Etiketler

Brüksel buluşmasında Ermenistan-AB yeni müzakereleri söz konusu değil

AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı elçi Traian Hristea, ″Ermenistan-AB ilişkileri yeni çerçevesi nasıl olacak?″ sorusuna elçi ″İlk elde söz konusu olanın müzakerelere ilişkin olmadığını altını çizmek isterim. Biz Ermenistan’ın yeni yükümlülükleriyle uyumlu alanlarda ikili ilişkileri incelemek arzusundayız.″şeklinde yanıtladı.

Finalists Announced For ADAA 2014 Saroyan Prize

(Los Angeles) - The Armenian Dramatic Arts Alliance (ADAA) is proud to announce the finalists for the 2014 $10,000 William Saroyan Prize for Playwriting in Human Rights/Social Justice:
Carla Cooks The War, by Laura Maria Censabella
I Am Not Mine, by Sevan Kaloustian-Greene
Manahatta, by Mary Kathryn Nagle

Fransa'da Azarbaycan- Ermenistan zirvesi

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande Elyse Sarayında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serge Sarkisyan ile Dağlık Karabağ sorununa görüşmek için akşam yemeğinde bir araya geldi.Fransa Cumhurbaşkanılığı resmi internet sitesinde görüşme ile ilgili yapılan açıklamada, Paris Zirvesi ile Ermenistan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanları arasında doğrudan diyaloğun yeniden başlatığı ve Cumhurbaşkanı Hollande'nin iki tarafa da gerginliği azaltma çağrısında bulunduğu belirtildi.

Amacımız Ermenistan’ı global kuyumculuk merkezine dönüştürmek

Başbakan Hovik Abrahamyan bugün Meridian Expo-Merkezinde «Ermenistan: Bölgesel Kuyumculuk Merkezi» Yatırım Forumunun açılışında hazır bulundu… Başbakan Abrahamyan şahsı ve hükümeti adına forum organizatörlerini, katılımcıları ve konukla kutladı, bunun Ermenistan kuyumculuk sektörünün gelişimine ve yatırımların cezp edilmesine katkıda bulunacağını ifade etti. Abrahamyan kuyumculuğun Ermenistan’da çok eski dönemlerden itibaren gelişmiş olduğunu ve Ermeni kuyumcuların çalışmalarının tüm dünyada tanınmış olduğunu kaydetti… Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğine (AEB) üyeliğinin Ermenistan’da kuyumculuğun gelişimi için yeni bir teşvik unsuru olacağını, bunun yerel firmalar için pazarlarını genişletme ve kaliteli hammadde teminine olanak sağlayacağını ifade etti.

Azınlık okullarına pozitif ayrımcılık

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, azınlık okullarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 36'sı Ermeni, 18'i Rum, 5'i Musevi ve bu yıl açılan Mor Efrem Süryani Anaokulu dahil toplam 60 azınlık okulunun İstanbul'da aktif olarak eğitim verdiğini söyledi. Azınlık okullarının, ilkokullarda bin 154 öğrenciyle yüzde 30, ortaokullarda bin 123 öğrenciyle yüzde 47 doluluğa sahip olduğunu aktaran Yıldız, azınlıklara ait liselerin ise 909 öğrenciyle yüzde 34 doluluğa sahip bulunduğunu açıkladı. Yıldız, bu yıl uygulanan ve azınlık okulları ile bu okullara giden öğrencilerin faydalandığı "teşvik" konusuna da işaret ederek, "12 mevcudun üzerindeki şubelere teşvik verilir" şartının azınlık okullarında uygulanmadığını, bu anlamda devletin pozitif ayrımcılık yaptığını ifade etti.

Küba'da 55 yıl sonra Katolik kilisesi

Küba hükümeti, 55 yıl aradan sonra ülkede bir Katolik kilisesi inşa edilmesine izin verdi. Pinar del Rio bölgesinin batısındaki Sandino'da inşa edilecek kilisenin finansmanı, Florida'nın Tampa kentindeki Katolikler tarafından sağlanacak. Katolik Kilisesi yayınlarından "Hristiyan Yaşamı"nda yer alan değerlendirmeye göre, 200 kişi kapasiteli kilisenin inşasına izin verilmesi, Küba ve Katolik dünyası arasındaki ilişkilerde yeni bir adım olarak görülüyor.

Ermeni filmleri «İpek Yolu» Film Festivalinde ödül kazandı

Çin’in Saanxi eyaleti  Xi’an  kentinde sona eren I.Uluslararası İpek Yolu Film Festivalinde Ermeni filmleri yeni başarılara imza attılar. Vigen Çaldıranyan’ın «Sessizliğin Sesi» ve Jivan Avetisyan’ın «Tevanik» filmleri ″Seyircinin sempatisi″ ödüllerini kazandılar. 

Film et rencontre / Film ve söyleşi: "Un Ciel épicé" / "Bir tutam baharat"

Bir Tutam Baharat Film gösterisi ve söyleşi.
Fransız Kültür Merkezi 30 Ekim Perşembe günü saat 17:30
Giriş ücretsizdir. / Entrée libre.
Institut français de Turquie à Istanbul
İstanbul Fransız Kültür Merkezi
Istiklal Caddesi N°4 - Taksim - Istanbul
T : (00 90) (212) 393.81.11
www.ifturquie.org

Çok Kültürlülüğe Dönüş

Rahim Er /rahim.er@tg.com.tr
"Yurtta sulh, cihanda sulh", "Bir Türk dünyaya bedeldir", "Ne mutlu Türk'üm diyene" gibi sloganların arkalarda kaldığı zamanlardayız. Onların bugün Mehmet Emin Yurdakul şiirleri kadar ağırlığı var. Şu gerçek şimdi net olarak görülmekte ki son bir asırda devlet, kendi içine kapanmıştır. Herkes üstün ve herkes düşmandır. Böylece "Türk’ün Türk’ten gayrı dostu yoktur!" iddiası dillere yerleşmişti. Çok kültürlü zenginliğin yerini alan hamaset döneminin ömrü, 50 yıldan biraz fazla sürdü… Unutmamalı biz, İslam âlemi son 3 asırda hiçbir keşfe imza atamadık, fikir ihraç edemedik. Çok kültürlülüğümüzü muhafaza edebilseydik bugün en namlı dünya markası yüksek teknoloji ürünleri bizim topraklarımızdan dünyaya yayılacaktı.

