Etiketler

ԳԵՐԱԳՈՅՆ ՀՈԳԵՒՈՐ ԽՈՐՀՈՒՐԴԸ ԸՆԴՈՒՆԵՑ ԻՐ ՈՐՈՇՈՒՄՆԵՐՈՒՆ ՍՏՈՐՆԱԳՈՅՆԸ

Գարեգին Բ կաթողիկոսի նախաձեռնությամբ հուլիսի 30-ին սկսվեց Գերագույն հոգևոր խորհրդի ժողով: Ժողովի զոհասեղանին էր դրված Ֆրանսիայի թեմի առաջնորդ Նորվան արքեպիսկոպոսի վիրավորված արժանապատվության իսպառ ոչնչացման հար-ցը”(30.07.2013 Հրապարակ):

Ermenistan uzmanı doktor komutan

Ceyda Karaaslan
Yüksek Askeri Şura kararlarıyla sürpriz bir şekilde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atanan Org. Hulusi Akar'ın aynı zamanda "Doktor" unvanı taşıdığı ortaya çıktı. Org. Akar, Tümgeneral olduğu dönemde Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk İlke ve İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde doktora yaptı. Org. Akar'ın uzmanlık alanı Ermenistan Sorunu ve ABD'deki Ermeni lobisinin Türk Amerikan ilişkilerine etkisi. (Atama sürpriz değil, 2015 hazırlığı. HYETERT)

Devlet Müslüman Ermenilerin Peşinde

Din değiştirerek Müslüman olmuş Ermenilerin nüfus kağıtlarına kimliklerinin anlaşılmasını sağlayan bir damga vurulmuş... 1916 yılı itibarıyla din değiştiren Ermenilerin, sadece nüfus kayıtları değil, nüfus cüzdanları öyle düzenlenecektir ki, bu kişilerin Ermeni oldukları anlaşılacaktır. İşte Türkiye’de bugün devam eden uygulama budur. İttihatçı zihniyet tüm bir Cumhuriyet boyunca iktidarda kalmıştır. Bugün değişen çok şey yoktur. Konunun özeti şudur ki bu devlet, vatandaşına güvenmemek üzerine kurulmuştur.

Kodlama ve Azınlık Hakları

Murat Bebiroğlu
Değerli okurlar, Müslüman olmayan azınlıkların kodlama yoluyla izlenmesi, fişlenme olarak nitelendiğinden olacak büyük bir şaşkınlık ve öfke yaratmış görünüyor. Konu komplo teorileri üretmeye de çok uygun. Fişleme -genel olarak- derin devletin yasal olmayan yollardan vatandaşları hakkında bilgi toplaması, izlemesi ve gereğinde aleyhinde kullanması anlamına geliyor. Neredeyse bir, bir buçuk asırdan beri potansiyel iç düşman olarak görülen azınlıkların  fişlenmesi de hiç garip değil. Müslüman Olmayan azınlıkların izlenmesi değil, izlenmemesi garip olurdu.

Kayısı, Ermenistan, sinema ve gerçek isimlerimiz

Alin Ozinian
Ermeniler için kayısı önemli bir meyve. Oldukça önemli. Neredeyse kutsal, hatta basbayağı kutsal. Ermenistan'da bağı bahçesi olan bir evde yaşayan herkesin ilk yaptığı şey, eğer yoksa oraya en az bir kayısı ağacı dikmek oluyor. Turistik pazarlarda satılan el yapımı kayısı çekirdeğinden küpeler, kül tablaları, hatta köylülerin ilk hasattan yaptıkları kayısı rakıları bir tarafa insanların diline pelesenk olmuş, “bir kayısı yersen, dokuz hastalıktan uzak kalırsın” ya da çok mutlu görünüyorsun anlamında “keyfin kayısı” sözleri aslında işin romantik tarafı. Tarihsel olarak bakarsak, Akadlar M.Ö. III. yüzyılda kayısıya ‘Armanu' (yani Ermeni), Ermenistan'a da ‘Armani' (Kayısı ülkesi) adını veriyorlardı. Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/yorum_kayisi-ermenistan-sinema-ve-gercek-isimlerimiz_2116958.html

Doğu Süryani Soykırımı

Genelde Süryani soykırımı deyince; ülkemizde aynı halka mensup olan Asur/Süryani ve  Arami/Süryani soykırımı  bilinmektedir. Sanki Nasturiler ve Keldaniler başka bir halkmış gibi algılanır ya da hiç bilinmez. Günümüz Asuri/Süryani halkı kadim Asur, Kalde ve Babil uygarlıklarının mirasçısıdır. Bu gün Turabdin (Mardin ve civarı) bölgesi halen en eski Hıristiyanlığın mirasçısı durumundadır. Nasturilere (Doğu Süryanileri, Asurlar) yönelik ilk katliamlar 1843-1846 yıllarında yapılmıştır. 

Ermeni Satranççılar, Hatay’da gerçekleştirecek Dünya 20 Yaş Altı Satranç Şampiyonasına katılıyor

Büyük usta (GM) Samvel Ter-Sahakyan, uluslararası usta  (IM) Vahe Bağdasaryan  ve FIDE ustası Mari Gevorgyan, Türkiye’nin Hatay kentinde gerçekleştirilecek Dünya 20 Yaş Altı Satranç Şampiyonasına katılacaklar.

Çiftlikköy Kara Kilise İçin Kolları Sıvadı

Çiftlikköy Belediye Başkanı Metin Dağ, ilçede bulunan Bizans dönemine ait Kara Kilise'nin restorasyonu için gereken neyse yapacaklarını söyledi.Yalova'daki en eski Bizans Dönemi yapıları arasında yer alan Kara Kilise'nin restore edilerek ile kazandırılması için Çiftlikköy Belediyesi kolları sıvadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ulusal ve uluslararası kuruluşlarla da görüşmeler başlatıldı. Konuyla ilgili bilgi veren Çiftlikköy Belediye Başkanı Metin Dağ, "Kara Kilise ilçemizdeki en önemli tarihi yapılardan birisidir. Bu tarihi yapının restorasyonu ve ilimize kazandırılması için çalışmalara başladık. 

Մայր Աթոռը նման նամակ չի ստացել. Էջմիածինը մեկնաբանում է

Երուսաղեմի պարիարք Նուրհան արքեպիսկոպոս Մանուկյանից Մայր Աթոռը նման նամակ չի ստացել։ Այս մասին "Երկիրն այսօրին" տեղեկացրեց Մայր աթոռ Սուրբ Էջմիածնի տեղեկատվական կենտրոնի ղեկավար Տեր Վահրամ քահանա Մելիքյանը, ի պատասխան հարցի, թե ինչպե՞ս է Էջմիածինն արձագանքում տարածված նամակին։

Երուսաղեմի պատրիարքը՝ Վեհափառ հայրապետին. «Մայր եկեղեցին կարիք չունի գարշապար լիզողների»

Օգոստոսի երեքին Երուսաղեմի հայոց պատրիարք Նուրհան արքեպիսկոպոս Մանուկյանը նամակ է հղել Ն. Ս. Օ.Տ. Տ. Ամենայն հայոց կաթողիկոս Գարեգին Բ-ին, որտեղ տարակուսանք է հայտնել Հայ առաքելական եկեղեցու Ֆրանսիայի թեմի առաջնորդ Նորվան արքեպիսկոպոս Զաքարյանի հրաժարականի վերաբերյալ Գերագույն հոգեւոր խորհրդի հաղորդագրության կապակցությամբ

Arınç'tan önemli açıklamalar

Bu karar yargı kararı. 3 erkten birisi olan bağımsız kararın aldığı bir sonuçtur. Bugün verilen kararla mahkeme dosyayı kapatmış oldu. Yine temyiz incelemesi yapılacaktır. Bu kararların pek çoğunda sadece tek suç yok birden fazla suçla isnat edilenler var. Ana tema Ergenekon silahlı terör örgütü kurmak, yardım etmek, kişisel verileri vermek, uyuşturucu maddeleri temin etmek, silahlı terör örgütüne silah temin etmek gibi suçlar var. Bu bir yargı kararıdır. Beğensek de beğenmesek de uymak zorundayız. Temyiz hakkı da savunmaya dönük bir haktır. Yargıtay'ın vereceği karar da kesinleşmiş bir karar olacaktır.

