Etiketler

“Doğuşta Ermeni, Çocukken Kürt, Büyüyünce Türk Olduk”

Ekin Karaca
Diyarbakırlı bir Ermeni olan meyhaneci Mari Esgici ile Ermeni soykırımının 99. yıldönümü nedeniyle yaptığımız söyleşide Ermeni meselesine bakışı, Diyarbakır'dan İstanbul'a yolculuğunu ve meyhane kültürünü konuştuk.Mari Esgici Diyarbakırlı bir Ermeni. 2007’den bu yana Beyoğlu’nda “Mekan” adında bir meyhane işletiyor.

Erdoğan'ın Ermeni taziyesi ne anlama geliyor?

Haber- Analiz: Umut Yavuz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Nisan 1915’in yıldönümünden bir gün önce Ermenice dâhil 9 dilde yayınladığı Ermenilere yönelik taziye mesajı büyük bir yankı uyandırdı. Türkiye’deki Ermeni aydınlar, Avrupa ve ABD tarafı genel olarak taziye mesajından memnun. Ancak Ermenistan Devlet Başkanı ve Ermeni Diasporası (yani Ermenistan dışındaki Ermeni lobileri) mesajdan tatmin olmadıklarını ifade etti.Taziye mesajına olumlu yaklaşanlar genel olarak bunu, “Ermenistanla dostlukta önemli bir adım” olarak yorumladı. Ermenistan ve Ermeni Diasporası ise bu açıklamayı “soykırım iddialarını örtbas etmek için bir kılıf” olarak algıladığı için hoş karşılamadı.

Ermeni Mahallesi Sakinleri, Başbakanın Taziye Mesajından Memnun

Hatay'ın Samandağ İlçesi'ndeki Türkiye'nin ilk ve tek Ermeni mahallesi olan Vakıflı Mahallesi'nde yaşayan Ermeniler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 olaylarıyla ilgili yayınladığı taziye mesajından dolayı memnun olduklarını dile getirdi... İnşallah bir an önce 100'üncü yılından önce iki devlet arasında bu işi bitirirler biz de rahatlarız, başkanlarına da söylenecek söz kalmaz. Dışarıdaki diasporaya laf kalmaz, dedi. (Muhtar diasporaya kızgın anlaşılan, ne diyelim? HYETERT)

Ermeni diaspora temsilcileri BDP’yi ziyaret etti

BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Emrullah Bingül söz aldı. Avrupa'dan gelen delegasyon üyelerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan İl Eş Başkanı Emrullah Bingül, Soykırımın dünyanın birçok noktasında anıldığını 24 Nisan’dan hemen önce, bu ziyaretin kendileri için büyük önem taşındığını vurguladı. "Ermeni soykırımın ilgili kesimlerce resmen kabulü, yaşanmış olan birçok soykırımın sis perdesini kaldırmış olacak“ diyen Bingül, BDP olarak Türkiye ve Ortadoğu'da yaşanmış olan bu tür sorunları yakinen yaşayarak bilen bir yapı olduklarını hatırlatarak Türkiye'de yapılan tüm etkinlikleri desteklediklerini belirti. 

Ermeni taziyesi iyi de..

Aslı Aydıntaşbaş / asli.aydintasbas@milliyet.com.tr
Adına ne koyarsanız koyun, 1915 olayları ile ilgili tüm dünyada oluşan akademik bilgi birikimi, varlığı reddedilemez bir insanlık suçuna işaret ediyor. Haliyle milyonlarca dolarlık lobi faaliyeti ve kuşe kağıda basılan sayfalarca broşür sonrasında, dünyada kimseyi ikna edemediğimiz ”Hayır biz onları değil, asıl onlar bizi kesti!” tezini bir kenara bırakıyor olmak da, Türkiye için dış politikada ekstra bir rahatlamadır. Başbakanlık’ın yayınladığı metni kim kaleme aldı bilemiyorum; ama ben kendi adıma Ahmet Davutoğlu ve İbrahim Kalın gibi akademisyen kökenli kurmayların tarih çözümlemelerini, Hüseyin Besli ve ekibinin metin yazım tekniklerini gördüm.

Said Nursi ve Ermeni Soykırımı

Mahir Yeşildal/Sivil Düşünce
 1876’da dünyaya gelen Bediüzzaman Said-i Nursi, Seyahatleri sırasında yaşadığı bölgenin sorunlarını yakından idrak etti. Sorunlara karşı kayıtsız kalmadı ve aktif bir şekilde çözüm bulmaya çalıştı. O dönemde en büyük üç sorun olarak gördüğü cehalet, zaruret ve husumetin önüne geçmek için mücadele verdi. Bölgede huzurun sağlanması ve bölgenin gelişmesi ancak bu üç sorunun halledilmesiyle mümkün olabilirdi. Ermenilerle bölge halkı arasında oluşan gerilimin kaynağı da bu üç ana sorundu: “Hem de bizim düşmanımız ve bizi mahveden, cehâlet ağa, oğlu zaruret efendi ve hafîdi (torunu) husumet beydir. Ermeniler bize düşmanlık etmişlerse, şu üç müfsidin kumandası altında yapmışlar.” (Münazarat)

İlk kez bir Türk başbakanı 1915 için Ermenilere taziye sundu

Murat Yetkin
Erdoğan'ın açıklaması ilk kez 1915 tehcirinin 'gayri-insani sonuçları' bakımından eleştirip 'ortak gelecek' öneriyor.Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bu çıkışına dair hazırlıklar Dışişleri bünyesinde uzun süredir devam ediyordu ama üç hafta önce bina dışıyla da paylaşılır hale geldi.Bazı seçilmiş emekli büyükelçiler, bu konuda çalışan ağzı sıkı araştırmacılarla görüşmeler yapıldı. Ermeni diyasporasının hemen hemen on yıldır 24 Nisan 1915'in 100'üncü yıldönümü için büyük bir hazırlık içinde olduğu biliniyordu. Son yıllarda, özellikle de Arap Baharı ve Suriye iç savaşı nedeniyle Türk dış politikası dışarıda yara almış, bu konu üzerinde belki istendiği ölçüde durulamamıştı.Bir dahaki 24 Nisan belli ki Türkiye'nin başı çok ağrıyacaktı. Belki ABD Kongresi'nden 24 Nisan'ı 'Ermeni soykırımı günü' olarak ilan eden bir karar çıkacak, bunun hukuki sonuçları olabilecekti.

Surrounded by Our Martyrs

Some were tortured, refusing to accept release that they might rise again to a better life. Others suffered mocking and scourging, chains and imprisonment. They were stoned. They were sawn in two. They were killed with the sword. They went about in animal skins—destitute, af­flicted, ill-treated. The world was not worthy of them—yet they wan­dered over deserts and mountains, in dens and caves of the earth.

Obama Once again Fails to Recognize Genocide

By Weekly Staff on April 24
Below is President Barack Obama’s April 24 statement, which the Armenian Weekly received from the White House Press Office. Reacting to the statement, ANCA Executive Director Aram Hamparian said, “It’s a sad spectacle to see our President, who came into office having promised to recognize the Armenian Genocide, reduced to enforcing a foreign government’s gag-rule on what our country can say about a genocide so very thoroughly documented in our own nation’s archives.”

Remembering the Assyrian Genocide: An Interview with Sabri Atman

By Varak Ketsemanian
Exploiting an opportune moment during World War I, the Ottoman government carried out its intent to eliminate the empire’s Christian elements. Although a vast amount of scholarship has been conducted on the annihilation of the Armenians, one aspect of the genocide remains obscure—the extermination of the Assyrians. In the interview below, Sabri Atman, the founder and director of the Assyrian Genocide and Research Center (Seyfo Center), brings to light some of the various characteristics of the Assyrian Genocide (or Seyfo).

