Kamp Armen’in iadesi için başlatılan nöbetin 76. gününün
konuğu Amed’den gelen Ermeni sanatçı Udi Yervant oldu. Yervant, dayanışma
amacıyla kampta konser de verdi. Ayrıca Esmeray da “Kestirmeden Hikayeler”
oynunu Kamp Armen’de sahneledi.
Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-8
Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
İkinci Meşrutiyet'in ilanı Adana’da da hem Müslüman hem
de Ermeni cemaat arasında coşkuyla karşılanır. Ancak bu coşku ve sevinç fazla
uzun sürmez. Zira, Ermenilerin eşitlik-özgürlük-kardeşlik fikriyatına olan
bağlılığı ve devrim coşkusu 1908 yazı itibariyle Müslüman cemaati oldukça
rahatsız etmeye başlar. Bir önceki yazımda 31 Mart Vak’asının nasıl vukua
geldiğinden kabaca bahsetmiştim. Esasında söz konusu yazıda eklemeyi unuttuğum
önemli bir noktanın altını çizmekte fayda var. Şöyle ki 31 Mart Vak’asının
İttihat ve Terakki komitacıları eliyle organize edildiği, reaksiyoner grupların
bilhassa provoke edildiği ve İttihat ve Terakki’nin bu kaos ortamından
yararlanarak gücünü konsolide ettiğini iddia eden argümanlar mevcuttur. Bu olay
ile birlikte İttihat ve Terakki kendisine muhalif unsurların ortaya çıkmasını
sağlamış ve onları bertaraf etme imkanı bulmuştur.
Suruç’ta Ne Oldu?
Suruç’ta en az 32 kişinin hayatını kaybettiği bombalı
saldırı sonrası neler yaşandı, kimler neler dedi? Sosyalist Gençlik Dernekleri
Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla Suriye sınırında Suruç'tan Kobanê'ye gidecek
gençler dün öğlen saat 11.30 sıralarında Urfa’nın Suruç ilçesinde Amara Kültür
Merkezi’nde basın açıklaması yaparken meydana gelen patlamada en az 32 kişi
hayatını kaybederken, en az 76 kişi yaralandı.
II. Abdülhamid’in ABD elçisine anlattıkları
Yavuz Bahadıroğlu / yavuzbahadiroglu@yeniakit.com.tr
İkinci Abdülhamid dönemi uzmanlarından Prof. Dr.
Vahdettin Engin’in “Kurtlar Sofrasındaki Osmanlı” isimli kitabında anlatılan
bir olay var. Padişah, ABD Elçisi Terel’i kabul edip Ermeni meselesinde bakış
açısını anlatıyor: Görüşmeye ilişkin olarak Terel, “İçinde bulunduğumuz 1897
Mart’ının 19. günü selamlık törenini seyretmek üzere Yıldız Sarayı’na gittim.
Törenden sonra padişahın huzurunda iki saat kadar kaldım ve iltifatlarına
mahzar oldum. Padişah hazretleri Osmanlı Devleti’nde Ermeni milletinin mahzar
olduğu iyi muameleler konusunda pek çok şeyler söyledi. Bu söylediklerinin
Amerikan kamuoyunca da bilinmesini arzu ettiklerini ifade etti.
Müslüman Kürt Kripto Ermeniler 500 Bin Kripto Ermeni Var
Ali Yormaz / aliefe@gmail.com
Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan’ın çevrelerinde “Müslüman
Kürt” olarak bilinen Ermenilerin asıl kimliklerine dönmeye başladığı yolundaki
açıklaması, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun
“kripto Ermeniler” konusundaki suskunluğunu bozmasına yol açtı. Prof.
Halaçoğlu, ülkemizde en az 500 bin “Kripto Ermeni” olduğunu belirterek, bu
gerçeği söylediğinde kendisini “kafatasçılıkla” suçlayıp, yargısız infaza tabi
tutanların, bugün bunu açıklamasının sebebinin, Ermenilere emlak verme ve
Türkiye’yi tazminat ödemeye zemin hazırlama olduğunu öne sürdü. (Müslümanlaştırılmış
Ermeniler başka Kripto Ermeni başka. Yalan olan Kripto denilen Ermenilerin
sayısı ve daha büyük yalan bir halkın inkarı ve PKK’nın Ermeni olduğu. Artık
klasikleşen yalanlar.)
Bir zamanlar Güneydoğu Toroslar'da
Akdoğan Özkan / akdoganozkan /akdogan_ozkan@hotmail.com
İnsan bazen kendi mağarasının içindeki 3-5 gölgeye bakıp
bütün bir insanlığı tanıdığını zannedebiliyor… Bir ara Finlandiyalı çift ile
sohbet ediyoruz… Benzinciye niye takıldılar anlam veremiyorum, ama, bu arazinin
eski hali iyi anımsadığım, bildiğim bir şey olmadığından çok yardımcı
olamıyorum. Biraz sonra baklayı ağızlarından çıkarıyorlar: “Orası daha önce
köyün Ermeni mezarlığı idi!” “...” Şaşkınım, kem küm ediyorum. “Mezarlık mı?
Burada Ermeni mi vardı?” gibi aptalca bir cümle kuruyorum. “Evet,” diyorlar. Memleketlerindeki
bir kütüphanede eski bir haritada görmüşler. Bir mezarlığın kalıntıları üzerine
neden benzin istasyonu yapıldığını anlayamadıklarını söylüyorlar. Şaşkınım.!
Kürtleri bekleyen tehlike
Vahdettin İnce
Bir ara Hrant Dink Diyarbekir’de verdiği bir konferansta
“Kürtlere tavsiyem batılılara güvenmesinler. Batının aklına uyan, onlara
güvenen Ermenilerden ibret alsınlar” mealinde bir söz söylemişti… Dışarıda
batılılara, içeride İttihat Terakki'ye güvenen Ermeniler onların eliyle bu
coğrafyadan buhar olup gittiler. Ne kadarı öldü ve nasıl öldü, ne kadarı tehcir
edildi…İşin edebiyatı. Yok oldular..Kendilerine silahlı isyanı telkin eden
batılıların İttihat ve Terakki'ye de katliam telkinlerinde bulunabileceğini
hesap edemediler. Bu, batının aklının çalışma biçiminden, bizzat batının
tarihinden bildiğimiz bir hakikattir. Tarihin tekerrür etmek gibi bir huyu var.
Bu sefer de aynı tehlike bulutları Kürtlerin tepesinde dolaşıyor. (Öğüde bir diyeceğimiz yok ama, bu aba
altından sopa göstermekse, bilinsin ki, yüz yıl sonra 21. yüzyılda artık
soykırım hiç o kadar kolay değil. Zamanı paranteze alarak tahmin yapılamaz.
HYETERT)
Tarihi Kilise Restore Edilecek
Bingöl Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada; Bingöl'ün
en eski yerleşim yerlerinden biri olan Kiğı'da bulunan Çanakçı Köyü
Kilisesi’nin Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca
alınan karara istinaden kısa zaman içerisinde restore edileceği belirtildi. Yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan Bingöl’de ki
tarihi yapılardan biri olan Kiğı ilçesine bağlı Çanakçı Köyü'nde bulunan 250
yıllık Surp Kevork Ermeni Kilisesi, bakımsızlık yüzünden adeta harabeye dönmüş
durumda. Kilisenin acil restore edilmesi gerektiğini belirten Çanakçı Köyü
Muhtarı Mehmet Asal, söz konusu kilisenin restore edilmemesi halinde
yıkılacağını, bu durumunda çevrede ki evlere de zarar verebileceğini dile
getirmişti.
Çepni Surp Sarkis Ermeni Kilisesi
Genel Tanım: Gemerek İlçe merkezinde, Şehit Binbaşı Mehmet Aras Mahallesi, Doğu
Caddesi üzerinde yer alan yapı, günümüzde metruk durumdadır. Kilise üç nefli
bazilikal plana sahip, doğu-batı doğrultusunda konumlandırılmış olup, batı
yönünde narteks, doğu yönünde üç adet apsis bulunmaktadır. Gözlemler: Günümüzde metruk olan yapının bahçesi yol ve
etrafındaki evler tarafından yok edilmiştir. Yapının içinde çeşitli dönemlerde
izinsiz kazı yapılmıştır.
