Etiketler

Süryani öğrencilere din dersi dayatması ve nefret söylemi

Sedat Sur - Midyat’da 8. sınıflarda okuyan yaklaşık üç yüz Süryani öğrenci zorunlu olarak din dersine alınıyor. Derslere girmeyen öğrenciler ‘’derse girmedi’’ diye yazılarak notları düşürülüyor... Türkiye’de okullarda gayrimüslim çocuklara dayatılan zorunlu din dersi uygulamalarının bir örneği gayrimüslim nüfusun yoğunlukta olduğu Midyat’ta yaşanıyor. Midyat ‘da 8. sınıfta okuyan Süryani öğrencilere zorunlu din dersi uygulaması dayatılıyor. 10. sınıfta okuyan öğrencilere ise tarih derslerinde Süryani ve Ermenilerin devlete ihanet ettikleri anlatılıyor.

Gayrimüslim / azınlık / farklı inanç grubu ?..

Yakup Barokas    ybarokas@salom.com.tr
“Gerçek kişi olan insanlar hukuk ve varsayımlar için değil, aksine hukuk ve hukukun varsayımları insanlar içindir. Dolayısı ile tüzel kişiler hukuku insanların meşru ihtiyaçlarını ve bu arada inancına göre yaşama özgürlüğünü daha üst düzeyde sağlamak içindir.” Prof. Dr. Hüseyin Hatemi

Müslüman Olmayan Azınlıklara Eğitim, Din ve Hayır işleri İçin Devlet Katkısı

Murat Bebiroğlu- Aret Çiçekeker
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu anlaşması olan Lozan Anlaşmasına göre genel bütçeden ve belediye bütçelerinden azınlıklara eğitim, din ve hayır işleri için hakkaniyete uygun bir pay verilmesi gerekir.
Ancak, bilindiği gibi Müslüman olmayan azınlıklara ait okullara devletin çok sınırlı bir katkısı varken, din ve hayır işleri için ilgili kurumlara herhangi bir yardım yapılmamaktadır.  

Gayrimüslimlerin tüzel kişilikleri: "Sorunlar Ve Haklar" 2. konferansı

30 Ocak’ta Gayrimüslimlerin Tüzel Kişilikleri: "Sorunlar Ve Haklar" 2. Konferansı, Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Cemaat Vakıfları Temsilci Ofisi ortaklığı ve Venedik Komisyonu katkılarıyla, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü, Mahkeme Salonu’nda gerçekleştirildi. 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü adına izlediğimiz bu konferanstaki katılımcıların yaptığı konuşmalardan bir kısmını (özetle ve) yorum yapmadan sunum sıralamasına göre burada paylaşıyoruz.

Türkiye Ermenistan’a yönelik ambargoyu iptal edebilir

Türkiye’de yayın yapan Akşam Gazetesi tarafından geçilen haberde, Avrupa Birliği’nin finansal desteği ile Türkiye’nin kendisine komşu olan Ermenistan ve İran sınırlarında yeni geçiş noktaları kurmayı planladığı bildirildi... İki yıllık aranın ardından Ermenistan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanlarının yeniden diyaloga geçmesinden ve bu sürecin Karabağ meselesinin çözümüne ilişkin yol haritasını belirlenmesine yapacağı olumlu katkıdan Türkiye’nin memnun olduğunu dile getirmesi hiç de tesadüf değildir. Yukarda açıklamış olduğumuz tüm gelişmelerin ışığında, Türkiye – Ermenistan sınırında yürütülecek olan modernizasyon çalışmalarının ve sınır bölgelerinin mayınlardan temizleniyor olmasının Ankara’nın pozitif bir senaryoyu uygulamaya koyduğunun ve Ermenistan’a yönelik olan ekonomik ambargoyu kaldırmaya hazırlandığının bir göstergesi olarak kabul edebiliriz.

Ekonomi bakanı: Son 13 yılda Ermenistan'ı ziyaret eden turist sayısı önemli ölçüde arttı

Ermenistan Ekonomi Bakanlığı Turizm Dairesi Bşk. Meghak Apresyan, ″Ermenistan’da turizm sektörü öncelikli sektörlerden biri ilan edildi. BDT’de Turizm Yılına yönelik Eylem Programı hazırlandı. Örneğin Akhtala’da  Eylül ayında gerçekleştirilen «Kebap Festivali», «Kültürel Miras», «Odzun Hazinesi» festivalleri, Temmuz’da «Dolam Festivali» olmak üzere birçok geleneksel festival gerçekleştireceğiz, Ekim’in ilk haftası «Şarap Festivali» düzenlenecek″ diyen Apresyan, Ermenistan’da turizmin dinamik geliştiğini ve son 13 yılda ülkeyi ziyaret eden turist sayısının önemli ölçüde arttığını kaydetti.

Uzman: Türkiye maceracılığının bedelini ödüyor

EUBA Doğu Bilimleri Enstitüsü Direktörü sözlerinde şunları da kaydetti: ″Türkiye’nin özellikle Suriye olmak üzere Yakındoğu’da yürüttüğü politikanın Ankara için ağır sonuçları oldu. Türkiye’nin Mısır da dahil olmak üzere Arap ülkelerindeki mevzii gevşedi″.

Dink davası 18 Nisan'a ertelendi

Hrant Dink davası sanık Ahmet İskender'in henüz yakalanamamış olması ve savunmasının alınmamış olması nedeniyle duruşmayı 18 Nisan saat 14.00'a erteledi. Tutuklu sanıklar Erhan Tuncel ve Yasin Hayal getirilmedi. İki sanıkta tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemi ile davaya katıldı.

'Soykırım yapmadık' sendromu

Yalçın Yusufoğlu
24 Nisan 2014’de Ermeni Soykırımını 100. Yıldönümünü anma sürecine girilecek. Önümüzdeki bir yıl boyunca Ermeni soykırımı diye bir olayın vuku bulmadığını, olsa olsa, Ermenilerin Türkleri soykırıma uğrattığını, politikacılardan, resmi tarihçilerden, Türk ve Türkçü medya yorumcularından bol bol duyacağız. Başlangıcı Ayşe Kulin yaptı.

Dinleyin: Kemikler toprağın altından bize ne diyor

Ayşe Günaysu
Aynı toprağın altında yatıyorlar. Ermenilerden ve Kürtlerden bahsediyorum. Aslına bakarsanız, Ermenilerin yanına Rumlar, Süryaniler, Ezidiler, tüm Müslüman olmayan Küçük Asya halklarını eklemem gerek. Ama bugünlerde Ermeni-Kürt ilişkileri gündemde. Soykırım, tanıma, inkâr, unutma, hatırlama bağlamında Ermeniler ile Kürtler arasında bir yandan artan temaslar, bir yandan yükselen gerilim önem kazandı. Mesele apaçık önümüzde duruyor: İlişkilerin mi, gerilimin mi artması zalimlerin işine gelir?

“Yalnızlar” yeni baskısıyla okuyucusuyla tekrar buluşuyor

Aras Yayıncılık, Yalnızlar’ı tekrar okuyucularla buluşturuyor. Zaven Biberyan, Türkiye’nin yakın tarihine farklı bir açıdan baktığı Yalnızlar adlı bu romanında, siyasi iktidarın el değiştirmesiyle toplumun da hızlı bir dönüşüm geçirmeye başladığı 1950’li yılların başlarında, İstanbul’un Anadolu yakasında bir sayfiye yerinde, Erenköy’de, bir yaz hafta sonunda yaşananları anlatıyor.

Ninelerimizin Ermeni komşuları

Ninelerimizin komşuları adlı kitap, sözlü ve yazılı kaynaklara dayanarak, eski tarihlerde Anadolu'da kurulan Türk- Ermeni komşuluğuna ışık tutuyor... Bugüne dek Türk Ermeni ilişkileri hep siyasi düzlemde tartışıldı, Anadolu’da birlik içinde süren sosyal hayat göz ardı edildi. İşte tam da bu konuyu ele alan Ninelerimizin Komşuları kitabında, Türk Ermeni ilişkilerinin barışçıl yönü ele alınıyor ve bu problemi insani öyküler üzerinden çözümlemeye çalışılıyor. Kitap, Zekeriya Başkal, Niyazi Özdemir, Mehmet Mercan, Mehmet Beşirli, Hanifi Vural, Süleyman Demirci, Turan Karataş ve Sedat Laçiner’in kolektif çalışmayla hazırladı.

