Açıklamada Uluslararası Askeri İşbirliği Dairesi Bşk. Hüseyin Mahmudov ve Basın Servisi Bşk. Vagif Dergahlı «Azerbaycan ve Ermeni kuvvetleri tampon hattında hava sahasında» helikopterin imhasına ilişkin ayrıntılı bilgi verdiler. Böylece Azerbaycan Savunma Bakanlığı her halukarda eğitim uçuşu gerçekleştiren Karabağ uçağının Azerbaycan sathında tahrip edilmediğini itiraf etmiş oldu. Olayın AGİT Minsk Grubu, AB ve BM tarafından kınandığını kaydedelim.Azerbaycan, helikopterin kendi hava sahasında olmadığını itiraf etti
Açıklamada Uluslararası Askeri İşbirliği Dairesi Bşk. Hüseyin Mahmudov ve Basın Servisi Bşk. Vagif Dergahlı «Azerbaycan ve Ermeni kuvvetleri tampon hattında hava sahasında» helikopterin imhasına ilişkin ayrıntılı bilgi verdiler. Böylece Azerbaycan Savunma Bakanlığı her halukarda eğitim uçuşu gerçekleştiren Karabağ uçağının Azerbaycan sathında tahrip edilmediğini itiraf etmiş oldu. Olayın AGİT Minsk Grubu, AB ve BM tarafından kınandığını kaydedelim.Watch Telethon 2014
Tune in on Thanksgiving Day for
Armenian entertainment and news! This year's "En Route
Artsakh" Telethon will be broadcast on November 27th per hours and channel
info provided in the chart below. Watch the full live broadcast of
the Telethon 11am-11pm EST from anywhere in the USA on the Internet at
www.ArmeniaFundUSA.org
A.A. Agoşyan Kontrbas ve Piyano Resitali: "Double Bass in Love"
Arda Ardaşes Agoşyan, 3 Aralık Çarşamba20:00
ITÜ Macka Kampusu, Yabanci Diller Binasi, Maçka, 34367
İstanbul
Ermenistan’da Türkiye’nin dönme Ermenileri konulu bir kitap yayınlandı / Հայաստանում երկու լեզուներով գիրք է հրատարակվել Թուրքիայի կրոնափոխ հայության մասին
Yerevan’da Batı Ermenileri Sorunları Araştırma Merkezi
Müdürü, Armenolog, filoloji doktoru Haykazun Alvırtsyan’ın “Türkiye
Cumhuriyeti’nde Mühtedi Ermenilerin Sorunları” başlıklı Ermenice ve Türkçe
monolojisi yayınlandı (redaktör: Türkolog, tarih bilimleri doktoru Meline
Anumyan, Türkçeye çeviren: Diran Lokmagözyan, “Edit Print” Yayınları, Yerevan,
2014, Ermenicesi: 150 sayfa, Türkçesi: 140 sayfa, 500 baskı adedi).
Portasar or Gobekli Tepe? Gobekle Tepe is a direct translation of Armenian “Portasar”
When ancient Armenians
built Portasar about 12,000 years ago there was already some kind of level of
sophisticated organization which was surely required to accomplish such a
massive undertaken for its time period. Here I need to mention that Portasar is
the old name of what is now called Gobekle Tepe which is a direct translation
of Armenian “Portasar” which means Mountain Navel. Ex. Big Hayq; Armenian Kingdom of Kilikia;
Urfa(Urha), Last name was Edesia province. The temple was built over 9-11000 years ago, but turkish ethnic groups appeared in Armenian Highlands in 11th century.
Herbert A. Gibbons: Ermenistan’daki Son Katliamlar
Herbert Adams Gibbons (1884-1934) Amerikalı hukukçu,
uluslararası ilişkiler uzmanı ve felsefe doktoru. 1908 – 1913 yıllarında “New
York Herald” Gazetesi muhabari olarak Türkiye ’de bulunmuş, ayrıca Tarsus
Amerikan Kolejinde öğretmenli yapmıştı. Ermeni katliamlarının görgü tanığıdır.
1916’da “Yakın Çağ Tarihinin En Kara Sayfası: Ermenistan Olayları; Belgeler ve Sorumluluk”
başlıklı kitabını New York’ta yayınlamıştır. O, bu kitabında Türk hükümetinin
Ermenileri yeryüzünden silme girişiminde amaçladığı hedefleri tüm açıklığıyla
ortaya dökmektedir. Kitap 1917’de Ermenice ve Rusçaya, sonra da Fransızcaya
çevrilmiştir.
Antisemitizme DurDe!
İsrail’in Mescid-i Aksa provokasyonuna gösterilen meşru
tepkilerin yanı sıra, bir grup faşist, Türkiyeli Yahudileri bir kez daha hedef
haline getirmeye çalışıyor.Alperen Ocakları, Beyoğlu’ndaki Neve Şalom Sinagogu’na
saldırmak istiyor. Sinagogun kapısına “Yıkılacak mekân” yazılı bir afiş
bırakılıyor.Sinagoga saldırmak isteyen ırkçıları protesto etmek ve antisemitizme karşı ses çıkarmak için 14 Kasım Cuma günü saat 18.00’de Galatasaray Meydanı’nda buluşuyoruz…
Ermenice Süreli Yayınlar
Aras Yayıncılık, Ermenice süreli yayınların iki asıra ve dört kıtaya yayılan yolculuğunu araştırmacı Zakarya Mildanoğlu’nun ayrıntılı bibliyografyasında okurla buluşturuyor. Türünün Türkçedeki ilk örneği olan bu çalışma, 1794’te Hindistan’da yayımlanan ilk Ermenice gazete Aztarar’dan başlayarak 2000’lere kadar çıkmış olan 3650’yi aşkın süreli yayını bir araya getiriyor. Başlangıcından 2000 yılına, yayımlanmış 3600'ü aşkın
Ermenice süreli yayın 1794-2000
Antakya Medeniyetler Korosu barış ve kardeşlik için söyledi
Antakya Medeniyetler Korosu barış ve kardeşlik için
söyledi Üç semavi dinin mensuplarından oluşan Antakya Medeniyetler Korosu,
İstanbul'da kardeşlik ve barış için sahne aldı. Programda, üç semavi dinin yanı
sıra, Ermeni, Azeri, Kürt, Laz, Arap ve Yunan kültürüne ait eserlerden oluşan
birçok parça seslendirdi.
"Ermeni Danışman!"
Daily Sabah yazarı Etyen Mahçupyan Başbakan danışmanı
olduğu günden bu yana kendisine ulaşan olumlu-olumsuz tepkileri ve “Ermeni
danışman” algısı üzerinden uğradığı haksızlığı yazdı. Ermeni diasporasında ve
Ermenistan toplumunun aydın kesiminde bugünlerde şöyle bir değerlendirme çok
revaçta: 'Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın bir Ermeni'yi başdanışman olarak
ataması, 1915'in yüzüncü yılına yaklaşıldığı için düşünülen taktiksel bir
adımdır. Dahası bu adımın soykırımın inkârı yönünde bir hamle olduğu da
açıktır…'
Azınlık okullarına Hıristiyanlık dersi
Milli Eğitim
Bakanlığı (MEB), azınlık okullarında 'Hıristiyanlık' dersinin işlenmesi için
harekete geçti. Ders içeriğinin hazırlanması için İstanbul'da komisyon
oluşturan bakanlık, patriklerden ve dinler tarihi akademisyenlerinden destek
aldı. 'Temel Dini Bilgiler (Hıristiyanlık)' ismi verilen ders 2015-2016 eğitim
öğretim yılından itibaren seçmeli olarak verilecek. Ders, 10-12 öğrencinin
isteği doğrultusunda açılacak. Ders kitaplarında Hz. İsa'nın yaşamı,
Baba-Oğul-Kutsal Ruh inancı, vaftiz gibi konular anlatılacak.
Sezgin Tanrıkulu Dersim için özür diledi, CHP'li Mengü 'Sen kimsin şerefsiz' dedi!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, "Genel başkanımın bilgisi dahilinde buraya geldim, CHP Genel Başkan Yardımcısı olarak Dersim'de acı duyan herkesten bin kere özür diliyorum" dedi...Eski CHP milletvekili Şahin Mengü ise twitter hesabından bu açıklamaya yönelik olarak, "Sezgin Tanrıkulu sen hangi hakla CHP adına özür dileyemezsin. Sen kimsin şerefsiz" ifadelerini kullandı.
Kafkasya'da yüksek tansiyon!