Eser Karakaş: Cami, kilise, dindarlık ve vergi

Çok farklı iki laiklik ya da sekülerlik modeli: Türkiye ve ABD Türkiye, malum, anayasasının ikinci maddesinde laiklik ilkesinin bir anayasal ilke olarak yer aldığı ama aynı zamanda bu ilkenin iyi tanımlanmadığı, anayasanın ilgili maddesinin de, 24. Madde, bir dizi boş laf ettiği bir ülke… ABD türü laiklik ise, onlar laiklik kelimesinden çok sekülerlik kelimesini tercih diyorlar, 18. Yüzyılın sonundan kalma bir anayasal ek (first amendment), ile işi götürüyorlar ve laiklik ya da sekülerlik kavramını kamu parasının herhangi bir inanca tahsis edilememesi konusuna indirgiyorlar… Çok net ifade ediyorum, benim de laiklik ya da sekülerlik tercihim, yani vatandaş-din-devlet ilişkisi tercihim kamu kaynaklarının, parasının inançlar karşısında MUTLAK TARAFSIZLIĞI ilkesine çok daha uyuyor…2015 seçimleri sonrası yapılacağını umduğum yeni anayasa önemli bir fırsat olabilir.

Politik azınlıklar ve matematik azınlıklar

Ulusun resmi dili olmaz; herkesin ana dilinde eğitim hakkı olur (ana dilini öğrenme hakkı değil, bu bir azınlık hakkıdır) okullarda herhangi bir dilin edebiyatı değil; tüm dillerden eşit sayıda temsilcinin bir araya gelerek belirlediği bir kurulun hazırladığı (yani ne Türk, ne Kürt, ne Ermeni, ne Çerkez, ne Süryani, ne Rum vs. ama hepsinden biraz.) bir edebiyat kitabı okutulur. Herkes kendi ana dilinde ama aynı edebiyat kitabını okur. Tarih kitabı da öyle hazırlanır. Her dilden, dinden, kültürden tarihçilerin ortaklaşa hazırladığı ne Türk, ne Kürt, ne Yunan, ne Ermeni vs. tarihi olmayan bir Tarih. Tabii herkes bu aynı tarihi, tıpkı aynı fiziği kendi ana dilinde okuduğu gibi, kendi ana dilinde okur. Dil sadece bir araçtır, içeriği belirlemez. Bu sistemde okullar ayrı değildir. Bu fiziksel bir ayrılık olarak anlaşılmamalıdır, içeriksel bir ayrılık yoktur. Herkes aynı eğitimi kendi ana dilinde görür. Dilin (aynı şekilde dinin, kültürün vs.) politik bir anlamı yoktur. Devlet Dil körüdür veya diller karşısında tarafsızdır. Böyle bir ülkede politik azınlık olmaz; çünkü artık politik olarak tanımlanmış bir çoğunluk yoktur.

Volınkin, "Ermenistan'ın Avrasya Ekonomi Birliği'ne üye olması doğru bir stratejik karardır

Rusya Büyükelçisi Volınkin, "Ermenistan'ın Avrasya Ekonomi Birliği'ne üye olması doğru bir stratejik karardır. Bu karar diğer ülkelerle işbirliği yapma imkanının tamamen kapatılması anlamına gelmiyor. Örneğin, Rusya hem Avrupa Birliği ülkeleriyle hem de Avrasya Ekonomi Birliği üyeleriyle işbirliği içerisindedir."dedi… Ter-Petrosyan'ın sözleri hakkında yorum yapan Rusya Büyükelçisi, "Bir kişi dışında muhalefetten kimse bu duruma karşı değil" dedi.

Ermenistan’da Yunanistan Ermenileri Günleri düzenlenmesi önerildi

Diaspora bakanı,  ″Diaspora Bakanlığı Ermenistan’da farklı ülkeler Ermeni Toplumları Günleri düzenlemektedir; bunlar farklı ülkelerde yaşayan soydaşlarımız tarafından Ermeni değerlerinin muhafazasına katkıda bulunan faaliyetlere ilişkin özgün bir bilançodur″ dedi. Bakan Hakobyan, Yunanistan elçisine Ermenistan’da «Yunanistan Ermenileri Günleri» düzenlenmesini önerdi. Bakanın samimi kabulü için teşekkür eden elçi Ioannis Taghis, Diaspora’yla yürütülen çalışmalarda iki ülke deneyim paylaşımının önemine dikkat çekti. 2015 yılında Ermeni Soykırımının 100. Yılına yönelik etkinliklere Yunanistan Heyetinin katılımı değerlendirirken, bakan Hakobyan, Ermeni Soykırımının tanınması, kınanması ve sonuçlarının giderilmesi her şeyden evvel dünyada herhangi bir diğer millete ve ülkeye yönelik benzeri cürümlerin işlenmesini engelleyeceğini belirtti.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, Hollande’la görüştü

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’la Elysee Sarayı’nda bir araya geldi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, temaslarda bulunmak üzere Paris’e gelen Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ı Elysee Sarayı’nda resmi törenle karşıladı.

Yukarı Karabağ zirvesi

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, bugün Elysee Sarayı'nda önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ardından Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüşecek. Fransa, Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ sorununun görüşüleceği zirveye ev sahipliği yapıyor. Gün boyu devam edecek görüşmelerin ardından üç lider, akşam Elysee Sarayı'nda verilecek kapanış yemeğine katılacak.

’40 Kapılı Şehir’ UNESCO Dünya Miras listesi için hazırlanıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermeni hükümdarlarına başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti’nin, UNESCO Hayat Miras Listesi’ne girmesi amaçlı çalışmaları hızlandırdı. Bakan Ömer Çelik: “Kültürel ve tarihi değerlere, hayat tarihinin Geçmiş zamanda ehemmiyetli bir kısmını yaratan ve geleceğe değin kısmında ehemmiyetli bir rol üstlenen bir ulus olarak sahip çıkıyoruz.” Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermeni hükümdarlarına başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti’nin, UNESCO Hayat Miras Listesi’ne girmesi amaçlı çalışmalarını hızlandırdı. Bakanlığın çalışmaları sonucunda, ’1001 Kilise’ ve ’40 Kapılı Şehir’ olarak adlandırılan Ani Tarihi Kenti, 2012 seneninde UNESCO Hayat Miras Geçici Listesi’ne alınmıştı. Son Olarak hedef 2016′da asıl listeye girerek insanlık mirasında hak ettiği yeri bulması.

1915… 2015…

Ercan Jan Aktaş /  sertavciya@gmail.com
24 Nisan 2015 tarihinde mesela Diyarbakır’da büyük bir buluşma düzenlenebilir. Buluşma öncesinde Ermeni Soykırımı’na dair sözü, çalışması, eylemi, etkinliği olan kişi, yapı ve de grupların katılacağı iki günlük bir sempozyum olabilir. Bu sempozyum ile “evet Kürtlerden kimileri de bu soykırımda yer almıştır, yanlıştır, özür dilenmelidir”in ötesinde pratik/somut atılması gereken adımların konuşulması ve de bütün bunların pratik seyri için mekanizmaların oluşturulması gerekir. Kobani’de başlayan ve Rojava ile bir statüye bürünen halkların ve de inançların bir arada özgür yaşaması bütün bu coğrafyanın bir parçası olan ve korkunç bir soykırım ile yaşadıkları topraklardan koparılan Ermenilerin yaşadıkları kentlerin, sokakların tekrardan bir parçası olması ile mümkündür. 1915 tarihinde bu coğrafyada yaşanan Ermeni Soykırımı ile hepimiz kaybettik, bir yüz yıl sonra bu sefer halkaların özgürce bir arada inşa edeceği bir hayat ile ancak özgürleşebiliriz. Bu coğrafyanın bu adıma, söze, eyleme ihtiyacı var; bunun öncülük adımı da HDK ve de HDP’ye düşer…

