Ermeni Kilisesi, dünyada Hıristiyanlığın en eski
geleneklerinden biridir. Ermenilerin, İ.S. 301 olarak kabul edilen tarihte,
Surp Krikor Lusavoriç öncülüğünde Hıristiyanlığı benimsemesinden sonra – çoğu
kez pagan ibadethanelerin yerine – kiliselerin inşası çalışmaları başladı.
Hıristiyan dünyasında Meryem Ana’nın insanlara görünmesi oldukça sık olsa da,
İsa ancak birkaç kez görünmüştür. Bunlardan birini Surp Krikor yaşamış, ona
görünen İsa altın bir çekici yere vurarak oraya bir ibadethane inşa edilmesini
istemiştir. Bu söylence, orada yapılan kiliseye “Tanrı’nın Tek Oğlu Yere İndi”
anlamına gelen “Eçmiyadzin” adının verilmesine neden olmuştur.
Müslüman Olan Yabancılara İhtida Belgesi Uyarısı
Ermeni meselesi ‘yerlileşirse’
Türkiye’nin resmi itirazı birkaç yıldan bu yana 1915’in
tarihsel içeriğine değil, üçüncü tarafların işe karışmasına… Çünkü Türkiye’den
bakıldığında ‘Ermeni soykırımı’ ile ilgili açıklamalar esas olarak yüz yıl önce
Ermenilerin yaşamış oldukları ile ilgili gibi gözükmüyor. Aksine bu söylemin
bugün Batı ülkelerindeki Türkiye ve AKP aleyhtarı popüler yaklaşımın parçası
olarak kullanıldığı düşünülüyor… Diğer taraftan 1915’de yaşananlara yönelik
olarak Türkiye’de hala ‘Ermeniler de rahat durmamıştı’ anlamına gelen
gerekçeler öne sürülebiliyor. Ama bunlar devletin yaptıklarını ortadan
kaldırmaktan ziyade, yapılanların kabulünü ima etmekte. Türkiye’de artık bir inkâr
söylemi geçerli değil… Yapılanlar geniş bir çoğunluk tarafından açık
yüreklilikle ve olduğu gibi kabul edilmek isteniyor ama hiçbir Türk kendisini
bir tür Nazi olarak göstermeye kalkan değerlendirmeleri de kabul etmiyor… AKP
iktidarı Ermeni meselesinin bir dünya gündemi olmasından ve Türkiye aleyhine
kullanılmasından rahatsız… Ama bu meselenin bir Türkiye gündemi haline
gelmesinden ve İttihatçılık aleyhine kullanılmasından hiç de rahatsız
olmayacaktır.
AK Parti milletvekili adayı Markar Esayan SABAH'a adaylık sürecini anlattı
İsa Tatlıcan
AK Parti İstanbul milletvekili adayı Markar Esayan:
"Ermeni Cemaati adaylığımı çok olumlu karşıladı. AK Parti İttihatçı
olmayan, bu halkı temsil eden tek özgün hareket. CHP'den teklif alsaydım bu
benim için bir yıkım olurdu; nerede hata yaptım diye kendimi gözden geçirirdim.
Aygün: Tüm Partiler 'Ermeni Kırımını Ret' Noktasında Birleştiler
Aygün, şunları kaydetti: “HDP Başkanı Selahattin Demirtaş
birkaç gün evvel katıldığı bir televizyon programında, -geçmişte Ermeni
Soykırımı konulu çok net beyanlarını adeta inkâr ederek- 'Biz hiç bir zaman
Ermeni soykırımını tanıyoruz demedik, bir hakikat komisyonu kurulsun, olay
araştırılsın, çıkacak sonuca biz de uyarız' demiş. Böylece HDP dahil tüm
partiler Ermeni kırımını ret ve 'tarihçiler araştırsın' noktasında birleştiler.
Türkiye'de çözümü istenmeyen bir meseleyi 'komisyona havale etmek' bir siyaset
geleneğidir…”
Sayın Başbakanım; Ermeniler’deki İkazınız Hangi Ermeniler’e?...
Levon Panos Dabagyan
Ermenilere yapılanlar için Çerkes Ahmet çok önemli bir
belge niteliğinde idi. Bu kanlı olayın nasıl cereyan ettiğini bizzat onu
yapanlardan dinlemek istedim Çerkes Ahmed’e doğu illerinde neler yaptığını
sordum: (-: birader, şu harp namusuma dokunuyor. Ben bu vatana hizmet ettim.
Gidin görün! Van ve havalisini Kâbe toprağına çevirdim. Bugün orada tek bir
Ermeni’ye rastlayamazsınız.) -: Peki bu Zeharp – “Zohrap” filan ne oldu? (-:
A!... Duymadınız mı? Hepsini geberttim!) dedi. .... Sözünü şöyle sürdürdü: (-:
Halep’ten çıkmışlardı. Yolda onlara rastladık. Derhal arabalarını kuşatım.
Gebereceklerini anladılar. Varteks – Vartges” dedi ki: “Peki Ahmed Bey, bize
bunu yapıyorsunuz, acaba Araplara ne yapacaksınız? Sizlerden onlar da memnun
değildirler.” -: O senin bileceğin iş değil, kerata! dedim ve bir mavzer
kuruşunu ile beynini patlattım. Sonra Zehrab’ı yakaladım, ayağımın altına
aldım. Bir taş alarak kafasına vurdum ve onu öldürdüm.) dedi. Bakınız: (İKİ
KOMİTE İKİ KİTAL – II) Ahmet Refik Altınay Sayfa: 35’ten, 45’e kadar.
Dağlık Karabağ’da seçimin galibi ‘Özgür Vatan’ oldu
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Dağlık Karabağ’da
altıncı kez yapılan parlamento seçimlerinde resmi sonuçlar açıklandı. 3 Mayıs’ta
genel seçimlere giden Dağlık Karabağ’da, parlamentoda yer alacak olan siyasi
partiler ve milletvekilleri belli oldu. Dağlık Karabağ Merkez Seçim Kurulu
Başkanı Sırpuhi Arzumanyan, dün yapılan seçimleri Avrupa ülkeleri ve ABD’den
gelen 110 uluslararası gözlemcinin takip ettiğini belirtti. Seçimleri ayrıca,
Uluslararası Seçim Sistemleri Uzmanlık Merkezi heyeti de gözlemci olarak
izledi.
