Etiketler

Anlamın kaybı...

Markar Esayan
Nietzsche ve Sartre, insanın metafizik boyutunu reddederek, onu kendisinde başlayıp kendisinde biten bir labirente indirgediklerinde, bunun başarılı olmasının en önemli gereğini yapma gücüne sahip değildiler: Ölüm gerçeğini alt etmek... Ölüme çare bulmaları beklenemezdi, lakin ölüme dair «o gelir ve biz gideriz, konu kapanır» dışında hiçbir anlamlı açılım yap(a)madılar. Bu insanın tüm anlamını yitirmesine yol açtı ve modern insan çıpasız kaldı. İnsanın çıpasız neden ayakta kalamadığını hakkıyla incelemediler, gösterişli tezlerinin, o alana girerlerse çürüyeceğini fark ettiler. (A)klın cennet yerine soykırımları yarattığını görünce de ölümü yardıma çağırdılar. Bir nesil aydın, çareyi bir başka metafizik olgu olan ölüme koşmakta buldu, iki dünya savaş sırasında bir entelektüel kıyımı yaşandı. Nietzsche bu paradoksu daha erken fark ettiği için aklını devreden çıkardı ve delirmeyi seçti. Veya bünyesi varlığını tek başına sırtlamaya ancak o kadar dayanabildi...Oysa delirme de, böyle bir dünya karşısında gerçekötesine bir başvuruydu.

Dinler neden yok olmuyor?

Markar Esayan
Aydınlanmacı ilerlemecilik böyle bir tanım yapınca, dinin de modern toplumlarda tedavülden kalkması beklendi. Aydınlanmanın kendisini bağladığı tanım bunu zorunlu kılıyordu… Din, hem öngörülere rağmen yok olmadığına, hem de sürekli ona öykünüldüğüne göre, mekanistik-evrimci anlayışın kestirmeciliğin teorisi çökmüştür. Bu fani yazıda dinleri veya Allah'ı kanıtlamak gibi bir iddiam yok. Sadece dine rasyonel yaklaşım biçimlerini irdeliyorum. Çünkü Allah, din, iman, özel metafizik yollarla kavranabilir. Bu manada, Allah'a ve dine imanın, rasyonel bir bakışla çürütülmesi mümkün değildir. Bunu yapabileceğini iddia eden kişinin önce çok iyi bir mümin olması gerekirdi (çelişki.) Reddettiğiniz, içinde olmadığınız bir süreci tanıyamaz ve orada ne olduğunu asla bilemezsiniz. Bir şeye 'akıl dışı' dendiğinde, had bilmenin gereği olarak, dışında kaldığınız şeye karşı da her zaman bilgisiz olacağınızı baştan kabul etmeniz gerekir. O zaman dürüst rasyonelin şu soruyu sorması gerekir: Eğer din ve iman bir türlü yok olmuyorsa, insanda bu varlıksal bir ihtiyaç mıdır? Kolakowski'nin cümleleriyle 'Sair tatminlerle susmayan, ikame kabul etmeyen ve onlarda erimeyen dini ihtiyaç diye müstakil bir keyfiyet mevcut mudur?'

Իրանահայությունը բողոքում է

Իրանահայությունը շարունակում է դատապարտել Ս. Էջմիածնի նկատմամբ ոտնձգությունները. Թեհրանի հայոց թեմի Թեմական խորհրդի կողմից կիրառված ապազգային եւ հակաեկեղեցական քայլին ի պատասխան, «Արաքս» շաբաթաթերթի, հոտեմբերի 20-ին, հրապարակած լուսաբանական եւ բողոք-լրատվությունից հետո, նամանավանդ երբ Սպահանի եւ Ատրպատականի թեմերի առաջնորդները, Թեհրանում, Արամ Ա կաթողիկոսի ներկայությամբ, Սբ. պատարագի ընթացքում «Հիշման» ժամանակ, իրանահայ պատմության մեջ առաջին անգամը լինելով, չհիշեցին Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի անունը, փոխարենը Անթիլիասի գահակալին «ամենայն հայոց կաթողիկոս» անվանելով, եւ երբ Արամ կաթողիկոսի բարի երթի ընթրիքի ընթացքում, որը կազմակերպել էր ԹՀԹ Թեմական խորհուրդը,

Daniel Of State Violence


Ermenistan’ın AEB’ye üyeliği konusu Anayasaya uygun mu?

NEWSam’in Ermenistan Anayasa mahkemesi portalından edindiği bilgiye göre; Anayasa Mahkemesi,  Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğine üyelik anlaşmasının Anayasa’ya uygunluğu konusunu 14 Kasım’da inceleyecek. Oturum anılan gün saat 10:00’da başlayacak ve prosedür yazılı olacak.

Müslüman Hristiyan ve Yahudi Aşure Gününde Bir Araya Geldi

Aşure kaynatılan yerlerden birisi de Bulgaristan... Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğünün başkent Sofya’daki Banya Başı Camisi’nin parkında “Aşure Günü Kutlaması” adı altında düzenlediği etkilikte halka aşure dağıtıldı…Gerçekleştirilen törene katılan Bulgaristan Ortodoks Kilisesi temsilcisi papaz Angel, ve İsrail Dini Konseyi Başkanı Robert Cerasi de Bulgaristan’daki başlıca dinlerin birbirinin önemli günlerine saygı duyduklarını belirtti.

Arsen Yarman'ın yeni Kitabı Ermeni Etibba Cemiyeti (1912-1922) Kitabı Çıktı

Ermeni Mülteciler

Aleksandra Tolstaya 
Aleksandra Tolstaya (1884- 1979) Lev Tolstoy ’un küçük kızıdır. Babası eserlerinin telif hakkını kendisine vasiyet etmiştir... Birçok kitap kaleme almış, ayrıca “Babam ” başlığıyla Lev Tolstoy'a dair anılarını yayınlamıştır. 1915’teo “Ruskoye Vedemosti”Dergisinde (Şubat sayısı) “Ermeni Mülteciler” makalesini yazmış olup, bu makale sonradan diğer Rus gazetelerinde ve “Mşak’ta” (15 Şubat, 1915)yayınlanmıştır. Şimdi onun ‘Ermeni Mülteciler” makalesini (“Yerkir” Gazetesi, 30 Mart 1999) aktarıyoruz.

Artin’in kürk mantosunun ederi kaç nesil?!

Nalan Temeltaş
Kimi zaman bir gülümseyiş, içtenliğiyle ferahlatır. Bazense bir sözcük, bir cümle ya da bir kitap oldukça oylumlu bir kederi; bugüne değin hiç yaşamamış olduğunuza sizi inandırarak üstelik, ortaya çıkarır.  Gittikçe su yüzüne çıkan farkındalıkla  artık hissettiğiniz acıya  yalnızca kalbiniz değil aklınız da katılacaktır. İşte araştırmacı yazar Ali Sait Çetinoğlu’nun  Varlık Vergisi namlı kitabı ile karşılaştığınızda böyle hissetmeniz olası. Şu veya bu şekilde farkındalığınız olsa dahi bu denli kapsamlı bir çalışma ile karşılaşınca sık sık elinize sağlık Çetinoğlu diye geçirebilirsiniz içinizden.

Ermeni olaylarının 100. yılı için ana muhalefet harekete geçti.