İran dini azınlıkların hakları konusunda dünyada örnek
Doğu Azerbaycan Ermeni Halifelik Konseyi üyesi Vartan Abrah
Hi Meyan, İran'da dini azınlıkların barış içinde yaşamalarının dünyanın bütün
her yerindeki azınlıklar için örnek olarak niteledi. IRIB’in bildirdiğine göre,
Vartan Abrah Hi Meyan, yaptığı açıklamada, İran'da bugün bütün dini
azınlıkların özgürce ve rahat bir şekilde yaşadıklarını belirterek, İran İslam
Cumhuriyetinin bu açıdan dünyada eşsiz olduğunu söyledi.
İsveç’te motosikletçilerden DAİŞ ve AKP protestosu
Stockholm / ANF - Murat Kuseyri /
İsveç’in başkenti Stockholm’de motosikletleriyle konvoy
oluşturan değişik MC kulüplerine üye motosikletçiler, Irak ve Suriye’de yeni
soykırımlar yapan DAİŞ çeteleri ve ona destek veren AKP iktidarını protesto
etti. Motosikletçiler, Türk devletine 1915 yılında Ermeni, Süryani ve Pontus
Rumlarına yönelik yapılan soykırımı kabul etmesi çağrısında da bulundu.
Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk Ermeni Soykırım anıtına çelenk koydu
Ermenistan'ın başkenti Yerevan’a gelen Avrupa Konseyi
Başkanı Donald Tusk, Ermeni Soykırımı Tisternakabert anıt kompleksini ziyaret
etti. Anıtına çelenk koyan Tusk’u Ermenistan Dışişleri Bakanı
Edward Nalbandyan eşlik etti.
Brecht'in 'Kafkas Tebeşir Dairesi' ve Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası
Ünal Çeviköz
Kuzey Kafkasya Rusya Federasyonu’nun toprakları
içerisindedir. Güney Kafkasya’da ise Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan üç
doğu komşumuzdur. Kuzey Kafkasya ile ilişkilerimiz, Rusya ile karşılıklı toprak
bütünlüğüne saygı ve içişlerine karışmama prensiplerine dayalı biçimde, bölge
kökenli vatandaşlarımızın akrabalık ilişkileri çerçevesinde olabildiğince sürdürülmektedir. Güney Kafkasya için ise Türkiye’nin kapsamlı
bir politika oluşturduğunu söyleyebilmek güçtür. Gürcistan ve Azerbaycan ile
gelişmiş ilişkileri olan Türkiye, planlı bir Ermenistan politikasına sahip olamadığı
ve bu ülkeyle olan ilişkilerini hep “24 Nisan korkusu” ya da “soykırım
iddialarını bertaraf etme çabaları”na dayalı olarak kurguladığından, etkili ve
bütüncül bir Güney Kafkasya politikası oluşturmayı başaramamıştır.
Serj Sarkisyan’dan, Türk mevkidaşına taziye mesajı
Serj Sarkisyan, Şanlıurfa ilinde meyadana gelen patlama
sonucu birçok insanın hayatını kaybetmesinden ötürü Türk mevkidaşı Recep T.
Erdoğan’a taziye telgrafı çekti. Telgrafta şunlar ifade edildi: «Ekselansları,
20 Temmuz’da Türkiye’nin Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde meyadana gelen ve
onlarca cana mal olan patlamayı acıyla öğrendim. Terörizmin ter türlü ifadesini
sert bir dille kınıyoruz. Meydana gelen olaydan ötürü taziyelerimi kabul
buyurmanızı rica ederim. Hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına sabır ve metanet
yaralılara acil şifalar dilerim».
Dünya Suruç'taki saldırıyı böyle gördü
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi
önündeki 28 kişinin hayatını kaybettiği patlama dış basında da geniş yer buldu.
Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-7
Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Bu yazımda 31 Mart Vak’asını tarihsel bağlamına oturtup
ele almaya girişeceğim. Serbesti gazetesi başyazarı Hasan Fehmi’nin suikasta
kurban gitmesiyle birlikte Anayasal rejimin ilk yılında cereyan eden farklı
siyasal kuvvetler arasındaki gerilim tepe noktasına ulaşmıştı... Gelecek iki
yazıda bir önceki yazımda kısaca bahsettiğim iki önemli tarihsel vakadan
bahsedeceğim: 31 Mart Vak’ası ve Nisan 1909 Adana Katliam(lar)ı. Bu yazımda 31
Mart Vak’asını tarihsel bağlamına oturtup ele almaya girişeceğim.
Kıpti Patriği Ermeni Soykırımı kurbanları için dua etti
Kıpti Ortodoks Kilisesi, Afrika ve İskenteriye Patriği
Teodoros II, 19 Temmuz’da Lübnan Ermeni Kilisesinde Ermeni Soykırımı kurbanları için dua etti. Ahram Online’ın verdiği habere göre; Kıpti Patriği ve Kilikya
Katolikosu Aram I birlikte kutsal Müron hazırladılar. Kıpti Patriği Nisan
ayında Ermenistan’ı ziyaret etmiş, Ermeni Soykırımının 100. yıl anma
etkinliklerine katılmıştı.
AB Konseyi Başkanı Tusk Açıklaması
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk,
"Dağlık Karabağ'da barışçıl çözüm AB için öncelikli" dedi.Tusk,
Ermenistan ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde, Dağlık Karabağ'da tarafların
ateşkese uygun davranmalarının çok kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Dağlık
Karabağ'da barışçıl bir çözümün AB'nin önceliği olduğunu anlatan Tusk, AB'nin
Azerbaycan ve Ermenistan'ın görüşmelerini desteklediğini ifade etti.
Tarihi kilisenin kara yılanı
Denizli'de antik Laodikya kentinde bulunan ve İncil'de
adı geçen 7 kutsal kiliseden biri olan Laodikya Kutsal Haç Kilisesi'nde yaşayan
bir yılan burayı terk etmiyor. Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek,
"Zehirli bir tür olan yılanı alıp uzaklara götürüp bırakıyoruz, ancak yine
kiliseye dönüyor" dedi. II. Antiokhos tarafından M.Ö. 261 yılında kurulan
ve Antiokhos'un eşi Laodikya'nın adı verilen antik kentte kazı ve restorasyon
çalışmaları yılın 12 ayı devam ediyor.
HSYK hâkimleri ve Kadı Karakuş
Nazlı Ilıcak / nilicak@bugun.com.tr
Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında
bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken, burnuna
güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini
bekleyen nefis bir ördek duruyor. Karakuşi Kadı, fırıncıya 'Ben bunu aldım'
demiş.Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.Az sonra
ördeğin sahibi gelmiş: 'Hani bizim ördek' diye sormuş. Fırıncı boynunu büküp 'Uçtu' deyince, iş kavgaya
dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin
gözünü çıkarmış; korkusundan kaçmaya başlamış. Gayrimüslim vatandaş da peşinde
koşuyor.Duvardan atlarken, öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmez mi!
Kadın oracıkta düşük yapmış; kocası da fırıncının peşine düşmüş. Fırıncının
çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...Sonunda
duruma müdahale eden zaptiyeler, hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı'nın karşısına
çıkarmışlar. (karakuşi karar sözünün kaynağı. HYETERT)
Sarkisyan:Ermenistan-AB yeni belgesine yönelik müzakereler pek yakında
Sarkisyan ‘Riga’da Doğu Ortaklığı Zirvesinde Doğu
Ortaklığı 6 üye ülkesine ortak menfaate dayalı işbirliğinde farklılaştırılmış
yaklaşım gösterilmesini memnuniyetle belirttik, bu ilişkilerimizde yeni bir
sayfa açacaktır’ dedi. Ermenistan’ın çok önemli partnörlerinden biri olanAB’yle
ilişkilerinin gelişimi ve uzun yıllara dayanan diyaloğun gelişimiyle alakadar
olduğunu kaydeden Sarkisyan: ‘Bunun için siyasi irade ve en başlıcası yolumuzu
ve yaklaşımımızı inşa ettiğimiz değerler sistemi mevcuttur’ dedi.
