Etiketler

Ո՞ՒՐ Է ԵՐԻՏԱՍԱՐԴՈՒԹԻՒՆԸ


Մամուլի մէջ  կարդացի որ Արեւմտեան թեմի Ազգային երեսփոխանական ժողովը իր 41րդ նստաշրջանը գումարած է Ուրբաթ եւ Շաբաթ, Ապրիլ 19-20ին, Ֆրեզնոյի Ս. Երրորդութիւն մայր եկեղեցւոյ յարկին տակԱնմիջապէս հետաքրքրութիւնս գրաւեց հաղորդագրութեան հետ դրուած նկարը, զոր նոյնութեամբ կը վերարտադրեմ այստեղ, ընթերցողներուն ուշադրութիւնը անգամ մը եւս սեւեռելու համար այս կարեւոր իրողութեան վրայ:  

Eruh'ta Ermeni kilisesi yurt yapılıyor

Tarihi Kilisesi’nin taşlarını inşaatta kullanmışlar… İHD Siirt Şubesi, Eruh'ta Ermenilere ait kilise ve mezarlıkların tahrip edilmesine ilişkin yaptığı incelemede, Ermenilere ait tarihi Surp Hovhannes Yuhanna Kilisesi'nin arazisinde bir cemaat tarafından Eruh Belediyesi'nden imar izni alınmadan bir kız yurdunun yapımına başlanıldığını kaydetti. "Bu Ermeni halkının inanç ve yaşam hakkına tecavüzdür. Mevcut durum içerisinde sorumluluğu olanlar hakkında idari ve adli soruşturmalar başlatılmalıdır" denildi.

Ahmet Altan: Ecdadımız palavraları


Bizim "ecdadımız" dediğimiz halifelerimiz efendilerimizin, o "attan inmeyen" padişahlarımızın hemen hemen hepsinin dedesinin Hıristiyan olduğunu hatta bir kısmının da papaz olduğunu biliyorsunuz değil mi? Aranızdan bir kişinin, Başbakan da dâhil, Kanunî'nin dedesinin adını bilmediğine eminim. II. Bayezid diye öyle öyle bilgiç bilgiç gülümsemeyin, o babasının babası, annesinin babası kimdi? Peki, halife efendilerimizin sarayı Topkapı'nın bahçesinde neden bir kilise var? Peki, bizim ecdadımız dediğimiz Osmanlı'dan önceki atalarımız kimler? Osmanlı kim peki? Osmanlı'nın Kayı Aşireti'nden çıktığını biliyorsunuz diyelim, Kayı Aşireti hakkında ne biliyorsunuz? Çok fazla bir bilginiz olamaz çünkü tarihte de çok fazla bir bilgi yok, Kayı Aşireti'nin varlığı bile kuşkulu.

Batman-Bişerili Ermeniler


Eyyüp Güven
İlçemizin kuruluşundan günümüze kadar sürekli iç içe yaşadığımız ve hiçbir zaman ayrı bir millet olarak görmediğimiz, adeta vücudumuzun beş duyusu kadar önemli olan unsurlardan biri Ermenilerdir. Dünya tarihinde, bugün hâlâ yeryüzünde yaşayan en eski kavimlerden biri olan Ermenilerin tarihi ve geçmişlerinden ziyade, onların ilçemizdeki var oluşları ve ilçemizde yaptığı çalışmalar ve yenilikler hiçbir zaman azımsanamayacak düzeydedir.

Acef Continues to See Steady Growth

The Armenian Church Endowment Fund has continued to see steady growth throughout 2012, and remains at the heart of investment strategies for parishes across the Diocese. Thanks to its uninterrupted annual distribution, the fund helps parishes maintain vital programs that benefit ministry, youth and the elderly, as well as look forward to future projects.

Turkey Should Acknowledge The Armenian Genocide

By: Yavuz Baydar for Al-Monitor Turkey Pulse
Human rights activists hold up pictures of Armenian victims at Taksim Square in central Istanbul, April 24, 2013, during a demonstration to commemorate the 1915 mass killing of Armenians in the Ottoman Empire. (photo by REUTERS/Osman Orsal)

2015 թ.` 100-ամյա տարելիցի սինդրոմի շուրջ

Ինչպես «Ակունքի» խմբագրությունը նախապես տեղեկացրել էր, այսօր, ժամը 14:00-ին հանդիպում էր կազմակերպվելու թուրք հայտնի պատմաբան Սայիթ Չեթինօղլուի հետ: Սակայն Չեթինօղլուն հարկադրված է եղել հարգելի պատճառներով ավելի վաղ հեռանալ Հայաստանից, որի համար այսօրվա հանդիպումը չի կայանա: Հայցելով հանդիպմանը մասնակցելու բոլոր ցանկություն ունեցողների ներողամտությունը` ստորև թարգմանաբար ներկայացնում ենք Չեթինօղլուի այն ելույթը, որ նա պետք է այսօր ունենար Արևմտահայոց հարցերի ուսումնասիրության կենտրոնում:
Սայիթ Չեթինօղլու

Diocese Helps Mark 50th Anniversary of “Letter From Birmingham Jail”

It was a letter written by a young pastor, at a time of trial, 50 years ago. And this month it received a special response. Leaders of the ecumenical group Christian Churches Together gathered in Alabama on April 14-15 to formally respond to the "Letter from Birmingham Jail"—one of the most important documents written by the Rev. Martin Luther King, Jr. The Very Rev. Fr. Aren Jebejian, pastor of the St. Gregory Armenian Church of Chicago, took part in the ecumenical event, speaking on behalf of Orthodox Christian communities.

Hartford Parish Celebrates Pastor’s Milestone

On Sunday, April 14, parishioners of St. George Church of Hartford, Conn., gathered to celebrate a special milestone—the tenth anniversary of the ordination of their pastor, the Rev. Fr. Gomidas Zohrabian, to the holy priesthood of the Armenian Church.

Dünya Dans Günü Kutlu Olsun


Dünya Dans Günü veya Uluslararası Dans Günü, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO ortağı STK Uluslararası Dans Komitesi tarafından 1982 yılında tanıtılmıştır ve her yıl 29 Nisan'da kutlanmaktadır.

Papaz Doğum: Metropolitlerimiz serbest kalmadıkça bayram kutlamayacağız


Antakya Ortodoks Kilisesi papazlarından Dimitri Doğum, kaçırılan metropolitleri Pavlus Yazıcı ile Yuhanna İbrahim serbest bırakılmadığı takdirde Paskalya Bayramı'nı kutlamayacaklarını açıkladı

Kimlik önerisi

Ali Bulaç
Her ne kadar gayrimüslimler “azınlık” kategorisinde ayrı tutulduysa da, bu statü onlara mutluluk getirmedi. Osmanlılar zamanında özerk cemaatler iken, hukukun batılılaştırılmasıyla “azınlık derekesi”ne düşürüldüler. “Azınlık” onların psikolojik gettoları ve mahrumiyetlerinin sebebi oldu...  Benim önerim şu: Gayrimüslimler dışındaki bütün etnik gruplar ve kavimler Müslüman’dır. Gayrimüslimleri de diğerleriyle “eşit yurttaş” kabul etmek şartıyla “İslam” üst kimlik seçilir. Buradaki “İslam” Müslümanlara bakan yüzüyle “din kardeşliği”, gayrimüslimlere bakan yüzüyle “hukuk temelinde eşitlik ve yurt birliği” anlamında kullanılır. Tarihte görüldüğü üzere İslam üst kimliği gayrı Müslimleri Müslüman yapmaya veya Müslüman gibi yaşatmaya mecbur etmez. (Sosyolojik azınlıkların hukuki azınlık olmalarında bir sorun yok. Sorun cemaatlerin tüzel kişiliği tanınmadığı için özerk cemaatler oluşturulamaması. Sorun azınlık haklarında değil. HYETERT) 

Abhazya Demiryolu Sorunu: Gürcistan’ın Stratejik Çıkarları Ve Gerçekler


Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın 11 Mart’ta, Rusya gezisinden birkaç gün önce Abhazya’nın Başkanı Aleksandr Ankvab’ın da Rusya’ya gezi düzenlemesinin bir rastlantı olmadığına ilişkin çeşitli görüşler dile getiriliyor. Bu takdirde, Gürcistan’ın meseleye nasıl yaklaştığı oldukça önemlidir. Gürcistan, toprak bütünlüğünün sağlanmasından sonra Abhazya demiryolunun açılmasının mümkün olduğunu bildirse de, toprak bütünlüğünün sağlanması mümkün görünmüyor. Gürcistan’ın Rusya ile sadece ekonomik ilişkilerin kurulmasına karşılık, Abhazya demiryolunun açılmasına izin vermesi İvanişvili hükümetinin çöküşü ile sonuçlanabilir.