CHP, nisan ayında tarihçilerden oluşacak bir toplantı düzenleyecek ve 1915 olaylarını masaya yatıracak. Ana muhalefet o toplantıya Ermenistan Devlet Başkanını Serj Sarkisyan'ı da çağıracak. Ünal Kaya'nın haberi. CHP'li Mustafa Balbay, "Ermeni iddialarına haklılık veren dünyadaki kitap sayısı 40 bin. Türklerin iddialarına haklılık veren kitap sayısı 60. 40 bine 60" diyor. Cumhuriyet Halk Partisi Ermeni olaylarının yüzüncü yılı için kolları sıvadı. 5 ay içinde 3 önemli toplantıya ev sahipliği yapmaya hazırlanan CHP, nisan ayında Ermeni olaylarının 100. yılında dünyaca ünlü tarihçileri bir araya getirecek. (CHP resmi görüşün dışına çıkarsa mucize olurdu. HYETERT)

Hepimiz Ermeniyiz / We’re All Armenians

Aram Hamparian / (ANCA)
İsimlerimizin sonunda "ian" ya da "yan" olsun ya da olmasın; her 2 ebeveyni de Ermeni olan, ya da 1, ya da 1/4, 1/8, 1/16, 1/32 ya da (Prenses Diana gibi) 1/64 Ermeni olan insanlar; Ermeni aileler tarafından evlat edinen çocuklar, ya da cemaatimiz içinde evlilik yapmış karı - kocalar; Ermenistan'da ya da global diasporamızın çevresinden olanlar; 1. kuşak ya da 5. (ya da 15.) kuşak göçmenler;
Ermenice konuşanlar ya da konuşmayanlar;

Tarihi Bulgar kilisesi turizme kazandırılacak

Kırklareli Kültür ve Turizm Müdür Vekili Fikret Macit,  AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1870 yılında Bulgarlar sebebi ile inşa edilen kilisenin restore edileceğini belirtti… Macit, "Kilisenin duvarları 2013 yılında restore edildi. Kilisenin tamamının restore edilmesi için planlar hazırlanıyor. Kilisenin duvarları halen ayakta. 144 yıllık tarihsel kiliseyi turizme kazandırmak istiyoruz. Geçen sene ziyan gören duvarlar restore edilmişti. Kilisenin çatı bölümü yapıldığı takdirde yenileme çalışmaları kolaylaşmış olacak. Restorasyon sonrası kilise köy kültür evi, restoran, ve ya fazla aşırı amaçlı salon şekilde kullanılabilir." dedi.

28 Suriyeli Ermeni ailesi Karabağ'a yerleşti

28 Suriyeli Ermeni ailesi Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin (Artsakh) başta Kovasakan şehrine ve İshkahandzor köyüne olmak üzere Kaşatağ bölgesine taşındı. Karabağın Kaşatağ bölgesinin Yeniden Yerleşim Şube Müdürü Robert Matevosyan bu ailelerden 3’ü Kağ bölgesinin Berdzor (Laçin) kentine yerleştiğini duyurdu.

Hristiyan hayırsever, İslami usulle kurban kesti

Ermeni asıllı Türk vatandaşı Avedis Kevork Hilkat: ''Kurbanımızı dünyanın birçok yerinde yaşanan savaşların dinmesini dileyerek kestik. İlk kez modern bir teknoloji ile İslami şartlara uygun kurban kestim ve gerçekten çok etkilendim'' dedi. (Öncelikle Avedis Bey Ermeni asıllı değil, ERMENİ. Diğer yandan toplumuzun büyük bölümü tribünlere oynuyor anladık ama bazen dozu kaçıyor galiba. HYETERT)

Kobani(!)den "Kürt" Bakışı Değil Karabağ'dan "Kurt" Bakışı..

Murat İDE
2015 kapıda.. Ermenistan, Ermeni Lobisi,Ermeni Diasporası,Ermeni dernek ve federasyonları, Ermeni lobisi'nin beslemeleri boş durmuyor…1915 olaylarının yıldönümünde belli ki Dünya'yı ayağa kaldıracaklar.. 2015'te daha üst perdeden ağlayarak, rant peşine düşecekler… E akıllıca.. Akıllıca da biz ne yapıyoruz, ne yapacağız? Başımızda, kardeş toprağını işgal etmiş  Ermenistan'la sınırları açmaktan bahsedebilen bir iktidar var.. Ermenistan'ın, bırakın insani gerekçeleri, Uluslararası Hukuk'a göre bile işgalci olduğu Dağlık Karabağ'ı su yolu etmiş gazetecilerimiz (!) var.. Hocalı'y ı anlamayı akıllarından geçirmeyip, Ermenilerin acılarını anlamak için işgal altındaki topraklara koşan Nagehan Alçı'larımız, kanaat önderlerimiz var… (Merak etmeyin sizinle birlikte onlara karşı olan aslan Ermeniler de var. HYETERT)

'Kininizi unutun'


Ünlü organizatör Erkan Özerman, Ermeni asıllı dünyaca ünlü Fransız şarkıcı Charles Aznavour ile Paris'te buluştu... Bugüne kadar ağzımdan Türkiye aleyhinde bir tek cümle çıkmamıştır. Hadi bulun, getirin. Kökeni Ermeni diye bir insanı suçlu ilan etmek, hedef haline getirmek ne vicdana sığar ne de insanlığa. Benim annem Türk. İzmitli. İzmit ve Adapazarı'nda onlarca akrabam vardı. Annem anadil olarak Türkçe konuşurdu. Türkiye'yi çok sever, sık sık İstanbul'a gider gelirdi. Babam Gürcü. Kimler tarafından çıkarıldığını bilmediğim şu cümle beni derinden yaralıyor: 'Ermeni asıllı Türk düşmanı'. Ne rahatsız edici, ne üzücü, ne aşağılık bir iftira bu. Osmanlı dönemindeki eski defterleri açıp, o acının yaşandığı dönemde henüz kurulmamış olan Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlamak, çok uzaklarda kalmış yaraları deşmek kime ne fayda sağlar? Beni politik çekişmelerin içine sokmak, Ermeni Diasporası'nın içindeymiş, adamıymış gibi göstermek, Türkiye için kendi söylemek istedikleri sözleri ben söylemişim gibi ilan etmek, beni kullanarak soykırım kavgasını tekrar tekrar gündeme getirmeye çalışmak gerçekten çok ayıp ve ahlak dışı bir tavır. Ünlü olmanın faturasını ödetiyorlar bana.

Sarkisyan’dan Vatikan’a ziyaret

Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüştü. Vatikan’daki Tronetto Salonu’nda gerçekleşen ve yaklaşık 20 dakika süren kabule ilişkin Vatikan’dan resmi açıklama yapıldı. Açıklamada, ikili ilişkilerin tatminkar şekilde geliştiği ve güçlendiği belirtilerek, Hristiyanlığın Ermeni tarihi ve toplumu bakımından önemi vurgulandı.

Anlamın Kaybı

Markar Esayan
Geçen hafta Aydınlanma ilerlemeciliğin din olgusuna bakış açılarından bahsetmiştim. Aydınlanma'nın parlak çocukları rasyonalizm, amprizm, mekanistik ve evrimci yaklaşıma göre, dinler aslında dünyayı ve sosyal yaşamı tanzim etme ihtiyacından doğan bir yönetim şemasıydı. Aydınlanma bu şemayı Allah merkezli değil, insan ve 'A'kıl merkezli olarak yeniden kurduğunda Allah inancı ve dinler ortadan kalkacaktı. Çünkü insanlar dinlerin sadece ve yalnız bir iktidar kullanma aracı olduğunu görecekler, 'dine de Allah'a da ihtiyaç yok' diyeceklerdi... Allah inancının da dinlerin de ortadan kalkmadığı gibi, yakın zamanda kalkmasına dair bir emare görünmediğini ifade etmiştim. Bu ilk tez çöktüğüne göre, dürüst ve ilkeli bir rasyonelin şu soruyu sorması gerekirdi: 'Eğer din ve iman bir türlü yok olmuyorsa, insanda bu varlıksal bir olgu mudur? Leszek Kolakowski'nin cümleleriyle 'Sair tatminlerle susmayan, ikame kabul etmeyen ve onlarda erimeyen dini ihtiyaç diye müstakil bir keyfiyet mevcut mudur?'