Azerbaycan, Ermenistan helikopterini düşürdü. Savaş tamtamları çalmaya başladı! Azerbaycan hava savunma güçleri, Ermenistan ordusuna ait savaş helikopterini düşürdü. Bu gelişme 1994 yılındaki ateşkes sonrası Karabağ cephesinde yaşanan en ciddi askeri çatışma olarak değerlendiriliyor...Ermenistan Savunma Bakanlığı Basın Sözcüsü Artsrun Hovhannisyan, Karabağ’da Azerbaycan tarafından Mi-24 savaş helikopterinin vurulmasını yorumladı. Hovhannisyan “Benzeri olmayan bu tırmanma için Azerbaycan çok ağır ödeyecek” ifadesini kullandı.
Uluslararası toplum helikopterin vurulmasını en sert şekilde kınamalıdır
Ermenistan Millet Meclisi Başkanı Eduard Şarmazanov, Silahsız helikopterin arkadan vurulması, Azerbaycan devletinin gerçek yüzünü göstermektedir, dedi. Uluslararası toplumun helikopterin vurulmasını en sert şekilde kınaması gerektiğini ifade etti...Hatırlatalım; Dağlı Karabağ Cumhuriyeti (DKC) Savunma Bakanlığının verdiği bilgiye göre; bugün Karabağ-Azerbaycan sınırı Doğu yönündeki hava sahanlığında saat 13:45 sularında eğitim uçuşu esnasında DKC Hava Kuvvetlerine ait Mi-24 tip helikopter, ateşkes rejimi ihlal edilerek Azerbaycan tarafından vuruldu.
Azeri askere Ermeni ödülü
Azerbaycan, Ermenistan helikopterini vuran askeri
ödüllendirdi. Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Savunma Bakanı Zakir Hasanov'un, Ermenistan helikopterini düşüren İlkin Muradov isimli askeri, üçüncü derece "Üstün Hizmet" madalyası ve değerli hediyelerle ödüllendirdiği bildirildi.
Vurulan helikopter Akn yakınlarına düştü; Azerbaycan mahali ateş altında tutuyor
Eğitim uçuşu esnasında Azerbaycan tarafından vurulan Ermeni
helikopteri Akn sınır hattına düştü. NEWS.am’in kaynaklarından edindiği bilgiye
göre; olay sonrasında Azerbaycanlılar, Ermeni tarafının yaklaşmaması için
mahali sürekli ateş altında tutmaya devam etmekteler. Helikopter mürettebatının
ölü bedenlerinin teslimi için Azerbaycan askeri yönetimine başvurması ihtimal
dahilinde bulunmakta.
ԻՐԱՆԱՀԱՅՈՒԹՅՈՒՆԸ ՇԱՐՈՒՆԱԿՈՒՄ Է ԲՈՂՈՔԵԼ
Հայաստանյայց Առաքելական
Եկեղեցու 1700-ամյա պատմության ընթացքում ե՞րբ է եղել երկու ամենայն հայոց կաթողիկոս: ՄԵԿ ԱԶԳ , ՄԵԿ ԵԿԵՂԵՑԻ,
ԵՐԿՈ՞Ւ ԱՄԵՆԱՅՆ ՀԱՅՈՑ ԿԱԹՈՂԻԿՈՍ ...
Ermeni bilim adamı rekor kırdı
Ermeni bilim adamı Armen Avagyan’ın biyografisi News
communication’un tarafından yayınlanan
önemli kişilerin kısa biyografilerini içeren Marquis yayınının “Kim kimdir
2015” yıllık kitabında yer alacak. Bilim adamı rekor kırdı; onun biyografisi 6.
kez arasız olarak söz konusu kitapta yer alıyor. Aynı zamanda Avagyan’ın biyografisi Cambridge
Uluslararası Biyografi Merkezi’nin XXI
yüzyılın 2000 önemli aydınlar kitabında ise 3. defa yer almakta.
Ermeni Karşıtlığı - Yahudi Aleyhtarlığı
tameryazar@yahoo.com
Türkiye'de olan bitene biraz yakından baktığınızda size
garip gelen şeylerle karşılaşırsınız, hatta garipsediklerinizin
normalleştirildiğini fark edersiniz, fark ettikçe de bildiklerinizin aslında
kocaman bir bilinmeyen olduğu gerçeğinde kaybolursunuz, kayboldukça da içine
düştüğünüz labirentin koridorlarında çıkış ararsınız, duvarlara çarpa çarpa
ilerleyen korkularınızdan uzaklaşmak ve geride kalanlardan kopmak istersiniz… Ama yapamazsınız… Belki o yüzden, yaşadığınız ülke topraklarında korkarak
nefes alırsınız…Siyasetin körüklediği NEFRET söylemlerinde hedef
yapılırken, nefessiz kalırsınız…
Azerbaycan Ermeni helikopterini vurdu
Ermeni ve Azeri basınındaki haberlere göre, Ermenistan'a
ait helikopter işgal altındaki Dağlık Karabağ'dan Azerbaycan kontrolündeki
bölgeye geçti.Ermenistan'a ait "Mi-24" model helikopter, Azerbaycan
ordusu tarafından düşürüldü. Helikopterdeki pilotun akıbetiyse belirsizliğini
koruyor. Ermeni basını, helikopterdeki 3 mürettebatın hayatını kaybettiğini
duyurdu. Ermenistan askeri helikopterin eğitim uçuşu sırasında
düşürüldüğünü açıkladı.
Suriye’deki soykırım kilisesi yok edildi
Independent yazarı Robert Fisk, El Nusra örgütünün 1915
Ermeni soykırımında katledilen Ermenileri anmak için Suriye’nin Deyr el-Zor
kentinde yapılan kiliseyi yok ettiğini yazdı. İngiltere’de yayınlanan The Independent gazetesinin
yazarı Robert Fisk, 1915 Ermeni Soykırı’mında katledilen Ermenileri anmak için
Suriye’nin Deyr el-Zor kentinde yapılan kilisenin El Nusra tarafından yok
edildiğini yazdı.Yüzlerce soykırım kurbanının mezarlarının bulunduğu
kilise ile birlikte Ermeni soykırımına ilişkin sayısız belge de yok edildi.
'2015 yılından Ermeniler de Türkler kadar korkuyor'
Ezel Şahinkaya
Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu
"1915 Trajedisini Yüzüncü Yılında Tartışmak: Anlam, Hafıza ve
Siyaset" başlıklı bir toplantı düzenledi. TÜSİAD merkez binasında Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış
Politika Forumu'nun ev sahipliğinde "1915 Trajedisini Yüzüncü Yılında
Tartışmak: Anlam, Hafıza ve Siyaset" başlıklı bir toplantı düzenlendi.
Moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz'ın
yaptığı toplantıda Bentley Üniversitesi öğretim üyesi tarihçi Asbed Kotchikian,
Paris Sciences Po Üniversitesi öğretim üyesi Michel Marian ve Erivan'daki
Küreselleşme ve Bölgesel İşbirliği Analitik Merkezi direktörü Stepan Grigoryan
konuşmacı olarak yer aldı.
Sevag Balıkçı davasında 19. Duruşma
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
24 Nisan 2011’de kışlada öldürülen Sevag Balıkçı
davasında gözler Diyarbakır askeri mahkemesine çevrildi…Batman’ın Kozluk İlçesi Gümüşörgü Jandarma Karakolu’nda
zorunlu askerlik yaptığı sırada Paskalya Bayramı’nın kutlandığı bir dönemde ve
aynı zamanda Ermeni Soykırımı’nı anma gününe denk gelen 24 Nisan 2011 günü
Kıvanç Ağaoğlu’nun tüfeğinden çıkan kurşun ile öldürülen Ermeni Er Sevag Şahin
Balıkçı davasının 19. duruşması, 13 Kasım 2014 Perşembe günü, Diyarbakır 2.
Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görülecek.
Tarihte 11 Kasım 1942 Varlık Vergisi Kabul Edildi
Varlık Vergisi, 11 Kasım 1942 tarih ve 4305 sayılı kanunla
konulan olağanüstü servet vergisinin adıdır. Varlık Vergisi kanununun resmi
gerekçesi, hükümet tarafından "olağanüstü savaş koşullarının yarattığı
yüksek kârlılığı vergilemek" olarak tanımlandı. Oysa basına kapalı olarak
yapılan CHP grup toplantısında başbakan Şükrü Saraçoğlu'nun vurguladığı
gerekçeler farklıdır."Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize
ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza
egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin
eline vereceğiz.