Ermeniler İncirlik davasını kaybetti


ABD’de üç Ermeni’nin 100 milyon dolarlık İncirlik davasında karar çıktı. Hakim, ‘Dava siyasi, mahkemenin işi değil’ dedi. Davacılar bu kez Antep’teki müzeyi delil gösterdi.ABD’de yaşayan üç Ermeni’nin 2010′da California’da açtığı dava, uzun mahkeme sürecinin ardından sonuçlandı. Adanalı Osmanlı vatandaşı Dikran Efendi ile Kalina Hatun’un torunlarının 4 parsel arazi için Türkiye Cumhuriyeti, Merkez Bankası ve Ziraat Bankası aleyhinde açtığı davaya bakan ABD’li yargıç Dolly M. Gee, ‘Siyasi Doktrin’ gerekçesiyle Türk tarafının ‘Mahkeme bu konuda yetkili değildir’ iddiasını yerinde gördü.

300 yıllık Süryanice kitap ele geçirildi


Van'da polis tarafından gerçekleştirilen operasyonda, 300 yıllık olduğu belirtilen Süryanice kitap ele geçirildi.

Oryort Agavni’nin yetimhanesinde yeniden kurulan hayatlar


Nadya Uygun
Viktorya, Tokat’ta annesi, ba  bası, küçük kardeşi Hagop ve bekar halası Maritsa ile yaşamaktadır. Aile Tokat’ın  dışında Çengel boğazı denen mevkide bir han-otel işletmektedir. Adı, Çengel Han’dır..  Bir serin sonbahar sonu akşamı, birtakım insanlar gelip Babası Hacadur’u  götürürler. Bu, babalarını son görüşleri olur… Neye uğradıklarını anlamadan, iki gün sonra evlerini terk edip yola revan olmaları emredilir. Genç bir kız olan halası Maritza’yı Türk komşular sahiplenip saklar.

Türkiye tarafından ceza ödenmesi için platform kurulacak

Fransa Ermeni Meseleleri Bürosu ve Ermeni Meseles Komitesi, 1915 yılında  Ermeni Soykırımı esnasında Ermeni halkına verilen zararın Türkiye tarafından tazminini hedefleyen bir platform kurulması yönünde ortak  duyuruda bulundu...« Fransa Ermeni Meseleleri Bürosu ve Ermeni Meselesi Komitesi, iki katolikosun insiyatifini tamamıyla desteklemektedir; bu bildirinin devamı olarak dünya üzerinde faaliyet gösteren tüm «Ermeni Davası» (Hay Dat) kuruluşları Ermeni halkına tazminat ödenmesi yönünde platformlar kuracaklardır, şu anda bu yönde uluslararası uzmanlarla çalışmaktalar. Biz Ermeni Soykırımının yüzüncü sene-i devriyesine kadar  Türkiye’nin Ermeni halkına verilen zararın tazmini sürecinde tüm çabayı hayata geçireceğiz, bu Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin istikrar, barış ve gelişimi için tek araçtır.»

Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?


Şeyma Kısakürek Sönmezocak
Son yazdığım yazıdan ötürü benim Ermenilere çalıştığımı iddia edenlerden tutun da, beni aşağılama kaygısıyla “Ermeni'sin” diyenler oldu. Bu mantıkla konuşan ve bir kimliği aşağılama taktiğiyle konuşan hiçbir zavallı benim muhatabım olmaz ve olamaz. Rabbinin, “İnsanları küçümseyip, yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme!” buyruğundan habersiz, içinde yaşadığı ve bir türlü yüzleşemediği acziyetinin hararetiyle, “tarihimizle yüzleşelim” demenin hissettirdiği kin ve nefretle konuşan hiç kimse muhatabım olamaz!

Ermeni diasporasından Türkiye'ye teklif

Ermeni lobisinin en güçlü adamı Aleksi Gövciyan, Sadece ‘evet bir soykırım oldu’ denmesi yeterli. Bu kadar. Biz de sonra affederiz. Affetmek meselesi yanlış anlaşılmasın. Affedeceğimiz zaten bugünkü Türk insanı değil. Onlarla bir sorunumuz yok ki. Affedeceğimiz şey geçmişte yapılanlar. Türk tarihinin özel bir döneminden bahsediyoruz. İttihat ve Terakki dönemi ile bizim sorunumuz. Talat Paşa’nın, Enver Paşa’nın bunu planladığı söylenebilir. Elbette bir gün bu olursa, o zaman o kişilerin isimlerini taşıyan sokak ve caddelerin değiştirilmesi de gerekmez mi? Mesela Ankara’daki Talatpaşa Bulvarı. Düşünsenize Avrupa’da herhangi bir şehrin göbeğinde Goebbels meydanı olsa ya da Göring bulvarı. Şakasını bile yapamazsınız. (Göveciyan bütün diaspora ve Ermenistan adına konuşabilir mi? Bu tartışmalı. HYETERT)

International Genocide Conference


The Assyrian Center for Genocide Studies, the Armenian National Committee, and the Asia Minor and Pontos Hellenic Research Center invite you to attend a major international academic conference entitled The Ottoman Turkish Genocide of Anatolian Christians: A Common Case Study. The Conference will be hosted by the prestigious Illinois Holocaust Museum and Education Center in Skokie, Illinois, on May 10-11, 2013.

'Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni var'

Yusuf Uyanık/STAR Batman
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Batman’da yaptığı konuşmada, “Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni var. Biz bu kadar hoşgörü içerisindeyken Ermenistan'da bir tane Türk vatandaşı bulamazsınız. Onlar bizi mahkum etmeye çalışıyor, biz 100 bin tanesini besliyoruz.” dedi. (BBP Başkanının yanlış bilgilendirildiği açık. Türkiye'de 100.000 kaçak Ermeni olduğu sözünün yanlış olduğu, sayının 10-15.000 'i[i] geçmediği açıklandı. Ermenistan'da bir tane Türk Vatandaşı bulamazsınız sözü de başka bir yanlış. Her isteyen Türk kapıda vize alarak Ermenistan'a giriyor ve her zaman orada buluna Türk Vatandaşları var. HYETERT)

Güney Kafkasya: Üç Büyük Devletin Mücadelesinde Yeni Sayfa

Yazarlar, İran’ın Kafkasya’daki nüfuzunun Rusya’dan ziyade Türkiye’yi rahatsız ettiğini düşünüyor. Fakat aslında görünüm bundan daha karmaşıktır. Moskova bölgede kendinden başka bir jeopolitik gücün mevcut olmasını istemiyor. Mevcut durumda ise, bazı manevralar yapmak durumunda kalıyor. Rusya’nın Kafkasya konusunda Türkiye ve İran’la ilişkileri ekseninde, bu nedenle yeni açılar kendini gösteriyor. Bu bakımdan Türkiye-Rusya, Rusya-İran ve Türkiye-İran ilişkilerine bakarsak, düşündürücü hususlar görebiliriz.

Ermeni bilinçaltının kapıları mı açılıyor…


Prof. Dr. Sabri Eyigün
Türkiye'de yaşayan bir kısım Ermenilerin özellikle son bir yıl içerisinde sarf ettiği sözler, kamuoyunun büyük bir kısmını ciddi biçimde kaygılandırmaktadır. Konuşulanlar, yıllardır baskılanıp da dışa vurmayı bekleyen Ermeni kolektif bilinçaltının, kapılarını açtığı izlenimini veriyor. Bilinçaltında yatan önyargılar ve rahatsız edici düşünceler açılan kapıdan etrafa saçıldıkça, 1915 öncesi olaylarından dolayı Anadolu insanında Ermeni toplumuna karşı oluşan, ancak yok olmaya yüz tutan yargılar ve kaygılar da yavaş yavaş uyanmaya başlıyor. En temiz ve masum zihinlerde bile “acaba…?” sorusu cirit atıyor. Bunun en son örneğini, Ermeni Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan'ın bir yerlere mesaj gönderen haksız ve mesnetsiz sözleri oluşturdu. Ateşyan, bir kısım Ermeni'nin 1950'li yıllarda zorla Müslümanlaştırıldığını(!), dolayısıyla Türkiye'de Müslüman olarak yaşayıp da, gizli Ermeni olanların sayıca çok fazla olduğunu, bunların Hıristiyanlığa dönemediklerini, eğer dönerlerse ve devlet dairesinde çalışıyorlarsa işten atılacaklarını iddia etti. Sayın Patrik, eniştesinin  “eğer Müslüman olmazsan seni öldüreceğiz “ denilerek zorla Müslüman yaptırıldığı gibi bir suçlamayı da sözlerine ekledi.