Ermeni tarihçi 1915 mesajını olumlu buldu!

Tarihçi Ara Sarafyan da Başbakan'ın taziyelerini sunduğu o torunlardan biri ve Erdoğan'ın mesajı olumlu diyor... Sarafyan, Ermeniler'in uğratıldığı ''Büyük Felaket''i anlatmak için çok çaba sarfeden saygın tarihçilerden biri ve Başbakan Erdoğan'ın 24 Nisan mesajını olumlu buluyor. Diasporadan gelen olumsuz tepkileri garipsemiyor ama, ''Ama Erdoğan'ın söyledikleri arasında belli fırsatlar yaratacak şeyler var. Bildiğim kadarıyla ilk kez böyle bir açıklama yapıldı. Ermeniler'in neden öldüğüne yer vermese bile, tartışmaya açık olduğu mesajı önemli'' diyor.

Ermeni diasporası 24 Nisan için Türkiye'de

Vercihan Ziflioğlu /Muhabir
Diasporanın öncü isimleri 24 Nisan anma etkinlikleri için Ermenistan’a gitmek yerine Türkiye’yi seçti. Anma törenlerine diplomatik heyetler, AB'den ve yabancı sivil toplum kuruluşlarından temsilciler de katılıyor. Ermeni diasporasından pek çok öncü isim 24 Nisan anma törenleri için Türkiye'de. İstanbul'daki anma törenlerine katılmayı tercih etme nedenleri, taşıdığı sembolik anlam. 1915 olaylarının yıldönümü anmaları Türkiye’de dört yıldır düzenleniyor. Al Jazeera, Türkiye'deki anma törenlerine katılacak isimlerden Ermeni kökenli İngiliz tarihçi Ara Sarafyan ve diasporanın önde gelen kurumlarından Ermeni Genel Hayırseverler Birliği (Armenian General Benevolent Union) Avrupa Sorumlusu Nicholas Tavitian ile buluştu.

1915 olaylarında ölen Ermeniler anıldı

1915'te meydana gelen olaylarda ölen Ermeniler Haydarpaşa'da düzenlenen basın açıklamasıyla anıldı. Haydarpaşa Garı'nda toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, 24 Nisan 1915'te meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden Ermenileri andı. Katılımcılar ölenler anısına denize karanfil attı... BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise dünya tarihinin çok zulme sahne olduğunu söyledi. Tan, şunları söyledi: “ Dünya tarihi çok zulme sahne oldu. Saymakla bitmez. 20’inci yüzyıl en büyük katliamları hala hafızalarda. Hitlerin yaptığı katliamlardan Ermeni soykırımından Saraybosna’dan Halepçe’ye kadar maalesef insanlığın çok acı bir soykırım hafızası var. Acıları birbiriyle yarıştırarak bir yere varamayız. Ancak zalimleri lanetleyerek yeni bir dünya kurabiliriz..."

Obama yine 'soykırım' demedi

ABD Başkanı Barack Obama bu yılda 'soykırım' ifadesini kullanmadı. ABD Başkanı Barack Obama, 1915 olaylarıyla ilgili açıklama yaptı. Beyaz Saray, her yıl 24 Nisan’da hem Türk hem Ermeni tarafının 'heyecanla beklediği' bu açıklamada bu yılda geçen senelerde olduğu gibi ‘soykırım’ ifadesini kullanmadı.
Obama, 24 Nisan dolayısıyla yaptığı açıklamada, 1915 olayları için "Büyük Fekalet (Meds Yeghern)" ifadesini kullandı.

'Soykırım' mıydı?

Cengiz Çandar / Radikal
Hepimiz için 'mesele' her şeyden önce 'ahlaki' ve 'insani'dir. 1915'te olanı tanımak yerine ona 'mazeret' ararsak hep birlikte çürürüz.

Türkiye'nin 49 yıllık "24 Nisan" tezleri

Her yıl 24 Nisan hem Türkiye, hem Ermeni toplumu için dönüm noktası oldu. Ankara yönetimi, diaspora Ermenileri'nin yurtdışındaki faaliyetleriyle hangi ülkenin soykırımı kabul edip etmeyeceğine gözünü çevirirken, Ermeni toplumunun anavatanlarından kopartılan üyeleri Türkiye siyasetinin tutumunda değişiklik beklediler tam 49 yıl boyunca…

2015’ten 50 yıl önce 1915’ten 50 yıl sonra “1965”


1915'te yaşanan acıların 100. yıldönümünden bir yıl önce, Ermeni toplumu anmalarının dünya çapında ilk başladığı 1965 yılında yaşananların Türkiye’ye yansıması “1965” kitabında toplandı.

Türkiye Ermenileri Patrikliği Basın Bildirisi

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 1915 olaylarına ilişkin mesajı Türkiye ve Ermenistan halkları arasında tesis edilecek bir köprünün temel taşları olacak niteliktedir. I. Dünya Savaşı, tüm savaşlarda olduğu gibi, olumsuz etkileri yıllar boyu sürecek toplumsal fırtınalar yaratmıştır. Savaşa taraf olan ülkelerin vatandaşları acılarıyla başbaşa kalmışlar, analar, babalar evlatlarını, kadınlar eşlerini, çocuklar ana babalarını kaybetmenin acısını yaşamışlardır. Özellikle tarih boyunca uygarlıklara beşik olmuş Anadolu toprağının ortasına düşen ateş, sosyal yaralar açmıştır.

ANCA Executıve Director Aram Hamparian's Statement On Turkish Prime Minister Erdogan's Remarks Regarding April 24th

"Increasingly isolated internationally, Ankara is repackaging its genocide denials." "Prime Minister Erdogan, in his statement today, attempts, in vain, to escape responsibility for the Armenian Genocide, by somehow downgrading this still unpunished international crime to the level of a simple, unresolved bilateral conflict. Neither the facts nor any of the world's commonly accepted codes of law or morality support this twisted view."

'Türkler düşmanımız değil'

Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, 24 Nisan’la ilgili açıklamasında, şunlar söylendi: “Ermeni Soykırımı, Türkiye’nin inkar politikası kadar canlı. Bir suçun inkarının, bu suçun devamı olduğuna inanıyoruz. Bu tür suçların gelecekte tekrarlanmasının önüne geçmek ancak bunu tanımak ve kınamakla mümkündür. Ancak şunu kamuoyu önünde teyit etmek isterim ki biz Türk toplumunu düşman olarak görmüyoruz. Masum kurbanların hatırası önünde eğilirken o dönemde Ermeni komşularına yardım eli uzatan Türkleri de anıyoruz. Yurttaşlarımıza yardım eli uzatarak kendilerinin ve ailelerinin hayatlarını tehlikeye atanların hatıralarını kutsuyoruz.”

Is Erdogan telling Obama to continue denying the Genocide?

By Ara Khachatourian
It’s that time of the year again when Armenians across the world—but especially in the United States—await the annual White House statement on the Armenian Genocide, which, since 1981, has never actually used the word “Genocide.” This will be President Obama’s sixth such statement, the last five of which clearly veered from his campaign promise to recognize the Armenian Genocide and used euphemisms to characterize what actually happened and played into the an almost century-long campaign by Turkey to deny the events of 1915. Essentially, the president who campaigned for “change” himself became complicit in the crime of Genocide by unabashedly denying it as an apologist for Turkey.