Ergenekon'da kararlar açıklandı

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon ile Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Dursun Çiçek ve Veli Küçük ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldı.  Ergenekon Davası'nın bugünkü duruşmasında karar okunmaya başladı. Mahkeme 21 kişi hakkında beraat kararı verdi. Duruşmada arbede çıktı, avukatlar salonu terk etti.

Ermenistan Süryanileri 7 Ağustos’ta «Süryani Soykırımı Günü»nü anacak

7 Ağustos «Süryani Soykırımı Günü» sadece 1915’te değil, 1895’ten beri Osmanlı İmparatorluğunda onlara yönelik eziyetler ve acımasız tutumu yansıtmaktadır. Açıklama 5 Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında Ermenistan Süryanileri Birliği Bşk. Arsen Mikhailov’dan geldi. ″Hepimiz etrafımızda süregiden, bu güne dek son bulmayan Süryani Soykırımına ilişkin yüksek sesle ifade etmeli ve bu korkunç olaylardan insanlığı haberdar etmeliyiz.″ diyen Arsen Mikhailov, kimi ülkelerde hala etnik temelde Süryani katlinin devam ettiğini kaydetti.

Ermenistan Süryani Toplumu: Türkiye’ye Soykırıma ilişkin talep sunulması durumunda Süryaniler ellerini katlayıp oturmaz

Süryani Soykırımına ilişkin olarak Khosroev ″Biz hepimiz Ermeniler ve Süryaniler, özellikle devleti olmayan Süryaniler aşağılık kompleksinden muzdaribiz. İnşaallah Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü sadece etkinliklerle sınırlı kalmaz″ dedi. Khosroev, tüm dünyayı silkelenme zorunda bırakacak bir olayın gerçekleşmesi umudunu ifade etti. Sanatçı, ABD’nin Ermeni Soykırımını tanıması durumunda, ki bu Süryanilerle de ilgili olur, zira son 5-6 yıldır Süryanilerin, Yunanlıları soykırımları, Ermeni Soykırımı çerçevesinde gözlemlenmekte olduğu kanaatini belirterek  ″Dünya Türkiye’ye talepler sunarsa, Süryaniler de buna kayıtsız kalmazlar″ dedi.

Բ Ն. Ս. Օծութիւն Տ. Տ. Գարեգին Կաթողիկոս Ամենայն Հայոց Մայր Աթոռ, Ս. Էջմիածին՝Հայաստան,

Վեհափառ Տէր, իպուածով ձեռքս անցաւ, տակաւին երէկ տեղի ունեցած ԳերագոյնԴ Հոգեւոր Խորհուրդի Հաղորդագրութիւնը, ուր մասնակից ժողովականները »Յետ քննարկութեան ընդունած են Նորվան Արք. Զաքարեանի հրաժարականը եւ ... խնդրանք ներկայացուցած են Վեհիդ հաստատելու զայն

Paros Ağustos Sayısı Çıktı


Նորվան Սրբազանը հակադարձում է Մայր Աթոռին

Նորվան Արքեպիսկոպոս Զաքարյանը հայտարարություն է տարածել, ուր ասվում է. «Յուլիս 30-31ին Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածնի մէջ Գերագոյն Հոգեւոր Խորհուրդի ժողովէն ետք հրապարակուած հաղորդագրութիւնը կարդացինք։ Այնտեղ գրուած էր ի միջի այլոց մեր հասցէին ուղղուած հետեւեալ տողերը.- «Գերագոյն Հոգեւոր Խորհուրդը նաեւ ափսոսանք յայտնեց հրաժարականում Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնի եւ Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի հասցէին ուղղուած անհիմն գնահատականների առնչութեամբ»։

'Devlet Müslüman Ermenileri 1916'da nüfus kâğıtlarıyla fişledi'

Akçam, "Bu uygulamanın en azından Müslümanlaşmış Ermenilere yönelik 1916'da başladığı biliyorum. Uygulama Ermeni soykırımı sırasında başladı" dedi. "Hükümetin din değiştirmiş olmalarına rağmen Ermenilere hâlâ güvenmediğini" belirten Akçam, "Ermenilerin serbest dolaşımını engellemek için nüfus kâğıtlarına, Ermeni olduklarının anlaşılmasını sağlayacak bir kayıt düşme kararı alındığını" yazdı. Akçam'ın alıntıladığı 22 Mayıs 1917 tarihli bir telgrafa göre "din değiştiren Ermenilerin nüfus teskerelerinin arkasına ikamet ettikleri kasaba ve mahallenin isimleri yazılarak zâbıta idârelerince mühürlendi."

BDP’den ’Soy kodu’ önergesi!

Tan, Başbakan Erdoğan'a yönelttiği "İçişleri Bakanlığı, Osmanlı dönemi belgelerinden yararlanılarak, soy durumlarının Milli Eğitim Bakanlığı'na verilmekte olduğunu açıkladı. Toplanan verilerin, Milli Eğitim yetkililerinin açıkladığı gibi 1, 2, 3 olarak kodlandığı doğru mudur? Bu kodlar neden 'gizli' tutulmaktadır? Kendi soyuna ait koda sahip olmayan bir vatandaşın Rum, Ermeni veya Yahudi okullarına kayıt yaptıramayacağı doğru mudur? Söz konusu iddialar doğru ise, bu kodlar hangi amaçlarla verilmektedir? Söz konusu bu kodlara sadece Milli Eğitim Bakanlığı çalışanları mı ulaşmakta yoksa Emniyet, MİT ve Jandarma gibi kurumlar da ulaşabilmekte midir?

Laiklik, demokrasi ve ayrımcı kodlama

Soli Özel/ sozel@htgazete.com.tr
Her şey dalga dalga toplumun üzerine geliyor aslında. Bunca zaman  olmayan bir gerçekliğe yani devletin gerçekten laik olduğuna inandıktan  sonra işin aslını öğrenmek vicdan sahibi olanlara zor geliyor. Böyle  dertleri olmayanlar, ki herhalde sayıları küçümsenmeyecek kadar yüksek,  bu türden tatsız sürprizlere şaşırmıyorlar. Türkiye'nin Müslüman olmayan vatandaşlarına uygulanan kodlamadan  bahsediyorum.

Assyrian Genocide Monument Unveiled in Belgium

 
 AINA) -- A monument to the victims of the Turkish Genocide of Assyrians in World War One was unveiled on August 4 in Belgium, on the site of the Sanctuary of Banneux, near Liege. The monument was carved from a 12 ton stone by renowned Assyrian artist Moushe Malke. The monument was a joint initiative of of the Syriac Institute of Belgium and Assyrian Genocide Research Center. The Turkish genocide of Assyrians occurred between 1915 and 1918 and claimed the lives of 750,000 Assyrians (75%), as well as 1.5 million Armenians and 500,000 Pontic Greeks.