Sason'daki Ermeni kilisesi turizme kazandırılacak
Sason, Bitlis, Batman, Muş, Van, İstanbul Ermenileri Sosyal
Yardımlaşma Dayanışma ve Kültürel Derneği Başkanı Aziz Dağcı, Batman’ın Sason
ilçesi Meşeli Turnalı Mezrası’nda bulunan Komk Kilisesi'nin restorasyon
çalışmaları için gerekli adımları attıklarını söyledi. 1915’te yaşanan Ermeni olaylarına ilişkin Papa Francesco
tarafından yapılan açıklamalar ile ilgili yorum yapmaktan kaçınan Dağcı, “Bu
konuda bir yorum yapmam doğru olmaz görevim değildir” dedi.
Gerçek 38. Modern Ermeni dilinin iki edebi formu vardır: Doğu ve Batı Ermenicesi.
Bin beş yüz yıl Ermeni dilinde iletişimin yazılı mecrası
olarak hizmet verdikten sonra Klasik Ermenice ya da Grabar (sözcük anlamı
“edebi” – “harfler kullanılarak”, “yazılı”) 19. yüzyılda yavaş yavaş kayboldu.
Bu süreçte doğal olarak konuşulan dil giderek değişti. Artık zaten, Orta
Ermenice olarak anılan dilde çok sayıda yazılı ve basılı eser verilmekteydi. Bu
dil, bölgeden bölgeye, dönemden döneme gramer ve sözcük dağarcığı açısından
farklılıklar içeren bir evrim geçiriyordu.
Gerçek 37. Ermeni yetimlerin teşekkür için dokuyup armağan ettikleri halı Beyaz Saray’ın deposunda.
Soykırım sonucu felakete uğramış Ermeni halkına hiçbir
toplum Amerika Birleşik Devletleri kadar büyük yardımlarda ve bağışlarda
bulunmamıştır. Yerel halktan toplananların yanı sıra, ülke çapında geniş
kapsamlı kampanyalardan elde edilen paralar, yiyecek ve malzeme, doğu
Akdeniz’de hayatta kalan Ermeni, Rum ve Süryanilerin bakımını üstelenen Near
East Relief (Yakın Doğu Yardım Örgütü) tarafından kurulmuş yetimhanelere,
okullara ve hastanelere aktı.
İsrail’deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü Rafael Sadi’den Suç Duyurusu
İsrail’deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü ve Odatv
yazarı Rafael Sadi, “Türkiye’deki Yahudilere sesleniyorum, 5 saat veriyoruz,
Türkiye’den defolun” sözleriyle gündeme gelen 1453 Karaman Gençlik Spor Kulüp
Başkanı Şevket Göksu hakkında şikayetçi oldu. 1453 Karaman Gençlik Spor Kulüp
Başkanı Şevket Göksu Gazze’ye yapılan operasyonlar sonrası yaptığı açıklamada
“Türkiye’deki Yahudilere sesleniyorum, 5 Saat içinde Türkiye’yi terk edin (…)
Çoluk, çocuk, kadın, yaşlı size 5 saat veriyoruz Türkiye’den defolun. Bu zulmün
sorumlusu aşağılık olan İsrail” demişti.
Gerçek 36. 1770’ler – 1780’lerde Hindistan’da özgür Ermenistan için anayasa hazırlanmıştı.
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Antranik Matevosyan
NEWS.am’in Osmanlı Türkiye’sinde 1915-1923 yıllarında
gerçekleştirilen Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü çerçevesinde «Sağ
kurtulanlar» dizisine devam etmekte. «Sağ kurtulanlar» çocukluklarını ve
vatanlarını kaybeden sıradan insanların hikayelerini içermekte. «Sağ
kurtulanlar» 100 yıllık telafi beklentisinin 100 yıllık acı ve belleğidir. «Sağ
kurtulanlar» tanınmayı, kendi acılarının tanınması umudunu kaybetmeyen,
sayıları her geçen gün seyrekleşen
insanlar topluluğudur. «Sağ kurtulanlar»dan biri 103 yaşındaki Antranik
Matevosyan’dır.
http://moevideo.net/video/08557.0e7e0d2a6f870738a2081bd6c92c
#moevideo_snet
Ermeni Devrimci Paramaz ve yüz yıllık giz!
Ender İmrek
1915’te Beyazıt’ta idam edilen Ermeni devrimcilerinin, Mustafa Suphilerle birlikte “bizim tarihimiz” olarak literatüre geçmemiş olmalarının altındaki ‘tarihsel’ nedenleri hakkıyla irdelemekte yarar var. Her iki devrimci girişim de Osmanlı Devleti içinde ortaya çıkmış olmasına karşın, Müslüman ve Türk olanın “bizim tarihimiz”, Hıristiyan ve Ermeni olanın ise ‘öteki’ haline getirilmiş olması üzerinde kapsamlı biçimde durmayı hak ediyor... Kadir Akın’ın yeni çıkan kitabı “Ermeni Devrimci,
Paramaz” bu sorunlara güçlü bir
projektör tutuyor. “Abdülhamid’den
İttihat Terakki’ye Ermeni Sosyalistleri ve Soykırım” alt başlığıyla ‘dipnot
yayınları’ndan çıkan kitap, Soykırımı’nın 100. yıl dönümüne olan 24 Nisan’a
yetiştirildi. Kitabın tanıtımı 18 Nisan’da İstanbul’da Cezayir Restorant’ta
yapıldı. Kitabın tanıtım toplantısına, kitabın hazırlanmasında önemli katkılar
sunan Beyrut Sosyal Demokrat Hınçak Partisinin Temsilcisi Alex Keushkerian da
katıldı.