Markar Esayan: Ermeni çıkışı bir demokratikleşme miladı

Gazeteci-Yazar Markar Esayan Başbakanlık düzeyinde 1915 Ermeni ölümlerinin tarihte bir ilk olarak anılmasını Hür Haber'e değerlendirdi. Yenişafak yazarı Markar Esayan Başbakan Erdoğan’ın “1915’te hayatını kaybeden Ermenilerin acısını paylaşıyoruz” açıklamasını sıcağı sıcağına Hür Haber’e değerlendirdi. ‘Bu bir milat’ diyen Esayan bu çıkışın sadece Ermenileri değil Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünü açan bir metin olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

Armenian Martyrs Day

Tomorrow, Armenians around the world will solemnly remember the great tragedy that befell our people 99 years ago. Beginning in 1915, more than 1.5 million Armenians were massacred by the Ottoman Turkish Empire in what has come to be known as the Armenian Genocide. Around 75 percent of the entire population of Armenians in the world at that time was annihilated, making it the first attempt at genocide perpetrated in modern times. Indeed, the very word “genocide” (denoting the destruction of an entire people) was coined to describe the policy of systematic extermination which the Ottoman regime used against the Armenian population.

Ermeni mesajına Ermenistan'dan ilk yorum

Başbakanlık tarafından 1915 olaylarıyla ilgili yapılan ilk açıklama dünya basınında geniş yankı buldu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, 1915 olaylarının yıldönümü vesilesiyle, Başbakan düzeyinde Ermeniler'e taziye mesajı yayınlandı... Novosti Armenia haber ajansı ise Türkiye’de bir başbakanın ilk defa 1915 yılı olayları hakkında böyle bir konuşma yaptığının altını çizerek, “Recep Tayyip Erdoğan bugün ilk defa ermeni halkına taziyet mesajı göndermiş oldu. Ancak asıl sürpriz yarın yaşanabilir. Erdoğan’ın taziye mesajında özel gün olarak tanımladığı 24 Nisan için de bir konuşma hazırlıyor. Bakalım yarın ne söyleyecek” ifadelerine yer verdi.

Prof. Baskın Oran: 1915 çıkışı önemli ama yetmez

Şimdi bunların hepsini teker teker birer satırla irdeleyelim. Birincisi “Osmanlı vatandaşı herkes gibi açı çektiler” dendiği zaman olmuyor. Çünkü diğer Osmanlı vatandaşları savaşta düşman tarafından öldürüldüler. Oysa Ermeniler 1915’te kendi devletleri tarafından öldürüldü. Bu açıdan “Hem acıları yarıştırmayalım” diyor hem eşitlemeye çalışıyor bu olmaz...  Yahu Müslüman okyanusundaki bir azınlığın, çoğunluğu mukatele ile öldürmesi mümkün mü?... protokolleri onlar parlamentodan geçirdi. Biz geçirmedik. Anlaşmayı çöpe attık. Üçüncüsü de Arşivleri açma konusu. Şimdi arşivleri temizledikten sonra açmak var. Bir de esas arşivler Genelkurmay’da onları açmak var. Onlar açılmış değildir.

Flash Flash Erdoğan'dan '24 Nisan' mesajı

 1915 olaylarının Türkiye karşıtlığı için bir bahane olarak kullanılması ve siyasi çatışma konusu haline getirilmesi de kabul edilemez. Birinci Dünya Savaşı esnasında yaşanan hadiseler, hepimizin ortak acısıdır. Bu acılı tarihe adil hafıza perspektifinden bakılması, insani ve ilmi bir sorumluluktur. Her din ve milletten milyonlarca insanın hayatını kaybettiği I. Dünya Savaşı esnasında, tehcir gibi gayr-ı insani sonuçlar doğuran hadiselerin yaşanmış olması, Türkler ile Ermeniler arasında duygudaşlık kurulmasına ve karşılıklı insani tutum ve davranışlar sergilenmesine engel olmamalıdır. Bugünün dünyasında tarihten husumet çıkarmak ve yeni kavgalar üretmek kabul edilebilir olmadığı gibi ortak geleceğimizin inşası bakımından hiçbir şekilde yararlı da değildir. Zamanın ruhu, anlaşmazlıklara rağmen konuşabilmeyi; karşıdakini dinleyerek anlamaya çalışmayı;  uzlaşı yolları arayışlarını değerlendirmeyi; nefreti ayıplayıp saygı ve hoşgörüyü yüceltmeyi gerektirmektedir.

OIA Event Reminder "Candlelight Vigil – մոմավառութիւն, (2014)"


















Ermeni soykırımıyla yüzleşmeden ne demokratikleşilir, ne de Kürt meselesi çözülebilir

Ferhan Umruk
2015'e bir yıl kala bu toprakların kara günü olan 24 Nisan'la yüzyüzeyiz. "Anadolu'nun Hıristiyansızlaştırılmasında" mihenk taşı olan İttihat Terakki'nin Ermeni halkını tehcir kararı, yalnızca binlercesi katledilen Ermeni halkının değil, bu topraklarda yaşayan tüm insanların geleceğine de damgasını vurdu. Türkiye bugün hala demokratikleşmeyi tartışıyor. Egemen sınıfın rakip fraksiyonları kendileri için demokrasi talep ediyorsa, toplumun alt sınıfları ve farklı kimliğe sahip olanlar, en temel demokratik haklara kavuşmak için bedel ödemek zorunda kalıyorsa, bütün bunların sebebi, geçmişin yaratmış olduğu lanetli güzergahın bugünlere taşıdığı çözülememiş ağır sorunların üst üstte birikmiş olmasındandır. Türkiye'nin Ermeni soykırımıyla yüzleşmesi, sahip çıktığı tarihsel miras bakımından da gereklidir.

Ermeni Protestosuna Karşı ‘Van Nöbeti’

Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), 23 ve 24 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek kaldırım nöbeti etkinliği için Türk toplumu üyelerini göreve davet etti. ABD’deki Ermeni diasporası tarafından her yıl olduğu gibi bu yıl da soykırımın yıldönümü kabul ettikleri 24 Nisan günü Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği önünde bir protesto gösterisi gerçekleştirilecek. Bu nedenle Türk Amerikan toplumu da Türkiye’ye karşı haksız suçlamalarda bulunan Ermeni nümayişçilerin Büyükelçilik önündeki kaldırımda gösteri yapma girişimlerini engellemek amacıyla 23 Nisan tarihinden başlayarak elçilik önünde nöbet tutacak.

‘ABD’deki ‘Ermeni soykırımı’ tasarısı geçse bile Türkiye’ye maddi zarar vermez’

İlhan Tanir
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde çalışan bir uzmana göre, Türkiye’nin aksettirdiğinin aksine, ABD Kongresi’nin alt komitelerinden ve hatta Genel Kurul’dan geçebilecek bir ‘Ermeni soykırımı‘ tasarısının esasında hukuki açıdan hiçbir geçerliği yok. Komite’deki Türkiye ve Ortadoğu konularını çok yakından takip eden uzmana göre, bu tip öneriler sadece “Kongre’nin bir konu hakkında nasıl hissettiğini gösterir. Bir şey yapılması için buyurgan bir tavır anlamına gelmez. ‘Bırakınız geçirsinler’ tavrının Türkiye’ye hiçbir hukuki ve maddi dezavantajı olmaz.

Ermeni Rum Çocuguyuz

Ahmet Altan
Peki, halife efendilerimizin sarayı Topkapı’nın bahçesinde neden bir kilise var? Peki, bizim ecdadımız dediğimiz Osmanlı’dan önceki atalarımız kimler? Osmanlı kim peki? Osmanlı’nın Kayı Aşireti’nden çıktığını biliyorsunuz diyelim, Kayı Aşireti hakkında ne biliyorsunuz? Çok fazla bir bilginiz olamaz çünkü tarihte de çok fazla bir bilgi yok, Kayı Aşireti’nin varlığı bile kuş''kulu. Kabul edelim ki biz Türkler pek bir şey “icat” edemeyiz ama iyi uydururuz. Belki en palavracıları en yukarılara çıkarmamızın nedeni de budur, belki de siyaseti de bir uydurma yarışması sanıyoruz. En iyi uydurduğumuz şeylerin arasında herhalde “tarih” güzide bir yer tutar.