Ermeni Cemaati'ni üzen 'ocakbaşı' tartışması

Erhan Öztürk
Malkara'daki tarihi Ermeni mezarlığının yerine ocakbaşı yapılması tartışma yarattı. Mazlum-Der'in raporuna göre alandan çıkarılan kemikler çöpe atılıyor. Tekirdağ Malkara'da "Meşatlık" adı verilen ilçeye 1.5 kilometre uzaklıktaki tarihi Ermeni mezarlığının bulunduğu arazi, 2010'da belediyenin meclis kararı ile hizmet ve tesis alanı olarak kullanıma uygun görüldü. Tekirdağ Müze Müdürlüğü de projede sakınca görmeyip herhangi bir tarihi eser bulunduğunda haber verilmesi gerektiğini belirtti.

Soykırımla Silinen Batı-Ermenistan'ın Tarihsel Gerçekliği İnkar Edilemez!

Hovsep Hayreni
Belçika Ermeni Demokratlar Derneği adına katıldığımız Brüksel Konferansı'nda yüz yıl önceki tarihin dersleriyle mazlum halklar arası birlik ve dayanışmayı teşvik eden mesajlar vermiştik [1]. 1915 öncesi Batı Ermenistan-Kuzey Kürdistan bileşkesine atıfta bulunan ve Kürt aydınlarından o tarihsel gerçekliğe saygılı yaklaşım talep eden bir cümlemiz, daha sonra Radikal yazarı Ayşe Hür'ün yaptığı değinme [2] vesilesiyle, hem kendisine hem bize yönelik haksız suçlamalara yol açtı. Konferans tebliğimizi belki de hiç okumamış bazıları, o sözleri “gelecekte Kürtleri kovma yoluyla büyük bir Ermenistan kurma arzusu”na yordular. Ve tam da duyarlılık beklentimizin tersine etik ölçüleri hiçe sayarak tarihsel Batı Ermenistan gerçekliğini inkara devam ettiler. O coğrafyada Kürtlerin “hancı”, Ermenilerin “yolcu” olduğunu söyleyecek kadar alaya aldılar tarihi.

Ermeni katliamlarında Kürtlerin rolü üzerine bir tartışma

Alişan Akpınar
Ayşe Hür, Kürt-Ermeni ilişkileri üzerine üst üste üç yazı kaleme aldı. Bu yazılardan ilki Radikal gazetesinde 14.07.2013 tarihinde, ikincisi 21.07.2013’te, üçüncü yazı ise 28.07.2013 tarihinde yayınlandı. Bu yazıların, Kürt-Ermeni ilişkileri üzerine canlı ve yaratıcı bir tartışma ortamı yaratacağına dair bir umut beslesem de maalesef böyle bir şey olmadı. Birkaç karşıt yazı ve sanal alemdeki ölçüsüz bazı tepkiler dışında pek bir şey çıkmadı. Uzun yıllardır Türkiye’de, her hangi bir konuda yaratıcı bir tartışma ortamı oluşturmak veya izlemek imkânsız hale gelmiş durumda.

Belçika'da Asuri-Süryani Soykırım Anıtı dikildi

Ali Güler - Liege
Belçika'nın Liège bölgesine bağlı Sprimont belediyesinde, Asuri-Süryani, Soykırım Anıtı (Seyfo) dikildi. Avrupa'nın birçok ülkesinden yüzlerce kişinin katılımıyla yapılan açılışa katılan Ermeni, Kürt kurum temsilcileri ile Belçikalı siyasetçiler, dayanışma mesajı verdi. Burada yapılan konuşmalarda, Türkiye'nin 1915 yılında, Ermeni, Asuri-Süryani halklarına yönelik yaptığı katliam ile yüzleşme çağırısı yinelendi.

Öldürmek mi? Yaşatmak mı?

Ohannes Conkar
Haydi şimdi barış zamanı. Tüm halkların kardeşliği için, barış ve kardeşlik zamanı. Kalplerimizin vicdanını görünür kılma zamanı. Bu toprakların ne dinci gençliğe ihtiyacı var. Ne de eli silahlı ülkücülere. İnsan olma zamanı, insanlık zamanı. Önemli olan, ne ölmek, ne de öldürmek. Yaşama, yaşatma ve yaşatmak zamanı. Halkların demokrat olma zamanı. Başkalaştırmadan, ötekileştirmeden, halkının yaşam standını yükseltme. Fikir ve düşünce hürriyetini, vicdanımızı insanların kalbine yerleştirme zamanı. Bu dünya hepimize yeter. Yeter ki o kardeşliği yakalayalım. Yaşayalım ve yaşatalım.

Erdoğan'a soy kodu sorusu

Tanrıkulu, Başbakan Erdoğan’dan “soy kodu” uygulamasıyla ilgili şu soruların yanıtını istedi: “Toplanan veriler, Milli Eğitim yetkililerinin açıkladığı gibi 1, 2, 3 olarak mı kodlanmaktadır? Bu kodlar neden gizli tutulmaktadır?  Azınlık vatandaşların ırk ve milliyet bilgileri hazır bir veri tabanında kayıtlı mıdır? Kayıtlı değilse başvuru sonrasında mı araştırma yapılmaktadır?  Nüfus kayıtlarında yer alan bu bilgilerin sadece Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanıldığı bilgisi şüpheli değil midir? Bu kayıtların kullanıldığı her türlü işlemde, emniyet, tapu, yargı, istihbarat gibi alanlarda da bu bilgiler kullanılmakta mıdır?  Bu bilgilere Emniyet Müdürlüğü, MİT, Jandarma İstihbarat kurumları tarafından ulaşılabilmekte midir?

Trabzon’a yapılan haksızlık ve Ermeniler

Ahmet Hakan
Söz konusu Trabzonspor olduğunda alabildiğine genellemeler yapılabilmekte, bunda da hiçbir beis görülmemektedir. Fakat bakıyoruz, Trabzonspor’un başındaki isim, bu haksızlığı da gayet sakil bir şekilde ifade etmeyi tercih ediyor. “Bize üvey evlat muamelesi yapamazsınız” diyeceğine... “Ne yani? Biz Rum takımı mıyız, Ermeni takımı mıyız?” diyor. Sanki “Rum takımı” olsa, “Ermeni takımı” olsa...Haksızlığa uğramayı, üvey evlat muameleyi görmeyi hak etmiş olacak. Dışlaya dışlaya memleketimizde az sayıda bıraktığımız kalan son Rum ve Ermeni vatandaşlarımızı fena halde rencide ediyor. Bir haksızlığa isyan ederken başka bir haksızlığa imza atıyor. Kim ne derse desin! Bu tutum, Trabzon’a ve Trabzonspor’a hiç mi hiç yakışmıyor.

Kış gelmeden Ermenistan'a bahar gelir mi?

Mehmet Fatih Öztarsu
Navasardyan gibi pek çok bürokratın ülkede inanılmaz yatırımlara sahip olduğunu belirten medya organları, bu durumun bir nebze kabul edilebilir olduğunu ancak Navasardyan ve diğer elitlerin toplu taşıma ücretlerine yapılan zam konusunda ısrarcı olmasının halk tarafından hazmedilemeyeceği vurgulandı... Başta Başbakan Tigran Sarkisyan olmak üzere pek çok bakan ve belediye başkanının istifasını isteyen halk, kendilerini ekonomik darboğazda tutan yöneticilerin görevlerini başarısızlıkla sürdürmeleri halinde farklı açılımlar yapabilir. Yazının Devamı: http://yenisafak.com.tr/yorum-haber/kis-gelmeden-ermenistana-bahar-gelir-mi-03.08.2013-549627

The Sorry State of Turkish Media

Author Daron Acemoglu And James Robinson
We are still optimistic that what started as peaceful protests in Istanbul’s Gezi Park in Taksim Square and then turned into widespread protests against the Justice and Development Party’s increasingly authoritarian rule can strengthen Turkish democracy. But before this part protest part political movement can achieve this, it has to overcome a huge barrier: the Turkish media.

