Bugünkü Ermenistan Cumhuriyeti “en yeni Ermenistan”
olarak da anılabilir. Eski ve orta çağlardaki krallıkları, hanedanları ve
ittifakları, ilaveten 1918’deki kısa süreli cumhuriyetle birlikte Sovyet
Ermenistanı’nı düşünecek olursak Ermenistan’ların sayısı beşe, hatta ona kadar
bile çıkabilir. Başkenti Yerevan olan bugünkü Ermenistan bağımsızlığını, tüm
ülkede SSCB’den ayrılmak için referandumun yapıldığı 21 Eylül 1991’de resmen
ilan etti.
Gerçek 42. Avustralya ve Yeni Zelanda tarihinin dönüm noktası Ermeni Soykırımı’nın gölgesinde gerçekleşti.
Avustralya ile Yeni Zelanda, Ermeni Diyasporasının en son
üyeleridir. Önceki yıllarda bireysel olarak dünyanın bu bölgesine gelmiş olan
Ermeniler olsa da, daha kalabalık göçler ancak 1950’lerde gerçekleşti. Böylece
Sydney ve Melbourne’da örgütlü toplumlar oluştu; tabii o dönemde de
Avustralya’nın diğer bölgelerinde de tek tek ya da gruplar halinde Ermeniler
yaşıyordu.
Soykırım
Herkül Millas /h.millas@zaman.com.tr
Benim soykırımla ilişkim farklı. Ölümlü değil, o ilk adımı
geliyor hep aklıma. İnsanların evlerini terk ettikleri o ilk anlar. Bir gün
birileri kapınızı çalıyor, “hazırlanın, yarın yola çıkıyorsunuz” diyorlar.
Acele bir bohça hazırlıyorsunuz. İçine ne koyardınız? Birkaç elbise ve varsa
para ve mücevher mi, yoksa büyük annenizden kalma ve hep yanımda kalacak dediğiniz
dantelli işlemeyi mi? Ya aile fotoğrafları, çocukken oynamış olduğunuz
bebekleri ve o topacı ne yapacaksınız? Yiyecek bir şeyler almak şart. Ama insan
kaç günlük yemeği taşıyabilir ki! Çocuklar konusu daha zor. Diyelim altı
yaşında olanı yürüyecek. Ama üç ve bir yaşındaki zor. Babaları asker şu an. Tek
başına bir kadınsınız. Hangi ayakkabıları giymeye karar vermek için vaktiniz
az. Paniğe kapılmamanız gerekli. Çünkü çocuklarınız için hayata tutunmalısınız.
Değerli eşyaları yanınıza almak tehlikeli olabilir. Yolda soyulursunuz. Gece
bastırınca onları bahçeye gömmeyi düşünüyorsunuz.
Ermeni ve Latin edebiyatının önemli yazarları İstanbul'da
İTEF-İstanbul
Tanpınar Edebiyat Festivali, dünya edebiyatının önemli isimlerinin aralarında
yer aldığı 26 ülkeden yazarları buluşturuyor. Edebiyatseverler ile farklı
kültürlerden yazarları buluşturan etkinlik kapsamında Ermeni edebiyatının
önemli isimlerinden Hovhannes Tekgözyan ile Latin edebiyatının önemli
temsilcisi Lauro Restropa da İstanbul'a geldi. Kitapları Türkçe'de Ayrıntı
Yayınları tarafından okura ulaştırılan Tekgozyan ve Restrepo, 06 Mayıs Çarşamba
günü Taksim Hill Oteli'nde düzenlenecek toplantıda basınla bir araya gelecek.
"Hiçbir kimliği diğerine üstün görmeden kardeşçe yaşıyoruz"
AB Bakanı ve
Başmüzakerecci Bozkır: "Hiçbir kimliği diğerine üstün görmeden ve
çeşitliliğin zenginlik olduğu bilinciyle asırlardır kardeşçe yaşıyoruz…Bozkır, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanlığının organizasyonunda farklı inanç gruplarının temsilcileriyle bir araya geldi... Avrupa
Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, "Demokrasi, insan
hakları ve özgürlüklerin geliştirilmesi, siyasi alanda yapılan reformların tam
uygulanması son 10 yılda belki de cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde
görülmediği ölçüde sağlanmıştır" dedi… Programda, "farklı inanç"
tabirinin son 10 yılda "gayrı müslim" tabiri yerine kullanılmaya
başlandığını belirten Bozkır, "Cemaat liderleri bize başvurdular, 'Biz
bundan rahatsızlık duyuyoruz' dediler ve 'farklı inanç gruplarına mensup
vatandaşlarımız' tabirini onların, sizlerin arzusu üzerine kullanmaya
başladık" diye konuştu.
Ermenistan, asırlık nükleer santralin süresini uzattı
Ermenistan
hükümetinin, Türkiye sınırında bulunan, kullanım yaşının dolması nedenleriyle
tartışma konusu olan Metsamor nükleer santralinin işletim süresinin 2026 yılına
kadar uzatılmasını onayladığı bildirildi.Ermenistan parlamentosunun oturumunda,
Ermenistan'ın Türkiye sınırına 16 kilometre uzaklıktaki Metsamor nükleer
santralinin işletim süresinin 2026 yılına kadar uzatılması konusunda Rusya ile
arasındaki işbirliği anlaşmasını onayladı. Karar, 111 lehte, 1 aleyhte ve 3
çekimser oyla kabul edildi.