A Deacon is Ordained in Framingham
Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), traveled to the Church of the Holy Translators in Framingham, MA, on Sunday, November 2, where he ordained Michael Sabounjian to the rank of deacon. Archbishop Barsamian celebrated the Divine Liturgy. Also present were the Very Rev. Fr. Daniel Findikyan and Rev. Fr. Mardiros Chevian. Rev. Fr. Krikor Sabounjian, pastor of Holy Translators Church and Michael's father, looked on as his son accepted a new responsibility in the Armenian Church.
Mazlum Halk
Sergey Kirov
Sergey Kirov (1886- 1934) Sovyetlerin ünlü siyaset ve
devlet adamı. “Serm” imzasıyla 1916’da Vladikavkaz gazetelerinden “Terek ‘te ”
iki makale yayınlamıştır. Bunlardan birincisi “Mazlum Halk”, İkincisi ise
“Mültecilerle Bir Arada ” başlığını taşımakta olup, şu görüşe yer vermektedir:
”Eğer savaş korkunç bir facia ise, bundan en çok vatan topraklarını terk etmek
zorunda kalan, yaban ellerde, yabancılara sığınanlar etkilenmiştir. Rus
toprakları mültecilerle dolu. Ermeniler çocuklarını kaybetti, kardeş, kız
kardeşinden haber alamıyor. Sülaleler son ferdine kadar yok edildi, nice
ocaklar söndürüldü, insanların elindeki her şey alındı. Durum, tek kelimeyle
dehşet verici”
Qıllıth 1915: Süryani Soykırımından Bir Sahife
Qıllıth [Dereiçi]: 1000 nüfus, 600 Yakubi, 100 Protestan,
60 Süryani Katolik, kalanı Müslüman… [1914] Qıllıṯ [Qelıṯ][1] Platonun kuzeyinde Mardin’den 30 km. mesafede 1000
kişilik bir yerleşimdir. 1500 metrelik bir tepenin yamacına kurulmuştur. Bağlar
ve bahçeler arasındadır. Köyün aşağılarında nehir kıyısında kavak, söğüt ormanı
bulunur.[2] (Turabdinin cenneti) olarak
adlandırılır. Köyün merkezinde 7 yy’dan kalma eski bir Yakubi kilisesi Mar Yuẖanna
bulunur. Beş ruhban görevlidir. Halkın ¾’ü Hıristiyan’dır. 600 Yakubi, 100
Protestan, 60 Süryani Katolik’tir. Süryani Katolik kilisesi 1881’den kalmadır.
Protestan mabeti de aynı demirdendir. Halkın maddi durumu iyidir. Toprakları ve
sürüleri vardır. Hükümet Kürt ağaları saldırıya yöneltir. Hıristiyanlar
kiliseye sığınırlar. Canlı canlı yakılırlar. Aralarında 3 Yakubi ruhban vardır,
bunlar İbrahim Tomas, Mesud ve ‘Abdallah.[3]
Divriği / Divirik
İşte göründü Divriği, oh… şehrim ne kadar arzulanıyorsun
böyle ! Divriği, çevresindeki dağlarla örülü bir vadinin bir tarafına kurulu,
ağaçlıklarıyla süslü, bol meyve ve suyu ile çok uyumlu bir şehirdir. Küçük bir
vadiyle ikiye ayrılmış olan şehrin, Boklu Çay adı verilen iki taraf ayıracında
kirli bir su akar. Bir tarafında yüksek bir tepeye kurulu, yer-yer duvarları
yıkık, ama kuleleri hâlâ sağlam ve ayakta olan eski bir kale vardı. Kalede ve
onun hemen altında, Kaledibi adı verilen yamaç kısmında yapılı evler
bulunmaktaydı.
1915 Olaylarına İlişkin İddialar
CBÜ Tarih Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çelik, "2015,
Ermeni diasporası için final yılı olacaktır. Ermeniler, bütün dünyayı özellikle
nisan ayı itibariyle Ermeni meselesi üzerinde kilitleyecekler. Biz de devlet
olarak bu konuda bazı hazırlıklar içerisindeyiz. Ermeni meselesiyle ilgili Başbakanlığın
denetiminde bir tanesi İstanbul'da, bir tanesi Paris'te olmak üzere
uluslararası iki sempozyum yapmayı planlıyoruz. Sempozyumlarla bu lekeyi en
azından bilimsel yönden kaldıracağız. Gerisi siyasetçilere kalmış. Bu mesele,
sadece tarihçilerin meselesi değil." dedi. (Hadi bakalım yeni MHP milletvekili adayı belli
oldu galiba. HYETERT)
İstanbul’a Hıristiyan Çıkartması
Tarımla ilgili çalışmalarıyla ilçenin adını duyuran
Silivri, şimdi de din ve kültür turizmiyle ön plana çıkmak istiyor. Papa'nın
İstanbul'a gelmesine sayılı günler kala Silivri Belediyesi de binlerce
Ortodoksu ilçede ağırlayarak, din ve kültür turizmi için ilk adımları attı. Yunanistan ağırlıklı olmak üzere Batı Trakya’dan gelen
binlerce Ortodoksu Silivri’de ağırlayan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar,
gelen konuklarla tek tek ilgilenerek dostlukların pekişmesini sağladı ve
kültürel kaynaşmanın en güzel örneğini sergiledi.
Edremit girişine 4 dilde tabela asıldı
Edremit'te girişine Kürtçe, Ermenice, Türkçe ve İngilizce
tabela dikildi. Van'ın Edremit Belediyesi, "Çok dilli yaşam"
projesi kapsamında ilçenin girişine Kürtçe, Ermenice, Türkçe ve İngilizce totem
tabela dikti.
Maritsa Küçük davasında araştırma talebi reddedildi
İstanbul'un
Samatya ilçesinde Ermeni kadın Maritsa Küçük'ün bir saldırı sonucu
katledilmesiyle ilgili açılan davanın duruşmasında, olay tarihinde benzer bir
saldırı ile ağır yaralanan Turfanda Aşık olayının araştırılması yönündeki talep
reddedildi.
AYM: Devlet, Dink cinayetiyle ilgili kapsamlı bir cezai soruşturma yönetmeli
Anayasa Mahkemesi, Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili
etkili soruşturma yapılmadığı nedeniyle verdiği ihlal kararının gerekçesini
açıkladı... Resmi Gazete’de bugün yayımlanan kararda, “Olay
kapsamında ihmalleri olduğu ileri sürülerek kimlikleri tespit edilen İstanbul
ve Trabzon’daki kamu görevlilerinin cinayet üzerinden uzunca bir süre geçmiş
olmasına rağmen halen ifadelerinin bağımsız adli birimlerce alınamadığı,
olaydaki rollerinin saptanamadığı, öldürülenin yakınlarının ancak kendi
çabaları ile soruşturma sürecinden haberdar olabildikleri ya da
katılabildikleri, soruşturmanın makul bir özen ve hızla yapılamadığı anlaşılmış
olduğundan hakkın özüne zarar verecek şekilde yürütülen bu soruşturmanın bir
bütün olarak etkisiz olduğunun kabul edilmesi gerekir” ifadelerine yer verildi.
Serj Sarkisyan, Garegin II ve Aram I’le devlet-kilise ilişkilerini değerlendirdi
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün 11 Kasım’da
Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II ve Kilikya Katolikosu Aram I’le buluştu. Cumhurbaşkanlığı Basın Sekreterliğinden verilen bilgiye
göre; buluşmada 11-13 Kasım’da Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’de çalışmalarını
gerçekleştirmekte olan Ermenistan Aostolik Kilisei Piskoposlar Meclisi
gündeminde yer alan devlet ve kilise arasında oluşan sıkı işbirliği, anayurt-diaspora bağlarının
daha da pekiştirilmesi, ulusal-kilise yaşamının en önemli sorunları ve varolan
tehditlere ilişkin konular değerlendirildi.
Ermenistan’da Edebiyat Festivali gerçekleştirilecek
Tsaghkadzor Yazarlar Evinde 13-17 Kasım tarihlerinde,
Ermenistan, Gürcistan ve Rusya’dan genç yazarların katılacağı Edebiyat
Festivali gerçekleştirilecek. Festival; Rusya Federal Basım ve Kitlesel İletişim Ajansı
desteğinde, Rusya edebiyat dergileriyle ortaklaşa Sosyo-Ekonomik ve Entelektüel
Programlar Fonu tarafından gerçekleştirilmekte. Festivale elemeyle katılım hakkı elde eden başlangıç
etabındaki 15’i aşkın yazar yanısıra
genç yazar-eleştirmenler, nesir yazarları, çevirmenlerin katılması beklenmekte.