Ermenistan için pazarlık

ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Türkiye'ye gerçekleştirdiği sık ziyaretlerde gündemin sadece İsrail ve Suriye olmadığı ortaya çıktı. ABD ile Ankara arasında Ermenistan ile Azerbaycan arasında sorun yaratan Karabağ konusunda yeni bir açılım gerçekleşebileceği konuşuldu. Ermenistan, Karabağ'da işgal ettiği 7 bölgenin en az birinden çekilirse iki ülke arasında çözüm başlayacağı konusunda uzlaşıldı. http://www.takvim.com.tr/Siyaset/2013/04/28/ermenistan-icin-pazarlik

1915 Ermeni soykırımında kötüler ve iyiler


AYŞE HÜR /  hurayse@hotmail.com» 
İttihat ve Terakki Cemiyeti, tehcir ve imhayı gerçekleştirirken, Kürt, Türk, Çerkes, Gürcü, Ermeni, Alevi, Sünni, Hıristiyan, Ezidi toplumları arasındaki gerilimleri ustaca kullandı. 24 Nisan 1915’te bir grup Ermeni entelektüelinin Çankırı ve Ayaş’a sürgünü ile sembolik olarak, 27 Mayıs 1915 tarihli ‘Savaş Zamanında Hükümet Uygulamalarına Karşı Gelenler İçin Asker Tarafından Uygulanacak Önlemler Hakkında Geçici Kanun’la resmen başlayan 1915 Ermeni soykırımı (niye böyle adlandırdığımı bir başka yazıda anlatacağım), esas olarak İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde (İTC) örgütlenmiş olan Türk milliyetçiliğinin, dağılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yerine Türk ulus devletini kurmanın ilk adımı olarak ülkeyi gayrimüslim unsurlardan temizleme ve sermayenin Müslümanlaştırılması/Türkleştirilmesi harekâtıydı.

Dün gibi, bugün ve yarın da insanlar olacaktır!

Raffi A. Hermonn
Sakın ama sakın, kalkıp
1.İyi güzel ama Ermeniler de Türkleri öldürdüler veya
2.Canım, geçmişte olan, karşılıklı öldürmeler vs olmuş, önümüze bakalım veya
3.Tarihi, tarihçilere bırakmak lâzım, zaten bazı tarihçiler şöyle diyor, diğerleri de böyle, bırakalım onlar kendi aralarında tartışsınlar gibi laflar sarf etmeyelim…
Zira inançlı olanlar için söyleyelim: Sakın ha, zira yukarıdan bakan var!
İnançsız olanlar için söyleyelim: Sakın ha, zira eninde sonunda aynaya bakacaksınız!

Assyrian Genocide Memorial Erected in France

By Benjamin Daniali, AssyriaTimes
The Assyrian Genocide Research Center (Seyfo) reports, an Assyrian Genocide Memorial is erected today in Arnouville, near Paris-France to send a strong message to Turkey’s shameful act of genocide of 1914 in which Turkey brutally wiped out and massacred its Christian population of three ethnic groups Armenians, Assyrians, and Greeks, what is commonly known as a forgotten Holocaust.

Ermeni Kültürünün Taş Tanıkları Ermeni Khaçtaşları .


Efsanelere göre, Ermeni Atalarının büyük babası Hayk, ölümünden önce soyuna, Ermenistan'daki kaba taşları düzeltip süsleyerek onlardan  sanat eserleri yaratmalarını talep etmiş. Ermenistan gibi dağlık coğrafyaya sahip ülkelerin dağlara, kayalara, hatta taşlara olan yakın ilgileri ve saygıları, onların bir özelliği olarak bilinmektedir: Onlar, taş ve kayaların mistik bir gücü ve kavramı temsil ettiği inanmaktadırlar.

Tunceli'nin yüzde 90 Ermeni iddiası


Bugün TV de Erkam Tufan ile Analiz programında Ermeni Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan önemli açıklamalarda bulundu. "Türkiye'de 100 binin üstünde gizli Ermeni var" iddiasında bulunan Ateşyan, Tunceli'nin yüzde 90'ının Ermeni olduğunu savundu... Arama Ateşyan, ama Hristiyanlığa dönmüyorlar çünkü dönerlerse devlet dairesinde çalışıyorlarsa işten atılacaklar. Komşusu rahatsız edebilir. Bunlar yaşanıyor, benim ailem orada halen Müslüman olarak yaşıyor Diyarbakır Silvan da benim ablamın çocukları var. Bazıları köklerine döndüler. Bunlar 1950'li yıllarda baskıyla Müslümanlaştırıldılar, dedi.

1915 Soykırımında Kürdlerin Sorumluluğu Nedir? Nasıl Bir Yüzleşme Olmalıdır?

Gencettin Öner
Kendi mağduriyeti için mücadele etmiş, ağır bedeller ödemiş bir toplumun, kendi üzerine sinmiş başka mağdurların kanının gölgesinde, hiç bir şey olmamış gibi yaşamına devam etmesi düşünülemez . Kürdleri temsil ettiği iddiasında olan bütün parti ve örgütlerin (Özellikle PKK-BDP ye büyük sorumluluklar düşüyor) 1915'te yaşatılan soykırımdan dolayı Kürdlerin aldıkları rol nedeniyle bu acılı toplumlardan Kurumsal olarak samimi bir özür dilemeleri şarttır . Şunu da biliyoruz ki; Kürtlerin büyük çoğunluğu bireysel olarak her platformda özürlerini sunuyorlardır fakat bunlar yeterli değil . Osman Baydemir'in, Abdullah Demirbaş'ın veya Ahmet Türk'ün özürleri anlamlı ve değerlidir ama yeterli değildir.

A century on, Turkey's Muslim Armenians come out of hiding

They dropped their language and religion to survive after the 1915 genocide, but close to 100 years on Turkey's "hidden Armenians" want to take pride in their identity. Some genocide survivors adopted Islam and blended in with the Kurds in eastern Turkey's Dersim mountains to avoid further persecution.

Ermenistan-AB İlişkileri

Dr. Hatem Cabbarlı
Ermenistan-AB ilişkilerinin hukuki altyapısını Nisan 1996’da imzalanan ve Haziran 1999’da yürürlüğe giren ‘İşbirliği ve Ortaklık Hakkında Anlaşma’ (Partnership and Cooperation Agreement-PCA) oluşturmaktadır. Bu belgeye göre AB Ermenistan’ın piyasa ekonomisine ve demokrasiye geçmesine yardım etmektedir. Bu antlaşmayla Ermenistan sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik, ticari, bilim ve eğitim alanlarında bazı reformlar yapsa da, genel olarak demokratikleşme sürecinde AB’nin talep ettiği standartları sağlayamamıştır.

ՀԱՅ ՄՇԱԿՈՅԹԻ ՔԱՐԷ ՎԿԱՆԵՐԸ ՀԱՅԿԱԿԱՆ ԽԱՉՔԱՐԵՐ:


Առանձնակի ուշադրութեան արժանի է Հայաստանի նման լեռնային երկիրներուն ժայռի,լեռի եւ նոյնիսկ ուղղակի քարի պաշտամունքը:Քառ եւ ժայռի կը վերագրուի առասպելական ուժ ու խորհուրդ:Կը պատմուի թէ,Հայկ Նահապետ իր մահէն առաջ,իր հետեւորդներուն պատգամած է որ, գեղազարդեն Հայաստանի մէջ տարածուած  կոշտ ու կոպիտ քարերը:

Diocesan Assembly to Convene Next Week


The 111th Diocesan Assembly, hosted by St. David Church of Boca Raton, FL, will convene on Thursday, May 2. The Assembly will be preceded by the annual Clergy Conference, which will be held from April 29 to May 1.