«Ամեն մարդ, ով իրեն քրիստոնյա է համարում, պետք է միանա շարժմանը և նույն պահանջներով ուղևորվի Էջմիածին»

«Ամեն մարդ, ով իրեն քրիստոնյա է համարում, պետք է միանա շարժմանը և նույն պահանջներով ուղևորվի Էջմիածին». քահանա. Գարեգին Բ-ն և իր կրտսեր եղբայրը՝ Եզրաս արքեպիսկոպոս Ներսիսյանները, մահացու վարակով հիվանդացրել են մեր մայր առաքելական սուրբ եկեղեցին՝ ստեղծելով, ինչպես որ իրենք են արտահայտվում, սեփական համակարգ: Այդ մասին մեզ հետ զրույցում ասաց Ֆրանսիայի Նիս քաղաքի Սուրբ Աստվածածին եկեղեցու նախկին հոգևոր հովիվ Տեր-Սահակ քահանան:

Armenian Medical Society


1915 Soykırımının Melezleştirdiği Toplumlar: Ermeniler, Zazalar ve Kızılbaşlar

 25- 27 Ekim 2014 tarihleri arasında Erivan’da düzenlenen konferansta 1915 soykırımının melezleştirdiği toplumlar üzerine konuşan Erdem Özgül’ün konuşması… Bu konferansın konusu olan Zazalar ve Aleviler benim ailemin bileşenlerini oluşturuyor. Yine Ermeniler ve Ermenistan da hem benim hem de babamın anne tarafı ve anavatanı.. Bu aynı zamanda zorla oluşturulan bir ailedir de. Soykırım zoruyla oluşturulan, tek bir kimliğe zorlanan bir aile. Ve böyle yüz binlerce aile var, bilindiği üzere. Ben tebliğimi iki bölüm halinde sunmak istiyorum. Birinci Bölüm Zaza ve Alevilerin, Ermeni ve Süryaniler ile olan ilişkilerine dayanıyor. İkinci bölüm benim Ermeniler üzerine tanıklık öykülerime dayanıyor. Daha önce yazdığım öykülerden üç küçük paragraf aktaracağım soykırım sonrası Batı Ermeni kültürünün canlılığı üzerine.

Tutsak akıl, özgür akıl...

Benim de aklım bir zamanlar ‘tutsak akıl’dı. Ve ‘tutsak akıl’la yaşamanın, yalanda yaşamak anlamına geldiğini o zamanlar, 1960’larda daha bilmiyordum. Beynimi kolayca totaliter sloganların, devlet klişelerinin emrine vererek mutluluğa açılan yollarda yürüyebileceğimi sanıyordum. Solda bir ‘radikal’dim. Ve kendimi komünist sanıyordum. Ama aynı zamanda bir Kemalist, bir milliyetçi olduğumu daha bilmiyordum... Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte yeni bir ulus-devlet, bir Türk ulusu yaratabilmek için, Anadolu’daki bütün Müslümanlar Türk olacak, gayrimüslimler de Anadolu’dan toz olacaklardı. Kürt Kürtlüğünü, Alevi Aleviliğini, Ermeni acısını unutacak, Müslüman da Sünni inancını daha çok kendi vicdanında yaşarken, pek öyle kamuya taşımayacaktı. Hakkarili bir Kürt aydınının yakın geçmişte dediği gibi: “Yıllardır Türkiye’de Kürtler yaşadıklarını, Ermeniler de öldürüldüklerini anlatmaya, kanıtlamaya çalışırlar.”

Pangaltı Derneğinin Açılış Kokteyli ve Tiyatro Ömür Boyu kitabının Tanıtımı

6 Kasım 2014 Saat: 21:00 Süleyman Nazif Sokak No.39 Pangaltı- İstanbul

Shine Your Light

Western Diocese
 of the Armenian Church of North America

Dr. Reşid ve 1915 Diyarbakır katliamları

Sadık Aslan
Anadolu halklarını katliamlardan geçiren kimi şahsiyetlerden sıkça söz edilir ancak katliamcılığıyla herkesi geride bırakan Dr. Reşid fazla bilinmez... Anadolu yakın tarihinde, halklara kök söktüren, halkları katliamlardan geçiren bazı şahsiyetlerden sıkça sözedilir. 1918’de Karadeniz’de Rumları kırımdan geçirdikten sonra Koçgîrî’de de Kürtleri katleden Topal Osman (Laz Osman); Türk-Yunan savaşında İzmir’de Rumları katledip İzmir Fatihi namını aldıktan sonra Koçgîrî’de de bildiklerini uygulayan Sakallı Nurettin Paşa, bu Sakallı’nın damadı olup hem Koçgîrî, hem Zîlan hem de Dêrsim Kürt katliamlarında temel rol oynayan Hüseyin Abdullah Alpdoğan sıkça zikredilenlerdendir. Bunlara eklenecek başka isimler de sıralanabilir. Ne var ki katliamcılığıyla bunları geçen Dr. Reşid ya fazla bilinmez ya da isminden az bahsedilir... Reşid’in valiliği süresince Diyarbakır, ölüm tarlaları vilayetiydi ve kaynaklar Diyarbakır vilayetinde 200 bin Hıristiyan’ın öldürüldüğünü tahmin ediyor. Bu sayının 145 bini vilayetin yerlisi, yaklaşık 55 bini tehcir kafilelerine yapılan saldırılarda öldürülen yabancılardır. Yerli kurbanların 75 bini Süryani, 70 bini Ermenidir.

Ermeni meselesinde çözüm halkta

Medya Otobüsü, dördüncü kez Türkiye ve Ermenistan turu yaptı. Turda gazeteciler taraflarla bir dizi temaslarda bulundu. Edinilen ortak kanaat; Ermeni meselesinde çözümü halklar geliştirecek. ‘Türkiye-Ermenistan Normalleşme Süreci Destek Programı’ temasıyla Türkiye ve Ermenistan’dan sivil toplum kuruluşları tarafından Avrupa Birliği İstikrar Aracı desteği ile bir program düzenlendi. Türk ve Ermeni gazeteciler iki ülke arasındaki sıkıntılı meselelerin, halkların birebir irtibatının artmasıyla çözülebileceğine inanıyor.

Ermenistan konusunda ilk adım gazetecilerden

Türkiye ve Ermenistan'dan sivil toplum kuruluşları tarafından Avrupa Birliği İstikrar Aracı desteği ile düzenlenen 13 günlük program, iki ülke arasında olumlu gelişmelere destek olmayı ve normalleşme sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Hikayeyi biliyoruz; Birbirine yabancı ve bir o kadar tanıdık iki ülke Türkiye - Ermenistan...Toplumlar arası diyalogun en önemli aktörü gazeteciler olarak, Türkiye'den Ermenistan'a uzanan yolculukta bu kez, "soykırım" kelimesi üzerinde şekillenen diplomasinin çok ötesinden sesleniyoruz... İki toplum arasında o kutsal sayılan 'Ağrı Dağı'ndan da yüksek 'önyargı' duvarı, Türkiye-Ermenistan Normalleşme Süreci Destek Programı sayesinde aşılmaya başladı bile... Bu kapsamında düzenlenen Medya Bus Tour amacına ulaştı ve biz gazeteciler manşeti komşuda attık!

Baş danışman Mahçupyan: Kamu düzeni PKK'nın elinde

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun baş danışmanlığına atanan Akşam gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan "baş danışman" sıfatıyla canlı yayında Akif Beki'nin sorularını yanıtladı… Başbakan Davutoğlu ile danışmanlık görevi için yaptığımız görüşmede hiç Ermeni lafının geçmediği bir konuşma yaptık. Şu ana kadar ne kadar Ermeni'idiysem bundan sonra da o kadar Ermeni olacağım. Kaldı ki Türkiye'nin önündeki sorunlar içinde Ermeni sorunu orta sıralarda yer alıyor. Çok daha önemli sorunlar var.

Turkish Women’s Memories of Armenians 1789-2009


Yüz yıl önceki hemşerilerimiz

Özgür Kocaeli / Ali Gündoğdu - Gece Mavisi
Eski İzmit’te Müslüman İzmitliler kadar gayrimüslim İzmitliler de bulunuyordu. Onlar da doğma büyüme İzmitliydi. Bu fotoğraf 1917 yılında çekilmiş. Vefat eden Azar Azarian’ın cenazesi. Ermeni geleneklerine göre cenaze defnedilmeden önce giydirilir ve yüzü açılırdı. Cenazenin başında hatıra fotoğrafı çektirilir miymiş diye düşünebilirsiniz. Ama olmuş işte. Ve bu fotoğraf bugünlere kadar gelmiş.