Sayımlar, Seçimler, Savaşlar ve Ermeni Nüfus Meselesi (1828-1923)
Fatma Müge Göçek’le başlayan, Fikret Adanır ve Nazan
Maksudyan’la devam eden Perşembe konuşmaları, Fuat Dündar’ın “Sayımlar,
Savaşlar ve Ermeni Nüfus Meselesi (1828-1923)” başlıklı konuşmasıyla sürüyor.
2014 sonbahar döneminde, 1915’in öncesinin ve sonrasının da tartışıldığı
Perşembe Konuşmaları’nda Dündar'ın sunumu, neredeyse 100 yıla yayılan
kapsamıyla genel çerçeveye tam olarak oturuyor.
Maral 35. Yıl Gösterisi
Maral Müzik ve Dans Topluluğu, 14 Aralık'ta İstanbul
Kongre Merkezi'nde gerçekleştireceği konserle 35. yılını kutlamaya
hazırlanıyor!
Diplomasi Sofraları'nda Ermeni Tadları
Kadir Has Üniversitesi çok özel bir projeye imza atıyor. Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi
Türkiye'nin yakın ve uzak komşuları ile kültürel politik ve sosyal
ilişkilerinin, yemek kültürü mirası ile yakınlaştırarak farklı bir zeminde
kuvvetlendirilmesi amacıyla "Diplomasi Sofraları" Projesini başlattı.
Kadir Has Üniversitesi'nin Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları
Merkezi, Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi ve İletişim Fakültesi'nin
uzmanlık alanlarıyla desteklediği Diplomasi Sofrası'nın ilk konuk ülkesi ise
Ermenistan oldu.İki ülkeden akademisyenler, medya mensupları, iş
adamları, diplomatlar ile kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin katıldığı
Diplomasi Sofraları'nın ilk özel yemek daveti 7 Kasım Cuma akşamı yapıldı.
İki Ermeni sanatçının klibini Türk yönetmen çekt
Ermenistanlı ünlü şarkıcı Andre, Türkiyeli Ermeni
müzisyen Sibil Pektorosoğlu ile düet yapmak için Türkiye'ye geldi. Çekilen
klibi Türk yönetmen Özkan Aksular yönetti. Ermenistan'ın Tarkan'ı olarak bilinen şarkıcı Andre
Türkiye'ye geldi. Andre'nin geliş nedeni Türkiyeli Ermeni müzisyen Sibil
Pektorosoğlu ile düet yaptıkları şarkıya klip çekmekti. "Ser" yani "Sevgi" isimli Ermenice şarkının
klibi İstanbul Florya'da eski bir fabrikada çekildi. Türk yönetmen Özkan
Aksular'ın çektiği klipte Andre su oldu, Sibil ise ateş.
Rize’nin Etnik Yapısı
Rize’nin etnolojik yapısında Laz, Rum ve Ermeni varlığı
söz konusu olsa da Türkîik bir özellik dikkat çeker. Bölgenin kendine özgü
şivesiyle Türkçe konuşulur. Özellikle konuşma dilinin şekillenmesinde Akkoyunlu
Türkmenleri ve yirmi Oğuz boyundan biri
olan Çepnilerin etkisi büyüktür. Peki Rize’de Ermeni, Rum ve Laz ırkının esası, kaynağı
nedir?" Hemşin, Ermeni bölgesi olarak bilinir. Fakat bundan kasıt İran
Horasan’ından Hemşin’e gelen Hamaduni Türklerinden evvel Dampur’da (Hemşin)
Ermenilerin yaşıyor olmasıdır. Ermeniler, gerek 93 Harbinde ve gerekse I. Dünya
Savaşında Ruslarla sıkı işbirliği yapmasından dolayı bölgede huzursuzluğa neden
olmuşlar. Bu yüzden Bolşevik İhtilali sonrasında ülkelerine dönen Ruslarla
birlikte 50 bin civarında Ermeni Ermenistan bölgesine göçmek zorunda kalmıştır.
Çoruh'un ötesinden sıcak öyküler
Uğur Biryol
Hemşin Öyküleri, coğrafi sınırları Çoruh’a kadar uzanan,
yüksek dağları mesken tutmuş Hemşinlilerin hayatlarından kesitler sunuyor; bire
bir tanıklıklar ve anlatılarla... Gaz lambasıyla aydınlanan yayla karanlıklarının kuşkusuz
en heyecanlı tarafı, büyüklerimizden dinlediğimiz masallardı. Dağın iki
yamacında birbirinden habersiz yaşayan akraba halklar olarak Hopa Hemşin’in
“momi” dediği büyük ninelerin anlattığı hikayelerle büyüdük. Mahir Özkan’la
aynı kuşağa mensubuz, ikimiz de Hemşinliyiz ve ikimiz de bu hikayelerle
büyüdük. Bizde “cazi” denir, cadılara; Mahirlerin cadıları ise biraz daha
egzantrik; bizde büyük bir yaban domuzunun üzerinde salınan cadı figürleri
yoktur ama Mahir kitabının girişindeki cadı hikayelerinde bundan bahsetmiş;
ürkütücü tabii gecenin karanlığında cadı diye bildiğinizin, çocuklarınızın
ciğerini yiyenin anneniz olduğu gerçeğiyle karşılaşmak!
Հարցազրոյց Գերմանահայ Ցեղասպանագէտ Միհրան Տապաղի Հետ. «Կը Ցաւիմ, Որ Տակաւին Մենք Մեր Փորձառութիւնը Ընդունելի Դարձնելու Համար Պէտք Ունինք Թուրք Դահիճին Յաջորդներուն Կարծիքին…»
Սեպտեմբեր
27-28 Ռումանիոյ մայրաքաղաք Պուքրէշի «Տուտեան» մշակութային կեդրոնին մէջ առաջին անգամ
ըլլալով Ռումանիոյ Ազգային առաջնորդարանին կողմէ կազմակերպուեցաւ Ցեղասպանութեան նուիրուած
գիտաժողով մը` «Ա. Աշխարհամարտի ազդեցութիւնը սփիւռքի ձեւաւորման գործին մէջ» թեմայով:
Գիտաժողովին ներկայ էին 13 երկիրներէ փորձագէտներ, ինչպէս նաեւ հոգեւոր ներկայացուցիչներ`
Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածինէն, Թեհրանի եւ Դամասկոսի թեմերէն:
Jabhat al-Nusra blows up Armenian church in Deir el-Zour: A savage blow that echoes through Armenian history
Robert Fisk Author
Biography
Islamists’ destruction of a shrine to the victims of
genocide marks the latest chapter in a tragic national history. Robert Fisk
reports from Qamishli, north-eastern Syria. In the most savage act of vandalism against Syria’s
Christians, Islamists have blown up the great Armenian church in Deir el-Zour,
built in dedication to the one and a half million Armenians slaughtered by the
Turks during the 1915 genocide. All of the church archives, dating back to 1841
and containing thousands of documents on the Armenian holocaust, were burned to
ashes, while the bones of hundreds of genocide victims, packed into the
church’s crypt in memory of the mass killings 99 years ago, were thrown into
the street beside the ruins.
Cumhuriyet, Pontos Rum Soykırımıdır, Türk Olmayanların İmhasıdır
Tamer Çilingir:
“Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfâdı” olmakla övünmekte
haklıydılar, gittikleri her yere kan, ölüm ve gözyaşı götürdüler. En önemli
hünerleri ise yakmaktı. Tarihin seyrini değiştirmek, gerçekleri insanlardan
gizlemek için, nüfus dairelerini, tapu evlerini yaktılar, arşiv odalarını,
tarihi kayıtları yaktılar. Ülkeleri yaktılar, şehirleri yaktılar, köyleri
yaktılar. Kiliseleri, okulları, evleri yaktılar. İnsanları yaktılar. Onlar
Ortaasya’dan gelen bir ırkın ahfâdı (torunu) değildiler aslında, ortaçağ
Avrupası’nın engizisyon döneminde ‘’cadı’’ diye kendi egemenliklerine
başkaldıranları diri diri yakanların torunlarıydılar.
Hapiste boş oturma çalış
Sevan Nışanyan
Nişanyan Sözlük'te son aylarda yaptığım düzeltmeleri
arkadaşlar dün ya da bugün sisteme yüklemiş olmalı. Bakın bakalım iyi olmuş mu? 22 Temmuz’da bilgisayar kullanmama izin verdiler. O
günden beri hattada önceleri dört, sonra beş gün, günde 6-7 saat sözlüğüme
çalışıyorum. Şakran dayken kâğıt üzerinde de epeyce çalışmıştım. O notları
sisteme geçirmek iki aydan fazla vaktimi aldı. Esas yaptığım iş, her kelimenin Türkçe metinlerde tespit
edebildiğim en eski örneğini alıntı olarak sözlüğe eklemek. Tabii bir tane
alıntı bulmakla iş bitmiyor. Aşağı yukarı her kelimenin zaman içinde ortaya
çıkmış birden fazla anlamı ve türlü nüansı var, onları da belgelemek lazım.