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı

Taner Akçam
İki resim paylaşmak istiyorum. Birisinde ABD Birleşmiş
Milletler Büyükelçisi Samantha Power, New York’ta Aziz Vartan Ana Kilisesi’nde
Soykırım için yapılan dinî ayinde… Diğeri ise ayin sonrası verilen
resepsiyonda, ayaküstü sohbet sırasında… Bu resimlerin soykırımın yüzüncü
yılında ABD Hükümeti’nin pozisyonun anlaşılması açısından çok önemli olduğunu
düşünüyorum. Samantha Power’ın resmî bir sıfatı var; Birleşmiş Milletler’de
ABD’yi temsil ediyor. Dinî tören sırasında tüm kameralar onun üzerindeydi.
Başta gazeteciler, birçok insan resim çekiyordu. Törene belki kişisel tercihi
ile katıldı ama bunun resmî bir anlamı olduğunu da bilmemesi mümkün değil.
Beyaz Saray’dan izinli bir katılım olduğu açık; istenmeseydi, katılmazdı. Samantha
Power’in tutumunun son derece temsili bir niteliği var. Amerikan yönetiminin ve
siyasi erkinin soykırım konusunda ne düşündüğünü gösteriyor. Soykırım olduğuna
inanmanın ötesinde, üst düzey yetkililerinin bazı anma törenlerine
katılmalarına da sıcak bakılıyor. Power’in tutumu ortada oynananın bir komedi
olduğunu da gösteriyor. En çok ise Türk hükümetlerinin tavrına üzülüyor ve
acıyorum.
Apoizmin Tatsız Meyveleri
Garbis Altınoğlu:
Kapital,st Modernite ve Ermeni Soykırımı başlıklı yazı…Kaba
bir anlatımla, Ermeni soykırımının sorumluluğunu soyut ve ne idüğü belirsiz bir
“kapitalist modernite”nin üzerine yıkan Karasu, Ali ve kafadarlarının bu
yaklaşımı, jenosit ve benzer insanlık suçlarının sorumlularını aklamaya ve
onların suçlarının üzerinin örtülmesine yarar. Objektif koşulları
tanrılaştıran, etnik farklılıkların önemini abartan ve ulus inşası sürecinin
kural olarak büyük-ölçekli kıyımlarla el ele gideceğini öngören bu görüş
yanlıştır… Öcalan’a göre, burada bir
ezen ulus-ezilen ulus ilişkisi değil, birbirini öldürmeye kalkışan aynı ölçüde
haksız iki karşıt taraf vardır. Osmanlı daha güçlü olduğu için Ermenilerin ve
Pontus Rumlarının işini bitirmiştir. Ona göre, iki taraf da “haksız” olduğuna
göre, hiç kimsenin olanlardan yakınma hakkı yoktur! “Kendi düşen ağlamaz!” Ermenilerin
ve Pontus Rumlarının emperyalistlere güvenerek hareket edip oyuna geldikleri
yolundaki tartışmalı sav ise, Osmanlı-Türk gericilerinin Kürt halkı ve ulusal
hareketine karşı da sürekli olarak kullandıkları bir argümandır... Aslında
burada daha da tuhaf olan bir şey var; kapitalist modernite ve “ulus-devlet
fitnesi” olarak niteledikleri olguların Ermenilerin bir kısmını da etkilediğini
söyleyen ve bu etkiyi olumsuz olarak niteleyen Öcalan ve PKK/ KCK aynı şeyi
TÜRK ulusal devleti için yapmıyorlar. Yani onlar TÜRK ulusal devletini DE
kapitalist modernitenin ürünü olan bir “ulus-devlet fitnesi” sayarak mahkum etmiyorlar.
Dahası onlar Kürtlerin, Türk ulus devletinin “kurucu öğesi” ve bu devletin
“asli unsuru” olduğunu ileri sürüyorlar.
İZMİR’DEN, İSVEÇ’TE YAŞAYAN SÜRYANİLERLE DAYANIŞMA
Zeynep Tozduman
Yine bahar geldi... Kurtlar, kuşlar, çiçekler, tabiat ana
bahara durdu. Ama yüreklere bir türlü bahar gelmiyor yüzyıldır. Yine aylardan
Mayıs... Miski amber kokularıyla Mayıs güllerinin katmer, katmer açtığı güneşin
doğayla cıvıldaştığı bu ay, bizim tarihimizde kan demek, gözyaşı demek, zulüm
demektir. Aynı zamanda bahar; bu ülkede yüreği soldan atanlar için acı
demektir, direniş demektir, hüzün demektir. Kanla sulanan fidanların kızıl
karanfiller açtığı yüreğimin kırık penceresinde, katliamlar böyle devam ederse
eğer ne Süryani ne Ermeni kokusu kalmayacak. Ondandır hüznüm, acılarım. Çorak bir toprağı çatlatıp fışkıran, nadide
çiçeklerdir, bu ülkede yüzyıldır
koruyamadığımız. Yüreğimin kuytusunda bir saklasam, bir saklasam sizleri, kimseler dokunmasa! Süryanilere; Türkiye'de dokunuyorlar, Suriye, Irak,
Lübnan'da dokunuyorlar. Şimdide İsveç'te dokunmak istiyorlar nar tanelerine.
Ermeni meselesi Sofra‘da
Mahmut Gürer
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sofrasında bu kez
Ermeni meselesini masaya yatıracak. Konusunda uzman, tarihçi ve
akademisyenlerle 7 Mayıs Perşembe günü bir araya gelecek olan Cumhurbaşkanı,
olayla ilgili tüm hususları içeren ayrıntılı bir çalışma yapılmasının önemini
vurgulayacak.