“Süryaniler İçin Seyfo’lar Bitmiyor”


Beyza Kural/  beyza@bianet.org
İHD’nin hazırladığı “1915 Öncesi Osmanlı’da Süryani Yaşamı” sergisini Seyfo’dan sonra Suriye’ye göç etmek zorunda kalmış yüz yıl sonra da Suriye’deki iç savaş nedeniyle yine göçe zorlanan Süryanilerle geziyoruz.

Türkiye ‘Ermeni soykırımını’ tanırsa ne olur?

Cenap Çakmak / Doç. Dr. Osmangazi Üniversitesi 
Türkiye ne yaparsa bu talebi kabul etmiş olur? Açık bir tanıma, özür vb. ifadeler de dâhil olmak üzere Türkiye'nin devlet olarak 1915 olaylarının soykırım olduğunu ima eder herhangi bir tutumu devlet sorumluluğunu da beraberinde getirebilir. Bir devletin tek taraflı kararları ve hatta açıklamaları kendisini bağlayabilir, yani hukuki sonuçlar doğurabilir. Yine mesela üst düzey bir devlet görevlisinin bir konuşması bile böylesine bir sonuca gidecek yolun ilk adımları olabilir. Herkes dilediğince özür dileyebilir; ama devlet adamları böylesi tercihi yaparken devleti sorumluluk altına sokacak bir süreci başlatabilirler.

2015 - Ermenilerle Helalleşme’/ Biraz Şairce Cahit Koytak:‘

Bir avuç yezit İttihatçının,
bir cinayet çetesinin torunları olduğumuzu kabul edip de,
onlar adına mı özür ve helalleşme dileyeceğiz?
Yoksa, peygamber ahlakına, yaratılış hukukuna, tevhit
inancına bağlı müminler, hanif seciye sahipleri olarak bizler,
bu canilerle; bu, zulüm ve kıyım sürecinin hiçbir döneminde
aynı yerde ve aynı safta olmadığımız, olmak istemediğimiz hâlde,
aradan hemen hemen bir yüzyıl geçmesine,
suçun büyüklüğünü, korkunçluğunu görmemize
ve suçluları tanımamıza rağmen, işlenen bir suç
ve suçun tescilli failleri yokmuş gibi davrandığımız,
yahut öyle davrananlara ses çıkarmadığımız,
suçluların yargılanması ve ihkak-ı hak için
kılımızı kıpırdatmadığımız için mi helallik isteyeceğiz?

24 Nisan’ı Paylaşmak

Defne Gürsoy
Bir 24 Nisan’da daha Taksim’deyim. Her yıl elimden geldiğince de burada olmaya gayret edeceğim. Çünkü Ermeni Soykırımını anmak için olunacak en anlamlı yer burası. Ve bir kez daha Fransa’dan can dostlarım bana, bize eşlik ediyor. Bu kez daha da kalabalıklar. Kendi ülkelerindeki anmalar yerine tarihimizin belki de en kara lekesini reddetmekten utanç duyan bir avuç Türkiyeli ile yan yana İstanbul’da durmayı tercih edenlerin sayısı giderek artıyor.

Yüzleşmeyi başarabiliriz

Serkan Ayazoğlu / Bülent Onur Şahin / Taraf
Doksan sekiz yıl önce, yaklaşık 1.5 milyon Anadolu Ermenisi katledildi, asırlık yurtlarından sürgün edildi. Aradan geçen zaman acıları dindirmedi. Soykırıma uğrayan Ermenilerin torunları, atalarının acısını hâlâ yüreğinde, belleğinde taşıyor. Aydınlar, sanatçılar ve gazeteciler, Ermeni Soykırımı’nın 98’inci yıldönümü dolayısıyla Taraf ’a acıları paylaşmak ve karşılıklı helalleşmek hakkında konuşmaya devam ediyor.

Dersim'iz Ermeni Tehciri

Şeyma Kısakürek Sönmezocak /Haber 7
Osmanlı İdaresince bu kadar titizlikle ve hak yenmeden yapılmasına dikkat edilen tehcirin nasıl bir katliama dönüştüğü de açıkça tahmin edilebilinir. Bilmeyenler için yeniden, ve bilenler için tekrar tekrar okunarak yer etmesi için tüylerimi diken diken eden bu müthiş diyaloğu tekrar paylaşıyorum. Büyükelçi Morgenthau'nun günlüğünden alınan, Talat Paşa arasındaki diyalog şöyledir. Talat Paşa ; "Üç Ermeni havalisini tahliye ettik bile; Bitlis, Van ve Erzurum'da hiç kimse kalmadı. Türklerle Ermeniler arasındaki nefret o kadar ziyade ki, irtibatı tamamen kestik …" der ve ekler; "Anadolu'nun hiçbir yerinde Ermeniler kalmayacak, onlar sadece çöllerde yaşayabilirler." "Büyük bir hata yapıyorsun." Dedim. "Evet hata olabilir, lakin pişman olacağımızı zannetmiyorum." Diye cevap verdi.

Bir Ermeni Ailesinin Yitik Geçmişine Tanıklıklar


Fotoğrafçı kardeşler Tsolag Dildilian ile Aram Dildilian'ın objektifinden koskoca bir ailenin soykırıma ve tehcire karşı hayatta kalma mücadelesi Tütün Deposu'ndaki sergide ziyaretçilerle buluşuyor... “Dildilian Kardeşlerin Objektifi’nden Bir Ermeni Ailesinin Yitik Geçmişine Tanıklıklar” Sergisi 26 Nisan - 8 Haziran arasında Karaköy Tütün Deposu'ndaki Depo'da gezilebilir.

"Soykırım, gerçeği tespit çalışması değil artık"


Bu tartışmayı tarihçilere bırakıp geleceğin nasıl kurulacağına odaklanmak gerektiğini savunan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, "Birileri sonsuza kadar soykırım diyecektir. Bu onları bağlar, biz de soykırım olmadığını söyleyeceğiz. Burada hesaplaşmaya dönüştürülmesinden kastettiğim, bunun bütün Ermeni diasporasının ve Ermeni kimliğinin resmi politikası haline getirilip, başka ülkelerin parlamentolarından karar çıkarmanın sürdürülmesi ve bunun uluslararası alanda Türkiye'nin köşeye sıkıştırılması anlamında bir manivela olarak kullanılması; problem orada ortaya çıkıyor. Yoksa, birilerinin ebediyen soykırım demesine yapacağımız bir şey yok, biz de soykırım olmadığını söylüyoruz. Ermeniler içinde de, Türkler içinde de farklı düşünceler olması gayet doğal...

TCA’dan Obama’nın 24 Nisan Açıklamasına Tepki

İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
Amerika Türk Koalisyonu (TCA), ABD Başkanı Barack Obama’nın her yıl 24 Nisan’da yaptığı “taraflı ve tarihi açıdan yanlış” açıklamanın tekrarlanmasından hayal kırıklığı duyduğunu açıkladı.

İnanç Özgürlüğü Girişimi ve Norveç Helsinki Komitesi (NHC) işbirliği

İnanç Özgürlüğü Girişimi Mart 2013 itibariyle çalışmalarına Norveç Helsinki Komitesi  (NHC) işbirliğiyle devam etmektedir. Türkiye’de herkes için düşünce, din veya inanç özgürlüğünün korunmasının iyileştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla yeni bir izleme ve raporlama projesine başladık. NHC:İÖG Düşünce, Din veya İnanç Özgürlüğünü İzleme Projesi bir insan hakları projesidir ve çalışmaları izleme, belgeleme, raporlama ve çözüm önerilerinin sunulması üzerine yoğunlaşacaktır. İlk raporumuzu Eylül 2013 tarihinde yayınlamayı planlıyoruz.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi, Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında bulundu

Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi (AK PA) bir dizi üyesi yayımladıkları bildiriyle Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında bulundular, bunun Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine katkıda bulunacağını kaydettiler. AK PA üyelerinin bildirisinde özellikle «Soykırımın tanınması bir akittir, bu insan onuruna saygı ve insanlığa yönelik suçların engellenmesine katkıda bulunmaktadır.