Kelimenin telaffuzunda ve yazımında değişiklik olmuşsa onu da bazen göstermek
gerekiyor.
Mustafa Kahya: Devralınan ve Sürdürülen Kanlı Miras: Soykırım Travmadan Kurtuluş ve Kefareti
Paramaz’ın anısına*
1) Anadolu topraklarının Türklerden önceki yerleşik
halkları olan Ermeniler, Rumlar, Asuri-Süryaniler, Nasturiler, Keldaniler,
Ezidiler Osmanlı döneminde başlayıp Cumhuriyet döneminde de devam eden (fiili
yok etme ve tehcir, mübadele gibi adlandırmalar altında süren) soykırım ve
zorla asimilasyon yöntemleriyle yok edilmişlerdir. Cumhuriyetin hem devraldığı
hem de kendisinin işlediği en can alıcı milli problemlerin başında, bu
toprakların kadim halklarının katliamları yer alır. Türk milliyetçiliğinin
Osmanlı topraklarında uç vermeye başlamasıyla birlikte milli katliamlar da
başlar.
Ali Dayıoğlu Kıbrıs'ın Ötekileri'ni anlattı...
Röportaj: Hasan YIKICI - Kıbrıs Postası
Kıbrıs’ın Ötekileri kitabının yazarı Yrd. Doc. Dr. Ali
Dayıoğlu, azınlık haklarıyla ilgili KKTC mevzuatında herhangi bir düzenleme
olmadığını, hiçbir azınlık grubunun da herhangi bir statüye sahip olmadığını
kaydetti. Dayıoğlu azınlıkların asimile edilmeye çalışıldığın da
kaydederek: “1974’ten sonra Kıbrıs’ın kuzeyinde de homojen bir Kıbrıs Türk
ulus-devleti oluşturulmaya çalışıldı. Kıbrıslı Türk veya Türk kimliğinden
farklı kimliklere sahip olanlardan ya kurtulmaya (göçe zorlamak gibi) ya da bu
insanlar asimile edilmeye çalışıldı” dedi.
ATAA ve Türk Amerikan Toplumundan TÜSİAD ve Boğaziçi Üniversitesi’ne Kınama
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), TÜSİAD ve
Boğaziçi Üniversitesi tarafından 11 Kasım’da tertiplenecek Dış Politika Forumu
çerçevesinde “1915 Trajedisinin 100. Yılını Tartışmak: Anlam, Hafıza ve
Siyaset” konulu toplantıya tüm talep ve ısrara rağmen sadece Ermeni uzmanların
davet edilmesini protesto etti. 11 Kasım’da yapılacak toplantı öncesinde hem TÜSİAD hem
de Boğaziçi Üniversitesi yetkililerine ulaşan ATAA Başkanı Mehmet Toy, defaatle
hiçbir Türk uzmanın davet edilmediği toplantıya sadece 1915 olaylarını yalnız
Ermeni bakış açısından gören ve soykırım iddialarını savunan konuşmacılar olan
Bentley Üniversitesi Öğretim Üyesi Tarihçi Asbed Kotchikian, Sciences-Po
Üniversitesi Öğretim Üyesi Michel Marian ve Erivan’daki Küreselleşme ve
Bölgesel İşbirliği Analitik Merkezi Direktörü Stepan Grigoryan’ın davet
edilmesinin ABD’de yaşayan Türk toplumu tarafından büyük bir şaşkınlık ve
üzüntü ile karşılandığını ifade etti.
3 Bin Yıllık Ulusları İmha Edip ‘Kurtuluş Savaşı’ Yalanını Uydurdular
Tamer Çilingir / Devrimci Karadeniz
Resmi tarihin sayfaları 1923 yılında yeni cumhuriyetin,
“vatan” için verilen şehitler bedeli, “yedi düvele” karşı yürütülen bir “ulusal
kurtuluş savaşı” verilerek kurulduğunu anlatır. Ne “kahramanlıklar” yaşanmıştır, “vatan” sevgisiyle,
darmadağın olmuş Osmanlı’nın tüm kurumlarına rağmen, “halk” olağanüstü bir
direniş göstermiş ve “vatan topraklarını” düşmanlardan kurtarmıştır.
'2015 Ermeniler için bir penaltı gibi, Türkiye'yi altından kalkamayacağı bir geçmişe sokmak istiyorlar'
Büyükelçi Altay Cengizer, Ermenistan’ın 2015’te
soykırımın tanınması için kampanya yürüttüğünü belirterek, “Washington’dan yeni
döndüm, oradaki hazırlıkları gördüm. Amaçları Türkiye’yi altından kalkamayacağı
bir geçmişle baş başa bırakmak. 2015 için bunu hedefliyorlar” dedi. Cengizer,
“Bu penaltıya benziyor. Ben Ermeni olsaydım, şimdiye kadar ne dediysem onu
söylemeye devam ederdim. Çünkü 100. yıl bir nevi penaltı. Biz penaltıya itiraz
ediyoruz. Ama o penaltı şansını deneyecek. 100. yılı kendi lehine verilmiş bir
penaltı olarak görüyor ve bunu kullanmaya çalışacak. Burada en büyük sıkıntımız
Ermeni anlatımının ahlaki üstünlük sağladığı inancının doğmuş olması –ki
aslında böyle değil” ifadelerini kullandı.
1915 Soykırımı kurbanları için İsveç'te ortak anma
Ermeni ve Süryanilerin 24 Nisan’da birlikte anılması için
İsveç Parlamentosu’na önerge sunuldu…1915 Ermeni Soykırımı’nın 100. yıldönümü vesilesiyle 2015
yılında yapılması öngörülen anma etkinlikleri kapsamında, 1915’te hayatını
kaybeden Ermeni ve Süryaniler için ortak anma töreni yapılması konusunda İsveç
Parlamentosu’na önerge sunuldu. İsveç’in Avrupa Birliği eski bakanı milletvekili Eva
Birgitta Ohlsson, Süryani milletvekili Robert Hannah ile birlikte verdiği
önergede, soykırım kurbanlarının birlikte anılması için 24 Nisan’da tören
düzenlenmesi ve 1915’te yaşananlara ilişkin bir sergi açılmasını istedi.
İHHcılardan Sosyal Medyada; “Şu İstanbul’u Sinagog ve Yahudilerden temizleyelim” davetleri…
Geçen 5 Kasım Çarşamba günü Radikal İslamcı İHH örgütünün
“Mescid-i Aksa’yı saldırılıyor” gerekçesi ile Beyoğlu’nda yaptığı gösteriden
sonra sosyal medyada Yahudilere katliam çağrıları yapıldı. İHHcılardan Mecid-i
Aksa bahanesiyle sosyal medyada “Şu İstanbul’u Sinagog ve Yahudilerden
temizleyelim” önerileri belirdi. Eylem sırasında yaklaşık 2000 civarında örgüt
üyesi ve sempatizanı ellerinde Filistin bayraklarıyla Galatasaray Lisesi önünde
nefret körükleme girişinde bulununca taşkınlıklara kapı açıldı.
TEOG’da din puanında matematik tutmuyor
Erdinç Çelikkan
TEOG’da din sınavından muaf olan gayrimüslim öğrencilerin
puanlarının daha düşük hesaplandığı yönündeki başvuruyu inceleyen Ombudsmanlık,
şu sonuca vardı: Din dersi haricinde aynı puanı alan öğrencilerden din sınavı
yapan 87 puan ve üstü alırsa dersten muaf olanın aleyhine, 86 puan ve altı
alırsa muaf olmayanın aleyhine bir sonuç ortaya çıkıyor. Bu durum da
matematiksel eşitsizlik yaratıyor.
Çevrecilerin Amerikalı Ermenilere çağrısı
Ermenistan’lı bir grup çevreci, Amerikan Ermeni
toplumuna, Amulsar Altın Madeni işletim projesine destek olmamaları ve
yatırımda bulunmamaları çağrısında bulundu. Çağrı «Teghut’un Korunması Sivil İnisiyatif», «EkoLur
Enformasyon» STÖ Bşk. İnga Zarafyan, «Jermuk Gelişim Merkezi» Bşk. Vazgen
Galstyan, Gndevaz köyü sakini ve gazeteci Tehmine Yenokyan ve «Tüm Ermeni Çevre
Cephesi» üyesi Levon Galstyan’dan geldi.