ASİMDER’DEN Etyen Mahçupyan’a Tepki

ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, "Sözde Ermeni soykırımını tanıyan ve her köşe yazısında Türk halkını özür dilemeye davet eden, Türk milletini her yazısında sözde Ermeni soykırımı yaptığını yazıp gündeme taşıyan ve AGOS denen gazetede yazarlık yapmış ve ‘devlet içinde devlet kuruyorlar, hükümeti devirecekler’ denen paralel yapının gazetesinde köşe yazarlığı yapmış olan Ermeni asıllı Etyen Mahçupyan’ın Başbakan Başdanışmanlık görevine getirilmesi üzücü ve endişe vericidir. (Yakında palyaçolar ve parazitle ile onların destekçisi yazar ve akademisyenler de ASİMDER'in yanında yer alırlarsa şaşılmaz. HYETERT)

Vatandaşlıktan Çıkarılan Ermeni Asıllı İki Kardeş, Asker Kaçağı Diye Aranıyor

Muğla'nın Marmaris ilçesinde yaşayan Ermenistan asıllı Türk vatandaşı Susanna Margaryan'ın 30 yaşındaki Aras ve 24 yaşındaki Erkan Üstün isimli iki çocuğu, vatandaş olduktan yedi yıl sonra herhangi bir talepleri olmadan vatandaşlıktan çıkarıldı. Şimdi de asker kaçağı olarak aranan iki kardeş, silinen vatandaşlıklarını geri almak için mücadele ediyor.

“Bız Bız Çur” veya Papazı dövdürtmeyecektik!

Cumhurbaş(ba)kanı Erdoğan Estonya dönüşü yine pejoratif devlet aklıyla konuşmuş: "Kobani ile alakalı olarak, orası aslen, Kürtlerin mi yoksa Arapların mı tartışmasına girmek istemiyorum. Ama işin aslına bakarsanız, adı üzerinde, Ayn'el Arap'tır." Bu tarihsel dinamikleri hiçe sayan üstenci akıl ve kolonyal rejim ağzının nasıl bir toplumsal yarılmaya yol açtığının kavran(a)madığının en üst perdeden telaffuzudur. Ursula K. Le Guin'in "Yerdeniz Büyücüsü" romanında, her şey ve herkesin bilinen ismi dışında sahih bir adı vardır ve bu sahih adıyla çağırdığınız kişi veya nesne her koşul ve şartta çağrınıza yanıt verir. Hadi biz de mağdur ve maktulün zalimle yer değiştirdiği coğrafyamızda sahih adları çağıralım.

Office of Armenia’s Honorary Consul opens in Fresno

FRESNO -- The Office of the Honorary Consul of the Republic of Armenia was solemnly opened in Fresno on October 20. Attending the event were Armenian Ambassador to the US Tigran Sarkisian, Armenian Consul General in Los Angeles Sergey Sarkisov, NKR Deputy Prime Minister Arthur Aghabekian, Armenia’s Permanent Representative to Washington Robert Avetisian, more than 400 representatives of community organizations, religious leaders.

Orhan Kemal Cengiz: Sevan Nişanyan neyin cezasını çekiyor?

Burası milyar dolarlık imar yolsuzluğu iddialarını içeren dosyaların küt diye kapatıldığı bir ülkedir. Peki bu ülkede, nasıl oluyor da bütün bunlara göz yuman yargının gözleri, söz konusu olan Nişanyan’ın eserleri olunca fal taşı gibi açılıyor; savcılar, yargıçlar Nişanyan’ın sözde hukuka aykırı inşaatlarını bir kuyumcu hassasiyetiyle ölçmeye başlıyor? Nişanyan bir Ermeni olduğu için mi oluyor bütün bunlar? Dine hakaret ettiği iddiasıyla açılan başka davalardan verilemeyen cezalar görünmez bir kanaldan bu tarafa mı aktarılıyor?  Yoksa o, arkasında bir dayısı olmadığı halde hâlâ sivri dillilik yapanların başına neler geleceğini mi temsil ediyor? Sahi Nişanyan neyin cezasını çekiyor?

Ermeni tarihçi: Bugün Kürtlerin durumu 100 yıl önceki Ermeniler gibi

Raymond Kevorkian, şu sıralar tüm dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu Kobani'nin de tarihini 2011'de yazdığı kitapta anlattı. “1915, Diyarbekir ve Kürtler” konferansı için gelen Ermeni tarihçi Raymond Kevorkian, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırısı altındaki Kobanê’yi 100 yıl önceki Ermenilere benzetti. Kevorkian, “Kürtler kendi yaşadıklarının 1915 öncesinde Ermenilerin başına gelenle aynı olduğunu fark ettiler. Kendilerinin de sosyal yapıdan bir iç düşman olarak dışlandıklarını gördüler” dedi.

"Kürt Halkı Ermenilerin Mirasçısı Oldu"

Elif Akgül
İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu'nda konuşan tarihçi Raymond Kevorkian Ermeni ve Kürt halkları arasında çok eskiye dayanan ilişkiyi anlattı… “Ben 1979 ile 1980 arasında İran’da bir Kürt köyünde yaşadım. Burada altı Ermeni aile vardı ama hepsi yaşlı ailelerdi. Bu köyün özelliği şuydu. 50 yaşlarında olan Kürtler Ermenice yazıp konuşuyor, Tahran’da çıkan Ermenice gazeteyi okuyorlardı. Çünkü babaları vaktiyle Ermeni çiftçilerin yanında çalışmıştı ve köydeki tek okul Ermeni okuluydu. Bu köy örneği de gösterdiği gibi Kürt halkı Ermenilerin mirasçısı oldu.”

Ahmet Hakan: Artık kimse ‘Affedersin Ermeni’ diyemeyecek!

Başbakan’a başdanışman olmuş Etyen Mahçupyan. Bir tek nedenden dolayı çok ama çok sevindim bu olaya. Etyen Mahçupyan’ın başbakan danışmanı olmasından sonra… Sanırım artık hiçbir devlet yetkilisi…“Ermeni” kelimesini telaffuz etmeden önce “Affedersin” falan demeye gerek duymayacaktır. “Affedersin Ermeni” demenin en azından başbakanlık çalışanı Etyen Mahçupyan’ı rencide edeceğini düşünecektir. Etyen Mahçupyan’ın “Başbakan Başdanışmanı” olması, sadece ve sadece bu işe yaraması nedeniyle bile çok önemli bir gelişmedir.

Milliyetçilikle barışın savaşı...