Ağayev En Başarılı Diasporacı Seçildi
Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve siyasi kuruluşlar,
yapmış olduğu çalışmalardan dolayı Azerbaycan Beynelxalq Diaspor Merkezi (BDM)
Genel Başkanı İsmayıl Ağayev’i en başarılı diasporacı seçti… ASİMDER Genel
Başkanı Göksel Gülbey, sözde Ermeni soykırımının 100. yılının geçmesi her şeyin
bittiği veya bu konunun sona erdiği manasına gelmemelidir. Bir atasözünü
hatırlatmak isterim, ‘su uyur düşman uyumaz.’ Onun için bu meselenin üzerine
gidilmeli. Türkiye-Azerbaycan ve diğer Müslüman ülkeler bir birliktelik
yapmalılar. Bu Haçlı zihniyetine karşı 10 STK ve siyasi kuruluşun ortak kararı
ile çalışmaları ödüllendirilen BDM Genel Başkanı İsmayıl Ağayev’i ve teşkilatını
tebrik ediyorum. ( Demek ki, en az on ırkçı STK varmış. Bizimkiler bazıları işimize kimse karışmasın diyerek devletlerin soykırımı tanımasına karşı çıkarken, onlar bütün Müslümanları yanlarına almaya çalışıyor. HYETERT)
Yüzyılın Katliamlarıyla “Yüzleşmek”
Şeyhmus Diken / seyhmusdiken@mynet.com
1921 yılında
Diyarbekır, Van, Bitlis, Elaziz, Dêrsim ve Koçgiri'den oluşan Kürdistan
şehirlerinde “Bağımsız bir Kürt devleti kurmak” ana gayesi ile şekillenen isyan
sonrası yaşanan katliam ile 2011’de Roboski’de yaşanan masum Kürt
“Kaçakçılar”ın katliamı arasında tam doksan yıllık bir zaman dilimi var. Dönemin
isyanı bastırmakla sorumlu Valisi “Sakallı” lakaplı Nureddin Paşa görev yeri
“İsyan bölgesi”ne giderken “Zo [Ermeniler] diyenleri temizledik. Lo [Kürtler]
diyenlerin köklerini de ben temizleyeceğim” demişti. El hak denilenleri aynen
yapar Nureddin Paşa ve kısa sürede görevini “başarıyla” tamamlar. Koçgirili 500
“isyancıyı” kendi deyimiyle ‘temizler’, ‘tepeler’. İki binini de Anadolu’nun
çeşitli yerlerine sürgüne yollatır.
Bir hedef, üç tarz-ı siyaset
İbrahim Kiras
Dönemin aydınları için asıl mesele devleti ayakta
tutmaktı. Bu amacı gerçekleştirmek yolunda hangi aracın kullanılması gerektiği
konusunda ihtilaf vardı. Ancak bu ihtilafların oluşmasında söz konusu görüş
sahiplerinin sosyal kökenlerinin, kültürel donanımlarının ve ideolojik
angajmanlarının da etkili olduğunu söylemek gerekiyor. Söz gelimi İslamcılık
görüşünün mensuplarının hemen hemen tamamının mutekit ve dindar Müslümanlar
olması, özellikle İkinci Meşrutiyet dönemindeki Osmanlıcılık taraftarlarının
çoğunlukla seküler eğilimli ve Saray’a veya yüksek bürokrasiye yakın kişilerden
oluşması, Türkçülerin ise genellikle orta sınıf ailelere mensup bulunmaları -bu
arada Çarlık rejiminden kaçıp Türkiye’ye yerleşmiş olan Azerbaycan ve Kazan
asıllı aydınların da İslamcılık veya Osmanlıcılık görüşlerine pek meyl etmeyip
Türkçülüğe bağlanmaları- tesadüfle açıklanamaz.
Ahmet Ümit: Kürtler, Atatürkçüler ve cemaat zalim iktidara boyun eğmedi
Ümit, Türkiye'nin geleceğini umutlu gördüğünü söyledi. Polisiye
romanlarıyla tanınan ünlü yazar Ahmet Ümit, 7 Haziran seçimi sonrası gelinen
noktaya ilişkin olarak, seçimin mesajının çok net olduğunu ve halkın yüzde
60’ının ‘çatışma istemiyoruz’ dediğini söyledi. "Türkiye'nin geleceğini
umutlu görüyorum" diyen Ümit, "Bir kere Türkiye'de insanlar boyun
eğmedi. Çok güçlü bir muktedir var, bir zalim yapı var ama bakın Kürtler boyun
eğmedi, Atatürkçüler boyun eğmedi, Hizmet Hareketi boyun eğmedi. Kimse eyvallah
demiyor. Bu çok umut verici ve değerli bir şey" diye konuştu. (Nihayet
biri seçimin en önemli aktörü olan cemaatin hakkını kısmen de olsa vermiş. HYETERT)
Eski bayramlar güzeldir, çünkü çocukluk mutluluktur...
‘Hürriyet Dünyası’nın en hınzır kalemlerinden Selahattin
Duman’la, ‘Nerde o eski bayramlar’dan yola çıkarak eskiyi ve yeniyi konuştuk...
Şimdi önce şu soruya cevap arayalım: “Burada yaşamasaydık nerede yaşardık?” Hiç
birimizi saf ve homojen kökenlerden gelmediğimize göre net bir profilimiz yok.
Osmanlı’da ümmet, gayrimüslimler dahil 54 farklı etnik gruplardan oluşuyormuş.
1884’teki nüfus sayımında İstanbul’da 840 bin kişi yaşıyormuş ve bu sayının 125
bini Polonyalı, İngiliz, İtalyan, Fransız toplumlarına aitmiş. Yani Ziya
Paşa’nın “Biz Osmanlıyız, bizde her türlü insan bulunur” lafının gerçek bir
karşılığı varmış. 1911 ve 1913 sayımları var resmi olarak; bu sayımlarda da görüyoruz
ki savaş süresinde İstanbul’da 1 milyon 200 bin kişi var, sonrasında şehir
gerçek mecrasına dönüyor, yani 800 binlere… 1911’de nüfusun yüzde 44’ü
Müslüman, yüzde 56’sı ise gayrimüslim… Yani şeriatla yönetilen Osmanlı’da böyle
bir tablo var önümüzde, laik Türkiye’nin bir anlamda fiili başkenti olan
İstanbul’da ise yüzde 99’luk bir Müslüman nüfusla karşı karşıyayız.
Sarkisyan:Ermenistan-AB yeni belgesine yönelik müzakereler pek yakında
Sarkisyan ‘Riga’da Doğu Ortaklığı Zirvesinde Doğu
Ortaklığı 6 üye ülkesine ortak menfaate dayalı işbirliğinde farklılaştırılmış
yaklaşım gösterilmesini memnuniyetle belirttik, bu ilişkilerimizde yeni bir
sayfa açacaktır’ dedi. Ermenistan’ın çok önemli partnörlerinden biri olanAB’yle
ilişkilerinin gelişimi ve uzun yıllara dayanan diyaloğun gelişimiyle alakadar
olduğunu kaydeden Sarkisyan: ‘Bunun için siyasi irade ve en başlıcası yolumuzu
ve yaklaşımımızı inşa ettiğimiz değerler sistemi mevcuttur’ dedi.
DEDESİZLER!
Kemal Bilget
İnsanlar kaya kovuğundan mı çıkarlar? Beş kardeşlermiş.
Halam en küçükleriymiş. Babam sondan ikinci. İki amcam ve bir halam
evliymişler. Ninem ve dedem orta yaşın üzerinde iki köylüymüşler. Sanırım 60’ın
üzerindeymiş yaşları. Ben biliyorum da onların başına gelenleri, baban neler
anlatırdı size tanıklığından? İnsan avını arkadaşım, insan avını. Bizimkiler
keklikmiş, bizimkiler tavşanmış… Bir de avcılar varmış... Sizin dedeniz var mı?
Neden bizlerin dedeleri yok? Babalarımız taş ya da ağaç kovuğundan mı çıktılar?
Sizin dedeniz var da bizim dedemiz niçin yok? Gidip araştırıp sorun! Benim gibi
yaşı 60’a dayanmış, beş az, beş çok fark etmez, her Ermeni’ye sorun! “DEDEN VAR
MI?” diye. İstisnaları saymayın. Hiçbirinin dedesinin olmadığını görecek ve
bileceksiniz. Dedelerimize ne oldu, niçin yoklar? Sorun bir, öğrenirsiniz. Artan
bey, sizden ve şahsınızda tüm dedesizlerden ben özür diliyorum.