Komitas’ın derlediği «Ezan» Müslüman çevrelerde büyük yankı buldu

 “Yerkaran-Gomidas Vartabed'in Ermenice, Kürtçe ve Türkçe Derlemelerinden Düzenlemeler” albümü Kalan Müzik’ten piyasaya çıktı. Burcu Yıldız ve Ari Hergel'in hazırladığı albümde, Gel Beyim, Ay Doğar Bedir Allah, Vay O Milletin Haline gibi halk şarkıları yer alıyor. Albümde yer alan «Ezan» ise Müzlüman çevrelerde büyük yankı buldu.

Kiliseler yıkılmayacak ve kısmen dahi olsa işgal edilmeyecektir

Hukusi Köse
1915 olayları hiçbir şekilde inkar edilecek bir konu değildir ve tüm boyutlarıyla ele alınması ve yüzleşilmesi gereken ayrı bir tartışma konusudur. Burada vurgulamak istediğimiz nokta; tartışmaların 1915 olayları etrafında alevlendiği bir süreçte Ermeniler ile Müslümanlar arasındaki ilişkileri 1915 olayları ya da 1071 Malazgirt Savaşı üzerinden okuma refleksi gibi tarihî bir hataya düşülmesidir. Bu okuma refleksi binlerce yıllık bir tarihten beslenen ortak bir hafızanın yok sayılmasına yol açtığı gibi medeniyet tasavvurumuzu sınırlamaktadır. Oysaki Ermeni-Müslüman ilişkileri Osmanlı Devleti ya da Selçuklu dönemi ile değil Başbakanlık Osmanlı Arşivi kaynaklarına göre Hicri 15. yılda (MS 637) Halife Hz. Ömer döneminde başlamıştır.

Göç ve Edebiyat: “Ermeni Tehciri”nin Edebiyata Yansımaları

Tarih: 7 Kasım 2014, Cuma
Saat: 17:00-20:00
Yer: santralistanbul Kampüsü, E3-101
 Açılış konuşması: Marc Nichanian
Panel:
-Ragıp Zarakolu (Kolaylaştırıcı)
-Fethiye Çetin
-Halil İbrahim Özcan
-Gülçiçek Günel Tekin
-Zülküf Kışanak

Ermeni Şarkıcının Türklere Vuruyoruz Şarkısı Finalde

Ermenice şarkı yarışmasında finaline kalan 14 parçadan biri olan Sevak Amroyan'a ilişkin 'Kardeşim ve ben' şarkısında Türklere karşı nefret söylemleri önem arz ediyor. İlk uluslararası Ermenice şarkı yarışması 'Tsovits Tsov'un (Denizden Denize) 23 Kasım'da Moskova'daki Kremlin Sarayı'nda tertip edilecek finaline kalan 14 parçadan biri olan Sevak Amroyan'a ilişkin 'Kardeşim ve ben' isimli Türklere karşı nefret içeren sözleriyle tüm dikkatleri üzerinde toplayan şarkı tepki topladı. (Nefret suçu her yerde aynıdır. HYETERT)

Paris ziyaretinde başlık çok

Erdoğan'ın mevkidaşı Hollande ile yapacağı görüşmede ikili ilişkiler başlığı altında birçok konu var. Erdoğan 1915 olayları konusunda Fransa Devleti'nden tarafsızlık isteyecek. Füze savunma sistemi, Sinop'taki nükleer santral ve AB fasılları için destek ise Erdoğan'ın çantasındaki diğer başlıklar.

Yüzleşmek

“ İnsan yaptıklarından ibarettir” - Jean Paul Sartre
İnsana, kendimize duyduğumuz saygının gereğidir yüzleşmek. Bireysel ya da toplumsal hatalarla yüz yüze gelmektir. Hatanın üzerinde düşünmektir. Özeleştiri ve değişim zincirinin de ilk halkasıdır. Kendi kendine hesap sorma eylemidir.Korkulara da meydan okumaktır. Olayların farkına vararak iyice anlayabilmektir. İnsanın dönüp kendine bakabilmesidir.

İzmir 1922: Hıristiyan Hayatı O Gün İzmir İskelesinde Çok Ucuzdu. Sonrasında da!

Sait Çetinoğlu
hovsepian-izmir-1922-Majorie Housepian Dobkin’in,  Bir Kentin Yıkılması, 1922 İzmir’i  adlı  incelemesi 1922 yılı İzmir’ine odaklanmasına karşın  geniş Osmanlı coğrafyasındaki  Hıristiyan unsurlarının dalga dalga saldırılarla sistemli bir şekilde yok edilmesi ve kadim topraklarından kazınma  tarihinin bir özetidir. O sadece 1922 İzmir’ini resmetmez o günleri naklettiği gibi, sonrasındaki olayları çeşitli kaynaklardan aktararak okuyucularla paylaşır.

Keep Our Christian Brethren in Your Prayers

The news of late has been a relentless stream of crises involving scandal, disease, corruption, and crime. But beneath the distracting headlines, there is comparatively little attention being given to a larger, ongoing tragedy: the plight of our Christian brothers and sisters in the Middle East, and the life-or-death threat they continue to face in their ancestral homelands.

Dersimliler Ermeni mi?

Ali Rıza Özkan
Ülkemizde kimlik tartışması uzunca bir süredir toplumsal travmaya dönüştü… Halkların karşılıklı etkilenimlerini doğal kabul etmeyen, etnik kökeni bireysel kimliğe baş tacı yapan bir şovenizm, ailesinde Ermeni bir anneannenin varlığını dahi Türk olmamak, ama Ermeni olmak için yeterli sayan akıl ve bilim dışı bir bağnazlığı körüklemeye çalışıyor. Halbuki, halkların akrabalıkları doğal olduğu kadar, özellikle de Anadolu’da tarihsel dayanaklara sahiptir. Dersim’de de Türkmenler, Kürtler, Zazalar, Ermeniler birbirleri ile kız alıp vermişler, derin ve kopmaz akrabalıklar kurmuşlardır. Ancak, bu karşılıklı ilişkileri tek yanlı ele alarak, “Dersimli Kızılbaşların “Acaba Ermeni kökenli miyiz?” diye sorması abesle iştigaldir.”

Arnold Toynbee: Ermeni Faciaları: Bir Ulusun İmhası

Arnold Toynbee (1889- 1975) Ünlü İngiliz tarihçi, filozof, Londra Üniversitesi profesörü (1919-1955…  A.Toynbee’nin “Ermeni Faciaları” kitabı 1975’te, Hakob Torosyan’ın tercümesiyle, Beyrut’ta basılan aylık “Şirak” Dergisinde yayınlanmıştır (Mart-Nisan, Haziran sayısı). Kitabın bazı bölümleri “Büyük Facianın Anı Defteri” (Beyrut, 1965) ve “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni Soykırımı” (Yerevan, 1991) eserlerinde de yer almaktadır. Oysa Ermeniceye tam olarak çevrilmiş olsaydı, ünlü tarihçinin bu kitabı ana kaynak olarak, yalnız soykırım araştırmacılarını ilgilendirmenin de ötesinde de önem arz edecekti. Şimdi kitabın H. Torosyan’ın çevirisinden Doğu Ermeniceye uyarlanmış olan bazı bölümlerini sunuyoruz.

Bursa/Brusa

Bursa Ermenileri ticaretle, zanaatlarla, üretimin değişik dallarıyla, ipek böcekçiliği, meyve-sebze üretimi vs. gibi işlerle uğraşmaktaydılar. Krikor Ağaton, burada çok modern bir ipek dokuma fabrikası kurmuştu. Bursa’nın kaplıcaları, ipek fabrikaları, el işleri, çeşitli havlu ve bornozları, kilim dokuma atölyeleri büyük çoğunlukla Ermenilerin elinde bulunmaktaydı.

Ministry of Diaspora, Gulbenkian Foundation Plan Western Armenian Language Education

Yerevan—On Oct. 28, Armenia’s Minister of Diaspora Hranush Hakobyan and Director of the Armenian Communities Department of the Calouste Gulbenkian Foundation Razmig Panossian signed an Agreement on Cooperation between the Ministry of Diaspora and the Calouste Gulbenkian Foundation during a ceremony held at the ministry in Yerevan.