"Bilimsel" Ulusalcılık"

O halde ulusal solun ideologlarından Güler’in “bilimsel” tezlerine yakından bakalım. Birkaç hafta önce Habertürk’te Belkıs Kılıçkaya’nın sorularını yanıtlayan Güler’e göre sorun anayasa sorunu (tırnak içindeki tüm alıntılar Güler’e ait). “Ulusal devlet istiyor muyuz, istemiyor muyuz?” Nedir ulusal devlet? “Bir ulusal resmi dil üzerinden bütün siyasi, idari yaşamını kuran devlet”. Peki anayasal vatandaşlık? “Anayasal vatandaşlık ulusal devleti kırar” çünkü farklılıkları öne çıkaran bir siyasi sistem kurar. “Eğer kimliğimi yaşamak benim için siyasi hak … diyorsanız ulusal devleti reddettiniz demektir.” Bunun bizi götüreceği yer parçalanmadır, bölünmedir, Yugoslavya’daki gibi bir “mezhepler mezbahasıdır”.

Türkmenistan-Ermenistan'ın şaşırtan yakınlaşması

Türkmenistan lideri, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ı ülkesine davet etti.

Türkleri görünce ağlayacaktım

Tuğba Tekerek – Taraf  
82 yaşındaki Anahit Fransa’dan gelmiş. Neredeyse hiç durmaksızın anlatıyor: Soykırımı, kaybolan akrabalarını, geçmişini... Soyadını vermek istemiyor, küçüklükten beri bir korkuyla büyütülmüş, annesi “Ermeni olduğunu belli etme, Ermenice konuşma. Pencereden itiverirler, sonra da ‘düştü’ derler” diye tembihlermiş onu çocukken. Türkiye’ye iki haftalığına ziyarete geldiği Ermeni arkadaşı 24 Nisan anmasına gelmeye çekinmiş. “Ama Türkler nasıl bu kadar risk alıp da gelmişler” diye şaşkınlık içinde. Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Ozansoy’un mezarı başındaki anma için “Orada Türkleri görünce neredeyse ağlayacaktım” diyor... Fransa’dan gelen Ermeni Seta Papazian ise duygularını sorduğumda “Karışık ve yoğun, hem umutluyum hem üzgün” diyor ama bu duygu faslını kısa kesmek istiyor. “Biz siyasi amaçla buradayız” diyor ve anlatmaya başlıyor: “Burası bizim de vatanımız, Burada 1.5 milyon Ermeni öldü, biz kaybolan bir dünyayı anmaya geldik 21. yüzyılda Talat Paşa okulu olamaz, Talat Paşa Sokağı olamaz. Siz katilleri nasıl kahraman olarak sunabilirsiniz. Sizin kahramanınız mesela Faik Ali Bey olmalı.”

Kaçırılan Hıristiyan Din Adamlarından Haber Yok

Yaklaşık 1,5 aydır Hatay'da bulunan Suriye Halep Süryani Ortodoks Metropoliti Mor Grigoriyos Yuhanun İbrahim ile Rum Ortodoks Metropoliti Mor Grigoriyos Paulus Yazıcı, pazartesi günü sabah saatlerinde İskenderun'dan özel şoförleriyle Lübnan'a gitmek için Suriye'nin İdlip kentine doğru yola çıktı. İki din adamının yolu Suriye'de kimliği henüz belirlenemeyen kişi yada kişiler tarafından kesildi. Şoförü öldüren saldırganlar, 2 din adamını kaçırdı. İskenderun Hıristiyan Ortodoks Kilisesi Papazı Dimitri Yıldırım, dün Suriye'de silahlı kişilerce kaçırılan 2 din adamının serbest kaldığına dair haberlerin Şam'daki patrikhane tarafından doğrulanmadığını söyledi.

Çağrı: "Süreç", inkarcılığı Soykırım'ın 100. Yıldönümü'nden önce gömmelidir

Türkiye aylardır adı, hedefleri, perspektiferi ve uygulama biçimleri sık sık değişikliğe uğrayan bir "süreç" yaşıyor... Ancak, barış ve demokratikleşme hamlesinin "islam kardeşliği" temelinde yürütülmesi, Türk-İslam fütuhatı öncesi bu topraklarda uygarlıklar kurmuş ama Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde sürekli baskı, dışlanma ve aşağılanmaya maruz bırakılmış olan farklı kökenlerden ve inançlardan halklarımızın yine  dışlanmasından ve aşağılanmasından başka bir anlam taşımayacaktır. Bunun içindir ki, "süreç"in başlıca tarafları, yarın 98. yıldönümünü idrak edeceğimiz 1915 Ermeni ve Asuri Soykırımı'nı resmen tanıdıklarını, sayısı 1,5 milyonu bulan soykırım ve sürgün kurbanlarının ve ülkemizi terketmek zorunda kalan milyonlarca insanımızın gaspedilen tüm haklarının iade edilmesini taahhüt ettiklerini resmen açıklamalıdır,

Ermeniler'den Özür Dilemeliyiz

Hakan Albayrak
Binlerce veya on binlerce veya yüz binlerce masum Ermeni'nin hangi sebepten olursa olsun Müslümanlar tarafından hunharca katledilmiş olmasını katiyen mazur göremeyiz ve içimize sindiremeyiz. Mazur görememeliyiz ve içimize sindirememeliyiz. Yakışmaz, Rahmet Peygamberi'nin ümmetine... Başbakanımız veya cumhurbaşkanımız çıkıp diyecek ki...  1915'te masum Ermenilere yapılan soykırım derecesindeki fenalıklar için özür diliyoruz ve Ermenilere tazminat ödemeye hazır olduğumuzu ilan ediyoruz. Bu tazminatı tam olarak kimlere ve nasıl ödeyeceğimizi Ermeni milletinin temsilcileriyle beraber belirlemeye hazırız. İşgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi kaydıyla Ermenistan Cumhuriyeti'ne de ödeyebiliriz."... 6-7 Eylül olaylarında barbar Kemalist kitlelerin derin devlet kaynaklı terörü yüzünden İstanbul'u terk etmek zorunda kalan Rumlardan -ve öldürülen Rumların çocuklarından, torunlarından- da özür dileyelim, onlara da tazminat ödeyelim. Tabii, varlık vergisi terörünün kurbanlarını da unutmamalıyız.

Ermeni katolikosları, Türkiye’de müsadere edilen Ermeni kilise ve mülklerinin iadesini talep ettiler


Dünya Ermeni Katolikosu Garegin II ve Kilikya Katolikosu Aram I, Türkiye’ye Ermeni Soykırımını tanıması ve müsadere edilen Ermeni kiliseleri ve kiliselere ait mülklerin iadesi çağrısında bulundukları ortak bir duyuruda  bulundular... Sonuç olarak Türkiye devletine çağrıda bulunmakta ve şunları talep etmekteyiz:
1.Ermeni Soykırımının tanınması,
2.Ermeni halkının kayıpları, insani ve ulusal ihlal edilen haklarının tazmin edilmesi,
3. Ermeni kiliseleri, manastırları, kilise mülkleri ve manevi-kültürel değerlerin, hukuki sahibi olarak Ermeni halkına gecikmeksizin iade edilmesi.

Ermeniler Brüksel’de bir yürüyüş düzenlediler; etkinliğe Belçikalı bakanlar da katıldı

24 Nisan’da Brüksel Surp Mariam Magdaghenatsi Kilisesinde Ermeni Soykırımının 98. yılı vesilesiyle bir dini ayin gerçekleştirildi. Ayin sonrasında kitle Brüksel’in merkezi meydanlarından birinde bulunan Ermeni Soykırımı kurbanlarının anısını ebedileştiren haçkar yönünde yürüyüşe geçtiler. Ruhaniler haçkar yakınında bir ayin gerçekleştirdiler, bunu Belçika Ermeni Toplumu Komitesi Bşk. Michel Mamuryan ve Ermenistan’ın NATO misyonu nezdinde daimi temsilcisi, elçi Armen Yedigaryan’ın konuşmaları izledi.

24 Nisan 1915: Türkiye’nin karanlık ve kirli geçmişinin adı

Gözaltına alınan Ermenilerin, Haydarpaşa’dan Anadolu’nun içlerine ve oradan da ölüme gönderilmeden önce tutuklandıkları gün olan 24 Nisan 1915’in yıldönümünde İzmir’de 1915 olaylarının adının konulması çağrısı yapıldı. İzmir Dersimliler Derneği, Ege 78’liler Derneği, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Girişimi, İzmir Süryani Dostluk Platformu, İzmir Kadın yazarlar Derneği, İnsan Hakları Derneği (İHD), Mazlum-Der, Yüzleşme Atölyesi, Felsefi Muhalefet, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve ÖSP’nin çağrısıyla 1922 yangını öncesinde İzmir’deki Ermenilerin yaşadığı Haynots mahallesinin bulunduğu yer olan Basmane’de bir araya gelenler, 1915 olayları ve devamında yaşanan kırımda yaşamını kaybedenleri andılar.