ANCA: ABD’yle Anlaşma Ermenistan’a Ankara ve Bakü’nin ablukasını aşmada
Bu hafta
Ermenistan ve ABD arasında Ticaret ve Yatırımlara ilişkin Çerçeve Anlaşma
imzalanacak. Bilgi Amerikan Hay Dat Komisyonu (ANCA) Duyurusuyla geldi. ABD
Erivan Büyükelçisi Richard Mills, Anlaşmanın imzalanacağını teyid etti; anlaşma
Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Washington’a çalışma ziyareti
çerçevesinde imzalanacak.
USC News
Dear Friends, April was an
eventful month with unprecedented global attention and activity related to the
Armenian Genocide and the rich history of Armenians. USC Institute
of Armenian Studies hosted a film series at the USC School of Cinematic Arts,
which showcased award-winning documentaries and shorts by filmmakers from
Armenia and Turkey whose work collectively featured more than 20 ancient
Armenian cities. As the
centennial programming continues through 2015, the Institute remains dedicated
to documenting global activity including conferences, publications, and events
on YEAR100.org.
Ազգային Երեսփոխանական Ժողովը Որդեգրեց Պատմական Որոշումներ
Միացեալ Նահանգներու
Արեւմտեան թեմի Ազգային երեսփոխանական ժողովը Ուրբաթ, 1 եւ Շաբաթ, 2 Մայիսին, առաջնորդ
Մուշեղ արք. Մարտիրոսեանի նախագահութեամբ գումարեց իր տարեկան 43րդ նստաշրջանը, որ
իր ժողովական աշխատանքները ամբողջացնելու կողքին, որդեգրեց պատմական որոշումներ: Ժողովը
ամբողջական զօրակցութիւն յայտարարեց Արամ Ա. կաթողիկոսին, Սիսի պատմական աթոռի կալուածներուն
վերատիրացման նպատակով Թուրքիոյ պետութեան դէմ յարուցած դատին մէջ:Gürcistan, Osetya-Ermeni İlişkilerinden Rahatsız
Gürcistan, Ermenistan Meclis Başkanı Galust Sahakyan'ın,
Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya'nın Parlamento
Başkanı Anatoli Bibilov'la görüşmesi üzerine Ermenistan'ın Tiflis Büyükelçisi
İuri Vardanyan'ı Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Batı'dan Dağlık Karabağ'daki 'seçimlere' tepki
ABD, Avrupa Birliği, Azerbaycan ve Türkiye, Ermenistan'ın
işgali altında bulunan Dağlık Karabağ'da, Birleşmiş Milletler üyesi hiçbir
ülkenin resmen tanımadığı yönetimin düzenlediği 'parlamento seçimlerinin' yasa
dışı olduğunu ve sonuçlarını tanımayacaklarını açıkladı. Erivan yönetimi Dağlık
Karabağ'ın bağımsızlığını resmen tanımamakla birlikte, seçimlerin uluslararası
standartlara uygun bir şekilde yapılacağını söylemişti.
Müze Şehirde Tarihi Kilise Bu Hale Geldi
Şanlıurfa il merkezine 10 kilometre uzaklıktaki tarihi
Germuş Kilisesinin hali içler acısı. Köylüler tarafından ahır olarak kirlenen
kilisede kalan hayvanların pisliğinden geçilmiyor. Germuş köyünde yer alan kilise ziyaretçileri
ise duruma tepkili. Ahıra dönüşen kilisenin durumunu gören vatandaşlar “Bu Urfa
turizmine verilen bir zarardır” yorumunda bulundu.
Talip Küçükcan'dan Adana Medya'ya özel açıklamalar
Prof. Dr. Talip Küçükcan çözüm süreci çözülmenin değil bütünleşmenin adıdır. Ak Parti Sorunları Örten değil, Çözen Partidir.... “Gayrimüslimlere malları iade ediliyor bu Türkiye için büyük bir devrimdir. Seküler iktidarlar, Kemalist iktidarlar bunu masaya bile getirmedi. Bugün Alevilerle konuşuluyor. Sorunlar çözülmedi mi, çözülmedi. Ama Alevilerle ilgili hükümet adım atacak, bu Türkiye için devrimdir. İslami hareketler içinde bir devrimdir. Muhafazakâr hareketler içinde. Kürtlerle konuşuyor, Öcalan’la konuşuyor. Büyük bir siyasi risk alarak konuşuyor. Bu devrim değil mi sizce? Türkiye’de kanın durdurulması, devrim değilse devrim değil, itirazım yok. Bunu Türkiye’de hiçbir iktidar yapmamıştı."
Gürcistan'dan Ermenistan'a büyük şok!
Gürcistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada,
Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine verilen destek dile getirildi.
Açıklamada, "Ermenistan'ın işgali altındaki Yukarı Karabağ'da dün yapılan
sözde parlamento seçimlerinin tanımadığı" ifade edildi. (Kimsenin şaşırdığını sanmıyoruz. HYETERT)
Gerçek 41. Geleneksel Ermeni halk dansları Diyaspora’da yaratılanları da içeriyor.
Her kültürün unsuru olan dans sanatı, Ermeni kültür
mirasının da bir parçası. Uzun süre Ermenilerin yaşadığı birçok bölgeye ait
danslar olduğu gibi, daha yaygın dansların yerel formları da bulunuyor. Tabii
ki, aynı bölgelerde Kürtlerin, Türklerin, Yunanlıların, Gürcülerin, Azerilerin
ve diğer halkların dans geleneklerinin birçok ortak yanı var.
Gerçek 40. Sayat Nova en az üç dilde şarkılar yazdı ve söyledi.
Gerçek 39. Tüm Ermeniler Katolikos’unun makamı Ermenistan’da, Eçmiyadzin’dedir.