Ermeni tarihçilere Türkiye'den davet

Doç. Dr. Uğur Ünal, “40 ülkenin hafızası bizde, sadece Ermeni ve benzeri kelimeleri yazdığınızda 1915 olaylarıyla alakalı 500 bini aşan bir rakama ulaşırsınız. Arşivlerimiz Türk, ABD’li, Japon ve tabii Ermeni tarihçilere de açık” diye belirtti.

1915'te Ne Olmuştu?

Beyaz Kural
Ermeni Soykırımı’nın 99. Yılı dolayısıyla 24 Nisan Ermeni Soykırımını Anma Platformu’nun düzenlediği etkinlikler kapsamında İstanbul Şehir Üniversitesi’nde  "1915'te Ne Olmuştu?"  başlıklı bir panel gerçekleşti. "1915'te Ne olmuştu" başlıklı panelde Fethiye Çetin, Benjamin Abtan ve Nicolas Tavitian konuştu.

Ermeni sosyalistlerin darağacındaki son sözleri

99. yılında olan Ermeni Soykırımı'nın bir parçası da Beyazıt Meydanı'nda katledilen sosyalist Ermeniler. Sosyal Demokrat Hınçak Partisi'nin 20 önderi, idam sehpasında "Yaşasın Sosyalizm" diyerek son nefeslerini verdi.

Soykırımdan kurtulan 99 sürgünün portreleri

Ermeni soykırımında 1915 yılında sağ kurtularak hayatta kalan 99 kişinin portreleri 24 Nisan günü Amed'de sergilenecek. Yerkır Europe Fransız-Ermeni Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisi Armen Ghazarian, düzenleyecekleri sergide, soykırımdan sağ kurtulanların fotoğraflarının yer alacağını söyledi. Fransa’da bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarının öncülüğünde Amed'de düzenlenecek olan Ermeni soykırımından hayatta kalan 99 kişinin fotoğraflarının yer aldığı "Fransa'daki Ermeni sığınmacıların portreleri" sergisi öncesi bir basın toplantısı düzenlendi.

Obama 24 Nisan'da ne diyecek?

ABD Başkanı Obama'nın, Ermeniler tarafından 1915 olaylarının yıldönümü olarak kabul edilen 24 Nisan'da, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 'Meds Yeghern (Büyük Felaket)' ifadesini kullanması bekleniyor. ABD Başkanları arasında Ronald Reagan hariç kimse şimdiye kadar 'soykırım' demedi.

Soykırımla yüzleşmek

M. Sinan Birdal / sinanbirdal@gmail.com
24 Nisan 1915 gecesi Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın verdiği emirle sayıları 270’i bulan Ermeni entelektüel, siyasetçi, gazeteci ve din adamı tutuklandı. Birkaç hafta içinde tutuklananların sayısı 2 bini aştı. Bu olay Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermeniler için felaketin başlangıcı oldu. 27 Mayıs 1915’te Tehcir Kanunu olarak bilinen Sevk ve İskan Kanunu çıkartıldı. 10 Haziran’da bir yönetmelikle ve 26 Eylül’de bir kanunla Ermenilere ait mülk ve arazilerin el konulup tasfiye edilmesi yasallaştırıldı. 24 Nisan, gerek öncesindeki 1894-96 Hamidiye Katliamları ve 1909 Adana Katliamlarıyla ve gerek sonrasındaki Ermenilere yönelik politikalar bağlamında düşünüldüğünde, bir halkın şiddet, sürgün ve asimilasyon vasıtasıyla yaşadığı topraklardan silinmesinde önemli bir tarihsel dönemeç oldu.

Etti 99

Cengiz Aktar 
Perşembe, İttihat Terakki yönetimindeki Osmanlı devletinin, Ermeni vatandaşlarını kadim topraklarından tamamen silecek kararının 99’uncu yıldönümü. 24 Nisan 1915 başkent İstanbul’daki Ermeni aydınların önce tevkif sonra telef edildikleri kara gün; dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda kalmış Ermenilerin simgesel günü. Bu toplu facia memlekette kabul görmekten uzak. Anadolu Ermeniliğinin tamamen silinmiş olması dahi idrak etmeye kâfi değil. Resmî Türkiye ve resmî tezin sivil savunucuları yıllardır canı dişe takmış soykırım olmadığını ispat etmeye çabalar. Bin bir dereden su getirilir, beyhude karşılaştırılmalar yapılır ve millet her 24 Nisan’da nefesini tutar, ABD Başkanı ne diyecek diye kulak kesilir.

Türk İşadamı Derneğine Ermeni Başkan

ABD’deki Türk işadamlarının kurduğu Türk Amerikan Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TACCI) başkanlığına Ermeni asıllı Türk vatandaşı Aret Taşçıyan (63) seçildi. Merkezi New York’ta bulunan ABD’deki Türk işadamlarını çatısı altında bulunduran TACCI’nin genel kurulu tarafından yeni seçilen yönetim kurulu 7’ye karşı 12 oy ile Taşçıyan’ı başkan yaptı.

Fransa’da ‘Ermeni soykırımı’na üst düzey anma

Fransa’da bu yıl yapılacak ‘Ermeni soykırımını’ anma törenlerine Cumhurbaşkanı François Hollande da katılacak. 24 Nisan’da İstanbul’da gerçekleşecek anma törenlerine ise Avrupa’dan heyetler de gidecek.  Hollande’ın 24 Nisan’da Paris’te düzenlenecek anma törenlerine katılacağı Fransız Cumhurbaşkanlığı Sarayı tarafından da doğrulandı. Hollande’ın, akşam saatlerinde düzenlenecek törende bir de konuşma yapması bekleniyor.

In Memoriam of Assyrian, Armenian & Pontic Greeks Genocide Martyrs


Divine Liturgy and Requiem Service on the 99th Anniversary of the Armenian Genocide



2015’e 1 Kala Ermeni Soykırımı Tanınsın, Özür Dilensin…

Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nin verilerine göre Osmanlı İmparatorluğu’nda yaklaşık 2 milyon Ermeni yaşıyordu. Kent, kasaba, mahalle, köy olarak batıdan doğuya, kuzeyden güneye, Küçük Asya’nın her yerinde tam 2.925 Ermeni yerleşimi bulunuyordu. Buralarda yaşayan Ermeni cemaatlerinin 1.996 okulu, 173.000 erkek ve kız öğrencisi, 2.538 kilise ve manastırı vardı.

Dedeler, Torunlar, ‘Bizim Ermeniler’ ve Lobiler – I *

Yazar Özge L. İspir   
“Ver Ermeni’yi bana onu öldürmeliyim ben. Cennete gideceğim. Bu Ermeni’yi de öldürürsem benim sayım tamam olacak. Cennete gideceğim. Ver onu bana da sevabıma gir.”  Yaşar Kemal- Yağmurcuk Kuşu. 
Dedem ve annesi Saadet Hanım. Ermenilerin “yokluğunu” öğrendiğimde okula gitmeyecek kadar küçüktüm. Annemin kuşaklar boyu molla tedrisatından yetişme ailesi ile babamın seküler ailesi arasındaki kültür çatışması olmasaydı ve bir gün sokakta oynarken molla olan dedem beni yanına çağırıp dini bilgiler sınavına çektikten sonra diğer dedemi kastedip müstehzi bir ifadeyle “Git o Ermeni dölü dedene söyle sokakta oynamana izin vereceğine sana biraz Allah-kitap öğretsin” diyerek bir el hareketiyle yanından kovmasaydı, muhtemelen daha geç öğrenecektim.

