Andon Parizyanos ve Taki Francis, ikisi de İstanbullu
Rumlardan, biri hala İstanbul'da biri Atina'da yaşıyor. Çocuk hafızalarından
6-7 Eylül'ü ve bugüne yansımalarını anlattılar. Burgaz, Yunanca kale/burç
anlamına geliyor. İsmini Yunanca’dan alan ve nüfusun yüzde 90’ını Rumların
oluşturduğu Burgaz Adası’nda şimdi 6-7 Rum kalıyor.
Papa: Her kilise bir mülteci aileyi ağırlasın
Övgü Pınar / Roma, İtalya
Göçmenlerin kabul edilmesi için uluslararası topluma
çağrılarda bulunsa da zaman zaman somut adım atmamakla eleştirilen Katolik
Kilisesi lideri Papa Francesco bu kez eyleme geçerek, Avrupa'daki tüm
kiliselerden bir mülteci aileyi ağırlamalarını istedi. Her pazar Vatikan'da yaptığı Angelus duasının ardından,
San Pietro Meydanı'nı dolduran binlerce kişiye seslenen Papa Francesco
göçmenlere merhamet gösterilmesi mesajı verdi.
Azınlık Vakıfları İçin Yeni Yönetmelik Yolda
CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan soru önergesinde
azınlık vakıflarının seçim yapabilmesine olanak sağlayan yönetmeliğin neden
iptal edildiğini sordu… Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, soru önergesini
Vakıflar Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre yanıtladı… Arınç, Cemaatler
Vakıflarının bu kapsamda ihtiyaçlarını daha iyi tespit ederek yeni bir
yönetmelik hazırlanması amacıyla, cemaat vakıfları mensuplarından da alınan
görüş ve öneriler doğrultusunda, yönetici seçimlerine ilişkin yeni bir
yönetmelik hazırlama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
Mirasçı Aranıyor
İstanbul Şişli'deki dairesi hazineye kalan
HORASANCIYAN'ın varisleri aranıyor.
Adı
: Nune Nina (Pelinia iken 1978
yılında değiştirilmiş)
Soyadı : Horasancıyan
Baba Adı :
Serkis
Anne Adı : Perus
Doğum T:
22.10.1938
Doğum Yeri Sütlüce Beyoğlu
HDP: Geçmişle Yüzleşemeyen, Yeni Utanç Tablolarına Mahkum Olur
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu,
6-7 Eylül olaylarının yıldönümü nedeniyle yayınladıkları açıklamada cezasızlık
ve yüzleşmenin olmamasına dikkat çekti. “6-7 Eylül’ü unutmuyoruz...” başlıklı
açıklamada kalıcı barış çağrısı yer aldı: “Unutturulmaya çalışılan 6-7 Eylül
utancını bir kez daha hatırlatıyoruz. Farklı dillerden, kimlik, kültür ve
inançlardan halklarımıza, tarihimizde yaşanmış olan ve bugün yaşanmakta olanlar
karşısında barış, eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükselterek, halkların
kalıcı barışını, eşitliğini ve kardeşliğini inşa edelim diyoruz.”
Geride kalan tek Ermeni köyü: Vakıflı
Halil İmrek
Vakıflı, Hatay’ın Samandağ ilçesine dört km uzaklıkta bir
Ermeni köyü. Onca köyden onca yerleşim alanından sonra “Türkiye’nin tek
Ermeni köyü” olma özelliğini sürdüren Vakıflı şimdi turistlerin, gazetecilerin
uğrak yeri. Biz de Vakıflı köyünü ve doğanın kollarına bırakılmış civarındaki
Ermeni coğrafyasını gezdik.
Kılıçdaroğlu'ndan 6-7 Eylül mesajı: Tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri
CHP Genel Başkanı'ndan açıklama. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 6-7 Eylül olaylarını
"Tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri" olarak tanımladı. Kılıçdaroğlu twitter hesabından 6-7 Eylül olayları ile
ilgili şu mesajı paylaştı: "6 Eylül 1955'i 7 Eylül'e bağlayan gece tarihimizin
en büyük demokrasi ayıplarından biri yaşandı. Kardeşçe yaşadığımız bir ülke
diliyorum."
Bireysel Özgürlüğün Katilleri; Kollektivizm, Örgütçülük ve Örgütsel Cemaatçilik
Doç. Dr. Bengül Güngörmez / Uludağ Üniversitesi,
Sosyoloji
Geçtiğimiz günlerde Suruç’ta gerçekleşen canlı bomba
eylemiyle sarsıldık. Ocaklara ateş düştü. Gencecik fidanlar hayatlarını vahşice
kaybetti. Bu eylemi kanlı illegal örgütlerden birisi gerçekleştirdi. Hangisi
olduğu fark etmez. Örgüt demek “kolektivizm” demektir. Kolektivizm ise baskı,
şantaj, tecavüz, infaz ve cinayet demektir… Bugün bir takım cemaatler de bu
türden bir kollektivist yapıya dönüşme tehlikesi içinde olabilir. Nitekim
elimizden kayıp giden bir dünya var ve bu akışkanlıkta kimi cemaat yapılarının
tabanını tutmak adına hızla kolektivist bir yapıya evrilebilmesi muhtemel.
Açıkçası cemaatsiz bir toplum düşünülemez. Cemaatsiz bir toplum mümkün de
değildir. Dini cemaatler olmasa seküler cemaatler olacaktır. Ulus kavramının
kendisi de bir cemaati sembolize eder. Cemaatler çoğulluğu merkezi bir
iktidarın mutlaklaşmasının panzehiridir. İnsanların cemaate ait olma
ihtiyaçları yok sayılamaz, engellenemez.
Kozan’daki Kilikya Ermeni Manastırı’nın Sırları
Cezmi Yurtsever
Berkan hoca ile birlikte Kilikya ermeni Manastırının
bulunduğu yere de gezi yaptık… Berkan hocanın “tel ile çevrili merdivenlerle
aşağı doğru inilen yerde Ermeni kralları ve din adamlarının mezarları vardır.
Burası Ermeni manastırıdır” sözleri… Ve arkasından da hemen yanı başında son
parçası ayakta kalan ve iç kısmında incir ağacı bitmiş harabenin yanına geldik.
Berkan hoca anlatmaya devam etti: “ Manastır ve yanındaki küçük Kilise burasıdır.
Ahmet Cevdet Paşa, 1865 yılında Sis şehrine geldiğinde bu kiliseden bahseder”… Berkan
hoca, Sis Ermeni manastırı, saray ve küçük kilisenin 1950’li yıllarda zamanın
Belediye başkanı tarafından yıktırılıp taşları ile bina yapılması olayına çok
kızıyordu. “Kozan tarihinin önemli eserleri arasında bulunan bu yapılar
korunmuş olsaydı şimdi dünyanın gözleri burada olurdu ve turizm canlanırdı”
açıklamasını yaptı.