Soykırım meselesi (1-2)
“Ecdadımız soykırım yapmamıştır!” deyu ferman buyuran
cumhurumuzun başı, bu hükmünü zaten peşinen verip, bunu da kendi “mührüyle”
onayladıktan sonra, öte taraftan dönüp dolaşıp ardından da bu “iş”i tarihçilere
bırakmak lazım diyerek dünya aleme seslenirken, mil pardon, affedersiniz, çok
özür dilerim ama, bu ne menem bir çelişki, ne menem bir perhiz, keza ne menem
bir lahana turşusudur acaba? Nitekim başımızın başı, hani nasıl derler, Ali’ye
kızıp durup dururken tıpkı Veli’yi haşlarcasına, hepsi de eninde sonunda bu
topraklardan sürgüne, tehcire, kafileler halinde postalandıktan sonra,
içlerinden hasbelkader geride kalan “kılıç artıkları”nın torun ve torbaları
olarak yaban elleri mesken tutmuş, “diaspora”da yaşayan Ermenileri her
defasında lisanı keyifle sigaya çekerken, diğer yandan hepsi de bu ülkenin
sözde “birinci sınıf” olan Ermeni vatandaşları, keza kaçak yollarla gelip
buralarda çalışan “gariban” Ermenileri “deport” etmekten ya da “emanet” diye
nitelemekten dem vurmak fazlasıyla ayıp olmuyor mu, “reis” hazretleri! No!
Soykırım sadece kılıçla olmuyor, unutmayalım ki dil yaresi kılıçtan keskindir!
Belçika Parlamentosuna, Soykırımın inkarını cezalandıran bir tasarı sunuldu
«Demokratik Federalist Frankofonlar» Grubu, 1995 yılında
kabul edilen Soykırımların inkarını cezalandıran yasanın genişletilmesine
ilişkin bir değişiklik tasarısı sundular; tasarı yasanın Ermenistan ve
Ruanda’da gerçekleştirilenler yanı sıra mahkemeler aracılığıyla uluslararası
düzeyde tanınmış diğer soykırımları da içerecek şekilde genişletilmesini
öngörmekte.
Kayseri - TBMM Eski Başkanvekili Uluç Gürkan: 'Ermeni Soykırımı' İddiasında
TBMM eski Başkanvekili Uluç Gürkan, , "İki çok
önemli nokta var. Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'nin 4'üncü maddesi
soykırım suçlamalarının ancak ve ancak gerçek kişilere yöneltilebileceğini ön
görüyor. Yahudi Soykırımı, arkasında bir mahkeme kararı da var, tartışılmıyor.
İzlediğimiz bir filmde veya dizide, okuduğumuz bir kitapta Almanya'nın ülke,
Alman halkının ulus olarak suçlanmıyor. Suçlanan kişilerdir, Hitler ve
arkadaşlarıdır. En fazla Nazi rejimidir. Eski Yugoslavya'da da suçlanan Sırp
halkı değil, Milisoviç'tir. Ancak, konu Ermeni Soykırımı iddiaları ve muhatap
olarak bize gelince, Türkiye ve Türk halkı suçlanıyor. Bu çifte standarttır,
aynı zamanda bir suçlama değil, kendisi olarak bir suçtur. Dünyanın yüzüne vurmamız
gereken bir olaydır. Bu bir tarihsel kökleri olan nefret suçudur dedi. (Gürkan,
dürbüne tersinden bakıyor herhalde, İttihat ve Terakki’ye sahip çıkanlar, Türk
halkı ile özdeşleştirenler sizlersiniz, biz değil. HYETERT)
Gerçek 35. “Ermeni Kağıdı” Ermenilerin Batı Avrupa’daki uzun geçmişinin yalnızca bir göstergesidir.
Gerçek 34. 17. yüzyılda Israel Ori’nin Ermenistan’ı özgürleştirme planı vardı.
Ermenistan tarihinin dikkat çekici bir siması,
Aydınlanmacı düşünürlerin Avrupa’yı siyaset ve toplum alanında yeni fikirlerle
tanıştırdığı erken modern dönemin devrimci ikliminde yaşayan ve çalışmalarını
yürüten Israel Ori’dir. Birçok Ermeni, özellikle tüccarlar, o dönemde ticari
faaliyetlerini yürütürken, yepyeni bir keşifler dünyasıyla, uzak denizlere
açılmalarla ve yeni buluşlarla karşılaştılar.
Istanoz: Bir soykırımın sessiz ve unutulmuş tanığı…
Atilla Dirim
Bir vakitler TBMM I. Dönem Sinop mebusu Dr. Rıza Nur,
Topal Osman ile görüştüğü zaman, ona faaliyetlerinin nasıl gittiğini sormuştu. Topal
Osman, her şeyin yolunda gittiğinden, Pontos köylerini yakıp yıktığından söz
etmiş, sadece taş binalar ile kiliseleri ileride işe yarar diye sakladığını
anlatmıştı. Bunun üzerine Rıza Nur ona öyle yapmamasını, bunları da yıkması,
hatta taşlarını uzaklara göndermesi gerektiğini öğütlemiş, aksi takdirde
ileride birilerinin gelip bir zamanlar burada bir kilise vardı diyebileceğini
belirtmişti. Topal Osman da ona hak vermiş, bu kadarını düşünemediğini
söylemişti. Pontos soykırımının baş uygulayıcılarından Topal Osman işini iyi
yapmış, Karadeniz'de taş üzerinde taş bırakmamıştı gerçekten de… Istanoz da
Hıristiyanların yaşadığı diğer yerler gibi yok edildi. Taş üzerinde taş
bırakılmadı. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen erkekler 1915'te askere alındı,
iki gün zarfında öldürüldü.
'Ortak bir tarih anlayışı geliştirmeli'
Strasbourg - Bilal Müftüoğlu
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri, 1915
olaylarına karşı Türkiye'nin hassasiyetinin farkında olduğunu belirten Piri,
parlamentonun kararında özellikle son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun attığı adımlardan övgüyle
bahsedildiğini vurguladı. Piri, bu yıl Ermeni iddialarıyla ilgili ayrı bir
kararın çıkartılmasına ilişkin, "Olayların 100. yıl dönümü olduğu için
birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinde yaşanan acıları anma ihtiyacı
doğmuştu" yorumunu yaptı. Piri, AP'nin 1915 olayları konusunda yetkili
merci olmadığına işaret ederek, "Nihayetinde bu mesele Türkiye ile
Ermenistan arasında halledilmeli, Ermeni ve Türk vatandaşları, sivil toplumları
ve tarihçileri ortak bir tarih anlayışı geliştirmeli" dedi.