Opera ve Bale’ye ilk Ermeni müdür
Öznur Oğraş Çolak / Cumhuriyet
Kevork Tavityan, “Bu Ermeni sanatçıya sunulan lütuf
değil, yılların emeğine olan bir takdir” diyor. İstanbul Devlet Opera ve
Balesi’ne müdür olarak (vekaleten) atanan Kevork Tavityan, bu göreve getirilen
ilk Ermeni asıllı sanatçı. Tavityan 1998 yılında bu yana İstanbul Devlet Opera
ve Balesi’nde solist olarak bir çok eserde yer almış bir sanatçı. Görev teklif
edildiğinde gururla kabul etmiş teklifi. Tavityan, “Bir Ermeni sanatçıya
sunulan bir lütuf değil, yılların emeğine, çalışmasına olan bir takdir” diyor
yeni görevi için... Tavityan, bir Ermeni olarak değil, İstanbul Devlet Opera ve
Balesi’ne müdür olarak atanması muhtemel olan bir sanatçı olarak heyecan
uyandırmayı tercih ediyor ve ekliyor: “Umarım, Türkiye’nin o günlerini de
göreceğiz hep birlikte”... (Değerli sanatçıyı yürekten kutluyor ve başarılar
diliyoruz. HYETERT)
Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-6
Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Türk milliyetçiliğinin İttihat ve Terakki nezdinde
devletin resmi ideolojisi olarak benimsenmesi süreci bir hayli zaman almıştır. 24
Temmuz 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte İttihat ve Terakki’nin
güttüğü İttihad-ı Anasır ideali ve Osmanlıcılık ve Osmanlı vatandaşlığı
fikriyatı bile Türk-Müslüman unsurun diğer gayrimüslim unsurlardan üstünlüğünün
bu unsurlar tarafından kabulüne dayanmıştır. Millet-i hakime olarak
Türk-Müslüman unsur hem gayrimüslimler hem de Türk olmayan Müslüman unsurlar
(Araplar ve Arnavutlar gibi) karşısında kendisine doğal bir üstünlük
atfetmiştir. 1915’te Soykırım ile sonuçlanan Ermenilere yönelik kitlesel
şiddetin altında yatan nedenlerin ve motivasyonların anlaşılmasında bahsi geçen
ideolojik arka plan oldukça önemlidir.
Uzun aradan sonra TBMM`ye üç Ermeni vekil girmeyi başardı
Ercan Ayın
Türkiye ; bazı kesimlerin tabiriyle " özgürlük" için son şans olan bir
seçim yaşadı.Bir çok açıdan ele alınıp analiz edilmesi gereken 7 Haziran
seçimi TBMM`ye girme şansını yakalayan
üç Ermeni vekil bakımından ayrı bir özellik taşıyor… Peki, bu 3 vekil ile
Ermeniler ile ilgili sorunlar çözülecek mi? ya da bu vekiller temsil şanslarını
iyi kullanacaklar mı? Geçmişte takip ettiğimiz kadarıyla şahsım adıma çok da
umutlu değilim.Bunun başlıca nedenlerinden biri;vekillerin sistemin içerisinde
azınlıkta kaldıkları gibi,mensup oldukları partilerin Ermeni soykırımı`na
bakışlarının net olmasıdır.(HDP hariç). Geçtiğimiz hafta Ermeni vekilin verdiği
teklifi gördüğümde yanılmadığımı da
anladım. Sistem içerisinde çok fazla bir şey yapamayacaklarını düşündüğüm
vekillerin en azından hatırı sayılır bir mücadele ile siyasi arenaya giriş
yapacaklarını düşünmüştüm. Ancak Hristiyan ve Ermeni dünyasının dini
bayramlarında toplu taşımaların ücretsiz
olması teklifi değildi tabi kastettiğim. 100 yıl önce topraklarından sürülen katledilen bir halkın
el konulan varlıklarını düşündüğümüzde, yapılan bu teklif çok ucuz bir siyaset
gibi geldi bana. (Umarız yanılır sayın yazar. HYETERT)
CHP ve HDP'nin Sosyalist Enternasyonali'nde skandal
Türkiye'den CHP ve HDP'nin de üyesi bulunduğu 'Sosyalist
Enternasyonal', sözde Ermeni soykırımı savunuculuğuna soyundu. Sosyalist
Enternasyonal, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kafkaslar ve Karadeniz Komitesi
Erivan'da iki gün süren bir toplantı gerçekleştirdi. Ev sahipliğini Ermeni
Devrimci Federasyonu- Taşnak partisinin yaptığı toplantıda konuşan Sosyalist
Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala sözde soykırımın 100. yıldönümüne
değinerek, "Umarım, Ermeni Soykırımı'nın tanınmasıyla Ermenistan ve Türkiye
arasında gerçek barış tesis edilecek" dedi.
ASİMDER’den Ermenistan’a Misilleme
Uluslar Arası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği
(ASİMDER) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi İrfan Ermiş, İreVan’daki
(Erivan) Gök Mescit’te Cuma namazı kılma taleplerinin Ermenistan hükümeti
tarafından kabul edilmediğini belirterek, “ASİMDER olarak bizlerde eylül ayında
Van’da düzenlenecek olan ayine engel olacağız” dedi. (Bu ülkede kanun varsa,
devlet varsa bu ırkçıların tehdidi bir şey ifade etmeyecektir. Göreceğiz. HYETERT)
Çengilli Kilisesi
Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Çengilli Köyü içinde yer
alır. Bu köyün adı kilisenin çanlı olmasından kalmıştır.Köy halkı arasında bu
köye Çehni, Çengli,Çanğlı’da denilmektedir. Kiliseye Kars Kağızman yolunun 15 Km.sinden
kuzeybatıya ayrılarak 30 Km.lik köy yoluyla gidilmektedir. Kilise Çengilli
köyünün içinde yer alıp yüksek bir tepe üzerine yerleştirilmiştir. Köy denizden
1900 metre yükseklikte bulunmaktadır.
Osmanlılar Ortadoğu ve Balkanları nasıl yönetti?
Doç. Dr. Cengiz Tomar / Marmara Üniversitesi
Sorunları eskiye -15. ve 16. yüzyıllara (Altın Çağ’a,
genelde Kanuni devrine)- geri dönerek çözebileceğimize dair yorumları pek
gerçekçi değildir. Yapılması gereken geçmişten ilham almakla birlikte değişen
zamanın şartlarına uygun yeni çözümler getirmektir. Öncelikle günümüzün ve
geleceğin problemlerine salt geçmişten çözüm bulamayacağımızı not edelim… 20.
yüzyılın sonları ile 21. Yüzyıl başlarında Osmanlı bakiyesi Balkanlar ve
Ortadoğu’da yeni bir döneme girmekteyiz.
Dışarıdan müdahalelerin de etkisiyle giderek yaygınlaşan
mikro-milliyetçilik, etnosentrizm ve mezhepçiliğin (sekteryanizm) ve bunlara
bağlı çatışmaların yoğunlaştığı yılları yaşarken Pax-Ottomana’nın (Osmanlı
Barışı) yüzyıllar süren mutlu günlerini aramaktayız. Bu durumun devam etmesi
bölgemizde, gerçeklemesini hiç temenni etmediğimiz “İslam Ortaçağı” olarak
adlandırabileceğimiz bir sürece girmemize sebep olabilir.
‘Gül ile 12 Yıl'ın Ermenistan sayfaları
ALIN OZINIAN
Abdullah Gül'ün 12 yıl başdanışmanlığını yapan Ahmet
Sever, “Abdullah Gül ile 12 Yıl” adlı son günlerin çok konuşulan kitabında,
Türkiye ile Ermenistan arasındaki “futbol diplomasisi” sürecine ilişkin bir
bölüme de yer vermiş. Gül'ün 2008'de gerçekleştirdiği Erivan ziyaretinin perde
arkasından bazı satırbaşlarının anlatıldığı bölüm, bugün Türkiye-Ermenistan
protokol sürecinin bilinmeyenlerini ve neden donduğuna dair bazı ipuçları
arayanlar için ilgi çekici olabilir.
Ermenistan'da kanser ilaçları yetişmiyor!
İnsan Hakları Örgütü, Ermenistan’da kanser hastalarının
sürekli ilaç sorunu yaşadığını öne sürdü. Bürokratik nedenlerden dolayı
ilaçlara temin edemeyen Ermeni hastalar zor durumda kalıyor. İnsan Hakları Örgütü, ileri evre kanser
hastalarının bürokratik engeller nedeniyle ağrı kesici alamamasını adam hakları
ihlali olarak niteledi.