Ermeni Diasporası Kozan'daki Tarihi Kiliseyi İstiyor

Tarihçi Cezmi Yurtsever, Beyrut'ta çalışmalarını sürdüren Kilikya Ermeni Kilisesi'nin Adana'nın Kozan ilçesindeki tarihi Ermeni kilise harabelerini almak ve tazminat hakları için yeni bir stratejik çalışmayı başlattıklarını ileri sürdü.Yurtsever, yaptığı açıklamada, geçtiğimiz yıl içinde, 1922 yılında Kozan'dan Beyrut'a taşınan Kilikya Ermeni Kilisesi Başpapazı Aram Sarkisyan'ın Yunanistan gezisi sırasında Kozan Kalesi eteğinde bulunan Sis Ermeni Manastırı ve Ermeni mülklerinin yeniden asıl sahipleri olan Ermenilere verilmesi, tazminat ödenmesi gibi isteklerini Anayasa Mahkemesi'ne sunma çalışmalarını başlattıklarını, bu konuda hukukçuların görüşlerini aldıkları açıklamasını yaptığını hatırlattı.

Nefret suçları

Kayuş Ç.Gavrilof
Farklı etnisite, dini ve mezhepsel gruplar, LGBTİ bireyler, kadınlar, çocuklar, farklı siyasi görüşe sahip bireyler, yabancılar, göçmenler, engelliler ve azınlıklar ama illa ki Ermeniler Türkiye’de nefret suçlarının başlıca hedefidir. Biz Türkiye’de hayatımızı sürdürenler başımıza gelenleri, ismi ancak Batı dünyası tarafından adlandırıldığında farkına varır ve o isimle şekillendiririz kader saydığımız yaşamı. Türkiyeli bir Ermeni olarak, en iyi bildiğim kendi gerçeğimden yola çıkacak olursam; Bizlere karşı koskoca Osmanlı imparatorluğunda hoşgörü örtüsü altında yaşanan onca haksızlık, zulüm daha sonra Cumhuriyet döneminde farklı şekil ve derecelerle devam etmiş, biz ise bunları sessiz sessiz yaşarken, uğradığımız belanın nedenini gayet iyi bilsek de “ne”sini bilememişiz belli bir döneme dek.

Foto Galatasaray: Kadın, Ermeni, Hıristiyan

“Foto Galatasaray” 1935’ten 1985’e kadar Beyoğlu mütevazı stüdyosunda fotoğrafçılık yapan Maryam Şahinyan’ın tüm mesleki arşivinin yeniden görselleştirilmesi üzerine kurulmuş bir çalışma. Tayfun Serttaş’ın hazırladığı kitapta; Cumhuriyet sonrası kentin sosyokültürel haritasında gerçekleşen demografik dönüşümlere ve tanıklık ettiği tarihsel dönemin envanteri olan arşiv, İstanbullu Ermeni bir kadın fotoğrafçının yarım asırlık mesleki kariyerini gözler önüne seriyor. 1. Dünya Savaşı yıllarından kalan körüklü ahşap fotoğraf makinesi ve 1985’e dek kullanmaya devam ettiği siyah-beyaz tabaka filmlerle Maryam Şahinyan, fotoğrafın geçirdiği tüm teknolojik dönüşümlere rağmen adeta zamanı askıya alarak teknik ve estetik prensiplerinden en ufak değişiklik yapmayan bir sanatçı.

Fransa’yla ilişkiler yumuşamaya devam edecek

Faruk Şen
Uzun bir aradan sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 31 Ekim – 1 Kasım tarihlerinde Fransa’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek… Yeniden seçilen Alman Başbakanı Angela Merkel Türkiye’ye karşı her gün daha fazla sert bir tutum sergilerken Hollande’nin belirli konularda Türkiye’ye uyumlu davrandığı ve Türkiye’ye kıracak çalışmalar içerisine girmediğini görüyoruz… Türkiye-Fransa ilişkilerinde tabi ki Ermeni sorunu da büyük ölçüde rol oynuyor. 700 bin kadar Ermeni kökenli Fransız vatandaşının yanında Fransa’da yaşayan Türk kökenli göçmenlerin sayısı 450 bini aşmış bulunmakta. Fransa’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı 2012de 1 Milyonu aşmış ve 2013te 1,5 Milyon sınırını aşmıştır.

Kanadalılar bu 'medeniyet'i sevdi

Tamamı Türk vatandaşı ancak farklı din ve kültürlere sahip üyelerden oluşan Antakya Medeniyetler Korosu, Kanada turnesini tamamladı. Kanada'daki ilk durağı Montreal'de hafta sonu sahne alan koro, başkent Ottawa'nın ardından önceki gün de Toronto'da izleyenleri ile buluştu. Toronto Üniversitesi Yakın ve Ortadoğu Medeniyetleri Fakültesi'nin ev sahipliğinde George İgnatieff Tiyatrosu'nda 200 kişiye konser veren koro, izleyenlere neşeli ve duygulu anlar yaşattı. Yaklaşık iki saat sahnede kalan koro, İslam, Hıristiyan, Yahudi, Ermeni, Azeri, Kürt, Laz, Arap ve Yunan kültürüne ait eserlerden oluşan 15 parça seslendirdi.

Ermenice şarkı yarışmasında milliyetçiliği öven ve hicveden iki şarkı yarışacak

Yarışmada, Sevak Amroyan'ın milliyetçi, militarist ve şiddet göndermeli şarkısının aksine, Amroyan'ın savunduğu değerlerle dalga geçen bir şarkı da bulunuyor. İlk uluslararası Ermenice şarkı yarışması ‘Tsovits Tsov’un finalinde, Türklere karşı düşmanlık içeren ‘Axpers u es (Kardeşim ve ben) şarkısı da yer alacak...Yarışmada yer alan Collectif Medz Bazar ise "Ariur Ar Ariur" ile Fransa'da yaşayan Ermeniler arasında "yüzde yüz Ermeni" olmak için gerekli özellikleri hicvediyor. (Bu da bir Nefret suçu ve onaylanamaz. HYETERT)

Find your job in Armenia

 Հարգելի Տիկնայք և Պարոնայք GIZ կազմակերպությունը հոկտեմբերի 11 –ին կազմակերպում է Աշխատանքային Տոնավաճառ Գերմանիայի ֆրանկֆուրտ քաղաքում գերմանահայ համայնքի համար: Նրանք, ովքեր կցանկանան մասնակցել այս տոնավաճառին ,մի հապաղեք դիմել մեզ և այս ինֆորմացիան հնարավորինս շատ ընկերների և գերմանահայերի հետ կիսել: Ավելի ուշ կներկայացնենք պաշտոնական հայտարարությունը և հավելյալ տեղեկություններ: Խնդրում ենք մեզ գրել հետևյալ հասցեներով՝

Cadılar Bayramı nedir, neden kutlanır?

Eda Utku - eutku@radikal.com.tr
İngilizce'de Halloween olarak bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim Hristiyan dünyasında neden kutlanıyor? Halloween kelimesi nereye dayanıyor? Cadılar bayramı nedir ve neden Hristiyan dünyası için bu kadar önemli? İngilizce’de Halloween olarak bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim, bütün Hristiyan dünyasında kutlanıyor. Cadılar Bayramı'nın kökleri aslında Pagan döneme ve sonrasında ilk Hristiyan uygulamalarına kadar gidiyor. Başlarda hasat zamanının bitmesi ve kışın başlamasını temsil eden Cadılar Bayramı, Hristiyanlığın etkisiyle beraber bambaşka bir anlama kavuşmuş özel bir gün.