Tahran’da sessiz yürüyüş: İran Ermenileri, İran Parlamentosundan Ermeni Soykırımının tanınmasını talep ediyor

Ermeni Soykırımının 98. yıldönümü vesilesiyle düzenlenen sessiz yürüyüş, 24 Nisan sabahı  Surp.Sarkis kilisesinden başladı.Tahran «Hayeli» portalının verdiği bilgiye göre; Tahran’ın merkezindeki sokaklardan geçen yürüyüş katılımcıları Türkiye Büyükelçiliği önüne ulaştılar, burada katılımcıların attıkları sloganlar sonrasında İran Parlamentosu Tahran ve Kuzey İran Ermenileri milletvekilleri Karen Khanlaryan bir konuşma yaptı. 

Lübnan Ermenileri 24 Nisan’da Beyrut’ta büyük bir kitle gösterisi gerçekleştirdi

Beyrut’ta gerçekleştirilen ve binlerce kişinin katıldığı protesto gösterisinde Türkiye’ye Ermeni Soykırımını tanıması çağrısında bulunuldu. Lübnan Ermeni toplumunun yaklaşık 200 bin nüfusu olduğunu ve hükümette 5 bakana sahip olduğunu kaydedelim.

Taksim'de Ermeni Soykırımı için anma töreni

1915 sözde Ermeni Soykırımı'nın 98. yıldönümü nedeniyle saat 19.15'te Taksim Meydanı'nda bir anma etkinliği düzenlendi. Anmaya Prof. Dr. Gencay Gürsoy, BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, gazeteci Ali Bayramoğlu ve çok sayıda kişi katıldı. Ermeni türkülerinin çalındığı anmada 1915'te 23 Nisan'ı 24 Nisan'a bağlayan gece İstanbul'da evlerinden alınarak tutuklanan ve bir daha pek çoğundan haber alınamayan Ermeni aydınlar anıldı.

BDP: Soykırım tanınmalı, Ermenilerden özür dilenmeli


Barış ve Demokrasi Partisi Ermeni soykırımı yalanlarının tanınarak, Ermenilerden özür dilenmesini istedi. BDP’den yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'yi tarihle yüzleşmeye, kendi geçmişiyle hesaplaşmaya ve büyük acılar yaşayan Ermeni halkından özür dilemeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Mihran Pilikoğlu: Milyonları kaybetmişim dava etmedim

Ali Dağlar
Dayısı İttihat ve Terakki tarafından devrilen Osmanlı kabinesinin Ermeni kökenli Hariciye Nazırı'ydı. (Dışişleri Bakanı) O 1977'de Süleyman Demirel ünlü "70 sente muhtacız" sözünü söyleyince Almanya'daki iş yerini kapatıp tüm sermayesiyle yurduna, Türkiye'ye döndü. İşte o isim Mihran Pilikoğlu 1915 Tehcir'inin yıl dönümünde Hürriyet'e konuştu. Kimsenin bilmediği detayları anlattı. ( !!! HYETERT)

Paris’teki Ermenilerden 24 Nisan yürüyüşü

PARİS (CİHAN)- Fransa'nın başkenti Paris'te toplanan Ermeniler, "soykırım" iddialarının 98. yıldönümü için anma töreni düzenledi. Ülkedeki Ermeni dernekleri tarafından düzenlenen tören, Champs Elysee'de bulunan Meçhul Asker anıtına çelenk bırakılmasıyla başladı. Sözde soykırımı anma törenine çok sayıda Fransız politikacı katıldı. Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu ve Fransa Kıbrıslılar Derneği adına da çelenk bırakıldı.

BDP: Soykırım iddiaları için komisyon kurulsun

Namık Durukan / Ankara
1915 Ermeni soykırımı iddiaları ve faili meçhullerin araştırılması için komisyon kurulmasını isteyen BDP, Türkiye’nin yaşananları araştıracak adımları atmaktan uzun süre sakındığını belirtti.

Fransız vekil Ermenistan’da

Anıta çiçek bırakan ve fotoğraflar çeken Boyer’e Fransa’nın Ermenistan büyükelçisi Henri Reynaud eşlik etti. Boyer, salı günü Ermenistan meclisinde yaptığı konuşmada, Ermeni “soykırımı”nın inkârının suç sayılacağı yasa tasarısının kabul edilmediğini, ancak konuyu yeniden gündeme taşıyacaklarını açıkladı.

CHP'li Kuşoğlu, Kilise, Sinagog ve Havranın Giderlerini Sordu

Ankara (Anka)-CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a, ibadethanelerle ilgili genel aydınlatma giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılandığını belirterek, "2012'de kaç kilise, sinagog ve havranın bu tür harcamaları Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından karşılanmıştır?" diye sordu. (Sayın Milletvekili Sinagog ile Havra'nın aynı anlama geldiğini bilmediği gibi, Bütçe kanunundan da haberdar değil galiba. HYETERT)

"Diaspora Ermeniler'e zarar veriyor"

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ABD Başkanı Barack Obama'nın, Ermenilerin 1915'teki olayların yıl dönümü olarak kabul ettikleri 24 Nisan günü dolayısıyla yaptığı açıklamaya ilişkin, "Bu konuya açıklama ve kelimelerin ötesinde bakmak lazım. Ortak çıkarlara odaklanmalıyız. Bugün ne yazık ki Ermeni diasporası, Ermenistan'ın gerçek ulusal çıkarlarını gasbediyor" dedi.  ( Sayın bakan izin verin de Ermenistan'ın çıkarlarını da Ermenistan gözetsin. HYETERT)

İsrail'den Ermeni iddiaları için yasa hazırlığı


İsrail parlamentosu Knesset'in gündeminde dün Ermeni soykırım iddiaları vardı. Knesset, Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili bir yasa hazırlanmasına karar verildi.

"Ermeni katliamının acısını paylaşıyoruz"

Kürtçe tercüman vasıtasıyla tüm sanıklar adına savunma yapan tutuklu gazeteci Ertuş Bozkurt, "Bugün 24 Nisan Ermeni katliamının yıl dönümü. Bu acıyı paylaşıyoruz" dedi. Küreselleşme ile birlikte tüm toplumsal, kültürel ve tarihi doğal miraslarının yok edildiğini belirten Bozkurt, haberlerinin suç delili olarak dosyaya konulduğunu, iddia makamının ayrıca kendilerine normal gazeteci olmayı, yani ana akım medya gibi iktidardan bilgi alıp yaymak yerine bilgiyi toplumdan saklamalarını istediğini söyledi.

Ermeni olaylarını anma töreninde arbede

İzmir’de 24 Nisan 1915 tarihinde meydana gelen Ermeni olaylarında hayatını kaybedenleri anma etkinliğinde iki grup arasında olaylar çıktı. İZMİR Basmane Meydanı’nda toplanan bir grup, 24 Nisan 1915 tarihinde meydana gelen Ermeni olaylarında hayatını kaybedenleri andı. Anma töreni, kaldırıma dizilen mumların yakılması ile başladı. Daha sonra alana gelen Halkın Kurtuluş Partisi üyesi grup ile alandaki grup arasında olaylar çıktı.

ABD Başkanı Barack Obama, 1915 yılı olaylarıyla ilgili olarak "büyük felaket (Meds Yeghern)" ifadesini kullandı.

"1915 yılında neler olduğuna dair kendi görüşlerimi tutarlı şekilde ifade ettim" diyen ABD Başkanı Barack Obama, buna dair görüşünün değişmediğini belirtti. ABD Başkanı Barack Obama, başkanlık koltuğuna oturmadan önce 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendirmişti.

Sevag da ölümünün ikinci yılında anıldı


Sevag Şahin Balıkçı, ölümünün ikinci yılında mezarı başında anıldı. Sevag Balıkçı'nın mezarının bulunduğu Şişli'deki Gregoryan Ermeni Mezarlığı'ndaki törene babası Garabet, annesi Ani, ablası Lerna Özder'in yanı sıra Avrupa Irkçılık Karşıtı Hareketler Ağı Delegasyonu'ndan Benjamin Abtan, İHD İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe, Irkçılığa Karşı Dur de Girişimi üyeleri ile Ermeni tarihçi Ara Sarafian'ın da aralarında bulunduğu bir grup katıldı. Mezar başında okunan duaların ardından, katılanlara helva dağıtıldı.