6-7 Eylül Pogromu’nun yıldönümünde ‘Bir daha asla’ etkinlikleri düzenleniyor
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
60. yıl geçmesine rağmen devletin hâlâ özür dilemediği
utanç tarihinin yıldönümünde, İstanbul ve Ankara’da “Bir daha asla”
etkinlikleri düzenleniyor. Türkiye’de yaşayan Rumlar başta olmak üzere
gayrimüslim azınlıklara yönelik olarak 6-7 Eylül 1955’te gerçekleştirilen talan
ve yağma saldırılarında hayatını kaybedenler ve mağdur olanlar İstanbul ve
başkent Ankara’da düzenlenen çeşitli etkinliklerle anılıyor. Türkiye’nin yakın
tarihine kara bir leke olarak geçen ve 6-7 Eylül Pogromu olarak anılan örgütlü
saldırıların 60. yıldönümünde, İstanbul, Atina ve Ankara merkezli sivil toplum
kuruluşlarının temsilcileri, “Bir daha asla” demek için ilk kez bir araya geliyor.
1915 Sürecinde Pontos’ta Ermeni Kadın Olmak
Sait Çetinoğlu // Mail: cetinoglus@gmail.com
Osmanlı fethinden sonra Pontos radikal bir değişime
uğradı. Türk göçebelerini bölgeye yerleştiremeyen saray, Batum’dan Sürmene’ye,
Rize ve Of’a kadar, kıyı bölgelerindeki Ortodoks halklarına yönelik zoraki bir
İslamlaştırma politikası uygulamaya koyuldu. Zorla İslamlaştırma, diğer
Hıristiyan halklar gibi Ermenilerin nüfuslarında kan kaybına en büyük
etmenlerden biridir. 1915 sürecinde Pontos’ta Ermeni kadından söz etmek
tarihsel süreç içinde tükenişin son noktasını koymakla eş anlamlıdır. Pontos’ta
Ermeni varlığının yok edilmesiyle birlikte kadınlar da yok edilmiştir.
Kadınların büyük kısmı ölüm yolculuğunda tüketilirken bir kısmına el konmuş,
Müslüman haremlerine yerleştirilmiş ruhu çalınmıştır.
6-7 Eylül, bir daha asla!
Başta Rumlar olmak üzere binlerce insanın Türkiye'yi terk
etmesine sebep olan 6-7 Eylül olayları, 60. yılında Dur De platformu ve
İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu tarafından Galatasaray Meydanı'nda
yüzleşme ve adalet talebiyle basın açıklaması yapılarak anıldı.
"Yüz Yıllık Ah" hepimizin ahıdır hâlâ!
Roşan Lezgîn / Yazar
"Yüz Yıllık Ah! Toplumsal Hafızanın İzinde 1915
Diyarbekir" (İBV Yayınları, İstanbul, 2015) adlı kitap, bir proje
çalışması olarak Adnan Çelik ve Namık Kemal Dinç tarafından kaleme alınmış. On
altı bölümden oluşan kitapta, 1915 Ermeni katliamı-tehcirini konu alarak
Diyarbekir özelinde, 1915'in kolektif hafızasını ortaya çıkarmaya,
kuşaklararası aktarım ve sessizleştirme süreçlerini anlamaya ve 1915'in şimdide
nasıl kurulduğuna, anlaşıldığına, anlatıldığına ve gerekçelendirildiğine
odaklanmaya çalışılmış. Kitapta, ağırlıklı olarak Kürtlerin 1915'e dair
hafızasından beslenmeye çalışılırken güncel Kürt edebiyatından da
yararlanılmış.
Uluslararası Mültecilerle Dayanışma Yürüyüşü – Sınırlar Açılsın: Mülteciler, Hoşgeldiniz!
Mültecilerle Dayanışma Eylemi - Aktivistler Forumu: Sığınmacılarla Dayanışma Perspektifleri. 2011 yılında savaşın başlamasından bu yana Türkiye’ye
sığınan Suriyelilerin sayısı 2 milyonu aştı. Suriyeli sığınmacılar korkunç bir
savaş ortamından, Baas diktatörlüğünün bombardımanlarından, IŞİD’in
katliamlarından, infazlardan, tecavüzlerden, açlıktan kaçıyor. Türkiye’ye sığınan mülteciler, tarafı olduğumuz
uluslararası sözleşmelerde tanımlanan “mülteci” statüsüne ve en temel insan
haklarına sahip olmadan yaşıyor; artan oranda ırkçı saldırılara maruz kalıyor. En son geçtiğimiz günlerde 3 yaşındaki Aylan Kurdi‘nin
kıyıya vuran cesedi ise devletlerin mülteciler konusundaki ikiyüzlülüğünü çok
açık bir şekilde gözler önüne sererken, Avrupa halkları ve mülteciler
arasındaki dayanışmayı yükseltti. Avrupa kıtası şu günlerde “Mülteciler,
Hoşgeldiniz” sloganlarıyla sokağa çıkan halkların dayanışma gösterilerine sahne
oluyor.
HDP'li AB Bakanı'na Ak Parti'den Sert Tepki!
Geçici Hükümette AB Bakanı olarak görev alan HDP'li Ali
Haydar Konca'nın gazetecilerin Ermeni soykırımı sorusuna yaptığı "Bir
katliam yapıldığı çok açık ve nettir. Bunu herkes kabul ediyor" şeklindeki
açıklamaya AK Parti’nin akademisyen kökenli Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk
Özdağ’dan sert cevap geldi. “Bir Ermeni soykırımı var mıdır, yok mudur sualinin
cevabı siyasetçilerden çok tarihçilere aittir” diyen Özdağ, “Bir gün Ermeni ile
el ele bir gün Rum ’la bir başka gün Yunanla el ele olan geçici seçim
hükümetinde AB Bakanlığı görevini yürüten Ali Haydar Konca ve diğer HDP’li
Milletvekilleri şunu iyi bilsinler ki kendi ülkesine kendi milletine ihanet
edenler iflah olmaz” şeklinde konuştu. (MHP’nin Halaçoğlu’su varsa Ak Partinin
de Özdağ’ı var. Al birini… HYETERT)
'Kervan 1915'in Adıyaman Çekimleri Tamamlandı
Türkiye’nin bir çok bölgesinde çekimleri gerçekleştirilen
ve Ermeni tehcirinin anlatıldığı ‘Kervan 1915’ filminin Adıyaman çekimleri
tamamlandı. İsmail Güneş’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği ‘Kervan 1915’ adlı
sinema filminde, Ermeni tehciri gerçek bir hayat hikayesi üzerinden anlatıyor.
2016 yılında gösterime girmesi planlanan sinema filminin 20 Haziran’da başlayan
çekimlerinin Adıyaman ayağı tamamlandı. Adıyaman’da çekimlerini tamamlayan film
ekibi Konya’ya gitti.
Konca: Türkiye Geçmişiyle Hesaplaşmalı
Türkiye çok büyük bir devlet. Bu konuda geçmişiyle
hesaplaşmalı, beyaz bir sayfa açmalı. Aksi takdirde bu konu uluslararası
arenada dönem dönem karşımıza çıkartılır. Hiç kavramlara girmeden sormak lazım,
bu kadar Ermeni vardı bu kadar Süryani vardı bunlar nereye gitti? Ben
açıklamamda soykırım demedim. Bilinçli ifadeler kullandım fakat çarpıttılar
söylediklerimi. Söylediklerimin arkasındayım. Diyarbakır’da görevde iken
Çümbüş’le Çermük arasında bir düden varmış eskiler anlatırdı. Çümbüş’te hala
Ermenilerden kalma kiliseler, köprüler var. O dönemde götürecekler, sürgün
edecekler diye genç Ermeni kadınlar yaşadıklarına dayanamayıp, altınlarıyla
birlikte kendilerini bu düdene atarak intihar etmiş. Bunun gibi yaşanan birçok
olay var. Bunu bilen insan, katliam der başka bir şey demez.