Kısa Türkiye Cumhuriyeti tarihi

Yılmaz Murat Bilican / YBILICAN@aci.k12.tr
Cumhuriyet kurmak, bugünlere taşımak. Hem de hiç kolay olmadı, Önce bir millet yaratmak, millet olmak gerekiyordu.Yüzyıl başlarında İttihat ve Terakkiyle filizlenmişti milliyetçi düşünceler, topraklarımızın her şeyden önce “homojenleştirilmesi“ gerekiyordu. 1914-20 yılları arasında Süryani’lere, 1915’te Ermeni’lere yapılan soykırım, bu doğrultuda yapılmış önemli ve başarılı olmuş projelerimizdi. İmparatorluktan elde kalan topraklarda tam bir egemenlik sağlamak için, hem nüfus hem de ekonominin Türk’leştirilmesi şarttı. Kurtuluş Savaşı sonunda, üç buçuk yıldan sonra işgalden kurtardığımız İzmir’de, nüfusun çoğu gayrimüslimdi ve ekonominin neredeyse tamamını ellerinde tutuyorlardı. Nooldu? Günlerce yandı İzmir, yangın sonrası İzmir’in Rum; Ermeni ve levantenlerden oluşan gayrimüslim nüfusundan kimse kalmadı.

Osman Baydemir’in hayali Erivan’da gerçekleşti

Osman Baydemir, "Çocukluğumdan beri hem ailemizde hem de çevremde Ermenilere yönelik Soykırım olduğunu duyduk. Dedelerimiz ve ninelerimizin Ermenilere yönelik Soykırıma ilişkin hikayeleriyle büyüdük. Aynı zamanda 1915 Soykırımı sonrasında Kemalistler aynısını Kürtlere yönelik olarak da devam ettirdiler. Ben şu anda ölümüme dek gerçekleştirmem gereken hayalimi gerçekleştiriyorum. Bunlardan biri  Soykırım Müzesinde olmak; hayatını kaybedenlerin acısını  hissetmek ve paylaşmak ve aynı zamanda Ermeni halkına mesajımı, kötü anlamda siyasi hüznümü nakletmektir... İlk elde tarihle yüzleşmeli ve Ermeni Soykırımını tanımalıyız; ikincisi özür dilemek, üçüncüsü tazminat koşullarını netleştirmektir, dördüncüsü Batı Ermenistan’da yaşayan tüm Ermenilerin torunları, torun çocukları atalarının topraklarına geri dönmeliler. Kin ve nefret hislerinden kendimizi uzak tutmalıyız. Ancak Ermeni katliamcılarını ve Soykırımını asla unutmamalıyız; mücadelemizi önemsemeliyiz. Bunun için gelecek nesillere çözülmüş meseleleri miras bırakacağız.

İsmail Beşikci’ye Ermenistan’da Gevorg Surenyants nişanı takıldı

Batı Ermenileri Kongresi ve Erivan Devlet Üniversitesi İsmail Beşikci’ye Ermeni soykırımı üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı Gevorg Surenyants nişanı taktı. Batı Ermenistan Kongresi’nin davetlisi olarak sosyolog yazar İsmail Beşikçi, Diyarbakır eski Belediye Başkanı Osman Baydemir ve İsmail Beşikci Vakfı Başkan Yardımcı Av. Ruşen Arslan, Ermenistan’a ziyarette bulundular. Ziyaret sırasında Batı Ermenileri Kongresi ve Erivan Devlet Üniversitesi Beşikci’ye Ermeni soykırımı üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı Gevorg Surenyants nişanı taktı.

Harabeye dönen cami ve kiliseye restorasyon

Elazığ'ın Palu ilçesinde 8 asır önce 100 metre arayla yaptırılan ancak günümüzde harabeye dönen cami ve kilise restore edilecek… Palu Belediye Başkanı Dağoğlu, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, Ermeni cemaatine 8 asır hizmet etmiş bir kilisedir. 1970'lere kadar girişi ve resimleriyle Canlı olan kilise, daha sonra tahrip edilmiştir. Burada define avcıları ciddi anlamda tahribat yapmış ve yerel halk olarak sahiplenmemişiz. Ermeni cemaatiyle görüşerek 2015-2016 yıllarında buranın da onarımına başlanacağını umuyorum. İnşallah bunu başarırız ve Ermeni komşularımızla, dostlarımızla tekrar Palu'da buluşuruz.''

Dışişleri Ermeni Soykırımının tanınması yönündeki çalışmalarına devam edecek

Ermeni Soykırımının 100. Yılına ilişkin çalışmaların büyük kısmı bu ve geçtiğimiz yıl gerçekleştirildi, bu yönde çalışmalara devam ediyoruz. Açıklama 30 Ekim’de Millet Meclisinde 2015 Bütçe Tasarısına ilişkin görüşmeler esnasında Ermenistan Dışişleri bakanı Şavarş Koçaryan’dan geldi. Koçaryan, ancak bunun 24 Nisan 2015’ten sonra bu etkinliklerin sona ereceği anlamına gelmediğini belirterek ″Tüm 2015 yılı esnasında ısrarlı çalışmalar gerçekleştireceğiz″ dedi.

Büyükelçi Coşkun: Sözde Ermeni Soykırımı İddialarıyla Mücadelede Türk Diasporasına Büyük Görevler Düşüyor

Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi İsmail Alper Coşkun, sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı mücadelede Türk diasporasına büyük bir vazife emanet edildiğini söyledi.Azerbaycan merkezli Trend Ajansı’na konuşan Coşkun, “Batı ülkelerinde hem Türkiye hem de Azerbaycan’ın tarihlerine ilişkin yanlış anlaşılmaların en büyük sebeplerinden biri de bazı diaspora güçlerinin Türk dünyası aleyhindeki aktiviteleridir” diye konuştu.

Dink Sanıkları "Suç Örgütü"nden Yeniden Yargılanacak

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Hrant Dink cinayeti davasında Yargıtay kararına uymaya karar verdi. Bu durumda sanıklar cinayetten sekiz yıl sonra "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmakt"an yeniden yargılanacak.

Bir tarih hazinesi yok oluyor!

Adil Harmancî
Van (Rûdaw) - Hoşap Kalesi, Çavuştepe Höyüğü ve bölgenin en büyük Açık Hava Müzesi’yle tanınan Van’ın Gürpınar ilçesi aynı zamanda Çil Aş’larıyla da (40 değirmen) ünlüdür. Ancak üzerinde 3 yıldır su kesilen tarihi değirmenler şimdi yok olmayla karşı karşıya. Tarihi kaynaklara göre, Ermeniler tarafından Gürpınar’ın Değirmendüzü Mahallesi´ne yapılan 40 değirmen (Çil Aş) birkaç metre aralıklarla yan yana duruyor. 2010 yılına kadar 15 tanesi faal olan değirmenler son 3 yılda üretim yapamaz duruma geldi. Bazı değirmenler evlere dönüştürülürken, geri kalanlar ise yıkılmaya terk edilmiş durumda.

Chicago Parish Marks 50 Years

Parishioners of the St. Gregory the Illuminator Church of Chicago, IL, celebrated their 50th anniversary at the church's current location, during the weekend of October 17-19. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), visited the parish to ordain acolytes, meet with community members, and take part in the celebratory banquet on Sunday.

Ermenilerin Osmanlı’daki Altınlarını Fransızlar Gaspetmiş!

Alman bankalarına yatırılan 6.5 milyon Osmanlı altın lirasına konan müttefiklerden Fransa şimdi ne yapacak? Kimsenin parası Osmanlı’da kalmadı. Ermenilere ait taşınmazlardan elde edilen 5 milyon Osmanlı altınına İngilizlerin el koyduğunun ortaya çıkması büyük yankı uyandırdı. İngilizlerin zorunlu göçe tabi tutulan Ermenilerin taşınmazlarının satışından elde edilen 5 milyon Osmanlı altınına el koymasının ortaya çıkması büyük yankı uyandırdı. Osmanlı’nın göç eden Ermenilere paralarını ödediğine dair arşivlerde binlerce makbuz bulunduğunu belirten uzman tarihçiler “Osmanlı’da kimsenin parası kalmadı” fikrinde birleşti.

