajedi ağırlaşır, tedavi edilmez hala gelir. Sadece mağdur acılarından değil, suçlu da gizlenmekten hastalanır. 1915 yılında yaşananlar bir soykırımdı. Türkiye’de seyrettiğimiz bu panik ortamı da işte bu yüzden.   Tarihi sorumluluğu “ortak acı” yada “adil hafıza” yaklaşımları ile örtbas etmek vasat bir diplomatik manevradan ötesine gidemiyor, tezi geliştirenler de bunun farkında. Hafızasızlaştırılan bir toplumun olmayan hafızası adil olamayacağına göre, suçlu ve mağdurunu hala birbini tanıdığı bu acının ortaklığından da söz etmek mümkün değil. 1915’de kazananlar ve kaybedenler oldu. Ermeniler kaybetti. Ermenisiz bir Türkiye yaratmak isteyenler kazandı. Bu iki tarafın hellaşmesi için yapılabilecek çok şey var. Öncelikle samimi olmak gerekli, öncelikle utanmak…

Katille mağdurun acısı ortak olamaz

Elçin Poyraz
Daha çok Davutoğlu icadı gibi görünen ve Adil Hafıza gibi olağan şüphelilerin yürüttüğü sivil kampanyalarla desteklenen ortak acı söyleminin, "Ermenileri rüzgâr üfürdü" düzeyindeki 100 yıllık inkârcılıktan sonra birçok kişinin gözünü boyaması şaşırtıcı değil. Fakat bu söylem, tıpkı Çanakkale savaşının tarihini değiştirmek gibi beyhude bir makyajdan ibaret, üstelik düz inkârcılıktan daha sinsi. Adil Hafıza grubunun web sitesi açıklamasına göre “1915’te yaşananlar tüm Anadolu halklarının ortak acılarıdır [...] ve dost ve kardeşler arası küskünlük Anadolu hoşgörüsüne sığmaz.” Acıları yarıştırmanın çok ayıp olduğundan bahsettikten sonra “ama Türkler de acı çekti” mızıkçılığı yapmak asıl acı yarıştırma değilse nedir? Kerameti kendinden menkul bir “Anadolu hoşgörüsü” ezberine dayanarak üstelik... Soykırım şiddeti belki de en estetikten yoksun, sıfır noktasında yaşanan en mutlak şiddettir ve bu yüzden de açıkça ve hiçbir süslü cümlenin ardına sığınmadan yazmak gerekir: 1915’te ortak acı yoktur.

"Soykırım" Gerilimi Rusya ile İlişkileri Zora Sokabilir

Ermenistan’ın başkenti Erivan’da 24 Nisan’da yapılan 1915 olaylarının yüzüncü yıl törenleri Rusya ve Türkiye arasında tansiyonu yükseltti. Ermenistan’ın başkenti Erivan’da 24 Nisan’da yapılan 1915 olaylarının yüzüncü yıl törenleri Rusya ve Türkiye arasında tansiyonu yükseltti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 23 Nisan’da Moskova’da düzenlenen bir konferansa gönderdiği mesajında “soykırım” ifadesini kullanması, 24 Nisan’da Erivan’a giderek törenlere katılması ve Rusya parlamentosu alt kanadı Duma’nın “soykırım” açıklamasını kabul etmesi Ankara’nın tepkisine neden oldu.

25 Ermenice sözlüğün yer aldığı Online Kütük hayata geçirildi

Ermenistan Diaspora Bakanlığı, Ermenice ve Ermeni Araştırmaları Internet Merkezi (ISMA) ortak inisiyatifiyle «Ermenice ve Ermeni Araştırmaları Internet Merkezi» Multilingual Çeviri Programı hayata girdi; program var olan açıklamalı ve çeviri amaçlı tüm 25 sözlüğü içermekte... Sözlük Veri Tabanında Doğu Ermenicesi 98000, Batı Ermenicesi 97500, Klasik Ermenice 14500, İnilizce 11700, Rusça 99000, Türkçe 44000, Almanca 9000, Latince 9000, Fransızca 4000, Kürtçe 20000, Lezgice 7000, Zazaca 1000, Talışça 30000 kelime yer almakta.

Cengiz Aktar: Mi mornarzis

Unutmabeni çiçeğinin Ermenicesi, tercümesi unutmabeni… Pekçok dilde aynı… Bir bakıma, insanın hafızasız yaşayamayacağını hatırlatan çiçek… Soykırımın yüzüncü yılı etkinliklerinin evrensel simgesi. Hafıza ve adalet üç gün süren ve sade Ermeni değil bütün soykırımları hatırlayan Erivan’daki uluslararası anma ve toplantının ana temasıydı. Cuma anıtın bulunduğu Kırlangıç Tepesi’nde sağlı sollu Anadolu yerleşimlerinin adlarını bir kez daha görünce soykırımın Ermenilerin olduğu kadar bizim hepimizin hikâyesi olduğunu düşündüm.