Gayrimüslimlerin tüzel kişilikleri: "Sorunlar Ve Haklar" 2. konferansı

Bojidar Çipof / http://blog.milliyet.com.tr/bojidarcipof
30 Ocak’ta Gayrimüslimlerin Tüzel Kişilikleri: "Sorunlar Ve Haklar" 2. Konferansı, Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Cemaat Vakıfları Temsilci Ofisi ortaklığı ve Venedik Komisyonu katkılarıyla, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü, Mahkeme Salonu’nda gerçekleştirildi. 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü adına izlediğimiz bu konferanstaki katılımcıların yaptığı konuşmalardan bir kısmını (özetle ve) yorum yapmadan sunum sıralamasına göre burada paylaşıyoruz.

Katliamlar, Direniş, Koruyucular:1. Dünya Savaşında Doğu Anadolu'da Müslüman-Hıristiyan İlişkileri

Yazar David Gaunt. Çevirmen Ali Çakıroğlu   
İsveç’te üniversitede tarih okuturken, yıllarca aileleri Ortadoğu kökenli öğrencilerle pek çok ilişkim oldu. Anlattıkları Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, ailelerinin yaşadıkları tecrübeler ve sıkıntıları can kulağıyla dinleyip büyülendim. Öğrencilerimle diyalog halinde, öğrencilerimin geldikleri yerlerde olup bitenlere dair tarihsel kanıtlar toplamaya başladım. Buraları daha çok Türkiye’nin Diyarbakır, Mardin, Botan ve Hakkâri gibi bölgeleri ile İran, Irak ve Suriye’nin komşu yöreleriydi. Çok karmaşık ve çekişmeli olan bölge fırtınalı bir tarihe sahipti.

Hıristiyanlığın büyük azizi St.Paul 2000 yıl sonra İstanbul’da anıldı

Özkan Altıntaş
Hiristiyan dünyasının ilk misyoneri olan Aziz Paul’un Malta’daki yaşamı İstanbul’da St. Antuan (St. Anthony of Padua) Katedrali’nde Malta Konsolosluğu’nun ev sahipliğinde düzenlenen Pazar Ayini’nde anıldı.

Baltık ülkelerindeki Ermeni toplumu Ermeni Soykırımının 100. yılına hazırlanıyor

Ermeistan’ın Litvanya büyükelçisi Ara Ayvazyan 8 Şubat’ta  Baltı ülkelerndeki Ermeni toplumu temsilcileriyle buluştu; buluşmada Ermeni Soykırımının 100. Yılı vesilesiyle tertiplenen etkinler, atılacak adımlara ilişkin konular değerlendirildi. Dışişleri Bakanlığı Basın servisinden verilen bilgiye göre; buluşmaya Yeni Nahçivan ve Rusya Diyakosluğu Litvanya, Letonya ve Estonya Ermeni Apotolik Kilisesi sorumlu ruhanisi Khosrof Stepanyan, Estanya, Litvanya yanısıra  Vilnius, Kaunas, Klaipéda, Shaulyay, Visaginas Ermeni toplum liderleri ve temsilcileri katıldılar.

Erlin Tomaoğlu Konseri

Türkiye’de ilk kez, kaybolmakta olan Batı Ermenicesini müziğe taşıyan, söz yazarı, besteci ve yorumcu Erlin Tomaoğlu, 18 Şubat Salı günü Şişli Kent Kültür Merkezi’nde vereceği konseri ile müzikseverlerle buluşuyor. Tomaoğlu konserinde, “Dariner Vertch-Yıllar Sonra” albümünde yer alan Batı Ermenicesi ile yazdığı ve bestelediği şarkılarını seslendirecek. Sanatçının “Dariner Vertch-Yıllar Sonra” albümü Türkiye’de Batı Ermenicesi ile yazılan pop şarkılarının yer aldığı ilk ve tek albüm olma özelliği taşıyor. Saat 21:00’de başlayacak konserde sanatçıya Yuri Ryadchenko’nun şefliğini üstlendiği sekiz kişilik bir orkestra eşlik edecek.

Hibe edilecek bu manastırın sahipleri aranıyor...

Manastırı sahiplerine hibe edeceğini belirten Evin şu çağrıyı yaptı: “Biz bu Kilisenin yok olmasını istemiyoruz. Tadilat edecek bir gücüm yok. Burası dünyanın bir tarihidir. Ben buradan tüm Ermeni, Süryani ve dünyada ki halkalara çağrı yapıyorum özelikle Mor Yakup Manastırı'nın tarihi mirasçılarına çağrı yapıyorum. Dünyanın neresinde olursa olsunlar gelsinler manastırı kendilerine hibe edeceğim. Burası onların atalarının. Burada onların tarihi yatıyor...”

The Strange case of Sevan Nişanyan

by heissenstat
The wheels of justice in Turkey sometimes turn slowly or not at all.  Consider the case of Ali Ismail Korkmaz, where key evidence incriminating police in his death was “deleted.”  Or the shocking lack of credible investigation in the Turkish bombing of more than thirty civilians, eighteen of whom were children. Impunity and justice denied… the list is a long and painful one stretching across many years, and many shattered lives. Sevan And then there are the times that justice moves in strange and unfathomable ways.  Such is the case of Sevan Nişanyan, an Armenian – Turkish writer and public intellectual who is currently in prison for… illegal construction on his own property. 

1937-38 Dersim Katliamında Ermeniler

Kazim Gundogan
Biz, “Dersim ve Dersim’in Kayıp Kızları” kapsamındaki çalışmamızı genişletirken yalnız 1937-1938′in değil, 1915′in de mağdurları olan Ermenilerden yetim kalan, Alevileşen, Müslümanlaşan ve her biri ötekinden çileli yaşam süren insanlarımızın yaşam öykülerini topladık. Esas olarak onların öykülerini paylaşacağız.

INVITATION: Armenia's Tomorrow


Armen Aroyan Ödül Aldı

Ayfer Tuzcu Ünsal
Anneannesi ve dedesi; Babaannesi Antepli, ismini aldığı dedesi Cibinli Ermeni olan Amerikalı Armen Aroyan Antep’e ilk kez 1987 yılında geldi. Tantıştığımız o tarihten itibaren de hiç bağımızı koparmadık. Kendisi master yapmış  bir elektronik mühendisiydi. Dünyanın birçok ülkesini görmüştü. Türkiye’ye gelince gezmek, tanımak ve geçmişini keşfetmek istemişti. 1988 yılında davetlim olarak bir arkadaşıyla geldiğinde, kendisini Cibin’e götürmemi istemişti, Halfeti’nin bir köyü olan Cibin’in ismini ilk kez Armen’den duymuştum! Bana Antep’le ilgili “A brifier history of Aintab” kitabının ilgimi çekeceğini düşündüğü bölümlerinin fotokopisini gönderdiğinde çok sevinmiş, kitabın bazı kısımlarını Türkçeye çevirip, Sabah Gazetesinde yayınlamıştım. 