23 yıl çalıştım 23 yıl sigortam çıktı; çünkü patronum Yahudi'ydi” dedi, Türklüğümden utandım

Kerim Korkut
Milletimle ilgili üçkâğıtçılık, dalavere söylentileri öteden beri beni rahatsız eder… Yahu biz bu kadar hırsız bir millet miyiz? Yukarıdaki ifadeyi bir Türk’ün yanında çalışan birinden bugüne kadar duymadım. Hep işte “Ermeni bir patronum vardı, şöyle iyi adamdı…” diye anlatılır. Bu ülkede Ermeni, Rum, Yahudi ne kadar işveren var ki… Gerçi onların hepsi işveren. Yine de belli sayıdadır herhalde. Binlerce Türk patronun arasında birkaç Rum, Ermeni veya Yahudi’nin namı yürüyorsa bilmem ki ne demeli… Dikkat ediyor musunuz, sahipleri Rum, Yahudi, Ermeni olan (yabancı demiyorum; çünkü onlar da bizden, bizim insanlarımız) iş yerleri kolay batmıyor; en büyük krizlerde bile direniyorlar. Ya bütün bu durumların bir nedeni olmalı?

Akmescit’te 'Ermeni soykırımı' anıtı kuruluyor

Akmescit / Simferopol (QHA) - Kırım Ermeniler Derneği Başkanı Vagarşak Melkonyan, Akmescit’te sözde Ermeni soykırım kurbanları anıtının inşaatının başladığını bildirdi. Vagarşak Melkonyan, krymedia.ru sitesine yaptığı açıklamada, anıtın Akmescit’te Russkaya sokağında bulunan Ermeni mezarlığı içindeki şapel yanında inşa edildiğini belirtti.

Ermenistan yurttaşları daha kolay AB vizesi alıyor

AB ve Ermenistan arasında Vize Kolaylığı Rejimi Anlaşmasının imzalanması sonrasında 3 önemli değişiklik geçekleşti. AB vizesi almak Ermenisyan yurttaşları daha kolay, ucuz ve hızlı olmakta. Açıklama bugün 29 Ekim’de «Vize Kolaylığı Rejimi Anlaşması Gözlem Sonuçları Raporu»nun tanıtmı esnasında Nikolay İsraelyan’dan geldi.

Sizinkiler Aşkale’ye sürüyordu bunlar ‘Başdanışman’ yapıyor!

Ahmet Kekeç / akekec@stargazete.com
Sizinkiler “Afedersiniz Ermeni” demezlerdi. Bodoslamadan giderlerdi... “Saf Türk olmayanın bu ülkede hiçbir hakkı yoktur” derlerdi. Ve eklerlerdi: “Onlar sadece hizmetçi ve köle olma hakkına sahiptirler.” Başbakanınız daha da ileri giderdi: “Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları Türkleştirecek, Türklere ve Türkçülere karşı çıkanları yok edeceğiz...” Sevinmeniz gerekmez mi? Sizinkiler, Ermeniler için “Varlık Vergisi” salıyordu, vergisini ödemeyenleri Aşkale’ye, çalışma kampına sürüyordu... Bunlar (yani “Afedersiniz Ermeni” diyenler), Başbakan başdanışmanlığına getiriyor. Madem Etyen Mahçupyan’ın kimliğiyle danışmanlığı arasında bir bağlantı kurdunuz, bu sonuca sevinmeniz gerekmez mi? (Etyen'in pejoratif dediği solun ve entelektüelliği bir şarlatanlık pratiği haline getirmiş laik ve sol olarak nitelediği grupların saldırmasına şaşılmaz. HYETERT) 

Erivan ve Amman kardeş kent oldular; Kardeş Kent Anlaşması imzalandı

Resmi ziyareti çerçevesinde Ürdün’de bulunan Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve beraberindeki heyette bulunan Erivan Blediye Başkanı Taron Margaryan ve Amman’lı mevidaşe Belediye Başkanı Akel Biltaj, Erivan ve Amman’ın Kardeş Kent  İlanına ilişkin Anlaşmayı imzaladılar.

Serj Sarkisyan, Ürdün kralıyla buluştu

Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Ürdün kralı Abdullah II bin el-Hüseyin el-Haşimi’nin davetiyle bugün Ürdün’e resmi ziyarette bulundu.Kraliyet sarayında cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve Ürdün kralı Abdullah II bin el-Hüseyin el-Haşimi’nin özel görüşmesi gerçekleşti. Ermenistan cumhurbaşkanı, Kral Abdulah II’ye ziyarei esnasında Ermemi Delegasyonuna gösterilen sıcak misafirperverlik için teşekkür etti. 

Edward Nalbandyan’ın Paris sonrası basın brifingi

Bu buluşmanın Rusya cumhurbaşkanı inisiyatifi ve katılımıyla Soçi’de gerçekleşen buluşmanın devamı olduğunu dikkate almalıyız; bu (buluşma) sınır ve tampon hattaki gerilimi oldukça deşarj etti. Aynı zamanda Newport’ta Birleşik Devletler Dışişleri Bakanlığı inisiyatifiyle gerçekleşen buluşmanın devamıydı. Bu buluşmalar dizisi, AGİT Minsk Grubu Troyka eş başkanları formatının, ortaya çıkan kimi güçlüklere karşın, oldukça işlevsel format olarak kalmaya devam ettiğini göstermektedir. Troyka eş başkanları ortak çabalarına devam etmekteler; bugünkü buluşmaya hem Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları, hem de Ermenistan, Azerbaycan ve Fransa cumhurbaşkanları buluşmalarına  katılmak üzere, eş başkanların da davet edilmesi bunu ortaya koymaktadır.

Minasyan: Türkiye, Ermenistan, Rusya, Almanya arasında köprü olmak...

Yerevan Üniversitesi Turizm Topluluğu Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Robert Minasyan; “Aktaş Sınır Kapısı’nın açılması ile Kars’ta 5-7 gün arası konaklama yapılabileceğini, Türkiye, İran, Suriye, Gürcistan, Ermenistan, Almanya tur operatörleriyle görüştüğünü ve Türkiye – Ermenistan-Rusya-Almanya arasında köprü olmak istediğini” vurguladı. Prof. Dr. Minasyan, Rusya ile Almanya arasındaki politik sorunun çözülmesi ile çok rahatlıkla gidip gelebildiklerini, Türkiye-Ermenistan içinde aynı temennilerde bulunduğunu ve herhangi bir siyasi kimliğinin olmadığını, turizm elçisi olmak istediğini dile getirdi. 

Ermeni Kahvesi

Maxime K. Yevadyan
Kahvenin kökeni. Her şeyden önce bilmemiz gerekir: kimilerinin gücüne gitse de, kahveyi Ermenilerin icat etmediği belli; hem zaten Türklerin de buldukları bir şey değil. Bitkinin geldiği yer Etiyopya. Ermenistan’dan (295) birkaç yıl sonra, 350’lere doğru Hıristiyanlığı kabul eden bu kadim imparatorlukta kahve tüketimi gerçek bir kutsal törenselliğe sahiptir. Bu ülkede kahve, boş yere ve hiçbir zaman hazırlığını dualar ve kutsal davranışlarla süslemeksizin içilmez; telvesi sayesinde, içimden sonra sıra kehanet meclislerine gelirdi.

Rene Pure: İzmir ’in Akıbeti

Fransız gazeteci, yazar Rene Pure 1922 ’de “İzmir ’in Akıbeti” belgesel kitabını Paris’te yayınlamıştır. Bilindiği gibi Sevr Anlaşması 10 Ağustos, 1920’de imzalanmış, ancak Kemalistlerin Ankara hükümeti Anlaşmayı tanımayıp, ayrıca Fransa, İtalya ve özellikle de Bolşevik Rusya’dan (10 milyon Ruble değerinde altın, silah ve cephane) aldığı destekle Kilikya’da Ermenilere, Doğuda Ermenistan Cumhuriyeti ’ne, Batıda ise Yunanlılara karşı saldırıya geçmişti. 1922’de Kuva-i Milliye güçleri İzmir’e girdi ve şehri ateşe verdi. İzmir kıyımı nitelik ve vahşet bakımından Abdülhamid dönemi katliamları ile Ermeni Soykırımının bariz bir uzantısıydı.Bu kıyımın gerçekleştirilmesine, niteliği itibariyle, kuşkusuz, tamamen Ermeni karşıtı olan ve 16 Mart, 1920’de imzalanan Moskova Anlaşması büyük olanak sağlamıştır.