O katliamın Ermeni Tehciri'yle ne ilgisi var?
Kerem Çalışkan
Ermeniler, 1915’teki ‘katliam’ın sorumlusunu arıyorlarsa
Talat ve Enver Paşa’lardan önce Osmanlı’daki adıyla ‘Bronsart Paşa’nın peşine
düşsünler… Onun şahsında Osmanlı yönetimine ‘Tehcir’i uygulatan bir Berlin
destekli bir ‘Üst Akıl’ bulacaklardır… Çünkü kitlesel deportation (tehcir) bir
Alman icadıydı ve ilk kez 1904-1908 yıllarında Afrika’da yerli halklara karşı
uygulanmıştı… Toplu katliama yol açtığı orada görülmüştü… Berlin açısından sıra
şimdi 1915’te Ermenilere gelmişti… Çünkü İngiliz-Rus cephesinin Doğu
Anadolu’daki müttefiki olan Ermeni unsuru, Almanların Bağdat Demiryolu
projesini tehdit ediyordu.. Almanlar burada ellerini fazla kirletmediler…
Ermeni tehcirini Osmanlı yönetimine uygulattılar…(Birileri Kürtleri suçsuz ilan
etti, birileri de daha güzelini yapıp Osmanlı’yı da aklıyor, yakında bir hayır
sahibi de Almanları aklarsa, Ermenilerin soykırıma uğramadığı toplu olarak
intihar ettikleri ortaya çıkacak (!) HYETERT)
Sibil’in hayali gerçek oldu: Ani harabelerinde “Ani” şarkısını söyledi / Սիբիլը Անիում երգել է «Տեսնեմ Անին ու նոր մեռնեմ» երգը
İstanbullu Ermeni şarkıcı Sibil hayalini gerçekleştirdi.
Sibil, Ani harabelerinde “Ani’yi görsem sonra ölsem” Ermenice şarkısını söyledi…“En
büyük dileklerimden biri Ani harabelerinin önünde “Ani yi görsem sonra ölsem”
adlı şarkıyı söylemekti. Önce Tanrı ya sonra Pan Armenian olimpiyat komitesi
üyelerine rüyamı gerçeğe dönüştürdükleri için binlerce kez teşekkür ederim.
Doğrusu duygularımı tam olarak nasıl ifade edebileceğimi bilmiyorum. Unutulmaz
anlar yaşayıp mutluluk gözlaşları döktüm. Binlerce kez teşekkürler bu duyguları
yaşamama sebep olanlara...”.
Ermenistan Seyahati: Algılar ve Deneyimler
Mehmet Karasu
“Sadece bizde enginar; sizde kişniş pek fazla
kullanılmıyor, hepsi bu” dedi Roza Teyze. Nisan 2015’te üç arkadaş (Ezgi
Mehmetoğlu, Feyzan Tuzkaya ve Mehmet Karasu)[1] Ermenistan’a ziyarette
bulunduk.[2] Ermenistan’da geçirdiğimiz araştırma sürecinin ardından, Ermeni
halkının kendilerine ve Türkiye’ye ilişkin mevcut algı ve tutumlarına dair pek
çok kazanımla Türkiye’ye döndük. Bu yazının hazırlanma amacı ve nihayetinde
devam eden satırlarsa, işte tam da bu kazanımların derlenip toparlanması
noktasında, bazı somut çıktılara işaret ediyor.
Azınlık vakıflarının seçim yapabilmesine olanak sağlayan yönetmelik neden iptal edildi?'
Hülya Karabağlı
Selina Doğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a Azınlık
Vakıflarıyla ilgili iptal edilen yönetmeliği sordu. Doğan'ın, TBMM
Başkanlığı’na verdiği soru önergesi şöyle:"Türkiye’de azınlık vakıflarının seçme ve seçilme
haklarını düzenleyen yönetmelik 19 Ocak 2013 tarihinde iptal edildi. Hükümet
yetkililerinin söz vermesine karşın yeni yönetmelik çıkarılmamıştır. Bundan
dolayı azınlık vakıfları seçim yapamamakta ve bu durum da büyük sorunların
yaşanmasına neden olmaktadır. "Seçimlerin yapılabilmesi için yeni bir
yönetmelik çıkarılmayacaksa bu vakıflar kendi seçimlerini yapabilecek, kendi
yöneticilerini seçebilecek ve yollarına böyle devam edebilecek yönetme
birikimine ve geleneğine sahiptir."
ՈՒԽՏԻ ՀԱՐԻՒՐԱՄԵԱԿ, ՅԵՏՈՅ Ի՞ՆՉ Ե. ԱՐՏԱՍԱՀՄԱՆԵԱՆ ԱԶԳԱՅԻՆ ԺՈՂՈՎ
Ով հայ ժողովուրդ, քո միակ փրկութիւնը
Քո հաւաքական ոյժի մէջ է:
(Եղիշէ
Չարենց)
Չկայ մեր մէջ անձ մը որ կրնայ յայտարարել թէ ինք հողային պահանջ
չունի, ի՛նչ կուսակցութեան եւ կամ յարանուանութեան ալ պատկանի ան, որովհետեւ թշնամին
խտրութիւն չդրաւ իր ահաբեկումին, կողոպուտին, բռնաբարութեանց եւ անողոք ջարդին մէջ:
Հետեւաբար, մենք ալ իրաւունք չունինք բաժանուելու մեր կողոպտուած արդար իրաւունքին
յաջողութեան հասնելու ճիգին մէջ:
Cumhurbaşkanı, Katolikos Aram I’i kutladı
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Kilikya Katolikosu Aram I’i
«Trchnots Buyn» kurumunun onarımı ve müzesinin tesisi yanısıra Kilikya
Katolikosluğu makamında 20. Ruhani önderlik yılı ve Kutsal Müronun kutsanma
töreni vesilesiyle bir mesajla kutladı.
Bakü-Erivan Hattında Karmaşık İlişkiler
Prof. Dr. Beril Dedeoğlu / Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası
İlişkiler
Uluslararası politikada hiç bir şey siyah-beyaz değil. 24
Nisan’da Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Erivan’a gitti… Hollande açısından
soykırım konusu, Fransa’da yaşayan Ermeniler yoluyla Ermenistan-Fransa
ilişkisini elden kaçırmama araçlarından birisi. Diaspora-Ermenistan ilişkisinin
“acı”yı diri tutma yoluyla korunduğuna şüphe yok… Moskova’daki sözler, Putin’in
Ermenileri değil soykırım tezine sahip çıkarak siyaset üretenleri hedef
almıştı. Özetle Putin “birileri soykırıma sahip çıkacaksa, o ancak ben
olabilirim” demeye getirmişti… Azerbaycan Rusya ve Fransa ile konuştuğu kadar
“barış” konularını Türkiye ile de konuşuyor mu, orasını bilemiyoruz. Ancak
gördüğümüz, Türkiye’nin şimşekleri üzerine çekerek vitrinin önünde durmasından
Azerbaycan’ın hiç rahatsız olmadığı; Türkiye’nin ise Kafkasya barış masasında
bulunmamaktan çok rahatsız olduğu.
Köşe yazarlarına pek güvenmeyin...
Markar Esayan
2007'de kutuplaşmanın hangi cepheden geldiğini, bu
gerginliğin önce muhtıra, sonra AYM'nin 367 kararı ve nihayetinde kapatma
davası gibi pratiklere dönüştüğünü gördük. Merhum Danıştay üyesi Mustafa
Özbilgin'in cenazesinde AK Partili kurmayların nasıl yuhalandıkları daha dün
gibi gözlerimin önünde. O sıralarda bu kibirli şımarıklıkların ve lince maruz
kalan muhafazakarların kutuplaşmanın neresinde yer aldıkları pek önemsenmedi… Yani
muhafazakarlar sadece varlıklarının daha görünür olmalarıyla kutuplaşmanın
mağduru oldular ama sürekli kutuplaşmayı yaratan kesim olarak sunuldular… (Naçizane
tavsiyem, bu ülkenin aydınlarına, ben dahil, sakın arada sırada sizlere adil
davranıyorlar diye açık çek vermeyin, kendi görüşlerinizi oluşturun. Bunu
aydınlara hakaret adına söylemiyorum. Bu ülkede köşe yazarları gereksiz şekilde
çok güçlü, adeta siyasi bir aktör gibiler ve bu gücü dengeleyen bir sorumluluk
sübabı yok.)… Herkes kendinden mesul. Kutuplaşmayı demir bir manivela olarak
kullananların bu yazıyı okuyunca anında gözyaşları içinde tövbe edeceklerini
düşünmem tabii. Ama kendisini ilahi hakem yerine koyanların daha ahlaklı
olmalarını beklemeye hakkımız var.