BOP çerçevesinde azınlık oyunu

Deniz Kaçağan
Azınlık tanımı. Osmanlı’dan beri, devlet geleneğimizde azınlıklar, gayrimüslimlerdir. Haklı olarak, Cumhuriyetimizin kurucuları da, bu devlet geleneğimizi devam ettirdiler. Hatırlanacağı gibi, Lozan’da yapılan Türkiye’yi tanıma antlaşmasında; yalnız gayrimüslimler azınlık olarak kabul edildi; yani, Müslüman olmayan Ermeni, Rum ve Yahudiler azınlıktır dendi. Şimdi, Cumhuriyeti dinsizler kurdu diyen hurafecilere sormak gerekiyor. Cumhuriyet dinsiz ise, neden, uluslararası tanınma antlaşmasında İslam’ı temel aldı ve Müslümanları kurucu asil unsur; Müslüman olmayanları (Gayrı Müslimleri) azınlık olarak kabul ettirdi? Evet, Cumhuriyetimizi dinsizler kurmadı ancak, öyle görülüyor ki Cumhuriyetimizi dinsizler yıkacak…

Mine G. Kırıkkanat'tan yeni kitap: "Bir Hıristiyan Masalı"

Gazeteci-yazar Mine G. Kırıkkanat'ın 3 yıllık bir araştırma sonunda hazırladığı ve Kırmızı Kedi Yayınevi'nden çıkan "Bir Hıristiyan Masalı" okuyucularıyla buluşuyor... İstanbul’un kurucusu Büyük Konstantin’in vasiyeti olarak bilinen belgenin, insanlığı kana bulamış en büyük yalan, Hıristiyan dinini bölmeye yarayan uyduruk bir vasiyet olduğunu, bu yalanın, insanlık tarihinin son iki bin yıldaki “temel sahtekârlığı” olma özelliğini taşıdığını, bu yalanın Katolik mezhebinin dogmatik varlık nedeni olup Papalığın temelini atmaya hizmet ettiğini belgelere dayanarak kanıtlamaya çalışan kitap "Papa’nın adamları" tarafından 8. yüzyılda imal edilen bu sahte vasiyet olmasaydı, Hıristiyanlığın merkezinin bugünkü Vatikan’da değil, bizim coğrafyamızda olacağını ortaya koyuyor.

Türk basını Ermenistan sınırındaki mayın temizlik çalışmalarına değindi

«Türkiye’nin Doğu sınırından mayınların temizlenmesi projesi, Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın koordinesinde başlatıldı. İçişleri Bakanlığı’nın 2014 Performans Programı’nda yer verilen projenin amacı "Mayınlar temizlenerek, AB’nin Entegre Sınır Yönetimi Politikaları ve Stratejileri doğrultusunda yasadışı göç ve tüm sınırı aşan suçların önlenmesine ve teknolojik destekli modern sınır gözetimi sisteminin kurulması için insancıl ve etkili sınır gözetimi araçları sağlanacak" şeklinde ifade edildi... Proje iki aşamada yürütülecek. Önce, Ermenistan ve İran sınırlarındaki 11 milyon 665 bin 641 metrekarelik alanda mayın temizleme faaliyeti gerçekleştirilecek. 

'Ötekinin ötekisi' Müslüman Ermeniler

Vercihan Ziflioğlu
Türkiye'de pek kimse varlıklarından haberdar değil. Kendileri bile geçmişlerini yeni öğreniyor. Müslüman Ermeniler yaşadıklarını anlattı. Hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar tarafından ötekileştirilmekten yakındılar.Türkiye onların varlığını yeni duyuyor. 1915 yılındaki trajik olaylardan kurtulduktan sonra Anadolu'da kaldılar. Yaşamlarını sürdürebilmek için Müslüman oldular. Ama yıllarca çocuklarına bile geçmişlerini anlatmadılar. Çok azı evde kapalı kapılar ardında Ermeni kültürünü yaşadı. Bugün çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşıyor, Türkçe ve Kürtçe konuşuyorlar. (Konuyla ilgileniyorsanız ve zamanınız varsa lütfen http://hyetert.blogspot.com.tr/2014/01/muslumanlasan-muslumanlastrlan.html  ve http://hyetert.blogspot.com.tr/2014/01/muslumanlasan-muslumanlastrlan_10.html linklerine bir göz attın. HYETERT)

"Ermeni soykırımı iddiası için Fransa'ya nota verecektik"

Paris Büyükelçisi Burcuoğlu, Fransa'da Ermeni soykırımı iddiasına ilişkin çıkarılan yasayla ilgili, "Fransız Anayasa Konseyi o yasayı iptal etmeseydi nota verecektik" dedi. Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu, Fransa'da Ermeni soykırımı iddiasına ilişkin çıkarılan yasayla ilgili, "Masamın çekmesinde hatıra diye sakladığım bir nota var. Fransız Anayasa Konseyi o yasayı iptal etmeseydi biz o notayı verecektik ve o notada diplomatik ilişkilerin büyükelçi seviyesinden maslahatgüzar seviyesine indirilmesi bildiriliyordu"  dedi.

Sibil'in yeni albümü Ser bu hafta Müzik Marketlerde


Yaklaşık 7 aylık geceli gündüzlü çalışmamızı sonunda sizlere sunabileceğiz. Albümde 12 parça yer alıyor. 11 Ermenice 1 Aramice. Mercan Dede, Andre, Ara Gevorkyan, Jivan Gasparyan, Petro, Armen Divanyan's Arevner çocuk korosu , ve Ermenistan'ın birbirinden ünlü 15 sanatçısı ile (Zaruhi Babayan, Arsen Safaryan, Andre,  Arsen Grigoryan, Alla Levonyan,  Erik, Sofi Mkheyan, Hasmik Karapetyan, Anna Khachatryan, Syuzan Margaryan ,Vardan Badalyan, Inga ,Anush, Mher, Leyla Saribekyan) seslendirdiğim bir parça da yer alıyor. SER albümünün hepimize SER/ Sevgi getirmesini ve şarkılarımızı beğenmenizi yürekten diliyorum... 
Ser U Harkank,

Sibil

Türkiye'de Bir Devlet Geleneği ve Devlet Aklı Var mı?

Garbis Altınoğlu
Türk gerici ve şovenistleri kendi tarihlerinden söz ederken Türklerin devlet/ devlet kurma geleneği ve devlet aklı üzerinde dururlar. Onlara göre, bu alanda başka kavimlerden çok daha ileri olan Türkler tarih boyunca pek çok devlet ve imparatorluk kurmuş ve başka halkları yönetmişlerdir. Bu inanış; aşırı, abartılı ve saldırgan bir Türk milliyetçiliğiyle, kof bir kahramanlık edebiyatıyla, bir kollektif aşağılık kompleksini zar zor gizleyen içi boş övünmelerle ve -yer yer bir anti-emperyalizm görüntüsüyle maskelenen- gerici bir Batı-karşıtlığıyla elele gider. Bu kişiler Türk devletinin bir “çadır devleti” olmadığını sık sık yineler ve devlet geleneği ve devlet aklı denen şeylerin, kurulan -ve doğal olarak yıkılan- devlet sayısıyla ölçülebileceğini varsayarlar. Ama Türkler'in devlet geleneğiyle, ne kadar çok ülkeyi işgal ettiğiyle, ne kadar çok kavmi ne denli “başarı ve hoşgörü”yle yönettikleriyle bunca övünen bu baylar kendilerine şu soruyu sormazlar: Acaba çok sayıda bey, paşa, padişah, komutan, savaşçı vb. yetiştiren Türkler neden bilim, teknoloji, felsefe, sanat vb. alanlarında başarılı olamamış, neden bu alanlarda hemen hemen hiçbir değer üretememişlerdir?

Ermenistan Savunma Bakanlığı: Azerbaycan olimipiyat ateşkesini ihlal ediyor

Azerbaycan, AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının ateşkes rejiminin Olimpiyat oyunları esnasında ihlal edilmemesi çağrısına rağmen ateşkes rejimini ihlale devam  ediyor. NEWS.am muhabirine açıklamada bulunan Ermenistan Savunma Bakanlığı Basın sekreteri Artsrun Hovhannisyan, geçtiğimiz günler esnasında Azerbaycan tarafının ateşkes rejimini farklı yönlerde birkaç kez ihlal ettiğini kaydetti.  İhlaller Ermeni-Azeri sınırı Tavuş eyaleti mevkiinde nispeten daha sıklıkla gerçekleşti.