'Adalıların tanıklığıyla, 6-7 Eylül'
6-7 Eylül olaylarının 60. yıldönümünde, Adalar
Müzesi’nden yeni sergi... 6-7 Eylül 1955’de bütün İstanbul’u kasıp kavuran,
binlerce bina, dini mekan, ev, dükkanın yağmalanması, kırılıp dökülmesi, ondan
fazla kişinin ölümü ve yüzlerce yaralı, tecavüzle sonuçlanan olayların 60.
yıldönümü, Adalar’da bir sergi ve bağlı etkinliklerle anılıyor. 6-7 Eylül” sergisi 7 Eylül Pazartesi günü saat 17.00’de, Büyükada Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi’nde açılacak.
Muğla Yabancılar Derneği Başkanı Karanfiloğlu, Yabancılar İçin Kilise İstedi
Muğla Yabancılar Derneği Başkanı Halil Karanfiloğlu,
yabancılar için bölgeye kilise ve mezarlık yapılması gerektiğini söyledi. Muğla Yabancılar Derneği Başkanı Halil Karanfiloğlu yaptığı
açıklamada, Muğla bölgesinde yerleşik olarak yaşayan yaklaşık 35 bin yabancı
uyruklu olduğunu belirtti. Yabancı uyrukluların birçoğunun aynı zamanda Türk
vatandaşı olduğunu kaydeden Karanfiloğlu, "Resmi kayıtlara göre bölgemizde
15 bin yabancı uyruklu Türk vatandaşlığına geçerek oturma izni almış. Mülk alan
yabancıların sayısı ise 24 bin kadar" dedi.
Kozan’da Bir Ermeni Papaz’ın Türklere Yardımcı Olması
Fransızların Sis’ten (Kozan) ayrılma
hazırlıkları sürerken Manastır’da esir olarak tutuklanan Türklerin perişan
durumunu gören manastırın baş papazı Yağişe Efendi, tanıdığı Türklere yardımcı
oldu…Gün ramazandı, Ağzımız oruçlu bulunuyordu. Ne olacağımızı merak
etmekteydik. Kalabalık arasında yanımızdan geçmekte olan Katolikos Vekili Yağişe Efendi bizi gördü. Ne
için orada bulunduğumuzu sordu. Meseleyi anlattık. Üzüntülerini belirtti. “-Hiç
korkmayınız. Sizi ne Adana’ya kadar sürükleyip götürürler ve ne de burada
kilisede bırakırlar. Tahmin ederim ki, az sonra sizi evlerinize gönderirler.
Eğer göndermezlerse şuradaki evlerden yemek ve yatak getiririz. Burada
kalırsınız. Saat üç’e kadar memleket boşaltılacaktır. “Burada bizleri de
beraber sürükleyip götürüyorlar. Gitmeyeceğimizi söyledik. Mitralyozla sizi
çıkartırım” dedi. İşte bizler gideceğimiz zaman buranın bu memleketin şerefi
olan manastırı size teslim ederiz” dedi. İkimize de birer paket sigara
verdikten sonra yanımızdan ayrıldı.
Feast of the Nativity of the Holy Mother-of-God
On Tuesday, September 8, the worldwide Armenian Church
will celebrate the Feast of the Nativity of the Holy Mother-of-God. St. Mary was born to Joachim and Anna, a devout couple
whose earnest prayers for a child were answered with the birth of a daughter.
Mary’s birth is not recorded in the Gospel, but in all likelihood it occurred
in Bethlehem or Nazareth, some 20 years before Christ's nativity.
Çocuklar Kürt sorunuyla büyümesin artık!
Ali Şiyar Güzel / Telepati /@guzl_aliguzel / alisiyarguze
Grupta bir Fransız olunca bu 'herkes Fransızdır' anlamına
gelmez. Bir kişi hain olunca da aynı şey geçerli. Türk devleti, yıllardır
"PKK'liler aslında Ermeni'dir. Kürtlükle alakaları yok" diyerek
kendince bir algı oluşturmaya çalıştı. Ayrıca Ermeniler, Türklere anlatıldığı
gibi öcü bir halk değil. Türk nasıl Türk ise Ermeni de Ermeni'dir. İnsanların
duygularıyla alay edilmekten vazgeçilsin. Türk devleti, Kürtleri rahat bıraksın
ki, Türkiye'de artık ırk ayrımı ortadan kalksın.
Davet: 60'ıncı Yılında 6-7 Eylül Olayları: Unutmadık!
DurDe Basın Açıklaması: 60. Yıl Etkinlikleri
Tarih: 5 Eylül 2015, Cumartesi
Saat: 16.30
Yer: Galatasaray Meydanı, Beyoğlu - İstanbul
Alfortville, Ecole Elémenter - Collège Kévork H. Arabian, açılış töreni
Collége Kévork H. Arabian'in açılışı ve yeni öğretim yılına
başlaması nedeniyle, öğrenci çocuklarımızın ve velilerinde katıldığı açılışı
gerçekleşti. Salı günü 1 Eylül 2015'de saat 08.00'de başlayan açılış töreni'ne,
S.E. Monseigneur Norvan ZAKARIAN (Président de I'APCAF), S.E. Monseigneur Vahan
Hovhannessian (Primat du Diocès de France de I'Eglise Apostolique Arménienne),
Der Dirayr Kılıçyan, Monsieur Luc Carvounas (Sénateur du-de-Marne, Maire
d'Alfortville) 'Alfortville Belediye Başkanı ve senatör', (Belediye başkanı
açılıştan sonra gelebildi.
İstanbul Valisi Şahin’den “Adalar” Sözü
“Adalar’a giriş ücretli olsun” önerisiyle gündeme gelen
güvenlik ve asayiş sıkıntısın çözümü için bir platform oluşturuldu. Platform
adına CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, Bakırköy Belediye Başkan
Yardımcısı Nurhan Çetinkaya ile Türkiye Hahambaşılığı Danışmanı Yaşar
Bildirci’den oluşan heyet, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile görüştü. İstanbul
Valiliği’nde gerçekleşen toplantıya İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan da
katıldı. … Doğan şöyle dedi: “Tüm bu yaşananlardan dolayı çok sayıda şikayet
alıyoruz. Adalar, burada yaşayan insanların çocuklarıyla birlikte güven içinde
yaz aylarını geçirdikleri bir yer konumundan hızla uzaklaşıyor. İnsanlar
özellikle çocuklarının güvenliğinden endişeli. Bunun için yıllardır Adalar’da
yaşayanlar artık alternatif yazlık arayışına giriştiler. Türkiye’nin bir
zenginliği olarak gördüğümüz Adalar’ın sosyolojik yapısı büyük tehdit altında.
Bir an önce önlem alınmasını istiyoruz” dedi. İstanbul Valisi Şahin de
Adalar’daki güvenlik sıkıntısından haberdar olduğunu, güvenlik güçlerinin
sayısı konusunda bir sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Konuyla ilgileneceği sözünü
veren Şahin, belediyenin hizmet alanına giren kontrolsüz elektrikli bisiklet
kullanımı, çevre sağlığı gibi sıkıntılardan da haberdar olduğunu dile getirdi.