Nelson Mandela Uluslararası Günü
Nelson Rolihlahla Mandela ya da kabile adıyla Madiba,
sömürgeciliğe ve ırkçılığa apartheid politikalarına karşı çıkmasıyla uluslar arası üne kavuştu. 1993
Nobel Barış Ödülü, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı Özgürlük Madalyası ve
Sovyet Lenin Nişanı da dahil olmak üzere 250'nin üzerinde ödül kazandı. Birleşmiş
Milletler 2009 Kasım ayında Nelson Mandela’nın doğum günü olan, 18 Temmuz’u
“Uluslararası Mandela Günü” ilan etti. Bu
nedenle de Mandela’nın doğum günü, yalnızca Güney Afrika’da değil, dünyanın
çeşitli ülkelerinde, farklı etkinliklerle kutlanmakta, Mendela’nın dünya için
esin kaynağı olan mücadele ve görüşleri anılmakta.
Selina Doğan: Ermeni olmak tıpkı Türk olmak gibi suç değildir
CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, Adalet Bakanı Kenan
İpek tarafından cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına
soru önergesi verdi… Selina Doğan’ın yazılı açıklaması şöyle: "Bir halkın
ya da bir grup insanın diğer halk ya da insanlar¬dan üstün olduğunu savunmak
bir suçtur. Hiçbir devlet de kendi vatandaşları arasında, farklı bir kesimin
diğer kesim üzerinde baskı kurmasına, bir kesimin diğer kesimi aşağılamasına
seyirci kalamaz, kalmamalıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 216’ıncı maddesi ile “halkı
kin ve düşmanlığa tahrik” suçu olarak düzenlenmiştir. Ancak hemen her gün etnik
ve dini azınlıklara karşı nefret ve aşağılayıcı söylemler kullanılmasına karşın
savcılar bu maddeye karşı kör ve sağırlar. Sadece savcılar değil siyasetçiler
ve kanaat önderleri de bu söylemleri görmeyerek, kınamayarak dolaylı yoldan bu
suça ortak olmaktadırlar.
Kartal Kilisesi İbadete Açılıyor
Kartal Surp Nışan Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri,
kilise din görevlisi Kd. Peder Krikor Damadyan önderliğinde, 3 Temmuz 2015,
Cuma, saat 10:30’da, Patrikhane’yi ziyaret ederek, Patrik Genel Vekili
Başepiskopos Aram Ateşyan tarafından kabul edildiler… Başkan Hovhannes
Sahakoğlu ve arkadaşları, yenileme çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğu
müjdesini verdiler. Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi sunarak, takdis ve
ibadete açılış törenleri için Patriklik Makamı’nın himayesini dilediler.
Başepiskopos Aram, zorlu bir görevi tamamlamak üzere olan vakıf yönetim kurulu
üyelerini tebrik etti. Yapılan görüşmeler sonucu, kilisenin 8 Ağustos 2015,
Cumartesi günü ibadete açılmasına karar verildi.
Acıların tanığı: Anadolu'yu gezen piyano
Türey Köse - Cumhuriyet
CHP milletvekili Selina Doğan’ın aile yadigârı piyanosu
ailenin 100 yıllık tarihinin simgesi. Bu, 1800’lerin sonundan günümüze
Anadolu’da yaşayan bir Ermeni ailenin “piyano” üzerinden öyküsü. Amerika’dan
İstanbul’a getirtilen, oradan gemiyle Samsun’a, Samsun’dan yaylı at arabasıyla
Gümüşhacıköy’e götürülen, 1922’de el konulan, 24 yıl sonra geri alınan ve
1976’da bu kez kamyonla İstanbul’a dönen... Seferberlik, Sarıkamış dramı ve
zorunlu göç yıllarının tanığı bu piyano, CHP İstanbul Milletvekili Selina
Doğan’ın aile hikayesinin yüzyıl görmüş/ geçirmiş, “kurtarılmış” yadigarı...
Montreal Surp Hakob Okulu öğrencileri Erivan’da
Ermenistan Diaspora bakan yardımcısı Serj Srapionyan, 16
Temmuz’da Montreal Surp Hakob Okulu Ermenice Programları sorumlusu Mher
Garagashian ve beraberindeki öğrencileri kabul etti. Bakan okulun Diasporanın
önemli eğitim kurumlarından biri olup, Diaspora gençlerinin Ermeni değerleriyle
yetişmesinde önemli rolü olduğunu belirtti.
Dış Politikada "Ben" Yoktur!
Şükrü Alnıaçık
Ermeni lobisinin ülke Parlamentolarına Ermeni Soykırımını
kabul ettirme stratejisi karşısındaki Türk Dış Politikası, 1965'ten bu yana:
"Parlamentoların 1915'e karışması, anayasalarla tanımlanan işlevine
aykırıdır, Tarihte yaşanmış olaylar, Tarihçilere bırakılmalıdır"
şeklindedir… Mesela, bir Türk Milletvekilinin herhangi bir insanlık
trajedisini, TBMM'ye "soykırım" olarak kabul ettirmek amacıyla önerge
vermesi, ilk bakışta "kahramanlık" gibi görülebilir. Ancak bu lobi
faaliyeti, Türk Hariciyesinin 50 yıllık "konuyu bilimin tarafsızlığına,
tarihçilere bırakalım" tezini geçersiz bırakacağı için aslında kendi
ayağımıza sıkılmış bir mermidir. Hatta böyle bir mermi, ayağa değil doğrudan
doğruya Türk Dış Politikasının beynine sıkılmıştır. Çünkü yarın bir Ermeni
yetkili çıkıp da, "parlamentolar bu işte yetkili değilse sizin
parlamentonuz neden 'Hocalı Katliamı'nı tanıdı?" diye sorduğu zaman
verecek cevabınız yoktur... Hocalı Soykırımı önergesinin TBMM genel kurulunda reddedilmesi "Türkiye bile Hocalı soykırımını tanımadı" algısını ortaya çıkarmış ve kardeşlerimizi bir kez daha gücendirmiştir. Bunun aksinin gerçekleşmesi halinde ise "parlamentoların tarihi olaylar hakkında karar mercii olmasını" reddeden "50 yıllık Türk Dış Politika tezi" yıkılmış olacaktı. (Bu önergenin verilmiş olması ve görüşülmesi bile parlamentoların yetkili olduğunu gösterir. Ayrıca objektif hukukun suç kabul ettiği bir konuda tarihçilerin karar vermesi dünya bir ilk olur. HYETERT)
Ermeni haklıdır
Engin Ardıç
Bayramda "köprü
ve otoyol" geçişleri bedava. Yalnız Müslüman'a değil, ateiste de bedava
sataniste de. HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan (eh, hesapça "bütün
Türkiye'nin partisi" oldular ya bunlar), meclise önerge verecekmiş: Köprü
ve otoyolların "diğer" dini bayramlarda da ücretsiz olmasını istiyor.
Yerden göğe kadar haklıdır. Köprüler bugün bedavadır da niçin örneğin
Paskalya'da bedava değildir? Çünkü Müslümanlar çoğunlukta, Hıristiyanlar
azınlıktadır. Peki, eşitlik nerede kalıyor? O nasıl bizim bayramda ense yapma
fırsatını kullanıyorsa, ben de Paskalya'da köprü parası vermek istemiyorum,
Hazret-i İsa'yı da severim ayrıca, hadi bakalım.. . Peki, milli bayramlarımızın
ne günahı var? Ne yani, içinizi tatlı bir heyecan kaplamıyor mu, pır pır
etmiyor mu yüreğiniz o günlerde, postalcı gazetelerin iddia ettikleri gibi?
Beginnings of the Christian Faith in Armenia
eNewsletter of the Eastern Diocese
On Saturday, July 18, the Armenian Church will observe
the Feast of St. Thaddeus the Apostle and St. Sandukht the Virgin. The story of
these two saints sheds light on the early days of Christianity in Armenia. Imagine
a time of great political and military conflict; a pagan kingdom ruled by a
powerful royal family: this was Armenia in the first century. The kingdom held
strongly to its inherited pagan practices—until a strange man ventured to
Armenia.