Paros Şubat Sayısı Çıktı


Աջակցենք Տեր Եզնիկ Քահանա Մալխասյանին

Դիլանյան Զար -   Օգնեք մեր եղբորը... Տեր Եզնիկ քահանան մի համեստ հոգևորական է, ով անխոնջ նվիրյալն է հայ եկեղեցու. Արարատի մարզում նրա ծառայության ու համեստ ներդրման շնորիվ բազմաթիվ մարդիկ չեն կորցրել կապն Աստծո հետ: Նրան այսօր շատ է պետք մեր միասնական օգնությունն ու աղոթքը. նաa կյանքի ծանր շրջադարձի փուլում է` սուր առողջական խնդիրներով:

Ermeni cemaatine en büyük müjde

Hasan Ay
Yaklaşık 40 yıl önce el konulan Türkiye Ermeni cemaatine ait Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Vakfı Hastanesi karşısındaki 42 dönümlük arazinin tapusu hastane vakfına verildiYaklaşık 40 yıl önce devlet tarafından el konulan, Türkiye'deki Ermeni cemaatinin en değerli mülkü olan Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Vakfı Hastanesi'nin karşısındaki 42 dönümlük arazi, hastane vakfına iade edildi. Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bedros Şirinoğlu, "Sayın Başbakan olmasaydı azınlıkların gayrimenkullerinin hiçbiri geri gelmezdi. Sayın Başbakan, dürüst, hakkı hakka teslim eden bir insan. Sayın Başbakan adil davrandı. Devletimize minnettarız" dedi.

1908 yalanı

Hadi Uluengin
Resmi tarihin yalancılığını vurgularken haksız ve mesnetsiz bir iftira atmıyoruz. Nitekim de aşağıda bunun çok somut ve çok hayati bir örneğini vereceğim. 1908 Reval’indeki Rus- İngiliz teması lise tarih kitaplarında hâlen şöyle özetleniyor: “2. Meşrutiyet’in ilânındaki temel etkendir. Çünkü Londra ve Petersburg Boğazlar’ın Çarlık kontrolüne girmesine ve Osmanlı Avrupa’sının parçalanmasına karar verdiler.” Yalan! Bir mazeret olan ilk nokta hariç koskoca ve kuyruklu bir resmî tarih yalanı! (Doğru söze ne denir? HYETERT)

ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu heyeti Diyanet’te

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Katrina Lantos Sweet ve komisyon üyelerini makamında kabul etti... Görmez, “Ben azınlık ve çoğunluk tabirlerini kullanmayı dahi ahlaki bulmuyorum. Türkiye’de yaşayan Müslümanlar kendi inançlarını gönlünce yaşama konusunda hangi haklara sahiplerse gayrimüslim topluluklar da aynı haklara sahip olmalıdır. Zaten bizim 4-5 asır birlikte yaşama tarihimizde de bunun bütün dünyaya örnek gösterilebilecek tabloları vardır. Dünya henüz çok kültürlülüğü tanımazken, bilmezken biz İstanbul’da camiyi, kiliseyi ve sinagogu yan yana kurmuş ve barış içinde birlikte yaşatmış bir geleneğe, bir tarihe sahibiz. Ben geçen yıl Fener Rum Patrikhanesi'ni bizzat ziyaret ettim. Orada açıkça şunu ifade ettim; ‘Siyaset, uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet esasını kabul edebilir ancak inanç özgürlükleri alanında mütekabiliyet esası ahlaki değildir.’ Türkiye’de yaşayan ve asırlarca birlikte yaşadığımız dini topluluklar kendi din adamlarını yetiştirmek için her türlü hakka sahip olmalıdır.” diye sözlerini tamamladı.

Soçi 2014


Soçi-2014: Bayraktar Sergey Mikaelyan ve Ermenistan’lı sporcular Olimpiyat kortejine katıldı

22. Kış Olimpiyatları Soçi Fistf Stadyumu ulusal delegasyonların geçit töreniyle başladı; törende Ermenistan’ı  temsil eden sporcular kayak sporcusu Sergey Mikaelyan bayraktarlığında geçit kortejinde yer aldılar. Açılış töreninde Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Ermenistan Ulusal Olimpiyat Komitesi Bşk. Gagik Tsarukyan, Spor ve Gençlik bakanı Yuri Vardanyan hazır bulundular.

Azerbaycan, Ermenistan mevzileri ile yerleşim birimlerine ateş açtı

Ermenistan Savunma Bakanı Sözcüsü Artsrun Ovannisyan Interfax ajansına yaptığı açıklamada Azerbaycan’ın Ermenistan mevzileri ile yerleşim birimlerine ateş açtığını söyledi. Ovannisyan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “7 Şubat gecesi Azerbaycan sınırın çeşitli yönlerinde ateşkes rejimini ihlal ederek Ermenistan mevzilerini ve yerleşim birimlerini yoğun olarak bombalamıştır”. Ovannisyan’ın ifadelerine göre Azerbaycan ‘sınır bölgesinde etkinlikler gösteriyor’Ovannisyan saldırılara cevap verilmediğini ve olayda yaralanan veya ölenin olmadığını da bildirdi.

''Türkiye'nin AB Üyeliği, Ermeni Soykırımını Tanımasıyla Mümkündür''

Fransa'da iktidardaki Sosyalist Parti'nin (PS) Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde Paris Belediye Başkan Adayı olan Anne Hidalgo, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinin Ermeni soykırımı iddialarını tanımasıyla mümkün olacağını söyledi... Türkiye'nin Ermeni soykırımındaki rolünü tanıyarak daha da büyüyeceğini savunan Hidalgo, "Bu benim için Türkiye'nin Avrupa'ya girmek için yapması gereken olmazsa olmaz şarttır." diye konuştu... Fransa'da Ermeni soykırım iddialarının inkarını yasaklayan bir yasayıda savunduğunun altını çizen Hidalgo, Cumhurbaşkanı François Hollande'ın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmeyecek bir yasa sözü verdiğini hatırlattı. Anne Hidalgo, "dramatik ve trajik bir tarihi inkar etmenin yeni bir şeyler inşa etmeyi mümkün kılmayacağını" da söyledi.

Vahagn Çakalyan'dan Sevan Nişanyan çağrısı Gürcistan’dan da tepki geldi…

Hrant Kasparyan
Yazar, düşünür, turizmci Sevan Nişanyan’ın İzmir’in Şirince Köyü’ndeki kendi arazisi üzerine yaptığı 40 m2’lik bir yapı nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi ve tutuklanarak hapse konulmasına Gürcistan’dan da tepki geldi. Gürcistan’da azınlıklara yönelik baskıcı ve katı tutumuyla anılan eski devlet başkanı Mikhail Saakaşvili yönetimi döneminde düzenlediği protesto eylemleriyle tanınan muhalif aktivist Vahagn Çakalyan bir bildiri yayımlayarak, Sevan Nişanyan hakkında verilen kararın bozulmasını ve serbest bırakılmasını talep etti.

Ermenilere En Büyük Mülk İadesi

Zeytinburnu’ndaki Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'nin karşısında yer alan 42.259 metrekarelik eski bostan arazisinin tapusu hastene vakfına tescil ettirildi... Şu anda üzerinde spor ve ticaret tesisleri bulunan arazi, Zeytinburnu ilçesinin en gözde arsalarından biri konumunda. Arazinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetinde bulunan yaklaşık yüzde 10’luk bölümü 2012 yılının Haziran ayında vakfa iade edilmişti. 22 Ocak 2014'te  tarihinde Hastane Vakfı adına tescil edilmesiyle geriye kalan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Zeytinburnu Belediyesi mülkiyetine geçmiş alan da iade edilmiş oldu. (Yönetimi kutluyor ve hayırlı olsun diyoruz. HYETERT)

'Türkiye, Ermeni soykırımından dolayı Soçi ile ilgili konuşamaz'