Ermeni Kilisesi, dünyada Hıristiyanlığın en eski
geleneklerinden biridir. Ermenilerin, İ.S. 301 olarak kabul edilen tarihte,
Surp Krikor Lusavoriç öncülüğünde Hıristiyanlığı benimsemesinden sonra – çoğu
kez pagan ibadethanelerin yerine – kiliselerin inşası çalışmaları başladı.
Hıristiyan dünyasında Meryem Ana’nın insanlara görünmesi oldukça sık olsa da,
İsa ancak birkaç kez görünmüştür. Bunlardan birini Surp Krikor yaşamış, ona
görünen İsa altın bir çekici yere vurarak oraya bir ibadethane inşa edilmesini
istemiştir. Bu söylence, orada yapılan kiliseye “Tanrı’nın Tek Oğlu Yere İndi”
anlamına gelen “Eçmiyadzin” adının verilmesine neden olmuştur.
Müslüman Olan Yabancılara İhtida Belgesi Uyarısı
Ermeni meselesi ‘yerlileşirse’
Türkiye’nin resmi itirazı birkaç yıldan bu yana 1915’in
tarihsel içeriğine değil, üçüncü tarafların işe karışmasına… Çünkü Türkiye’den
bakıldığında ‘Ermeni soykırımı’ ile ilgili açıklamalar esas olarak yüz yıl önce
Ermenilerin yaşamış oldukları ile ilgili gibi gözükmüyor. Aksine bu söylemin
bugün Batı ülkelerindeki Türkiye ve AKP aleyhtarı popüler yaklaşımın parçası
olarak kullanıldığı düşünülüyor… Diğer taraftan 1915’de yaşananlara yönelik
olarak Türkiye’de hala ‘Ermeniler de rahat durmamıştı’ anlamına gelen
gerekçeler öne sürülebiliyor. Ama bunlar devletin yaptıklarını ortadan
kaldırmaktan ziyade, yapılanların kabulünü ima etmekte. Türkiye’de artık bir inkâr
söylemi geçerli değil… Yapılanlar geniş bir çoğunluk tarafından açık
yüreklilikle ve olduğu gibi kabul edilmek isteniyor ama hiçbir Türk kendisini
bir tür Nazi olarak göstermeye kalkan değerlendirmeleri de kabul etmiyor… AKP
iktidarı Ermeni meselesinin bir dünya gündemi olmasından ve Türkiye aleyhine
kullanılmasından rahatsız… Ama bu meselenin bir Türkiye gündemi haline
gelmesinden ve İttihatçılık aleyhine kullanılmasından hiç de rahatsız
olmayacaktır.
AK Parti milletvekili adayı Markar Esayan SABAH'a adaylık sürecini anlattı
İsa Tatlıcan
AK Parti İstanbul milletvekili adayı Markar Esayan:
"Ermeni Cemaati adaylığımı çok olumlu karşıladı. AK Parti İttihatçı
olmayan, bu halkı temsil eden tek özgün hareket. CHP'den teklif alsaydım bu
benim için bir yıkım olurdu; nerede hata yaptım diye kendimi gözden geçirirdim.
Aygün: Tüm Partiler 'Ermeni Kırımını Ret' Noktasında Birleştiler
Aygün, şunları kaydetti: “HDP Başkanı Selahattin Demirtaş
birkaç gün evvel katıldığı bir televizyon programında, -geçmişte Ermeni
Soykırımı konulu çok net beyanlarını adeta inkâr ederek- 'Biz hiç bir zaman
Ermeni soykırımını tanıyoruz demedik, bir hakikat komisyonu kurulsun, olay
araştırılsın, çıkacak sonuca biz de uyarız' demiş. Böylece HDP dahil tüm
partiler Ermeni kırımını ret ve 'tarihçiler araştırsın' noktasında birleştiler.
Türkiye'de çözümü istenmeyen bir meseleyi 'komisyona havale etmek' bir siyaset
geleneğidir…”
Sayın Başbakanım; Ermeniler’deki İkazınız Hangi Ermeniler’e?...
Levon Panos Dabagyan
Ermenilere yapılanlar için Çerkes Ahmet çok önemli bir
belge niteliğinde idi. Bu kanlı olayın nasıl cereyan ettiğini bizzat onu
yapanlardan dinlemek istedim Çerkes Ahmed’e doğu illerinde neler yaptığını
sordum: (-: birader, şu harp namusuma dokunuyor. Ben bu vatana hizmet ettim.
Gidin görün! Van ve havalisini Kâbe toprağına çevirdim. Bugün orada tek bir
Ermeni’ye rastlayamazsınız.) -: Peki bu Zeharp – “Zohrap” filan ne oldu? (-:
A!... Duymadınız mı? Hepsini geberttim!) dedi. .... Sözünü şöyle sürdürdü: (-:
Halep’ten çıkmışlardı. Yolda onlara rastladık. Derhal arabalarını kuşatım.
Gebereceklerini anladılar. Varteks – Vartges” dedi ki: “Peki Ahmed Bey, bize
bunu yapıyorsunuz, acaba Araplara ne yapacaksınız? Sizlerden onlar da memnun
değildirler.” -: O senin bileceğin iş değil, kerata! dedim ve bir mavzer
kuruşunu ile beynini patlattım. Sonra Zehrab’ı yakaladım, ayağımın altına
aldım. Bir taş alarak kafasına vurdum ve onu öldürdüm.) dedi. Bakınız: (İKİ
KOMİTE İKİ KİTAL – II) Ahmet Refik Altınay Sayfa: 35’ten, 45’e kadar.