Ermenistan benim pasaportumdaki ilk damga.

Elif Akgü
Yurtdışına ilk seyahatim Ermenistan'ın başkenti Erivan'a. Bu komşu ama uzak kentte kalabalıklar, araç enflasyonu, koca koca apartmanlar yok. Ağrı Dağı'nın/Ararat'ın gölgesindeki ilk günüm. 28 yaşımdayım. İki gün öncesine kadar Misak-i Milli sınırlarını bir santim bile geçememiştim. Bu “sınır lanetini” kırmanın belki de en güzel yolu, yine sınırları kapalı olan bir ülkeye geçmekti. “Gidemezsin” diyenlere, “sınır fetişlerine” inat kapalı sınırlardan geçmek.

"Hürriyet, 'Türkiye Türklerindir' ifadesini yeni anayasayla çıkarabilir"

Hazal Özvarış / hazalozvaris@gmail.com
Ermeni meselesinin Dışişleri Bakanlığı’nın gündemine nasıl girdiğinden Türk diplomatların nasıl yetiştiğine, Dışişleri’nin değişen dilinden düğümün çözümüne ilişkin önerilere kadar uzanan sorularımızı emekli büyükelçi Volkan Vural'a yönelttik.

Ermeni Soykırımı’nın 99. yılında İstanbul’da üç gün boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

24 Nisan Ermeni Soykırımını Anma Platformu, 24 Nisan'da saat 10:00'da Haydarpaşa’dan ölüme gönderilen Ermeni aydınlarını anacak. Saat 13.00'te 24 Nisan 2011′de öldürülen Sevag Şahin Balıkçı mezarında anılacak. Saat 19.15'te Taksim Meydanı’nda anma düzenlenecek. Hafta içinde devam eden diğer etkinlikler ise şöyle:

Bir Kürtten Ermeni Halkına Özür Mektubu

Hayri Tunç
“Büyükannem dayımın kaçmasına izin vermemiş. Komşuları Tük Mahmut Ağa ona; ‘Sara Hatun, oğlunu ver, karışıklıklar geçene kadar saklayayım’ demiş. Ama büyükannem ona güvenmemiş. Oğluna kız elbisesi giydirmiş. Oğlan koşarak Ermenilerin çoğunlukta olduğu mahalleye varmak için koşmuş. Onun açık bir alandan geçmesi gerekiyormuş. O alanda, kendisini tanıyan Türk çetelerine rastlamış; onu öldürmüşler. 

Medeniyet ve Soykirim

Ahmet İnsel / ahmet.insel@radikal.com.tr
24 Nisan; Osmanlı hükümet güçlerinin tasarladığı, planladığı ve nihai sonucuna kadar yürüttüğü, bir etnik-dini topluluğun tehcir, kitlesel imha ve kültürel ve ekonomik varlığına el koyma yoluyla varlığını yok etme politikasının hüzünle anıldığı bir gündür. 1915-1916'da Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı büyük insanlık suçunu tanımlamak için ne kavram kullanılırsa kullanılsın, bugün Putin ve Erdoğan'ın soykırım olarak tanımlamakta tereddüt etmedikleri devlet politikalarıyla kıyaslanmayacak derecede vahim bir insanlık suçudur bu. Soykırım kavramının kullanımının sıradanlaştığı günümüzde, Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı felaketin niteliği elbette bir soykırımdır.

Dear Friend /Հարգելի բարեկամ

Dear Friend, The Civilitas Foundation has two full days of programming for April 24. One is an all-day LIVE program on CivilNet.am.

Şehrin Gizledikleri

Abandoned City: Istanbul’s Armenian Past

Date: April 25, 2014 - 7:00pm to 9:00pm
Type: Panel
Location:
Studio-X Istanbul
Abandoned City: Istanbul’s Armenian Past Panel at Studio X on April 25, 19:00 - 21:00
“Hidden Histories of Cities” organized by Columbia Global Centers | Turkey and Studio-X Istanbul continues with a panel on “Abandoned City: Istanbul’s Armenian Past”

The Armenian Genocide: Not for Just Once a Year

Many Armenians express their interest and concern in the genocide once a year, around April 24. They feel the need to participate in commemorative events because some feel obligated because of guilt, some do it once a year because they don’t want to visit the trauma the rest of the year, and some dread the past altogether and stay away from it throughout the year, but for the sake of keeping the memory alive they feel compelled to attend these commemorative events.  There are those who don’t commemorate even once a year because they are so divorced from the history.  But there is so much more to be done.  The Armenian Genocide is a subject vital to Armenians that must be thought about and acted upon every day.  Here are some critical reasons. 

AVIM "Turkish-Armenian Dialogue" - 26 April 2014, İstanbul

AVİM on 26th of April, Saturday. The event will take place at The Marmara Hotel – Şişli at 14.00 hours. The meeting on “Turkish-Armenian Dialogue” will be moderated by R. Ambassador Alev Kılıç. R. Ambassador Ömer Engin Lütem  and Mr. Richard Giragosian will be the keynote speakers.

HDP ile Ermeni diasporası arasında bir köprü kurulabilir mi?

'Diaspora ve HDP arasında bir diyalog kurulursa insanları tekrar kaynaştırmaya yarar'. Ermeni Soykırımı’nın 99. yıldönümüne günler kala, avukat Erdal Doğan, HDP ile Ermeni diasporası arasında bir köprü kurulabileceğinin işaretini verdi. Doğan, Ermeni diasporasının yıllarca Türkiye toplumuna “şeytanlaştırıldığını” hatırlatarak, önce bu algının yok edilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Diaspora buradan göç etmek zorunda bırakılmış Anadolulardan oluşmaktadır” diyen Doğan, diaspora ve HDP arasında bir diyalog kurulursa, böyle bir buluşmanın önyargıları yıkmaya ve insanları tekrar kaynaştırmaya yarayacağını söyledi.

Bakanlık Ermeniler için devrede

Keseb'deki çatışmalardan kaçarak Hatay'ın Vakıflı köyüne sığınan 22 Suriyeli Ermeni, Lübnan'daki yakınlarının yanına gitmek istiyor. Konuk Ermenilere yardım için Dışişleri Bakanlığı devreye girdi...Sabah'ta yer alan habere göre; Türkiye'nin tek Ermeni köyü olan Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Vakıflı köyüne Suriye'deki savaştan kaçarak sığınan Kesebli Ermeniler, kendi istekleri üzerine Lübnan'a yerleştirilecek. Lübnan'daki akrabalarının yanına gitmek isteyen ancak pasaportları olmadığı için çıkış yapamayan Keseblı Ermeniler için Dışişleri Bakanlığı devreye girdi. Vakıflı'ya sığınan 22 Kesebli'den 17'si Dışişleri Bakanlığı'nın girişimiyle işlemleri tamamlandıktan sonra Lübnan'a gönderilecek.

Diocese Names Ian Gillan "Friend of the Armenians"

The grand re-opening of the Octet Music School on September 20, 2013, was an auspicious event for Armenia's second largest city, Gyumri. Present for the occasion were Armenia's President Serge Sargsyan, philanthropists Edward and Janet Mardigian, Diocesan Primate Archbishop Khajag Barsamian, and members of the Fund for Armenian Relief (FAR) board of directors. Standing out among the dignitaries was internationally renowned musician Ian Gillan, for whom the day represented the culmination of 20 years of intense humanitarian effort on behalf of the people of Armenia.