Hasan Cemal / hsncml@t24.com.tr
Hiç unutmam, bir Kürt aydını bir seferinde demişti ki: “Türkiye’de uzun yıllardır Kürtler yaşadıklarını, Ermeniler de öldürüldüklerini anlatmaya, ispat etmeye çalışırlar.” Türkiye’de devlet böyle bir devlettir. Kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na, Enver-Talat-Cemal üçlüsünün İttihat Terakki diktasına uzanan bir anlayış yatar bu devletin mayasında. Bu milliyetçi devlet anlayışının özeti şudur: Müslümanlara ilişkin farklılıkları Türk kimliği altında silmek... Müslüman olmayanları da ya Anadolu’dan zorla sürmek ya da 1915 örneğindeki gibi etnik ve kültürel temizliğe tabi tutmak...

Etyen Mahçupyan yeni Türkiye’ye iyi gelecek

Melih Altınok / melih.altinok@tg.com.tr
Ermeni danışman en çok solcuları ve gayrimüslimleri rahatsız etti
Bir Ermeni olan Etyen Mahçupyan’ın Başbakan baş danışmanı olmasının muhafazakârlar ve milliyetçilerden ziyade solcuları ve gayrimüslimleri rahatsız etmesi aslında bu tercihin ne denli doğru olduğunun da göstergesi. Zira Mahçupyan, ülkenin demokratikleşmesine ve sivilleşmesine katkı yapacak kesimlerin değiştiği tezinin doğrulanması anlamına gelecek bu örneği ilk görenlerdendir. Ülkede yaşanan değişim sürecinin karakteristiğini, ideolojik bariyerlerini ve cemaat ilişkilerini aşan bireylerin fikri etkinliğinde arayan Mahçupyan bu yeni dönemin cesur mimarlarındandır... 

Başkan Topbaş resim sergisi gezdi

Kumkapı Meryem Ana Ermeni Kilisesi’nde açılan sergiyi gezen Başkan Topbaş, ressam Erol Sarrafian’dan çalışmaları hakkında bilgi aldı.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ressam Erol Sarrafian’ın Kumkapı Meryem Ana Ermeni Kilisesi’ndeki sergisinin açılışına katıldı. Sergi açılışı öncesinde Başkan Topbaş, Ermeni Patrikhanesi Patrik Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Nadya Taşel’le birlikte kahve içti.

Müthiş bir karar: Etyen Mahçupyan

Rasim Ozan Kütahyalı
Dün sabah eşim Nagehan beni güzel bir haberle uyandırdı... Çok sevdiğim ve Türkiye'nin en büyük beyinlerinden biri olarak gördüğüm Etyen Mahçupyan Başbakanlık Başdanışmanı olmuştu. Hem şaşırdım ve heyecanlandım hem de Mahçupyan'la ilgili bu tür bir gelişme olacağını da uzun süredir bekliyordum.Başbakan Davutoğlu çok isabetli ve belki de tarihi bir karar verdi.
Bundan 5 yıl sonrasının Türkiye'sinde ne demek istediğimi herkes daha iyi anlayacaktır...

Ermeni Mallarının Gaspı

İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu’ nda 1915 Ermeni Soykırımı na hazırlanan süreç toprak ve mal gaspları tartışmalarıyla ele alındı.

‘An ve Markar Esayan’

Faruk Aksoy
Sevgili Markar’ın çıkarımları, bir bütün olarak ‘katılma’ ya da ‘reddetme’ şeklinde değildi, anladığım kadarıyla. Daha çok ‘bir tercih etme’ durumuydu sanki. Cumhuriyet tarihini, CHP üzerinden okuduğunda, özellikle gayrimüslimlere karşı ‘asimilasyon ve inkar’ politikalarının uygulandığı bir dönem olarak gördü ve özetledi. “Peki, İslamcıların ve Ulusalcıların, bir noktadan sonra Ermeni meselesine ‘ortak tavır’ alarak bakmalarını ve belki de, aynı dille Ermenileri suçlamalarını nasıl değerlendiriyorsun?” diye sorduğumda; “İslamcılar, en azından ‘taziyelerini’ bildirerek, durumu sahiplendiklerini ve üzüntülerini gösterdiler.” dedi.

Fransa, çarşaf ve peçe konusunda 122 yıl sonra Abdülhamid ile aynı noktada

Murat Bardakçı / mbardakci@htgazete.com.tr
Devlet 16. yüzyılda kadınların bağlı oldukları dinî cemaatlerin elbiselerine bakılarak fark edilebilmeleri için birbirlerinden farklı şekilde giyinmeleri gerektiğinin üzerinde dururken, konu 18. yüzyılda giysilerin açıklığı ve inceliği tartışmasına gelmişti. Müslüman ve gayrimüslim kadınlara birbirlerinden farklı renklerde elbiseler giymeleri zorunluluğu getirilmişti ve bu kurala hemen her kadın uyuyor, uymadıkları takdirde sert şekilde uyarılıyor ve gayrimüslim kadınların Müslüman kadınlara benzememelerine çalışılıyordu. Meselâ, 1556 ve 1568 yıllarında çıkartılan iki ferman ile Yahudi ve Hristiyan kadınların feracelerinin kumaş yerine kara çuhadan yapılması, kuşaklarının otuz-kırk akçeyi geçmeyen ipekten dikilmesi ve feracelerinin de Müslüman kadınlarının kullandıklarına benzememesi emredilmişti. Gayrimüslim kadınların saçaklı elbiseler giyip iyi kalite tülbentler sarmaları yasaktı ve sadece “kutnî” denen ipek ve pamuklu karışımı kumaştan yapılma elbise giyebilirlerdi. Kadınların giyimi 18. asırda daha da önemli bir problem haline geldi ve elbiselerin açık-saçık olmalarının önüne geçilmesine çalışıldı.

Kur’an’dan bölümler okuttum

Alin Taşçıyan /  atasciyan@stargazete.com
Kunduralarımı İstanbul’da Bıraktım adlı belgeseliyle sinemaseverlerin tanıdığı Lübnanlı Ermeni sinemacı Nigol Bezjian, bu defa iki farklı projeyle karşımızda. Bezjian ile sinema ve çocukları konuştuk. Lübnanlı Ermeni sinemacı Nigol Bezjian Kunduralarımı  İstanbul’da Bıraktım adlı belgeseliyle sinemaseverlerin tanıyıp sevdiği bir sima. Yıllardır Türkiye’ye gidip geliyor ve ilginç çalışmalar yapıyor. Aslen Halepli Bezjian’ın Türkçesi de oldukça iyi.  51. Uluslararası Antalya  Altın Portakal Film Festivali’nde Lübnan’daki Suriyeli bir mülteci kampındaki gündelik hayatın trajedisini anlattığı Teşekkürler Bayanlar ve Baylar adlı belgeselin dünya prömiyeri yapıldı.

Beneath every footstep is an ancient civilization

Different peoples throughout different times used to refer to Armenia by different names. The Sumerians in around 2,800 BCE called Armenia – Aratta, while the Akkadians that succeeded them in the second half of Third Millennium BCE called Armenia – Armani or Armanum.