Dağlık Karabağ’da seçimin galibi ‘Özgür Vatan’ oldu
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Dağlık Karabağ’da
altıncı kez yapılan parlamento seçimlerinde resmi sonuçlar açıklandı. 3 Mayıs’ta
genel seçimlere giden Dağlık Karabağ’da, parlamentoda yer alacak olan siyasi
partiler ve milletvekilleri belli oldu. Dağlık Karabağ Merkez Seçim Kurulu
Başkanı Sırpuhi Arzumanyan, dün yapılan seçimleri Avrupa ülkeleri ve ABD’den
gelen 110 uluslararası gözlemcinin takip ettiğini belirtti. Seçimleri ayrıca,
Uluslararası Seçim Sistemleri Uzmanlık Merkezi heyeti de gözlemci olarak
izledi.
Sason'daki Ermeni kilisesi turizme kazandırılacak
Sason, Bitlis, Batman, Muş, Van, İstanbul Ermenileri Sosyal
Yardımlaşma Dayanışma ve Kültürel Derneği Başkanı Aziz Dağcı, Batman’ın Sason
ilçesi Meşeli Turnalı Mezrası’nda bulunan Komk Kilisesi'nin restorasyon
çalışmaları için gerekli adımları attıklarını söyledi. 1915’te yaşanan Ermeni olaylarına ilişkin Papa Francesco
tarafından yapılan açıklamalar ile ilgili yorum yapmaktan kaçınan Dağcı, “Bu
konuda bir yorum yapmam doğru olmaz görevim değildir” dedi.
Gerçek 38. Modern Ermeni dilinin iki edebi formu vardır: Doğu ve Batı Ermenicesi.
Bin beş yüz yıl Ermeni dilinde iletişimin yazılı mecrası
olarak hizmet verdikten sonra Klasik Ermenice ya da Grabar (sözcük anlamı
“edebi” – “harfler kullanılarak”, “yazılı”) 19. yüzyılda yavaş yavaş kayboldu.
Bu süreçte doğal olarak konuşulan dil giderek değişti. Artık zaten, Orta
Ermenice olarak anılan dilde çok sayıda yazılı ve basılı eser verilmekteydi. Bu
dil, bölgeden bölgeye, dönemden döneme gramer ve sözcük dağarcığı açısından
farklılıklar içeren bir evrim geçiriyordu.
Gerçek 37. Ermeni yetimlerin teşekkür için dokuyup armağan ettikleri halı Beyaz Saray’ın deposunda.
Soykırım sonucu felakete uğramış Ermeni halkına hiçbir
toplum Amerika Birleşik Devletleri kadar büyük yardımlarda ve bağışlarda
bulunmamıştır. Yerel halktan toplananların yanı sıra, ülke çapında geniş
kapsamlı kampanyalardan elde edilen paralar, yiyecek ve malzeme, doğu
Akdeniz’de hayatta kalan Ermeni, Rum ve Süryanilerin bakımını üstelenen Near
East Relief (Yakın Doğu Yardım Örgütü) tarafından kurulmuş yetimhanelere,
okullara ve hastanelere aktı.
İsrail’deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü Rafael Sadi’den Suç Duyurusu
İsrail’deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü ve Odatv
yazarı Rafael Sadi, “Türkiye’deki Yahudilere sesleniyorum, 5 saat veriyoruz,
Türkiye’den defolun” sözleriyle gündeme gelen 1453 Karaman Gençlik Spor Kulüp
Başkanı Şevket Göksu hakkında şikayetçi oldu. 1453 Karaman Gençlik Spor Kulüp
Başkanı Şevket Göksu Gazze’ye yapılan operasyonlar sonrası yaptığı açıklamada
“Türkiye’deki Yahudilere sesleniyorum, 5 Saat içinde Türkiye’yi terk edin (…)
Çoluk, çocuk, kadın, yaşlı size 5 saat veriyoruz Türkiye’den defolun. Bu zulmün
sorumlusu aşağılık olan İsrail” demişti.
Gerçek 36. 1770’ler – 1780’lerde Hindistan’da özgür Ermenistan için anayasa hazırlanmıştı.
100 yıl pişmanlık beklentisiyle: Antranik Matevosyan
NEWS.am’in Osmanlı Türkiye’sinde 1915-1923 yıllarında
gerçekleştirilen Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü çerçevesinde «Sağ
kurtulanlar» dizisine devam etmekte. «Sağ kurtulanlar» çocukluklarını ve
vatanlarını kaybeden sıradan insanların hikayelerini içermekte. «Sağ
kurtulanlar» 100 yıllık telafi beklentisinin 100 yıllık acı ve belleğidir. «Sağ
kurtulanlar» tanınmayı, kendi acılarının tanınması umudunu kaybetmeyen,
sayıları her geçen gün seyrekleşen
insanlar topluluğudur. «Sağ kurtulanlar»dan biri 103 yaşındaki Antranik
Matevosyan’dır.
http://moevideo.net/video/08557.0e7e0d2a6f870738a2081bd6c92c
#moevideo_snet
Ermeni Devrimci Paramaz ve yüz yıllık giz!