“Babam Sevan Nişanyan”
Füsun Erdoğan
Eğer bizler, dışarıdakiler Sevan Nişanyan’ın uğradığı
adaletsizliği, haksızlığı sessiz kalarak onaylamazsak, bu defa “barbarların her
daim kazanmasına” karşı durursak... O zaman Sevan Nişanyan özgürlüğüne kavuşur!...Seçim
kampanyası sonrasında burada bir şeyler yapmak üzere Sait’le anlaştım. Ve ilk
fırsatta da, meseleyi Hollanda Gezi Dayanışması’ndan arkadaşlarla paylaştım. Bir
başlangıç olarak Nişanyan ailesinden istediğim mektup geçenlerde elime ulaştı. Mektup
Arsen’dendi! Nişanyan’ın oğlundan... Biz Hollanda Gezi olarak henüz nasıl bir
kampanya yürütebiliriz sorusunu yanıtlamamış olsak da, bir ucundan başlamanın
yararlı olacağını düşündüm. Bu nedenle, Sevan Nişanyan’a özgürlük istemeyi
planladığımız kampanyanın ilk adımı olarak, Arsen’in mektubuyla başlamak
istedim. Gelin Arsen’in yazdıklarını birlikte okuyalım:
CHP’li Selina Doğan’dan Nişanyan için soru önergesi
CHP’li Selina Doğan, Aydın Yenipazar Kapalı Cezaevi’nden
tutuklu bulunan Sevan Nişanyan’ın durumu hakkında Adalet Bakanlığı’na soru
önergesi verdi… Bu kanuna muhalefetten 2 yıldan az verilen hapis cezaları
verildiği ve cezaevine girenlerin de kısa süre sonra tahliye edildiğinin
belirtildiği önergede, Bakanı İpek’e şu sorular yönetildi:
* 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu 65/b
maddesinden son 10 yılda kaç kişi hakkında dava açılmış ve kaç kişi hüküm
giymiştir?
* Kaç kişinin hapis cezası, para cezasına çevrilmiştir?
* Kaç kişi bu madde uyarınca cezaevine girmiştir?
Cezaevine giren kaç kişi denetimli serbestlik almıştır?
* Söz konusu cezadan dolayı Sevan Nişanyan dışında
cezaevinde yatan var mıdır?
Nişanyan 19 aydır cezaevinde
Ermeni kaynaklarında Adapazarı tarihi
Ermeni kaynaklarında, Adapazarı'nın 1400'lü yıllarda
Timur'dan korunmak için Sivas'tan gelen Ermeniler tarafından kurulduğu
belirtiliyor. www. ermenistan.de adlı sitede yer alan makalede, Adapazarı'nın
Ermenice adının ise "DONİGAŞEN" olduğu ifade ediliyor. Adapazarı
tarihine ilişkin sitede yer alan yazı şöyle: Adapazarı şehrini 1400’lü yıllarda
Timurlenk’in saldırılarından kaçabilmek için Sivas’tan gelen bir grup Ermeni
kurmuşlardı.
Büyükdere Kilisesinde sahur tartışma yarattı
Büyükdere Surp Hıripsimyants Kilisesi Yönetim Kurulu ve
Sarıyer Belediyesi, 9 Temmuz gecesi kilise bahçesinde sahur yemeği verdi… Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan,
kilisede düzenlenen yemekten Patrikhane’nin haberdar olmadığını belirtti:
“Büyükdere Kilisesi’ndeki sahur yemeği benim haberim ve dolayısıyla iznim
olmadan düzenlenmiş. Toplumdaki şikâyetler bana da ulaştı. Murat Süme’yle uzun
süredir konuşmuyoruz. Kilisesindeki etkinlikleri bize yazılı olarak
bildiriyordu, ancak sahur yemeğine dair hiçbir bilgilendirme yapılmadı.” Dedi.
Ermenistan'da Yeni Anayasa Çalışmaları
Ermenistan'da Anayasa Reformları Uzmanlık Komisyonu (ARUK),
anayasa taslak metnini kamuoyuna sundu. Yeni anayasa, 7 ana bölümden oluşuyor
ve Ermenistan'ın parlamenter sisteme geçmesini öngörüyor. Anayasada
cumhurbaşkanın görev süresi ise 5 yıldan 7 yıla çıkarılırken, tekrar
seçilmesinin önüne geçiliyor. Tasarıya göre 40 yaşını doldurmuş, son 7 yıldır
Ermenistan vatandaşı olan, ülkede ikamet eden ve seçme hakkına sahip her kişi
cumhurbaşkanlığı için adaylığını koyabiliyor. Yeni anayasa, cumhurbaşkanının
herhangi bir siyasi partiye üye olmasını ise engelliyor.
Ermeni Katolik Piskoposlar Sinodu yeni patriği seçiyor
Lübnan Ermeni Katolik Patrikliği Konutu Zimmar
Manastırında Ermeni Katolik Piskoposlar Sinodu, 25 Haziran’da hayatını kaybeden
Patrik Nerses Bedros Tarmouni XIX’un halefini seçmek üzere toplandı. Lübnan’da yayımlanan L’Orient-Le Jour gazetesinin verdiği
bilgiye göre, Paris Sb. Haç Diyakozluğu onursal başkanı Sinoda riyaset etmekte.
Yaşça en büyük olan bu piskopos Patriklik Kilisesi idari başkanlığı
fonksiyonunu yerine getirmekte ve yeni patrik seçimini tertiplemekte.
Ermenistan ve Rusya Dışişleri bakanlıkları arasında istişare
14 Temmuz’da Erivan’da Ermenistan ve Rusya Dışişleri
bakanlıkları arasında istişare gerçekleşti, buluşmada iki ülkenin uluslararası
kuruluşlar nezdindeki işbirliği değerlendirildi. Dışişleri bakanlığı Basın Servisinden verilen bilgiye
göre, Ermeni tarafından istişarelere Dışişleri Uluslararası Kuruluşlar Dairsi
Bşk. Vahram Kajoyan, Rus tarafına Dışişleri İnsani İşbirliği ve İnsan Hakları
Bl. Bşk. elçi Anatoli Viktorov başkanlık etti.
Feast of the Transfiguration Celebrated at St. Leon Armenian Cathedral
A stained glass window at St. Leon Armenian Cathedral
depicting the Transfiguration of our Lord and Savior Jesus Christ. The Feast of
the Transfiguration of our Lord and Savior Jesus Christ, one of the five
tabernacle feasts (Daghavar Don) in the Armenian Apostolic Church was observed
on Sunday, July 12. At St. Leon Armenian Cathedral, the Cathedral's Pastor
Rev. Fr. Khajag Shahbazyan was the day's celebrant. The inspirational homily
was delivered by the Diocesan Primate Archbishop Hovnan Derderian who presided
over the service on the day of the tabernacle feast.
Վեհափառ Հայրապետը Թելադրեց «Թռչնոց Բոյն»ի Գերեզմաններու Փոխադրութեան Ծրագիրը Առկախել
ԱՆԹԻԼԻԱՍ, «Ազդակ».-
«Թռչնոց Բոյն»ի խնամակալութեան ատենապետ Սեդա Խտըշեան Երեքշաբթի, 13 Յուլիսին, «Վանայ
Ձայն»էն ունեցած հարցազրոյցի մը ընթացքին խօսեցաւ շաբաթավերջին տեղի ունենալիք «Թռչնոց
Բոյն»ի թանգարանի բացման հանդիսութեան, «Թռչնոց Բոյն»ի մերձակայքը գտնուող որբերու
գերեզմանները փոխադրելու ու հաւաքական գերեզմանի մը մէջ ամփոփելու հարցին մասին:
Ermenilerimizle neleri kaybettik: Dr. Nazaret Dağavaryan
Nazım Alpman/ nazimalpman@birgun.net
Bu toprakların seçkin evlatlarından biri olan Nazaret
Dağavarvan 25 Aralık 1862 yılında Sivas’ta dünyaya geliyor. Yedi yaşında
İstanbul’a geliyor. Amenapırgiçyan Okulunu bitiriyor. Genç Nazaret 1878’de
Paris’e gidiyor. 1881’de Paris Ziraat Yüksek Okulu’na girip iki yıl sonra da
Ziraat Yüksek Mühendisi olarak 1883’te yurda dönüyor.