HDP, Protestan Kiliselerine yönelik tehditleri meclis gündemine taşıdı
Protestan Kilisleri Derneği, geçtiğimiz gün son bir hafta
içinde Türkiye’nin çeşitli illerindeki kiliselerine ve ruhani önderlerine
tehdit mesajları geldiğini duyurmuştu. HDP İstanbul Milletvekili Turgut Öker, tehditleri Meclis
gündemine taşıdı. Öker, Başbakan Davutoğlu’nun yanıtlaması talebiyle bir soru
önergesi verdi ve “Hangi acil önemleri aldınız?” diye sordu.
Krikor Zohrab'ın mahlasla yazdığı Ermeni Meselesi çıkıyor
Krikor Zohrab, Osmanlı'nın önemli simalarından birisi.
Meclis-i Mebusan'da 3 dönem İstanbul mebusluğu yapan ve tehcir sırasında
öldürülen siyasetçi ve hukukçu Zohrab'ın Marcel Leart ismiyle kaleme aldığı
Ermeni Meselesi adlı kitabı 11 Eylül'de İletişim Yayınları'ndan çıkıyor.
‘Hemşinli Ermeni’ yazar Şahin; ana dil yoksa halklar da yoktur!
Artvin - Özgür Aydın
Kendisini ‘Hemşinli Ermeni’ olarak tanımlayan, Artvin
Hopa doğumlu araştırmacı, yazar ve aktivist olan Huriye Şahin’in ‘Asimilasyon
Politikası Dilleri Nasıl Yok Ediyor: Özel Olarak Ermeni Tarihi ve Hamşen
(Hemşin) Ermenileri’ kitabı Yordam yayınlarından çıktı. Huriye Şahin ile Hamşen
ve Hamşen Ermenilerinin tarih boyunca yaşadıklarını, kitabına konu olan ana
dilin önemi ve yaşatılması için yapılması gerekenleri konuştuk.
ABOUT ARMENIA AND ARMENIANS OF WESTERN ARMENIA
An historic reference
1. The Motherland of the Armenians – Armenia including
the Armenian Highland and adjacent territories is located between Asia Minor, the
Black Sea, the basin of the Kur River, the Iranian plateau and Mesopotamia,
covering a total area of 400 000 square kilometers.
Ermenistan ve Karabağ diasporadan daha demokratikler
Appo Jabarian / USA Armenian Life dergisi Genel yayın
yönetmeni
USA Armenian Life dergisinde yayınlanan bu makalesinde
Appo Jabarian Ermenistan ve Karabağ’ın herkesin oy hakkı olduğu bir demokratik
seçim sistemine sahip olmayan diaspora yapılarından daha demokratik olduklarını
belirtiyor. Siyasi ve dini örgütlenmelerin yöneticilerinin, bu yapılar diaspora
Ermenilerinin %5’ine ancak tekabül edebildiği halde kendilerini diaspora
temsilcileri ilan etmelerini eleştiriyor. Yazar diaspora örgütlerinde Osmanlı
“Millet” sistemi anlayışının hala geçerli olduğunu ifade ediyor. Jabarian
yenilenmekte zorluk çeken bu yapılarda bir kan kaybı ve yaşlanmanın olduğunu
tespit ediyor. Diaspora ölçeğinde demokratik bir yapının oluşturulmasıyla
diasporayı kendini yeniden kurmaya davet ediyor.
'13 Yıldır Gerçek Olan Ne Vardı?'
Tuğçe Erçetin
twitter.com/tugceercetin / www.facebook.com/tugce.ercetin.7
/ ercetintugceercetin@gmail.com
Tesadüfen bir kahve molası sırasında tanıştık, kendisi
Ermeni, beklenen şaka geldi tabii: “Senin de Ermeni arkadaşın oldu”. Ninesinin
1915 sürecini anlatacaktı bana, daha doğrusu yıllardır konuşmadıkları bir
hikayeden bahsedecekti; annesi ve babası Ermeni olduklarını nasıl gizlemişler,
ilkokulda Ermeni olması sebebiyle sınıfta zorla en arka sırada nasıl
oturtulmuş, her seferinde nasıl yabancı olarak algılandı, otobüste bir teyzenin
kendisinin neden Ermenistan’da yaşamadığını ısrarla sorduğunu, din değiştirmesi
gerektiğine dair arkadaş baskıları gibi şeylerden bahsedecektik. Konuştuk ama
bir anda duraksadı. Daha fazla devam edemeyeceğini ve benim için kırıcı
olmayacaksa yazıya geçirmemem gerektiğini söyledi. Benim için sorun değil
elbet, ama meraklandım. Korkmuş muydu? Birileri onun kim olduğunu öğrenir ve
hesap sorarlar diye mi korkmuştu?
Aznavour: Hiçbir Şey Yaşanmasaydı Dünyadaki En Büyük Türk Sanatçısı Olurdum
Türkiye ve Türk
halkı ile ilgili soruları cevaplayan ünlü sanatçı, en yakın arkadaşının Türk
olduğunu ve Türkleri çok sevdiğini söyledi. Aznavour, ''Geçenlerde birisi bana,
'Eğer hiçbir şey yaşanmasaydı Türklerin dünyadaki en büyük sanatçısı siz
olurdunuz' dedi. Bunu söylemek gerekir. Evet bu doğru." ifadelerini
kullandı…Soykırım iddiaları ile ilgili de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a
çağrıda bulunan Aznavour, "Erdoğa'na çok açık bir şey söylemek istiyorum.
Sizin düşmanınız değilim. Sanırım siz de benim düşmanım değilsiniz. Türk halkı
saygı duyduğum bir halk. Annem kendisinin de vatanı olan bu ülkeyi çok
seviyordu." ifadelerini kullandı. Geçmişte yaşananlarla ilgili cehaletler
üzerinde oynamanın, yalandan daha iyisini hak eden gençlere haksızlık olduğunu
vurgulayan ünlü sanatçı, gençlerin önünü açmak gerektiğini aktardı.
10. Uluslararası İstanbul Open Karate Turnuvası
Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi'ndeki turnuvada 9 ülkeden
751 sporcu mücadele ediyor. Bayrampaşa Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi'nde
düzenlenen ve iki gün sürecek turnuvaya, 9 ülkeden 306 kadın, 445 erkek sporcu
katılıyor. Türk sporcuların yanı sıra Mısır, Rusya, Bulgaristan, Ermenistan,
Belarus, İran, Romanya ve Ukrayna'dan gelen 751 sporcu, yıldız, ümit, genç ve
veteran kategorisinde, 6 kata ve 26 kumite dalında madalya mücadelesi verecek.
Dâr-ül Harp’ten Dâr-ül İslam’a hicret
Ege Cansen E-mail: net@sozcu.com.tr
Her gün medyada Suriyeli, Iraklı, Libyalı, Pakistanlı,
Bang-ladeşli on binlerce Müslüman’ın, “ölmemek için, ölümü göze alarak”
Müslümanların idare etmediği ülkelere göç ettiğini okuyoruz. Bu Müslümanlar
oralara cihat için gitmiyor. Tam aksine, ülkelerindeki cihattan (?) kaçıyorlar.