Ender İmrek
1915’te Beyazıt’ta idam edilen Ermeni devrimcilerinin, Mustafa Suphilerle birlikte “bizim tarihimiz” olarak literatüre geçmemiş olmalarının altındaki ‘tarihsel’ nedenleri hakkıyla irdelemekte yarar var. Her iki devrimci girişim de Osmanlı Devleti içinde ortaya çıkmış olmasına karşın, Müslüman ve Türk olanın “bizim tarihimiz”, Hıristiyan ve Ermeni olanın ise ‘öteki’ haline getirilmiş olması üzerinde kapsamlı biçimde durmayı hak ediyor... Kadir Akın’ın yeni çıkan kitabı “Ermeni Devrimci,
Paramaz” bu sorunlara güçlü bir
projektör tutuyor. “Abdülhamid’den
İttihat Terakki’ye Ermeni Sosyalistleri ve Soykırım” alt başlığıyla ‘dipnot
yayınları’ndan çıkan kitap, Soykırımı’nın 100. yıl dönümüne olan 24 Nisan’a
yetiştirildi. Kitabın tanıtımı 18 Nisan’da İstanbul’da Cezayir Restorant’ta
yapıldı. Kitabın tanıtım toplantısına, kitabın hazırlanmasında önemli katkılar
sunan Beyrut Sosyal Demokrat Hınçak Partisinin Temsilcisi Alex Keushkerian da
katıldı.
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı

Taner Akçam
İki resim paylaşmak istiyorum. Birisinde ABD Birleşmiş
Milletler Büyükelçisi Samantha Power, New York’ta Aziz Vartan Ana Kilisesi’nde
Soykırım için yapılan dinî ayinde… Diğeri ise ayin sonrası verilen
resepsiyonda, ayaküstü sohbet sırasında… Bu resimlerin soykırımın yüzüncü
yılında ABD Hükümeti’nin pozisyonun anlaşılması açısından çok önemli olduğunu
düşünüyorum. Samantha Power’ın resmî bir sıfatı var; Birleşmiş Milletler’de
ABD’yi temsil ediyor. Dinî tören sırasında tüm kameralar onun üzerindeydi.
Başta gazeteciler, birçok insan resim çekiyordu. Törene belki kişisel tercihi
ile katıldı ama bunun resmî bir anlamı olduğunu da bilmemesi mümkün değil.
Beyaz Saray’dan izinli bir katılım olduğu açık; istenmeseydi, katılmazdı. Samantha
Power’in tutumunun son derece temsili bir niteliği var. Amerikan yönetiminin ve
siyasi erkinin soykırım konusunda ne düşündüğünü gösteriyor. Soykırım olduğuna
inanmanın ötesinde, üst düzey yetkililerinin bazı anma törenlerine
katılmalarına da sıcak bakılıyor. Power’in tutumu ortada oynananın bir komedi
olduğunu da gösteriyor. En çok ise Türk hükümetlerinin tavrına üzülüyor ve
acıyorum.
Apoizmin Tatsız Meyveleri
Garbis Altınoğlu:
Kapital,st Modernite ve Ermeni Soykırımı başlıklı yazı…Kaba
bir anlatımla, Ermeni soykırımının sorumluluğunu soyut ve ne idüğü belirsiz bir
“kapitalist modernite”nin üzerine yıkan Karasu, Ali ve kafadarlarının bu
yaklaşımı, jenosit ve benzer insanlık suçlarının sorumlularını aklamaya ve
onların suçlarının üzerinin örtülmesine yarar. Objektif koşulları
tanrılaştıran, etnik farklılıkların önemini abartan ve ulus inşası sürecinin
kural olarak büyük-ölçekli kıyımlarla el ele gideceğini öngören bu görüş
yanlıştır… Öcalan’a göre, burada bir
ezen ulus-ezilen ulus ilişkisi değil, birbirini öldürmeye kalkışan aynı ölçüde
haksız iki karşıt taraf vardır. Osmanlı daha güçlü olduğu için Ermenilerin ve
Pontus Rumlarının işini bitirmiştir. Ona göre, iki taraf da “haksız” olduğuna
göre, hiç kimsenin olanlardan yakınma hakkı yoktur! “Kendi düşen ağlamaz!” Ermenilerin
ve Pontus Rumlarının emperyalistlere güvenerek hareket edip oyuna geldikleri
yolundaki tartışmalı sav ise, Osmanlı-Türk gericilerinin Kürt halkı ve ulusal
hareketine karşı da sürekli olarak kullandıkları bir argümandır... Aslında
burada daha da tuhaf olan bir şey var; kapitalist modernite ve “ulus-devlet
fitnesi” olarak niteledikleri olguların Ermenilerin bir kısmını da etkilediğini
söyleyen ve bu etkiyi olumsuz olarak niteleyen Öcalan ve PKK/ KCK aynı şeyi
TÜRK ulusal devleti için yapmıyorlar. Yani onlar TÜRK ulusal devletini DE
kapitalist modernitenin ürünü olan bir “ulus-devlet fitnesi” sayarak mahkum etmiyorlar.
Dahası onlar Kürtlerin, Türk ulus devletinin “kurucu öğesi” ve bu devletin
“asli unsuru” olduğunu ileri sürüyorlar.
İZMİR’DEN, İSVEÇ’TE YAŞAYAN SÜRYANİLERLE DAYANIŞMA
Zeynep Tozduman
Yine bahar geldi... Kurtlar, kuşlar, çiçekler, tabiat ana
bahara durdu. Ama yüreklere bir türlü bahar gelmiyor yüzyıldır. Yine aylardan
Mayıs... Miski amber kokularıyla Mayıs güllerinin katmer, katmer açtığı güneşin
doğayla cıvıldaştığı bu ay, bizim tarihimizde kan demek, gözyaşı demek, zulüm
demektir. Aynı zamanda bahar; bu ülkede yüreği soldan atanlar için acı
demektir, direniş demektir, hüzün demektir. Kanla sulanan fidanların kızıl
karanfiller açtığı yüreğimin kırık penceresinde, katliamlar böyle devam ederse
eğer ne Süryani ne Ermeni kokusu kalmayacak. Ondandır hüznüm, acılarım. Çorak bir toprağı çatlatıp fışkıran, nadide
çiçeklerdir, bu ülkede yüzyıldır
koruyamadığımız. Yüreğimin kuytusunda bir saklasam, bir saklasam sizleri, kimseler dokunmasa! Süryanilere; Türkiye'de dokunuyorlar, Suriye, Irak,
Lübnan'da dokunuyorlar. Şimdide İsveç'te dokunmak istiyorlar nar tanelerine.