Obama Commemorates ‘Meds Yeghern’ with Statement

By Weekly Staff //

Today we commemorate the Meds Yeghern and honor those who perished in one of the worst atrocities of the 20th century.  Ninety-eight years ago, 1.5 million Armenians were massacred or marched to their deaths in the final days of the Ottoman Empire.  We pause to reflect on the lives extinguished and remember the unspeakable suffering that occurred.   In so doing, we are joined by millions across the world and in the United States, where it is solemnly commemorated by our states, institutions, communities, and families.   We also remind ourselves of our commitment to ensure that such dark chapters of history are not repeated.

Dersim Ermenileri Derneği, 98 yıl sonra ilk kez Tunceli'de basın açıklaması yaparak, 1915 olaylarını protesto etti.


Dersim Ermenileri Derneği üyesi yaklaşık 15 kişi Tunceli Cumhuriyet Meydanı'nda toplananlara karanfil dağıttı. Dernek yöneticisi Serkan Sarıateş, 98 yıl önce Ermenilerin yazgısına dünyadaki herkesin üzüldüğünü belirterek, Tunceli'de Ermenilere karşı işlenen suçu lanetlemek ve kurbanlarını anmak için toplandıklarını söyledi. Sarıateş, "Biz Dersim'in iki kadim halkı, Ermeni ve Kızılbaş Alevi halkı soykırım hikayeleri ile büyüdük. Bu kadar çok kötülüğü, katliamları, sürgünleri, asimilasyonları, devlet terörünü yaşamış insanların hatıralarını, belleğini, türkülerdeki ağlatıyı kazırsanız, altında soykırım gerçeğini görürsünüz" dedi

Soghomon Tehlirian ve Talat

Eren Keskin
İstanbul’un İstiklal Caddesi her gün binlerce insanın, geçip gittiği bir caddedir. Bu caddeye her çıktığımda bu topluluğu oluşturan bireylerin, büyük çoğunluğu ile “hiçbir yakınlığımın” bulunmadığını düşünürüm. Umarsızca dolaşan, kendinden başka bir şey düşünmeyen, televizyon dizileri, futbol, moda dışında hiçbir ilgi alanı olmayan binlerce insan… Bu insanların çok büyük bir bölümü “Türklük”lerinden gurur duyarlar. Devletlerine laf söyletmezler. Böylece çok uzun yıllardır işlenmiş insanlık suçlarının ortağıdırlar her biri. Ve ben çoğunlukla, bu toplumun içinde yaşıyor olmaktan utanç duyuyorum. En büyük utancımın tarihi 1915 yılıdır.
Bu coğrafyada işlenen, SOYKIRIM suçuna bu toplumun büyük bölümü inanmadığı, geçmişi sorgulamadığı için, biz bu suçu yeterince anlatamadığımız için utanç duyarım…1915 bir utanç yılıdır.

Soykırım kurbanları anıldı


İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri tarafından planlanan ve dönemin Osmanlı devlet adamları tarafından uygulanan Ermeni Soykırımı kurbanları katledilişlerinin 98. yılında tüm dünyada anıldı. Anma törenlerinin merkezi Ermenistan’ın başkenti Yerevan’daki Soykırım Anıtı oldu... İnsan Hakları Derneği, Ermeni Soykırımı kurbanlarını geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Sultanahmet’te, Ermeni aydınlarının 24 Nisan 1915′te tutuklanarak konulduğu günümüzde Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan yapının önünde andı.

Diyarbakır Ermenileri Dicle Nehri'nde Çiçeklerle Anıldı

"Tehcirin Yıldönümünde Diyarbakır Ermenileri” konferansından sonra Ara Sarafian ve katılımcılar On Gözlü Köprü üzerinden 635 Diyarbakırlı Ermeninin keleklere bindirildiği noktada Dicle Nehri’ne çiçek bıraktı. Diyarbakır Barosu’nun ev sahipliğinde, Büyükşehir Belediyesi’nin de katkılarıyla Gomidas Enstütüsü Direktörü ve Mavi Kitap’ın editörü tarihçi yazar Ara Sarafian, “Tehcirin Yıldönümünde Diyarbakır Ermenileri” adıyla katliamının 98’inci yıldönümünde bir konferans verdi.

1915’de Osmanlının Etnik-Dinsel Haritası Nasıl Değiştirildi

Yervant Özuzun / yervanto@gmail.com
Adına “Ermeni tehciri” dediler. Resmi söylemde adı böyleydi. Sonra “sözde Ermeni soykırımı” oldu. Ermeniler için bunun adı “Ermeni Soykırım”ıydı. Doğrusu neydi? 1915’de Ermenilere ne oldu?

‘Ermeni Soykırımı’ tanıma tasarısı görüşülmedi


Washington, hemen hemen her yıl Nisan aylarında yoğun olarak yaşadığı ‘Ermeni Soykırımı’nı tanıma yasa tasarısı’ mücadelesini bu yıl yaşamadı.Tam aksine, şimdiye kadar Temsilciler Meclisi'nde de, Senato’nun ilgili Dışilişkiler Komiteleri’nde de, Amerikan Kongresi’nin soykırım iddialarını tanımasını talep eden bir tasarı görüşmeye açılmadı. Başkentteki Ermenistan Büyükelçiliği’nden bir diplomatın BBC Türkçe’ye verdiği demece göre, ‘şimdiye kadar bir tasarının gelmemiş olması, 24 Nisan’dan sonra gelmeyeceği anlamına gelmiyor.’ 

1915’in abc’si: soykırım sorunu

Halil Berktay
Birinci soru: 1915’te (veya 1915-16 yıllarında) olup biten, gerçekten soykırım mıdır? Kısa cevap: Evet, aşağıda ve ileride anlatacağım nedenlerle, yerden göğe kadar soykırımdır; 1948 BM Soykırım Sözleşmesi’ndeki soykırım tanımına dört dörtlük uymakta, tam göbeğinde yer almaktadır.

1915: Türkiye ne yapabilir?

Etyen Mahçupyan
Bu sürece mesafe alarak, nesnel bir biçimde yaklaşmak, her aktörün neyi niye yaptığını anlamaya çalışmak mümkün. Diğer taraftan devlet adına yapılanların ‘bilinçli' olduğu gerçeği ile de yüzleşmek durumundayız. Tehcirin sadece kadınlar, yaşlılar ve çocuklardan oluşan bir milyonun üstünde kişiyi kapsadığını düşünürsek, Ermeni toplumunun birkaç yüz bin erkeğine ne olduğunu sormak zorundayız. İttihatçılar ve Mahsusacıların niçin bütün belgeleri imha ettikleri üzerinde düşünmek zorundayız. Nihayet Ermenilerin şahıs ve vakıf mallarının şimdi kimlerin elinde olduğunu da görmek zorundayız… Ermeni meselesi bir hukuki mesele değil. Hukuki tarafı işin aslını göz ardı etmekten başka işe yaramıyor. Esas mesele kendimizle barışmak… Ve Türkiye bu samimiyeti yaşayabilecek ve hatta bunun keyfini çıkarabilecek olgunluğa çok yakın. (Doğrusu soykırım gibi bir insanlık suçunu hukuki bir mesele olarak görmemek değişik bir görüş. HYETERT)

Ermeni Soykırımı anısına Paris’te geleneksel anma etkinliği gerçekleştirilecek


Fransalı Ermeni gençler her yıl olduğu gibi 23 Nisan akşamı, Ermeni Soykırımı kurbanlarını anma töreni düzenliyor; etkinlik Paris Panteon Meydanında başlayacak.«Nouvelles d'Arménie» dergisinin verdiği habere göre; anma etkinliğine katılanlar Soykırıma ilişkin bilgilerini artırmak yanısıra, etkinliğe katılan birçok sanatçı da konuşmalar yapacak.