Trabzonspor Başkanı'ndan skandal açıklama: Trabzonspor Rum takımı mı? Ermeni takımı mı?

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, yaptığı skandal açıklamalar bugün bir yenisini daha ekledi. Hacıosmanoğlu, CHP'ye yüklendiği açıklamasında "onların takımları Fenerbahçe de Trabzonspor Rum takımı mı? Ermeni takımı mı? İsrail takım mı? Demek ki Trabzonspor sizin takımınız değil" dedi. (Ne yazık ki 21. Yüzyılda bu kafalar hala var. HYETERT)

Azınlıklara 'soy kodu' uygulamasına 'fişleme değil' açıklaması

Soy kodu uygulamasının 1983 ve 2001 tarihli iki genelgeyle kararlı biçimde sürdürülen bir uygulamaya devam edildiği belirtildi. Bir Ermeni yurttaşın çocuğunu azınlık okuluna kaydettirebilmek için başvuruda bulunduğu İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yaptığı yazışmadan, azınlıkların Lozan’dan beri ‘soy kodu’ uygulamasıyla fişlendiği ortaya çıktı. Nüfus kaydında Rumlara 1, Ermenilere 2 ve Yahudilere de 3 kodunun verildiği anlaşıldı. Milli Eğitim, bu okullara kayıt için nüfus kâğıdındaki din hanesinin yetmediğini, bunun için ‘anâsır kodu’ altında bir tanımın olduğunu açıkladı. (Garip olan, -izlemenin şekli bir yana- bu izlemeye şaşmak. Devletin kuruluşundan bu yana potansiyel iç düşman olarak gördüğü, yıllarca MGK gündeminde olan azınlıkların devleti tarafından izlenmemesi tuhaf olurdu. HYETERT) 

'Soykırım' kitabı yazarı, ABD'nin BM temsilcisi

 ABD Senatosu, Başkan Barack Obama'nın dış politika danışmanı Samantha Power'ı önceki gece ABD'nin Birleşmiş Milletler temsilcisi olarak atanmasını onayladı. "Amerika ve Soykırım Çağı" kitabıyla tanınan eski gazeteci Samantha Power, açık sözlü bir insan hakları aktivisti olarak da tanınıyor. Power'ın kitabının ilk bölümünde "Ermeni soykırımına uluslararası tepkiler", ikinci bölümünde ise "Nazi Soykırımı" ele alınıyor.

'Soy kodu' Osmanlı'dan, Süryaniler 4 numara!

İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
Nüfus işlemlerinde azınlıkların kodlanmasında yeni sayfalar: Süryaniler 4 numara, 'diğerleri' 5... Kodlama Osmanlı'dan bu yana var... Sadece eğitimle ilgili değil, 'döneklik' araştırmasında da kullanılabiliyor. Türkiye ’de, gayrımüslimlere yönelik olarak 90 yıldır sürdürülen soy kodu uygulamasının Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerle sınırlı olmadığı, Süryanilere “4” ve “Diğerleri” başlığı alındaki azınlıklara da “5” kodunun verildiği ortaya çıktı.

Soysuz tarife!

Eyüp Can / eyup.can@radikal.com.tr
Peki bu gizli soy kodu ne işe yarıyor? En hafif tarifesini anlamak için askerde Sinan'ın başına gelenleri okumanız yeter... Daha ilk gün sorguya çekiliyor. Aç, susuz günlerce sürüyor sorgu… Sonunda bir gün dayanamayıp “Bu işte bir yanlışlık olmalı günlerdir bana niye ninemi sorup duruyorsunuz” der. “İtiraf etmeni bekliyoruz” der subay. ‘İtiraf!’ Ürperir. Neyi itiraf edeceğini bilemez! Arkadaşlarını sorsa anlayacak. Gerçi onların adını vermemek için kendi kendisine yemin etmiş. Ama zaten onları soran yok. Sonunda daha üst rütbeli bir komutan gelir ve Sinan’a Fatma diye bildiği hacı ninesinin aslında Siranuş isimli bir Ermeni olduğunu söyler. Sinan’ın gözü döner, öfkeyle “Yalan söylüyorsun” diyerek komutanın üzerine yürür.

Taksim'deki Surp Agop Ermeni Mezarlığı Beyazıd-ı Veli Vakfının mıydı?

Cemil Koçak
... Taksim’de ortadan kaldırılan Surp Agop Ermeni mezarlığını Gezi olayları vesilesiyle hatırladık. Meşhur bilirkişi raporunu ilk kez açıklıyorum. Taksim’in bir zamanlar mezarlıklar bölgesi olduğunu, Gezi olayları vesilesiyle yeniden hatırlandı. Bölgede sadece Ermeni mezarlığı yoktu; Katolik ve Müslüman mezarlıkları da vardı. Kentin Taksim civarında genişlemesiyle birlikte değeri artan bu arazilerin mezarlık olmaktan çıkarılması ve imara açılması süreci, büyük ölçüde ancak 20. yüzyılın ilk yarısında gerçekleşti. Cumhuriyet döneminde İstanbul belediyesinin Ermeni mezarlığına el koymaya kalkması, içinden çıkılması çok güç dava sürecini de beraberinde getirdi. Yazının Devamı: http://haber.stargazete.com/yazar/taksimdeki-surp-agop-ermeni-mezarligi-beyazidi-veli-vakfinin-miydi/haber-778485

Papa: Müslümanların dostuyum

Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, Ramazan ayının bitimi münasebetiyle İslam dünyasına hitaben ilk kez bir mesaj yayımladıÖnceki yıllarda Dinler Arası Diyalog İçin Papalık Konseyi Başkanlığı tarafından imzalanan mesajı, alışılmışın dışında kişisel olarak hazırlamayı tercih eden Papa, Müslümanların dostu olduğunu dile getirdi.

Supreme Spiritual Council Meeting in the Mother See of Holy Etchmiadzin

From July 30 to 31, under the presidency of His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians, the regular meeting of the Supreme Spiritual Council was held with the general membership in the Mother See of Holy Etchmiadzin. At the opening of the meeting the Catholicos of All Armenians expressed his appreciation to the council members for traveling to the Mother See to discuss all the challenges that the Armenian Apostolic Church was facing and the problems troubling the faithful Armenian people.

Karaköy’deki Rus Ortodoks Kilisesi 41 yıl sonra ibadete açıldı

İstanbul’daki Aya İlia Rus Ortodoks Kilisesi, 41 yıl sonra, yeniden ibadete açıldı. Fener Rum Patrikhanesi’nde görevli peder Visarion tarafından yönetilen ayine, İstanbul’daki Rus cemaatinin yanı sıra tüm Ortodoks cemaatinden de katılım oldu. 19. yüzyılda inşa edilen İstanbul’daki Aya İlia Rus Ortodoks Kilisesi, 41 yıl sonra yeniden ibadete açıldı. 1972 yılında kilise rahibinin hayatını kaybetmesinin ardından kapatılan Aya İlia’da bu sabah 2 Ağustos Peygamber İlyas Günü’nde yıllar sonra ilk kez ayin düzenlendi. 40 yıllık uzun bir aranın ardından kilisenin duvarlarında yeniden ilahiler çınladı.