Canlarını, ırzlarını ve mallarını, Müslümanların egemen olduğu ülkelerdeki
Müslümanların tecavüzlerinden kurtarmak için hicret ediyorlar. İnsanca yaşamak,
çocuklarını güven içinde büyütmek ve yeni vatanlarının zenginliğini paylaşmak
istiyorlar. Üstelik şunu biliyorlar ki, yeni vatanlarının gayrimüslim halkının
önemli bir kısmı, hatta çoğunluğu, Müslümanları sevmiyor. Ama onlara
güveniyorlar. Onların vicdanen bağlı olduğu Hristiyanlık değerleri gereği,
kapılarını pek de hoşlanmadıkları bu Müslümanlara açacaklarından eminler.
Müslümanlar, Hristiyan ülkelere oralar “Dar-ül İslam” diye kapağı atıyor. Ne
yaman çelişki bu Yarap!
Yazının Devamı: http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/ege-cansen/dar-ul-harpten-dar-ul-islama-hicret-926485/
Aklın Yolu Bir…
Ruhan Odabaş / ruhan.odabas@gmail.com
Hukuk okumuştu. Kendi insanına, yasaların kendisine
verdiği hakları eşit olarak dağıtmaya çalışan, dürüst, namuslu ve eskiden bizim
insanımızın çok güvendiği yargı çalışanlarından biriydi… İstedim ki, Türkiye’de
böyle yargıçlar, böyle hukuk adamları da var, bilesiniz…“Hep düşman bilsek de
Yunanlılar ve Ermeniler uzun süre Türklerle birlikte yaşamıştır. Hatta
Ermeniler için en sadık millet anlamında “milleti sadıka” denmiştir. Batı,
zamanla bu iki milletle bizi kavga ettirerek güçsüz düşürmüş sonuçta
topraklarımızı işgal etmiştir.” diyordu… Düşünüyorsunuz; Ege’nin, şu anda tüm
dünyanın ilgisini çeken tarihi yerleri kimin kalıntılarıdır?” Anadolu’nun çok
yerinde birlikte yaşayan Ermeni ve Türk halkının kalıntılarını nasıl yok
sayacaksınız? Demek ki bu yargıç arkadaşımız böyle düşünmekte haklı.
Özetle der ki;
“Kardeşçe yaşayabilirdik!”
6/7 Eylül'ün bilinmeyen fotoğrafları ilk kez Türkiye'de
Dimitrios Kalumenos'un arşivi ilk kez Türkiye’de… 6/7
Eylül 1955 yılında başta İstanbullu Rumlar olmak üzere Müslüman olmayan
toplumlara karşı yapılan pogromun 60. yıldönümünde İstanbul’da yaşanan yıkımın
bugüne kadar Türkiye’de yayımlanmamış fotoğrafları, “Patriklik Fotoğrafçısı
Dimitrios Kalumenos’un objektifinden 6/7 Eylül 1955” kitabında ilk kez bir
araya getiriliyor.
Yakın Tarihin Utanç Sayfalarından Bir Sayfanın 6-7 Eylül 1955 olaylarının 60.yılı
Dr. mad. Sarkis Adam
1955’de zamanın Türkiye' sinde iktidar partisi Demokrat Partinin
yanlış, hatalı politikası ve yönetimi sonucunda oluşan ve gittikçe kötüleşen
Ülke ekonomisi, Ülkenin dış politikada kaybettiği saygınlık, halk arasında
huzursuzluk, gerginlik, iktidara karşı güven ve itibar kaybı yaratmış, buna
karşılık muhalefeti daha güçlü duruma getirmişti. Bu arada Kıbrıs sorunu
Türkiye kamuoyu gündemine oturmuş, iktidarın yandaş basını halkın milliyetçi
duygularını ateşleyen "Kıbrıs Türk'tür" sloganlarını manşet yaparak, gündemi
çarpıtıyor halkı galeyana getirmeye çalışıyordu.
Kürtlerin ve Ermenilerin hafızasında Kirvelik geleneği
Namık Kemal Dinç /Tarihçi
1915 öncesi Kürt-Ermeni ilişkilerine dair az bilinen
hususlardan biri farklı gruplar arasında "sanal akrabalık" ilişkileri
kuran kirvelik geleneği. Ermeni soykırımına dair Diyarbakır bölgesindeki
toplumsal hafızayı ele alan "Yüz Yıllık Ah, 1915 Diyarbekir"
kitabının Adnan Çelik'le birlikte yazarı olan Namık Kemal Dinç ile kirveliğin
anlamı, Kürtlerin ve Ermenilerin hafızasındaki yeri ve toplumsal işlevi ile
ilgili konuştuk.
Atalarının izlerini sürecekler
Türkiye ve Ermenistan'dan 20 genç, 1915'teki olaylarda
Anadolu'dan göç eden Ermenilerin geçtiği güzergahları ziyaret edecek. 1915
olaylarının 100. yılı kapsamında Türkiye ve Ermenistan'dan 20 genç, olayların
yaşandığı tarihte Anadolu'dan göç eden Ermenilerin güzergahlarını gelecek hafta
ziyaret ederek sözlü tarih çalışması yapacak. Almanya'da uluslararası bir
yetişkin eğitimi kuruluşu olan DVV International'ın hazırladığı
"ActingTogether- Beraber Davranmak" projesi, Almanya Dışişleri
Bakanlığının mali desteğiyle, Türkiye'de Tarih Vakfı'nın ve Ermenistan'da
Etnolojik Araştırmalar Merkezi Hazarashen'ın ortaklığında hayata geçiriliyor.
14. İstanbul Bienali 5 Eylül’de Başlıyor
14. İstanbul Bienali, 5 Eylül-1 Kasım tarihleri arasında
ücretsiz olarak gerçekleşiyor. “Tuzlu Su: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori”
temalı Bienal’de 36 mekânda 1500’ün üzerinde eser, 1 Kasım’a kadar
gezilebilecek.
Hrant Dink Davası
Mahkeme Yeniden TÜBİTAK'a Sordu: Siyah Pantolonlu Osman
Hayal mi? Yeniden görülen Dink cinayeti davasının altıncı duruşmasında mahkeme
olay yeri görüntülerindeki siyah pantolonlu şahsın Osman Hayal olup olmadığını
yeniden TÜBİTAK'a sormaya karar verdi. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Hrant Dink cinayeti davasının altıncı duruşması İstanbul 5. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde görüldü.
Azeri vekilden HDP'li Bakan'a tepki
Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Paşayeva
HDP'li Bakan'ın 'Ermeni Soykırımı' ile ilgili sözlerine tepki gösterdi... Seçim
hükümetinin HDP'li AB Bakanı Ali Haydar Konca'nın 'Ermeni Soykırımı' ile ilgili
"Bir katliam yapıldığı çok açık ve nettir. Bunu herkes kabul ediyor"
sözlerine Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Paşayeva tepki gösterdi.
Paşayeva, "Konca'ya sormak gerekir herkes dediğinde kimi kastediyorsun.
Çünkü Türkiye'nin kabul etmediği sözde soykırım hakkında "herkes kabul
ediyor " ifadesi çok ağır bir suçlamadır. Biz de kabul etmiyoruz ve
Konca'nın bizim yerimize de söz hakkı yok" dedi.