Gazeteci Fehim Taştekin ile Çerkes Soykırımı ve Kış Olimpiyatları üzerine… Bu mesele biraz yakıcı bir meseledir yani Rusya’yla kimse böyle bir tartışmaya girmek istemeyebilir. Türkiye giremez. Çünkü Türkiye, bu konuda herhangi bir şey dediği anda onun önüne Ermeni soykırımını koyarlar. Bu nedenle Türkiye bu konuda en kalabalık Çerkes nüfusunu barındıran ülke olarak sessizliğini korumak zorunda hissediyor. Eğer Ermeni soykırımını kendisi tanımış olsaydı, tarihsel hatalarını kabul etmiş olsaydı, Çerkeslerle ilgili rahat rahat bir şeyler söyleyebilirdi. Eğer soykırımla ilgili herhangi bir şekilde Türkiye bir şey diyecek olsa ben onların yanıtını az çok biliyorum. Onlar da şunu diyecekler; yani sizin kabul ettiğiniz Çerkesler bugün anadilini bile konuşamıyorlar. Benim topraklarımda yaşayan insanların cumhuriyetleri var, anadilleri resmi olarak tanınmıştır, okullarda okutuyor, kendi kültürlerini yaşatmak için kendi tiyatroları var. Kendi müzik okulları var. Nüfusu onbeşbin, yirmibin, otuzbin ama hepsinin dilleri tanınmıştır, korunmuştur. Peki, ‘ya sen’ diye sorar. (Doğru söze ne denir? HYETERT)

Sevag'ın annesinden Ayşe Kulin'e sitem

Sedat Yiğit / Demokrat Haber
Er Sevag Balıkçı, 24 Nisan günü, Ermeni soykırımının yıldönümünde öldürülmüştü... Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde asker arkadaşının silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Balıkçı'nın annesi Ani Balıkçı, facebook sayfasından Ayşe Kulin'e sitem etti. CNN Türk’te Enver Aysever’in programına katılan yazar Ayşe Kulin “Savaşta yaşananlara soykırım demek zor. Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık” demişti. Sevag Balıkçı'ın annesi Ani Balıkçı, Ayşe Kulin'e; 'Durup dururken Ermenileri kesmedik derken, durup durmayan Hrant'a da üzülme, neticede senin gibi söylemlerde bulunanlar sayesinde artık Ermeniler kesilmeden kurşunlanıyor ya da bıçaklanıyor' diye seslendi.

Merkel'den Erdoğan'a: Cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız

Uğur Ergan
Ermeni soykırımı iddiaları konusu ise iki taraf arasında soğuk rüzgârların esmesine neden oldu. Konuyu açan Erdoğan, “1915 olaylarının 100’üncü yılı nedeniyle ülkenizde önümüzdeki yıl bütçelerde ödenek ayrılıyor. Bu konuda daha duyarlı olun. Bu ödenekler konusunda grubunuzu uyarmanız lazım” dedi. Merkel bu siteme “Almanya demokratik bir ülke, müdahale edemeyiz. Türkiye’nin de tarihi ile yüzleşmesi lazım. Ermenistan’da yaşayan Ermeniler ile dünyanın değişik ülkelerine dağılmak zorunda kalmış Ermenileri bir tutmamak lazım. Ermenistan’daki Ermeniler çok zor durumda. Türkiye sınır kapısını açmalı” yanıtını verdi. Erdoğan da bunun üzerine “Bize yapmadığımız bir şeyi mi kabul ettirmek istiyorsunuz? Biz tüm arşivlerimizi tarihçilere açtık. Tüm dünyaya çağrı yaptık, ‘Gelin inceleyin’ dedik, ama kimse gelmedi. Türkiye’ye haksızlık yapmayın” dedi.
Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25753468.asp

Esnaf sayısındaki hızlı düşüş

Nahit Çiğit
Tarihi belgelerde açıkça görülüyor. Osmanlı döneminde tüccar, esnaf ve sanatkar gayrimüslimler arasından çıkıyordu. Müslüman teba genellikle çiftçilik yapıyordu.İlimizle ilgili istatistiklerde de var. 1900'lü yılların başlarında İzmit nüfusunun yarısından fazlası gayrimüslim. Bu nüfus Kurtuluş Savaşından sonra hızla erimiş. Kent ticaretini elinde tutan gayrimüslimler bu şehirden göçmüş. Müslüman halk ticaretten anlamadığı için, bu boşluğu uzun süre dolduramamış.

İlber Ortaylı: Yarı cahil bir nesil yetişiyor

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, CNN Türk ekranlarında yayınlanan Aykırı Sorular programında Enver Aysever'in konuğu oldu... "İlla okulsuz bırakmayacaksın kitleyi. Okul vereceksin ama bunun ölçüsü olması lazım" diyen İlber Ortaylı, "Herkese yüksek tahsile kadar eğitim verirsen olmaz. Yüzde yüz kimsenin eğitimini veremiyorsunuz, bu çok açık. Dolayısıyla bu uyduruk üniversite, uyduruk lise eğitimiyle yarı cahil bir nesil yetiştiriliyor. Bu sadece Türkiye'de değil, kademe kademe her yerde var. Ama bizdeki en uyduruklarından. Bu insanlara eğitim vermiyor, kandırıyor. Kötü bir lise eğitimi, iyi bir ortaokul, ilkokul eğitiminin arkasında. Bunu artık her yerde delilleriyle görüyoruz" ifadelerini kullandı.(ASİMDER'in varlık nedeni anlaşılıyor. HYETERT)

ASİMDER: ‘Ermeni diasporası yalan makinesi’

Bülent Mavzer        
Gülbey, "Ermenilerin Iğdır ve çevresinde yaptığı katliamları yetişen yeni nesillere anlatmak gerekiyor. Bu çerçevede biz dernek olarak, kurumunuza bağlı tüm kurumlarla ortak çalışma yapmayı programa aldık. Yapacağımız konferans, panel ve gösterilerde kurum olarak desteklerinizi bizlerden esirgememeniz, derneğimiz 1915-1918 yıllarında Ermeni çetelerinin yaptığı katliamları halkımıza ve yeni nesillere tüm gerçekliğiyle anlatabilmesi için bu desteğe ihtiyaç duymaktadır" dedi... İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Bulut ise, kurum olarak kendi üzerlerine görev düşüyorsa yapmaya hazır olduklarını belirtti. Bulut, "Dernek çalışmalarınızı yakından takip ediyorum ve sizlere başarılı çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ederim. Tarihimizi iyi bilmeliyiz. Bizler Türk milleti olarak geçmişi çabuk unutan milletiz, ama tarihi gerçekleri de gençlerimize en iyi şekilde öğretmeliyiz" şeklinde konuştu. ( Bu derneğin desteklenmesinde şaşılacak bir yön yok. Kimin yalancı ve inkarcı olduğu  meydanda. HYETERT)

It's not just lies. Ankara and its allies are on the attack.

Dear Friend, It's not just lies. Ankara and its allies are on the attack. Just watch this shocking 40-second clip from a Georgetown University event yesterday. It was taped at an event shamelessly trying to re-define the Armenian Genocide as a counter-insurgency campaign, somehow attempting to cast the innocent victims of this crime as terrorist targets.

Hrant Dink Davasında 2 Yıl Tutukluluğa 22 Bin Lira Tazminat

Hrant Dink davasında 'örgüte üye olmak', 'cinayete yardım' etmek suçlamasıyla yargılanıp, beraat eden Trabzon Alperen Ocakları Başkanı Mustafa Öztürk (32), 22 ay cezaevinde kaldığı için açtığı davada 22 bin 400 lira tazminat kazandı.

Fransız milletvekili Türk Radyosundan, Türkiye’nin Ermeni Soykırımını kabul etmesi gerektiğini söyledi

Rhone Alpes Bölge Parlamentosu Başkanı olan eşi Jean Jack Queyranne bu soruya, "Önemli olan, soykırımından sonra Lyon’a gelen Ermenilerin kültürlerini ve hatıralarını yaşayabilecekleri bir merkeze sahip olmaları. Bir plaket asıldığından haberim yok. Bu tür polemikler konu hakkında ilerleme kaydetmemizi engeller. Ermeniler derin bir yaraya sahip. Bu yara babadan oğula miras kalıyor. Türkiye’nin bu konuda olumlu yönde ilerleme kaydetmesi gerekir" diye cevap verdi. 