Rus Sözcü: ''İlk ateşi çoban açtı''

Bölgede görev yapan Rus Sınır Muhafız Birlikleri Sözcüsü Sergey Greçin, İtar-Tass haber ajansına konuştu. Rus Sözcü, ''35 yaşındaki çoban Mustafa Ülker, Ermenistan sınırını ihlal etti. Rus sınır muhafızlarına ateş etti, sonra Ermenistan topraklarında ilerlemek istedi. Rus muhafızlar da ateşe karşılık verdi ve çobanı yaraladı. Yaralanan çoban daha sonra hayatını kaybetti'' dedi.

Nüfus kaydında 'soy kodu' damgası!

Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi yazısında Ermenilerden “soy kodu: 2” diye söz edildi. Uygulama tartışma yarattı. Peki bu uygulama fişleme olabilir mi? Kimliklerin kodlanması nasıl değerlendirilir? Uzmanlara sorduk, işte yanıtlar: İstanbul Şişli Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Akbulut:'Fişleme değil yıllardır böyle'. Bu konuyla ilgili çok fazla bilgim yok ancak bir çocuğu Ermeni okuluna yazdırabilmek için anne ve babanın Ermeni olması lazım. Kesinlikle Lozan’dan gelen anlaşmaya bağlı olarak da zaten veriliyor bu hak. 

Ermenistan'dan Türkiye'ye başsağlığı mesajı

Ermenistan, sınırda vurulan çoban için Türkiye'ye başsağlığı mesajı diledi. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, sınır ihlali yaptığı sırada vurulan Türk çoban Mustafa Ülker 'le ilgili Türkiye'ye bilgi notası verdi.Türkiye'nin Tiflis'teki büyükelçiliği aracıyla verdiği notaya cevaben yapılan açıklamada, olaydan duyulan üzüntü dile getirildi. Bakanlığın basın sözcüsü Tigran Balayan, başsağlığı dileğini ve gelecekte böyle olayların yaşanmayacağı umudunu ifade ettiklerini aktardı.

Türkiye'den Ermenistan'a sert tepki

Dışişleri Bakanlığı: "Masum bir vatandaşımızın, tamamen masum bir nedenle gerçekleştiği anlaşılan basit bir sınır ihlali nedeniyle ateş açılarak öldürülmesini şiddetle kınıyoruz. Ermeni tarafının sınırda ortaya çıkması olağan bu tür bir gelişmeye karşı orantısız güç kullanmış olmasının izahatı yoktur."

Nüfus kayıtlarında 'soy kodu': Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3

Ermeni kimliğine geri dönerek çocuğunu bir Ermeni anaokuluna yazdırmak isteyen anneye İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen resmi bir yazı, vukuatlı nüfus kayıtlarında gizli 'soy kodu' kullanıldığını ortaya çıkardı. İşte 'soy kodları': Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3...İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün resmi nitelikli yazısında Türkiye vatandaşı Ermenilerin 'soy kodu'nun '2' olduğu ifadesi yer alıyor. Nüfus müdürlüklerinde gizli tutulan 'soy kodu', talep eden devlet kurumlarına resmi bir yazıyla bildiriliyor.

Bias, Neglect Hurt Writers Conference

By Lucine Kasbarian, 
“Armenian writers who, as a result of bitter fate, create in foreign languages are not foreigners, but faithful and dedicated ambassadors of their Armenian blood and spirit in non-Armenian surroundings.” -- Sarkis Guiragossian, Aztag daily, 2005. There are several schools of thought about how to behave in a foreign country. “When in Rome, do as the Romans do,” is one such advisory. 

Ermenilerin Yaptığı Soykırım Bu Anıt ile Hatırlanacak


TurkishNY.com - Azerbaycan’ın Guba şehrinde Ermeniler tarafından yapılan soykırımın kurbanlarının hatırlanması adına planlanan Guba Soykırım Anıtı Kompleksi’nin inşa çalışmaları tamamlandı. APA’ya konuşan Guba Soykırım Anıtı Kompleksi’nin inşa işlerini yürüten şirketin müteahhiti Adil Akhundov, inşa çalışmalarının 2010 Kasım-Aralık ayında başladığını belirterek, “Kompleksin inşa çalışmalarını bitirdik. (Kompleksi) çevreleyen alanlar temizleniyor. Yapı, kullanıma hazır” dedi.

Hristiyan Belediye Başkanından iftar daveti

HATAY'ın Arsuz İlçesi'nin Hristiyan Belediye Başkanı Fuat Süme'nin her yıl geleneksel düzenlediği iftar daveti siyasetçilerden ve halktan yoğun ilgi gördü. Arsuz Belediye Başkanı CHP'li Fuat Süme, Ramazan ayının sevgi ve barış ayı olduğunu belirtti.

Çobanın cenazesi Ermenistan sınırından teslim alındı

Arpaçay ilçesinde Ermenistan sınırına geçen hayvanını almaya gittiği sırada Ermeni askerlerince açılan ateş sonucu yaşamını yitiren çobanın cenazesi Ermenistan sınırından teslim alındı. Akyaka Kaymakamı Osman Uğurlu, Arpaçay Kaymakamı Can Aksoy ve askeri yetkililer, Ermenistan sınırına giderek, imzalanan protokolle 35 yaşındaki Mustafa Ülker'in cenazesini teslim aldı.

Suriye sınırında 2 Ermeni çocuk kaçırıldı

Suriye Türkiye sınırında, silahlı kişiler, bir otobüsü durdurarak içindeki 2 Ermeni çocuğu kaçırdı. Armenpress’in haberine göre, Halep’ten Türkiye ’ye giden ve 3 Ermeni ailenin bulunduğu otobüs Türkiye sınırında silahlı kişilerce durduruldu. 28 Temmuz sabahı gerçekleşen olayda otobüste 7 kadın ve iki çocuk bulunuyordu. Otobüsü durduran silahlı kişiler, kadınları serbest bırakırken 14 ve 12 yaşındaki iki çocuğu kaçırdı.

Ermenilere define teklifi

Sümeyra Tansel
Muş’ta yıkılan Ermeni evleri talan ediliyor. Evlerin altını kazan defineciler, Facebook aracılığıyla buldukları Ermenilerden yardım istiyor. Muş’ta yıkılan tarihî Ermeni evlerinin altını kazan defineciler Facebook aracılığıyla buldukları Ermenilerden pay karşılığında yardım talep ediyor. ABD’de yaşayan Nadya Uygun, Muş’taki yıkımlar başladığından beri definecilerden 10’dan fazla mesaj aldığını anlattı.

Ermeni askerlerin ateş açtığı Türk çoban öldü

Kars'ın Arpaçay ilçesinde yaylada hayvanlarını otlatan çobana Ermenistan sınırına geçen hayvanını almaya gittiği sırada Ermeni askerlerince ateş açıldı. Yaralı çoban yaşamını yitirdi. Arpaçay ilçesi ile Ermenistan sınırı arasında kalan Akyaka yaylasında hayvanlarını otlatan Mustafa Ülker (35), Ermenistan topraklarına geçen hayvanını almaya gitti. Ülker, bu sırada Ermenistan tarafından açılan ateşle yaralandı. Kars Valisi Eyüp Tepe yaralanan Ülker'in hayatını kaybettiğini öğrendiklerini söyledi.

Irkçı danışman hâlâ orada mı?