İçimizdeki Ermeni
"Bu projeye katkıda bulunan edebiyatçılar olarak
bizler, 1915'te siyasi bir kararla bu topraklardan sürülen ve yok edilen Ermeni
yurttaşlarımızın anısına hep birlikte sahip çıkıyoruz." Can Yayınları
Ermeni Soykırımı'nın 100. yılı dolayısıyla çok yazarlı bir derleme kitap
yayınladı: "İçimizdeki Ermeni (1915-2015)".
Klikya Ermeni Krallığı ve Zeytun
Ümit Kardaş
1080-1199 arası Çukurova bölgesi içinde yer alan
Klikya’da beylik olarak yaşayan Ermeniler, 1199‘da bir krallık kurdular. Bu
devlet, Ruben I isimli bir Ermeni beyi tarafından Bizans İmparatorluğu’ndan
alınan toprak üzerine kuruldu ve zamanla Doğu Anadolu’ya yayıldı. Leon I
devletin ilk kralı oldu. Başkenti ve kilisenin merkezi şimdiki Adana Kozan
ilçesinin bulunduğu Sis şehriydi.
Ermeni futbolcudan şok talep: Beni satın
"Ben bir Ermeni olduğum için ve hocalar da Türk
olduğu için beni oynatmıyorlardır" şeklinde bir demeç verdiği iddia edilen
Aras Özbiliz, satış listesine kondu.Ülke basınında çıkan haberlere göre
Spartak'ın Türk teknik adamı Murat Yakın'la aralarında sorun olduğu iddia
edilen iki Ermenistanlı futbolcu yönetimle görüşerek takımdan ayrılmak
istediklerini söyledi. Yönetim de bu isteği kabul ederek iki yıldızı satış
listesine koydu ve gelecek teklifleri beklemeye başladı.
‘Meğerse ben Ermeni’ymişim’
Jülide Güngör
Türkiye’nin ‘Öteki’leri Çok. Salt Galata’daki “Onlar”
adlı video sergisinde bazıları konuşma şansı buluyor. Fakat konuşanların
fotoğraflarının çekilmesi yasak, sadece izlenebilir. Yaşını hiç göstermeyen
sarı elbiseli bir hanımefendi var ekranda. Hemşinli. Anneannesi yöreye dini
öğreten, Müslümanlığı anlatan biri. Kendisi çok zaman sonra gezmeye gidiyor
memleketine, ararken tararken bir de bakıyor ki; meğer Ermeni’ymiş, anneannesi
de öyle! Onun gibi çok var: Okulda bayrak direği tutturulmayan Yahudi çocuğu,
annesiyle Kürtçe konuşturulmayan asker...
100. yılda Ermenilere mektup
Ermeni Soykırımı’nın yıldönümünde P24 sekiz Türkiyeli
yazardan Ermeni kardeşlerine bir mektup iletiyor… Ermeni Soykırımı’nın
kurbanlarını o büyük felaketin 100. yıldönümünde saygı ve mahcubiyetle anarken,
Punto 24 Bağımsız Gazetecilik Platformu olarak sekiz Türkiyeli yazardan Ermeni
kardeşlerine bir mektup iletiyoruz. P24’ün yapımcılığını, Enis Rıza’nın
yönetmenliğini üstlendiği Mektup’ta Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, Oya Baydar,
Murat Belge, Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Perihan Mağden ve Bejan Matur’un 24
Nisan mesajları var. (Gerçek aydınlar her zaman vardır. İyi ki varsınız. HYETERT)
Aydınlardan Ermeni soykırımı iddialarına karşı bildiri
"Ermeni soykırımı" iddialarının 100. yıl dönümü
gerekçesiyle; birçok ülke parlamentosu tarafından Ermeni soykırımını tanıyan
deklarasyonlar yayınlanmasına karşı, aydınlar ortak bir bildiri yayınladı. Soykırım
dayatmalarının 100 yıllık emperyalist hırsların sonucu olduğunun belirtildiği
açıklamada "Çanakkale ve Lozan ile hesaplaşmakta kararlı emperyalist
devletlerin, gerçeklikleri çarpıtarak, bilim dışı iftiralar ile Türk milletini
soykırım yapmak ile suçlayan her türlü anlayışını reddediyoruz." ifadeleri
kullanıldı. (Aydınları (!) bak sen. Kim aydın, kim değil görelim. HYETERT)
Diocesan Assembly to Convene Next Week
Next week St. Mary Church of Washington, DC, will host
the 113th Diocesan Assembly, bringing together Armenian Church leaders from
throughout the Eastern Diocese. The Assembly will convene from May 6 to 8, and
will be preceded by the annual Clergy Conference, which will be held from May 4
to 6. The Diocesan Women's Guild General Assembly also convenes during the
week.
Demirtaş, 'Soykırım' Konusunda Geri Adım Attı
Selahattin Demirtaş:Elbette, hiç tereddüt etmeden!
Milletvekili olduğumdan beri, ondan önce insan hakları avukatlığı yaptım. Bu
konudaki yaklaşımım hiç değişmedi. Kimse kusura bakmasın. Çok acı tarihi bir
olayı birileri resmi tarihi örttü diye ben de buna boyun eğecek değilim. Gündeme
bomba gibi düşen ve hükümet cephesinden de yoğun eleştirilere neden olan bu
sözlerden günler sonra Demirtaş bu kez yine CNN Türk'te katıldığı başka bir
programda, soykırım ifadesini kullanmadı. Gazeteci Levent Gültekin'in soykırım
iddiaları konusundaki sorusunu cevaplayan Demirtaş, "Soykırım gibi bir
ifadelerinin bulunmadığını", parti programında bunun için hakikatler
komisyonu kurulmasını istediklerini söyledi.