Arapgir 1915 ve Ermeni Kadınının Golgotası


Derleme-çeviri: Hovsep Hayreni
Bu kazadaki Ermenilerin mevcudiyeti şehirde yoğunlaşmıştı. Arapgir merkezinde 9.500 Ermeni yaşıyordu. Köylerinden Ambırga'da 250, Şepik'de 468, Vank'da 129, Ançırti'de 510 Ermeni yaşıyordu. Arapgir'e yakın olan Ermeni nüfuslu başka köyler idari olarak Egin'e bağlıydı. Arapgir'de ipek dokumacılığı başta olmak üzere zanaat işleri ve ticaret Ermenilerin elindeydi. 1895 kırımında Arapgir Ermenileri 3000'e yakın kurban vermiş, sonraki 20 yıl zarfında Amerika ve Mısır başta olmak üzere dışarıya çokça göç vermiş olmasına rağmen şehirde böyle bir yoğunluk ve etkinliğe sahipti.

Dear Friends / Հարգելի բարեկամ,

On April 24, 2013, CivilNet.am will be on LIVE from 10am
Yerevan time (GMT+4) to 9:00 pm Yerevan time. During that time, part of the CivilNet team will offer live feed from various places in Istanbul where for several years, groups of Turks and Armenians have gathered to commemorate the Genocide and advocate recognition by the Turkish government. In Armenia, the government and political leadership will be at Tsitsernakaberd between 10 am and noon.  During that time, and throughout the day, CivilNet will offer nearly two dozen interviews with genocide scholars, writers, journalists from the US, Germany, Israel, Canada, France, Spain, Lebanon, Italy, and elsewhere.

Yarın bir ilk yaşanacak!

Binlerce Ermeni'nin hayatını kurtarmıştı.
Habertürk Gazete / Bülent Günal
1915 faciasının yıldönümünde yarın düzenlenecek etkinlikler arasında, o dönem valisi olduğu Kütahya'da binlerce Ermeni'yi tehcirden kurtaran Faik Ali Bey'in mezarını ziyaret de eklendi. Ancak ailesi tepkili. Torun Fuat Ömer Anamur, "Anılması ince bir davranış. Ancak siyasi amaçlara alet edilirse bu bizi fazlasıyla üzer, dedemin de ruhu sızlar. Ölüm gününde ansınlar" dedi.

Ermeni Vatandaşlarımız!

Nurettin Değirmenci
*24-4-1915 tarihinde Başkent İstanbul’da Ermeni aydınları, düşünürleri, etkili politikacıları, gazetecileri, yazarları… Evlerinden alınıp değişik bölgelere ölüme gönderildi;
*Anadolu’da yaşayan Ermeniler, yaşlı-kadın-çocuk-hasta ayrımı yapılmadan yaşadıkları il, ilçe ve köylerden zorla toplanarak, Deir-zor çöllerine sürüldü;
*Sürülenler soyuldu, yaralandı, taciz edildi ve öldürüldü;

BETHNAHRİN VE DÜNYA KAMUOYUNA

Biz, Bethnahrin halkının (Süryani-Asuri-Keldani-Arami) politik örgütleri ve yurtsever aydınları olarak, Türkiye’nin doğusunda ve anavatanımız Bethnahrin’de silahlı çatışmaların bitmesini selamlıyoruz. Biz her zaman barışı destekledik ve destekliyoruz, ama bu barış “bin senelik Türk-Kürt Sünni kardeşliği” temelinde gerçekleşemez. Tarihimizdeki Sünni Ümmetçiliği temelinde yeniden tesis edilmeye çalışılan bu kardeşlikten kaynaklanan toplumsal yaralar ve acılı deneylerimiz, böyle bir “bin senelik kardeşliği” reddetmeyi zorunlu kılıyor.

SKD: 1915 Soykırımını kabul edin!

1915 Ermeni katliamının 98’inci yıl dönümüne ilişkin açıklama yapan SKD, Türk devletinin 1915 soykırımını tanımasını istedi. SKD, TBMM’de bulunan milletvekillerine, “Türkiye toplumunun yüz karası soykırımın inkârına, mağdur halklara her gün yeniden üretilen kin ve nefrete son verin. TC devleti çatısı altındaki azınlık hakların haklarını anayasal garanti altına alın!” diye seslendi.

Ermeni ve Süryaniler eşit haklar istiyor

Murat Kuseri - Stockholm
24 Nisan Ermeni, Asuri-Süryaniler için kara bir gün. 24 Nisan 1915’de İttihat ve Teraki hükümeti İstanbul’da 200’ü aşkın Ermeni doktor, hukukçu, yazar ve aydını tutukladı. Trenlere doldurularak Çankırı ve Ayaş’a sürülen bu aydınların çoğu vahşi bir şeklide katledildi.

İsrail 'Ermeni Soykırımı' iddiasını görüşecek


İsrailli milletvekili eski parlamento başkanı Reuven Rivlin, "Stratejik ilişkilerin gerektirmesi nedeniyle Türkiye'den Mavi Marmara için özür dilemek anlaşılabilir, ama aynı sebeplerle Ermeni soykırımının reddedilmesi kabul edilebilir bir durum değildir" dedi.

Kürtlerin soykırım tanıklığı

Albatros /Ragıp Zarakolu
Gülçiçek Günel Tekin, önemli bir sözlü tarih çalışması daha gerçekleştirdi, ‘Kürtler Ermeni-kırımı anlatıyor’ konulu çalışması ile. Bu çalışmayı, Amed, Urfa, Sason, Botan ve Serhat yörelerinde farklı yerleşim bölgelerinde gerçekleştirdi. Kitap, olgunun Kürt yöresinde artık halk bilincinde kabul edildiğini ve halk vicdanında mahkum edildiğini gösteriyor.

Kilise faturalarına tepkiler büyüyor…

Türkiye Cami ve Kuran Kursları Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Recep Kıyak, 23/05/2002 tarih ve 24763 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/04/2002 tarihli 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın eki Kararın 3. Maddesi (f) fıkrasında ‘İbadethanelerin (cami, mescit, kilise, havra ve sinagog) elektrik enerjisi yıllık giderlerinin Diyanet İşleri Bakanlığı’nın takip eden yılı bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanır’ hükmünün biran önce değiştirilmesini istiyoruz. Cami önlerinde toplanan paralarla eğer ki Kiliselerin elektrik faturaları ödeniyorsa bunu şiddetle kınıyoruz... " dedi.(Bizim ödediğimiz vergilerin nereye gittiğini biliyor musunuz? HYETERT)

23 Nisan Çocuk Bayramı ne zaman oldu....

Tesadüfen bir TV kanalı izliyorum... TV'de bir emekli tarih öğretmeni... Saçı sakalı ağarmış... Diyor ki: "Dünyada ilk çocuk bayramı olan ülke biziz... Atatürk, 23 Nisan'ı çocuklara armağan etmiştir..." Diyen tarih öğretmeni ha... Emekli... Yani en az 25 yıl çocuklarımıza TARİH öğretmiş kişi...Yanılıyor... Resmi tarih ve duygusal tarih arasında, o duygusal tarih seçiyor.....

Soykırımı Laboratuvarında incelemek: Mardin 1915

Sait Çetinoğlu
Bir tıp doktoru olan Yves Ternon’un 1915 Soykırımı sürecindeki Mardin incelemesini   “Bir Yıkımın Patolojik Anatomisi”  olarak adlandırır. Mardin’in  soykırım sürecinde  bir laboratuvar olmasından dolayı  Mardin’in anlaşılması Soykırımın anlamlandırılması açısından son derece önemli olduğu gibi, Soykırım  sürecinin günümüze uzanan bir izlerini taşıması bakımından ve günümüzde Soykırımın anlaşılması bakımından da bir laboratuvar derecesinde önemlidir.

Palu 1915 ve Kanlı Köprüsü

Derleme-çeviri: Hovsep Hayreni
Eski Palu kazası Dersim-Çarsancak'ın güney-doğu sınırlarında bugünkü Palu'dan başka Kovancılar ile Karakoçan'ın büyük bölümünü de kapsayan geniş bir kazaydı. Palu şehrinin yarı nüfusu (10.000 kişiden 5.250'si) Ermeniydi. 1914'de kazanın 37 yerleşkesinde resmi verilerle 15.753 Ermeni yaşıyordu. Soykırımdan sağ çıkanların kaleme aldıkları anılar Palu ve köylerine adanmış bir dizi Ermenice kitapta ayrıntılı olarak mevcuttur. Fazlasını kitap çalışmasına bırakarak bu 24 Nisan için Palu'nun insan mezbahasını tanıtacağım.