Dr. Raffy Hovanessian Named "Armenian Church Member of the Year"

Dr. Raffy Hovanessian's ties to the Armenian Church formed early on, when he was a young boy growing up in the heart of Aleppo's Christian quarter. "Religion has always been a part of our life," he said. "We cherished the idea of the church being a second home to us." This spiritual upbringing would nourish the young man as he left his hometown for medical school in Beirut, and then took on the even bigger challenge of pursuing a career in the United States.

Dear Editor of HyeTert,

Is U.S. Senator Edward Markey of Massachusetts truly a friend of the Armenian American community? Suffolk Law School in Boston has invited Markey to speak and receive an award at its commencement on May 17. The problem is that Senator Markey will sit alongside Abraham Foxman, director of the Armenian Genocide-denying Anti-Defamation League. Foxman will address the law school’s graduates and receive an honorary law degree, even though his statement of August 21, 2007 twisted the facts of the Armenian Genocide so that the latter could not legally qualify as genocide under the official United Nations Genocide law of 1948.
22 Nisan Salı günü akşam saat 21.00de, Feriköy Kilisemizin bir alt sokağı ERTO Rum derneğinde.
 

Sözde Ermeni Soykırımı Seremonisi Taksim Meydanı'nda Yapılacak

Avrupa Irkçılık Karşıtı Hareket Derneği (EGAM) Taksim Meydanı'nda 24 Nisan tarihinde saat 19.15’te sözde Ermeni soykırımı seremonisi yapmaya hazırlanıyor. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelecek delegasyonlar, 21-25 Nisan tarihlerinde, Bahçeşehir Üniversitesi'nde yapılacak konferans da dahil olmak üzere, Ermeniler'in, sözde soykırımın inkar edilmesiyle ne kadar zor psikolojik durumda kaldıklarını birçok faaliyet ile anlatacak.

İki Adam, İki Dünya, Tek Sahne: Muhsin Ertuğrul ve Vahram Papazyan

İKSV İstanbul Tiyatro Festivali Kapsamında (Gösteri ve Söyleşi)
Yer: İKSV Salon (Şişhane)
Tarih: 10 Mayıs Cumartesi saat 17.00
Etkinlik ücretsizdir. Sınırlı sayıda yer olduğundan rezervasyon@iksv.org adresine bir mail atarak yer ayırtmanız rica olunur.

Erdoğan Hristiyanların 'Paskalya Bayramı'nı kutladı

Erdoğan, şunları kaydetti: "Paskalya yortusu da Hristiyanlık dinine mensup olanlar için müstesna bir nitelik taşımaktadır. Bu vesileyle asırlar boyunca bir arada yaşadığımız, sevinç ve hüznümüzü paylaştığımız Hristiyan vatandaşlarımıza, Paskalya yortusu vesilesiyle esenlikler diliyorum. Tüm insanlığa karşı sevgiyi, saygıyı ve hoşgörüyü esas alan bir medeniyetin temsilcileri olarak bizler, ayrımcılığın her türüne karşı çıkmamızın yanı sıra farklılıkları zenginlik olarak telakki ediyoruz. Bu anlayışla farklı kilise ve gruplara mensup Hristiyan vatandaşlarımız başta olmak üzere, tüm Hristiyanların Paskalya yortusunu tebrik ediyor, kendilerini en içten duygularımızla selamlıyoruz."

50 Yıl Önce 100 Yıl Sonra Soykırım

Pınar Öğünç
Ermeni Soykırımı'ndan yarım asır sonra, ilk kitlesel anmaların yapıldığı 1965 yılı yazılı basınına bakmak, 2015'e dair de işaretler içeriyor. Bu kez iki neden var. Hem bu yılın 24 Nisan'ına az kalmış, hem de 2015'teki 100. yıl anmasına. İçinde 'sözde', 'mezalim' geçen haberler bazen açıktan işaret ediyor 2015'i. Bazen 'Kepçeyle verdik, kaşıkla alamadık' diye Avrupa'daki Müslümanlar üzerinden, Türkiye'nin Ermenilere, Rumlara mallarını iade etmekteki bonkörlüğü vurgulanıyor. Soykırım tarifine karşı 'Ermeniler de Türkleri öldürdü', hızla öne sürülen kadim bir argümandır. Hafta içinde TRT'de yayınlanan bir haber, bu savunmayı daha da ileri bir iddiaya taşıyordu; 'Kimin kime soykırım uyguladığı da tekrar düşünülmeli' minvalinde konuşan bir yetkili geçti mesela ekrandan. Resmi söylemin verileri dahi bu izansızlığı kaldırmazken, fazlasını demek galiba abes. En azından etrafına bakar, düşünür, en azından sayı sayar insan.

Yetim hakkı

Ümit İzmen / umitizmen@gmail.com
Türkiye'de mülkiyet haklarının zaafa uğraması AKP döneminde başlamaz ki. Bu devletin kuruluşuyla başlar... Birinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde, Osmanlı İmparatorluğu'nda yaklaşık 2 milyon Ermeni yaşıyordu. Hıristiyan, Yahudi, ya da Ezidi gibi farklı dinsel inançlara sahip halkları da dahil ettiğimizde nüfusun yaklaşık %20'sini gayrimüslimler oluşturuyordu. Bu gayrimüslimlere ait kiliseler, manastırlar, mezarlıklar, evler, apartmanlar, hanlar, fabrikalar, tarlalar, büyük ve küçükbaş hayvanlar vardı. Bugün ne kendileri var, ne de mirasçıları. Geride kalan malvarlıklarına el kondu. çok örnek verilebilir. 

'Atatürk Ermeni gayrimenkullerini devlet adamlarının ailelerine dağıttı'

Murat Bardakçı: Atatürk’ün Ermeni tehcirine karşı çıktığı Türkiye’ye karşı anti-propaganda maksadıyla oluşturulmuş büyük bir yalandı. Gazeteci-tarihçi Murat Bardakçı, Mustafa Kemal Atatürk’ün  İttihad ve Terakki’nin “tehcir” politikasını desteklemediğine ilişkin söylemlerin yalan olduğunu belirterek, “Ermeniler’in katlettiği devlet adamlarının ailelerine Atatürk’ün isteğiyle o dönem için servet sayılacak maddi yardımlarda bulunulduğunu göreceksiniz” dedi. Bardakçı yarıdmların kaynağının "Tehcir edilen değil ama Türkiye’yi terk etmiş olan Ermeniler’den bazılarının gayrımenkulleri" olduğunu söyledi.

Esad Hıristiyan kasabasında Paskalya kutladı

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, geçen hafta muhaliflerin elinden yeniden aldığı Malula kasabasında kiliseleri ziyaret ederek Hıristiyan halkın Paskalya Bayramı'nı kutladı. Esad ’ın ziyareti, Facebook sayfasında Hıristiyan bir rahiple birlikte zarar gören Hz. İsa ve Meryem mozaiklerini tutarken görüldüğü bir fotoğrafıyla duyuruldu. 

Türkiye'nin 2'nci büyük manastırı turizme açılıyor

Türkiye'nin ikinci büyük manastırı olan Giresun Meryem Ana Manastırı'nın, bu yıl içinde turizme açılması hedefleniyor. Giresun Turizm Ve Kültür İl Müdürlüğü Turizm Haftası dolayısıyla basın mensuplarına düzenlenen gezide, Şebinkarahisar'ın Kayadibi köyünde bulunan manastırın restorasyonu hakkında bilgi verildi. 