İsveç Dışişleri Bakanı: Soykırım gündemimizde yok

İsveç Dışişleri Bakanı:Soykırım kararı konusunun hükümetin şu andaki gündeminde olmadığını, Dağlık Karabağ sorununun da barışçıl yollarla çözülmesini istediklerini söyledi… Bir gazetecinin sözde soykırımın yüzüncü yılında İsveç hükümetinin, parlamentonun dört yıl önce sözde Ermeni soykırımı konusunda neler yapacağı yolundaki sorusu üzerine bakan, İsveç Meclisi’nin dört yıl önce kabul etmiş olduğu sözde soykırımı tanıma kararı doğrultusunda girişimlerde bulunmanın hükümetinin şu anda gündemde olmadığını açıkladı. 

IRAK’TA SÜRYANİ HALKINA YARDIM ETMEK İÇİN VİCDAN ÇAĞRISIDIR

Zeynep Tozduman
2014 Haziran ayında İŞİD tarafından katledilip kaderine terk edilen bir halktır Süryaniler.
Bu yazım Irak / Musul ve Ninova'da İŞİD ( İSİS = DAİŞ ) tarafından zorla evlerinden, toprağından koparılıp Duhok-  Erbil- Ankawa'ya sürgün edilen Süryani halkına yardım etmek için bir vicdan çağrısıdır. İŞİD hepimizin bildiği üzere geçtiğimiz 9 Haziran 2014'de ilk katliamlara, Süryani halkıyla başladı... O kadar çok katliam yaşadı ki kadim halklar, o günden bu yana. Ermeniler, Şiiler, Şebekler, Ezidiler, Türkmenler, Aleviler, Kürtler... Bu gün, Musul- Ninova- Erbil’de Süryani, Şengal’de Ezidi, Kobane’de Kürt, Karatepe’de Alevi olma zamanıdır.

"300 bin Ermeni kurbanın listesi hazır"

Kasım Cindemir / HT Gazete
Ermenistan, soykırım iddialarını uluslararası bir mahkemeye taşımaya hazırlanıyor. Ermenistan Ulusal Arşivi, 1915 olaylarında öldürülen 300 bin kişinin ismini tek tek belirlediğini açıkladı. Arşiv başkanı Virabian, “Dava açmak için yeterli belgemiz var” dedi. 1915 olaylarının 100’üncü yıldönümü yaklaşırken, Ermenistan uluslararası kamuoyuna karşı Türkiye’yi zor durumda bırakacak bir adım atmaya hazırlanıyor. Mediamax adlı Ermeni haber sitesine göre, Ermenistan uluslararası bir mahkemede Türkiye’ye karşı soykırım iddialarıyla ilgili olarak bir dava açmaya hazırlanıyor. Ermenistan Ulusal Arşiv Direktörü Amatuni Virabian, “Uluslararası bir mahkemede Türkiye’yi dava etmek için yeterli soykırım belgesi mevcut” dedi.

Diyarbakır'ın Belleğindeki 1915

Elif Akgül
İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü’nde gerçekleşti. Konferansın İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Bülent Bilmez moderasyonundaki “Belleklerdeki 1915” oturumunda Namık Kemal Dinç, İsmail Beşikçi Vakfı olarak gerçekleştirdikleri projeyi ve 1915 öncesi ilişkilerde toplumsal bir kurum olarak kirveliği anlattı. Adnan Çelik’in 1915’in Kürtçede dile geliş biçimlerini aktardığı oturumda Seda Altuğ Bugünden Geçmişe Ermeni Soykırımı Kürtler Toprak ve Devletler tebliğini sundu.

St. Petersburg Vasileostrovski yöresine bir haçkar dikildi

Erivan ve kardeş ve dost kentler arasında İşbirliği Programı çerçevesinde bölgeler arasında  partnörlük bağları ve işbirliğine ilişkin meseleler, çalışma ziyareti çerçevesinde RF’nin kuzey başkenti St. Petersburg’da bulunan Erivan Arabkir ilçesi yöneticisi Hrayr Antonyan ve St. Petersburg Vasileostrovski yöresi idarecisi Yulia Kiselyova buluşmasında değerlendirildi.

seVan nişanyan: Beni cezalandırdıklarını zannedenlerin boynu bükük karşıma gelip benden af dilemesini bekliyorum

(Aykırı bir Ermeni Entelektüeli Orantısız Zeka seVan nişanyan başlıklı seVan nişanyan davası’nı paylaşma toplantısı 21 Ekim 2014). 10 aydır cezaevinde bulunan ve bu süre içinde dört cezaevi dolaşan tarihçi, yazar, dilbilimci, gazeteci, turizmci… seVan nişanyan için arkadaşları ve dostları Getronagan lisesinde yetişenler derneği lokali salonunda bir toplantı düzenlediler. Toplantı seVan’ın Şirince’deki mimari çalışmaları içeren bir fotoğraf sersisi ve Gazeteci, yazar, tarihçi Ayşe Hür, Gezi Fenomeni adlı kitabından yargılanıp acilen cezalandırılan gazeteci, yazar, siyaset bilimci Erol Özkoray, Can Şenliği Tiyatro gurubu adına Haldun Açıksözlü (Laz Marx Emice) ve Tarih Vakfı Başkanı akademisyen Bülent Bilmez’in katıldığı bir de panel eşlik etti.

Mahçupyan'dan ilk açıklama

Mahçupyan: Başbakanlık danışmanlığı, benim için reddedilmesi mümkün olmayan bir teklifti...  "Sayın Başbakan ile geçtiğimiz hafta akil adamlar toplantısında görüştük ve kendisinden böyle bir teklif geldi. Haberlerde yer aldığı gibi herhangi spesifik bir konuda danışmanlık yapacağım konuşulmadı. Ermeni meselesi konusu hiç geçmedi. Kategorik olarak herhangi bir konu üzerinde durmadık. Bugün çok önemsiz görünen bir sorun yarın memleket meselesi haline gelebilir.

AKŞAM Yazarı Etyen Mahçupyan Başdanışman oldu

'Akil insanlar' heyetinde de yer alan AKŞAM Gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan önemli bir göreve atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl 24 Nisan 1915'in yıldönümünde yayımladığı mesajın ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu da Türkiye ile Ermenistan arasındaki 'normalleşme sürecini' geliştirecek önemli bir adım attı. 'Akil insanlar' heyetinde de yer alan gazeteci- yazar Etyen Mahçupyan, Başbakanlık Başdanışmanı oldu. (Hayırlı Olsun. HYETERT)

Armenian Origin of the Etruscans

From Wikipedia, the free encyclopedia
A map showing the extent of Etruria and the Etruscan civilization. The Armenian Origin of the Etruscans shows a link between the Armenians and the Etruscans. Some scholars also see in Urartean art, architecture, language and general culture traces of kinship to the Etruscans of the Italian peninsula.[1] Dr. Bugge, a learned Norwegian, had made a suggestion presented a while ago by the late Dr. Robert Ellis of London, that the Etruscan was an Armenian dialect.[2]

Papa'dan Türkiye Açıklaması

'Türkiye' kelimesini sarf etmeyen ruhani lider, “Roma Piskoposu'nun (Papa), Ekümenik Patrikhane'ye ziyareti ve şahsımın yeniden Patrik Bartholomeos ile buluşması, Roma ve Konstantinopol (İstanbul) kiliseleri arasındaki derin bağın ve halen bizi ayıran engelleri, sevgi ve gerçeklikle aşmak arzusunun bir işareti olacak" ifadelerini kullandı. Doğu ve Batı kiliselerinin 1054 yılında tamamen ayrılmasının ardından, ilk kez 1962-1965 yılları arasında düzenlenen 2. Vatikan Konsili'nde iki kilisenin birleşmesi dillendirilmişti.