Özel Kuvvetler Komutanı'ndan Ermenistan'a gözdağı
Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Aksakallı,
Azerbaycan-Ermenistan cephe hattındaki askeri mevzileri ziyaret etti. Aksakallı
Azeri askerlere moral Ermenistan'a gözdağı verdi. Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı, Savunma Bakanlığı'nın
davetlisi olarak geldiği Azerbaycan'da, Ermenistan-Azerbaycan cephe hattındaki
askeri mevzileri ziyaret etti. Aksakallı, sık sık Azeri askerlerin şehit
haberlerinin geldiği cephede, keskin nişancı silahındaki dürbünüyle bölgeyi
izledi.(Özel kuvvetler komutanı Suriye ve Irak cephesindeki sorunları çözmüş olmalı ki Azeri Ermeni cephesine sıra gelmiş. HYETERT)
Bazılarımız Böyle ‘Müslüman’ Oldu: Zoraki İslamlaştırma
Johannes Lepsius
1894-1896 yıllarında Abdülhamid dönemini katliamları ile
Kilikya katliamı sırasında (1909) yaşanmış olan kitlesel İslamlaşma, yani din
değiştirme vakaları, hiçbir yerde, hatta gelişmelerin tamamen farklı
istikamette seyrettiği durumlarda bile, tam anlamıyla arzuya bağlı bir şekilde
yapılmamıştır. Çoğu kez din değiştirmenin Hristiyanların inancına yönelik
tecavüz olarak algılanmamasına, zira bunun gayri Türklerin Türkleştirilmesini
hedefleyen siyasi bir amaç olduğuna dair görüşlerle karşılaşmaktayız. Ancak,
Hristiyanların her hangi bir dönemde, siyasi amaçlarla tacizde bulunduklarını
iddia etmek, kilise tarih konusunda yeterli bilgiden yoksun olmak anlamına
gelir. Dinin siyasi amaçlarla istismarı, kötüye kullanılması, dini baskıların
temelini oluşturmakta, bu baskılara esas teşkil etmektedir. O halde zoraki
İslâmlaştırma vakalarının Hristiyanları taciz niteliğinde olduğu, tartışma
konusu dahi yapılmamalıdır.
Teşkilat-ı Mahsusa
Sait Çetinoğlu /
cetinoglus@gmail.com
“Teşkilat-ı Mahsusa Osmanlının son dönemi ve devamındaki
cumhuriyet rejiminde, azınlıkları yada kendinden saymadıkları halk
topluluklarını ve ulusları etnik temizlikten soykırıma varan cinayetlerin ve
katliamların organizasyonunu 30 binin üstünde bir güçle yöneten bir kadrodur. Bu kadro, askeri ve sivil bürokrasinin de üstünde yer
alır ve aydınlardan bürokrasiye din adamına ve yerel unsurlara kadar uzanan
geniş bir yelpazeden devşirilen elemanlardan oluşturulan bir cinayet şebekesi
ve bir katil sürüsüdür. Yaptıklarından dolayı hiçbir şekilde cezalandırılmayan
ve soykırıma varan katliamları maddi ve manevi ödüllendirilen bu kadrolar
kurucu ve yöneticileri olarak cumhuriyet vitrininde yer alırlar.
Akademide, kadınların 100 yıllık bilinmeyen tarihi
Türkiye'deki ilk Kürt kadın dilbilimcinin, ilk Ermeni
kadın yazarın, ilk Rum kadın öğretmenin, ilk Yahudi kadın hekimin ya da ilk
Müslüman kadın heykeltıraşın ismini duymuş muydunuz? Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın
Çalışmaları Forumu ve İstanbul Kadın Müzesi Türkiye’de kadınların üniversiteye
giriş hakkını elde etmelerinin 100. Yılını bir sergi ve sempozyumla kutluyor.
CHP’li Sarı 2015 Yılı Bütçesini Eleştirdi
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2015 yılı bütçesinin 5.7
milyar olarak bağlandığını ifade eden Sarı, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın
bütçesi belki de en haram bütçe. Sadece Sünni vatandaşlara, Sünniliğin de bir
meşrebine hizmet ettiği için özellikle Alevi vatandaşlar ve gayrimüslim
vatandaşların vergilerinden teşekkül etmiş olan bu kurumdan onlara zırnık dahi
düşmediğini gördük” diye konuştu. (Sayın Milletvekili çok haklı, kaldı ki kurucu anlaşma Lozan'a göre de Azınlıklara pay verilmesi gerekir. HYETERT)
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Erdem: “çözüm Süreci Mutlaka Hedefine Ulaşacaktır”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erdem, sürecin milletin
de desteğiyle tamamlanacağını ifade etti. Çözüm sürecinin kamuoyu
araştırmalarına göre de desteklendiğinin görüldüğünü belirten Erdem, "AK
Parti iktidara geldiğinde güneydoğuda ve doğudaki illere adeta ülkeden ülkeye
gider gibi vize gerekiyordu. Her ilçenin arasında kontrol noktası vardı. Biz
gelir gelmez kaldırdık. Sonra Avrupa uyum yasaları ile anayasadaki
değişikliklerle birçok kesimleri ilgilendiren özgürlük alanlarını genişlettik.
Gayrimüslimlere, Alevilere, Sünnilere yönelik de düzenlemeler yaptık. Kürtlere
yönelik de düzenlemeler yaptık ve yapacağız. Başörtüsü eskiden kavga sebebiydi... Biz insanların kılığına kıyafetine değil, başörtüsüne
değil, kafasının içindekine bakarız. Çağdaşlık da bunu gerektirir. Kimsenin
kılık kıyafeti bizi ilgilendirmediği gibi kimsenin inancı da bizi ilgilendirmez.
Herkesin inancı kendinedir. Herkesin dini, dili, yaşayışı kendinedir.
Avrupa'da din eğitiminde kilise yetki sahibi
Avrupa ülkelerinde din eğitimi dersinin zorunlu ya da seçmeli olup olmaması, alternatif derslerinin bulunup bulunmaması, dersin haftada kaç saat olduğu, derslerin hangi yaş ve sınıf seviyesinden başlayacağı, içeriğinin ve yaklaşımının ne olduğu, ülkeden ülkeye ve eyaletten eyalete göre değişim gösteriyor... Avrupa ülkelerinde din dersleri ile kilise ve dini cemaatler arasında sıkı bir bağ yer alıyor . Gerek öğretim programları ihtiyaç öğretmen hususunda kilise ve dini cemaatler yetki sahibi. Okullarda dini sembollere dair bir yasak söz konusu değil ve dini semboller okul binaları ve ders kitaplarında sıkça kullanılıyor.
‘Babam Müslüman’dı amcam Hıristiyan bir Ermeni’
Bülent GÜNAL / HT PAZAR /bgunal@htgazete.com.tr
Yazar Abdullah Gazel’in kaleme aldığı “Akbez Son Kale”,
1915 Ermeni tehcirinde Hatay’a bağlı Akbez Köyü’nde yaşanan ilginç olayları
anlatıyor. Kitap kapağındaki fotoğrafın ise filmlere konu olabilecek bir
hikâyesi var. Yazar Abdullah Gazel, doğup büyüdüğü Hatay’ın Hassa
İlçesi’ne bağlı Akbez Köyü’nde yaşanan Ermeni tehcirini, “Akbez Son Kale”
adıyla romanlaştırdı. Serencam Yayınları’ndan çıkan kitapta, tarihi belgeler
ışığında Anadolu’da yaşanan Ermeni olayları ve bu olayların Akbez Köyü’ne nasıl
yansıdığı anlatılıyor.
Ermenistan, Avrasya Birliği’ne katıldı
Deniz Berktay /Kiev - Ukrayna
Rusya, Belarus ve Kazakistan’ın kurduğu Avrasya Ekonomik
Birliği’ne, Ermenistan da katıldı. Rusya Cumhurbaşkanı Putin, anlaşmayla
birlikte Ermenistan halkının reel gelirinin ve istihdam oranının artacağını
söyledi.Avrasya Ekonomik Birliği'ni hayata geçirecek anlaşmanın
imzası Kazakistan, Rusya ve Belarus arasında Kazakistan'ın başkenti Astana'da
atılmıştı. [Fotoğraf: Reuters]
Gezi'den Gazi'ye mi dönsek?