Ayşe Kulin’e ‘soykırım’ protestosu

CNN Türk’te Enver Aysever’in “Aykırı Sorular” programına katılan ünlü yazar Ayşe Kulin’in “Ben Ermenileri çok severim ama o bir tehcir olayıdır. Savaşta yaşananlara soykırım demek zor. Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık” sözleri Ermenistan medyasında ses getirdi. Armenpress’e göre Ayşe Kulin’e karşı resmi devlet görüşünün dışına çıkabilen yazarlar www.change.org sitesinde elektronik imza kampanyası başlattı. Kampanyanın organizatörleri Türk yazarın boykot edilmesi ve kitaplarının daha fazla okunmamasını istiyor.
Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25747590.asp



Öcalan'in Boğazimizdan Çekip Alamadiği Kılçık...

Hovsep Hayreni
KCK liderlerinden Bese Hozat ile Rıza Altun'un ard arda yaptıkları “Ermeni ve Rum lobileri”ne dair ifrada vardırılmış suçlamalar birkaç hafta boyunca yoğun tepkiler aldı. Eleştirilerin birçoğunda dikkat çekildiği gibi, bu son beyanlar çok daha önce İmralı Zabıtları'nda okunmuş olan Abdullah Öcalan'ın sözlerini gözü kapalı tekrarlamaktaydı. Paris katliamının muhtemel sorumluları üzerine fikir yürütülürken, onunla bağlantılı olduğu ima edilerek, hem de “bizzat Türkiye'de devlet içerisinde yuvalanmışlar” gibi akla aykırı vurgularla esrarengiz “lobiler”e saldırılması, İslam eksenli o yeni paradigmanın getirdiği bir tür “şeytan taşlaması”ydı.

Türkler, Azerbaycan’da paralı asker mi oluyor?

Azerbaycan tarafı, Dağlık Karabağ sorununa yönelik oluşan durum konusunda propaganda amaçlı provokatif haberler yaymaya devam ediyor. Bu kez söz konusu yabancı paralı askerler olup, bunlar güya Dağlık Karabağ’da savaşmaya hazır olduklarını ifade etmekteler. Trend Ajansının verdiği haberde, son günlerde onlaca gönüllü Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine, Azerbaycan Ordusu bünyesinde Ermenistan’a karşı savaşmaya hazır oldukları arzusunu ifade ettiler. Haberde ″Başvuranlardan çoğu daha önce askerlik yapmış, yükseköğrenim sahibi, kimileri ise 18 yaş altında veya yaşça büyükler.″ denmekte.

'Fişleme değil, Ermeni külliyatı için bilgi talebi'

Evrin Güvendik
Fişleme iddialarının doğru olmadığını ifade eden Arınç, Türk Tarih Kurumu'nun ilgili mevzuat gereği Türkiye ve Türkiye tarihine dair akademik içerikli çalışmalar yaptığını, bu bağlamda Ermenilere dair de çalışmalar yaptığını kaydetti. Kurumun Türk-Ermeni İlişkileri Külliyatı başlığı altında çalışma yürüttüğünü hatırlatan Arınç, şu bilgileri verdi: "Birden fazla ciltten oluşması planlanan ve değişik açılardan Türk- Ermeni ilişkilerini ele alacak olan çalışmanın bir tek akademisyen veya araştırmacı tarafından gerçekleştirilmesinin zorluğu ve alacağı uzun zaman dikkate alınarak, değişik akademisyen ve araştırmacıların kaleminden çıkacak ve bilimsel verilere dayalı makalelerden oluşması arzu edilmiştir. Konuya dair çağrı www.ttk.gov.tr adresinde ilan edilerek yerli yabancı bütün araştırmacılara duyurulmuştur.

‘Ermeni diasporasına karşı işbirliği yapalım’

Kamil Arlı
1915 olaylarının 100. yılı yaklaşırken özellikle ABD’de ve diğer ülkelerde yaşayan Ermeni diasporasının bu ülkelerin parlamentolarında yaşananları ‘soykırım’ olarak kabul ettirme çalışmaları hız kazandı. Azerbaycan dini işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Elşad İskenderov, 2015 yılının Ermeni diasporasının son şansı olduğunu belirterek, Türkiye ve Azerbaycan’ın bu konuda işbirliğine gitmesi gerektiğini kaydetti.
Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/dunya_ermeni-diasporasina-karsi-isbirligi-yapalim_2197918.html


MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı!

MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı!MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı!MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı! MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Stockholm'ün en büyük ilçesi Botkyrka'da sözde Ermeni ve Süryani soykırımı anıtının dikilmesiyle ilgili alınan karara tepki gösterdi. Anıtla ilgili olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu göreve davet eden Bal, Ermeni iftirasının ardından Süryani iftirasına karşı Dışişleri'nin en açık ve en kesin bir dille diplomatlara talimat vermesi gerektiğini söyledi. (İsveç Bal'ın ismini duysa korkusu yeter. HYETERT)

'Ermeni Soykırımı' Çeklerin gündemine geliyor

Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miloş Zeman, Ermeni mevkidaşı Serj Sarkisyan ile bir görüşmesinde 1915 yılında Ermenilere yönelik katliamları "soykırım" olarak tanımladı. Çek Cumhuriyeti yakın gelecekte "Ermeni Soykırımı'nı" resmen tanıyan ülkeler kervanına katılabilir. Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miloş Zeman ile Ermeni mevkidaşı Serj Sarkisyan arasındaki bir görüşmede "Ermeni Soykırımı'nın 100’üncü yıldönümü"nün de gündeme gelmesi, bu ülkede 1915 olaylarının "soykırım" olarak nitelenmesi için geçtiğimiz yıllarda başlatılan girişimleri yeniden alevlendireceğe benziyor.

Fransa'da soykırım yasası yeniden gündemde

Uğur Ergan
Fransa Anayasa Konseyi’nin Şubat 2012’de Ermeni soykırım iddialarını inkarı suç sayan yasayı anayasaya aykırı bularak iptal etmesinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra, hükümet söz konusu yasayı yeniden gündemine aldı. Erivan yönetimine yakınlığı ile bilinen “panarmenian” sitesi, Fransa Ermeni Örgütleri Koordinasyon Konseyi’nin (CCAF) geleneksel yeni yıl yemeğine katılan Fransa Adalet Bakanı Christiane Taubira’nın, “Ermeni Soykırımı’nın inkarını önlemek için yeni bir yasal düzenleme yapmaya kararlıyız” açıklaması yaptığını duyurdu.

Oy istemeye geldiler Ermeni soykırımı iddiasında bulundular

Fransa'da mart ayında yapılacak yerel seçimlerde Lyon yakınlarındaki Bron kentinden belediye başkanlığına aday olan Elisabeth Queyranne, internet üzerinden yayın yapan Radio Made In Turkey'de Özcan Mit'in sunduğu Politika adlı programa katıldı... Jean Jack Queyranne bu soruya, "Önemli olan, soykırımından sonra Lyon'a gelen Ermenilerin kültürlerini ve hatıralarını yaşayabilecekleri bir merkeze sahip olmaları. Bir plaket asıldığından haberim yok. Bu tür polemikler konu hakkında ilerleme kaydetmemizi engeller. Ermeniler derin bir yaraya sahip. Bu yara babadan oğula miras kalıyor. Türkiye'nin bu konuda olumlu yönde ilerleme kaydetmesi gerekir" diye cevap verdi.

Gayrimüslimlerin tüzel kişilikleri: Sorunlar Ve Haklar

30 Ocak Perşembe günü İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Cemaat Vakıfları Temsilci Ofisi ve Venedik Komisyonu’nun katkıları ile düzenlenen konferansa Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Venedik Komisyonu Temsilcisi Prof. Dr. Christoph Grabenwarter’in yanı sıra bilim adamları ve hukukçular katıldı... Özbudun, Venedik Raporu’nda, Avrupa’da standart bir uygulamanın bulunmadığına, örneğin Fransa’da inanç dernekleri adı altında özel bir yapılanmanın varlığına, Almanya’da bazı koşullarla kamu hukuku çerçevesinde bir statünün tanındığına dikkatin çekildiğini belirtti. Özbudun, Venedik Raporu’nda, Türkiye’deki laiklik anlayışının işleri zorlaştırdığına ve dinin kamusal tezahürlerinin hoş karşılanmadığı açıklamasına yer verildiği de vurguladı. Konuşmacı, konunun sadece teknik hukuki yollarla çözümlenemeyeceğini, gayrimüslimleri yabancı sayan bir anlayışın değiştirilmesi gerektiğini ve sorunun ideolojik olduğunu dile getirdi.