Diyarbakır'da Paskalya Kutlaması

Hristiyanlığın, en eski dini törenlerinden biri olan Paskalya Bayramı, bugün Diyarbakır'daki Surp Giragos Ermeni Klisesi ve Meryem Ana Kadim Kilisesi'nde düzenlenen ayinlerle kutlandı.Hristiyanlık'taki en eski ve en önemli bayramlarından olan Paskalya Bayramı'nı kutlamak amacıyla çok sayıda Hristiyan, Surp Giragos Ermeni Kilisesi ve Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi'nde bir araya geldi. Sabah erken saatlerinde kilise çanlarının çalmasıyla birlikte başlayan ayin, rahiplerin İncil'den ayetler okumasıyla devam etti. Çok sayıda Hristiyan Ermeni'nin katıldığı ayine, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanvekili Fırat Anlı da katıldı.

Sandıktan 220 belge çıktı ‘Atatürk Ermeniler’in vurduğu İttihatçılar’ın ailelerine Ermeni mallarını bağışlamıştı’

Murat Bardakçı, Gülenay börekçi
Gazeteci-tarihçi Murat Bardakçı, İttihad ve Terakki liderlerinin özel arşivlerindeki belgeleri yayınlamaya devam ediyor. 2008 tarihli “Talât Paşa’nın Evrak-ı Metrukesi”nin ardından üçlemenin ikinci cildi olan “İttihadçı’nın Sandığı” da çıktı. Bu kez konu, Atatürk ve İnönü dönemlerinde Ermeni gayrımenkulleri konusunda alınmış bazı kararlar... Bardakçı’yla 1915 olaylarının 100’üncü yıldönümü yaklaşırken başlayacak 2015 tartışmalarını da etkileyeceğini düşündüğüm kitabını konuştuk...

Erivan’da «I. Dünya Savaşında Kafkasya Cephesi» Uluslararası Konferansı başladı

Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsünde bugün 21 Nisan’da «I. Dünya Savaşında Kafkasya Cephesi: Soykırım, muhacirler ve insani yardım» başlıklı Uluslararası Konferans başladı.İki gün sürecek konferans I. Dünya Savaşında Kafkasya cephesindeki işlemler, muhacirlerin varlığı ve Osmanlı İmparatorluğunda savaş hali ve eski Rusya İmparatorluğu sathında  Ermeni nüfusa yönelik soykırım hallerinden örnekler konusunu irdelemeyi amaçlamakta.

1915 Ermeni Tehciri’ne yaklaşımımız nasıl olmalı?

1915'te, Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı kıyımın, Ermenistan ve diaspora tarafından soykırım olarak tanıtılması çabaları, Dünyada Türkiye'nin başını ağrıtan en önemli konuların başında geliyor... Osmanlının mirasçısı ve ulus devlet formunda devamı olan Cumhuriyet yönetimleri, meselenin bütün boyutlarıyla yüzleşme yerine inkâr yolunu seçmişler ve sayılarla uğraşmayı tercih etmişlerdir. Dolayısıyla zorunlu tehcirin sebepleri ve sonuçları gerçekçi biçimde ortaya konulmamış, sürekli olarak geçiştirilerek yok sayılmıştır. Üstelik soykırım iddialarını ve olup bitenleri tartışmak, yazmak hatta akademik çalışma konusu yapmak milli bir yasak haline getirilmiştir... 1915 Ermeni Tehciri'yle yüzleşmeden kaçınılmasının, sadece sayılar bazında tartışılmasının en önemli sebebi, Anadolu'nun gayrimüslim etnik kökene mensup insanlardan arındırılmasıyla ulus devlete müsait bir yapıya kavuşmasıdır. Türk kimliğinin oluşturulması Anadolu'da yaşayan gayrimüslim nüfusun tasfiyesiyle mümkün olmuştur.

Soykırımda Mal Gaspları Tartışıldı

“Osmanlı’da Ermeni mallarına el koyma süreci devlet tarafından sistematik olarak yürütüldü. Ermeni mallarına el koyma 1915’ten önce başlamıştı. Soykırım öncesi katliamlarla el konulan malların yanı sıra, iç düşman olarak görünen Ermenilerin yasal haklardan mahrum bırakılması sonucu mal gaspları “1890’ların sonunda günlük bir olay haline gelmişti. Yani mal gaspları Ermeni soykırımı ile birlikte başlamadı... “Soykırım ile birlikte merkez yönetim, gaspı bizzat kendi eliyle gerçekleştirmeye başladı. Bunun için 27 Mayıs 1915’te tehcir kararı, 30 Mayıs 1915’te Ermenilerin tehcirine ilişkin meclis kararı alındı. 10 Haziran 1915’te Ermeni mallarına ilişkin gizli kararname ile 27 Mayıs 1915’te Terk Edilmiş Mallar Kanunu çıkarıldı. 8 Kasım 1915’te de terk edilmiş mallara ilişkin yönetmelik oluşturuldu. Bu yasal çerçevede taşınmazdan eşyalara tüm Ermeni malları devletin düzenlediği açık arttırma gibi yöntemlerle el değiştirdi... “Bu gasp ile Balkan Savaşı ve 1. Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu’na göç eden Müslümanlar bu Ermeni mülklerine yerleştirildi. Merkez yönetim Müslüman olmayan burjuvayı elemine ederek Müslüman ve Türk ulusal ekonomi oluşturmayı amaçladı. Ulusal ekonomi çabası 1923’ten sonra da devam etti.”

Hagop Martayan’ı A. Dilaçar’a dönüştüren zihniyet ya da Türk dili bir Ermeniye emanet edilir mi?

Ermeni soykırımının 99. yıldönümü vesilesiyle bir kez daha bu büyük acıyı ve kurbanlarını konuşuyoruz. Üstelik belli ki daha çok konuşmamız gerekecek. Çünkü yüzleşmediğimiz ve hesaplaşmadığımız sürece yeterince konuşmamışız demektir. Ben bu vesileyle başka bir Ermeni'nin, kendisini Türkçe'nin geliştirilmesine adamış Hagop Martayan'ın hikayesini anlatmak istiyorum size. Onun macerasının 'cumhuriyetin iyi çocuğu olmanın" hiçbir zaman yeterli olmadığını ve Kemalist milliyetçiliğin etno-merkezci yönünün ne kadar güçlü olduğunu göstermesi açısından çarpıcı olduğunu düşünüyorum.

1915'e ad ver(eme)mek: Aghed, Medz Yeghern, Soykırım

Ayşe Hür
Bu konudaki kafa karışıklığının Batılı tarihçiler, gazeteciler, uzmanlar, siyaset adamlarında da olduğunu biliyoruz. Örneğin 24 Mayıs 1915'te Osmanlı Devleti'ne bir nota veren Fransa, Rusya ve Britanya hükümetleri "insanlık ve medeniyet aleyhine işlenen suçlar" terimini kullanmışlardı.

Kesab'taki saldırılar Kadıköy'de lanetlendi

Suriye’deki savaşa karşı ses çıkartmak ve Kesab kasabasında yurtlarından sürülen ve katledilen halklar için Kadıköy’de eylem yapıldı. Pir Sultan Abdal Canlar Derneği, Arap Alevi vatandaşların öncülüğünde kurulan İstanbul Minnina Forumu ve Suriye’de 3 yıldır süren savaşa karşı duyarlı vatandaşların çağrısıyla bugün saat 19.00’da Kadıköy’de bir eylem gerçekleştirildi. Toplanan vatandaşlar “Katillerden hesabı halklar soracak”, “AKP elini Suriye’den çek”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Suriye halkı yalnız değildir” sloganları eşliğinde Boğa heykelinin etrafında basın ve kamuoyuna önce Arapça sonra Türkçe açıklamalarda bulundular.

Bir Ermeni ailesinin yitik geçmişi

Amed
Yaşamını Sivas, Merzifon ve Samsun yöresinde fotoğrafçılık yaparak sürdüren Dildilian ailesinin öyküsünü konu eden sergi, Amed’de Surp Giragos Ermeni Kilisesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. “Bir Ermeni ailesinin yitik geçmişine tanıklıklar, Dildilian kardeşlerin objektifinden (1872-1923)” adlı sergi, bugün Paskalya Ayini’nin ardından saat 13.30’da açılıyor.