ANCA Grassroots Conference Returns in October
|
|
|
Սփյուռքի հիվանդություններն ու Նիսի քաղցկեղը
Կասկած չկայ, որ ֆրանսահայ համայնքի մաս կազմող Նիսի գաղութին մէջ,
մենք եւս կը տառապինք ձուլման, աւելի ճիշդ՝ ուծացման հիւանդութենէ: Եկող իւրաքանչիւր սերունդ քիչ մը աւելի կը հեռանայ հայութենէն,
այսինքն հայ ժողովուրդի պատկանելիութեան զգացումէն եւ կը վերածուի «ծագումով Հայ»ու,
հրաժարելով պարզապէս «Հայ» կամ «Ֆրանսահայ» բնորոշումներէն:
Historic Divine Liturgy Celebrated in Mexico City
The Diocese of the Armenian Church of Mexico was
transferred to operate under the jurisdiction of the Western Diocese in
November 2014 by the Pontifical Encyclical of His Holiness Karekin II, Supreme
Patriarch and Catholicos of All Armenians. Within those nine months, the
Diocesan Primate has made five pastoral visits to the Armenian community in
Mexico with the most recent being in April for the official opening ceremony of
the Armenian Genocide exhibition at the Museum of Tolerance in the nation's
capital Mexico City.
Erivan'da elektrik öfkesi dinmedi
© reuters/ Vahram
Baghdasaryan
Ermenistan'da elektriğe zam yapılmasına yönelik kararın
ardından haziranda başlayan protestolar yeniden alevlendi. Ülkenin başkenti
Erivan'da, hazirandaki protestolarda kurulan 'Hırsızlığa Hayır' hareketi birçok
kamu binasının bulunduğu Bagramyan Caddesi'nde toplandı. Elektrik zammı
kararının geri alınmasını talep eden göstericilere tazyikli suyla müdahale eden
polisin 6 kişiyi de gözaltına aldığı belirtildi.
NASHVILLE MISSION PARISH MARKS 20 YEARS
The mission parish of Nashville, TN, welcomed Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), as the community gathered to celebrate its 20th anniversary last month. A highlight of the two days of activities was the ordination of four altar servers—the first such service to be performed at the Nashville parish since its founding in 1995. On Saturday, August 8, Dr. Vardkez Mansourian, Armen Nadryan, and Stepan Oskian were ordained to the rank of acolyte. Razmig Kalanjian was ordained to the sub-diaconate.
Gökçeada’da Rum Lisesine İzin Verildi
Gökçeada’da Rum lisesi için gerekli izin önceki gün Milli
Eğitim Bakanlığı tarafından verildi. Bakanlığın geçen sene açılması için söz
verdiği ancak son anda izni vermeyerek iptal ettiği İmroz Özel Rum Lisesi’nin
açılışı 28 Eylül’de gerçekleşecek bir törenle yapılacak. Ekümenik Patrik
Bartholomeos ise 12 Ekimde düzenlenecek bir törenle yeni açılan Ortaokul ve
Lise binalarını kutsayacak.
Yurtdışındaki İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu
İstanbul Rum Toplumuna Karşı Pogrom
• İstanbul Rum Toplumu, 6 Eylül 1955 akşamı başlayıp 6
Eylül gecesi ve ertesi gün de (7 Eylül ) tüm şiddetiyle devam eden, önceden
planlanarak yürürlüğe konulmuş kitlesel bir saldırıya uğradı. Sayıları 100.000
varan saldırganlar, 40-50 kişilik gruplar halinde organize edilen merkezi bir
koordinasyon altında tahrip eylemlerini gerçekleştirdiler. Geçen yıllar bu
kitlesel harekatın Özel Harp Dairesi tarafından tasarlanarak
gerçekleştirildiğini ortaya çıkarmıştır (TBMM-Darbeler Komisyonu Raporu-Kasım
2012).
ՇՆՈՐՀԱՒՈՐԱԳԻՐ
ՇՆՈՐՀԱՒՈՐ ԸԼԼԱՅ
"ՄԱՐՄԱՐԱ" ՕՐԱԹԵՐԹԻ 76 ԱՄԵԱԿԸ
Ի՞նչ նշանականութիւն ունի օրաթերթի մը երկար
ապրիլի, եթէ այդ օրաթերթը իր ետին թողած տարիներուն ապրած է միայն իր գոյատեւման, ո'չ
թէ քիչ մըն ալ իր ընթերցողներուն և նաև իր ժողովուրդին համար։ Նշանակալից է հայատառ
"ՄԱՐՄԱՐԱ" օրաթերթի առաքելութիւնը և իր ընթերցողներուն բերած ծառայութիւնը,
որպէս մայրենի լեզուի դպրոց, հայ գիրի ու գրականութեան շտեմարան։
'PKK'lıların hepsi Ermeni!'
Iğdır’ın Karakoyunlu ilçesinde hain saldırı sonucu şehit
düşen polis memuru Olgun Kurbanoğlu’nun cenaze törenine katılan bir vatandaş,
"Bu PKK’lıların hepsi Ermeni, kendilerini saklıyorlar. Ben Kürdüm,
Müslümanım ama ben Ermeni değilim" diye haykırdı. (Senin de sana bunu söyletenlerin de başına Ermeni kadar taş düşsün. HYETERT)
Venedik Film Festivali kapılarını 'Everest' ile açıyor
Sinema dünyasının önde gelen festivallerinden Venedik
FilmFestivali'nin açılış filmi, İspanyol-İzlandalı Baltasar Kormakur'un
yönettiği 'Everest' oldu.
Fotoğraflarda soykırım: Der Zor yollarından geçen düğün fotoğrafı
Ermeni Soykırımı’nın tarihine dair on binlerce belge
bulunuyor. Ermeni Soykırımı yıllarında yabancı ve Ermeni fotoğrafçıların
çektiği yüzlerce fotoğraf katliamın kanıtıdır. Her geçen yıl Ermeni Soykırımı
ve sonuçlarını kanıtlayan yeni fotoğraflar ortaya çıkıyor. Ermeni Soykırımı
Müze-Enstitüsü ‘Ermeni Soykırımı hakkında 100 fotoğraf hikayesi’ başlığı
altında katliamın fotoğraflarını bir araya topladı. Fotoğrafların bir kısmı
ArmenianGenocide100.org devamlı olarak sunuluyor.
‘Soykırım demedim’
Avrupa Birliği Bakanı Ali Haydar Konca, dün HDP Genel
Merkezi önünde Bakanlar Kurulu toplantısı öncesi soruları yanıtlarken, 1915
olaylarıyla ilgili sözlerine açıklık getirdi. Konca, şunları söyledi: “Ben
kesinlikle soykırım lafını kullanmadım. Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu
döneminde ya da Cumhuriyet döneminde yapılmış bütün iş ve işlemleriyle
yüzleşmesi gerekiyor. 1915’te bir şeyler olmadı mı? Ermeniler nereye gitti?
Onun tanımlaması, niteliğinin ne olduğu konusu elbette araştırmayı gerektiren
bir konudur. Ama karşılıklı da olsa, tek taraflı da olsa bir öldürme olduğunu
ve bunun katliam olduğu bir gerçektir.