1861 Şam Katliam

Mark Twain (1835 – 1910)
Amerikalı ünlü yazar. Eserleri dün­yada, Ermenice de dahil olmak üzere, birçok dile tercüme edilmiştir. 1867 ’de Mark Twain, henüz 32 yaşında genç bir gazeteciyken, “Sacramento Union” Gazetesinin muhabiri olarak “Quaker-City” gemisiyle, altı aylığına Avrupa yolculuğuna çıkar… Twain’in Şam (o dönemde Osmanlı sınırları içinde yer almaktaydı) hakkındaki makalesi, 1861 Şam Katliamı’na ayrılmıştır. Makalenin dikkatinize sunmakta olduğumuz bölümü, yazarın 12 ciltlik “Toplu Eserlerinin” Rusça tercümenin birinci cildinden (Moskova, “Gosizdat”yay, 1959, s. 436) alınmıştır… Daha sonra bize Şam’da Türklerin 1861 ’de katletmiş olduğu beş bin Hıristiyanın mezarlıklarını gösterdiler.

Fedon'dan bomba bomba açıklamalar

Rum ve Ermeni asıllı Türk şarkıcı Fedon Kalyoncu sosyal paylaşım sitesinden kendisi hakkında yapılan eleştirilere çok sert yanıtlar verdi. Fedon Kalyoncu açıklamalarında 'Bana duygu sömürüsü yapıyor diyorlar. Duygu sömürüsü yapacak en son kişi benim. Çünkü ben Ermeni asıllıyım ve Türklere en çok nefret duyan millet derseniz onlarda Ermenilerdir. Ben Ermeni asıllı olmama rağmen 'TÜRKÜM' diyorum. Bu şerefsizler bana hala sataşıyor. Bu arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun' ifadelerini kullandı.( Doğru söze ne denir? Ermeni değil ama Ermeni asıllı olduğu doğru. HYETERT)

Ermeni amcamın peşinden - III

Kalmak, gitmek, kaldığına ya da gittiğine pişman olmak; gidilen yeri bırakılan yere, bırakılan yeri gidilen yere değişmek…Bu, buradaki son yazım sevgili okur, ama neredeyse kendimden hiç bahsetmedim, değil mi? “Gündem”denen ve kendimi bildim bileli sevdiklerimi alan vahşeti iyice koyulaştırmaya yarayan gündelik gerçekliğe bulaştığımı görmedin, değil mi? 53 hafta boyunca seni “olay mahalli”ne götürdüm, benim gözlerimle bakmanı istedim. Bu devirde kim kime gözlerini verir ki?

Mahçupyan'dan Kürtlere flaş mesaj

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, "A Takımı"na sürpriz bir şekilde dahil olan, kamuoyunun paralel yapıya karşı tavrı ile de yakından tanıdığı Ermeni yazar Etyen Mahçupyan, Al Jazeera'den Gonca Şenay'a verdiği röportajda “Kürtler için de başkaları için de bundan daha iyi bir Hükümet bulma ihtimali yok” dedi. Özellikle Ermeni aydınlar ve yazarlar tarafından oldukça eleştirilen Mahçupyan'a Başbakanlık Başdanışmanlığı teklifi bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan geldi. (Eleştiren Ermeniler Mahçupyan’ın palyaço ve parazit dediği Ermeniler ile pejoratif solun parçası olan Ermeniler. Bu da doğal. HYETERT)

ՅԱՆՈՒՆ ՃՇՄԱՐՏՈՒԹԵԱՆ

Մայր Աթոռի տեղեկատուական համակարգի տնօրէն՝ Վահրամ Քահանայ Մելիքեան, ինչպէս անցեալին, նոյնպէս եւ այսօր, կը փորձէ շփոթի մատնել հասարակութիւնը իր անճիշդ եւ իրականութեան չհապատասխանող յայտարարութիւններով, չըսելու համար սուտերով:  Յստակեցնենք մեր տեսակէտները,  որպէսզի մեր ազնիւ ընթերցողները իմանան ճշմարտութիւնը:

What Happened and Why – The Denial of State Violence

Fatma MügeGöçek, Professor of Sociology and Women’s Studies at the University of Michigan, will be the guest of the USC Institute of Armenian Studies at a lunch-time conversation to be held on Wednesday, November 5, 2014, at 1:15 p.m. at the Ground Zero Coffeehouse, on campus. Entitled “What Happened and Why – The Denial of State Violence,”
USC INSTITUTE OF ARMENIAN STUDIES

"Kemalizmden Kopuş Yaşanmadıkça Yeni Bir Cumhuriyet Olamaz"

Haluk Kalafat
Doç. Dr. Vahap Coşkun dünden bugüne cumhuriyeti genel perspektifler ve değişimlerle numaralandırma ve "Yeni Türkiye" anlamında değerlendiriyor… Kemalist proje, yaklaşık bir asırdır bu topraklarda tatbik ediliyor. Bu süre zarfında, kendi amaçları doğrultusunda, önemli “başarılar”a ulaştığı göz ardı edilemez. Mesela, gayri-Müslimleri –çeşitli yollarla- tasfiye etti. Türk olmayan Müslüman grupların önemli bir kesimini Türklük dairesinin içine aldı, onların Türklüğü benimsemelerini sağladı. Bununla birlikte Kemalist Cumhuriyet hayal ettiği toplumu yaratamadı; milliyetçi ve laikçi umdeler etrafında biraraya gelmiş mono-blok bir toplumu meydana getiremedi… Kimileri ise, anayasa değişikliklerinden ziyade sistemin temelinde yer alan ideolojiye odaklanmamız gerektiğini belirtiyorlar. Buna göre, Cumhuriyet Kemalist ideolojiye dayanıyor ve Kemalizm halen anayasal sistemin temeli olmaya devam ediyor. Dolayısıyla Kemalizmden tam manasıyla bir kopuş yaşanmadığı müddetçe yeni bir Cumhuriyet’ten söz edilemez

Papa: Evrim teorisi yaratılışla çelişmiyor

Övgü Pınar
Vatikan’daki Papalık Bilim Akademisi’nde bir konuşma yapan Papa Francesco, “Bugün dünyanın kökeninin dayandırıldığı Büyük Patlama (Big Bang), ilahi bir yaratıcının müdahalesi fikriyle çelişmiyor, aksine bunu gerekli kılıyor” dediPapa, “Doğanın evrimi, yaratılış kavramına ters düşmüyor, çünkü evrim teorisi de evrimleşen varlıkların yaratılmış olmaları ön koşulunu gerektiriyor” diye konuştu. Öte yandan bu Büyük Patlama ve evrimleşme süreçlerinin tesadüfi olmadığını, ilahi bir iradenin ürünü olduğunu söyleyen Papa şöyle devam etti: “Yaradılış hikayelerini okuduğumuzda Tanrı’yı elinde sihirli değneği olan ve her şeyi yapabilen bir büyücü gibi hayal etme yanılgısına düşebiliyoruz. Ama öyle değil. Tanrı varlıkları yarattı ve onları kendisi tarafından her birine bahşedilen kurallar çerçevesinde gelişmeye açık halde bıraktı, gelişmeleri ve kendi bütünlüklerine erişmeleri için. Yaratılış süreci bu şekilde yüzlerce, binlerce yıl içinde ilerledi ve sonunda bizim bugün bildiğimiz haline ulaştı.”

Brüksel buluşmasında Ermenistan-AB yeni müzakereleri söz konusu değil

AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı elçi Traian Hristea, ″Ermenistan-AB ilişkileri yeni çerçevesi nasıl olacak?″ sorusuna elçi ″İlk elde söz konusu olanın müzakerelere ilişkin olmadığını altını çizmek isterim. Biz Ermenistan’ın yeni yükümlülükleriyle uyumlu alanlarda ikili ilişkileri incelemek arzusundayız.″şeklinde yanıtladı.

Finalists Announced For ADAA 2014 Saroyan Prize

(Los Angeles) - The Armenian Dramatic Arts Alliance (ADAA) is proud to announce the finalists for the 2014 $10,000 William Saroyan Prize for Playwriting in Human Rights/Social Justice:
Carla Cooks The War, by Laura Maria Censabella
I Am Not Mine, by Sevan Kaloustian-Greene
Manahatta, by Mary Kathryn Nagle