Little Known Genocide History to Be Exhibited at Washington Centennial
By Florence Avakian
Virtually unknown are two documented and compelling events
that are a significant part of the genocide story. Even Armenians are not aware
of them. These will be displayed together for the first time since they were
issued digitally, and will be exhibited during the Armenian Genocide Centennial
Commemoration to be held in Washington, D.C., from May 7 through May 9. They
are being released by the Armenian National Institute (ANI), the Armenian
Genocide Museum of America (AGMA), and the Armenian Assembly of America.
Gerçek 33. Batının bazı Hıristiyan azizlerinin kökeni Ermenistan’dadır.
İsa’nın elçiliğinin ardından gelen yüzyıllar onun, bugün
Ermeni Hıristiyanlığının dışında da kabul gören bazı izleyicilerinin köklerinin
Ermenistan’la bağlantılı olduğuna tanık olmuştur. Bu azizlerin bizlere ulaşan
öyküleri somut tarihsel olgulardan çok söylencelere dayansa da, Ermenistan’la
olan bağlantıları Hıristiyanlığın çoğu kez aşılması zor sınırların ötesine
yayılışını açıklayan ilginç bir halkayı oluşturuyor.
Gerçek 32. Söylenceye göre Hayk Bel’i İ.Ö. 11 Ağustos’ta yenmişti.
Ermeni halkının tam olarak kökleri zamanın sisleri
arasında belirsizleşmiştir. Modern tarih bilimi “Ermeni ulusu ne zaman, nerede,
nasıl oluştu?” sorusuna bir takım cevaplar vermiyor değil; ayrıca arkeolojinin
de katkılarını belirtmemiz gerek. Ama hiç kuşkusuz, gerek bugünün
Ermenistan’ında, gerekse Türkiye’de daha fazla çalışma soruya daha net cevaplar
vermemize yardımcı olacaktır. Öte yandan mitoloji de kimi zaman tarihsel gerçekleri
yansıtarak, kimi zaman da geleneksel söylencelerden ilham alarak, bize kendi
öyküsünü anlatmakta.
Gerçek 31. Zabel Yesayan, 24 Nisan 1915’te tutuklanacaklar listesindeki tek kadındı.
Osmanlı İmparatorluğunda ilerici düşünceler ve
faaliyetler genellikle azınlıkların öncülüğünde gerçekleşmişti. Ne de olsa
sonuçta yönetimde ve toplumdaki ilerlemeden en çok onlar yararlanacaktı. Zabel
Yesayan, adanmış bir Ermeni, adanmış bir kadın ve gerçekten de Osmanlı
İmparatorluğu’nun adanmış bir bireyiydi.
'Soykırım tepkisi' Türkiye'yi AB yolunda zorlayabilir
Avusturya'da yayınlanan Der Standard gazetesine konuşan
Avrupa Komisyonu Komşuculuk ve Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, ‘Ermeni
soykırımı‘ tartışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Ankara'nın "çok
sert tepkisini" yaklaşmakta olan Haziran seçimine bağlanması gerektiğini
vurgulayan Hahn "Bu Türkiye'nin bazı kesimleri arasında çok rağbet gören
bir mesele olabilir. Fakat konunun uzun vadeli sonuçları beni
endişelendiriyor." dedi. Hahn sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa ve
batı karşıtı duruşun tohumları böyle ekilir ki, bugünün bakış açısıyla
gelecekteki bir AB üyeliği zor görünüyor."
ORC’nin Ermeni Meselesi Anketi
ORC Araştırma’dan 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri öncesi
yayınladığı en son ankette seçmenin ‘Ermeni Meselesi’ne bakışı analiz edildi.
ORC Araştırma, 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’ne 39 gün kala kamuoyunda
tartışmalara neden olan 1915 olaylarını masaya yatırdı. “1915 olaylarının 100.
yılında toplumun ‘Ermeni’ meselesine bakışı” anketi 17-20 Nisan tarihleri
arasında 38 ilde 1420 vatandaş ve akademisyenin katılımıyla yapıldı.
Siyaset ve Tarih Yazıları İslamın Faydaları
Sevan Nişanyan
İslam aleminin insanlığa katkıları deyince ilk aklımıza
gelen şey alkol. Şaraptan saf alkol damıtmayı 11. yüzyılda Müslüman İspanya’da
icat etmişler. Avrupalılar oradan öğrenmiş. Adı Arapçadan, al-kuhl, yani (göze
sürülen cinsten) “sürme”. Neden sürme? Hiçbir yerde sağlıklı bilgi bulamadım.
Sanırım o devirde kimyasal maddelerde bir çeşit kod adı verme geleneği var,
belki meslekî sır kaygısıyla ya da başka nedenle. Boraks, antimuan, arsenik,
zincifre gibi bazı kimyasal maddeler de o devirde Araplardan Avrupalılara
geçmiş.
130,000 March in Los Angeles to Commemorate the Centennial of the Armenian Genocide
More than 130,000 took part in the March for Justice on
April 24, 2015 to mark the centennial of the Armenian Genocide according to the
Los Angeles Police Department. Demonstrators started the march from the Little
Armenia neighborhood in Hollywood and proceeded to walk six miles to the
Turkish consulate on Wilshire Boulevard, in the second largest march in the
history of the State of California. Leading the supporters were clergy, members
of congress, state, civic and foreign officials as well as community leaders.
Saklı Konak Müzesi
Gaziantep'te 2011 yılında faaliyete geçen Saklı Konak
Bakır Eserleri Müzesi ile ilgili olarak daha önce bir yazı göndermiştim ve
sitenizde yayınlanmıştı. Saklı Konak Bakır Eserleri Müzesi Türkiye'de Ermeni
ustalarına ait eserleri müze adı altında sergileyen tek mekan olmasına rağmen
hiç bir ermeni vatandaşı dört yıldır müzemde göremedim.