Historic Day for St. Apkar Armenian Church in Arizona

St. Apkar Armenian Church in Scottsdale Arizona marked its 5th anniversary of consecration on Sunday, October 19, 2014. On the auspicious occasion, the Primate travelled to the Arizona Parish where he celebrated the Divine Liturgy and delivered the sermon. Archbishop Derderian was assisted at the Holy Altar by the Rev. Fr. Zacharia Saribekyan and the deacons of the host parish.

Victors Not Victims

Prof. Maxwell Johnson states the case for canonizing the Armenian Genocide martyrs.
By Florence Avakian
In the spring of 2015, stated Dr. Maxwell E. Johnson, "the victims of the Armenian Genocide will become victors in Christ." The Professor of Liturgy at Notre Dame University offered this conclusion during his fascinating lecture on Thursday evening, October 9, at the Krikor and Clara Zohrab Information Center of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern).

Grassroots Stars to Be Honored at Annual Gala

Grassroots Stars to be Honored with Vahan Cardashian Awards at ANCA WR Annual Gala Banquet

The Armenian National Committee of America Western Region (ANCA-WR) announced today that it will honor Anna Astvatsaturian Turcotte, Ani Haroian, Bearj Barsoumian, James Kalustian, and Ani Martirosian with the ANCA-WR Vahan Cardashian Award at its Annual Gala Banquet on Sunday, November 2, 2014 at the world-famous Beverly Hilton Hotel in Beverly Hills.

Ani Tarihi Kenti UNESCO için hazırlanıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermeni hükümdarlarına başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti'nin, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Listesi'ne girebilmesi için yürüttüğü çalışmaları hızlandırdı.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Bakanlığın çalışmaları sonucunda, "1001 Kilise" ve "40 Kapılı Şehir" olarak adlandırılan Ani Tarihi Kenti'nin, 2012'de UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ne alındığı hatırlatıldı.

Arjantin'den Kobani Direnişine Destek

Arjantin sokaklarında kadınlar YPG bayrakları ile Kobani direnişine destek yürüyüşü düzenledi. 
KobaneDireniyor.

Ohanneslerin Tarlası ‘Kimin?’

Nevzat Onaran
Hani mülkiyet, o kadar kutsaldı ki, adaletin bile temeli değil miydi? Burjuva adaletinin desturu olarak, mahkeme heyetin arkasında yazmı­yor mu? ‘Mülkiyet adaletin temelidir’. Peki bu ‘kutsala’ ne oldu… Ohanneslerin tarlası özelinde 1910’lardan bugüne yaşanılanı özetle­meye gayret edeceğim. Birinci bölüm, Osmanlı’nın son dönemi İttihatçı iktidar yılları… İkinci bölüm, Anadolu’da kurtuluş arayışı ve devamında Cumhuriyet ilanıyla birlikte geçen yıllar…Sonunda da soracağım, hani bunun ilk sahibi?.

Erivan «ReAnimania» Uluslararası Animasyon Filmler Festivali

Bu yıl 25 Ekim’de start alacak olan Erivan «ReAnimania» Uluslararası Animasyon Filmler Festivali 31 Ekim’e kadar devam edecek. Festivalin açılış töreni Moskova Sinemasında 25 Ekim saat 17:30’da Kırmzı halı üzendeki yürüyşle başlayacak. Saat 1800’de Festival açılış töreni yapılacak, bunu Stéphane Berla’nın «Jack ve guguklu satin yüreği» filminin Erivan prömiyeri izleyecek.

In the Shadow of the Cross

The Holy Cross and Armenian History. 
Every autumn, the Armenian Church celebrates the Exaltation of the Holy Cross—one of the five major feasts of the Church, and the most important of the four feasts of the Holy Cross. The Exaltation refers to the True Cross on which Christ was crucified, which according to Church tradition was ceremoniously elevated for veneration on three occasions. It was first elevated by St. James the Apostle, the first Bishop of Jerusalem, who lifted the cross with the words "We bow before thy cross, O Christ"—a formulation still used in the Armenian liturgy.

Formation of the first Armenian state: Aratta

Sumerian and Akkadian written monuments of Mesopotamia give priceless information on the history of Armenia in III-II millennia B.C. Sumerians, who were the creators of one of the first civilizations, before assimilating in Southern Mesopotamia lived in northern Mesopotamia and in the Southern regions of the Armenian highland. Leaving it they kept the connection with the highland for a long time. Therefore the earliest mentioning of the highland we find in the Sumerian written monuments. Sumerians created the first cuneiform, which was adopted by the Akkadians of the Semitic origin in the second half of the III millennium BC, later it was widely spread in the countries of Southwestern Asia, including Van kingdom.

Muhalif: Dış göç Ermenistan için ciddi bir tehdit

 Dış göç Ermenistan için ciddi bir tehdit, bunda bugünkü iktidar suçlu. Açıklama 24 Ekim^de Mille Meclisindeki konuşması esnasında Ermeni Ulusal Kongresi (EUK) Meclis Grubu sekreteri Aram Manukyan’dan geldi. Milletvekili istatistiki verilerden örnek verdi. Milletvekilinin ifadesiyle bu yılın 9 ayı esnasında 113 bin kişi yurt dışına çıkarken, bunlardan bir kısmı geri dönmedi. Manukyan yıllık kesitte 110-120 bin insanın ülkeyi terk ettiğini, kural olarak 60 bininin artık geri dönmediğini kaydetti.

Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları tete a tete buluşacaklar

 Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarının buluşması 27 Ekim’de gerçekleşecek. Fransız medyasının verdiği bilgiye göre buluşma Élysée Sarayında  yapılacak.Fransız cumhurbaşkanı Françoise Hollande iki ülke cumhurbaşkanları Serj Sarkisyan ve İlham Aliyev’le bağımsız buluşmalar gerçekleştirecek, daha sonra Sarkisyan ve Aliyev tete a tete buluşacaklar.

2015’te Ermenistan’da Alman Kültür Günleri düzenlenecek

Ermenistan Kültür Bakanı H. Poğosyan Almanya Federal Cumhuriyeti Saksonya-Anhalt bölgesi heyetini kabul etti; heyet Alman Dışişleri bakanının Ermenistan ziyareti çerçevesinde Erivan’da bulunmakta. Buluşmada Saksonya-Anhalt bölgesi Kültür bakanı Stephan Dorgerloh, Dışişleri Bakanlığı Daire Bşk. Bertran Moltke, Geothe Enstitüsü Erivan Ofis direktörü Julia Kramer hazır bulundular.