Sevan Nışanyan
Feramuz Çakçak'ın Batılılık yazıları üzerine Meçhul
Muhayyil adlı arkadaşımız eski bir yazısını http://mechulmuhayyil.blogspot.be/2013/09/ataturku-anlamak-senin-atan-bir.html
göndermiş. Sanırım "Gazi'ye o kadar haksızlık etme, bizdendi
Rahmetli" demek istemiş. Biraz evet, biraz hayır diyeceğim.
Halep'teki bombalı saldırıda bir kişi öldü
Halep’teki Ermeni Ruhani Önderlik binası önünde bombalı
saldırı düzenlendi… Ermeni Kilisesi’nin Halep’teki Ruhani Önderlik binası
karşısında gerçekleştirilen bombalı saldırıda Ruhani Önderliğin koruma
görevlisi Nazaret Malcıyan hayatını kaybetti. Beriye Ermenileri Ruhani Önderliği’nin resmi yayın organı
Kantsasar gazetesinin haberine göre, bu sabah saat 09:00 sularında
gerçekleştirilen bombalı saldırıda, 1965 doğumlu koruma görevlisi Nazaret
Malcıyan hayatını kaybederken, saldırının gerçekleştirildiği sokaktan geçen iki
kişi de yaralandı.
Dink cinayeti hangi örgütün işi?
Nazlı Ilıcak
Hrant Dink cinayeti davasında, 5. Ağır Ceza Mahkemesi,
Yargıtay’ın bozma ilamına uyarak, yargılamayı “örgütten” yapacağını açıkladı. Ama zihniniz sakın karışmasın, 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde
sadece Erhan Tuncel ve Yasin Hayal yargılanıyor. Ogün Samast’ın Çocuk
Mahkemesi’ndeki davasının da bu davayla birleştirilmesi istikametinde karar
alındı. Fakat dönemin Trabzon Jandarma Alay Komutanı Ali Öz’ün dosyası hâlâ
Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’nde. Trabzon’daki mahkeme, Ali Öz’ün dosyasını Ogün
Samast ve Yasin Hayal ile birleştirmeyi reddetti.
The past and present collide in Yerevan, Armenia
Ann Marie McQueen
There are two things that you should know before visiting
Yerevan: don’t ask for a Turkish coffee or about Kim Kardashian. No one is very impressed with the reality-show star, or
the rest of her attention-seeking family, no matter how much they proudly
proclaim their Armenian roots. And Armenians have their own, slightly lighter
yet just as delicious version of the silty brew, called soorj, so there’s no
reason to insult anyone by bringing up an ever-present and painful subject in
such an insensitive ¬manner.
Ermeni gazetesinin yalanını Büyükelçi Ünal önledi
AA muhabirine konuşan Büyükelçi Ünal, Kanada Ermeni
cemaatinden Başrahip Megrih Parikyan, eski Halep Başpiskoposu Suren Kataroyan
ile Kanada Ermenileri Ulusal Konseyi'nden bir grubun, yanlarına Kanada-Ermenistan
Parlamento Dostluk Grubu Üyesi Milletvekili Harold Albrecht ve Helene
Lavardiere'yi de alarak Federal Parlamento binasında basın toplantısı
düzenlediklerini söyledi. Toplantı sırasında beyan edilmemesine rağmen, Horizon
Weekly'de yayımlanan haberde, Suriye'nin Deyrizor kentindeki bir Ermeni
kilisesine saldıran IŞİD militanlarının, bunu Türkiye'den yardım alarak
yaptıklarına ilişkin ifadeler bulunduğunu anlatan Büyükelçi Ünal, şunları
kaydetti:"Haberde adı geçen milletvekilleriyle derhal temasa geçip,
ülkemizin IŞİD teröründen mağdur olan ülkelerden olduğunu ve Türkiye'nin IŞİD'e
yardım etmesinin söz konusu dahi olamayacağını anlattık. Milletvekili Harold
Albrecht, kendisinin bu şekilde bir açıklaması olmadığını söyledi. Diplomasi
camiasında etkili olan Embassy isimli gazetede yayımlanan detaylı bir beyanatla
söz konusu yayını yalanladı. Horizon Weekly ise ne bizim ne de Harold
Albrecht'in açıklama taleplerine cevap verdi."
1915 soykırımı, Ermenileri kim temsil edebilir?
1915 soykırımına ilişkin Türkiye'den talepleri konusunda Ermenileri kimin temsil edebileceğini belirlemek gerekiyor: Ermenistan Cumhuriyeti mi, hukuksal bir kişiliği olmayan Ermeni diasporası mı, yoksa Ermenistan ve diasporada bulunan soykırımın kurbanlarının torunları mı?...Bir devletin erga omnes, yani uluslararası hukuk düzeninin tüm kişilerine karşı uyulması gereken bir yükümlülüğü ihlal etmesi halinde durum değişir. Bir devlet bir soykırımın kendisine yasal, aşikar, dini ya da etnik bir şekilde bağlı mağdurlarını koruma hakkına sahiptir. Bu bağ Ermenistan için mevcuttur. Mağdurlar Osmanlı Ermenileriydi, yani Ermenice konuşan, yazan, Ermeni okulları, kültürü, kiliseleri, manastırları, evleri ve binaları olan insanlardı...Ermenistan 1915'te işlenen suçun mağdurlarına etnik, dini, dilsel ve kültürel etkin bir bağla bağlıdır. Üstelik soykırım kurbanlarının mirasçılarının pek çoğu Ermeni vatandaşıdır. Dolayısıyla Uluslararası hukuk komisyonu taslağının 42 ve 48. maddelerine göre Ermenistan dava ehliyeti için gerekli niteliklere sahiptir. Bu hukuki süreç ancak resmi bir makam tarafından başlatılabilir, yani Ermenistan devleti tarafından.
Ermeniler ve liberaller
Hadi Uluengin -
Taraf
Başta Etyen Mahçupyan ve Markar Esayan olmak üzere Hay
aidiyetten bazı aydınlar iktidara hâlâ prim vermeye devam eden diğer özgürlükçü
kesim içinde yer alıyorlar. Üstelik Mahçupyan kendisine önerilen başbakanlık
danışmanlığını da kabul etti…Burada konuya pragmatik bakmak zorunda olduğum
için de, bana göre çok iyi yaptı…Tamam da, bu çelişki bazılarının yaptığı gibi
“adama bak, Ermeni olmasına rağmen hükümeti ve Erdoğan’ı destekliyor” türünden
bir suçlamaya asla ve asla hak kazandırmaz. Başka bir deyişle, AKP’ye yakın
duran Hay kökenli entelektüelleri şimdi de sözüm ona “siyaseten doğrucu” ve
zahiren “pro-Ermeni” bir yaklaşımla; yani o kökeni referans alarak kınamaya
kalkışmak ucuz ve basit demagojinin dik âlâsı olmaktan öteye gitmez ve gidemez.
Gidemez, çünkü kendisine muhalif Kürtleri hain anlamındaki “çaş” kelimesiyle
tanımlayan bir PKK’yı hatırlatacak biçimde, yukarıdaki aydınların da
“Ermeniliğe ihanet ettiği” çağrışımını yaratmak ne liberallikle, ne
özgürlükçülükle, ne de demokratlıkla bağdaşır. (İzin verin de hiç olmazsa hainlerimize -hamiliğimizi bırakıp vasiliğimize
soyunan- sosyalist, liberal akademisyen
ve yazarlar değil Ermeni halkı karar versin. HYETERT)
Hesap Sormadığımız Her Soykırım, Bir Sonrakinin Ayak Sesleridir
Zeynep Tozduman
Öncelikle ülkemde yaşatılan Ermeni- Süryani- Rum- Ezidi ve
Kızılbaş soykırımlarından başlayarak, tüm dünyada soykırım yaşayan halklara ve
inançlara yapılan insanlık suçlarını kınadığımı bir kez daha deklere etmek
istiyorum.... Dünya bu gün Radikal İslami ve Etno-dinsel soykırımları ciddi
ciddi sorgulamaya başlamış gibi görünüyor. Radikal İslam şeriatına inanan İŞİD,
yine Sünni İslam inancına sahip Kürt halkını vurunca ancak, radikal İslam
sorgulanmaya başladı. Bu sorgulamayı
İŞİD’in son olarak Kobane'de uyguladığı vahşete karşı direnen Kürt halkına
yardım etmek için dünya ezilen ve soykırım yaşayan halkların desteğinde de
görüyoruz. Bu gün Kobane'de, dört parçadaki Kürtler ve Kızılbaşlar başta olmak
üzere (1915'de ataları özellikle Kürtler ve Türkler tarafından katledilen)
Ermeni, Süryani, Ezidilerin yanı sıra Alman, İsveç, Amerikan, Afganistan,
İsviçre, Fransa ve İngiltere'den gerilla olarak Kobane'ye gelen, milis gücü
olarak İŞİD ile savaşanlar bir çığ gibi büyümektedir.Kobane'de Kürt halkıyla
birlikte direnen dünya halklarını, bu yazımda bir kez daha selamlıyorum ama
özellikle Ermeni ve Süryani halkının gerillalarını çok daha fazla değerli
buluyorum... 1915’de soykırımı yaşayan halkların Kobane’deki Kürt halkına ilk
yardıma koşması sizce bir tesadüf müdür?