Diyarbakır'lı: "Naum Faik ve Süryani Rönesansı" 1868

Zeynep Tozduman
Büyük düşünür ve öğretmen (malfono) Naum Faik,1868 Yılında Diyarbakır’da doğdu. 5 Şubat 1930 yılında Amerika’da acı dolu hayatına gözlerini kapadı. Ölümünün üzerinden 81 yıl geçti  ama bu güne kadar Türkiye’de onunla ilgili tek bir kitap çevrilmiştir ( "Naum Faik ve Süryani Rönesansı" /Murat Fuat Çıkkı, Çeviren Mehmet Şimşek ). Diyarbakır’da doğumundan, Amerika’da ölümüne kadar verdiği yaşam mücadelesinde birçok eser bırakan Naum Faik bir yurtseverdir. 

AGBU Hye Geen Young Circle 2014 Conference

“Sports: Shaping a Nation”
 February 6, 2014, Glendale, CA – The AGBU Hye Geen has selected its speakers for their upcoming conference entitled Sports: Shaping a Nation. An Arena for Diplomacy, Business and Identity. This year’s conference continues to focus on the status of the Armenian Diaspora living in the U.S. Specifically, this year, the goal of the conference is to discuss how sports helps create a national identity, the role of sports in global diplomacy, how gender and youth are manifested in athletics and the value of sports for the individual, community and nation.

"Sarkisyan Ermenistan ekonomisini tekelleştiriyor" iddiası

Ermenistan ekonomisinin en önemli sektörlerinin kontrolü Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve eski Başkan Robert Koçeryan'ın kontrolü altında olduğu illeri sürüldü. Söz konusu durumun Sarkisyan'ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda artarak tekelleşmeye gideceği iddia edildi. Azerbaycan'ın en çok satan gazetesi Musavat ve internet medyasında geniş yer bulan iddiaya göre Sarkisyan medya ve bankacılıktan hava yolu taşımacılığına, petrol dağıtım işinden, şarap fabrikalarına hatta restorantlar zinciri ile birlikte dünyanın bir çok yerinde emlak işi yapıyor.

ՈՒ՞Ր ԵՆ ԵԿԵՂԵՑԻՆ ԵՒ ԵԿԵՂԵՑԱԿԱՆՈՒԹԻՒՆԸ

Եթէ կարենաք այս տեսաերիզը դիտելէ ետք չյուզուիլ եւ չարտասուել, կը նշանակէ որ ձեր մէջ սառած է եւ մեռած մարդկային ամէն ազնիւ զգացում,  եւ իրաւունք չունիք դուք զձեզ Հայ, նոյնիսկ ատկէ իսկ առաջ՝ ՄԱՐԴ կոչելու:

1915

Ufuk Uras
1915’de ne olduğu Anadolu’nun canlı tarihinin hafızasında var aslında, ama kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi bir türlü resmiyet kazanamıyor. Şart mıdır diye sorulabilir. Devletin ve siyasi iktidarın İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin topluma yaşattığı bu ortak acıyla yüzleşmesi tabii ki önemlidir ve toplumdaki yansımasına da hızlandırıcı bir etkisi olur. Irkçıların bu konudaki ret ve inkâr politikalarının toplumda bir karşılığı olmadığını biliyoruz. Örneğin, Divriği’nde nüfusun üçte biri Ermeni’yken, insanların yok olmasını emperyalizmin yalanı diye reddedenler, doğrunun ne olduğu ve bu insanlara ne olduğu konusunda neden sessiz kalıyorlar?

Öcalan’ı eleştirirken eğri oturup eğri konuşanlar

Ayşe Günaysu
Baskın Oran, Öcalan’ın da aynı şeyi yaptığını, “soykırım” sözcüğünü kullanarak Ermenilerin “yüreğini soğuttuğu”nu söylüyor... Aynı Baskın Oran bu yazıyı yazmadan iki hafta kadar önce, 18 Ocak 2014 tarihinde Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ve Batı Ermenileri Ulusal Kongresi’nin girişimiyle düzenlenen “2015 perspektifinden Hrant Dink suikastına bakmak” başlıklı toplantıda 1915’in “soykırım” olarak tanımlanmasına karşı çıkmış kişiydi. Soykırım sözcüğünün yanına “kırım” sözcüğünün eklenmesini talep etmişti. Sonuç bildirgesi olarak yayınlanması düşünülen talepler metninin ilk iki maddesini “fazla radikal” bulmuş, bunun için ayrı toplantı yapılması gerektiğini savunmuş, böylece taleplerin, söz konusu forumun “sonuç bildirgesi” olarak yayınlanmasını engellemiş, metin Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi’nin bir bildirisi olarak yayınlanmak zorunda kalmıştı.

Ayşe Kulin: Biz, Ermenileri Yahudiler gibi durup dururken kesmeye başlamadık

Ayşe Kulin, Ermeni Katliamı'nı soykırım olarak görmediğini belirterek, ' Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık' dedi Enver Aysever’in sunduğu “Aykırı Sorular”a katılan yazar Ayşe Kulin, “Ben Ermenileri çok severim ama o bir tehcir olayıdır. Savaşta yaşanmış bir olaydır. Savaşta yaşananlara soykırım demek zor... Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık” dedi.( Hanım haklı, kundaktaki bebekler, bastonlu ihtiyarlar durup dururken kesilmedi(!) Türkleri kestikleri (!) için kesildi. HYETERT)

Diyarbakır Valiliği: o Bölge Sahabe Sultan Sasa'nındır, Kilise Kalıntısı Değil

Diyarbakır Valiliği, Sur ilçesi Gazi Caddesi üzerinde bulunan ve tapuda 5 nolu parsel olarak kayıtlı olan bölgenin Diyarbakır'ın ilk Müslüman Valisi sahabe Sultan Sasa'nın adına kayıtlığı olduğunu belirtti. Valilikten yapılan açıklamada, "Halifeler dönemi ilk yapısının Sa'saa Camisi olduğu kaynaklarda belirtilmekte olup günümüze ulaşan bir kilise varlığından bahsedilmemektedir. Bu nedenle eski bir kilise kalıntısına mescit inşasının yapıldığı iddiası doğru değildir." denildi.

Turkey’s role in the kidnapping of the bishops in Syria

This article is mainly based on the investigations made by the investigative journalist Erkan Metin and the two TV interviews made with him by Assyria TV about the two Orthodox bishops Yuhanna Ibrahim and Paul Yazici, which have been kidnapped outside of Aleppo, Syria.

Սիպիլ. «Սիրով զինված՝ ճամփա ելա…»

Փետրվարի 11-ին պոլսահայ սիրված երգչուհի Սիպիլը (Սիպիլ Փեքթորոսօղլու) հանդիսատեսին կներկայանա իր նոր՝ «Սեր» (LOVE) ձայնասկավառակով: Սիրո, ալբոմում ընդգրկված երգերի շուրջ է «Հայերն այսօրի» հարցազրույցը սիրված երգչուհու հետ:

Bin 700 yıllık kilise eski görkemine kavuşacak

Van'ın Başkale ilçesindeki 3. Hudut Tabur Komutanlığının çözüm süreci kapsamında köy dışına taşınmasıyla ziyarete açılan St. Bartholomeus Kilisesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından restore edilecek.Van'ın Başkale ilçesindeki 3. Hudut Tabur Komutanlığının çözüm süreci kapsamında köy dışına taşınmasıyla ziyarete açılan St. Bartholomeus Kilisesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce restore edilerek eski görkemine kavuşacak.

Zehir zemberek 'Türkiye' raporu

Dünya genelindeki demokratik gelişimleri yakından takip eden Washington merkezli sivil toplum kuruluşu Freedom House (Özgürlük Evi), Türkiye hakkında sert bir rapor hazırladı. Türkiye yine 'kısmen özgür' ülkeler arasında...