Müslüman ve Hristiyanlar iftarda buluştu
Çanakkale'nin Gökçeada ilçesinde, 3 bine yakın Müslüman
ve Hristiyan vatandaş, iftar sofrasında bir araya gelerek birlikte dua etti. Cumhuriyet
Meydanı'nda düzenlenen iftara katılan 3 bine yakın vatandaşa tas kebabı, pilav,
mercimek çorbası ve tulumba tatlısı ikram edildi. İlçe Müftüsü Haydar Hüyük'ün okuduğu duanın ardından
ilahi dinletisi ve sema gösterisi yapıldı. (!!! HYETERT)
Fisk: ABD artık Şiilerin yanında
Independent gazetesinin tecrübeli Orta Doğu muhabiri Robert
Fisk nükleer anlaşmayı "Şiilerin zaferi" olarak nitelendirdi…"Orta
Doğu'da güç dengesi değişiyor mu?" sorusuna yanıt arayan Fisk'in
yazısından bazı satırlar şöyle: "Oğullarını 11 Eylül'de insanlığa karşı
suç işlemeye gönderen, Usame bin Ladin'i yaratan, önce Taliban'ı daha sonra
Irak ve Suriye'de Sünni İslamcıları destekleyen, emirleri ile prensleri IŞİD'i
destekleyen Sünni Müslüman devletlerin etkili oldukları dönem son buluyor. "Washington,
Körfez'in yıpranmış prenslerinden ve onların bağnaz öğretilerinden, (ABD
silahlarına para vermedikleri sürece) sinir bozucu zenginliklerinden ve
Yemen'deki berbat iç savaşlarından bıktı. Şimdi gözdesi Şii İran. İran Obama
yönetimini, Sünni Vahabi IŞİD'i yok etmek istiyorsa ki bunu Tahran da istiyor,
Esad rejimini desteklemesi için ikna etmeye çalışacak."
İstanbul Opera ve Balesi'ne Ermeni müdür
İstanbul Opera ve Balesi Müdürlüğü’nün başına Kevork
Tavityan getirildi. Yaş haddinden emekli olan Şamil Gökberk'in ardından
İstanbul Opera ve Balesi Müdürü olarak atanan Tavityan "Böylesine önemli
bir göreve atandığım için büyük bir mutluluk ve gurur yaşıyorum" dedi.Opera korosunun şefliğini yapan Tavityan, yaş haddinden
emekli olan Şamil Gökberk’in ardından İstanbul Opera ve Balesi Müdürü oldu. (Konjonktür. Hangi parti olsa yapardı aynı şeyleri diyecekler. HYETERT)
HDP'li Garo Paylan: Köprü ve otoyollar 'Noel, Paskalya ve Roş Aşana'da niye ücretsiz değil
HDP'li Garo Paylan, dini bayramlarda neden köprü ve
otoyol geçişlerinin ücretsiz olmadığını sordu… Paylan şöyle konuştu: “Ancak
Ramazan ve Kurban bayramına yönelik bu uygulama, bizlere Türkiye’de Hristiyan,
Musevi, Ezidi ve diğer dinlere mensup vatandaşlar olduğu gerçeğini de
unutturmamalıdır. Bu topraklarda yaşayan kadim halklar, sadece Ramazan ve
Kurban bayramını değil; Noel, Paskalya, Roş Aşana ve Çarşamba Sor gibi dini
bayramları da kutlamaktadır. Ancak Anadolu’da binlerce yıldır kutlanan bu kadim
bayramlar, bugün devlet nezdinde yok sayılmaktadır. Anayasaya ve evrensel
demokratik normlara göre devlet her dine ve her vatandaşına eşit yaklaşmalıdır.
Bu yüzden Ramazan ve Kurban bayramlarındaki bu uygulama Hristiyan, Musevi,
Ezidi vd. dinlere mensup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının dini bayramlarını
da kapsamalıdır.”
Osmanlı Türk müydü?
Furkan Çay
İttihat Terakki 'ye bu noktada değinmekte fayda var.
Çünkü İttihat Terakki'nin halefi olan Cumhuriyet' in kurucu askeri ve
bürokratik kadroları, Devlet -i Aliyye'nin yıkılma saikini kavmiyetçilikte
ararlarken bilinçli bir biçimde de İttihat Terakki'nin kavmiyetçilik anlayışını
hoş gördüler. Hatta Adalet Bakanı Mahmut Esad Bozkurt'un kendini bilmez
retoriğiyle Türk: Bu ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. Saf Türk
soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı,
köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler!
demekti.Osmanlı devletinin kökeninin Türk olduğu ve Osman Bey
Osmanlı'yı kurduğu zaman devletin tamamen Türklerden müteşekkil olduğu konusu
son 100 yılın yanlış bilinen ve nedensiz bir biçimde de tabu olan konularının
başında geliyor. Tabi bu konuyu da tartışmak artık zaruret haline geldi.
Ermenistan'da aktivistlerden polise 'tazyiksiz su' ile yanıt
Başkenti Erivan'da toplanan aktivistler, eylemlerde
kendilerine tazyikli suyla müdahale eden polisi Vardavar Bayramı'nda kovalar,
su tabancaları ve şişeler ile "suladı". Ermenistan'ın başkenti
Erivan'da aktivistler, geçen ayki eylemlerinde kendilerine tazyikli suyla
müdahale eden polise "tazyiksiz su" ile yanıt verdi. Protestocular kovalar, su tabancaları ve şişeler ile
polisleri "suladı".
Aram I: Ermeni ve Süryani kiliselerinin işbirliğine yeni bir ivme kazandırmalı
Kilikya Katolikosu Aram I, Bikfaya Meryem Ana
Manastırındaki makamında Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği İgnatios Efraim
II’yi kabul etti. Kilikya Katolikosluğundan verilen bilgiye göre buluşmada
Ermeni ruhaniler ve Beyrut ve Şam’dan Süryani ruhaniler hazır bulundular. Buluşmada
iki kilisenin işbirliğine hem Ortadoğu hem de Diaspora yerleşkelerinde yeni bir
ivme kazandırılmasının muacceliyeti vurgulandı.
Diaspora Bakan yard. «Eve Gel» Programı katılımcılarıyla
Ermenistan Diaspora Bakan yardımcısı Vahagn Melikyan
bugün «Eve Gel» Programı katılımcılarının 5 gündür devam den Ermenice
seminerinin gidişatına ilişkin bilgi almak üzere Stepan Şahumyan N.1 Okulunu
ziyaret etti. Diaspora Bakanlığı Basın Servisinden verilen bilgiye göre, «Eve
Gel» Programı IV. etabına aralarında ABD, Rusya, Suriye, Gürcistan, Özbekistan,
Ürdün, Ukrayna, Irak, Hollanda, İspanya olmak üzere10 ülkden 153 genç
katılmakta.
Karaburun Belediyesi, ‘soykırım tartışılacak’ diye bilim kongresinden desteğini çekti
“Sermayenin doğası; soykırımlar, katliamlar, savaşlar”
temasıyla 2-6 Eylül 2015 tarihleri arasında 10.su düzenlenecek olan Karaburun
Bilim Kongresi’nde, kongreye 9 yıldan bu yana maddi ve ayni destek sunan
Karaburun Belediyesi, etkinliğin çağrı metninde yer alan “1915 Ermeni ve
Süryani Soykırımı” ifadesini gerekçe göstererek desteğini çekti. Kongrenin
Düzenleme Kurulu, yaşanan gelişme üzerine zorunlu bir açıklama ve dayanışma
çağrısı yaptı.
Tuzluca’da İki Ermeni Mezarlığı Koruma Altına Alındı
Şimdiye kadar defineciler tarafından ile tarla, arsa
alanı açmak isteyenler tarafından birçok Ermeni mezarlığı tahrip edildi,
mezarlık alanlar üzerine inşaatlar yapıldı. Tuzluca İlçe Merkezinde sağlam bir
şekilde kalan son iki Ermeni Mezarlığı Tuzluca Belediyesinin başvurusu üzerine
Kars Koruma ve Bölge Kurulu tarafından 1. Derece Koruma alanı olarak tescil
edilerek, koruma altına alındı.











