Mehmet Y. Yılmaz /myy@hurriyet.com.tr
Beyoğlu Belediyesi’nin, Taksim Meydanı’nda kurduğu iftar sofrasında bu kez Yahudi ve Hıristiyan cemaatlerin dini liderleri de yer almış...Merak ediyorum, iftar yemeği sırasında Topbaş ile cemaatlerin temsilcileri hiç göz göze gelebildiler mi? “Yahudi, Ermeni ve Rum” sözcüklerini Gezi gösterileri sırasında attığı tweet’lerde bir hakaret sıfatı olarak kullanan Prof. Dr. Ahmet Atan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sanat danışmanlığını da yürütüyor çünkü. Acaba cemaat temsilcilerinin aklından o sırada ne geçti? Eminim ki ev sahibini kırmamak için  “Böyle diyorsun ama bizim etnik kimliklerimizi bir hakaret olarak kullanarak nefret suçu işleyen bir adam hâlâ sizin sanat danışmanınız” dememişlerdir. 

Önde 2,5 milyar dolar, arkada uzun koridorlar..

Yetvart Danzikyan / yetvartd@ttmail.com
Evet azınlık vakıflarına mülkler iade ediliyor ancak ülkenin dört bir yanından sonuçsuz dava, "fethedilen" kilise, kentsel dönüşüm kurbanı tarihi miras haberleri geliyor.  “Azınlık vakıflarına şu ana kadar 2,5 milyar dolarlık gayrimenkul iade ettik..” Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde iftar konuşmalarından birinde söylediği bir cümleydi bu. Sizi bilmem ama duyunca biraz huzursuz oluyor insan doğrusu. Evet elbette ki AKP döneminde, cumhuriyet dönemine kıyasla azınlık vakıfları konusunda hayli olumlu gelişmeler olmuştur ancak doğrusunu isterseniz “2,5 milyar dolarlık mülk iade ettik” cümlesi de pek uygun kaçmamıştır. Öncelikle davalar hiç de sanıldığı kadar pürüzsüz ilerlemiyor, vakıf avukatları el konulan mülklerin cemaate ait olduğunu ispatlamak için bin bir dereden belge bulup getirmek mecburiyetinde bırakılıyorlar. Ve bütün bunlara rağmen çoğu zaman yine de görünmez, ya da aslında pekala görünür bir duvara çarpıyorlar.

Kanadalılar Suriyeli Süryani genç için yürüdü

Toronto, polisin öldürdüğü Sammy Yatim için ayağı kalktı... Kanada'nın Toronto kentinde, polisin 18 yaşındaki Suriye asıllı bir genci vurarak öldürmesi protesto gösterilerine neden oldu. İlk haberlerde Müslüman denilen gencin Süryani bir aileden olduğu ortaya çıktı.

Kilise kazısından Hz. İsa'ya olduğu sanılan haç parçası çıktı

Sinop'ta devam eden Balatlar Kilisesi arkeolojik kazı çalışmalarında taş bir sandık içerisinde, Hazreti İsa'ya ait olduğu tahmin edilen bir haç parçası bulunduğu bildirildi.

Alevi, Sünni, Ermeni, Süryani vatandaşlar Taksim Meydanı'ndaki iftarda buluştu

Taksim Meydanı'nda düzenlenen iftara İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Süryani Kadim Metropoliti Yusuf Çetin, Türkiye Ermenileri Baş Episkopos Aram Ateşyan, Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun ve çok sayıda vatandaş katıldı.

ՔԱՆԻ ՄԸ ԴԻՏՈՂՈՒԹԻՒՆՆԵՐ` “ՀԱՅ ԱՌԱՔԵԼԱԿԱՆ ՍՈՒՐԲ ԵԿԵՂԵՑՒՈՅ ԽՈՒՄԲ ՄԸ ՀԱՒԱՏԱՑԵԱԼՆԵՐ”

ՈՒ ԱՆՈՒՆՈՎ ՍՏՈՐԱԳՐՈՒԱԾ ՀԱՒԱՔԱԿԱՆ ՆԱՄԱԿԻՆ ՎԵՐԱԲԵՐԵԱԼ  Ծանօթացանք Ֆրանսայի Հայ Առաքելական Սուրբ Եկեղեցւոյ խումբ մը խիստ մտահոգ հաւատացեալներու կողմէ պատրաստուած Հաւաքական Նամակի բովանդա-կութեան հետ, որ հրատարակուած էր «Նոր Յառաջ» երկօրեայ թերթին մէջ, (Շաբաթ, Յուլիս 27, 2013 - թիւ 536): Հաւաքական սոյն նամակը տրամադրելի դարձած է նաեւ հա-մացանցային տարբերակով

Ukrayna Parlamentosu’ndan Örnek Soykırım Kararı

APA’ya konuşan Komite üyesi, Verkhovna Radası Yardımcısı Mustafa Jamil, yapılan görüşmelerde, parlamentoda söz konusu yasa tasarısının görüşülmesinin kabul edilemez olarak değerlendirildiğini belirtti. Görüşmede, Ukrayna parlamentosu tarafından bu tür bir belgenin kabul edilmesinin gerçekle çeliştiğinin belirtildiğini söyleyen Jamil, “Bu tür belgelerin kabul edilmesinden önce, tarih bilimciler bunları incelemeli ve ortak bir karara varmalı. Aynı zamanda, bu tür bir belgenin kabul edilmesi, uluslar arasındaki dostluğu baltalayabilir. Bu sebeple, komite yasa tasarısını reddetti” dedi.

Mustafapaşa kilise ve şapel zengini

Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinin sınırları içerisinde bulunan 36 kilise ve şapel, Hristiyan turistlerin dikkatini çekiyor.Mustafapaşa Belediye Başkanı Levent Ak, beldelerinin Kapadokya bölgesinin en zengin kültür merkezi olarak bilindiğini söyledi. Mustafapaşa’nın, tarih, doğa ve kültür değerlerini kapsayan çok sayıda varlığa sahip olduğunu kaydeden Ak, “36 kilise, 6 yeraltı şehri, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca tescili yapılmış 140, henüz tescili yapılmamış 250 olmak üzere toplam 390 adet tarihi konağa sahibiz.

Süryanilerin Anayurdu Mor Gabriel Manastırı

Süryanilerin anayurdu olarak bilinen Turabdin bölgesinin kalbi konumundaki Mor Gabriel Manastırı, Midyat ilçesi'nin 23 km. güneydoğusunda, meşe ağaçlarıyla örtülü tepelerin doruk noktalarından birinde, 1616 yıllık uzun tarihi boyunca yaşadıklarını sergileyerek kendisine gelen konukları büyüleyerek karşılar.

Assyrian Village in Syria Attacked By Muslims

Hassaka, Syria (AINA) -- The Assyrian village of Tel Hormizd was attacked on Saturday, July 27 at about midnight. Fifty Arab Muslims on motorcycles entered the village and began a shooting rampage. According to residents, the Muslims fired indiscriminately, wounding two Assyrians, one of whom is still in hospital. 

Ermeniler Mereto Dağı'na tırmandı

Mereto Dağı tırmanışı her yıl geleneksel olarak yapılıyor...Her yıl geleneksel olarak yapılan Mereto Dağı tırmanışına, bu yıl da Ermeni kökenli vatandaşların ilgi gösterdiği görüldü. Ermeniler tarafından kutsal sayılan Mereto Dağı ve kilisesini ziyaret eden ve aralarında Sason Ermenileri Derneği Başkanı Aziz Dağcı'nın da bulunduğu Ermeni kökenli vatandaşlar, Surp Asvadazin Meryem Ana Kilisesi'nde mum yakıp dua ettikten sonra dağın yanında bulunan Şeyh Bazit Türbesi'ni de ziyaret etti.