Türkiye AP kararını iade etti
Türkiye, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 1915 olaylarına
ilişkin Ermeni iddialarına destek veren kararını, kapak yazısı ekleyerek aynen
iade etti… Türkiye'nin AB Daimi Temsilciliği'nden yapılan açıklamada,
"1915 olayları hakkında 15 Nisan'da AP Genel Kurulu'nda kabul edilen ve 29
Nisan'da resmi olarak Daimi Temsilciliğimize iletilen karar, 30 Nisan'da AP'ye
iade edilmiştir" ifadesi kullanıldı. AP'nin bağlayıcı nitelik taşımayan
kararında, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına destek verilerek
Türkiye'ye geçmişiyle yüzleşmesi ve bu iddialarını kabul etmesi çağrısı
yapılmıştı.
Farklı İnanç Grupları ve İnançsızlar Diyanet İçin Ne Diyor?
Ekin Karaca
Diyanet, 47 kamu idaresi arasında en fazla pay ayrılan
14. idare. Peki, herkesten alınan vergilerle çalışan ama sadece Sünni
Müslümanlara hizmet veren bu kurum hakkında farklı inanç grupları ve
inançsızlar ne diyor? Diyanet İşleri Başkanlığı’na ilişkin sürmekte olan
tartışmaları matematikçi Ali Nesin, yazar Roni Margulies, siyasetçi Mehmet
Bekaroğlu, Azınlık Vakıfları eski temsilcisi Laki Vingas, HDP İstanbul
milletvekili adayı Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği eski başkanı Ali
Kenanoğlu ve işletmeci Mari Esgici ile konuştuk.
Serj Sarkisyan, Sb. Anna Kilisesinin mesh töreninde hazır bulundu
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve eşi Rita
Sarkisyan bugün 30 Nisan’da Erivan Katoghike Surp Meryem Ana Kilisesi
bitişiğinde yeni inşa edilen Surp Anna Kilisesinin mesh ayininde hazır
bulundular; ayin Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II riyasetinde icra
edildi.
Mardin Surp Kevork Kilisesi için Kitap Kermesi ve Söyleşi
Mardin Surp Kevork Ermeni Katolik Kilisesi ve Manastırı'nın
rölöve ve restorasyon çalışmalarına katkı sağlamak için 2 Mayıs Cumartesi günü
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nde kitap kermesi ve söyleşi
düzenlenecek. Mardin Surp Kevork Ermeni Katolik Kilisesi ve Manastırı'nın
rölöve ve restorasyon proje çalışmaları için oluşturulan fona katkı sağlamak
amacıyla düzenlenen Kitap Kermesi, 2 Mayıs 2015 Cumartesi günü, 11.00 – 18.00
saatleri arasında, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy binası
giriş katında yapılacak.
Edebiyatta Ermeniler ve Ermeni edebiyatı
Türkiye Yazarlar Sendikası, 1915’ten önce ve sonra Ermeni
edebiyatı ve edebiyatta Ermenileri konu aldığı bir panel düzenledi. Yıldız
Sarayı Dış Karakol Binası’nda bulunan Yazarlar sendikasında yapılan panelde
şair C. Hakkı Zariç, Nükhet Eren ve Tahir Şilkan, 1915’te öldürülen edebiyat
eleştirmeni, yazar ve şairler Taniel Varujan, Siamanto, Rupen Sevag, Ardaşes
Harutyunyan, Yerukhan, Tigadintsi, Melkon Gürcüyan, Rupen Zartanyan, Dikran
Çögüryan Krikor Zohrap, Keğam Parseğyan, Smpad Pürad olmak üzere çok sayıda
edebiyatçıdan bahsettiler.
OIA Social Events Reminder
| ||
|
Kripto Ermeni' Rahatsızlığı
Vahdet’in özel haberleri gayri milli çevreleri rahatsız ediyor. Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel adlı yazar “PKK yönetiminde kripto Ermeniler var” haberimizden dolayı gazetemize saldırdı ve Vahdet’i “müptezellikle” suçladı. Bu yazarın 24 Nisan günü sözde soykırımı anmak için Ermenistan’a gittiği ortaya çıkarken, bu bile tek başına rahatsızlığının nedenini ortaya koymaya yetti.
ABD'de yeni Ermeni tasarısı
Kongre'ye ABD Başkanı Obama'yı, "Türkiye-Ermenistan
ilişkilerinin, gelecek 100 yılda, iki ülkenin ortak çıkarlarına dayanan adil,
yapıcı, istikrarlı ve kalıcı yönde ilerlemesine çalışmaya çağıran" karar
tasarısı sunuldu. ABD Kongresi'ne, ABD Başkanı Barack Obama'yı,
"Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin, gelecek 100 yılda, iki ülkenin ortak
çıkarlarına dayanan adil, yapıcı, istikrarlı ve kalıcı yönde ilerlemesine dönük
çalışmaya çağıran" karar tasarısı sunuldu.
Gerçek 30. Ermeni Soykırımı, bilim insanları, akademisyenler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların yanı sıra birçok parlamento, hükümet ve devlet başkanı tarafından resmen tanınmıştır.
1960’lardan bu yana dünyanın her yerindeki örgütlü Ermeni
Diyasporası toplumlarının en önemli etkinliklerinden birisi Ermeni
Soykırımı’nın yaşadıkları ülkede kamusal alanda kabul görmesi için çalışmak
olmuştur. Kabul görme, bir siyasinin bu konuda konuşma yapmasından, yerel
meclis ya da parlamentonun karar almasına, mitingler düzenlenmesine, kamusal
alanda bir yer tahsisine, anıtlar, müzeler ya da araştırma enstitüleri gibi
Ermeni Soykırımı konusunda kurumların oluşturulmasına kadar çok çeşitli
biçimler alabilir.
Gerçek 29. Lübnan Ermeni Üniversitesi’nın roket fırlatma kulübü 1960’larda stratosfere ulaşmıştı.