Erika Steinbach: Erdoğan Ermenilerden özür dilemeli

«Alman Federal Meclisi’nde Hrıstiyan Birlik (CDU/ CSU) partilerinin insan hakları sözcülüğünü yürüten ve 16 yıldır Sürgün Edilen Almanlar Birliği’nin genel başkanlığını yapan Erika Steinbach, 1915 olaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erika Steinbach, "Erdoğan’ı, bundan 99 yıl önce, Osmanlı İmparatorluğu'nun Jön Türk hükümeti döneminde, Ermeniler ve Süryaniler’e yönelik soykırımı daha fazla inkâr etmemeye davet ediyorum" ifadesini kullandı. Steinbach, "20’nci yüzyılın bu ilk soykırımını ele alıp, soykırım kurbanlarının yakınlarına özür dileyerek barış eli uzatmanın vakti gelmiş de çoktan geçmiştir bile" dedi.

Ermenistanlı ve Türkiyeli Kadınlar Barış İçin Buluşacak

Ermenistan'dan Şiddetsiz Toplum Vakfı, Türkiyeli ve Ermenistanlı kadınları Barış ve Uzlaşı İçin Kadınlar resim/fotoğraf sergisinde buluşturuyor. Ermenistan'dan Şiddetsiz Toplum Vakfı, Calouste Gulbenkian ve Karadeniz Bölgesel İşbirliği Teşkilatı'nın desteğiyle Türkiyeli ve Ermenistanlı kadınları buluşturuyor.  Barış ve Uzlaşı İçin Kadınlar resim/fotoğraf sergisi, iki ülkeden kadınların "Barış için Kadın" temalı, barış ve uzlaşı sağlanması konusunda kadınların rolünü anlattıkları fotoğrafları kabul edecek. Eserler, bir jüri tarafından seçildikten sonra İstanbul'da ve Erivan'da sergilenecek.

Fransız Kültür Merkezi’nde Söyleşi

14 Şubat Cuma, 19:00
“Sivil Topluma Katılım”
Konuşmacılar : Cengiz Aktar ve Katia Boudoyan
Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ve Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen Çapraz güzergahlar ve bellekler : Fransa’daki Anadolu diasporasının sesleri buluşmaları 2014 yılında da devam ediyor. 

100 yıl öncesine, 1914’e mi dönüyoruz?

Malum Osmanlı’da devletin zirvesi yaklaşık 100 yıl önce bu topraklardaki farklı dini ve etnik temelli unsurların birliğine dayalı “ittihat-ı anasır” anlayışını bir kenara bırakarak “vatanın selameti için” Müslüman toplulukların birliği anlayışını, yani “ittihat-ı İslam”ı benimsemişti. Türkiye’nin son 10 yılda dış politikada bir takım açılımlarla ve büyük umutlarla –ama çiğ bir şekilde- soyunduğu “Yeni Osmanlıcılık” anlayışının başarısızlıkla sonuçlanmasıyla bugünlerde geçmiştekine benzer bir dönüşüme tanıklık ediyor olabiliriz.

1600 yıllık kilise kalıntısı üzerine mescit

Diyarbakır'da 2007'de ortaya çıkarılan ve 1'inci derecede tescilli alan ilan edilen 1600 yıllık kilise kalıntısının üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından türbe ve mescit yapılıyor... Mimari yapının, tarihi Ulu Cami yapılmadan önce yerinde bulunan Martoma Kilisesi’nin ek binası olabileceği düşünülerek durum Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na rapor edildi ve rapor kurul tarafından onaylandı.

ՀԱՅՑ. ԵԿԵՂԵՑԻՆ ՊԱՏԱՆԴ Է – 9 -

Ը. Եկեղեցւոյ ծառայութեան դաշտին մէջ ընդգրկել կանանց մասնակցութիւնը եւ անոնց տալ գործունէութեան ընդարձակ դաշտեր: Եկեղեցին չի կրնար ըլլալ առողջ եւ ամբողջական առանց կանանց մասնակցութեան:

From The Ottoman Empire To Killarney, Manitoba: The Story Of An Armenian Genocide Survivor

POSTED BY: Jack Garabed, Son of an Armenian genocide survivor (Guest author), 
News event at the Canadian Museum for Human Rights. In the photo (R to L): CMHR President and CEO Stuart Murray, David Garabed (Jack’s brother), Jack Garabed, Jack’s wife Karen Garabed and daughter Jill Garabed-Hruska of Brandon, Manitoba. (Photo Credit: Dan Harper / CMHR). During and after the First World War, the leaders of the Ottoman Empire (the forerunner of the modern-day Republic of Turkey) made a brutal attempt to destroy the empire’s entire Armenian population. 

Acyoa Members Strengthen Faith, Share Ideas at Chapter Workshop

More than 30 young people representing 14 parishes across the Eastern Diocese gathered in St. Petersburg, Fla., last month for the annual ACYOA Chapter Workshop. Over the course of three days, from January 24 to 26, participants built their faith, discussed the accomplishments and setbacks faced by their local ACYOA chapters, shared advice, and brainstormed new programming possibilities.

Rumlar kiliselerini devletten istedi

Rum Cemaati, devlet tarafından Türk Ortodoks Patrikhanesi'ne verilen üç kilise ile çok sayıda gayrimenkulün iadesi için mahkemeye gitti. Rum cemaati, Türk Ortodoks Patrikhanesi’ne verilen üç kilise ve kiliselere ait mal varlıklarını geri istiyor. Türk Ortodoks Patrikhanesi, 1924 ve 1965 yıllarında akarlarıyla birlikte devlet tarafından kendilerine hibe edilen 3 kilise vakfı sayesinde gayrimenkul zengini oldu. Rumlar, cemaati olmayan ve hiçbir Ortodoks kilisesi tarafından tanınmayan bu Patrikhane’ye hukuksuzca verilen kiliseleri geri almak için yasal mücadele başlattı. (Rum kardeşlerimizden gasp edilen bu kiliselerin en kısa zamanda geri verilmesi, hukuk ve adaletin gereğidir. HYETERT)

Fransa'da azınlık dillerine devlet güvencesi geliyor

Ferhan Köseoğlu - Paris
Fransa, 1999'da imzaladığı Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Antlaşması'nı yürürlüğe koymaya hazırlanıyor... Fransa Kültür Bakanı Aurelie Filippetti, bölgesel dillerin, Fransa'nın yaşayan kültür mirası olduğunu söyledi... Filippetti, bölgesel dillerin yanı sıra yayıldıkları bölgede resmi dil statüsü bulunmayan; Batı Ermenicesi, Berberi dilleri, Romanca, Yahudi Almancası ve Yahudi İspanyolcası gibi dillerin de yasa kapsamında olacağını belirtti. Türkçenin de yer aldığı göçmen dilleri ise bu kapsamda yer almıyor. Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/dunya_fransada-azinlik-dillerine-devlet-guvencesi-geliyor_2196785.html


Ahde vefa ilkesine uygun yürütüyoruz

Meriç Tafolar- Ankara
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in, Türkiye’nin 1995 tarihli Ulusal Azınlıkların Korunması için Çerçeve Sözleşmesi’ni neden henüz imzalamadığını içeren soru önergesine yanıt veren Davutoğlu özetle şunları kaydetti: "...Türkiye’de azınlık hakları 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ile düzenlenmiş olup, gayrimüslim vatandaşlarımızdan oluşan dini azınlıkları kapsamaktadır. Dini azınlıklara mensup vatandaşlarımız, anayasa ve kanunlarımızın güvencesi altındaki tüm hak ve özgürlüklerden eşit şekilde faydalanırlar. Avrupa Konseyi’nin Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf olunup olunmaması keyfiyetinden bağımsız olarak, ülkemizde gayrimüslim azınlıklara mensup vatandaşlarımızın hak ve özgürlükleri, anayasamızın güvencesi altında ve uluslararası hukukta ahde vefa ilkesi uyarınca tarafı olduğumuz ikili ve çok taraflı anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerimize uygun olarak yürütülmektedir.” (Acı olan Lozan'a tam olarak uyulmamasıdır. HYETERT?)