Hundreds Take Part in Groundbreaking Ceremony of the Armenian Church of Las Vegas
More than 400 people participated in the Groundbreaking
ceremony of the church building of the Armenian Church. The vision of hard
working Armenian-American community of Las Vegas was realized on November 1st
2014 with the groundbreaking ceremony for a new church in the heart of the
community.
Appalling silence over Turkey’s 1915 genocide against Armenians
By: Geoffrey Robertson
Armenians bring flowers to a Yerevan memorial marking the
genocide launched by Turkey on April 24, 2015, on the eve of the Gallipoli
landings. Source: AFP. JUST before the invasion of Pol¬and, Adolf Hitler urged his
generals to show no mercy towards its people — there would be no retribution
because “after all, who now remembers the annihilation of the Armenians?” As the centenary of the Armenian genocide approaches — it
began on April 24, 1915, the night before the Gallipoli landing, with the
rounding up and subsequent “disappearance” of intellectuals and community
leaders — remembrance of the destruction of more than half of the Armenian
people is more important than ever.
Etyen'in Cumhuriyet'i nasıl olacak
Zaman Gazetesi’nde yıllarca Türklükle Müslümanlığı
ayırmaya çalışan, artık Müslümanların Türk kimliğine ihtiyacı olmadığını dahi
anlatan Mahçupyan’ın “soykırım” iftiraları hakkındaki görüşlerini bilmeyenimiz
yok gibi. Yine de bazı söyleşi ve yazılarından rastgele seçtiğimiz şu
örneklerle hatırlatalım:18 Nisan 2010-Taraf : Eğer Türkiye dünya kamuoyu
vicdanında suçlu olmasaydı, bu yasalar parlamentolara zaten hiçbir biçimde
gelemezdi... Dünya parlamentolarındaki soykırım kararlarına Türkiye’nin
itirazının da belirli bir belkemiği bulunmuyor... On yıllar boyunca “böyle bir
şey olmadı” söylemine tutunan Türkiye, oradan “soykırım denemez” cümlesine ve nihayet
bugün “size düşmez” tavrına gelmiş gözüküyor, ama maalesef bu yeni konumun
inandırıcılığı yok, çünkü devletin yurtiçinde hiçbir gerçek yüzleşmeye hazır
olmadığı açık…(Gül, Erdoğan, Davutoğlu’nun savuna geldiği konunun tarihçilere
bırakılması konusunda) : Türkiye’nin önermiş olduğu “tarih komisyonunun” da
fazla bir inandırıcılığı yok. Konunun tarihçilere bırakılması gerektiği tezi
anlamlı değil, çünkü konu zaten doksan yıldır tarihçilere bırakılmış durumda ve
Türkiye bu bilgi birikiminin gereğini yapmıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin asıl
istediğinin konunun tarihçilere bırakılması değil, “makbul” tarihçilere
bırakılması olduğu anlaşılıyor. Buna göre birbiriyle hiç uyuşmayacak
tarihçilerden oluşan bir komisyon kurulacak ve o komisyonda ortak bir görüşe varılamadığı
için de tarihsel gerçeğin ‘belirsiz’ olduğu savunulacak. Bunun akademik dünyada
mizahi bir vaka olarak karşılanacağını ve Türkiye’ye leke süreceği bile idrak
edilemiyor... (Hadi aslanlar siz cevap verin. HYETERT)
Rima Elkouri: Kulenin Ardında Saklanan Fil
« Hapsedip boyun eğdirebileceklerini zannediyorlar.
Yapamayacaklar.» Bu kelimeler, 1 Ocak 2014 tarihinden beri hapis yatan,
Türkiye’nin ünlü Ermeni entelektüellerinden Sevan Nişanyan’ın yazdığı bir
mektuptan alıntı. Siyasi tutuklu olarak görülen yazarla dayanışmak için yakın
zamanda İstanbul’da düzenlenen gecede, bu mektubu kendinden emin bir şekilde
okuyan, 14 yaşındaki oğlu Tavit oldu.
Marx'ta hayat yok!
Sevan Nışanyan
Aristokrasi ile feodalizm apayrı iki kavram. Marx (ve
genelde 1848 devrimcileri) ikisini kasıtlı olarak karıştırır. Aristokrasi:
merkezi elitin irsi bir zümrenin elinde olması. Türkiye'de bunun zerresi
görülmedi. Feodalizm: taşrada merkezi devletten nispeten bağımsız yerel
beylerin hüküm sürmesi. Osmanlı devletinin zayıfladığı dönemde, taşrada by
default böyle unsurlar ortaya çıktı. Kürt, Arap, Arnavut vb. bölgeleri dışında
pek organize bir yapıya kavuşamadılar. Tanzimatla başlayan ve Cumhuriyetle
devam eden süreçte devlet teşkilatı güçlendirilince silinip gittiler. Silinmeleri
iyi mi oldu, kötü mü oldu, emin olamıyorum.
Osmanlı Romanında Gayrimüslim Kadınlar
XIX. yüzyıl sonlarında Batılı kadınlar, Osmanlı hayatının
her an rastlanan bir parçası değildirler. Bu yüzden aşk ve şehvet konularında
onların yerini sık sık Osmanlı gayrimüslim kadınlar alır. Bunlar Osmanlı
romanına örnek bir aşk öznesi olmaktan çok, Batı ahlaki çöküntüsünün uzantısı,
şehvet nesneleri olarak sokulmuşlardır. Özel durumlarda (Ahmet Mithat
Efendi’nin Henüz Onyedi Yaşında’ sında olduğu gibi), genç bir Rum kızıyla genç
bir Müslüman erkek arasında temiz bir aşk doğunca da, bunun önüne dini engeller
çıkar.
The Many Truths Of The Middle East
HaroutEkmanian, a Syrian-Armenian journalist, will be the guest of the USC Institute of Armenian Studies at a lunchtime conversation to be held on Wednesday, November 12, 2014, at 12 pm at the Tutor Campus Center (TCC) 450 Forum, on campus. Entitled “The Many Truths of the Middle East,”Harout will speak about the difficult task facing anyone studying the modern Middle East, at any time, and especially now, as violence rages across borders and among communities who have forged bonds and lived together in the same state for decades or centuries. USC Professor Sandy Tolan, a journalist who teaches at the USC Annenberg School for Communication and Journalism, will be guiding the discussion.
Mehmet Eymür: MİT'ten Hiram Abas ile Alaattin Çakıcı Ermenileri öldürdü!
Arzu
Yıldız
MİT''in
faili meçhul davasına gönderdiği Eymür'ün ifadesi… ASALA'ya yönelik" MİT
operasyonlarından söz ederken teşkilatın Alaattin Çakıcı ile temas kurduğunu
belirten Eymür, bu ilişkiyi "Gerek
Ermeni-ASALA faaliyetleri sırasında, gerekse PKK faaliyetleri ile ilgili yurt
dışı çalışmalarda ihtiyacımız vardı. Normal adamlara yaptırmak mümkün değil.
Vurucu kırıcı adamlara ihtiyacımız var" sözleriyle gerekçelendiriyor… Hiram
Abas'ın Alaattin Çakıcı ile birlikte "Beyrut'ta Ermenileri
öldürdüğünü" de aktarıyor. Eymür, ifadesinin bu bölümünde Çakıcı için,
"Atina’da Agop Agopyan’ı bu öldürdü ve Beyrut’ta Hiram Bey ile Ermenileri
öldürmüş" diyor… Daveti üzerine gittiği Semra Özal'ın, "kızı Zeynep
Özal'ın etrafı Ermeni dolu bir davulcuya kapılmasından" yakındığını
"Acaba Ermenilerle bir tertip içine mi giriyoruz" diye sorduğunu ve istihbarat istediğini" aktaran Mehmet
Eymür, daha sonra "Kızınızı çekmeniz lazım bu muhitten" yolunda görüş
ilettiğini anlatıyor.














