California’lı Ermeni parlamenter «Yılın parlamenteri» seçildi

Amerika’nın California Eyalet Meclisi üyesi Katcho Achadjian, California Yerel Yönetim Organları Şekillenme Komisyonları Asamblesi (California Association of Local Agency Formation Commissions, CALAFCO)  tarafından, karşılıklı taviz zemininde yerel yönetimlerin genişletilmesi eğiliminin tanınması nişanesi olarak «Yılın parlamenteri-2014» ödülüyle taltif edildi.

Bir Ermeni çocuğun Kobani hatıraları...

Bugün tüm dünyanın dikkatinin kilitlendiği Kobani, aynı zamanda bir Ermeni yurdu. 1915'te Sivas'tan 15 bin Ermeni buraya yakın bir kampa sürüldü. Birçoğu yaşamını yitirdi. Kalanlar Kobani'ye yerleşti. Bugün Ermenistan'da yaşayan Bedros Ekmanian da Kobani'de doğanlardan. Ekmanian çocukluğunun Kobanisi'ni anlattı...

Sonrası kolay

Soner Tufan  /  sonertufan@gmail.com
Topyekûn bir hesaplaşma gerek. Daha azı bizi kurtaramaz. Yaşadığımız bu topraklarda, demokrasi bakılıp beslenmesi ve büyütülmesi gereken bir çocuk gibi. Tarihçi Ayşe Hür’ün cumhuriyet boyunca devletin azınlıklara nasıl yaklaştığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğu harika bir makalesi var,
( http://www.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/cumhuriyet-in-azinlik-raporu/19607/ ) bu makalede azınlıklara nasıl yaklaşıldığını, farkında olarak ya da olmayarak nasıl incitildiğini görebilirsiniz. Ne yazık ki ülkemiz kurulduğu günden bu güne kadar farklı olana karşı ‘zulümde eşitlik’ ilkesini uygulamıştır. Bundan Ermeniler de, Rumlar da, Süryaniler de, Aleviler de, Hıristiyanlar da payını almıştır.

Sırrı Süreyya Önder: Ne iyi bir savaş vardır ne de kötü bir barış

Barış söz konusu olduğunda, sürece baskıcı bir hükumetin herhangi bir yöntemle düşürülmesi olarak bakamayız. Demokrasi, isyan ve direniş güçleri, düşürülecek hükumetin yerine ne koyacaklarını hesap edemezlerse ya da daha kötüsü böyle bir hazırlıkları yoksa, mesela sokaktaki gücünü demokratik bir iktidar alternatifine dönüştürecek bir örgütlü güce ve kadroya sahip değilse olacak olan, egemenler arası iktidar hesaplaşmalarına kurban gitmektir. Kuşkusuz kastedilen mevcut iktidarı koruyup kollamak değildir. Kendi emeğimize ve direnişimizin semeresine sahip çıkmak için dikkatli davranmak tarihsel sorumluluğumuzdur. Sırf AKP gitsin diye, onun yerine bize en az onun kadar uzak ve sicili en az onun kadar sorunlu başka bir iktidarın inşasına vesile olacak bir yaklaşımın sorumluluğu tartışmalıdır. Bunu iyi yönetemeyen tüm öncüler halka karşı sorumlu duruma düşerler. Neredeyse bütün Arap Baharı isyanlarının başına gelen budur.

Ermeni Kültür Günleri başlıyor

Köln kentinde bulunan Ermeni Kilisesi Piskoposluk Kültür Komitesi ile Katolik Eğitim Çalışma Grubu’nun düzenlediği 11.Ermeni Kültür Günleri bugün bir konserler başlayacak. 5 Aralık’a kadar sürecek olan etkinlikler dizisinde film gösterimi, edebiyat gecesi, konuşmalar ve konserler yer alıyor. Ermeni Kültür Günleri’nin bu seneki konusu ise “Ermeni Hikayeleri”.

Ermenilerin Tarihi, Başlangıcından II. Yüzyıla Kadar

Yazarı: Rafael İşhanyan
Çeviren: Serkis Seropyan
Hazırlayan: 
Yayınevi: Belge yayınları
Yayın Yeri: İstanbul
ISBN NO: 9753443676
Yayın Yılı: 2007 

Avrupa Komisyonu 2014 Yılı Türkiye İlerleme Raporu

Azınlıklarla ilgili Bölümler.
Gayrimüslim cemaatler - örgütlü dini gruplar olarak - tüzel kişiliklerinin bulunmaması nedeniyle sorunlarla karşılaşmaya devam etmektedir ve bu durumun, mülkiyet hakları, yargıya erişim, yardım toplama ve yabancı din adamlarının oturma ve çalışma izni alabilmeleri bakımından olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bu bakımdan, Avrupa Konseyi Venedik Komisyonunun konuya ilişkin 2010 tarihli tavsiyelerinin uygulanması gerekmektedir. Patrikhane, resmi makamlardan “Ekümenik” unvanını serbestçe kullanabileceğine dair bir işaret almamıştır. Venedik Komisyonunun, bu hakka yönelik her türlü müdahalenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesine göre Ortodoks Kilisesinin özerkliğinin ihlali anlamına geleceği yönünde 2010 yılında aldığı kararın uygulanması gerekmektedir.

Bitli Valisi Sayın Orhan Öztürk'e Açık Mektup

Sn. Orhan Öztürk
Bitlis Valiligi
BİTLİS
22 Ekim 2014
Sayın Vali,
Türkiye ve Türkiyelilerle her zaman yakın temasta olmuş, bu temasların önemine inanmış bir Ermeni tarihçi olarak doğrudan size yazmayı en uygun yol olarak gördüm.Kurucusu ve direktörü olduğum Gomidas Enstitüsü’nün bu yıl 1 Mart 2014’te Tatvan’da “Bitlis Ermenileri” baslıklı sergisinin açılısında bulundum ve Bitlis halkıyla tanışma, görüşme imkânını elde ettim. Çok zengin bir tarihe sahip olan ilinizde yakın dostluklar kurdum. Sergiye gösterilen sıcak ilgi, Bitlislilerin kentlerinin tarihine duyduğu ilgiyi de gösteriyordu.