Çan, ezan ve hazan sesi ile…

Funda’nın Gözünden / Funda Süzer. Foto, Özgür Kocaeli
Kuzguncuk, Anadolu yakasında; Üsküdar ile Beylerbeyi arasında bir vadi.17.yy kaynaklarına göre bir Musevi köyü. Eski adıyla, Kosinitza. Üstadımız Evliya Çelebi’ye göre ise bu isim Fatih Sultan Mehmet devrinde buraya yerleşmiş “Kuzgun Baba” adlı bir veliden kaynaklanmıştır. Zamanında Museviler, Kutsal topraklara varmadan son durak saydıkları için yerleşmişler bu köye. Aynı dönemlerde Rumlarında oturduğu söylenmekte . 18.yy da Ermeniler yerleşmiş. 20.yy ortalarında da Türkler çoğalmaya başlamış.  Şimdilerde, Gayrimüslimler azalsa da hepsi keyifle bir arada yaşar durumda. 

The Real Turkish Heroes of 1915

By Raffi Bedrosyan
Germany has decided to name several neighborhoods, streets, buildings, and public schools in Berlin and other German cities after Adolf Hitler and other Nazi “heroes.” Talat Pasha, If the above statement were to be true, how would you react? How do you think Germans would react? How do you think Jews still living in Germany would react? My guess is that you, the Germans, and the Jews would all find it inconceivable, offensive, and unacceptable. And yet, it is true in Turkey, where it is acceptable to name several neighborhoods, streets, and schools after Talat Pasha and other Ittihat ve Terakki (Committee of Union and Progress) “heroes” who not only planned and carried out the Armenian Genocide, but were responsible for the loss of the Ottoman Empire itself.

Avrupa ‘azınlık’ dersinde sınıfta kaldı

Seyit Arslan
Alman Bertelsmann Vakfı’nca yapılan ‘Toplumsal Birliktelik Radarı’ başlıklı araştırma, birçok ülkeye azınlıklar konusunda dersler veren Avrupa’da ana toplum ile göçmenler arasında ciddi sorunlar yaşandığını ortaya koydu. Avrupa’da 5 milyon Anadolu insanı yaşıyor. Almanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde sık sık entegrasyon tartışmalarının merkezine oturtulan insanımız, uyum sağlamadığı gerekçesiyle özellikle sağ siyasetçiler tarafından yoğun bir şekilde eleştiriliyor. Kısa süre önce yayınlanan bir araştırma, birçok Avrupa ülkesinin toplumsal birlikteliği sağlamada sınıfta kaldığını gösteriyor.

Patrik Bartholomeos'tan iftar duası

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Omirilik Felçlileri Derneği(TOFD)'nin düzenlediği iftara katıldı. Derneğin Ataköy'deki binasında düzenlenen iftara, aralarında Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, avukat Kezban Hatemi, gazeteci Hakan Çelik gibi isimlerin de bulunduğu yaklaşık 120 davetli katıldı. İftar öncesinde dua okuyan Bartholomeos, "Bedenimizdeki engeller kalbimizin sevgisini engellemez, engelleyemez. Biz buna samimiyetle inanıyoruz ve sizden güç alıyoruz. Tüm kalbimizle her zaman yanınızdayız. Sizlerin bizler için duacı olmanızı dilerim" diye konuştu.

Muş'taki Ermeni mirasının yıkımı durdu

Ayça Örer - ayca.orer@radikal.com.tr
Muş’ta kalan ve şehirde bir zamanlar Ermenilerin yaşadığının son kanıtı olan Kale Mahallesi, 21 Ekim 2012’de Bakanlar Kurulu kararı ile kentsel dönüşüm kapsamına alındı. Dönüşüm projesi çerçevesinde mahallede yıkılması planlanan 500 evin yerine TOKİ, 770 daire inşa edilecekti. Binaların yüzde 80’i yıkıldı. Kentsel dönüşüm kapsamındaki yıkım, Van Koruma Kurulu’nun bir evi tescillemesiyle şimdilik durdu.

Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածին Տեղեկատուական համակարգ տնօրէն` Տ. Վահրամ քահանայ Մելիքեան

Յուլիսի 26-28-ը Նորուէգիայի Թրոնդհայմ քաղաքում տեղի ունեցաւ «Կրօնների եւ  բնապահպանութեան ալեանսի» ներկայացուցիչների երկրորդ հանդիպումը: Հանդիպմանը մասնակցում էր Հայաստանեայց Առաքելական Սուրբ Եկեղեցու եւ Էջմիածին քաղաքի պատուիրակութիւնը, որի կազմում էին Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնի Միջեկեղեցական յարաբերութիւնների բաժնի տնօրէն Տ. Յովակիմ եպիսկոպոս Մանուկեանը, Էջմիածնի քաղաքապետ տիար Կարէն Գրիգորեանը եւ Եկեղեցիների համաշխարհային խորհրդի Կլոր Սեղան միջեկեղեցական բարեգործական հիմնադրամի գործադիր տնօրէն տիար Կարէն Նազարեանը:

Zeytinli Adada 2 Bin 300 Yıllık Yeraltı Kilisesi Bulundu

Balıkesir'in Erdek ilçesinde bulunan Zeytinli adada bir yeraltı kilisesi bulundu. 7 yıldır Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurettin Öztürk başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda kilisenin 10 gün içinde ortaya çıkarılacağı belirtildi.

Sahibinden satılık kelepir kilise!

Siirtli Mehmet Emin Evin, özel mülkü olan arazide bulunan Süryani kilisesini satmak istiyor. Söz konusu araziyi, babasının hayvancılık yapmak üzere 1980'lerde Siirtli Araplardan aldığını belirten Evin, kilisenin de böylece kendi mülkiyetlerine geçmiş olduğunu anlatıyor. "1915'e kadar tüm bölge Hıristiyanlarındı sonra Müslümanların mülkiyetine geçti" diyen Evin, kendi ailesinin de aslen Keldani olduğunu fakat 1915'te zorla Müslüman yapıldığını ve Kürt gibi yaşamaya başladıklarını söylüyor.

Şark Meselesinin güncel provası

Orhan Dede
Dinlerarası Diyalog, Medeniyetler arası İttifak, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve Arap Baharı... Hepsi Haçı geni taşıyan projeler. Hepsinin de hedefinde İslam coğrafyası var. İlk olarak Diyalog sonra da eş zamanlı olarak Medeniyetlerarası İttifak ortaya atıldı. Bu kavramlarla İslam coğrafyası BOP’a hazırlandı. Papazlar ve hahamlar iftar sofralarında boy göstermesi ve hatta iftar dualarını yapmaları bu projelerin ortaya atılmasıyla başladı. Bu süreçte İslam haram dediği halde Müslüman kadınlar Hıristiyan erkeklerle evlendirildi ve bu cinayet, “bir devrim” diye gazete manşetlerine taşındı. (Ne diyelim Allah akıl fikir versin. HYETERT)

'Büyük Türkiye olmanın koşullarından birisi, Ermeni meselesinin çözümüdür'

Adnan Boynukara - Yazar
Yazar Adnan Boynukara: Küresel aktör ve Büyük Türkiye olabilmenin birinci koşulu özgüven ise bunun test edileceği meselelerden birisi de Ermeni meselesindeki tutumdur... Türkiye’nin temel meselelerinden birisi olan, göç etmiş, göçe zorlanmış Ermeniler meselesi, yani 1915’de yaşanan olaylar konusunda da belirleyici olup olmayacağıdır. Ortaya çıkan değişim dikkate alındığında, bunun mümkün olduğu ve ‘Yeni Türkiye’nin’ kök salmasına imkân tanıyacak en temel konulardan birisinin de Ermeni meselesinin çözümü olduğu görülür. Özellikle küresel aktör ve Büyük Türkiye olabilmenin birinci koşulu özgüven ise bunun test edileceği meselelerden birisi de Ermeni meselesindeki tutumdur. Bu bakımdan, Türkiye’nin büyüklük ideasının, sözden ibaret olmadığını göstermesi önemlidir.