Ermeni meselesi Sofra‘da
Mahmut Gürer
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sofrasında bu kez
Ermeni meselesini masaya yatıracak. Konusunda uzman, tarihçi ve
akademisyenlerle 7 Mayıs Perşembe günü bir araya gelecek olan Cumhurbaşkanı,
olayla ilgili tüm hususları içeren ayrıntılı bir çalışma yapılmasının önemini
vurgulayacak.
Soykırım meselesi (1-2)
“Ecdadımız soykırım yapmamıştır!” deyu ferman buyuran
cumhurumuzun başı, bu hükmünü zaten peşinen verip, bunu da kendi “mührüyle”
onayladıktan sonra, öte taraftan dönüp dolaşıp ardından da bu “iş”i tarihçilere
bırakmak lazım diyerek dünya aleme seslenirken, mil pardon, affedersiniz, çok
özür dilerim ama, bu ne menem bir çelişki, ne menem bir perhiz, keza ne menem
bir lahana turşusudur acaba? Nitekim başımızın başı, hani nasıl derler, Ali’ye
kızıp durup dururken tıpkı Veli’yi haşlarcasına, hepsi de eninde sonunda bu
topraklardan sürgüne, tehcire, kafileler halinde postalandıktan sonra,
içlerinden hasbelkader geride kalan “kılıç artıkları”nın torun ve torbaları
olarak yaban elleri mesken tutmuş, “diaspora”da yaşayan Ermenileri her
defasında lisanı keyifle sigaya çekerken, diğer yandan hepsi de bu ülkenin
sözde “birinci sınıf” olan Ermeni vatandaşları, keza kaçak yollarla gelip
buralarda çalışan “gariban” Ermenileri “deport” etmekten ya da “emanet” diye
nitelemekten dem vurmak fazlasıyla ayıp olmuyor mu, “reis” hazretleri! No!
Soykırım sadece kılıçla olmuyor, unutmayalım ki dil yaresi kılıçtan keskindir!
Belçika Parlamentosuna, Soykırımın inkarını cezalandıran bir tasarı sunuldu
«Demokratik Federalist Frankofonlar» Grubu, 1995 yılında
kabul edilen Soykırımların inkarını cezalandıran yasanın genişletilmesine
ilişkin bir değişiklik tasarısı sundular; tasarı yasanın Ermenistan ve
Ruanda’da gerçekleştirilenler yanı sıra mahkemeler aracılığıyla uluslararası
düzeyde tanınmış diğer soykırımları da içerecek şekilde genişletilmesini
öngörmekte.
Kayseri - TBMM Eski Başkanvekili Uluç Gürkan: 'Ermeni Soykırımı' İddiasında
TBMM eski Başkanvekili Uluç Gürkan, , "İki çok
önemli nokta var. Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'nin 4'üncü maddesi
soykırım suçlamalarının ancak ve ancak gerçek kişilere yöneltilebileceğini ön
görüyor. Yahudi Soykırımı, arkasında bir mahkeme kararı da var, tartışılmıyor.
İzlediğimiz bir filmde veya dizide, okuduğumuz bir kitapta Almanya'nın ülke,
Alman halkının ulus olarak suçlanmıyor. Suçlanan kişilerdir, Hitler ve
arkadaşlarıdır. En fazla Nazi rejimidir. Eski Yugoslavya'da da suçlanan Sırp
halkı değil, Milisoviç'tir. Ancak, konu Ermeni Soykırımı iddiaları ve muhatap
olarak bize gelince, Türkiye ve Türk halkı suçlanıyor. Bu çifte standarttır,
aynı zamanda bir suçlama değil, kendisi olarak bir suçtur. Dünyanın yüzüne vurmamız
gereken bir olaydır. Bu bir tarihsel kökleri olan nefret suçudur dedi. (Gürkan,
dürbüne tersinden bakıyor herhalde, İttihat ve Terakki’ye sahip çıkanlar, Türk
halkı ile özdeşleştirenler sizlersiniz, biz değil. HYETERT)
Gerçek 35. “Ermeni Kağıdı” Ermenilerin Batı Avrupa’daki uzun geçmişinin yalnızca bir göstergesidir.
Gerçek 34. 17. yüzyılda Israel Ori’nin Ermenistan’ı özgürleştirme planı vardı.
Ermenistan tarihinin dikkat çekici bir siması,
Aydınlanmacı düşünürlerin Avrupa’yı siyaset ve toplum alanında yeni fikirlerle
tanıştırdığı erken modern dönemin devrimci ikliminde yaşayan ve çalışmalarını
yürüten Israel Ori’dir. Birçok Ermeni, özellikle tüccarlar, o dönemde ticari
faaliyetlerini yürütürken, yepyeni bir keşifler dünyasıyla, uzak denizlere
açılmalarla ve yeni buluşlarla karşılaştılar.