ՅԻՇԱՏԱԿ ՄԵՌԵԼՈՑ ՇԻՇԼԻԻ ԱԶԳԱՅԻՆ ԳԵՐԵԶՄԱՆԱՏԱՆ ՄԷՋ

Կու գանք  տեղեկացնել մերազն հաւատացելոց,  որ 21 Ապրիլ 2014, Երկուշաբթի , ժամը 13։30-ին հանդիսաւոր արարողութեամբ պիտի ոգեկոչուին  յիշատակը համայն ննջեցելոց Շիշլիի Հայոց Գերեզմանատան մէջ։

Ermeni mezarlığından çıkan kemikler yoğurt kovasına dolduruldu

Bingöl'ün Yayladere ilçesinde Ermenilere ait bir mezarlık olduğu bilinen alanda yapılan kazı çalışmasında insan kemiklerine rastlandı. Topraktan çıkarılan kemikler, bir yoğurt kovası ve çöp poşetleri içinde savcılığa teslim edildi.

Benim kodum ne ola?

Serdar M. Değirmencioğlu / serdardegirmencioglu@gmail.com
Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3! Bunlar maç sonuçları değil. Bunlar doğan bebeklere verilen kodlar. Kodları üreten ve bebekleri kodlayan Nazi devleti de değil. Bu kodlar tümüyle “yerli” üretim!“1, 2, 3” vb. kodlar giderek daha “derin” bir şekilde örgütlenen, “tek ulus”, “tek din” dayatmacısı “tekçi” devlet anlayışının 1923’den bu yana uyguladığı bir sınıflamada kullanılan kodlar.

An Easter Message of Armenian Rebirth and the Return of our Christian Churches

Dear Friend, As you gather with friends and family this Easter Sunday in blessed celebration of the resurrection of Christ, please consider pausing for a moment to reflect upon our own journey as Armenians. The proud daughters and sons of our ancient nation - the first to adopt Christianity - we have survived and thrived, developing a rich and unique culture, sharing our ideas and experiences, and contributing to the diverse fabric of the international community. As we approach April 24th, however, we are, of course, reminded that it was nearly a century ago, in 1915 that we endured the fires of a terrible genocide. A still-unpunished crime that nearly ended our very existence and that, to this very day, threatens the viability of our partitioned, landlocked, impoverished, and blockaded homeland.

Քրիստոս յառեաւ ի մեռելոց- Օրհնեալ է յառութիւնն Քրիստոսի

HAPPY EASTER
Joyeuses Paques
Frohe Ostern
Schöni Oschtere
Buona Pasqua
Kristo leviĝis! Vere Li leviĝis! (Esperanto)
Χριστός Ανέστη
Αληθώς Ανέστη
Христос воскресе
Воистину воскресе

Abdullah Gül, Paskalya mesajı yayınladı

Gül, “Toplumsal zenginliğimizin en müşahhas nişanesi olan bayramlar, ortak kültürümüzün de en değerli parçalarındandır. Hâsıl ettiği sevinç ve coşkunun paylaştıkça çoğaldığı bayramlar, adeta toplumsal tutkal işlevi görmektedir” ...“Halkımızın, Paskalya Bayramı vesilesiyle Hristiyan vatandaşlarımızın sevincine ortak olarak, en güzel hasletlerimizden olan paylaşma, yardımlaşma ve dayanışmayı geçmişte olduğu gibi bugün de yaşatacağına ve gelecek nesillere taşıyacağına inanıyorum. Başta her gelenekten Hristiyan vatandaşlarımız olmak üzere, bu önemli vesileyle ülkemizde bulunan Hristiyan misafirlerimizin ve tüm Hristiyan âleminin Paskalya Bayramını bir kez daha kutluyorum” dedi.

Ermeni Soykırımı meselesini hukuki alana taşımak gerekli

Bilimle Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü direktörü Ruben Safrastyan, ″Ermeni Soykırımı tarihi anlamda çoktandır kabul edilmiş bir gerçekliktir. Şimdi Ermeni tarafı işlenen cürümleri hukuki olarak perçinlemek için eşdeğer çalışmalar yürütmelidir...″ Ancak komplikasyonlar kaçınılmaz... ″Dünyaca ünlü büyük bilim adamları Willaim Shabas ve Alfred M. de Zayas’ın belirttiği gibi, soykırım insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak gözlemlenirse, bu durumda savaş suçları ve insanlığa yönelik suçların zaman aşımının kabul edilemezliğine ilişkin 19681 tarihli Konvansiyon gereği zaman aşımına tabi değildir. Sonuç olarak, 1948 yılına dek suç işlemiş tüm devletler verili durumda Türkiye’nin olduğu gibi sorumluluğa tabi tutulabilirler.″.
(1 http://istanbul.mazlumder.org/yayinlar/detay/sozlesmeler/18/savas-suclari-ve-insanliga-karsi-suclar-bakimindan-kanuni-sinirlamalarin-uygulanmayacagina-dair-sozlesme/371 HYETERT)

Ermeni katliamına karşı çıkan İslam âlimleri

Yaşadığımız topraklarda son yüz yıllık yakın tarihte gerçekleşmiş en korkunç hadiselerden biri olan 1915 Ermeni Katliamı’nın bu yıl 99. yıldönümü. Her 24 Nisan’da olduğu gibi, bu yıl da o korkunç facia yeniden belleklere kazınıyor, katliamın kurbanları acıyla yâd ediliyor. Osmanlı bakiyesi topraklarda İslam’ın tüm izlerini silip Türk ırkçılığına dayalı yeni bir rejim kurmaya çalışan İttihat- Terakki kadrolarının gerçekleştirdiği ve bir kısım Müslüman halkı da buna alet ettiği olaylarda bilinmeyen, daha doğrusu hiç gösterilmeyen bir gerçek var: O da, laik- seküler İttihat- Terakki kadrolarının Ermeni halkına yönelik yürürlüğe koyduğu katliam ve tehcir harekâtına en güçlü bir şekilde karşı çıkanların ve verdikleri fetvâlarla bu katliamı engellemeye çalışanların, İslam âlimleri olması.

DurDe ve İHD’den ortak 24 Nisan çağrısı

Ermeni Soykırımı’nın 100. yılına yaklaştığımız 2014 yılında Soykırım anmasını 24 Nisan’da, İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi ile DurDe Girişimi olarak ortak bir çağrıda bulunmayı, Soykırım inkârına son vermek ve Soykırımın devlet ve toplum katında tanınması çalışmalarına ivme katmak açısından ileri bir adım olarak görmekteyiz.

Anma Etkinliği


24 Nisan, İş Günü Değil, Yas Günü!


Seyfo soykırımı belgesel olacak

Murat Kuseyri - Stockholm
İsveç’teki Asuri örgütleri 1915 yılında Asuri-Süryani-Keldani Halkına karşı gerçekleştirilen soykırımı konu alan  belgesel bir film hazırlama kararı aldı. Hedefleri filmi bu yıl içinde tamamlamak ve önümüzdeki yıl soykırımının 100. yıldönümü dolayısıyla dünyanın değişik ülkelerindeki televizyon kanallarında yayınlatarak dünya kamuoyunun dikkatini Asurilere yönelik soykırımına çekmek. Asuri örgütleri, on yıllar boyu dünya kamuoyunun dikkatini Seyfo’ya çekmek için çalışmalarına rağmen bu konuyu ele alan profesyonelce yapılmış bir belgesel olmamasının eksiklik olduğunu belirtiyorlar.