BDP Süryani Milletvekili Erol Dora’dan Eruh'taki Surp Hovhannes Yuhanna Kilisesi’nin Cemaate Satılmasına Sert Tepki

Gazeteci Yazar Cevat Sinet'in, Süryani avukat ve BDP Mardin Milletvekili Erol Dora ile yaptığı röportaj:
Eruh’ta Dih Mahallesinde Surp Hovannes Yuhanna  Kilisesi var. Eruh Belediyesi’nin kayıtlarında yeşil alan olarak görünüyor.  Bizde eski tapu da var, yeni tapu da var. Fethullah Gülen cemaatine ait paravan bir şirket olan Lotus Eğitim Dağıtım İnşaat Turizm Yemek Hizm. San ve Tic A.Ş. şirketi o bölgeyi satın aldı. Eruh Belediyesi, yeşil alan olan yeri, belediyenin kararıyla cemaate sattı. 300 kişilik cemaat üyesi şu an orada yurt yapıyor...Bu kutsal mekânlara sahip çıkmalıyız. BDP’nin bu tarih soykırımını yapması abesle iştigal...Biz bu desteği BDP’den çok bekliyorduk. Bunu Siirt belediyesinden de bekliyorduk. Bir AKP’li yaptığı zaman ben bunu olağan ve normal karşılıyorum ama BDP bunu yaptığı zaman hakikatten bunun hazmedilecek bir tarafı kalmıyor.

Taksiyarhis Kilisesi Açılırken

Akın Güre
Ayvalık sessiz sedasız bir müzeye kavuştu. İlçe yönetimi onu "Anıt Müze" diye tanıttığı için böyle diyorum: Taksiyarhis kilisesi üzerine serili ölü toprağından kurtarıldı sonunda. Yaklaşık iki yıldır devam eden restorasyon çalışmaları nihayet sevindirici bir sonuca ulaştı. Bu yıl Nisan ayında yapılan kabulden sonra geçtiğimiz günlerde, 11 Temmuz'da halkın ziyaretine de açıldı.

“mal sahibi, mülk sahibi... hani bunun ilk sahibi?”

Mustafa Sütlaş   /musutlas@gmail.com
“kırdıkaçdı oğlu karabit oğlu ve ohanis”, “taşci mardik oğulları avadis ve serkis”, “parsih oğullarından mardiros”, “kelust oğlu serkis tanil”, “ocaklı oğlu kirkor ve artin’den niyazi deveci unan oğlu yakop”, “çekem mığdısı karabit”... size aşina, bildik, tanıdık geliyor mu bu isimler? sanmam siz de benim gibi tanımazsınız bu kişileri, adlarını bile duymamışsınızdır. daha yüzlercesi var! onların da adlarını saysam yine bildiğiniz birisi çıkmaz içinden. gidip muhtarlığa sorsak kayıtlarını-kuyutlarını da bulamayız. bu dünyada soylarını sürdüren birileri var mı onları da bilmek mümkün değil. ama onlar bu topraklarda yaşadılar, mal mülk sahibi oldular ve sonra da yok oldular. yalnız yok olmadılar, izleri de saklandı, yok edildi. ama güneşin altında olan biten, yaşanan hiçbir şeyi sonsuza kadar gizlemek olanaklı değil. bir yerden çıkıyor mutlaka. ama bu kendiliğinden olmuyor. birileri gerekli; arayan, çaba gösteren, uğraşan. işte “sait çetinoğlu” onlardan birisi. 

Ermeni Gazeteciye Laik ve Hristiyan baskı


Gazeteci Markar Esayan, Gezi Parkı süreci boyunca ve sonrasında yazdığı yazılar ve sosyal medyadaki tweetleriyle son derece aktif bir rol üstlendi. Süreci Türkiye'nin siyasi yapısı üzerinden değerlendiren Esayan, kalem oynatan aydınlar hakkında 'Aydınların çöküşünü izledik, bu süreç onların içindeki canavarı ortaya çıkardı' diyor... Bunları söylediğiniz için dışlanmıyor musunuz? Dışlanıyorum elbette. İstanbul'da, laik bir çevrede büyüdüm, Hristiyan'ım. Benden beklenen, diğerleri gibi dindarlara aynı yerden bakmam. İnsan olmanın temel gereği eşitliktir. Erdoğan'ın kim olduğu sosyolojik kodları beni ilgilendirmiyor. On yıl boyunca yaptıkları ortada ve çok önemli... Türkiye etnik sorunlarını çözmemiş bir ülke olduğu için etnik kimlikler adalete muhtaç. O kimliklerle öne çıkan insanların çok fazla çaba sarf etmeden aktör olmalarına neden oluyor. Bu tembelliğe yol açıyor. Türkiye'deki aydın tipinin çoğunun bu tip insanlardan oluştuğunu düşünüyorum. O yüzden ben baştan beri çok sert bir çizgi koydum. Hiçbir şeyi sadece Ermeni sorunundan ibaret de görmedim.

Çerçevenin dışına çıkmak

Sıtkı Şükürer ssukurer@gmail.com
İttihat Terakki ile birlikte Türkçülük ideolojisi ön plana çıkarılmaya çalışıldı. Amaç hep aynıydı. Mümkün olduğunca elde kalan topraklar korunmaya çalışılıyordu. Türkçülük toplumun “payı” olacak, aynı zamanda “paydada” İslam yer alacaktı. Proje, zaten müsait olan siyasi konjonktüre uygun olarak hayata geçirildi. Bir müddet sonra elde kalan topraklar gayrimüslim nüfustan “arındırılmaya” başlandı. Cumhuriyet, bu fikri takip etti. Neticede, o an için sanki başka türlüsünün olamayacağına dair bir kararlılıkla, bu günlerde belki 20 milyon kişiye ulaşacak Ermeni, Rum, Yahudi nüfus tasfiye edildi. Payda artık İslam’dı. Paya dair bazı sıkıntılar vardı. Özellikle Kürt nüfusu Türkleştirmek zorluklar arz ediyordu. Bu insanlar Çerkezler, Boşnaklar ve benzerleri gibi ülkenin yeni vatandaşları değildi. Kendi topraklarında, kendi dilleri ve kültürleri ile yaşayan insanlardı.

Etnik Bölücülükten, Türk Milliyetçiliğini Sorumlu Tutmak

İrfan Sönmez / sonmez@sonsayfa.com
Milliyetçilikle ilgili en önemli kuramcılardan biri olan E.J.Hobsbawm, Osmanlının Ulusçu akımlar yüzünden değil, merkezi otoritenin zayıflaması yüzünden yıkıldığını, ulusçu akımların bunun sonucu olarak ortaya çıktığını söyler. Yani, Osmanlı’nın yıkılışı Milliyetçi isyanların sonucu değil aksine bu isyanlar merkezi yönetimin zayıflamasının bir neticesidir. Devletin geri çekildiği her yerde başka otoriteler ortaya çıkar.Oluşan boşluğu başkaları doldurur. Tıpkı mafya yapılanmaları gibi ulusalcı akımlarda bu tip boşluklardan beslenirler. İmralı süreci de benzer bir noktaya doğru gidiyor. Süreçle birlikte zayıflayacağı düşünülen etno milliyetçilik, daha da güçlenmiştir.Devlet geri çekildikçe, oluşan boşlukları süratle doldurmuştur. Daha önce nüfuz edemediği alanlara açılma, yeni mevziler kazanma imkanı bulmuştur.