Fener Rum Patrikhanesi'nde 140 Din Adamı Ayine Katıldı
Haber: Gülseli Kenarlı - Kamera: İdris Tiftikci /
İstanbul DHA
Fener Rum Patrikhanesi'nde her yıl 1 Eylül'de düzenlenen
kilise takviminin başlangıcı ayini yapıldı. Fener Rum Patrikhanesi'nde
düzenlenen ayini Fener Rum Patriği Bartholomeos yönetti. Ayine, Fener Rum
Patrikhanesi'nin istişare toplantısı kapsamında İstanbul'da bulunan
patrikhaneye bağlı 140 civarında metropolit, başepiskopos ve episkopos ile
vatandaşlar katıldı.
‘Güvercin tedirginliği’
Aylin Ünal
Nuran Akkaya, bu topraklarda tarihi olan Ermenilerin
unuttuğumuz, belki de aklımıza bile getirmediğimiz hikâyelerini Alef
Yayınları’ndan çıkan ‘Ermeniler’ isimli fotoğraf kitabıyla bizlerle paylaşıyor.
Proje koordinatörlüğünü Haluk Çobanoğlu’nun yaptığı kitap; Ermenice, İngilizce,
Türkçe ve Fransızca olarak bir arada metinlerle destekleniyor. Kökleri sekiz
yıllık incelikli bir çalışmaya dayanan Ermeniler kitabı bize, portreler
üzerinden kişisel hikâyeleri aktarıyor… Çocukken, sokakta oyun oynarken,
ebeveyni tarafından “Aman çocuğum adını sakın söyleme, Ermeni olduğunu sakın
söyleme” yönergesi ile büyümek zorunda kalan bir neslin, hayatta kalabilmek
için çok ciddi mücadeleler veren kişilerin torunları olan günümüz Ermenilerinin
bu topraklardaki yaşam mücadelesi ne yazık ki kolay olmuyor.
Süryani Temsilciler Beşiktaş’ta Barış İçin Güvercin Uçurdu
Süryani Ortodoks Kilisesi Patrik Vekili Temsilcisi Abuna
Fetros Gülçe ise, “İnsanlar her zaman için huzur ve mutlulukla beraber refaha
taşınmış. Dolayısı ile de yüce Tanrı’nın bereketine ve esenliğine mazhar
kılmıştır. İnsanlık aleminin geleceği için en önemli ve en değerli günlerden
biri olarak hatırladığımız Dünya Barış Günü vesilesi ile çatışmaların son bulup
çatışma ve istikrar ortamının tesisi yolunda sağduyu sahibi herkesin üzerine
düşen görev ve sorumluluk bilincinde hareket etmesini temenni ediyoruz. Dünya
barış gününde insanlığın esenliği için evrensel barışa hep beraber kucak açıp
dünyamızın ve özelliklede ülkemizin ve coğrafyamızın barış için ve barış içinde
yaşaması için gönülden dua ediyoruz” diye konuştu.
Türkiye’de çekilen ilk uzun Ermeni tehciri filmi
1915 yılında yaşanan Ermeni tehciri, yaşanan acılardan
bir asır sonra iki küçük çocuğun gözünden “Yitik Kuşlar” adıyla sinemaya
uyarlandı. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla, Kara Kedi
Film’in yapımcılığında Aren Perdeci ile Ela Alyamaç’ın yazıp yönettiği “Yitik
Kuşlar”, Ermeni tehciri üzerine Türkiye’de çekilmiş ilk uzun metrajlı film olma
özelliğini taşıyor.
Kızılbaş Dergisi Yönetiminden Açık Mektup
Değerli Gönüllü Abonelerimize Açık mektup
Rıza Yayınevi
Ali Adıgüzel - Ali Ülger
1 Eylül 2015
Kızılbaş Dergisini 50 sayı düzenli olarak internetten PDF
dosya olarak yayınlandı. Tüm abonelerimize gönderdik. Kızılbaş Dergisini İstanbul’da yazılı basına geçiş
yaptık. Kurduğumuz Rıza Yayınevi bünyesinde daha geniş ve kalıcı faaliyetlere
başladık.
Ո՞ՒՐ ԵՆ ՄԵՐ ՂԵԿԱՎԱՐՆԵՐԸ
Խոր ցասումով եւ զայրոյթով դիտեցի Facebook-ի վրայ արձանագրուած
տեսաներիզը https://www.facebook.com/100004978396212/videos/517432198432722/ որ անգամ
մը եւս զիս կը տանի դէպի 1967-ի Միջին Արեւելքի նախապատերազմեան օրերը, երբ միաբանակից
եղբայրներուս հետ մեկնած էի Երուսաղէմ՝ օրուան
պատրիարք Եղիշէ Արք. Տէրտէրեանի հրաւէրով, մասնակցելու եկեղեցական արարողութեանց:
Millet-i hakime ve devlet Kürtlere ne diyor?
Ümit Kıvanç
Türk Millî Eğitimi, aile içi eğitim, mahalle tedrisatı ve
devlet dersi aracılığıyla Millet-i hakimeye kazandırılmış en önemli
özelliklerden biri, sıçrama'dır. Bulunulması gereken yerden bir adım öteye, okunması
gereken paragrafın bir altına, düşünülmesi gereken konunun hemen ötesine,
tartışma konusu tarihin az gerisine, az ilerisine... ama mutlaka sıçrama. Ermeni
soykırımı, meselâ, öncelikle bu yüzden tartışılamaz. Çünkü soykırımın planlayıp
yürütüldüğü aşama üzerine konuşmak bir türlü başarılamaz. Hep sonrasına
geçilir. Çünkü sonrasında Ermeni intikam eylemleri vardır ve planlı kitlesel
kıyım ve tehciri, malın mülkün zorla el değiştirmesini bunlarla meşrulaştırma
hamlesi oynanır. Maksat “ama ama!”larla yaratılacak kargaşada esas meselenin
gündeme gelmesini önlemektir. Bu, saldırgan, şirretçe bir üslûpla münasip dozda
birleştirildiğinde ortaya lezzetine doyum olmayan, bize özgü tavır çıkar.
(“İrlandalı alkollüydü”!). Öncesine sıçramak da sonrasına hoplamak kadar
geçerli yoldur, “Ermeni çeteleri”nden, bunların silahlı eylemlerinden
söz edilir. Fakat ne olmuş da bu çeteler kurulmuş, acaba birileri mi saldırmış,
buna bir türlü gelinemez. Can alıcı konu veya olgular, bir hışımla sabunlanan
kaygan yüzeyin üzerinde oradan oraya savrulurken, biz de meseleyi ele almaya
imkân vermeyecek noktalara sıçrar dururuz.
Musa Dağ'da 40 Gün Anma Etkinliği
Müzik, kilise etkinlikleri
ve geleneksel harissa yapımı.
Eylül 5 (Cumartesi) , 10:00
- Eylül 6 (Pazar) , 10:00
California, ABD FresnoCounty Barış
Çalışanları Eğitim Alanı, 7633 N. Weber Caddesi
Süryani Kadınlar IŞİD'e Karşı Kadın Savunma Birlikleri Kurdu
Süryani kadınlar, Suriye’de IŞİD’e karşı Bethnahrin Kadın
Savunma Birlikleri’ni kurdu. Kuruluşlarını “Bethnahrin Kadın Savunma Birlikleri
Olarak Halkımızı ve Dünya Kadınlarını Selamlıyoruz” başlıklı deklarasyonla
açıklayan Bethnahrin Kadın Savunma Birlikleri, “Biz,
Asuri-Arami-Keldani-Süryani kadınları olarak IŞİD’in barbarlığını vatanımızdan
yok etmek maksadıyla askeri bir örgütlenme kurduk” dedi.