1960’lar hiç kuşkusuz bizlere Soğuk Savaş’ın dönüm
noktalarını yaşatmıştı: İşte Küba füzeleri krizi, Prag Baharı ve Sovyet lideri
Nikita Kruşçef’in Birleşmiş Milletler’de ayakkabısını çıkarıp kürsüye vurduğu
haberleri… Bütün bunlar, Washington ve Moskova’nın komutası altında giderek
daha da ölümcül hale gelen bir silahlanmanın durmadan artırdığı gerilim
koşullarında yaşanıyordu. Üstelik Uzay Yarışı’nda öne geçecek olan taraf
silahlanmayı daha da hızlandıracak ve çıtayı yükseltecekti.
100 yıl sonra Ermenilerin acısını anlamak bu değil…
Acının, eziyetin, talanın, ölümün, katliamın olduğu yerde
suç ve suçlular vardır. Suçlu bulunmadıkça, suç saklandıkça, suçlu ve mağdur
ayırt edilmedikçe, trajedi ağırlaşır, tedavi edilmez hala gelir. Sadece mağdur
acılarından değil, suçlu da gizlenmekten hastalanır. 1915 yılında yaşananlar
bir soykırımdı. Türkiye’de seyrettiğimiz bu panik ortamı da işte bu
yüzden. Tarihi sorumluluğu “ortak acı”
yada “adil hafıza” yaklaşımları ile örtbas etmek vasat bir diplomatik
manevradan ötesine gidemiyor, tezi geliştirenler de bunun farkında.
Hafızasızlaştırılan bir toplumun olmayan hafızası adil olamayacağına göre,
suçlu ve mağdurunu hala birbini tanıdığı bu acının ortaklığından da söz etmek
mümkün değil. 1915’de kazananlar ve kaybedenler oldu. Ermeniler kaybetti.
Ermenisiz bir Türkiye yaratmak isteyenler kazandı. Bu iki tarafın hellaşmesi
için yapılabilecek çok şey var. Öncelikle samimi olmak gerekli, öncelikle utanmak…
Katille mağdurun acısı ortak olamaz
Elçin Poyraz
Daha çok Davutoğlu icadı gibi görünen ve Adil Hafıza gibi
olağan şüphelilerin yürüttüğü sivil kampanyalarla desteklenen ortak acı
söyleminin, "Ermenileri rüzgâr üfürdü" düzeyindeki 100 yıllık
inkârcılıktan sonra birçok kişinin gözünü boyaması şaşırtıcı değil. Fakat bu
söylem, tıpkı Çanakkale savaşının tarihini değiştirmek gibi beyhude bir
makyajdan ibaret, üstelik düz inkârcılıktan daha sinsi. Adil Hafıza grubunun
web sitesi açıklamasına göre “1915’te yaşananlar tüm Anadolu halklarının ortak
acılarıdır [...] ve dost ve kardeşler arası küskünlük Anadolu hoşgörüsüne
sığmaz.” Acıları yarıştırmanın çok ayıp olduğundan bahsettikten sonra “ama
Türkler de acı çekti” mızıkçılığı yapmak asıl acı yarıştırma değilse nedir?
Kerameti kendinden menkul bir “Anadolu hoşgörüsü” ezberine dayanarak üstelik...
Soykırım şiddeti belki de en estetikten yoksun, sıfır noktasında yaşanan en
mutlak şiddettir ve bu yüzden de açıkça ve hiçbir süslü cümlenin ardına
sığınmadan yazmak gerekir: 1915’te ortak acı yoktur.
"Soykırım" Gerilimi Rusya ile İlişkileri Zora Sokabilir
Ermenistan’ın başkenti Erivan’da 24 Nisan’da yapılan 1915
olaylarının yüzüncü yıl törenleri Rusya ve Türkiye arasında tansiyonu
yükseltti. Ermenistan’ın başkenti Erivan’da 24 Nisan’da yapılan 1915
olaylarının yüzüncü yıl törenleri Rusya ve Türkiye arasında tansiyonu
yükseltti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 23 Nisan’da Moskova’da
düzenlenen bir konferansa gönderdiği mesajında “soykırım” ifadesini kullanması,
24 Nisan’da Erivan’a giderek törenlere katılması ve Rusya parlamentosu alt
kanadı Duma’nın “soykırım” açıklamasını kabul etmesi Ankara’nın tepkisine neden
oldu.
25 Ermenice sözlüğün yer aldığı Online Kütük hayata geçirildi
Ermenistan Diaspora Bakanlığı, Ermenice ve Ermeni
Araştırmaları Internet Merkezi (ISMA) ortak inisiyatifiyle «Ermenice ve Ermeni
Araştırmaları Internet Merkezi» Multilingual Çeviri Programı hayata girdi;
program var olan açıklamalı ve çeviri amaçlı tüm 25 sözlüğü içermekte... Sözlük
Veri Tabanında Doğu Ermenicesi 98000, Batı Ermenicesi 97500, Klasik Ermenice
14500, İnilizce 11700, Rusça 99000, Türkçe 44000, Almanca 9000, Latince 9000,
Fransızca 4000, Kürtçe 20000, Lezgice 7000, Zazaca 1000, Talışça 30000 kelime
yer almakta.
Cengiz Aktar: Mi mornarzis
Unutmabeni çiçeğinin Ermenicesi, tercümesi unutmabeni…
Pekçok dilde aynı… Bir bakıma, insanın hafızasız yaşayamayacağını hatırlatan
çiçek… Soykırımın yüzüncü yılı etkinliklerinin evrensel simgesi. Hafıza ve
adalet üç gün süren ve sade Ermeni değil bütün soykırımları hatırlayan
Erivan’daki uluslararası anma ve toplantının ana temasıydı. Cuma anıtın bulunduğu Kırlangıç Tepesi’nde sağlı sollu
Anadolu yerleşimlerinin adlarını bir kez daha görünce soykırımın Ermenilerin
olduğu kadar bizim hepimizin hikâyesi olduğunu düşündüm.

