Istanoz: Bir soykırımın sessiz ve unutulmuş tanığı…
Atilla Dirim
Bir vakitler TBMM I. Dönem Sinop mebusu Dr. Rıza Nur,
Topal Osman ile görüştüğü zaman, ona faaliyetlerinin nasıl gittiğini sormuştu. Topal
Osman, her şeyin yolunda gittiğinden, Pontos köylerini yakıp yıktığından söz
etmiş, sadece taş binalar ile kiliseleri ileride işe yarar diye sakladığını
anlatmıştı. Bunun üzerine Rıza Nur ona öyle yapmamasını, bunları da yıkması,
hatta taşlarını uzaklara göndermesi gerektiğini öğütlemiş, aksi takdirde
ileride birilerinin gelip bir zamanlar burada bir kilise vardı diyebileceğini
belirtmişti. Topal Osman da ona hak vermiş, bu kadarını düşünemediğini
söylemişti. Pontos soykırımının baş uygulayıcılarından Topal Osman işini iyi
yapmış, Karadeniz'de taş üzerinde taş bırakmamıştı gerçekten de… Istanoz da
Hıristiyanların yaşadığı diğer yerler gibi yok edildi. Taş üzerinde taş
bırakılmadı. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen erkekler 1915'te askere alındı,
iki gün zarfında öldürüldü.
'Ortak bir tarih anlayışı geliştirmeli'
Strasbourg - Bilal Müftüoğlu
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri, 1915
olaylarına karşı Türkiye'nin hassasiyetinin farkında olduğunu belirten Piri,
parlamentonun kararında özellikle son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun attığı adımlardan övgüyle
bahsedildiğini vurguladı. Piri, bu yıl Ermeni iddialarıyla ilgili ayrı bir
kararın çıkartılmasına ilişkin, "Olayların 100. yıl dönümü olduğu için
birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinde yaşanan acıları anma ihtiyacı
doğmuştu" yorumunu yaptı. Piri, AP'nin 1915 olayları konusunda yetkili
merci olmadığına işaret ederek, "Nihayetinde bu mesele Türkiye ile
Ermenistan arasında halledilmeli, Ermeni ve Türk vatandaşları, sivil toplumları
ve tarihçileri ortak bir tarih anlayışı geliştirmeli" dedi.
İçimizdeki Ermeni
"Bu projeye katkıda bulunan edebiyatçılar olarak
bizler, 1915'te siyasi bir kararla bu topraklardan sürülen ve yok edilen Ermeni
yurttaşlarımızın anısına hep birlikte sahip çıkıyoruz." Can Yayınları
Ermeni Soykırımı'nın 100. yılı dolayısıyla çok yazarlı bir derleme kitap
yayınladı: "İçimizdeki Ermeni (1915-2015)".
Klikya Ermeni Krallığı ve Zeytun
Ümit Kardaş
1080-1199 arası Çukurova bölgesi içinde yer alan
Klikya’da beylik olarak yaşayan Ermeniler, 1199‘da bir krallık kurdular. Bu
devlet, Ruben I isimli bir Ermeni beyi tarafından Bizans İmparatorluğu’ndan
alınan toprak üzerine kuruldu ve zamanla Doğu Anadolu’ya yayıldı. Leon I
devletin ilk kralı oldu. Başkenti ve kilisenin merkezi şimdiki Adana Kozan
ilçesinin bulunduğu Sis şehriydi.
Ermeni futbolcudan şok talep: Beni satın
"Ben bir Ermeni olduğum için ve hocalar da Türk
olduğu için beni oynatmıyorlardır" şeklinde bir demeç verdiği iddia edilen
Aras Özbiliz, satış listesine kondu.Ülke basınında çıkan haberlere göre
Spartak'ın Türk teknik adamı Murat Yakın'la aralarında sorun olduğu iddia
edilen iki Ermenistanlı futbolcu yönetimle görüşerek takımdan ayrılmak
istediklerini söyledi. Yönetim de bu isteği kabul ederek iki yıldızı satış
listesine koydu ve gelecek teklifleri beklemeye başladı.
‘Meğerse ben Ermeni’ymişim’
Jülide Güngör
Türkiye’nin ‘Öteki’leri Çok. Salt Galata’daki “Onlar”
adlı video sergisinde bazıları konuşma şansı buluyor. Fakat konuşanların
fotoğraflarının çekilmesi yasak, sadece izlenebilir. Yaşını hiç göstermeyen
sarı elbiseli bir hanımefendi var ekranda. Hemşinli. Anneannesi yöreye dini
öğreten, Müslümanlığı anlatan biri. Kendisi çok zaman sonra gezmeye gidiyor
memleketine, ararken tararken bir de bakıyor ki; meğer Ermeni’ymiş, anneannesi
de öyle! Onun gibi çok var: Okulda bayrak direği tutturulmayan Yahudi çocuğu,
annesiyle Kürtçe konuşturulmayan asker...