Prof. Dr. Adanır: 1915 Tarihimizin Yüzkarası

Özgür Kaymak
Adanır konuşmasına 1915’in tarihimizin yüzkarası olduğunu ve bununla nasıl baş edeceğimizi tartışmamız gerektiğini, bu toplumun bireyleri olarak sorunun hepimizi ilgilendirdiğini ve yine birey olarak herkesin bu sorunla yüzleşmesi gerektiğini söyleyerek başladı. "2015 yaklaşırken bir tarihçi olarak nasıl konuşmak gerekir, bir vatandaş olarak nasıl konuşmak gerekir?" sorularının aynı şeyler olmadığını, farklı açılımları olduğunu belirtti. Anadolu’daki veya Rumeli’deki Osmanlı’nın son dönemindeki Ermenilerin yaşadıkları felaketlerin, uğradıkları haksızsızlıkların boyutunu ifade etmenin bile yeterince zorlayıcı olduğunu, Hükümet başkanının taziye mesajı göndermesinin artık bunu inkar etmenin imkansız oldugunun bir göstergesi olduğunu söyledi.

Fransa'da sözde soykırımı inkar yasa tasarısı yeniden meclise sunuldu

Ferhan Köseoğlu - Paris
Fransa ile Türkiye arasındaki ilişkileri durma noktasına getiren ve Ermeni soykırım iddialarını inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısı yeniden gündemde. Boyer, hazırladığı yeni tasarısını meclis ve senatodaki tüm parti gruplarına gönderdiğini de belirterek şu ana kadar 40'tan fazla milletvekilinin tasarıya imza atarak kendisine destek verdiğini söyledi.

Numan Kurtulmuş: Eski Türkiye’de devlet eliyle kitlelere baskı vardı

Eski Türkiye’de insanların anadili ile konuşmasına müsaade etmeyen bir Türkiye vardı. Eski Türkiye’de insanların gayri Müslim yurttaşlarımızın haklarını, hukukunu kısıtlayan mesela onların vakıflarının mal varlığına el koyan bir Türkiye vardı. Bana derseniz ki Türkiye’deki son 10-15 yıldır yaşanan en önemli gelişme nedir derseniz? Size köprüleri, hastaneleri, yolları, havaalanlarını, yeni üniversiteleri saymam. Bunlar zaten ortada görüyorsunuz. Türkiye’deki en önemli gelişme devlet zihniyetinin değişmesidir. Ceberut devlet anlayışından kerim devlet anlayışına doğru Türkiye’nin gitmekte oluşudur.” diye konuştu.

Patrikhane’de sıcak buluşma

Sürmene Kültür Derneği Patrik Bartho’yu ziyaret etti. Merkezi İstanbul’da bulunan Sürmene Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Fatih Balat’ta bulunan Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaret ederek geçtiğimiz günlerde Trabzon’a gelen Patrik Bartholomeos’a iade-i ziyarette bulundu. Başkan Haydar Dulkadiroğlu ve yönetim kurulu arkadaşlarını makamında kabul eden Bartholomeos, misafirlerini son derece sıcak bir tavırla karşıladı. Önce Karadeniz gezisi ve izlenimleri hakkında görüşlerini aktaran Patrik, daha sonra Başkan Dulkadiroğlu’ndan dernek hakkında bilgi istedi. Dernek başkanı da derneğin tarihçesinden başlayarak bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetleri kısaca özetledi.

Nalbandyan: Top Türkiye’nin sahasında

Dışişleri bakanı Edward Nalbandyan, Türkiye’nin uluslararası toplum temsilcileri katılımıyla imzalanan protokollerin onaylanması ve mutabakatların hayata geçirilmesi yönünde kendinde güç bulamadığını belirterek ″Uluslararası ilişkilerin en önemli ilkesi sağlanan mutabakatlara yönelik saygıdır. Türkiye imzalanan sözleşmelere yönelik saygısını gösteremedi. Böylece top Türkiye’nin sahasındadır″ dedi.

Bir Ermeni Anarşist: Aleksander Atabekyan

Aleksander Movsesi (Moiseevich) Atabekyan 2 Şubat 1868’de Çarlık Rusyası’nın Dağlık Karabağ Bölgesinin Suşi şehrinde doğdu. Baba, doktor Movses Atabekyan soyluluk ünvanına sahip olan varlıklı biri. Babası gibi doktor olan kızkardeşi, Suşi’de Taşnaksutyun Partisi’nin kurucu üyelerinden. A. Atabekyan da babası ve kız kardeşinden sonra ailenin üçüncü doktoru olmak üzere, 1886’da Suşi’deki lise mezuniyetinden sonra tıp okumak için Cenevre’ye geliyor.

Kilikya Ermeni Krallığı'nın Doğuşu

Kevork Galloşyan
Kilikya, Ortaçağ boyunca ve özellikle 11. yüzyıldan itibaren Ermeni coğrafyası haline gelmişti. Asıl Ermenistan’daki son Ermeni devleti Bagratuni Hanedanlığı’nın çöküşünden (1045) sonra başlayan göç dalgası ile Ermeniler Kilikya bölgesindeki çoğunluk haline geldi. 10. yüzyılın sonlarında Ermenistan’ı kendisine bağlamak isteyen Bizans İmparatoru doğrudan savaş açmasa bile bu yöndeki politikaları ile Ermeni Bagratuni Krallığı'nı zayıflatmaya çalışıyordu. Ermeniler ve Bizans arasındaki mezhep farkı da Bizans’ın hiçbir zaman görmek istemediği bir gerçekti. Ermenilere mezhep farklılığı üzerinden de baskı yapan Bizans, Ermenileri kendi mezhebine dahil edip böylece onların üzerindeki siyasî etkisini de güçlendirmeye çalışmıştı.

Soykırım Anıtı Oldubittiye Getirlebilir

Ermeni diyasporasının Cenevre'de sözde soykırım anıtı dikmek için uğraş verdiğini söyleyen Türkiye'nin 3'üncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın torunu olan Batı İsviçre Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Bayar, Bu konuda bir oldubittiye getirilebilir mesele. Bu konuda bizim ve diplomatlarımızın uyanık olması gerekiyor dedi.

Fatih Akın “Kesik” Filmini Dipnot’a Anlattı: “Bu Bir Soykırım Filmi Değil”

Fatih Akın ilk önce Ermeniler teşekkür etti. Kimileri gözyaşları içinde Fatih Akın’ın elini sıktı ve çok etkilendiklerini söylediler. Fakat filmin Türkiye’de Türk izleyici tarafından nasıl karşılanacağını tahmin etmek güç. Filmde Osmanlı askeri son derece kötü kalpli ve acımasız olarak gösterilmiş. Filmdeki tek “İyi Türk” olan karakter askerilerin emrinde olan Mehmet adındaki bir sivil. Mehmet vicdan azabı ile karışık olarak Nazaret’in hayatını kurtarıyor ve kaçmasına yardım ediyor. Mehmet’in bir sahnede Nazaret’den özür dileyişi ise oldukça anlamlı…. Fatih Akın’a “Bu filme soykırım filmi denilmesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?” diye sorduğumda, kendisi “Bu bir soykırım filmi değil” diyor… Fatih Akın, “Kesik” filmi için, “Bu sadece bir film. Sadece bir film size 1915 olaylarını anlatamaz. Soykırım filmi çekecek olsaydım, çok daha öncesinden başlar, çok daha uzun bir dönemi kapsayan, belgesel türünde bir film çekerdim” diyor.