Sarkisyan DKC’nin ilanının 24. yıldönümü kutlama etkinliklerinde
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün 1 Eylül’de
Stepanakert’te Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin Bağımsızlık ilanının 24. yıl dönümü
kutlama etkinliklerine katıldı.
Hemşinliler; Fırtınada Doğan Halk
Yazı: Mustafa Alp Dağıstanlı
Hemşinliler, kökenleri ne olursa olsun, sadece
Türkiye’nin değil, dünyanın ilginç topluluklarından biri… Peki, nereden
gelmişler? Bu konuda birçok varsayım var. En iyisi bu çetrefil hikâyeyi genel
hatlarıyla özetleyelim: Araplar 7. yüzyıl ortasında Ermenistan’ı istila etmiş
ve Kuzey Kafkasya’ya doğru yayılmıştı. Ermenistan’daki Arap valisi 8. yüzyıl
sonuna doğru, baskıcı ve şedid politikalarına zaten ağır olan vergi yükünü daha
da arttırmayı ekleyince, Prens Shapuh Amatuni ve oğlu Hamam önderliğindeki
kalabalık bir grup Ermeni, 789-90’da Aragatsotn kantonundaki yurtları
Oshakan’dan göçüyor. (Bunların 12 bin kişi oldukları rivayet ediliyor ama
gerçek tarihçiler bu sayının, istatistiki bir veri olmadığını, göçen nüfusun
çokluğunu belirtmek için sembolik bir anlam taşıdığını söylüyor.) Bugünkü
Ardahan’ın ilçesi Göle’ye geliyorlar ama Arap birlikleri de peşlerinde. Bunun
üzerine Bizans hâkimiyetindeki Pontus bölgesine yöneliyorlar. Bizans İmparatoru
VI. Konstantin, onları Fırtına Havzası diyebileceğimiz bölgeye yerleştiriyor…
Polonya'da Ermeni Soykırımı 100. yılı anma konseri düzenlendi.
Polonya'nın Bialistok şehrinin Opera ve Filarmoni konser
salonunda Ermeni Soykırımı 100. yılı vesilesiyle büyük anma konseri düzenlendi.
Konser, Polonya Kültür ve Milli Miras Bakanlığı tarafından düzenlenen
''Şarkiyat kültürü'' programının kapsamında yapıldı. Konserde Pdlavske
Operasının Senfoni orkestrası ve ''Clezmafor'' topluluğu Ermeni ünlü
bestecilerin eserlerini sunacak.
''Miss Planet 2015'''te Ermenistan temsilcisi, Ermeni geleneksel kıyafetleri giyecek
''Miss Planet 2015'' güzellik yarışmasında Ermenistan'ı 17
yaşındaki Dayana Davtyan temsil edecek. ''Miss Planet 2015''te Ermenistan'ı
temsil etmesinden dolayı mutlu olduğunu söyleyen Dayana Davtyan, yarışmaya
Ermeni geleneksel kıyafetleri (taraz) giyecek.“Miss Planet 2015” Tiflis'te düzenlenecek. Tüm dünyanın
güzelleri Eylül'ün 6-13'ünde ilk kez Gürcistan’da düzenlenecek “Miss Planet
2015” güzellik yarışmasında katılmak için Gürcistan'a gidecekler.
Ya HDP barajı geçemeseydi?
Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
HDP barajı geçti ama Çözüm Süreci donduruldu ve biz yine
bu vahim tablo ile karşı karşıyayız. Ne var ki iki durum arasında temel bir
fark var. Soru Kürt meselesi bağlamında geldiğimiz dönemeçte meşruiyetin
kaynağının ne olduğudur. Söz konusu ölçüt ateşkese bağlı kalmaktan ibaret… Çünkü
artık silahsız ortamda siyasetle elde edilemeyecek bir hak yok. Eğer HDP Meclis
dışı kalsaydı, AKP Çözüm Süreci’ne sahip çıktığını söylese bile ateşkesin
ihlalinin sorumluluğunu taşımak zorunda kalacaktı. Oysa şimdi Çözüm Süreci’ni
kenara koyduğunu deklare etse bile ateşkes ihlalinin sorumluluğu PKK’da. Çünkü
Çözüm Süreci için ateşkes gerekli koşul ama tersi geçerli değil. Çözüm Süreci
siyaset alanının konusuyken, ateşkes siyaset imkanını yaratan durum… Kısacası ‘kader’ AKP’nin meşruiyet zeminini
zedelemeden bir siyasi geri adım atmasına imkan tanımış oldu. PKK ise siyaset
imkanını yakalamışken kendi meşruiyet zeminini ortadan kaldıran bir hamle
yaptı…
Günümüzde sol ne anlama geliyor?
Haşmet Babaoğlu
Bugün... Bu çağda... Günümüzde... Sol, esaslı olarak tek bir işlev ve anlam
taşıyor. Seküler kültür; yani modernitenin "ruhsuz" iktidarı
sol siyasetin sırtında ilerliyor. Merhametini kaybetmiş dünyada vicdanın sesi olmak; ürkünç
kalabalıklara karşı "seçkin birey"in savunucusu olmak falan hep işin
vitrini. Kapitalizmin efendileri solu sekülerizme hamallık etsin diye
kullanıyor… Sol adına verilen onca kavga gürültü, çekilen onca acı gerçekte ne
adalet, ne demokrasi, ne özgür kimlik, ne de antikapitalizm mücadelesine
dayanıyor! Bu kavramların hepsine yazık oluyor. Esas hikâye seküler hayat tarzı... O da beach club'larda
yan gelip yatarak korunacak değil ya...O hayat tarzına bütün varlığını yatıran
küresel kapitalizm, korumak için sahaya solcuları sürüyor. Keşke bunu bilsek de
en azından birbirimizi aldatmasak!
Böyle gitmez
Salih Pişkin
İslam coğrafyası tam bir keşmekeş içinde, tam olarak orta
çağı yaşıyor. İlmen, fikren ve dinen iflas etmiş vaziyette… Bu niye böyle
oluyor? Hıristiyan dünyası bu denli barış ve huzur içinde yaşarken İslam
dünyası bu enformatik çağda bu denli keşmekeş içinde nasıl kalabiliyor? Bunun
temelinde bilgisizlik var. Eğitimsizlik var. Kültür emperyalizmi var. Taa Emevilerden
beri gelen dinin siyasi saiklerle irdelenmesi var. Vasıfsız idarecilerin manipülasyonları
ve yanıltmaları var. Korkunç bir çöküşün enkazı var. Şu anda hiçbir İslam
ülkesinde yönetimler meşruiyetini halktan almamakta, gizli ya da açık bir
şekilde güdümlü hareket etmektedirler.
Greetings to All Concerned:
In this 21st Century of global communication, what
happens in one county is immediately known to the whole world. Such was the
case, when the United States of America's
Supreme Court ruled in favor of homosexual [LGBT] same-sex couples to engage in sins of gross immorality, to include
same-sex marriage. Many Trinitarian Believing Christians in the US are unaware
of the true meaning of what the Court's ruling means for the Christian Church,
everywhere.












