100. yılda Ermenilere mektup
Ermeni Soykırımı’nın yıldönümünde P24 sekiz Türkiyeli
yazardan Ermeni kardeşlerine bir mektup iletiyor… Ermeni Soykırımı’nın
kurbanlarını o büyük felaketin 100. yıldönümünde saygı ve mahcubiyetle anarken,
Punto 24 Bağımsız Gazetecilik Platformu olarak sekiz Türkiyeli yazardan Ermeni
kardeşlerine bir mektup iletiyoruz. P24’ün yapımcılığını, Enis Rıza’nın
yönetmenliğini üstlendiği Mektup’ta Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, Oya Baydar,
Murat Belge, Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Perihan Mağden ve Bejan Matur’un 24
Nisan mesajları var. (Gerçek aydınlar her zaman vardır. İyi ki varsınız. HYETERT)
Aydınlardan Ermeni soykırımı iddialarına karşı bildiri
"Ermeni soykırımı" iddialarının 100. yıl dönümü
gerekçesiyle; birçok ülke parlamentosu tarafından Ermeni soykırımını tanıyan
deklarasyonlar yayınlanmasına karşı, aydınlar ortak bir bildiri yayınladı. Soykırım
dayatmalarının 100 yıllık emperyalist hırsların sonucu olduğunun belirtildiği
açıklamada "Çanakkale ve Lozan ile hesaplaşmakta kararlı emperyalist
devletlerin, gerçeklikleri çarpıtarak, bilim dışı iftiralar ile Türk milletini
soykırım yapmak ile suçlayan her türlü anlayışını reddediyoruz." ifadeleri
kullanıldı. (Aydınları (!) bak sen. Kim aydın, kim değil görelim. HYETERT)
Diocesan Assembly to Convene Next Week
Next week St. Mary Church of Washington, DC, will host
the 113th Diocesan Assembly, bringing together Armenian Church leaders from
throughout the Eastern Diocese. The Assembly will convene from May 6 to 8, and
will be preceded by the annual Clergy Conference, which will be held from May 4
to 6. The Diocesan Women's Guild General Assembly also convenes during the
week.
Demirtaş, 'Soykırım' Konusunda Geri Adım Attı
Selahattin Demirtaş:Elbette, hiç tereddüt etmeden!
Milletvekili olduğumdan beri, ondan önce insan hakları avukatlığı yaptım. Bu
konudaki yaklaşımım hiç değişmedi. Kimse kusura bakmasın. Çok acı tarihi bir
olayı birileri resmi tarihi örttü diye ben de buna boyun eğecek değilim. Gündeme
bomba gibi düşen ve hükümet cephesinden de yoğun eleştirilere neden olan bu
sözlerden günler sonra Demirtaş bu kez yine CNN Türk'te katıldığı başka bir
programda, soykırım ifadesini kullanmadı. Gazeteci Levent Gültekin'in soykırım
iddiaları konusundaki sorusunu cevaplayan Demirtaş, "Soykırım gibi bir
ifadelerinin bulunmadığını", parti programında bunun için hakikatler
komisyonu kurulmasını istediklerini söyledi.
Little Known Genocide History to Be Exhibited at Washington Centennial
By Florence Avakian
Virtually unknown are two documented and compelling events
that are a significant part of the genocide story. Even Armenians are not aware
of them. These will be displayed together for the first time since they were
issued digitally, and will be exhibited during the Armenian Genocide Centennial
Commemoration to be held in Washington, D.C., from May 7 through May 9. They
are being released by the Armenian National Institute (ANI), the Armenian
Genocide Museum of America (AGMA), and the Armenian Assembly of America.
Gerçek 33. Batının bazı Hıristiyan azizlerinin kökeni Ermenistan’dadır.
İsa’nın elçiliğinin ardından gelen yüzyıllar onun, bugün
Ermeni Hıristiyanlığının dışında da kabul gören bazı izleyicilerinin köklerinin
Ermenistan’la bağlantılı olduğuna tanık olmuştur. Bu azizlerin bizlere ulaşan
öyküleri somut tarihsel olgulardan çok söylencelere dayansa da, Ermenistan’la
olan bağlantıları Hıristiyanlığın çoğu kez aşılması zor sınırların ötesine
yayılışını açıklayan ilginç bir halkayı oluşturuyor.
Gerçek 32. Söylenceye göre Hayk Bel’i İ.Ö. 11 Ağustos’ta yenmişti.
Ermeni halkının tam olarak kökleri zamanın sisleri
arasında belirsizleşmiştir. Modern tarih bilimi “Ermeni ulusu ne zaman, nerede,
nasıl oluştu?” sorusuna bir takım cevaplar vermiyor değil; ayrıca arkeolojinin
de katkılarını belirtmemiz gerek. Ama hiç kuşkusuz, gerek bugünün
Ermenistan’ında, gerekse Türkiye’de daha fazla çalışma soruya daha net cevaplar
vermemize yardımcı olacaktır. Öte yandan mitoloji de kimi zaman tarihsel gerçekleri
yansıtarak, kimi zaman da geleneksel söylencelerden ilham alarak, bize kendi
öyküsünü anlatmakta.
Gerçek 31. Zabel Yesayan, 24 Nisan 1915’te tutuklanacaklar listesindeki tek kadındı.
Osmanlı İmparatorluğunda ilerici düşünceler ve
faaliyetler genellikle azınlıkların öncülüğünde gerçekleşmişti. Ne de olsa
sonuçta yönetimde ve toplumdaki ilerlemeden en çok onlar yararlanacaktı. Zabel
Yesayan, adanmış bir Ermeni, adanmış bir kadın ve gerçekten de Osmanlı
İmparatorluğu’nun adanmış bir bireyiydi.
'Soykırım tepkisi' Türkiye'yi AB yolunda zorlayabilir
Avusturya'da yayınlanan Der Standard gazetesine konuşan
Avrupa Komisyonu Komşuculuk ve Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, ‘Ermeni
soykırımı‘ tartışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Ankara'nın "çok
sert tepkisini" yaklaşmakta olan Haziran seçimine bağlanması gerektiğini
vurgulayan Hahn "Bu Türkiye'nin bazı kesimleri arasında çok rağbet gören
bir mesele olabilir. Fakat konunun uzun vadeli sonuçları beni
endişelendiriyor." dedi. Hahn sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa ve
batı karşıtı duruşun tohumları böyle ekilir ki, bugünün bakış açısıyla
gelecekteki bir AB üyeliği zor görünüyor."



.jpg)















